ABDULLAH SÖNMEZ / ESKİŞEHİR
Akademik temelden doğan teknoloji girişimi WeAccess.ai'nin, web siteleri, mobil uygulamalar ve dijital içeriklerin erişilebilir hale getirilmesine yönelik yapay zekâ destekli çözümler geliştirdiği bildirildi. Kamu kurumlarından bankacılığa, e-ticaretten eğitime kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren kurumlara hizmet sunan şirket, dijital erişilebilirliği kurumsal stratejinin bir parçası haline getirmeyi hedefliyor.
WeAccess.ai CEO’su Doç. Dr. Özer Çelik, dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte erişilebilirliğin ekonomik bir zorunluluk haline geldiğini belirterek, “Artık müşterilerin, öğrencilerin ve çalışanların önemli bir bölümü hizmetlere dijital kanallar üzerinden ulaşıyor. Eğer bu kanallar herkes için erişilebilir değilse, kapsayıcı bir büyümeden söz etmek mümkün değildir. Erişilebilirlik yalnızca sosyal sorumluluk başlığı değil; marka itibarı, hukuki risk yönetimi ve kullanıcı deneyimi açısından stratejik bir konudur. Biz erişilebilirliği dijital sistemlerin sonradan eklenen bir özelliği olarak değil, temel bir bileşeni olarak görüyoruz. Yapay zekâ destekli çözümler sayesinde kurumların erişilebilirlik süreçlerini ölçülebilir, raporlanabilir ve sürdürülebilir hale getiriyoruz. Bu yaklaşım, kurumların hem mevzuata uyumunu güçlendiriyor hem de rekabet avantajı sağlıyor” dedi.
Önümüzdeki dönemde Türkiye’de ve küresel pazarda erişilebilirlik yatırımlarının artacağını öngördüklerini kaydeden Çelik, “Bu dönüşümü erken sahiplenen kurumlar, hem toplumsal değer üretiminde hem de iş sonuçlarında bir adım öne geçecektir. Çünkü dijital dünya herkes için tasarlanmalıdır” diye konuştu. .
“Kurumsal dönüşüm üç başlıkta ilerliyor”
Kurumsal firmalara yönelik çözümlerinin üç ana başlıkta toplandığını belirten Doç. Dr. Çelik, bu başlıkları analiz ve raporlama, teknolojik entegrasyon ile sürekli izleme ve uyum olarak sıraladı. Doç. Dr. Çelik, “ Öncelikle web siteleri ve dijital platformlar için detaylı erişilebilirlik testleri gerçekleştiriyor, iyileştirme yol haritası oluşturuyoruz. Ardından yapay zekâ destekli araçlarımızı kurumların mevcut sistemlerine entegre ediyoruz. Son aşamada ise mevzuat ve uluslararası standartlara uyumu düzenli olarak izliyor ve raporluyoruz. Özellikle büyük ölçekli kurumlarda erişilebilirlik artık yalnızca sosyal sorumluluk değil; hukuki risklerin yönetimi ve marka güvenilirliği açısından da kritik bir başlık haline geldi. Kurumların yalnızca ‘uyumlu’ olması yeterli değil; kapsayıcı dijital deneyim sunması gerekiyor. Bu da sürdürülebilir bir altyapı yaklaşımı gerektiriyor” açıklamasında bulundu.
“Erişilebilirlik sağlanmadığında ekonomik kayıp oluşuyor”
Türkiye’de engelli bireylerin istihdam oranının arzu edilen seviyede olmadığını vurgulayan Özer Çelik, dijital erişilebilirliğin ekonomik etkisine işaret ederek, “Yasal düzenlemelere rağmen nitelikli ve sürdürülebilir istihdam konusunda önemli bir potansiyel henüz tam anlamıyla değerlendirilemiyor. Eğitim ve dijital yetkinliklerin artırılması ile çalışma ortamlarının ve dijital sistemlerin erişilebilir hale getirilmesi birlikte ele alınmalı. Erişilebilirlik sağlanmadığında yetenekli bireyler sisteme dahil olamıyor. Bu durum hem bireysel hem de ekonomik kayıp anlamına geliyor. Dolayısıyla erişilebilirlik, verimlilik ve sürdürülebilir kalkınma perspektifiyle ele alınmalıdır. Biz de bu dönüşümün teknoloji ayağında çözüm üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.