<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/70-milyar-liralik-finansmana-ilgi-az-76861</guid>
            <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 07:21:00 +03:00</pubDate>
            <title> 70 milyar liralık finansmana ilgi az</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>HÜSEYİN GÖKÇE/ANKARA</strong></p>
<p>Dezenflasyon sürecinde uygun koşulda finansmana ulaşımda güçlük çeken reel sektör, Hazine Destekli Kefalet Sistemleri dahilinde yürürlükte olan destek paketlerine yüksek maliyet nedeniyle fazla ilgi göstermiyor. Hazine Destekli Kefalet Sistemleri istatistiklerine göre 27 Mart 2026 itibarıyla destek paketlerinin toplam kredi limiti 201.6 milyar liraya ulaştı. Bu limitten kullanılan kredi miktarı ise 129.9 milyar lirada kaldı. Bir başka ifade ile toplam limitin kullanılan miktarı yüzde 64.4’te kaldı.</p>
<p>2025 yılı sonunda 199.7 milyar lira seviyesinde olan toplam kredi limiti 120.7 milyar lirada kalmıştı. 2026 yılına gelindiğinde ise aralarında; dijital dönüşüm, deprem işletme, deprem yatırım gibi kalemlerin bulunduğu bazı destekler yürürlükten kaldırılırken, yerine yeni paketler eklendi. Ancak özel koşulların sağlanamaması sebebiyle yaşanan finansman sıkıntısına rağmen, yürürlükteki destek programlarından yararlanma oranı düşük kaldı. Hazine Destekli Kefalet Sistemleri istatistiklerine göre 27 Mart 2026 itibarıyla destek paketlerinin toplam kredi limiti 201.6 milyar liraya ulaştı. Bu limitten k kullanılan kredi miktarı ise 129.9 milyar lirada kaldı. Bir başka ifade ile toplam limitin kullanılan miktar yüzde 64.4’te kaldı.</p>
<h2>En fazla ilgi İGE AŞ desteklerine </h2>
<p>2025 ve 2026 yıllarında Hazine Destekli Kefalet Sistemi kapsamında reel sektörün en çok ilgi gösterdiği alan, İhracatı Geliştirme A.Ş (İGE) desteklerine oldu. Şu anda yürürlükteki destek paketleri içinde İGE AŞ’nin aracılık ettiklerinin limiti 89.1 milyar lira düzeyinde ve bu limitin yüzde 69,9’una karşılık gelen 62.3 milyar liralık kısmı kullanıldı. Yani İGE desteğiyle kullanılabilecek kredi miktarı 26.8 milyar lira düzeyinde bulunuyor. İGE’nin en çok rağbet gören paketi herhangi bir özel şartın (ihracat, dijital dönüşüm gibi) bulunmadığı “İGE” desteğinde 29.6 milyar liralık limitin yüzde 90.2’sine karşılık gelen 26.7 milyar liralık kısmı kullanıldı. Buna karşılık İGE’nin 1.3 milyar liralık Dijital Dönüşüm ve 500 milyon liralık E-İhracat paketlerinden ise şu ana kadar kullanım olmadı.</p>
<p>Diğer destek kalemleri içinde bulunan deprem yatırım ve deprem işletme kredileri geçtiğimiz yılın sonlarında kaldırılırken, İGE 2.1 milyar lira limitli 6 Şubat Deprem paketini yürürlüğe aldı. Bu paketteki güncel kullanım tutarı ise 100 milyon lirada kaldı. Katılım Finans Kurumları (KFK) desteğiyle; ihracat, yatırım ve işletme harcamaları olmak üzere üç kalemde toplam 27.2 milyar liralık kredi kullanıma sunuldu. Şu ana kadar kullanılan kredi miktarı 18.2 milyar liraya ulaştı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/70-milyar-liralik-finansmana-ilgi-az-76861</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/6/1/1280x720/lira-para-1776054271.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Reel sektör, Hazine Destekli Kefalet Sistemleri dahilinde yürürlükte olan destek paketlerine yüksek maliyet nedeniyle fazla ilgi göstermiyor. 27 Mart 2026 itibarıyla destek paketlerinin toplam kredi limiti 201.6 milyar liraya ulaştı. Bu limitten kullanılan kredi miktarı ise 129.9 milyar lirada kaldı. Toplam limitin kullanılan miktarı yüzde 64.4’te kaldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/en-kotu-senaryo-guc-kazaniyor-76860</guid>
            <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 07:12:00 +03:00</pubDate>
            <title> En kötü senaryo güç kazanıyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><img src="/storage/uploads/0/0/0/69dc6d7c105a1-1776053628.png" alt="" width="233" height="110" /></p>
<p>Bu hafta Şans Sohbetleri'nde Ekonomist Ali Ağaoğlu ve Gazeteci Hakan Güldağ, Orta Doğu'daki savaşın etkilerini masaya yatırdı.</p>
<p><strong>Güldağ</strong>: İslamabad'daki barış görüşmelerinden bir sonuç çıkmadı. Hemen bir sonuç beklemek gerçekçi olmazdı. Ancak iş çıkmaza girmiş görünüyor. Görüşmelerin devam edip etmeyeceği de muğlak. Dünya ekonomisi açısından en olumsuz senaryolardan biri güç kazanıyor.</p>
<p><strong>Ağaoğlu</strong>: ABD adına müzakereleri yürüten ABD Başkan Yardımcısı Vance, "Biz şartlarımızı net olarak ortaya koyduk. İran kabul etmedi" dedi. Zaten bir müzakerede bir tarafın koyduğu şartları diğer tarafın mutlak kabul edeceği bir durum söz konusu olamaz. </p>
<p><strong>Güldağ</strong>: ABD için Hürmüz Boğazı'nın trafiğe açılması ana şart gibi görünüyor.</p>
<p><strong>Ağaoğlu</strong>: İran da, Hürmüz Boğazı’nın mutlak kontrolünü istiyor. Hiç kimse de vermez. Montrö benzeri bir anlaşma yapısı yeni görüşmelerin ana konularından biri olabilir. </p>
<p><strong>Güldağ</strong>: Tabii herhangi bir anlaşma çıkmayıp, savaşın "düşük yoğunluklu" devam ettiği ve uzadığı bir sürece de gidilebilir. Kara harekatının olmadığı ama bombalamaların belki de sertleşerek devam ettiği bir süreç. Bu da başta petrol, enflasyon ve küresel piyasalar açısından kötü haber.</p>
<p><strong>Ağaoğlu</strong>: Spekülatif bir görüş diyebilirsin ama İran'ın koşulların aynen kabul edildiği bir anlaşma zaten mümkün değildi. Hiçbir şey olmasa bile, Amerika'nın hiç olmazsa kazanmış gibi görünmediği bir anlaşmaya Vance imza atarak kendi politik geleceğini risk altına almaz, alamazdı. Piyasalara gelince, pazartesi günü açılışlar çok büyük ihtimalle negatif olur. Petrol fiyatları 100 dolara çıkmayacaksa da ilk aşamada 95-97 dolar bandında açılması ihtimali yüksek. Amerikan borsaları da görüşmeler olumlu gidecek hesabıyla, 50 günlük hareketli ortalamaların üzerine çıkarak kapandı. Ancak sonuç çıkmaması nedeniyle açılışlar negatifte olacaktır.</p>
<p><strong>Güldağ</strong>: Bakalım pazartesi günkü açılışların devamı nasıl gelecek. Müzakerelere gün üzerine gün, hafta üzerine hafta da eklenebilir. Ya da ABD, "İran, Lübnan'ı bahane ederek Hürmüz'ü açmıyor. O zaman biz de elektrik santrallerini, petrol tesislerini vurup, diz çökmeye zorlayalım" diyebilir. Bu kötü senaryo gerçekleşirse, petrol fiyatları 120 doların da üzerine çıkabilir. Savaşın da, piyasaların da seyri Hürmüz'de İran'ın nasıl bir tavır içinde olacağına bağlı şekillenecek gibi görünüyor.</p>
<p><strong>Ağaoğlu</strong>: Ben bir anlaşma bekliyorum ama bunu hafta sonunda beklemiyorum. Çünkü Trump'ın ekürileri para kazanmanın peşinde bu savaştan. Hafta sonu, piyasaların kapalı olduğu bir süreçte bu imkan yok. Bu manipülasyonun bir değil, iki değil, çok örneği var.</p>
<p><strong>Güldağ</strong>: "Trump’ın her açıklaması yakın çevresi tarafından borsada oynanıyor" lafı ayyuka çıktı. Financial Times’ta, ABD Savunma Bakanı Hegset'in temsilcisinin savunma şirketlerinin hisselerine yatırım için BlackRock'a başvurduğu haberi çıktı. Trump'a manipülasyondan dava açılıyor. Düpedüz 'insider trading'. İçerden bilgiyi al, manipülasyon yap, cebi doldur.</p>
<p><strong>Ağaoğlu</strong>: Milyarlar kazanıyorlar. Fakat artık savaşın bir şekilde biteceğine inanıyorum. ABD istediği kadar bölgeye adam göndersin. </p>
<p><strong>Güldağ</strong>: İyi de, bölgeye o kadar yığınak yap, sonra sonuç alamadan 'zafer' ilan edemeden gerisin geriye dön. Karizma çizilmez mi?</p>
<p><strong>Ağaoğlu</strong>: Yapacakları şeyler sınırlı. İran müthiş bir direnç gösterdi. Hürmüz açılmadı. İsrail ateşkese rağmen Lübnan'ı bombalıyor. Topraklarını genişletmek peşindeki bir İsrail'e ABD 'dur' dese de dinlemiyor. En azından görüntü böyle. Nereye kadar sürebilir ki? </p>
<p><strong>Güldağ</strong>: Temel senaryon nedir?</p>
<p><strong>Ağaoğlu</strong>: Barış görüşmelerinde bir anlaşmaya varılamamış olmasını bugün piyasalar olumsuz algılar. Negatif fiyatlayacaklar. Özellikle petrol ve doğalgazda. Hatta bu olumsuzluk tarımsal ürünlere de yansıyabilir. Lakin haftanın ikinci yarısı itibariyle piyasalarda yeniden bir barış havasının eseceğini düşünüyorum. </p>
<p><strong>Güldağ</strong>: Bu arada, Rusya-Ukrayna savaşında bir barış havası eser gibi oldu ama...</p>
<p><strong>Ağaoğlu</strong>: Zelenski’nin, en yakınındaki, deyim yerindeyse birinci adamından iki ülke arasında bir ateşkes ve barış görüşmeleri olabileceği açıklaması geldi. Çok pozitif ama hiç fiyatlanmıyor. </p>
<p><strong>Güldağ</strong>: Financial Times’a, The Economist'e bakıyorum, "küresel enflasyon riski artıyor." McKinsey bir araştırma yapmış, o da "resesyon beklentileri arttı" diyor. Kimi ekonomistler, "dünyanın üzerine bir stagflasyon tsunamisi geliyor" diye yorum yapıyor. Bir kriz bekliyor musun?</p>
<p><strong>Ağaoğlu</strong>: Böyle bir ihtimalin olduğunu düşünen taraftayım. Kriz olmasa bile sıkıntı büyük ve dünya yavaşlayacak. Ortalama 130 km ile akan bir otoyolda, 80 km ile seyreden bir kamyon en sağ şeritten en sol şeride geçtiğinde ister istemez yavaşlayan bir otoyolun tekrardan ortalamasını yakalaması en az 30 dakika alıyor. Bu bir dünya istatistiği. Şimdi, bu savaş böyle bir etkiye yol açıyor. Yüksek enerji fiyatları, gübre fiyatları, bir taraftan enflasyon bir taraftan da durgunluk getirecek. Stagflasyon uzak bir ihtimal değil. Ki, savaşın süresi uzadıkça uzuyor. </p>
<p><strong>Güldağ</strong>: Trump yönetimi, bir yerde artık içeriye, 2026 Kasımı'ndaki ara seçimlere dönmek zorunda kalacaktır. Ya bir yolunu bulup bu savaştan sıyrılacak, ya seçimi kaybedecek.</p>
<h2>Borsamız ve piyasalar olumlu etkilenebilir </h2>
<p><strong>Güldağ</strong>: Dünya borsaları, Amerikan tahvilleri, bizim borsamız gidişattan nasıl etkilenir? </p>
<p><strong>Ağaoğlu</strong>: Kısa vadede tablo olumsuz. Bu hafta, petrol fi yatları olumsuz etkilenir. Savaş daha da şiddetlenebilir beklentisiyle, dolar likiditesine olan talepten dolayı, dolar endeksi artar. Altın ve gümüş fi yatları da ilk başta düşer. Sonrasında bir miktar yükseliş olabilir diye tahmin ediyorum. </p>
<p><strong>Güldağ</strong>: Son derece oynak bir piyasa diyelim.</p>
<p><strong>Ağaoğlu</strong>: Amerikan 10 yıllık tahvilleri için %4.5, 30 yıllıklar için %5 getiri neredeyse tavan işlevi görüyor. Üzerine çıkılmıyor. Fakat, enflasyon artar, ABD'de savaş nedeniyle öne çıkmayan özel kredi fonlarında yaşanan sıkıntılar belirginleşirse, tahvil fi yatları yeniden yukarıya hareketlenebilir. </p>
<p><strong>Güldağ</strong>: Peki ya bizim piyasada ne bekliyorsun?</p>
<p><strong>Ağaoğlu</strong>: İran’ın öne sürdüğü koşulların tamamını zaten alamaz ama yüzde 51'ini aldığı ve Ukrayna’nın Rusya’yla barıştığı bir durumda Türkiye bölgede çok ama çok önemli bir aktör haline gelecek. Borsa dahil piyasalarımızı kısa ve orta vadede olumlu etkileyecektir. </p>
<p> </p>
<p style="text-align: center;"><iframe title="Küresel Savaş Riski ve Piyasalar: Petrol, Enflasyon ve Kriz Senaryosu | Şans Sohbetleri #AliAğaoğlu" src="https://www.youtube.com/embed/VPTeLEetkKA" width="700" height="450" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/en-kotu-senaryo-guc-kazaniyor-76860</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/01/finans-piyasalar-borsa.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ali Ağaoğlu ve Hakan Güldağ, savaşın seyri üzerinden, ekonomi ve piyasaların nasıl etkileneceğini ele aldı. Pakistan&#039;ın ev sahipliğinde yapılan ABD ve İran heyetleri arasındaki görüşmelerden bir sonuç çıkmamasının dünya ekonomisi açısından olumsuzlukları artıracağını kaydeden ikili, bunun &quot;petrol fiyatları, enflasyon ve küresel piyasalar açısından kötü haber&quot; olduğu görüşünde birleşti. Savaşın bir şekilde sona erdirileceği yönündeki tahminlerini paylaşan Ağaoğlu, barış sağlanamaması halinde stagflasyon riskinin kapıda beklediğine dikkat çekti. Ağaoğlu, Türkiye&#039;nin ise süreçten güçlenerek çıkacağını öne sürdü. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/stok-altinda-kardan-zarar-97-milyar-dolar-76859</guid>
            <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 07:07:00 +03:00</pubDate>
            <title> Stok altında kârdan zarar 97 milyar dolar</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ŞEBNEM TURHAN</strong></p>
<p>ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının sürdüğü mart ayı küresel çapta altının değer kaybına yol açtı. Güvenli liman altın geçmiş deneyimlerin aksine hareket etti ve altının ons fiyatı martta yüzde 11,5’e yakın geriledi. Bu düşüş son 1 yılda fiyat yükselişiyle ortaya çıkan altın stokundaki yıllık değer artışını da geriletti. QNB ekonomistlerinin analizine göre şubat itibariyle son 1 yıllık dönemde altın stokundaki değer artış kazancı 325 milyar dolardan martta 97 milyar dolar azalarak 200 milyar dolar düzeyine geriledi.</p>
<h2><img style="float: right;" src="/storage/uploads/0/0/0/69dc6d11b69a1-1776053521.png" alt="" width="244" height="293" />667 milyara karşılık geliyor </h2>
<p>QNB ekonomistleri Erkin Işık, Deniz Çiçek ve Şakir Oktay Gür’ün hazırladığı analizde altın fiyatlarındaki sert dalgalanmaların yatırımcı davranışları ve makroekonomik dengeler üzerindeki yansımaları nedeniyle konunun yakından takip edilmesini gerektiğini vurgulandı. Analizde yeni açıklanan mart ayı verileriyle birlikte son gelişmeler incelendi. QNB ekonomistlerinin mart verileriyle yaptığı en son hesaplamalara göre, yurt içindeki toplam altın stoku 4 bin 300 ton düzeyinde bulunuyor. Yine ekonomistlerin şubat ayı verilerinden yaptığı hesaplamalarda stok şubat sonu itibariyle 4 bin 287 ton seviyesinde bulunuyordu. Altın fiyat seviyesi ile hesaplandığında 4 bin 300 ton altın stoku 667 milyar dolarlık bir tutara karşılık geliyor. Analize göre altın stokundaki yıllık artış hızı 2024 ortalarından bu yana yaklaşık 150 ton seviyesinde yataya yakın bir seyir izliyor.</p>
<h2>Sınırlı kalma nedenleri </h2>
<p>Fiyatlardaki sert düşüşle birlikte yurt içi altın talebinin son dönemde belirgin arttığı yönünde haberler yayınlandığı hatırlatılan analizde bu talebe karşın toplam stoktaki artışın sınırlı kalmasının birkaç nedeni olduğu belirtildi. Analizde şöyle denildi: “Öncelikle, altın ithalatına yönelik uygulanan sınırlamalar etkili olmaktadır. Bunun yanında, TCMB’nin geçen ay kendi rezervinden bir miktar altın satışı gerçekleştirdiğini gözlemliyor ve bunun da talebi karşılamada rol oynamış olabileceğini değerlendiriyoruz.” </p>
<h2>Düşüşün üçte ikisi swaptan </h2>
<p>Mart ayı içerisinde TCMB’nin kendi sahipliğindeki altın stoku 116.3 ton azalarak 434.1 tona gerilerken, Hazine’nin altın stoku da 3.2 ton düşüşle 23.8 tona indi. Ancak TCMB’nin altın rezervindeki düşüşün tamamı satış kaynaklı olmadığı vurgulanan analizde uluslararası yatırım pozisyonu tablosunda, 3 aya kadar vadeli diğer borç kalemlerindeki 11.3 milyar dolarlık artışın altın/dolar swap işlemleriyle ilişkili olduğunun düşünüldüğü yer aldı. Analizde bunun da TCMB’nin altın stokundaki düşüşün yaklaşık üçte ikisinin swap işlemlerinden kaynaklandığını gösterdiğine dikkat çekildi.</p>
<h2>İç talepteki yansımaları </h2>
<p>Altın fiyatlarında mart ayına kadar yaşanan güçlü artış eğilimin, bu kanalda ağırlıklı olarak yurt içi yatırımcılar olmak üzere oldukça yüksek miktarda kâr elde edilmesini sağladığı hatırlatılan analizde TCMB’nin de çeşitli çalışmalarında, bu kanaldan oluşan gelir etkisinin iç talep üzerindeki yansımalarının incelendiği ve belirgin bir etki olduğunun ortaya konduğu kaydedildi. Sonrasında yaşanan fiyat düşüşü ile bu etkinin bir kısmının geri verildiğine dikkat çekilen analizde “Şubat ayı itibarıyla son 1 yıllık dönemde altın stokundaki değer artış kazancını 325 milyar dolar olarak hesaplarken, Mart ayında 97 milyar dolarlık bir kayıp oluşmuş ve yıllık değer artış hızı 200 milyar dolar düzeyine gerilemiştir. Buna rağmen, bu seviye bile son 1 yıllık dönemde GSYH’ye oranla yüzde 12,1’lik bir kazanca işaret etmektedir” denildi.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Altın stoku hesabı nasıl yapılıyor?</span></h2>
<p>QNB ekonomistleri analizde hesaplamalarına ilişkin ayrıntıları da paylaştı. Türkiye'de önemli miktarda altın yatırımının büyük kısmının yastık altında olduğunun bilindiği belirtilen analizde bunu boyutlarıyla ilgili resmi bir veri yayımlanmamış olsa da, dış ticaret ve yurt içi üretim verileri kullanılarak tahmini bir rakama ulaşılabildiği yer aldı.</p>
<p>Ekonomistler de analizlerinde bu tahmini hesaplama için, TÜİK'in aylık bazda yayımladığı dolar cinsinden altın ithalat/ihracat (işlenmiş ve işlenmemiş) rakamları ile aylık ortalama altın fiyatlarını kullanarak ton cinsinden altın verilerini hesapladıklarını belirtti. Hesaplanan bu net altın ithalat miktarına, aylık bazda yayımlanan yurt içi altın üretimi de ekleniyor.</p>
<p>Fiyat değişimlerinin etkisini ise QNB ekonomistleri şöyle hesaplıyor: “Ay sonu ton cinsinden stok miktarının bir önceki ay sonu değeriyle ortalaması alınarak aylık ortalama stok tutarı belirlenmiştir. Bu tutar da aylık altın fiyat değişimiyle çarpılarak aylık değer değişim etkisi hesaplanmıştır. Mart ayı altın ithalat ve ihracat verileri, Ticaret Bakanlığı'nın öncü dış ticaret verilerinden alınmıştır. Aydan aya büyük dalgalanma göstermeyen yurt içi üretim verisi en son şubat için açıklanmıştır; bu nedenle mart değeri son 3 ayın ortalaması olarak varsayılmıştır. Resmi veriler açıklandığında tahminler revize edilecektir.”</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/stok-altinda-kardan-zarar-97-milyar-dolar-76859</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/8/9/1280x720/altin-gold-1770623760.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Son bir yılda altın fiyatlarındaki yükselişin getirdiği değer artış kazancı martta savaş döneminde fiyat düşüşünden etkilendi. QNB ekonomistlerinin analizine göre martta altın stokundaki yıllık değer artış kazancının 97 milyar doları kaybedildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/eskisehirde-muhasebe-finans-ve-vergi-dunyasi-ikinci-kez-bulustu-76854</guid>
            <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 19:03:00 +03:00</pubDate>
            <title> Eskişehir’de muhasebe, finans ve vergi dünyası ikinci kez buluştu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>TEMEL AKBAŞ/ESKİŞEHİR</strong><br /><br />Eskişehir’de muhasebe, finans ve vergi alanındaki güncel gelişmelerin ele alındığı ikincisi düzenlenen “Eskişehir Muhasebe, Finans ve Vergi Zirvesi”, akademi, kamu ve iş dünyasını aynı çatı altında buluşturdu. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kongre Salonu’nda gerçekleştirilen zirvede; sürdürülebilirlik ve raporlama standartları, vergi politikaları, dijital denetim uygulamaları, finans piyasalarındaki güncel gelişmeler ile kurumlar vergisine ilişkin yeni düzenlemeler kapsamlı şekilde ele alındı. <br /><br /><strong>Bu alanlar ekonomik istikrarın temelidir<br /></strong><br />Zirvenin açılışında konuşan Prof. Dr. Nurullah Uçgun, muhasebe, finans ve vergi alanlarının günümüzde yalnızca teknik disiplinler olmaktan çıktığını belirterek, bu alanların ekonomik istikrar ve sürdürülebilir kalkınma açısından kritik bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Zirvenin ortak aklın oluşmasına katkı sunduğunu vurgulayan Uçgun, “Bu yıl ikincisini gerçekleştirdiğimiz Muhasebe, Finans ve Vergi Zirvesi vesilesiyle sizleri burada ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. İlkini başarıyla gerçekleştirdiğimiz zirvemizin bu yıl daha güçlü bir içerikle devam etmesi bizler için ayrı bir gurur kaynağıdır.<br />Günümüz muhasebe, finans ve vergi alanları yalnızca teknik birer disiplin olmanın ötesine geçmiş durumdadır. Bu alanlar ekonomik istikrarın, şeffaflığın ve sürdürülebilir kalkınmanın temel yapı taşları haline gelmiştir. Bu zirve; kamu, akademi ve iş dünyasını bir araya getirerek ortak aklın oluşmasına katkı sunmayı, güncel gelişmeleri değerlendirmeyi ve geleceğe yönelik stratejik bakış açıları geliştirmeyi amaçlamaktadır ” diye konuştu.</p>
<p><strong>Mevcut sistemde ciddi yapısal sorunlar var<br /></strong><br />Prof. Dr. Necdet Sağlam ise Türkiye’de finansal raporlama ve denetim süreçlerinde yaşanan teknik sorunlara dikkat çekerek, mevcut uygulamaların mevzuatla tam uyumlu olmadığını söyledi. Özellikle kayıt dışı yürütülen düzeltme işlemlerinin ciddi riskler barındırdığını belirten Sağlam, şu değerlendirmelerde bulundu:<br />“Türkiye’de defter kayıtları Vergi Usul Kanunu’na göre tutulurken, bağımsız denetime tabi şirketler dönem sonunda TFRS ya da BOBİ FRS’ye göre düzeltme ve sınıflandırmalar yaparak yeni finansal tablolar oluşturuyor. Ancak bu kayıtlar çoğu zaman yasal defterlerin dışında, Excel gibi araçlarla tutuluyor.<br />Yarın bir hukuki süreçte ‘defter ve belgeler’ istendiğinde, bu dış kayıtların nasıl değerlendirileceği ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkacaktır. Türk Ticaret Kanunu finansal tabloların standartlara uygun hazırlanmasını emrediyor, ancak bu işlemlerin deftere işlenmemesi önemli bir boşluk yaratıyor.<br />Bu nedenle söz konusu kayıtların yasal defterlere işlenmesine yönelik bir düzenleme yapılması gerekiyor. Aksi halde mevcut sistem, sağlıklı bir yapıdan uzak, parçalı bir görünüm sergiliyor.”</p>
<p><strong>Denetim ve hazırlama süreçleri ayrılmalı<br /></strong> Sağlam, denetim süreçlerinde yaşanan çıkar çatışmalarına da işaret ederek, finansal tabloların hazırlanması ile denetlenmesinin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi. Sağlam,<br />“Türkiye’de finansal tabloların dönüştürülmesi sürecinin denetim şirketleri tarafından yürütülmesi, ardından aynı şirketlerin bu tabloları denetlemesi ciddi bir çıkar çatışması yaratmaktadır. Uluslararası uygulamalarda bu durumun yasak olduğunu görüyoruz.<br />Finansal tabloların hazırlanması şirket yönetimlerinin sorumluluğunda olmalı, denetçiler ise yalnızca bu tabloları bağımsız bir gözle değerlendirmelidir. Aksi takdirde denetimin güvenilirliği ve tarafsızlığı zedelenir” dedi. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojilerin muhasebe süreçlerine entegrasyonu da artık kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Sağlam,  Bu dönüşümün sağlıklı ilerleyebilmesi için düzenleyici kurumların ve akademinin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong>Muhasebesiz ekonomi olmaz<br /></strong><br />TÜRMOB Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Cemal İbiş de konuşmasında muhasebe, finans ve verginin ekonomi için taşıdığı temel role dikkat çekerek, mesleğin dönüşüm sürecine vurgu yaptı. İbiş, şu ifadeleri kullandı:<br />“Ekonomiyi doğru anlamak için muhasebeyi, finansı ve vergiyi birlikte okumak zorundayız. Bugün yapay zekâdan dijital denetime, sürdürülebilirlikten vergi politikalarına kadar pek çok başlık mesleğimizin geleceğini doğrudan şekillendiriyor.<br />Peter Drucker’ın da ifade ettiği gibi ‘ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz.’ Biz de diyoruz ki muhasebesiz ekonomi olmaz, finanssız büyüme olmaz, vergisiz devlet olmaz.<br />Eskişehir gibi gençliği, üretim gücü ve girişimcilik ruhuyla öne çıkan bir şehirde bu zirvenin düzenlenmesini son derece kıymetli buluyoruz. Bu şehirde muhasebe konuşuluyorsa gelecek, finans konuşuluyorsa değer üretimi, vergi konuşuluyorsa adalet konuşuluyordur.”</p>
<p><strong>Eskişehir vergi uyumunda örnek şehir<br /></strong><br />Eskişehir Defterdarı Cemil Müsevitoğlu ise kentin mali disiplin ve vergi uyumu açısından güçlü bir performans sergilediğini belirtti. Müsevitoğlu, Eskişehir’in vergi bilinci yüksek bir şehir olduğuna dikkat çekerek “Eskişehir, eğitim ve kültür alanındaki başarısının yanı sıra güçlü mali disiplini ve yüksek vergi uyumu ile de öne çıkmaktadır. Vatandaşlarımızın vergiye gönüllü uyum konusundaki hassasiyeti, kamu maliyesi açısından son derece kıymetlidir.<br />İlimiz, cari tahakkuk tahsilat oranlarında yüzde 92’nin üzerinde bir ortalamaya ulaşarak ülke bütçesine güçlü katkı sunmaktadır. Bu başarı, Eskişehir’de yerleşmiş mali sorumluluk kültürünün somut bir göstergesidir. Artan mükellef sayısı ve beyanname oranları da şehrimizin ekonomik dinamizmini ortaya koymaktadır. Bu tablo, Eskişehir’in yalnızca üretimde değil, mali disiplin ve vergi uyumunda da örnek bir il olduğunu açıkça göstermektedir ”şeklinde konuştu.</p>
<p><br /><br /><br /></p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/eskisehirde-muhasebe-finans-ve-vergi-dunyasi-ikinci-kez-bulustu-76854</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/5/4/1280x720/eskisehirde-muhasebe-finans-ve-vergi-dunyasi-ikinci-kez-bulustu-1776010157.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde düzenlenen “Muhasebe, Finans ve Vergi Zirvesi”nde, sürdürülebilirlikten dijital denetime, vergi politikalarından finansal raporlamaya kadar kritik başlıklar iki gün boyunca masaya yatırıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/altin-rafinerileri-dernegi-kuruldu-76851</guid>
            <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 16:10:00 +03:00</pubDate>
            <title> Altın Rafinerileri Derneği kuruldu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><!--StartFragment--></p>
<p><span style="text-align: justify; font-family: Arial, sans-serif;">Türkiye’de kıymetli metaller sektörünün gelişimi, uluslararası standartlara uyumu ve küresel rekabet gücünün artırılması amacıyla Altın Rafinerileri Derneği, </span><span lang="TR" style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none; mso-ansi-language: TR;">Ahlatacı Metal Rafineri</span><span lang="TR" style="text-align: justify; font-family: Arial, sans-serif;"> AŞ, Nadir Metal Rafineri San. Ve Tic. AŞ, Onsa Rafineri AŞ, Garanti Rafineri ve Maden İşletmeleri AŞ, İsgold Altın Rafinerisi AŞ, Samsun Altın Rafineri Tic. AŞ, Özbağ Rafineri ve Kıymetli Madenler AŞ, GMR Genç Metal Rafineri AŞ, Altın Rafineri Dünyası AŞ girişimiyle</span> <span lang="TR" style="text-align: justify; font-family: Arial, sans-serif;">kurulurak ilk yönetim kurulu toplantısını yaptı</span><span style="text-align: justify; font-family: Arial, sans-serif;">. </span></p>
<p><span style="text-align: justify; font-family: Arial, sans-serif;">Altın, gümüş, platin ve paladyum gibi stratejik öneme sahip kıymetli metallerin rafinasyonu, geri dönüşümü ve ticaretinde faaliyet gösteren kuruluşları bir araya getiren dernek; Türkiye’nin bu alanda küresel bir referans merkezi haline gelmesini desteklemeyi hedefliyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; mso-outline-level: 2;"><strong><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">Sektörün stratejik büyüklüğü ve önemi</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">Yapılan açıklamaya göre, k</span><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">ıymetli metaller sektörü, Türkiye ekonomisinde yalnızca finansal değil, aynı zamanda sanayi, ihracat ve finansal sistem açısından kritik bir rol üstleniyor. Türkiye, dünyada altın talebinin yüksek olduğu ülkeler arasında yer alırken; İstanbul, bölgesel bir kıymetli metaller ticaret merkezi olarak konumlanıyor. Rafineriler ise bu zincirin en kritik halkasını oluşturuyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan güncel düzenlemeler kapsamında, Türkiye’de rafin</span><span lang="TR" style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none; mso-ansi-language: TR;">asyon</span><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;"> faaliyetleri yalnızca lisanslı ve denetimli rafineriler tarafından yürütülebiliyor. </span><span lang="TR" style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none; mso-ansi-language: TR;">B</span><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">u durum, sektörün yüksek regülasyon altında çalıştığını, şeffaflık ve güvenilirliğin esas olduğunu ve rafinerilerin finansal sistem açısından stratejik öneme sahip aktörler olduğunu ortaya koyuyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal;"><strong><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">“Türkiye’yi küresel referans noktası haline getirme hedefi”</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">Altın Rafinerileri Derneği; sektörün sürdürülebilir büyümesini desteklemek, düzenleyici kurumlarla etkin iş birliği geliştirmek, uluslararası standartlara uyumu güçlendirmek, kamuoyunu doğru ve şeffaf şekilde bilgilendirmek amacıyla faaliyet gösterecek. Dernek aynı zamanda, sektörle ilgili politika geliştirme süreçlerine katkı sunacak, küresel platformlarda Türkiye’yi temsil edecek, tedarik zinciri boyunca izlenebilirlik, sürdürülebilirlik ve etik standartları teşvik edecek çalışmalar yürütecek. Altın Rafinerileri Derneği </span><span lang="TR" style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none; mso-ansi-language: TR;">Geçici </span><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı</span><span lang="TR" style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none; mso-ansi-language: TR;"> yaptığı açıklamada</span><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">, “Bölgesel gelişmeleri göz önüne alarak, hedefimiz bir an önce Türkiye’yi küresel referans noktası haline getirmek” </span><span lang="TR" style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none; mso-ansi-language: TR;">olduğunu söyledi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">Dünya genelinde London Bullion Market Association (LBMA) gibi kurumlar, kıymetli metaller piyasalarında standart belirleyici rol üstlendiğini aktaran Ahlatcı, Türkiye’de kurulan bu yeni yapının, benzer şekilde ulusal</span><span lang="TR" style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none; mso-ansi-language: TR;"> ve uluslararası</span><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;"> ölçekte standartların gelişimine katkı sunmayı, </span><span lang="TR" style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none; mso-ansi-language: TR;">mevcut </span><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">uluslararası entegrasyonu güçlendirmeyi ve Türkiye’nin küresel değer zincirindeki konumunu yukarı taşımayı hedeflediğini vurguluyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; mso-outline-level: 2;"><strong><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">Kamuoyu, piyasa ve regülasyon arasında köprü</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">Altın Rafinerileri Derneği, yalnızca sektör temsilciliği yapmakla sınırlı kalmayarak; kamuoyu ile sektör arasında doğru bilgi akışını sağlayan; yanlış ve yanıltıcı bilgilendirmelere karşı hızlı aksiyon alan; akademi, medya ve sivil toplum ile diyalog geliştiren aktif bir platform olarak konumlanacak.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; mso-outline-level: 2;"><strong><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">Türkiye ekonomisine katkı</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal;"><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">Derneğin kuruluşu ile ilgili olarak konuşan Altın Rafinerileri Derneği </span><span lang="TR" style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none; mso-ansi-language: TR;">Geçici </span><span style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none;">Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı, “Kıymetli metaller sektörü, finansal sistemde güven unsuru oluşturması, ihracat ve cari dengeye katkısı, yüksek katma değerli üretim yapısı ve geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik potansiyeli ile Türkiye ekonomisi için stratejik alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Altın Rafinerileri Derneği’nin kurulmasıyla birlikte sektörün daha şeffaf, güçlü ve uluslararası rekabete açık bir yapıya kavuşmasını, Türkiye’nin kıymetli metallerde bölgesel merkez rolünü pekiştirmesini ve finansal piyasalarla entegrasyonunun güçlenmesini bekliyoruz” dedi. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal;"><span lang="TR" style="font-family: 'Arial',sans-serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-font-kerning: 0pt; mso-ligatures: none; mso-ansi-language: TR;"> </span></p>
<p><!--EndFragment--></p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/altin-rafinerileri-dernegi-kuruldu-76851</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/5/1/1280x720/altin-rafinerileri-dernegi-1775999911.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türkiye’de kıymetli madenler sektörünün sürdürülebilir büyümesini desteklemek, düzenleyici kurumlarla etkin iş birliği geliştirmek, uluslararası standartlara uyumu güçlendirmek, kamuoyunu doğru ve şeffaf şekilde bilgilendirmek amacıyla ülkenin önde gelen 9 altın rafinerisinin girişimiyle Altın Rafinerileri Derneği kuruldu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/sulama-ve-taskin-onleme-altyapisi-icin-500-milyon-dolarlik-finansman-76835</guid>
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 18:32:00 +03:00</pubDate>
            <title> Sulama ve taşkın önleme altyapısı için 500 milyon dolarlık finansman</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye'nin çeşitli alanlarda uygun koşullu ve uzun vadeli dış finansman sağlama çalışmalarının devam ettiği bildirildi.</p>
<p>Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından yürütülen sulama ve taşkın önleme projelerinin desteklenmesi amacıyla geliştirilen Sonuç Odaklı Su Verimliliği ve İklim Dirençliliği Programı kapsamında, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Asya Altyapı Yatırım Bankası (AAYB) arasında 500 milyon dolar tutarında uzun vadeli ve uygun koşullu finansman anlaşması imzalandığı bildirildi. Böylece, söz konusu program çerçevesinde, bankadan ilk kaynak temin edilmiş oldu.</p>
<p>Söz konusu finansmanla, modern ve basınç kontrollü sulama sistemlerinin teşvik edilmesi öngörülüyor. Ayrıca, sel kontrol kapasitesini güçlendirerek, Türkiye'nin su iletim verimliliği ve iklimsel direncinin artırılması hedefleniyor. Projenin, tarımsal üretkenliği geliştirmesi ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı dayanıklılığı güçlendirmesi amaçlanıyor.</p>
<p><strong>"Türkiye, tercih edilen kalkınma ortağı konumunu güçlendirmektedir"</strong></p>
<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, projeyle Orta Vadeli Program'da yer alan verimlilik artışı ve katma değer odaklı dönüşümün sağlanması hedefi doğrultusunda, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine katkı sağlanacağını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>"Bu krediyle, son iki yılda su verimliliği ve modernizasyonu alanında sağlanan uygun koşullu dış finansman tutarı, yaklaşık 1,2 milyar euroya ulaşmıştır. Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini önceleyen uygun koşullarda finansman sağlama süreci devam edecektir. Bakanlığımızın çok taraflı kalkınma bankalarıyla yürüttüğü güçlü ve etkin işbirliği sayesinde, uluslararası finans kuruluşlarının Türkiye'ye olan ilgisi artarak devam etmekte ve Türkiye tercih edilen kalkınma ortağı konumunu güçlendirmektedir."</p>
<p> </p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/sulama-ve-taskin-onleme-altyapisi-icin-500-milyon-dolarlik-finansman-76835</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/8/2/1280x720/cermik-kale-baraji-1764493046.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ DSİ tarafından yürütülen sulama ve taşkın önleme projelerinin desteklenmesi amacıyla Asya Altyapı Yatırım Bankası ile 500 milyon dolarlık anlaşma imzalandı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, &quot;Bu krediyle, son iki yılda su verimliliği ve modernizasyonu alanında sağlanan uygun koşullu dış finansman tutarı, yaklaşık 1,2 milyar euroya ulaşmıştır. Türkiye&#039;nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini önceleyen uygun koşullarda finansman sağlama süreci devam edecektir.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/fitch-turkiyenin-kredi-notunu-duragana-cevirdi-76834</guid>
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 18:27:00 +03:00</pubDate>
            <title> Fitch, Türkiye&#039;nin kredi notunu durağana çevirdi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye ekonomisiyle ilgili değerlendirmesini paylaştı.</p>
<p>Buna göre, Türkiye'nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notu "BB-" olarak teyit edilirken, not görünümü ise "pozitif"ten "durağan"a güncellendi.</p>
<p>Görünüm revizyonunun, İran savaşının başlamasından bu yana Türkiye'nin döviz rezervlerinde yaşanan belirgin düşüşten kaynaklandığı ifade edildi.</p>
<p>Bu süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Türk lirasını desteklemek amacıyla piyasaya 50 milyar doların üzerinde döviz sattığı belirtilirken, savaşın uzaması halinde dış borç ödemeleri ve enflasyon görünümünde daha fazla bozulma yaşanabileceği kaydedildi.</p>
<p>Açıklamada, Türkiye'nin enerji ithalatına yüksek bağımlılığının bu riskleri artıran temel unsurlardan biri olduğu vurgulandı.</p>
<p>Fitch, Türkiye'nin kredi profilini destekleyen unsurlar arasında güçlü ve çeşitlendirilmiş ekonomik yapı, görece düşük kamu borcu, zorlu dönemlerde dahi dış finansmana erişim kapasitesi ve bankacılık sektörünün dayanıklılığını öne çıkardı.</p>
<p>Buna karşılık, kronikleşen yüksek enflasyon, para politikasına yönelik siyasi baskılar, tekrarlayan döviz krizi riskleri, rezervlerin dış borca kıyasla sınırlı kalması ve kurumsal zayıflıklar kredi notu üzerinde baskı oluşturan başlıca faktörler olarak sıralandı.</p>
<p>Öte yandan Fitch, değerlendirmesini olağan takvim dışında yayımlamasına da açıklık getirdi. Kuruluşa göre mevcut düzenlemeler, bir ülkenin kredi görünümünde ani ve önemli değişikliklerin yaşanması halinde planlı değerlendirme tarihinin beklenmeden güncellenmesine imkân tanıyor.</p>
<p>Fitch, Türkiye için bir sonraki planlı kredi notu gözden geçirme tarihinin 17 Temmuz 2026 olduğunu bildirdi.</p>
<p><strong>Enflasyon tahmini yüzde 27'ye çıktı</strong></p>
<p>Fitch, 2026 yılında cari açığın yüksek enerji fiyatları nedeniyle büyüyeceğini ve 2027'de daha da genişleyeceğini öngördü. Kuruluş, rezervlerin 2027 sonunda benzer ülkelerin ortalamasının altına düşeceği uyarısında bulundu. Eğer petrol fiyatları varil başına 20 dolar daha artarsa, cari açığın milli gelirin yüzde birinden fazla büyüyeceği ve enflasyonu ek olarak körükleyeceği belirtildi.</p>
<p>TCMB'nin 1 Mart'ta gecelik borç verme faizini yüzde 40'a taşıyarak fonlama maliyetini 300 baz puan artırması Fitch tarafından enflasyonla mücadelede para politikasının sıkı duruşunu sürdürme kararlılığının bir yansıması olarak değerlendirildi.</p>
<p>Fitch, enflasyon tahminini ise 2026 sonu itibarıyla 2 puan artırarak 27'ye yükseltti. Kurum 2027 yılı sonunda ise enflasyonun yüzde 21'e gerileyeceğini öngörüyor.</p>
<p>Yıl sonu büyüme beklentisi yüzde 3,6<br />Ayrıca Fitch, eşel mobilin yeniden devreye alınmasıyla sağlanan mali desteğin yüksek enerji fiyatlarının enflasyona yansımasının yaklaşık üçte ikisini absorbe ettiğini de vurguladı.</p>
<p>Kuruluş, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacının yüksek seyrini sürdürdüğüne de işaret etti. Açıklamada önümüzdeki 12 ay içinde vadesi dolacak dış borcun 239 milyar dolar seviyesinde olduğu ve bu tutarın döviz rezervlerine kıyasla yüksek kaldığı belirtildi.</p>
<p>Dış likiditenin ise 2025 sonundaki yüzde 82 seviyesinden 2027'de yaklaşık yüzde 98'e yükselmesinin beklendiği, ancak bu oranın hâlâ "BB" not grubunun yüzde 140 seviyesindeki medyanının altında kalacağı ifade edildi.</p>
<p>Büyüme tarafında ise Fitch, Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 3,6 büyümesini, 2027’de ise yüzde 4,2 ile ivme kazanacağını öngörüyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/fitch-turkiyenin-kredi-notunu-duragana-cevirdi-76834</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/11/fitch-ratings.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Fitch, Türkiye&#039;nin kredi notunu &quot;BB-&quot; olarak korurken, kredi notu görünümünü &quot;pozitif&quot;ten &quot;durağan&quot;a çevirdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/ali-taha-koc-4g-iletisim-5g-etkilesim-teknolojisidir-76833</guid>
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 18:19:00 +03:00</pubDate>
            <title> Ali Taha Koç: 4G iletişim, 5G etkileşim teknolojisidir</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Sapanca'da düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi'nde (UEZ 2026) günün üçüncü oturumu, Erten&amp;Erten Kurucu Ortağı Mehmet Erten moderatörlüğünde "Dijital Dönüşüm Liderleri: Geleceğin Şirketini İnşa Edenler" başlığıyla düzenlendi.</p>
<p>Oturuma Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Önder Güler ve MediaMarkt Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Hulusi Acar katıldı.</p>
<p>Turkcell Genel Müdürü Koç, oturumda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 1 Nisan itibarıyla yerli ve milli 5G sinyalini Turkcell gücüyle test etmeye başladığını belirterek, bu teknolojinin sadece hız değil ekonomik bir dönüşüm olduğunu vurguladı.</p>
<p>5G teknolojisinin 4G'den temel farkının etkileşim olduğuna işaret eden Koç, "4G teknolojisi, sadece insanlar için yapılmış son teknolojidir. 5G ise hem insanlar hem de makineler için yapılmış bir teknoloji. 4G, bir iletişim teknolojisiyken 5G, bir etkileşim teknolojisidir. İnsanın makineyle, makinenin makineyle etkileşime girdiği devasa bir ekosistemden bahsediyoruz." diye konuştu.</p>
<p>Koç, 5G'nin özellikle sanayi ve üretim sektöründe rekabetçiliği artıracağını belirterek, fabrikalardaki her birimin lokal ağda birbirine bağlanacağını söyledi.</p>
<p>Dijital dönüşümün sadece sanayide değil evlerde de başlayacağını ifade eden Koç, 5G'nin fiber altyapıdaki "port" ve "kazı" sorunlarına son vereceğini vurguladı.</p>
<p>Sabit kablosuz erişim (FWA) teknolojisiyle evlere fiber hızında internet sunacakları bilgisini paylaşan Koç, "Cep telefonunuzda 5G sinyali görüyorsanız vereceğimiz bir kutu sayesinde kablo derdi olmadan 1000 Mbps ve üzeri hızlara ulaşabileceksiniz. Bu, evden e-ticaret yapanlardan eğitim alan öğrencilere kadar herkesin dijital dönüşümüne önayak olacak." şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>"Türkiye'nin en büyük veri merkezi işletmecisiyiz"</strong></p>
<p>Ali Taha Koç, verinin sadece iletilmesinin yetmediğini, saklanması gerektiğini kaydederek, bu kadar veriyi oluşturduktan sonra bu verinin bir değerinin olduğunu söyledi.</p>
<p>Koç, "Bu veriyi sadece iletmek değil -Biz, o iletim aşamasındayız- bu veriyi saklamak, bu veriyi korumak ve aynı zamanda bu veriyi bir değere dönüştürmek diye bir boyut var yani veri esasında ilk ham madde, bir de güvenlik. Çok saklamayalım. Güvenli bir şekilde saklayalım." dedi.</p>
<p>Veri merkezi yatırımlarına değinen Koç, şöyle konuştu:</p>
<p>"Şu ana kadar 600 milyon avroluk bir yatırımımız var. Türkiye'nin 4 değişik yerinde, çok üstün kalitede müşterilerimize sunduğumuz. Gebze'de, Çorlu'da, İzmir'de ve Ankara Temelli'de olmak üzere veri merkezlerimiz var. Türkiye'nin en büyük veri merkezi işletmecisiyiz. Veriyi saklamak güzel bir hizmet, başarılı bir hizmet, karlı bir hizmet ama bu verinin ikinci aşaması olan bu veriden değer üretme kısmına geçmemiz gerekiyordu."</p>
<p><strong>"Her kurumda önemli faydalar sağlayacağız önümüzdeki 1-2 yıl içinde"</strong></p>
<p>Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Güler de Turkcell ile işbirliklerinin dünyadaki en iyi örneklerden olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Güler, "Önümüzdeki 10 yılda Türkiye'ye 2 milyar dolar yatırım yapacak Google Cloud. Bu yatırım, Türkiye ekonomisine olan güveni gösteriyor. Verimizin Türkiye'de kalması hassasiyetiniz varsa bu, çok önemli bir yatırım. Telekom şebekeniz büyüdükçe ekonomide bir büyüklük getiriyor. Teknolojiyi yeni baştan tanımlıyorsunuz. Şirketlerimizi gerçek zamanlı veri ile yönetirsek bu anlamlı oluyor. Gezegen boyutunda problemleri çözen teknolojileri buraya getirebiliyorsunuz. Bu platformların burada olması, bankacılık, sağlık gibi regüle sektörlerde daha fazla yer almalarını sağlayacaktır. Her kurumda önemli faydalar sağlayacağız önümüzdeki 1-2 yıl içinde." ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>"Perakendecilikte en önemli yatırımı kişiselleştirmeyle yapıyoruz"</strong></p>
<p>MediaMarkt Türkiye CEO'su Acar da başka bir tedarikçinin ürününü müşterileri ile buluşturduklarına işaret ederek, 50 yıllık perakendecilik modelleriyle faaliyet gösterdiklerini söyledi.</p>
<p>Acar, perakende modellerini 50 yıldır uyumlandırdıklarını belirterek, "Birinin bir yerde ürettiği kutuyu başka birine teslim ediyoruz. İş modelimiz buna dayanıyor. Güvensizlik olursa tüm yaptıklarınız çöp olur anında. Perakendecilikte en önemli yatırımı kişiselleştirmeyle yapıyoruz. Fiyat rekabetinden güven rekabetine geçiyorsunuz. Müşteri, sizinle bir alışveriş yaptığında şunu bilmek ister: 'Ben on-line'dan alırım, istediğim adrese gönderirim, bozulursa mağazaya veririm, onlar tamir ettirir ve dilersem kışlık evime gönderir. Ürünü iade ettiğimde para anında hesabıma geçer. Tüm bu süreçlerde hiç zorlanmam, her şey pürüzsüz ilerler.'" şeklinde konuştu.</p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/ali-taha-koc-4g-iletisim-5g-etkilesim-teknolojisidir-76833</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/3/3/1280x720/463-1775920927.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Uluslararası Ekonomi Zirvesi&#039;nde konuşan Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, &quot;4G teknolojisi, sadece insanlar için yapılmış son teknolojidir. 5G ise hem insanlar hem de makineler için yapılmış bir teknoloji. 4G, bir iletişim teknolojisiyken 5G, bir etkileşim teknolojisidir. İnsanın makineyle, makinenin makineyle etkileşime girdiği devasa bir ekosistemden bahsediyoruz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/uraloglu-toplam-50-adet-yerli-vagonu-ordumuzun-hizmetine-sunmus-olacagiz-76832</guid>
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 18:14:00 +03:00</pubDate>
            <title> Uraloğlu: Toplam 50 adet yerli vagonu, ordumuzun hizmetine sunmuş olacağız</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları AŞ (TÜRASAŞ) tarafından üretimi devam eden, ZACENS tipi sarnıç akaryakıt ve ikmal vagonları hakkında açıklama yaptı.</p>
<p>Yazılı açıklamasında, demiryollarının savunma açısından stratejik bir unsur olduğunu belirten Uraloğlu, bu anlayışla demiryollarında milli savunmanın gücüne güç katacak her türlü çalışmaya destek verdiklerini vurguladı.</p>
<p>Uraloğlu, TÜRASAŞ tarafından üretilen ve daha önce Milli Savunma Bakanlığına teslim edilen 9 adet akaryakıt ve ikmal vagonunun ardından yeni bir üretim sürecini başlattıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:</p>
<p>"Ülkemizin milli savunmasına, yerli vagon desteğimiz devam ediyor. Ordumuzun akaryakıt ve ikmal operasyonları için toplam 41 adet yeni ZACENS tipi sarnıç yük vagonunu üreteceğiz, böylelikle teslim ettiğimiz önceki 9 adetle birlikte toplam 50 adet yerli vagonu ordumuzun hizmetine sunmuş olacağız. Bu üretim, savunma sanayimiz ile ulaştırma sektörünün koordineli çalışmasının önemli bir göstergesidir. TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğünde tasarımından üretimine yerli ve milli imkanlarla yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda, üreteceğimiz vagonlarımız ordumuzun enerji kaynaklarının güvenli taşınmasında kritik rol üstlenecek, lojistik gücü artacak."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/uraloglu-toplam-50-adet-yerli-vagonu-ordumuzun-hizmetine-sunmus-olacagiz-76832</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/9/7/1280x720/bakan-uraloglu-1755603712.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Milli Savunma Bakanlığı için üretilecek akaryakıt ve ikmal vagonları hakkında açıklama yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, &quot;Teslim ettiğimiz önceki 9 adetle birlikte toplam 50 adet yerli vagonu, ordumuzun hizmetine sunmuş olacağız.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kacir-sanayi-uretim-duzeyi-pandemi-oncesinin-yuzde-31-daha-yukarisinda-76831</guid>
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 17:52:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kacır: Sanayi üretim düzeyi pandemi öncesinin yüzde 31 daha yukarısında</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi'nde (UEZ 2026) yaptığı konuşmada, küresel gelişmelere değindi.</p>
<p>Türkiye'nin küresel ticaretteki payını yüzde 0,55'lerden yüzde 1,07'ye yani iki misline, küresel üretim katma değerindeki payını yüzde 0,69'dan 1,38'e çıkarmayı başardığını bildiren Kacır, "Türkiye, 2002'de sadece 41 milyar dolar imalat sanayi katma değeri üretebilmişti. Geçtiğimiz yıl Türk sanayisi, 246 milyar dolar katma değer oluşturdu. 2002'den 2025'e 23 yıl geçti, dünya çok değişti. Ama dünyanın hızıyla gitmiş olsaydık, biz ancak 123 milyar dolar sanayi katma değeri üretmiş olacaktık. Yani ortaya koyduğumuz daha ileri performans sayesinde bunun tam iki misli 246 milyar dolar imalat sanayi katma değer üretmeyi başardık." diye konuştu.</p>
<p>Kacır, sektörlerin ihracat kabiliyetine işaret ederek, askeri insansız hava aracı pazarının küresel düzeyde üçte ikisinin Türk firmalarının elinde olduğunu vurguladı. Türkiye'nin pek çok başlıkta Avrupa'da ilk 5 üretici ülke arasında olduğuna dikkati çeken Kacır, gelecek dönemde atılacak adımlarla üretim kabiliyetlerini daha ileri seviyelere çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.</p>
<p>Avrupa'nın en büyük sanayi ülkelerinin halen pandemi öncesi üretim düzeylerinin çok gerisinde kaldığını aktaran Kacır, "Fransa'da üretim düzeyi pandemi öncesinin 2020 yılı ocak ayının halen yüzde 3 daha aşağısındadır. İtalya'da yüzde 5,4 daha aşağısındadır. Almanya'da üretim düzeyi 2020 yılı ocak ayının, yani bugünden 6 yıl öncesinin halen yüzde 11,8 daha gerisindedir. Türkiye'de ise sanayi üretim düzeyi 2020 yılı ocak ayının, yani pandemi öncesinin yüzde 31 daha yukarısındadır." ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>"Çin'den sonra rekabet gücü en hızlı yükselen ihracatçı ülkeyiz"</strong></p>
<p>Kacır, Türkiye'nin kurduğu güçlü sanayi altyapısı ve elde ettiği üretim, teknoloji, AR-GE, inovasyon ekosistemindeki dinamizm ve girişimciler sayesinde salgın döneminin ve sonrasının kazanan ülkelerinden olmayı başardığının altını çizerek, bu hikayede teknoloji seviyesinde elde edilen kazanımların büyük payı olduğunu dile getirdi. Geçen yıl 112 milyar dolar teknoloji seviyesi yüksek ve orta-yüksek düzeyde olan ürün ihracatı yapıldığını aktaran Kacır, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>"2025 yılı ihracatımıza baktığımızda, yüksek teknolojili ürünlerde yüzde 12,5, orta-yüksek teknolojili ürünlerde yüzde 10,6 artış yakaladığımızı görüyoruz. Son 5 yıla baktığımızda, Türkiye'nin ihracattaki artışının tamamının yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürünlerden geldiğini de ifade edebiliriz. Türkiye'nin ürün portföyü çok genişledi, rekabetçi olarak ihraç ettiğimiz ürün sayısı çok arttı ama bunun da ötesinde sahip olduğumuz coğrafi konumu, doğru lojistik yatırımları, bağlantısallık adımları sayesinde etkin şekilde değerlendirmeyi başardık ve rekabetçi olarak ihracat yaptığımız ülke sayısını 30 yıl öncesinin 2 mislinden daha ileri seviyeye taşıdık. Türkiye, Çin'den sonra Avrupa ortasına kadar uzanan geniş coğrafi kuşağın rekabet gücü en hızlı yükselen ihracatçı ülkesi oldu."</p>
<p><strong>"Milli gelirin yüzde 1,5'ini AR-GE'ye ayırdık"</strong></p>
<p>Kacır, milli gelirin yüzde 1,5'ini AR-GE'ye ayırdıklarını, bu oranın Avrupa'da önde gelen sanayi ülkeleriyle benzer seviyelerde olduğunu anlatarak, araştırma geliştirmeye ayrılan kaynağın 20 milyar dolara eriştiğini kaydetti.</p>
<p>Türk özel sektörünün her yıl 14 milyar dolara yakın araştırma, geliştirme yatırımı yaptığını aktaran Kacır, öte yandan 1 yılda yapılan patent başvuru sayısının 11 binleri aştığını ve 114 teknoparkta 12 bin 800'den fazla teknoloji girişiminin AR-GE ve inovasyon odaklı çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi. Bu başarı hikayesinde benzer ülkelerden ayrışılan temel unsurlardan birinin savunma sanayisi olduğunun altını çizen Kacır, şöyle devam etti:</p>
<p>"23 yıl öncesine döndüğümüzde, Türkiye'de tüm savunma ve havacılık sektörümüzün yılda 1 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklük taşıdığını görürken, şimdi yılda 20 milyar doların üzerinde bir satış geliri elde ediyor Türk savunma ve havacılık sektörü. İhracatımız 248 milyon dolardan 10 milyar doların üzerine çıktı. Türkiye, savunma ve havacılık ihracatında dünyada 11. sıraya yükseldi. Halihazırda 1400'den fazla araştırma geliştirme projesi, Türk savunma sanayisi tarafından icra ediliyor ve 150 milyar dolara yakın bir sözleşme büyüklüğüyle aslında gelecek 20 yılı hedefleyen bir perspektifle savunma ve havacılık sektörü büyümesini sürdürüyor."</p>
<p><strong>"Savunma ve havacılık sektöründeki başarılar altın tepside sunulmadı"</strong></p>
<p>Kacır, bu yolculuğun Türkiye açısından kolay olmadığını, savunma ve havacılık sektöründe elde edilen başarıların başkaları tarafından altın tepside sunulmadığını söyledi. Türkiye'nin bütün alt sistemleri çekirdek teknolojilerine kadar çoğu zaman kendi imkanlarıyla geliştirdiğini anlatan Kacır, şunları kaydetti:</p>
<p>"Bu elbette projelerimizin süresini belki uzattı, belki maliyetlerimizi artırdı ama nihayetinde bize öyle bir kabiliyet kazandırdı ki şimdi Türk savunma sanayisi harp paradigmasını değiştiren pek çok unsurda dünyada ilk 5 ülke arasına girmiş oldu. Bütün bu zorluklar aslında yeni nesil savunma sanayisi teknolojilerinde Türkiye'nin pek çok emsal ülkenin tek başına sahip olmadığı bir kabiliyet seviyesine erişmesini beraberinde getirdi. Hedefimiz, bir yandan savunma sanayisinde bu yolculuğu güçlü şekilde sürdürürken, 1400'den fazla projeyi başarılı şekilde nihayete erdirme gayretine devam ederken, bir yandan da bütün bu imkan ve kabiliyetleri sanayinin diğer sektörleriyle daha etkileşimli hale getirebilmek."</p>
<p><strong>"Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi programının ölçeği 500 milyar lira"</strong></p>
<p>Kacır, yüksek teknoloji yatırımlarını çok daha güçlü şekilde teşvik ettiklerini, Merkez Bankası ile birlikte Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi programını başlattıklarını ve programın ölçeğinin 500 milyar lira olduğunu bildirdi. Şimdiye kadar 77 projeyi, program kapsamında desteklediklerini aktaran Kacır, projelerin toplam büyüklüğünün 400 milyar liranın üzerinde olduğunu vurguladı.</p>
<p>HIT-30 programına değinen Kacır, bu kapsamda 2030'a kadar 30 milyar dolar devlet desteği öngörülen mobilite, sağlıklı yaşam, dijital teknolojiler, haberleşme, uzay, yeşil enerji ve yarı iletkenler gibi başlıklarda, Türkiye'de hayata geçecek büyük ölçekli yatırımların güçlü şekilde desteklendiğini anlattı.</p>
<p><strong>"2026, Türkiye'nin nükleer enerjiden faydalanmaya başladığı bir yıl olacak"</strong></p>
<p>Kacır, navigasyon altyapısının ve harita yazılımlarının yerli ve milli olarak geliştirildiğine işaret ederek, yıl sonu itibarıyla yerli uygulamaların kullanıldığı bir düzeye gelmesini amaçladıklarını söyledi.</p>
<p>Yerli nükleer reaktör geliştirme projesinin sivil alanda attıkları en stratejik adımlardan biri olduğuna dikkati çeken Kacır, Türkiye'nin nükleer enerji hikayesini hatırlattı. Türkiye'nin bu alanda önemli bir adımı Akkuyu Projesi ile attığını anımsatan Kacır, "2026, Türkiye'nin nükleer enerjiden faydalanmaya başladığı bir yıl olacak ve peşinden de Akkuyu'nun ikinci, üçüncü, dördüncü fazları inşallah inşa edilecek ve yine ikinci, üçüncü büyük nükleer enerji santral projelerini inşallah Türkiye hayata geçirecek." diye konuştu.</p>
<p>Kacır, Türkiye'nin 2030'a kadar kendi nükleer modüler reaktörünü geliştirmesi için bir program yürüttüklerini, böylece kendi nükleer enerjisini üretebilen bir ülke olma yolunda çok kritik bir adım atılmış olacağını kaydetti.</p>
<p><strong>"Türk sanayinin gelecek 30 yılki büyüme haritasını oluşturduk"</strong></p>
<p>Teknoloji Hamlesi Programı'nın, teşvik sisteminin ana unsurlarının başında geldiğini dile getiren Kacır, bugüne kadar 216 projeyi desteklediklerini ve yaklaşık 200 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip bu projeler tamamlandığında, ticaret dengesine yılda 12 milyar dolar katkı sağlayacağının altını çizdi.</p>
<p>Kacır, yerel kalkınma hamlesine değinerek, tarım, hayvancılık, turizm, sağlık, madencilik gibi farklı sektörlerdeki fırsatların değerlendirilmesi ve gelişmişlik seviyesi daha ileri düzeyde olan şehirlerde yaratıcı endüstriler gibi başlıklarda yeni yatırımların harekete geçmesiyle, 81 ilin topyekun kalkınmasını hedeflediklerini vurguladı.</p>
<p>Geçen yıl ilan ettikleri yeni teşvik sisteminde, her bir projeye 301 milyon liraya kadar finansman desteği sağladıklarını hatırlatan Kacır, doğrudan hibe desteklerini getirdiklerini aktardı. Sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi daha geride olan şehirlerde, istihdamı önceliklendirmeye devam ettiklerini anlatan Kacır, 24 şehirde yapılan yatırımlarda, 14 yıla kadar çalışanların sigorta primlerini bakanlık olarak karşıladıklarını belirtti. Ulaştırma, demir yolu ve liman yatırımlarında pek çok parametreye dikkat ederek Türk sanayinin gelecek 30 yılki büyüme haritasını oluşturduklarına işaret eden Kacır, Türkiye’nin yaklaşık 160 bin hektar planlı sanayi alanı büyüklüğü olduğuna işaret etti.</p>
<p><strong>"Terminal İstanbul'un küçük bir fazını haziranda açacağız"</strong></p>
<p>Kacır, KOSGEB eliyle son dönemde KOBİ'lere çok güçlü destekler vermeye başladıklarını belirterek, "115 bin KOBİ'nin son 2 yılda yaklaşık 64 milyar lira uygun koşullu finansmana erişmelerini mümkün kıldık. Türkiye'de kurulan yeni girişimlere sunduğumuz destekleri birkaç misli artırdık. Son 2 yılda 40 bine yakın girişimciye 3,5 milyar liraya yakın kaynak sağladık." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Sanayinin son dönemde sıkı para politikası nedeniyle finansmana erişimde yaşayabileceği zorlukları azaltmak için başka programları da devreye aldıklarına değinen Kacır, 15 banka katılımıyla 100 milyar liralık selektif kredi programı ilan ettiklerini, tüm sanayi sektörlerinde 33 puan maliyetlerle 6 ay geri ödemesiz 3 yıla kadar uzanan vadelerle finansman imkanlarını sanayicilere sunduklarını ve gelecek dönemde bu imkanları daha da çeşitlendireceklerini bildirdi.</p>
<p>Kacır, Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji girişimciliği merkezine dönüştürdüklerini anlatarak, "Küçük bir fazı inşallah mayıs sonunda tamamlayacağız, haziranda açacağız. İnşallah bir yıl sonra Terminal İstanbul projesinin yüzde 50'sini tamamlamış ve hizmete sunmuş, iki yıl içinde de tüm Atatürk Havalimanı terminal binalarını kuluçka ve hızlandırma programları ağırlıklı olarak uygulanacak, Türkiye'nin en büyük teknoparkı ve aynı zamanda dünyanın en büyük teknoloji girişimciliği merkezine dönüştürmüş olacağız." şeklinde konuştu.</p>
<p>Teknoloji girişimleri için yatırım hacminin çok önemli olduğunu vurgulayan Kacır, önceki dönemde, yıllık ortalama 100-150 milyon dolar girişim sermayesi yatırımı gerçekleşmekteyken, son 5 yılda Türkiye'de teknoloji girişimlerine yapılan yatırımların ortalama büyüklüğünün yıllık 1,1 milyar dolara yükseldiğine dikkati çekti.</p>
<p><strong>"Hibrit roket teknolojisinde Türkiye dünyada ilk 4 ülke arasında"</strong></p>
<p>Kacır, Somali'de inşa ettikleri Türk Uzay Limanı'na değinerek, çalışmaların başladığını ve inşaata geçildiğini, ilk etap tamamlandığında limanın hizmet sunmaya başlayacağını aktardı.</p>
<p>Bazı teknolojilerde sahip olunan özgün kabiliyetlerle, yeni fırsatlar oluşturmayı hedeflediklerine dikkati çeken Kacır, şöyle devam etti:</p>
<p>"Hibrit roket teknolojisinde Türkiye, dünyada ilk 4 ülke arasında. Eğer, bu teknolojiyi uzayda farklı uygulamalarda değerlendirebilir, bu teknolojiye tarihçe kazandırabilirsek, uyduların yörüngeler arası transferini sağlayacak uzay araçlarını rekabetçi şekilde üretebilir ve dünyaya pazarlayabiliriz. Hem bu araçları, hem bu hizmetleri pazarlayabiliriz. Burada, stratejik kazanımların yanında, ekonomik olarak da büyük bir değer var. Uzay ekonomisi, yılda 1 trilyon dolara yaklaşacak. Türkiye'nin, bu alanda iddialı bir oyuncu olmasını sağlamak için başkalarının yaptıklarından farklı işler yapması ve yeni teknolojilerde fark yaratabilmesi lazım."</p>
<p>Kacır, yapay zeka stratejisine ilişkin son gelişmeleri de paylaşarak, "2030 Yapay Zeka Stratejimizi inşallah haziranda kamuoyuyla paylaşacağız. Toplumun da bu sürece katılımı için çağrı yapmıştık ve dün o çağrımız tamamlandı, muazzam ilgi gördü. Binlerce fikir, proje paylaşıldı. Onları da etkin şekilde değerlendireceğiz ve Türkiye'nin yeni yapay zeka yol haritasını, altyapı, insan kaynağı, sektörel uygulama perspektifi, özgün büyük dil modelleri gibi başlıkları içerecek şekilde özellikle yapay zeka girişimlerini daha güçlü şekilde destekleyeceğimiz yeni fon yapılarını da kamuoyuyla paylaşarak inşallah duyuracağız." dedi.<br /><br /></p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kacir-sanayi-uretim-duzeyi-pandemi-oncesinin-yuzde-31-daha-yukarisinda-76831</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/3/1/1280x720/kacir-1775919404.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Uluslararası Ekonomi Zirvesi&#039;nde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, &quot;Türkiye&#039;de sanayi üretim düzeyi 2020 yılı ocak ayının, yani pandemi öncesinin yüzde 31 daha yukarısındadır.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/husamettin-cindoruk-hayatini-kaybetti-76825</guid>
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 13:14:00 +03:00</pubDate>
            <title> Hüsamettin Cindoruk yaşamını yitirdi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, çeşitli rahatsızlıklar nedeniyle tedavi gördüğü Koç Üniversitesi Hastanesi'nde hayatını kaybetti.</p>
<p>Türk hukukçu ve siyasetçi Cindoruk, 1933 yılında İzmir'de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirmesinin ardından avukatlık mesleğini icra etmeye başlayan Cindoruk siyasi kariyerine ilk adımını Demokrat Partide attı.</p>
<p>DYP Genel Başkanlığına 1985'te seçilen Hüsamettin Cindoruk, 1987'de siyasi yasakların kalkmasının ardından genel başkanlığı Süleyman Demirel'e bıraktı. 16 Kasım 1991'de TBMM Başkanı seçilen Cindoruk, 1 Ekim 1995'e kadar TBMM Başkanlığı yaptı. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümünün ardından 17 Nisan 1993 ila 16 Mayıs 1993 tarihlerinde vekaleten Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi.</p>
<p>Süleyman Demirel cumhurbaşkanı seçilince Tansu Çiller'in Doğru Yol Partisi Genel Başkanı olmasının ardından Cindoruk, Demokrat Türkiye Partisini kurdu.</p>
<p>Parti 1999 genel seçimlerinde barajı aşamayarak Meclis dışında kaldı. Cindoruk, bu seçimin ardından Demokrat Türkiye Partisi Genel Başkanlığından ayrıldı.</p>
<p>Cindoruk, 16 Mayıs 2009 tarihinde yapılan Demokrat Parti 5. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde, 3. turda 559 oy alarak partinin genel başkanlığına seçildi, Demokrat Parti ile Anavatan Partisi'nin birleşme sürecinde rol aldı.</p>
<p>İki parti 31 Ekim 2009 tarihinde Demokrat Parti çatısı altında bütünleşti ve Hüsamettin Cindoruk da bu bütünleşmenin başındaki isim oldu. Siyasi kariyerini Demokrat Parti Genel Başkanı olarak Ocak 2011'e kadar sürdürdü.</p>
<p><strong>Özel'den taziye</strong></p>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cindoruk için taziye dileklerini iletti.</p>
<p>Özel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Türk siyasetinin müstesna ismi, TBMM Başkanlığı ve vekaleten Cumhurbaşkanlığı görevlerinde bulunmuş Hüsamettin Cindoruk'un vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Bir ömrü hukuka, Meclisin itibarına ve demokratik siyaset geleneğine adayan Sayın Cindoruk; makamların ağırlığını, emaneti taşımasını ve zamanı gelince devretmesini bilen bir devlet adamıydı. Genç yaşta hukukçu olarak başladığı yolculukta, darbe dönemlerinin gölgesine rağmen demokratik meşruiyetten yana duruş sergilemesi, hayatındaki en kıymetli izlerden biri olarak hatırlanacaktır. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı. </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/husamettin-cindoruk-hayatini-kaybetti-76825</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/2/5/1280x720/husamettin-cindoruk-1775902626.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/haftanin-en-cok-kazandirani-borsa-76824</guid>
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 13:02:00 +03:00</pubDate>
            <title> Haftanın en çok kazandıranı borsa</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 8,79 yükselişle 14.073,79 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 12.876,31 puanı, en yüksek 14.073,79 puanı gördü.</p>
<p>Borsa İstanbul'da aynı dönemde teknoloji endeksi yüzde 15,74 artışla 46.439,95 puana, mali endeks yüzde 7,81 artışla 19.502,42 puana, hizmetler endeksi yüzde 7,74 yükselişle 12.931,07 puana ve sanayi endeksi yüzde 4,70 kazançla 17.169,51 puana yükseldi.</p>
<p><strong>Ral Yatırım en çok prim yapan hisse</strong></p>
<p>Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 30,40 ile Ral Yatırım Holding ilk sırada yer aldı. Ral Yatırım Holding'i yüzde 27,59 ile Gülermak Ağır Sanayi ve yüzde 24,58 ile Kontrolmatik Teknoloji Enerji ve Mühendislik izledi.</p>
<p>En çok değer kaybeden hisseler ise yüzde 27,25 ile Efor Yatırım Sanayi ve Ticaret AŞ, yüzde 16,13 ile DAP Gayrimenkul Geliştirme AŞ ve yüzde 9,93 ile Kiler Holding oldu.</p>
<p>Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 617 milyar 160 milyon lirayla ASELSAN, 613 milyar 200 milyon lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ ve 589 milyar 680 milyon lirayla Garanti BBVA oldu.</p>
<p><strong>Altın ve döviz yükseldi</strong></p>
<p>24 ayar külçe altının gram fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 2,28 artışla 6 bin 858 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı yüzde 2,27 yükselişle 46 bin 199 liraya çıktı. Çeyrek altının satış fiyatı da yüzde 2,28 değer kazanarak 11 bin 487 lira oldu.</p>
<p>Doların satış fiyatı yüzde 0,15 artarak 44,6590 liraya yükselirken, euronun satış fiyatı da yüzde 1,69 artışla 52,4150 lira oldu.</p>
<p>Geçen hafta 59,065 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 1,89 artışla 60,1800 liraya yükseldi.</p>
<p>İsviçre frangı da yüzde 1,54 artışla 56,818 liradan alıcı buldu.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/haftanin-en-cok-kazandirani-borsa-76824</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/01/borsa-istanbul-2.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Borsa İstanbul&#039;da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 8,79 yükselişle tamamladı. 24 ayar külçe altının gram fiyatı yüzde 2,28, cumhuriyet altınının satış fiyatı yüzde 2,27, çeyrek altının satış fiyatı da yüzde 2,28 arttı. Doların satış fiyatı yüzde 0,15, euronun da yüzde 1,69 yükseldi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/mg-international-sponsorlugunda-marie-claire-odulleri-ilk-kez-turkiyede-duzenlendi-76857</guid>
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 13:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Marie Claire Ödülleri ilk kez Türkiye’de düzenlendi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <h2>Kocaeli</h2>
<p>Parfüm dünyasının küresel ölçekte en prestijli organizasyonlarından biri olan Marie Claire Fragrance Awards, MG International Fragrance Company’nin platin sponsorluğunda bu yıl ilk kez Türkiye’de düzenlendi. İstanbul’da gerçekleştirilen Marie Claire Türkiye Parfüm Ödülleri, uluslararası standartları Türkiye’nin köklü koku kültürüyle buluşturarak sektör açısından önemli bir dönüm noktası oldu.</p>
<p>Kokunun hafıza üzerindeki güçlü etkisinin vurgulandığı gecede, Türkiye’nin bu alandaki birikimi ilk kez bu ölçekte uluslararası bir platformda sahneye taşındı. Organizasyonun, Türkiye’nin koku sektöründeki potansiyelini küresel ölçekte görünür kılarken, sektörde yeni bir dönemin kapısını araladığı belirtildi.</p>
<p><img src="https://i.ekonomim.com/storage/files/images/2026/04/12/whatsapp-image-2026-04-12-at-17-vtpc.jpg" alt="" width="1280" height="853" /></p>
<p>İstanbul’da düzenlenen ödül töreni; gelenek ile inovasyonu, yerel miras ile küresel vizyonu bir araya getiren çok katmanlı bir atmosfer sundu. Türkiye’nin köklü kolonya markalarından niş parfüm evlerine, yaratıcı parfümörlerden uluslararası koku otoritelerine kadar sektörün farklı temsilcileri aynı çatı altında buluştu. Organizasyon, koku dünyasının dikkatini İstanbul’a çekerken, Türkiye’nin küresel koku pazarındaki konumunu güçlendiren simgesel bir buluşma olarak öne çıktı.</p>
<p>Gecenin öne çıkan anlarından biri, Fransız koku tarihinin saygın isimlerinden, şövalye nişanlı tarihçi ve koku uzmanı Élisabeth de Feydeau’nun sahneye çıkmasıyla yaşandı. Feydeau, Türk parfüm sektörünün gelişiminde önemli rol oynayan MG International Onursal Başkanı Mişel Gülçiçek’e “Yaşam Boyu Hizmet Ödülü”nü takdim etti.</p>
<p><img src="https://i.ekonomim.com/storage/files/images/2026/04/12/whatsapp-image-2026-04-12-at-17-lnwg.jpg" alt="" width="1280" height="853" /></p>
<h2>“Koku kültürümüzü global ölçekte yeniden konumlandıran bir organizasyon”</h2>
<p>MG International Kurumsal İletişim Direktörü Duygu Beşbıçak, “Marie Claire Türkiye Parfüm Ödülleri’nin ülkemizde ilk kez hayata geçirilmesi, Türkiye’nin köklü koku mirasının ve güçlü üretim kapasitesinin uluslararası alanda hak ettiği görünürlüğe ulaşması açısından son derece değerli ve stratejik bir adım. Bu organizasyon, koku kültürümüzü global ölçekte yeniden konumlandıran güçlü bir vitrin sunuyor. MG International olarak, bu zengin mirası global vizyonumuzla ileriye taşımayı önceliğimiz olarak görüyoruz. Bu tür platformların, Türkiye’nin koku alanındaki benzersiz hikâyesini daha geniş kitlelere ulaştıracağına ve katma değer sağlayan yeni iş birliklerine zemin hazırlayacağına inanıyoruz. Ayrıca birlikte çalıştığımız değerli markaların bu prestijli platformda ödüllendirilmesinden büyük mutluluk duyuyor, başarılarını tebrik ediyoruz. Bu buluşmanın Türkiye’yi dünya koku sahnesinde daha güçlü bir konuma taşıyacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><img src="https://i.ekonomim.com/storage/files/images/2026/04/12/whatsapp-image-2026-04-12-at-17-rh9o.jpg" alt="" width="1066" height="1600" /></p>
<p><img src="https://i.ekonomim.com/storage/files/images/2026/04/12/whatsapp-image-2026-04-12-at-17-khsr.jpg" alt="" width="1066" height="1599" /></p>
<p><img src="https://i.ekonomim.com/storage/files/images/2026/04/12/whatsapp-image-2026-04-12-at-17-e6ii.jpg" alt="" width="1066" height="1600" /></p>
<p><img src="https://i.ekonomim.com/storage/files/images/2026/04/12/whatsapp-image-2026-04-12-at-17-dn1f.jpg" alt="" width="1066" height="1599" /></p>
<p><img src="https://i.ekonomim.com/storage/files/images/2026/04/12/whatsapp-image-2026-04-12-at-17-mdqh.jpg" alt="" width="1066" height="1600" /></p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/mg-international-sponsorlugunda-marie-claire-odulleri-ilk-kez-turkiyede-duzenlendi-76857</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/5/7/1280x720/mg-international-sponsorlugunda-marie-claire-odulleri-ilk-kez-turkiyede-duzenlendi-1776026030.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Parfüm dünyasının prestijli organizasyonlarından Marie Claire Fragrance Awards, ilk kez Türkiye’de gerçekleştirildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kamu-bankalarinin-yonetim-kurulu-uyelerinin-yakinlarina-kredi-kullandirmasina-yeni-sinirlama-76820</guid>
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 11:43:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kamu bankalarının yönetim kurulu üyelerinin yakınlarına kredi kullandırmasına yeni sınırlama</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Kamu bankalarında yönetim kurulu üyelerinin yakınlarının kredi kullanımına ilişkin sınırlama genişletilerek ikinci dereceye kadar akrabaları da kapsama dahil edildi.</p>
<p>Hazine ve Maliye Bakanlığından edinilen bilgiye göre, kamu bankaları arasında yer alan Ziraat Bankası, Halkbank ve VakıfBank'ın olağan genel kurulları 9 Nisan'da İstanbul'da gerçekleştirildi.</p>
<p>Genel kurullarda yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin seçiminin yanı sıra yönetim kurulu üyelerinin yakınlarının bu bankalardan kredi kullanımına ilişkin bir sınırlamaya da yer verildi.</p>
<p>Bankacılık Kanunu (5411 sayılı) uyarınca banka yönetim kurulu üyeleri ile eşleri ve velayetleri altındaki çocuklarının, ilgili bankadan kredi ve kredi kartı kullanımında belirli sınırlamaları bulunurken, bu kişiler yönetim kurulu üyelerinin aylık net ücretinin 5 katını aşmamak üzere kredi kullanabiliyor. Ayrıca, aylık net ücretlerin 3 katını aşmamak üzere de çek karnesi ve kredi kartı kullanabiliyor.</p>
<p>Dün gerçekleştirilen genel kurullarda söz konusu sınırlama, eş ve velayet altındaki çocuklarla birlikte ikinci dereceye kadar akrabaları da kapsayacak şekilde genişletildi. Böylece yönetim kurulu üyelerinin anne, baba, kardeş gibi yakınları da kişinin yönetim kurulunda bulunduğu bankadan kanundaki sınırlar çerçevesinde kredi, çek karnesi ve kredi kartı kullanabilecek. Belirtilen kişilerce bu sınırların üzerinde kullanım yapılması mümkün olmayacak.</p>
<p>Değişikliğin kapsamına Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından sübvanse edilen Hazine faiz destekli krediler dahil edilmedi. Bilindiği üzere tarımsal üreticilere bu krediler Ziraat Bankası, Ziraat Katılım Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla, esnaf ve sanatkarlara ise Halkbank tarafından sunuluyor. Söz konusu kredilerin sadece belirli kamu bankaları tarafından kullandırılması dikkate alınarak kişilerin bu kredilere erişiminin kısıtlanmaması da gözetilmiş oldu.</p>
<p>Genel kurullarda yapılan söz konusu değişiklik, Hazine ve Maliye Bakanlığının kurumsal yönetimin dayandığı temel ilkeler olan hesap verebilirlik, sorumluluk ve şeffaflık ilkelerini kamu işletmelerinde daha üst noktalara çıkarma çabasının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.</p>
<p>(AA)</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kamu-bankalarinin-yonetim-kurulu-uyelerinin-yakinlarina-kredi-kullandirmasina-yeni-sinirlama-76820</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/2/3/1280x720/lira-tl-kredi-1759492281.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Hazine ve Maliye Bakanlığı, kamu bankalarında yönetim kurulu üyelerinin yakınlarına yönelik kredi kullanımına ilişkin sınırlama genişletilerek ikinci dereceye kadar akrabaların da kapsama dahil edildiğini bildirdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/tukid-kirtasiyede-guvenli-urun-orani-ilk-kez-yuzde-9933e-cikti-76818</guid>
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 11:33:00 +03:00</pubDate>
            <title> TÜKİD: Kırtasiyede güvenli ürün oranı ilk kez yüzde 99,33&#039;e çıktı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) uzun süredir öncü rol üstlendiği "güvenli ürün" yaklaşımının sahadaki yansımalarının güçlü şekilde alındığını bildirdi.</p>
<p>Dernekten yapılan açıklamaya göre, Ticaret Bakanlığının geçen eğitim sezonu öncesinde gerçekleştirdiği kapsamlı denetimlerin ortaya koyduğu tablo, kırtasiye sektöründe kalite ve güvenlik standartlarının sürdürülebilir biçimde yükseldiğini gösterdi. Bu kapsamda 2025'te 81 ilde yürütülen denetimlerde 5 bin 50 kırtasiye reyonundaki 722 bin 528 ürün incelendi, güvenli ürün oranı yüzde 99,33 seviyesine ulaştı.</p>
<p>Türkiye kırtasiye pazarının geçen yıl nominal büyümesini sürdürdüğü belirtilen açıklamada, büyümenin yazım gereçleri, okul ve ofis kırtasiyesi ile kağıt ürünleri kategorilerinde yoğunlaştığı ve sektörün çok kanallı yapısıyla daha esnek ve dirençli görünüm kazandığı ifade edildi.</p>
<p>Açıklamada, "Kırtasiye sektöründe talep, artık yalnızca okul sezonuna sıkışmıyor, yıl geneline yayılan daha dengeli tüketim eğilimi öne çıkıyor. Türkiye genelinde yaklaşık 10 bin kırtasiyeci hem bireysel hem de kurumsal müşterilere hizmet veriyor." denildi.</p>
<p><strong>"Güvenli ürün, kalıcı bir sektör standardı"</strong></p>
<p><strong><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/69da09a1807cf-1775896993.jpg" alt="" width="675" height="497" /></strong>Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, güvenli ürün konusunun dönemsel bir gündem değil sektörün temel önceliği olduğunu belirtti.</p>
<p>Güvenli ürün anlayışının sektör için kampanya değil kalıcı sektör standardı olduğunu vurgulayan Keresteci, "Üretici ve tedarikçilerimizle birlikte yürüttüğümüz çalışmaların sahada karşılık bulduğunu görmek son derece kıymetli. Bugün geldiğimiz noktayı yeterli görmüyor, bu standardı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Keresteci, kamu kurumlarıyla kurulan işbirliğinin önemine dikkati çekerek, ürün güvenliği konusunda ilgili tüm kamu otoriteleriyle koordinasyon halinde çalıştıklarını, denetim mekanizmalarının etkinliği arttıkça sektörün genel kalite seviyesinin yukarı taşındığını ve nihai hedeflerinin, güvenli ürün oranının tam uyum seviyesine ulaştırmak olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>"Sektörümüzün sürdürülebilir büyümesine katkı sunmayı hedefliyoruz"</strong></p>
<p>Keresteci, 2026 yılında da güvenli ürün yaklaşımını merkeze almaya devam edeceklerini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>"Önümüzdeki dönemde odağımızda sürdürülebilir rekabetin güçlendirilmesi, yerli üretimin katma değerinin artırılması, ihracatta pazar çeşitliliğinin genişletilmesi ve kırtasiyecilerimizin dijital çağda daha güçlü bir konuma taşınması yer alıyor. Bu doğrultuda sektör paydaşlarımızla işbirliğimizi daha da derinleştirerek kırtasiye sektörümüzün sürdürülebilir büyümesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Ayrıca bu vizyonun önemli bir yansıması olarak, 10 yıl aranın ardından İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek İstanbul Kırtasiye Fuarı’nda da belirli kalite ve güvenlik standartlarını karşılayan ürünlerin yer almasına özen gösterilecek. Fuar, güvenli ürün yaklaşımının sektörel ölçekte görünür kılındığı önemli bir platform olacaktır."</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/tukid-kirtasiyede-guvenli-urun-orani-ilk-kez-yuzde-9933e-cikti-76818</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/08/kirtasiye.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ticaret Bakanlığının 2025&#039;teki denetimlerinde güvenli ürün oranının ilk kez yüzde 99,33’e yükseldiği bildirildi. TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, &quot;Üretici ve tedarikçilerimizle birlikte yürüttüğümüz çalışmaların sahada karşılık bulduğunu görmek son derece kıymetli. Bugün geldiğimiz noktayı yeterli görmüyor, bu standardı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.&quot; açıklaması yaptı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/forda-314-milyar-tllik-proje-bazli-devlet-destegi-76812</guid>
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 10:10:00 +03:00</pubDate>
            <title> Ford&#039;a 31,4 milyar TL&#039;lik proje bazlı devlet desteği</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ford Trucks'ın Avrupa pazarındaki büyümesini desteklemeye yönelik yatırımlar için yapılan teşvik başvurusunun onaylandığı bildirildi.</p>
<p>Ford Otomotiv tarafından konuya ilişkin Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) açıklama yapıldı.</p>
<p>Ford Trucks operasyonlarının Avrupa pazarındaki büyümesini desteklemeye yönelik yatırım planlarına ilişkin teşvik sürecinde yaşanan gelişmenin paylaşıldığı açıklamada "Şirketimiz tarafından Ford Trucks operasyonlarımızın Avrupa pazarındaki büyümesini desteklemek amacıyla, henüz fizibilite çalışmaları ve sözleşme görüşmeleri ile onay süreçleri devam eden, Euro-7 emisyon standartlarına uyum, sıfır emisyon özelliklerine sahip araç üretimi ve Avrupa Birliği Doğrudan Görüş Düzenlemesi'ne uygun kabin dönüşümü yatırımları projeleri için yürütülen ön çalışmalar kapsamında yapılan teşvik başvurusunun onaylanarak şirketimize proje bazlı devlet yardımı verilmesinin uygun görüldüğü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından bildirilmiştir." denildi.</p>
<p>Açıklamada, proje bazlı devlet yardımına konu tutarın 31 milyar 389 milyon lira olduğu belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:</p>
<p>"Onaylanan teşvik, söz konusu projeler kapsamında şirketimizce 2031 yılının sonuna kadar ilgili yatırımların yapılmasını ve ilave yaklaşık 500 çalışan istihdam edilmesini öngörmektedir. Yatırımların, pazarın gelişimi, teknolojik dönüşümün seyri ve altyapı hazırlıkları doğrultusunda 2026 ve izleyen yıllarda kademeli olarak gerçekleştirilmesi öngörülmektedir. Söz konusu yatırımlarla ilgili çalışmalar devam etmekte olup, öngörülen projeler kapsamında yapılacak yatırımların tamamı için henüz nihai karar alınmamıştır."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/forda-314-milyar-tllik-proje-bazli-devlet-destegi-76812</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/2/4/1/1280x720/ford-trucks-1765808089.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ford Otomotiv, Ford Trucks&#039;ın Avrupa pazarındaki büyümesini desteklemeye yönelik yatırımlar için yaptığı teşvik başvurusunun 31,4 milyar liralık proje bazlı devlet desteğine uygun görüldüğünü duyurdu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gtude-nobel-soylesileri-kapsaminda-prof-dr-morten-meldal-ogrencilerle-bulustu-76845</guid>
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 10:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> GTÜ’de &#039;Nobel Söyleşileri&#039; kapsamında Prof. Dr. Morten Meldal öğrencilerle buluştu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/KOCAELİ</strong></p>
<p>Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) ve Kimyagerler Derneği iş birliğiyle GTÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Nobel Söyleşileri”, bilim dünyasının en saygın isimlerinden birine ev sahipliği yaptı. 2022 Nobel Kimya Ödülü sahibi Danimarkalı bilim insanı Prof. Dr. Morten Meldal, moleküllerin hızlı ve güvenilir şekilde bağlanmasını sağlayan bakır katalizli azit-alkin siklokatılma (CuAAC) reaksiyonunun keşfi ve geliştirilmesine yönelik katkılarını ve bilimsel vizyonunu GTÜ’lü akademisyen ve öğrencilerle paylaştı.</p>
<p>Programa, GTÜ Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, GTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Damla Arısan, Kimyagerler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Atici öğrenciler, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri, vatandaşlar, protokol ve basın mensupları katıldı.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="https://i.ekonomim.com/storage/files/images/2026/04/12/3-fkzw.jpg" alt="" width="700" height="466" /></p>
<h2>“Bilim varsa gelecek vardır”</h2>
<p>Kimyagerler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Atici konuşmasında, kimyanın insanlığın geleceğini şekillendiren disiplin olduğunu belirterek; "Bilim varsa gelecek vardır; kimyaya yapılan yatırım insanlığın geleceğine yapılan yatırımdır" şeklinde konuştu.</p>
<p>GTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Damla Arısan’ın açılış konuşmasıyla başladı. Arısan, bu buluşmanın üniversitenin temel bilimler ve kimya alanındaki küresel başarısını taçlandıran, "hayat boyu hatırlanacak" özel bir gün olduğunu ifade etti.</p>
<h2>“Kimya Her Şeydir”</h2>
<p>Prof. Dr. Morten Meldal, “Kimya her şeydir, evrendeki tüm süreçler moleküler mimariyle işlenir. Danimarka’daki çocukluk yıllarımda ailemin çiftliğinde yaptığım deneyler kimyaya olan ilgimi şekillendirdi; yaşamın sınırlı sayıda atomun birleşimiyle oluştuğunu o yıllarda fark ettim. 1990’larda başlayan kariyerim ise 2000’li yıllarda klik kimyasının temel taşlarından biri olan CuAAC reaksiyonuna evrildi. Bu yöntem, Alzheimer ve kanser gibi hastalıklara yönelik araştırmalarda önemli uygulama alanları sunuyor. Klik kimyası, molekülleri adeta lego parçaları gibi birleştirme gücüne sahip; ilaç geliştirmeden malzeme bilimine kadar sınırsız bir potansiyel sunuyor” dedi.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="https://i.ekonomim.com/storage/files/images/2026/04/12/2-gtva.jpg" alt="" width="700" height="466" /></p>
<h2>“Kimya erken yaşlardan itibaren görselleştirilerek öğretilmeli”</h2>
<p>Gelecek nesillere bilimi sevdirmek için yaratıcılığın önemine dikkat çeken Morten Meldal, “Kimya erken yaşlardan itibaren görselleştirilerek öğretilmeli. Molekülleri Lego parçaları gibi birleştirebildiğimiz ‘Molego’ yaklaşımı bu açıdan çok önemli. Başarı yalnızca teknik bilgiyle sınırlı değil; empati ve güçlü iletişim becerileriyle tamamlanır. Siz gençler, geleceğin bilimsel mükemmeliyetini temsil ediyorsunuz” dedi.</p>
<h2>“Gençlere tavsiyem, her zaman doğru olanı yapmalarıdır”</h2>
<p>Morten Meldal, katılımcıların sorularını yanıtlayarak “Nobel Ödülü, akademi ile toplum arasında güçlü bir köprü kuruyor ve bilimi daha geniş kitlelerle paylaşma imkânı sağlıyor. Küresel ısınma ve sürdürülebilirlik sorunlarının çözümünde kimya kritik bir rol oynayacak. Gençlere en önemli tavsiyem, her zaman doğru olanı yapmalarıdır” diye konuştu.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="https://i.ekonomim.com/storage/files/images/2026/04/12/1-zban.jpg" alt="" width="700" height="466" /></p>
<p>GTÜ’de karşılaştığı ortamdan da değinen Meldal, “Çok güzel, çok yeşil ama aynı zamanda çok aktif bir üniversite. Burada bilime yönelik harika bir ruh ve müthiş bir kapasite var. Özellikle öğrencilerin araştırmaya merakını geliştirmek için mükemmel bir altyapı bulunuyor” ifadelerini kullandı.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gtude-nobel-soylesileri-kapsaminda-prof-dr-morten-meldal-ogrencilerle-bulustu-76845</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/4/5/1280x720/gtude-nobel-soylesileri-kapsaminda-prof-dr-morten-meldal-ogrencilerle-bulustu-1775987914.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Gebze Teknik Üniversitesi ve Kimyagerler Derneği iş birliğiyle düzenlenen “Nobel Söyleşileri”nde 2022 Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Morten Meldal, klik kimyası ve CuAAC reaksiyonu üzerine çalışmalarını paylaştı; gençlerle bilim, yaratıcılık hakkında konuştu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/belirsizlik-kalici-dayaniklilik-sart-76804</guid>
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 08:55:00 +03:00</pubDate>
            <title> Belirsizlik kalıcı, dayanıklılık şart!</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <div>Kurumsal Risk Yönetimi Derneği (KRYD) tarafından düzenlenen 12. Global Riskler Zirvesi, “Nasıl Yönetiriz? Belirsizlikten Dayanıklılığa” temasıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. Sabancı Center’daki zirve, iş dünyası, finans ve akademi çevrelerinden geniş katılımla yapıldı.</div>
<div> </div>
<div>Zirvenin açılışı KRYD Başkanı Bora Akdoğanlar ve TÜSİAD Başkanı Ozan Diren’in konuşmalarıyla yapılırken, FERMA Başkanı Philippe Cotelle de konuk konuşmacı olarak yer aldı. Zirvenin Basın sponsoru EKONOMİ Gazetesi’nin destekleriyle düzenlenen zirvenin Stratejik Ortak ve Ana Sponsoru Axa Sigorta oldu. Sabancı Center ev sahipliğinde düzenlenen zirvenin diğer sponsorları Aon, Marsh, Bain&amp;Company, BDO, KPMG oldu.</div>
<div> </div>
<div>Programın ilerleyen bölümlerinde EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve Prof. Dr. Evren Balta söyleşisi ile başlayan içerik; yönetim kurullarında risk gündemi, küresel riskler, sigorta çözümleri ve yapay zekâ gibi başlıklarda panellerle devam etti.</div>
<figure class="image" style="text-align: center;"><img src="/storage/uploads/0/0/0/69d9e39734402-1775887255.png" alt="" width="700" height="394" />
<figcaption>Açılış konuşmalarını KRYD Başkanı Bora Akdoğanlar (sağda) ve TÜSİAD Başkanı Ozan Diren'in yaptığı zirvenin basın sponsoru EKONOMİ Gazetesi oldu. Zirvenin Stratejik Ortak ve Ana Sponsorluğunu Axa Sigorta üstlenirken Sabancı Center ev sahipliğinde düzenlenen zirvenin diğer sponsorları Aon, Marsh, Bain&amp;Company, BDO, KPMG oldu.</figcaption>
</figure>
<h2>“Belirsizlik artık yeni normal” </h2>
<p>Zirvenin açılışında konuşan TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, dünyanın klasik kriz-denge döngüsünden çıktığını ve çok katmanlı belirsizliklerin kalıcı hale geldiğini söyledi.</p>
<p>Rusya-Ukrayna savaşı, ABD-Çin rekabeti, enerji piyasalarındaki oynaklık ve artan korumacılık eğilimlerinin küresel ekonomiyi yeniden şekillendirdiğini belirten Diren, bu sürecin iş dünyası için daha karmaşık bir risk haritası oluşturduğunu ifade etti.</p>
<h2>“Jeopolitik ekonominin ayrılmaz parçası” </h2>
<p>Diren, şirketlerin artık yalnızca maliyet ve kârlılık odaklı kararlar alamayacağını vurgulayarak, ekonomik güvenlik, tedarik zinciri dayanıklılığı, enerji arzı ve veri egemenliği gibi başlıkların stratejik öncelik haline geldiğini söyledi.</p>
<p>“Jeopolitiği ekonomiden ayrı düşünmek artık mümkün değil; bu bir tercih değil zorunluluk” diyen Diren, küresel şirketlerde “Chief Geopolitical Officer” gibi yeni rollerin ortaya çıkmasının da bu dönüşümün göstergesi olduğunu dile getirdi.</p>
<h2>Türkiye için “fırsat penceresi” vurgusu </h2>
<p>Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı, esnek üretim kabiliyeti ve stratejik konumuyla yeni dönemde pozitif ayrışma potansiyeline sahip olduğunu belirten Diren, özellikle “near-shoring” ve “friend-shoring” eğilimlerinin önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.</p>
<p>Diren, bu fırsatların değerlendirilebilmesi için Yeşil Mutabakat’a uyum, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim alanlarında hızlanılması gerektiğine dikkat çekti.</p>
<h2>“Verimlilik artık zorunluluk”</h2>
<p>Artan maliyet baskısı ve finansmana erişimde yaşanan zorlukların iş dünyasını daha verimli olmaya zorladığını ifade eden Diren, dijitalleşme, yapay zekâ ve iş gücü becerilerinin geliştirilmesinin kritik olduğunu vurguladı.</p>
<p>Nitelikli iş gücü açığının önemli bir risk alanı olduğuna işaret eden Diren, her beş gençten birinin ne eğitimde ne de istihdamda olmasının yapısal bir sorun olarak ele alınması gerektiğini söyledi.</p>
<h2>Ortak akıl ve yapısal dönüşüm çağrısı </h2>
<p>Diren, enflasyonla mücadelenin yalnızca kısa vadeli politikalarla değil, yapısal dönüşümlerle desteklenmesi gerektiğini belirterek, güçlü yönetişim, şeffaflık ve öngörülebilirliğin önemine dikkat çekti. Konuşmasının sonunda “ortak akıl” vurgusu yapan Diren, kamu ve özel sektör iş birliğiyle hareket edilmesi halinde Türkiye’nin küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini ifade etti.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/belirsizlik-kalici-dayaniklilik-sart-76804</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/3/6/1280x720/ozan-diren-1773722104.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ KRYD’nin 12. Global Riskler Zirvesi’nde konuşan TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, jeopolitik risklerin ekonominin merkezine yerleştiğini belirterek, şirketler için dayanıklılık, verimlilik ve yapısal dönüşümün kritik hale geldiğini vurguladı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
