EKONOMİ/BURSA
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 6 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren 2026/11 sayılı genelgesi, tekstil sektöründe suyun geri kazanımını zorunlu hale getirirken, Bursa’daki sanayi bölgelerinde yürütülen atıksu geri kazanım yatırımlarının önemini artırdı. Günlük 10 ton ve üzeri kapasiteye sahip tekstil tesislerine en az yüzde 10 su geri kazanımı şartı getiren düzenleme kapsamında OSB’lere yatırımlarını tamamlamaları için 31 Aralık 2032’ye kadar süre tanındı.
Bursa’da ise S.S. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi, Uludağ, Kestel ve Barakfakih Organize Sanayi Bölgeleri ile mart ayında imzaladığı iş birliği protokolü kapsamında bu hedefe dört yıl daha erken ulaşmayı planlıyor. Atıksu Geri Kazanım Projesi’nin 2028 yılında tamamlanması ve günlük 40 bin metreküp arıtılmış suyun sanayide yeniden kullanıma sunulması hedefleniyor. İleri arıtma teknolojileriyle proses suyuna dönüştürülecek atıksuyun sanayicinin kullanımına sunulmasıyla hem yeni geri kazanım yükümlülüğünün karşılanması hem de özellikle bölgedeki yeraltı su kaynakları üzerindeki baskının azaltılması amaçlanıyor.
“Genelge attığımız adımın önemini ortaya koydu”
Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, yeni düzenlemenin hayata geçirdikleri projenin önemini artırdığını söyledi. Yeşil Çevre’nin günlük yaklaşık 95 bin metreküp suyu arıtan tesisinde sanayicilerin kullanım ihtiyaçlarının belirlendiğini ve uygulama projelerinin çizim aşamasına geçildiğini belirten Aydın, hedeflerinin 2028’de ileri düzeyde arıtılmış suyu ortakların kullanımına sunmak olduğunu kaydetti. Aydın, projenin sanayicilerin yüzde 10’luk geri kazanım zorunluluğunu karşılamasına katkı sağlayacağını, aynı zamanda yeraltı su kaynaklarının korunması açısından önemli bir adım olacağını ifade etti.
“Münferit yatırımlar yerine ortak çözüm”
Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız da suyun tekstil sektörü için kritik bir girdi olduğunu belirterek, geri kazanım yatırımlarının ortak altyapı üzerinden gerçekleştirilmesinin sanayici açısından avantaj sağladığını söyledi. Akyıldız, sanayicilerin tek başına üstlenmesinin zor olduğu yatırım ve altyapı maliyetlerinin Yeşil Çevre iş birliğiyle merkezi bir yapıda çözülebileceğini belirtti. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki sanayi kuruluşlarının çevresel yükümlülüklerini yerine getirirken su maliyetlerini ve kaynak bağımlılığını azaltması, ihracat pazarlarında da çevreci üretim kriterlerine uyum sağlaması bekleniyor.