Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bir televizyon kanalında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Geçen yıl ekonomi programının rüştünü ispat ettiğini belirten Şimşek, iç gelişmeler ve ticaret savaşları ile zirai don ve tarımsal kuraklığa rağmen enflasyonun düşmeye devam ettiğini aktardı.
Bütçe açığındaki iyileşmenin sürdüğünü ve açığın daraldığını vurgulayan Şimşek, şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye’nin rezervleri artmaya devam etti. Kur korumalı mevduattan çıkışı başarıyla yönettik. Savaş şu an önemli bir belirsizlik kaynağı. Cari açık, enflasyon, büyüme ve bütçe üzerinde ciddi potansiyel etkileri olabilecek büyük bir dış şokla karşı karşıyayız. Yine de şokun geçici olacağı varsayımıyla konuşuyorum. Enflasyon bu yıl da düşmeye devam eder ancak hedeflediğimiz boyutta olup olmayacağını söylemek için henüz erken. Bütçede ilk iki ayda iyi bir başlangıç yaptık. Savaşın etkileri önümüzdeki aylarda bir ölçüde hissedilecek. Cari açık konusunda biraz kaygılıyım, zira petrol fiyatları doğrudan cari açığı artırıyor. Programın hangi boyutuyla en çok tedirginsiniz diye sorarsanız, şu an için cari açık derim ancak yönetilebilir düzeyde kalacağına inanıyorum.”
Kamuda 2025’te sözleşmesi sona eren kiralık taşıtların sayısında yüzde 21 azaltmaya gittiklerine işaret eden Şimşek, “Tasarruf şuuru çok güçlü ve Maliye Bakanlığının denetimi, raporlamasıyla devam ediyor. Bu sene de tasarruf konusunda gereken maksimum hassasiyeti göstermeye devam edeceğiz.” dedi.
Dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payının yüzde 66’dan yüzde 62 civarına gerilediğine dikkati çeken Şimşek, faiz giderlerinin bütçe içindeki payını kontrol altına almak için faiz dışı fazla vermeye çalıştıklarını ve harcamaları da disiplin altında tuttuklarını vurgulayarak şöyle devam etti:
“Bu yılın özellikle ilk çeyreğindeki faiz giderlerindeki artışın, son iki-üç yıldaki borçlanmayla neredeyse hiçbir ilgisi yok. İlk iki aydaki faiz giderlerinin yüzde 38’i, aslında 10 yıl önce ihraç ettiğimiz enflasyona endeksli tahvilin faizidir. Faiz giderlerinin milli gelire oranı 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 4,4 iken bu yıl yüzde 3,5’e gerilemesini öngörüyoruz. Orta Vadeli Program dönemi sonu olan 2028’de bu oranın yüzde 3,3’e düşeceğini öngördük çünkü faiz dışı fazla vermeye başladık. Geçen yıl uzun bir aranın ardından ilk kez faiz dışı fazla verdik. Faiz harcamalarının vergi gelirlerine oranı 2002’de yüzde 86 iken 2002-2025 döneminde bu oran yüzde 26 civarına geriledi. 2026’da ise yüzde 20’ye düşmesini bekliyoruz. Program döneminin sonunda bu oranın yüzde 18 civarına gerilemesini öngörüyoruz.”
Transit ticarette üs haline gelebilir miyiz?
Türkiye’nin konumunu nasıl güçlendirebileceklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, son iki haftada Bakanlık ekiplerini bir araya getirdiğini belirterek, “Bölgede transit ticarette önemli bir yere sahip olan bazı ülkelerde şu an ciddi bir kırılma yaşanıyor. Türkiye olarak transit ticarette nasıl bir üs haline gelebiliriz? Ekiplerimiz bunu vergi politikalarından diğer politika araçlarına kadar tüm boyutlarıyla çalışıyor” dedi.
Açıklamalardan satır başları
● Biz bölgemizde savaş istemiyoruz. Türkiye, bölgesinde eğer istikrar varsa, huzur varsa, barış varsa bölgesel olarak refaha yükselir. Dolayısıyla şu anda yaşananlar bizi üzüyor.
● Savaş uzarsa, küresel ekonomi açısından ciddi bir enflasyon, finansal koşullarda sıkılaşma ve büyümede yavaşlama riskinin yanı sıra küresel enerji fiyatları ve tedarik zincirindeki kırılmalar uzun sürerse bir resesyon, bir stagflasyon riski de söz konusu.
● Eşel mobil sistemini uygulamasaydık, bugün itibarıyla örneğin Ankara’da mazotun litresi 83 lira 10 kuruş olacaktı. Petrol fiyatlarındaki bu yükselişle 83 lira 10 kuruş olacak olan mazot fiyatı, eşel mobil sayesinde şu an 67 lira 10 kuruş.