MERVE YİĞİTCAN
Sanayi ürün ve teknolojilerinin dünyadaki en önemli vitrini olarak kabul edilen Hannover Sanayi Fuarı dün kapılarını açarken, Türk firmalar da etkinlikteki yerini aldı. Her ne kadar son yıllarda fuarın katılımcı ve ziyaretçi sayılarında düşüş olsa da etkinlik sanayideki trendlerin takip edilmesi açısından hala önemini koruyor. 24 Nisan’a kadar açık kalacak fuara, 57’si İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) milli katılıma organizasyonu ile olmak üzere toplam 83 Türk firması katılırken Türkiye, Almanya dışında yabancı ülkeler arasında en fazla katılım sağlayan 4'üncü ülke oldu. Fuara ilişkin açıklamalarda bulunan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, yapay zekanın bir gelecek vaadi olmaktan çıkarak, sanayinin bir gerçeği haline geldiğine dikkat çekerek, değişen jeopolitik tablo karşısında endüstriyel siber güvenliğe yönelik taleplerin hızla arttığını ve yapay zekânın bu alanda belirleyici teknoloji haline geldiğini kaydetti.
Near-shoring bir fırsat penceresi
Tork kontrollü, yani her eklemdeki kuvveti hassasiyetle algılayıp ayarlayabilen beş parmaklı ele sahip, malzeme taşıma ve montaj için özel tasarlanmış robotların geleceği belirleyeceğine vurgu yapan Avdagiç, “Türk girişimcisi olarak bugün küresel ticaretin kuralları yeniden yazılırken üretimden ihracata, lojistikten finansmana kadar her halkada rekabet gücümüzü bir adım daha ileri taşımak zorundayız. İTO olarak ısrarla üzerinde durduğumuz gibi sanayinin Türkiye'nin GSYH'si içindeki oranını mutlaka yüzde 20'lerin üzerine süratle çıkarmamız lazım. Ancak bu oranın arkasında katma değeri yüksek, teknoloji yoğun ve markalaşmış bir üretim yapısıyla desteklenmesi büyük önem taşıyor” dedi. İTO’nun 800 bini aşkın üyesinin büyük firmaların yanı sıra KOBİ’lerden oluştuğunu hatırlatan Avdagiç, “Hannover Sanayi Fuarı'nda yapay zekanın hızla makinalara, robotik sistemlere ve üretim süreçlerine gömüldüğüne tanıklık ediyoruz. Bu bize şunu söylüyor: Türkiye'deki her bir KOBİ'miz, üretim ve iş süreçlerini süratle yapay zekaya tam uyumlu hale getirmeli. KOBİ’lerimiz yapay zekaya hazırlık kontrolü yapmalı” çağrısında bulundu. Avrupalı satın almacıların son yıllarda ‘yakın coğrafyadan tedarik’ (near-shoring) stratejisine yöneldiğine işaret eden Avdagiç, “Bu eğilim Türkiye için tarihi bir fırsat penceresi açtı. Türkiye coğrafi yakınlığı, üretim esnekliği, nitelikli iş gücü ve lojistik altyapısıyla bu denklemin tam merkezine oturuyor. Hannover'de stant açan Türk firmalarımız bu tezi kanıtlıyor" diye konuştu.
Savunmada Avrupa’nın en önemli ortağı olacağız
Fuarda bu yıl ilk kez oluşturulan ‘Savunma Üretim Alanı’na da dikkati çeken Avdagiç, bu adımın Hannover Messe’nin genel sanayi odağı içinde şimdilik sınırlı ancak dikkat çekici bir yenilik olduğunu ifade etti. Alanda Türkiye’den bir firmanın da yer aldığını belirten Avdagiç, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayisinde kaydettiği ilerlemenin uluslararası platformlarda ilgi görmeye başladığını söyledi. Avdagiç, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı AB ülkelerinin artan savunma bütçesine değinerek, şöyle devam etti: “Avrupa Savunma Ajansı verilerine göre AB ülkelerinin savunma harcamaları 2025'te 381 milyar Euro'ya yükseldi. AB 2030 yılına kadar 800 milyar Euro’ya varan bir savunma harcaması öngörüyor. Türkiye, savunma teknolojisi üretiminde de Avrupa'nın en önemli ortaklarından biri olacaktır. Türk girişimcilerin elektrikli araç batarya hücresi üretiminden, geri dönüşüme kadar uzanan değer zincirine daha fazla eğilmesi gerekiyor.