DEM Parti, yatırım fonları üzerinden ortaya çıkan ‘vurgun’ iddialarının arkasındaki aktörlerin, aralarındaki ilişkilerin ve kolektif sorumluluk zincirinin; başta siyasi ve bürokratik bağlantılar olmak üzere hangi mekanizmalar üzerinden işlediğinin, hangi karar ve denetim süreçleriyle sürdürülebildiğinin, kazançların kimlerde toplandığının ve risk ile zararın kimlerin üzerine bırakıldığının araştırılması amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.
DEM Milletvekili Cengiz Çiçek tarafından Meclis Başkanlığı’na sunulan önergede, “Yatırım fonları üzerinden ortaya çıkan vurgun, birkaç fon yöneticisi veya şirketin işlemleriyle açıklanabilecek bir mesele değildir. Fon ve portföy yönetim şirketlerinden aracı kurumlara, piyasa altyapısından düzenleyici kurumlara ve siyasi-bürokratik karar mekanizmalarına uzanan ilişkiler zinciri bu sürecin nasıl büyüyüp sürdürülebildiğini göstermektedir. Dolayısıyla mesele yalnızca kimin hangi işlemi yaptığı değil; bu ölçekte bir servet ve risk aktarımını mümkün kılan ekonomik, siyasi ve bürokratik ilişkiler bütünüdür” ifadelerini kullandı.
Çiçek, mağduriyetlerin kamu kaynakları yerine sorumlulardan ve haksız kazançlardan giderilmesi yollarının da belirlenmesini talep etti. Önergede siyasi ve bürokratik bağlantılara ilişkin basına ve Meclis gündemine yansıyan iddialara da yer veren Çiçek, “İktidara ve üst bürokrasiye yakınlığın bilgiye erişim, işlem avantajı, denetimden kaçınma veya düzenleyici kararları etkileme imkânı yaratıp yaratmadığıdır” dedi.
“800 milyar lira ile 300 binden fazla 2+1 sosyal konut yapılabilir”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine ilişkin başlattığı süreçte kamuoyuna yansıyan yaklaşık 800 milyar liralık toplam fon büyüklüğünü, 6 Şubat depremlerinin ardından toplanan bağış ve ek vergilerle karşılaştırdı. Karal, 6 Şubat depremlerinin ardından 128.9 milyar lira bağış toplandığını, deprem sonrası getirilen ek kurumlar vergisi ile ek motorlu taşıtlar vergisinden ise devletin toplam 224 milyar lira tahsil ettiğini hatırlattı. İki kalemin toplamının yaklaşık 353 milyar liraya ulaştığına dikkat çeken Karal, “11 ilimizi yıkan, on binlerce insanımızı hayattan koparan yüzyılın felaketinin ardından bağış ve iki ek vergiden yaklaşık 353 milyar liralık kaynak oluştu. Bugün ise tasfiye kapsamındaki 131 fon için konuşulan toplam büyüklük 800 milyar liranın üzerinde. Akıl alır gibi değil” dedi.
800 milyar liralık büyüklüğün ne anlama geldiğinin somut rakamlarla ortaya konulması gerektiğini ifade eden Karal, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Yüzyılın Konut Projesi kapsamında Anadolu illerinde 80 metrekarelik 2+1 sosyal konutlar için açıkladığı 2 milyon 650 bin liralık satış fiyatını hatırlattı. Rakamlar yan yana konulduğunda ortaya çıkan tablonun çarpıcı olduğunu belirten Karal, “Basit bir hesap yapalım. 800 milyar lirayı 2 milyon 650 bin liraya böldüğünüzde yaklaşık 302 bin konut ediyor. Yani bugün açıklanan sosyal konut fiyatları üzerinden bu parayla deprem bölgesinde yaklaşık 300 bin aile yeni yuvasına kavuşturulabilirdi. Varın gerisini siz düşünün.”
