ESRA ÖZARFAT / BURSA
Ürün Güvenliği ve Denetimi (ÜGD) tebliğlerinin 2026 yılıyla birlikte devreye alındığını ve böylece ithalat süreçlerinde yeni bir dönemin başladığını belirten Kabataş Gümrük Müşavirliği A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Tufan Kabataş, özellikle makine ve ekipman ithalatında uygulanan ön izin mekanizmasının sahada ciddi darboğazlar oluşturduğunu ifade etti. Kabataş, birçok makine grubunda ithalat öncesi uygunluk zorunluluğunun devreye girmesiyle birlikte, yatırım planlarının ve üretim süreçlerinin öngörülemeyen gecikmelerle karşı karşıya kaldığını söyledi. Özellikle TAREKS üzerinden yürütülen işlemlerin daha fazla belge ve çok aşamalı değerlendirme gerektirdiğini belirten Kabataş, bu durumun ithalatı planlanabilir olmaktan uzaklaştırdığını dile getirdi.
“Ardiye ve demuraj maliyetleri katlanıyor”
Yeni düzenlemelerin yalnızca zaman kaybı yaratmadığını vurgulayan Kabataş, bedeli ödenmiş ürünlerin limanlardan çekilememesinin firmaların nakit akışını zorladığını kaydetti. Limanlarda oluşan ardiye ve demuraj giderlerinin doğrudan maliyet kalemine dönüştüğünü belirten Tufan Kabataş, ithal edilen makinelerin çoğunun üretim hattının ana ekipmanı olması nedeniyle yaşanan her gecikmenin üretime doğrudan yansıdığını söyledi. Üretim hatlarında yaşanan aksaklıkların sipariş terminlerini etkilediğini ifade eden Kabataş, bunun hem iç pazarda hem de ihracat tarafında rekabet gücünü zayıflattığını belirtti.
Hava kargoda da benzer tablo yaşanıyor
Sorunun yalnızca limanlarla sınırlı olmadığını belirten Kabataş, hava kargo ile gelen ürünlerde de benzer gecikmeler yaşandığını söyledi. Acil ihtiyaç kapsamında ithal edilen makine ve yedek parçaların denetim süreçleri nedeniyle havaalanı depolarında beklediğini kaydeden Kabataş, birkaç gün içinde teslim alınması gereken ürünlerin günlerce depoda kalmasının yüksek terminal ve depolama maliyetlerini beraberinde getirdiğini ifade etti. Özellikle üretim duruşu riski bulunan işletmeler için bu gecikmelerin etkisinin çok daha ağır hissedildiğini belirten Kabataş, kritik ekipmanların zamanında devreye alınamamasının sanayi açısından zincirleme sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.
“Sorun sadece belge hatası değil, sistemin katılığı”
Yeni sistemin gerekçesi olarak sıkça dile getirilen yanlış evrak yükleme sorununa da değinen Kabataş, geçmiş yıllarda da benzer hataların yaşandığını ancak sistemin firmalara düzeltme imkânı tanıdığını söyledi. Bugün ise küçük bir belge eksikliğinin dahi sürecin baştan başlamasına yol açtığını ifade eden Kabataş, ön izin mekanizması nedeniyle aynı hataların haftalar süren gecikmelere dönüştüğünü kaydetti. Kabataş, “Bugün ise aynı tür hatalar, sürecin başa dönmesine neden olabiliyor. Ön izin mekanizmasının devreye girmesiyle birlikte, küçük bir belge hatası dahi haftalar süren gecikmelere yol açabiliyor. Bu da sorunun yalnızca evrak hatalarından kaynaklanmadığını, sistemin giderek daha katı ve esneklikten uzak bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor. Elbette ürün güvenliği vazgeçilmez bir konu. Ancak güvenliği sağlarken üretimi yavaşlatan, maliyetleri artıran ve öngörülebilirliği ortadan kaldıran bir sistemin sürdürülebilir olması mümkün değil. Daha dengeli bir yaklaşım ile hem denetim etkinliği korunabilir hem de sanayicinin üzerindeki yük hafifletilebilir” dedi.