İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin haziran ayı olağan toplantısı “Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye’ye Sahip Çıkmaktır Anlayışı Eşliğinde Sanayimizin Finansman Sorununu ve Çözümü Kamu Bankalarımızla Birlikte Değerlendirmek” ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasının ardından düzenlenen panelde; BloombergHT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen’in moderatörlüğünde Ziraat Bankası Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Alpaslan Çakar, Halkbank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Recep Süleyman Özdil, Vakıfbank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Osman Arslan ve Türk Eximbank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ali Güney gündeme yönelik değerlendirmelerini paylaştı.
Yeni bir üretim vizyonu
Açılış konuşmasında bir sivil toplum kuruluşu olarak görevlerinin yalnızca verileri açıklamak değil; bu verileri çözüme, politikaya ve ülkemizin geleceğini güçlendirecek yeni bir üretim vizyonuna dönüştürmek olduğunun altını çizen İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan “Bu çerçevede üretim hayatımızın ihtiyaçlarını kamuoyuyla ve karar alıcılarla paylaşmaya, sanayicimizin sesini duyurmaya, çözüm önerileri geliştirmeye ve nitelikli üretimi destekleyen politikalara katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tam bu noktada sanayimiz adına önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sanayicilerimiz için çok özel bir kredi paketine ivedilikle ihtiyaç duyuyoruz. Bu konuda gerekli adımların vakit kaybedilmeksizin atılmasını tüm sanayicilerimiz adına talep ediyoruz” dedi.
Türk Eximbank tarafından sağlanan reeskont kredilerinde günlük limitlerin düşük kalması ve firma başına kullanımın 60 milyon TL ile sınırlı olmasının; ihtiyaç duyulan kredilere erişimi 5-6 aya kadar geciktirdiğini bildiren Bahçıvan "Bu da sanayicileri çok daha yüksek maliyetli, banka ve banka dışı farklı kredi kaynaklarına yöneltmektedir. Günlük limitlerin yükseltilmesi ihracatçılarımıza çok önemli destek sağlayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
"Sanayicinin oksijeni finansmandır"
Sahadan yükselen haklı seslerin, İSO’nun düzenli açıkladığı öncü göstergelerin ve İSO 500 verilerinin şu gerçeği net bir şekilde gösterdiğini belirten Bahçıvan şunları söyledi:
“Sanayicinin oksijeni finansmandır. Ve geldiğimiz noktada sanayicimizin ciddi ölçüde oksijensiz kaldığını görüyoruz. Üretmeye devam eden, istihdam yaratan, ihracat yapan ve ülkesine katma değer kazandıran sanayi kuruluşlarımız; yüksek finansman maliyetleri, krediye erişimde yaşanan güçlükler ve artan mali yükler karşısında adeta nefes almakta zorlanmaktadır. Bugün sektörümüzün ihtiyacı yalnızca iyi niyetli temenniler değildir. Sanayinin yeniden nefes almasını sağlayacak somut, etkili ve sonuç odaklı adımlara ihtiyaç duyuluyor. Çünkü oksijensiz kalan bir insan nasıl yaşamını sürdüremezse, finansmana erişemeyen bir sanayinin de yatırım yapması, üretimini geliştirmesi, teknolojiye yönelmesi ve küresel rekabette güç kazanması imkansız."
Sağlıklı ve dengeli kalkınma
Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi, kalıcı refahı, nitelikli istihdamı ve küresel rekabet gücünün ancak güçlü bir sanayi yapısıyla mümkün olduğunu kaydeden Bahçıvan "Üretimin zayıfladığı, yatırımların ertelendiği, teknolojik dönüşümün yavaşladığı ekonomide sağlıklı ve dengeli bir kalkınmadan söz edemeyiz. Üretimden uzaklaşan değil; üretimi teknolojiyle, verimlilikle, ihracatla, yeşil ve dijital dönüşümle güçlendiren bir kalkınma anlayışını stratejik önceliğimiz olarak görmek zorundayız. Ülkemiz sanayisinin geleceği konusunda duyarsız kalınırsa, özellikle geleneksel sektörlerimiz desteklenmek yerine kaderine terk edilirse bu Türkiye için çok ciddi sorunlar üretir. İşte bu sebeple biz İstanbul Sanayi Odası olarak ‘Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye’ye Sahip Çıkmaktır’ diyoruz” dedi.