HİLAL SÖNMEZ/KAYSERİ
Turkuaz Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Abidin Özkaya, elde edilen sonucun uzun yıllardır üretim, teknoloji, kalite ve ihracata yapılan yatırımların bir sonucu olduğunu belirterek, “Bu sonucu bir varış noktası değil, daha ileri hedeflerimiz için önemli bir motivasyon olarak görüyoruz” dedi. 2025’in zorlu piyasa koşullarına rağmen üretim gücünü ve uluslararası pazarlardaki konumunu koruduklarını ifade eden Özkaya, üretimde kapasite artışından ziyade verimlilik, kalite ve katma değerli ürün yapısına odaklandıklarını söyledi. CeraStyle markasıyla seramik sağlık gereçleri kategorisinde Türkiye’nin en fazla ihracat yapan dördüncü firması olduklarını belirten Özkaya, sektör ihracatının değer bazında yüzde 5,6 daraldığı bir yılda bu konumun korunmasının önemli olduğunu vurguladı.
Kayseri OSB ve İncesu OSB’deki iki üretim tesisinde teknolojik altyapı, otomasyon ve enerji verimliliğine yönelik çalışmaların sürdüğünü aktaran Özkaya, “Turkuaz GES yatırımımızın yanı sıra her iki üretim tesisimizin çatılarında da güneş enerjisi santrallerimiz bulunuyor. Tükettiğimiz elektriğin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayabilecek üretim kapasitesine ulaştık” diye konuştu. Şirketin üretim hatlarında otomasyon, geri kazanım ve Ar-Ge çalışmalarının da devam ettiğini belirtti.
İhracatta pazar çeşitliliği hedefi
Turkuaz Seramik ve CeraStyle markalarıyla başta Avrupa ve Balkanlar olmak üzere geniş bir coğrafyaya ihracat yaptıklarını ifade eden Özkaya, 2026’da mevcut pazarlardaki etkinliği artırmanın yanı sıra yeni pazarlarda distribütör ve bayi yapılanmasını genişletmeyi hedeflediklerini kaydetti. Katma değerli, tasarım ve kalite odaklı ürünlerin ihracattaki payını artırmak istediklerini belirten Özkaya, “İhracat bizim için yalnızca ürün satışı değil, uzun vadeli marka ve pazar yatırımı anlamına geliyor” dedi.
Atıklar yeniden üretime kazandırılıyor
Sürdürülebilirliği iş yapış biçimlerinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini ifade eden Özkaya, ham madde atıkları ve suyun yeniden üretime kazandırılması için filtre pres sistemi kullandıklarını söyledi. Ar-Ge çalışmalarıyla ham madde atıklarını ürün gruplarına göre yüzde 20 ila yüzde 100 arasında değişen oranlarda reçetelere dahil ederek prototip ürünler geliştirdiklerini aktaran Özkaya, pişmiş seramik atıklarının da yeniden üretimde kullanıldığını belirtti. Bu uygulamayla ilgili ithal hammadde kullanımının yüzde 25 azaltıldığını kaydeden Özkaya, temel hedeflerinin ise sıfır atık yaklaşımına mümkün olduğunca yaklaşan bir üretim modeli oluşturmak olduğunu söyledi.
51 Ar-Ge projesi gerçekleştirildi
Dijital dönüşüm çalışmalarının üretimden satışa kadar bütün süreçleri kapsadığını belirten Özkaya, 2018’de kurulan Bakanlık onaylı Ar-Ge Merkezi’nde bugüne kadar 51 proje gerçekleştirdiklerini ve bunların 27’sini ticarileştirdiklerini kaydetti. Özkaya, yeni dönemde su, enerji ve kaynak verimliliğini destekleyen ürünler, alternatif ham madde kullanımı, antibakteriyel yüzey teknolojileri ve yeni nesil banyo çözümlerine odaklanacaklarını aktardı.
Sektörde maliyet ve ithalat baskısı
Seramik sektörünün enerji ve emek yoğun yapısına dikkat çeken Özkaya, enerji ve işçilik maliyetleri, finansmana erişim, döviz kuru hareketleri ve küresel talep daralmasının sektörün rekabet gücünü etkilediğini söyledi. Türkiye’nin seramik sağlık gereçleri ihracatının 2025’te değer bazında yüzde 5,6 gerilediğini belirten Özkaya, ucuz ve kalitesiz ithalatın da yerli üretici üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti. Özkaya, standartlara uygunluk, ürün güvenliği ve piyasa denetimlerinin güçlendirilmesini isterken, yeşil ve dijital dönüşüm yatırımları için erişilebilir finansman mekanizmalarının ve ihracat desteklerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Şirketin büyüme stratejisinin yalnızca üretim hacmini artırmaya değil, verimlilik, katma değer, inovasyon ve sürdürülebilirliğe dayanacağını söyleyen Özkaya, önümüzdeki dönemde ürün portföyünü armatür, sensörlü musluk, duş sistemleri ve bağlantı elemanları gibi tamamlayıcı ürünlerle genişletmeye devam edeceklerini kaydetti.