<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/fon-skandalina-william-shakespeare-de-karisti-88436</guid>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 07:37:00 +03:00</pubDate>
            <title> Fon skandalına William Shakespeare de karıştı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ali İhsan Karacan’ı bugün yeniden hatırlamak için iyi bir nedenimiz var. 1994- 1997 arasında SPK Başkanlığı yapan Karacan, aracı kurumların sermaye yeterliliğinden portföy yönetimine, repo-ters repodan yatırım danışmanlığına kadar düzenlemelerin şekillendiği dönemin önemli aktörlerinden biriydi.</p>
<p>Aradan 30 yıl geçti. Karacan yazıları ve sosyal medya paylaşımlarıyla görüşlerini kamuoyuyla paylaşıyor. 2025’te yayımladığı bir yazısında kamuda şeffaflık sorununu ele aldı. Halkın parasını kullanan kamu kurumlarının düzenli bilgi vermesi, önemli bilgilerin talep edilmeden açıklanması gerektiğini savundu.</p>
<figure class="image" style="text-align: center;"><img src="/storage/uploads/0/0/0/6ab9ef873e4a0-1790570375.png" alt="" width="443" height="338" />
<figcaption><strong>Karacan’ın yaptığı paylaşımda Shakespeare özür ile telafi arasındaki farkı anlatıyor.</strong></figcaption>
</figure>
<p>Bunu fon tartışmasının yanına koyduğunuzda mesele daha anlamlı hale geliyor. Yatırımcı parasının nerede değerlendirildiğini, hangi riskleri ve yaşananların nedenlerini bilmek istiyor. Instagram’da bir paylaşımın 255 bin görüntülenmeye ulaşması da bu bilgi açlığının göstergelerinden biri. Tam da bu nedenle, Karacan’ın son gelişmeler üzerine yaptığı ve hepimizi düşündüren paylaşımı da dikkat çekici. Aynen aktarıyorum:</p>
<p>“Fon” ve “Evim” skandallarıyla ilgili bundan sonra bol bol özür ve mazeret dinleyeceğiz. Biraz şiir arası verelim.</p>
<p>William Shakespeare’in 34. sonesinden üç dize:</p>
<p><em>“Though thou repent, yet I have still the loss: The off ender’s sorrow lends but weak relief. To him that bears the strong off ence’s cross.”</em></p>
<p>Yani:</p>
<p>“Sen pişman olsan da yine kaybım var: Suçlunun üzüntüsü zayıf bir tesellidir, Ağır bir suçun yükünü taşıyan için.” Karacan’ın paylaşımında Shakespeare özür ile telafi arasındaki farkı anlatıyor. Birinin pişmanlığı, zarar görenin kaybını kendiliğinden ortadan kaldırmıyor. Şair sevgilinin gözyaşlarına farklı bir anlam verse de şiirin asıl meselesi değişmiyor: Zarara neden olanın pişmanlığı ile zarara uğrayanın kaybı aynı şey değil.</p>
<p>Fon yatırımcısının bugünkü sorusu da bununla bağlantılı. Yaşananların ardından kim ne kadar üzgün, kim ne kadar pişman, bunlar elbette önemli. Ama yatırımcının asıl ihtiyacı kaybın nedenini, parasının durumunu, sorumluluk zincirini ve bundan sonra ne olacağını açık biçimde öğrenmek. Karacan’ın 30 yıl önce savunduğu şeffaflık anlayışı ile bugün dile getirdiği kamuyu aydınlatma önerisinin ortak noktası burada ortaya çıkıyor: Bilgi, çanak çömlek patladıktan sonra değil, yatırımcı ve vatandaş kararını vermeden önce ulaşılabilir olmalı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/fon-skandalina-william-shakespeare-de-karisti-88436</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Fon skandalına William Shakespeare de karıştı ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/onlarin-gazinin-maliyeti-daha-uygun-abd-ile-dis-ticarette-6-milyar-dolar-fark-olustu-88435</guid>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 07:33:00 +03:00</pubDate>
            <title> Onların gazının maliyeti daha uygun, ABD ile dış ticarette 6 milyar dolar fark oluştu </title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong><span data-contrast="none">DIŞ </span></strong><span data-contrast="none">Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesindeki Türkiye-ABD İş Konseyi’nin (TAİK) davetiyle </span><strong><span data-contrast="none">“19. Türkiye Yatırım Konferansı” </span></strong><span data-contrast="none">için gittiğim New York’ta Ticaret Bakanı Prof. </span><strong><span data-contrast="none">Ömer Bolat</span></strong><span data-contrast="none">’la 4 meslektaşımla birlikte sohbet fırsatı bulduk.</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">Prof. </span><strong><span data-contrast="none">Bolat, </span></strong><span data-contrast="none">New York’taki toplantılarda verdiği şu mesajla söze girdi:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Türkiye, çevresindeki savaşlara rağmen tam bir istikrar adası, güvenli liman. Kişi başına geliri 20 bin dolar olan 86 milyon nüfuslu bir pazar.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">Yabancı yatırımcılar için cazip teşvikler uygulandığını anımsattı:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Ayrıca yakın dönemde İstanbul Finans Merkezi’ni (İFM) baz alan Kurumlar Vergisi muafiyeti de devreye girdi.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231,&quot;335559991&quot;:360}"><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab9eeb8ae4e1-1790570168.jpg" alt="" width="900" height="269" /></span><span data-contrast="none">Türkiye’nin dış ticaret hacmine işaret etti:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Mal ve hizmetleri kapsayan dış ticaret hacmimiz 860 milyar doları buluyor.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">DEİK/TAİK’in Citi’nin merkezindeki </span><strong><span data-contrast="none">“19. Türkiye Yatırım Konferansı” </span></strong><span data-contrast="none">başta olmak üzere</span><strong><span data-contrast="none"> “TABA-AmCham” </span></strong><span data-contrast="none">etkinliği, ASKON buluşması, </span><strong><span data-contrast="none">“Global Turks” </span></strong><span data-contrast="none">paneli gibi toplantılara katılım Türkiye’yi anlattığını bildirip, şu verilerin altını çizdi:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Ülkemizde ABD kökenli şirketlerin toplam 2 bin 345 yatırımı var. Getirdikleri sermaye 16.5 milyar dolar. Toplam yatırımları 60 milyar doları buluyor. Amerikalı şirketler Türkiye pazarını çok iyi biliyor. Ülkemizde faaliyet gösterenler vergi ödüyor, istihdam yaratıyor.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">Cumhurbaşkanı </span><strong><span data-contrast="none">Recep Tayyip Erdoğan </span></strong><span data-contrast="none">ile ABD Başkanı </span><strong><span data-contrast="none">Donald Trump</span></strong><span data-contrast="none">’ın önceki dönemde koydukları 100 milyar dolar ikili ticaret hacmi hedefi üzerinde durdu:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">2025 yılında Türkiye-ABD ticaret hacmi 38.5 milyar dolar oldu. ABD’nin 6 milyar dolar fazlası var. Bu da uçak ve LNG alımından kaynaklanıyor. Ayrıca petrol ve gaz fiyatlarının artışının etkisi de var. Yine de ABD gazının maliyeti daha uygun. BOTAŞ’ın alımı sürüyor.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">Türkiye-ABD ticaret hacminin bu yıl 42-43 milyar doları bulmasını beklediklerini kaydetti:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Bu trend aynen devam edecek gibi görünüyor. Dolayısıyla 2028 yılı sonunda rakam 50 milyar dolara ulaşır. ABD, Almanya’dan sonra ülkemizin ikinci büyük ticaret partneri oldu.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">Türkiye’nin ABD’ye ihracatında öne çıkan sektörlere işaret etti:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Ülkemizden ABD’ye ihraç edilen ürünlerin başında inşaat malzemeleri, makine ve makine ürünleri, mobilya, halı, tekstil, konfeksiyon, otomotiv ve yan sanayi ürünleri, mücevher yer alıyor.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231,&quot;335559991&quot;:360}"><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab9eec4d2efd-1790570180.jpg" alt="" width="500" height="531" /></span><span data-contrast="none">Türkiye’nin tekstil ve konfeksiyonda</span><span data-contrast="none">,</span><span data-contrast="none"> tasarımın da devreye girmesiyle katma değeri önemli ölçüde artırdığına dikkat çekti:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Türk tekstil ve konfeksiyon ürünleri kalite-marka algısıyla tercih edilmeye devam ediyor. Hazır giyimde kilo başına ihracat değeri, 60-70 doları, hatta bazı ürünlerde 100 doları buluyor. Moda ve tasarım odaklı üretim Türkiye’yi bu alanda üst lige taşıdı.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">Türk ve ABD’li şirketlerin üçüncü ülkelerde işbirliğini irdeledi:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Türk ve Amerikan şirketleri arasında güçlü bağlar var. Üçüncü ülkelerde işbirliği yapmaları konusundaki potansiyel üzerinde durmak gerekiyor. Bölgesel gerilimle özellikle Ortadoğu’da iş yapmayı zorlaştırıyor. Buna rağmen güçlü işbirliği örnekleri görüyoruz.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">Geçen yıl yine Başkanlığını </span><strong><span data-contrast="none">Murat Özyeğin</span></strong><span data-contrast="none">’in yürüttüğü TAİK’in davetiyle New York’a gittiğimde 24 Eylül 2025’te yayınlanan yazıma şu başlığı atmıştım:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<ul>
<li><span data-contrast="none">       </span><strong><span data-contrast="none">ABD’den 43 milyar dolarlık LNG alımı için imza atılacak…</span></strong></li>
</ul>
<p><span data-contrast="none">Yazıda şu detay üzerinde durmuştum:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<ul>
<li><span data-contrast="none">       </span><strong><span data-contrast="none">Bu durumda 2045 yılına kadar ABD’de yılda 2 milyar 150 milyon dolarlık LNG ithalatı söz konusu olacak.</span></strong></li>
<li><span data-contrast="none">       </span><strong><span data-contrast="none">LNG, bu haliyle de ABD-Türkiye arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hedefinin önemli kalemleri arasına girecek.</span></strong></li>
</ul>
<p><span data-contrast="none">Ticaret Bakanı Prof. </span><strong><span data-contrast="none">Bolat</span></strong><span data-contrast="none">’ın ortaya koyduğu veriler, gaz ve uçak alımlarının aramızdaki dış ticarette ABD’yi 6 milyar dolar öne geçirdiğini gösteriyor…</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">Farkın büyümesine karşın ABD ile dış ticaretin Rusya-Türkiye ve Çin-Türkiye ticaretleriyle karşılaştırıldığında </span><strong><span data-contrast="none">“dengeye daha yakın” </span></strong><span data-contrast="none">yol alınacağını ortaya koyuyor…</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Üretici birlikleri teşvik edilecek sebze-meyvede aracı sayısı azalacak, kayda giriş artacak </span></h2>
<p><strong><span data-contrast="none">TİCARET </span></strong><span data-contrast="none">Bakanı Prof. </span><strong><span data-contrast="none">Ömer Bolat, </span></strong><span data-contrast="none"> Türkiye’de 177 halin devrede olduğunu, belediyeler tarafından işletildiğini belirtti:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Hal Yasası’nda en son 2012’de değişiklik yapılmıştı. O değişiklikler önemliydi ama yasa çıkarmak tek başına yeterli olmuyor. Yine de önümüzdeki dönemde yeni değişiklikler için hazırlıklarımız sürüyor.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">Piyasadaki bazı aktörlerin iklim koşulları ve arz-talep dengesini haksız ticaretlerine gerekçe gösterdiklerini bildirdi:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Hal Yasası’nda yeni düzenlemenin ana hedefi aracı sayısını azaltmak, kayda giren ürün sayısı ve miktarını artırmak. Düzenlemenin temel amacı üretici birliklerini teşvik etmek olacak. Böylece çiftçiden perakendeye uzanan zincirdeki aracı sayısını aşağı çekmek.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">Hal kayıt sisteminin etkin kullanılmasının önemine işaret etti:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Fiyatların üreticiden başlayarak kayıt içine alınması, haksız fiyat oluşumunu önlemede kritik rol oynayacak.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">Taşıma maliyetlerinin de sebze-meyve fiyatları üzerinde önemli etkisi olduğunu kaydetti:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:231}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Ürünün başlangıç fiyatı çok düşük olsa bile kilo başına 7-8, hatta 10 lira nakliye maliyeti biniyor. Üstüne ayrıca yolda, tezgahta oluşan fire de fiyatlar üzerine ekleniyor.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:2,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559740&quot;:231,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">‘Made in EU’da kamu alımları ve e-ticaret  başlıkları öne çıkıyor </span></h2>
<p><strong><span data-contrast="none">TİCARET </span></strong><span data-contrast="none">Bakanı Prof. </span><strong><span data-contrast="none">Ömer Bolat</span></strong><span data-contrast="none">’a Avrupa Birliği (AB) ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ile </span><strong><span data-contrast="none">“Made in EU” </span></strong><span data-contrast="none">görüşmelerinin seyrini sorduk, anlattı:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve </span></strong><span data-contrast="none">“Made in EU” </span><strong><span data-contrast="none">kapsamındaki düzenlemeleri birlikte ele alıyoruz. </span></strong><span data-contrast="none">“Made in EU” </span><strong><span data-contrast="none">sürecinde kamu alımları, yatırımlar ve e-ticaret başlıkları öne çıkıyor.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">Türkiye’nin kamu alımları konusunda AB ile karşılıklılık temelinde benzer mevzuatı uygulamaya hazır olduğunu belirtti:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">31 Temmuz 2026’da TBMM’den geçen kanunla sayın Cumhurbaşkanımıza verilen yetki kapsamında, karşılıklılık şartıyla kamu alımlarında AB’ye paralel adımlar atılabilecek. AB Komisyonu ile bu konuda teknik müzakereler başladı.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">30 yıllık Gümrük Birliği döneminin etkisine dikkat çekti:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Türkiye, 30 yıllık Gümrük Birliği süreci ile Avrupa ekonomik entegrasyonunun parçası oldu. Otomotiv başta olmak üzere tedarik zincirleri iç içe geçti. AB’deki karar vericilere bu durumun korunması gerektiğini anlatıyoruz.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">Bakan </span><strong><span data-contrast="none">Bolat, </span></strong><span data-contrast="none">bugünkü görüşme trafiğinin bilgisini de verdi:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">AB Komisyon Başkan Yardımcısı Stephane Sejourne ve Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyes Marta Kos ile 28 Eylül 2026’da görüşeceğiz. Görüşmelerde e-ticaret, kamu alımları ve Gümrük Birliği başlıkları üzerinde duracağız.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Amerikan Eximbank’tan 3.1 milyar dolar kullanıldı, daha da artmasını istedik   </span></h2>
<p><strong><span data-contrast="none">DIŞ </span></strong><span data-contrast="none">Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı </span><strong><span data-contrast="none">Nail Olpak </span></strong><span data-contrast="none">ve Türkiye-ABD İş Konseyi Başkanı </span><strong><span data-contrast="none">Murat Özyeğin</span></strong><span data-contrast="none">’le New York’taki sohbetimizde </span><strong><span data-contrast="none">“19. Türkiye Yatırım Konferansı” </span></strong><span data-contrast="none">ve görüşmeleri değerlendirdik.</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0}"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="none">Nail Olpak, </span></strong><span data-contrast="none">Cumhurbaşkanı </span><strong><span data-contrast="none">Recep Tayyip Erdoğan </span></strong><span data-contrast="none">ve beraberindeki bakanların katıldığı, 30 Amerikalı şirket-kurum tepe yöneticisinin yer aldığı </span><strong><span data-contrast="none">“Yuvarlak Masa” </span></strong><span data-contrast="none">toplantısında değindi:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Toplantının katılımcıları arasında U.S. Exim Bank’ın CSO’su Jeff Wilson da vardı. Türk şirketlerine 3.1 milyar dolarlık kaynak kullandırmış olduklarını belirtti.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="none">Olpak, </span></strong><span data-contrast="none">U.S. Exim Bank’ın harcanmamış kaynağının 115 milyar dolar olduğunu öğrendiklerini aktardı:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Jeff Wilson’a bu kaynaktan Türk şirketlerine yeni pay ayrılması ve kullandırılması beklentimizi ilettik. Özellikle Türk ve ABD’li şirketlerin üçüncü ülkelerde birlikte üstlenecekleri projelerde bu kaynak devreye girebilir.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="none">Olpak, </span></strong><span data-contrast="none">bu talebi şu sözlerle perçinlediğini bildirdi:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><span data-contrast="none">“Türk iş insanının, müteahhidinin gözü karadır. İşini de hızlı ve kaliteli yapar. Sıkıntı, zorluk düzeyi yüksek bölgelerde siz para koyun, Türk şirketlerinin üstlendiği projelere finansman desteği verin” </span><strong><span data-contrast="none">dedik.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="none">Murat Özyeğin, </span></strong><span data-contrast="none">New York’taki toplantıların önemli bir bölümüne ev sahipliği yapan Citi Group’un yöneticilerinin Cumhurbaşkanı </span><strong><span data-contrast="none">Erdoğan</span></strong><span data-contrast="none">’la toplantıda verdiği şu mesaj üzerinde durdu:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Citi Türkiye’nin en çok Kurumlar Vergisi ödeyenler listesinde ilk 10’da yer aldığının altını çizdiler.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="none">Özyeğin, “Yuvarlak Masa” </span></strong><span data-contrast="none">toplantısına ilgi ve katılımla ilgili şu bilgiyi verdi:</span><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0}"> </span></p>
<p><span data-contrast="none">-</span><span data-contrast="none">          </span><strong><span data-contrast="none">Toplantıya katılanlar bitiminde, </span></strong><span data-contrast="none">“Seneye bizi listeye almayı unutmayın” </span><strong><span data-contrast="none">diye TAİK Başkanı olarak bana beklentilerini ilettiler.</span></strong><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;335557856&quot;:16777215,&quot;335559685&quot;:720,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:0,&quot;335559991&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-ccp-props="{}"> </span></p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/onlarin-gazinin-maliyeti-daha-uygun-abd-ile-dis-ticarette-6-milyar-dolar-fark-olustu-88435</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/3/1280x720/bakan-bolat-1766914820.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Onların gazının maliyeti daha uygun, ABD ile dış ticarette 6 milyar dolar fark oluştu  ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi-masasi/canli-ekonomi-masasi-88434</guid>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 07:30:00 +03:00</pubDate>
            <title> Canlı - Ekonomi Masası</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p> </p>
<p style="text-align: center;"><iframe title="Bu Hafta Piyasada Yönü Ne Belirleyecek? | Ekonomi Masası | 28 Eylül" src="https://www.youtube.com/embed/KeSW5exHXMU" width="850" height="579" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi-masasi/canli-ekonomi-masasi-88434</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/0/4/1280x720/talip-cipa-1784524336.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ekonominin gündemi uzman konuklarla Ekonomi Masası&#039;nda... ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/ozgur-ozel-fon-krizinin-cozumu-icin-ortak-masa-kurulmali-88433</guid>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 07:14:00 +03:00</pubDate>
            <title> Özgür Özel: Fon krizinin çözümü için ortak masa kurulmalı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>MARUF BUZCUGİL - CANAN SAKARYA - HÜSEYİN GÖKÇE/ANKARA</strong></p>
<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, gündem konularına ve partisinin ekonomi politikasına ilişkin EKONOMİ gazetesine özel açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Özgür Özel, fon krizinde sorunun muhalefetle birlikte ortak akıl ve eşgüdüm içinde çözülmesi için ortak bir masa kurulması önerisinde bulundu. Özel, “Mesele bu kadar kritik ve bu kadar çok boyutluyken tüm siyasi partilerin bu konudaki uzman milletvekillerinin davet edildiği bir ortak akıl eş güdüm ve birlikte tartışma toplantısı olabilir. Bunu yapmalarını öneririm” dedi.</p>
<p><strong>Uzun süredir sahadasınız, vatandaş cephesinde enflasyon ve hayat pahalılığı, diğer taraftan KOBİ’ler ve sanayicilerin finansmana erişim başta olmak üzere bir dizi sorun gündeme getiriliyor, sahadan tespitleriniz nelerdir çözüm için ne öneriyorsunuz?</strong></p>
<p>Kasım 2023'te yaklaşık bundan 3 yıl önce, önceki partimizde göreve gelirken vatandaşın sorunlarını masa başında konuşmayacağımızı daima sahada olacağımızı söylemiştik. Hem 19 Mart darbesi sonrası İstanbul’da yoğun mitingler yaptık. Bunlar tepki mitingleriydi ve ekonomi öne çıkmıyordu. Anadolu’ya geçtiğimizde ise ekonominin payı yüzde 80’e çıktı.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab9ec95ced1b-1790569621.jpg" alt="" width="800" height="533" />Arkadaşlarımıza “il ve ilçelere gideceksiniz, esnafla, KOBİ’lerle, büyük ölçekli işletmelerle, OSB yönetimleriyle, esnaf odalarıyla, sanayi ticaret odalarıyla, ticaret borsalarıyla bir araya gelip hem sektörel hem ilinize özgü sorunları toplayıp onların da çözüm önerilerini bize ileteceksiniz” dedik.</p>
<p>Bunun yanında şimdi Ekonomi Eşgüdüm Konseyi olarak nitelendirdiğimiz Türkiye'de hemen hepsi kamuoyu tarafından da çok yakından bilinen, takip edilen 11 ekonomist arkadaşımız ziyaretler gerçekleştirdi. Bursa, Kocaeli, Gebze, Tekirdağ, Çorlu, Kayseri, Kars'a yaptığımız ziyaretler var, oralarda hem sorunları hem onların çözüm beklentilerini dinliyoruz. Ben bizim parti programımız hakkında bilgi veriyorum. Oradan da çok önemli geri dönüşler alıyoruz. Soruları da uzmanlık alanlarına göre arkadaşlarımız yanıtlıyorlar.</p>
<h2>“Asgari ücret alana düşük, verene yüksek”</h2>
<p>Burada bir kere üzerinde çok ortaklaşılan sıkıntılar var. İki büyük açmaz direkt göze çarpıyor. Bir tanesi asgari ücret meselesi. Bilhassa tekstil, dericilik, ev tekstili gibi alanlarda asgari ücret alan için çok düşük, veren için çok yüksek. Çünkü dışarıyla kıyaslandığı ülke Mısır olunca, Afrika ülkeleri olunca dolar bazında başka bir noktaya geliyor. İkincisi, döviz kuru. Bu da normalde bizler için yüksek ama ihracatçı için katlanılamaz düzeyde düşük. Kar etmek bir yana kendini döndürmekten alıkoyuyor. Para kazanamayınca yatırım erteleniyor. Yatırım ertelenince teknoloji geriliyor veya ihtiyaç duyulan büyüme kapasite artışı sağlanamıyor ya da kapasite korunamıyor. Bu sefer yurt dışında pazar kaybıyla karşı karşıya geliyor. Bu da istihdamı vuruyor, işsizliğe dönüşüyor. Bu iki büyük açmaz her yerde ortak sorun. En başta Devlet Planlama Teşkilatını önce ismen ortadan kaldırdılar. Eleştirilere de dediler ki; “Kalkınma Bakanlığı bünyesinde devam edecek” sonra o işlevi de kaybettirildi. Şu an Türkiye'de aranan elemanın sorunu tamamen bir planlama sorunu.</p>
<p><strong>Asgari ücret verene yüksek alana düşük dediniz nedir öneriniz? Bölgesel asgari ücreti doğru buluyor musunuz?</strong></p>
<p>Elbette sektörel ya da bölgesel asgari ücretin sakıncaları, emek dünyasının buna itirazları çok önemli. Ama belli alanları korurken, bakarken örneğin oralarda sosyal güvenlik destek primlerinin devlet tarafından karşılanması, sosyal güvenlik desteklerinin verilmesi ve gelen prim tahsilatının belli sektörlere doğrudan teşvik olarak aktarılması gibi sektörleri koruyucu bir takım tedbirler almak lazım.</p>
<p>Bölgesel asgari ücret tartışmalarındaki rezervlere hak veriyoruz ama sektörlere yönelik piyasa da istihdamı korumaya yönelik teşvikler lazım. Biz onu ‘alan için 39 veren için 29 bin lira asgari ücret öneriyoruz’ diyerek formüle etmiştik. Bunun Anadolu'daki KOBİ’lerde çok büyük bir karşılığı olduğunu görüyoruz. Çünkü şöyle söylüyor, “Ben verdiğim asgari ücretten utanıyorum. Ama verirken de elim titriyor’ diyor. Asgari ücret artsın ama yük bizim sırtımızdan alınsın diye bakıyorlar.</p>
<h2>“Gıda enflasyonu da planlama eksikliğinden kaynaklı”</h2>
<p>Gıda enflasyonunda da en önemli sorunlarından bir tanesi planlama meselesi, doğru ürüne yönlendirmek için doğru teşviklerin verilmemesi, yanlış zamanda ithalat izinlerinin verilmesi, bilhassa gümrük vergilerinin güya o alanda fiyatı regüle etmek için tam hasat zamanı kaldırılması sıkıntı yaratıyor. Sektör sektör, ürün ürün bakarsanız mesela Yalova'da kivi üreticisi diyor ki; “Kiviyi tam 80-90 liradan satacağız ve para kazanacağız. O sırada İran'dan 40 liraya kalitesi düşük kivi geliyor. Kars'a gidiyorsunuz, et ithalatına verilen izin bizi mahvetti fiyatlar düştü” diyor. Manisa'da üzüm üreticisi geçen sene sattığının üçte biri fiyata üzüm satmak zorunda kalıyor. O gün için fiyatı düşürüyor, tüketiciyi rahatlatıyor gibi görünüyor ama üretici şikayet ediyor. Her şeyin başında planlamama sorunu ortaya çıkıyor.</p>
<h2>“Selektif kredilerde siyasi kayırmacılık”</h2>
<p>Bir de zaman zaman selektif kredi diye hep söyledikleri, iyi bir ekonomi yönetiminde kredilerin doğru yerle buluşturulması diye teoride konuşulan meselede, kredilerin siyasi saiklerle yönlendirildikleri, krediye ulaşma konusunda kayırmacılıkların yapıldığı gibi şikayetleri de duyuyoruz. Bu ortak sorunlarda finans ve işletme yanında yüksek girdi maliyetleri enerji maliyetleri, tahsilat süreçleri yatırım iştahını zayıflatıyor.</p>
<h2>“30 yıllık birikimi 3 yılda harcayanlar yatırım yapamıyor”</h2>
<p>Özellikle tahsilat sorunları ve kurdaki düşüklük yani maliyetine çalışma. “Pazarımı, işçimi, fabrikamı kaybetmemek için 30 yıllık birikimimi 3 yıldır harcıyorum, sırf ayakta kalmak için” diyorlar. “Ama bu sefer de yatırım yapamıyorum, teknoloji çok hızlı değişiyor, teknoloji yatırımını yapamadığımız için oyunun dışında kalmaya başladık” diyorlar. İşte sanayisizleşme meselesinde işin önemli bir boyutu bu. Yani sahada iş dönüp dolaşıp aynı yere gidiyor. Hep doğru zamanda doğru planlama yapılmaması.</p>
<p><strong>Bu dile getirdiğiniz sorunların üstesinden nasıl gelmeyi düşünüyorsunuz? Planlama ile mi başlayacaksınız?</strong></p>
<p>Devlet Planlama Teşkilatı gibi Türkiye Planlama Kurumu'nu kuracağız. Türkiye Planlama Kurumu baştan aşağıya devlet planlama teşkilatının ruhuyla ama çağın gereklerine uygun olarak hem yüksek teknolojiyi kullanarak yapay zekanın olanaklarıyla aylar yıllar sürecek analizleri, çok hızlı yapabilecek çağdaş bir devlet planlama teşkilatını, Türkiye Planlama Kurumu'nu oluşturmak birinci hedefimiz. İkincisi hem tarımda hem yatırımda doğru hedeflere doğru yönlendirme yapmak için kamunun burada rol alması, inisiyatif kullanması gerekiyor. Özellikle Türkiye'nin tekstil meselesine ayrı bir yerden yaklaşmak gerekiyor.</p>
<p><strong>Finansmanla ilgili KOBİ’lerin sıkıntısı var, gelir dağılımı bozuldu, ekonomide kaynak dönüşümünü nasıl yaratmayı, kaynağı nereden sağlamayı planlıyorsunuz?</strong></p>
<p>Bir kere çok adaletsiz bir vergi düzeni var. Dolaylı vergilerin yüzde 64 düzeyinde olduğu bir yerde ne toplumsal refahtan ne vergi adaletinden söz etmek mümkün değil. Dört sütun üzerinde yükselecek bir adalet kavramına ihtiyaç var. Bunlardan bir tanesi hiç şüphe yok ki yargı adaleti. Buna tabii ekonomi açısından baktığımızda hukuki öngörülebilirlik, herkes açısından hukuk güvencesi ve memlekette yatırım yapacak kişinin önünü görmesi.</p>
<p>Türkiye'de 47 yıl sonra ana muhalefet partisi birinci parti oldu, ekonominin yüzde 84'üne dokunacak belediyeleri kazandı. O günden sonra operasyonlar başladı. En son o kazanan yönetimi değiştirdiler. Yerine işte mutlak butlan getirdiler. Bunlar yargı kararı ama doğrudan ekonomiyi etkileyen kararlar. Siyasi saiklerle yapılan tutuklamalara tanık üretmek için insanların şirketlerine el koyuyorlar. Eğer itirafçı olursan mal varlığını iade ederiz diyorlar. Şimdi bunların hepsine bakıldığında Türkiye'ye kim gelecek? Parasını sokacak, Türk parasına çevirecek, fabrika için arsa alacak, bina yapacak, borçlanacak, eleman bulacak. Türkiye'de yatırım yapacak.</p>
<p>Dört sütun üzerinde yükselen, sosyal adaleti sağlayacak, vergi adaletini sağlayacak, gelir dağılımını adil yapacak ve bunların hepsinin içinde olmazsa olmaz belki de en ortadaki taşıyıcı kolon olarak bir hukuk devletinin yeniden inşa edilmesi önemli.</p>
<h2>"Düşük enflasyon için siyasi iradenin huzur vermesi lazım"</h2>
<p><strong>17 milyon emekli var, bunlar her sene bütçeyi bekliyor. İşte ne kadar zam olacak, ne olacak? Bunu toptan çözecek bir öneriniz var mı? Bunun dışında enflasyon ana meselemiz nasıl indireceksiniz?</strong></p>
<p>Enflasyon maalesef bu dünya tarihinin en büyük servet transferine dönüştü. Hepimizin cebindeki para belli bir kesimin cebine aktarıldı ve bir seçim kazanmak uğruna, Türkiye yüksek enflasyonla tanıştı. Bizim bu yüksek enflasyonla nasıl mücadele edileceğini bilen konusunda çok iyi yetişmiş kadrolarımız var. Türkiye'de enflasyonla mücadele konusunda dünyanın yaptığı doğrulan yapma konusunda liyakatli kadrolar var ve göreve hazır. Ama siyasi iradenin bir huzur vermesi, önünü açması, rahat vermesi lazım. Mehmet Şimşek'in gelip uygulamaya başladığı birçok yönüyle eleştirilebilecek ama belli bir süre için anti-enflasyonist program noktasında tam sonuç almaya yönelik göstergeler varken 19 Mart darbesi geldi ve işte dünya kadar rezerv yakıldı. Maalesef Mehmet Şimşek'te bu rezervler bu günler için biriktirildi diyerek darbenin finansörü olarak işin finans boyutunu üstlenmiş oldu.</p>
<p>Enflasyonda şöyle bir ikileme giriliyor. Diyorlar ki; biz bu enflasyonla mücadele programını uygularsak kısa dönemde ekonomi küçülür. Önümüzde seçim var. Onun için tedricen daha yüksek bir enflasyonu devam etmeyi göze alıyoruz. Hep böyle oldu bugüne kadar. Siz bu siyasi basireti gösterebilecek misiniz? Yani siyasi kaygıları bırakarak, enflasyonun daha hızlı düşmesine izin verecek misiniz?</p>
<p>Siyasi tercihlerle, iktidarda kalmak için yaptıkları bir takım yanlışlarla Türkiye'nin CDS'i yükseldi, o dönemde sadece devletin değil herkesin borçlanmasında risk primi bir maliyet olarak geldi. Halen daha onun bedelini hep birlikte ödüyoruz. O maliyetlerin her bir tanesinin bir fiyatlanması var. O fiyatlanmanın karşılığı enflasyon. Ama biz iktidar olduğumuzda, birincisi Türkiye'de hukuki öngörülebilirliğin olmadığı riskler ortadan kalkacak. Yargıya siyasi baskı ortadan kalkacak. Birinci hedefi Avrupa Birliği'ne tam üyelik olan bir iktidar gelecek. Biz dünyaya demokrasi, istikrar, kalkınma ve güvenilir bir ekonomi vadediyor olacağız. Bunun getireceği katkı çok büyük olacak. Dünya piyasaları, iç piyasadaki yatırımcılar, tüm ekonomi çevreleri, finans çevreleri bir kredi açacak, O krediyi doğru kullanmak ve heba etmemek çok çok önemli.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">"Bizim iktidarımızda fon krizi olmazdı"</span></h2>
<p><strong>Siz iktidarda olsanız bu fon krizini nasıl yönetirdiniz? Bir yasa teklifi de Meclise sundunuz, fon soruşturmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p>Biz iktidarda olsaydık böyle bir fon krizi olmazdı. Belli bir süredir bu piyasalardaki manipülasyonlara, bu tip kötü niyetli organizasyonlara karşı zaten hükümet uyarılıyordu. Uyarılar bir yıldır çok açık ortadayken düzenlemeleri Ağustos ayına kadar bıraktılar ve bu iyi niyetli bir bırakma değildi. Esas olarak bu düzenlemelerle artık oyunu eskisi gibi oynayamayacaklarını gördüler. Bu kurdukları, var ettikleri, köpürttükleri, büyüttükleri fonu vatandaşın sırtına bıraktılar ve kaçtılar. Doğru piyasa düzenlemelerini yapmak lazım. 2008 yılında Amerika'da bu yaşandı ve Amerika buna karşı tedbiri aldı.</p>
<p>Biz bir kanun teklifi verdik, teklifin esası Madoff krizini Amerika'nın çözdüğü gibi. Şimdi bu kapalı dönemde bu fon büyüyor, büyüyor, büyüyor. Türkiye'deki fon herhâlde 940 kat büyümüş kapalı dönemde. Bir efsane olarak da işte bu fon yönetim şirketleri konuşuluyor. Maalesef burada işin iki yönüyle de en çok bu işin mağdurlarının AK Parti'ye yakın seçmen olduğu söyleniyor, faiz yerine diğer yatırım araçlarına yönelen bir seçmen olarak söyleniyor. Bunu da anlıyoruz ve bu da çok üzüntü verici. Seçmen, böyle bir duyguyla yöneldiği fonda dolandırıldı. Bu asrın dolandırıcılığı. Siyasetten isimlerle anılan fon yöneticileri var. Kendileri için yerli ve milli bir ponzi alanı tanımlamışlar ve orada kendi kendilerine şakalaşa şakalaşa milletin geleceğini kararttılar. Madoff 'ta yapıldığı gibi geriye gitmek lazım. Kapalı dönemde kim kazandı? Açık dönemde kim kazandı? Kim ne para koydu, ne kadar koydu? Herkese koyduğu parayı geri verip, orada elde ettiği fahiş karları tahsil edip, fona koyup, ondan sonra fona yatırım yapanlara bölüştürmek lazım. Bu Madoff krizi Amerika'da bu şekilde çözüldü. İki şey oldu. Bir, mağduriyet minimize edildi. İki, benzer facialar, felaketler yaşanmamaya başladı. Çünkü yanına kar kalmayacağını biliyor artık oradaki yatırımcı. Bu konuda Sayın Ümit Özlale'nin imzasıyla 11 ekonomist arkadaşın 4 gündür çalıştıkları 15 maddelik bir kanun teklifini Meclise sunduk. Bütün partilerin incelemesine sunuyoruz. Biz bu kanun teklifini diğer partilerle görüşeceğiz. Kabul edilmesi noktasında 1 Ekim günü Meclis açıldıktan sonra ilk geçirilecek kanun olarak görüşülmesini önereceğiz. Bizim teklifimiz hemen gündeme gelip kanunlaştırılabilir.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/ozgur-ozel-fon-krizinin-cozumu-icin-ortak-masa-kurulmali-88433</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/3/2/1280x720/ozgur-ozel-1784978589.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ EKONOMİ gazetesine özel açıklamalarda bulunan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, fon krizinde sorunun muhalefetle birlikte ortak akıl ve eşgüdüm içinde çözülmesi için ortak bir masa kurulması önerisinde bulundu. Fon skandalını “asrın dolandırıcılığı” olarak niteleyen Özel, siyasi bağlantılara dikkat çekti. Özel, elde edilen fahiş kârların tahsil edilip fona konulması ve fon yatırımcılarına bölüştürülerek mağduriyetin en aza indirilmesi gerektiğini söyledi. Özgür Özel, Türkiye’de yargı kararlarının ekonomiyi olumsuz etkilediğine de işaret etti ve “Taşıyıcı kolon olarak bir hukuk devletinin yeniden inşa edilmesi”nin önemine dikkat çekti. Enflasyonun önemli bir bölümünün seçimin finansmanından kaynaklandığını ifade eden Yeni Parti lideri, iktidar olmaları halinde “Türkiye Planlama Kurumu”nu kuracaklarını kaydetti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/fon-odemelerinde-oncelik-1-milyon-liranin-altindaki-hesaplara-88432</guid>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 07:03:00 +03:00</pubDate>
            <title> Fon ödemelerinde öncelik, 1 milyon liranın altındaki hesaplara</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>HÜSEYİN GÖKÇE/ANKARA</strong></p>
<p>Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51’e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.</p>
<h2>Kapsamda hangi fonlar var? </h2>
<p>Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı’nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül’de Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.</p>
<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK’ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK’nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.</p>
<h2>Para hareketleri ortaya çıkarılacak </h2>
<p>Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefl iyor. Savcılığın MKK’dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.</p>
<h2>Toplam 104 mal varlığı donduruldu</h2>
<p>Bakan Gürlek’in verdiği bilgilere göre 1 Temmuz-16 Eylül tarihleri arasındaki fonlardan para çıkışları en yüksek tutardan başlamak üzere incelendi. İnceleme sonucunda; 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı donduruldu. Haklarında daha önce herhangi bir tedbir bulunmayan 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.</p>
<p>Akın Gürlek, ilgili tüm kuruluşlara müzekkere yazılarak; devir, temlik, satış, bağış, ipotek ve rehin tesisi, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi, EFT/havale ve malvarlığını azaltıcı diğer işlemlerin önlenmesi; sermaye piyasası araçlarının dondurulması ve şüpheli işlemlerin gecikmeksizin adli makamlara bildirilmesinin talep edildiğini aktardı.</p>
<p>Soruşturma konusu malvarlığı değerlerinin kaçırılmasının önlenmesini öngördüklerini dile getiren Gürlek, “Malların el değiştirmesine veya üçüncü kişiler üzerine geçirilmesine imkân vermemek; suçtan elde edildiği tespit edilen değerleri güvence altına almak ve mağdur vatandaşlarımızın haklarına kavuşmasını sağlamayı amaçlıyoruz” diye konuştu.</p>
<p>Kimsenin mal kaçırmasına ve mağdur vatandaşların haklarına ulaşmasını engellemesine müsaade edilmediğinin altını çizen Bakan Gürlek, “Tüm fon sahipleri ile yönetici kademelerinde yer alan şüphelilerin mal varlıklarına el konulmuştur. Birinci derece yakınlarının mal varlıkları dondurulmuştur” ifadelerini kullandı.</p>
<h2>Fatma Betül Sayan Kaya istifa etti </h2>
<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, “Para hangi hesaba aktarılmış, malvarlığı hangi şirketin veya kişinin üzerine geçirilmiş olursa olsun; izini sonuna kadar süreceğiz. İyi niyetli vatandaşlarımızın yılların emeğiyle oluşturduğu birikimlerin birtakım kişi ve yapılar tarafından istismar edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz” açıklaması dikkat çekerken, bundan kısa süre sonra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile ilgili iddialar ortaya çıktı. YENİ Parti Sözcünü Zeynel Emre, eski Aile Bakanı Kaya’nın 255 lira seviyesinden 250 bin adet Özata hissesi aldığını, bu işlem için 63 milyon 359 bin lira yatırım yapıldığını ve hisselerin Eylül ayında yaklaşık 4 bin 482 lira seviyesinden satıldığını bildirdi. Emre, Kaya’nın 1 milyar 344 milyar lirayı soruşturmalardan hemen öne çektiğini öne sürdü.</p>
<p>Bunların üzerine AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Fatma Betül Sayan Kaya, ortaya atılan iddiaların hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan görevden affını istediğini bildirdi.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Tera Portföy YKB Özel ve Tera Portföy CEO'su Sarpyener gözaltına alındı</span></h2>
<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturması kapsamında, daha önce hakkında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulanan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener gözaltına alındı. Bugüne kadar yürütülen operasyonlarda toplam 76 şüpheli hakkında adli işlem yapılırken, 45 şüpheli tutuklanmış, 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı. 12 şüpheli hakkında ise yakalama işlemleri başlatılırken, gözaltındaki 14 şüphelinin adli işlemleri devam ediyor.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Sermaye Piyasası Kurulu'ndan 500 bin liraya etkin pişmanlık yolu</span></h2>
<p>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Cuma akşamı Özata Denizcilik hakkında yapılan inceleme sonucunda 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu duyurdu. Bu kapsamda İbrahim Bekçi, Ethem Umut Beytorun, Erdin Özel, Haldun Saffet İnal, Bülent Uygun, Emre Tezmen, Emir Münir Sarpyener, Kadir Boy, Kerem Alkin, Gül Ayşe Çolak ve Abdülkadir Özkan hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Suç duyurusuna ilişkin bültende suç duyurusu kararı alınan şahısların en az 500 bin lira olmak üzere elde ettikleri veya elde edilmesine sebep oldukları menfaatin iki katı miktarı 15 gün içinde yatırmaları şartıyla etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecekleri ifade edildi. SPK ayrıca suç duyurusunda bulunulan kişiler ile birlikte Tera Portföy Yönetim A.Ş ile Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’ye iki yıl süreyle işlem yasağı getirdi. İbrahim Bekçi, Ethem Umut Beytorun, Bülent Uygun, Emir Münir Sarpyener ve Gül Ayşe Çolak’ın işlem yasağı boyunca lisanslarını da iptal etti.</p>
<h2><span style="color: #ba372a;">Çelik: Ekonomiye yönelik sistemik risk bulunmuyor</span></h2>
<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, fon krizi olarak adlandırılan sürece ilişkin değerlendirme yaptı. Ömer Çelik, fon krizi olarak adlandırılan gündemin her bir maddesi ve detayının, Genel Başkan ve Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla ilk andan itibaren partideki yetkili kurumlar tarafından titizlikle takip edilip değerlendirildiğini belirtti. Çelik, değerlendirmelerde temel ilkenin Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan’ın “sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacaktır” ifadesi olduğunu belirterek, bu ilke çerçevesinde her türlü yanlış, yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadelenin “tavizsiz” verileceğini ifade etti. </p>
<p><strong>"Yanlış yapan hesap verecek"</strong></p>
<p>Fon krizi olarak adlandırılan süreçten olumsuz etkilenen vatandaşların hak ve hukukunun titizlikle ele alınacağını belirten Çelik, Cumhurbaşkanı’nın talimatlarıyla Adalet Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere tüm kurumların tam bir koordinasyon içinde kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü bildirdi. Çelik, bu çalışmaların olayların tüm boyutlarını açığa çıkaracağını, karanlıkta hiçbir şey kalmayacağını ve gereğinin yapılacağını belirterek, “Ortada bir iddia varsa araştırılacaktır. Tüm usulsüzlükler ortaya çıkarılacaktır. Yanlış yapanlar, hukuk önünde hesabını verecektir” dedi.</p>
<p><strong>"Hiçbir taviz söz konusu değil" </strong></p>
<p>Çelik, “Finansal sistemimize ve Türkiye ekonomisine yönelik sistemik bir risk yoktur. Temellerimiz sağlamdır. Sermaye piyasalarının sınırlı bir bölümünde, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundur” ifadelerini kullandı. Bu sorunun üzerine gidilirken, Cumhurbaşkanı’nın ifade ettiği gibi, “benzer bir problemin yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil hangi tedbirlere ihtiyaç duyuluyorsa bunların da hayata geçirilmesini sağlayacak” çalışmaların kapsamlı bir şekilde yapıldığını belirtti. Tüm denetim kurumlarının görevinin başında olduğunu belirten Çelik, şeffaflık, denetim ve hesap verilebilirlik ilkelerinin korunacağını ve güçlendirileceğini ifade etti. Çelik, “Milletimizin her alandaki emanetine sahip çıkma irademiz tamdır. Milletimizin emanetine sahip çıkarken hiçbir taviz, istisna ve kararsızlık söz konusu olamaz. AK Parti’mizde ‘siyasetimizin alfabesi’ her türlü yanlışla sonuna kadar mücadele etmektir” dedi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/fon-odemelerinde-oncelik-1-milyon-liranin-altindaki-hesaplara-88432</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/1/1/2/1280x720/lira-para-1756795627.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması giderek derinleşirken haklarında adli işlem başlatılan 76 kişiden 51 tanesi dün itibarıyla tutuklandı. Eski Aile Bakanı Kaya yüksek kâr sağladığı iddiaları üzerine AK Parti’deki tüm görevlerinden istifa etti. Fon zararlarının ödenmesinde önceliğin küçük hesaplara verileceği belirtiliyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gaziantep-is-dunyasi-yapay-zeka-ve-yeni-nesil-ticaret-icin-bulustu-88423</guid>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:34:00 +03:00</pubDate>
            <title> Gaziantep iş dünyası yapay zekâ ve yeni nesil ticaret için buluştu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/GAZİANTEP</strong></p>
<p>Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ve Oniki iş birliğiyle düzenlenen “Gaziantep Yapay Zekâ ve Yeni Nesil Ticaret Forumu”, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından iş dünyası temsilcilerini Gaziantep’te bir araya getirdi.</p>
<p>Yapay zekâ teknolojilerini iş süreçlerine entegre etmek, e-ticaret ve e-ihracatla büyümek, yeni pazarlara ulaşmak isteyen KOBİ, üretici, sanayici, girişimci, satıcı ve marka sahiplerinin buluştuğu forum, 33 farklı il ve 7 ülkeden yaklaşık 1.500 katılımcıyla gerçekleşti.</p>
<p>Yapılan açıklamaya göre, forum kapsamında Oniki’nin yapay zekâ destekli eşleştirme teknolojisiyle 1.376 B2B eşleşme gerçekleştirilirken, yapılan görüşmeler sonucunda 1 milyar 242 milyon TL’lik potansiyel ticari değer ortaya çıktı. Gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda alanında uzman isimler, yapay zekânın iş dünyasındaki güncel kullanım alanlarını ve yeni nesil ticaretin sunduğu fırsatları somut örnekler üzerinden katılımcılarla paylaşırken; yapay zekâ entegrasyonu, teknoloji, dijital dönüşüm, e-ticaret, e-ihracat, finans ve lojistik alanlarında çözüm sunan firmalar da bölge iş dünyasıyla bir araya geldi. Forum kapsamında Oniki’nin yapay zekâ destekli eşleştirme teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilen birebir B2B görüşmeler ise katılımcılara yeni ticari bağlantılar kurma ve potansiyel iş birliklerini değerlendirme imkânı sundu.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab90d7607b0e-1790512502.JPG" alt="" width="800" height="671" /></p>
<p><strong>“Yapay zekâyı kullananlar, kullanmayanların önüne geçecek”</strong></p>
<p>Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, iş dünyasında rekabetin temel unsurlarından birinin artık teknolojiyi ne kadar hızlı benimseyip kullanabildiği olduğuna dikkat çekerek, yapay zekânın şirketler açısından bir tercih olmaktan çıkarak yeni dönemin temel araçlarından biri hâline geldiğini söyledi. Yıldırım, “Yapay zekâ konuşulmaya başladığında hepimizin aklında 'yapay zekâ işimizi elimizden mi alacak?’ sorusu vardı. Bugün artık cevabı daha net görüyoruz. Yapay zekâ değil; yapay zekâyı kullananlar, kullanmayanların önüne geçecek. Mesele insanın yerini yapay zekânın alması değil, yapay zekâyı kullanabilen insanın rekabette avantaj sağlamasıdır” dedi.</p>
<p>Yeni dönemde şirketlerin rekabet gücünde hız ve adaptasyon kabiliyetinin çok daha belirleyici olacağını ifade eden Yıldırım, “Yakın gelecekte şirketlerin en büyük avantajlarından biri yalnızca büyüklük değil, hız ve çeviklik olacak. Yeni teknolojiyi, yeni satış kanallarını ve değişen tüketici davranışlarını ne kadar hızlı fark edip iş süreçlerimize taşıyabilirsek o kadar güçlü olacağız” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Üyelerimiz değişimin seyircisi değil, parçası olsun istiyoruz”</strong></p>
<p>Gaziantep’in değişime hızlı adapte olabilen güçlü bir ticaret kültürüne sahip olduğunun altını çizen Başkan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gaziantep değişime yabancı bir şehir değil. Değişeni görür, öğrenir, dener ve işe yarıyorsa hızla kullanırız. Dün farklı yöntemlerle müşteri bulurken bugün e-ticaret, dijital platformlar ve e-ihracatla dünyanın farklı noktalarına ulaşıyoruz. Şimdi bu sürecin üzerine yapay zekâ geliyor. Özellikle KOBİ’lerimiz açısından burada çok önemli fırsatlar görüyorum. Çünkü yapay zekâ yalnızca büyük şirketlerin kullanabileceği bir teknoloji değil. Doğru kullanıldığında küçük işletmelerin de elini güçlendirebilir.”</p>
<p>Gaziantep Ticaret Odası olarak üyelerini teknolojik dönüşümün dışında bırakmamak için çalıştıklarını belirten Yıldırım, “Bu akıl almaz hızdaki değişim sürecinde üyelerimiz seyirci değil, değişimin parçası olsun istiyoruz. Amacımız yalnızca bugünün teknolojilerini konuşmak değil; üyelerimizin bu teknolojileri kendi işlerine nasıl taşıyabileceklerini göstermek ve Gaziantep’i yarının ticaretine bugünden hazırlamak” şeklinde konuştu. Etkinliğin hazırlanmasında katkı sunan GTO Bilişim Teknolojileri Meslek Komitesi ile Mimarlar, Mühendisler ve Yapı Denetim Firmaları Meslek Komitesinin çalışmalarına da dikkat çeken Yıldırım, Oniki ekibi ile birlikte sponsor firmalar ve organizasyona katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab90d9c756df-1790512540.JPG" alt="" width="800" height="732" /></p>
<p><strong>“Katılımcılar Gaziantep’ten yeni bağlantılarla ayrıldı”</strong></p>
<p>Oniki Kurucu Ortağı ve CEO’su Ziya Kızıltan ise forumun hem katılım düzeyi hem de oluşturduğu iş birliği ortamıyla önemli bir buluşmaya dönüştüğünü belirterek, “Gaziantep Ticaret Odası ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz Gaziantep Yapay Zekâ ve Yeni Nesil Ticaret Forumu’na Türkiye’nin 33 farklı şehrinden ve 7 ülkeden yaklaşık 1.500 iş insanının gösterdiği ilgi bizi çok mutlu etti” dedi. Forum boyunca gerçekleştirilen sunumların yapay zekânın iş dünyasında nasıl kullanılabileceğine ilişkin katılımcılara somut örnekler sunduğunu söyleyen Kızıltan, “Katılımcılarımız yapay zekâyı kendi iş süreçlerine nasıl entegre edebileceklerine yönelik yeni fikirler edinirken, Oniki’nin yapay zekâ destekli B2B eşleştirme altyapısıyla gerçekleştirilen birebir görüşmeler de yeni iş birlikleri ve ticari fırsatlar için önemli bir zemin oluşturdu.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kızıltan, forumun en önemli çıktısının bilgi paylaşımının ötesinde yeni ticari ilişkilerin oluşması olduğunu vurgulayarak, “Bizim için bu forumun en değerli sonucu; katılımcıların edindikleri bilgilerin yanında, işlerini büyütebilecekleri yeni bağlantılarla Gaziantep’ten ayrılması oldu. Gaziantep Ticaret Odasına ve organizasyona katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” diye ekledi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gaziantep-is-dunyasi-yapay-zeka-ve-yeni-nesil-ticaret-icin-bulustu-88423</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/2/3/1280x720/gaziantep-is-dunyasi-yapay-zeka-ve-yeni-nesil-ticaret-icin-bulustu-1790512567.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ “Gaziantep Yapay Zekâ ve Yeni Nesil Ticaret Forumu”nda konuşan GTO Başkanı Yıldırım, &quot;Yakın gelecekte şirketlerin en büyük avantajlarından biri yalnızca büyüklük değil, hız ve çeviklik olacak. Yeni teknolojiyi, yeni satış kanallarını ve değişen tüketici davranışlarını ne kadar hızlı fark edip iş süreçlerimize taşıyabilirsek o kadar güçlü olacağız.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/baskan-sahin-turkiyenin-en-prestijli-tugayini-gaziantepe-kazandiriyoruz-88422</guid>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 14:40:00 +03:00</pubDate>
            <title> Başkan Şahin: Türkiye’nin en prestijli tugayını Gaziantep’e kazandırıyoruz</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>NİHAT DÜZGÜN/GAZİANTEP</strong></p>
<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen proje kapsamında, mevcut tugayın şehir dışına taşınması ve askeri personelin ihtiyaçlarına cevap verecek modern bir tesis alanının oluşturulması hedefleniyor.</p>
<p>Çalışmayla birlikte şehir planlaması ve ulaşım açısından da önemli düzenlemeler hayata geçirilecek. Yeni nesil tugay imkanlarının yer alacağı alandaki çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Fatma Şahin, projenin son durumu hakkında bilgi aldı.</p>
<p>Yaklaşık 20 milyon metrekarelik alana sahip proje kapsamında, 500 bin metrekarelik alanda inşaat çalışması gerçekleştirilecek. Sosyal donatıların, askeri binaların ve eğitim alanlarının yer alacağı projede 376 bina inşa edilecek, 66 kilometre yol yapılacak. Çalışmalar tamamlandığında, askeri personelin ihtiyaçlarına cevap veren, modern imkanlarla donatılmış yeni tugay alanının Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hizmetine sunulacağı belirtildi.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab900d51ce2b-1790509269.jpeg" alt="" width="700" height="394" /></p>
<p><strong>Mevcut tugay arazisi, millet bahçesine dönüştürülecek</strong></p>
<p>Verilen bilgilere göre, mevcut tugay arazisi doğal yapısı korunarak vatandaşların kullanımına açılacak. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, şehircilik açısından önemli bir dönüşüm gerçekleştirerek yaklaşık 3 milyon metrekarelik mevcut ormanlık alanı millet bahçesine dönüştürecek. Çalışmayla birlikte mevcut ulaşım akslarının rahatlatılması ve kent içi ulaşımın hızlandırılması amacıyla yeni bağlantı ve by-pass yolları da oluşturulacak.</p>
<p>İncelemelerinin ardından açıklamalarda bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, mevcut tugay yapılarının 1965 yılında inşa edildiğini ve yapılan onarımlarla bugüne kadar kullanıldığını ifade ederek şunları söyledi: “Şehir planlaması, şehircilik açısından bizim ustalık dönemimiz açısından olağanüstü büyük bir işin temeli atıldı. Yeni nesil Tugay’a ne lazımsa içerisindeki bütün ihtiyaçların giderildiği, sosyal donatılarının olduğu, eğitim çalışmalarının yapıldığı bu alanın 500 bin metrekaresi de inşaat alanı olacak. İşin büyüklüğünü anlamak ve görmek açısından çok büyük bir iş. Ama bittiği zamanda eğitiminden sosyal donatısına bir askeri alanda ihtiyacı olan temel ihtiyaçlara yeni nesil askeri ihtiyacımızın giderildiği Türkiye’nin en prestijli tugayı olacak.”</p>
<p><strong>500 Personel ve 200 iş makinesi çalışıyor</strong></p>
<p>Başkan Fatma Şahin, konuşmasının devamında mevcut tugay arazisinde yapılacak çalışmalara değinerek sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bizim açımızdan da eski tugayın olduğu yerde 3 milyon metrekare yeşil alan var. Aslında Central Park gibi düşünün. Onu halka açacağız ve Tugayın etrafında dönüp duruyoruz. Oradan bay-pass yeni yollar açacağız. Bir çevre yolu bağlantısının sağlandığı yeni ulaşım hatlar oluşacak ve organize açısından, şehrin ulaşılabilirliği açısından bize yeni alanlar oluşturacak. Lojmanlarımızı da çok güzel bir şekilde yapacak şekilde planlayacağız. Şu anda burada 500 personel 200 iş makinesi çalışıyor. Burayı tamamladığımız ve eski tugayımızın da büyük bir millet bahçesi olarak, yeni ulaşım akslarıyla şehre kazandırılacağız.”</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/baskan-sahin-turkiyenin-en-prestijli-tugayini-gaziantepe-kazandiriyoruz-88422</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/2/2/1280x720/baskan-sahin-turkiyenin-en-prestijli-tugayini-gaziantepe-kazandiriyoruz-1790509299.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kentte bulunan 5’inci Zırhlı Tugay için Şehitkamil ilçesi Akçagöze Mahallesi’nde yapımı sürdürülen yeni tugay alanında incelemelerde bulundu. Şahin, &quot;Eğitiminden sosyal donatısına bir askeri alanda ihtiyacı olan temel ihtiyaçlara yeni nesil askeri ihtiyacımızın giderildiği Türkiye’nin en prestijli tugayını Gaziantep&#039;e kazandırıyoruz&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/onaylar-grouptan-izmire-620-milyon-dolar-yatirim-hedefi-88414</guid>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 10:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Önaylar Group’tan İzmir’e 620 milyon dolar yatırım hedefi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/İZMİR</strong></p>
<p>Gayrimenkul yatırımlarını İnci Projeleri markası altında büyüten Önaylar Group’un İzmir ve Ege Bölgesi’nde devam eden ve planlanan gayrimenkul yatırımlarının toplam büyüklüğünün 620 milyon dolar seviyesine ulaşması hedefleniyor.</p>
<p>Şirket açıklamasına göre, bu yatırım vizyonunun önemli adımlarından biri olan İnci Mega ile İzmir’in yeni kent merkezinde yeni nesil bir yaşam modeli hayata geçiriliyor. Açıklamada, "İnci Mega, yalnızca yüksekliğiyle değil, farklı yaşam fonksiyonlarını tek bir merkezde buluşturan yaklaşımıyla öne çıkıyor. Zemin + 63 katlı olarak planlanan İnci Mega; konut, ofis, home-ofis, ticari alanlar, alışveriş, gastronomi ve sosyal yaşam alanlarını tek bir merkezde buluşturacak." denildi. Projenin; yaşam, çalışma, sosyalleşme ve şehir deneyimini tek bir çatı altında buluşturarak İzmir’e yeni bir değer kazandırmayı hedeflediği belirtildi. Toplam 130 bin metrekarelik inşaat alanına sahip olan İnci Mega’da, binin üzerinde bağımsız bölüm yer alıyor. Projede teslimlerin Aralık 2029’da başlaması planlanıyor.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab8bf97a1817-1790492567.jpeg" alt="" width="700" /></p>
<p> </p>
<p>İnci Mega’nın Önaylar Group’un yatırım vizyonunda özel bir yere sahip olduğunu belirten Önaylar Group Yönetim Kurulu Başkanı Seyfi Önay, projenin yalnızca fiziksel büyüklüğüyle değil, sunduğu yaşam modeliyle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Seyfi Önay, “Biz İnci Mega’yı insanların yalnızca yaşayacağı bir yapı olarak değil, hayatlarının önemli bir bölümünü geçirebilecekleri yeni nesil bir yaşam merkezi olarak tasarlıyoruz. İnsanların çalışabileceği, sosyalleşebileceği, alışveriş yapabileceği; spordan sağlığa, gastronomiden sosyal yaşama kadar farklı ihtiyaçlarını aynı merkez İçerisinde karşılayabileceği bütüncül bir yaşam alanı oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. İnci Mega’nın farkını yalnızca yüksekliği değil, dikey bir yapı içerisinde farklı şehir fonksiyonlarını bir araya getiren yaşam modeli oluşturduğunu belirten Önay, “İzmir’in yeni kent merkezinin kalbinde konumlanan İnci Mega’yı tasarlarken lokasyondan mimariye, ulaşım imkânlarından sosyal alanlara, güvenlikten enerji verimliliğine kadar birçok kriteri birlikte değerlendiriyoruz. Amacımız, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren değil, geleceğin yaşam biçimine de uyum sağlayan bir proje geliştirmek” diye konuştu.</p>
<h2>“Hedefimiz geleceğe değer katacak yaşam alanları tasarlamak”</h2>
<p>İzmir’in kendileri için yalnızca yatırım yapılan bir şehir olmadığını vurgulayan Seyfi Önay, “İzmir hepimizin yaşamaktan ve İzmirli olmaktan gurur duyduğu bir kent. Bizim için burada yatırım yapmak yalnızca bir proje geliştirmek anlamına gelmiyor. Amacımız İzmir’in yaşam anlayışına ve kent algısına uygun, sosyal konutlar ile güçlü ve geleceğe değer katacak yaşam alanları tasarlamak” olduğunu ifade etti.</p>
<h2>“İzmir’i uluslararası yatırımcılar açısından daha güçlü bir merkez haline getirmek istiyoruz”</h2>
<p>İnci Mega’nın Önaylar Group’un yatırım stratejisindeki önemli adımlardan biri olduğunu belirten Seyfi Önay, İzmir’in ekonomik ve sosyal potansiyelinin uluslararası ölçekte daha görünür hale gelmesini hedeflediklerini söyledi. Önay, “Öncelikli hedefimiz, İzmir’deki yatırımlarımızı büyütmek ve İnci markasının gayrimenkul alanındaki konumunu daha güçlü bir noktaya taşımaktır. İzmir’in uluslararası yatırımcılar açısından daha güçlü bir cazibe merkezi haline gelmesini istiyoruz. Yaptığımız yatırımlarla bu sürece katkı sağladığımıza inanıyoruz.” dedi. Önay, grubun uzun vadeli vizyonunu ise şu sözlerle ifade etti: “Hedefimiz yalnızca büyümek değil, kalıcı değer üretmek. Farklı sektörlerde güçlü markalar ve sürdürülebilir iş modelleri geliştirerek Türkiye’nin önde gelen yatırım gruplarından birisi olmayı hedefliyoruz.”</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/onaylar-grouptan-izmire-620-milyon-dolar-yatirim-hedefi-88414</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/1/4/1280x720/onaylar-grouptan-izmire-620-milyon-dolar-yatirim-hedefi-1790492577.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Önaylar Group, İzmir’de hayata geçireceği yeni projesi İnci Mega’yı duyurdu. Önaylar Group Yönetim Kurulu Başkanı Seyfi Önay, &quot;Öncelikli hedefimiz, İzmir’deki yatırımlarımızı büyütmek ve İnci markasının gayrimenkul alanındaki konumunu daha güçlü bir noktaya taşımaktır. İzmir’in uluslararası yatırımcılar açısından daha güçlü bir cazibe merkezi haline gelmesini istiyoruz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/sarigozoglu-7inci-fabrikasinin-temelini-atti-88413</guid>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 09:59:00 +03:00</pubDate>
            <title> Sarıgözoğlu, 7. fabrikasının temelini attı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <h3>EKONOMİ/İZMİR</h3>
<p>Başta otomotiv olmak üzere farklı sektörlere hizmet veren Sarıgözoğlu’nun Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçireceği yeni fabrikanın temel atma töreni, şirketin dört kuşağını bir araya getirdi. Başta Manisa olmak üzere 4 farklı bölgede fabrikaları olan Sarıgözoğlu 7. fabrikasının temelini attı. Yaklaşık 17 bin 500 metrekarelik arazi üzerinde kurulacak fabrikanın, 2027’de üretime geçmesi hedefleniyor.</p>
<p>1957 yılında İzmir’de İsmail Sarıgözoğlu tarafından kurulan şirketin, yeni yatırımıyla üretim kapasitesini ve istihdam gücünü artırmayı hedeflediğini aktaran Sarıgözoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sarıgözoğlu, 1957’de atılan ilk adımın bugün büyük bir sanayi yolculuğuna dönüştüğünü belirterek, “Geçmişimizin mirasını gelecek nesillere taşıyacak yeni bir temel atıyoruz” dedi.</p>
<h3>Manisa’daki yatırımla büyüme hedefi</h3>
<p>Sarıgözoğlu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Levent Sarıgözoğlu ise yeni tesisin Türkiye’nin üretim gücüne ve istihdamına katkı sağlayacağını söyledi. Sarıgözoğlu, Manisa OSB’de gerçekleştirilecek yatırımın şirketin büyüme hedeflerinde önemli bir adım olduğunu ifade ederek, “Sanayinin geleceğine inanıyor, her yeni yatırımımızı ülkemizin üretim gücüne ve istihdamına sunduğumuz bir katkı olarak görüyoruz” diye konuştu.</p>
<p>1957 yılında İzmir’de kurulan Sarıgözoğlu, bugün dört farklı şehirdeki fabrikalarıyla faaliyet gösteriyor. Şirket; kalıp tasarımı ve üretimi, presli imalat ve montaj alanlarında, başta otomotiv olmak üzere farklı sektörlere hizmet veriyor. Otomotiv sektöründe Ford, Tofaş, Mercedes, Renault, Bosch, BMW, Volkswagen, Audi, Bentley, Jaguar ve Porsche gibi OEM’lere hizmet veren şirket, beyaz eşya sektöründe ise Bosch için kombi üretiminde kullanılan iç ve dış sac aksamlarına yönelik kalıp ve seri üretim çalışmaları gerçekleştiriyor.</p>
<p>Sanayinin nitelikli ara eleman ihtiyacına katkı sağlamak amacıyla Manisa ve Bursa fabrikaları bünyesinde Mesleki Eğitim Merkezleri kuran Sarıgözoğlu, üretimin yanı sıra mesleki eğitime yönelik çalışmalarını da sürdürüyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/sarigozoglu-7inci-fabrikasinin-temelini-atti-88413</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/1/3/1280x720/sarigozoglu-7inci-fabrikasinin-temelini-atti-1790492438.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Otomotiv ve beyaz eşya sektörlerine hizmet veren Sarıgözoğlu, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde 17 bin 500 metrekarelik alanda kurulacak 7’nci fabrikasının temelini attı. 2027’de üretime geçmesi planlanan ve şirketin 4 kuşağını bir araya getiren yeni tesisle birlikte üretim kapasitesi ile istihdamın artırılması hedefleniyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/ege-bolgesinin-ihracati-8-ayda-292-milyar-dolara-ulasti-88412</guid>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 09:57:00 +03:00</pubDate>
            <title> Ege Bölgesi’nin ihracatı 8 ayda 29,2 milyar dolara ulaştı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/İZMİR</strong></p>
<p>Türkiye’nin ihracatına en büyük ikinci katkıyı sağlayan Ege Bölgesi’nin ihracatı ağustos ayında yüzde 3,13 artışla 3 milyar 625 milyon dolara yükseldi. Egeli ihracatçılar, 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ise ihracatlarını yüzde 2’lik artışla 28,6 milyar dolardan 29 milyar 154 milyon dolara taşıdılar.</p>
<p>Denizli, Balıkesir, Muğla ve Uşak ihracat artışlarıyla Ege Bölgesi’nin ihracatına pozitif yönde katkı sağlarken, Manisa ve Afyonkarahisar’ın ihracat düşüşü bölge ihracatının artış hızını aşağı çekti.</p>
<p>İzmir, Ege Bölgesi’nin ihracatını domine etmeyi sürdürdü. İzmir’in Ocak-Ağustos 2026 dönemindeki ihracatı yüzde 2,06 artışla 15 milyar 618 milyon dolara yükseldi. İzmir, Ege Bölgesi’nin ihracatında yüzde 53,6 pay aldı. İzmir’in ağustos ayı ihracatı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,24 gerileyerek 1 milyar 842 milyon dolar oldu. Ege Bölgesi’nde Ocak-Ağustos döneminde ihracatını artıran iller arasında en yüksek oranlı artış yüzde 13,61 ile Muğla’da gerçekleşirken, Muğla’yı yüzde 13,15 ile Uşak, yüzde 12,48 ile Denizli ve yüzde 12,35 ile Balıkesir takip etti.</p>
<h2>Muhammet Öztürk: İhracattaki artışın hızını artırmamız gerekiyor</h2>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab8be72d02f5-1790492274.jpeg" alt="" width="700" height="466" /></p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin ihracatındaki artışın memnuniyet verici olduğunu ancak küresel ticarette rekabetin giderek zorlaştığı bir dönemde artış hızının çift haneli seviyelere taşınması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Türkiye’nin ihracatının üretim gücü, istihdam ve döviz kazandırıcı faaliyetler açısından stratejik önem taşıdığını belirten Öztürk, ihracatçıların maliyet baskısı ve finansmana erişim koşulları nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiğine dikkat çekti.</p>
<p> “Ege Bölgesi olarak 8 aylık dönemde 29,2 milyar dolarlık ihracata ulaştık” diyen Öztürk, “Ağustos ayında da 3,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Özellikle Denizli, Balıkesir, Muğla ve Uşak’ın ihracat artışları bölge açısından olumlu bir tablo ortaya koyuyor. Ancak ihracatımızı daha yüksek bir ivmeyle artırmamız gerekiyor.   İhracatçımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için üretim maliyetleri, finansmana erişim ve enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengenin korunması büyük önem taşıyor. İhracatçının önünü görebildiği, yatırım ve üretim kararlarını daha sağlıklı alabildiği bir ekonomik ortam, ihracat hedeflerimize ulaşmamız açısından kritik. Ege Bölgesi olarak katma değerli, teknoloji yoğun ve markalı ihracatı artırmaya; yeni pazarlara açılmaya ve mevcut pazarlarımızdaki payımızı büyütmeye devam edeceğiz. Hedefimiz yalnızca ihracat rakamını artırmak değil, Türkiye’nin kilogram başına ihracat değerini yükseltecek bir ihracat yapısına katkı sağlamak. Ege Bölgesi olarak ihracatımızı 50 milyar dolara çıkaracak potansiyele sahibiz” ifadelerini kullandı.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/ege-bolgesinin-ihracati-8-ayda-292-milyar-dolara-ulasti-88412</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/1/2/1280x720/ege-bolgesinin-ihracati-8-ayda-292-milyar-dolara-ulasti-1790492328.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ege Bölgesi, 2026’nın 8 aylık döneminde ihracatını yüzde 2 artırarak 29,2 milyar dolarlık hacme ulaştı. Bölge ihracatının yarısından fazlasını tek başına üstlenen İzmir liderliğini korurken; Muğla, Uşak ve Denizli performanslarıyla öne çıkan iller oldu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/isparta-istanbul-antalya-yht-projesinde-yer-almak-istiyor-88410</guid>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 00:47:00 +03:00</pubDate>
            <title> Isparta, İstanbul-Antalya YHT projesinde yer almak istiyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ISPARTA</strong></p>
<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Isparta’ya gelerek bir dizi toplantılara katılarak incelemelerde bulunurken, ulaştırma sektörü temsilcileriyle de bir araya geldi.</p>
<p>Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) Başkanı Metin Çelik, toplantıda, kentin ekonomik gelişimini doğrudan etkileyen ulaşım ve lojistik alanındaki öncelikleri aktararak, iş dünyasının beklentilerini dile getirdi. Çelik, daha sonra Isparta’nın ulaşım altyapısına ilişkin talepleri içeren kapsamlı bir dosyayı Bakan Uraloğlu’na takdim etti.</p>
<p>kentin ekonomik gelişimini doğrudan etkileyen ulaşım ve lojistik başlıklarındaki öncelikleri aktararak, iş dünyasının beklentilerini Bakan Uraloğlu ile paylaştı.</p>
<p>Bakan Uraloğlu’na sunulan dosyada, Isparta Süleyman Demirel Havalimanı’nın daha etkin kullanılması, hava kargo altyapısının aktif hale getirilmesi, hızlı tren bağlantısında Isparta’nın yer alması ve karayolu yatırımlarının hızlandırılması başta olmak üzere beş öncelikli talep yer aldı.</p>
<p>Raporda, hava yolu, demiryolu ve karayolu yatırımları Isparta’nın ticaret, sanayi, tarım, turizm ve eğitim potansiyelini destekleyecek bütüncül bir ulaşım ağı olarak ele alındı.</p>
<p><strong>"İstanbul-Antalya YHT projesine Isparta’da dahil edilsin"</strong></p>
<p>Isparta Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hazırlanan raporda, iş dünyasının beş temel talebi öne çıktı. Isparta iş dünyasının talepleri şöyle:</p>
<p>‘’İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı ile Isparta Süleyman Demirel Havalimanı arasında haftanın yedi günü karşılıklı, düşük maliyetli tarifeli uçuşların başlatılmalı. İstanbul Havalimanı ile Isparta arasındaki mevcut tarifeli uçuşların haftanın yedi güne çıkarılmalı. Isparta Süleyman Demirel Havalimanı’ndaki kargo terminalinin aktif olarak işletilmesi için işletici ve taşıyıcılarla gerekli görüşmeler yapılarak koordinasyon sağlanmalı. İstanbul–Antalya hızlı tren çalışmalarında Isparta bağlantısının değerlendirilmesi ve uygun güzergâh ile proje takvimi netleştirilmeli. Isparta–Konya ve Isparta–Antalya karayollarındaki duble yol çalışmaları yatırım önceliği ve uygulama planı çerçevesinde değerlendirilmeli.’’</p>
<p>Raporda, Isparta Süleyman Demirel Havalimanı’nın bölgesel potansiyeline uygun şekilde değerlendirilmesi, hava kargo altyapısının etkin kullanılması ve demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesinin yanı sıra karayolu yatırımlarının hızlandırılmasının da bölge ekonomisine doğrudan katkı sağlayacağı vurgulandı.</p>
<p>Isparta’nın sanayi ve tarımsal üretim kapasitesi, turizm ve eğitim hareketliliği ile ticari bağlantıları dikkate alınarak hazırlanan raporda, özellikle zaman duyarlı tarımsal ürünlerin daha hızlı ve etkin şekilde pazarlara ulaştırılabilmesi açısından alternatif lojistik imkânların geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi. Ulaşım altyapısının güçlendirilmesinin yalnızca Isparta’nın değil, çevre illerle birlikte bölgenin ticari ve ekonomik hareketliliğine katkı sağlayacağına dikkat çekildi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/isparta-istanbul-antalya-yht-projesinde-yer-almak-istiyor-88410</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/1/0/1280x720/isparta-istanbul-antalya-yht-projesinde-yer-almak-istiyor-1790459327.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Isparta iş dünyası, sanayinin kalbi İstanbul ile Isparta arasında demiryolu ve havayolu ulaşımı altyapı sorunlarının giderilmesini istiyor. Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Çelik, kentin demiryolu, havayolu ve karayolu ulaşımında yaşanan sıkıntıları anlatan dosyayı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadiroğlu’na verdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/atsonun-kurakliga-dayanikli-peyzaj-uygulamasi-ornek-gosterildi-88409</guid>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 00:46:00 +03:00</pubDate>
            <title> ATSO’nun kuraklığa dayanıklı peyzaj uygulaması örnek gösterildi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/ANTALYA</strong></p>
<p>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından yapılan açıklamada, Antalya’nın sıcak ve kurak iklim koşullarına uygun, su tüketimini azaltan ve sürdürülebilir bir peyzaj uygulamasında farkındalık yaratmak amacıyla hizmet binası bahçesinde yeni bir peyzaj düzenlemesini hayata geçirdi.</p>
<p>Antalya Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından yapılan incelemede ATSO peyzaj düzenlemesinin, su kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, sulama ihtiyacının azaltılması ve sürdürülebilir peyzaj yaklaşımının yaygınlaştırılması bakımından iyi uygulama örneği olduğu belirtildi.</p>
<p>ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, su kaynaklarının korunmasının Antalya’nın geleceği açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Hizmet binamızın bahçesinde hayata geçirdiğimiz kurakçıl peyzaj uygulaması, suyun verimli kullanılması konusunda attığımız somut adımlardan biri. Uygulamamızın, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından iyi bir örnek olarak değerlendirilmesinden memnuniyet duyuyoruz” dedi.</p>
<p>Antalya’nın iklim değişikliği ve su kaynakları açısından önemli bir süreçten geçtiğini vurgulayan Hacısüleyman, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Kurumlarında kendi hizmet alanlarında da su verimliliğini gözeten uygulamaları hayata geçirmesi gerekir. Antalya, iklim koşulları nedeniyle su kaynaklarını daha dikkatli ve verimli kullanmak zorunda olduğumuz bir kent. Bu nedenle kendi hizmet binamızın bahçesinde de klasik peyzaj anlayışı yerine, su tüketimini azaltan ve Antalya’nın iklimine uyum sağlayan bir yaklaşımı tercih ettik. Bitki seçiminden çim alanların sınırlandırılmasına, sulama zonlarından suyun kontrollü kullanılmasına kadar bütün süreci bu anlayışla ele aldık.”</p>
<p><strong>"Farkındalık oluşturmak istedik"</strong></p>
<p>Uygulamanın yalnızca ATSO’nun kendi alanındaki bir düzenleme olmadığını anlatan Başkan Hacısüleyman, “Biz burada aynı zamanda bir farkındalık oluşturmayı hedefledik. Su verimliliği konusunda konuşmanın yanında, bunu kendi alanımızda uygulayarak göstermenin daha değerli olduğuna inanıyoruz. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede uygulamamızın kurakçıl peyzaj ilkeleriyle uyumlu ve iyi bir örnek olarak değerlendirilmesi de bu açıdan bizim için önemli” dedi.</p>
<p>Suyun verimli kullanılmasının bireysel ve kurumsal bir sorumluluk olduğunu dile getiren Yusuf Hacısüleyman, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>‘’Suyu korumak bugünün değil, geleceğin meselesi. Antalya’da su kaynaklarımızı korumaya yönelik doğru uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sunmak istiyoruz. ATSO olarak kendi çalışmalarımızda da bu anlayışı sürdürmeye devam edeceğiz. Uygulamada, Antalya’nın sıcak ve kurak yaz koşullarına dayanıklı, düşük ve orta düzeyde su ihtiyacına sahip bitki türleri ağırlıklı olarak tercih edildi. Çim alanlar kullanım ihtiyacına göre sınırlandırılırken, kurakçıl bitkisel alanlar artırıldı.’’</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/atsonun-kurakliga-dayanikli-peyzaj-uygulamasi-ornek-gosterildi-88409</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/9/1280x720/atsonun-kurakliga-dayanikli-peyzaj-uygulamasi-ornek-gosterildi-1790459240.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Antalya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hizmet binası bahçesinde kuraklığa dayanıklı peyzaj uygulaması, Tarım İl Müdürlüğü tarafından örnek gösterildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/yasam-hastanelerine-altin-akreditasyon-belgesi-88411</guid>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yaşam Hastaneleri’ne Altın Akreditasyon Belgesi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Yaşam Hastaneler Grubu’na bağlı Antalya, Alanya ve Vakıf (ASV) Hastanelerine Sağlık Bakanlığına bağlı olan Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü (TÜSKA) tarafından Altın Sertifikasyon Belgesi almaya hak kazanması nedeniyle tören düzenlendi. Törene TÜSKA Başkanı Bayram Demir, Antalya Sağlık İl Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan, Yaşam Hastaneleri Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Cemal Özkan ile 3 hastanenin yöneticileri katıldı.</p>
<p>Yaşam Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Özkan, Antalya’nın ilk özel sağlık kuruluşu olduklarını belirterek, yaklaşık 30 yıllık süreçte bugün 6 hastaneye ulaştıklarını, 220 doktor ve bin 670 çalışan ile Antalya halkına ve yabancı hastalara hizmet verdiklerini söyledi.</p>
<p>Uluslararası standartlarda hizmet verdiklerini ifade eden Özkan, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Uluslararası sağlıkta kalite ödülü almak bizim için büyük gurur kaynağı olmuştur. Şu anda 3 hastanemiz TÜSKA’dan Altın Akreditasyon Belgesi almaya hak kazandı. Aynı zamanda Türkiye’de TÜSKA2Dan Altın Akreditasyon Belgesi alan kurum olduk. Yaşam Hastaneler Grubu olarak bundan sonraki süreçte de hasta güvenliği ve memnuniyetini merkeze alan, bilimsel ve uluslararası standartlarla uyumlu sağlık hizmeti sunma anlayışını sürdürmeye devam edeceğiz.’’</p>
<p>TÜSKA Başkanı Doç. Dr. Bayram Demir de, TÜSKA’nın 2015 yılında kurulduğunu ve kamu adına görev yaptığını, Türkiye’de halen 260’tan fazla hastane ve sağlık merkezinin Uluslararası Akreditasyon Belgesi almak üzere denetim talebinin bulunduğunu bildirdi. Antalya’da da halen 6 hastanenin akredite denetimlerinin devam ettiğini ifade eden Demir, ‘’TÜSKA  kar amacı gütmeyen bir kamu kuruluşuyuz. 4 ülke ile işbirliğimiz var’’ dedi.</p>
<p>Konuşmaların ardından Yaşam Hastaneler Grubu’na bağlı, Antalya, Alanya ve Vakıf (ASV) Yaşam Hastaneleri’ne Altın Akreditasyon Belgeleri, TÜSKA Başkanı Doç. Dr. Bayram Demir tarafından Yaşam Hastaneler Grubu yetkililerine takdim edildi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/yasam-hastanelerine-altin-akreditasyon-belgesi-88411</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/1/1/1280x720/yasam-hastanelerine-altin-akreditasyon-belgesi-1790459413.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Antalya’nın ilk özel sağlık hizmetleri kuruluşu olan Yaşam Hastaneleri, sağlık hizmetlerinde kalite ve hasta güvenliği alanındaki çalışmalarından dolayı Altın Akreditasyon Belgesi almaya hak kazandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/gurlek-46-tuzel-kisi-18-fon-ve-42-gercek-kisinin-mal-varligi-donduruldu-88407</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 18:51:00 +03:00</pubDate>
            <title> Gürlek: 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığı donduruldu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasası işlemleri soruşturmaları hakkında bilgi verdi. </p>
<p>Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Gürlek, "Vatandaşımızın hukukuna sahip çıkıyoruz" başlığıyla yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yakından takip ettiği fon soruşturmasında önceliklerinin vatandaşların haklarını korumak, birikimlerinin istismar edilmesine izin vermemek ve uğradıkları mağduriyetlerin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesini sağlamak olduğunu belirterek şunları kaydetti:</p>
<p>"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma', 'nitelikli dolandırıcılık', “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'sermaye piyasası kanununa muhalefet' suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.</p>
<p>Bu kapsamda bugün yeni bir adım daha atılmış; 1 Temmuz-16 Eylül tarihleri arasındaki fonlardan para çıkışları en yüksek tutardan başlamak üzere incelenerek 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı dondurulmuş; haklarında daha önce herhangi bir tedbir bulunmayan 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.</p>
<p>Bu kapsamda; devir, temlik, satış, bağış, ipotek ve rehin tesisi, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi, EFT/havale ve malvarlığını azaltıcı diğer işlemlerin önlenmesi; sermaye piyasası araçlarının dondurulması ve şüpheli işlemlerin gecikmeksizin adli makamlara bildirilmesi amacıyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlara müzekkereler yazılmıştır.</p>
<p>Amacımız açıktır: Soruşturma konusu malvarlığı değerlerinin kaçırılmasına, el değiştirmesine veya üçüncü kişiler üzerine geçirilmesine imkân vermemek; suçtan elde edildiği tespit edilen değerleri güvence altına almak ve mağdur vatandaşlarımızın haklarına kavuşmasını sağlamaktır.</p>
<p>Para hangi hesaba aktarılmış, malvarlığı hangi şirketin veya kişinin üzerine geçirilmiş olursa olsun; izini sonuna kadar süreceğiz. İyi niyetli vatandaşlarımızın yılların emeğiyle oluşturduğu birikimlerin birtakım kişi ve yapılar tarafından istismar edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. </p>
<p>Hukuka aykırı işlemleri ve bağlantılarını ortaya çıkaracak, kanunun öngördüğü şartlar çerçevesinde mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması için gereken bütün hukuki tedbirleri kararlılıkla uygulayacağız.</p>
<p>Vatandaşımızın hakkını, emeğini ve birikimini korumak için hukukun bize verdiği bütün imkânlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/gurlek-46-tuzel-kisi-18-fon-ve-42-gercek-kisinin-mal-varligi-donduruldu-88407</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/5/9/1280x720/akin-gurlek-1789535527.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Adalet Bakanı Gürlek, &quot;1 Temmuz-16 Eylül arasındaki fonlardan para çıkışları en yüksek tutardan başlamak üzere incelenerek 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığı dondurulmuş, haklarında daha önce herhangi bir tedbir bulunmayan 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.&quot; açıklaması yaptı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/marmarabirlikte-yeni-sezon-icin-rekolte-beyan-donemi-basladi-88405</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 18:13:00 +03:00</pubDate>
            <title> Marmarabirlik’te yeni sezon için rekolte beyan dönemi başladı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/BURSA</strong></p>
<p>Marmarabirlik’in 2026/2027 iş yılı ürün alım kampanyası öncesinde rekolte beyan süreci başladı. 21 Eylül’de başlayan rekolte beyanları, 23 Ekim 2026 Cuma günü mesai saati sonunda sona erecek.</p>
<p>Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, üreticilerin bağlı bulundukları kooperatiflere gerçek üretim miktarlarını esas alan beyanda bulunmasının sezon planlaması açısından önem taşıdığını belirtti. Rekolte beyanlarının yalnızca alınacak ürün miktarının değil, sezon boyunca ihtiyaç duyulacak depolama, işleme, lojistik ve finansman kapasitesinin planlanmasına da temel oluşturduğunu belirten Yıldız, üreticilerden doğru ve gerçekçi beyanda bulunmalarını istedi. Yıldız, yeni sezon alım planının yalnızca ortaklardan gelecek rekolte beyanlarına göre belirlenmeyeceğini vurguladı.</p>
<p>Bölgesel ve Türkiye geneli rekolte, ürünün kalite ve dane yapısı, iç ve dış piyasa koşulları ile Marmarabirlik’in kapasitesi birlikte değerlendirilecek. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye genelinde 41 ilde yürütülen rekolte tespit çalışmalarının 28 Temmuz’da başladığını hatırlatan Yıldız, süreç tamamlandığında daha net bir tablonun ortaya çıkacağını söyledi.</p>
<h2>“Ekonomik koşullar da dikkate alınacak”</h2>
<p>Yeni sezon kararlarında üretim maliyetleri, iç ve dış piyasa koşulları, tüketim ve ihracat imkanlarının yanı sıra Marmarabirlik’in mali yapısının da dikkate alınacağını ifade eden Yıldız, üreticinin emeğini korurken Birliğin sürdürülebilirliğini gözeten bir planlama yapılacağını kaydetti. Marmarabirlik’in 2025 yılında yaklaşık 6,8 milyar TL net ciro ve 35 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini belirten Yıldız, yeni sezon hazırlıklarının sürdüğünü söyledi. Yıldız ayrıca, sezon öncesinde gündeme gelen farklı rakam ve yorumlara karşı üreticilerin rekolte ve ürün alım sürecine ilişkin bilgileri Marmarabirlik ve bağlı kooperatiflerin resmi açıklamalarından takip etmeleri çağrısında bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/marmarabirlikte-yeni-sezon-icin-rekolte-beyan-donemi-basladi-88405</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/5/1280x720/marmarabirlikte-yeni-sezon-icin-rekolte-beyan-donemi-basladi-1790435704.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Marmarabirlik’te yeni sezon ürün alım kampanyası öncesinde rekolte süreci başladı. Üreticilerin 23 Ekim’e kadar gerçek üretim miktarlarını esas alarak beyanda bulunması istenirken, alım planında rekoltenin yanı sıra kalite, piyasa koşulları ve Birliğin kapasitesinin de dikkate alınacağı bildirildi. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, üreticilerin bağlı bulundukları kooperatiflere gerçek üretim miktarlarını esas alan beyanda bulunmasının sezon planlaması açısından önem taşıdığını vurguladı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/satin-alma-ve-tedarik-zinciri-rekabetciligin-merkezine-yerlesti-88403</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 18:07:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Satın alma ve tedarik zinciri rekabetçiliğin merkezine yerleşti&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ESRA ÖZARFAT/BURSA</strong></p>
<p>Stratejik Satınalma Derneği (SSD) ve KalDer Bursa Şubesi iş birliğiyle düzenlenen SSD &amp; KalDer Bursa Etkinliği, otomotiv sektöründe satın alma ve tedarik zincirinin değişen rolünü gündeme taşıdı.</p>
<p>Etkinlikte gizli maliyetlerden yeni rekabet dinamiklerine, tedarik zincirinin geleceğinden sektör profesyonellerinin deneyimlerine kadar birçok başlık değerlendirildi. Oturumlarda Karsan Genel Müdür Yardımcısı Ergün Koru, Valeo Türkiye Ülke Başkanı ve Bursa Fabrikaları Genel Müdürü Tuna Arıncı, Renault Group Ülke Satınalma Direktörü Önder Plana ve BPlas Yönetim Kurulu Başkanı Celal Gökçen konuşmacı olarak yer aldı. Programın açılışında konuşan SSD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Demir, satın alma süreçlerinin yalnızca ürün fiyatı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Satın alma fonksiyonunun işletmeye sağladığı toplam değerin dikkate alınması gerektiğini belirten Demir, “Kalitenin bir maliyeti olduğu kadar kalitesizliğin de bir maliyeti var. Kaliteyi ucuza satın alamazsın” dedi. Bursa’nın Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden biri olduğunu ve kentte farklı sektörlerde küçülmeler yaşandığını ifade eden Demir, bu ortamda rekabetçiliğin ve maliyetlerin kontrolünün daha kritik hale geldiğini vurguladı. Özellikle üretim şirketlerinde çok sayıda maliyet kaleminin bulunduğuna işaret eden Demir, satın alma kararlarının projelerin kârlılığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu kaydetti.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab7dff67b415-1790435318.jpeg" alt="" width="702" height="527" /></p>
<h2>Rekabetçilik tanımı genişliyor</h2>
<p>KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ise rekabetçiliğin uzun yıllar kalite, maliyet ve teslimat üçgeninde değerlendirildiğini, ancak günümüzde bu çerçevenin önemli ölçüde genişlediğini ifade etti. Teknolojik dönüşüm, yapay zeka, sürdürülebilirlik, karbon düzenlemeleri, jeopolitik gelişmeler, enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığının şirketlerin aynı anda yönetmesi gereken başlıklar haline geldiğini belirten Ürkmez, işletmelerin performansının artık yalnızca kendi fabrika ve organizasyonlarının sınırları içinde değerlendirilemeyeceğini söyledi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/satin-alma-ve-tedarik-zinciri-rekabetciligin-merkezine-yerlesti-88403</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/3/1280x720/satin-alma-ve-tedarik-zinciri-rekabetciligin-merkezine-yerlesti-1790435358.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ SSD ve KalDer Bursa iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte otomotiv sektörünün dönüşen rekabet koşulları ele alındı. Uzmanlar; maliyet kontrolü, kalite, yapay zeka, sürdürülebilirlik ve tedarik zinciri dayanıklılığının şirketlerin rekabet gücünde belirleyici hale geldiğine dikkat çekti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/erdogan-turkiye-ekonomisi-son-24-ceyrek-kesintisiz-buyume-yasadi-88402</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 18:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Erdoğan: Türkiye ekonomisi son 24 çeyrek kesintisiz büyüme yaşadı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen, 21. MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu Kapanış Programı'na katıldı.</p>
<p>Erdoğan burada yaptığı konuşmada, MÜSİAD'ın EXPO fuarlarını geleneksel hale getirdiğini, bu yıl 21'incisini de başarılı şekilde icra ettiğini belirtti.</p>
<p>Erdoğan, MÜSİAD ailesini bunun için yürekten tebrik ederek, "Aynı şekilde fuarın ve forumun tüm sponsorlarına, Ticaret Bakanlığımız başta olmak üzere bu programlarda emeği bulunan kurum, kuruluş ve firmalarımızın tamamına ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.</p>
<p>MÜSİAD'ın kurulduğu günden bu yana kendi içinde bir ve bütün, dünyada söz ve nüfus sahibi, etkin ve saygın, güçlü bir Türkiye için büyük fedakarlıkla çalıştığına dikkati çeken Erdoğan, "MÜSİAD ailemizin tüm mensuplarına bugün bir kez daha canıgönülden teşekkür ediyorum. Bu süre boyunca gerek MÜSİAD'a gerekse ülkemize katkı yapmış fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerime Cenabıallah'tan rahmet niyaz ediyorum." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Erdoğan, Türkiye'nin ekonomi ve ticari potansiyelini dünyayla buluşturan MÜSİAD'ın yurt içinde ve dışında 14 binden fazla üyesiyle 60 bin işletmeyi temsil ettiğini, yaklaşık 3 milyon kişiyi istihdam ettiğini aktararak, şunları kaydetti:</p>
<p>"Ülkemizin yanı sıra dünyanın 84 ülkesindeki 184 şube ve temsilcilikle geniş yelpazedeki faaliyetlerini güçlü bir şekilde sürdürüyor. İş dünyasının görüş, öneri ve beklentilerini samimiyetle aktarmaya devam eden MÜSİAD'ımızı kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum. İki yılda bir düzenlenen MÜSİAD EXPO fuarlarımız ise Türkiye'nin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini küresel iş dünyasıyla bir araya getiren, firmalarımızın yeni pazarlara, yeni coğrafyalara erişimini kolaylaştıran, en önemlisi de Türkiye merkezli yeni ticari işbirliklerinin geliştirilmesine katkı sunan yapısıyla maşallah her seferinde göğsümüzü kabartıyor. Fuara ilgi ve katılımın bu yıl da fazlasıyla yüksek olduğunu memnuniyetle öğrendim. MÜSİAD EXPO'nun bir fuar olmanın ötesine geçerek uluslararası ticaret, yatırım, iş diplomasisi platformu haline dönüşmesinden ülkemiz adına gurur duyuyorum."</p>
<p><strong>"Yapay zekayı geliştirirken insan faktörüne gerekli önem verilmeli"</strong></p>
<p>Erdoğan, insanlık tarihine bakıldığında bir şeyi herkesin çok net gördüğünü söyledi.</p>
<p>Bazı kritik eşiklerin bir defa aşıldığında artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını, son yıllarda yapay zeka başta olmak üzere teknolojide yaşanan devrim niteliğindeki dönüşümün bunlardan biri olduğunu belirten Erdoğan, "Avantajlarını sağlıktan eğitime, bilişimden ulaşıma, tarımdan ekonomiye her alanda hissettiğimiz yapay zeka, hem bireysel hem de iş hayatımızı yeniden şekillendiriyor. Gün geliştikçe gelişen yapay zeka modelleri ve robotik teknolojiler, üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Şurası bir gerçek ki, reel sektör yapay zekanın imkanlarını ne kadar kullanıyorsa girişimci, sanayici, yatırımcı da bu yeniliklerden o kadar istifade ediyor." diye konuştu.</p>
<p>Erdoğan, burada dikkatlerden kaçmaması gereken asıl tehlikenin, yapay zekayı geliştirirken insan faktörüne gerekli önem verilmediğinde arzu edilenin tam tersi neticelerle karşılaşılabileceği olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:</p>
<p>"İnsanı insan yapan değerleri, aileyi, toplumu, milli ve manevi hasletlerimizi korumazsanız, iş ahlakınızı saf dışı bırakıp rekabeti ne pahasına olursa olsun galip gelmeyi merkeze koyarsanız, geliştirdiğiniz yazılım ve algoritmalar, tüm bu teknolojiler fayda değil, tam tersine zarar getirir, Allah muhafaza geniş çaplı bir yıkıma sebebiyet verir. Tam da bu yüzden kamu yönetiminden özel sektöre, akademiden iş dünyası ve sivil topluma, bu konuların derinlikli bir şekilde ele alınması gerekiyor. Hele ki Ahilik gibi köklü bir kültürün mirasçıları olarak bizim böyle bir meseleye duyarsız kalmamız zaten düşünülemez."</p>
<p>Müslümanlar olarak ekonomik ve ticari münasebetleri hayata yön veren temel değerler ışığında sürekli gözden geçirmek durumunda olduklarını vurgulayan Erdoğan, 29. Uluslararası İş Forumu'nun "Yapay Zeka Çağında İnsanın ve İş Dünyasının Dönüşümü" başlığıyla tertiplenmesini bu bakımdan çok kıymetli bulduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>"Küresel sistemin hem meşruiyet hem temsil hem de adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz"</strong></p>
<p>Erdoğan, forum kapsamında düzenlenen oturumlarda fikir, tespit ve önerilerini dile getiren tüm katılımcılara tebriklerini iletti.</p>
<p>Bu platformlarda yapılan ufuk açıcı istişarelerin herkes için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, "Küresel sistemin hem meşruiyet hem temsil hem de adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz. Bilhassa ülkemizin merkezinde yer aldığı coğrafya, tabiri caizse tam bir kriz fırtınası yaşıyor. Ticaretten enerji arzına, gıda güvenliğinden ekonomik yaptırımlara pek çok alanda bu fırtınanın etkilerine hepimiz az ya da çok maruz kalıyoruz. Yakın geçmişte fikir teatileriyle çözülen meseleler, bugün füze ve dron teatileriyle çözülmeye çalışılmaktadır. 'Gücü gücü yetene' düzeni ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurmaktadır." değerlendirmesini yaptı.</p>
<p>Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na hitabında bu soruna özellikle dikkati çektiğini aktaran Erdoğan, Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye, Arakan'dan İran'a, içerisinden özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettiklerini anlattı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>"Gazze'de, Lübnan'da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun biz bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik. Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek, dilimiz döndüğü, gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, mazlum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Daha önce söyledim, bugün bir kez daha söylüyorum. Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar geri adım atmayacağız. Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır. İnşallah o günler de mutlaka gelecektir."</p>
<p>Erdoğan, henüz 6 yaşındayken ailesiyle birlikte 335 kurşunla vahşice şehit edilen Hind Receb'in hesabının hukuk önünde sorulacağına söyledi.</p>
<p>Yemek kuyruklarında, kuvözlerde, camilerde, okullarda, hastanelerde göz göre göre katledilen sivillerin hesabının elbette adalete verileceğini belirten Erdoğan, "Eğer soykırım yapanlar adalete hesap vermezse, eğer bunlardan hukuk önünde, tarih önünde hesap sorulmazsa aynı vahşet tekrar yaşanacak, aynı insani trajediyle biliniz ki çocuklarımız da karşılaşacak. Biz, şahsen son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacağız. Türkiye ve Türk milletinin aynı şekilde bunun mücadelesi içinde olacak." diye konuştu.</p>
<p><strong>"Genel kurul, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir"</strong></p>
<p>Erdoğan, hangi dinden, kültürden, kökenden olursa olsun adalete inananların bu mücadelenin içinde olacağına dikkati çekerek "Filistin halkı yalnız değildir, asla sahipsiz değildir. Gazzeli kardeşlerimiz hak ve adalet arayışlarında tek başına değildir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, bu gerçeği bir kez daha teyit etmiştir. İnsanlık ittifakının temsilcisi olarak genel kurul, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir. Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne adeta bir tokat gibi inmiştir. Şahsımızı ve ülkemizi ahlaksız iddialarla hedef koymalarının sebebi işte budur. Türkiye, vicdanlı, onurlu, ahlaklı ve yürekli duruşuyla hem mazlumlara umut olmuş hem de diğer ülkelere cesaret aşılamıştır."</p>
<p>Genel kurul salonunda ve kürsüsünde insanlığın müşterek vicdanına tercüman olan tüm ülkeleri ve liderleri gönülden tebrik eden Erdoğan, Türkiye olarak ne pahasına olursa olsun zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya devam edeceklerinin bilinmesini istediğini sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>"Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardık"</strong></p>
<p>Erdoğan, bir yandan hem bölgeye hem de insanlığa umut olacak hakkaniyetli çözümleri savunurken, diğer yandan ülkeyi bu risk ve tehdit ortamından uzak tutacak politikaları kararlılıkla hayata geçirdiklerini anlattı.</p>
<p>Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardıklarını vurgulayan Erdoğan, "Ekonomi politikamızın dört sütununu, yani üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayarak her türlü adımı attık. Çevremizi saran istikrarsızlığa rağmen iş dünyamızın geleceğe güvenle bakabileceği bir iklimi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz." diye konuştu.</p>
<p>Erdoğan, geçen yıl Türkiye ekonomisini yüzde 3,7 oranında büyüterek 16 yıllık kesintisiz büyüme performansını sürdürdüklerini aktararak, "Ekonomimiz 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 2,6, ikinci çeyreğinde ise yüzde 2,3 oranında büyüdü. Böylelikle Türkiye ekonomisi son 24 çeyrektir kesintisiz büyüme yaşadı. Şu anda dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın ise 6'ncı en büyük ekonomisiyiz. 2002'de 3 bin 616 dolar olan kişi başına gelirimiz yaklaşık 5 kat artışla 2025'te 18 bin 103 dolara çıktı. Ekonomimizin büyüklüğü ise cari fiyatlarla 1 trilyon 602 milyar dolar oldu." ifadelerini kullandı.</p>
<p>İhracat tarafındaki başarıları da sürdürdüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:</p>
<p>"2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldi. Bu yılın ağustos ayındaki ihracatımız geçtiğimiz senenin aynı dönemine göre yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar doları buldu. Ocak-Ağustos döneminde ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4 artarak 185 milyar dolara erişti. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ihracatımızı 280 milyar doların üzerine taşıdık. Yıllıklandırılmış hizmet ihracatımızın ise ağustos ayı itibarıyla 125 milyar dolar civarına geldiğini tahmin ediyoruz. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatımızın toplamının 405 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz. İhracatçı firmalarımızın sayısına baktığımızda da tablonun bütününe yayılan başarıyı daha net görebiliyoruz. 2002'de ihracat yapan firmalarımızın sayısı yalnızca 33 binken 2025 yılında tam 168 bin firmamız ihracat gerçekleştirdi. Savunma ve havacılık ihracatımız ise Ocak-Ağustos 2026 döneminde geçen yıla kıyasla yüzde 16,2 artarak 6 milyar 300 milyon dolar oldu."</p>
<p><strong>"Türk Eximbank, ülkemiz ihracatına toplam 54,2 milyar dolar destek sağladı"</strong></p>
<p>Erdoğan, içinde bulunulan zorlu dönemde firmaların finansmana erişimini kolaylaştırmak için ellerinden geleni yaptıklarını belirterek, şöyle devam etti:</p>
<p>"Türk Eximbank'ın ödenmiş sermayesini 100 milyar liraya çıkardık. Geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla Türk Eximbank, kredi, sigorta ve garanti olmak üzere ülkemiz ihracatına toplam 54,2 milyar dolar destek sağladı. Bankamızın bu yılki ihracat destekleri Ağustos 2026 sonu itibarıyla 44 milyar dolara yaklaştı. Doğrudan yabancı yatırımlarda da önemli mesafeler katettik. Sadece geçen yıl yatırımlarda 3,3 milyar dolar net giriş elde ettik. Yurt dışındaki Türk yatırımları ise 2025 yıl sonu itibarıyla 70 milyar doları buldu. Burada saymaya vaktimizin elvermeyeceği daha pek çok başarıya, rekora MÜSİAD'ımızla ve sizlerle birlikte ulaştık. 20 gün önce açıkladığımız yeni Orta Vadeli Program'la sürdürülebilir ve dengeli büyüme hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerleyeceğiz."</p>
<p>Forumun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenlere teşekkür ederek sözlerini sonlandırdı.</p>
<p>(AA)</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/erdogan-turkiye-ekonomisi-son-24-ceyrek-kesintisiz-buyume-yasadi-88402</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/2/1280x720/54-1790435039.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ 21. MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu Kapanış Programı&#039;nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, &quot;Türkiye ekonomisi son 24 çeyrektir kesintisiz büyüme yaşadı. Şu anda dünyanın 16&#039;ncı, Avrupa&#039;nın ise 6&#039;ncı en büyük ekonomisiyiz.&quot; dedi. Erdoğan, &quot;2002&#039;de ihracat yapan firmalarımızın sayısı yalnızca 33 binken 2025 yılında tam 168 bin firmamız ihracat gerçekleştirdi. Savunma ve havacılık ihracatımız ise Ocak-Ağustos 2026 döneminde geçen yıla kıyasla yüzde 16,2 artarak 6 milyar 300 milyon dolar oldu.&quot; ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yilmaz-sermaye-piyasalarimizda-kisitli-bir-alanda-ortaya-cikmis-bir-sorunla-karsi-karsiyayiz-88401</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 16:11:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yılmaz: Sermaye piyasalarımızda kısıtlı bir alanda ortaya çıkmış bir sorunla karşı karşıyayız</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, il programı kapsamında, bir otelde düzenlenen TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi'ne katıldı.</p>
<p>Burada konuşan Yılmaz, Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını koruduğunu, bu yıl olumsuz koşullar altında dahi yüzde 3,3 büyümesini beklediklerini, kademeli bir şekilde büyümenin artmasını ve 2029'da yüzde 5 seviyelerine ulaşmasını öngördüklerini söyledi.</p>
<p>Geçici olumsuz etkilerin ortadan kalkması ile enflasyonda ana eğilimindeki gerileme trendinin sürmesini beklediklerini dile getiren Yılmaz, "Bölgemizdeki jeopolitik gelişmelerin etkisiyle hedeflediğimiz oranın üzerinde kalmış olsak da eş güdüm içinde yürüttüğümüz para, maliye ve gelirler politikalarıyla daha önce başardığımız gibi orta vadede yine tek haneli rakamlara ulaşacağımıza inanıyoruz ve bu yönde de kararlılıkla devam ediyoruz." diye konuştu.</p>
<p>Yılmaz, makroekonomik temellerin sağlam olduğunu belirterek, "Son 4 yılda depreme 5,4 trilyon Türk lirası para harcadığımız halde, yani bugünkü fiyatlarla 104 milyar dolar ekstra bir harcama yaptığımız halde, bütçe açığımızın milli gelire oranı oldukça makul ve kabul edilebilir seviyelerde. Cari açığın milli gelire oranı son yıllarda yüzde 2'nin altına düştü. Bu yıl az önce bahsettiğim savaş etkisinden dolayı yüzde 2,6'ya çıkmasını bekliyoruz. Bunun 0,7 puanı, savaş etkisi olarak hesaplanıyor. Yani o etkiden arındırdığınız zaman yüzde 2'nin yine altındayız." değerlendirmesini yaptı.</p>
<p>Merkez Bankası rezervlerinin de oldukça iyi bir noktaya geldiğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu:</p>
<p>"Finans piyasalarımız çok daha iyi bir noktada ama sermaye piyasalarımızda belli bir alanda, kısıtlı bir alanda ortaya çıkmış bir sorunla karşı karşıyayız. Bu sorunu aşma yönünde de idari, adli gerekli tedbirler alınıyor, alınmaya da devam edilecek. Bu geçici bir sorun, kısıtlı bir alanda ortaya çıkan bir sorun ve bu sorunu aştığımız zaman sermaye piyasalarımız eskisinden de daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek. Yapısal bir sorunla karşı karşıya değiliz. Sermaye piyasalarımızın da yapısı oldukça sağlıklı. Ama geçici bir sorunumuz var. Bu sorunla ilgili de ilgili tüm kurumlarımız koordinasyon içinde üzerlerine düşeni gerçekleştiriyorlar. İnşallah bu sorunu atlattığımız zaman, çok daha, dediğim gibi, güçlü bir şekilde sermaye piyasalarımız yoluna devam edecek. Ondan da hiç şüpheniz olmasın."</p>
<p><strong>"Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirmeye ve depolama kapasitemizi artırmaya devam edeceğiz"</strong></p>
<p>Buradaki temel önceliklerinin kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltmak, ekonominin stratejik kapasitesini güçlendirmek ve çoklu şoklara karşı dayanıklılığı daha da tahkim etmek olduğunu dile getiren Yılmaz, "Yanlış anlaşılmasın. Bağımlılığı azaltmakla izolasyon farklı şeyler. İzolasyondan bahsetmiyoruz. Ama daha stratejik bir şekilde ilişkilerimizi, dış dünyayla bağlantılarımızı geliştirmekten bahsediyoruz." diye konuştu.</p>
<p>Yılmaz, Orta Vadeli Program'da yer alan ekonomik güvenlik yaklaşımının, Türkiye ekonomisini küresel risklere karşı koruyacak stratejik bir perspektif oluşturduğunu vurgulayarak, "Amacımız stratejik alanlarda, tüm alanlarda değil, stratejik alanlarda kapasite oluştururken küresel ticaret, yatırım ve teknoloji ağları içerisindeki konumumuzu güçlendirmektir. Dayanıklılık ile dışa açıklık, güvenlik ile rekabetçilik arasında doğru dengeyi kurabilen ekonomiler, önümüzdeki dönemin kazananları olacaktır. Bu kapsamda son derece önem verdiğimiz alanlardan biri enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliğidir. Nadir elementler, birtakım ham maddeler başta olmak üzere. Yerli kaynaklarımızın aranması, üretilmesi ve daha yüksek katma değerle ekonomimize kazandırılmasının ötesinde, enerji kaynaklarımızı çeşitlendirmeye ve depolama kapasitemizi artırmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Düşük karbonlu üretim kapasitesi, enerji verimliliği ve temiz teknoloji yatırımlarının, gelecek dönemde ülkelerin küresel değer zincirindeki konumunu belirleyen temel unsurlar arasında yer alacağına dikkati çeken Yılmaz, "Bu yıl COP31'i, Birleşmiş Milletler Taraflar Konferansı'nı Türkiye'de gerçekleştiriyoruz. Bu da çok kıymetli. Ben buradan özel sektörümüze bu sürece aktif katılmaları, katkıları noktasında bir çağrıda da bulunmak istiyorum. Bu mesele sadece devletlerin çözebileceği bir mesele değil, devletler, özel sektör, sivil toplum hep birlikte odaklanmamız gereken bir mesele." diye konuştu.</p>
<p>"Önümüzdeki dönemde kritik minerallerden nükleer ve hidrojen teknolojilerine, enerji ve madencilikte kullanılan kritik girdilerin yerlileştirilmesine kadar stratejik ve öncelikli alanlarda AR-GE kapasitemizi ve yurt içi üretim kapasitemizi geliştirmeye kararlıyız. Bu çerçevede de hazırlıklarımızı sürdürüyoruz." diyen Yılmaz, son bütçede maden aramalarına, sondajlara yüksek oranda artış yapılmasının ana gerekçelerinden birinin de bu olduğunu kaydetti.</p>
<p>Yılmaz, gıda ve tarım sektörünün stratejik bir sektör olduğuna işaret ederek, "Gıda arz güvenliğini önceliklendirecek ve stratejik girdilerde yerli kapasitemizi küresel şoklardan etkilenmeyecek düzeye çıkaracağız." dedi.</p>
<p>Orta Vadeli Program'da özellikle gıda üretimi ve sosyal konut alanlarında arz yönlü tedbirler de geliştirdiklerini hatırlatan Yılmaz, "Ekonomik güvenliğimizin temel unsurlarından biri de kritik teknolojilerde kendi kabiliyetimizi, yerli kabiliyetimizi geliştirmek. Savunma sanayi, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zeka başta olmak üzere stratejik alanlarda AR-GE ve ÜR-GE faaliyetini artırmayı, üretim ve yenilik kabiliyetimizi ülkemizin refahını artırıcı yönde konumlandırmayı planlıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Yılmaz, ekonomik dayanıklılığın bir diğer kritik unsurunun da dış ticaret ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi olduğunu aktararak, "Tek bir pazara, ürüne veya tedarikçiye aşırı bağımlılığın oluşturabileceği riskleri azaltmak, ihracatımızda ürün ve pazar çeşitliliğini artırmak önümüzdeki dönemin temel öncelikleri arasında yer alacaktır. Geleneksel ihracat kalemlerimizi ve mevcut pazarlarımızı korurken yeni ürünlere ve yeni pazarlara yöneleceğiz." şeklinde konuştu.</p>
<p>Ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesinde bölgesel kalkınma perspektifini de çok önemli gördüklerinin altını çizen Yılmaz, şöyle devam etti:</p>
<p>"Bu noktada bölgesel potansiyellerimizi harekete geçirmek, illerimizin, yörelerimizin mukayeseli üstünlüklerini iyi tespit edip, bunlar üzerinden hareket etmek çok önemli. Türkiye, büyük bir ülke, tek bir stratejiyle gidebileceğimiz bir ülke değil. İllerimize, bölgelerimize farklı roller dağıtmamız gerekiyor. Bir taraftan katma değeri yüksek, teknolojik içeriği yüksek, bilgi tabanlı sektörleri geliştirirken, güçlendirirken diğer taraftan istihdam yoğun sektörleri de ihmal etmemeliyiz. Onları da iyi bir şekilde konumlandırmalıyız. Her iki hat üzerinde yürümek durumundayız. Birini diğerine tercih etme lüksümüz yok bizim. Büyük bir ülkeyiz ve sermayeyi kendi içinde, ülke içinde özellikle Anadolu'ya doğru hareketlendirerek hem metropollerimizin potansiyelini daha katma değeri yüksek alanlara odaklamamız hem de Anadolu'nun enerjisini daha fazla harekete geçirmemiz mümkün."</p>
<p><strong>"İnşallah en kısa sürede bu silahları bırakma ve fesih süreçlerinin gerçekleştiğini görürüz"</strong></p>
<p>Yılmaz, Terörsüz Türkiye sürecine değinerek, şu değerlendirmeleri yaptı:</p>
<p>"Meclisimiz bu noktada çok değerli çalışma yaptı. Uzun bir komisyon çalışmasından sonra, aşağı yukarı bütün grupların katıldığı bir çalışma. O rapor doğrultusunda yeni bir kanun kabul etti Meclisimiz. 467 milletvekilimizin evet oyuyla. Bu çok kıymetli bir şey. Burada bir büyük mutabakat olduğunu, bir Türkiye mutabakatı olduğunu gösteriyor. Ciddi bir siyasi irade olduğunu gösteriyor. Bu çok değerli. Bu kanundan sonra çalışmalar başlamış durumda. Kanun kendi içinde iki aşamadan oluşuyor. Birinci aşama, silahların bırakılması ve örgütsel yapıların feshedilmesi. Zaten örgüt kendi içinde öyle bir karar aldı ama bunun gerçekleşmesi, sahada somut olarak gerçekleşmesi. Bu noktada gerekli mekanizmaları kurmuş durumdayız. Benim başkanlığımda bir kurulumuz var yürütmede, burada alt kurullar da oluşturduk. Birinci alt kurulumuz, bu hukuk ve adalet mekanizmasıyla ilgili bir kurul. İkinci alt kurulumuz sosyal uyum ve entegrasyon başlığını taşıyor. Üçüncü alt kurulumuz, sahada tespit, izleme mekanizmalarıyla ilgili. Dördüncü alt kurulumuz da silahsızlanma ve stratejik koordinasyonla ilgili bir alt kurul. Orada kurumlarımız arasında görevlendirmeleri yapmış durumdayız ve sahadaki gelişmeleri çok yakın bir şekilde takip ediyoruz."</p>
<p>Öncelikle sahada silahların bırakıldığı ve yapıların feshedildiğinin tespit edileceğini belirten Yılmaz, "Daha sonra Milli Güvenlik Kurulumuz da bunu teyit etmiş olacak. Milli Güvenlik Kurulunda bu teyit edilirse ikinci aşamaya geçilecek. Yani bu tespit ve teyit süreçleri tamamlanmadan ikinci aşamaya zaten geçilmiyor. Dolayısıyla kendi içinde kademelendirilmiş bir yürürlük, uygulama mekanizmasına... İnşallah en kısa sürede bu silahları bırakma ve fesih süreçlerinin gerçekleştiğini görürüz." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yılmaz, Meclis açıldığında bu konuda bir izleme komisyonu kurulacağını bildirerek, "Bizler de yürütme olarak Meclisimizi belli periyotlarla gelişmeler hakkında bilgilendireceğiz. Yine Meclisimizin gözetiminde, denetiminde bu süreç yürüyecek." dedi.</p>
<p>Terörün gündemden kalktığı bir ortamda tüm Türkiye'nin kazanacağını ama en çok Doğu ve Güneydoğu'da yaşayanların kazanacağını dile getiren Yılmaz, özellikle son 25 yılda kamu yatırımlarını bölgenin güvenlik şartlarına bakılmadan yapıldığını anlattı.</p>
<p>Yılmaz, şunları kaydetti:</p>
<p>"Eksiklerimiz vardır mutlaka, onlar da devam ediyor ama asıl büyük kayıp bölgede özel sektör yatırımları. Sermaye nazlı, güvenliğin olmadığı, huzurun olmadığı yerde durmuyor. Bırakın buradaki sermayenin kendi yöresine yatırım yapmasını, sermayenin bu bölgeden göç ettiğini gördük güvenlik sebebiyle, huzursuzluk sebebiyle, yatırım ortamının bozulması nedeniyle. Dolayısıyla Doğulu, Güneydoğulu birçok iş insanı gitti, Batı'da, Akdeniz'de, Marmara'da, Ege'de yatırımlar yaptı. Yapsınlar yani, yanlış anlaşılmasın. Ama ortada genel bir dinamik varsa bunu da görmemiz lazım. Şimdi yeni bir ortama giriyoruz. Bu ortamda en fazla olumlu etkilenecek alan özel sektör yatırımları, yatırım ortamının iyileşmesi." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yılmaz, güçlü ekonominin güçlü toplumdan, güçlü toplumun ise sürdürülebilir refah üreten güçlü ekonomiden beslendiğini dile getirerek, "Yüksek katma değerli alanlara yönelik dönüşümlerin sağladığı kazanımların geniş toplumsal kesimlere yansıması, ekonomik refah artışının yanında toplumsal refah ve huzurun güçlenmesi en temel önceliğimizdir." diye konuştu.</p>
<p>"Türkiye bugünün belirsizliklerini aşacak tecrübeye ve önümüzdeki dönemin fırsatlarını değerlendirecek güce ve akla sahiptir. Güçlü, tecrübeli bir liderliğe, tecrübeli kadrolara sahibiz. Hükümet olarak istikrarı koruyacak, üreticimizin de girişimcimizin yanında olacak, ülkemizin rekabet gücünü ve sosyal refahı artıracak adımları kararlılıkla atmayı sürdüreceğiz." ifadesini kullanan Yılmaz, bu hedeflere ulaşırken iş dünyasının sahadaki birikimini ve tecrübesini, önerilerini, politika tekliflerini her ortamda almaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.</p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yilmaz-sermaye-piyasalarimizda-kisitli-bir-alanda-ortaya-cikmis-bir-sorunla-karsi-karsiyayiz-88401</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/1/1280x720/747-1790434369.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi&#039;nde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, &quot;Finans piyasalarımız çok daha iyi bir noktada ama sermaye piyasalarımızda belli bir alanda, kısıtlı bir alanda ortaya çıkmış bir sorunla karşı karşıyayız. Bu sorunu aşma yönünde de idari, adli gerekli tedbirler alınıyor, alınmaya da devam edilecek. Bu geçici bir sorun, kısıtlı bir alanda ortaya çıkan bir sorun ve bu sorunu aştığımız zaman sermaye piyasalarımız eskisinden de daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/bakan-uraloglu-ilk-yerli-tarama-gemisi-suya-indirildi-88400</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 14:55:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bakan Uraloğlu: İlk yerli tarama gemisi suya indirildi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk tersanelerinde yerli tasarımla ilk kez inşa edilen emici özellikli tarama gemisinin suya indirildiğini duyurdu. </p>
<p>Yazılı açıklamasında, ilk blok kaynağı 10 Nisan 2025'te yapılan yeni tip emici deniz dibi tarama gemisi hakkında Uraloğlu, "UAB MAVİ VATAN 85 metre boya, 20 metre tarama derinliğine ve 2 bin metreküp kapasiteye sahip. Özellikle körfezlerimizdeki tarama ve temizlik çalışmalarını Bakanlığımıza ait kendi milli gemimizle gerçekleştirebileceğiz." ifadelerini kullandı. </p>
<p><video style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" controls="controls" width="700" height="350">
<source src="/storage/uploads/0/0/0/6ab7db14a356b-1790434068.mp4" type="video/mp4" /></video></p>
<p>Bakan Uraloğlu, UAB MAVİ VATAN'ın tam otomasyon özelliği sayesinde seyir halindeyken de tarama yapabileceğini belirterek, "Gemimizi birkaç aylık seyir tecrübesinin ardından hizmete alacağız." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/bakan-uraloglu-ilk-yerli-tarama-gemisi-suya-indirildi-88400</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/0/1280x720/899-1790433915.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türk tersanelerinde yerli tasarımla ilk kez inşa edilen emici özellikli tarama gemisi &quot;UAB MAVİ VATAN&quot;ın suya indirildiğini belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, geminin birkaç aylık seyir tecrübesinden sonra hizmete alınacağını bildirdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/4-maden-arama-kurtarma-yarismasinin-galibi-turk-altin-88404</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 14:22:00 +03:00</pubDate>
            <title> 4. Maden Arama-Kurtarma Yarışması&#039;nın galibi Türk Altın</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>MEHMET KAYA/ANKARA</strong></p>
<p>Türkiye Madenciler Derneği (TMD) tarafından Çayeli Bakır ev sahipliğinde Rize’de 22-25 Eylül tarihleri arasında düzenlenen 4. Maden Arama Kurtarma Yarışması tamamlandı. İki yılda bir yapılan yarışmanın galibi Türk Altın işletmesi oldu.</p>
<p>Yarışma sonucuna ilişkin TMD’den yapılan açıklamada, 13 maden arama-kurtarma ekibinin katıldığı yarışmada genel klasmanda Tüprag Metal Madencilik ve Öksüt Madencilik ikinciliği paylaşırken, Çayeli Bakır İşletmeleri-Eti Krom üçüncülüğü paylaştı. Yeni takım ödülünü ise Zenit Madencilik ile Eti Bakır paylaştı. Yapılan açıklamada, halkın ilgisini artırmak için yangın vb. bazı kategorilerdeki yarışmalar Rize merkezinde yapıldı. Ödüller, 25 Ekim günü yapılan gala gecesinde sahiplerine verildi.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab7e14c65336-1790435660.jpeg" alt="" width="800" height="397" />Ödül töreninde bir konuşma yapan TMD İkinci Başkanı Ramazan Yön, maden kurtarma ekiplerinin sadece madencilik alanında değil, ülkenin yaşadığı her türlü haza ve afette çalışma yürüttüğünü hatırlatarak, “Madencilikte ve kurtarma operasyonlarında en temel unsur iyi bir hazırlık, doğru iletişim ve birbirine koşulsuz güvenmektir. Parkurlarda sergilenen bu ortak refleksler, yarın olası afet ve kazalarda insan hayatını kurtaracak en somut kazanımdır” dedi. </p>
<p>4. Maden Kurtarma Yarışması sonuçları şöyle:  </p>
<p>Genel Klasman</p>
<p>• 1. Yarışma Şampiyonu: Türk Altın İşletmeleri  <br />• 2. Takım: Tüprag Metal Madencilik   – Öksüt Madencilik   <br />• 3. Takım: Çayeli Bakır İşletmeleri  – Eti Krom <br />• Yeni Takım: Zenit Madencilik   – Eti Bakır  </p>
<p><strong>Etkinlik Ödülleri</strong></p>
<p>• Takım Yetkinliği: Esan Eczacıbı Endüstriyel Hammaddeler – Türk Altın İşletmeleri <br />• HAZMAT (Kimyasala Müdahale): Tüprag Metal Madencilik – Türk Altın İşletmeleri <br />• Araç Kazası: Gübret Maden Yatırımları – Tüprag Metal Madencilik  <br />• Endüstriyel Yangın: Öksüt Madencilik – Eti Krom <br />• Yapısal Hasar (Deprem): Çayeli Bakır İşletmeleri – Eti Krom <br />• Yeraltı Göçük: Çayeli Bakır İşletmeleri – Def Madencilik </p>
<p><strong>Kolektif Ödüller</strong></p>
<p>• BA Takımı (Yerüstü): Acacia Maden İşletmeleri <br />• BG4 Takımı (Yeraltı): Def Madencilik <br />•  İlkyardım: Çayeli Bakır İşletmeleri <br />• Takım Güvenliği: TÜMAD Madencilik Sanayi ve Ticaret <br />• Takım Tekniği: Esan Eczacıbaşı Endüstriyel Hammaddeler</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/4-maden-arama-kurtarma-yarismasinin-galibi-turk-altin-88404</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/4/1280x720/78-1790435613.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türkiye Madenciler Derneğinin düzenlediği 4. Maden Arama Kurtarma Yarışması&#039;nın kazananı Türk Altın işletmesi oldu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/gunes-ve-ruzgarin-elektrikteki-payi-yuzde-342ye-yukseldi-88398</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 14:22:00 +03:00</pubDate>
            <title> Güneş ve rüzgarın elektrikteki payı yüzde 34,2&#039;ye yükseldi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün, ağustos sonu itibarıyla 126 bin 944 megavata ulaşırken, toplam kurulu gücün yüzde 62,9'una karşılık gelen 79 bin 902 megavatlık kısmı yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğunu bildirdi. Aynı dönemde yerli kaynakların toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 72,1 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Ağustos sonu itibarıyla güneş enerjisinin kurulu gücü 27 bin 914 megavata yükselirken, toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 22 oldu. Rüzgar enerjisinde ise kurulu güç 15 bin 434 megavata ulaştı ve toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 12,2 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Böylece güneş ve rüzgar enerjisinin toplam kurulu gücü 43 bin 348 megavata, toplam kurulu güç içerisindeki payı ise yüzde 34,2'ye yükseldi.</p>
<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabındaki paylaşımında, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmeyi sürdürdüklerini belirtti.</p>
<p>Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün ağustos sonu itibarıyla 126 bin 944 megavata eriştiğini kaydeden Bayraktar, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>"Bu gücün yüzde 62,9'u yenilenebilir kaynaklardan oluşurken, güneş ve rüzgarda toplam 43 bin 348 megavat kurulu güce ulaştık. Güneşin, kurulu gücümüz içerisindeki payı yüzde 22'ye çıktı. Temiz, yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızın payını her geçen gün biraz daha büyüteceğiz. Güneş ve rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımlarımızı hızlandırarak hem enerji arz güvenliğimizi güçlendirecek hem de 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimize emin adımlarla ilerleyeceğiz. COP31 sürecinde de Türkiye'nin bu alandaki vizyonunu ve somut hedeflerini güçlü şekilde ortaya koyacağız. Enerjide tam bağımsız Türkiye için çalışmayı sürdüreceğiz."</p>
<p>Ağustos sonu itibarıyla Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün kaynaklara göre dağılımı ise şöyle oldu:</p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td>
<p>KAYNAK</p>
</td>
<td>
<p>KURULU GÜÇ (MW)</p>
</td>
<td>
<p>PAY (%)</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>Hidroelektrik</p>
</td>
<td>
<p>32.331</p>
</td>
<td>
<p>25,5</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>Güneş</p>
</td>
<td>
<p>27.914</p>
</td>
<td>
<p>22,0</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>Doğal Gaz</p>
</td>
<td>
<p>25.012</p>
</td>
<td>
<p>19,7</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>Rüzgar</p>
</td>
<td>
<p>15.434</p>
</td>
<td>
<p>12,2</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>Yerli Kömür</p>
</td>
<td>
<p>11.565</p>
</td>
<td>
<p>9,1</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>İthal Kömür</p>
</td>
<td>
<p>10.466</p>
</td>
<td>
<p>8,2</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>Biyokütle</p>
</td>
<td>
<p>2.424</p>
</td>
<td>
<p>1,9</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>Jeotermal</p>
</td>
<td>
<p>1.798</p>
</td>
<td>
<p>1,4</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>TOPLAM</p>
</td>
<td>
<p>126.944</p>
</td>
<td>
<p>%100</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/gunes-ve-ruzgarin-elektrikteki-payi-yuzde-342ye-yukseldi-88398</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/7/3/2/1280x720/enerji-res-ges-gunes-1776923639.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ağustos verilerine göre, güneş ve rüzgar enerjisinin toplam kurulu gücü 43 bin 348 megavata, toplam kurulu güç içerisindeki payı ise yüzde 34,2&#039;ye yükseldi. Türkiye&#039;nin elektrik kurulu gücünün bu dönemde 126 bin 944 megavata çıktığını belirten Bakan Bayraktar, &quot;Bu gücün yüzde 62,9&#039;u yenilenebilir kaynaklardan oluşurken, güneş ve rüzgarda toplam 43 bin 348 megavat kurulu güce ulaştık. Güneşin, kurulu gücümüz içerisindeki payı yüzde 22&#039;ye çıktı. Temiz, yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızın payını her geçen gün biraz daha büyüteceğiz.&quot; ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/480-bin-besilik-erkek-sigir-ithalatina-izin-verilmesi-planlaniyor-88397</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 13:22:00 +03:00</pubDate>
            <title> 480 bin besilik erkek sığır ithalatına izin verilecek</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü, 2027 yılında toplam 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatının planlandığını duyurdu. </p>
<p>Kurumun internet sitesinden yapılan açıklamada, kamu kurum ve kuruluşları hariç olmak üzere 2027 yılı yeni tahsisi doğrultusunda toplam 480 bin baş besilik erkek sığırın ithalatına izin verilmesinin planlandığı belirtilerek, besi hayvanı ahırı kapasitesi 200 baş ve üzerinde olan işletmelere 380 bin baş, bu kapasitenin altında olan firmalara 100 bin baş besilik erkek sığır ithalatına izin verileceği ifade edildi.</p>
<p>İthalata ilişkin başvuruların 5-16 Ekim tarihlerinde ilgili talimatta belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda yetiştiriciler tarafından İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri aracılığıyla yapılabileceği aktarılan açıklamada, başvuruda bulunacak işletmelerin 2027 yılı başvurusuna esas işletme kapasitelerinin TÜRKVET sistemi üzerinden kontrol edileceği bildirildi.</p>
<p><strong>TÜRKVET'te kapasite bilgileri bulunmayan işletmeler başvuru yapamayacak</strong></p>
<p>Başvuru yapacak yetiştiricilerin, güncel kapasite tanımına uygun olarak işletme kapasitelerini İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine başvurarak güncellemelerinin önem arz ettiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>
<p>"TÜRKVET sisteminde kapasite bilgileri bulunmayan işletmeler başvuru yapamayacaktır. İthalat işlemleri, belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde Et ve Süt Kurumu (ESK) aracılığıyla gerçekleştirilecektir. Başvuru, değerlendirme, tahsis, ithalat ve hayvanların işletmelere teslimine ilişkin diğer hususlar, ilgili Başvuru ve Değerlendirme Talimatı'nda belirtilen hükümler doğrultusunda yürütülecektir."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/480-bin-besilik-erkek-sigir-ithalatina-izin-verilmesi-planlaniyor-88397</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/10/sigir.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kamu kurum ve kuruluşları hariç olmak üzere gelecek yıl için toplam 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatının planlandığı bildirildi. İthalat başvurusu ekim ayında yapılabilecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/haftanin-en-cok-kaybettireni-borsa-ve-altin-88390</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 11:20:00 +03:00</pubDate>
            <title> Borsa haftayı yüzde 2,90 kayıpla kapattı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 2,90 azalışla 12.899,35 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 12.840,20 puanı, en yüksek 13.370,03 puanı gördü.</p>
<p>Borsa İstanbul'da aynı dönemde mali endeks yüzde 9,86 azalışla 15.841,82 puana, sanayi endeksi yüzde 4,50 düşüşle 17.318,57 puana, teknoloji endeksi yüzde 2,23 kayıpla 40.488,44 puana, hizmetler endeksi ise yüzde 2,06 gerileyerek 11.312,83 puana indi.</p>
<p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksine dahil hisse senetleri arasında bu hafta en çok yükselen yüzde 24,46 ile Tukaş oldu. Onu yüzde 18,21 ile Balsu Gıda ve yüzde 13,36 ile Tekfen Holding izledi.</p>
<p>Söz konusu hisseler arasında bu hafta en çok değer kaybeden ise yüzde 40,91 ile Ral Yatırım Holding olurken onu yüzde 40,88'lik gerilemeyle​​​​​​​ Katılımevim Tasarruf Finansman ve Pasifik Eurasia Lojistik takip etti.</p>
<p>Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 697 milyar 460 milyon lirayla ASELSAN, 782 milyar 279 milyon 12 bin 788 lirayla Tüpraş ve 549 milyar 21 milyon 927 bin 825 lirayla Koç Holding oldu.</p>
<p><strong>Altın düştü</strong></p>
<p>24 ayar külçe altının gram fiyatı, geçen hafta sonuna göre yüzde 1,61 azalışla 6 bin 716 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 1,33 düşüşle 43 bin 860 liraya geriledi.</p>
<p>Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftaki kapanışının yüzde 1,42 altında 11 bin 15 liraya geriledi.</p>
<p>Doların satış fiyatı, yüzde 0,38 artarak 48,9660 liraya çıkarken, euronun satış fiyatı yüzde 0,18 azalışla 55,8560 liraya geriledi.</p>
<p>Geçen hafta 65,1550 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 0,37 azalışla 64,9170 liraya geriledi.</p>
<p>İsviçre frangı ise yüzde 0,11 değer kaybederek 59,1190 liradan alıcı buldu.</p>
<p>(AA)</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/haftanin-en-cok-kaybettireni-borsa-ve-altin-88390</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/01/borsa-istanbul.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 2,90 azalışla kapatırken, 24 ayar külçe altının gramı yüzde 1,61, cumhuriyet altını yüzde 1,33, çeyrek altın da yüzde 1,42 geriledi. Doların satış fiyatı yüzde 0,38 artarken, euro yüzde 0,18 azaldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/halkbank-bige-projesinde-2-donem-tamamlandi-88391</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 10:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Halkbank BİGE projesinde 2. dönem tamamlandı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Halkbank'ın kız öğrencileri bilim, teknoloji, mühendislik, matematik (STEM) ve girişimcilik alanlarında güçlendirmeyi hedeflediği Bilim Kızlarla Gelecek (BİGE) projesinin ikinci dönemi, "Demo Day" etkinliğiyle sona erdi.</p>
<p>Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen projenin Hızlandırma Programını başarıyla tamamlayan 10 finalist takım, İstanbul'da Halkbank Kuleleri'nde düzenlenen etkinlikte jüri ve yatırımcıların karşısına çıktı.</p>
<p>Proje kapsamında eğitim ve mentörlük desteği alan kız öğrencilerin yapay zeka, eğitim, enerji ve sağlık gibi alanlarda geliştirdiği projeler, inovatif yaklaşım, özgünlük, uygulanabilirlik ve teknik yeterlilik kriterleriyle değerlendirildi.</p>
<p>Final puanlamaları sonucunda, BİGE-Demo Day'de birinciliği görme engelli bireylerin renk temelli sanatlara daha bağımsız biçimde katılabilmesi için geliştirilen "Moonlight" projesi elde etti. Konuşma geriliği veya telaffuz güçlüğü yaşayan çocuklara yönelik yapay zeka tabanlı mobil uygulama "Andremoda" ikinci, akıllı şehirlerde dağıtık enerji üretimini destekleyen mikro ölçekli rüzgar enerjisi sistemi "Indexis" ise üçüncü oldu.</p>
<p>Dereceye giren takımlar, maddi ödüllerin yanı sıra Generation Unlimited ve Entrepreneurship World Cup gibi prestijli uluslararası genç girişimcilik programlarına yönlendirilme imkanı elde edecek.</p>
<p>Birincilik ödülüne layık görülen Moonlight, yapay zeka destekli sesli yönlendirme sistemi, hissedilebilir konturlara sahip kalemler, dokunsal yüzeyli tuvaller ve sinestezi yaklaşımıyla geliştirilen kokulu boyalarla çalışıyor. Bu sayede kullanıcılar çizim sürecini ses, doku ve koku üzerinden deneyimleyebiliyor.</p>
<p>İkincilik ödülünün sahibi Andremoda, çocukları sadece ekrandan izleyerek yapılan pasif uygulamalardan farklı olarak, onlarla sesli diyalog kuruyor ve konuşma pratikleri yapmalarını sağlıyor. Çocukların gelişim aşamalarını ve duygu durumlarını takip eden sistem, elde edilen verileri terapist ve psikologlardan oluşan uzman klinik ekiplerle paylaşılabilecek raporlara dönüştürüyor.</p>
<p>Üçüncü Indexis ise kompakt ve modüler yapıya sahip türbinleriyle enerjinin tüketildiği noktada üretilmesini sağlayarak, şehirlerde yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılmasını ve yüksek elektrik verimi elde edilmesini hedefliyor.</p>
<p><strong>"BİGE mezunları için bir mobil uygulama geliştirdik"</strong></p>
<p>Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, etkinlikte yaptığı konuşmada, BİGE projesini hayata geçirirken temel hedeflerinin gençlerin STEM alanlarındaki becerilerini geliştirmek olduğunu söyledi.</p>
<p>Özdil, bu yolculuğa eşlik etmekten büyük mutluluk duyduklarını dile getirerek, "Geleceğe inancımız tam. Çünkü yarının liderleri olacak siz gençlerin potansiyeline güveniyoruz. Biliyoruz ki güçlü bir gelecek, yalnızca finansal kaynaklarla değil, bilgiyle kuşatılmış bir vizyonla, cesur adımlarla ve fırsat eşitliğiyle inşa edilir." dedi.</p>
<p>Teknoloji varlığının her geçen gün daha çok artmasının, bu alanda yetişen insan kaynağına ihtiyacı da beraberinde getirdiğine dikkati çeken Özdil, bu doğrultuda STEM alanlarında gençlerin hem eğitime hem de istihdama katılımını artırmayı öncelikleri olarak gördüklerini vurguladı.</p>
<p>Özdil, gençlerin teknolojiyi yalnızca kullanan değil, tasarlayan, geliştiren ve yarının dünyasını şekillendiren liderler olmasını arzu ettiklerini aktararak, bu amaçla finansmanın yanı sıra eğitim ve mentörlük desteği sunan yapılar oluşturduklarını ifade etti.</p>
<p>BİGE mezunları için bir mobil uygulama geliştirdiklerini aktaran Özdil, şöyle devam etti:</p>
<p>"Mezunlarımız bu platform üzerinden bilgi ve deneyim paylaşabilecek, mentörlük ve kariyer fırsatlarına erişebilecek. Böylece BİGE'yi dönemsel bir eğitim programı olmaktan çıkarıp, kariyerleri boyunca dahil olabilecekleri bir ekosisteme dönüştürmeyi planlıyoruz. Bir diğer müjdemiz ise BİGE ilham buluşmalarımızla ilgili. 2027'de bu kıymetli buluşmaları faaliyet gösterdiğimiz diğer ülkelerde de düzenleyerek, uluslararası alana taşıyacağız. Gençlerin yolculuğunun yeni başarılarla devam edeceğine inanıyoruz. Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesindeki değerli katkıları için Habitat Derneği'ne, proje boyunca gençlerimize rehberlik eden eğitmen ve mentorlarımıza, jüri üyelerimize ve emeği geçen tüm arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum."</p>
<p><strong>"İki yılda 2 bin 887 genç kıza ulaştık"</strong></p>
<p>Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nesrin Serin Onkardeşler de etkinliğe katılan tüm genç kızların kazandığını vurgulayarak, "Projeye verdikleri destekten ötürü paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Tüm kızlarımızın kazanması için böyle güzel bir projede bizimle olan Halkbank, gerçekten çok değerli bir sonuca imzasını atıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Bugünden sonra ne olacağı sorusunun en önemli gündem maddesi olduğunu, proje kapsamında geride kalan iki yılda 2 bin 887 genç kıza ulaştıklarını ve birçok fikrin hayata geçirilmesine destek olduklarını kaydeden Onkardeşler, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>"Projenin ismi, öylesine bulunmadı. Bugün yaşadığımız teknoloji, yapa zeka konuları ve geleceğimize yaptığımız yatırımlarda kadınlarımızın öncelikli olmasını göstermek, gerçekten beni bir kadın olarak gururlandırıyor. Son iki yılda düzenlenen ilham buluşmalarında 36 ilham veren kadını, genç kızlarla buluşturduk. En büyük hayalimiz, bugün sahnede olan kızların ileride jüri üyesi veya ilham veren konuşmacılar olarak yer alması. BİGE'nin gerçek başarısı, kendi rol modelleriyle yetiştirdiği kızlarımızı günün sonunda ödüller aldığı, uluslararası camiada isim oldukları, Türkiye'de isim yaptıkları noktalara getirmek."</p>
<p>Moonlight proje geliştiricilerinden Cansu Karaoğlu, süreç boyunca aldıkları mentörlüklerin en etkili şey olduğunu vurgulayarak, ödülü değerlendirip projeyi geliştirmeyi ve görme engellilere katkı sağlamayı düşündüklerini aktardı. Ekipten Elifnaz Çiçek de yarı finalde İstanbul'a gelmeleri için Halkbank ve Habitat Derneği'nin destek sunduğunu belirterek, "İlerleyen süreçte uygulamamızı, Halkbank'ın sağladığı destekle şirketlerle işbirliği yapıp, daha sürdürülebilir bir proje haline getirmek istiyoruz." diye konuştu.</p>
<p>Andremoda proje geliştiricilerinden Aynur Yörük, aldıkları 3 aylık mentörlük ve eğitim sürecinin kendileri için çok verimli geçtiğini ve ödülü aldıkları için mutlu olduklarını kaydetti. Havva Sude Yıldız ise projeyi geliştirmeye odaklandıklarını ve Habitat ile Halkbank'ın her zaman yanlarında olduğunu ifade etti.</p>
<p>Indexis proje geliştiricilerinden Rabia Aybüke Akgün, aylar süren emeklerin sonucunda takdir edilmenin büyük bir mutluluk yaşattığını belirterek, mentörlük süreçlerinde yetkililerle devamlı iletişim halinde olduklarını dile getirdi. Asena Şahin de atanan mentorlar sayesinde hem motivasyon olarak hem de prototip geliştirmede yardım aldıklarını vurguladı.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/halkbank-bige-projesinde-2-donem-tamamlandi-88391</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/0/2/1280x720/halk-katilim-bankasi-as-halkbank-1749032373.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bilim Kızlarla Gelecek projesi kapsamında düzenlenen &quot;Demo Day&quot; etkinliğinde konuşan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, &quot;Biliyoruz ki güçlü bir gelecek, yalnızca finansal kaynaklarla değil, bilgiyle kuşatılmış bir vizyonla, cesur adımlarla ve fırsat eşitliğiyle inşa edilir.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/londradaki-kapsul-otel-turkiyede-tutar-mi-88385</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 09:55:00 +03:00</pubDate>
            <title> Londra’daki kapsül otel Türkiye&#039;de tutar mı?</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>MEHMET DOĞAN ERDOĞAN/İNGİLTERE</strong></p>
<p>Londra’nın en yoğun meydanı Piccadilly Circus’ta, Grade II koruma statüsündeki tarihi London Pavilion binasında geçen yıl eylülde açılan Zedwell Capsule Hotel, 1.000’i aşkın uyku kapsülüyle dünyanın en büyük kapsül oteli olarak tanıtılıyor. Bir kapsülün 1×2 metre taban alanı kapladığını haberin başında belirtelim. Meydandaki dev reklam panosunda yer alan “Piccadilly hiç uyumaz, ama bu reklamın arkasında 1.000 kişi uyuyor” mesajı, işletmenin iş modelini de özetliyor.</p>
<p>Beş kata yayılan tesiste kapsüller, 4 kişilikten 100 kişiliğe kadar değişen ortak koğuşlarda yer alıyor. Doğal meşeden üretilen kapsüllerde Hypnos marka yataklar, filtrelenmiş hava ve kişisel aydınlatma bulunuyor; banyo ve duşlar ise her katta ortak kullanımda. Tesiste pencere yok; marka bunu bir eksiklik değil, uyku kalitesini artıran bir tasarım tercihi olarak sunuyor.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab76d6a37c56-1790405994.png" alt="" width="414" height="281" /></p>
<h2>30 sterlin mi, 151 sterlin mi? </h2>
<p><img style="float: right;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab76d7907a24-1790406009.png" alt="" width="322" height="467" />Asıl mesele fiyat. Kapsül otelin ilan edilen başlangıç fiyatı gecelik 30 sterlin. HotelMonitor’ün 803 canlı tarama üzerinden hesapladığı Londra otel ortalaması yıllık bazda gecelik 151 sterlin. PwC’nin 2026 Londra ortalama günlük oda fiyatı tahmini ise 193,5 sterlin.</p>
<p>Bu tabloya göre merkezi konumdaki bir kapsül, ortalama bir Londra otel odasından yaklaşık yüzde 80 daha ucuz. Yani aynı parayla beş gece kalınabiliyor. Aynı markanın klasik otel formatı Zedwell Piccadilly’de ise penceresiz odaların fiyatı 178 sterlinden başlıyor.</p>
<h2>Küresel pazar 307 milyon dolar </h2>
<p>Zedwell markası, milyarder yatırımcı Asif Aziz’in yönettiği ve 9 milyar doların üzerinde varlığa sahip Criterion Capital’e ait. Şirketin iş modeli, atıl kalmış ofis ve mağaza binalarını yıkmadan otele dönüştürmeye dayanıyor. Penceresiz tasarım, bina içindeki her metrekarenin oda olarak kullanılabilmesini sağlayarak dönüşüm esnekliği yaratıyor. Zedwell’in İngiltere genelindeki yatırım hattı 9 bin odayı aştı. Grand View Research verilerine göre küresel kapsül otel pazarı 2024’te 262,9 milyon dolardı. 2026 için 307,5 milyon dolar, 2030 için 432,5 milyon dolar öngörülüyor. Pazarın yüzde 58’i, konseptin doğduğu Asya-Pasifik bölgesinde yoğunlaşıyor.</p>
<h2>Türkiye’de de transit yolcu kullanıyor </h2>
<p>Türkiye’de kapsül konaklama kavramı yeni değil. Ancak Londra’daki gibi şehir merkezi bütçe oteli olarak değil, havalimanı transit hizmeti olarak konumlanmış durumda. Yaklaşık 3,5 metrekarelik uyku kabinlerinde akıllı TV, ergonomik yatak, çalışma masası ve evrensel priz üniteleri bulunuyor. İstanbul’un tarihi yarımada ve Galata çevresinde “kapsül otel” etiketiyle listelenen birkaç küçük işletme de bulunuyor. Bunların gecelik fiyatları 58 dolar civarında.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/londradaki-kapsul-otel-turkiyede-tutar-mi-88385</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/8/5/1280x720/kapsul-1790405982.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Piccadilly Circus’ta 1.000 kapsüllü İngiltere’nin en büyük kapsül oteli, geceliği 30 sterlinden (2 bin TL) konaklama sunuyor. Zedwell’in arkasındaki Criterion Capital’in iş modeli, atıl kalmış ofis ve mağaza binalarını yıkmadan otele dönüştürmeye dayanıyor. Peki kapsül otel Türkiye’de tutar mı? ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/esgiad-fon-yatirimcilari-icin-seffaflik-cagrisi-yapti-88384</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 09:48:00 +03:00</pubDate>
            <title> ESGİAD Başkanı Eldem: Yatırımcının belirsizliği giderilmeli</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ABDULLAH SÖNMEZ/ESKİŞEHİR</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınması, sermaye piyasalarında geniş bir yatırımcı kitlesini etkiledi. SPK’nin açıkladığı verilere göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunurken, Eskişehir Genç İş İnsanları Derneği (ESGİAD) sürece ilişkin değerlendirme ve taleplerini kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p class="isSelectedEnd">ESGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Batuhan Eldem, yatırımcıların aileleri ve sermaye piyasalarında işlem yapan diğer tasarruf sahipleri de dikkate alındığında gelişmelerin etkisinin daha geniş bir kesime yayıldığına dikkat çekti. Sürecin yatırımcı güveni açısından da önem taşıdığını belirten Eldem, tasfiye işlemlerinin şeffaflık ve yatırımcı haklarının korunması ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini söyledi.</p>
<h3>“Yatırımcılar doğru bilgiye ulaşmalı”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Para piyasası fonlarının da yaşanan süreçten etkilenmesine dikkat çeken Eldem, bu fonların özellikle birikimlerini kısa vadede değerlendirmek ve ihtiyaç halinde nakde ulaşmak isteyen tasarruf sahipleri tarafından tercih edildiğini ifade etti. Bazı yatırımcıların satış talimatlarının karşılığını alamadığını belirten Eldem, “Yatırımcıların kendi tasarruflarına ne zaman ve hangi tutarda ulaşabileceklerine ilişkin belirsizliğin giderilmesi gerekiyor. Tasfiye kapsamındaki her fonun güncel net varlık değeri, borç ve alacak durumu, likit varlık oranı, portföy bileşimi ve tahmini ödeme takvimi ayrı ayrı açıklanmalı. Yatırımcıların süreç boyunca doğru ve güncel bilgiye ulaşması sağlanmalı” dedi.</p>
<p class="isSelectedEnd">SPK, 18 Eylül’de yaptığı açıklamada 2025 yılının son çeyreğinde bazı serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları üzerinden, fiili dolaşım oranı düşük paylarda şirketlerin ekonomik gerçekliği ve temel finansal göstergeleriyle açıklanamayacak fiyat hareketleri gözlemlendiğini bildirdi. Kurul ayrıca söz konusu gelişmelerin Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi gündemine geldiğini ve daha sonraki dönemde çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini açıkladı.</p>
<h3>Satış talimatları için açıklama istedi</h3>
<p class="isSelectedEnd">Sermaye piyasalarının sağlıklı gelişiminde öngörülebilirlik, etkin denetim ve şeffaflığın önemine işaret eden Eldem, karar öncesinde veya karar tarihinde verilmesine rağmen gerçekleştirilemeyen satış talimatlarına ilişkin esasların da netleştirilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Eldem, “Gerçekleştirilemeyen satış talimatlarının hangi tarih, fiyat ve öncelik sırasına göre ödeneceği tereddüde yer bırakmayacak biçimde açıklanmalı. Tasfiye kapsamında yapılacak varlık satışlarının miktarı, satış fiyatı, masrafları ve fonun kalan varlıkları üzerindeki etkisi de düzenli aralıklarla kamuoyuyla paylaşılmalı. Yönetim ve tasfiye giderlerinin yatırımcıların zararını artırmayacak şekilde sınırlandırılması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.</p>
<p class="isSelectedEnd">SPK, 21 Eylül’de tasfiye sürecine ilişkin ayrıca bir düzenleme yaparak fon tasfiye usul ve esaslarındaki 3 aylık süreyi 6 aya çıkardı. Kurul, değişikliğin fon portföylerinin piyasa koşulları dikkate alınarak mümkün olduğunca uygun şartlarda satılmasına imkân sağlamak amacıyla yapıldığını, bunun tasfiyenin mutlaka 6 ay süreceği anlamına gelmediğini bildirdi.</p>
<h3>Merkezi bilgilendirme mekanizması önerisi</h3>
<p class="isSelectedEnd">Tasfiye sürecinin tamamlanmasının ardından kurumsal sorumlulukların da ortaya konulmasını isteyen ESGİAD, denetim, gözetim, değerleme, saklama ve kamuyu aydınlatma süreçlerinin bütün yönleriyle incelenmesi gerektiğini bildirdi. Dernek ayrıca yatırımcıların güncel bilgiye tek kanaldan ulaşabilmesi amacıyla SPK, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), Takasbank ve tasfiye yetkilisi bankaların katılımıyla merkezi ve düzenli güncellenen bir bilgilendirme mekanizması kurulmasını talep etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yargılama sonucunda hukuka aykırı işlem yaptığı ve haksız kazanç sağladığı kesin olarak belirlenen kişi ve kuruluşlardan tahsil edilecek tutarların yatırımcı zararlarının giderilmesinde kullanılabilmesine yönelik etkili bir hukuki mekanizma oluşturulması gerektiğini de belirten Eldem, benzer sorunların tekrar yaşanmaması için denetim ve gözetim sistemlerinin gözden geçirilmesini istedi.</p>
<h3>İş dünyası ve STK’lara çağrı</h3>
<p>İş dünyasını temsil eden kuruluşlar başta olmak üzere sivil toplum örgütlerine de çağrıda bulunan Eldem, “Fon yatırımcılarının haklı taleplerine destek verilmesini, yatırımcıların sesinin duyurulmasını ve Türkiye sermaye piyasalarına duyulan güvenin korunması için gerekli uyarıların açık biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını önemsiyoruz. Sürecin yatırımcılar, aileleri ve diğer piyasa aktörleri açısından mümkün olan en az zararla sonuçlanmasını bekliyoruz. Benzer bir durumun yeniden yaşanmaması için gerekli idari, hukuki ve yapısal önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/esgiad-fon-yatirimcilari-icin-seffaflik-cagrisi-yapti-88384</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/4/8/1280x720/batuhan-eldem-1790070535.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Sermaye Piyasası Kurulu’nun 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar vermesinin ardından ESGİAD, yatırımcıların haklarının korunması ve tasfiye sürecinin şeffaf yürütülmesi çağrısında bulundu. ESGİAD Başkanı Batuhan Eldem, fonların mali durumları ile ödeme takvimlerinin kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılmasını istedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/fon-sorusturmasinda-hesaplar-2019-yilindan-itibaren-incelenecek-88381</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 08:37:00 +03:00</pubDate>
            <title> Fon soruşturmasında hesaplar 2019 yılından itibaren incelenecek</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Fon soruşturmanın para trafiği ayağında fon yöneticilerinin yanı sıra bağlantılı kişi ve yakınlarının para ve malvarlığı hareketleri mercek altına alındı. Büyük tutarlı para giriş- çıkışları, fonların performansıyla uyumsuz görülen kazançlar ve olağandışı fiyat hareketlerinin yaşandığı hisselerde işlem yapan hesapların 2019'dan itibaren incelenmeye başlandığı öğrenildi. </p>
<p>Tasfiye sürecini yürüten İş Bankası ve Ziraat Bankası bünyesinde kurulan özel ekipler, olağandışı fiyat hareketleriyle bağlantılı hesapları ve yüksek kazançları MASAK'a bildiriyor. MASAK tarafından yapılan incelemelerde Pusula Finans, Tera Yatırım, Hedef Holding ve Bulls Yatırım ile bağlantılı 117 yöneticinin finansal hareketleri değerlendirilerek hazırlanan iki analiz raporu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Fonların TEFAS'ta işlem görmediği ve yatırımcı erişiminin sınırlı olduğu dönemdeki pay sahiplerine ilişkin bilgiler de savcılığa ve ilgili kurumlara iletildi. MASAK yetkilileri, çalışmaların finansal sistemin güvenliğinin korunması, şüpheli malvarlığı hareketlerinin önlenmesi ve olası malvarlığı kaçırma girişimlerinin tespit edilmesi amacıyla sürdürüldüğünü bildirdi. Soruşturmaya ilişkin görüşleri merakla beklenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ziyaretinin son gününde yaptığı açıklamada “Sorumlu olan kim varsa hukuk önünde hesap sorulacaktır” ifadelerini kullandı. Daha önce de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sorunun fon piyasasının yaklaşık yüzde 10'luk bölümünde yoğunlaştığını belirtirken, “Yanlış yapanlar sonuçlarına katlanacak” mesajını vermiş, Adalet Bakanı Akın Gürlek de hukuken sorumluluğu tespit edilen kim olursa olsun hesap vereceğini ve suçtan elde edilen kazancın izinin sonuna kadar sürüleceğini açıklamıştı. Öte yandan fon soruşturmasında 3. dalga operasyon dün gerçekleştirildi. Pusula Holding Kapalı Fon sisteminde hesabı bulunan 7 şüpheliden 6'sı yakalanarak gözaltına alındı. Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 45'e ulaştı</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/fon-sorusturmasinda-hesaplar-2019-yilindan-itibaren-incelenecek-88381</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/10/borsa-istanbul-bist.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Fon soruşturmasında incelemenin kapsamı alanı genişliyor. Edinilen bilgiye göre, fonların kurulduğu 2019&#039;dan itibaren gerçekleşen olağandışı fiyat hareketleriyle bağlantılı hesaplar ve yüksek kazançlar incelenecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kurumsal-sermaye-anadolunun-uretimiyle-birbirine-baglanmali-88383</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 08:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Kurumsal sermaye Anadolu&#039;nun üretimiyle birbirine bağlanmalı&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) tarafından düzenlenen 27. İş Dünyası Zirvesi, Fırat Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (FIRATSİFED) ev sahipliğinde Elazığ’da başladı.</p>
<p>"Kalıcı Belirsizlik Çağında Ekonomik Dayanıklılık" temalı zirvenin ilk gününde kamu, yerel yönetimler, iş insanları ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi. Yaklaşık 500 kişiyi buluşturan zirveye TÜSİAD da geniş bir heyetle katılım gösterdi. Heyette TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, yönetim kurulu üyeleri ve geçmiş dönem başkanları yer aldı. Zirvenin onur konuşmacısı ise Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç oldu.</p>
<p>Teknolojinin gelişim hızı, iklim krizi ve jeopolitik risklerin, sermayenin ve üretimin niteliği ile ticaretin matematiğini değiştirdiğini söyleyen TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, “Avrupa’da yaygınlaşan yakından tedarik eğilimi, yakın coğrafyamızdaki yeniden yapılanma süreci ve Türkiye’yi uluslararası bir transit ticaret odağına dönüştürmeyi hedefleyen düzenlemeler; ülkemizin üretim, ticaret ve yatırımın yeni coğrafyasındaki yerini güçlendirme potansiyeli taşıyor. Bu, Türkiye için bir kriz yönetme dönemi değil, krizlere dayanıklı bir ekonomi inşa etme dönemi. Ancak bu süreçte ekonomimiz büyüse de sanayinin büyümeye katkısı arzu edilen seviyeye bir türlü yaklaşamıyor. KOBİ’lerin yeşil-dijital dönüşüm hedeflerindeki aksamalar ise ihracat kapasitesinde aşınma gibi pek çok sonuç doğuruyor. Biz iş dünyası olarak kalıcı istikrarın değerini biliyoruz. Bu nedenle de dezenflasyon sürecinde muazzam bir bedeli taşımaya razı geliyoruz. Ancak reel sektörün sürdürülebilir büyüme ve ekonomik dayanıklılığın taşıyıcı gücü olduğunun unutulmaması gerektiğini her zamankinden daha güçlü şekilde vurgulamak istiyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Refahın ağırlık merkezini değiştirebilecek güce sahibiz”</strong></p>
<p>Türkiye’nin büyük ölçekli kurumsal sermayesi ile Anadolu’ya yayılmış üretim sermayesinin daha sistematik biçimde birbirine bağlanması gerektiğine değinen Sönmez, TÜSİAD-TÜRKONFED iş birliğinin yeni dönemin stratejik ihtiyacı olduğunu kaydetti. İki kurumun yöneticilerinin ve üye iş insanlarının Anadolu’da hayata geçirdiği yatırımlardan örnekler veren Sönmez, “Bugün geldiğimiz noktada biliyoruz ki, bu büyük aile bir arada hareket ettiğinde, Türkiye’de refahın ağırlık merkezini değiştirebilecek bir güce sahip. Gelin, yıllardır il il, bölge bölge büyüttüğümüz bu iradeyle Türkiye’nin ikinci yüzyılındaki başarı hikayesini hep birlikte yazalım” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Bir yanda eşitsizlikler diğer yanda çalışma inadımız ve barış kararlılığımız var”</strong></p>
<p>İş dünyasının üstlenmesi gereken toplumsal ve teknolojik sorumluluklara da dikkat çeken Sönmez konuşmasını şöyle sürdürdü; “Cumhuriyetimizin ilk yüzyılı bizi çağdaş dünyayla buluşturdu. İkinci yüzyılda eşit vatandaşlık, kamu yararı, hukuk ve fırsat eşitliği gibi kurucu değerlerimizi bugünün toplumsal gerçekliği içinde yeniden tanımlamalıyız. Ülkemizin yapay zekâyı geliştiren, veriyi işleyen, temiz enerjiyi üreten, veri merkezlerini ve yeni nesil sanayi altyapısını kuran ülkeler arasında yer almasını sağlamalı; teknolojinin kullanıcısı değil, üreticisi haline gelmeliyiz. Ekonomik sıkışmalarımız, bütçe açıklarımız, fırsat eşitsizliklerimiz ve gelişmişlik farklarımız var. Ancak bitmeyen çalışma inadımız, bir olma gücümüz, değerlerimiz ve burada dile getirmekten ayrıca memnuniyet duyduğum barış kararlılığımız da var. Bugün ve daima yapmamız gereken, Atatürk’ün dediği gibi Türkiye’de Türkiye’den başka bir şey düşünmemektir.”</p>
<p><strong>Yasemin Açık: Sermaye nereye akıyorsa üretim de genç de oraya akıyor</strong></p>
<p>Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun yıllarca korku, acı ve göçle anıldığını, bugün ise bölgenin enerjisini üretime, yatırıma ve istihdama yöneltebileceği yeni bir dönemin başladığını belirten TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, bu değişimin ekonomik karşılık bulması için sermayenin Anadolu’ya yayılması gerektiğini söyledi. Toplam banka kredilerinin yarısından fazlasının yalnızca İstanbul, Ankara ve İzmir’de toplandığına işaret eden Prof. Dr. Açık, “Sermaye nereye akıyorsa üretim de genç de gelecek de oraya akıyor ve akacak. Oysa yeni dünya düzeninde, ekonomik gücünü ülkenin dört bir yanına yayabilen ülkeler öne çıkıyor. Bu nedenle Türkiye’nin bir sonraki büyüme hikâyesi İstanbul’un dışında, Anadolu’da yazılmalıdır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“İş insanlarımızı Yukarı Fırat’ın geleceğine ortak olmaya davet ediyorum”</strong></p>
<p>Bölgenin ihtiyaç duyduğu iki temel unsurun ölçek ve sermaye olduğunu ifade eden Prof. Dr. Açık şöyle devam etti; “Elazığ Malatya, Bingöl ve Tunceli’yi kapsayan Yukarı Fırat Havzası; güçlü yatırım teşvikleri, ham maddeye yakın üretim imkânı, mevcut sanayi birikimi, genç insan kaynağı ve henüz yeterince değerlendirilmemiş yatırım alanlarıyla çok büyük bir potansiyel barındırıyor. Fırat Havzası bu hikâyeyi yazmaya hazır. Bu havzada, kurulmuş bir yay gibi gerilmiş muazzam bir potansiyel birikti. Artık o yayı serbest bırakmanın, yeni bir sayfa açmanın tam zamanıdır. Burada yapılacak her yatırım, gençlerimize doğdukları yerde çalışma, üretme ve gelecek kurma fırsatı sunacak, kadınların ekonomik hayata katılımını artıracak, bölgedeki aile şirketlerinin kurumsallaşmasını sağlayacaktır. Bugün bu salonda ülkemizin sanayi tarihini yazmış isimler var. Sizleri bu bölgeye yatırım yapmaya, Yukarı Fırat’ın geleceğine ortak olmaya davet ediyorum.”</p>
<p><strong>Ömer Koç'tan kalıcı istikrâr için "demokrasi ve hukukun üstünlüğü" vurgusu</strong></p>
<p>Zirvenin onur konuşmacısı Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, dünyada öngörülebilirliğin giderek zorlaştığını, krizlerin istisnâ değil, ‘yeni normal’ hâline geldiğini belirterek, “Krizlerin biri bitmeden diğeri başlıyor; jeopolitik gerilimler, teknolojik dönüşüm, iklim değişikliği kaynaklı hâdiseler ve iktisâdî dalgalanmalar birbirini tetikleyen zincirleme tesîrler yaratıyor. Dolayısıyla dayanıklılık artık sürekli belirsizlik ortamında isâbetli kararlar alabilme, değişen şartlara sürâtle ayak uydurabilme ve her şartta istikrârı koruyabilme becerisidir” diye konuştu.</p>
<p>Şirketlerin uzun vâdeli yatırım kararları alabilmesi ve ekonominin dış şoklara karşı mukavemet kazanması için öngörülebilirliğin elzem olduğuna vurgu yapan Koç, “Kalıcı istikrârın ön koşulu kurum ve kurallarıyla eksiksiz işleyen bir demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün hâkim olduğu bir düzendir” dedi.</p>
<p>Türkiye’nin önündeki fırsat ve beraberinde getirdiği sorumlulukları da değerlendiren Ömer Koç, sahip olunan birikimin yüksek katma değerli üretim ve güçlü insan sermâyesiyle ileri taşınması gerektiğini vurguladı. Koç, “Başarı için; yüksek katma değerli üretime ve bu üretimi mümkün kılacak beşerî sermâyeye yatırım yapmak esâstır. Sâdece üreten değil; teknoloji geliştiren, tasarım yapan ve fikrî mülkiyetin sâhibi olan bir yapı kurmak mecburiyetindeyiz” diye konuştu.</p>
<p>Koç, “Ülkemizin, Cumhûriyetin kuruluşundan itibâren geliştirdiği sanâyi ekosistemi ve farklı sektörlerde sâhip olduğumuz üretim yetkinliği kayda değer bir kıymettir. Bugün bizi misâfir eden Elâzığ da dâhil olmak üzere Anadolu'nun dört bir yanında üretim yapan KOBİ'lerimiz, tarîf ettiğim birikimin güçlü temsîlcileridir” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kurumsal-sermaye-anadolunun-uretimiyle-birbirine-baglanmali-88383</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/8/3/1280x720/turkonfed-elazig-1790403819.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Elazığ&#039;da düzenlenen TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi&#039;nde konuşan TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, &quot;Türkiye&#039;nin büyük ölçekli kurumsal sermayesi ile Anadolu&#039;ya yayılmış üretim sermayesinin daha sistematik biçimde birbirine bağlanması gerekiyor.&quot; dedi. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, şirketlerin uzun vâdeli yatırım kararları alabilmesi ve ekonominin dış şoklara karşı mukavemet kazanması için öngörülebilirliğin elzem olduğunu belirterek, “Kalıcı istikrârın ön koşulu kurum ve kurallarıyla eksiksiz işleyen bir demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün hâkim olduğu bir düzendir.” dedi.&quot; ifadelerini kullandı. FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık ise iş dünyasını bölgeye yatırım yapmaya davet etti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
