FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Tarım ve turizmde marka kent olan Antalya, uzun yıllar vazgeçtiği zeytin ve zeytinyağı üretiminde yeniden diriliş için çalışırken, dünya markası yaratmak için kolları sıvadı.
Son yıllarda ağaç sayısı 20 yıl öncesine göre iki katına çıkan Antalya’da zeytin ve zeytinyağı üretiminin artırılması ve markalaşması için Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde, Tarım Orman İl Müdürlüğü ve Turizm İl müdürlüğü iş birliği ile Zeytinyağı Çalıştayı düzenlendi.
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkan Vekili Halil Bülbül, zeytinyağının sadece bir gıda ürünü olmadığını, zeytinyağının sağlık, kültür, çevre, gelenek ve gelecek olduğunu söyledi. Yerel çeşitlere toprağa ve toprağa, üreticiye sahip çıkıldığı sürece; Antalya’nın, zeytinyağında kaliteyle anılan bir merkez olacağını belirtti. Bülbül, şunları kaydetti.
‘’Zeytin ve zeytinyağı Antalya için sadece bir üretim konusu değil, aynı zamanda bir kimlik meselesidir. Dünyada zeytinyağı üretimi 3,5 milyon ton düzeyinde bulunuyor. Dünya nüfusu dikkate alındığında kişi başına yaklaşık 450 gram zeytinyağı düşmesi gerekir. Türkiye’de zeytinyağı üretimi 310 bin ton civarındadır. Buna göre kişi başı yaklaşık 3,5 kilogram zeytinyağı düşmesi gerekiyor. Buna karşın kişi başına fiilî tüketimimiz 2–2,5 kilogram seviyesindedir. Yani dünya ortalamasının üzerinde olmakla birlikte, Yunanistan, İspanya ve İtalya gibi Akdeniz ülkelerinde 8 ila 12 kilograma ulaşan tüketimin gerisindeyiz. Bu tablo bizlere, üretim gücümüzle birlikte iç tüketimi ve kalite bilincini artırmamız gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.”
Zeytinyağında Türkiye dünyada 5. sırada
Artık rekabetin miktar üzerinden değil, kalite ve katma değer üzerinden yürüdüğüne dikkat çeken Bülbül, “Türkiye, zeytin ve zeytinyağında dünyanın ilk 5 ülkesinden biridir. Ancak son yıllarda üretimde yaşanan dalgalanmalar, iklim değişikliği ve artan maliyetler; bize yeni bir yol haritasına ihtiyaç duyduğumuzu göstermektedir. Bu yol haritasının merkezinde istikrarlı verim, doğru tarımsal uygulamalar ve yüksek kalite yer almak zorundadır” dedi.
Antalya’nın zeytin ve zeytinyağı üretim potansiyelinin yüksek olduğunu anlatan Halil Bülbül, şöyle devam etti:
‘’Ağaç varlığımız artarken üretimde istikrarı henüz sağlayamamış olmamız, bu dönüşümün artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu gösteriyor. ATB olarak daha kaliteli, daha nitelikli ve izlenebilir bir üretime katkı sağlama hedefinde olduk. Bu dönüşümün en güçlü aktörü ise hiç şüphesiz toprağın başındaki üreticimiz ve zeytinyağı işletmelerimizdir.”
"Antalya’nın ihtiyacı raflarda kimliği olan, hikâyesi ve değeriyle anılan zeytinyağı markalarıdır"
Antalya’nın tarım ve turizmde Türkiye ve Dünyanın marka şehirlerinden olduğuna dikkat çeken Bülbül, zeytinyağında da markalaşılması için çalışmalar başlatıldığını belirtti. Bülbül, sözlerini şöyle sürdürdü:
‘’Budamadan hasada, sıkımdan ambalajlamaya kadar her aşamanın zincirin halkası var. Antalya’nın ihtiyacı raflarda kimliği olan, hikâyesi ve değeriyle anılan zeytinyağı markalarıdır. Antalya’nın yerel zeytin çeşitleri büyük avantajlar sunuyor. Tavşan Yüreği ve Beylik zeytinleri Antalya zeytinciliğinin yerel kalite gücünü temsil ediyor.”
ATB olarak zeytin ve zeytinyağına özel önem verdiklerini anlatan Halil Bülbül, ‘’Kaliteyi merkeze alan, üreticiyi güçlendiren, yerel çeşitleri koruyan ve katma değeri artıran her adımda öncü rol üstlenmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Kaliteyi önceleyen üreticinin desteklendiği, katma değerli üretimi teşvik eden, iklim risklerini dikkate alan sektöre özgü politika setlerinin kararlılıkla hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır” dedi.
Zeytinlik alan 20 yılda iki katına çıktı
Antalya Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak da, üretiminden toplanmasına, sıkımından depolanmasına kadar zeytin ve zeytinyağının özenle işlenmesi gereken bir ürün olduğunu söyledi. . Sadece üretmek değil, üretilen üründen elde edilen gelirin de artırılması gerektiğini anlatan Irmak, şöyle konuştu:
“Antalya’nın zeytinyağını üst noktaya taşımamız lazım. Son 20 yılda Antalya’da zeytinlik alanı 2 katına çıktı. Bu ivme devam ediyor. Yürütülen çalışmalarla Antalya zeytinyağında marka olma yolunda ilerliyor..”
"Zeytinyağı turizme kazandırılmalı"
Antalya Kültür ve Turizm İl Müdür Yardımcısı İlknur Selçuk Köker ise zeytin ve zeytinyağı kültürün emeğin ve hafızanın bir parçası olduğunu belirtti. Köker, “Gastronomi unsuru olan zeytinyağının markalaşması ve turizme kazandırılması önemli’’ dedi.
Antalya Ziraat Odaları Koordinasyon Başkanı Nazif Alp de, zeytinyağının bir dönem (Kokuyor, sağlıksız) diye suçlu ilan edildiğini anımsattı. Alp, “Artık zeytinyağımızın önemini ve sağlık açısından değerini anladık. Antalya’da zeytin ve zeytinyağı gerçeği vardır, zeytinyağımızı markalaştırmalıyız’’ diye konuştu.