Bugün Dünya Çölyak Günü. Dünyada geçen yıl 23,6 milyar dolar büyüklük ortaya koyan glütensiz ürün pazarının 2034’te 41 milyara ulaşacağı tahminleri yapılıyor. Hatırlatalım, glütensiz ürün talebi yalnızca çölyak hastalarından değil, sağlıklı beslenme hassasiyeti olan tüm tüketici gruplarından geliyor. Ülkemizde çölyak hastalığına yönelik teşhislerin artması, üretimini hızlandırdığı glütensiz ürün kategorisinin gelişiminde, market zincirlerin duyarlılığı ve ihracat imkanları da önemli rol oynadı.
Türkiye Obezite Araştırma Derneği tarafından “Taşıdığımız Hikâyeler: Obezitenin Görünmeyen Yüzü” Üniversiteler Arası Kısa Film Yarışması düzenleniyor.
TÜİK'in "Sağlık Modülü 2025" verilerine göre, doktor muayene ve tedavi harcamalarının hanelerin yüzde 6,1'ine çok, yüzde 50,2'sine biraz yük getirirken, yüzde 40,9'una yük oluşturmuyor.
Orzax Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Emre Alimoğlu, "Sağlık alanındaki deneyimimiz sayesinde Shiniq, pazara daha güçlü, daha güvenilir ve daha bilinçli bir marka algısıyla giriş yaptı. Bugün neredeyse tamamen ithal ürünlerin hâkim olduğu dermokozmetik pazarında, tüketicilerimize yerli ve bilim temelli ürünler sunmayı hedefliyoruz.” açıklaması yaptı.
6. Uluslararası Katılımlı Akademik Hematoloji ve Onkoloji Kongresi kapsamında düzenlenen toplantıda konuşan Ankara Hematoloji ve Onkoloji Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, her bir kişinin hastalığına yönelik kişiselleştirilmiş tedavilerin, yeni ilaçların başarısının giderek arttığını vurgularken, bu alanda Türkiye’nin daha fazla ilaç araştırması yapması, toplumun da bu araştırmaya ilgisinin artırılması yönünde mesajlar verilmesi gerektiğini söyledi.
Türk Eczacıları Birliği Başkanı İrfan Demirci, erişiminde zorluk yaşanan ilaçlardan, eczane ekonomilerine kadar geniş bir yelpazedeki sorunların, ekonomik koşullar ve eczacılıktaki istihdam sorunlarından kaynaklandığını söyledi.
Ankara'da düzenlenen toplantıda hekimler, rahim ağzı kanseriyle mücadele için hastalığın aşılama programına dahil edilmesi çağrısı yaptılar.
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi'nin hazırladığı proje ile diyabet yönetiminde kullanılan mevcut sensörlerin karşılaştığı enzim kararsızlığı ve düşük sinyal stabilitesi gibi kronik sorunların ortadan kaldırılması hedefleniyor.
Antalya Tabip Odası açıklamasında, ‘’Bir hastanede, aynı anda enfeksiyon, kimyasal maruziyet, radyasyon, yangın riski, şiddet, aşırı iş yükü varken, bu iş yerinin 'çok tehlikeli' yerine 'tehlikeli' sınıfa düşürülmesi bilimsel, vicdani ve insani değildir.’’ denildi.