ERHAN BEDİR/BURSA
Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Şadi Başkan’la Kent Buluşmaları” programı kapsamında kamuoyuna, kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Başkan Özdemir, Nilüfer’in tarımsal zenginliklerini korurken aynı zamanda sürdürülebilir turizm yatırımlarına ağırlık vermeyi hedeflediklerini belirtti. Özellikle Gölyazı, Fadıllı, Akçalar ve Ayvaköy Bölgesi’nin önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Özdemir, bu bölgeleri kapsayan bir turizm aksı oluşturmayı planladıklarını söyledi. Nilüfer’in yüzde 75’nin hala tarım arazisi olarak geçtiğini ve buna rağmen Nilüfer’de 6 adet organize sanayi bölgesi olduğunu dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Tarım kenti Nilüfer’in verimli toprakları tehdit altında. TEKNOSAB Nilüfer’e atılmış en büyük kazıktır. TEKNOSAB’ın teknoloji ile alakası olmadığını, Bursa’daki sanayi Bölgelerinde üretilen ürünlerin orada üretileceklerini ve bu nedenle projenin bir arazi rantı olduğunu ve asla teknoloji organize sanayi bölgesi teknoloji geliştirme yapmadığını söylemiştim. Hala bu sözümün arkasındayım. Burası Nilüfer’e atılmış bir kazıktır. 100 bin çalışan planlanmış. Peki, bu 100 bin insan nerede yaşayacak. Bu 100 bin insanı oraya nasıl götürüp getireceksin. Hiç düşünülmeden hesap yapılmadan yerel yetkililere sorulmadan alınmış kararlardır. Yüksek teknoloji geliştirmek demek, bir odadır. Bir bilgisayardır, bir mühendistir. Bilmem kaç dönüm arazi demek değildir. Elbette teknolojiyi geliştirmek için makine ve mekanik aletler vardır ama bunun için on binlerce dönüm araziye gerek yoktur. Aslında Bursa’nın insan kaynağı ve sermaye birikimiyle yüksek teknoloji geliştirme yatırımlarını her yerde yapabilecek yetkiye, güce ve kabiliyete sahiptir” dedi.
“Gölyazı dünya çapında gezilecek 30 yerden birisi”
Hazırlanan projelerle turistlerin bölgede daha uzun süre konaklamasını amaçladıklarını ifade eden Özdemir, çalışmalar kapsamında Bursa Valiliği ile de iş birliği içinde olduklarını kaydetti. Bölgenin en önemli doğal değerlerinden biri olarak Ayvaini Mağarası’nı gösteren Başkan Özdemir, mağaranın uluslararası düzeyde ilgi görebilecek bir turizm destinasyonu olduğunu dile getirdi. Gölyazı’nın Japon Turizm Acentesi tarafından dünya çapında gezilecek 30 yerden birisi olarak gösterildiğini hatırlatan Özdemir, “Ayvaköy çok kıymetli bir yer. Özellikle Ayvaini Mağarası, zorlu bir parkur olsa da içerisinde botla gezilebilecek muhteşem bir doğa harikası. Sadece bu mağara bile bölgeye dünyanın dört bir yanından turist çekebilecek potansiyele sahip” dedi.
“Ayvaköy’e ‘Dijital Köy’ Projesi”
Bölgede yerel kalkınmayı destekleyecek sürdürülebilir modeller üzerinde çalıştıklarını belirten Özdemir, Ayvaköy’de “Dijital Köy” projesini hayata geçirmeyi planladıklarını açıkladı. Proje kapsamında dijital göçebeler için çalışma ve sosyal yaşam alanları oluşturulacağını ifade eden Başkan Özdemir, konaklama kapasitesini artırmak amacıyla pansiyonculuğun geliştirilmesine yönelik çalışmalar da yürütüleceğini söyledi. Daha çok turisti bölgeye çekmek için Fadıllı Bölgesi’ne “Yüzer Bir İskele” projesi ile Gölyazı’dan Fadıllı’ya turlar düzenlemek istediklerini ifade eden Özdemir, “Ayvaini Mağarası’na iniş ve çıkışları kolaylaştırabilmek ve bölgeye daha çok turisti çekmek için demir bir merdiven projelendirdik ama bu projemiziz Orman Bakanlığı’na takıldı. O bölgede yetki tamamen Orman Bakanlığı’nda kaldığı için elimizi kolumuzu bağlıyorlar” diye konuştu.
“Tiyatro projesi hazırlanıyor”
Gölyazı’da tarihi mirasın korunmasına yönelik çalışmalara da değinen Özdemir, kazı ve restorasyon faaliyetlerini kapsamında yeni bir amfi tiyatro projesi üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Özdemir, Koruma Kurulu’ndan gerekli izinlerin alınmasının ardından bölgede konser ve kültürel etkinliklerin düzenlenebileceğini açıkladı. Ayvaköy’de de çeşitli projeler yürüttüklerini belirten Özdemir, Ayvaköy Mağarası’nın doğa turizmi açısından önemli bir değer taşıdığını söyledi. Mağaranın yaklaşık 4,5 kilometrelik bölümünün botlarla geçilebildiğini aktaran Özdemir, şehir terası, yürüyüş rotaları, bisiklet parkurları ve dijital göçebeler için çalışma ve konaklama alanları oluşturmayı planladıklarını kaydetti.
“Gençler köyleri terk ediyor”
Fadıllı hakkında konuşan Özdemir, “Bu bölgenin tanınmasını arzu ediyorum. Çünkü bu dört bölge birlikte önemli bir turizm destinasyonu olabilir. Akçalar’da düzenlediğimiz İncir Festival ile bölgenin tarımını ve değerlerini anlatmaya çalışıyoruz ancak bu yeterli değil. Buradaki çiftçinin ve köylünün tarımdan ve turizmden iyi gelir elde etmesi gerekiyor ki bu toprakları koruyabilsin. Eğer para kazanamaz ve çocuklarının geleceğini burada göremezse, buradan vazgeçiyor. Gençler köyleri terk ediyor. Tarımla uğraşan nüfusun yaş ortalaması da 60’ın üzerine çıkıyor. Bu da şu anlama geliyor: Bir kuşak sonra bugün erişebildiğimiz elma, armut, incir ve üzüm gibi ürünlere ulaşamayabiliriz. Hasanağa enginarı bunun en somut örneklerinden biri. Eskiden bin dönüm ekilen enginar, göreve geldiğimiz yıl 280 dönüme kadar düşmüştü. Geçen yıl ise 400 dönüme çıktı. Bunu yeniden bin dönümün üzerine taşımamız ve üreticinin ürününden iyi gelir elde etmesini sağlamamız gerekiyor. Bunu başarabilirsek üretim devam eder. Başaramazsak çocuklarımız belki görür ama torunlarımız enginarı sadece fotoğraflarda görebilir” diye konuştu.