EYT'de son durum

İşte önümüzdeki aylarda Türkiye’nin gündeminde daha çok yer tutacak EYT konusunda merak edilenler... Habertürk'ten Ahmet Kıvanç yazdı...

EYT'de son durum

Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) ilk kez çözüme bu kadar yaklaştılar. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Sosyal Politikalar Kurulu Başkanvekili olduğu 2019 yılında EYT’liler ile görüşerek taleplerini dinledi. Bakan olduktan sonraki açıklamaları ile de konunun gündemde kalmasına katkı sağladı. Yaptığı son açıklamalarda da EYT çalışmalarını takvimlendirerek, hükümet adına bağlayıcı bir taahhütte bulundu.

Bakan Bilgin, kamuoyunda bir süredir tartışılan “olsa olsa böyle olur” şeklindeki olasılıklara dayanan formüllerin doğru olmadığını vurguladı. Bilgin, “Hollanda, Almanya modellerinden bahsediliyor, bunlar doğru değil. Masamızda sadece bir tane EYT formülü var. Kapsamlı bir çalışma aralık veya ocak ayında Meclis’te olur” dedi.

Bilgin, masada sadece bir EYT formülü olduğunu söyledi ama ipucu vermedi. EYT’liler de kendileri için tek formülün 8 Eylül 1999’daki koşullarla emeklilik hakkının yeniden verilmesi olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Bakalım, hükümetin formülü EYT’lilerinki ile örtüşecek mi?

Şu bir gerçek: EYT ile ilgili yapılacak çalışmanın olabildiğince geniş kesimlerce kabul görmesi, yeni tartışmalara ve mağduriyetlere yol açmaması, sosyal güvenlik sistemini ve sisteme olan güveni zaafa uğratmaması, tam tersine güçlendirmesi gerekir. Bunu sağlamak için düzenleme Meclis’e sunulmadan önce işçi ve memur sendikaları, işveren ve esnaf örgütlerinin katılımıyla konunun tüm boyutlarıyla tartışılması gerekir. (Bir türlü toplanamayan Ekonomik ve Sosyal Konsey tam da bu gibi konularda ülkede ortak akıl düzeneğini işletmek için var.)

EYT SORUNU NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Emeklilikte yaşa takılanlar sorunu 8 Eylül 1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile hayatımıza girdi. Kanun toplam 64 maddeden oluşuyor. Bu maddelerden sadece 11’ü işsizlik sigortasını düzenliyor. Kalan maddelerin tamamı emeklilik yaşının artırılması, aylık bağlama oranının düşürülmesi gibi sosyal güvenlik sisteminde yapılan değişikliklerden oluşuyor.

Kanun tasarısı ANASOL – M olarak adlandırılan Bülent Ecevit başkanlığındaki Demokratik Sol Parti (DSP), Mesut Yılmaz başkanlığındaki Anavatan Partisi (ANAP) ve Devlet Bahçeli başkanlığındaki Milliyetçi Hareket Partisi’nden (MHP) oluşan koalisyon hükümeti tarafından 12 Temmuz 1999 tarihinde TBMM’ye sunuldu. Kanunun Meclis’teki görüşmeleri 17 Ağustos 1999 depremine denk geldi. Bu tür yasaların komisyon ve genel kurul görüşmeleri genellikle uzun sürer. Ancak, 4447 Sayılı Kanun, Meclis’e sunulduktan sonra bir ay içinde komisyondan geçti ve 12 Ağustos Perşembe günü genel kurul görüşmelerine başlandı. Genel Kurul, cumartesi ve pazar günleri de çalışmalarına aralıksız devam etti. 17 Ağustos Salı günü yaşanan deprem üzerine bir hafta ara verildi. Tekrar başlayan görüşmeler üç gün içinde tamamlandı.

“MEZARDA EMEKLİLİĞE HAYIR”

4447 Sayılı Kanun, 1999 yılında farklı siyasi görüşte olan 15 emek örgütünü Emek Platformu’nda buluşturdu. Emek Platformu’nda yer alan örgütler şöyle:

TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK, KESK, Türkiye KAMU-SEN, MEMUR-SEN, BASK, Türkiye İşçi Emeklileri Derneği, Tüm İşçi Emeklileri Derneği, Tüm BAĞ – KUR Emeklileri Derneği, TMMOB, TÜRMOB, Türkiye Barolar Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği, Türk Eczacıları Birliği, Türk Tabipleri Birliği, Türk Veteriner Hekimleri Birliği.

Emek Platformu, emeklilik yaşının kadında 58, erkekte 60’a çıkartılmasını önlemek için 24 Temmuz 1999 tarihinde Ankara’da Kızılay Meydanı’nda yaklaşık 400 bin kişinin katılımıyla “Mezarda emekliliğe ve sefalet ücretine hayır” mitingi düzenledi. Platform 13 Ağustos 1999 tarihinde bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi, koalisyon partilerinin merkezlerine ülke genelinde yürüyüşler düzenlediği, Güvenpark’ta oturma eylemleri yaptı. 17 Ağustos depremi üzerine eylemlere ara verildiği dönemde tasarı hızla yasalaştırıldı.

TASARININ GEREKÇESİ NE İDİ?

Kanun tasarısının gerekçesinde Sosyal Sigortalar Kurumu’nun (SSK) finansman darboğazında olduğu, 1991 yılında 128 milyar lira (TL’den 6 sıfır atıldığı için bugünkü parayla 128 bin lira) nakit fazlası olan SSK’nın 1992 yılından itibaren açık vermeye başladığı belirtildi. TL’den 6 sıfır atılmış haliyle 1992’de 2 milyon 556 bin lira olan açığın, 1993’te 8 milyona, 1994’te 19.4 milyona, 1995’te 81.8 milyona, 1996’da 144.4 milyona, 1997’de 336 milyona, 1998 yılında ise 597 milyon liraya ulaştığı vurgulandı. (Yazı dizisinin ilerleyen bölümlerinde SSK’nın yanı sıra BAĞ –KUR ve Emekli Sandığı’nın o tarihteki mali durumunu genişçe ele alacağız)

STATÜLERE GÖRE EMEKLİLİK ŞARTLARI NASIL DEĞİŞTİ?

Ayrıntılara girmeden önce, emeklilik koşullarının 1999 ve 2008 yıllarında nasıl değiştiğini hatırlayalım. En kalabalık kitleyi oluşturduğu için EYT’liler ile ilgili örnekler genel olarak SSK’lılar (4/1-a) üzerinden veriliyor. Çalışma statüsüne göre SSK, BAĞ – KUR ve Emekli Sandığı iştirakçileri arasında bazı farklar bulunuyor.

Statülere göre emeklilik şartları şöyle değişti:

SSK (4/1-a)

8 Eylül 1999 Öncesi:

Normal emeklilik için kadın 50, erkek 55 yaş ve 5000 prim günü veya kadın 20, erkek 25 yıl sigortalılık süresi ve 5000 prim günü.

Primi yetersiz olanların kısmi emekliliği için ise 15 yıl sigortalılık süresi, kadınlarda 50, erkeklerde 55 yaş ve 3600 prim günü koşulunun birlikte sağlanması.

9 Eylül 1999 – 30 Nisan 2008 arası:

Normal emeklilikte kadın 58, erkek 60 yaş ve 7000 prim günü.

Kısmi emeklilikte 25 yıl sigortalılık süresi, 4500 prim günü ve kadın 58, erkek 60 yaş.

(8 Eylül 1999 tarihi itibarıyla kadın 18, erkek 20 yıl sigortalılık süresi olanların emeklilik hakları korundu, 23 Mayıs 2002 tarihine göre belirlenen sigortalılık süresi esas alınarak kadın ve erkeklerin emeklilik yaşları kademelendirildi.)

30 Nisan 2008 Sonrası:

Normal emeklilikte kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı 7200 günün doldurulduğu tarihe göre kademelendirilerek 65’e çıkacak.

Kısmi emeklilik yaşı, 5400 prim gününün doldurulduğu tarihe göre, normal emeklilik yaşına 3 yıl ilave edilerek belirlenecek. Ancak, hiçbir şekilde 65 yaşı geçmeyecek.

BAĞ – KUR (4/1-b)

1 Ekim 1999 Öncesi:

Normal emeklilikte kadın 20 tam yıl (7200 gün), erkek 25 tam yıl (9000 gün) prim.

Kısmi emeklilikte kadın 50, erkek 55 yaş ve 15 tam yıl (5400 gün) prim.

1 Ekim 1999 – 30 Nisan 2008 arası:

Normal emeklilik kadın 58, erkek 60 yaş ve 9000 prim günü.

Kısmi emeklilik kadın 60, erkek 62 yaş ve 5400 prim günü.

(8 Eylül 1999 tarihi itibarıyla aylık bağlanmasına hak kazananlar ile hak kazanmalarına iki tam yıl veya daha az kalanların emeklilik hakları korundu. 1 Haziran 2002 tarihine göre belirlenen fiili hizmet süreleri dikkate alınarak emeklilik yaşları kademelendirildi.

30 Nisan 2008 Sonrası:

Normal emeklilikte kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı 9000 günün doldurulduğu tarihe göre kademelendirilerek 65’e çıkacak.

Kısmi emeklilikte 5400 gün ve 65 yaşı geçmemek üzere kademeli emeklilik yaşına 3 yaş ilave edilecek.

EMEKLİ SANDIĞI (4/1-c)

8 Eylül 1999 Öncesi:

Normal emeklilikte kadın 20 yıl (7200 gün), erkek 25 yıl (9000 gün) hizmet

Kısmi emeklilikte 10 yıl (3600 gün) hizmet ve 60 yaş

8 Eylül 1999 – 30 Nisan 2008 arası:

Normal emeklilikte kadın 58, erkek 60 yaş ve 9000 prim günü.

Kısmi emeklilikte 15 yıl (5400 gün) hizmet süresi ve 61 yaş

(8 Eylül 1999 tarihinde 50 ve üzeri yaşta olanlar için 10 yıl hizmet süresi ve 61 yaş)

8 Eylül 1999 tarihi itibarıyla kadın 18, erkek 23 yıl sigortalılık süresi olanların (emekliliğine 2 yıl ve daha az süre kalanlar) emeklilik hakları korundu. 15 Haziran 2002 tarihine göre belirlenen sigortalılık süresi esas alınarak kadın ve erkeklerin emeklilik yaşları kademelendirildi.

30 Nisan 2008 Sonrası:

Normal emeklilikte kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı 9000 günün doldurulduğu tarihe göre kademelendirilerek 65’e çıkacak.

Kısmi emeklilikte 5400 günün dolduğu tarihteki kademeli emeklilik yaşına, 65 yaşı aşmamak şartıyla 3 yaş ilave edilecek.

YORUM EKLE

banner80

banner84