BYD Türkiye'nin 2025'te 45 bin 537 adet satışla, şarj edilebilir hibrit ve yeni enerjili araçlar pazarında ilk sırada yer aldığı bildirildi. BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun, "Önümüzdeki dönemde de Türkiye'nin elektrikli mobilite dönüşümünde öncü rol üstlenerek, otomobil pazarındaki büyümemizi sürdüreceğiz." dedi.
Otomotiv endüstrisi geçen yıl 41,5 milyar dolarla en fazla ihracat yapan sektör olurken, kimyevi maddeler ve mamulleri 31,9 milyar dolarla ikinci, elektrik ve elektronik sektörü 17,7 milyar dolarla üçüncü sırada yer aldı.
Yeni yılda MTV'nin ilk taksitinin ödenmesi için son gün 2 Şubat olarak belirlendi.
Türkiye otomotiv pazarı, krediye erişimin sınırlandığı bir dönemde tarihi eşiği aştı. Aralıkta yüzde 17 artışla 200 bine dayanan satışlar, tüm zamanların rekorunu gördü.
SEDDK tarafından yapılan düzenlemeye göre, otomobil araç grubunda 2026 teminat limitleri yüzde 33 artırılarak araç başına maddi 400 bin lira, mağdur başına bedeli 3 milyon 600 bin liraya yükseltildi. Diğer araç gruplarında da aynı orana göre güncelleme yapıldı.
İkinci el motorlu kara taşıtlarının pazarlanması veya satışının, ilk tescilinden itibaren 6 ay ve 6 bin kilometre geçmeden yapılamaması ve ilan kısıtlaması uygulamaları 6 ay uzatıldı.
ZF Aftermarket Global Başkanı Philippe Colpron, Türkiye’de elektrikli araç pazarının Avrupa’dan daha hızlı büyüdüğünü belirterek, “Aftermarket olarak bu değişime hem eğitim hem ürün hem de dijital çözümlerle hazırız. Tamirhanelerin bilgisayarı yağ ve anahtar kadar iyi kullanabilmesi gerekiyor” dedi.
Türkiye’de elektrikli araçların pazar payı yüzde 18’e ulaşırken, Çin’den otomobil ithalatı dört yılda 18 kat arttı. Öte yandan elektrikli araçlara geçişle birlikte üretimde yerlilik oranları düşerken, OİB Başkanı Baran Çelik doğru politikalarla Türkiye’nin bu süreci avantaja çevirebileceğini vurguladı. Çelik, yerli üretim ve yatırımlar için kritik uyarılarda bulundu.
Avrupa Birliği’nin “Made in EU” etiketiyle otomotivde tedarik zincirlerini birlik içine çekmeyi amaçlayan düzenlemesine ilişkin sürecin, Türkiye bakımından proaktif olarak yürütülmesi gerektiği belirtiliyor. OSD Başkanı Cengiz Eroldu, düzenlemenin, ihracatının yüzde 60’ından fazlasını Avrupa’ya gerçekleştiren Türkiye otomotiv sanayisi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekti. Bu çerçevenin ilerleyen süreçte diğer sektörlere yansıyacağına da işaret eden Eroldu, Türkiye’nin bu kapsama alınmaması halinde, Gümrük Birliği’nin avantajlarının ortadan kalkacağı ve işlevini yitirebileceği uyarısında bulundu. OİB Başkanı Baran Çelik de, “Türkiye’nin bu kapsamın dışında bırakılması, Gümrük Birliği’nin anlamını sorgulatır” görüşünü dile getirdi.