6 Şubat depremlerinin üzerinden üç buçuk yıl geçti. Deprem üretimi, istihdamı ve ekonomiyi de sarstı. İlk günlerde devletin uyguladığı Toplum Yararına Programlar, yani TYP, işini ve gelirini kaybeden vatandaşlar için önemli bir destek oldu.
Ancak bugün şartlar değişti. Kahramanmaraş yeniden üretim şehri olma yolunda ilerliyor. Fabrikalar çalışıyor, yatırımlar yapılıyor, makineler kuruluyor, siparişler alınıyor. Ancak sanayicinin önündeki en önemli sorunlardan biri artık çalıştıracak insan bulmak.
Bir işletme düşünün. Yatırım yapılmış, makine kurulmuş, üretim hazırlanmış. Ancak tezgâhın başına geçecek çalışan bulunamadığı için kapasite tam kullanılamıyor.
Boş duran her tezgâh yalnızca sanayicinin kaybı değildir. Üretilemeyen ürün, yapılamayan ihracat, oluşmayan katma değer demektir. İşgücü meselesi artık Kahramanmaraş ekonomisinin de meselesidir.
Bu noktada Kahramanmaraş’ta bin 200 kişinin daha TYP kapsamında değerlendirilmesi yeniden düşünülmelidir.
Burada TYP’ye veya sosyal desteğe karşı çıkmak söz konusu değil. Devlet, gerçekten ihtiyaç sahibi olan vatandaşının yanında olmalıdır. Yaşı, sağlık durumu veya aile şartları nedeniyle çalışamayan insanımız elbette desteklenmelidir.
Fakat artık çalışamayanla çalışmayanı birbirinden ayırmak zorundayız.
Çalışabilecek durumda olan vatandaşımızın önünde fabrikada kalıcı bir iş imkânı varsa, onu geçici destek programında tutmak yerine üretime kazandırmanın yollarını aramalıyız. TYP bir son durak değil, kalıcı istihdama geçişin basamağı haline getirilebilir.
İŞKUR, TYP kapsamında bulunan ve çalışabilecek durumda olan vatandaşları işgücü açığı bulunan sanayi kuruluşlarıyla eşleştirebilir. Mesleği olmayanlara eğitim verilebilir.
Böyle bir modelde herkes kazanır. Vatandaş kalıcı işe kavuşur, sanayici çalışanını bulur, devletin sosyal destek yükü azalır. Üretim ve ihracat güçlenir.
Çünkü deprem bölgesini ayağa kaldırmak yalnızca konut ve işyeri yapmak değildir. Fabrikaların bacalarının tütmesi, makinelerin çalışması ve insanların düzenli gelir elde etmesi yeniden imarın önemli bir parçasıdır.
Bir şehri sadece betonla ayağa kaldıramazsınız. Şehri yaşatan insandır; ekonomiyi büyüten de çalışan insandır.
Depremin hemen ardından vatandaşın elinden tutmak gerekiyordu. Şimdi o eli tutup üretime taşımamız gerekiyor. Geçici destek insanı bir süre ayakta tutar; kalıcı iş ise hayatını değiştirir.
Kahramanmaraş sanayicisinin mesajı açık: Yatırım var, makine var, sipariş var. Ama tezgâhın başına geçecek insan bulmakta zorlanıyoruz.
Öyleyse yeni dönemin politikası da belli olmalı. Çalışamayacak durumda olan vatandaş korunmalı; çalışabilecek durumda olan vatandaş ise üretim hayatına kazandırılmalı.
Çünkü Kahramanmaraş’ın geleceği yalnızca yükselen binalarda değil, çalışan fabrikalarda şekillenecek. Boş duran her tezgâh kaybedilmiş bir fırsattır. Deprem bölgesinin kalıcı olarak ayağa kalkması için artık o tezgâhları yeniden çalıştırmanın yollarını bulmak zorundayız.!
Çünkü sanayi çalışırsa çalışan kazanır, esnaf kazanır, şehir kazanır ve Türkiye kazanır.