Fon krizinin patlamasının üzerinden neredeyse bir buçuk ay geçti. İlk şokun ardından bir ödeme planı açıklandı, yatırımcılara sınırlı bir ara ödeme yapıldı. Ancak bu ödeme, parasını geri almak isteyenlerin büyük bölümünü tatmin etmedi. Üstelik asıl mesele hâlâ ortada duruyor: Operasyon ne kadar sürecek, yatırımcı alacağının ne kadarını tahsil edebilecek?
Krizin nasıl bu noktaya geldiği, hangi kurumların neyi ne zaman gördüğü ve müdahale için neden daha erken adım atılmadığı da açıklığa kavuşmalı. Çünkü ortada birkaç fonun kötü yönetilmesinden ibaret bir tablo yok. Tasfiye kararı verilen 131 fon, yüz binlerce yatırımcının birikimi ve milyarlarca liralık kaynak söz konusu.
İlk başta sorumluluğun sınırları çizilmedi. Süreç ilerledikçe yeni kararlar alındı, bazı kurumların yetkileri daha sonra kaldırıldı, Fon Rehberi’ne uyum takvimi değiştirildi. Geriye dönüp baktığımızda, düzenleyici kurumların ve finans sisteminin hangi aşamada nasıl hareket ettiği sorusu daha da önem kazanıyor.
Bu soruların yanıtı, benzer bir tablonun yeniden ortaya çıkmasını önlemek için de gerekli. Denetimin nasıl yapıldığı, uyarıların dikkate alınıp alınmadığı ve kamu kaynaklarının süreçte kullanılıp kullanılmadığı şeff af biçimde ortaya konulmalı. Bunlar, piyasanın yeniden güven kazanması açısından büyük önem taşıyor.
Şimdi yanıt bekleyen sorulara bakalım: 29 Ağustos’ta Fon Rehberine uyum konusunda çok sert takvim açıklayan ve 3 ay süre veren SPK, fonlar temerrüte düştükten sonra süreyi uzattı. Bu hassasiyet başlangıçta neden gösterilmedi?
17 Eylül'de 131 fonun tasfiyesine karar verilirken, bu fonların bağlı olduğu kurumların faaliyetlerine neden aynı gün müdahale edilmedi? Pusula ve Alnus Yatırım'ın faaliyetlerinin 21, Tera Portföy'ün faaliyetlerinin ise 26 Ekim'e kadar sürmesine neden izin verildi? Bu sürede söz konusu kurumlar hangi işlemleri gerçekleştirdi?
Kamu bankaları fon temerrüdünün merkezindeki kurumlara kredi verdi mi? Verilen teminat mektupları için teminat alındı mı?
Fon krizinde yer alan grupların bankalarına Merkez Bankasından limit tahsis edildi mi?
TLY ve TP2 fonunun portföy saklamacısı olan banka bu süreçte hangi işlemleri yaptı? Söz konusu fonlardaki aykırılıkları SPK’ya bildirdi mi?