CANAN SAKARYA/ANKARA
Avrupa Birliği’nin son dönemde AB menşei ve korumacılık odaklı yeni araçlarla kamu alımlarını sanayi politikasının bir parçası haline getirmesi, Türk şirketleri ile Türkiye’de üretilen ürünlerin AB kamu alımları pazarına erişimini güçleştirmesi üzerine bu engellerin aşılmasına dönük yeni bir adım atılıyor. Bu hafta Meclis Plan Bütçe Komisyonunda görüşülecek torba yasada yer alan düzenlemeyle Kamu İhale Kanunu'nda değişikliğe gidilerek kamu alımlarında "mütekabiliyet" (karşılıklılık) ilkesini güçlendirecek bir düzenleme yapılacak. AB’nin kamu alımları pazarının yıllık büyüklüğünün yaklaşık 2 trilyon Euro olduğu belirtiliyor.
Tanınan hak ve avantajlar
Torba kanunda yer alan maddeye göre, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanuna ‘Kamu alımlarında mütekabiliyet’ başlıklı ek bir madde eklenecek. Buna göre, alımlarda yerli istekliler, yerli malı ve bu malı teklif eden istekliler lehine tanınan hak ve avantajların, Avrupa Birliği üyesi devletlerde yerleşik isteklilere, Avrupa Birliği menşeli mala ve bu malı teklif eden isteklilere de mütekabiliyet esasları çerçevesinde ülke ve/veya ürüne göre kısmen ya da tamamen tanınması konusunda Cumhurbaşkanı yetkili olacak. Böylece, uluslararası sözleşmelerden ve ikili anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerin ifası ile ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde mütekabiliyet ilkesini pozitif yönde de işletebilme yetkisi tanıyor.
Düzenlemeyle, Avrupa Birliğinin korumacı politikalarının yol açabileceği olumsuz etkilerin ortadan kaldırılarak yerli üreticilerin ihracat gücünün korunması, yerli istekliler ve yerli ürünlerin Avrupa Birliği pazarına erişim hakkının mütekabiliyet temelinde güvence altına alınarak pazar payının artırılmasının hedeflendiği kaydedildi.
Kamu alım pazarı 2 trilyon Euro
Yasa teklifine ilişkin yapılan etki analizinde yer alan değerlendirmeye göre; Türkiye’de 2025 yılında ihale dokümanında yerli istekli ve yerli malı lehine fiyat avantajı uygulanacağı belirtilen 6 bin 762 adet ihale gerçekleştirildi. Bunların toplam sözleşme tutarı ise yaklaşık 1.12 trilyon liraya ulaştı. Aynı yıl içerisinde 38 bin 283 adet Türkiye Cumhuriyeti uyruklu, 70 adet AB uyruklu ve 73 adet diğer ülke uyruklu yüklenici ile sözleşme imzalandı. AB’nin kamu alımları pazarının yıllık büyüklüğünün ise yaklaşık 2 trilyon Euro olup alım yapan kamu idaresi sayısının ise yaklaşık 250 bin olduğu kaydedildi. Yapılan etki analizine göre, AB’nin, son dönemdeki korumacı politikaları kapsamında 2022'de yürürlüğe giren Uluslararası Kamu Alımları Aracı ile AB firmalarına ayrımcılık yapan ülkelerin firmalarına ihaleye katılma yasağı veya fiyat dezavantajı getirildi, bu mekanizma ilk kez 2025'te Çinli tıbbi cihaz firmalarına karşı uygulandı. 2023 tarihli Yabancı Sübvansiyonlar Tüzüğü kapsamında ise AB dışından devlet desteği alan firmalara bildirim zorunluluğu getirilerek hibe veya vergi avantajı gibi gerekçelerle Türk firmaları da bu yaptırımlarla karşılaşabiliyor.