Yükseliş
Borsa
13703.130.11
Yükseliş
Dolar
47.57360.01
Yükseliş
Euro
55.09270.15
Yükseliş
Euro/Dolar
1.155480.01
Yükseliş
Altın (Gram)
6504.5620.13
Yükseliş
Altın (Ons)
4252.120.11
Yükseliş
Faiz
41.540.31
Yükseliş
Brent
78.90.61

Köşe Yazıları

Köşe Yazıları

Küresel eşitsizlik

Küresel eşitsizlik

Bekle bizi DGÖ Özel Sektör Danışma Grubu

Bekle bizi DGÖ Özel Sektör Danışma Grubu

Adayın emanetçisi olur mu?

İmamoğlu ve ekibi geçtiğimiz yaz sonunda bir toplantı yaparak “gelmekte olana” karşı pozisyon alınması konusunda hem fikir oldu. Bunun için de İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi kararlaştırıldı. Zaten neredeyse 6 yıldır kendilerine göre bir kampanya da yürütüyorlardı. Hatta bir ara altılı masanın adayı olmak için Meral Akşener’i de yanlarına alarak bir çıkış yapmayı denediler ama olmadı. Bu arada, o çıkış denemesinin altılı masaya seçim kaybettirdiği yorumu da hayli taraftar toplayan bir yorum. Her neyse, süreç İmamoğlu cephesinde böyle başladı. Bu sürecin erken başlatılması iktidar tarafını da erken harekete geçirdi.

Bay Trump şimdi de Türkiye İsrail ilişkilerine yöneldi

Önceki dönemlerden farklı olarak günümüzde Türkiye-İsrail ilişkileri örnek alınmaktan uzak. Halbuki Türkiye İsrail’i ilk tanıyan ülkeler arasındaydı. İstikrarsız fakat otoriter Arap rejimlerinin egemen olduğu bir bölgede bu iki ülke birbirini modernlik, demokrasi ve Batılı yönelimleri temsil eden merkezler olarak görüyordu. Arap rejimlerinin İsrail ile ilişkileri hasmane, Türkiye’ninki ise dostane idi. Varlığının bile sorgulandığı bölgede İsrail bu iyi ilişkilere özel değer veriyordu. Gelişen dostluğun bir yan faydası da ABD’deki Musevi lobisinin Türkiye’ye olumlu yaklaşması, Kongre’deki Rum ve Ermeni lobilerinin etkilerini frenlemesi idi. İki ülkenin sıcak ilişkilerini kanıtlamak için sadece 2007 gibi geç bir tarihe kadar İsrail jetlerinin komşularının hava sahasını ihlal etmemek için uçuş talimlerini Konya’da gerçekleştirdiklerini hatırlamak bile yeterlidir.

ABD-Çin kavgasında yumuşama sinyali

Çin’de üretilen telefon, yarı iletken gibi elektronik ürünlerin karşılıklılık ilkesi çerçevesinde konulan vergilerden muaf tutulmasının verdiği iyimser hava ile haftaya başlıyoruz. Karar muhtemelen hanehalkının Nisan ayında karşılaşacağı enflasyon şokunu hafifletmek ve Apple, Nvidia gibi büyük teknoloji şirketlerini rahatlatmak için alındı. Ancak ABD’nin Çin’e karşı tutumunu yumuşatması önemli bir gelişme. Çin cephesinden de bir pozitif adım gelirse piyasalar durgunluk senaryolarını rafa kaldırabilir.

Her 5 Ford’dan 1’i bizden

Her 5 Ford’dan 1’i bizden

Doların dostu yok

Yatırım bankalarının araştırma birimleri son haftalarda ekstra mesai yapıyorlar. Sürekli değişen haber akışının ekonomik ve finansal yansımalarını öngörmeye çalışıyorlar. Hafta sonu da boş geçmedi. ABD’nin cep telefonlarını, bilgisayarları, çipleri, gümrük tarifelerinden muaf tutacağı haberi cumartesi günü düştü.

Zirai don çiftçinin kabusu oldu

Zirai donun etkisi o kadar büyük oldu ki çiftçilerin, üreticilerin ülkenin her bölgesinden adeta çığlıkları yükseldi. Birçok üretici çaresiz kaldı. Yaşanan zirai don sadece çiftçilerin değil, tüketicilerin de canını yakacak. Üretimdeki azalma ile birlikte sebze ve meyve başta olmak üzere fiyatlarda ciddi artışlar olması bekleniyor.

'Kur şokları yaşanırsa yeni güçlendirici kararlar alınabilir'

'Kur şokları yaşanırsa yeni güçlendirici kararlar alınabilir'

Adalet yoksa geçiş de yok

Geçtiğimiz günlerde Mariana Mazzucato’nun ITV’de Robert Peston’a söyledikleri hâlâ zihnimde yankılanıyor: Trump’ın yeni tarifeleri sadece bir ticaret politikası tercihi değil, daha büyük bir ekonomik körlüğün, sistematik bir adaletsizliğin ve kısa vadeli çıkarcılığın tezahürü. Yeni tarifelerle yeniden şekillenen küresel ticaret gündemi, yalnızca bir dış politika manevrası değil; aynı zamanda eşitsizliğin ve ekonomik gerilimin derinleştiği bir dönemin aynası. Son alınan kararlar, Amerikan hanelerine yılda ortalama bin 500 dolar ek yük bindirecek. Üstelik bu yük, gelir seviyesi düştükçe daha ağır hissedilecek. Ama mesele sadece ABD ile sınırlı değil. Küresel bir çıkmaza ve deliliğe sürüklenen bir dünya politikası gözler önünde. En sert darbeyi ise her zaman olduğu gibi en az söz hakkı olanlar – Küresel Güney ülkeleri – alacak.

Piyasalarda korku yüksek hisselerde ise kârlılık önde

Piyasalarda korku yüksek hisselerde ise kârlılık önde

Trump politikaları: Şaşkın ördek tersten dalar

Trump’ın bu tarihte tarife açıklamalarında bulunacağını hepimiz biliyorduk. Burada herhangi bir sürpriz yok. Ancak Trump’ın 180’den fazla ülkeye aynı anda tarife uygulayacağını hiç kimse beklemiyordu.