Şebnem TURHAN
Enflasyon kesintisiz yükselişini 51’inci aya taşırken Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre martta yüzde 2,29 arttı ve yıllık enflasyon şubattaki yüzde 55,2 seviyesinden yüzde 50,51’e geriledi. Yüzde 2,9 seviyesindeki beklentilerden daha düşük gelen mart ayı enflasyonunda giyim ve ayakkabı grubundaki fiyat düşüşleri etkili oldu. Enflasyondaki yükselişte ise gıda, eğitim ve hizmet fiyatlarındaki artışlar rol oynadı. Hizmet enflasyon yüzde 3,08, malların enflasyonu ise yüzde 1,98 olarak hesaplanırken ilk çeyrekte hizmet enflasyonunun yüzde 19,82'ye çıkarken malların yüzde 9,9'da kalması dikkat çekti. Mal tarafında ekonomi yönetiminin adımlarıyla görece kontrol altına alınabilen bir enflasyon oluşurken artan talebin ve fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın etkisiyle hizmet enflasyonu hızlandı.
Dövizdeki seyir belirleyici olacak
Analistler nisanla birlikte gelen elektrik ve doğalgaz indirimlerinin seçimlere yüzde 40-45 seviyesinde yıllık enflasyonla girilebileceğini gösterdiğini belirtti. Ancak uzmanlar enflasyondaki seyri ise döviz kurlarındaki değişimin belirleyeceğine de işaret etti. Dolar/TL son dönemde yavaş yavaş artışla 19.20 seviyesine kadar ulaştı.
Martta tüketici enflasyonundaki yüzde 2,29 aylık artışta gıda grubundaki yüzde 3,84'lük yükselişin etkisi 1.02 puan oldu. Mart ayının zam şampiyonu da gıda grubundan geldi. Martta en fazla zam gören ürün şubata göre yüzde 19,90 artış ile dana eti olurken, şarküteri ürünleri yüzde 15,16, yumurta ve yumurta ile ilgili ürünler de yüzde 11,16 arttı. Martta işlenmemiş gıda ürünleri yüzde 5,72 artarken taze sebze ve meyvede şubat ayına göre yüzde 2,7'lik fiyat düşüşü gözlendi. Asıl artış ise diğer işlenmemiş gıda grubunda oldu ki zaten mart ayının zam şampiyonları da diğer işlenmemiş gıda ürünlerinden oluştu. Tahıllar ve yağlı tohumları kapsayan bitkisel ürünler ile çiğ süt ve yumurta gibi işlem görmemiş hayvansal ürünlerden oluşan diğer işlenmemiş gıda ürünleri martta şubat ayına göre yüzde 11,32 fiyat artışı yaşadı.
İlk çeyrek verileri açısından da tablo değişmiyor. TÜİK verilerine göre ilk çeyrek itibariyle tüketici enflasyonu yüzde 12,52 arttı. İlk çeyrekte en yüksek artış mart ayındaki gibi yüzde 32 ile yumurta, süt, tahıllar gibi bitkisel ürünlerden oluşan diğer işlenmemiş gıda grubunda gerçekleşti. Bu grubun yıllık enflasyonu ise yüzde 86,23 ile manşet tüketici enflasyonunun oldukça üzerinde gerçekleşti.
Gıda grubunun alt kalemleri incelendiğinde ekmek ve tahıllarda aylık yüzde 2,36, diğer işlenmiş gıdalarda ise yüzde 2,3 yükseliş yaşandığı görülüyor. İşlenmiş gıda grubunda ilk çeyrek enflasyonu yüzde 12,04, yıllık enflasyon ise yüzde 71,68 oldu.
Giyim ve ayakkabıda ilk çeyrekte fiyatlar yüzde 5,56 düştü
Giyim ve ayakkabı grubu martta gerileyen tek harcama grubu. YÜzde 1,92 aylık düşüş ile giyim ve ayakkabı grubu ile manşet enflasyon 0.11 puan geriledi. Giyim ve ayakkabı grubunda ilk çeyrekte enflasyon yüzde 5,56 düşüş gösterirken, yıllık enflasyon yüzde 16,26 ile manşet enflasyonun çok altında gerçekleşti.
Konut grubunda martta yüzde 1,98 artış var kira grubundaki artış ise yüzde 4,9. İlk çeyrekte kiralar yüzde 18,18 yıllıkta ise yüzde 62,76 artış gösterdi TÜİK verilerine göre. Konut grubunda nisanda düşüş bekleniyor. Elektrik ve doğalgaz fiyatlarına yapılan indirimler nisan ayında etkisini gösterecek.
Ev eşyasında yüzde 2,73'lük mart ayı enflasyonuna karşılık dayanıklı mallarda yüzde 1,67 oranında aylık enflasyon hesaplandı. İlk çeyrekte dayanıklı mallarda yüzde 9,33, yıllıkta ise yüzde 40,21 fiyat artışları yaşandı.
Mal ile hizmet enflasyonu farkı 10 puan
Sağlık grubu da aylık 1.98 artış yaşadı. Haberleşmede yüzde 0,58 seviyesinde aylık enflasyon olurken ulaştırma grubunda yüzde 0,63'lük artış var. İlk çeyrekte ulaştırma grubunda enflasyon yüzde 12,65, yıllıkta ise yüzde 57,12 oldu. Atılan adımlar ve yasaklamalarla mal enflasyonu belli ölçüde görece kontrol altına alınırken yılbaşından bu yana mal enflasyonu yüzde 9,9 oldu. Yıllık mal enflasyonu ise yüzde 47,1 olarak belirlendi.
Artan talep ve fiyatlama davranışlarındaki bozulma hizmet enflasyonunun ise hızla artmasına neden oldu. Yılın ilk çeyreğinde hizmet enflasyonu yüzde 19,82 artışla mal enflasyonunun 10 puan üzerinde gerçekleşirken yıllık hizmet enflasyonu ise yüzde 59,93 oldu. Yine kurlardaki değişim, seçime yönelik beklentiler ve para politikasındaki duruş analistlerin değerlendirmelerine göre hizmet enflasyonunda artışın sürmesine neden olacak. Kurda ani bir sıçrama ise analistlerin en kötü senaryosunu oluşturuyor.
UZMANLAR VERİYİ NASIL YORUMLADI
MAYISTA YÜZDE 42’YE GERİLEYEBİLİR
İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen: Aylık fiyat artışları son 5 yıllık ortalamalarına yaklaşırken, son 10 yıllık ortalamalarının hala çok üzerinde. Mevsimsellikten arındırılmış serilerdeki genel eğilim yüzde 2,5 civarında bir katılaşmaya işaret ediyor. Buna rağmen önümüzdeki iki aylık dönemde, yüksek baz etkisi sayesinde yıllık manşet ve çekirdek enflasyonda gerileme devam edecek. Önümüzdeki iki aylık dönemde yıllık manşet enflasyonun 8 puan düşerek mayıs ayında yüzde 42’ye gerilemesini bekliyoruz. Beklentimizin altında gelen mart verisine rağmen deprem sonrası yaşanan arz sorunları, devam eden finansal baskılama ve OPEC kararının ardından petrol fiyatlarında yaşanan artış nedeniyle yılsonu enflasyon tahminimizi yüzde 43 olarak koruyoruz. Bu tahmin seçimlerin ardından parasal koşulların kademeli sıkılaşacağı varsayımına dayanıyor. Mevcut politikaların devam ettiği senaryoda da yılsonu enflasyon tahminimizi yüzde 52 olarak koruyoruz.
BİR İKİ AY DAHA DÜŞÜŞ SÜRECEK
TSKB Ekonomik Araştırmalar Baş Ekonomist Şakir Turan: Gıda fiyatlarındaki yüksek artışlara ek olarak bazı ürünlere yönelik dirençli talebin ve asgari ücret artışının devam eden etkileri sürdü. Giyimde eksi aylık enflasyon beşinci aya taşınırken enerji fiyat gelişmeleri martta enflasyonu sınırladı. Bununla birlikte çekirdek endekslerin momentum göstergelerinde yükselişler yaşandı. Enerjide nisan ayından itibaren geçerli olacak indirimler ve baz etkisiyle yıllık enflasyonda düşüşün önümüzdeki bir iki ay daha sürebileceğini düşünüyoruz. Fakat deprem nedeniyle meydana gelen arz talep dengesizlikleri ve tedarik zincirlerindeki aksamalarla birlikte beklentilerdeki katılığın iyileşmeyi sınırlayabileceğini değerlendiriyoruz. Orta vadede ise döviz kuru gelişmelerinin ve küresel enflasyondaki iyileşmenin boyutunun enflasyonun seyrini belirleyeceğini düşünüyoruz.
HİZMET ENFLASYONUNDA DÜŞÜŞ SINIRLI KALDI
Garanti Yatırım Baş Ekonomist Nihan Ziya Erdem: ÜFE’de daha belirgin olmak üzere yıllık ÜFE ve TÜFE’de düşüş devam etti. Son beş ayda yıllık ÜFE 95 puan, yıllık TÜFE 35 puan indi. Hizmet enflasyonundaki düşüş, mal grubuna göre sınırlı kaldı. Çekirdek TÜFE eğilimi, şubat ayına paralel iyileşmeye devam etti. Enerji ve kur kaynaklı etkilerin azalmasıyla yıllık enflasyondaki düşüş eğilimi sürse de gıda ve hizmet gruplarında sınırlı kalan azalış enflasyon dinamikleri açısından olumsuz. Nisanda konut grubu elektrik fiyatları için açıklanan yüzde 15 indirim, manşet enflasyon üstünde 0.54 puan aşağı yönlü etki yaratacak. Üretim tarafındaki elektrik ve doğalgaz fiyat indirimlerinin de dolaylı aşağı yönlü etkileri olabilir. Nisanda da yıllık enflasyonda düşüş yaratabilecek baz etkisi var. Ancak sonraki aylarda bu etki oldukça zayıf. 2023 yılsonu manşet TÜFE enflasyon tahminimiz yüzde 45.
NEBATİ: Enflasyonu tedrici ve kalıcı bir şekilde indireceğiz
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Türkiye'nin ve milletin menfaatlerini bütüncül bir anlayışla gözeterek ilerlediklerini belirterek, "Üretim ve istihdam kaybına yol açmaksızın kararlılıkla adımlarımızı atmaya devam edecek, enflasyonu tedrici ve kalıcı bir şekilde indireceğiz” dedi. Nebati, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 2022 yılını, üst üste gelen ve çok boyutlu küresel krizlerin gölgesinde, yüksek enflasyon baskısıyla geçirdiklerini vurguladı. Yüksek enflasyonun yol açtığı negatif etkilerin farkında olduklarını kaydeden Nebati, bu sebeple enflasyonla mücadeleden hiçbir şekilde taviz vermediklerini ifade etti. Nebati, bir sorunu çözerken farklı sorunlara yol açmadan ilerlemeye özen gösterdiklerini bildirerek, şunları kaydetti: "Enflasyon düşsün de işsizlik artarsa artsın, yatırım ve üretim gücümüz zayıflasa da olur gibi bir kolaycılığa düşmeden, bütüncül ve vatandaşımızın menfaatine odaklı bir süreç yönetiyoruz. Nitekim, küresel ekonomide birçok olumsuzluğun yaşandığı 2022 yılı ekim ayında yüzde 85'lere kadar yükselen enflasyon, attığımız isabetli adımların etkisiyle düşüşe geçmiş, Mart 2023 itibarıyla yüzde 50,5 seviyesine kadar gerilemiştir. Ancak asıl önemlisi, Türkiye, enflasyonda bu düşüşü kaydederken, yatırımda, istihdamda ve üretimde kayıplar yaşamamış, tam aksine, bu süreçte Cumhuriyet tarihimizin istihdam ve ihracat rekorları eş zamanlı olarak kırılmıştır. Ekonomimiz, dinamik yapısını, üretim artışlarını ve büyüme trendini enflasyonla mücadeleye kurban etmemiştir. Bizler, asla kolaycılığa kaçmadan yüzeysel çözüm önerilerine kulak asmıyor, ülkemizin ve milletimizin menfaatlerini bütüncül bir anlayışla gözeterek ilerliyoruz. Üretim ve istihdam kaybına yol açmaksızın kararlılıkla adımlarımızı atmaya devam edecek, enflasyonu tedrici ve kalıcı bir şekilde indireceğiz."
Seçime yüzde 40-45 enflasyonla girmek olası
Enflasyon aylık olarak artışını sürdürse de baz etkisi nedeniyle yıllık enflasyonda düşüş sürüyor. Mart itibariyle yüzde 50,51 seviyesine inen yıllık enflasyonunu ekonomistler seçim öncesinde yüzde 40-45 seviyesine inebileceğini belirtti. Dinamik Yatırım Baş Ekonomisti Enver Erkan, enflasyonist dinamiklerde çok değişim olmamakla birlikte, baz etkisinin devrede olduğunu belirterek “Baz etkisine ilave olarak, kurların görece yatay seyretmesi ve nisandan itibaren devreye alınacak olan elektrik ve doğalgaz indirimleri ile beraber seçim öncesinde enflasyon düşüşünü sürdürecek ve yüzde 45-50 bandına gelecektir. Bu etkinin süreklilik sağlamayacağını düşünüyoruz” dedi.
Yİ-ÜFE-TÜFE makası 2 yılın en düşüğünde
TÜİK verilerine göre yurtiçi üretici fi yatları endeksi de martta yüzde 0,44 arttı ve yıllık üretici enflasyonu yüzde 62,45 hesaplandı. TÜFE’nin de yüzde 50,51 olduğu göz önüne alındığında Yİ-ÜFE, TÜFE makası 11.94 puan ile son iki yılın en düşük seviyesine indi. Sanayinin 4 sektörünün martta yıllık bazda değişimleri, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 80,42, imalatta yüzde 55,19, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 95,46 ve su temininde yüzde 95,48 artış olarak gerçekleşti. Bu grupların aylık değişimlerine bakıldığında ise madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,48, imalatta yüzde 2,02, su temininde yüzde 2,62 artış olurken gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 13,28 azalış görüldü.

