EKONOMİ/İSTANBUL
İstanbul Sanayi Odası (İSO), İstanbul Valiliği himayelerinde 1-7 Haziran tarihleri arasındaki “İstanbul Sıfır Atık Haftası” faaliyetleri kapsamında “Sanayinin Sıfır Atık Yolculuğu: Döngüsel İş Modelleri” toplantısı düzenledi. Sıfır Atık hedefine ulaşma stratejilerinde döngüsel iş modellerinin rolünün ele alındığı toplantının açılışında konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayide yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi odaklı stratejik makroekonomik hedeflere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Döngüsel ekonomide ‘su’ stratejik
Etkinlik kapsamında sıfır atık yaklaşımının sanayi sektöründe yaygınlaştırılması, üretim süreçlerinde kaynak ve su verimliliğinin artırılması ve sürdürülebilir üretim uygulamalarının teşvik edilmesi amacıyla İSO ile Sıfır Atık Vakfı arasında kritik bir iş birliği protokolüne imza atıldı.
Dünyanın iklim değişikliği, kirlilik ve biyolojik çeşitlilik kaybı olmak üzere birbirini etkileyen üç büyük krizle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Bahçıvan, üretim ve tüketim alışkanlıklarının dönüşmesinin küresel ölçekteki en kritik mesele olduğunu ifade etti. Bahçıvan, “Yapılan uluslararası çalışmalara göre bugün küresel ekonomi, 'al-kullan-at' anlayışı nedeniyle yılda yaklaşık 25,4 trilyon Euro değerinde ekonomik değeri kaybediyor. Bu rakam küresel GSYİH’nin yaklaşık yüzde 31'ine denk geliyor. Oysa ki kaynakların verimli yönetildiği döngüsel iş modellerinde kaybedilen bu değerin önemli bir bölümü ekonomide kalmaya devam edecek” diye konuştu.
Endüstriyel simbiyoz uygulamaları
Suyun stratejik önemine de değinen Bahçıvan, günümüzde su kaynaklarını etkin ve verimli yönetebilen ülkelerin yalnızca çevresel değil, gıda ve enerji güvenliği açısından da büyük bir avantaj elde ettiğini, döngüsel ekonomi yaklaşımıyla suyu merkeze alan politikaların uzun vadeli rekabetçiliğin temelini oluşturduğunu belirtti. Sanayinin bu büyük dönüşümün merkezinde yer aldığını dile getiren İSO Başkanı Bahçıvan, ürünün tüm yaşam döngüsünü dikkate alan nitelikli üretim anlayışının önemini, şu sözlerle aktardı: “Verimlilik, malzeme seçiminde gösterilen özen, atık oranlarının sistematik biçimde düşürülmesi ve ürünlerin uzun ömürlü, kolay onarılabilir ve geri dönüştürülebilir olması temel unsurlar haline geliyor. Bu yaklaşımla hareket eden sanayi firmalarının operasyonel maliyetleri düşerken küresel pazarlarda rekabet güçleri de artıyor. Türkiye sanayisi de bu sürece odaklandığında üretim kabiliyeti, mühendislik altyapısı ve girişimcilik ruhu ile dönüşümün kazananları arasında yer alacak güçtedir.” Dönüşümün kalıcı ve yaygın hale gelmesi için üniversite-sanayi iş birliklerinin ve Ar-Ge yatırımlarının artırılarak bilimsel bilginin üretime dönüştürülmesi gerektiğini kaydeden Bahçıvan, yenilikçi teknoloji girişimlerinin sanayiyle buluşturulmasının ve insan kaynağının dijital kapasitesinin güçlendirilmesinin şart olduğunu söyledi.
Bahçıvan ayrıca, bir tesisin atığının diğerinin hammaddesi olarak kullanıldığı endüstriyel simbiyoz uygulamalarının artırılmasının da süreci ivmeleyeceğini belirtti.
İSO, COP31’e titizlikle hazırlanıyor
Konuşmasında 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31'e değinen Bahçıvan, “Bizler açısından büyük bir gurur ve heyecan kaynağı olan COP31; Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki vizyonunu ve özel sektör olarak gücünü tüm dünyayla paylaşmamıza imkan sağlayacak. Yeşil sanayileşme ve sıfır atık yaklaşımının COP31’in eylem gündemi başlıkları arasında yer aldığını görüyoruz. Bu vesile ile de Türkiye, küresel iklim müzakerelerinin merkezine sıfır atık yaklaşımını yerleştiren ilk COP Başkanlığı olarak da tarihe geçecek” ifadelerini kullandı. İSO olarak 2022 yılından bu yana katıldıkları COP toplantılarından elde ettikleri deneyimle COP31’e yönelik hazırlıkları titizlikle yürüttüklerini ekleyen Bahçıvan, bu süreçte yürütülen çalışmaların uluslararası arenada Türk sanayisinin yetkinliklerini görünür kılacağını ifade etti.
Vali Gül: Türkiye, ‘sıfır atık’ta dünyaya öncülük yapıyor
İstanbul Valisi Davut Gül, toplantıda yaptığı konuşmada iş birliğinin önemine dikkat çekerek, şunları söyledi: “Birlikte iş yapma kültürünü geliştirmeliyiz. Kimseyi arkada bırakmamalıyız. Herkesi meselenin içerisinde tutmalıyız. Sanayiciler açısından da bu sıfır atık meselesi üretim zincirinden tüketim zincirine kadar her alanda karşımıza çıkacak bir mesele. Türkiye, sıfır atık konusunda dünyaya öncülük yapıyor. Uluslararası etkinlikler ve yüzlerce ülkenin katılımı Türkiye'nin ve İstanbul'umuzun marka değerini yükseltiyor.”