MEHMET KAYA
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, TÜRK-İŞ’in gerekçelerini açıklayarak çalışmalara katılmayacağını ilan ettiği 2026 yılı ücret belirleme toplantılarına başladı. Geçmişte, çalışmalar başladıktan sonra protesto amaçlı olarak işçi kesiminin komisyonu terk ettiği birkaç kez görüldü. Bu kez başlangıç aşamasından itibaren işçi kesimini temsil eden TÜRK-İŞ çalışmaya katılmıyor. Bu durum 1974’ten bu yana ilk kez gerçekleşti.
Bakanlık resmi olarak 12 Aralık günü tarafları komisyona çağırmıştı. Aynı gün, resmi toplantıdan önce Bakan Vedat Işıkhan’ın davetiyle, TÜRK-İŞ adına daha önce de heyete başkanlık eden Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol bir araya geldi. TÜRK-İŞ bu toplantıda taleplerini ve eleştirilerini içeren bir mektubu Bakanlığa teslim etti ve resmi toplantı, işçi tarafı olmadan çalışmaya başladı. Ramazan Ağan, verdikleri yazılı metni Bakanlık bahçesindeki gazetecilere de okudu.
İkinci toplantının 18 Aralık günü yapılacağı duyuruldu. HAK-İŞ ve DİSK de hem asgari ücret ve çalışanların geçim koşulları, hem de genel ekonomik sorunlarda işçi kesiminin sözünün daha fazla dinlenmesi için yoğun iletişim yürütüyor. Bu çalışmalar pek gündeme gelmese de adil olmayan vergiler ve ücret düşüklüğünde yoğunlaştı. Asgari ücret artık teknik bir tartışma olmasının çok ötesine geçti.
EKONOMİ’ye bilgi veren taraflar, yıl sonu yaklaşmadan çalışmayı tamamlama hedefinde olduklarını belirttiler. Özellikle işveren tarafı, komisyon çalışmalarının kamuoyu gündeminde kalmasının gerçekte fayda sağlamadığına vurgu yapıyor. Bu yıl başlayan Komisyon çalışmasında yapılacak ikinci toplantıda bir “manzaranın” ortaya çıkması olası. Diğer yandan, tarafların daha “ketum” olma olasılığı da yüksek. Muhtemelen, belirlenen ücret ikinci ya da, ikinciden kısa bir süre sonrasına konulacak üçüncü toplantıda ilan edilir.
Öneriler aslında oldukça kritik, talep kapsamına kamuoyu pek dikkat etmiyor
TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK’in taleplerinde dikkat çekici unsurlar var. Genel olarak bakıldığında, -diğer örgütlenme ve işçi, işveren, hükümet üçlü yapısında işçi kesiminin yaşadığı sorunlar saklı olmak kaydıyla- komisyon çalışmaların kolaylaştırıcı unsurlar var. Vergi, yükümlülükler, genel ücret düzeyi, örgütlenme eksikliği, hükümette işverenlerle işçilerin “güç asimetrisi” yoğun sorunlar.
Bunların arasında Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na sunulan öneriler, sadece “üye sayısı, üyeler şu kurumlardan olsun-bu kurumlardan olsun” değil. Somut bir şekilde, Komisyonun koruma ücretini objektif kriterlere göre hesaplaması, bunun üzerine müzakere edilmesi isteniyor. TÜİK bunu hesaplama yeteneğine sahip. Hatta, TÜİK verilerinden taraflar da basitçe hesaplayabilir. Gıda, eğitim, ulaştırma, kira, bir önceki yıldan oluşan kayıplar ve ülkenin büyümesinden pay hesabı hiç de zor değil. Talepler arasında yok ancak saat ücreti bazında bir verimlilik hesabı da dahil edilebilir.
1974’ten bu yana çalışan komisyonda, ilk kez “hiçbir işe yaramıyor” diyerek taraflardan biri komisyona gelmedi. Her gün çok şaşırtıcı moda tabiriyle “şok edici” olay olan ülkemizde, kimse buna “şok” demedi ama bu ciddi bir durum.
