
Küresel emtia piyasaları, alışılmışın dışında bir şokla karşı karşıya. Çin’in 1 Mayıs itibarıyla sülfürik asit ihracatını durdurması, bakırdan gübreye kadar uzanan geniş bir üretim zincirinde dengeleri sarstı. Normalde bakır üretiminin yan ürünü olarak görülen sülfürik asit, bugün arzı belirleyen kritik unsur haline gelmiş durumda.
Kükürt, bakır üretimi sırasında ortaya çıkan ve işlenerek sülfürik aside dönüştürülen temel girdi. Bu asit ise hem metal üretiminin hem de gübre ve sanayi zincirinin vazgeçilmez kimyasalı olarak küresel ekonominin omurgasını oluşturuyor.
Son bir yılda Çin’de sülfürik asit fiyatları yüzde 200’ün üzerinde artarak 1.760 yuan/ton seviyesine çıktı. Şili’ye yönelik spot fiyatlar ise yalnızca birkaç ay içinde iki katına yükseldi. Bu gelişme, özellikle asitle liç yöntemiyle üretim yapan madenciler için maliyetleri dramatik şekilde artırıyor.
Çin frene bastı, zincir kırıldı
Krizin merkezinde Çin yer alıyor. 2025’te sülfürik asit ihracatını yüzde 73 artırarak 4,65 milyon tona çıkaran ülke, kısa süre içinde tam tersine dönerek ihracatı durdurdu. Kararın arkasında ise iç piyasada gübre üretimini koruma isteği bulunuyor.
Ancak bu hamle tek başına değil. Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar kükürt sevkiyatını keserken, Rusya ihracat kısıtlamalarını uzattı, Türkiye sınırlamalara gitti, Afrika’daki bazı üreticiler arzı düşürdü. Sonuç: küresel ölçekte sıkışan bir asit piyasası.
Bakır üretiminde büyük sıkıntı
Asit fiyatlarındaki yükseliş, bakır sektöründe alışılmış ekonomik modeli de tersine çevirdi. Normalde madencilerin eritme tesislerine ödeme yaptığı TC/RC (işleme ücretleri), son 16 aydır negatif bölgede.
Nisan sonunda spot TC/RC seviyeleri eksi 86,7 dolar/tona kadar geriledi. Buna rağmen bazı eritme tesisleri üretime devam ediyor. Çünkü her 1 ton bakır üretimi sırasında ortaya çıkan 3-4 ton sülfürik asit, oluşan zararı telafi edebiliyor.
Bakır ekonomileri baskı altında
Küresel rafine bakır üretiminin yaklaşık %20’si, sülfürik asit kullanılan liç yöntemine dayanıyor. Bu da asit arzındaki daralmanın doğrudan üretim riski anlamına geldiğini gösteriyor. Şili, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Zambiya gibi büyük üreticiler, artan maliyetlerle karşı karşıya. Büyük şirketler stoklar ve uzun vadeli kontratlarla kendini koruyabilse de, küçük ve orta ölçekli üreticiler için üretim kesintileri ihtimali güçleniyor. Çin’in ihracat yasağı, küresel sistem için bir uyarı niteliğinde. Tek bir kimyasala bağımlı olan üretim zincirlerinin ne kadar kırılgan olduğu açık şekilde ortaya çıkmış durumda. Kısa vadede fiyat baskısı sürecek gibi görünüyor.
Kükürt yoksa üretim de yok!
Yıllık 260 milyon tonluk üretimiyle sülfürik asit, modern sanayinin en temel girdilerinden biri. Küresel üretimin yaklaşık yüzde 60’ı gübre sektöründe kullanılırken, geri kalanı bakır ve nikel üretimi, yarı iletkenler, çelik işleme ve petrol rafinasyonunda kritik rol oynuyor. Bu nedenle asit arzındaki herhangi bir kesinti yalnızca madenciliği değil, tarımdan teknolojiye kadar uzanan geniş bir ekonomik alanı doğrudan etkiliyor. Başka bir ifadeyle: sülfürik asit yoksa üretim zinciri de yok.
Rakamlarla kükürt krizi
● Çin sülfürik asit ihracatı (2025): 4,65 milyon ton
● Çin küresel ticarette payı: %73
● Çin iç piyasa fi yatı: 1.760 yuan/ton
● Fiyatlarda son 1 yıllık artış: %204
● Şili’ye spot asit fi yatı artışı; %100 (Şubat’tan bu yana)
● Bakır işleme ücreti (TC/RC): -86,7 $/ton (negatif)
● 1 ton bakır üretimi için gereken sülfrik asit: 3 – 4 ton