FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Antalya Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (ASMO) Başkanı Necati Şenyiğit ve yönetim kurulu üyeleriyle 1-7 Mart Muhasebe Haftası nedeniyle birlikte düzenlediği basın toplantısında sektördeki sıkıntıları dile getirdi.
Şenyiğit, serbest muhasebeci, mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik mesleğinin toplumun tüm kesimlerine tanıtılması, ülke ekonomisine ve iş dünyasına sunduğu değer ve faydaya ilişkin farkındalığın artırılması amacıyla 1-7 Mart, Muhasebe Haftası olarak kutlandığını anımsattı.
Ancak bu yıl, kutlamanın ötesinde mesleklerinin karşı karşıya olduğu hatalı bakış açılarına ve yapısal sorunlara dikkat çekmenin öncelikleri olduğunu vurgulayan Şenyiğit, şunları kaydetti:
‘’Çünkü ekonominin kaydını tutan, denetimini yapan ve üretilen finansal verilerin doğruluğuna güvence veren, ülkemizin her köşesinde hizmet sunan mali müşavirlik mesleği, mevcut düzenlemelerle ciddi riskler altına girmiş bulunmaktadır. Muhasebe; bir işletmenin mali nitelikteki tüm işlemlerini belgeye dayalı olarak, kabul edilmiş muhasebe standart ve ilkelerine göre kaydeden, sınıflandıran, finansal tablolar oluşturan, raporlayan ve yorumlayan uygulamalı bir bilim dalıdır. Bu finansal süreçlerde üretilen verilerin doğruluğunu ve güvenilirliğini denetleyen ve mevzuata uygunluğunu sağlayanlar mali müşavirlerdir.’’
Serbest muhasebe ve mali müşavirlerin üretilen finansal verilerin doğruluğuna güvence sağlayan, etik değerleri esas alan, uzmanlık, eğitim ve tecrübe temelinde görev yapan, önemli bir kamusal sorumluluk üstlendiğine dikkat çeken Necati Şenyiğit, şöyle devam etti:
‘’Bu çerçevede meslek mensuplarının yetki ve sorumlulukları, mesleki uzmanlık ve sorumluluk gerektiren alanlar olup devredilemez niteliktedir. Türkiye’de bu alanlar, Anayasa’nın 135’inci maddesi, 3568 sayılı Kanun, Vergi Kanunları ve Türk Ticaret Kanunu ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirlerin yetki ve uzmanlık alanları olarak belirlenmiştir.
Bugün gelinen noktada, Türk vergi sisteminin yapısal bütünlüğü ve mali disiplinini yakından ilgilendiren gelişmeler dikkatle değerlendirilmelidir. Vergi sisteminin işleyişi, beyannameli sistemin kapsayıcılığı ve kayıt dışılıkla mücadeleye etki eden düzenlemelerin; hukuk, kamu yararı ve mesleki uzmanlık ilkeleri çerçevesinde ele alınması hayati önem taşımaktadır. Mesleğimiz, adil vergi sistemi, mali şeffaflık ve ekonomik güven ortamının korunmasında temel bir rol üstlenmektedir.’’
Yüz binlerce mükellefi ve milyonlarca beyanname sürecini doğrudan etkileyen uygulamaların, ancak yeterli mesleki bilgi, deneyim ve sorumluluk bilinci ile yürütülebildiğini vurgulayan Şenyiğit, şöyle devam etti:
‘’Bu nedenle mesleki yetkinliği bulunmayan bazı esnaf odalarına muhasebe yapma ve beyanname verme yetkisi veren 586 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği yasal dayanaktan yoksundur ve kabul edilemez niteliktedir. Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler; iş dünyasının güvenilir çözüm ortakları, ekonomik yapının sürdürülebilirliğinin güvencesi ve ülkemizin mali hafızasının taşıyıcılarıdır. Mali Müşavirlik mesleğinin güçlendirilmesi ve meslektaşlarımızın niteliğinin artırılması, sürdürülebilir kalkınmanın vazgeçilmez gereğidir. Çünkü Mali Müşavirlik mesleği yalnızca bir meslek değil; ekonomik güvenin ve toplumsal sorumluluğun temel unsurlarından biridir.’’
"Mali müşavirlik okulu kurulmalı"
Konuşmasının ardından soruları da yanıtlayan Şenyiğit, özetle şunları kaydetti. ‘’Esnaf odalarına vergi ve beyanname düzenlemesi konusunda yetki verilmesi son derece yanlış bir uygulamadır. Serbest muhasebeci ve mali müşavirler esnaf işgali altındadır. Ehliyetsiz kişilerce düzenlenen beyanname sahipleri cezaların altından kalkamaz. Mali müşavirlik, meslektaşlarımız arasında en son yapılacak iş olarak görülmektedir. Mali müşavirlik eğitimi için okul kurulmalı. Mali müşavirliğin okulu yok. Mali müşavirlik güçlendirilmelidir.’’