Özel sektörde çalışan anneler patronun inisiyatifine bırakıldı

Milli Eğitim Bakanlığı, koronavirüs salgını sebebiyle, eğitime verilen arayı mayıs ayına kadar uzattı. Olması gereken de buydu! Ancak düşünülmeyen ya da görmemezlikten gelinen önemli bir konu var.

Çalışan anneler!

Koronavirüs tehdidi sebebiyle çok zor bir süreçten geçiyoruz. Çalışanlar açısından devlet eliyle genel bir karar alınmış değil. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar bir nebze daha şanslı. Çünkü 22 Mart tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2020/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle kamuda uzaktan çalışma süreci çok geçmeden başladı.

Özel sektörde çalışanlar ise kamudakiler kadar şanslı değil. Çünkü kamuda olduğu gibi özel sektörde de minimum personelle esnek çalışma kararı daha yeni alındı. Bugüne kadar bazı işyerleri uzaktan çalışma uygulamasına geçerken, bazı işyerleri ofisten çalışmaya devam etti. Çalışanlara, ücretsiz izin kullanmak ya da işe gelinmeyen günleri yıllık izin saymak gibi seçenekler sunuldu. Bazı işyerlerinde çalışanların işe gelmesi şart koşuldu. Bazılarında ise işten çıkarmalar yaşandı. Geç de olsa alınan esnek çalışma kararının özel sektörde ne kadar uygulanabileceği ise belirsiz...

Diğer yandan koronavirüs tehdidi sebebiyle iş yaşamındaki sancılı süreç özellikle çalışan anneleri çok zorluyor. Çocukları ve işleri arasında kalıyorlar. Bir yandan işe gitmek zorundalar, diğer yandan çocuk bakımı konusunda elleri kolları bağlanmış durumda. Virüsün özellikle yaşlıları etkilemesi sebebiyle aile büyüklerinden destek alamıyorlar. Yine virüsün bulaşıcılığı sebebiyle akrabalardan ya da eş dosttan destek almak mümkün olmuyor. Bazı babalar çocuk bakımında eşlerine yardımcı olmaya çalışsa da bu sorumluluk hala kadınların omzunda…

Çalışan anneler, koronavirüs tehdidi sebebiyle, eğitimde verilen ilk iki haftalık arayı bir şekilde geçirdi. Şimdiyse, yaklaşık bir aylık süreci en sağlıklı, en stressiz ve en verimli şekilde nasıl atlatacağını düşünüyor. Hem iyi bir anne hem de iyi bir çalışan olarak…

“Çalışan binlerce anne için düzenleme yapılmadı”

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eroğlu’na, özel sektörde çalışan annelerin bir türlü içinden çıkamadığı bu sorun hakkındaki düşüncesini sordum. Yanıtı gayet net oldu. Eroğlu, Okul öncesi ve ilköğretimde çocuğu bulunan kamudaki kadın çalışanlara, kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerinin devamını sağlayacak şekilde gerekli tedbirlerin alınması ve zorunlu hizmetlerin yürütülmesi için asgari seviyede personel bulundurulması şartıyla, yıllık izin kullandırılıyor ya da yıllık izin hakkı yoksa mazeret izni veriliyor. Özel sektörde çalışan binlerce anne için henüz bir düzenleme yapılmadı. Maalesef çocuğu olan kadın çalışanlar tamamen işverenin inisiyatifine bırakıldı” dedi.

Annelerin bu süreçte bakıcılardan ve aile büyüklerinden de riski göz önünde bulundurarak destek alamadığını vurgulayan Eroğlu, “İşyerinden izin verildiğinde de ücretsiz mi, ücretli mi olacağı konusu yine işverenin belirleyeceği bir faktör olacak” ifadesini kullandı. Eroğlu, özel sektörden beklentilerini ise şöyle sıraladı:

“Çalışan annelere uzaktan çalışma fırsatı sunulmasını, haklarının korunmasını ve eşit ücret politikası uygulanmasını bekliyoruz. Umuyoruz ki, ülke olarak bu salgını hem sağlık hem de istihdam açısından en az kayıpla atlatır ve bu dönemde anne çalışanlarımızın haklarını korumayı başarırız.”

“Biz işteyiz ama çocuklarımız evde yalnız”

Thierry Diniz Genel Müdürü ve BUİKAD eski Başkanı İpek Yalçın da çalışan anneler olarak içinde bulundukları durumu şöyle özetledi: Biz işteyiz ama çocuklarımız evde yalnız. Aile büyüklerine de gönderemiyoruz. İlk defa çalışan anne olmak bu kadar zor geldi.” Çalışan anneleri endişelendiren iki konuya değinen Yalçın, “Milli Eğitim Bakanımız, velilerin bu dönemi tatil olarak görmemesini ve çocuklarının derslerini beraber takip etmelerini istedi. Ancak anne ve baba çalışıyor, bu hastalığın risk grubunda olan anneanne ya da babaanneye gönderemiyorsa ne yapacak? Bu konunun açık ve net çözüme kavuşturulması gerekiyor. Online derslerin telafisinin yüz yüze olacağı, gerekirse yazın okulların devam edeceği de velilere bildirilmeli. Bu karar okullara bırakılmamalı dedi.

Çalışmak zorunda olanların evde izole ettiği kişileri nasıl korumaya devam edeceğinin bir diğer endişe verici konu olduğunu belirten Yalçın, “Daha sert ve ciddi önlemler alınması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“Her firmada kriz komitesi kuruldu”

BM Global Compact Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadının Güçlenmesi Bursa Platformu koordinatörlerinden Yeşim Tekstil’in Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur ise platforma üye firmaların çoğunun bu zorlu süreçte ya üretime ara verdiğini ya da uzaktan çalıştığını anlattı. Cesur, “Koronavirüs salgını herkesin iş süreçlerini etkiledi. Genel olarak tüm işlerde duraksama var. Firmalar gelişmelere göre aksiyon alıyor. Her firmada kriz komitesi var. Komiteler alınacak tedbirlerle ilgili iletişim halinde. Devletin aldığı kararlara paralel olarak iş akışlarımızda önlemler alıyor ve geleceğe yönelik kararları değerlendiriyoruz. Esnek olmak zorundayız” açıklamasında bulundu.

Gerekli adımlar bir an önce atılmalı

Sonuç olarak, ülkemizde kadınlar nüfusun neredeyse yarısını oluşturuyor. OECD ülkeleri arasında kadınların işgücüne katılım oranında son sıralarda yer alıyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2018 yılı verilerine göre, Türkiye’de 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin oranı yüzde 47,4 iken, bu oran kadınlarda yüzde 29,4. Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranı ise yüzde 26,5. Aynı verilere göre, kadınların çalışma hayatında kalma süresi 6 yılda 2,3 yıl arttı. 2013 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kadınlarda 16,7 yıl iken, 2018 yılına 19 yıla oldu.

Gelinen noktada, tüm dünyaya paralel şekilde Türkiye’de kadın istihdamı yıllar içerisinde az da olsa artış gösteriyor. Çalışan anneler kadın istihdamında hem ciddi bir orana sahip hem de ülkelerin gelişmişlik seviyesi açısından önem arz ediyor. Ülke olarak bu konuda daha duyarlı olmamız ve kazanımları kaybetmemek için gerekli adımları atmamız gerekiyor.

Hatta, koronavirüs sebebiyle, sadece çocuğu olan kadınlar açısından değil, tüm çalışanların ve toplumun sağlığı için kamu ve özel tüm sektörlerde vakit kaybetmeden önlem almak şart.

YORUM EKLE