Merkez Bankası perşembe günü faiz kararını açıkladı, araya hafta sonu girdi ve sanırım herkes bu hafta sonunu geleceğin muhasebesini yaparak geçirdi. Önümüzdeki dönemde Türkiye’yi ve Türkiye ekonomisini neler bekleyebilirdi; bunun tahlili yapılmaya çalışıldı.
Trump’ın yükselttiği gümrük duvarı, Çin’i Türkiye’de yeni üretim işbirliğine yöneltiyor
ABD'ye ait sekiz küçük operasyon üssünden üçü kapatılacak. ABD'nin Suriye'den "tümden çekilmeye" ise hiç niyeti yok.
Trump’ın seçim vaatlerinden biri, EB-5 vize programını etkin şekilde yenileyerek göçmen politikasını baştan aşağıya değiştirmekti. ABD Başkanı, 3 Nisan’da Air Force One uçağında, üzerinde kendi fotoğrafının yer aldığı “Golden Visa”yı tanıtırken gazetecilere, “5 milyon dolar karşılığında bu sizin olabilir. Bu altın kart – Trump Kartı!” sözleriyle yeni kartı ilk kez fiziki olarak tanıtmıştı.
Hep söylüyorum; 19 Mart 2025 hem siyasi tarihimiz hem de ekonomi tarihimiz açısından bir milat. Ekrem İmamoğlu’nun önce diploma iptali, sonrasında da tutuklanmasıyla birlikte o tarihten bu tarihe yaklaşık 50 milyar dolarlık rezerv yakıldı.
Türkiye’nin lobicilikle ilgili bir düzenlemeye ihtiyacı yoktur. Türkiye’nin yapay zekâ ile ilgili bir düzenlemeye de ihtiyacı yoktur.
Rezervler üzerindeki baskının devam etmesi durumunda Merkez Bankası, piyasayı üst banttan fonlayarak efektif faiz oranını %49’a çıkarabilir.
Yapay zekâlı robot askerler üretiliyor. Savaşta bizler çeliğe ateş ederken Sophia'ların ete kemiğe nişan alacağına tanık oluruz. Kurşun adres sormakla kalmıyor, atanı da vurabiliyor.
ABD’nin toplam ticaret açığı içinde Çin’in payı 2017 yılında yüzde 46’dan 2020 yılında yüzde 34’e inmiş. Biden döneminde ise yüzde 25’e kadar gerilemiş. Ancak ABD’nin şu anda yüzde 25’e dahi tahammülü yok.