FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
TMMOB’a bağlı Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Antalya Şube Başkanı Şaban Tat, yaptığı açıklamada, mühendislerin uluslararası hareketliliğinin Türkiye’nin teknik gücü olduğunu belirtti.
Günümüzde mühendisliğin, bilgiye hızlı erişim, uluslararası iş birlikleri ve küresel ölçekte hareket kabiliyeti gerektiren bir meslek alanı haline geldiğini belirten Tat, şunları kaydetti:
‘’Elektrik ve/veya elektronik mühendisleri, enerji arz güvenliğinden dijital altyapılara, haberleşmeden sanayiye ve yenilenebilir enerji yatırımlarına kadar birçok kritik alanda kamusal sorumluluk üstlenmektedir. Bu gerçeklik karşısında, mesleğin uluslararası niteliğini ve ülkemizin teknik ihtiyaçlarını gözeten düzenlemelerin hayata geçirilmesi artık kaçınılmazdır. Bu çerçevede; TMMOB’a bağlı odalara üye olan ve en az on beş yıl mesleki kıdeme sahip mühendis ve mimarlara hususi damgalı pasaport verilmesini öngören ve TBMM’ye sunulan kanun teklifini, EMO Antalya Şubesi olarak açıkça destekliyoruz.’’
Türkiye’nin enerji arz güvenliği hedefleri, dijitalleşme süreci, yenilenebilir enerji yatırımları ve küresel rekabet iddiasının birlikte değerlendirildiğinde, elektrik ve/veya elektronik mühendislerinin uluslararası hareketliliğinin önündeki engellerin kaldırılması artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayan Tat, şöyle devam etti:
‘’Bu mühendislerin uluslararası toplantılara, teknik iş birliklerine ve mesleki bilgi paylaşım süreçlerine daha hızlı erişebilmesi; ülkemizin teknik kapasitesini güçlendirecek, edinilen bilgi ve deneyimin ülkeye daha hızlı taşınmasını sağlayacaktır. Yeşil pasaport uygulaması, elektrik ve/veya elektronik mühendislerinin dünyaya daha etkin açılmasının, Türkiye’nin mühendislik birikiminin uluslararası platformlarda daha güçlü temsil edilmesinin ve kamusal faydanın artırılmasının önemli bir aracıdır. Bu düzenleme bir ayrıcalık değil; mesleki birikime, kurumsal sorumluluğa ve kamu yararına dayalı haklı bir beklentidir. EMO Antalya Şubesi olarak çağrımız nettir: Bu önerge; siyasi tartışmaların ötesinde, bilim, akıl ve kamu yararı temelinde ele alınmalı ve gecikmeden hayata geçirilmelidir. Bizler, ayrıcalık değil mesleğimizin gereğini, lüks değil kamusal sorumluluğumuzun doğal karşılığını talep ediyoruz.’’