<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/egreti-dengeler-ve-ertelenen-iradeler-79962</guid>
            <pubDate>Mon, 25 May 2026 07:45:00 +03:00</pubDate>
            <title> Eğreti dengeler ve ertelenen iradeler</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Dünya ekonomisi tuhaf bir süreçten geçiyor. Petrol, doğal gaz ve gübre gibi hayati maddelerin pazarlarla bu kadar uzun süre buluşamaması, normal şartlarda kriz beklentisini tırmandırır. Gelgelelim, geçmişte biriktirilen rezervlerin devreye sokulması sorunları öteliyor.</p>
<p>Madalyonun diğer yüzünde, bu risklere meydan okuyan, dizginlenemez bir yapay zekâ çılgınlığı var. ABD’nin teknoloji devlerinin yalnızca bu yılki sermaye harcamaları bir trilyon dolara yaklaşacak. Çinli ve Avrupalı aktörlerin yapacakları hamlelerle birlikte, küresel yatırım tutarı 1,5 trilyon doları bulabilir. Eşikteki büyük halka arzlar da fiyatlamaları şekillendiriyor. Borsa endeksleri zirve seviyelerde geziniyor. Merkez bankalarının sert faiz artırımlarına gitmeyeceğine yönelik inanç, yatırımcıları bu riskli oyunun içinde tutuyor.</p>
<p>Ancak geçmişteki finansal balonlar önemli dersler barındırıyor. Her spekülatif dalganın son evresi, gözleri kör eden bir coşku perdesiyle açılır. Tarihte ne iş yaptığı bilinmeyen hayali yapılara sermaye akıtıldı. Bugün de ticari geri dönüşü henüz belirsiz olan yapay zekâ girişimleri milyar dolarlık değerlemelerle borsaya adım atıyor. Önümüzdeki dönemde gerçekleşecek OpenAI, Anthropic ve SpaceX gibi şirketlerin halka arzları bu çılgınlığın son perdesi olabilir. Yatırımcılar ufuktaki tehlikeyi net bir şekilde görseler de kazançların cazibesine yenik düşüyorlar. Kısacası küresel finans sahnesinde bugün, eğreti dengeler ve ertelenen iradeler rol oynuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/egreti-dengeler-ve-ertelenen-iradeler-79962</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Eğreti dengeler ve ertelenen iradeler ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/piyasalar-barisi-satin-almaya-hazir-79961</guid>
            <pubDate>Mon, 25 May 2026 07:44:00 +03:00</pubDate>
            <title> Piyasalar barışı satın almaya hazır</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Barışın tesis edilmesi, petrol fiyatlarındaki gerileme ve dezenflasyon sürecinin yeniden tesisi ile getirilerdeki yükselişin yaklaşık yarısının önümüzdeki bir kaç ayda geri gelmesini bekliyoruz. Ancak savaş öncesi seviyelere geri dönmemiz 3-4 çeyrek sürer. </strong></p>
<p>ABD Başkanı Trump’ın  barış için ön koşullar üzerinde anlaşma yapmaya yakınız açıklaması üzerine haftaya pozitif bir havada başlıyoruz. Enerji piyasası Hürmüz Boğazı’nda çatışmalar sırasında gördüğü tepe noktasına göre 10 dolar gerileme ile barış ümidini kısmen satın aldı. Ama daha düşecek çok yeri var. </p>
<p>Son açıklamalar, “zenginleştirilmiş uranyum, Hürmüz’ün kontrolü, yaptırımların kaldırılması” gibi temel konularda  ABD ve İran arasında anlaşmazlık olduğunu gösteriyordu. Bu konularda mutabakat sağlandı mı, yoksa sorunlar ötelendi mi? Bu soruların cevabını henüz  bilmiyoruz. </p>
<p>Bildiğimiz tek şey, Başkan Trump’ın kısa sürede Hürmüz Boğazı’nı açmak zorunda olduğu. Cumhuriyetçilere halk desteği savaş nedeniyle çok zayıfladı. Pompa fiyatlarındaki artış ve ekonomideki yavaşlama  kamuoyunun üçte ikisini savaş karşıtı yaptı. </p>
<p><strong>Trump, İran ile anlaşıp Hürmüz </strong><strong>Boğazı’nı açmak zorunda</strong></p>
<p>Yeni Fed Başkanı Warsh’ın enerji şokunun ikincil etkilerini görmeden  faiz indirme ihtimali düşük. Fed vadelileri 2026 Aralık veya 2027 Ocak toplantısında 25 baz puan faiz artışı fiyatlamaya başladı. Dolayısıyla süvarilerin ekonominin yardımına gelme şansları yok. </p>
<p>Hürmüz Boğazı’nın açılmadığı bir senaryoda Cumhuriyetçiler Senato ve Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kaybedebilir. Topal ördek konumuna düşmek istemeyecek Başkan Trump bir an evvel İran ile anlaşma yapıp, Hürmüz Boğazı’nı açmak zorunda. </p>
<p>Kısa vadede piyasaların yönünü belirleyecek temel konu Hürmüz’ün açılıp açılmayacağı. Enerji  piyasasında mevcut fiyatlamalar kısa vade için 30-35 dolar, orta-uzun vade için 20-25 dolar jeopolitik risk primi içeriyor. Hürmüz’den akışın  güvenli bir şekilde başladığı senaryoda fiyatların ilk aşamada kısa vadeli kontratlarda 10-15 dolar, orta-uzun vade için 5-10 dolar gerilemesini bekleriz. </p>
<p>Hürmüz’ün açılmasının enerji dışı piyasalarda etkisi ne olur? Ortadoğu şokunu sert fiyatlayan tahvil piyasaları muhtemelen iyimser havadan en çok yararlanacak varlık grubu olur. Uzun vadeli ABD, İngiltere, Japonya 30 yıllık tahvil getirileri savaş döneminde 50 -70 baz puan yükseliş ile en çok değer kaybeden varlıklar. Olası barış senaryosunda en sert fiyatlamayı bu varlık grubunda görürüz. </p>
<p>Savaşı umursamadan yeni zirve yapan hisse senedi piyasaları barış haberine daha az tepki verir. Yükselişte başrolü oynayan yapay zeka teması savaştan bağımsız yatırımcıların ilk tercihi olmaya devam eder. Jeopolitik risk ve ekonomide yavaşlama endişesiyle  sert değer kaybeden dayanıklı tüketim malları, gayrimenkul, havacılık, otomotiv gibi döngüsel sektörler tepki alışı ile toparlanır.  Enerji, petrokimya gibi savaş döneminden yararlanan sektörler bu süreçte negatif ayrışır. </p>
<p>Türkiye varlıklarında savaşı en sert fiyatlayan varlık grubu devlet iç borçlanma senetleri. Ortadoğu şoku ve enflasyondaki yükseliş ile gösterge tahvil getirisinde  800 baz puan, 10 yıllık tahvil getirisinde 600 baz puan yükseliş görüldü. Mutlak butlan kararı, hiç şüphesiz, bu sürece katkıda bulundu.  </p>
<p><strong>Borsa İstanbul’da ‘K Tipi’ </strong><strong>ayrışma ile yeni zirve</strong></p>
<p>Barışın tesis edilmesi, petrol fiyatlarındaki gerileme ve dezenflasyon sürecinin yeniden tesisi ile getirilerdeki yükselişin yaklaşık yarısının önümüzdeki bir kaç ayda geri gelmesini bekliyoruz. Ancak savaş öncesi seviyelere geri dönmemiz 3-4 çeyrek sürer. </p>
<p>Borsa İstanbul savaş döneminde “K tipi” bir ayrışma ile yeni zirve yaptı. Enerji, petrokimya, savunma yeni zirveye ulaşılmasında etkili olan sektörlerdi. Banka, gayrimenkul, havacılık, otomotiv  gibi döngüsel sektörler negatif ayrıştı. </p>
<p>Barış olursa geçtiğimiz üç ayın tam tersini yaşarız. Enerji, petrokimya, savunma değer kaybederken, banka, gayrimenkul, havacılık, otomotiv gibi jeopolitik riskin sönümlenmesinden, dezenflasyon sürecinin ve faiz indirim döngüsünün yeniden başlamasından yararlanacak sektörler pozitif ayrışır. Kısa vadeli negatif tepki hareketi  sonrası yenilenebilir enerji ve savunma orta-uzun vadeli tema olarak yatırımcıların radarında yer almaya devam eder.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/piyasalar-barisi-satin-almaya-hazir-79961</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Piyasalar barışı satın almaya hazır ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/ihracati-kurban-etmeyelim-79960</guid>
            <pubDate>Mon, 25 May 2026 07:42:00 +03:00</pubDate>
            <title> İhracatı kurban etmeyelim</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Yakın geçmişte savunma sanayimizin yaptığı atılım ile ihracat tarafında hayranlık uyandıracak gelişmeler yaşanıyor. Fakat kurulu kapasitenin, istihdamın ve ihracatın büyük bölümünü oluşturan sektörlerimizdeki durum pek de öyle değil.</strong></p>
<p>“Türkiye ekonomisinin en önemli sorunları nelerdir?” sorusuna toplumumuzun farklı kesimlerinden gelecek cevaplar muhtemelen şunlar olurdu:</p>
<p>- Hayat pahalılığı</p>
<p>- Faizlerin yüksekliği</p>
<p>- Yüksek enflasyon</p>
<p>- Üretim maliyetlerinin yüksekliği</p>
<p><strong>Cari denge hızla bozuluyor</strong></p>
<p>Bir de vatandaşın doğrudan hissetmediği ama arka planda ilerlemekte olan daha teknik sorunlar var. Mesela, cari denge henüz kritik noktalardan uzak olsa da, son aylarda hızla bozuluyor. Savunma, elektronik ve otomotiv dışındaki sektörlerin büyük kısmında faaliyet koşullarındaki bozulma, firmaların hem iç piyasada hem ihracatta zorlamalarına neden oluyor. Üretim maliyetleri son birkaç yılda hızla arttığı için, yurtiçinde ithal mallara rağbet yükselirken, ihracatta pazar kayıpları yaşanıyor.</p>
<p>Bazıları, “Hangi pazar kaybından bahsediyoruz; ihracat her ay yeni rekorlar kırıyor!” diyerek karşı çıkabilir. Açıklamaya çalışayım…</p>
<p>Bir malın satış tutarı, birim fiyatı ile satılan mal miktarının çarpımıdır. Örneğin, tanesi 100 dolar olan ürününüzden 500 adet ihraç ediyorsanız, 50 bin dolar ihracat geliriniz olur. Son dönemde bizde olduğu gibi üretim maliyetleriniz artar fakat döviz kuru benzer oranda yükselmezse, tampon görevi yapacak düzeyde kârlılığınız da yoksa, malınızın fiyatını yukarı çekmek zorunda kalırsınız. Önceki yıl 100 dolara sattığınız malın fiyatını istemeyerek de olsa, 120 dolara çıkarırsanız, alıcılarınızın bir kısmı sizin ürünleriniz yerine başka tedarikçilere yönelir. Ancak bu müşteri kaybı bir anda olmaz, zamanla sizin yerinizi alacak diğer üreticilere rağbet artar. Diyelim ki; satışlarınız 500 adetten 450 adede gerilesin. Bu durumda satış geliriniz (120x450) 54 bin dolar olur. Yeni satış verinizi iki türlü yorumlayabilirsiniz. Ya “50 binden, 54 bin dolara çıktık, iyi gidiyoruz” dersiniz, ya da “Cirom arttı ama sattığım mal adedi yüzde 10 düştü. Müşteri kaybediyorum, acilen bir şey yapmak gerekiyor”</p>
<p>Şimdi örnekten çıkıp, Türkiye’nin gerçek ihracat verilerine bakalım. Türkiye'nin ihracat birim fiyatları neredeyse iki yıldır kesintisiz yükseliyor. Nisan 2024’te ihracat birim değer endeksi 114 iken, Mart 2026’da 130,5 oldu. Artış yüzde 14,5.</p>
<p>İhraç ettiğiniz malların fiyatları, kalite, tasarım, marka, teknoloji içeriği gibi katma değeri artıran faktörlerle yükseliyorsa, bu tercih edilen bir durumdur. Nitekim yıllardan beri dile getirilen “ihracat fiyatlarımızın artması gerekiyor” savının arka planında bu düşünce var.</p>
<p>Fakat ihracat fiyatlarınız bu nedenlerle değil de, üretim maliyetlerindeki yükselişten kaynaklanıyorsa, bu küresel pazarda güç kaybettiğiniz anlamına gelir. Yakın geçmişte savunma sanayimizin yaptığı atılım ile ihracat tarafında hayranlık uyandıracak gelişmeler yaşanıyor. Fakat kurulu kapasitenin, istihdamın ve ihracatın büyük bölümünü oluşturan sektörlerimizdeki durum pek de öyle değil. İşte bu yüzden İhraç edilen mal miktarı geriliyor, yurtiçinde nispeten ucuzlayan ithal mallara yönelim artıyor.</p>
<p>2000’li yıllarda güzel bir artış yakalayan toplam ihracat miktarı, 2021-2024 döneminde yatay seyrettikten sonra, Ağustos 2025'ten bu yana sürekli geriliyor. Maalesef bu kan kaybı 2026’nın ilk üç ayında biraz daha şiddetlendi. Ocak-mart döneminde ihracat miktar endeksi önceki yılın yüzde 14 gerisinde.</p>
<p><strong>Müşterilerimiz, sürekli </strong><strong>pahalılaşan ürünleri tolere etmez</strong></p>
<p>Yani pek çok sektör daha fazla mal sattığı için değil, sattığı malı daha pahalıya sattığı (satmak zorunda kaldığı) için toplam ihracat değeri yüksek görünüyor.</p>
<p>Asıl tehlike de tam burada başlıyor. Dünya genelindeki müşterilerimiz sürekli pahalılaşan ürünleri tolere etmez. Alıcılar, bir noktadan sonra daha uygun fiyatla sunan alternatif ülkelere yönelir. Türk mallarının özellikle emek yoğun ve düşük-orta teknolojili sektörlerde rakip ülkelere göre pahalı kalması, siparişlerin başka pazarlara kaymasına neden oluyor.</p>
<p>Türkiye’nin sanayide yeniden nefes alabilmesi için yalnızca daha çok üretmesi değil, rekabetçi maliyetlerle üretmesi gerekiyor. Aksi halde, yarın miktarda daha sert düşüşlerle, kalıcı pazar kayıpları yaşanabilir.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/ihracati-kurban-etmeyelim-79960</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İhracatı kurban etmeyelim ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/2016dan-beri-siyaset-genclerle-ilgilenmiyor-79959</guid>
            <pubDate>Mon, 25 May 2026 07:38:00 +03:00</pubDate>
            <title> 2016’dan beri siyaset gençlerle ilgilenmiyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Erken seçim düşünenlerin akılda tutması gereken iki husus var sanırım: Biri, gençlerin mutsuz ve umutsuz olduğu. Diğeri, ilk seçimde ağırlıkla genç seçmenlerin oyunun belirleyici olacağı.</strong></p>
<p>Siyasetin kendi içine kapandığı bir dönemdeyiz yine. Ne demek kendi içine kapanmak? Kendi derdine odaklanmak demek. Dert belli: Siyasetçinin kariyer planı. Cumhurbaşkanından ilçe başkanına mesele hep aynı. 2016’dan beri işin kolayını da buldular. Siyaset, olmayanı olmuş gibi gösterip itişmeye dayalı bir tür vodvile döndü. Milletle bağı iyice koptu.</p>
<p>Bir de buna bizim burada başkanlık sistemi adı verilen “bütün kağıtları ben imzalayayım düzenlemesi” ile bakanlıklarda müsteşarlıkları kapatıp memleketin politika tasarım kabiliyetini iptal ettiğimizi ekleyin. Siyasetin milletin derdine çare tasarlama yolu da böylece kapatılmış oldu.</p>
<p><strong>Bilgi Üniversitesi kararı geçen </strong><strong>haftanın bir numaralı abukluğuydu</strong></p>
<p>Yoksa “Bilgi Üniversitesi’ni bugün itibariyle kapattım. Oldu, bitti” diye daha dönem bitmeden, öğrenciler derslere devam eder, sınavlara girerken gençlere yıl kaybettirecek abuk bir karar çıkabilir miydi? Hayır, çıkmazdı. Siyasetin gençlerin derdinden kopukluğunu bundan daha iyi göstermek mümkün olamazdı.</p>
<p>Geçen haftanın bir numaralı abukluğu Bilgi Üniversitesi kararıydı doğrusu. Memleketin kurumsal kapasite erozyonunun ulaştığı aşamanın nişanesiydi. CHP ile ilgili karar, yine de bir mahkeme kararı kisvesindeydi. Ama Bilgi Üniversitesi’ndeki karışıklık bir idari karar, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiydi. Doğrudan idarenin kurumsal kapasitesini bir kez daha yakından görmüş olduk.</p>
<p><strong>Meclis’in, Başkanlık sistemi </strong><strong>içinde bir ağırlığı yok</strong></p>
<p>Eskiden Meclis’teki milletvekilleri siyaset ile seçmen arasındaki bağı kuruyordu. Hataları düzeltmek daha kolaydı. Şimdi Başkanlık düzenlemesi ile Meclis’in ya da vekillerin sistem içinde bir ağırlığı yok. Bakanların, bürokratların ciddiye almadığı vekillerin doğal olarak bir işlevi de yok.</p>
<p>Eskiden siyaset ile seçmen arasındaki bağlantıyı kurmak için iletişime geçilebilecek 600 vekil vardı seçmen açısından. Şimdi seçmenin işini halletmek için tek bir kişiye erişmesi gerekiyor. Ört ki ölem.</p>
<p><strong>Yandaki grafikte</strong> 18-24 ile 25-34 yaş grubu gençlerin genel mutluluk ve umut düzeylerini takip etmek mümkün. Veri TÜİK istatistiklerinden. İlk bakışta üç sonuç çıkartabilmek mümkün aslında.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a13d286a1826-1779683974.jpg" alt="" width="800" height="388" />Birincisi, toplum genelinde ve gençlerde genel mutluluk ve umut düzeylerinin en düşük seyrettiği dönemdeyiz son 20 yıl açısından bakarsanız. Mutluluk ve umudun taban yaptığı bir dönem bu. Erken seçim düşünenlerin akılda tutması gereken iki husus var sanırım: Biri, gençlerin mutsuz ve umutsuz olduğu. Diğeri, ilk seçimde ağırlıkla genç seçmenlerin oyunun belirleyici olacağı.</p>
<p>İkincisi, gençlerin mutluluk düzeyleri ve umutları özellikle 2016’dan beri geriliyor. Nedir? 2016’dan beri siyaset kendi içine kapanıp, yalnızca kendi derdine odaklanınca kimse milletin ve özellikle de gençlerin dertleriyle ilgilenmiyor. Bu da mutsuzluğu ve umutsuzluğu körüklüyor.</p>
<p><strong>Siyaset kendi içine kapanırken </strong><strong>gençlerin derdi bitmiyor</strong></p>
<p>Üçüncüsü, siyasetin gençleri iten ihtiyarlar arası bir koltuk kapmaca oyununa dönüşmesi de gençlerin mutsuzluğu ve umutsuzluğunu yalnızca derinleştiriyor. Şimdi halimize bakın mesela. AKP ve CHP genel başkanlarının yaş ortalaması 62’den 74’e çıkar mı diye takip ediyoruz milletçe bu aralar. Ortanca yaş ise 34,9 civarına ancak yükseldi bu arada 2025 yılında. 2020’de ortanca yaş 32,7 idi.</p>
<p>Siyaset kendi içine kapanırken gençlerin derdi bitmiyor. <strong>Yandaki grafik</strong>, 2008-2024 yılları arasında, Türkiye’de 22-29 yaş grubu gençlerin ne kadarının yüksek öğrenim mezunu olduğunu gösteriyor. 2008 yılında 22-29 yaş grubundaki gençlerin yalnızca yüzde 9’u yüksek öğretim mezunuymuş. Bu oran 2016’da yüzde 32’ye yükseliyor. 2024 itibariyle ise yüzde 40 oluyor.</p>
<p>Bu ne demek? Yüksek öğretim mezunu olan bir gencin hayattan beklentileri, yüksek öğretim mezunu olmayan bir gence kıyasla artıyor. Beklentiler artarken beklentilere erişim imkanının nasıl artacağını ise siyasetin düşünmesi gerekiyor.</p>
<p>2008’den 2024’e 22-29 yaş grubunda yükseköğretim mezunlarının oranı dört kat artarak yüzde 40’a ulaşıyor. Doğal olarak, beklentileri artıyor. Ama kimse gençlerin dertleriyle dertlenmediği, bu artan beklentilerin nasıl karşılanacağına ilişkin bir beş dakika düşünmediği için gençler mutsuz ve giderek umutsuz oluyor. </p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a13d2bc269bf-1779684028.jpg" alt="" width="800" height="384" /></p>
<p>Siyaset kendi içine kapandığı için kimsesiz ve ilgisiz kalan bu yüksek öğretim mezunu gençler bakın sonra ne oluyor? Üniversite bitiren her 10 gençten 3’ü istihdam dışında kalıyor. Yüksek öğretim mezunu olup beklentilerini artırdığımız gençlerin yüzde 30’u işsiz kalıyor.</p>
<p>Şimdi diyeceksiniz ki, “iyi işte yüzde 70’i bir işte çalışıyor.” Doğru. Ancak bunların yüzde 43’ü üniversitede eğitimini aldıkları alanın dışında bir işte çalışıyorlar. Kalan yüzde 57’si kendi alanlarında çalışıyorlar.</p>
<p>Üniversiteden mezun olan her 10 genç diye söylersem bunlardan yalnızca 4’ü eğitimini aldıkları alanda çalışma fırsatı buluyorlar. Sayıları artıyor, beklentileri yükseliyor ama yalnızca yüzde 40’ı kendi alanlarında çalışıyor.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a13d2e818665-1779684072.jpg" alt="" width="800" height="360" />Peki, nedir Türkiye’nin problemi? Dünyada ülkeler ikiye ayrılıyor bana sorarsanız. Birincisi, kural hakimiyetinin esas olduğu, geleceğin öngörülebilir olduğu ülkeler. Geleceğe yönelik hadiselere bir olasılık dağılımı atfedebiliyorsunuz normal ülkelerde.  İkincisi ise her an her şeyin olabileceği, kuralların bir gecede keyfi bir biçimde değiştirilebildiği ülkeler. Bu tür ülkelerde geleceğe yönelik hadiselere bir olasılık dağılımı atfedebilmek mümkün değil. Türkiye, ikinci grupta yer alıyor.</p>
<p>Türkiye’nin ikinci grupta yer aldığını, bugünlerde en çok Bilgi Üniversitesi öğrencileri, öğretim üyeleri ve çalışanları hissediyordur sanırım. Ama hepimiz aynı gemideyiz. İktidar elitlerinin bu gece ne yapacağını hiçbirimiz bilmiyoruz.</p>
<p>2016’da da Ankara’nın üzerinde savaş uçakları uçarken aynı belirsizlik duygusunu hissetmiş ve yıllar önce Amman’da bir taksi şoförünün söyledikleri aklıma gelmişti. Geçen hafta CHP ve Bilgi Üniversitesi haberleri arasında aynı konuşma yine aklıma geldi doğrusu.</p>
<p>Amman’da kaldığım otelden havaalanına gitmek için bir taksiye binmiştim. Şoförle sohbet ediyorduk. “Amman çölün mücevheridir” demişti bana. Sonra bir an durmuş ve sesinde bir karasızlıkla “Gerçi” diye eklemişti, “Bir süre önce Şam da öyleydi.” (Şam o sıra savaş alanıydı, iç savaş nedeniyle. Özellikle Şam kırsalı.)</p>
<p>O vakit, Ortadoğu’da yaşamanın nasıl bir şey olduğunu ilk kez düşündüğümü hatırlıyorum. Akıllarda hep bir geçicilik, “her an her şey değişebilir” duygusu oluyor. Taksi şoförü Amerika’dan Ürdün’e geri dönmüştü. Ama şimdi kafasında bir “acaba yanlış mı yaptım” sorusu vardı.</p>
<p>Ortadoğu’nun mesafe almasını engelleyen meselelerden birinin ben bu “her an her şey değişebilir” algısı olduğunu düşünüyorum. Ülkenin kurumsal altyapısı ne kadar zayıfsa her an her şey değişebilir duygusu o kadar güçlü oluyor. Her an her şey değişebilir algısı ne kadar kuvvetliyse o ülkede istikrar olmuyor. İstikrar yoksa yatırım da olmuyor.</p>
<p>Siyasetçi kendi kariyer planına odaklanıyor.</p>
<p>Millet derdine yanıyor.</p>
<p>Gençlerin gözü dışarıda oluyor.</p>
<p>İşte size Türkiye.</p>
<p>Toparlamak mümkün mü? Evet.</p>
<p>Türkiye’nin en önemli varlığı, yedi iklimde, zor şartlar altında faaliyet gösterebilen becerikli Türk şirketleridir.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/2016dan-beri-siyaset-genclerle-ilgilenmiyor-79959</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/5/9/1280x720/46u-1779684101.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ 2016’dan beri siyaset gençlerle ilgilenmiyor ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/iran-icin-gazze-modeli-tahran-rejimi-bolge-ulkelerine-emanet-79958</guid>
            <pubDate>Mon, 25 May 2026 07:34:00 +03:00</pubDate>
            <title> İran için &#039;Gazze modeli&#039;; Tahran rejimi bölge ülkelerine emanet</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>İran’daki mevcut Molla rejimini deviremeyeceğini anlayan Trump, orta yolu, belirli tavizler karşılığında Tahran’ı Ortadoğu’daki mevcut sisteme yeniden entegre etmeye çalışmak olarak bulmuş görünüyor. Bu entegrasyon sürecinin sorumluluğunu ise büyük ölçüde, aralarında Türkiye’nin de olduğu, bölge ülkelerine bırakıyor.</strong></p>
<p>İran’da savaş -neredeyse- bitiyor;</p>
<p>Pakistan ve bölge ülkelerinin desteğiyle hazırlanan barış metni, hem Washington’ın hem de Tahran’ın onayını almış görünüyor. Tahran’daki Molla rejimi değişmeden İran ile herhangi bir barışa karşı çıkan savaşın üçüncü tarafı İsrail ise sessiz. Ancak işaretler, ABD Başkanı Trump’ın baskısıyla İsrail Başbakanı Netanyahu’nun da “ikna edileceğini” gösteriyor.</p>
<p>Sızan mutabakat taslağına göre;</p>
<p>- İran Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak ve mayınları temizleyecek,</p>
<p>-  Yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokları konusunda müzakereye oturacak,</p>
<p>- Nükleer silah üretmeme taahhüdü verecek,</p>
<p>- Buna karşılık ABD de İran’a yönelik bazı yaptırımları gevşetecek, özellikle halen bloke edilmiş durumdaki ülke dışındaki İran malvarlıklarını geri verecek,</p>
<p>- İran’ın petrol satışına alan açacak.</p>
<p>Kâğıt üzerinde bakıldığında bu tablo, küresel ekonomi açısından rahatlatıcı görünüyor. Petrol fiyatlarının düşmesi, sigorta maliyetlerinin azalması ve enerji arz zincirinin yeniden normalleşmesi dünya piyasaları açısından ciddi bir nefes anlamına geliyor.</p>
<p>Ancak bu barış anlaşmasının altında, özellikle bölge ülkeleri açısından çok daha ağır bir sorumluluk bulunuyor; ABD Başkanı Trump bu anlaşma ile savaşı bitirmiyor, aksine “maliyeti” Ortadoğu ülkelerine dağıtıyor.</p>
<p>Ortaya çıkan tablo barış anlaşmasından çok, “kontrollü gerilim yönetimi” gibi duruyor. İran’daki mevcut Molla rejimini deviremeyeceğini anlayan Trump, orta yolu, belirli tavizler karşılığında Tahran’ı Ortadoğu’daki mevcut sisteme yeniden entegre etmeye çalışmak olarak bulmuş görünüyor. Bu entegrasyon sürecinin sorumluluğunu ise büyük ölçüde, aralarında Türkiye’nin de olduğu, bölge ülkelerine bırakıyor.  Washington yönetimi bu anlaşmayla, bölgesel güvenlik yükünü giderek Ortadoğu ülkelerine, İran’ın komşularına devrediyor.</p>
<p><strong>İbrahim Anlaşmaları yerine </strong><strong>“Gazze modeli” devrede</strong></p>
<p>İran’ın sisteme entegrasyonu konusundaki yeni model, Trump’ın daha önce kullandığı “Gazze modelini” andırıyor. Trump daha önce Gazze’de yaptığının benzerini yapıp, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri angajmanını azaltıyor, maliyeti bölge ülkelerine bırakarak, ortaya çıkan yeni dengeyi ise “istikrar” olarak pazarlıyor.</p>
<p>Trump’ın ilk başkanlık döneminde denediği, Ortadoğu’da İsrail merkezli bir güvenlik ekseni kurmaktı. Bunun için İbrahim Anlaşmaları aracılığıyla Arap dünyası bölündü. Arap ülkelerinden bir kısmı İsrail’le “ortak ittifak” kuracak kadar yakınlaştırıldı. Ancak bu süreç, büyük ölçüde İran ve vekil güçlerinin etkisiyle yürümeyince, ABD çareyi İsrail’le birlikte İran’a saldırarak rejimi değiştirmekte gördü. İran’ın buna yönelik verdiği karşılık bölgedeki İsrail-ABD yanlısı Arap ülkelerini vurmak ve Hürmüz Boğazı’nı kapatmak oldu.</p>
<p>Sonuçta İran, ABD-İsrail saldırılarından büyük zarar ve yıkım görse de, taktiği işe yaradı. Tahran rejimini değiştiremeyeceğini gören Trump yönetimi - ABD’de yaklaşan kasım ara seçiminin de baskısıyla- devreye daha önce işlemiş olan “Gazze modelini” aldı.</p>
<p>Trump’ın İran anlaşmasından hemen önce aralarında Türkiye’nin de olduğu bölge ülkelerinin liderleri ile telekonferans görüşmesi, ardından yaptığı sosyal medya paylaşımlarında da toplantıya katılan ülke liderlerini tek tek sayması bir anlamda “tarihe not düşmeyi” amaçlıyor gibi; Gazze meselesinde Trump ile birlikte masaya oturtulup, bir nevi “garantör” yapılan bölge ülkeleri, şimdi de telekonferans aracılığıyla İran konusunda “garantör” haline getirilmiş görünüyor. İran artık ABD’nin - ya da İsrail’in değil- tüm bölgenin sorunu olmuş durumda.</p>
<p>Bu açıdan bakınca da Trump’ın yürüttüğü süreç bir barış anlaşmasından çok yeni bir bölgesel yük paylaşımı modeline benziyor; Tıpkı Gazze’de olduğu gibi.</p>
<p><strong>Barış anlaşmasının kırılganlığı</strong></p>
<p>Uluslararası medyaya sızan barış anlaşmasında pek çok kırılgan unsur da var.</p>
<p>Bunlardan en kritik olanı, mutabakatın İsrail-Hizbullah hattında da fiili ateşkesi öngörüyor olması. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Trump ile yaptığı görüşmede özellikle bu başlığa itiraz ettiği İsrail basını tarafından çokça yazılıp çizildi. Tel Aviv’deki güvenlik çevreleri İran’a ekonomik nefes verilmesinin orta vadede Hizbullah dahil tüm vekil ağlarını yeniden canlandıracağı görüşünde.</p>
<p>Ancak önceliği küresel enerji piyasalarının istikrarı, petrol fiyatlarının kontrolü ve Amerikan ekonomisinin seçim sürecine düşük maliyetle girmesi olan Trump yönetimi - şimdilik- Netanyahu ve ekibinin itirazlarını duymazdan geliyor. ABD yönetiminden gelen “Netanyahu’nun sonbaharda İsrail’de yapılacak seçimlere yönelik iç politik hesapları var ama Trump küresel ekonomiyi düşünmek zorunda” mesajı da aslında bu ayrışmanın açık ifadesi.</p>
<p>Anlaşmadaki bir başka kırılganlık ise metindeki muğlak ifadelerin Tahran ve Washington tarafından farklı farklı okunuyor olması. Bu durum özellikle zamana yayılan İran’ın nükleer programına ilişkin müzakerelerde ortaya çıkacak gibi duruyor. Yine Hürmüz Boğazı’nın yeniden trafiğe açılmasına ilişkin ayrıntılar ve İran’a yönelik yaptırımların ne kadar/nasıl kaldırılacağı konusu da muğlak uzlaşmada “açık bırakılan” meseleler. İlerde bunlar üzerinde yeniden gerilim çıkma ihtimali büyük.</p>
<p><strong>Pakistan’ın kritik rolü</strong></p>
<p>İran anlaşmasında Pakistan’ın oynadığı kritik rolün de ABD’nin küresel hesaplarıyla uyumlu olduğunu söylemek mümkün;</p>
<p>Nükleer silah kapasitesine sahip tek Müslüman ülke olan Pakistan, Çin-Tahran hattı üzerinde yer alıyor.</p>
<p>Pakistan’a verilen stratejik arabulucu rolü, sadece kolu kanadı -şimdilik- kırılmış olan İran yönetiminin küresel çekişmede Ortadoğu’daki mevcut sisteme dahil edilmesini değil, İslamabad’ın da Batı cephesine entegre edilmesini içeriyor. Dolaylı olarak Çin’in bir nefes borusu daha kapatılmaya çalışılmakta bu mimari ile.</p>
<p>Yeni anlaşmanın ortaya çıkardığı sonuç ise, henüz hiçbir şeyin kesinleşmiş olmaması;</p>
<p>İran dosyasında son dakika kırılmaları her zaman mümkün. Ancak mevcut uzlaşma artık Ortadoğu’da doğrudan savaş yükü taşımak istemeyen ABD’nin işine gelir nitelikte.</p>
<p><strong>Ankara’nın ikilemi: Trump </strong><strong>ile mi, Trump’sız mı?</strong></p>
<p>Türkiye, daha önce Gazze’de Hamas’ın olduğu gibi, şimdi de Tahran’ın “zapt-ı rapt” altına alınmasında fiilen “garantör” haline geliyor varılan İran anlaşması ile.</p>
<p>Bu, Türk kamuoyunda yükselen Amerikan-İsrail karşıtı tavır düşünüldüğünde Ankara’daki mevcut hükümet açısından taşıması oldukça ağır bir yük. Ancak ABD Başkanı Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girdiği bu yükün ya pek farkında değil, ya da hiç aldırmıyor gibi.</p>
<p>Trump’ın önce atıp, sonra sildiği, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine yönelik sözlerine atıf yaptığı sosyal medya paylaşımı, sadece AK Parti seçmenleri değil, Türkiye’deki tüm seçmenler açısından oldukça ağır. Trump sildiği sosyal medya paylaşımında Erdoğan’ın kendisine hitaben aynen şöyle söylediğini ima etti;</p>
<p>“Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkürler. “Başkan Trump, dünyanın asırlardır beklediği lider. Sadece güçten bahsetmiyor, o gücün bizzat kendisi...”</p>
<p>Tweet’in daha sonra silinmiş olması, Amerikalılara böylesine bir paylaşımın Türkiye iç siyaseti açısından tehlikelerinin yoğun bir telefon trafiği ile anlatılmış olduğunu düşündürüyor. Üstelik Amerikan Başkanı’nın bu paylaşımı tam da Türkiye’deki ana muhalefet partisinin üst yönetiminin yargı kararlarıyla değiştirildiği bir ortamda gelmesi ayrıca anlamlı elbette.</p>
<p>Ancak ister gaf, ister Amerikan yönetiminin stratejik hesaplamaları sonucu olsun, ABD Başkanı’nın bu paylaşımının AK Parti hükümetinin dış politikadaki “denge politikası” imajına büyük zarar verdiği açık.</p>
<p>Silinmiş de olsa paylaşımın Moskova’da, Pekin’de, Avrupa ülkelerinin tümünde, hatta ABD’deki Demokrat Parti çevrelerinde dikkatle not edildiğini tahmin etmek güç değil...</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/iran-icin-gazze-modeli-tahran-rejimi-bolge-ulkelerine-emanet-79958</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/2/7/0/1280x720/harita-orta-dogu-suriye-turkiye-1760943411.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İran için &#039;Gazze modeli&#039;; Tahran rejimi bölge ülkelerine emanet ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/en-arka-kompartimanda-yolculuk-nereye-79957</guid>
            <pubDate>Mon, 25 May 2026 07:32:00 +03:00</pubDate>
            <title> En arka kompartımanda yolculuk nereye?</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Ben bu cennet vatanı, el birliğiyle nasıl cinnet vatan haline getirdiğimizin cevabını bulamadım. “Ben buldum”  diyen varsa beri gelsin, çekinmesin söylesin. Bildiğim şudur ki Türkiye, birinci sınıf mevki yolcusudur hep.</strong></p>
<p>Trene biniyoruz <strong>en pahalı biletle en arka kompartımanda</strong> yolculuk yapıyoruz. Kapıya en yakın yerde oturtuluyoruz. Paramızın olmasının bir anlamı olmuyor. Çünkü <strong>trenin yolcusu</strong> olarak görülmüyoruz. Giderek kamplaşan dünyada iddiamız “<strong>dünya lideri</strong>” olmak ancak dünyanın bundan haberi var mı?</p>
<p>Bugün <strong>carry trade </strong>ile gelişmekte olan ülkeler arasında <strong>en yüksek faizi</strong> ödemesine rağmen ülkemizin <strong>yabancı sermaye</strong> çekememesinin, <strong>Avrupa Birliği</strong> görüşmelerinin durdurulmasının, öz sermayeleri <strong>üçte bir fiyatına</strong> gerilemesine rağmen bankaların borsada bile alıcı bulamaması <strong>ilginç geliyor bana.</strong></p>
<p><strong>BENİM İÇİM SIKILIYOR, SİZİN SIKILMIYOR MU?</strong></p>
<p>Peki, bunca krizin içerisinde neden bu kadar <strong>yüksek maliyet</strong> ödüyoruz? <strong>Gıda enflasyonunda</strong> dünya şampiyonu olmanın mantığı nedir? <strong>Yenimiz mi dar yoksa yerimiz mi</strong>? Mercimeği öğrettiğimiz <strong>Kanada</strong>’dan mercimek ithal edecek kadar tarımı batırdık<strong>, kendi hazinemizin dilencisi </strong>yapılıverdik.</p>
<p>Hiç birimiz <strong>göremiyor muyuz</strong> var olan sorunları? Yoksa <strong>kendimiz konuşup kendimiz mi dinliyoruz</strong>? Senin <strong>en arka kompartımana talip olman </strong>da tren yolcusu olman için yeterli değil artık. <strong>O koltuk boş </strong>gidiyor… <strong>Yer yok</strong> da denilebiliyor. Paran olur, bilgin olur, varlığın olur… <strong>İtibarın olmazsa</strong> her şey boş…</p>
<p><span style="color: #236fa1;"><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / Uygarlık trenine dair…</strong></span></p>
<p><strong><em>Kredibiliten olmazsa?</em></strong></p>
<p><strong>Sözün senet yerine</strong> geçmezse arka koltukta dahi yolculuk yapmakta zorlanırsın. Oysa <strong>420 OSB’miz,</strong> yüzbinlerce şirketimiz ve <strong>üretken girişimcilerimiz</strong> var. Ancak <strong>ürettiğimizin hayrını göremiyoruz;</strong> ne yazık.</p>
<p><strong>Bu bir kader mi?</strong></p>
<p>Değil elbette. En pahalı biletle en arka kompartımanda yolculuk etmek; <strong>nasıl bir kader olabilir?</strong> Yoksa bir <strong>tercih midir</strong>? Veya <strong>uygarlık talebinden vazgeçip </strong>küresel yarışın taşrasına düşmeyi mi tercih ettik?</p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>NOT</strong></span></p>
<p><strong>UYGARLIK TRENİ KALKIYOR, YARIN YOLCUSU KALMASIN</strong></p>
<p><strong>Özdemir Asaf</strong>; “Bir insan treni kaçırırsa başka bir tren gelir onu alır / Bir ulus treni kaçırırsa başka bir ulus gelir onu alır” der şiirinde… Aslında bu, kaçırılan küresel fırsatlar için de söylenebilir fakat gerçekte olan şudur: <strong>Tren kaçmıyor, sen ona geç biniyorsun</strong>. Bu yüzden ancak ikinci mevkidesin.</p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>UYGARLIK TRENİ LÛGATI</strong></span></p>
<p><strong>Birinci mevki</strong>: Kural koyan, sistem geliştiren, teknoloji üreten, sözü dinlenen ülke yurttaşları</p>
<p><strong>İkinci mevki</strong>: Gelişme sürecinde, zenginleşen ancak insani gelişmişlik parametreleri düşükler</p>
<p><strong>Üçüncü mevki</strong>: Doğal kaynakları zengin ancak finansal kaynağı düşük, fakirleştirilmişler</p>
<p><strong>Dördüncü mevki</strong>: Uygarlık treninde böyle bir mevki yok. Zaten trenden atılıyorsun bu noktada</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/en-arka-kompartimanda-yolculuk-nereye-79957</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ En arka kompartımanda yolculuk nereye? ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/hattusa-unescodaki-40inci-yilini-kutluyor-acik-atesle-gastronomi-listesini-gozluyor-79956</guid>
            <pubDate>Mon, 25 May 2026 07:26:00 +03:00</pubDate>
            <title> Hattuşa, UNESCO’daki 40’ıncı yılını kutluyor, ‘Açık Ateş’le gastronomi listesini gözlüyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ÇORUM </strong>Belediye Başkanı Dr. <strong>Halil İbrahim Aşgın, </strong>Çorum’un Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar’ın ardından gastronomiyle <strong>“UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı”</strong>na girmesi için kolları sıvarken, Anadolu Halk Mutfağı Derneği kurucularından, araştırmacı, yazar <strong>Adnan Şahin</strong>’den danışmanlık alma yolunu seçti.</p>
<p>Tokatlı olan, Çorum’u, gastronomisini yakından bilen <strong>Adnan Şahin, </strong>gastronomisiyle dikkatleri çekmek için Çorum Belediyesi’ne bir <strong>“Açık Ateş Festivali” </strong>önerdi:</p>
<p>-          <strong>Çorum’u dünyaya tanıtmak için öncelikle Berlin Turizm Fuarı’na katılmanızda fayda var. Ayrıca Çorum’un pişirme tekniklerini vitrine çıkarmak üzere </strong>“Açık Ateş Festivali” <strong>düzenleyelim. Dünyadan ünlü şefleri getirip bu tekniği deneyimlemelerini sağlayalım.</strong></p>
<p><strong><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a13d009bade9-1779683337.png" alt="" width="980" height="341" /></strong>Dr. <strong>Halil İbrahim Aşgın, Adnan Şahin</strong>’in önerilerini dikkate aldı. Çorum’u dünya turizm sektörünün buluştuğu Berlin Fuarı'nda bir anlamda vitrine çıkardı. Aynı zamanda <strong>“Açık Ateş Festivali” </strong>için de çalışmalar başlatıldı, tarih belirlendi:</p>
<ul>
<li><strong>Çorum Açık Ateş Festivali, 3-7 Haziran 2026…</strong></li>
</ul>
<p>Gastronomi yazarlığının yanı sıra bu konuda düzenlenen organizasyonlarda kurumlara iletişim danışmanlığı hizmeti de veren <strong>Zeynep Kakınç, </strong>10 gün önce Çorum Belediye Başkanı Dr. <strong>Halil İbrahim Aşgın</strong> imzalı davetiyeyi gönderdi:</p>
<ul>
<li><strong>Çorum’un Yeni Hikayesini Birlikte Konuşalım</strong></li>
</ul>
<p>Başkan <strong>Aşgın, </strong>davetiyede konuyu özetledi:</p>
<ul>
<li><strong>Bazı şehirler vardır, sahip oldukları zenginliğe rağmen hikayeleri yeterince anlatılamamıştır. Çorum da onlardan biri.</strong></li>
<li><strong>Oysa bu topraklar, köklü medeniyet mirası, üretim kültürü, paylaşım geleneği ve güçlü gastronomik hafızasıyla çok katmanlı bir hikaye anlatıyor.</strong></li>
<li><strong>Çorum’u sadece geçmişiyle değil, geleceğe taşıyacağı vizyonuyla yeniden konuşuyoruz. </strong>“UNESCO Gastronomi Şehri” <strong>adaylık sürecimiz de bu yaklaşımın önemli bir parçası.</strong></li>
<li><strong>Üreten ve dönüşen Çorum’un yeni hikayesini paylaşmak, birlikte konuşmak istiyoruz.</strong></li>
</ul>
<p>Çorum Belediye Başkanı <strong>Aşgın</strong>’la <strong>Adnan Şahin</strong>’in eşi <strong>Deniz Şahin</strong>’in yönettiği, <strong>“Michelin Bib Gourmand” </strong>listesinde yer alan <strong>“SADE Beş Denizler Mutfağı” </strong>adlı restoranda düzenlediği toplantıda buluştuk. <strong>Aşgın</strong>’a Çorum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü <strong>Eray Çetinkaya </strong>ile <strong>Adnan Şahin </strong>de eşlik etti.</p>
<figure class="image" style="text-align: center;"><img src="/storage/uploads/0/0/0/6a13d03ba97ca-1779683387.png" alt="" width="506" height="331" />
<figcaption><strong>Adnan Şahin</strong></figcaption>
</figure>
<p><strong>Adnan Şahin, </strong>Çorum mutfağının pişirme teknikleriyle fark yarattığını belirtirken, Belediye Başkanı <strong>Aşgın, </strong>kentin gastronomiyle ilgili gücünü ortaya koymak için Hititliler dönemine kadar uzandıklarını vurguladı:</p>
<p>-          <strong>Hattuşa (Çorum), Hititlilerin başkenti. Şehrimizin gastronomi kültürünü, çeşitliliğini ortaya çıkarmak için Hititliler döneminin tabletlerine yoğunlaştık. Oradan yemek tariflerine baktık. Örneğin 2025 yılında </strong>“Hitit Ekmeği” <strong>üretimine öncülük ettik.</strong></p>
<p>Kadın kooperatiflerini harekete geçirdiklerini kaydetti:</p>
<p>-          <strong>Kadın kooperatiflerinin ürünlerini pazarlayabilmeleri için el emeği pazarları kurduk.</strong></p>
<p>Hattuşa’da (Boğazkale) kazılarının başlamasının 100’üncü, <strong>“UNESCO Dünya Mirası” </strong>listesine girişinin de 40’ıncı yılını kutladıklarının altını çizdi:</p>
<p>-          <strong>Çorum’un coğrafi işaretli ürün sayısı 34’ü buldu. 15 ürünümüz de sırada. Coğrafi işaretli ürünlerimiz arasında </strong>“Osmancık Pirinci”, “Oğuzlar Cevizi”, “Alaca Mor Soğanı”, “Kışlacık Pırasası”, “Çorum Su Böreği” <strong>yer alıyor.</strong></p>
<p><strong>Adnan Şahin </strong>araya girdi:</p>
<p>-          <strong>Çorum, Osmancık’ta üretilen </strong>“Kapari”<strong> ile de öne çıkıyor. Ayrıca, </strong>“Kapari”<strong>yi ihraç da ediyor.</strong></p>
<p><strong>Aşgın, </strong>kenti gastronomide öne çıkaracak adımlarını anlatmayı sürdürdü:</p>
<p>-          <strong>Gastronomimizi tanıtmak üzere yaptığımız çalışmalar sonuç vermeye başladı. 5-7 Ekim 2026’da gerçekleşecek </strong>“San Sebastian Gastronomika”<strong>ya katılım için davet aldık. Buraya şehir katılımını ilk kez biz gerçekleştirmiş olacağız.</strong></p>
<p>Ardından ekledi:</p>
<p>-          <strong>Anadolu’nun ilk başkenti, dünyanın merkezi Çorum’un 2026 yılında ülkemizin </strong>“UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı”<strong>na giren 4’üncü şehri olacağına inanıyoruz.</strong></p>
<p>Çorum Belediye Başkanı Dr. <strong>Halil İbrahim Aşgın, Adnan Şahin</strong>’in rehberliğinde ekibiyle birlikte <strong>“UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı” </strong>için <strong>“tam saha pres” </strong>taktiği ile çalışıyor…</p>
<p>Hattuşa’nın <strong>“UNESCO Dünya Mirası” </strong>listesine girişinin 40’ıncı yılında bu hedefe de ulaşılabileceği konusunda iddialı görünüyor…</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Çorumlunun yaptığını herkes yapamaz</span></h2>
<p><strong>ÇORUM </strong>Belediye Başkanı Dr. <strong>Halil İbrahim Aşgın, </strong>kentin gastronomisiyle <strong>“UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı”</strong>na giriş ve bu çerçevede düzenledikleri <strong>“Açık Ateş Festivali”</strong>ni anlatırken sıklıkla şu deyimi kullandı:</p>
<ul>
<li><strong>Çorumlunun yaptığını herkes yapamaz…</strong></li>
</ul>
<p>Bunun üzerine takıldım:</p>
<p>-          <strong>Sayın Başkan, bizim aklımızda </strong>“Senin yaptığını Çorumlu yapmaz” <strong>deyimi kalmış...</strong></p>
<p>Başkan <strong>Aşgın, </strong>deyimin aslının <strong>“Çorumlunun yaptığını herkes yapamaz” </strong>olduğunu belirtip, öyküyü anlattı:</p>
<ul>
<li><strong>1864 yılındaki Rus-Kafkas savaşı sırasında Çerkezler Osmanlı topraklarına sürüldü. Sultan Abdülaziz, Çerkezler’i aralarında Çorum’un da yer aldığı illere yönlendirdi.</strong></li>
<li><strong>Dönemin Çorum Valisi, Kafkasya’dan kente gelen Çerkezler’e halkın nasıl kucak açtığını Saray’a rapor eder.</strong></li>
<li><strong>Sultan Abdülaziz, Çorumlulara teşekkür etmek üzere bir mektup gönderir, yanı sıra para ile ödüllendirir.</strong></li>
<li><strong>Vali, Çorum halkının isteği üzerine, </strong>“Çerkezler bizim kardeşimizdir. Biz kardeşlerimize evlerimizi açtık. Kardeşe yardım etmenin parasal karşılığı olmaz” <strong>diyerek parayı iade eder.</strong></li>
<li><strong>Sultan Abdülaziz, paranın iade edilmesi üzerine Vali’ye bir mektup daha gönderir ve o deyimi kullanır: </strong>“Çorumlunun yaptığını herkes yapamaz.”</li>
</ul>
<p>Çorum Belediye Başkanı <strong>Halil İbrahim Aşgın, </strong>kentin bir başka gurur kaynağı üzerinde durdu:</p>
<p>-          <strong>Gazi Mustafa Kemal (Atatürk), 28 Ekim 1923’te İsmet Bey’i (Eker) çağırır, </strong>“Meclis Başkan Vekili olarak yarın Cumhuriyetin ilanını kürsüden senin okumanı istiyorum” <strong>der. İsmet Eker, Çorum milletvekilidir.</strong></p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">6.2 milyar dolarlık ihracatla 11’inciyiz</span></h2>
<p><strong>ÇORUM </strong>Belediye Başkanı Dr. <strong>Halili İbrahim Aşgın, </strong>kentin Türkiye ekonomisindeki yerini anlatırken ihracata işaret etti:</p>
<p>-          <strong>Çorum, 2025 yılındaki 6.2 milyar dolarlık ihracatıyla iller arasında 11’inci sıraya yerleşti. 5 yıl önce 20’li bir sıradaydı. Altın rafinerisi (Ahlatçı) ve altın ihracatı Çorum’u sıralamada yukarı çekmede etkili oldu. 5 yıl sonra ilk 5’e de rahatlıkla gireriz.</strong></p>
<p>Çorum’da savunma sanayinin de güçlü olduğunu belirtti:</p>
<p>-          <strong>Arca, parlayıcı kimyasalları ve mühimmat üretiyor. Topçu mühimmatlarıyla dünyada da öne çıkıyor.</strong></p>
<p>Ece Seramik’in üretim merkezinin de Çorum’da olduğunu anımsattı:</p>
<p>-          <strong>Çorum ayrıca un fabrikaları üretiminde de güçlü bir sanayi altyapısına sahiptir.</strong></p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">8 milyar lira bütçemiz var, 2025’te fazla verdik, faiz yükümüz yüzde 1’e indi </span></h2>
<p><strong>ÇORUM </strong>Belediye Başkanı <strong>Halil İbrahim Aşgın</strong>’a belediyenin mali durumunu sordum, 2019’a uzandı:</p>
<p>-          <strong>2019 yılında ilk görev dönemimde yıllık bütçemizin 3 katını bulan borcumuz vardı. Faiz yükü bütçemizin yüzde 13’ü düzeyindeydi.</strong></p>
<p>2025 yılını örnek gösterdi:</p>
<p>-          <strong>2025 yılında Maliye’ye vergi borcumuz, SGK’ya da prim borcumuz sıfıra indi. Faiz yükümüz yüzde 1’e düştü. 2025 yılında bütçemiz fazla verdi.</strong></p>
<p>Çorum Belediyesi bütçesinin 8 milyar lira olduğunu vurguladı:</p>
<p>-          <strong>Bizim ölçekte hiçbir belediyenin böyle bir bütçesi yok. Bugün, İller Bankası dışında hiçbir kamu bankası ya da özel bankaya borcumuz yok. 2 bin 700 personelimiz var. Maaşları da iyidir.</strong></p>
<p>Çorum’daki çimento fabrikasının 1 milyon 384 bin metrekarelik arsasını Brezilyalı şirketten 2020 yılında 102 milyon liraya alıp belediyeye kazandırdıklarını kaydetti:</p>
<p>-          <strong>11 dönümlük bölümünü 500 milyon liraya sattık. Orada yeni bir şehir kuruyoruz. 27 dönümlük bölümünde konut ve ticari bölümlerden oluşan proje başlattık. Bu projeden 1 milyar liralık ciro bekliyoruz.</strong></p>
<p>Çorum’un kadim ruhunu yeniden canlandırmak için kapsamlı restorasyon projeleri yürüttüklerini de vurguladı:</p>
<p>-          <strong>14 bin 500 metrekarelik Çorum Tarihi Meydanı ve Han Önü Meydanı’nı birleştirdik. Türkiye’nin en büyük ahşap hanı Velipaşa Hanı’nı restore ettik. 1100 yıllık Selçuklu mirası kalemizin etrafını açtık. 1500’lerden kalma bedesteni aslına uygun günümüze uyarlıyoruz.</strong></p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/hattusa-unescodaki-40inci-yilini-kutluyor-acik-atesle-gastronomi-listesini-gozluyor-79956</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/5/6/1280x720/halil-ibrahim-asgin-1779683417.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Hattuşa, UNESCO’daki 40’ıncı yılını kutluyor, ‘Açık Ateş’le gastronomi listesini gözlüyor ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kredi-buyumesine-yeni-fren-geldi-79954</guid>
            <pubDate>Mon, 25 May 2026 07:14:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kredi büyümesine yeni fren geldi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ŞEBNEM TURHAN</strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası enflasyonla mücadele kapsamında uyguladığı sıkı para politikasını desteklemek için kredilere yönelik makroihtiyati çerçeveyi daha da sıkılaştırdı. Orta Doğu savaşının etkilerinin yanı sıra iç siyasi gündemin yarattığı belirsizlik ortamına karşılık adım atan TCMB tüm kredi büyüme sınırlarını 1 puan daha düşürdü, KOBİ’lere yönelik sınırda 0.5 puanlık değişiklik yaptı. TCMB, söz konusu adımların sıkı parasal duruşu desteklemek ve makrofinansal istikrarı güçlendirmek amacıyla atıldığını belirtti.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a13cd1797d85-1779682583.png" alt="" width="316" height="273" /></p>
<h2>KOBİ’lerde yarım puanlık indirim </h2>
<p>Geçen hafta cuma gece yarısı yayımlanan açıklamaya göre TCMB’nin zorunlu karşılık uygulaması kapsamında kredi büyüme sınırları düşürüldü. Bireysel kredilerde tüm kredi türleri için sınırlar 1 puan daraltılırken, Türk lirası ticari kredilerde büyük ölçekli işletmelere kullandırılan krediler için 1 puan, KOBİ kredileri için ise 0,5 puanlık daraltmaya gidildi. Böylece 8 haftalık dönemde tüketicilere kullandırılan ihtiyaç ve taşıt kredileri için büyüme sınırı yüzde 4'ten yüzde 3'e çekilirken, tüketicilere tahsis edilen KMH limit büyümesi yüzde 2'den yüzde 1'e indirildi. KOBİ'lere kullandırılan TL krediler için büyüme sınırı yüzde 5'ten yüzde 4,5'e, KOBİ dışı işletmelere kullandırılan TL krediler için büyüme sınırı ise yüzde 3'ten yüzde 2'ye düşürüldü.</p>
<p>Kredi büyüme hesaplama döneminin bugün sona ermesi nedeniyle yeni dönem için değişikliler uygulamaya alındı. TCMB, düzenlemeyle sıkı parasal duruşu desteklemeyi ve makrofinansal istikrarı güçlendirmeyi amaçlıyor. İhracat, yatırım, tarım ve kamu gibi bazı alanlarda kullandırılan krediler büyüme sınırlamaları kapsamı dışında tutuluyor.</p>
<h2>Kredi büyümede yavaşlama olmadı </h2>
<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) haftalık verilerine göre 15 Mayıs ile biten hafta itibariyle TL kredilerin yüzde 35’i KOBİ’lerin, yüzde 24’ü taksitli ticari krediler ve kurumsal kredi kartları, yüzde 19’u bireysel kredi kartı, yüzde 14,6’sı ihtiyaç yüzde 4,76'sı konut kredilerinden oluşuyor. BDDK verilerinden yapılan hesaplamaya göre son 1 yılda toplam TL krediler yüzde 44 büyürken ihtiyaç kredileri yüzde 47, bireysel kredi kartları yüzde 49,3, konut kredileri yüzde 36,7 arttı. Ticari kredilerde ise KOBİ krediler yüzde 49,15, taksitli ticari krediler yüzde 58 büyüme gösterdi. Bankacılık sektörü kaynaklarının verdiği bilgiye göre kredilerde savaşa ve yükselen faizlere rağmen büyümede bir yavaşlama gerçekleşmedi. Toplam kredi büyümesi de kur etkisinden arındırılmış olarak büyüme de yüzde 30 ile savaş öncesine yakın seyrediyor. Bankacılık sektörü kaynaklarının yaptığı hesaplamalara göre kredi limitleri yıllıklandırılmış olarak ihtiyaç kredilerinde yüzde 21, TL KOBİ kredilerde yüzde 33, TL diğer ticari kredilerde ise yüzde 14 büyümeye izin veriyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kredi-buyumesine-yeni-fren-geldi-79954</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/5/9/1280x720/para-lira-tl-1765458549.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Merkez Bankası enflasyonla mücadele kapsamında uyguladığı sıkı para politikasını desteklemek için kredilere yönelik makroihtiyati çerçeveyi daha da sıkılaştırdı. Orta Doğu savaşının etkilerinin yanı sıra iç siyasi gündemin yarattığı belirsizlik ortamına karşılık adım atan TCMB tüm kredi büyüme sınırlarını 1 puan daha düşürdü, KOBİ’lere yönelik sınırda 0.5 puanlık değişiklik yaptı. Söz konusu adımların makrofinansal istikrarı güçlendirmek amacıyla atıldığı belirtildi. Veriler yükselen faiz oranları ve savaşa rağmen hem tüketici hem de ticari tarafta kredi büyümesinin yavaşlamadığını ortaya koyuyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/akaryakitta-teminat-bes-katina-cikariliyor-79953</guid>
            <pubDate>Mon, 25 May 2026 07:09:00 +03:00</pubDate>
            <title> Akaryakıtta teminat beş katına çıkarılıyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>CANAN SAKARYA/ANKARA</strong></p>
<p>Akaryakıt ve LPG piyasalarında riskli mükellef açısından daha güçlü ve etkin bir teminat mekanizması oluşturuluyor. Petrol Piyasası Kanununda yapılacak değişiklikle, idareye alınan teminatları artırma konusunda tanınan yetki iki katından beş katına çıkarılıyor. AK Parti’nin geçtiğimiz hafta TBMM’ye sunduğu torba yasa teklifinde işlem hacminin büyüklüğü, ürünlerin kolay el değiştirebilmesi, sahte ve yanıltıcı belge kullanımının yaygınlığının yüksek olduğu akaryakıt, LPG ve benzeri lisansa tabi piyasalarda faaliyet gösteren mükellefler bakımından doğacak vergilerin tahsil güvenliğinin sağlanması amacıyla 5 kat teminat alınmasına yönelik düzenlemeye gidiliyor.</p>
<h2>Daha etkin ve caydırıcı olacak </h2>
<p>213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257.nci maddesinde değişiklik yapılarak yüksek riskli mükellefler bakımından daha etkin ve caydırıcı bir teminat mekanizması kuruluyor. TBMM’ye sunulan etki analizinde, mevcut durumda geçici faaliyet durdurma tedbiri uygulanan lisanslı 37, lisansı bulunmayan 324 olmak üzere toplam 361 akaryakıt istasyonunun yapılacak düzenleme sonrasında artırımlı teminat mekanizması çerçevesinde yeniden faaliyet gösterebilmesine imkan sağlanabileceği kaydedildi.</p>
<h2>Taksici esnafına vergi desteği </h2>
<p>Yasa teklifiyle taksici esnafına 3 yıllığına hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden yararlanma hakkı getiriliyor. Taksi mali cihaz kullanımına ilişkin getirilen zorunluluk kapsamında taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefler de talep etmeleri halinde, talep ettikleri tarihi takip eden yılın başından itibaren en fazla üç yıl süre ile hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden faydalanabilecekler. Yapılan diğer bir düzenleme ile gerçek usulde gelir vergisi mükelleflerinin, düzenlemenin yürürlük tarihinden önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaları elden çıkarmalarından doğan kazançları gelir vergisinden ve bu kapsama giren ticari plakaların satış ve teslimleri KDV’den istisna edilecek. Bu tarihten sonra edinilen ticari plakaların elden çıkarılması ise genel hükümler çerçevesinde vergilendirilecek. Etki analizinde, Türkiye Noterler Birliğinin verilerine göre, yıllık yaklaşık 7-8 bin ticari plakanın el değiştirdiği bilgisi yer aldı.</p>
<h2>Gençlere eğlence vergisi yok </h2>
<p>Kanun teklifiyle Belediye Gelirleri Kanunu'nda yapılan değişikle, belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan sirkler, lunaparklar, çalgılı bahçeler ve benzeri yerler başta olmak üzere tam biletle girilen yerlerde, 18 yaşını doldurmamış çocuk ve gençlerden veya tahsili devam eden 25 yaşını doldurmamış öğrencilerden eğlence vergisi alınmayacak. Biletle girilen yerlerden alınan eğlence vergi tutarı, 2024 yılı sonu itibarıyla 79 milyon, 2025 yılının ilk 9 aylık döneminde ise 56 milyon 158 bin lira olarak gerçekleşti.</p>
<h2>Taksitle taşınmaz satılabilecek </h2>
<p>2886 sayılı Kamu İhale Kanununa eklenen ek madde ile Hazine taşınmazlarının satışında olduğu gibi mahalli idare taşınmazlarının da taksitle satışına imkan sağlanıyor. Satış bedelinin taksitle ödenebileceği hususunun ihale ilanında belirtilmesi ve ihale üzerinde kalan isteklinin talep etmesi durumunda, ihale sonucu belirlenen satış bedeli; en az yüzde 25’i peşin, kalanı en fazla iki yılda ve en fazla 12 taksitle kanuni faiz ile birlikte ödenecek. Ayrıca satış, kira, trampa ve sınırlı ayni hak tesisi işlemlerinde hâlihazırda yüzde 3 olarak uygulanan geçici teminatın yüzde 3 ile yüzde 30 arasında belirlenebilmesine imkan sağlanıyor.</p>
<p>Yapılan etki analizine göre, 51 il özel idaresi, 1407 belediye ve 262 mahalli idare birliği bulunuyor ve 2025 yılı TÜİK verilerine göre 86 milyon 92 bin 168 kişiye hizmet götürüyor. 2024 yılı itibarıyla mahalli idarelerin toplam gelirleri 1 trilyon 420 milyar 679 milyon 249 bin lira, toplam gelirler içerisindeki taşınmaz satışından elde edilen gelirler toplamı ise 76 milyar 228 milyon 137 bin lira olarak gerçekleşti. 2025 yılı ilk dokuz ayı itibarıyla ise 1 trilyon 478 milyar 428 milyon 316 bin lira toplam gelir elde edildi bunun içinde 79 milyar 903 milyon 312 bin TL taşınmaz satışı geliri gerçekleşti. 2024 yılı içinde taşınmaz satışları tüm gelirler içinde yüzde 5,36 ve 2025 yılı ilk 9 ayı içinde yüzde 5,40 pay aldı.</p>
<p>Teklifte yer alan bazı düzenlemeler</p>
<p>■ TOBB Kanununda yapılan değişiklikle, birlik genel kurullarının mayıs ayında yapılması yerine takvim yılının başından itibaren mayıs ayının sonuna kadar yapılması sağlanıyor. Buna ek olarak, Genel Kurul toplantısının yeri, günü, saati ve gündeminin en az 30 gün öncesinden Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmesi ve Genel Kurul toplantısı tarihine kadar yayımda kalacak şekilde Birlik resmi internet sitesinde duyurulmasına dair düzenleme yapılıyor. </p>
<p>■ Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'daki Reklam Kurulunun üye yapısı ve sayısına yönelik değişikliğe gidiliyor. Reklam Kurulunun üye sayısı 19'dan 23'e yükseltilecek, Kurul toplantıları için Başkan dahil 11 üye yerine 13 üyenin hazır bulunması gerekecek. </p>
<p>■ Orman Kanunu'ndaki değişiklikle, devlete ait engelli ve yaşlılara yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezleri ormanlarda açılabilecek. </p>
<p>■ Elektronik ortamda tescili mümkün olan araçlara satış tarihinden itibaren getirilen üç iş günü içinde tescil edilme zorunluluğunun özellikle filo satışlarında işlemlerin son noktaya teslimi aşamasında yapılması nedeniyle satıştan sonra tescil edilme zorunluluğu süresi 15 iş günü olarak düzenlendi. </p>
<p>■ Kahramanmaraş merkezli deprem bölgesinde sürdürülen projeler, faaliyetler ve yatırımların tamamlanabilmesi amacıyla genel bütçeli kamu idarelerine bağışlanacak konutların yabancı devlet kurum ve kuruluşlarına teslimindeki katma değer vergisinden müstesna olduğu tarih 31 Aralık 2028'e uzatılıyor. </p>
<p>■ Devlet memurları yasasında yer alan disiplin cezaları Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kanununa ekleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/akaryakitta-teminat-bes-katina-cikariliyor-79953</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/yakit-benzin-mazot-motorin-utts.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Geçen hafta TBMM’ye sunulan torba yasa teklifi ile işlem hacminin büyüklüğü, ürünlerin kolay el değiştirebilmesi, sahte ve yanıltıcı belge kullanımının yaygınlığının yüksek olduğu akaryakıt, LPG ve benzeri lisansa tabi piyasalarda teminata yönelik yeni düzenlemeye gidiliyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bavul-ticaretinde-bir-donem-kapandi-79952</guid>
            <pubDate>Mon, 25 May 2026 07:02:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bavul ticaretinde bir dönem kapandı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>YENER KARADENİZ</strong></p>
<p>Türkiye’nin uzun yıllar döviz kazandıran alternatif ihracat kanallarından biri olan bavul ticaretinde son yıllarda sert dalgalanmalar yaşanıyor. Pandemi döneminde tüm dünyanın kapalı olması nedeni ile tarihi çöküş yaşayan sektör, ikinci en büyük çöküşünü bu yılın ilk çeyreğinde yaşadı. Geçen yıl ilk çeyrekte 248 milyon dolar olan bavul ticareti değeri bu yılın aynı yüzde 32 düşüşle 169 milyon dolara geriledi. Söz konusu düşüşte Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Afrika-Ortadoğu pazarına yönelen sektörün, ABD-İsrail ve İran savaşı ile birlikte bu bölgelerde de kan kaybetmesi etkili oldu. Bir diğer etken ise bu alanda da yüksek maliyetler nedeni ile rekabetçiliğin kaybedilmesi şeklinde sıralandı.</p>
<h2>Küçük partili ihracat! </h2>
<p><img style="float: right;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a13cab89758b-1779681976.png" alt="" width="192" height="355" />Kamuoyunda “bavul ticareti” olarak bilinen işlem, Türkiye’de yerleşik olmayan kişilerin satın aldıkları malları kişisel bagaj ya da küçük ölçekli sevkiyatlarla yurtdışına çıkarmasıyla gerçekleşen dış ticaret yöntemi olarak tanımlanıyor. Resmi adıyla “yolcu beraberinde mal ihracatı” kapsamında değerlendirilen bu ticaret modeli; özellikle tekstil, hazır giyim, ayakkabı, kuyum ve deri ürünlerinde yoğunlaşıyor. Bavul ticaretinde ürünler genellikle mağaza, toptancı veya üreticilerden döviz karşılığında satın alınıyor ve büyük konteyner sevkiyatları yerine daha küçük partiler halinde yurtdışına taşınıyor.</p>
<h2>Özel dış ticaret kalemi </h2>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Merkez Bankası verilerinde hizmet gelirleri ve özel dış ticaret kalemleri içinde izlenen bavul ticareti, özellikle Rusya, Orta Asya, Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarına yönelik satışlarda önemli rol oynuyor. Türkiye’de bavul ticaretinin merkezi uzun yıllardır İstanbul oldu. Özellikle Laleli, Merter, Osmanbey ve Zeytinburnu bölgeleri hazır giyim, tekstil ve ayakkabı ticaretinde öne çıkıyor. Sektör temsilcilerine göre bavul ticareti, küçük ve orta ölçekli üreticiler için hızlı nakit akışı sağlarken, turizm hareketliliği ile de doğrudan bağlantılı bir yapı taşıyor.</p>
<h2>Sezona iyi başlamıştı </h2>
<p>Ancak gerek jeopolitik gelişmeler gerekse Türkiye’nin yüksek maliyetler nedeni ile pahalı hale gelmesi bavul ticaretinin, son birkaç yıldır tarihinin en düşük seviyesine gerilemesine yol açtı. Bavul ticaretinin en yoğun olduğu bölgelerin başında ise Laleli geliyor. Laleli Sanayi ve İşinsanları Derneği (LASİ- AD) Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca, bu yılın başında sektörün iyi bir başlangıç yaptığını hatırlatarak ABD-İsrail ve İran arasında başlayan ve bölge ülkelerini de etkileyen savaşın bavul ticaretini negatif etkilediğini söyledi. Eyyüpkoca, “Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaş bölgede ticareti geçen yıl yüzde 30-40 oranında düşürmüştü. Son dönemde Afrika ülkeleri Ortadoğu’dan talep vardı ancak Körfez’de devam eden savaş ile bu kanallar da tıkandı adeta. Şu an geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 düşüş var” diye konuştu.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">En kötü ikinci çeyrek</span></h2>
<p>Veriler de bu durumu destekliyor. Merkez Bankası’nın son 10 yıllık verilerine göre 2017 yılında 6,2 milyar dolarla zirveye çıkan bavul ticareti hacmi, pandemi sonrası toparlanma denemelerine rağmen eski seviyelerine ulaşamadı. 2023 yılında 1,74 milyar dolara kadar gerileyen bavul ticareti, 2024’te sınırlı toparlanmayla 1,93 milyar dolara çıktı. Ancak 2025 verileri yeniden dalgalı bir görünüme işaret etti. 2025’in ilk çeyreğinde bavul ticareti 248 milyon dolar olurken, 2026’nın ilk çeyreğinde rakam 169 milyon dolara geriledi. Böylece son veri, bavul ticaretinde tarihsel olarak en düşük ilk çeyrek performanslarından biri olarak kayıtlara geçti. Sektör temsilcileri düşüşte; yüksek maliyetler, vize sorunları, bölgesel savaşlar, turizm hareketliliğindeki değişim ve alternatif tedarik merkezlerinin güçlenmesini etkili görüyor. Özellikle Rusya, Orta Asya ve Orta Doğu’dan gelen alıcı trafiğindeki yavaşlama Laleli, Merter ve Osmanbey gibi bavul ticaretinin merkezlerinde hissediliyor. </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bavul-ticaretinde-bir-donem-kapandi-79952</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/01/havalimani-yolcu-seyahat.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bavul ticaretinde yıllardır süren gerileme 2026’nın ilk çeyreğinde daha da derinleşti. 2017’de 6,2 milyar dolarla zirve yapan sektörün ilk çeyrek hacmi 169 milyon dolara kadar inerken; yüksek maliyetler ve bölgesel savaşlar nedeni ile alıcı trafiğindeki yavaşlama İstanbul’daki ticaret merkezlerini de olumsuz etkiledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/mutlak-butlan-krizi-buyudu-ozel-tomaya-cikti-79955</guid>
            <pubDate>Mon, 25 May 2026 00:01:00 +03:00</pubDate>
            <title> Mutlak butlan krizi büyüdü, Özel TOMA’ya çıktı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/ANKARA</strong></p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Kurultayının geçersiz olduğu yönünde verilen kararın ardından başlayan gerilim dün partinin genel merkezine polis müdahalesi aşamasına kadar tırmandı. Birkaç saat süren ablukanın ardından Özgür Özel ve partililer Genel Merkez’i boşalttılar. Bu gelişmenin ardından Özel, partililer ve milletvekilleriyle TBMM’ye doğru yürüyüşe başladı. Özel, Genel Merkez’den ayrılırken, “Bir daha kimsenin el uzatamayacağı şekilde geri alınmak üzere çıkıyoruz. Yürüyelim arkadaşlar” ifadesini kullandı.</p>
<h2>Özel-Kılıçdaroğlu görüşmesi</h2>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Kurultay öncesi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasında önceki gün yapılan telefon görüşmesi ile taraflardan kişiler kişilik bir heyeti, olağanüstü kurultay ile ilgili görüşmesi planlanmıştı. Dün öğlen saatlerinde bu görüşmenin yapılması beklenirken, sabah saatlerinde Kılıçdaroğlu ekibine mensup vekillerin yanlarındaki kişilerle Genel Merkeze girmeye çalışmasıyla birlikte gerginlik başladı. İki taraf arasında yoğun arbede yaşandı. CHP Genel Merkezi’nin etrafı tamamen polis kordonu altına alınırken, partiye giriş ve çıkışlar yasaklandı. Partinin içinde kalanlar Genel Merkez’in kapısına otobüslerle barikat kurarken, binanın içinde de tüm giriş kapıları içerden koltuk ve masalarla kapatıldı.</p>
<h2>İçişleri Bakanı ile görüşüldü </h2>
<p>Bu gerginlik yaşanırken CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve Suat Özçağdaş İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile görüşmek için Genel Merkez’deki demirlerin üzerinden atlayarak partiden çıktılar. Ancak bu heyetin görüşmelerin olumlu geçtiğine yönelik açıklama yaptıkları sırada saat 14:00 civarında çevik kuvvet ekipleri ana giriş kapısının dışında başka bir kapıdan Genel Merkez önündeki meydana girerken, çevreye yoğun miktarda biber gazı ile müdahale ettiler. Eş zamanla olarak kapının önünde bulunan parti minibüsleri çekici vasıtasıyla uzaklaştırılırken, garajın demir kapısı da yine emniyet kuvvetleri tarafından kırıldı.</p>
<h2>Özel uzun süre 12. kattan takip etti </h2>
<p>Bu gelişmeler devam ederken CHP Genel Başkanı Özgür Özel sosyal medya hesabından videolu bir açıklama yaptı. Amaçlarının emniyet güçleriyle karşı karşıya gelmek olmadığını belirten Özgür Özel, bir şekilde genel merkezden çıkarılmaları halinde gerekirse bir çadırda, meydanlarda mücadeleyi sürdüreceklerini bildirdi. Atatürk’ün emaneti mekanda bulunduklarını belirten Özel, “Bir saldırı altındayız. Suçumuz, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak. Suçumuz, AK Parti’yi yenmek. Suçumuz, Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir parti içi yarışa girip son seçimlerin kaybından sonra iktidar değişikliğine direnenlere karşı ‘Değişim’ deyip, o değişim iradesiyle gençlerle, kadınlarla ve değişimi isteyen herkesle birlikte partimizi birinci yapmak” diye konuştu.</p>
<h2>"Polise el kaldıracak halimiz yok" </h2>
<p>Partideki başarıları ile 31 Mart seçimlerindeki başarılarını hazmedemeyenlerin ittifak halinde olduğunu belirten Özgür Özel, “Şimdi o hukuksuz kararı almaları yetmezmiş gibi kapıya dayandılar. Önce sabahın 07.00’sinde hiçbirisi CHP’li olmayan, önde yürüyen birkaç milletvekili dışında arkada yürüyenlerin CHP’li olmadığı ve işi gücü kavga etmek olan bir grupla kapımıza dayandılar" dedi. Partiden çıkmayacaklarını ancak ne kadar dayanacaklarını bilmediklerini belirten Özel, “Ne kadar dayanabiliriz bilmiyorum. Sonuçta devletin polisine el kaldıracak halimiz yok. Ama ‘Delegenin oturttuğu bu koltuklardan delegeden başkası bizi kaldıramaz’ dedik. Kaldırabilirler, söküp atabilirler, sokağa atabilirler. Ama zaten biz bu binada oturarak partiyi birinci parti yapmadık. Bu binada oturmakla seçim kazanılmıyor. Bunu en iyi birileri bilir. Seçim sokakta, meydanda kazanılır. Biz bundan sonra sonuna kadar burada direnip eğer bizi buradan söküp atarlarsa da iktidar yürüyüşümüzü meydanlarda sürdüreceğiz” değerlendirmesinde bulundu. Bu açıklamaların ardından Özel bir süre sonra binadan ayrıldı, meclise yürüyüş başladı.</p>
<p>Gerginliğin biraz durulduğu dönemlerde saat 15:00 civarı Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik Genel Merkezin dış kapısına gelerek emniyet mensuplarıyla bir süre görüştü.</p>
<p>Aradan yarım saat geçtikten sonra İcra Heyetinden iki kişi kararı tebliğ etmek üzere partiye geldiler.</p>
<h2>"Birileri kendine yakışanı yapıyor" </h2>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindekiler saat 15:50 civarında TBMM’ye yürümek üzere CHP Genel Merkezi’nden ayrıldılar. Özel buradan çıkmadan yaptığı kısa konuşmada, 14 Mayıs 2023’teki seçimden bu yana kendilerine yakışanı yapmaya çalıştıklarını belirtti ve “Bize yenilgiyi kabul etmek, kaybetmek yakışmıyor. Atatürk’ün partisine teslim olmak yakışmıyor. Atatürk’ün partisini teslim almak isteyenlerle, teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum. Ben de Ekrem Başkan da değişim diye yola çıkan burada gördüğünüz her bir partili, değişimin mücadelesini görüp katılan herkes mücadele ediyor. Birileri de kendine yakışanı yapıyor” dedi. “En kısa sürede kurultay ilan edilip bu sorun bitsin deyip bunu konuşalım delmişken arkalarına Ankara'da ne kadar kriminal tip varsa sabahın 7’sinde onları arkalarına takıp baba ocağı kapısına dayananlar kendilerine yakışanı yaptı” diyen Özel, delegenin vermediği yetkinin hakimlerden dilenildiğini aktardı.</p>
<p>Özel, CHP Genel Merkezi'nin önünde yaptığı açıklamada ise “İktidar için bina lazım değil, yürek lazım, mücadele lazım, Meclis’teki odamız yeter. Elbette partimizi, genel merkezimizi geri alacağız ama o güne kadar da sokaktayız, meydandayız, başımızı sokacak yer Meclis’tir” diye konuştu.</p>
<p>Ardından TBMM'ye doğru yürüyen Özel, yürüyüş esnasında TOMA'nın üzerine çıktı. TBMM’nin Çankaya Kapasının yanında bulunan Milli Egemenlik Parkı’nda da parti otobüsü üstünde bir konuşma yapan Özgür Özel, "İktidarın biber gazından, dost bildiğimizin ihanetinden gayrı arınacak hiçbir şeyimiz yoktur” ifadelerini kullandı. Özel, daha sonra TBMM önünde bir konuşma yaptı. Özel'e diğer partilerden destek açıklamaları geldi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/mutlak-butlan-krizi-buyudu-ozel-tomaya-cikti-79955</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/5/5/1280x720/574-1779683517.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ CHP&#039;de mutlak butlan krizi dün yeni boyutlara ulaştı. Sabah saatlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerin CHP Genel Merkezi’ne girmeye çalışmasıyla başlayan gerilim, polis ablukası ve çevik kuvvetin gazlı müdahalesiyle büyüdü. Kılıçdaroğlu ekibi binaya girerken Özgür Özel “Devletin polisine el kaldıracak halimiz yok” diyerek ekibiyle binayı terk etti. Ardından Meclise doğru yürüyüşe geçildi. Özel barikatları aşmak için TOMA&#039;nın üzerine çıktı, daha sonra TBMM önünde partililere seslendi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/egenin-cilek-ihracati-4-milyon-676-bin-dolara-ulasti-79938</guid>
            <pubDate>Sun, 24 May 2026 10:34:00 +03:00</pubDate>
            <title> Ege’nin çilek ihracatı 4 milyon 676 bin dolara ulaştı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/İZMİR</strong></p>
<p>Türkiye’de çilek üretimi 2024 yılında 606 bin ton, 2025 yılında ise 595 bin ton olarak gerçekleşti. Dünya sıralamasında çilek üretiminde Çin, Amerika, Mısır ve Meksika’dan sonra Türkiye, 5’inci sırada yer alıyor.</p>
<p>Taze ve dondurulmuş halde yaklaşık 40 ülkeye ihraç edilen yaş meyve grubunun katma değerli ürünü çileğin Türkiye geneli ihracatı 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde yüzde 56 artış gösterdi. Türkiye geneli çilek ihracatı ilk dört ayda 20 milyon 871 bin dolara yükseldi.</p>
<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2026’nın ilk dört ayında Türkiye geneli çilek ihracatımız yüzde 56 artarak 20 milyon 871 bin dolara, Bölgemiz ise yüzde 50 artışla 4 milyon 676 bin dolara ulaştı” dedi.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a12aa3cef0af-1779608124.jpg" alt="" width="700" height="651" /></p>
<p>Türkiye genelinde yaklaşık 40 ülkeye çilek ihraç edildiğini söyleyen Balık, “2026 yılında 6 bin 608 ton taze çilek ihraç ettik. Miktar bazında yüzde 32 azalış gerçekleşti. Bu azalışın sebepleri arasında çilek fiyatları, ürünün bu yıl beklenildiği kadar fazla olmaması ve iç piyasadaki fiyatın şu an için cazip olması yer alıyor. Buna rağmen ihracatımızdaki yükseliş, Türk çileğinin uluslararası pazardaki güçlü konumunu gösteriyor” dedi. </p>
<p>Çilek ihracatının yüzde 69’unu Rusya’ya gerçekleştirildiğini, Rusya’yı Gürcistan, Irak ve Malezya’nın takip ettiğini dile getiren Balık, “Taze çilek ihracatımızı 50 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Türkiye geneli dondurulmuş çilek ihracatımız ise 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde yüzde 44 artışla 59 milyon dolar olarak gerçekleşirken, ilk sırada yüzde 100 artışla 16 milyon dolarla Kanada yer alıyor. Almanya, ABD ve İtalya da dondurulmuş çilek ihracatımızda öne çıkan ülkeler arasında. Bölgemizden de 5 milyon dolarlık dondurulmuş çilek ihracatı yapıldı” diye konuştu. </p>
<p>Türkiye’de çilek üretiminin 2024 yılında 606 bin ton, 2025 yılında ise 595 bin ton olarak gerçekleştiğini söyleyen Balık, “Dünya sıralamasında çilek üretiminde Çin, Amerika, Mısır ve Meksika’dan sonra Türkiye 5. sırada yer alırken, ihracatta değerde 20. sırada, miktarda 12. sırada yer alıyor. Çilek üretim ve ihracatında Ege Bölgesi’nin önemli bir yeri var. Çilek üretiminin yüzde 27’si Bölgemizde gerçekleşiyor. Özellikle Aydın’da çilek üretiminin son yıllarda önemli oranda arttı. Aydın örtü altı çilek üretiminde Mersin ve Antalya’dan sonra en büyük il durumunda.” dedi.</p>
<p>İhracatın sürdürülebilir bir şekilde büyümesinin üretim kalitesine bağlı olduğunu vurgulayan Balık, “Bu yüzden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak üretim bölgelerinde pestisit kullanımını izlemek ve kalıntı haritasını ortaya çıkarmak amacıyla yürüttüğümüz "Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz Projesi" kapsamındaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Son iki yılda toplamda 400’ün üzerinde numune toplayıp analiz yaptırdık. Üreticilerimize doğru tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak için ziraat mühendislerimiz, üniversitelerimiz ve Tarım ve Orman Bakanlığımız ile iş birliğimizi her geçen yıl daha da güçlendiriyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/egenin-cilek-ihracati-4-milyon-676-bin-dolara-ulasti-79938</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/3/8/1280x720/egenin-cilek-ihracati-4-milyon-676-bin-dolara-ulasti-1779608173.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, yılın ilk dört ayında Türkiye geneli çilek ihracatının yüzde 56 artarak 20 milyon 871 bin dolara, bölgenin ise yüzde 50 artışla 4 milyon 676 bin dolara ulaştığını açıkladı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/ihracatcilar-ukraynadan-anti-damping-uygulamasini-kaldirmasini-istiyor-79934</guid>
            <pubDate>Sun, 24 May 2026 00:43:00 +03:00</pubDate>
            <title> İhracatçılar, Ukrayna’dan anti damping uygulamasını kaldırmasını istiyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) tarafından, Ukrayna’nın geçen yıl Türkiye’den ithal ettiği domates ve salatalık ürünlerine uyguladığı anti-damping önlemini Gözden Geçirme Soruşturması öncesinde toplantı düzenlendi.</p>
<p>Toplantıya Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdür Yardımcısı Önder Duman, Damping ve Sübvansiyon Daire Başkanı Atilla Uğur Başbuğ, BAİB Denetim Kurulu Üyesi İsmail İnanç, BAİB Genel Sekreteri Ümit Sezer, Ticaret uzmanlar ve Ukrayna’ya domates ile salatalık ihraç eden üyeler katıldı.</p>
<p>İhracatçı firmaların yaşadığı sorunları anlatan BAİB yönetici ve üyeleri, anti damping uygulamasının kaldırılması amacıyla çözüm önerilerini anlattı. Sorunun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da aktarıldığı ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile kısa süre önce İstanbul’da yaptığı görüşmede de sorunun gündeme geldiği belirtildi.</p>
<p>Toplantıda BAİB üyeleri tarafından Türk ürünlerine aşırı vergi uygulanmasının kabul edilemez olduğunu vurgulanırken, Ukrayna’nın başka ülkelere daha az vergi uygulandığı da aktarıldı. İhracatçılar, Ukrayna ile yapılacak olan Ara Gözden Geçirme toplantısında kararın iptalinin talep edileceğini bildirdi.</p>
<p>Ticaret Bakanlığı heyeti ile yapılan toplantı öncesinde ise BAİB Başkanı Mehmet Ali Can, Başkan Yardımcısı Harun Öztürk ve Yönetim Kurulu Üyeleri Abdullah Bulut ve Harun Oran ile bir araya geldi. Toplantıda, Antalya, Burdur ve Isparta’nın ihracatı ile ithalatı, BAİB’in hayata geçireceği çalışmalar üzerine fikir alışverişinde bulunuldu.</p>
<p>Öte yandan, BAİB Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Bulut ile Gümrük Müşavirleri Derneği Antalya Temsilcisi Hüseyin Ertaş, Ticaret Bakanlığı heyeti ile yaşanan gümrük sorunlarını görüştü.</p>
<p><strong>Ukrayna’ya 26 milyon dolarlık domates-salatalık ihracatı</strong></p>
<p>BAİB Başkanı Mehmet Ali Can, Ukrayna’nın Türk domates ve salatalığına koyduğu anti damping uygulamasının siyasi olduğunu düşündüğünü belirterek, ‘’İşin siyasi olduğunu düşünüyorum. Anti damping soruşturması bir yıl önce yapıldı. Şimdi gözden geçirme işi ile ilgileniyoruz. Aynı dönemde Ukrayna farklı ürün gruplarına da yaş sebze meyve dışında anti damping soruşturması açtı’’ dedi.</p>
<p>Türkiye, 2025 yılında Ukrayna’ya 26 bin 470 ton domates ve salatalık ihracından 26 milyon 497 bin 158 dolar döviz girdisi sağladı. 2026 yılında ise 1 Ocak-21 Mayıs tarihleri arasında da 8 bin 891 ton domates ve salatalık ihracına karşılık 9 milyon 881 bin 334 dolarlık ihracat gerçekleştirildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/ihracatcilar-ukraynadan-anti-damping-uygulamasini-kaldirmasini-istiyor-79934</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/3/4/1280x720/ihracatcilar-ukraynadan-anti-damping-uygulamasini-kaldirmasini-istiyor-1779572744.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Yaş meyve sebze ihracatçıları, Ukrayna’nın geçen yıl Türk domates ve salatalığına koyduğu anti damping uygulamasının kaldırılması için çalışıyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/ogm-hava-filosunu-yerli-yapim-helikopterlerle-guclendiriyor-79933</guid>
            <pubDate>Sun, 24 May 2026 00:41:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Orman yangınlarıyla mücadele için kullanılacak yerli helikopter yıl içinde test uçuşlarına başlayacak&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından orman yangınlarıyla mücadele çerçevesinde Orman Gönüllüleri Eğitimi devam ediyor. Ankara, Antalya ve İstanbul’dan gazeteci ve televizyon muhabirlerine Antalya Düzlerçamı Uluslararası Orman Eğitim Merkezinde eğitim verildi.</p>
<p>Orman yangınlarıyla mücadelede gönüllü gazeteci ve televizyon ekiplerine, eğitim verildikten sonra, yangın savaşçılarının komando eğitimi gördüğü pentatlon alanı, helikopterlerin su alma ve su atma ile arozözlerin trafik eğitim parkı gezdirildi. Helikopterlerle kısa mesafeli ormanların üzerinde uçuş gerçekleştirildi.</p>
<p>Senaryo gereği yanan orman alanında hava ve kara yangın söndürme ekiplerinin çalışmaları ile gazeteci ve televizyon ekiplerine söndürme yöntemleri gösterildi.</p>
<p>OGM Genel Müdürü Bekir Karacabey, "Yeşil Vatan"ın korunması amacıyla 2026 yılı yangın sezonuna yönelik hazırlıkları yılın ilk aylarından itibaren yoğun şekilde sürdürdüklerini söyledi. Karacabey, 2026 orman yangınları sezonunda temel hedeflerinin, yangına ilk müdahale süresini daha da düşürmek, hava ve kara filosunu güçlendirmek, erken tespit kapasitesini artırmak, eğitimli personel ve gönüllü sayısını yükseltmek ve teknoloji destekli yangın yönetimini yaygınlaştırmak istediklerini bildirdi.</p>
<p><strong>Hava filosu güçlendirildi</strong></p>
<p>Türkiye’de ormanların yaklaşık yüzde 64’ü nün birinci ve ikinci derece yangın riski taşıyan bölgelerde yer aldığını, bu nedenle özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde yüksek hazırlık seviyesi uygulandığını anımsatan Karacabey, 2026 yangın sezonunda kullanılacak hava ve kara gücünün önemli ölçüde artırıldığını açıkladı.</p>
<p>Yangın sezonunun başladığını anımsatan Bekir Karacabey, 2026 yılında 28 yangın söndürme uçağı, 119 helikopter, 14 insansız hava aracının (İHA) aktif görev yapacağını belirtti. Karacabey, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Yangın söndürme uçaklarının önemli bölümü amfibik özellik taşıyan Air Tractor AT-802F (Fireboss) ve Beriev BE-200 tipi hava araçlarından oluşuyor. Air Tractor Fireboss AT802F tipi amfibik uçaklar özellikle hızlı su alma yetenekleri ile orman ve orman yakınında meydana gelen kırsal alan yangınlarına müdahalede etkin şekilde kullanılıyor. 2026 yılı hazırlıkları kapsamında, helikopter sayısı bir önceki yıla göre artırıldı. Havadan su atma kapasitesi yaklaşık 462 tona çıkarıldı, kritik risk bölgelerinde konuşlanma süreleri yeniden düzenlendi. Kara gücü ve teknik ekipman açısından yangınlarla mücadelede hava gücünün yanı sıra kara ekipleri de operasyonların temel unsuru olacak.’’</p>
<p>2026 sezonunda kara filosunda ise bin 953 arazöz, 2 bin 766 ilk müdahale aracı, 878 iş makinesi, mobil harekât merkezleri, su ikmal araçları, dron destekli gözlem sistemleri yer aldığını kaydeden Karacabey, ‘’Ayrıca ülke genelinde, 4 bin 852 yangın havuzu ve göleti, stratejik su ikmal noktaları, yangın emniyet yolları, 776 İnsanlı ve 194 insansız gözetleme kuleleri aktif olarak kullanılacak’’ dedi.</p>
<p><strong>"TUSAŞ yerli helikopter test uçuşlarına başlayacak"</strong></p>
<p>Uçak filosundaki görev yapacak 15 uçak ve 57 helikopterin OGM, bir kısmının çeşitli bakanlıkların envanterinde yer aldığını, bazı uçak ve helikopterlerinde İspanya’dan bir firmadan kiralandığını açıklayan Karacabey, yangın söndürme filosunu yerli helikopterlerle daha da artıracaklarını bildirdi.</p>
<p>Yeşil Vatan’ın İHA’larla, termal kameralarla, dron ve yapay zeka teknolojileri ile izlendiğini anlatan Karacabey, şöyle konuştu:</p>
<p>‘’Türkiye ormanlarında İHA kullanan dünyada iki ülkeden biridir. TUSAŞ ile 2023 yılında orman yangınlarıyla mücadelede kullanılmak üzere yerli helikopteri yapımı konusunda protokol imzalanmıştı. 4 ton su kapasiteli yerli helikopteri 2026 yılı içinde test uçuşlarına başlayacak.2028 yılında ise 6 adet helikopter teslim edilecek. İsteğimiz, tüm hava filomuzu yerli helikopterlerle daha da güçlendirmektir.’’</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/ogm-hava-filosunu-yerli-yapim-helikopterlerle-guclendiriyor-79933</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/3/3/1280x720/ogm-hava-filosunu-yerli-yapim-helikopterlerle-guclendiriyor-1779572624.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ &quot;Yeşil Vatan&quot;ın korunması amacıyla 2026 yılı yangın sezonuna yönelik hazırlıkları yılın ilk aylarından itibaren yoğun şekilde sürdürdüklerini söyleyen OGM Genel Müdürü Bekir Karacabey, &quot;TUSAŞ ile 2023 yılında orman yangınlarıyla mücadelede kullanılmak üzere yerli helikopteri yapımı konusunda protokol imzalanmıştı. 4 ton su kapasiteli yerli helikopteri 2026 yılı içinde test uçuşlarına başlayacak.2028 yılında ise 6 adet helikopter teslim edilecek. İsteğimiz, tüm hava filomuzu yerli helikopterlerle daha da güçlendirmektir.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/turk-deri-ve-konfeksiyon-ihracatinda-rusyanin-yerini-abd-aldi-79932</guid>
            <pubDate>Sun, 24 May 2026 00:39:00 +03:00</pubDate>
            <title> Türk deri ve konfeksiyon ihracatında Rusya’nın yerini ABD aldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Antalya’da kapılarını açan deri ve kürk konfeksiyon sektörünün en önemli uluslararası etkinliklerinden biri olan ve Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD), Ticaret Bakanlığı, TİM, İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB), KOSGEB ve TOBB destekleriyle düzenlenen TDK Leather &amp; Fur Fashion Show Fuarı, uluslararası alanda büyük ilgi gördü.</p>
<p>Türkiye’den 56 firmanın koleksiyonlarını sergilediği fuarda toplam katılımcı ve ziyaretçi sayısı bin 500’e yaklaştı. 21 ülkeden binin üzerinde yabancı alıcının katıldığı fuarın 100 milyon dolarlık bir ticaret hacmine ulaştığı tahmin ediliyor.</p>
<p>İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Güven Karaca, deri ve kürk konfeksiyonunun Türkiye’nin en yüksek katma değer yaratan alanlarından biri olduğunu söyledi. Karaca, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Türkiye özellikle lüks segmentte dünyadaki en güçlü oyunculardan biri haline geldi. Son yıllarda sektör önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Artık modayı takip eden değil, moda üreten bir yapıya sahibiz. Küçük adetli, hızlı teslimat avantajı sağlayan ve yenilikçi koleksiyonlarla hareket eden firmalarımız dünya pazarlarında daha fazla tercih ediliyor.”</p>
<p>Karaca, ikili iş görüşmelerinde (B2B) Avrupa Birliği ülkeleri, ABD, Kanada, Birleşik Krallık ve İspanya başta olmak üzere birçok ülkeden nitelikli alıcıların Türk firmalarıyla bir araya geldiğini, ABD, Kanada ve İspanya’dan gelen 11 firmadan oluşan alım heyetinin de Türk üreticilerle görüşmeler yaptığını bildirdi.</p>
<p><strong>4 ayda yüzde 17 büyüme ve 226 milyon dolarlık ihracat</strong></p>
<p>Antalya’daki etkinliğin, sektörün katma değerli büyüme stratejisi açısından kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Karaca, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Deri ve kürk konfeksiyonu Türkiye’nin en yüksek katma değer yaratan alanlarından biri oldu. 2025 yılında deri ve deri mamulleri sektörü 1,5 milyar dolara yakın ihracat gerçekleştirdi. Deri ve kürk konfeksiyonu ise diğer alt sektörlerden pozitif ayrışarak yüzde 17 büyüme ile 226 milyon dolarlık ihracata ulaştı. Deri ve kürk konfeksiyon ülkenin ve sektörün katma değer lokomotifidir. 2025 yılında kilogram başına ihracat 128 dolar seviyesinde iken 2026’nın ilk dört ayında ise bu rakam 156 dolara yükseldi. Türkiye’nin genel ihracat kilogram değeri yaklaşık 1,5 dolar olduğu düşünüldüğünde burada olağanüstü bir katma değer yaratıldığını görüyoruz.”</p>
<p><strong>“A Plus segmentte üretim yapıyoruz"</strong></p>
<p>Sektörün artık fiyat rekabeti yerine kalite, tasarım ve hız avantajıyla hareket ettiğine dikkat çeken Güven Karaca, şöyle konuştu:</p>
<p>‘’Türkiye sektörde özellikle lüks segmentte dünyadaki en güçlü oyunculardan biri haline geldi. Biz artık ucuz ürün segmentinde değiliz. Niş, butik ve yüksek kaliteli ürünlere odaklanıyoruz. Dünyanın en iyi vitrinlerinde Türk deri konfeksiyon ürünleri yer alıyor. A ve A Plus segmentte üretim yapıyoruz. Bugün bizim yaptığımız kaliteyi aynı hız ve esneklikle üretebilen çok fazla ülke kalmadı. Türkiye ham maddeden nihai ürüne kadar entegre bir üretim gücüne sahip. Güçlü tabakhane altyapısı sektörün en önemli avantajlarından biri oldu. Trendleri artık Türk tabakhaneleri ve Türk üreticileri şekillendiriyor. Bizim en büyük avantajımız hızımız. Bir müşteri bizden numune istediğinde iki hafta içinde sonuç verebiliyoruz. Aynı süreç bazı Uzak Doğu ülkelerinde aylar sürebiliyor. Trendlerin çok hızlı değiştiği moda dünyasında bu büyük bir avantaj sağlıyor.”</p>
<p><strong>"ABD’ye ihracat her geçen yıl artıyor"</strong></p>
<p>Uzun yıllar sektörün ana pazarı olan Rusya’nın yerini artık ABD’nin aldığını belirten Karaca, ‘’Deri ve kürk konfeksiyonunda son iki yıldır en büyük pazarımız Amerika oldu. ABD’ye ihracat her geçen yıl artıyor. Avrupa’da da büyüme hızlandı’’ dedi.</p>
<p>Amerika’nın deri konfeksiyonunda en güçlü pazar haline geldiğini ifade eden Karaca, şöyle konuştu:</p>
<p>‘’Bunun yanında İngiltere’de ilk dört ayda yüzde 155, Almanya’da yüzde 77, İtalya’da ise yüzde 72 büyüme yakaladık. Yani sadece Amerika’da değil Avrupa’da da ciddi bir ivme söz konusu. Kanada’yı da stratejik hedef pazarlarımız arasına aldık. Önümüzdeki dönemde Kanada’ya yönelik özel çalışmalarımız olacak. İDMİB olarak son dönemde agresif pazarlama stratejileri uyguladık. Klasik fuarcılık anlayışının dışına çıktık. Son 5 ayda 9 ülkeden 27 önemli alıcıyı bire bir eşleştirme modeliyle İstanbul’da ağırladık. Artık başkasının kurduğu oyunun içine dahil olmak yerine oyunu bizim kurmamız gerekiyor. Deri ve kürk konfeksiyonunda Türkiye artık dünyada oyun kurucusu oldu. Bugün lüks segmentte Türk deri sektörü dünyaya yön veren ülkelerden biri haline geldi. Rakiplerimizle fiyat üzerinden değil kalite, tasarım, hız ve inovasyon üzerinden rekabet ediyoruz.”</p>
<p>Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) Başkanı Cengiz Sarıgül de, etkinliğin sektör açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Fuarda 100 milyon dolarlık bir ticaret hacmine ulaşmayı beklediklerini vurgulayan Sarıgül, “Antalya fuarımız sektörümüzün en önemli vitrinidir. Burada sadece ürün sergilemiyoruz; aynı zamanda yeni pazarlara açılıyor, yeni iş birlikleri kuruyoruz. Özellikle ABD ve Avrupa’dan gelen alıcı ilgisinin artması bizim için son derece değerli” dedi.</p>
<p><strong>Sektörde dönüşüm süreci</strong></p>
<p>Son yıllarda sektörün önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini anlatan Sarıgül, Türk deri konfeksiyon sektörünün artık yüksek katma değerli, butik ve tasarım odaklı üretime yöneldiğini söyledi. Sarıgül, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Artık modayı takip eden değil, moda üreten bir yapıya sahibiz. Küçük adetli, hızlı teslimat avantajı sağlayan ve yenilikçi koleksiyonlarla hareket eden firmalarımız dünya pazarlarında daha fazla tercih ediliyor. Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında sektör alternatif pazarlara yöneldi. Özellikle Avrupa Birliği, ABD ve Kuzey Amerika pazarlarında daha görünür hale geldik. Ancak, sektör halen zorlu ekonomik koşullar altında faaliyet gösteriyor. Buna rağmen firmalarımız  yatırımlarını ve üretim gücünü korumaya çalışıyor. 2026’nın ilk aylarında ihracatta olumlu sinyaller alıyoruz. İlk 4 ayda yüzde 6'lık bir artış görüldü. Birim fiyatlardaki yükselişte sektörün katma değerli üretime yöneliminin önemli bir göstergesi oldu.’’</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/turk-deri-ve-konfeksiyon-ihracatinda-rusyanin-yerini-abd-aldi-79932</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/3/2/1280x720/turk-deri-ve-konfeksiyon-ihracatinda-rusyanin-yerini-abd-aldi-1779572482.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca, uzun yıllar sektörün ana pazarı olan Rusya’nın yerini artık ABD’nin aldığını belirterek, ‘’Deri ve kürk konfeksiyonunda son iki yıldır en büyük pazarımız Amerika oldu. ABD’ye ihracat her geçen yıl artıyor. Avrupa’da da büyüme hızlandı.’’ dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/teskten-bayram-alisverisini-esnaftan-yapin-cagrisi-79930</guid>
            <pubDate>Sun, 24 May 2026 00:36:00 +03:00</pubDate>
            <title> TESK’ten bayram alışverişini esnaftan yapın çağrısı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkan Vekili ve Antalya Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, Kurban bayramı nedeniyle yaptığı açıklamada, vatandaşların daha güvenli ve sağlıklı hizmet alabilmeleri için güvendikleri esnaftan alışveriş yapmaları çağrısında bulundu.</p>
<p>Vatandaşların merdiven altı ürünlerden uzak durmalarını, alışverişleri kayıtlı, denetimli ve güvenilir yerel esnaftan yapmalarını isteyen Dere, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla birlikte esnaf piyasasında bayram yoğunluğu yaşanıyor. Özellikle çarşı ve pazarlarda, tatlıcı, büfeci, kuruyemişçi, berber, ayakkabıcı, kasap ve bakkal gibi esnaf gruplarında belirgin bir canlılık bekleniyor. Vatandaşların bayram hazırlıklarını mahallelerinde, yerel ve güvenilir esnaftan yapması hem sağlıklı alışveriş hem de şehir ekonomisi açısından büyük önem taşıyor.’’</p>
<p>Bayram alışverişinin hijyenik, güvenilir ve bereketli adresinin esnaf ve sanatkar olduğunu ifade eden Dere, ‘’Çünkü esnafımız, sicil kaydı, vergi kaydı ve oda kaydı bulunan, denetime açık, bulunduğu mahalleye karşı sorumluluk taşıyan işletmelerdir. Vatandaşlarımızın et ve et ürünleri, pasta, şekerleme, çikolata, tatlı, kuruyemiş ve benzeri ürünlerde sağlıklı, kaliteli ve güvenilir hizmet alabilmesi için alışverişlerini ruhsatlı, kayıtlı ve denetimli yerel esnafımızdan yapmaları büyük önem taşımaktadır” dedi.</p>
<p>Esnaftan yapılan her alışverişin şehir ekonomisine doğrudan katkı sunduğunu vurgulayan Adlıhan Dere, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Vatandaşlarımızın mahalle esnafından yaptığı her alışveriş, yerel kalkınmaya güç verir. Para şehrimizin içinde döner, bereket artar, aile işletmelerimiz ayakta kalır. Bayramın huzurunu ve bereketini büyütmenin yolu, güvenilir esnafımıza sahip çıkmaktan geçer.  Bayram dönemlerinde artan ticari yoğunluk nedeniyle bazı fırsatçılar sağlıksız, kalitesiz ve kayıt dışı ürünleri piyasaya sürebiliyor. Özellikle gıda ürünlerinde vatandaşlarımızın çok dikkatli olması gerekiyor. Et ve et ürünleri, tatlı, şekerleme, çikolata, kuruyemiş gibi ürünlerde son kullanma tarihi geçmiş, hijyen şartlarını taşımayan ya da kayıt dışı ortamlarda üretilmiş ürünler ‘ucuzluk’ veya ‘indirim’ adı altında vatandaşlarımıza sunulabiliyor. Ucuz alayım derken sağlığımızı riske atmamalıyız.”</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/teskten-bayram-alisverisini-esnaftan-yapin-cagrisi-79930</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/3/0/1280x720/teskten-bayram-alisverisini-esnaftan-yapin-cagrisi-1779572327.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TESK Genel Başkan Vekili Adlıhan Dere, vatandaşlara bayram alışverişlerini esnaftan yapmaları çağrısında bulundu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kahramanmaras/kmtso-baskani-buluntu-tobb-divan-kurulunda-79940</guid>
            <pubDate>Sun, 24 May 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> KMTSO Başkanı Buluntu, TOBB Divan Kurulu’nda</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Ali ESKALEN/KAHRAMANMARAŞ</strong></p>
<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) 82. Genel Kurulu, Türkiye’nin dört bir yanından oda ve borsa temsilcilerinin katılımıyla Ankara’da gerçekleştirildi.</p>
<p>Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nı (KMTSO) Meclis Başkanı M. Hanefi Öksüz, Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Narlı, TOBB Genel Kurul Delegeleri Barbaros Sezal, Fatih Sarıkaya, Mahmut Arıkan, Fatih Mehmet Şeker ve Muharrem Özşerbetçi ile birlikte Genel Kurul’a katılan Başkan Mustafa Buluntu, TOBB 82. Genel Kurulu’nda Divan Kurulu Üyesi olarak görev aldı.</p>
<p>TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen Genel Kurul’da; üretim, yatırım, ihracat, istihdam ve ekonomik kalkınma başta olmak üzere iş dünyasının gündemindeki konular ele alındı. Ömer Bolat’ın da katıldığı programda, Türkiye ekonomisinin geleceğine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.</p>
<p>“<strong>Kahramanmaraş’ın vizyonunu güçlü şekilde temsil ediyoruz”</strong></p>
<p>Genel Kurul kapsamında değerlendirmelerde bulunan KMTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Buluntu, Kahramanmaraş’ın üretim gücü, sanayi altyapısı ve ihracat potansiyelini her platformda kararlılıkla dile getirmeye devam ettiklerini belirterek, şunları kaydetti: “Kahramanmaraş, üretim kültürü, girişimcilik gücü ve sanayi altyapısıyla Türkiye ekonomisinin önemli merkezlerinden biridir. Şehrimizin yeniden yükseliş sürecinde iş dünyamızın taleplerini, beklentilerini ve vizyonunu en güçlü şekilde ifade etmeyi sürdürüyoruz.”</p>
<p><strong>“Üretim ve ihracat odaklı çalışmalar sürecek”</strong></p>
<p>Başkan Buluntu ayrıca, Kahramanmaraş’ın yeni yüzyılına yön verecek üretim, yatırım ve ihracat odaklı çalışmaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceklerini ifade etti.</p>
<p><strong>İş dünyası temsilcileriyle temaslar gerçekleştirildi</strong></p>
<p>KMTSO heyeti, Genel Kurul kapsamında çeşitli temaslarda bulunarak iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi. Genel Kurul’un ülke ekonomisine ve iş dünyasına hayırlı olması temennisinde bulunuldu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kahramanmaras/kmtso-baskani-buluntu-tobb-divan-kurulunda-79940</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/4/0/1280x720/kmtso-baskani-buluntu-tobb-divan-kurulunda-1779608905.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nı temsilen TOBB 82. Genel Kurulu&#039;na katılan Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Buluntu, Divan Kurulu Üyesi olarak seçildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kahramanmaras/buyuksehirden-elektrikli-arac-sarj-altyapisinda-turkiyeye-ornek-yatirimlar-79939</guid>
            <pubDate>Sun, 24 May 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kahramanmaraş Büyükşehir&#039;den elektrikli araç şarj altyapısına yeni yatırım</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Ali ESKALEN/KAHRAMANMARAŞ</strong></p>
<p>Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin, çevreci ulaşım altyapısını güçlendirmek ve şehirde her geçen gün artan elektrikli araç kullanımına cevap verebilmek amacıyla şarj istasyonu yatırımlarını hız kesmeden sürdürdüğü bildirildi. Yapılan açıklamaya göre, Büyükşehir Belediyesi iştiraki KMBB Enerji tarafından hayata geçirilen yeni yatırımlar ve mevcut istasyonlarda gerçekleştirilen güçlendirme çalışmalarıyla Kahramanmaraş, Türkiye’de örnek gösterilecek elektrikli araç şarj altyapılarından birine kavuşuyor.</p>
<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, KMBB Enerji tarafından Adil Erdem Beyazıt Caddesi’nde hizmet veren KMBB Enerji İzzetbegoviç İstasyonu, artan kullanıcı talebi doğrultusunda yenilendi. 1 Temmuz 2025 tarihinde hizmete alınan istasyonda gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında şarj alanı modernize edildi. Yapılan yenileme çalışmalarıyla istasyonun üzeri solar carport sistemleriyle kapatıldı. Böylece hem elektrikli araç kullanıcıları için gölgelikli ve konforlu bir alan oluşturuldu hem de güneş enerjisinden elektrik üretimi sağlayan çevreci bir altyapı kazandırıldı. Kurulan güneş enerji panelleri sayesinde mevcut otopark alanı aynı zamanda enerji üreten bir sisteme dönüştürüldü. Alanda gerçekleştirilen güçlendirme uygulamaları neticesinde istasyon, toplam 400 kilowatt enerji kapasitesine sahip 4 araçlık ultra hızlı şarj alanına dönüştürüldü.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a12abbd90ca8-1779608509.JPG" alt="Güneş Panelleri" width="700" height="394" /></p>
<p><strong>Tekerek İstasyonu hizmete alındı</strong></p>
<p>KMBB Enerji'nin, şehir genelindeki yatırımlarını yalnızca mevcut istasyonların güçlendirilmesiyle sınırlı tutmadığı belirtilerek şu bilgiler verildi: "Bu kapsamda ikinci araç şarj istasyonu da Haydarbey Mahallesi’nde hizmete alındı. KMBB Enerji Tekerek İstasyonu adıyla hizmet vermeye başlayan yeni tesiste, toplam 400 kilowatt enerji kapasitesine sahip 2 araç şarj ünitesi kuruldu. Yeni yatırımla birlikte aynı anda 6 araç şarj edilebilir hale geldi. Program kapsamında Tekerek İstasyonu’na da solar carport sistemleri entegre edilerek güneş enerji panellerinin kurulması planlanıyor. Böylece istasyonun enerji ihtiyacının önemli bölümünün yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması hedefleniyor. Diğer yandan KMBB Enerji, teknoloji ve teknik altyapı alanındaki iş birlikleriyle de dikkat çekiyor. Bünyesinde istihdam ettiği mühendis ve teknisyen kadrosuyla, bu yıl Türkiye’deki 170. yılını kutlayan Siemens firmasının bölgedeki tek teknik servisi olma yetkisini alan KMBB Enerji, önemli bir iş birliğine imza attı. Gerçekleştirilen iş birliği kapsamında Alman teknolojisi Kahramanmaraş’a kazandırılırken, bölgedeki tüm Siemens elektrikli cihazlarının kurulum, bakım ve teknik servis hizmetleri de KMBB Enerji tarafından yürütülecek. Bu adımla birlikte şehrin elektrikli araç altyapısının teknik kapasitesinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. KMBB Enerji ve Siemens iş birliğinin ilk ARGE projesi dijital gösterge panelleri ve akıllı aydınlatma sistemi oldu. İstasyona entegre edilen yeni nesil dijital ekranlar sayesinde kullanıcılar araçlarının şarj durumunu anlık olarak takip edebilecek, üzerindeki ışıklandırmanın renklerine göre şarj durumunu izleyebilecek. Şarj süreciyle ilgili bilgilerin dijital paneller üzerinden görüntülenebilmesini sağlayan bu sistemin Türkiye’de ilk kez Kahramanmaraş’ta uygulanıyor. Yeni uygulamanın kullanıcı deneyimini artırmasının yanı sıra elektrikli araç şarj altyapısında teknolojik dönüşüme de katkı sağlaması hedefleniyor."</p>
<p><strong>"Kahramanmaraş, Türkiye’ye model oluyor"</strong></p>
<p>Açıklamanın devamında, "400 kilowatt kapasiteli ultra hızlı cihazların yer aldığı Türkiye’nin tek TOGG Trugo Tesisi’nin, Büyükşehir Belediyesi iştiraki KMBB Enerji bünyesinde ilk kez Kahramanmaraş’ta hizmete başlaması ise şehrin elektrikli ulaşım altyapısındaki öncü rolünü ortaya koyuyor." denildi. </p>
<p>Gerçekleştirilen yatırımlarla birlikte Kahramanmaraş’ın, çevreci enerji üretimi, akıllı şarj sistemleri ve yüksek hızlı şarj altyapısıyla Türkiye’ye örnek gösterilen şehirlerden biri haline gelmesi hedefleniyor.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kahramanmaras/buyuksehirden-elektrikli-arac-sarj-altyapisinda-turkiyeye-ornek-yatirimlar-79939</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/3/9/1280x720/buyuksehirden-elektrikli-arac-sarj-altyapisinda-turkiyeye-ornek-yatirimlar-1779608554.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi iştiraki KMBB Enerji, Adil Erdem Beyazıt Caddesi’ndeki Trugo şarj istasyonu solar carport sistemi ve 400 kilowatt kapasiteli hızlı şarj altyapısıyla yenilerken, Haydarbey Mahallesi’ne de yeni nesil şarj üniteleri kazandırıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/ozgur-ozel-chp-tbmm-grup-baskani-secildi-79925</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 13:31:00 +03:00</pubDate>
            <title> Özgür Özel, yeniden CHP TBMM Grup Başkanı seçildi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Özgür Özel'in, yeniden CHP TBMM Grup Başkanlığına seçildiği duyuruldu.</p>
<p>CHP Basın Birimi'nin açıklamasına göre, parti genel merkezinde CHP TBMM Kapalı Grup Toplantısı yapıldı.</p>
<p>Özgür Özel, toplantıya katılan 96 milletvekilinden 95'inin oyuyla CHP TBMM Grup Başkanı olarak yeniden seçildi. Bir oy ise geçersiz sayıldı.</p>
<p>Toplantıya hastalık, cenaze ya da yurt dışında olma gibi mazeretleri nedeniyle katılamayan 42 milletvekilinden 15'inin Özel'e desteklerini bildirdiği belirtildi.</p>
<p>CHP'nin Meclis'te 138 milletvekili bulunuyor.</p>
<p>Özgür Özel, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmıştı. </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/ozgur-ozel-chp-tbmm-grup-baskani-secildi-79925</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/2/2/1280x720/ozgur-ozel-1763479790.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, yeniden CHP TBMM Grup Başkanı seçildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kahramanmaras/buyuksehir-etnospor-kultur-festivalinde-sehrin-degerlerini-ziyaretcilerle-bulusturdu-79944</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:37:00 +03:00</pubDate>
            <title> Büyükşehir, Etnospor Kültür Festivali’nde şehrin değerlerini ziyaretçilerle buluşturdu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Ali ESKALEN/KAHRAMANMARAŞ</strong></p>
<p>Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, şehrin tarihi, kültürel ve gastronomik değerlerini ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtmak amacıyla yürüttüğü çalışmalara hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi, Dünya Etnospor Birliği tarafından İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen 8. Etnospor Kültür Festivali’nde açtığı tanıtım çadırıyla ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Dünyanın farklı ülkelerinden binlerce ziyaretçinin katıldığı festivalde Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, şehrin yöresel lezzetlerini, geleneksel el sanatlarını, kültürel mirasını ve edebi kimliğini katılımcılarla buluşturuyor. Festival alanında kurulan Kahramanmaraş çadırı, organizasyonun ilk gününde en yoğun ziyaret edilen alanlardan biri oldu.</p>
<p><strong>Yöresel Lezzetler ve El Sanatları Büyük İlgi Gördü</strong></p>
<p>Festivalde Kahramanmaraş’a özgü ürünlerin sergilendiği çadırda ziyaretçiler, şehrin köklü geçmişini ve kültürel birikimini yakından tanıma fırsatı buluyor. Geleneksel motiflerle süslenmiş el emeği ürünler, yöresel objeler ve kültürel eserler katılımcılardan büyük beğeni aldı. Kahramanmaraş’ın dünyaca ünlü dondurması ise festival alanının en dikkat çeken unsurlarından biri oldu. Yerli ve yabancı ziyaretçiler, dondurma tezgâhı önünde uzun kuyruklar oluştururken, şehrin gastronomi kültürü katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılandı.</p>
<p><strong>UNESCO Edebiyat Şehri Kimliği Ön Plana Çıkarıldı</strong></p>
<p>Festivalde yalnızca gastronomi ve el sanatları değil, Kahramanmaraş’ın edebi yönü de ön plana çıkarıldı. Türkiye’nin ilk ve tek UNESCO Edebiyat Şehri unvanına sahip olan Kahramanmaraş’ın kültürel ve edebi mirasını yansıtan yayınlar, kitaplar ve tanıtım materyalleri de ziyaretçilerle buluşturuldu. Katılımcılar, şehrin yetiştirdiği önemli edebiyat insanları, kültürel geçmişi ve edebiyat alanındaki birikimi hakkında bilgi edinme imkânı buldu.</p>
<p><strong>Başkan Fırat Görgel Festival Alanını Ziyaret Etti</strong></p>
<p>Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel de festivalin ilk gününde etkinlik alanını ziyaret ederek Büyükşehir Belediyesinin tanıtım çadırında vatandaşlarla bir araya geldi. Ziyaretçilerle yakından ilgilenen Başkan Görgel, Kahramanmaraş’ın tarihi, kültürel ve gastronomik değerleri hakkında katılımcılara bilgiler verdi. Festival alanında yerli ve yabancı misafirlerle sohbet eden Başkan Görgel, şehrin sahip olduğu kültürel zenginliklerin uluslararası organizasyonlarda tanıtılmasının önemine dikkat çekti.</p>
<p><strong> </strong><strong>Bilal Erdoğan’dan Kahramanmaraş Çadırına Ziyaret</strong></p>
<p>Büyükşehir Belediyesinin festival alanındaki tanıtım çadırını ziyaret eden isimler arasında Dünya Etnospor Birliği Başkanı Bilal Erdoğan da yer aldı. Bilal Erdoğan’a çadırda sergilenen yöresel ürünler, geleneksel el sanatları ve Kahramanmaraş’ın kültürel değerleri hakkında bilgiler verildi. Festival ziyaretçileri tarafından yoğun ilgi gören Kahramanmaraş standı, organizasyon süresince şehrin tanıtımına önemli katkı sunmaya devam edecek. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin etkinlik çadırı, festival süresince ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürecek.</p>
<p><strong>“Şehrimizin Değerlerini Daha Geniş Kitlelere Ulaştıracağız”</strong></p>
<p>Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, “Kahramanmaraş, köklü tarihi, zengin mutfağı, güçlü edebiyat geleneği ve kültürel mirasıyla ülkemizin en önemli şehirlerinden biri. Bizler de bu değerleri ulusal ve uluslararası platformlarda en güçlü şekilde tanıtmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Etnospor Kültür Festivali gibi dünyanın farklı ülkelerinden insanların bir araya geldiği önemli bir organizasyonda şehrimizi temsil etmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Festival alanında Kahramanmaraş çadırımıza gösterilen yoğun ilgi bizleri son derece mutlu etti.</p>
<p>Özellikle dondurmamız, yöresel ürünlerimiz, geleneksel el sanatlarımız ve UNESCO Edebiyat Şehri kimliğimiz ziyaretçilerin büyük beğenisini kazandı. Kahramanmaraş’ımızın sahip olduğu kültürel zenginlikleri daha geniş kitlelere ulaştırmaya ve şehrimizin tanıtımını her platformda sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kahramanmaras/buyuksehir-etnospor-kultur-festivalinde-sehrin-degerlerini-ziyaretcilerle-bulusturdu-79944</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/4/4/1280x720/buyuksehir-etnospor-kultur-festivalinde-sehrin-degerlerini-ziyaretcilerle-bulusturdu-1779611970.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen 8. Etnospor Kültür Festivali’nde Kahramanmaraş’ın tarihi, kültürel ve gastronomik zenginliklerini ziyaretçilere tanıtıyor. Organizasyonun ilk gününde Kahramanmaraş çadırı katılımcıların en çok ziyaret ettiği alanların başında geldi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kahramanmaras/teknoloji-tutkunu-gencler-robotik-festivalinde-bulustu-79943</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:31:00 +03:00</pubDate>
            <title> Teknoloji tutkunu gençler Robotik Festivali&#039;nde buluştu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Ali ESKALEN/KAHRAMANMARAŞ</strong></p>
<p>Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda çocuklar ve gençlere yönelik faaliyetlerini artırarak sürdürürken, teknoloji ve inovasyon alanında önemli bir organizasyona daha imza attı. Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Robotik ve Teknoloji Festivali, yüzlerce öğrenciyi aynı çatı altında buluşturdu. Büyükşehir Belediyesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Bilişim Teknolojileri Eğitimcileri Derneği öncülüğünde Merkez Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilen festival, yoğun katılım ve büyük heyecana sahne oldu. Şehrin farklı noktalarından gelen öğrenciler, geliştirdikleri projeler ve robotik sistemlerle kıyasıya mücadele etti.</p>
<p>Festival kapsamında 8 farklı ilçeden gelen ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri yarışmalarda yer aldı. Toplam 103 okuldan 741 öğrenci ve 147 öğretmenin katıldığı organizasyonda gençler, teknoloji alanındaki bilgi ve yeteneklerini sergileme fırsatı buldu. Robot yarışmaları, proje sunumları ve teknoloji atölyeleriyle zenginleştirilen etkinlikte öğrenciler hem eğlendi hem de bilimsel üretim süreçlerine aktif şekilde katıldı. Festival boyunca öğrencilerin geliştirdiği projeler ziyaretçiler tarafından da büyük ilgi gördü.</p>
<p><strong>Gençler Hem Yarıştı Hem Öğrendi</strong></p>
<p>Festival, gençlerin teknolojiye olan ilgisini artırmanın yanı sıra yaratıcı düşünme, problem çözme ve takım çalışması gibi becerilerinin gelişmesine de katkı sağladı. Katılımcılar, robotik ve yazılım alanında deneyim kazanırken aynı zamanda teknolojiyi daha yakından tanıma fırsatı elde etti. Etkinlik alanını ziyaret eden Valisi Mükerrem Ünlüer, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Beşen, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş, Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, Dulkadiroğlu Kaymakamı Hicabi Aytemur ve Onikişubat Kaymakamı Salih Çiğdem, festival alanında incelemelerde bulunarak yarışmacılarla bir araya geldi. Protokol üyeleri, öğrencilerin projelerini tek tek inceleyerek gençlere destek verdi.</p>
<p><strong>Dereceye Giren Öğrencilere Ödül</strong></p>
<p>Gün boyu süren yarışmaların ardından dereceye giren öğrencilere plaket ve çeşitli ödüller şehir protokolü tarafından takdim edildi. Organizasyon, öğrencilerin ortaya koyduğu başarılı projeler ve renkli görüntülerle tamamlandı.</p>
<p><strong>“Üreten Bir Bilinç Oluşturmak İstiyoruz”</strong></p>
<p>Festivalde konuşan Rasim Özdenören İlkokulu öğretmenlerinden Ömer Faruk Uyduran, organizasyonun öğrenciler açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Bu atmosferi ve heyecanı öğrencilerimizle yaşamak çok güzel. Şehrimizde böyle bir organizasyon düzenlenmesine katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Buradaki öncelikli amacımız çocuklarımızın çok küçük yaşlarına rağmen neler yapabileceğini herkese göstermek. Sadece tüketen değil aynı zamanda üreten bir toplum bilinci oluşturmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Öğretmen Ahmet Kısa ise gençlere yönelik gerçekleştirilen organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek emeği geçenlere teşekkür etti.</p>
<p><strong>Öğrencilerden Festivale Tam Not</strong></p>
<p>Rasim Özdenören İlkokulu öğrencilerinden Mehmet Emir Ciğerlioğlu da yarışmaların çok keyifli geçtiğini belirterek, “Bizim için bu etkinliği düzenleyenlere teşekkür ederim. Yarışmalar çok güzel geçti, ikinci olduk. Çok güzel bir yarışma çıkardık, herkesi tebrik ederim. Bu yarışmaların devam etmesini isterim” dedi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kahramanmaras/teknoloji-tutkunu-gencler-robotik-festivalinde-bulustu-79943</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/4/3/1280x720/teknoloji-tutkunu-gencler-robotik-festivalinde-bulustu-1779611590.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde bu yıl dördüncüsü düzenlenen Robotik ve Teknoloji Festivali, heyecan dolu ve renkli anlara sahne oldu. Şehrin dört bir yanından gelen 741 öğrenci, yarışmalarda dereceye girmek için kıyasıya mücadele etti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/borsa-haftayi-yuzde-389-dususle-kapatti-79920</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:08:00 +03:00</pubDate>
            <title> Borsa haftayı yüzde 3,89&#039;luk düşüşle kapattı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Bu hafta yatırım araçlarından borsa değer kaybederken, döviz euro hariç değer kazandı, altın yatay seyretti.</p>
<p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 3,89 azalışla 13.808,20 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 12.966,26 puanı, en yüksek 14.342,48 puanı gördü.</p>
<p>Borsa İstanbul'da aynı dönemde hizmetler endeksi yüzde 3,38 düşüşle 12.730,37 puana, sanayi endeksi yüzde 3,69 azalışla 18.161,60 puana, teknoloji endeksi yüzde 2,03 kayıpla 49.217,78 puana ve mali endeks yüzde 5,24 değer kaybıyla 18.098,35 puana geriledi.</p>
<p>- Europower Enerji en çok prim yapan hisse</p>
<p>Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 26,38 ile Europower Enerji ilk sırada yer aldı.</p>
<p>Europower Enerji'yi yüzde 15,33 ile Girişim Elektrik Sanayi ve yüzde 11,48 ile Fenerbahçe Futbol AŞ izledi.</p>
<p>Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 16,34 ile Hektaş, yüzde 12,83 ile KUYAŞ Gayrimenkul ve yüzde 12,72 ile Ral Yatırım Holding oldu.</p>
<p>Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 869 milyar 600 milyon lirayla ASELSAN, 593 milyar 700 milyon lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ ve 513 milyar 660 milyon lirayla Garanti BBVA oldu.</p>
<p><strong>Altın yatay seyretti, döviz euro hariç değer kazandı</strong></p>
<p>24 ayar külçe altının gram fiyatı geçen hafta sonuna göre yatay seyirle 6 bin 632 lira, cumhuriyet altınının satış fiyatı da değişim göstermeyerek 44 bin 684,40 lira oldu.</p>
<p>Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftadaki kapanışının hemen üzerinde 11 bin 108,60 liraya yükseldi.</p>
<p>Doların satış fiyatı yüzde 0,43 artarak 45,7390 liraya yükselirken, euronun satış fiyatı yatay seyirle 53,0340 lira oldu.</p>
<p>Geçen hafta 60,8640 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 1,46 artışla 61,7550 liraya yükseldi.</p>
<p>İsviçre frangı da yüzde 0,29 yükselişle 58,1560 liradan alıcı buldu.</p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/borsa-haftayi-yuzde-389-dususle-kapatti-79920</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/01/borsa-istanbul.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Yatırım araçlarından BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 3,89 azalışla 13.808,20 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 12.966,26 puanı, en yüksek 14.342,48 puanı gördü. 24 ayar külçe altının gramı yatay seyirle 6 bin 632 lira, cumhuriyet altını da değişim göstermeyerek 44 bin 684,40 lira oldu. Çeyrek altın ise 11 bin 108,60 liraya yükseldi. Doların satış fiyatı yüzde 0,43 artışla 45,73 liraya yükselirken, euronun satış fiyatı yatay seyirle 53,03 lira oldu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kahramanmaras/onikisubat-belediyesi-ikinci-kir-dugun-salonunu-onsene-kazandiriyor-79945</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;İkinci kır düğün salonunu Önsen’e kazandırıyoruz&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Ali ESKALEN/KAHRAMANMARAŞ</strong></p>
<p>Kavlaklı’da hizmete açılan kır düğün salonunun kısa sürede büyük ilgi görmesi ve bu yıl için neredeyse tüm rezervasyon günlerinin dolması üzerine Onikişubat Belediyesi'nin ikinci tesisi Önsen Mahallesi’nde inşa etmeye başladığı bildirildi.</p>
<p>Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede vatandaşların yoğun talebinin kendilerini yeni yatırımlara yönlendirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Göreve geldiğimiz günden bu yana vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını önceleyen, sosyal yaşamı güçlendiren projeleri hayata geçirmeye büyük önem veriyoruz. Kavlaklı’da hizmete sunduğumuz Kır Düğün Salonumuz kısa sürede çok yoğun ilgi gördü. Bu yıl için neredeyse boş gün kalmaması, vatandaşlarımızın bu hizmete ne kadar ihtiyaç duyduğunu açıkça ortaya koydu. Biz de gençlerimizin taleplerini karşılamak adına ikinci kır düğün salonumuzu Önsen Mahallemize kazandırıyoruz.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a12c701cca64-1779615489.jpeg" alt="Önsen Kır Düğün Salonu" width="700" height="394" /></p>
<p><strong>“Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonu, çalışmalarımızı daha anlamlı hale getirdi”</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ilan ettiği 2026-2035 Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonu doğrultusunda aile kurumunun güçlenmesine katkı sağlayacak her projeyi çok kıymetli görüyoruz. Biz bu projelerde ticari bir amaç gütmüyoruz. Amacımız; genç kardeşlerimizin evlilik hayallerine destek olmak, aile kurumunu güçlendirmek ve vatandaşlarımızın mutlu günlerinde yanlarında olmaktır. Özellikle artan düğün maliyetleri nedeniyle zorlanan çiftlerimize belediye olarak katkı sunmak istiyoruz. Modern yapısı, doğayla iç içe konsepti ve uygun fiyat politikasıyla Önsen Kır Düğün Salonumuzun da büyük ilgi göreceğine inanıyoruz. İnşallah burada nice yuvalar kurulacak, nice mutluluklara şahitlik edeceğiz.”</p>
<p>Tesisin hafta içi 10 bin TL, hafta sonu ise 15 bin TL gibi ulaşılabilir fiyatlarla hizmet vermesi planlanırken, bu yönüyle özel sektör salonlarına güçlü bir alternatif sunması hedefleniyor.</p>
<p>Önsen Mahallesi’nin çehresini değiştirecek yatırımın tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki sosyal hayatın daha da hareketlenmesi bekleniyor. </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kahramanmaras/onikisubat-belediyesi-ikinci-kir-dugun-salonunu-onsene-kazandiriyor-79945</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/4/5/1280x720/onikisubat-belediyesi-ikinci-kir-dugun-salonunu-onsene-kazandiriyor-1779615555.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, &quot;Kavlaklı’da hizmete sunduğumuz Kır Düğün Salonumuz kısa sürede çok yoğun ilgi gördü. Bu yıl için neredeyse boş gün kalmaması, vatandaşlarımızın bu hizmete ne kadar ihtiyaç duyduğunu açıkça ortaya koydu. Biz de gençlerimizin taleplerini karşılamak adına ikinci kır düğün salonumuzu Önsen Mahallemize kazandırıyoruz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/ihracatta-gunluk-rekor-79919</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 10:25:00 +03:00</pubDate>
            <title> İhracatta günlük rekor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/ANKARA</strong></p>
<p>Ticaret Bakanlığı 22 Mayıs itibarıyla 2 milyar 428 milyon dolar ile günlük ihracat rekoru kırıldığını duyurdu. Bundan önceki rekor 2025 yılı 28 Mart’ta 2 milyar 123 milyon dolar seviyesindeydi.</p>
<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada tarihi başarının güçlü üretim kapasitesinin dinamik özel sektör yapısı ve ihracatçıların küresel pazardaki rekabet gücünden kaynaklandığı bildirildi.</p>
<p>1973 yılında ilk defa yıllık 1 milyar dolar ihracat seviyesine ulaşan Türkiye’nin aylık 1 milyar dolar sınırını 1987 yılında aştığı belirtilen açıklamada, “Türkiye’miz bugün günlük 2 milyar 428 milyon dolar ihracat gerçekleştirebilen güçlü bir ekonomik yapıya ulaşma başarısını göstermiştir. Ticaret Bakanlığı olarak; ihracatçılarımızın uygun finansmana ulaşmasından pazara giriş faaliyetlerine, markalaşmadan lojistik altyapının güçlendirilmesine kadar her alanda tedbirler almaya ve politikamızı kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz” denildi.</p>
<p><strong>Günlük ihracat rekorları</strong></p>
<table width="0">
<tbody>
<tr>
<td colspan="4" width="576"> </td>
</tr>
<tr>
<td width="104">
<p><strong>GÜN</strong></p>
</td>
<td width="104">
<p><strong>AY</strong></p>
</td>
<td width="132">
<p><strong>YIL</strong></p>
</td>
<td width="237">
<p><strong>DOLAR</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="104">
<p>22</p>
</td>
<td width="104">
<p>5</p>
</td>
<td width="132">
<p>2026</p>
</td>
<td width="237">
<p>2.427.991.235</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="104">
<p>28</p>
</td>
<td width="104">
<p>3</p>
</td>
<td width="132">
<p>2025</p>
</td>
<td width="237">
<p>2.123.861.740</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="104">
<p>23</p>
</td>
<td width="104">
<p>6</p>
</td>
<td width="132">
<p>2023</p>
</td>
<td width="237">
<p>2.115.119.188</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="104">
<p>14</p>
</td>
<td width="104">
<p>6</p>
</td>
<td width="132">
<p>2024</p>
</td>
<td width="237">
<p>1.976.011.170</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="104">
<p>30</p>
</td>
<td width="104">
<p>4</p>
</td>
<td width="132">
<p>2026</p>
</td>
<td width="237">
<p>1.958.163.635</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/ihracatta-gunluk-rekor-79919</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/2/7/1280x720/ihracat-ithalat-1778239788.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ticaret Bakanlığı, 22 Mayıs’ta 2,4 milyar dolarla günlük ihracat rekoru kırıldığını açıkladı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/teis-baskani-saydandan-internetten-ilac-satisi-girisimlerine-tepki-79917</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 10:15:00 +03:00</pubDate>
            <title> TEİS Başkanı Saydan&#039;dan internetten ilaç satışı girişimlerine tepki</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>MEHMET KAYA/ANKARA</strong></p>
<p>İnternet üzerinden ilaç satışına izin verileceği yönündeki haberlerin ardından eczacıların tepkileri sürüyor. Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Başkanı Nurten Saydan, bu yöndeki eğilimin Sağlık Bakanlığı taslaklarında da görüldüğünü belirterek, “Eczacılığın dönüm noktasındayız” ifadesiyle düzenleme isteğine karşı çıktı. Öte yandan, TEİS Başkanı Saydan “ilacım nerede” uygulamasına karşı idari dava açtıklarını da duyurdu.  </p>
<p>Düzenlediği basın toplantısında, kanunda “münhasıran eczanelerde…” ifadesinin değiştirildiğini vurgulayan Nurten Saydan, sadece ilaç değil, takviye edici gıdalar, kozmetik ürünlerin eczane dışı satışlarının sorun oluşturma potansiyeli bulunduğunu söyledi. İlaç konusuna özellikle vurgu yapan Saydan, “Elbette tepki konulacaktır. Hatta ileri şeyde bilemiyorum eylem bile yapılabilir, kapatmaya bile gidebilir çünkü mesleğin bu dönüm noktası ve vatandaşın sağlık noktası bu” diye konuştu. </p>
<p>Eczacıların vatandaşın en yakın ve en kolay erişebildiği sağlık danışmanı olduğunu hatırlatan Nurten Saydan, Türkiye’deki eczacılık sisteminin “geleneksel eczane” olduğunu, reçetesiz ilaç vb. ürünler dahil, eczane dışı satışlara izin veren ülkelere kıyasla Türkiye’deki ilaç zehirlenmelerinin çok düşük düzeyde kalmasının bu yapı sayesinde sağlandığını vurguladı. </p>
<p><strong>"İnternetten sağlık ürünü satışı halk sağlığını tehdit ediyor"</strong></p>
<p>İnternet aracılığıyla sahte ilaç ve benzeri ürünlerin satışının yasa dışı olarak yapıldığını ve ağır sorunların hali hazırda görüldüğünü belirten TEİS Başkanı Saydan,  “Ülkemizde de internet ve sosyal medya üzerinden kontrolsüz şekilde ilaç ve sağlık ürünü satışının artması halk sağlığını tehdit ediyor. Özellikle kaynağı belirsiz platformlarda ilaç, bebek mamaları, vitaminler, gıda takviyeleri, steroidler, cinsel performans ve zayıflama ilaçları gibi birçok ürün satılırken bunların sahte, bozulmuş veya en önemlisi uygun koşullarda saklanmamış ve kargolama sırasında uygun sıcaklık ve nem ortamlarında gönderilmemiş olduğunu biliyoruz ve vatandaşlarımıza internetten asla ilaç almayınız diyoruz. Sahte ilacın içinde ne olduğu belli olmadığı için içildiğinde ne yapacağı da belli olmaz” diye konuştu. </p>
<p>İlacım nerede uygulamasına karşı idari dava açıldı: Veriler 24 saat sonra sisteme düşüyor</p>
<p>TEİS Başkanı Nurten Saydan, Sağlık Bakanlığı’nın başlattığı, ilaçların hangi eczanelerde bulunduğunu vatandaşa e-Nabız sistemi üzerinde gösteren “İlacım Nerede” uygulamasına karşı yürütmesinin durdurulması istemli olarak idari dava açtıklarını duyurdu. Bu uygulamadaki verilerin 24 saate kadar sapabildiğini belirten Nurten Saydan, “İlacım Nerede uygulaması piyasada yeterli ilaç olmadığının tescilli niteliğidir. TEİS olarak uygulamanın yürütmesinin durdurulması ve iptal talebiyle 17 Nisan 2026'da Danıştay'ın 10. Dairesi'nde dava açtık. Bizce pek çok sakıncası olan uygulamanın aksayan yanlarının en basiti İlacım Nerede uygulamasında kullanılan stok verisinin yaklaşık 24 saat öncesine ait olmasıdır. Oysaki eczanelerde gün içinde yüzlerce reçete ve ilaç karşılanıyor ve stok verileri anlık değişiyor. Bu nedenle sisteme göre eczanede mevcut görünen bir ilacın mevcut olmaması ya da mevcut görünmeyen bir ilacın temin edilmiş olması çok olağan bir durumdur” diye konuştu. </p>
<p>Saydan, bu uygulamanın kişinin eczanelere yönlendirilmesi yönünden de sakıncalı olduğunu, serbest eczane seçimi ilkesine uymadığını kaydetti. </p>
<p>Türkiye’deki ilaca erişim sorununda fiyat politikasının temel sorun olmayı sürdürdüğünü belirten Saydan, ayrıca eczane ekonomilerinin de son dönemde zorlandığını, bürokratik işlemlerin ağırlaştığını söyledi. </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/teis-baskani-saydandan-internetten-ilac-satisi-girisimlerine-tepki-79917</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/1/7/1280x720/saydan-1779520840.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İnternet üzerinden ilaç satışına izin verileceğine yönelik haberler hakkında açıklamalarda bulunan TEİS Başkanı Nurten Saydan, bu yöndeki eğilimin Sağlık Bakanlığı taslaklarında da görüldüğünü söyledi. Saydan, “Elbette tepki konulacaktır. Hatta ileri şeyde bilemiyorum eylem bile yapılabilir, kapatmaya bile gidebilir çünkü mesleğin bu dönüm noktası ve vatandaşın sağlık noktası bu.” ifadelerini kullandı.  ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/turkiye-haber-is-turk-telekom-toplu-sozlesmesi-imzalandi-79916</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 10:12:00 +03:00</pubDate>
            <title> Türkiye Haber-İş ile Türk Telekom toplu sözleşmesi imzalandı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/ANKARA</strong></p>
<p>Türkiye Haber-İş Sendikası ile Türk Telekom arasında 2026-2028 dönemini kapsayan toplu iş sözleşme görüşmeleri uzlaşmayla sonuçlandı. Türkiye Haber-İş sendikasından yapılan açıklamada şubat ayından bu yana görüşmelerin sürdüğü belirtildi. </p>
<p>Varılan uzlaşmayla, 1 Mart 2026’dan geçerli olmak üzere birinci altı ayda ortalama ücretlerde yüzde 24 artış yapılacak. 1 Eylül’den itibaren ise yüzde 8 ek ücret artış olacak. </p>
<p>Sosyal haklarda ise yemek bedeli yüzde 400 TL’den 500 TL’ye, giyim yardımı ise 5 bin 500 TL’den 9 bin TL’ye çıkarıldı. Evlenme yardımı 19 bin TL’den 30 bin TL’ye, doğum yardımı da 19 bin TL’den 30 bin TL’ye yükseltildi. Akıllı kart ödemeleri ve çeşitli sosyal yardım kalemlerinde de çalışanlar lehine yeni iyileştirmeler yapıldı. Ayrıca her bir bayram için ayrı ayrı ödenen brüt 13 bin TL ödeme, bayram öncesi ödeme şartıyla 17 bin 875 TL’ye yükseltildi. </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/turkiye-haber-is-turk-telekom-toplu-sozlesmesi-imzalandi-79916</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/1/6/1280x720/57-1779520465.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türkiye Haber-İş Sendikası ile Türk Telekom arasında varılan uzlaşma kapsamında, 1 Mart 2026’dan geçerli olmak üzere birinci altı ayda ortalama ücretlerde yüzde 24 artış yapılacak. 1 Eylül’den itibaren ise yüzde 8 ek ücret artış olacak.  ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/enerji-piyasalarinda-seffaflik-yonetmeligi-gelecek-yila-ertelendi-79915</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 10:07:00 +03:00</pubDate>
            <title> Enerji piyasalarında şeffaflık yönetmeliği gelecek yıla ertelendi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) "Enerji Piyasalarında ve Çevresel Piyasalarda Şeffaflığa ve Piyasa Bozucu Davranışlara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"i Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, söz konusu yönetmeliğin yürürlük tarihi 1 Ocak 2027 olarak belirlendi.</p>
<p>Yönetmelik, enerji ve çevresel piyasalarda yapılan ticaretin güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil, dürüst ve rekabetçi şekilde yürütülmesi amacıyla piyasa bozucu davranışların önlenmesine ve ilgili tarafların görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları düzenliyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/enerji-piyasalarinda-seffaflik-yonetmeligi-gelecek-yila-ertelendi-79915</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/08/epdk.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Enerji ve çevresel piyasalarda şeffaflığın artırılması ve piyasa bozucu davranışların önlenmesine yönelik usul ve esasları düzenleyen yönetmeliğinin yürürlük tarihi 1 Ocak 2027&#039;ye ertelendi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/dogal-gaz-ve-motorin-uretim-tarifeleri-icin-duzenleme-79914</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 10:04:00 +03:00</pubDate>
            <title> Doğal gaz ve motorin üretim tarifeleri için düzenleme</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) kurul kararları Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, Samgaz Doğal Gaz Dağıtım AŞ, Enerya Konya Gaz Dağıtım AŞ, Enerya Denizli Gaz Dağıtım AŞ ve Torosgaz Isparta Burdur Doğalgaz Dağıtım AŞ'nin 2022 ile 2026 arasındaki 5 yıllık dönemi kapsayan üçüncü tarife uygulama dönemindeki perakende satış tarifeleri revize edildi.</p>
<p>Perakende satış tarifeleri kapsamında şirketlerin sistem kullanım bedelleri ile tarife uygulama dönemi hesaplamalarına ilişkin detaylar ve gelir farkı sonrası gelir gereksinimi yeniden düzenlendi.</p>
<p><strong>Motorin standardı ve lisanssız üretim tarifesine düzenleme</strong></p>
<p>EPDK, ayrıca motorin türlerine ilişkin teknik düzenlemede değişikliğe gitti.</p>
<p>Karara göre, "TS EN 590 Otomotiv Yakıtları-Dizel (Motorin)-Gerek ve Deney Yöntemleri Aralık 2025" standardında yer alan "4 mikrometreden büyük partikül sayısı" özelliğinin teknik düzenleme olarak yürürlük tarihi, 1 Haziran 2027 olarak belirlendi.</p>
<p>Öte yandan Kurum, lisanssız elektrik üretim tesislerine uygulanacak dağıtım bedeline ilişkin de karar aldı.</p>
<p>Buna göre, 1 Haziran'dan itibaren geçerli olmak üzere, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında 10 yıllık süresini dolduran lisanssız üretim tesislerine, Cumhurbaşkanı kararı yayımlanana kadar veriş yönlü dağıtım bedeli olarak "Lisanssız Üretici-2" tarifesi uygulanacak. ​​​​​​​</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/dogal-gaz-ve-motorin-uretim-tarifeleri-icin-duzenleme-79914</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/03/epdk.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Dört doğal gaz dağıtım şirketinin 3. tarife uygulama dönemi perakende satış tarifelerine yönelik EPDK kararı revize edilirken, motorin türlerine ilişkin teknik düzenlemede de değişikliğe gidildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/merkez-bankasindan-makrofinansal-istikrari-destekleyici-tedbirler-79911</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 09:50:00 +03:00</pubDate>
            <title> Merkez Bankası&#039;ndan &#039;makrofinansal istikrarı destekleyici&#039; tedbirler</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), makrofinansal istikrarı desteklemek amacıyla kredi büyümesine yönelik ilave tedbirleri devreye aldığını bildirdi.</p>
<p>Açıklamaya göre, zorunlu karşılık uygulaması kapsamında kredi büyüme sınırları düşürüldü.</p>
<p>Bireysel kredilerde tüm kredi türleri için sınırlar 1 puan daraltılırken, Türk lirası ticari kredilerde büyük ölçekli işletmelere kullandırılan krediler için 1 puan, KOBİ kredileri için ise 0,5 puanlık daraltmaya gidildi.</p>
<p>Böylece 8 haftalık dönemde tüketicilere kullandırılan ihtiyaç ve taşıt kredileri için büyüme sınırı yüzde 4'ten yüzde 3'e çekilirken, tüketicilere tahsis edilen KMH limit büyümesi yüzde 2'den yüzde 1'e indirildi. KOBİ'lere kullandırılan TL krediler için büyüme sınırı yüzde 5'ten yüzde 4,5'e, KOBİ dışı işletmelere kullandırılan TL krediler için büyüme sınırı ise yüzde 3'ten yüzde 2'ye düşürüldü.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a1158d8986aa-1779521752.jpg" alt="" width="600" height="543" />Kredi büyüme hesaplama döneminin bugün sona ermesi nedeniyle yeni dönem için değişikliler bugün yayımlanarak uygulamaya alındı. TCMB, düzenlemeyle sıkı parasal duruşu desteklemeyi ve makrofinansal istikrarı güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>İhracat, yatırım, tarım ve kamu gibi bazı alanlarda kullandırılan krediler büyüme sınırlamaları kapsamı dışında tutuluyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/merkez-bankasindan-makrofinansal-istikrari-destekleyici-tedbirler-79911</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/tcmb-merkez-bankasi452117h.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TCMB tarafından yapılan açıklamaya göre, bireysel kredilerde tüm kredi türleri için sınırlar 1 puan daraltılırken, Türk lirası ticari kredilerde büyük ölçekli işletmelere kullandırılan krediler için 1 puan, KOBİ kredileri için ise 0,5 puanlık daraltmaya gidildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/botas-ile-italyan-enerji-sirketi-arasinda-mutabakat-zapti-79910</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 09:45:00 +03:00</pubDate>
            <title> BOTAŞ ile İtalyan enerji şirketi arasında mutabakat zaptı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) ile İtalyan enerji şirketi Edison arasında doğal gaz ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) alanlarında potansiyel işbirliği imkanlarını değerlendirmek üzere mutabakat zaptı imzalandığını duyurdu. </p>
<p>Bayraktar, sosyal medya hesabından paylaşımında, "İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi marjında BOTAŞ ile İtalyan enerji şirketi Edison S.p.A. arasında doğal gaz ve LNG alanlarında potansiyel işbirliği imkanlarını değerlendirmek üzere bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzalandı. Anlaşma kapsamında doğal gaz ve LNG ticaretinden swap operasyonlarına, ortak ticari fırsatlardan Türkiye ile İtalya arasında kurulması planlanan olası boru hattı bağlantısına kadar geniş bir sahada birlikte çalışacağız. Kuracağımız Ortak Çalışma Grubu ile de teknik ve ticari tecrübelerimizi birleştireceğiz. Bu stratejik ortaklığın ülkelerimizin kalkınmasına, Akdeniz Havzası'ndaki bağlantılarımıza ve bölgesel enerji arz güvenliğine güçlü bir katkı sunacağına inanıyoruz." ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/botas-ile-italyan-enerji-sirketi-arasinda-mutabakat-zapti-79910</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/1/0/1280x720/346-1779518888.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ BOTAŞ ile İtalyan enerji şirketi Edison arasında imzalanan mutabakat zaptı hakkında açıklama yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, &quot;Anlaşma kapsamında doğal gaz ve LNG ticaretinden swap operasyonlarına, ortak ticari fırsatlardan Türkiye ile İtalya arasında kurulması planlanan olası boru hattı bağlantısına kadar geniş bir sahada birlikte çalışacağız.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/ford-otosanin-kocfinansta-yuzde-100-pay-edinmesine-onay-79908</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 09:32:00 +03:00</pubDate>
            <title> Ford Otosan&#039;ın Koçfinans&#039;ta yüzde 100 pay edinmesine onay</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Rekabet Kurulunun, Ford Otomotiv Sanayi AŞ'nin Koç Finansman AŞ'de (Koçfinans) yüzde 100 oranında pay edinmesine izin verdiği bildirildi.</p>
<p>Ford Otomotivden Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, Rekabet Kurumunun, şirketin Koç Finansman AŞ'de yüzde 100 oranında pay edinmesine izin verdiği belirtildi.</p>
<p>Açıklamada, "Pay Alım Satım Sözleşmesi kapsamında öngörülen diğer kapanış koşullarının yerine getirilmesine yönelik çalışmalar devam etmekte olup konuya ilişkin önemli gelişmeler kamuya açıklanacaktır." ifadesine yer verildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/ford-otosanin-kocfinansta-yuzde-100-pay-edinmesine-onay-79908</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/0/8/1280x720/kocfinans-1779518153.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Rekabet Kurulu, Ford Otosan&#039;ın Koçfinans&#039;ta yüzde 100 oranında pay edinmesine onay verdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/akcansa-hisselerinin-heidelberg-materialsa-devrine-onay-79906</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 09:27:00 +03:00</pubDate>
            <title> Akçansa hisselerinin Heidelberg Materials&#039;a devrine onay</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Rekabet Kurulunun, Sabancı Holding'in Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret AŞ'deki (Akçansa) yüzde 39,72'lik hissesinin mevcut ortağı Heidelberg Materials AG'ye devrine onay verdiği bildirildi.</p>
<p>Sabancı Holding'den Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamada, Heidelberg Materials AG'nin, Sabancı'nın Akçansa'daki 76 milyon 35 bin lira nominal değerli ve yüzde 39,72'lik payı için ön alım hakkını kullandığı anımsatıldı.</p>
<p>Açıklamada, "Şirketimizin toplam sermayesinin yüzde 39,72'sine tekabül eden SAHOL paylarının alıcı tarafından devralınmasına ilişkin işleme Rekabet Kurumu tarafından 21 Mayıs'ta izin verilmiştir. Devir işlemleri, diğer yasal izin gerekliliklerinin yerine getirilmesini takiben tamamlanacak olup, konuya ilişkin önemli gelişmeler ve sermaye piyasası mevzuatı uyarınca yapılması gereken açıklamalar kamuoyu ile ayrıca paylaşılacaktır." ifadelerine yer verildi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/akcansa-hisselerinin-heidelberg-materialsa-devrine-onay-79906</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/01/Akcansa-Buyukcekmece.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Rekabet Kurulu Sabancı&#039;ya ait Akçansa hisselerinin Heidelberg Materials&#039;a devrine izin verdiği duyuruldu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/avrupaya-kara-yolu-tasimaciliginda-ens-yukumlulugu-hakkinda-bilgilendirme-79905</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 09:22:00 +03:00</pubDate>
            <title> Avrupa&#039;ya kara yolu taşımacılığında ENS yükümlülüğü hakkında bilgilendirme</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ticaret Bakanlığı, Türkiye'den Avrupa'ya yapılan kara yolu taşımalarında, taşımaya ilişkin emniyet ve güvenlik verilerini içeren Giriş Özet Beyanı (Entry Summary Declaration-ENS) yükümlülüğüne ilişkin bilgilendirme yaptı.</p>
<p>Bakanlığın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye'den kara yolu ile Avrupa'ya giden yük taşımaları bakımından, ENS yükümlülüğünün hangi noktada doğduğu, hangi durumlarda yeniden ortaya çıktığı ve farklı güzergahlara göre nasıl şekillendiğinin önem taşıdığı belirtildi.</p>
<p>AB Ortak Transit Sözleşmesi kapsamında, Türkiye'nin de dahil olduğu taraf ülkelerce kullanılan elektronik transit sisteminin güncel sürümü olan Yeni Bilgisayarlı Transit Sistemi Faz-6'nın (NCTS Faz-6) kullanıma girdiği bildirilen paylaşımda, "NCTS Faz-6'nın uygulamaya alınması ve özellikle Bulgaristan'ın 1 Haziran 2026'dan itibaren ENS sunum şartını getirecek olmasıyla transit işlemleri ve güvenlik verileri arasındaki ilişki yeni yapıya uygun şekilde ele alınmakta, özellikle ilk AB girişi, AB dışına çıkış sonrası yeniden giriş ve buna bağlı ENS yükümlülükleri daha görünür hale gelmektedir." ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Paylaşımda, Türkiye'den Avrupa yönüne Bulgaristan, Yunanistan, Macaristan ve Hırvatistan gibi ülkeler üzerinden yapılan yük taşımaları için transit beyanlarından ayrı olarak sunulması gereken ENS yükümlülüğüne ilişkin uygulanabilecek senaryoların örnekleri de verildi.</p>
<p> </p>
<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Ülkemizden Avrupa’ya yapılan karayolu taşımalarında ENS yükümlülüğüne ilişkin bilgilendirme. <a href="https://t.co/lNo04NNeUl">pic.twitter.com/lNo04NNeUl</a></p>
— T.C. Ticaret Bakanlığı (@ticaret) <a href="https://twitter.com/ticaret/status/2057827286175399964?ref_src=twsrc%5Etfw">May 22, 2026</a></blockquote>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/avrupaya-kara-yolu-tasimaciliginda-ens-yukumlulugu-hakkinda-bilgilendirme-79905</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/11/kapikule-sinir-kapisi-gumruk.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ticaret Bakanlığı açıklamasında, &quot;NCTS Faz-6&#039;nın uygulamaya alınması ve özellikle Bulgaristan&#039;ın 1 Haziran 2026&#039;dan itibaren ENS sunum şartını getirecek olmasıyla transit işlemleri ve güvenlik verileri arasındaki ilişki yeni yapıya uygun şekilde ele alınmakta, özellikle ilk AB girişi, AB dışına çıkış sonrası yeniden giriş ve buna bağlı ENS yükümlülükleri daha görünür hale gelmektedir.&quot; denildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/mutlak-butlana-karsi-turkiye-varlik-fonu-devreye-girdi-79904</guid>
            <pubDate>Sat, 23 May 2026 09:04:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Mutlak butlan&#039;a karşı TVF devreye girdi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ŞEBNEM TURHAN</strong></p>
<p>Türkiye’de uzun bayram tatili öncesinde CHP’nin iki kurultayına yönelik alınan ‘mutlak butlan’ kararıyla önceki gün alt üst olan hisse senedi piyasasına dün can suyunu Türkiye Varlık Fonu (TVF) verdi. Piyasa analistlerinin verdiği bilgiye göre başta hisse senedi olmak üzere tahvil ve Eurobond piyasalarına da dün TVF’nin yoğun alımları gerçekleşti. Borsa İstanbul endeksleri dün günü pozitif kapatırken yüksek hacim dikkat çekti. Özellikle BİST30 hisseleri çok daha iyi performans gösterdi. Analistler bu alımların yabancıya satış fırsatı yarattığını bayram sonrası yeniden dalgalı bir seyir görülebileceğini belirtti.</p>
<p>Borsa İstanbul endeksleri dün güne negatif açılışla başladı. Açılışın hemen sonrasında TVF’nin devreye girmesiyle güçlü yükselişle pozitif görünüme geçen BİST100 endeksinde gün içi yükseliş yüzde 3’e yaklaştı. BİST100 endeksindeki yükselişe en büyük katkıyı Aselsan, Astor, Ereğli, THY, BİM, Türk Altın İşletmeleri, Koç Holding verdi. Güçlü alımlar yaşansa da BİST100 endeksi 14 bin puanın altında kalsa da uzmanlar güçlü tepki alım hareketinin kalıcı olmasının haber akışlarıyla belirleneceğini vurgularken teknik açıdan 13 bin 400 üzerinde kalıcılık toparlanmanın güç kazanması açısından izleneceğini kaydetti. Analistler borsada sert düşüş dönemlerinde TVF'nin devreye girdiğini söyleyerek geçen yıl 19 Mart sonrası yaşanan çalkantıda da bu durumun yaşandığını söyledi. Bayram tatiline dek yabancı için bu alımların çıkış fırsatı olduğunu söyleyen analistler bu alımları takip eden 3-4 işgünü sonrasında ise düşüşün başladığını dile getirdi. Bir diğer uzman ise ‘mutlak butlan’ kararına piyasa için tüm kurumların çok hazırlıklı girdiğini 19 Mart gibi bir sürecin yaşanmaması için her koldan harekete geçildiğini vurguladı.</p>
<h2>Tahvil faizleri zirveye çıktı </h2>
<p>Kararın geldiği perşembe günü analistlerin hesaplamalarına göre 7.5 milyar dolar seviyesinde TCMB’nin bir döviz satışı olsa da bu satışlara yönelik talebin lokal bankalar ve işletmelerden geldiği belirtildi. Analistler dün de bireyselden döviz talebi gelmediğini ancak TCMB’nin satışının sürdüğünü söylerken dolar/TL 45.74 seviyelerinde hareket etti. Tahvil piyasasında ise Türkiye'nin 2 yıllık gösterge tahvil faizi desteğe rağmen yüzde 44,65'e yükseldi, 5 yıl vadeli gösterge tahvil faizi yüzde 40,58'e, 10 yıl vadeli gösterge tahvil faizi ise yüzde 36,41'e çıkarak tarihi zirvesine geldi. </p>
<h2>Teminat tamamlama çağrısı rekorda </h2>
<p>Öte yandan Takasbank verilerine göre ‘mutlak butlan’ kararının geldiği perşembe günü Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası'nda, teminat tamamlama çağrısı 3 milyar 635 milyon TL ile rekor kırdı.</p>
<p>Analistlerin verdiği bilgiye göre bir önceki rekor geçen yıl 9 Mart’ta yaşanmıştı. Öte yandan Türkiye’nin 5 yıllık iflas risk primi CDS’inde yükseliş sürdü. CDS 20 baz puana yakın artışla 261 baz puana yükseldi ve nisan ayı seviyelerine geri döndü.</p>
<h2>Faiz artışı beklentileri arttı </h2>
<p>TL varlıklarda CHP kararı sonrası görülen dalgalı hareket yurtiçi analistlerin TCMB’nin haziran ayı Para Politikası Kurulu toplantısında faiz artışının gündeme gelebileceği yorumlarına neden olmuştu. Dün yabancı kurumlardan gelen raporlar bu beklentiyi destekledi. JPMorgan analistleri yayımladıkları raporda CHP için mutlak butlan kararıyla "artan belirsizlik" nedeniyle TCMB’nin 11 Haziran’daki toplantısında politika faizini artırması muhtemel olduğunu kaydetti. HSBC analistleri de TCMB’nin faiz artışına gidebileceğini tahmin etti, analistler TL üzerinde önemli bir baskı olması durumunda faizin artabileceğini kaydetti.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/mutlak-butlana-karsi-turkiye-varlik-fonu-devreye-girdi-79904</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/6/4/1280x720/turkiye-varlik-fonu-tvf-1754470708.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ CHP kongrelerine ilişkin ‘mutlak butlan’ kararıyla borsada yaşanan tepetaklak düşüş dün Türkiye Varlık Fonu’nun güçlü alımlarıyla yönünü yukarıya doğru çevirdi. Tahvil faizleri zirveyi gördü, TCMB’den faiz artışı beklentileri güçlendi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
