ABDULLAH SÖNMEZ/ESKİŞEHİR
Küresel jeopolitik gelişmeler ve ekonomik dalgalanmalar, tarım sektöründe gübreye erişimi zorlaştırırken maliyetlerin yükselmesine neden oluyor. Özellikle ithal kimyasal gübrelerde yaşanan fiyat artışları, Türk çiftçisinin üretim planlarını yeniden şekillendirmesine yol açıyor. Bu süreçte yerli ve sürdürülebilir çözümler önem kazanıyor.
Microbiota Biyoteknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Işık, “Özellikle dışa bağımlı kimyasal gübrelerde yaşanan fiyat artışları üreticiler üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Yerli ve sürdürülebilir çözümler geliştirmek artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Biz bu noktada yerli Ar-Ge gücümüzle geliştirdiğimiz BiON-G Ultra ile üreticilere alternatif bir çözüm sunuyoruz. Anadolu’nun farklı bölgelerinden alınan toprak örnekleri üzerinde yapılan bilimsel çalışmalarla izole edilmiş özel mikroorganizmalardan elde ettiğimiz ürünümüz, bu özelliği sayesinde benzerlerine kıyasla uygulandığı topraklara daha hızlı etki ederek zorlu koşullara yüksek adaptasyon sağlıyor. Bu sayede üreticiler hem maliyetlerini optimize edebiliyor hem de verimliliklerini artırabiliyor” dedi.
Çevre dostu üretimi ve sürdürülebilir tarımı destekliyor
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tescil, lisans ve üretim izinleri verilen BiON-G ULTRA’nın, içeriğinde bitkilerin temel besin ihtiyaçları olan azot ve fosforun topraktan köklere daha etkin taşınmasını sağlayan özel bakteri türleri barındırdığı bilgisini paylaşan Işık, “Azot bağlayıcı mikroorganizmalar havadaki azotu toprağa kazandırırken, yüksek fosfat çözme kapasitesine sahip bakteriler toprakta bağlı bulunan fosforu bitki için erişilebilir hale getiriyor. Bu sayede bitki gelişimi hızlanırken ürün kalitesi ve verimde belirgin artış sağlanıyor. BiON-G ULTRA yalnızca besin elementlerini erişilebilir kılmakla kalmıyor; aynı zamanda toprağın pH ve tuzluluk dengesini düzenlemeye yardımcı oluyor, su tutma kapasitesini artırarak kuraklık stresine karşı dayanıklılığı destekliyor. Kimyasal içerik barındırmayan organik yapısı sayesinde çevre dostu bir çözüm sunan ürün, sürdürülebilir ve onarıcı tarım uygulamalarının önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.” diye konuştu.
“Yerli çözüm çiftçiye nefes aldırır”
Uygulama kolaylığının ürünün önemli avantajlarından biri olduğuna dikkat çeken Kenan Işık, “Ekim öncesi veya sonrası uygulanabilen ürün, damlama, yağmurlama, pülverizatör veya drone sistemleri ile kullanılabiliyor. Özellikle kök gelişim döneminde uygulandığında verim ve kalite artışına önemli katkı sağlıyor. Amacımız, artan girdi maliyetleri karşısında çiftçinin yükünü hafifletmek ve yerli çözümlerle tarımda dışa bağımlılığı azaltmak” ifadelerini kullandı.