ESRA ÖZARFAT/BURSA
Türkiye'de 1 Temmuz itibarıyla uygulamaya alınan Depozito Yönetim Sistemi (DYS), geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanında yeni bir dönemi başlattı.
Türkiye Çevre Ajansı koordinasyonunda yürütülen sistemin çevresel faydalarının yanı sıra sanayi ve ihracata da önemli katkılar sunacağını belirten TÜDAM Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Kılıç, uygulamanın geri dönüşüm sektörünün en büyük ihtiyaçlarından biri olan kaliteli ikincil ham maddeye erişimi güçlendireceğini ifade etti. Çevre yönetiminde başarılı ülkelerin atıkları bertaraf edilmesi gereken bir yük olarak değil, ekonomiye kazandırılması gereken değerli bir kaynak olarak değerlendirdiğini vurgulayan Kılıç, Türkiye'nin de bu anlayış doğrultusunda plastik, cam ve metal içecek ambalajlarının daha temiz, izlenebilir ve yüksek verimlilikle geri kazanılmasını sağlayacak yeni bir sisteme geçtiğini söyledi. Kurumsal olmayan toplama yöntemleri nedeniyle ambalaj atıklarının ekonomik değer kaybına uğradığını ve geri dönüşüm süreçlerinde kalite sorunları yaşandığını dile getiren Kılıç, “Depozito Yönetim Sistemi sayesinde geri dönüşüm tesislerine daha temiz ve yüksek kaliteli ham madde ulaşacak. Bu da hem geri dönüşüm verimliliğini artıracak hem de gıda ile temas edebilen geri dönüştürülmüş malzeme üretimi gibi yüksek katma değerli uygulamaların önünü açacak” dedi. Kılıç, Avrupa Birliği'nin Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü (PPWR) kapsamında geri dönüştürülmüş içerik kullanımına yönelik zorunlulukların arttığını hatırlatarak, kaliteli ikincil ham madde arzının sürdürülebilir şekilde sağlanmasının Türkiye'nin ihracat gücünü koruması açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekti.
Güçlü altyapı ve dijital takip sistemi
Depozito Yönetim Sistemi'nin başarısında Türkiye Çevre Ajansı koordinasyonunda oluşturulan yönetim modelinin belirleyici olacağını ifade eden Kılıç, sistemin depozito iade makinesi üreticileri, yetkilendirilmiş operatörler, sayma-doğrulama merkezleri, lojistik altyapısı ve dijital takip sistemlerinin koordineli çalışmasıyla etkin şekilde işleyeceğini söyledi. Vatandaşların sisteme katılımını kolaylaştıran DOA uygulamasının da ambalaj iadelerinin ve depozito bakiyelerinin dijital olarak takip edilmesini sağlayacağını belirten Kılıç, dijital altyapının sistemin şeffaflığı ve verimliliğini artıracağını kaydetti.
Yerli teknoloji ve yatırımları destekleyecek
Depozito Yönetim Sistemi'nin yalnızca çevresel fayda sağlamadığını vurgulayan Kılıç, uygulamanın depozito iade makineleri, yazılım altyapıları, otomasyon çözümleri ve geri dönüşüm teknolojileri alanlarında yeni bir sanayi ekosistemi oluşturduğunu söyledi. Yerli teknoloji firmalarının geliştirdiği çözümler sayesinde Türkiye'nin bu alanda yalnızca sistemi uygulayan değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren ve ihraç eden ülkeler arasında yer alma potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Kılıç, bunun çevre teknolojileri alanındaki yatırımları, nitelikli istihdamı ve katma değerli üretimi destekleyeceğini belirtti.
COP31 öncesi önemli fırsat
Depozito Yönetim Sistemi'nin hayata geçirilmesinin, 2026 yılında Antalya'da düzenlenmesi planlanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde önemli bir adım olduğunu belirten Kılıç, Türkiye'nin bu zirvede iklim politikaları, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi uygulamalarını uluslararası kamuoyuna tanıtma fırsatı yakalayacağını söyledi. Kaynak verimliliği, karbon yönetimi, geri dönüşüm ve yeşil finansman başlıklarının zirvenin öne çıkan gündemleri olacağını ifade eden Kılıç, Depozito Yönetim Sistemi'nin başarılı şekilde uygulanmasının Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma politikaları açısından güçlü bir referans oluşturacağını dile getirdi. Sistemin başarısında vatandaşların aktif katılımının belirleyici olacağını vurgulayan Kılıç, her plastik şişe, cam şişe ve metal kutunun doğru şekilde sisteme teslim edilmesinin kaynak verimliliğine, karbon emisyonlarının azaltılmasına ve döngüsel ekonominin güçlenmesine doğrudan katkı sağlayacağını söyledi.
TÜDAM sürecin paydaşı olmayı sürdürecek
Yaklaşık 20 yıldır geri dönüşüm sektörünü temsil eden TÜDAM'ın sistemin hazırlık sürecinde aktif rol aldığını belirten Kılıç, Türkiye Çevre Ajansı koordinasyonunda yürütülen çalışmaları yakından takip ettiklerini söyledi. Depozito Saha Yönetim Sistemi Operatörleri Değerlendirme Toplantıları düzenlediklerini ifade eden Kılıç, yetkilendirilmiş operatörler, depozito iade makinesi üreticileri ve sektör temsilcileriyle operasyonel süreçleri değerlendirdiklerini aktardı. Depozito Yönetim Sistemi'nin yalnızca geri dönüşüm oranlarını artıran bir uygulama olmadığını vurgulayan Kılıç, "Bu sistem, Türkiye'nin döngüsel ekonomi hedeflerine, 2053 Net Sıfır Emisyon vizyonuna ve sürdürülebilir kalkınma yolculuğuna katkı sağlayacak stratejik bir dönüşüm projesidir. Atığın yük değil, stratejik bir ham madde olduğu anlayışıyla daha güçlü bir geri dönüşüm sanayisi ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edeceğimize inanıyoruz" diye konuştu.