HİLAL SÖNMEZ/KAYSERİ
Kayseri’nin yüzyıllardır süregelen gastronomi kültürünün en önemli ürünlerinden biri olan Kayseri Pastırması, Avrupa Birliği coğrafi işaret tescilinin ardından uluslararası arenada yeni bir döneme girdi. Tescilin alınmasında önemli rol üstlenen Kayseri Ticaret Odası, şimdi bu kazanımın ihracat, markalaşma ve e-ticaret kanallarıyla daha geniş pazarlara taşınmasına odaklanıyor.
Kayseri Pastırması’nın coğrafi işaret yolculuğu Türkiye’de 2002 yılında başladı. Kayseri Ticaret Odasının (KTO) girişimleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen ürün, Türkiye’de coğrafi işaret alan ilk pastırma oldu. Ürünün Avrupa Birliği’nde tescillenmesi için ise 5 Nisan 2023’te başvuru yapıldı. Başvuru, 9 Şubat 2024’te Avrupa Birliği Resmi Gazetesi’nde yayımlandı. Yayın sürecinde Bulgaristan tarafından yapılan itirazın ardından Kayseri Ticaret Odası bünyesinde teknik bir ekip oluşturuldu. Türk Patent ve Marka Kurumu, TOBB ve Avrupa’daki ilgili ekiplerle yürütülen çalışmalar sonucunda yaklaşık iki yıllık hukuki ve diplomatik sürecin ardından Kayseri Pastırması, 25 Mart 2026’da Avrupa Birliği’nde coğrafi işaret tescili aldı.
Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, tescil sürecinin yalnızca bir belge alma çalışması olmadığını belirterek, Kayseri’nin gastronomi ürünlerinin uluslararası alanda korunması ve tanıtılması açısından önemli bir kazanım elde edildiğini ifade etti. Gülsoy, Kayseri Pastırması’nın AB’de tescilli ürünler arasında kendisine yönelik itiraz davası açılan ilk ve tek ürün olduğunu belirterek, süreçte yoğun bir çalışma yürütüldüğünü vurguladı.
“Biz şehirlerle değil, ülkelerle mücadele ettik”
Gülsoy, Kayseri Pastırması’nın AB tesciliyle ilgili değerlendirmesinde, “AB’den tescilli ürünlerimiz içinde hakkında itiraz davası açılan ilk ve tek ürün Kayseri Pastırması. Perde arkasındaki emek çok büyük. Biz şehirlerle değil, ülkelerle mücadele ettik. Kayseri’nin binlerce yıllık emeği, tüccarımızın alın teri uluslararası arenada mühürlendi” ifadelerini kullandı. Tescille birlikte Kayseri Pastırması’nın Avrupa pazarında daha güçlü bir konuma ulaşmasının önü açılırken, ürünün uluslararası pazarlarda tanıtılması ve markalaştırılması da öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Gülsoy, Kayseri’nin sahip olduğu gastronomi değerlerinin dış pazarlarda daha fazla tanıtılması gerektiğine dikkat çekerek, “Bu topraklardan çıkan ürünlerin değerini önce biz bilmezsek, dış pazarlara anlatamayız” değerlendirmesinde bulundu.
Hedef dünya mutfakları
Gülsoy, Kayseri Ticaret Odası’nın coğrafi işaret çalışmalarının yalnızca pastırmayla sınırlı olmadığını belirtirken, kent mutfağına ait çok sayıda ürünün de tescillenmesi için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Kayseri Yağlaması, Kayseri Katmeri, Kayseri Tandır Böreği, Kayseri Yağ Mantısı, Kayseri Nevzinesi, Kayseri Börek Aşı, Kayseri Kurşun Aşı Çorbası, Kayseri Fırınağzı Kebabı, Kayseri Çemeni, Kayseri Tepsi Mantısı, Kayseri Gül Baklavası ve Kayseri Sucuk İçi’nin de aralarında bulunduğu ürünlerin tescilinin gerçekleştirildiğini belirten Gülsoy, son dönemde Kayseri Pöç Kebabı ve Kayseri Purov Mantısı’nın da tescilini alarak Kayseri Ticaret Odası adına tescilli ürün sayısının 17’ye, Kayseri genelindeki coğrafi işaretli ürün sayısının ise 34’e ulaştığını ifade etti. Kayseri Kuru Böreği ve Kayseri Pehlisi için yapılan coğrafi işaret başvurularının ise şu anda değerlendirme aşamasında olduğunu söyledi. Gülsoy, coğrafi işaretlerin ekonomik değere dönüştürülmesinin önemine dikkat çekerek, “Tescilli ürünlerin e-ticaret ve ihracat kanallarıyla dünya pazarlarına taşınmasını sağlamalıyız. Bize düşen görev bu tescilli gücü e-ticaretin hızıyla birleştirip dünyanın her mutfağına ulaştırmak” dedi.