İnanç; zihinle ilgilidir. Bilgiyle ve bilinçle çatışır. A priori’dir. Denenmeden bilinendir. Bilgi gelir onu test eder, doğrular veya yanlışlar; geriye kalana da Posteriori bilgi deriz. İnanç, bilgi gerektirmez.
Para piyasası, borçlanma (kısa vadeli/özel sektör) ve arbitraj fonlarında faiz indirimleri ile getiriler azalacak olsa bile enflasyon üzeri getirinin devam etmesi beklenebilir.
24 Ocak ile 25 Şubat arasında yani bir ayda Döviz Cinsinden Mevduattaki artış 8 milyar 858 milyon dolara ulaştı. Velhasıl parası olanlar yine TL’den kaçmaya başladı.
Yönetilen yönlendirilen fiyatların enflasyonda ne kadar etkili olduğunu tek bir örnek bile göstermiş oldu.
Ekonomi yönetiminin 1,5 yıldır uyguladığı politika son bir aydır sorgulanıyor. Ocak enflasyonunun yüksek geleceği bilinmesine rağmen politika faizinin indirilmesi, ardından yılsonu resmi enflasyon tahmininin yukarı yönlü revize edilmesi, soru işaretleri yarattı. Faiz indirimlerine aynı tempoda sürdürme niyeti doğal olarak tartışılıyor.
Net-sıfır hedefleri, kısa vadeli ekonomik ve politik kaygılar uğruna halının altına süpürülüyor. ABD ile Çin arasında artan gerilimin, temiz enerji teknolojilerini yavaşlatması ve enerji dönüşümünü sekteye uğratması beklenebilir.
TÜİK’in şubat ayında açıkladığı aylık enflasyon %2,27 olurken yıllık enflasyon %40’ın altına geriledi. Bu durum, faizdeki düşüş eğilimin süreceği yönündeki beklentiyi güçlendirdi. Bu olasılık bankalarda hareketlenmeye yol açtı.
Sosyal girişimlerin küresel ekonomiye olan katkısı 2 trilyon doları aştı, üstelik bunu söyleyen OECD.
Dünya Ekonomik Forumu ve Accenture tarafından hazırlanan "Avrupa Yeşil Mutabakatını Hayata Geçirmek: Özel Sektör Perspektifi" başlıklı rapor, şirketlerin sürdürebilirlik taahhütlerini yerine getirmede en büyük engelin mevzuat ve raporlama gereklilikleri olduğunu ortaya koyuyor.
1981'den bu yana, geliştirdiği sanal sistemlerle tüm endüstrilere modelleme ve simülasyon programları sunan Dassault Systèmes, üç boyutlu tasarımlar yapmayı sağlayan 3DEXPERIENCE platformuyla öne çıkıyor.
Troçki kampından gelen Preobrazhensky, yani Sovyet 1920'lerinin en önemli siyasal iktisatçılarından birisi, partiye geri döndükten sonra 1929 kriziyle ilgili yazmıştı.