EKONOMİ/DENİZLİ
Türk tekstil sektörünün köklü merkezlerinden Denizli’de temelleri atılan ve 50 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan Gelin Tekstil, hacim odaklı geleneksel fason üretim modellerini geride bırakarak faaliyetlerini endüstrinin geleceği olan veriye dayalı butik üretim modelinde derinleştiriyor.
Bugün dünyanın dört bir yanına nitelikli ihracat gerçekleştirdiklerini dile getiren Gelin Tekstil Pazarlama Müdürü Emirhan Kes, “Küresel ev tekstili markaları için esnek ve yüksek katma değerli bir tasarım ortağı (design-forward boutique partner) olarak konumlanıyoruz. Bu noktadaki en büyük gücümüzü ise, hemen her coğrafyadan ve her profilden markanın kendi kimliğine uygun çizgiler bulabileceği, yılların birikimiyle oluşan geniş ve çok kültürlü tasarım arşivimiz oluşturuyor” diye konuştu.
Gelin Tekstil’in bu stratejik evriminin merkezinde oldukça dengeli ve planlı bir yönetim kurgusunun yer aldığını anlatan Kes, “Yönetim Kurulu Başkanımız Osman Nuri Kes, sanayi dinamikleri ve pazar yönetiminde köklü bir tecrübeye sahip. Ben de şirketin üçüncü jenerasyon temsilcisi olarak teknoloji, dijitalleşme ve yeni nesil operasyon vizyonundan sorumluyum. Nesiller arasında yakaladığımız kusursuz uyum ve sinerji, firmamızın 50 yıllık üretim reflekslerini kaybetmeden, çağın gerekliliği olan Endüstri 5.0 standartlarına sessiz ama güçlü adımlarla entegre olmasını sağlıyor” dedi.
“Dijital şeffaflık ve öngörüsel üretim modeliyle çalışıyoruz”
Üretim ve operasyon yönetimi tamamen dijital bir altyapı üzerinden kurguladıklarını vurgulayan Kes, “Yapay zeka destekli planlama (AI-driven planning) ve gerçek zamanlı tedarik zinciri yönetimiyle operasyonlarımızı anlık olarak izleyebilir durumdayız. Üretim hattında kullandığımız RFID takip sistemleri ve otomasyonlar sayesinde, siparişin kumaş aşamasından son sevkiyatına kadar olan tüm adımları dijital olarak kayıt altına alıyoruz. Bu sistemin amacı yalnızca süreci raporlamak değil; YZ aracılığıyla olası sapmaları önceden tespit edip iyileştiren ‘öngörüsel üretim’ (predictive production) modelini işletmek. Kurgulanan bu dijital şeffaflık ağı, uluslararası müşteriler için kapalı kapılar ardında yapılan geleneksel üretimi, başından sonuna kadar izlenebilir bir güven ekosistemine dönüştürüyor” diye konuştu.
“Ar-Ge felsefemiz: Okumayla dokumanın sonu yoktur"
Gelin Tekstil’in inovasyon vizyonunun ardında, kurucu İsmail Tosunoğlu’nun şirket kültürüne miras bıraktığı çok derin bir felsefenin yattığına dikkat çeken Kes, şunları söyledi: “Kendisinin deyişiyle: ‘Okumayla dokumanın sonu yoktur’. Okumayı, araştırmayı ve günün şartlarına uyum sağlayarak kendini sürekli geliştirmeyi merkeze alan bu vizyon, bugün firmamızın teknik tekstil, tasarım ve hammadde mühendisliği alanındaki Ar-Ge kültürünün itici gücünü oluşturuyor.”
“Keneviri teknik bir mühendislik hammaddesi olarak ele alıyoruz”
Araştırmacı kültürlerinin son dönemdeki en somut çıktılarından birinin endüstriyel kenevirin tekstile entegrasyonu üzerine geliştirilen "This Is Hemp" projesi olduğunu vurgulayan Kes, “Kenevir elyafını sadece çevreci bir pazarlama argümanı olarak değil, teknik bir mühendislik hammaddesi olarak ele alıyoruz. Laboratuvarlarımızda yürüttüğümüz uzun Ar-Ge okumaları ve testleri sonucunda pamuğa kıyasla çok daha yüksek bir dayanıklılık, nefes alabilirlik ve doğal hijyen özellikleri kazandırdığımız keneviri, deneysel bir niş olmaktan çıkarıyoruz. Aksine, uluslararası lüks ev tekstili markaları için akıllı ve ticari bir tekstil donanımına dönüştürüyoruz. Kurucumuzdan aldığımız sürekli gelişim vizyonumuzu yeni nesil teknolojiyle, küresel tasarım arşivimizi donanımlı bir üretim altyapısıyla harmanlayarak, ne yaptığını bilen mütevazı bir profesyonel olarak dünya sahnesinde iz bırakmaya devam ediyoruz” dedi.