DUYGU GÖKSU/DENİZLİ
Ar-Ge çalışmaları ve Denizli’deki üretim üssüyle Alindair'in, geleneksel serinletme yöntemlerini modern teknolojiyle buluşturarak endüstriyel tesislere yüksek enerji tasarruflu ve çevre dostu iklimlendirme çözümleri sunduğu bildirildi.
Alindair Yönetim Kurulu Başkanı Basri Kabel, İSO 500 ve İSO İkinci 500 listesinde yer alan sanayi devlerinin yüzde 60'ının üretim tesislerini serinlettiklerini söyledi.

Alindair’in kuruluş hikayesinin tam anlamıyla bir ihtiyaçtan doğduğunu dile getiren Kabel, “2000’li yıllarda, mekanik iklimlendirme sektöründen gelen arkadaşım, tavukhanelerde kullanılan, bir tarafında kağıt petlerin, diğer tarafında fanların olduğu ve içinden su geçen serinletme modelinden bahsetti. Bu mantığı dokuma fabrikası için projelendirip duvarları boydan boya kırarak uyguladık. Dokuma alanını 24-25 dereceye düşürmeyi başarınca araştırmalarımızı derinleştirdik. İstanbul’da atıl kalmış benzer bir cihaz bulup denedik. Termodinamik kanunlarına göre mükemmel çalıştığını görünce yabancı firmanın distribütörlüğünü aldık. Böylece 2003 yılında Türkiye'de evaporatif soğutma sektörü doğmuş oldu” diye konuştu.
Sektörde ilk 5 yıl distribütörlük yaparak piyasayı gözlemlediklerini ve sermaye biriktirdiklerini söyleyen Kabel, “İthalat maliyetlerinin yüksekliğini görerek yüzde 100 yerli üretime geçme kararı aldık ve Alindair’i resmi olarak 2009 yılında kurduk. Mekanik tesisat, inşaat, mühendislik ve mimarlık disiplinlerini bir araya getirerek markalaşma sürecini başlattık ve 2016'da bugünkü fabrikamıza taşındık. Bu süreçteki yönetim vizyonumda, Uludağ Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’nde aldığım eğitimin payı büyük. Çalışma kanunlarını, ekonomik sistemleri ve sınıfsal yapıları öğrenmek, insan ilişkilerini ve iş süreçlerini analiz etmemde bana muazzam bir altyapı kazandırdı” ifadelerini kullandı.
Yerli üretim planlamasında Hüsnü Özyeğin’in ‘Çin ile iş birliği yapmayan şirket büyüyemez’ vizyonundan etkilendiğini dile getiren Kabel, “Zaman kaybetmemek adına Çin'den uçakla numune teknolojiler getirttik ve bu sistemi ülkemizin ve Orta Doğu’nun ihtiyaçlarına göre yeniden dizayn ettik. Avustralyalı firmaların 10 bin metreküp kapasiteli cihazlarına karşılık, biz Türkiye'deki dev tesisleri analiz ederek kapasiteyi 20 bin metreküpe yükselttik. Bugün Alindair olarak, tesislerimizde çevre dostu, yenilikçi ve sürdürülebilir üretimler gerçekleştiriyoruz. Geniş ürün yelpazemiz kapsamında, endüstriyel ve mobil evaporatif soğutucular, çiftlik soğutma sistemleri ve performans artıran petler üreterek sektörün lideri olmanın haklı gururunu yaşıyoruz” açıklamalarında bulundu.
“Sanayi devlerinin üretim tesislerini serinletiyoruz”
2000'li yıllarda Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nin büyük bir yatırım hamlesinde olduğunu ve Alindair’in tam bu dönemde stratejik olarak konumlandığını aktaran Kabel, “Denizli'nin genlerinde, kökleri Laodikeia antik kentine dayanan köklü bir tekstil kültürü var. Tekstil üretiminde hava kuru olduğunda ipler kopar ve tezgahlar durur. Geliştirdiğimiz sistemler fabrikalara hem serinlik hem de ihtiyaç duydukları nem dengesini sundu. En önemlisi de endüstriyel tesislerde yüzde 80’e varan enerji tasarrufu sağlamamız, bizi sanayici için vazgeçilmez kıldı. Bugün İSO ilk ve ikinci 500 listesindeki kuruluşların yüzde 60'ının üretim tesislerini Alindair olarak biz serinletiyoruz” diye konuştu.
“Referansla büyüdük”
Sanayide en büyük reklamın referans olduğunu söyleyen Kabel, “2010’lu yılların başında kapalı alanlarda sigara yasağının başlamasıyla mobil cihazlara yöneldik ve soyadımız olan ‘Kabel’ markasını tescil ettirdik. Bu hamlenin ardından Starbucks şubelerine ilk defa Kabel klimaları tedarik ettik. Müşteri, Kabel'i Starbucks'ın özellikle sahillerdeki şubeleri üzerinden pozitif olarak tanıdı ve benimsedi. Bu büyük referansla birlikte markamız, adeta sıfır pazarlama bütçesiyle, sadece deneyim ve kaliteyle yayılarak pazar payının yüzde 60’ını İstanbul, yüzde 25’ini Denizli ve kalanını Anadolu ile yurt dışına ulaştırdı” dedi.
“Amerika standartlarına ulaştırdığımız ürün kalitemiz sayesinde pozitif ayrışıyoruz”
Gaziantep’te şube açarak Orta Doğu pazarına yaklaştıklarını, şirketin yüksek mühendis kadrosuyla arka arkaya TÜBİTAK projeleri geliştirdiğini dile getiren Kabel, “Devletin 6. Bölge teşviklerinden yararlanarak devasa kalıp yatırımlarımızın yüzde 60'ını hibe desteğiyle karşıladık. Sağladığımız tüm kredileri şahsi harcamalara değil, doğrudan üretime yatırarak kapasitemizi büyüttük. Şu an iç pazar yüzde 50, dış pazar yüzde 30 seviyesinde. Asıl büyük hedefimiz ise bu yıl Avrupa ve Amerika’da şubeleşmek ve ortaklık süreçlerimizi tamamlamak. Çin’in yoğun fiyat rekabetine rağmen, lojistik avantajımız, servis kalitemiz ve tersine mühendislikle Amerika standartlarına ulaştırdığımız ürün kalitemiz sayesinde pozitif ayrışıyoruz. Tedarik zincirimizi Kanada ve Amerika’ya yönlendirerek, üretim üssümüz Türkiye'de kalmak kaydıyla küresel pazarda yer alacağız” ifadelerini kullandı.