MERVE YİĞİTCAN
Küresel piyasalarda İran ile ABD-İsrail arasında patlak veren savaşla başlayan enerji krizi ve lojistik tıkanıklıklar yerli kaynakların önemini yeniden gündeme getirirken, Kömür Üreticileri Derneği (KÖMÜRDER) Başkanı Muzaffer Polat, sektörün geleceğine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Savaşın ilk dönemlerinde küresel kömür fiyatlarının ton başına 90 dolardan 130 dolara tırmandığını hatırlatan Polat, fiyattan ziyade lojistik hatlardaki tıkanıklıkların sektörü zorladığını belirtti. Navlun ve sigorta maliyetlerinin ikiye katlandığını ifade eden Polat, "Belirsizlik sürüyor. Yaz aylarının gelmesi ve klimaların tam gaz çalışması termik santralleri tam yüke bindiriyor. Eskiden kışın artan kömür satışı, artık yazın santrallerin verim tırmanışıyla hız kazanıyor. Fiyatların ve navlunun oturmadığı bu kriz dönemleri, yerli kömürün değerinin en net anlaşıldığı zamanlardır. Savunma sanayiindeki yerlilik askeri açıdan bizi nasıl güvende hissettiriyorsa, yerli enerji de ekonomik açıdan güvence sağlar" dedi.
Yerli kömür kotası konmalı
Maliyetlerin dünya genelindeki emtia dalgalanmaları nedeniyle yükseldiğini, Rusya’nın uyguladığı özel fiyat politikası sebebiyle ithal kömürün birim kalorisinin yerli maliyetin altına inerek üreticiyi pazarsız bıraktığını kaydeden Polat, devletle yürüttükleri görüşmeler neticesinde olumlu gelişmeler yaşandığını aktardı. Soma kazası sonrası yürürlüğe giren ancak zamanla azaltılan ‘yeraltı maden işçisi desteğinin’ yeniden bir asgari ücret seviyesine çıkarılacak olmasının sektörü rahatlatacağını söyleyen Polat, pazar sorununa karşı ise şu önerilerde bulundu: "Devletimiz üretim artışına destek veriyor ancak üretimi artırmak için müşterinizin olması şart. Bu nedenle pazar desteği, yani kota zorunluluğu talep ediyoruz. İthal kömür kullanan termik santrallere en az yüzde 20 yerli kömür zorunluluğu getirilmelidir. Çimento fabrikaları şu an yoğun şekilde petrokok ve Avrupa'nın atıklarını kullanıyor. Bu tesislerde de en az yüzde 40-50 oranında yerli kömür kullanma mecburiyeti olmalı."
Çin, kimyada yoğun kullanıyor
Kömürün dünyadaki teknolojik dönüşümüne dikkat çeken Polat, kömürü gazlaştırma teknolojisi (sin gaz) sayesinde plastik sanayisinin hammaddeleri olan polietilen ve polipropilen dahil her türlü kimyasala ulaşılabileceğini anlattı. Küresel kimya devlerinin hızla kömüre yöneldiğini belirten Polat, Çin örneğini vererek şöyle devam etti: "Çin, geçen yıl sadece kimya sektöründe 350 milyon ton civarında kömür kullandı. Türkiye'nin yıllık toplam kömür tüketiminin 30 milyon ton olduğu göz önüne alınırsa, Çin sadece kimya sanayisinde bizim toplam tüketimimizin 10 katı kömür harcıyor. Amerika, Rusya, Kanada ve Hindistan da bu dönüşümün içinde. Küresel krizde üre gübresi fiyatları dünya genelinde %70 artarken Çin’de sabit kaldı; çünkü üreyi petrolden değil yerli kömürden üretiyorlar. Türkiye ürede ciddi bir ithalatçı. Türk maden sektörü olarak şu anda bu teknolojilere ve sermayeye sahip yabancı yatırımcılarla, özellikle Çinlilerle ortaklıklar ve yatırım imkanları üzerine yoğun görüşmeler yürütüyoruz."
Ürenin tonu 800 dolara geliyor
Kimyasal gübre kullanımı nedeniyle çoraklaşan Türkiye topraklarının hümik asit ve organik maddelerle zenginleştirilmesi gerektiğini, bunun da genç kömürlerde fazlasıyla bulunduğunu kaydeden Polat, "Kahramanmaraş Elbistan bölgemizdeki kömürlerin üzerinde yer alan 'gitya' adlı kalsiyum kaynaklı örtü, Karadeniz’deki çay tarlalarının en çok ihtiyaç duyduğu maddedir. Kömürün tonu 100 dolarken, kömürden üretilen üre gübresinin tonu 750-800 dolara ulaşıyor. Kömürü o kara algısından çıkarıp katma değerli yeşil teknolojilerle buluşturmalıyız" değerlendirmesinde bulundu.
İHRACAT İÇİN OCAKLARIN BÜYÜMESİ GEREKİYOR
Türkiye'nin ihracat potansiyelini değerlendiren Muzaffer Polat halen Trakya'dan Balkan ülkelerine yapılan küçük ölçekli ihracatın büyütülebileceğini ifade etti. İhracat başarısının tamamen yatırıma ve ocakların büyümesine bağlı olduğunu dile getiren Polat, "Ocak büyüdükçe üretim çoğalır, maliyet düşer ve rekabet şansımız artar. Özellikle Soma ve Tunçbilek gibi bölgelerimizin kömürleri 5 bin kalorinin üzerine çıkıyor. Bunlar dünya pazarlarında çok rahat alıcı bulabilecek kıymetli kömürlerdir. İç pazarda kota desteğiyle güçlenen bir sektör, bu yüksek kaliteli ürünlerle dünyaya açılarak ülkeye ciddi bir döviz girdisi sağlayabilir" diye konuştu.