YENER KARADENİZ/İSTANBUL
Almanya’da 1871 yılında kurulan, Türkiye pazarına ise 2010 yılında QNET aracılığıyla giriş yapan lüks saat markası Bernhard H. Mayer, faaliyet gösterdiği 80’den fazla ülke arasında kısa sürede Türkiye’yi 7’nci büyük pazarı haline getirdi.
Markanın global satışları içinde Türkiye’nin payı yüzde 7’ye ulaştı. QNET’te direktör olarak görev yapan ve aynı zamanda markanın 5’inci kuşak temsilcisi olan J.R. Mayer, Türkiye’nin marka açısından en hızlı büyüyen pazarlar arasında yer aldığını söyledi. Türkiye’de markaya yönelik ilginin her geçen yıl arttığını belirten Mayer, Türk tüketicisinin kaliteye büyük önem verdiğini vurguladı. Genç ve dinamik demografik yapının da satışları desteklediğini ifade eden Mayer, özellikle 25-40 yaş grubunun markaya yoğun ilgi gösterdiğini kaydetti. Bernhard H. Mayer’in köklü bir aile şirketi olduğunu dile getiren Mayer, markanın ilk olarak takı ve madalyon üretimiyle faaliyetlerine başladığını, daha sonra saat üretimine yöneldiğini söyledi. 2000 yılında QNET ile yapılan anlaşma sonrasında İsviçre’de saat üretim fabrikası satın alındığını ve üretimin buraya taşındığını akta aktaran Mayer, bugün yılda yaklaşık 50 bin adet saat satıldığını belirtti. Saat fiyatlarının 700 Euro ile 3 bin 500 Euro arasında değiştiğini, ortalama satış fiyatının ise 1.800 Euro seviyesinde olduğunu söyledi.
İsviçre saatçiliği bilgi, beceri ve zanaat demek
Saat sektöründe İsviçre’nin halen dünyanın referans noktası olduğunu belirten Mayer, “İsviçre yapımı saat ibaresini kullanabilmek için çok katı kriterler bulunuyor. Saatçilik konusunda bilgi birikimi, zanaatkarlık ve uzmanlık halen İsviçre’de yoğunlaşmış durumda. Zanaatkârlar eğitim alarak sertifikalandırılıyor ve bu meslek ülkede hâlâ büyük prestij taşıyor” dedi. Mayer, saatin yalnızca bir aksesuar değil aynı zamanda nesilden nesile aktarılabilen bir değer ve yatırım aracı olarak da görüldüğünü söyledi. Bu nedenle üretimde dayanıklılığa büyük önem verdiklerini vurgulayan Mayer, “Saatlerimizi en son teknolojiyle, uzun ömürlü ve mümkün olduğunca tamir gerektirmeyecek şekilde üretmeye çalışıyoruz” diye konuştu.
Yeni trend: Sessiz lüks ve minimalist tasarımlar
Saat modasındaki değişime de değinen Mayer, geçmişte daha gösterişli ve dikkat çekici modellerin öne çıktığını, bugün ise daha sade, zamansız ve minimalist tasarımların tercih edildiğini ifade etti. Bu dönüşüme yanıt olarak hazırladıkları son koleksiyonun “Interra” adını taşıdığını belirten Mayer, koleksiyon üzerinde yaklaşık üç yıl çalıştıklarını söyledi. “Bu koleksiyon bizim için oyun değiştirici oldu” diyen Mayer, Interra serisinin sessiz lüks anlayışını yansıttığını, gösterişten uzak ama güçlü bir tasarım dili taşıdığını kaydetti. Türkiye’de kısa süre önce satışa sunulan koleksiyonda erkek modeli yer alıyor.
Saat sektöründeki gelişmelere de değinen Mayer, pandemi döneminde lüks saat satışlarında tarihi rekorlar kırıldığını, ancak sonrasında pazarın daha dengeli ve stabil bir seviyeye geldiğini ifade etti. İkinci el saat piyasasında pandemi döneminde yaşanan hızlı yükselişin de sona erdiğini belirten Mayer, bugün daha makul fiyatlamaların görüldüğü, daha sakin bir piyasa oluştuğunu söyledi. Küresel ekonomik belirsizlikler, savaşlar ve yüksek enflasyonun sektörü etkilediğini belirten Mayer, özellikle güçlü İsviçre frangının üretim maliyetleri açısından önemli bir baskı yarattığını kaydetti. Buna rağmen Türkiye’nin marka açısından stratejik önemini koruduğunu vurgulayan Mayer, “Türkiye iyi bir pazar. Burada uzun vadeli büyüme potansiyeli görüyoruz” dedi.
153 yıllık aile markası
1871 yılında Bernhard H. Mayer tarafından kurulan Bernhard H. Mayer, köklü geçmişini modern vizyonla birleştiren bir aile işletmesi olarak yoluna devam ediyor. Marka, İsviçre yapımı saat geleneğini sürdürürken sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm gibi çağdaş yaklaşımları da iş modeline entegre ediyor. Bernhard H. Mayer’in temelleri, yetenekli bir oymacı ve girişimci olan Bernhard H. Mayer’in kendi atölyesini kurmasıyla atıldı. Kısa sürede kaliteli işçiliğiyle ün kazanan marka, 1800’lerin sonlarında Avrupa’daki kraliyet aileleri ve soylular için anı madalyaları üretmeye başladı. Daha sonra aile işini devralan Rudolf Mayer, markayı uluslarasrası pazarlara taşıdı. Bernhard H. Mayer, 1900 yılında Paris Dünya Fuarı'nda küresel tanınırlık elde etti. Zaman içinde marka, yüksek kaliteli İsviçre yapımı saatleri ve zarif mücevher koleksiyonlarıyla tanınan global bir isim haline geldi. Bugün ise geçmişten gelen zanaatkarlık mirasını, yenilikçi tasarım anlayışıyla geleceğe taşıyor.
Yılda 50 bin saat üretiyor
J.R. Mayer, İsviçre’de yılda yaklaşık 50 bin adet lüks saat ürettiklerini ve kalite standardını korumak adına bu rakamı bilinçli olarak artırmadıklarını belirtti. Mayer, “ İsviçre yapımı” ibaresinin yalnızca üretim yeri değil, aynı zamanda sıkı kuralları ifade ettiğine dikkat çekti. Buna göre bir saatin İsviçre saati olarak kabul edilebilmesi için öncelikle bileşenlerinin büyük bölümünün İsviçre’de üretilmesi gerekiyor. Ayrıca mekanik ya da kuvars fark etmeksizin tüm saatlerin, sertifikalı profesyonel saat ustaları tarafından üretilmesi şart koşuluyor. Bu kriterler, İsviçre Saat Endüstrisi Federasyonu (FH) tarafından belirlenen kurallar çerçevesinde denetleniyor. Mayer’e göre saatçilik alanındaki en güçlü bilgi birikimi halen İsviçre’de bulunuyor. Saat ustaları burada özel eğitimlerden geçerek sertifikalandırılıyor. Ülkede zanaatkârlık mesleği ise hala prestijli bir kariyer alanı olarak görülüyor. Öte yandan lüks saatler yalnızca aksesuar olarak değil, aynı zamanda yatırım aracı olarak da değerlendiriliyor. Pek çok tüketici, satın aldığı saati gelecek nesillere bırakılabilecek değerli bir miras olarak görüyor.