ERHAN BEDİR/BURSA
Türkiye’nin önde gelen yat üreticilerinden Sirena Marine 2006 yılından bu yana, Türkiye’nin tekne üretiminde küresel bir merkeze dönüşebilmesi hedefiyle çalışmalarına devam ediyor. Denize, tekne ve yelkenlilere olan tutkusuyla yola çıkan Sirena Marine, Türkiye’nin en büyük yat ihracatçısı olarak büyümesini sürdürüyor. Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erol Hatırlı’nın ev sahipliğini yaptığı “2026 Gündem Ekonomi” konulu panele katılmak için Orhangazi’ye gelen Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı ve ekonomist Hakan Güldağ ile ekonomist Dr. Barış Esen Sirena Marine’in Orhangazi’deki dev üretim tesisi hakkında bilgi aldı. Sirena Marine Finans Direktörü Neşet Yıldız ve Sirena Marine Mali İşler Müdürü Fatih Okur’dan şirketin üretim organizasyonu, pazar yapısı ve yeni yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundular.
“Sirena Marine’in ana üretim üssü Bursa Orhangazi”
Sirena Marine’in tekne üretimine Azimut Yacht’ın teknelerini üreterek başladığını ve Azimut-Benetti Grubu ile olan iş birliğini 2008’de bir ortaklığa dönüştüğünü kaydeden Finans Direktörü Neşet Yıldız, “Uzun yıllar süren bu iş ortaklığı döneminde 300’e yakın Azimut-Benetti markalı teknenin üretimini Türkiye’de gerçekleştirdi ve bu tekneler dünyanın farklı ülkelerine satıldı. Sirena Marine’in ana üretim üssü Bursa Orhangazi’de bulunurken, satış ve pazarlama operasyonları İstanbul’daki merkezden yönetiliyor. Süper yat üretimleri için Yalova Altınova’da hangarlarda faaliyet gösteren şirket, burada 42 metre çelik süper yat ve 118 feet kompozit motor yat projelerini yürütüyor. Büyük teknelerin köprü geçişleri nedeniyle Tuzla’da montaj ihtiyacı doğan 88 feet modeller ise RMK Tersanesi’nde gerçekleştiriliyor” dedi.

“Üç Türk markasıyla küresel bir merkez”
2006 yılında Azimut-Benetti lisanslı üretim yapmak üzere kurulan Sirena Marine, bugün tamamı kendisine ait 3 Türk markasıyla yoluna devam ediyor. İki yelkenli ve bir motoryat markasına sahip olan şirket, satış ve satış sonrası operasyonlarını dünya genelinde doğrudan kendisi yönetiyor. Amerika ve Malta’da kurulu dağıtım şirketleri aracılığıyla 18 ülkede bayi ağına ulaşan Sirena Marine’in ana pazarlarını ABD, Türkiye ve Güney Avrupa oluşturuyor. ABD pazarı, seçim süreci ve ek gümrük tarifeleri nedeniyle son dönemde yavaşlama gösterse de şirketin en önemli ihracat noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Avrupa’da ise özellikle İtalya, Fransa ve İspanya istikrarlı talep sağlayan pazarlar arasında yer alıyor. Türkiye pazarı ise son yıllarda payını artırarak ABD ile benzer seviyeye yaklaşmış durumda.
“Süper yat segmentiyle ciro ve katma değer artışı”
Sirena Marine, bugüne kadar toplamda 627 adet tekne ürettiğini söyleyen Sirena Marine Finans Direktörü Neşet Yıldız, “Seri üretim modeline dayalı yapıda, her yıl yeni bir model lansmanı yapan Sirena Marine, bugün 48 feet’ten 88 feet’e uzanan 6 farklı seri modeli bulunuyor. Süperyat segmentine geçişle birlikte daha yüksek katma değerli ürünlere odaklanan şirket, çelik gövdeli üretim teknolojisine de ilk kez bu projelerle adım attı. En büyük proje olan 42 metrelik süperyatın liste fiyatı 26 milyon Euro seviyesinde bulunurken, hedef satış fiyatı 20–22 milyon Euro aralığında konumlanıyor. En küçük modellerde fiyatlar yaklaşık 1,2 milyon Euro’dan başlıyor” şeklinde konuştu.
“1000 kişilik entegre üretim gücü”
Sirena Marine, yaklaşık 1000 kişilik sendikalı kadrosuna sahip olduğuna değinen Yıldız, “Ar-Ge Merkezi ile entegre üretim yapısını sürdürüyoruz. Kompozit, mobilya, paslanmaz çelik, döşeme ve tik güverte üretimlerinin tamamı şirket bünyesinde gerçekleştiriliyor. Bir teknenin üretiminde ortalama 20 bin adam saat emek harcanırken, 42 metrelik süperyat projelerinde bu süre 2,5 yıla kadar uzayabiliyor. Üretimin yaklaşık yarısını malzeme, yarısını işçilik maliyetleri oluştururken, şirket ihracat gelirleriyle ithalatını tamamen karşılayabiliyor. Sirena Marine, otomotiv, raylı sistemler ve savunma sanayii için de kompozit üretim yaparak toplam cirosunun yaklaşık yüzde 10’nu bu alanlardan elde ediyor” dedi. Yıldız, seri üretim modelinde en kritik unsurun satış sürekliliği olduğunu vurgulayarak, “Her hafta bir tekne üretimden iniyor. Bu ölçeği sürdürebilmek için satış ritminin kesintisiz devam etmesi gerekiyor” dedi. Şirket, yeni projelerinde müşteri avanslarıyla finansman sağlayarak işletme sermayesi ihtiyacını kontrol altında tutmayı hedefliyor.
“Marka algısı ve uluslararası ödüller”
Sirena Marine, Düsseldorf, Cannes, Monaco ve Miami gibi dünyanın önde gelen yat fuarlarında ürünlerini sergilerken, son yıllarda tasarım ve iç mekân kategorilerinde uluslararası ödüller aldı. Yıldız, “Geçmişte Türkiye algısı bir riskti, bugün ise global rakiplerimizle yan yana, aynı fiyat liginde yer alıyoruz” ifadelerini kullandı. Elektrikli ve hibrit çözümler üzerinde de çalışan şirket, iki modelinde hibrit sistemleri devreye aldı. Tam elektrikli yatların ise mevcut batarya teknolojileri nedeniyle büyük boyutlarda henüz yeterli güvenliği sağlamadığını belirten Yıldız, “Sirena Marine olarak Türk Savunma Sanayi’nin lisanslı tek üretici olarak özel tasarlanan savaş gemilerine top kupalası üretimi yapıyoruz” dedi.