Pompa sanayicilerinin, sektörün bir sivil toplum kuruluşu tarafından temsil edilmesine yönelik ilk çağrılar, 70’li yıllardan itibaren ortaya konsa da dernekleşme fikri ihracatın öne çıktığı 90’lı yıllarda somut zemine oturdu. Dernek çatısına ilişkin ilk adım ise 3-5 Nisan 1996 tarihinde gerçekleşen 2’nci Pompa Kongresi’nde atıldı. 12 kurucu üye 2 Eylül 1996’da dernek fikrini resmiyete kavuşturdu. POMSAD, bu yıl 30’uncu yılını doldurdu.
Sektörün stratejik rolünün önemine dikkat çeken Türk Pompa ve Vana Sanayicileri Derneği (POMSAD) Başkanı Dr. Nurdan Yücel, “Pompa ve vana sanayi, su ve atık su altyapısından enerjiye, sulamadan HVAC ve proses sanayilerine kadar kritik alanlara hizmet veriyor. Sektörümüz iç pazara bağımlı bir yapıdan çıkarak küresel tedarik zincirlerine entegre olmuş güçlü bir ihracatçı kimliği kazandı. Bugün geldiğimiz noktada yalnızca üretim gücüyle değil, teknoloji ve kaliteyle de rekabet eden bir yapıya ulaştık” dedi.
“Çevre dostu üretim süreçlerine yatırım hızlanıyor” Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (CBAM) uyumun, sektörün öncelikli hedefi olduğunu bildiren Yücel, “Üreticiler; IE3–IE4 verimlilik sınıfında motorlar, düşük karbonlu döküm teknolojileri ve çevre dostu üretim süreçlerine yönelik yatırımlarını hızlandırmaktadır” dedi.
“Türkiye pompa ve vana sektörü, 2026 yılında da dayanıklı ve stratejik bir sanayi kolu olarak öne çıktı” diyen Yücel, şunları kaydetti:
“İhracatla büyüyen, teknolojiyle derinleşen ve sürdürülebilirlik ile uyumlu bir yapı kurabilen sektörümüz, uzun vadede çok daha güçlü bir küresel oyuncu haline gelecektir” dedi. POMSAD’ın sektörel dönüşümde aktif rol oynadığını belirten Yücel, Aralık 2026’da düzenlenecek 12. Kongre’nin “İnsan • Makina • Yapay Zekâ” temasıyla sektörün geleceğine ışık tutacağını ifade etti.
2025’in aynı zamanda sektör açısından bir “denge arayışı” dönemi olarak öne çıktığına değinen Nurdan Yücel, “Yüksek faiz oranları iç pazarda talebi baskılarken, ihracata yönelik üretim güçlü seyrini sürdürmüştür. Toplam üretim kapasitesi yaklaşık 3,5 milyar dolar seviyesine ulaşmış; kapasite kullanımını ağırlıklı olarak dış pazarlar desteklemiştir” dedi.
Türk pompa ve vana üreticilerinin küresel ölçekte yalnızca “düşük maliyetli” değil, “kalite–değer dengesi” sunan tedarikçiler olarak konumlandığına vurgu yapan Nurdan Yücel, “Santrifüj pompalar ve yangın vanaları gibi bazı niş alanlarda Türk firmaları üretim hacmi açısından dünyada ilk sıralarda yer almaktadır” dedi.