MEHMET KAYA/ANKARA
İlk kez 1947 yılında toplanan, çalışma hayatının sosyal taraflarının katılarak değerlendirmede bulunduğu ve kararlar aldığı Çalışma Meclisi 14. kez Ankara’da toplandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından organize edilen meclisin bu yılki gündemi, "Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm" olarak belirlendi. Çalışma Meclisi oturumlarının ardından alınan kararlar duyurulacak. Toplantıda, sayısal dönüşümün fırsatları yanında risklerine de işaret edilerek, işverenlere sadece faydaya değil, kimseyi geri bırakmama ilkesi gereği insan odaklı bir yaklaşım benimseme çağrısı yapıldı.
Toplantının açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Çalışma Meclisi gündeminde bulunan “Dijitalleşmenin Çalışma Modelleri ve Sendikal Örgütlenmeye Etkileri” ve “Dijitalleşmenin Kamu Çalışma Hayatına Etkileri” başlıklarını önemli bulduğunu vurgulayarak, bu tartışmaların mevzuat hazırlıklarına katkı vereceğini kaydetti.
Yapay zekanın çalışma hayatına yönelik olumlu ve olumsuz etkilerine dair yoğun bilimsel çalışmalar yapıldığına işaret eden Cevdet Yılmaz, “Bu süreç, çalışma biçimlerinin, sosyal güvenlik sistemlerinin ve istihdam politikalarının yeniden tasarlanmasını zorunlu kılan yapısal bir değişimi beraberinde getirmektedir. Bu gelişmeler karşısında doğru tutum, teknolojiyi insan emeğini dışlayan bir unsur olarak değil, dijital becerilerle güçlendiren bir fırsat olarak gören kapsayıcı bir yaklaşımda yatmaktadır” ifadesini kullandı.
Sayısallaşmanın esneklik, uzaktan çalışma, yeni gelir fırsatlarına karşılık, iş güvencesi, veri gizliliği ve “algoritmik yönetim” riskleri barındırdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı, adil bir geçişin kritik önemde olduğunun altını çizdi.
Yılmaz, “Adil geçişte temel öncelikler ise; teknolojik değişimin kimseyi geride bırakmaması, çalışanların sosyal koruma önlemleri, yeniden beceri kazanma ve yetkinlik geliştirme programlarıyla desteklenmesidir. Bu çerçevede, yaşam boyu öğrenme, dijital beceri eğitimleri ve sosyal diyalog mekanizmaları hayati önem taşıyor” ifadesini kullandı.
İşveren tarafı
Cevdet Yılmaz, işverenler açısından ise verimlilik, esneklik ve rekabet avantajı sağlayan sayısal dönüşümün aynı zamanda stratejik uyum ve etik sorumluluk gerektirdiğini belirterek, “İşverenler açısından dijital teknolojiler, yalnızca üretim süreçlerini değil; çalışan refahını ve kurumsal bağlılığı güçlendiren bir dönüşüm alanını da ifade etmektedir” dedi.
Kamu tarafında da sayısal çağın, istihdam politikalarını, sosyal güvenliği, iş hukuku alanlarında etkisinin görüldüğünü, bütüncül, kapsayıcı ve insan merkezli bir yaklaşımı gerekli kıldığını anlatan Yılmaz, “Bizler bu süreci, riskleriyle birlikte fırsatları da gören bir yaklaşımla ele alıyoruz… Kamu politikalarımızın odağında, dijitalleşmenin insana yakışır iş kavramını zedelememesi, aksine güçlendirmesi bulunuyor.” dedi.
Vedat Işıkhan: Temel sorumluluğumuz insan onurunu koruyan bir dönüşüm
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da konuşmasında, küresel tedarik zincirleri aksaklıkları, jeopolitik gerilimler, savaş, göç hareketleri, su, gıda ve enerji krizlerinin çalışma hayatına olumsuz etkilerine vurgu yaparak, tüm bu riskler yanında gelir eşitsizliği ve sosyal dengesizliklerin yarattığı risklere karşı tedbir için çalıştıklarını vurguladı.
Ana gündem olan sayısal dönüşüm konusunda, bu dönüşümün yeşil dönüşüm ile birlikte hayata geçirilebilecek bir süreç olduğuna işaret eden Işıkhan, “Bu dönüşüm tek başına devletin sırtına yüklenebilecek bir süreç değildir. Devlet elbette yön gösteren, düzenleyen, teşvik eden ve koruyan taraftır; ama bu büyük yürüyüşün asıl yükünü işverenlerimizle, sendikalarımızla, çalışanlarımızla, gençlerimizle birlikte omuzlayacağız. Herkesin bu yeni dönemde üstleneceği sorumluluklar var” diye konuştu.
İşverenlere sayısallaşmayı sadece maliyet düşürme ya da işgücünü ikame etme aracı olarak görmeme çağrısı yapan Vedat Işıkhan, insan kaynağının yeniden yapılandırılması için bir anlayışla yaklaşmalarını istedi. Işıkhan, “Bizim temel sorumluluğumuz; insan onurunu koruyarak, adil çalışma koşullarını sağlayarak ve çalışan haklarını güvence altına alarak bu dönüşümü yönetmektir. Dijitalleşmeyi; iş güvencesi ve sosyal güvenlik gibi temel hakları zayıflatan bir tehdit olarak değil; aksine, daha nitelikli, daha esnek ve daha sürdürülebilir işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz. Bakanlık olarak; özellikle bilişim sektörü ve geleceğin meslekleri odağında, yeşil ve dijital dönüşümü destekleyecek nitelikli iş gücünün yetiştirilmesini temel hedef olarak belirledik” ifadesini kullandı.