EKONOMİ/KOCAELİ
Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ), Türkiye Ulusal Hidroloji Komisyonu (TUHK), Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü ve TÜBİTAK iş birliğiyle düzenlenen 13. Ulusal Hidroloji Kongresi, GTÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen açılış töreniyle başladı. Su kaynaklarının planlanması ve yönetimi, kuraklık, taşkınlarla mücadele ve iklim değişikliğine uyum gibi konuların ele alındığı kongre, kamu yöneticileri, akademisyenler, sektör temsilcileri ve araştırmacıları bir araya getirdi.
“Türkiye’nin öncü araştırma üniversitelerinden biri olarak bilimsel üretkenliğimizi sürdürüyoruz”
GTÜ Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, açılış konuşmasında üniversitenin 30 yılı aşkın araştırma kültürüne ve kurumsal vizyonuna dikkat çekerek, üniversitelerin yalnızca teorik bilgi aktaran değil, yeni bilgi üreten ve stratejik sorunlara çözüm geliştiren kurumlar olması gerektiğini ifade etti. GTÜ’nün Türkiye’nin öncü araştırma üniversiteleri arasında yer aldığını belirten Mantar, “Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü olarak 1992 yılında atılan temellerimiz üzerinde, bugün Türkiye’nin öncü araştırma üniversitelerinden biri olarak bilimsel üretkenliğimizi sürdürüyoruz. Üniversitemizin ülkemizin en kritik sanayi ve teknoloji havzasında yer alması, araştırmacılarımızın toplumun, sanayinin ve kamu kurumlarının karşılaştığı gerçek problemlerle birebir temas etmesini sağlıyor” dedi.
Su kaynaklarının korunması, kuraklık yönetimi ve iklim değişikliğinin hem küresel hem de ulusal geleceği doğrudan ilgilendiren konular olduğunu vurgulayan Mantar, “Karar vericiler ile bilim insanlarını kampüsümüzde buluşturan 13. Ulusal Hidroloji Kongresi’ne ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Üniversite, kamu ve sektör iş birliğini güçlendiren bu organizasyonun ülkemizin su politikalarına ve bilim dünyasına somut katkılar sunacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Hidroloji Kongresi’nde 121 bildiri sunulacak
Kongre Düzenleme Kurulu adına açılış konuşmasını yapan GTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Akay, “Üç gün sürecek kongremizde Mavi ve Kırmızı salonlarda eş zamanlı olarak düzenlenecek oturumlarda toplam 121 bildiri sunulacak. Bu bildirilerden 8’i, TÜBİTAK 2224-B Yurt İçi Bilimsel Etkinliklere Katılımı Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Türkiye’nin dört bir yanından 277
yazarın bilimsel çalışmalarıyla katkı sunduğu kongremizin hazırlık sürecinde, 1 Ekim 2025’te yayımlanan özet çağrısından itibaren bildirileri titizlikle inceleyen 55 kişilik Bilim Kurulumuz görev yaptı” dedi.
Kongrenin düzenlenmesinde öğrencilerin ve araştırma görevlilerinin de aktif rol üstlendiğini ifade eden Akay, “GTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü lisans ve lisansüstü öğrencilerimiz ile araştırma görevlilerimizden oluşan ‘Hidroloji Gönüllüleri’ ekibimiz, organizasyonun koordinasyonuna önemli katkı sağladı. Bilimsel çalışmaların paylaşılmasına ve hidroloji alanındaki araştırmaların geliştirilmesine imkân sunan kongremizin başarılı geçmesini diliyorum” ifadelerini kullandı.
Akademik Birikim ve Kamu İş Birliği Vurgusu
GTÜ İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selçuk Toprak, açılış konuşmasında hidrolojinin su kaynaklarının yönetimi, kuraklık ve taşkın kontrolü ile afetlere dayanıklı şehirlerin oluşturulmasındaki rolüne dikkat çekti. Bilimsel çalışmalar sonucunda geliştirilen modellerin uygulamaya geçirilmesinin önemini vurgulayan Toprak, hidroloji alanındaki araştırmaların sahadaki sorunların çözümüne katkı sunması gerektiğini belirtti.
Türkiye Ulusal Hidroloji Komisyonu Üniversiteler Temsilcisi ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hafzullah Aksoy da 1979’dan bu yana devam eden kongrenin zaman içinde ulusal bir marka haline geldiğini ifade etti. Aksoy, başta Devlet Su İşleri (DSİ) olmak üzere kamu kurumlarıyla kurulan iş birliğinin hidroloji alanındaki çalışmalar açısından taşıdığı öneme değindi.
Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İnşaat Mühendisleri Odası adına konuşan Doç. Dr. Ayşe Pekrioğlu Balkıs ise Akdeniz havzasında giderek önem kazanan su stresi ve kuraklık sorunlarına dikkat çekerek bu sorunlarla mücadelede mühendislik çözümlerinin gerekliliğini dile getirdi.
Sulamada kapalı sistemlerin payı yüzde 38’e ulaştı
DSİ Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Han Kılıçaslan, açılışta yaptığı konuşmada kurumun kongreye yaklaşık 35 katılımcı ve 9 bildiriyle katkı sunduğunu belirterek, iklim krizinin su yönetimini daha kritik hale getirdiğini ifade etti. Aşırı hava olaylarının su kaynaklarının planlanması ve yönetiminde yeni yaklaşımları gerekli kıldığını vurgulayan Kılıçaslan, “İklim krizine bağlı aşırı hava olayları, su kaynaklarının etkin ve sürdürülebilir yönetimini her geçen gün daha önemli hale getiriyor. Türkiye genelindeki 25 havzanın 10’unda havza master planlarına yönelik ihale süreçleri devam ediyor. Tarımsal sulamada kapalı basınçlı sistemlerin payı yüzde 38’e ulaştı. Otomasyon projeleriyle de su kullanımında yüzde 65’e varan tasarruf sağlanabiliyor” dedi.