FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Batı Akdeniz İhracatçı Birliği (BAİB) Başkan adayları Mehmet Ali Can ve Ramazan Keskin ayrı ayrı Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Meclis Başkanı Ahmet Öztürk’ü ziyaret etti. Görüşmelerde, Antalya’nın ulaşım ve lojistik altyapısındaki yetersizlikler, ihracatçıların rekabet gücü ele alındı.
ATSO Meclis Başkanı Öztürk, hızlı tren projeleri, Burdur–Antalya demiryolu hattının geliştirilmesi, Çubuk Tüneli ve Afyon–Antalya Otoyol projeleri ile Antalya Limanı’nda yaşanan yüksek navlun bedelleri hakkında konuştu.
Öztürk, Antalya–Eskişehir ve Antalya–Konya–Kayseri hızlı tren projelerinin bir an önce yatırım programına alınmasını, Burdur–Antalya demiryolu hattının geliştirilerek lojistik taşımacılığa entegre edilmesinin kentin ekonomik gelişimi açısından büyük önem taşıdığını bildirdi. Ahmet Öztürk, şunları kaydetti:
‘’Bu hatlar yalnızca yolcu taşımacılığı açısından değil, ticaret, turizm ve tarımsal ürün taşımacılığı için de stratejiktir. Demiryolu taşımacılığının devreye girmesiyle birlikte özellikle uzun mesafeli nakliyede birim maliyetler düşecek, üreticilerimiz, ihracatçılarımız ve turizm sektörümüz için önemli bir rekabet avantajı sağlayacaktır. 2028 yılı yatırım bütçesinde öngörülen Konya–Antalya hızlı tren hattı yüksek maliyeti ve orta vadeye yayılan takvimi var. Burdur–Antalya demiryolu hattı acil ve öncelikli çözüm olarak ele alınmalı. Daha kısa mesafe, mevcut altyapı ve düşük maliyet avantajıyla Burdur–Antalya hattı, hızlı tren standardında çok daha kısa sürede hayata geçirilmeli. Söz konusu bağlantının acilen planlanması ve lojistik odaklı bir yaklaşımla hayata geçirilmesi, Antalya’nın üretim ve ihracat kapasitesini doğrudan destekleyecek niteliktedir.”
Burdur-Antalya demiryolu hattı ile turistlerin iç bölgelere günübirlik ve hızlı ulaşabileceğini, tarım ve gıda ürünlerinin ise konteyner bazlı, güvenli ve hızlı şekilde taşınabileceğine dikkat çeken Öztürk, ‘’Büyük ölçekli ve uzun vadeli projeler beklenirken, kısa sürede hayata geçirilebilecek, ekonomik ve etkisi yüksek Burdur–Antalya demiryolu hattı vakit kaybetmeden planlanmalı ve uygulamaya alınmasının zorunlu hale geldiğini düşünüyoruz” dedi.
"Projeler geciktikçe Antalya ve ekonomi kaybediyor"
Yapımı devam eden Çubuk Tüneli’nin, Antalya’nın karayolu ulaşımı açısından kritik öneme sahip projelerden biri olduğunu anlatan Öztürk, şehir içi ve şehirlerarası ulaşımı rahatlatacak bu tünelin en kısa sürede tamamlanmasının, trafik güvenliğinin artırılması, ulaşım sürelerinin kısaltılması ve lojistik akışın hızlandırılması bakımından büyük önem taşıdığını söyledi.
Antalya’nın nüfusu, turizm kapasitesi ve ekonomik hacmi dikkate alındığında, demiryolu bağlantısının geç kalınmış büyükşehirlerden biri olduğunu anımsatan Ahmet Öztürk, şöyle devam etti:
‘’Antalya’nın ulusal demiryolu ağına etkin ve kesintisiz bağlanması, yalnızca yolcu taşımacılığı açısından değil, yük ve lojistik taşımacılığı bakımından da zorunlu hâle gelmiştir. Şehirlerarası demiryolu bağlantıları bir an önce hayata geçirilmeli. Bu Antalya ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir gerekliliktir.
Afyon–Antalya Otoyol Projesi ise artık planlama raflarından indirilip şantiyeye taşınması gerekiyor. Bu projeler yalnızca asfalt ve beton değildir, zaman kazancı, maliyet düşüşü ve rekabet gücüdür. İç Anadolu ile Akdeniz Bölgesi arasındaki ticari, turistik ve lojistik akışı hızlandıracak, özellikle tarım ve turizm ürünlerinin pazarlara erişimini önemli ölçüde kolaylaştıracaktır.’’
“Antalya Limanı Doğu Akdeniz’in oyun kurucusu olabilir”
ATSO Meclis Başkanı Antalya Limanı’ndaki yüksek navlun bedellerine de dikkat çekti. Sorunun temelinde gemilerin gidiş-dönüş dengesizliği olduğunu belirten Öztürk, şunları kaydetti:
‘’Limana gelen gemilerin boş, gidenlerin dolu olması maliyetleri artırıyor. Limanın ithalat hacminin artırılması kritik duruma geldi. Antalya Liman İşletmesi ile ilgili Bakanlıkların koordinasyon içinde olması, limanın hinterlandını güçlendirecek, ithalat ve lojistik planlamasını geliştirecek stratejik adımlar atması büyük önem taşımaktadır. Antalya Limanı’nın hinterlandı güçlendirilmeli, ithalat Antalya üzerinden teşvik edilmelidir. Bu yalnızca navlunu düşürmez, Antalya’yı Doğu Akdeniz’de güçlü bir lojistik üs haline getirir. Antalya’nın ulaşım ve lojistik konuları ertelenebilir değil, yönetim önceliği olmalı. Antalya’nın artık bekleyecek zamanı yok. Kim bu görevlere talipse, demiryolunu, otoyolu, limanı ve lojistiği ana gündemine almak zorunda. Biz ATSO olarak bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.”