SÜLEYMAN Ecevit Sanlı’nın başkanlığını yürüttüğü TABA-AmCham’dan geçen hafta toplantı daveti geldi:
- Küresel İş Dünyası İstanbul’da Buluşuyor: ACE BPSC (Best Practice Sharing Conference) 2026
- Ticaret Bakanlığımızın himayelerinde dünya ticaretinin rotası yeniden çizilirken, en güçlü iş ağı rotasını İstanbul’a çeviriyor.
- 30 ülkeden 70 AmCham lideri ve 250 küresel CEO aynı vizyonda buluşuyor.
9 Ekim 2026 günü sona erecek toplantının önceki akşam gerçekleşen açılışına gittim. Süleyman Ecevit Sanlı ve AmChams in Europe Başkanı Ajsa Vodnik’in açılış konuşmaları sonrası kürsüye Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır çıktı.
Kacır, öncelikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın belirlediği 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefini anımsattı:
- Bu hedefe doğru ilerlemek konusunda açık ve ortak siyasi irade var.
Dünyanın çok katmanlı bir dönüşümden geçtiğini belirtti:
- Üretimde ve teknolojide stratejik özerklik, egemenliğin temel unsurlarından biri haline geldi. Tedarik güvenliğine, pazarlara yakınlığa ve güvenilir ortaklıklara daha fazla önem veren yeni bir ticaret mimarisi şekilleniyor.
Teknolojik değişimin giderek hızlanan temposunun, endüstriyel rekabet gücünün ve ekonomik gücün sınırlarını yeniden çizdiğini vurguladı:
- Yıkıcı teknolojiler geliştirme, bunları sanayi üretimine entegre etme ve küresel pazarlara sunma kabiliyeti, dünya ekonomisinin gelecek dönemini şekillendiren ülkeler ile yalnızca dönüşüme uyum sağlayan ülkeleri giderek daha belirgin biçimde birbirinden ayırıyor.
Son 20 yılda oluşturulan güçlü üretim altyapısı sayesinde küresel imalat sanayi katma değerinde Türkiye’nin payının iki katına çıktığını kaydetti:
- Yıllık mal ihracatımız 283 milyar dolara çıktı. Güneş panellerinden ticari araçlara, çelik ve yapı malzemesinden mobilya ve tekstile kadar Türkiye, Avrupa’daki değer zincirlerinde hayati rol oynuyor.
Sanayideki büyümenin güçlü inovasyon ekosistemiyle desteklendiğinin altını çizdi:
- Bugün 1700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi, yüksek nitelikli mühendis ve teknisyenin gücüyle yüksek katma değerli üretimi ileri taşıyan çözümler ortaya konuluyor. 115 teknoparkta 13 binden fazla firma yarının teknolojilerini geliştiriyor.
Ar-Ge personeli sayısının 311 bine ulaştığını vurguladı:
- Ar-Ge ve teknoloji alanında kaydettiğimiz ilerleme, sonuçlarını en açık şekilde savunma sanayimizde görülüyor. Türkiye bugün İHA sistemlerinde dünyada lider konumundadır. Artık eğitim uçakları, helikopter, uydular tasarlayıp geliştiriyor ve üretiyoruz.
Dünya Bankası’ndan sanayicileri, KOBİ’leri ve yeşil teknoloji girişimlerini desteklemek amacıyla 1 milyar doların üzerinde kaynak sağladıklarını aktardı:
- EBRD ile işbirliği içinde yeşil dönüşüm yatırımları için 5 milyar Euro’luk uluslararası finansmanın temin edilmesi yönünde adım attık.
Kacır, TEKNOFEST ile milyonlarca genci inovasyon yolculuğuna dahil ettiklerini irdeledi:
- Kendimize özgü garaj modelimiz sayesinde Türkiye, teknoloji girişimciliğinde altın çağını yaşıyor. Turcorn olma potansiyeline sahip girişimlere uçtan uca destek sağlamak amacıyla “Turcorn 100 Programı”nı başlattık.
“Yapay zeka devrimi”ne adalet, merhamet ve sorumluluk ilkeleri temelinde, insanlığın yararına olacak şekilde yön verme konusundaki kararlılıklarını ortaya koydu:
- 2030 yılına kadar veri merkezi kapasitelerini 1 GW seviyesine çıkaracak ve yapay zeka, bulut teknolojileri ve dijital altyapı alanlarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımını harekete geçirmeyi hedefliyoruz.
Türkiye’nin Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olduğu üzerinde durdu:
- Gümrük Birliği ve geniş serbest ticaret anlaşmaları (STA) ağımız, ülkemize yatırım yapan şirketlerin yüksek satın alma gücüne sahip 1 milyardan fazla tüketiciye erişmesine imkan sağlıyor.
“Sanayi Alanları Master Planı”na değindi:
- Sanayi alanlarımızı 160 bin hektardan 2030 yılına kadar 350 bin hektara çıkarmaya yönelik adımları attık. Türkiye, ABD şirketleri açısından köklü ve güçlü bir yatırım destinasyonudur.
Yeşil dönüşüm yatırımlarına EBRD’den (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) 5 milyar Euro’nun gelmesine dönük adımlar, yapay zeka, bulut teknolojileri ve dijital altyapı alanlarında özel sektörün 10 milyar dolarlık yatırımını harekete geçirmek, Türkiye’de dönüşümü tetikleyecek gibi görünüyor…
Türklerin ABD’deki yatırımları 14.5 milyar doları buluyor
TABA-AmCham’ın ev sahipliğinde gerçekleşen “ACE-Best Practice Sharing Conference”ın açılışında kürsüye çıkan Ticaret Bakanı Prof. Ömer Bolat, ABD’nin Türkiye’deki yatırımlarına 1955 yılında başladığını belirtti:
- ABD’den ülkemize gelen yatırım stoku 16.5 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. 2 bin dolayında ABD’li şirketin Türkiye’de yatırımı var. Üretim yapıyorlar, istihdam yaratıyorlar, ihracat yapıyorlar.
ABD’den Türkiye’ye gelen sermaye toplamının 60 milyar dolara ulaştığını kaydetti:
- Türkiye’den de ABD’ye yönelen yatırımlar büyüyor. Türklerin ABD’deki yatırımları 14.5 milyar doları buluyor. Başta New York olmak üzere ABD’deki farklı eyaletlere her gittiğimizde orada yatırımları olan Türk iş insanlarıyla karşılaşıyoruz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın belirlediği 100 milyar dolarlık karşılıklı ticaret hedefinin iyi gittiğini bildirdi:
- Geçen yıl 38.5 milyar dolar olan ikili ticaretimizde uçak ve LNG alımları nedeniyle ABD, 6 milyar dolar öne geçti. Bu yıl da ikili ticaretin 43 milyar doları bulmasını bekliyoruz. 2028’de 50 milyar doları bulabileceğini öngörüyoruz.
Prof. Bolat, son iki haftada ABD’ye iki kez gittiğini anlattı:
- 20-23 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu vesilesiyle Cumhurbaşkanımızın New York heyetinde yerimizi aldık. O günlerde DEİK-TAİK’le birlikte iş dünyasıyla oldukça verimli görüşmeler yaptık. Döndükten birkaç gün sonra Chicago’ya gittim.
Milwaukee’deki G-20 Ticaret Bakanları toplantısına katıldığını aktardı:
- Chicago’da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) kurduğu Türk Ticaret Merkezi’ni ziyaret ettim. Oradan bugüne kadar 500 dolayında Türk şirketi yararlanıp ABD’e pazarında eyalet bazında iş yapar hale gelmiş. Halen 150 firma oradan işlerini yürütüyor.
ABD ile Avrupa’nın finans ve teknoloji gücü Türkiye’nin üretim gücü bir araya gelmeli
TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, Avrupa Amerikan Ticaret Odalarının (ACE) İstanbul’da ilk kez bir araya geldiğini belirtip, TABA-AmCham’in rolüne işaret etti:
- Bizim rolümüz çok basit: İnsanları harika fırsatlarla buluşturmak ve iş dünyası için kapıları açık tutmak.
Bunu yapabilmek için beklentilerini dört başlıkta sıraladı:
- Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği modernize edilmeli.
- Transit kotaları kaldırılmalı.
- Dost ülkeler ve NATO müttefikleri olarak iş insanlarımızın hem AB’de hem de ABD’de seyahat edebilmesi için tüm yasaklar kaldırılmalı, vize ve transit engeller kalkmalı.
- ABD ve Avrupa’nın finans, teknoloji, inovasyon gücü ve standartları ile Türkiye’nin üretim gücünü bir araya getirerek üçlü ticareti geliştirmeliyiz.
Ardından ekledi:
- Birlikte harika işler başarabiliriz.
Bizim hazır giyim ABD’ye yüzde 30, İtalya’nınki yüzde 10 gümrükle giriyor
DAMAT-Tween markalarının sahibi Orka Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, TABA-AmCham’ın ev sahipliğinde gerçekleşen “ACE-Best Practice Sharing Conference”ın açılışında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Ticaret Bakanı Prof. Ömer Bolat’ın ABD’yle siyasi ve ekonomik ilişkilerin iyi olduğu yönündeki sözlerini dinlerken bana döndü:
- Başkan Trump ve ABD ile aramız iyi ama biz hazır giyim ürünlerimizi yüzde 30 gümrük vergisi yüküyle gönderebiliyoruz. Buna karşın ABD, İtalya’nın hazır giyim ürünlerine yüzde 10 gümrük vergisi uyguluyor.
Bu farkın nasıl oluştuğunu sordum, anlattı:
- ABD, Türkiye’den giden hazır giyim ürünlerine geçmişte yüzde 17-20 dolayında gümrük vergisi uyguluyordu. Trump’ın ikinci döneminde ülkemiz için genel yüzde 10’luk gümrük vergisi konuldu. Böylece hazır giyimin gümrük vergisi yükü yüzde 30’a çıkmış oldu.
