FİKRİ CİNOKUR/BURDUR
Burdur Ticaret Borsası (BTB) Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, düzenlediği toplantıda 2025 yılını değerlendirdi.
2025 yılında da tarımsal üretimi, ticareti ve kırsal yaşamı merkeze alan bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Gündüzalp, şunları kaydetti:
‘’Söğüt’te domates, Tefenni’de rezene, Çavdır’da anason, Kemer, Bucak, Yeşilova ve Karamanlı da suyumuzun, yani geleceğimizin nöbetini tuttuk. Altınyayla’da mantar, Yeşilova’da nohut için hazırlıklara başladık. Lavanta ve gül üretimimizin turizmle entegrasyonunu güçlendirecek girişimlerde bulunarak katma değeri artıracak yeni modeller üzerinde çalıştık. Coğrafi işaretli ve yerel ürünlerimizin korunması, markalaşması ve pazarda daha güçlü yer bulması için temaslarımızı kararlılıkla sürdürdük.’’
Hayvancılık sektöründe hastalıklarla mücadele ve sürdürülebilir üretim konularını öncelikli gündemlerinde tuttuklarını ifade eden Gündüzalp, şöyle devam etti:
‘’Don felaketinin yanı sıra şap hastalığından etkilenen üreticilerimizin yaşadığı kayıpların telafi edilmesi, süt ve besicilik sektöründe üretimin devamlılığının sağlanması, buzağı kayıplarının önlenmesi ve hayvancılığın planlı şekilde güçlendirilmesi amacıyla ilgili bakanlıklar ve kurumlar nezdinde girişimlerde bulunduk.’’
2026 hedefler
Değişen iklim koşullarına ve piyasa dinamiklerine uyumu artırmak amacıyla eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerine kesintisiz devam edeceklerini anlatan Ömer Faruk Gündüzalp, sözlerini şöyle sürdürdü:
‘’Tarımda üretimin ve ticaretin sürdürülebilirliğini sağlamak, sektörde nesil devamlılığını güvence altına almak amacıyla kadınların ve gençlerin daha aktif rol almasını destekleyen çalışmalara özel önem veriyoruz. ‘İklim ve Gelecek Akademisi’, ‘Burdur İsrafı Durdur’, ‘Tarım Anaokulu’ ve ‘Tarımsal Turizm Rotaları’ gibi projelerle, su verimliliğini artıracak, gıda israfını azaltacak, kırsal turizmi geliştirecek ve tarımda dijital dönüşümü hızlandıracak stratejik çalışmalara odaklanıyoruz. Kuraklığa karşı alternatif yem bitkilerinin yaygınlaştırılması yönünde yürüttüğümüz çalışmalarda vites yükseltiyoruz. 2025 yılında dört ilçemizde ekimi yapılan yeni yem bitkilerini, 2026 yılında on ilçemize ulaştırmayı hedefliyoruz.’’
‘’Markalaşmaya önem vereceğiz’’
Yerel gıda ürünleri üreticilerinin ticaretine ve markalaşmasına destek verecek çalışmaları güçlendirmek amacıyla bir e-ticaret portalı kuracaklarını belirten Gündüzalp, şöyle konuştu:
‘’Zincir marketlerde ürün satmak isteyen üyelerimiz için ise ortak girişimler başlatmayı amaçlıyoruz. Burdur’un tarım ve hayvancılık potansiyelinin; doğru planlama, sürdürülebilir üretim, güçlü ticaret ve ortak akılla geleceğe taşınması için 2026 yılında da sorumluluk almaya devam edeceğiz. Yalnızca sorunları dile getiren değil, çözüm üreten; yalnızca bugünü yöneten değil, geleceği inşa eden bir kurum olma kararlılığıyla üretimin ve ticaretin merkezinde olmaya devam edeceğiz.’’
2025–2028 yılı Stratejik Planımızı hazırladıklarını ve sektörü güçlendirecek önemli stratejiler belirlediklerini anlatan Ömer Faruk Gündüzalp, sözlerini şöyle sürdürdü:
‘’Borsa olarak 2025 yılında toplam değeri 15 milyar 122 milyon TL olan 233 farklı bitkisel ve hayvansal üründe 6730 tescil işlemi gerçekleştirdik. 2025 yılı, Türk tarımı için kayıp yıllardan biri oldu. İklimsel sorunlar ve artan girdi maliyetlerine ek olarak yaşanan zirai don felaketi ve şap hastalığı, üretimden tüketime kadar her kesimi derinden etkiledi. Don nedeniyle Burdur’da kiraz üretiminde yüzde 60’ın üzerinde, cevizde yüzde 30, üzümde ise ortalama yüzde 20 kayıp yaşandı. Şap hastalığı hayvan ticaretimizi büyük ölçüde durdurdu, süt üretiminde aksaklıklar yaşandı, hayvanlarımız değerinin altında kesime gönderilmek zorunda kaldı. Yasa dışı hayvan hareketliliğinin önüne geçilememesi, hastalığın kontrolsüz biçimde yayılmasına neden oldu.’’
"Başka ülke yetiştirici ve üreticilerine 6,7 milyar ödendi"
Buğday üretiminin Türkiye genelinde yüzde 13,7 azalarak 17,9 milyon tona, arpa üretiminin yüzde 25,9 düşüşle 6 milyon tona gerilediğini ifade eden Gündüzalp, ‘’Tarım sektörü Türkiye genelinde yüzde 12,7 oranında küçüldü. Tarımsal ürün çeşitliliğimiz azalırken, ithalata bağımlılığımız 2025 yılında da artmaya devam etti. Bu yıl da ithalat yoluyla başka ülkelerin hayvan yetiştiricilerine 1 milyar dolar, yem bitkisi üreticilerine 5 milyar dolar, buğday üreticilerine ise 750 milyon dolar kazandırdık. Buna karşın, kendi üretimimiz ve ticaretimiz daha fazla kayıp yaşadı. 2026 yılına umutla bakmak istiyoruz. Ancak büyük olasılıkla 2024 ve 2025 yıllarının birikmiş sorunlarını temizlemeye çalışacağımız, bir toparlanma sürecinin yaşanacağı bir yıl olacak. Buna rağmen her zaman olduğu gibi gelecekten umutluyuz’’ dedi.