ŞEBNEM TURHAN
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nisan ayı Para Politikası Kurulu toplantısında piyasa beklentilerine paralel politika faizini yüzde 37’de, 3 puanlık artış beklentilerinin yoğunlaştığı gecelik borç verme faizini de yüzde 40’ta, gecelik borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit bıraktı. Uzmanlar bir sonraki faiz kararının 11 Haziran’da olduğunu hatırlatarak belirsizliklere ve enerji fiyatlarının maliyet ve ikincil etkiler üzerinden enflasyona yönelik risklerine işaret ettiği halde Merkez Bankası’nın bir adım atmayarak sözlü sıkılaştırmayı güçlendirdiğine dikkat çekti. Gecelik borç verme faizinde yapılacak 300 baz puanlık bir artışın fiili faizi yüzde 40’ta bırakarak savaşın ateşlenmesi ihtimalinde Merkez Bankası’na esneklik sağlayabileceğini vurgulayan uzmanlar, bunun yerine Merkez Bankası’nın ihtiyatlı duruşunu vurgulamakla kaldığını kaydetti.

Beklentilere paralel karar
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, Ağustos 2023’ten bu yana ilk kez yaş haddinden emekliye ayrılan Cevdet Akçay’sız karar açıkladı. PPK kararı, TCBM Başkanı Fatih Karahan ile Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara ve Elif Haykır Hobikoğlu tarafından alındı. En son ocak toplantısında faiz indirimi yapan Merkez Bankası PPK, mart ayının ardından nisan toplantısında da faizleri değiştirmedi ve pas geçti. Beklentilere paralel gelen PPK kararı sonrasında borsa endekslerinde hafif kayıplar yaşanırken döviz kurlarında anlamlı bir hareket yaşanmadı.
Enfl asyonda yükseliş hesapları
PPK metninde enflasyon paragrafında mart ayına göre belirgin değişiklik yaşandı. Savaş mart ayında yaşansa da uzmanlar enflasyona etkisinin nisanda daha ağırlaşmasını ve nisanda aylık enflasyonun yüzde 3-3,5 seviyelerinde gerçekleşmesinin beklendiğini belirtti. Merkez Bankası da PPK metninde martta enflasyonun ana eğiliminin gerilediğini, öncü verilerin ana eğilimin nisanda bir miktar yükseleceğine işaret ettiğini belirtti. PPK metninde jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlendiği vurgulanarak söz konusu gelişmeler ile yurtiçi enerji fiyatlarının maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edildiği kaydedildi. Göstergelerin iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret ettiği dile getirilen PPK metninde, yakın dönemdeki gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki olası ikincil etkileri önem taşıyacağı belirtildi. Uzmanlar PPK metninde de piyasanın martta gerileyen enflasyon ana eğilimindeki yükselişe hazırladığını ifade ederken sıkı para politikasının da ekonomik aktivitede ile büyümeyi yavaşlattığını kabul etse de belirsizlikler nedeniyle henüz gevşemeye hazır olmadığını vurguladığını kaydetti.
Kurul ihtiyatlı duruşunu vurguladı
PPK metninde para politikasına ilişkin paragrafta ise tek değişiklik eklenen yeni cümle oldu. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceği yer alan metinde “Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır” denildi. PPK metnine “Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır” ifadesi eklenerek sıkılaştırmanın altı daha net şekilde çizildi. PPK metninde önceki aylarda olduğu gibi kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla destekleneceği, likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edileceği belirtildi.
Üst bant 300 baz puan artırılmalıydı
TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Özatay: Merkez Bankası büyük belirsizlikler var, enerji fi yatları oynak, yükselme eğilimi var, enflasyon üzerinde etkilerini izleyeceğiz diyor ve hamle yapmıyor. Zihnimi kurcalayan soru şu: Bu kadar belirsizlik varken ve bir sonraki toplantı haziran ayındayken neden kendinize esneklik yaratmak için koridorun üst sınırını 300 baz puan artırmadınız? Yine yüzde 40 ile fi ili politika faizine devam edebilirdiniz ancak belirsizlik döneminde kendinize esneklik yaratırdınız. Petrol fi yatlarındaki yükseliş cari açık, enflasyon için önemli ama bir diğer konu risk iştahının nasıl şekilleneceği. Savaş canlanırsa risk iştahı birden düşerse Türkiye ekonomisi için çok büyük güçlük. Enerji fi yatlarındaki artışı tolere edebilirsiniz ancak diğerine yapabilecek bir şey yok.
Sözlü sinyal vermekle yetindi
TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat: Merkez Bankası öncelikle nisanda enflasyonun yüksek geleceği konusunda piyasayı hazırlıyor. Ve en önemlisi de enerji fiyatlarındaki oynaklığa dikkat çekilmiş olması. Bu merkez bankacıların sevmediği bir durum ve para politikası üzerinde dışsal baskının arttığını ifade ediyor. TCMB sıkı para politikasının büyümeyi yavaşlatmaya başladığını kabul ediyor ama enerji fi yatlarındaki artışın diğer sektörlere yayılmasından korktuğu için gevşeme sinyali vermiyor. Eklenen cümle ise faiz sabit kalsa da söylem bazında gerekirse daha sıkılaşacağının altını net çizmiş, metnin şahin tonunu yükseltmiş. Sorun şu enerji fi yatlarındaki artış enflasyonun sadece yakın vadeli beklentilerini değil orta vadede de beklentilerini bozdu. Diğer ülkelerde bu beklentilerde bozulma yok Türkiye’de var. Merkez Bankası bir hamle yapabilirdi ama aksiyon almadan sözlü sinyal vermekle yetindi.
Faiz uzun süre yüzde 40’ta kalacak
QNB Baş Ekonomisti Erkin Işık: Politika faizi değişmedi ama PPK metninde enflasyona yönelik temkinli ifadeler güçlendirilmiş. Bu da TL likidite koşullarının sıkı tutularak bankalararası piyasada kısa vadeli faizin uzunca bir süre yüzde 40 seviyesinde tutulmaya devam edileceğini düşündürüyor.
Temkinli ‘bekle-gör’ yaklaşımını sürdürdü
EMCAP Advisory Yönetici Ortağı Dr. İnanç Sözer: TCMB, İran kaynaklı jeopolitik gerilimlerde en kötü senaryonun geride kaldığına işaret eden müzakere süreci ve son dönemde rezervlerde gözlenen hızlı toparlanmayı dikkate alarak, para politikasında temkinli “bekle-gör” yaklaşımını sürdürdü ve politika faizini değiştirmedi. Piyasa beklentileriyle uyumlu şekilde politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması, mevcut sıkı duruşun korunmasına yönelik güçlü bir sinyal niteliğinde... Karar metni, likidite koşullarındaki sıkılaşmanın finansal piyasalardaki uç riskleri önemli ölçüde sınırladığını ve enflasyonist baskıların mevcut politika bileşimiyle yönetilebilir olduğunu ortaya koyuyor. Bu çerçevede TCMB, faiz aracından ziyade likidite yönetimini ön planda tutarak politika esnekliğini korumayı tercih ediyor. Bir sonraki PPK toplantısının 11 Haziran’da gerçekleşecek olması ve küresel belirsizliklerin sürmesi, kısa vadede ihtiyatlı duruşu yeterince korurken, mevcut politika setiyle Türk lirasında istikrarın ve enflasyon görünümünde kontrolün sürdürülebileceği kanaatindeyiz. Jeopolitik gelişmelerin seyri, özellikle çatışmanın süresi ve kapsamı, görünüm açısından belirleyici olmaya devam ediyor. Bununla birlikte, yılın ikinci yarısında küresel ölçekte dezenflasyonist eğilimlerin güç kazanacağı yönündeki beklentimiz doğrultusunda, TCMB’nin ilave bir faiz artırımına ihtiyaç duymaksızın, likidite araçları üzerinden savaş kaynaklı enflasyonist riskleri etkin biçimde yönetebileceğini değerlendiriyoruz.