DUYGU GÖKSU/MANİSA
Yüksek rekoltenin beklendiği çekirdeksiz kuru üzümde üreticileri fiyat endişesi sardı. Maliyet artışlarının fiyata yansıtılması gerektiğini söyleyen üreticiler, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) ürün pazara inmeden fiyat açıklamasını bekliyor.
Maliyet artışlarının yüzde 60’ı bulduğunu söyleyen Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, 7 numara üzüm için 150 TL fiyat beklediklerini dile getirdi.

Manisa’nın Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm üretim merkezi olduğunu hatırlatan Yalvaç, “Ofis geçen yıl 7 numara üzümü 100 TL’den aldı. Bu rakam da artan girdi maliyetleri karşısında düşük kalmıştı. Salihli genelinde 118 bin dekar alanda kurutmalık sultaniye üzüm yetiştiriliyor. Üretimdeki maliyet artışları 6-7 ana kalemden oluşuyor. Geçen sene bin 600 TL olan DAP gübre 2 bin 400 TL’ye çıktı. Mazot fiyatı 40 TL’den 80 TL’ye yükseldi. Ortalama 700-750 TL olan işçi yevmiyeleri bin 400 TL bandına geldi. Özellikle bağcılıkta kritik olan külleme ilacı ve mildiyö ilaçları temel maliyetler arasında bulunuyor. Bağın bağlanması gibi işlemler de bu ana kalemler içerisinde yer alıyor. Girdilerdeki ortalama artış oranı yüzde 60’ı buluyor. Kuru üzüm fiyatının aslında 180 TL'den aşağı olmaması lazım. Çiftçinin seneye de üretmeye devam etmesi için 7 numara tavan kuru üzüm fiyatı en az 150 TL olmalı. TMO yetkilileri ürünün çok olduğu bu yıl, fiyatı bir an önce açıklamalı” dedi.
İngiltere ve Japonya gibi pazarların maliyet düşüklüğü nedeniyle Güney Afrika, Özbekistan gibi ülkelere kaptırıldığını dile getiren Yalvaç, “Çiftçiyi üzmeyecek, maliyetlerini kurtaracak ve onları seneye tekrar tarlasına küstürmeyecek şekilde fiyat açıklanmalı. Bu konuda tek ve en yetkili kurum olan TMO bu işin esas kompedanı ve ana paydaşı. Sahadaki gerçekleri, çiftçimizin ne kadar zor şartlarda üretim yaptığını onlara her fırsatta aktarıyoruz. TMO'nun bu süreçte yapıcı bir görev üstlenmesi, sivil toplum kuruluşlarını ve kurumları dinleyerek ortak bir paydada, çiftçinin hakkını koruyacak bir karara varması şart. Bürokrasi sadece Ankara'dan bakmamalı, sahayı dinleyerek hareket etmeli. Hatta TMO'nun, dile getirdiğimiz rakam üzerine 15-20 TL daha ekleyerek çiftçiye gerçek anlamda sahip çıkmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“TMO okullarda kuru üzüm dağıtsın”
TMO'nun sadece alım yapmasının yetmeyeceğini, fındıkta olduğu gibi üzümde de okul projeleri gibi sosyal projelerle iç piyasada bir sirkülasyon sağlamasını beklediklerini dile getiren Yalvaç, “Hastanelerde veya okullarda fındığın yanında üzümün de verilmesi, hem yeni nesillerin sağlıklı beslenmesini sağlar, hem de ürünümüzün değerini korur. Özetle TMO, bizim için devletin üreticiye uzanan şefkat eli ve güvencesidir. Bu yıl da bu sorumlulukla hareket ederek üreticiyi mağdur etmemesini temenni ediyorum” dedi.
“Acilen kapalı devre sulama sistemine geçilmeli”
Vahşi sulama denilen salma sulama sisteminin suyu hunharca harcadığını söyleyen Yalvaç, “Demir Köprü Barajı'ndan Menemen'e kadar 1 milyon 335 bin dönüm yer sulanıyor. Acilen kapalı devre sulama sistemine geçilmeli. Yani su tarlanın başına boruyla gelmeli, vana açılıp toprak ne kadar istiyorsa o kadar verilmeli. Çiftçimiz de bu sisteme maddi katkı sunmaya hazır” dedi.