FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Türkiye ve Antalya’nın yaş meyve sebze ihracatında miktar azalırken değer bazında artış olduğu belirtildi.
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Şubat ayı Mecli toplantısı Erdoğan Ekinci Başkanlığında gerçekleştirildi.
ATB Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Ali Çandır, Ocak ayından bu yana kent merkezi ve ilçelerinde etkili olan yoğun yağışların, örtüaltı üretim alanlarında ve meyve bahçelerinde ciddi zararlara yol açtığını anımsattı. 10 bin dekarın üzerinde örtüaltı alanı, 4 bin dekarın üzerinde de meyve bahçesi ve tarlanın etkilenmiş; binlerce üreticimiz doğrudan mağdur olduğunu belirten Çandır, şöyle devam etti:
‘’Özellikle TARSİM sigortası yaptıramayan üreticilerimiz için acil nakit desteğinin sağlanması, tüm üreticilerimizin mevcut kredilerin faizsiz olarak ötelenmesi ve yeni hibe ile uygun koşullu kredi imkânlarının hızla devreye alınması büyük önem taşımaktadır. İklim değişikliğinin etkisiyle bu tür afetlerin daha sık ve daha yıkıcı yaşanacağı bir gerçektir. Bu nedenle, tarımsal üretimi koruyacak altyapı ve üstyapı yatırımlarının gecikmeden güçlendirilmesi, kalıcı ve dirençli çözümlerin hayata geçirilmesi artık bir zorunluluktur.’’
İhracatta miktar azalıyor değer artıyor
Ocak ayı ihracat verilerini de değerlendiren Çandır, yaş meyve sebze ihracatında miktarın azaldığını, değerin ise arttığına dikkat çekti. Çandır, şunları kaydetti:
‘’Tüm maliyet artışlarına ve iklim kaynaklı zorluklara rağmen yaş sebze sektörünün kentimiz için stratejik ve döviz kazandırıcı niteliğini koruduğunu göstermektedir. Gerek ülkemiz gerek kentimiz yaş sebze ihracatı miktar olarak gerilerken değer bazında artmıştır. Antalya’mız miktarda yüzde 8’lik düşüşe rağmen değer olarak yüzde 15 artışla yaklaşık 70 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir. Bu tablo, ülkemizin temel sorunlarından olan birim ihracat fiyatlarının seviyesini de yükseltmeye destek sağlamıştır. Ayrıca bu dönemde yaş sebze üretiminin hem ülkemiz hem de kentimiz için ihracatta tarımın ana taşıyıcı unsurlarından biri olmayı sürdürdüğünü ortaya koymaktadır.’’
Tarım sektörünün 2010’dan bu yana artan maliyet baskısına rağmen ayakta kalmaya çalıştığını ifade eden Çandır, ‘’Ancak açık konuşalım: Bu yükü taşıyamayan üreticiler birer birer sektörden çekiliyor. Çünkü tarım sektörü, maliyet belirleyen değil, maliyete katlanan bir sektördür. Girdiyi hangi fiyata alacağımıza biz karar vermiyoruz. Ama ürünü, oluşan piyasa fiyatına satmak zorunda kalıyoruz. Tarımsal maliyet sadece gübre, mazot değildir. Maliyetlerin yarısından fazlası işçilik, kira, sulama ve finansmandır’’ dedi.
Sanayi ve teknoloji Bakanlığı’nca açıklanan Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programının Antalya için bir fırsat sağlayacağını vurgulayan Ali Çandır, sözlerini şöyle sürdürdü:
‘’Programın 2026 yılı yatırım konuları kapsamında kentimizin katma değerli üretim kapasitesini artırmak için önemli yatırım destekleri açıklamıştır. Antalya’da tıbbi-aromatik bitkilerden yüksek katma değerli ürün üretimi, örtüaltı ve dikey tarım teknolojileri, simgesel mimari ve nitelikli kültür endüstrileri ile spor ve sağlık turizmi gibi alanlarda yapılacak yatırımların desteklenmesi öngörülmektedir.’’
Kredi Garanti Fonu teminatıyla hayata geçirilen Tarım Kefalet Destek Programı ile Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesini son derece yerinde ve stratejik buluyoruz. KGF sayesinde teminat yetersizliği nedeniyle finansmana erişemeyen üreticilerimizin krediye ulaşmasının kolaylaşmasına ciddi katkı sağlayacaktır. Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi ise özellikle bölgemizde yaygın olan küçükbaş hayvancılığın yeniden güç kazanmasına, sürü varlığının artmasına ve kırsalda üretimin devamlılığına katkı sağlamasını diliyoruz.’’