Hasan COŞKUN
TKYD ve EKONOMİ gazetesi işbirliğinde gerçekleştirilen, Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik panelinin açılış konuşmasını yapan Sakarya TSO Başkanı A. Akgün Altuğ, sahip oldukları etki gücünü yüksek tutmaya çalıştıklarını ifade etti. Altuğ, ekonomik ve sosyal anlamda gelişmeyi öngören hazırladıkları stratejik planlar çerçevesinde şehri yönlendirmeye gayret ettiklerini söyledi.
Sakarya’nın İstanbul’a yakın Doğu Marmara’da yer alan, hem sanayi hem de tarım alanında üreten bir kent olduğunu belirten Akgün, “Sakarya’da kurumsallaşmış çok fazla firmaya sahip değiliz. Ama en azından firmaların gideceği noktayı biliyoruz. Sakarya’da ilk nesil babalar şirketlerini ikinci nesile devretmeye çok kıyamıyorlar. Bu aslında Türkiye için de ciddi bir problem. Firmalarımızın kurumsallaşması lazım fakat firmalara hizmet edecek tüm kurumların da kurumsallaşması gerekiyor.” şeklinde konuştu.
TKYD Başkanı Tamer Saka da “Dünyada ve Türkiye’de yaşanan son gelişmeler, kurumsal yönetim kavramının, ülkelerin ve kurumların rekabet edebilirliğinin devam edebilmesi için ne derce önemli bir araç olduğunu bize tekrar gösterdi” dedi. Kurumsal yönetime gün geçtikçe ilgi ve ihtiyacın arttığını söyleyen Saka, “Bu doğrultuda düzenlediğimiz paneller ile Anadolu’daki illere bizzat giderek toplantılar gerçekleştirip, TKYD’nin 20 yıldır edindiği bilgi birikimini anlatmaya çalışıyoruz. Anadolu panelleri ile 2023 sonuna kadar ve 2024 yılında daha fazla insana ulaşmak daha fazla sanayicilerimizle bir arada gelmek istiyoruz.”
“Olgunluk testi, halka açık olmayan şirketler için uygun”
KOBİRATE Uluslararası Kredi Derecelendirme ve Kurumsal Yönetim Hizmetleri Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Burhan Taştan ise Türkiye’de 2 kredi derecelendirme kuruluşunun bulunduğunu belirterek, bunlardan birinin Sermaye Piyasası Kurulu diğerinin ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu olduğunu söyledi. “Kurumsal Olgunluk Testi bir derecelendirme çalışması değil. Ama derecelendirme çalışmasının alt bölümlerini içeren, şirketlerin kurumsal yönetim konusunda durumlarını ve mevcut noksanlıklarını görebilecekleri bir alandır” diyen Taştan, olgunluk testinin sadece halka açık olmayan şirketler için uygun olduğunu ve bu testin amacının da kurumsal yönetim algısının şirketlerde geliştirilmesi olduğunu belirtti.
Kurumsal yönetimi pusula gibi görmeliyiz
Moderatörlüğünü EKONOMİ Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı Dr. Şeref Oğuz’un yaptığı panelde konuşan TKYD Başkan Yardımcısı ve Sütaş Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Duygu Yılmaz, kurumsallığın hiç bitmeyen bir yolculuk olduğunu belirterek, “Kurumsal yönetimi bir pusula gibi ele almak lazım. Biz de bir aile şirketiyiz. Son 10 senedir bünyemize bağımsız yönetim kurulu üyeleri alıyoruz. Şunu görüyorum ki, özellikle aile şirketlerinde bağımsız yönetim kurulu üyelerinin sadece işe katkıları, vizyona katkıları, iş yapma biçimlerine katkılarının yanı sıra kurumsal yönetim anlayışının şirkette oturması için çok önemli katkıları var. Bir şirketin fark yaratması ve dayanıklılığının da artması için eğer aile şirketi ise aileden gelen değerler ile birlikte o şirketin bir değerler seçiminin olması gerekir” diye konuştu.
Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Genel Müdürü Murat Bilgiç de şirketlerin değişen trendleri takip edebiliyor olmasının büyük önem ifade ettiğini belirterek, şunları dile getirdi: “Bir şirket kurumsal şartları da ne kadar yerine getirirse finansmana da daha kolay erişebilme imkanına sahip oluyor. Sistemi güçlü olan şirket aslında kurumsal şirkettir. Ülkemizde en büyük sorunun verimlilik olduğunu düşünüyorum. Özellikle kriz dönemleri verimliliği her daim odağımızda tutmamız lazım. Verimliliği artırmaya yönelik her türlü girişim finansmana en kolay erişen girişimdir.”