MEHMET KAYA/ANKARA
Savunma ve havacılık ürünlerinin tamamı Eurostat sınıflamasına göre yüksek teknolojili ve orta yüksek teknolojili (ağırlığı orta yüksek teknoloji) ürünler sınıfına giriyor. Bu iki kalemin Türkiye toplam ihracatından savunma ve havacılık ihracatı çıkarıldığında manzara biraz değişiyor. Türkiye’nin yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerdeki ihracatı toplamda yüzde 10.74 artarak 112 milyar 22 milyon dolar düzeyine ulaştı. Savunma ve havacılık ihracatı çıkarıldığında ise tutar 102 milyar 6 milyon dolar olarak gerçekleşti. Savunma havacılık hariç Türkiye’nin stratejik olarak artış için çabaladığı bu kategoride artış oranı yüzde 8,03’e geriliyor. Yine de bu oran, genel ihracat artışının üzerinde, Türkiye’nin stratejik olarak önem verdiği yüksek katma değerli ürünlerin üretim ve ihracatında artışı gösteriyor.
Diğer yandan, savunma ve havacılık hariç ve dahil olmak üzere, yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerin toplam içindeki payına bakıldığında, 2022’den bu yana, savunma ve havacılığın katkısının giderek arttığı, 2025 itibariyle savunmanın hem genel ihracat içindeki payıyla birlikte, artışta önemli rol oynadığı gözleniyor. 2022’de savunma-havacılık toplam içindeki katkı etkisi 1,72 puan seviyesindeyken, 2025’te bu etki 3,84 puana ulaştı.
Kategori olarak imalat sanayii alındığında fark daha da belirgin
Savunma ve havacılık sanayii, enerji ve madenciliğin dışarıda bırakıldığı, ülkenin mal üretim yeteneğini gösteren imalat sanayii sektörü olarak sınıflanıyor. İmalat sanayii içindeki pay ve ihracata etkisine bakıldığında, katkı daha da belirgin hale geliyor. Savunma ve havacılık hariç, imalat sanayii içindeki yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerin payı neredeyse sabit seyrediyor. 2023’te yüzde 38,07 olan pay, 2024’te yüzde 39,58’e yükseldi. Ancak savunma ve havacılık dahil edilerek imalat sanayii ihracatı içindeki yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlere bakıldığında paylar aynı yıllar sırasıyla; yüzde 40,38; yüzde 41,03 ve 2025’te yüzde 43,47’ye ulaşıyor.