AHMET USMAN/İZMİR
Türk sanayicisinin 2023 yılından bu yana yüksek enflasyon ve yüksek faizin yarattığı tahribat neticesinde üretim yapmaya çalıştığını, mali yüklerin hiç olmadığı kadar artığını, bunun da sanayisizleşme riskini doğurduğunuf ifade eden Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, desteklenmenin sonuna kadar sanayicinin hakkı olduğunu dile getirdi.
EBSO’nun mart ayı meclis toplantısında 2022 Rusya Ukrayna Savaşı'nın ardından yaşanan maliyet baskısı ve enflasyon risklerinin ABD ve İsrail ile İran Savaşı nedeniyle bugün çok daha yüksek olduğuna dikkat çeken Yorgancılar, “Bir gerçek var ki biz böyle bir savaşa düştüğümüz noktadan henüz kalkmamışken yakalandık. Yeniden ayağa kalkmamız savaşın seyriyle direkt ilgili olacak. Çünkü o bölge ihracat yapan birçok sanayi kuruluşumuz var. Şimdi bunların hepsi son derece sıkıntılı süreçleri yaşıyorlar. 2023’ten bu yana yüksek enflasyon ve yüksek faizin yarattığı tahribat neticesinde sanayicinin maliyet yükü hiç olmadığı kadar arttı. Sanayisizleşme riskiyle yüz yüzeyken küresel ekonomideki bu tür şoklar gelecek açısından sıkıntılı bir sürece gideceğimizi gösteriyor” dedi.
Türkiye’nin kuzeyinde ve güneyinde yaşanan savaşlarla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen bunlardan direkt etkilenen ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Yorgancılar, “Bugün gelinen noktada başta KOBİ’ler olmak üzere sanayicilerin üzerindeki yükleri kaldırmalarının mümkünatı kalmadı. Yani desteklenmek sonuna kadar sanayicin hakkı. Programın en başında tüm yükler peşin dağıtılsaydı belki bugün sanayicinin bu süreci atlatabilecek gücü, yakıtı, takati olacaktı” diye konuştu.
Durumun daha da kötüleşmemesi için alınması gereken tedbirleri sıralayan Yorgancılar, “Özellikle sanayiciler için koşullar iyileşinceye kadar elektrik ve doğal gaza zam yapılmamalı. Nakliye için kullanılan araçlar otoyolları ücretsiz kullanmalı. KDV iade süreci hızlandırılmalı. Kesilmiş ancak bedelimiz ödenmemiş yani vadeli alışverişlere konu olan hizmetler için doğan KDV vade tarihinde tahsis edilmeli. Körfez ve savaş bölgesine yönelik ihracatlarını yapamayan firmalarımız için kredilerde vade uzatımı, vergi ödemelerinde erteleme, finansman imkanını içeren önlemler alınmalı. Tarımsal üretimde gerilemeye neden olmamak için gübre ve akaryakıta geçici de olsa ilave bir devlet katkısı desteği verilmeli” görüşünü ifade etti.
“Petrol fiyatları savaş öncesine dönmeyecek”
Ortadoğu ve Körfez bölgesinde çok fazla sayıda enerji ve petrol tesisinin zarar gördüğünü hatırlatan Yorgancılar, “Bunlar birkaç yılda giderilecek hasarlar değil. Savaş bugün bitse ve barış sağlansa bile bunun geriye dönüşümü, zarar gören tesislerin yeniden yapılanması yıllar alacak. Petrol fiyatlarının savaş öncekisi durumu olan 60-65 dolarlık bir seviyeye düşemeyeceğini hepimiz biliyoruz. Benim tahminin bugün bir iyileşme olsa petrol fiyatlarının ancak 80 – 85 dolarlara kadar inebileceğiz. Bu durum herkesi, her ülkeyi bütçesini yeni baştan yapma mecburiyetinde bırakacak. Kartların yeni baştan kırılacağı bir sürecin içinde olacağız. Ama öncelikle savaşın bitmesi lazım. Enerjide Körfez’e bağımlılığımız sınırlı olsa da artan maliyetler tüm dengeleri alt üst etmeye yetecek durumda. Ne yazık ki ülkemizin temel kırılganlığı enerji ithalatına %68 oranında bağımlı olması. Bu bile tek başına bütçe dengesini bozmaya yetecek bir konu” diye konuştu.