ABDULLAH SÖNMEZ/ESKİŞEHİR
Güneş enerjisi yatırımlarındaki hızlı artış, santrallerin yalnızca kurulum aşamasıyla değil, işletme süreçlerindeki performans yönetimiyle de değer kazandığını ortaya koyuyor. Bu kapsamda faaliyet gösteren Enopex'in, güneş enerji santrallerini (GES) klasik bakım yaklaşımının ötesine taşıyarak sürekli izleme, analiz ve önleyici müdahale odaklı bir model benimsediği belirtildi.
Enopex Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Bayraktar, santral yönetiminde kalite standardizasyonuna odaklandıklarını belirterek, “Güneş enerjisi yatırımlarında asıl değer, tesis devreye alındıktan sonra ortaya çıkıyor. Biz santralleri yalnızca arıza durumunda müdahale edilen yapılar olarak değil; sürekli izlenen, analiz edilen ve geliştirilen üretim alanları olarak ele alıyoruz. Sahada oluşabilecek performans kayıplarını daha ortaya çıkmadan tespit etmeyi hedefliyoruz. Türkiye genelinde yaklaşık 300 MW’lık bir portföyü yönetiyoruz ve amacımız sadece büyümek değil, kaliteyi standart hale getirerek ‘Enopex standardı’nı oluşturmak. Bu doğrultuda dijitalleşme, veri analizi ve saha yönetimini entegre bir yapıda bir araya getiriyoruz. Böylece yatırımcıya daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir işletme modeli sunuyoruz” dedi.
Erken tespitle maliyetler azaltılıyor
Sahada yaşanan sorunların çoğunun ani değil, zaman içinde oluşan küçük sinyallerle ortaya çıktığını vurgulayan Bayraktar, “Üretim düşüşleri, ekipman davranışlarındaki sapmalar, bağlantı zayıflıkları veya operasyonel düzensizlikler genellikle erken aşamada kendini gösterir. Bu sinyaller doğru şekilde takip edildiğinde hem üretimi korumak hem de daha büyük teknik ve finansal kayıpların önüne geçmek mümkün hale gelir. Biz bu nedenle sadece müdahale eden değil, izleyen, yorumlayan ve önleyici aksiyon alan bir yapı kurduk. Sahadaki tecrübemiz sayesinde yalnızca sonucu değil, sorunun kaynağını da analiz edebiliyoruz” ifadelerini kullandı.
Dijitalleşme ve yapay zeka öne çıkıyor
Dijitalleşmenin tesis yönetiminde belirleyici rol üstlendiğine işaret eden Bayraktar, ❝Sahadan gelen verileri yalnızca toplayan değil, bunları anlamlandıran bir sistem üzerinde çalışıyoruz. Yapay zekâ destekli yaklaşımımız sayesinde performans düşüşlerini daha erken tespit edebiliyor, anomali davranışlarını belirleyebiliyor ve saha ekiplerini doğru zamanda doğru noktaya yönlendirebiliyoruz. Bu sayede bakım süreçleri arıza sonrası müdahale yaklaşımından çıkarak daha planlı, öngörülü ve verimli bir yapıya kavuşuyor. Özellikle birden fazla santrali yöneten firmalar için bu merkezi yapı ciddi bir operasyonel avantaj sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Entegre yönetim modelinin yatırımcılar açısından kritik olduğunu vurgulayan Yasin Bayraktar, “Bugün tesis yönetiminde ihtiyaç duyulan şey yalnızca teknik bakım değil, bütünsel bir operasyon kabiliyetidir. Biz üretim izleme, dijital ve fiziki güvenlik, periyodik bakım ve enerji ticaretini kapsayan entegre bir yapı sunuyoruz. Böylece yatırımcıya farklı hizmet başlıklarıyla dağılmış bir yapı yerine, tek merkezden yönetilen koordineli bir sistem sağlıyoruz. Bu yaklaşım hem operasyonel süreçleri sadeleştiriyor hem de tesis performansının daha sağlıklı yönetilmesine imkân tanıyor” dedi.
Yangın riskine karşı önleyici yaklaşım
GES’lerde güvenliğin kritik başlıklardan biri olduğunu belirten Yasin Bayraktar, “Yangın riski çoğu zaman ani gelişen bir durum değildir. Gevşek bağlantılar, kablo deformasyonları, inverter içi ısınmalar ya da izolasyon zayıflıkları gibi teknik problemler zamanında fark edilmediğinde ciddi risklere dönüşebilir. Bu nedenle düzenli bakım, termal kontroller ve teknik testler yalnızca üretimi artırmak için değil, aynı zamanda tesis güvenliğini sağlamak için de hayati önem taşır. Doğru yönetilen ve düzenli takip edilen bir santralde bu riskleri büyük ölçüde kontrol altına almak mümkündür” diye konuştu.