İstanbul Maratonu'nda finiş çizgisi birkaç saat içinde geçilecek, ancak Darüşşa-faka için koşan iş dünyası liderlerinin ortak mesajı net: Bir günlük desteği çocukların geleceğine uzanan kalıcı bir yol arkadaşlığına dönüştürmek.
İş dünyasının gündeminde büyüme, rekabet, verimlilik, teknoloji ve dönüşüm var. Ancak İstanbul Maratonu’nda iş dünyası liderlerinin önünde farklı bir hedef olacak: Darüşşafaka öğrencilerinin eğitim yolculuğuna destek vermek. Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Güleç’in sözleri, bu koşunun birkaç saatlik bir maratondan çok daha fazlası olduğunu anlatıyor: “İş dünyasının birbirinden kıymetli yöneticilerinin öğrencilerimiz için aynı amaç etrafında buluşması, bizim için çok güçlü bir dayanışma mesajı taşıyor. ‘Söz Konusu Eğitimse Yardıma Koşarız!’ derken aslında tam da bu ortak sorumluluk duygusunu ifade ediyoruz. Çünkü ‘Eğitimde Fırsat Eşitliği’nin yalnızca Darüşşafaka’nın değil, toplumun tüm kesimlerinin sahiplenmesi gereken ortak bir mesele olduğuna inanıyoruz.” Bu dayanışmanın rakamlarla ifade edilebilen bir karşılığı da var. Darüşşafaka, Türkiye’nin farklı illerinden gelen bini aşkın öğrenciye tam burslu, yatılı ve nitelikli eğitim olanağı sağlıyor. Maratonda yaratılan kaynak, öğrencilerin kitap ve kırtasiye başta olmak üzere eğitim ihtiyaçlarına katkıda bulunuyor. Güleç’e göre asıl mesele bunun ötesinde. İş dünyasının liderlerinin öğrenciler için koşması, çocuklara “Hayallerinize inanıyoruz, yolculuğunuzda yanınızdayız” mesajı veriyor. Üstelik bir yöneticinin attığı adım, çalışma arkadaşlarını ve kurumunu da bu hareketin içine çekiyor. Güleç bu nedenle iş dünyasına yalnızca maratonda değil, yılın 365 günü Darüşşafaka’nın yanında olma çağrısı yapıyor. Çünkü eğitime yapılan yatırımın etkisi bir günle sınırlı kalmıyor; öğrenciden ailesine, çalışma hayatından topluma yayılan uzun vadeli bir dönüşüme dönüşüyor. Güleç’in dediği gibi, “Birlikte attığımız her adım, çocuklarımızın hayallerine ve Türkiye’nin aydınlık geleceğine uzanıyor.
Bir maratondan geriye ne kalır?
İstanbul Maratonu birkaç saat içinde bitecek. Kilometreler tamamlanacak, finiş çizgisi geçilecek. Ama Darüşşafaka için koşan iş dünyası liderlerinin hedefi tam da finiş çizgisinden sonra başlıyor. Çünkü eğitimde fırsat eşitliği bir günlük bir sosyal sorumluluk projesi değil. Bir çocuğun önündeki imkân engelini kaldırmak, yıllar sonra bir şirkette, bir laboratuvarda, bir girişimde, belki de başka çocuklara uzanan yeni bir elde karşılığını bulabiliyor. Oğuz Güleç'in iş dünyasına yaptığı çağrı da bu nedenle maratonun ötesine geçiyor: Koşmak önemli. Ama asıl mesele, birlikte atılan adımları uzun soluklu bir yol arkadaşlığına dönüştürebilmek.
ZURİCH YAŞAM VE EMEKLİLİK GENEL MÜDÜRÜ ATİLLA BENLİ
"Zamanında uzatılan bir elin etkisinin bir ömür sürebileceğini biliyorum"
"Ben Darüşşafaka mezunuyum. Bu nedenle Darüşşafaka için koşmak benim açımdan yalnızca bir sosyal sorumluluk faaliyeti değil, kendi hayatımda gördüğüm iyiliği başka çocuklara taşıma fırsatı. Bazı kurumlar insana sadece eğitim vermez, hayata tutunmayı da öğretir. Darüşşafaka benim için böyle bir yer oldu. Bana sunulan imkan, geleceğe daha güvenle bakmamı ve kendi yolumu çizebilmemi sağladı. Sigortacılıkta insanların yarınlarını güvence altına almak için çalışıyoruz. Burada ise bir çocuğun geleceğine eğitim yoluyla katkı sunuyoruz. Bugün attığımız adımın onun hayatında nasıl bir karşılık bulacağını belki hemen göremeyeceğiz. Ama ben, zamanında uzatılan bir elin etkisinin bir ömür sürebileceğini biliyorum. Darüşşafaka için koşmak benim için tam olarak bunun karşılığı. İş dünyasının sosyal yatırımlarda giderek daha kalıcı bir etki yaratmaya odaklandığını düşünüyorum. Artık yalnızca ne kadar kaynak ayrıldığı değil, yapılan yatırımın nasıl bir değişim yarattığı ve bu etkinin ne kadar sürdürülebilir olduğu önem kazanıyor. Eğitim de bunun en anlamlı alanlarından biri. Bir çocuğa bugün sunulan fırsatın sonucunu hemen göremeyebilirsiniz ancak yıllar sonra onun özgüveninde, başarılarında ve başkalarının hayatına kattıklarında görebilirsiniz. Darüşşafaka, eğitimde fırsat eşitliğinin bir insanın yaşamında neleri değiştirebileceğinin somut bir örneği. Bir çocuğun eğitimine doğru zamanda sunulan imkan, onun geleceğini şekillendiren çok önemli bir başlangıç noktası olabiliyor. Ancak fırsat eşitliği, insanlar ve kurumlar elini taşın altına koyduğunda gerçek anlamda mümkün oluyor."
DHL EXPRESS TÜRKİYE CEO'SU VOLKAN DEMİROĞLU
"Bu kez hedef sadece bir mesafeyi tamamlamak değil"
"İş dünyasında elbette hedefler, rakamlar ve performans önemli. Ancak başarıyı yalnızca rakamlarla ölçmenin yeterli olmadığına inanıyoruz. Bazen başarı, bir çocuğun hayatına dokunabilmek, onun geleceğine katkı sunabilmek ve ona yalnız olmadığını hissettirebilmek. DHL Express Türkiye olarak yaptığımız her işin özünde 'İnsanları birleştirmek, yaşamları iyileştirmek amacı var. Bugün Darüşşafaka ile aynı amaç doğrultusunda İstanbul Maratonu'nda birlikte koşmak da bu anlayışın bir devamı. Ben de çalışanlarımızla birlikte maratonda koşacak olmanın heyecanını yaşıyorum. Çünkü bu kez hedefimiz sadece bir mesafeyi tamamlamak değil; çocukların geleceğine katkı sağlayacak bir amaca birlikte adım atmak. Düzenli bağışlar elbette çok değerli. Ancak iş dünyasının bu alandaki rolünün bağış yapmakla sınırlı kalmaması gerektiğine inanıyorum.
Özel sektörün kendi bilgi birikimini, uzmanlığını, teknolojisini ve en önemlisi insan kaynağını bu sürecin bir parçası haline getirmesi, yaratılan etkinin daha kalıcı olmasını sağlayabilir. Bence kalıcı katkı tam da burada başlıyor: Yalnızca bir kez destek vermek değil, uzun vadeli iş birlikleri kurmak ve çalışanları da bu sürecin bir parçası haline getirmek."
İŞ GYO GENEL MÜDÜRÜ ÖMER BARLAS ÜLKÜ:
Bir şirketin gerçek değeri geride bıraktığı izde
"Eğitimi kuruluşundan bu yana öncelikli alanlarından biri olarak gören İş Bankası Grubu'nun bir parçası olarak biz de eğitimin bireylerin ve toplumun geleceğini şekillendiren en önemli unsurlardan biri olduğuna inanıyoruz. Bir çocuğun geleceğine yapılabilecek en değerli yatırımlardan biri ona nitelikli bir eğitim imkanı sunmaktır. Darüşşafaka, 1863'ten bu yana eğitimde fırsat eşitliği misyonuyla binlerce çocuğun hayatına dokunuyor. Çocukların potansiyellerini keşfetmelerine ve hayallerine ulaşmalarına imkân sağlıyor. Bu köklü misyon, bizim de bu organizasyona katılmamızda önemli bir etken oldu. İş GYO olarak uzun vadeli değer yaratmayı önemsiyoruz. Çalışma arkadaşlarımızla birlikte maratonda atacağımız her adımın çocukların eğitim yolculuğuna katkı sağlayacak olması bu koşuyu bizim için çok daha anlamlı kılıyor. Attığımız her adımın, daha fazla çocuğun geleceğe umutla bakmasına katkı sağlamasını diliyoruz. Şirketlerin topluma bıraktığı değer sadece ekonomik büyüklükle değil, faaliyet gösterdiği çevreye, insanların yaşamına ve gelecek nesillere sağladığı kalıcı faydayla ölçülmelidir. Bir şirket için karlılık, büyüme, istihdam gibi terimler tabii ki çok önemli ancak asıl mesele, şirketin bu değerleri üretirken topluma nasıl bir katkı sunduğu ve geride nasıl bir iz bıraktığıdır."
BCG YÖNETİCİ ORTAĞI VE TÜRKİYE OFİSİ LİDERİ EMİR PANDIR:
Bugünün çocuklarına yatırım yapmayan bir ülke inovasyon ve dönüşüm gücünü kaybeder
"Darüşşafaka, 160 yılı aşkın köklü geçmişiyle annesi veya babası hayatta olmayan, imkânı kısıtlı ama potansiyeli yüksek çocuklarımıza dünya standartlarında bir gelecek sunuyor.
Bunu yaparken düzenli olarak yayımladığı Entegre Raporu ve kurumsal yönetim derecelendirmelerindeki yüksek başarısı somut etki yaratma konusundaki örnek duruşunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu şekilde sadece bir öğrencinin değil, onun dokunduğu çevrenin ve geleceğin toplumunun yaşamını değiştiren katlanarak artan bir sosyal değere dönüşüyor.
Bu nedenle koşuda attığımız her adımın ve toplayacağımız her desteğin, böyle köklü bir çatı altında doğrudan çocuklarımızın nitelikli eğitimine ve potansiyeline ulaşmasına hizmet edeceğini bilmek en büyük motivasyonum. Koşarken sadece kilometreleri geride bırakmıyoruz; çocuklarımızın aydınlık geleceğine doğru hep birlikte adım atmış oluyoruz.
Bugünün çocuklarına, yani yarının yeteneklerine yatırım yapmayan bir ülke, inovasyon ve dönüşüm gücünü kaybeder. Eleştirel düşünen, problem çözen ve teknoloji üreten nesiller yetiştiremeyen toplumlar, küresel değer zincirinde oyun kurucu olmak yerine takipçi konumuna düşer. Buna ek olarak geleceğin iş dünyasının gerektirdiği yeni nesil yetkinliklerle donatılmamış bir iş gücü, verimlilik ve küresel rekabetçilik kaybına yol açar. Üstelik eğitimde fırsat eşitliği sağlanmadığında, ülkenin en değerli kaynağı olan insan potansiyeli gerçek değerine ulaşamaz ve toplumsal kalkınma kapsayıcı bir nitelik kazanamaz. Bugün çocukların nitelikli eğitime erişimine yapılan her yatırım, sosyal bir sorumluluk olmanın ötesinde bir ülkenin geleceğini garanti altına alan en stratejik karardır."
__________________________________________________________________________
İstanbul'u iki kıta arasında buluşturan Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu, 1 Kasım'da binlerce koşucuyu spor ve iyilik etrafında bir araya getirecek. Darüşşafaka Cemiyeti de "Söz Konusu Eğitimse, Yardıma Koşarız!" çağrısıyla maratonda, annesi veya babası hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz, başarılı öğrencilerin eğitimine destek olmak için koşacak. Bu anlamlı dayanışmaya iş dünyasının önde gelen isimleri de katılarak Darüşşafaka öğrencilerinin geleceği için adımlarını eğitime dönüştürecek. Darüşşafaka için koşmak isteyen katılımcılar, İyilik Peşinde Koş platformu üzerinden "Darüşşafaka - Söz Konusu Eğitimse, Yardıma Koşarız!" kampanyasına katılabilecek.