<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/dunya-ciftciler-gunu-tirede-kutlandi-tarimda-fiyat-belirlemenin-yolu-gucten-guclu-olmanin-yolu-kooperatiflesmeden-geciyor-78997</guid>
            <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:15:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Tarımda güçlü olmanın yolu kooperatifleşmeden geçiyor&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>AHMET USMAN/İZMİR</strong></p>
<p>Tarım 4.0 Teknoloji Etki Derneği, birer gün arayla düzenlediği 4.Tarım Yatırım Etki Zirvesi ve Dünya Çiftçiler Günü etkinlikleriyle sektörün tüm bileşenlerini bir araya getirdi. İki gün süren etkinliklerde 40’a yakın konuşmacı, sektörü kendi perspektifinden ele aldı. Tire’de gerçekleştirilen Dünya Çiftçiler Günü kutlaması kapsamında düzenlenen “Tarıma Yatırım Yapmak: Özel Sektör, Kamu Yatırımları ve Girişimcilik” konulu oturum EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, “Tarım Piyasalarında Ürün Fiyatlarını Kim Belirliyor” başlıklı toplantı EKONOMİ Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım tarafından yönetildi. Panelistler, üreticilerin teknolojiye uyumdan pazarlamaya, maliyetleri düşürmekten verimliliği artırmaya kadar her konuda etkili olabilmeleri için kooperatif çatısı altında birleşmeleri gerektiğine dikkat çektiler. Tarım ürünlerinin fiyatlarının pek çok parametre yanında asıl olarak “güç” tarafından belirlendiğine dikkat çeken panelistler, üreticinin güçlü olmasının yolunun da kooperatifleşmeden geçtiğini ifade ettiler.</p>
<p>Tire Belediyesi Kent Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin açılış töreninde konuşan Tarım 4.0 Teknoloji Etki Derneği Başkanı Sumer Tömek Bayındır, çiftçiliğin artık çok sayıda disiplini bir araya getiren bir iş olduğunu, bu nedenle ancak bilimsel çalışan bir insanın bu işin altından kalkabileceğini anlattı. Etkinliğin ana sponsoru olan İş Bankası’nın Tarım Bankacılığı Pazarlama Bölümü Müdürü Umut Yiğit ise, günümüzde ülkelerin tarım politikalarını yalnızca üretim ve verimlilik odaklı değil aynı zamanda gıda güvenliği stratejik bağımsızlık ve dış ticaret dengeleri çerçevesinde yeniden şekillendirdiklerine dikkat çekti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Dairesi Başkanı Bülent Üngür, bu sene 1 milyar 640 milyon TL’ye çıkardıkları tarım desteklerini kooperatifleri temel alan bir anlayışla şekillendirdiklerini belirtirken; Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, Türkiye’de kooperatifleşmeyi en iyi bilen ilçe olduklarını, diğer bölgelere de örnek teşkil ettiklerini vurguladı. Ancak üretici güçlüyse tarım sektörünün güçlü olabileceğini söyleyen Tire Süt Kooperatifi Başkanı Osman Öztürk, tarımda en büyük yatırımın üreticiyi ayakta tutacak bir sistem olduğunu ifade etti.</p>
<h2>“İthalat rantının önünü kapayıp, üretimi artırmalıyız”</h2>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/69ffbb81946bd-1778367361.jpg" alt="" width="700" height="525" /></p>
<p>Günün ilk oturumuna başkanlık eden EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, her sektörde dış ticaret fazlası veren Çin’in geçen yıl tarım ve gıdada 125 milyar dolarlık açık verdiğini belirterek, “Türkiye, çiftçileri sayesinde böyle bir açığın içinde değil. Ancak bu durumu sürdürebilmek için ithalat rantının önünü kapatıp, üretimi artırmalıyız” diye konuştu.</p>
<p>Berker Tarım Yöneticisi Hakan Kar ise tarımın aile şirketleriyle var olması gerektiğini anlatarak, “Fakat şu an küçük çiftçi çok zorlanıyor. Yerel yönetimler ve devletin ilgili birimleri mutlaka tarımı desteklemeli. Ülkenin bekası sadece savunma sanayisinde değil aynı zamanda tarımdadır” dedi. Tüm Süt Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Yönetim Kurulu Üyesi Emirhan Orhan ise tarım sektörüne yeni gireceklere çok iyi bir fizibilite yapmalarını ve bu konuda ilgili sektörün sivil toplum örgütünden mutlaka destek almalarını önerdi.</p>
<p>Türkiye’de tarım ürünlerinin fiyatlarını genelde sanayicilerin belirlediğini dile getiren Bağarası ve Yenibağarası  Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Ferdi Baydaroğulları  ise, “Bu yüzden üretici genellikle emeğinin karşılığını alamıyor. Biz çiğ sütü yoğurt ve peynir gibi katma değerli ürünlere dönüştürdüğümüzden ortaklarımız için piyasanın üstünde alım fiyatı açıklayabiliyoruz. Sanayicinin de üreticiyi kollaması lazım. Herkesi besleyen çiftçinin kendini besleyemez hale gelmesi kendi ayağımıza sıkmamız anlamına gelir” dedi.</p>
<h2>“Sütte referans fiyat üreticiyi korumuyor”</h2>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/69ffbb724e4bd-1778367346.jpg" alt="" width="700" height="525" /></p>
<p>Günün ikinci oturumunu yöneten EKONOMİ Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, dünyada tarıma dayalı ürün markalarının genelde ya ailelerden ya da kooperatiflerden çıktığını, Türkiye’nin ise kendi topraklarından çıkan yoğurtta bile markasının olmadığına dikkat çekti.</p>
<p>TÜSEDAD Başkanı Müslüm Doğru ise maliyetler, aracılar, fire oranları, arz –talep gibi pek çok unsur etkili olsa da tarım ürünlerinde fiyatları asıl belirleyenin güç olduğunu vurguladı. Çiftçilerin sık sık referans fiyat talep ettiklerini dile getiren Doğru, “Süt sektörü Ulusal Süt Konseyi vasıtasıyla referans fiyat konusunu halletti. Ama o zaman biz süt üreticileri olarak neden hala çığlık çığlığayız. Çünkü, çiftçinin ürettiği ürünün fiyatını çiftçi değil güçlü olan belirliyor. Türkiye’de süt ve süt ürünleri tüketiminin yüzde 65’i zincir marketler aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Üretici ancak güçlü olursa fiyatı belirleyebilir. Bunun yollarından biri de kooperatifçilik. Kooperatifler sadece küçük ve orta ölçekli işletmelerin bir araya geldiği bir yapı olmamalı. O yüzden biz dernek olarak bu yönde önemli bir adım atmak için çalışmalara başladık. Lüleburgaz’da günlük 600 ton süt üreten 21 üreticinin ortaklığıyla bu konuda ilk adımımızı atıyoruz” dedi.</p>
<p>Tarım üreticisi Aslı Turan ise toplumların ancak üretimle ayakta durabileceklerini belirterek, “Atalarımız bu topraklarda çok daha zor şartlarda üretimlerini sürdürmüşler, biz neden üretmeyelim” diye konuştu.</p>
<p>Tarım ürünleri fiyatlarının piyasada arz – talep dengesiyle belirlendiğini, aracılara haksızlık edildiğini dile getiren meyve sebze tedarikçisi ve hal komisyoncusu Hayati Solmaz da, “Aralık ayında 7 TL olan salatalık, bir ay sonra 140 TL’ye fırladı. Tam tersi olarak 300 TL’ye kadar çıkan patlıcan fiyatı bugün 10 TL’ye düştü. Çünkü çiftçi fiyatı düşen üründen kaçıp, fiyatı yükselen ürüne yöneliyor, bu kez de o ürünlerde açık ya da fazla oluşuyor. Bunun önüne ancak planlamayla geçilir” görüşünü ifade etti.</p>
<p>Dünya Çiftçiler Günü kutlamaları “Gençler: Tarımın Kurucu Gücü Yeniden Harekete Geçiyor” konulu oturumla sona erdi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/dunya-ciftciler-gunu-tirede-kutlandi-tarimda-fiyat-belirlemenin-yolu-gucten-guclu-olmanin-yolu-kooperatiflesmeden-geciyor-78997</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/9/7/1280x720/000-1778394163.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Dünya Çiftçiler Günü, Tarım 4.0 Teknoloji Etki Derneği organizasyonunda Tire’de kutlandı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panellere katılan konuşmacılar, tarım üreticilerinin sektörde daha güçlü ve daha fazla söz sahibi olabilmeleri için örgütlü hareket etmeleri gerektiğine dikkat çekti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/adm-ve-gdzden-is-guvenliginde-yeni-farkindalik-yaklasimi-78996</guid>
            <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:05:00 +03:00</pubDate>
            <title> Adm ve Gdz’den iş güvenliğinde yeni farkındalık yaklaşımı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/İZMİR</strong></p>
<p>Adm ve Gdz, 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında 5 ilde hayata geçirdiği tiyatro çalışması ve "Evde Bekleyenlerin Var" isimli kısa filmle, iş güvenliğini sahadan topluma taşıyan yeni farkındalık modelini ortaya koydu.</p>
<p>Adm ve Gdz, İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında yürüttüğü çalışmalarla iş sağlığı ve güvenliğini kurum içi uygulama alanının bir adım ötesine taşıdı. Aydem çatısı altında elektrik dağıtım hizmeti veren Adm ve Gdz, sahada yürüttüğü uygulamaları tiyatro ve video gibi farklı anlatım araçlarıyla destekleyerek iş güvenliğini hem çalışanlar hem de kamuoyu nezdinde daha görünür ve etkili bir başlık haline getirmeyi hedefliyor.</p>
<p>İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında hayata geçirilen ‘Önce Yaşam Güvenliği, Önce Sen’ temalı tiyatro oyunu, Tiyatral Çözümler ekibi tarafından sahnelendi. Özellikle sahada görev yapan çalışanlara yönelik kurgulanan ve interaktif yapısıyla dikkat çeken oyun; iş güvenliği bilincini güçlendirmeyi, ailelerde ve toplumda farkındalık oluşturmayı ve kurum kültürünü pekiştirmeyi amaçlıyor.</p>
<h2>‘Evde Bekleyenlerin Var’ mesajı geniş kitlelere ulaştı</h2>
<p>Tiyatro çalışmasına paralel olarak hazırlanan ‘Evde Bekleyenlerin Var’ isimli kısa film ise iş sağlığı ve güvenliği farkındalığını daha geniş kitlelere taşımayı hedefliyor. Film, bir çalışanın evinden başlayıp sahada devam eden gününü anlatırken, iş güvenliğinin yalnızca teknik bir zorunluluk değil, doğrudan hayatla ilgili bir sorumluluk olduğunu vurguluyor. Sahada alınan her önlemin, çalışanın sevdiklerine sağlıklı ve güvenli bir şekilde kavuşmasını anlatan film, ‘güvenli dönüş’ fikrini merkeze alıyor.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/adm-ve-gdzden-is-guvenliginde-yeni-farkindalik-yaklasimi-78996</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/9/5/1280x720/turkiyenin-bilim-projesinin-ilk-kampusu-izmir-fen-lisesinde-acildi-1778366485.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında hayata geçirilen &quot;Önce Yaşam Güvenliği, Önce Sen&quot; temalı tiyatro oyunu, Tiyatral Çözümler ekibi tarafından sahnelendi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/turkiyenin-bilim-projesinin-ilk-kampusu-izmir-fen-lisesinde-acildi-78995</guid>
            <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Türkiye’nin Bilim Projesi&#039;nin ilk kampüsü İzmir Fen Lisesi&#039;nde açıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/İZMİR</strong></p>
<p>Türkiye'nin seçkin fen liselerinin kampüslerini birer düşünme ve üretim ekosistemine dönüştürmeyi hedefleyen Fen Bahçeleri projesinin ilk uygulaması, İzmir Fen Lisesi'nde tamamlandı. Açık hava sınıfları, amfi, sera, gözlem alanları ve yeniden tasarlanan yeşil alanlarıyla kampüs, öğrencilerin merak, gözlem ve üretim süreçlerini günün her saatinde besleyecek bir öğrenme zemini sunuyor. Önümüzdeki dönemde modelin Türkiye genelinde belirlenen 32 fen lisesinde daha uygulanması öngörülüyor.</p>
<p>Türkiye'nin bilim eğitimi alanındaki köklü kurumlarından İzmir Fen Lisesi ile yola çıkan Fen Bahçeleri – Türkiye'nin Bilim Projesi'nin ilk kampüsü, Ali Soyuerel – Cemile Soyuerel Yerleşkesi adıyla okulda düzenlenen törenle açıldı. Kampüsün açılışını Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğrencilerle birlikte gerçekleştirdi.</p>
<p>Projenin hayata geçmesine vesile olan Soyuerel ailesine teşekkür eden Tekin, “Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu süreci karınca kararınca yürütmeye, desteklemeye çaba sarf ediyoruz. Süreçte emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun. İnşallah, diğer 32 okulu da aynı şekilde tamamladıktan sonra kendilerine teşekkür etme imkanı buluruz diyorum" dedi.</p>
<h2>Fen liselerinde dönüşüm modeli</h2>
<p>İzmir Fen Lisesi, Fen Bahçeleri'nin pilot kampüsü olarak hayata geçirildi. Milli Eğitim Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında, iki yıl içerisinde Türkiye genelinde belirlenen 32 fen lisesinde benzer dönüşümlerin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Erzurum'dan Ordu'ya, Denizli'den Diyarbakır'a kadar Türkiye'nin dört bir yanına yayılan bu okullar, Türkiye'nin en parlak öğrencilerinin akademik başarılarının yanında dünya standartlarında fiziksel ortamlara da kavuşmasını sağlayacak.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/turkiyenin-bilim-projesinin-ilk-kampusu-izmir-fen-lisesinde-acildi-78995</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/9/5/1280x720/turkiyenin-bilim-projesinin-ilk-kampusu-izmir-fen-lisesinde-acildi-1778366836.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Milli Eğitim Bakanlığı&#039;nın koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında, iki yıl içerisinde Türkiye genelinde belirlenen 32 fen lisesinde benzer dönüşümlerin hayata geçirilmesi hedefleniyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/ihracatcilar-ankaraya-cikarma-yapti-78992</guid>
            <pubDate>Sun, 10 May 2026 00:19:00 +03:00</pubDate>
            <title> BAİB&#039;li ihracatçılar Ankara’ya çıkarma yaptı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Yeni Başkan Mehmet Ali Can yönetiminde Ankara’da temaslarda bulunan Batı Akdeniz İhracatçı Birliği (BAİB) Yönetim Kurulu üyeleri önce Anıtkabir’i ziyaret ederek Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün mozolesine çelenk koyup saygı duruşunda bulundu.</p>
<p>BAİB heyeti daha sonra Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber ve Gıda Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram'ı ziyaret etti.</p>
<p>Ziyaretlerde, Bulgaristan ile ilgili yaşanan sorunlar ve bu durumun neden olduğu maliyet artışları, Çin'e kiraz ihracatının başlayabilmesi, Mısır'a elma ihracatı ve ilgili ülke ile yapılacak Serbest Ticaret Anlaşmasının önemi, maden sektöründeki orman bedelleri, doğal taş ihracatında yaşanan navlun artışı ve Ukrayna'ya domates ile salatalık ihracatı ile ilgili sorunlar anlatıldı.</p>
<p><strong>"İhracatçının sorunları dağ gibi"</strong></p>
<p>BAİB Başkanı Mehmet Ali Can, ziyaretler sonrası EKONOMİ muhabirine yaptığı açıklamada, ziyaretle ilgili değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’a BAİB’in 2025 ve 2026 yılı ihracat rakamları ile sorunlar hakkında bilgi verdiklerini söyledi.  Can, ihracatçıların yaşadığı sorunları şöyle sıraladı:</p>
<p>‘’Bulgaristan’da Türk yaş meyve sebze ürünlerine yönelik denetim uygulamalarında yaşanan sorunlar var. AB ülkelerine gerçekleştirilen yaş meyve sebze ihracatında, 2019/1793/AB sayılı Komisyon Yönetmeliği çerçevesinde ülkemiz ürünlerine yönelik AB giriş kapısı olan Bulgaristan’da uygulanan pestisit analizlerinde 6 Nisan 2026 haftasından bu yana gerçekleştirilen kontrol denetimlerinde yaşanan değişiklik ve bu durumun analiz maliyetleri neden olduğu büyük artışlar var.’’</p>
<p><strong>Çin’e kiraz, Mısır’a elma ihracatı</strong></p>
<p>İhracatçının yıllardır Çin’e kiraz ihracatı yapılabilmesi için yapılan girişimlerden olumlu sonuç alınamadığını vurgulayan Mehmet Ali Can, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Çin Halk Cumhuriyeti’ne kiraz ihracatının hızlı bir şekilde başlaması hususunu anlattık. Mısır ile ülkemiz arasında imzalanmak üzere çalışmaları devam eden Serbest Ticaret Anlaşması ve bahse konu ülkeye elma ihracatının önemi vurgulandı. Maden sektöründe orman bedellerinin yüksekliği ihracatçıyı çok zorluyor. Denizyolu taşımacılığı başta olmak üzere İran-ABD/İsrail savaşı nedeniyle navlun maliyetlerinde yaşanan büyük artışlar rekabet gücümüzü kırıyor. Ukrayna'nın ülkemiz domates ve salatalık ihracatına uyguladığı anti-damping önlemi, bu durumun ihracatımıza etkisi ve soruşturma ile ilgili yeniden gözden geçirme soruşturmasının başlatılması konularını anlattık.’’</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/ihracatcilar-ankaraya-cikarma-yapti-78992</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/9/2/1280x720/ihracatcilar-ankaraya-cikarma-yapti-1778361625.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Maliyet artışları, döviz kurları, AB sınır kapısında karşılaşılan sorunlar ile analizlerde yaşanan sıkıntılara çözüm bulunmak isteyen Batı Akdeniz İhracatçı Birliği yeni başkanı ve yönetim kurulu üyeleri Ankara’ya çıkarma yaptı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/tarim-milli-krize-donusuyor-78991</guid>
            <pubDate>Sun, 10 May 2026 00:17:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Tarım milli krize dönüşüyor&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/BURDUR</strong></p>
<p>Bu yıl 12. Düzenlenen Burdur Teke Yöresi Tarım ve Hayvancılık, Tarım Teknolojileri ve Yem Fuarı, Yörük Göçü yürüyüşü ve Yörük duası ile başladı. Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp fuar açılışındaki konuşmasında, tarım sektörünün "milli kriz" haline dönüştüğünü söyledi.</p>
<p>Ülkenin bereketli topraklarını daha güçlü bir geleceğe hazırlamak, sorunları çözmek, işi büyütmek ve yaşamı kolaylaştırmak için dünya tarımındaki dönüşüme hep birlikte ayak uydurmak zorunda olunduğunu belirten Gündüzalp, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Çağımızda tarımsal üretim, en büyük silah en kritik savunma hattı haline gelmiştir. Küresel enerji ve lojistik hatlarının can damarı olan Hürmüz Boğazı gibi stratejik noktalarda yaşanan en ufak bir gerilim bile tedarik zincirinden gıda güvenliğine kadar tüm dengeleri altüst edebiliyor. Kendi toprağını eken, kendi gıdasını üreten ülkeler ayakta kalacak, diğerleri ise dışa bağımlılığın bedelini en ağır şekilde ödeyecekler. Bu toprakların sahibi olarak bizlere düşen en büyük görev, geleceği, huzuru ve bağımsızlığımızı çalışarak, üreterek ve hep beraber korumaktır.’’</p>
<p>2024 ve 2025’in tarım sektörü açısından zorlu sınavların verildiği ‘kayıp yıllar’ olduğunu anımsatan Gündüzalp, ‘’İklimsel krizler ve artan girdi maliyetlerinin yanı sıra; yaşadığımız zirai don ve şap hastalığı, üretimden tüketime kadar zincirin her halkasını derinden sarstı. Düzensiz yağışlar ve ani hava değişimlerinin meyve, sebze ve tahıl rekoltesinde ciddi kayıplara neden oldu’’ dedi.</p>
<p>Şap hastalığının ülke hayvancılığına ağır darbe vurduğunu anımsatan Gündüzalp, şöyle konuştu:</p>
<p>‘’Yasa dışı hayvan hareketliliğinin önüne geçilememesi bu süreci adeta bir kabusa dönüştürdü. Ülke genelinde tüm sektörler büyüme yakalarken, ne yazık ki sadece tarım sektörümüz yüzde 7,2 küçülme yaşandı. Yağışlar beklendiği gibi bereketli geçti ve topraklarımız suya doydu, barajlarımız doldu. Ancak rehavete kapılma lüksümüz yok. Ani iklimsel değişimler ve aşırı meteorolojik olaylar artık istisna değil, sürekli yüzleşeceğimiz gerçeklerdir. Üretimde sürdürülebilirliği sağlamak için kuraklığa dayanıklı yöntemler kullanan, elindeki suyu en akılcı şekilde yöneten ve tasarrufu bir tercih değil bir yaşam biçimi haline getiren üretim politikaları uygulanmalı.’’</p>
<p><strong>Yem ithalatına 25 milyar dolar</strong></p>
<p>Tarım sektörünün önemli bir sorununun da meralar ve çoban olduğuna dikkat çeken Ömer Faruk Gündüzalp, ‘’Meralarımız yok oldukça yemde dışa bağımlılığımız katlanarak artıyor. İthal yemle beslediğimiz hayvanlarımızı göçmenlere teslim ederek sektörü devam ettirmeye çalışıyoruz. Gassal dizisiyle, gassallık mesleğine yoğun bir ilgi oluştu, memleketin yarısı gassal oldu. İnsan kendini, bir de çoban dizisi mi çekilse demekten alamıyor. Yoksa insanlık tarihinin en eski ve köklü mesleklerinden olan çobanlığın itibarını kurtaramayacağız’’ diye konuştu.</p>
<p>Türkiye’nin son 5 yılda 25 milyar dolarlık yem ithalatı yaptığını vurgulayan Gündüzalp, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>‘’Son 5 yılda 25 milyar dolardan fazla yem ithalatı yaptık. Aynı dönemde Tarım ve Orman Bakanlığı destekleme ödemeleri de ortalama 25 milyar dolar. Yani 5 yılda yeme ödediğimiz döviz, çiftçimize verdiğimiz toplam desteğe eşit. Yem üretiminde yeni adımlar atmaz, sorumluluk almazsak, üreticimiz kendi ahırında, yalnızca başka ülkelerin üreticilerine, başka ülkelerin sermayesine aracılık eder hale gelecek. İthal yemle, ithal çobanla, hatta ithal hayvanla bu iş sürmez. Bu tablo milli bir krize doğru ilerleyiştir.’’</p>
<p>Burdur Ticaret ve Sanayi Odası (BUTSO) Başkanı Yusuf Keyik de ‘’Fuarımız üretim altyapılarının güçlendirilmesi adına değerlidir. İşletmelerimizin müşteri portföyünün genişletilmesi açısından önem taşımaktadır. Aynı zamanda pazar payını artırmak, proje kültürü ve yatırım sahalarına yön göstermek için anahtar görevi görmektedir. Çiftçiler, tarım işletmeleri, üretim sektörünün paydaşları, akademisyenler ve teknoloji sağlayıcıları için bir araya gelme fırsatı sunmaktadır’’ dedi.</p>
<p>Fuarın, marka olmuş ve marka olmaya aday firmalar için teknolojik ve ticari ürünlerini sergileyecekleri fırsat olarak gördüklerini vurgulayan Keyik, şöyle ko nuştu.</p>
<p>‘’Tarım makinelerinin üretim ve pazarlamasını yapan işletmelerimiz, hayvancılık alanında kullanılan araç ve gereçlerin ticaretini yapan firmalarımız ve üreticilerimiz bir araya gelecekler. Bu organizasyonumuzla alıcıyı ve satıcıyı aynı platformda buluşturuyoruz. Fuarımız, ilimizin tarım ve hayvancılıktaki potansiyelini bölgemizde ve ülkemizde ortaya koyacaktır.  Dünya ve ülkemiz tarihine bakarsak; tarım, hayvancılık, teknoloji, süt ve gıdanın her dönemde önem taşıdığını görüyoruz.  Zor bir dönemden geçmekteyiz. Ülkemizin yer aldığı coğrafyada pek çok ambargo ve savaşlar, akaryakıt fiyatlarında ve global ekonomide dalgalanmalar yaşanıyor. Bunlar da direkt veya dolaylı olarak sanayicimizin ve üreticilerimizin maliyet bedellerini artırıyor.’’</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/tarim-milli-krize-donusuyor-78991</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/9/1/1280x720/tarim-milli-krize-donusuyor-1778361529.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, Türkiye’nin son 5 yılda 25 milyar dolarlık yem ithalatı yaptığını, bu süre içinde de çiftçilere ve tarıma verilen desteğin de ortalama 25 milyar dolar olduğunu belirterek, tarımın, ithal yem, ithal çoban ve ithal hayvanla devan edemeyeceğini, tarımın &quot;milli krize&quot; dönüştüğünü söyledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/antalya-mutfagi-dunyaya-sunuldu-78989</guid>
            <pubDate>Sun, 10 May 2026 00:14:00 +03:00</pubDate>
            <title> Antalya mutfağı dünyaya sunuldu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından "Her sofra başka hikaye" temasıyla bu yıl beşincisi düzenlenen Antalya Uluslararası Gastronomi Festivalinde (FOODFEST), Karaalioğlu parkında gerçekleştirildi. Festivale Antalya Valisi Hulusi Şahin ve belediye başkanları da katıldı. Festivale yerli ve yabancı turistler ile Antalyalılar da yoğun ilgi gösterdi.</p>
<p>Antalya Valisi Hulusi Şahin, festivalin açılışında yaptığı konuşmada, Türk mutfağının her sofrada başka bir hikaye barındırdığını söyledi. Vali Şahin, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Bizim her soframız başka bir hikaye barındırıyor ama bazı şeyler var ki her sofrada aynı. Mesela bizde her sofrada bereket var. Bizim sofralarımızın hepsinde değişmeyen misafirperverlik, samimiyet, içtenlik var. Ne yok israf yok. Şimdi sürdürülebilirlik diyorlar. Bizim büyüklerimizin sofralarında ismi konmamış sürdürülebilirlik hep vardı. Çöp çıkmazdı her şey kullanılırdı. Bizim yeniden elde etmemiz gereken bu değerler. FoodFest belki bunun da öncüsü olacaktır. Antalya Uluslararası Gastronomi festivali artık kurumsal bir yapıya dönüştü.’’</p>
<p><strong>"Antalya’nın 200’ün üzerinde ürün coğrafi işaret tescili aşamasında"</strong></p>
<p>Valiliğin öncülüğünde coğrafi işaret seferberliği başlatıldığını belirten Vali Şahin, şöyle devam etti:</p>
<p>"On dokuz coğrafi işaret ile başladık, yirmi bir oldu. 200’ün üzerinde coğrafi işaretli ürünümüz şu anda tescil aşamasında. Hedefimiz bu coğrafyanın güzel ürünlerini, bu milletin Antalyalıların göz nurlarını geçmişten birer dantel işler gibi işlene işlene bugüne gelmiş kültür üyelerini tanıtmak, yeni nesillere aktarmak.’’</p>
<p>Antalya'nın Türkiye'nin misafir odası olduğuna dikkat çeken Vali Hulusi Şahin, "Antalya, Türkiye'nin misafir odasıdır. Bu bugün gösteriyor ki aslında aynı zamanda mutfağı ve sofrasıdır da. Türkiye'nin mutfağı, Türkiye'nin sofrası, Türkiye'nin misafir odası, Türkiye'nin vitrini, Antalya, Türkiye'nin en güzel, dünyanın en güzel şehri" dedi.</p>
<p>Vali Şahin, Beş yıldır festivali düzenleyen ve kurumsallaşmış bir yapıya kavuşturan Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Başkan Vekili Büşra Özdemir’i de kutladı.</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir de, FoodFest’in yalnızca bir gastronomi festivali olmadığını, Antalya’nın kültürünü, üretimini ve hafızasını dünyaya taşıyan güçlü bir değer olduğunu belirtti.</p>
<p>Dört yıl önce Başkan Muhittin Böcek’in öncülüğünde “Antalya’dan Dünyaya” temasıyla yola çıktıklarını anımsatan Özdemir, şöyle konuştu:</p>
<p>“Bazen bir şehir kendini en güzel sofralarında anlatır. Bir tatta geçmişini, bir kokuda hatıralarını yaşatır. İşte tam olarak böyle bir şehir Antalya. Antalya’nın bereketli topraklarında yetişen ürünler, şeflerin yorumuyla kültüre ve sanata dönüşüyor. Festival, Antalya halkına bırakılmış bir miras oldu. Antalya dünyanın en büyük örtü altı tarım merkezlerinden biridir. Antalya’nın sahip olduğu endemik bitki çeşitliliği ve Akdeniz yeşillikleri festivalin bu yılki ana odağı oldu.’’</p>
<p>Konuşmaların ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir ve Vali Hulusi Şahin festival alanını gezerek yiyeceklerden tattı. Festival üç gün devam etti.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/antalya-mutfagi-dunyaya-sunuldu-78989</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/8/9/1280x720/antalya-mutfagi-dunyaya-sunuldu-1778361395.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bu yıl beşincisi düzenlenen Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali&#039;nde Antalya mutfağı dünyaya sunulurken, festivale Antalyalılar ve turistler büyük ilgi gösterdi. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’nın 200’ün üzerinde ürününün coğrafi işaret tescili aşamasında olduğunu bildirdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/buyuk-isletmelerin-finansal-raporlama-kriterlerinde-degisiklik-78980</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 13:37:00 +03:00</pubDate>
            <title> Büyük işletmelerin finansal raporlama kriterlerinde değişiklik</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun (KGK) büyük işletmelerin finansal raporlama kriterlerine ilişkin kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Kararla, Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı'nda (BOBİ FRS) esas alınan "önce küçükleri düşün" yaklaşımının korunması ve orta büyüklükteki işletmelerin asgari maliyetlerle finansal tablolarını hazırlaması için standartta yer alan büyük işletme hadleri yeniden belirlendi.</p>
<p>BOBİ FRS uygulamasında bir işletmenin "büyük işletme" olarak değerlendirilmesi için gerekli üç ölçütten en az ikisinin art arda iki raporlama döneminde aşılması gerekiyor. Buna göre söz konusu hadler, aktif toplamda 800 milyon liradan 1 milyar lira ve üzerine, yıllık net satış hasılatında da 1 milyar 600 milyon liradan 2 milyar lira ve üzerine çıkarıldı.</p>
<p>Söz konusu karar, 1 Ocak veya sonrasında başlayan hesap dönemlerinde geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/buyuk-isletmelerin-finansal-raporlama-kriterlerinde-degisiklik-78980</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/7/3/4/1280x720/is-yerlerinde-psikolojik-tacizin-onlenmesi-ile-ilgili-genelge-resmi-gazetede-1741267840.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ KGK kararıyla, Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı&#039;nda esas alınan &quot;önce küçükleri düşün&quot; yaklaşımının korunması ve orta büyüklükteki işletmelerin asgari maliyetlerle finansal tablolarını hazırlaması için standartta yer alan büyük işletme hadleri yeniden belirlendi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/sisecamdan-ilk-ceyrekte-575-milyar-liralik-net-gelir-78979</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 13:31:00 +03:00</pubDate>
            <title> Şişecam&#039;dan ilk çeyrekte 57,5 milyar liralık net gelir</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <div class="">Şişecam, 2026 yılının ilk çeyreğine ait finansal sonuçlarını paylaştı.</div>
<div class="card-text">
<div id="habericerikDiv3" class=" v3HaberIcerikDiv ltr">
<p>Bu dönemde şirketin toplam satışları içinde uluslararası satışlarının payı yüzde 61 seviyesinde gerçekleşirken, toplam yatırımları 5,7 milyar lira, ihracatı ise 228 milyon dolar oldu.</p>
<p>Şişecam, yılın ilk üç ayında 57,5 milyar lira net satışa ulaşırken, 1,3 milyon ton cam, 1,1 milyon ton soda külü ve 0,9 milyon ton endüstriyel ham madde üretimi gerçekleştirdi.</p>
<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, 2026 yılının, jeopolitik gelişmelerin, enerji arzına ilişkin endişelerin ve süregelen enflasyon baskılarının etkisiyle başladığını belirtti.</p>
<p>Özellikle Orta Doğu'da artan gerilimin, küresel ölçekte yeni bir maliyet baskısı ve enflasyon dalgası beklentisini güçlendirdiğini aktaran Yücel, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>"Bu tablo, sıkı para politikalarının devamını desteklerken, şirketler açısından daha dayanıklı ve esnek yapılar kurma ihtiyacını da ön plana çıkardı. Bu ortamda Şişecam, küresel konumlanmasının avantajlarını kullanarak ve katma değerli ürün portföyünü geliştirerek risk odaklı yaklaşımı sürdürdü. 2025 boyunca uyguladığımız dengeli ve disiplinli yönetim anlayışını 2026 yılına da kesintisiz şekilde taşıyoruz. Teknoloji odaklı dönüşümümüze devam ederken, enerji verimliliği ve maliyet optimizasyonu programlarımızı hızlandırıyor, aynı zamanda tedarik zincirimizi daha da güçlendiriyoruz."</p>
<p><strong>"En büyük düz cam üretim komplekslerinden birine ulaştık"</strong></p>
<p>Yücel, orta ve uzun vadede gelirlerini destekleyecek yatırımları devreye alarak 2026 yılına güçlü bir yatırım performansıyla başladıklarını aktardı. Avrupa'daki ilk cam ambalaj yatırımları Macaristan Kaposvar tesisinde ilk fırını test üretimi için devreye aldıklarını belirten Yücel, şunları kaydetti:</p>
<p>"Bulgaristan ve İtalya'daki düz cam tesislerimizde devreye aldığımız iki yeni kaplamalı cam hattı ile Avrupa'daki kaplama kapasitemizi yaklaşık iki katına çıkararak, katma değerli ürün portföyümüzü genişlettik. Tarsus'ta hayata geçirdiğimiz yeni yeşil saha düz cam yatırımımızda TR9 hattını devreye alarak yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesi oluşturduk ve dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden birine ulaştık. Ayrıca Kuzey İtalya düz cam fabrikamızda planlı bakım ve soğuk tamir çalışmalarını tamamlayarak üretimi yeniden başlattık. Planlı duruş yönetimi sayesinde Avrupa'daki diğer tesislerimizin kapasite kullanım oranlarını dengeli şekilde optimize ederken, bu adım ile FVÖK seviyesindeki karlılığımıza 25 milyon avro olumlu katkı sağladık."</p>
<p><strong>"Küresel rekabette fark yaratmaya devam edeceğiz"</strong></p>
<p>Finansman tarafındaki gelişmelere de dikkati çeken Yücel, 2026 yılının başında İngiltere'deki bağlı ortakları üzerinden 500 milyon dolar tutarında Eurobond ihracı gerçekleştirdiklerini, 1,7 milyar doları talep gören işlemin, uluslararası yatırımcıların Şişecam'a duyduğu güveni bir kez daha teyit ettiğini ifade etti.</p>
<p>Yücel, son bir yıl içinde sağladıkları uzun vadeli kaynaklarla söz konusu işlemin, küresel belirsizlikler karşısında likidite yönetimlerini güçlendirmelerine önemli katkı sağladığını da vurguladı.</p>
<p>İlk çeyrekte elde ettikleri performansın güçlü bir zeminde ilerlediklerini gösterdiğini aktaran Yücel, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>"Yılın geri kalanında da dengeli ve disiplinli yönetim anlayışımızı sürdürmeye, devreye giren yeni yatırımlarımızdan azami verim sağlamaya, şirket değerimizi artırmaya ve karlılığı önceliklendirmeye devam edeceğiz. Bu doğrultuda portföyümüzü daha rasyonel ve katma değerli bir yapıya dönüştürürken, müşteri odaklı yaklaşımımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Güçlü finansal disiplinimiz, genişleyen katma değerli ürün portföyümüz, nitelikli müşteri yapımız ve Şişecam'ın 90 yıllık tecrübesi ile küresel rekabette fark yaratmaya devam edeceğiz."</p>
</div>
</div> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/sisecamdan-ilk-ceyrekte-575-milyar-liralik-net-gelir-78979</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/11/sisecam.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Şişecam&#039;ın net satışlarının yılın ilk çeyreğinde 57,5 milyar lirayı bulduğu bildirildi. Genel Müdür Can Yücel, &quot;Şişecam, küresel konumlanmasının avantajlarını kullanarak ve katma değerli ürün portföyünü geliştirerek risk odaklı yaklaşımı sürdürdü. 2025 boyunca uyguladığımız dengeli ve disiplinli yönetim anlayışını 2026 yılına da kesintisiz şekilde taşıyoruz. Teknoloji odaklı dönüşümümüze devam ederken, enerji verimliliği ve maliyet optimizasyonu programlarımızı hızlandırıyor, aynı zamanda tedarik zincirimizi daha da güçlendiriyoruz.&quot; ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/uraloglu-elleclenen-yuk-miktarinda-tum-zamanlarin-nisan-rekoru-kirildi-78978</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 13:25:00 +03:00</pubDate>
            <title> Uraloğlu: Elleçlenen yük miktarında tüm zamanların nisan rekoru kırıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğünün hazırladığı nisan ayı istatistikleri hakkında açıklama yaptı.</p>
<p>Yazılı açıklamasında, Türkiye'nin deniz ticaretinden daha fazla pay alması için çalışmaları sürdürdüklerini belirten Uraloğlu, "Limanlarımızda nisan ayında 48 milyon 230 bin 930 ton yük ve 1 milyon 179 bin 454 TEU konteyner elleçleyerek nisan ayları içerisinde tüm zamanların rekorunu kırdık. Söz konusu ayda limanlarda elleçlenen konteyner miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,6 arttı." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Uraloğlu, ocak-nisan dönemine ilişkin de bilgi vererek, "Yılın ilk 4 ayında elleçlenen yük miktarı 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 2,1 artarak 185 milyon 600 bin 883 tona, konteyner miktarı da yüzde 2,4 artarak 4 milyon 550 bin 209 TEU’ya ulaştı." bilgilerini verdi.</p>
<p><strong>Nisan ayında yurt dışı yük taşımaları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,3 arttı</strong></p>
<p>Nisan ayında yurt dışı limanlarına giden yük miktarının 11 milyon 636 bin 276 ton olarak gerçekleştiğini belirten Bakan Uraloğlu, şunları kaydetti:</p>
<p>"Yurt dışı limanlarından limanlarımıza gelen yük miktarı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,1 artarak 24 milyon 186 bin 253 ton olarak gerçekleşti. Nisan ayında yurt dışı yük taşımaları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,3 artarak 35 milyon 822 bin 529 ton olarak gerçekleşti."</p>
<p>Bölge liman başkanlıkları bazında ise nisan ayında en fazla yük elleçlemesinin 7 milyon 64 bin 571 ton yük ile İskenderun Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde gerçekleştiğini aktaran Uraloğlu, İskenderun Bölge Liman Başkanlığını 6 milyon 930 bin 244 ton ile Kocaeli ve 6 milyon 920 bin 524 ton ile Aliağa bölge liman başkanlıklarının takip ettiğini belirtti.</p>
<p>Uraloğlu, nisan ayında limanlarda deniz yoluyla yapılan transit yük taşımalarının 5 milyon 724 bin 594 ton, kabotajda taşınan yük miktarının ise 6 milyon 683 bin 807 ton olarak gerçekleştiğini ifade etti.</p>
<p><strong>En fazla artış gösteren yük cinsi demir cevheri ve konsantreleri</strong></p>
<p>Nisanda 498 bin 957 tonluk artış ile önceki aya göre en fazla artış gösteren yük cinsinin demir cevheri ve konsantreleri olduğuna işaret eden Uraloğlu, limanlarda 1 milyon 469 bin 277 ton demir cevheri ve konsantreleri elleçlemesi gerçekleştirildiğini kaydetti.</p>
<p>Uraloğlu, nisanda portland çimentonun 1 milyon 176 bin 648 ton ile limanlardan yurt dışına gitmek üzere gemilerle en fazla taşınan yük cinsi olduğunu belirterek, "Söz konusu yük cinsini klinker ile feldispat takip etti. Ham petrol, 2 milyon 295 bin 648 ton ile yurt dışından limanlarımıza gelen gemilerde taşınan yükler arasında ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla taşkömürü (briketlenmemiş) ve hurda demir yük cinsleri takip etti." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>En fazla yük Rusya'dan geldi</strong></p>
<p>Bakan Uraloğlu, deniz yolu ile yurt dışına gitmek üzere gerçekleştirilen yüklemelerde en fazla yük taşımasının İtalya'ya yapıldığını, bunu ABD ve Mısır'a yapılan taşımaların takip ettiğini, ayrıca deniz yolu ile limanlara gelen en fazla yükün Rusya'dan yapıldığını bildirdi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/uraloglu-elleclenen-yuk-miktarinda-tum-zamanlarin-nisan-rekoru-kirildi-78978</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/01/bakan-uraloglu.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, &quot;Limanlarımızda nisan ayında 48 milyon 230 bin 930 ton yük ve 1 milyon 179 bin 454 TEU konteyner elleçleyerek nisan ayları içerisinde tüm zamanların rekorunu kırdık. Söz konusu ayda limanlarda elleçlenen konteyner miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,6 arttı.&quot; açıklamasını yaptı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/haftanin-kazandirani-borsa-altin-ve-doviz-78974</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 11:47:00 +03:00</pubDate>
            <title> Haftanın en çok kazandıranı borsa ve altın</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Bu hafta yatırım araçlarından borsa, altın ve döviz değer kazandı.</p>
<p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 4,29 artışla 15.062,65 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 14.321,03 puanı, en yüksek 15.167,10 puanı gördü.</p>
<p>Borsa İstanbul'da aynı dönemde sanayi endeksi yüzde 5,78 artışla 19.259,05 puana, teknoloji endeksi yüzde 4,27 kazançla 51.691,80 puana, hizmetler endeksi yüzde 4,13 yükselişle 13.367,46 puana ve mali endeks yüzde 3,22 değer kazancıyla 20.424,11 puana çıktı.</p>
<p>Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 31,57 ile Kiler Holding ilk sırada yer aldı. Kiler Holding'i yüzde 29,45 ile Hektaş ve yüzde 24,12 ile Mia Teknoloji izledi.</p>
<p>En çok değer kaybeden hisseler ise yüzde 21,74 ile Pasifik Eurasia Lojistik Dış Ticaret AŞ, yüzde 8,50 ile Destek Finans Faktoring AŞ ve yüzde 7,13 ile Gen İlaç ve Sağlık Ürünleri Sanayi ve Ticaret oldu.</p>
<p>Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 953 milyar 960 milyon lirayla ASELSAN, 667 milyar 800 milyon lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ, 576 milyar 660 milyon lirayla Garanti BBVA oldu.</p>
<p><strong>Altın ve döviz yükseldi</strong></p>
<p>24 ayar külçe altının gram fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 3,19 artışla 6 bin 918 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 3,17 yükselişle 46 bin 601 liraya çıktı.</p>
<p>Çeyrek altının satış fiyatı da yüzde 3,19 değer kazanarak 11 bin 588 lira oldu.</p>
<p>Doların satış fiyatı yüzde 0,40 artarak 45,3650 liraya yükselirken, euronun satış fiyatı yüzde 1,15 artışla 53,4640 liraya çıktı.</p>
<p>Geçen hafta 61,1110 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 1,20 artışla 61,8440 liraya yükseldi.</p>
<p>İsviçre frangı da yüzde 1,29 yükselişle 58,4050 liradan alıcı buldu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/haftanin-kazandirani-borsa-altin-ve-doviz-78974</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/7/4/1280x720/altin-borsa-1778316896.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Yatırım araçlarından BIST 100 endeksi haftayı yüzde 4,29 artışla tamamladı. 24 ayar külçe altının gramı yüzde 3,19, cumhuriyet altınının satış fiyatı yüzde 3,17, çeyrek altının satış fiyatı yüzde 3,19 arttı. Dolar yüzde 0,40, euro yüzde 1,15 değer kazandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/sok-marketlerden-ilk-ceyrekte-763-milyar-lira-ciro-78973</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 11:41:00 +03:00</pubDate>
            <title> ŞOK Marketler&#039;den ilk çeyrekte 76,3 milyar lira ciro</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>ŞOK Marketler, yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) paylaştı.</p>
<p>Buna göre, enflasyondan arındırılmış olarak reel bazda yüzde 7,5 büyüme kaydederek 76,3 milyar lira satış cirosuna ulaşan ŞOK Marketler, net satış gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artırdı.</p>
<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, yaygın mağaza ağı, güçlü tedarik zinciri, verimlilik odaklı operasyonel yapısı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla büyümesini sürdüren şirketin mağaza sayısı 11 bin 119'a ulaşırken, toplam istihdamı 51 bini aştı.</p>
<p>Açıklamaya göre, şirket, bu yılın ramazan ayı için hayata geçirdiği kampanyalarla müşterilerinin bütçesine destek olmaya devam etti. Şubat ayı boyunca uygulanan "100 Üründe Geçen Yılın Fiyatları" kampanyasıyla temel gıda ve temizlik ürünleri müşterilere avantajlı fiyatlarla sunulduğu, şirketin, kampanyalar ve "Win" sadakat programına özel fırsatlarla müşterilerine uygun fiyatlı alışveriş imkanı sağlamayı sürdürdüğü bildirildi.</p>
<p>Açıklamada, "Geçen yılın sonunda gıda güvenliğinde önemli bir adım atılarak, taze meyve ve sebzeye yönelik pestisit analizleri şirket bünyesinde gerçekleştirilmeye başlandı. Uygulama, yılın ilk çeyreğinde de farklı ürün gruplarıyla genişleyerek devam etti. Antalya ve Adana'daki 3 meyve ve sebze platformunda kurulan laboratuvarlarda domates ve biberlerin ardından portakal, mandalina ve greyfurt gibi narenciye ürünleri de analiz edilmeye başlandı." denildi. </p>
<p>ŞOK Marketler, finansal performansını çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki etkileriyle bütüncül bir yaklaşımla ele aldığı TSRS Uyumlu Entegre Faaliyet Raporunu mart ayında yayımladı. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarına uyumlu hazırlanan raporun, şirketin uzun vadeli değer üretme yaklaşımını ortaya koyduğu ifade edildi.</p>
<p><strong>"Operasyonel mükemmeliyet, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde büyümeyi sürdüreceğiz"</strong></p>
<p>Konu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan ŞOK Marketler Üst Yöneticisi (CEO) Uğur Demirel, 2026'nın ilk üç ayında, verimlilik odaklı yaklaşımları ve güçlü operasyonel yapıları sayesinde dengeli büyüme performanslarını sürdürdüklerini belirtti.</p>
<p>Demirel, ramazan ayında hayata geçirdikleri kampanyalarla müşterilerinin bütçesine katkı sağladıklarını aktararak, şunları kaydetti:</p>
<p>"Gıda güvenliği alanında pestisit analiz kapsamımızı genişleterek taze meyve-sebze kategorisinde kalite ve güven standartlarımızı daha da yukarı taşıdık. 2026 yılında ilk kez yayımladığımız Entegre Faaliyet Raporumuz, sürdürülebilirlik yaklaşımımız ile finansal dayanıklılığımızın birbirini tamamlayan iki temel güç olduğunu açık biçimde gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de uygun fiyat politikamızdan ödün vermeden operasyonel mükemmeliyet, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde büyümeye devam edeceğiz."</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/sok-marketlerden-ilk-ceyrekte-763-milyar-lira-ciro-78973</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/9/9/1280x720/sok-ceosu-ugur-demirel-1762078627.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ ŞOK Marketler&#039;in ilk çeyrekte satışlarını, geçen yıla göre yüzde 41 artırarak 76,3 milyar lira satış cirosu elde ettiği bildirildi. ŞOK Marketler CEO&#039;su Uğur Demirel, &quot;Verimlilik odaklı yaklaşımımız ve güçlü operasyonel yapımız sayesinde büyümemizi 2026 yılının ilk çeyreğinde de sürdürdük.&quot; açıklaması yaptı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/anneler-gununun-ekonomiye-100-milyar-lira-katki-saglamasi-bekleniyor-78972</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 11:38:00 +03:00</pubDate>
            <title> Anneler Günü&#039;nün ekonomiye 100 milyar lira katkı sağlaması bekleniyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Anneler Günü'nün hem toplumsal hem de ekonomik açıdan büyük anlam taşıdığını söyledi. </p>
<p>Annelere, aile büyüklerine duyulan sevgi ve saygının, onlar için en büyük hediye olduğunu belirten Palandöken, şunları kaydetti:</p>
<p>"Ana, aile sevgisi, toplumdaki olumsuzlukları bir anda silip atıyor. Bu gün, esnaf açısından da çok önemli. Böyle günlerde bütün sektörler canlanıyor. Taksiciden çiçekçisine, takıcısından konfeksiyoncusuna, pastacısından çikolatacısına herkesin nasibini aldığı bir gün. Bu günlerde tabiri caizse önemli hasılat beklentisi oluyor. Anneler Günü'nde ekonomiye 100 milyar lira katkı bekleniyor."</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/anneler-gununun-ekonomiye-100-milyar-lira-katki-saglamasi-bekleniyor-78972</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/7/2/1280x720/bendevi-palandoken-1778316046.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Anneler Günü&#039;nün ekonomiye yaklaşık 100 milyar lira katkı sağlamasının tahmin edildiğini belirtti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/albaraka-turkten-ilk-ceyrekte-1-milyar-339-milyon-lira-net-kar-78971</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 11:32:00 +03:00</pubDate>
            <title> Albaraka Türk&#039;ten ilk çeyrekte 1 milyar 339 milyon lira net kâr</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Albaraka Türk, 2026 yılının ilk 3 aylık dönemine ait konsolide finansal sonuçlarını paylaştı.</p>
<p>Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) da açıklanan verilere göre, yılın ilk çeyreğinde 1 milyar 339 milyon lira kar elde eden bankanın reel sektöre sağladığı nakdi ve gayrinakdi finansman desteği 328,5 milyar liraya yükseldi.</p>
<p>Aktif büyüklüğü 504,8 milyar liraya ulaşan Albaraka Türk'ün takipteki alacaklar oranı yüzde 1,84 olarak gerçekleşirken, bu oran sektör ortalamasının altında seyrederek bankanın yüksek aktif kalitesini teyit etti.</p>
<p>Bankanın sermaye yeterlilik oranı yüzde 17,3 olarak gerçekleşerek, yasal sınır yüzde 12'nin üzerinde bir sermaye tamponu sağlandı. Özel cari hesaplar ve katılma hesaplarıyla toplanan fonların büyüklüğü de 300 milyar lirayı aştı.</p>
<p>Sektör genelinde yüksek fonlama maliyetlerinin önemli gündem maddelerinden biri haline geldiği bir dönemde Albaraka Türk, stratejik kaynak yönetimi ve güçlü fon tabanı yapısıyla büyümesini sürdürdü. Bankanın özel cari hesaplar vasıtasıyla topladığı fonların, toplam fonlar içerisindeki payı yüzde 52,4 seviyesine yükselerek bilanço yapısının dayanıklılığını ve likidite gücünü teyit etti.</p>
<p>Banka, sağlam finansal yapısı ve yenilikçi ürünleriyle katılım bankacılığı alanındaki konumunu korumayı hedefliyor.</p>
<p><strong>"Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz"</strong></p>
<p>Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Albaraka Türk Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Malek Temsah, zorlu piyasa koşullarına rağmen reel ekonomiye desteklerini sürdürdüklerini belirtti.</p>
<p>Temsah, yılın ilk çeyreğinde nakdi kredi portföylerindeki büyümenin, bankacılık ve katılım bankacılığı sektörleri ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini aktararak, şunları kaydetti:</p>
<p>"2026 yılının ilk çeyreğinde 2025 yıl sonuna göre, nakdi kredi büyümemiz yüzde 8,6 artarak 257,2 milyar liraya yükseldi. Sürdürülebilir gelir artışı ve güçlenen finansal yapımızın pozitif etkilerini görmekteyiz. 2026 yılı ilk çeyreğinde konsolide net karımız, 2025 yılının aynı dönemine göre, geçen yıl iptal edilen 7 milyar liralık serbest karşılık hariç tutulduğunda, yüzde 19,8 artarak 1 milyar 339 milyon lira olarak gerçekleşti. Ortalama öz kaynak karlılığımız ise yüzde 33,1 seviyesine ulaştı."</p>
<p>Katılım finans ilkeleri ve müşteri merkezli yaklaşım ile dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı projelerine hız kesmeden devam ettiklerini aktaran Temsah, "Gelecek dönemde dijitalleşme ve müşteri deneyimi odağımızla hizmetlerimizi daha ileriye taşımayı, veri odaklı çözümler ve stratejik işbirlikleriyle bu deneyimi zenginleştirmeyi hedefliyoruz. 2026 yılında da katılım bankacılığının öncüsü olarak müşterilerimize değer katmaya ve Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/albaraka-turkten-ilk-ceyrekte-1-milyar-339-milyon-lira-net-kar-78971</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/6/1/1280x720/albaraka-turk-1766410347.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Albaraka Türk&#039;ün yılın ilk çeyreğinde 1 milyar 339 milyon lira net kâr elde ettiği bildirildi. Genel Müdür Malek Temsah, &quot;Gelecek dönemde dijitalleşme ve müşteri deneyimi odağımızla hizmetlerimizi daha ileriye taşımayı, veri odaklı çözümler ve stratejik işbirlikleriyle bu deneyimi zenginleştirmeyi hedefliyoruz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/tusiad-turkiye-abnin-sanayi-ekonomi-ve-guvenlik-mimarisinin-ayrilmaz-parcasi-78969</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 11:29:00 +03:00</pubDate>
            <title> TÜSİAD: Türkiye, AB’nin sanayi, ekonomi ve güvenlik mimarisinin ayrılmaz parçası</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), 9 Mayıs Avrupa Günü nedeniyle açıklama yaptı.</p>
<p>Yazılı açıklamada, Avrupa Birliği'nin (AB) birlik, dayanışma ve ortak refah vizyonu üzerine inşa edildiği, bugün Avrupa'nın hızlanan jeopolitik, ekonomik ve teknolojik dönüşümlerle karşı karşıya olduğu belirtildi.</p>
<p>AB’nin gelecekteki rekabet gücü, güvenliği, dayanıklılığı ve küresel etkisini daha iddialı, ileriye dönük ve kapsayıcı bir entegrasyon modelini hayata geçirebilmesine bağlı olacağına işaret edilen açıklamada, birlik, güvenlik, demokrasi ve refah üretebilen kapsamlı ve tutarlı bir Avrupa projesinin Türkiye ile derin ve stratejik bir entegrasyonu gerektirdiği ifade edildi.</p>
<p>AB aday ülkesi, Gümrük Birliği ortağı ve NATO müttefiki olarak Türkiye'nin halihazırda AB’nin sanayi, ekonomi ve güvenlik mimarisinin ayrılmaz parçası olduğu aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p>
<p>"AB ve Türkiye ekonomisi arasındaki son derece iç içe geçmiş değer zincirleri ve yakından bağlantılı üretim ve yatırım ekosistemleri, bu derin yapısal entegrasyon üzerine kurulmuştur. Mevcut jeopolitik ortamda AB-Türkiye ilişkileri parçalı ve işlevsel bir yaklaşımın ötesine geçmelidir. Uzun vadeli uyuma dayanan ve üyelik perspektifini koruyan tutarlı ve stratejik bir çerçeve yeniden tesis edilmelidir."</p>
<p><strong>"Savunma, inovasyon ve ileri teknolojiler alanında iş birliği geliştirilmelidir"</strong></p>
<p>Açıklamada, AB'nin küresel ölçekte etkin bir aktör olabilmesinin, hem siyasi ve ekonomik bütünlüğünü hem de yakın çevresiyle kurduğu stratejik entegrasyon kapasitesini birlikte güçlendirmesine bağlı olduğu aktarıldı.</p>
<p>AB ile Türkiye ilişkilerinin geniş ölçüde kabul gören stratejik öneminin, AB gündeminin tüm alanlarına yayılan somut adımlara dönüşmesi için açık bir siyasi iradeye ihtiyaç olduğu kaydedilen açıklamada, "Bu da giderek jeopolitik rekabetin yoğunlaştığı küresel ortamda AB söylem ve politikalarının AB’nin bütünlüğünü ve güvenilirliğini güçlendirecek şekilde, kapsayıcılık ve entegrasyon temelinde şekillenmesini gerektiriyor." denildi.</p>
<p>AB ile Türkiye ilişkilerine yönelik yapılandırılmış ve uygulanabilir bir yol haritasına işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>
<p>"Sanayi ve teknoloji alanında daha derin entegrasyon sağlanmalıdır. Savunma, inovasyon ve ileri teknolojiler alanında işbirliği geliştirilmelidir. Siyasi veya teknik ön koşullar olmaksızın Gümrük Birliği modernizasyonu süreci başlatılmalıdır. Ulaştırma, enerji ve dijitalleşme alanlarında daha güçlü bağlantılılık sağlanmalıdır. AB-Türkiye politika koordinasyonunu güçlendirecek mekanizmalar canlandırılmalıdır. Tüm bu unsurlar, Türkiye’nin ekonomik, demokratik ve sosyal reform gündemindeki ilerlemeyle birlikte, AB-Türkiye ilişkilerinde daha tutarlı, etkili ve geleceğe dönük bir entegrasyon ortaklığının temelini oluşturabilir. Böyle bir entegrasyon ortaklığı, Avrupa’yı bugün güçlendirirken geleceğini şekillendirme kapasitesini de destekleyecektir. Avrupa Günü, kalıcı ilerlemenin ancak vizyonun siyasi irade ve somut adımlarla desteklenmesi halinde mümkün olduğunu hatırlatmaktadır. İş dünyası olarak AB ile Türkiye entegrasyon ortaklığına katkı sağlamaya devam edeceğiz."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/tusiad-turkiye-abnin-sanayi-ekonomi-ve-guvenlik-mimarisinin-ayrilmaz-parcasi-78969</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/1/4/3/1280x720/turkiye-ab-avrupa-1769660665.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TÜSİAD&#039; tarafından &quot;9 Mayıs Avrupa Günü&quot; dolayısıyla yapılan açıklamada, &quot;Birlik, güvenlik, demokrasi ve refah üretebilen kapsamlı ve tutarlı bir Avrupa projesi Türkiye ile derin ve stratejik bir entegrasyonu gerektiriyor. AB aday ülkesi, Gümrük Birliği ortağı ve NATO müttefiki olarak Türkiye halihazırda AB’nin sanayi, ekonomi ve güvenlik mimarisinin ayrılmaz parçasıdır.&quot; denildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/koc-holdingden-ilk-ceyrekte-166-milyar-dolar-gelir-78965</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 10:19:00 +03:00</pubDate>
            <title> Koç Holding&#039;den ilk çeyrekte 16,6 milyar dolar gelir</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Koç Holding, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı.</p>
<p>Buna göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde konsolide bazda 16,6 milyar dolar gelir elde eden şirket, yaklaşık 708 milyon dolar kombine yatırım gerçekleştirerek, son 5 yıldaki kombine yatırımlarını 16,5 milyar dolara ulaştırdı.</p>
<p>Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Koç Holding CEO'su Levent Çakıroğlu, Koç Topluluğu'nun 100. yılını yalnızca bir dönüm noktası olarak değil, Türkiye'ye ve Cumhuriyet değerlerine duyulan güçlü bağlılığın göstergesi olarak gördüklerini belirtti.</p>
<p>Çakıroğlu, ilk yüzyıllarında olduğu gibi 2. yüzyıllarında da Türkiye'ye duydukları güvenle güçlü yatırımlara devam ettiklerini vurguladı.</p>
<p>Milli gelire, istihdama, ihracata katkı sağlamayı, her koşulda kalıcı değer üretmeyi kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizen Çakıroğlu, "Belirsizliklerin arttığı bir dünyada sağlam bilançomuzu, kuvvetli likiditemizi, geniş tedarik zincirimizi ve yetkin insan kaynağımızı, daha stratejik ve güçlü adımlar atabilmenin zemini olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Çakıroğlu, portföylerini her zaman olduğu gibi uzun vadeli bakış açısıyla güncellediklerini ve yatırımlarının bulunduğu sektörlerde derinleşerek, bilgi birikimlerini ve deneyimlerini geleceğin rekabetçi alanlarına aktarmaya odaklandıklarını vurguladı.</p>
<p><strong>Arçelik ve Ford Otosan’dan stratejik dönüşüm hamleleri</strong></p>
<p>Topluluk şirketlerinin faaliyetlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Çakıroğlu, şunları kaydetti:</p>
<p>"Arçelik, Asya Pasifik bölgesinde faaliyet gösteren Arçelik Hitachi Home Appliances ortak girişimindeki paylarını, diğer pay sahibi olan Hitachi Global Life Solutions Inc.'ye devretmek üzere anlaştı. Arçelik bu adımla birlikte odak pazarları olan Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Güney Asya bölgelerindeki faaliyetlerine yoğunlaşacak ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda ilerleyecek. Diğer yandan küresel otomotiv sektörünün geleneksel üretim anlayışından bütünsel mobilite ekosistemlerine doğru evrildiği dönemde Ford Otosan da satış süreçlerinin finansman faaliyetlerini daha etkin ve müşteri deneyimi odaklı yönetmeye yönelik stratejik bir adım attı. Ford Otosan, Ford ve Ford Trucks markalarının en büyük perakende finansman iş ortağı olan Koç Finansman AŞ'nin paylarının tamamını yasal onayların tamamlanmasının ardından devralacak."</p>
<p><strong>Enerji, finans ve sürdürülebilirlikte yeni adımlar</strong></p>
<p>Tedarik zincirlerinin çeşitlenmesine yönelik atılan adımlara da değinen Çakıroğlu, Tüpraş'ın dalgalı küresel enerji piyasasında Türkiye'nin akaryakıt tedarikini aksatmamak üzere var gücüyle çalıştığını ve ham petrol temin ettiği kaynakları çeşitlendirerek kapasite kullanım oranlarını yüksek seviyelerde tutmayı hedeflediğini aktardı.</p>
<p>Çakıroğlu, Aygaz'ın küresel piyasalardaki dalgalanmalara karşı arz güvenliğini ve küresel rekabet gücünü artırmak amacıyla Hyundai Heavy Industries ile imzalanan sözleşmeler kapsamında bu yıl toplam üç gemi siparişi verdiği bilgisini verdi.</p>
<p>Bankacılık sektörüne ve Koç Topluluğunun uluslararası alanda yürüttüğü çalışmalara da değinen Çakıroğlu, şöyle devam etti:</p>
<p>"Yapı Kredi, finansal teknolojiler ve ödeme sistemleri alanındaki yatırımlarını büyütme kararı aldı. Bankanın yüzde 100 iştiraki Yapı Kredi Finansal Teknolojiler bünyesinde, 200 milyon lira sermaye ile ödeme hizmetleri şirketi kuruluyor. Ayrıca Yapı Kredi'nin, güvenli, şeffaf ve düzenlemelerle uyumlu bir kripto varlık ekosistemi oluşturma hedefiyle SPK’ya yaptığı kripto varlık platformu kuruluş başvurusu da onaylandı. Koç Holding S&amp;P Dow Jones 2026 Sürdürülebilirlik Yıllığı'na dahil edilmeye hak kazanarak 'Endüstriyel Holdingler' kategorisinde yıllıkta yer alan tek Türk şirket oldu. Topluluk şirketlerimiz arasında Arçelik, Ford Otosan ve Tüpraş da bu yıllıkta yer aldı. Yapı Kredi'nin uluslararası piyasalarda gerçekleştirdiği ilk mavi tahvil ihracı da 50 milyon dolar tutarında ve 5 yıl vadeli olarak tamamlandı."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/koc-holdingden-ilk-ceyrekte-166-milyar-dolar-gelir-78965</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/6/5/1280x720/levent-cakiroglu-1778311377.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Koç Holding&#039;in yılın ilk çeyreğinde konsolide bazda 16,6 milyar dolar gelir elde ettiği bildirildi. Milli gelire, istihdama, ihracata katkı sağlamayı, her koşulda kalıcı değer üretmeyi kararlılıkla sürdüreceklerini belirten Koç Holding CEO&#039;su Levent Çakıroğlu, &quot;Belirsizliklerin arttığı bir dünyada sağlam bilançomuzu, kuvvetli likiditemizi, geniş tedarik zincirimizi ve yetkin insan kaynağımızı, daha stratejik ve güçlü adımlar atabilmenin zemini olarak görüyoruz.&quot; ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/yapay-zeka-destekli-diamond-serisi-tanitildi-78962</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 09:30:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Tek başına dünya üretiminin yüzde 10’unu karşılıyor&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>HÜSEYİN GÖKÇE/ANKARA</strong></p>
<p>Arçelik üst yönetimi Ankara’da 1993 yılında kurulan ve şimdi yapay zeka destekli üretim yapan bulaşık makinesi fabrikasını basın mensuplarına gezdirerek yeni nesil üretim teknolojileri hakkında bilgilendirme yaptı. 4.69 saniyede 1 bulaşık makinesi üreten fabrikanın 4.62 milyon üretim kapasitesine sahip bulunduğunun altını çizen Arçelik CEO’su Can Dinçer, 54 ülkeye ihracat yapılan tesisin tek başına dünya üretiminin yüzde 10’unu karşıladığı bilgisini verdi.</p>
<p>Etkinliğe Arçelik CEO’su Can Dinçer, Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural, Arçelik Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Bayız ve şirketin üst düzey yöneticileri katıldı.</p>
<p><strong>WEF’in Global Lighthouse Network ağına dahil edildi</strong></p>
<p>Can Dinçer, 2024 yılında Dünya Ekonomik Forumu’nun dünya genelinde ileri teknoloji uygulamaları ile ölçülebilir etkiler yaratan fabrikaları listelediği Global Lighthouse Network ağına dahil edildiklerini bildirdi.</p>
<p> Arçelik’in yapay zeka destekli yeni Diamond serisi makinelerini tanıtan Dinçer, enerji verimliliği, akıllı bağlantı çözümleri ve kullanıcı odaklı özellikleriyle öne çıkan yeni serinin, değişen tüketici beklentilerine yanıt verdiğini söyledi.</p>
<p>Avrupa’nın en büyük bulaşık makinesi işletmesinin inovasyon anlayışının en güncel örnekleri arasında yer aldığını vurgulayan Dinçer, “Arçelik olarak 13 ülkede 38 üretim tesisimizle faaliyet gösteriyor, üretim gücümüzü ileri teknoloji odağında sürekli geliştiriyoruz. Türkiye ise bu yapının en stratejik üretim üslerinden biri” dedi.</p>
<p>Romanya Ulmi Çamaşır Makinesi İşletmesinin 2019 yılında Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından ‘Lighthouse’, 2022 yılında ise ‘Sustainability Lighthouse’ seçildiğini kaydeden Dinçer, Eskişehir’in 2021, Ankaratesisinin ise 2024’te Lighthouse ağına dahil edildiğini anlattı.</p>
<p>Tesiste üretimin yüzde 90’ın üzerinde otomasyon ile gerçekleştirildiğini söyleyen Can Dinçer, 109 bin m2 alanda 171 robotun aktif olarak üretim süreçlerine katkı sağladığını bildirdi.</p>
<p>Tesiste kurulu GES ile yıllık 1.500 MWh’nin üzerinde yeşil elektrik ürettiklerini belirten Dinçer, bunun 410 evin yıllık tüketimine denk geldiğini vurguladı.</p>
<p><strong>Kural: Enerji verimliliği çözümleri talep ediliyor</strong></p>
<p>Kullanacağı programı yapay zeka teknolojisiyle otomatik olarak belirleyen makinelerin bu alanda bir devrim niteliğinde olduğunu söyleyen Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural, tüketicilerin enerji verimliliği çözümleri talep ettiğini bildirdi.</p>
<p>Türkiye’de kullanıcıların haftada ortalama 5 kez makine çalıştırdığı bilgisini veren Kural, yeni seri ürünlerde de bu istatistiği dikkate aldıklarını kaydetti.</p>
<p>Arçelik’in yeni ürünleri enerji ve su tüketiminde yüzde 50’ye kadar tasarruf sağlarken, temizlik süresini de yüzde 50’ye kadar kısaltıyor.</p>
<p><strong>“Martta düzelme başladı, taksit sayısı satışları artırır”</strong></p>
<p>Öte yandan Arçelik üst düzey yöneticileri beyaz eşya sektörüne ilişkin değerlendirmelerde de bulundular. Mart verilerinin sektörde düzelmenin başladığını gösterdiğini kaydeden yöneticiler, bu süreçte alım gücünün de çok etkili olduğunu kaydettiler. Satın alma gücü düşen ülkelerde taksit sayısındaki artışın satışlarda kaldıraç etkisi yaratabileceğini dile getiren yöneticiler, taksit sayısı yanı sıra faizin de satın alma davranışlarını etkileyen önemli bir faktör olduğunun altını çizdiler.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/yapay-zeka-destekli-diamond-serisi-tanitildi-78962</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/6/2/1280x720/0-1778308806.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Yapay zeka destekli üretim yapan fabrikayı basın mensuplarına açan Arçelik CEO’su Can Dinçer, 4.69 saniyede 1 bulaşık makinesi üreten fabrikanın 4.62 milyon üretim kapasitesine sahip bulunduğunu belirterek,  54 ülkeye ihracat yapılan tesisin tek başına dünya üretiminin yüzde 10’unu karşıladığı bilgisini verdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/kirsalda-yapisal-donusum-hizlanacak-gencler-ve-kadinlarin-onu-acilacak-78961</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 09:22:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Kırsalda yapısal dönüşüm hızlanacak gençler ve kadınların önü açılacak&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 3 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımladığı “Kırsal Kalkınma Yatırım Programı Çerçevesinde Yapılacak Desteklemeler Hakkında Tebliğ”i değerlendirdi. Özdemir, TÜİK verilerine göre nüfusun yüzde 17,2’sinin kırsal alanlarda, yüzde 15,6’sının ise orta yoğun kentlerde yaşadığını kaydetti. Özdemir tebliğde bu iki yerleşim tipi birlikte değerlendirildiğinde, kırsal alan nüfusunun toplam nüfusun yüzde 32,8’ine ulaştığına işaret etti.</p>
<p>OECD raporlarına da atıf yaparak tarım sektörünün yaşlanan nüfus, nitelikli iş gücü eksikliği ve beşerî sermaye yetersizliği gibi temel sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Özdemir, raporda, inovasyon ve dijital teknolojilerin yüksek potansiyeline rağmen sektörün bu alanlara uygun insan kaynağını çekmekte zorlandığının altını çizdi. Yeni destek programının bu sorunlara çözüm üretme potansiyeli taşıdığını ifade eden Özdemir, “Yaş ortalaması 59 olan çiftçi nüfusunun gençleşmesine, kadın çiftçilerin üretime daha fazla katılım sağlamasına ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yapısal olarak güçlenmesine katkı sağlanacaktır” dedi. Özdemir, “Tebliğ kapsamında; tarımsal eğitim almış gençler, kadın girişimciler, aile işletmeleri ve tarımsal örgütlere yönelik güçlü teşvikler öne çıkıyor. Destek bütçesinin yüzde 50’sinin özellikle kadınlar, genç girişimciler ve aile işletmelerine ayrılması, hedeflenen dönüşümün temel unsuru olarak görülüyor” dedi. Programın en dikkat çekici başlıklarından biri ise yeni nesil tarım uygulamaları olduğuna dikkat çeken Özdemir, genç girişimcilerin akıllı tarım, veri temelli üretim ve dijital teknolojilerin yaygınlaştırılmasında kritik rol oynayacağını belirterek, bunun hem verimliliği artıracağını hem de kırsal ekonomiyi güçlendireceğini söyledi. 81 ilin sektörel önceliklerine göre şekillendirilen program kapsamında yüzde 50 ila 70 arasında hibe desteği sağlanırken, üst limitin 30 milyon TL’ye çıkarılması dikkat çekiyor.</p>
<p>OECD’nin kırsal kalkınma yaklaşımına paralel olarak, programın yalnızca üretimi değil, kırsal yaşam kalitesini de artırmayı hedeflediğini belirten Özdemir, düzenlemenin refah artışı açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/kirsalda-yapisal-donusum-hizlanacak-gencler-ve-kadinlarin-onu-acilacak-78961</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/02/abdullah-ozdemir-1.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kırsal kalkınma yatırım destek programını değerlendiren Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, “Yaş ortalaması 59 olan çiftçi nüfusunun gençleşmesine, kadın çiftçilerin üretime daha fazla katılım sağlamasına ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yapısal olarak güçlenmesine katkı sağlanacaktır.” ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/yesil-celik-icin-destek-cagrisi-78959</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 08:55:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yeşil çelik için destek çağrısı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><img src="/storage/uploads/0/0/0/69fecc790cc3d-1778306169.png" alt="" width="233" height="110" /></p>
<p>Küresel çelik sektörü karbon düzenlemeleri, enerji maliyetleri ve ticaret duvarlarıyla yeniden şekillenirken, Türkiye düşük emisyonlu üretim avantajıyla Avrupa’nın kritik tedarikçilerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak sektör temsilcilerine göre bu avantajın korunabilmesi için devlet destekleri, hurda stratejisi ve enerji politikalarında yeni adımlar şart. Zirvede sektörün ortak mesajı, “Türkiye yarışa avantajlı başladı ancak yalnız bırakılırsa bu üstünlüğü kaybedebilir” oldu. Steel- Data organizasyonu ve Tosyalı Holding ana sponsorluğunda gerçekleştirilen zirvenin açılış konuşmasını yapan SteelData Yöneticisi Şahap Ataman, Türkiye’nin emisyon tarafında birçok büyük üretici ülkeden daha avantajlı bir noktada bulunduğunu söylerken şu uyarıyı yaptı: "Türkiye’nin hurdaya dayalı üretim modeli bugün için önemli bir rekabet üstünlüğü sağlıyor. Ancak dünyada hızlanan Elektrik Ark Ocağı yatırımları, önümüzdeki dönemde hurdayı stratejik ve pahalı bir hammaddeye dönüştürebilir." Ataman'a göre "Türkiye bugün Çin, Hindistan ve Japonya gibi ülkelerin milyarlarca dolarlık yatırımlarla ulaşmaya çalıştığı emisyon seviyelerinde üretim yapıyor. Ancak bu avantaj gelecekte hurda tedariki açısından ciddi bir risk yaratabilir.”</p>
<h2>“HURDA YENİ DÖNEMİN PETROLÜ OLABİLİR”</h2>
<p>Şahap Ataman'a göre birçok ülke hurda ihracatına sınırlama getirebilir. “Hurda stratejik bir hammadde haline geliyor” diyen Ataman, Türkiye’nin bugünden alternatif hammadde kaynakları ve uzun vadeli tedarik stratejileri oluşturması gerektiğini vurguladı. Ataman, Avrupa’da düşük karbonlu çelik yatırımlarının milyarlarca euroluk kamu destekleriyle gerçekleştirildiğini belirterek “Avrupa kendi üreticisine dev teşvikler verirken, Türkiye’de çelik üreticileri AB ile yapılan anlaşmalar nedeniyle aynı desteklerden yararlanamıyor" dedi.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">“BİZ BU YARIŞTA SPONSORSUZ YARIŞAN PİLOT GİBİYİZ"</span></h2>
<p>▶ Hasçelik CEO’su Adnan Naci Faydasıçok zirvede yaptığı değerlendirmede, karbon düzenlemelerinin artık ticaretin merkezine yerleştiğini belirtti. CBAM’ın yalnızca çevre politikası olarak okunamayacağını ifade eden Faydasıçok, “Karbon artık ticaretin yeni parametresi haline geliyor. Artık yalnızca kaliteli çelik üretmek yeterli değil. Düşük karbonlu, şeffaf ve doğrulanabilir üretim modeli ihracatta belirleyici hale geliyor" dedi.</p>
<p>▶ Dünya Çelik Birliği Endüstri Analizi Direktörü Dr. Barış Çiftçi sektörün önündeki en büyük zorluğun enerji maliyetleri olduğunu söyledi. Çiftçi’ye göre karbonsuzlaşma yalnızca teknolojik değil; enerji arzı, sermaye ve insan kaynağını aynı anda gerektiren çok katmanlı bir dönüşüm süreci. </p>
<p>▶ Tatmetal Satış ve Pazarlama Direktörü Gülçin Şimşek de artık çelik ticaretinde fi yat kadar karbon seviyesinin de belirleyici olduğunu söyledi. Şimşek, “Eskiden ton, kalite ve termin konuşulurdu. Şimdi masanın ortasında karbon var” dedi.</p>
<p>▶Çağ Çelik İcra Kurulu Üyesi Ercüment Ünal ise Avrupa’nın kendi üreticilerine milyarlarca euroluk destek verdiğini belirterek, “Biz bu yarışta sponsorsuz yarışan pilot gibiyiz” ifadelerini kullandı. </p>
<p>▶Metsims Sustainability Consulting CEO’su Dr. Hüdai Kara, “Emisyon verisi artık sadece raporda duran bir sayı değil; satış fi yatını, müşteri kararını ve finansmana erişimi etkileyen stratejik bir parametre” dedi. </p>
<p>▶ATP GreenX Birim Başkanı Tuğba Sarı ise karbonun gelecekte ticareti yapılabilen bir emtiaya dönüşeceğini belirterek, doğru sistem kuran şirketlerin karbon kredileri üzerinden yeni gelir kaynakları yaratabileceğini söyledi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/yesil-celik-icin-destek-cagrisi-78959</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/7/6/4/1280x720/avrupanin-yesil-celik-hamlesi-rolantiye-alindi-1760374127.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İstanbul’da düzenlenen 3. Yeşil Çelik Zirvesi’nde sektörün ortak mesajı, “Türkiye yarışa avantajlı başladı ancak yalnız bırakılırsa bu üstünlüğü kaybedebilir” oldu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/tuik-ve-spk-baskanlari-degisti-78958</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 08:35:00 +03:00</pubDate>
            <title> TÜİK ve SPK başkanları değişti</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Tedarik Hizmetleri Müdürlüğüne üst düzey atamalar gerçekleştirildi. </p>
<p>SPK Başkanlığına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı atama kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 119. maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2, 3. ve 7. maddeleri gereğince SPK Başkanlığına İkinci Başkan Mahmut Sütcü, ikinci başkanlığına Ahmet Aksu, üyeliğine ise Yusuf Sünbül atandı.</p>
<p><strong>TÜİK'in yeni Başkanı Arabacı</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararına göre, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanlığı görevine, Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı Mehmet Arabacı getirildi.</p>
<p>1977 yılında Fransa'nın Bordeaux şehrinde doğan Arabacı, 2000 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye Bölümü'nden mezun oldu.</p>
<p>Mezun olduktan sonra açılan hesap uzman yardımcılığı sınavını kazanan Arabacı, 2001-2004 yıllarında hesap uzman yardımcısı, 2004-2007 yıllarında hesap uzmanı olarak görev yaptı.</p>
<p>Arabacı, 2007 yılında Gelir İdaresi Başkanlığında İnsan Kaynakları Grup Başkanı olarak görevlendirildi. 2009 yılına kadar bu görevi yürüten Arabacı, 2009-2011 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri Illinois Üniversitesinde ekonomi dalında yüksek lisansını tamamladı.</p>
<p><strong>Vergi Denetim Kurulunda da görev aldı</strong></p>
<p>Aynı zamanda "Ticari Bankalarda Transfer Fiyatlandırması" konusunda araştırma, inceleme ve staj yapan Arabacı, 2011 yılında Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Ankara Örtülü Sermaye, Transfer Fiyatlandırması ve Yurtdışı Kazançlar Grup Başkanı olarak, 2012 yılında Vergi Denetim Kurulunda Başkan Yardımcısı olarak görevlendirildi.</p>
<p>Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini 2012-2014 yıllarında ifa eden Arabacı, 2014 yılında Gelir İdaresi Başkanlığına Gelir İdaresi Daire Başkanı olarak atandı.</p>
<p>Arabacı, 2014-2019 yıllarında Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Yönetimi Daire Başkanı olarak görev yaptıktan sonra 2019 yılında Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı olarak atandı. Arabacı, Gelir İdaresi Başkan Yardımcılığı görevini sürdürüyordu.</p>
<p>Öte yandan, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu Başkanlığına İbrahim Ömer Gönül, üyeliğine de Abdi Serdar Üstünsalih atandı.</p>
<p><strong>TCMB Başkan Yardımcılığına Yusuf Emre Akgündüz getirildi</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, 1211 Sayılı Kanunun 29'uncu maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2, 3. ve 7. maddeleri gereğince TCMB Başkan Yardımcılığına Yusuf Emre Akgündüz atandı.</p>
<p><strong>Adli Tıp Kurumu Başkanlığına Hızır Aslıyüksek atandı</strong></p>
<div id="habericerikDiv3" class=" v3HaberIcerikDiv ltr">
<p>Bazı bakanlık ve kamu kurumuna ilişkin atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan kararlara göre, Adli Tıp Kurumu Başkanlığına Hızır Aslıyüksek atandı.</p>
<p>Kararla, MSB Tedarik Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Avcı görevden alınırken yerine, Diyarbakır Çınar Kaymakamı Zikrullah Erdoğan getirildi.</p>
</div>
<div class="muhabirDiv">
<div> </div>
</div> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/tuik-ve-spk-baskanlari-degisti-78958</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/resmi-gazete-1.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TÜİK Başkanlığına Mehmet Arabacı, SPK Başkanlığına Mahmut Sütcü, TCMB Başkan Yardımcılığına ise Yusuf Emre Akgündüz atandı. Adli Tıp Kurumu Başkanlığına Hızır Aslıyüksek atanırken, MSB Tedarik Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Avcı görevden alındı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/sakaryada-urun-sergileme-ve-b2b-etkinligi-yapilacak-78982</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Sakarya’da ‘Ürün Sergileme ve B2B Etkinliği’ yapılacak</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>HASAN COŞKUN/SAKARYA</strong></p>
<p>TOBB Sakarya İl Kadın Girişimciler Kurulu “Ürün Sergileme ve B2B Etkinliği” 12 Mayıs Günü Gerçekleşecek.</p>
<p>Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde çalışmalarını yürüten Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sakarya İl Kadın Girişimciler Kurulu tarafından ‘Tedarik Zincirine Kadın Gücünü Kat’ Ürün Sergileme ve B2B Etkinliği düzenlenecek.</p>
<p>SATSO hizmet binasındaki etkinlik 12 Mayıs 2026 Salı günü 10:00 ile 16:00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Kadın girişimcilerin sunduğu ürün ve yenilikçi teknolojileri, bölgenin önde gelen sanayi kuruluşlarının yöneticileri ve satın alma departmanlarıyla aynı çatı altında buluşturacak olan etkinlik ile somut iş fırsatları yaratılması amaçlanıyor.</p>
<p>Etkinlik ile ilgili bilgi veren TOBB Sakarya İl Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Elvan Bilgehan Dikici, şunları söyledi: “Üreten, gelişen ve büyüyen Sakarya, kadın girişimiyle ve emeğiyle de ön planda. Kadınlarımız Sakarya’da ürettikleriyle değer katıyor ve ekonomi için sürdürülebilir bir başarı inşa ediyor. Bizler de bunu yansıtmak için önemli bir etkinlik düzenliyoruz. Her kadın kendi hikayesinin mimarıdır. Bizler de şehrimizde girişimci kadınlarımızın emekleri, ürettikleri ve hayata geçirdikleriyle sektörde iz bıraktıklarına inanıyoruz. Düzenleyeceğimiz bu etkinlikte sadece ürün sergilemekten ziyade Sakarya’nın önde gelen firmalarıyla kadın girişimcilerimizi bir araya getirerek tedarik zincirinde daha kapsayıcı, adil ve daha güçlü bir yapı kurmayı amaçlıyoruz.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/sakaryada-urun-sergileme-ve-b2b-etkinligi-yapilacak-78982</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/8/2/1280x720/sakaryada-urun-sergileme-ve-b2b-etkinligi-yapilacak-1778324885.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ SATSO hizmet binasındaki etkinlik 12 Mayıs 2026 Salı günü 10:00 ile 16:00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/300-milyon-dolar-daha-kaynagi-teknoloji-girisim-fonlarina-yonlendirecegiz-78968</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;300 milyon dolar daha kaynağı teknoloji girişim fonlarına yönlendireceğiz&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turkcell tarafından düzenlenen Yarının Teknoloji Liderleri Ödül Töreni'ne katıldı.</p>
<p>Kacır burada yaptığı konuşmada, ödül alsın ya da almasın, Türkiye'nin teknoloji geliştirme yolculuğunda "ben de varım" diyerek bu yarışmaya katılan tüm genç arkadaşları yürekten tebrik ettiğini belirtti.</p>
<p>Türkiye'nin bugün kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirebilme, üretebilme, rekabetçi şekilde dünyaya sunabilme adına muazzam kazanımlar elde ettiğini aktaran Kacır, Türkiye'nin dünyanın gıptayla takip ettiği başarı hikayelerine imza atabilmiş bir ülke olduğuna işaret etti.</p>
<p>Kacır, Türkiye'nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımların kendine has bir ekosistemin inşasını ve kendine has bir teknoloji geliştirme yolculuğunu da ifade ettiğine dikkati çekerek, "Kendine has bir ekosistem dediğimizde aslında çok bileşenli bir yapıdan bahsediyoruz." dedi.</p>
<p>Bakan Kacır, Türkiye’nin teknoloji ekosisteminin altyapılarıyla, üniversiteleriyle, araştırma merkezleriyle, laboratuvarlarıyla, teknoparklarıyla, yatırımcılarıyla ve girişimcileriyle adeta bir dağıtık sinir ağında ortaklaşa çalışan inovasyon zekası olduğunu ifade etti.</p>
<p>Türkiye'nin son 23 yılda araştırma, geliştirme ve inovasyona daha önceki dönemlerle mukayese edildiğinde çok daha fazla kaynak ayırdığını dile getiren Kacır, "23 yıl öncesinde Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı. Şimdi Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 20 milyar dolar." dedi.</p>
<p>Kacır, 23 yıl öncesinde Türkiye'de 29 bin Ar-Ge insan kaynağı olduğunu anımsatarak, "Şimdi Türkiye’de 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. 23 yıl önce Türkiye milli gelirinin yüzde 0,5’ini Ar-Ge’ye ayırmaktaydı, şimdi milli gelirimizin yaklaşık yüzde 1,5’ini araştırma ve geliştirme faaliyetlerine ayırıyoruz. İtalya gibi, İspanya gibi ülkelerle milli gelirimizden Ar-Ge’ye ayırdığımız pay çok yakın seviyelerde." açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>"Türkiye, bugün özel sektörde 1700'den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezine sahip bir ülke"</strong></p>
<p>Bakan Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin bugün 114 teknoparkında 13 bin teknoloji girişiminin inovasyon yaptığı bir ülke olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin bugün özel sektörde 1700'den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezine sahip bir ülke olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Girişimcilik dostu politikalar uygulamanın çok kıymetli olduğunu aktaran Kacır, "Bu anlayışla Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her daim teknoloji girişimlerinin büyümesine fırsat tanıyacak adımlar atmaya gayret ediyoruz. Bunların başında girişim sermayesi yapıları geliyor." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kacır, son yıllarda Türkiye'de teknoloji girişimlerine yapılan girişim sermayesi yatırımlarını hızla büyütmeye gayret ettiklerini kaydederek, "Bakınız son 5 yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki 5 yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Ondan önceki 5 yılda bu tutar 280 milyon dolardı. Yani katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz." açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>"Dünyanın en büyük teknoloji girişimciliği merkezini Türkiye ve İstanbul'a kazandırıyoruz"</strong></p>
<p>Bakan Kacır, "Bakanlık olarak önümüzdeki dönemde 300 milyon dolar daha kaynağı Türkiye'nin teknoloji girişimlerine yatırım yapacak fonlara yönlendireceğiz. En az 750 milyon dolarlık bir yatırım hacmini inşallah Türk teknoloji girişimlerine sağlamış olacağız." ifadelerine yer verdi.</p>
<p>Kacır, teknoloji girişimciliğinin güçlenmesi için en nitelikli insan kaynağına erişimi önemsediklerini ve bu alanda girişimlerin önünü açacak tedbirler aldıklarını kaydederek, girişimlerin alternatif finansman enstrümanlarından yararlanmasını önemsediklerini aktardı.</p>
<p>Dünyanın en büyük teknoloji girişimciliği merkezini Türkiye ve İstanbul'a kazandırdıklarını belirten Kacır, "Atatürk Havalimanı terminal binalarının tümünü teknoparka dönüştürüyoruz, dünyanın en büyük teknoloji girişimciliği merkezi haline getiriyoruz. 'Terminal İstanbul' markasıyla yoluna devam edecek olan bu merkez, on binlerce teknoloji girişimine ev sahipliği yapacak." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Bakan Kacır, kendileri için en doğru işin gençlerin girişimcilik iradesine erken yaşta verdikleri kararlarla sahip olabilmelerini sağlamak ve çıktıkları bu yolda önlerindeki engelleri kaldırmayı başarmak olduğunu dile getirerek, bu anlayışla dünyanın en büyük teknoloji festivallerini Türkiye’de düzenlediklerini belirtti.</p>
<p><strong>Ödüller sahiplerine verildi</strong></p>
<p>Törende, yarışmada dereceye giren ekiplere ödülleri verildi.</p>
<p>Türkiye'de üniversitelilere yönelik en kapsamlı proje yarışması olan "Yarının Teknoloji Liderleri"nde birinci olan "SIGNIFY" projesi 1 milyon lira, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin lira, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin lirayla ödüllendirildi.</p>
<p>Ayrıca, jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KazAI projelerine de 300 bin liralık para ödülü takdim edildi.</p>
<p><strong>Yarının Teknoloji Liderleri'nin geliştirdiği projeler</strong></p>
<p>Yarışmada birincilik ödülünü "Signify" projesi kazanırken, proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zeka destekli çift yönlü anlık çeviriyle ortadan kaldırmayı sağlıyor.</p>
<p>İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren "MEMOVISION" kazandı.</p>
<p>"Smellcontrol" projesi ise üçüncülük ödülünü kazanırken, proje, endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor.</p>
<p>İlk 3'ün yanı sıra 300'er bin lira para ödülüne layık görülen projelerde ise "Sosyal Okuryazarlılık" ödülüne "Cyberkids" projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor.</p>
<p>"Sürdürülebilir Gelecek" ödülünü "ENERATICS" projesi alırken, proje, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor.</p>
<p>"Ölçeklenme Potansiyeli" ödülünün sahibi "KazAI" projesi oldu. Proje, trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor.</p>
<p><strong>En temel yaklaşım "teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek"</strong></p>
<p>Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, Türkiye'nin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ettiklerini söyledi.</p>
<p>Koç, bu yolculukta Turkcell'i Türkiye'nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşımın ise "teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek" olduğunu ifade etti.</p>
<p>Turkcell için teknolojinin, bir insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını bulduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:</p>
<p>"'Yarının Teknoloji Liderleri' proje yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor."</p>
<p>Koç, bir fikre sahip çıkmanın, yarına sahip çıkmak olduğunu ve bu cesaretin herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu dile getirerek, yalnızca ödül alanlar değil, fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkesin bu yarışmanın kazananı olduğunu kaydetti.</p>
<p>Ortaya koyulan her fikrin, yazılan her bir kodun, Türkiye'nin güçlü yarınlarına atılmış birer imza olduğuna işaret eden Koç, sözlerini şu şekilde tamamladı:</p>
<p>"Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve 'Turkcell ile Yarınlar Senin!' demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca, İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğindeki insan kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum."</p>
<p><strong>Ödül kazanan ekipleri jüri belirledi</strong></p>
<p>Yarının Teknoloji Liderleri'nin ikinci yıl jürisinde, Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, Turkcell İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu ile Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç yer aldı.</p>
<p>Ayrıca TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner, Bağımsız Mühendislik Danışmanı Cemal Şeref Oğuzhan Öztürk, TAZI AI Kurucu Ortak ve Genel Müdürü Prof. Dr. Zehra Çataltepe ve Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan da jüri üyesi olarak ödül kazanan ekipleri belirledi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/300-milyon-dolar-daha-kaynagi-teknoloji-girisim-fonlarina-yonlendirecegiz-78968</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/6/8/1280x720/46436-1778312910.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Turkcell&#039;in &quot;Yarının Teknoloji Liderleri Ödül Töreni&quot;nde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, &quot;Bakanlık olarak önümüzdeki dönemde 300 milyon dolar daha kaynağı Türkiye&#039;nin teknoloji girişimlerine yatırım yapacak fonlara yönlendireceğiz. En az 750 milyon dolarlık bir yatırım hacmini inşallah Türk teknoloji girişimlerine sağlamış olacağız.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/yumakli-dunyada-stratejik-guc-topragini-koruyan-ulkelerin-elinde-78967</guid>
            <pubDate>Sat, 09 May 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yumaklı: Dünyada stratejik güç toprağını koruyan ülkelerin elinde</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü bahçesinde düzenlenen Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni’ne katıldı.</p>
<p>Yumaklı burada yaptığı konuşmada, Yalova’nın yüzölçümü bakımından Türkiye’nin en küçük ili olmasına rağmen üretim gücü, kapasitesi ve iradesiyle memnuniyet verici bir şehir olduğunu ifade etti.</p>
<p>İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün bitkisel üretimi geliştirme projeleri temin töreni ile çiftçilere damlama sulama sistemi ve sebze fideleri temin ettiklerini aktaran Yumaklı, bu teminin Yalova'nın bitkisel üretim altyapısını güçlendireceğini söyledi.</p>
<p>Tarımın sadece ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda bir milletin bağımsızlığını ifade eden önemli bir unsur olduğunu vurgulayan Yumaklı, şöyle konuştu:</p>
<p>"Tarımın sofradaki ekmeğin güvencesi olması, şehirlerin huzuru olması, kırsalın umudu olması, yarının da temeli olması işte bizi bu düşünceye sevk ediyor. Eğer bir ülke toprağına sahip çıkıyorsa, kendi insanlarının gıda ihtiyacını karşılayabiliyorsa, hatta bunun da ötesinde buradan ülkesi için bir ekonomik fayda sağlayabiliyorsa ki bu konuda biliyorsunuz ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa'da birinci, dünyada da ilk 10 ülke arasında. Bugün artık, dünyada stratejik güç, toprağını koruyan, suyunu verimli kullanan ve üretimini sürdürülebilir halde tutan veya bunu getirebilen ülkelerin elinde. Hepimiz takip ediyoruz, iklim krizleri var. Bölgemizde başta olmak üzere birçok jeopolitik kriz var, problem var. Ülkeler arasında çatışma var, kargaşa var. Yani aklınıza ne gelirse gıda arz güvenliği açısından yani bir ülkenin insanlarının 'Ya biz acaba gıdamızı temin edebilir miyiz?' endişesini oluşturacak olan ne varsa şu anda dünyada onları yaşıyoruz hepimiz görüyoruz. Bu sebeple tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım."</p>
<p><strong>"Kuraklığa karşı tedbir almaya devam ediyoruz"</strong></p>
<p>Bakan Yumaklı, tarımın ülkenin milli güvenlik meselesi haline geldiği anlayışta üreticileri desteklemeye devam ettiklerini, maliyetleri azaltan ve verimi artıran projeleri hayata geçirdiklerini anlatarak, şunları kaydetti:</p>
<p>"Modern üretim teknikleri bu açıdan son derece önemli. Yani en basitinden en zoruna kadar tarımsal üretim açısından ne gerekiyorsa bütün bunları temin etmek kararlılığındayız. Özellikle bilinçli bir üretimin, bilinçli bir çiftçiliğin yapıldığı bu ilimizde arkadaşlarımızın farklı projelerle tekrar üreticimizin, çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğini söylemek istiyorum. 5 bin 400 dekar alanda süs bitkisi üretiliyor. 3 bin 200 dekar alanda da örtü altı sebze yetiştiriliyor. Peki bugün ne olacak? Yaklaşık 46 ton sera örtüsü ve 130 dekarlık alan yeniden üretime katılmış olacak. 170 bini aşkın sebze fidesi toprakla buluşmuş olacak. 650 rulo damlama sulama hortumu suyu israf etmeden o can suyunu toprağa taşımış olacak."</p>
<p><strong>"Kuraklığa karşı tedbir almaya devam ediyoruz"</strong></p>
<p>Bundan sonraki en büyük gündemin su olacağını, suyun damlasını adeta hesabını yapacak şekilde kullanmak zorunda olunması gerektiğini belirten Yumaklı, şöyle devam etti:</p>
<p>"Şimdi tekrar ülkemizdeki her bir damla suyun çoğunluğunu kullanan, tarıma doğru bir şekilde, verimli bir şekilde üretime gitmesi işte endüstride kullanımı, evde kullanımının en verimli, en olabilecek, iyi halde gerçekleşmesini sağlamak üzere çalışıyoruz, çabalıyoruz. Suyun sadece bir kaynak olmadığını geleceğin en kıymetli bir metası olduğunu da bu sebeple tekraren ifade etmek istiyorum. Kuraklığa karşı tedbir almaya devam ediyoruz. Ancak sadece bizim bazı yasal düzenlemeler yaparak bunu sağlamamız mümkün değil. El ele vermemiz gerekir. Boşa akan her bir damla suyun bu ülkenin geleceğinden gittiğini bilerek ona göre hareket etmemiz gerekir."</p>
<p>Bakan Yumaklı, Bakanlık olarak tarım arazilerinin kullanımının etkinleştirilmesi projesini devam ettireceklerini, özellikle çalı fasulyesi ve yağlık ayçiçeği tohumlarında üreticilerle buluşturduklarına dikkati çekerek, ülke insanının gıda ihtiyacını sorunsuz bir şekilde karşılayan her üreticinin hemen yanı başında olacaklarını kaydetti.</p>
<p>Program, Yumaklı ve protokol üyelerinin çiftçilere sera örtüsü, fide ve damlama sulama hortumu dağıtımını gerçekleştirmesiyle sona erdi.</p>
<p>Programa, Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol, AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, kurum müdürleri ve çiftçiler katıldı.</p>
<p>(AA)</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/yumakli-dunyada-stratejik-guc-topragini-koruyan-ulkelerin-elinde-78967</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/6/7/1280x720/74-1778312404.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni&#039;nde konuşan Bakan Yumaklı, &quot;Tarımın sofradaki ekmeğin güvencesi olması, şehirlerin huzuru olması, kırsalın umudu olması, yarının da temeli olması işte bizi bu düşünceye sevk ediyor. Eğer bir ülke toprağına sahip çıkıyorsa, kendi insanlarının gıda ihtiyacını karşılayabiliyorsa, hatta bunun da ötesinde buradan ülkesi için bir ekonomik fayda sağlayabiliyorsa ki bu konuda biliyorsunuz ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa&#039;da birinci, dünyada da ilk 10 ülke arasında. Bugün artık, dünyada stratejik güç, toprağını koruyan, suyunu verimli kullanan ve üretimini sürdürülebilir halde tutan veya bunu getirebilen ülkelerin elinde.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/hazine-nisanda-2513-milyar-lira-acik-verdi-78951</guid>
            <pubDate>Fri, 08 May 2026 18:33:00 +03:00</pubDate>
            <title> Hazine nisanda 251,3 milyar lira açık verdi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, nisan ayına ait nakit gerçekleşmelerini açıkladı.</p>
<p>Buna göre, geçen ay Hazinenin nakit gelirleri 1 trilyon 273 milyar 81 milyon lira, nakit giderleri 1 trilyon 524 milyar 323 milyon lira oldu.</p>
<p>Faiz dışı giderler 1 trilyon 276 milyar 294 milyon lira, faiz ödemeleri ise 248 milyar 29 milyon lira olarak gerçekleşti. Faiz dışı denge ise 3 milyar 213 milyon lira açık verdi.</p>
<p>Nisan ayında nakit dengesinde, 251 milyar 242 milyon liralık açık oluştu.</p>
<p>Kur farklarından kaynaklanan artış 7 milyar 140 milyon lira olarak gerçekleşirken, kasa/banka net hesabında da 74 milyar 962 milyon lira azalış görüldü.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/hazine-nisanda-2513-milyar-lira-acik-verdi-78951</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/10/hazine-ve-maliye-bakanligi.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Hazinenin nisan ayında nakit gelirleri 1,27 trilyon lira, nakit giderleri 1,52 trilyon lira oldu. Hazine böylelikle 251 milyar 242 milyon lira açık verdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/erdogan-kisa-vadede-ihracat-hedefimiz-11-milyar-dolari-asmak-78950</guid>
            <pubDate>Fri, 08 May 2026 18:23:00 +03:00</pubDate>
            <title> Erdoğan: Kısa vadede ihracat hedefimiz 11 milyar doları aşmak</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'na katıldı.</p>
<p>Burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilen ve alanında markaya dönüşen fuarın savunma sektörü ve katılımcı firmalar için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, 120 ülkeden 1700'den fazla firmanın iştirak ettiği fuarın icrasında emeği geçen kurumları, firmaları ve sponsorları tebrik etti.</p>
<p>Kara, deniz, havacılık, uzay ve güvenlik alanlarında geliştirdikleri ürünlerle fuarda boy gösteren tüm şirketlere en kalbi tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:</p>
<p>"1300'ü aşkın üye firması ve bünyesindeki 30 üniversitenin etkin katılımıyla Avrupa'nın en büyük savunma ve havacılık kümelenmesi olan SAHA İstanbul ailesini yürekten kutluyorum. Sektördeki 4 bin 500'ü aşkın firmanın uyum ve koordinasyon içinde faaliyetlerini sürdürmesini sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığımızı, kolektif çabaların hasılası olan bu başarı hikayesinin altında imzası bulunan şirketlerimizi, üniversitelerimizi, kuruluşlarımızı, içtenlikle tebrik ediyor, mühendisinden yazılımcısına, işçisinden teknisyenine, savunma sanayimizin tüm emektarlarına aynı şekilde şükranlarımı sunuyorum. Rabb'im sizlerin başarılarınızı daim eylesin. Bu gayretlerinizi hem ülkemiz hem dost ve kardeşlerimiz hem de insanlık için hayırlara vesile kılsın."</p>
<p>Fuarın bu sene beşincisinin tertiplendiğini hatırlatan Erdoğan, fuarı yeni rekorlarla, anlaşmalarla, işbirlikleriyle taçlandırmanın haklı kıvancı içinde olduklarını söyledi.</p>
<p>Erdoğan, fuara 1500'ü yerli olmak üzere 1763 firmanın katıldığını belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p>"Fuarda sahip oldukları yeni özelliklerle göz dolduran 203 ürün ilk kez görücüye çıktı. 192 resmi heyet ve 108 alım heyeti sektörümüzle doğrudan temas kurma imkanı buldu. İmzalanan 182 anlaşmayla toplam 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Bu rakamın 6 milyar dolarlık kısmını doğrudan ihracata dönük mutabakatlar oluşturdu. Resmin bütününe baktığımızda karşılaştığımız manzara tam olarak şudur: Türk savunma sanayii artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören, güven veren, dikkatle izlenen ve tercih edilen bir ekosistem haline gelmiştir. Türkiye, savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı ışıl ışıl parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırmıştır."</p>
<p>Bu başarı tablosunun gerisinde şüphesiz on yılların emeği, gecesini gündüzüne katarak adanmış bir ruhla çalışan 100 bini aşkın vatan evladının gayreti, milletin desteği ve devletin iradesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, "İnşallah daha iyi yerlerde olacak, daha büyük başarı hikayelerini birlikte yazacak, savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız." diye konuştu.</p>
<p><strong>"Her yönüyle bütüncül bir konsept"</strong></p>
<p>Erdoğan, dünyanın hızla değişirken harp sanayilerinin ise köklü dönüşüm sürecinden geçtiğini, bundan elbette güvenlik kavramının da nasibini aldığını söyledi.</p>
<p>Bugün geldikleri noktada güvenliğin artık yalnızca tek bir alana, sahaya, sanayi koluna hapsedilemeyeceğini dile getiren Erdoğan, "Fabrikadan test sürecine, veri merkezinden akademiye, tedarik zincirinden geri bildirime güvenlik her yönüyle bütüncül bir konsepttir. Aynı şekilde bugün bir ülkenin caydırıcılığı, sahip olduğu platformların sayısıyla ölçülecek eşiği de çoktan aşmıştır. Envanterinizdeki platformları hangi yazılımla yönettiğiniz, bunlarda hangi sensörleri kullandığınız, bu ürünler için hangi motorları geliştirdiğiniz ve hangi mühimmatı ne kadar sürede üretebildiğiniz önemlidir. Siber saldırılara, elektronik harp tehditlerine, insansız sistemlere ve hibrit savaş yöntemlerine karşı ne denli hazırlıklı olduğunuz belirleyicidir." diye konuştu.</p>
<p>Erdoğan, bölgelerinde ve dünyada son dönemde meydana gelen savaş ve çatışma ortamlarında bu gerçeklere bir kere daha şahitlik ettiklerini, yapay zekadan insansız araçlara, otonom sistemlerden karar destek mekanizmalarına uzanan geniş yelpazede muharebe sahasının nasıl dönüştüğüne hep birlikte tanık olduklarını ve olmaya da devam ettiklerini kaydetti.</p>
<p>"Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:</p>
<p>"Konvansiyonel güç unsurlarının yerini çok katmanlı ve entegre sistemlerin aldığı bu yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye'dir. Bugün Türkiye yeni nesil milli muharip uçağını, insansız savaş uçağını, helikopterini, İHA'sını, SİHA'sını üreten, elektronik harp sistemlerini, uydu teknolojisini, harp savunma sistemini, radarını geliştiren, tankını, roketini, füzesini, zırhlı araçlarını, savaş gemisini, insansız deniz araçlarını imal ve inşa eden, velhasıl denizin derinliklerinde uzayın boşluğuna kadar her kademede kendi imzasını taşıyan yazılım, platform ve sistemleri kendi yapabilen bir ülkedir. Türkiye, istiklal ve istikbaline kastetme cüretini gösterecek her muhasım unsurun bileğini bükecek kudrete ve kuvvete ziyadesiyle sahip bir devlettir."</p>
<p>Erdoğan, gerek SAHA 2026'da sergilenen gurur verici ürünler gerekse geçen hafta açıklanan ihracat rakamlarının ne demek istediklerini çok net anlattığını, aynı zamanda Türkiye'nin ulaştığı seviyeyi de ortaya koyduğunu belirtti.</p>
<p>Burada tek tek isimleri saymaya kalkıldığında değil saatler, günler sürecek ürünleri, projeleri, tasarımları ve çalışmaları katılımcıların gördüğünü aktaran Erdoğan, katılımcıların inanç, irade, cesaret, gayret, adanmışlık ve vizyonun bir araya geldiğinde nelerin başarılabileceğine bizzat tanıklık ettiklerini söyledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı iftihar tablosuyla ihracat tarafında da karşılaştıklarına dikkati çekerek, "Bakınız biz göreve geldiğimizde savunma ve havacılık ihracatımız yılda sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, savunma sanayisinde yüzde 80 oranında dışa bağımlı bir ülkeydi. Dışa bağımlılığımızı yıllar içerisinde azaltarak biz bunu tersine çevirdik. 2025 yılında savunma ve havacılık ihracatı, tarihimizde ilk defa 10 milyar doların üzerine çıktı." şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>"Türkiye, ilk 4 ayda 2 milyar 871 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi"</strong></p>
<p>Nisan ayı ihracat rakamlarının geçen yılki ivmenin devam ettiğini gösterdiğinin altını çizen Erdoğan, "Savunma ve havacılık ihracatımız nisanda 962 milyon dolara yükseldi. 2026'nın ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 artış oldu. Böylece ilk 4 ayda 2 milyar 871 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yani bundan 23 yıl önce senede 248 milyon dolar ihracat yapan Türkiye, bugün bu rakamı aşağı yukarı bir haftada gerçekleştiriyor. Allah'a sonsuz şükürler olsun. Kısa vadede hedefimiz 11 milyar doları aşarak bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasına adımızı yazdırmaktır. İnşallah genişleyen uluslararası işbirliklerimiz, derinleşen ekosistemimiz ve artan üretim kapasitemizle bu hedefimize de vasıl olacağız." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletinin göğsünü kabartan, dost, kardeş ve müttefiklere güven veren bu başarı hikayesini yazmalarının öyle kolay olmadığını, görünür görünmez nice engelle karşılaştıklarını, ambargolarla, kısıtlamalarla önlerinin kesilmek istendiğini vurguladı.</p>
<p><strong>"Türkiye savunma sanayisinde ne zaman büyük bir adım atsa birileri hemen devreye girdi"</strong></p>
<p>Parasını ödedikleri sistemlerin verilmediği günler olduğuna işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>"Sadece dışarıdan, sadece dost bildiklerimizden değil, içeriden de ihanete, kumpasa, umutlarımızı kırmaya dönük operasyonlara maruz kaldık. İçimize yerleşmiş ve yerleştirilmiş, kimi zaman da sureti haktan görünen Truva atlarının sabotajlarıyla mücadele ettik. Şurası son derece dikkat çekicidir: Türkiye savunma sanayisinde ne zaman kabuğunu kırsa, ne zaman büyük bir adım atsa birileri hemen devreye girdi. 'Başımıza yeni icat çıkarmayın.' dediler, 'Dışarıdan almak daha kolay.' dediler, 'Ekonomik olarak 'feasible (mümkün)' değil.' dediler. 'Savunma sanayi yatırımları verimsiz.' dediler.</p>
<p>Kimi zaman ekonomik verileri eğip bükerek, kimi zaman milli şirketlerimizi hedef alarak, kimi zaman küçümseyerek, kimi zaman da 'Balıklar ürküyor.' gibi komik argümanlarla savunma sanayi hamlelerimizi engellemeye çalıştılar. Biz bunların hiçbirine kulak asmadık. 'Balıklar ürküyor.' diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler ama balıkların herhalde ürkmediğini gördüler. Öğrenilmiş çaresizlik sendromuyla malul karakterlerin bizi de kendi ruhsuz, umutsuz, ufuksuz dünyalarına çekmelerine müsaade etmedik. 'Yapamazsınız.' diyenlere cevabımızı işte bugün SAHA 2026'da olduğu gibi yaptığımız, tamamladığımız harp sahalarında başarıyla test edilmiş ürünlerle verdik."</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nuri Killigil, Şakir Zümre, Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ gibi isimlerin canlarını ortaya koyup sabırla yürüyerek savunma sanayisinde bugünkü seviyelere ulaşılmasını sağladığını kaydetti.</p>
<p>Erdoğan, aralarında merhum Özdemir Bayraktar'ın da olduğu Türk savunma sanayisinin öncülerini rahmetle yad ettiğini söyledi.</p>
<p>Vecihi Hürkuş'un havacılıkta yıllar önce yükselttiği bayrağı rahmetli Özdemir Bayraktar'ın insansız hava araçlarında doruklara çıkardığını, göklerde büyük bir gururla dalgalandırdığını dile getiren Erdoğan, "İnanıyorum ki onun izinden gidenler bu emanete hakkıyla sahip çıkacak, Türk savunma sanayisinin şanını yüceltmeye devam edeceklerdir." diye konuştu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma sanayi ve caydırıcılığın yanı sıra ulusal güvenliğin bir diğer kritik halkası bizim 'iç cephe' olarak tarif ettiğimiz milletin birlik ve beraberliğidir. Şurası bir hakikat ki milli bünye ne kadar sağlam olursa bir ülkenin güvenliği de o derece kavi ve kuvvetli olur. Kader ve istikbal birliği yapmış, ortak değerler etrafında kenetlenmiş, aynı ideallere gönül vermiş bir halkı dışarıdan müdahalelerle teslim almak, böyle bir millete diz çöktürmek kolay değildir. Fakat içeride sızıntı varsa, iç cephede gedik açılmışsa, içerisi fokur fokur kaynıyor ve kanıyorsa böyle bir durumda da millet ayakta kalamaz." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Bu durumu Mehmet Akif Ersoy'un Nasrullah Camisi'nde yaptığı konuşmada, "Milletler topla, tüfekle, zırhla, ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek, kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatine, kendi menfaatini temin etmek kaygısına düştüğünde yıkılır." şeklindeki sözleriyle anlattığını belirten Erdoğan, "Dün olduğu gibi bugün de yarın da meselenin nirengi noktası işte budur." dedi.</p>
<p>Binlerce yıllık tarihin hemen her döneminin mücadeleyle geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve millet olarak verilen tüm mücadelelerin, iç cephenin tahkim edilmesiyle kazanıldığını söyledi.</p>
<p>Erdoğan, yeri geldiğinde top seslerinin çocuklara ninni yapıldığını, yeri geldiğinde aç, susuz, silahsız, mühimmatsız kaldıklarını ama hiçbir zaman inançlarını yitirmediklerini, yeise kapılmadıklarını ifade etti.</p>
<p>Birlik ve bütünlüklerinden ödün vermediklerini kaydeden Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:</p>
<p>"Harim-i ismetimize uzanan kirli ellere teslim olmadık. Biz de iktidarlarımız boyunca maruz kaldığımız nice saldırıyı, nice darbe girişimini, bekamızı hedef alan nice kuşatmayı işte bu ruhla püskürttük. Burada şunu büyük bir kararlılıkla ifade etmek durumundayım. Bugün iç kalemizi tahkim etme yolunda attığımız en stratejik adım 18. ayını dolduran Terörsüz Türkiye süreci ve terörsüz bölge hedefidir. Terörsüz Türkiye süreci, Türkiye'yi ve komşu ülkeleri iç cepheleriyle birlikte güçlendirerek huzurlu, güvenli, müreffeh ve barışın egemen olduğu bir geleceğin inşasını hedefleyen büyük bir vizyonun adıdır. Terörsüz Türkiye, bölgemizde yürütülen paylaşım kavgası karşısında milletimizin bilincinde ve kalbinde kurulan müstahkem bir mevzidir."</p>
<p>Erdoğan, bu mevzinin fikri ve siyasi müşterek karargahının Cumhur İttifakı olduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye menziline giden yolun mihmandarı aynı şekilde Cumhur İttifakı'dır. Sürecin katalizörü ise Türk milletinin ulaşmayı çoktan hak ettiği hedeflerdir. Bu hedefe ezber kalıplarla değil basiretli, cesaretli, büyük millet ve devlet olmanın sağladığı öz güvenli yaklaşım ile kararlı adımlarla varılabilir. Türkiye, devleti ve milletiyle yaklaşık yarım asırlık başarılı mücadelesinin ardından terörden kurtulma iradesini ortaya koymuş, Terörsüz Türkiye için çok net bir duruş sergilemiştir." sözlerini sarf etti.</p>
<p>Bu iradenin temelinde vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların aziz hatırasının kutlu emaneti olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p>
<p>"Bu iradenin temelinde 'vatan sağ olsun' diyerek evlatlarını kara toprağın bağrına veren, acısını kalbine gömen anne ve babaların metaneti vardır. Bu iradenin temelinde şehit eşleri, şehit çocukları, şehit yakınlarımız vardır, gazilerimizin fedakarlıkları vardır. Allah'ın izniyle bundan geriye dönüş yoktur ve olmayacaktır. Muhabbet iklimini çok sağlam bir şekilde tesis edip, kardeşlik bilincini güçlendirerek husumet duvarlarını tek tek yıkıp, fitnelerin kökünü kurutarak terörün kanlı ve karanlık gölgesini sebepleriyle birlikte bu toprakların üstünden tamamen kaldırarak, aziz şehit ve gazilerimizin fedakarlıklarının boşa gitmediğini tüm dünyaya inşallah hep birlikte göstereceğiz. İnanıyoruz, Allah'ın izniyle başaracağız. Kararlıyız, inşallah hedefimize ulaşacağız."</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/erdogan-kisa-vadede-ihracat-hedefimiz-11-milyar-dolari-asmak-78950</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/5/0/1280x720/767-1778254246.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ SAHA EXPO 2026&#039;ya katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, &quot;Savunma ve havacılık ihracatımız nisanda 962 milyon dolara yükseldi. 2026&#039;nın ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 artış oldu. Böylece ilk 4 ayda 2 milyar 871 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.&quot; dedi. &quot;Kısa vadede hedefimiz 11 milyar doları aşarak bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasına adımızı yazdırmaktır. İnşallah genişleyen uluslararası iş birliklerimiz, derinleşen ekosistemimiz ve artan üretim kapasitemizle bu hedefimize de vasıl olacağız.&quot; ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/net-finansal-acik-yuzde-191e-geriledi-78948</guid>
            <pubDate>Fri, 08 May 2026 18:12:00 +03:00</pubDate>
            <title> Net finansal açık yüzde 19,1&#039;e geriledi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025'in dördüncü çeyreğine ait "Finansal Hesaplar Raporu" yayınladı.</p>
<p>Buna göre, yurt içi yerleşik sektörlerin toplam finansal varlıkları 220 trilyon lira, yükümlülükleri ise 232 trilyon lira düzeyinde gerçekleşti.</p>
<p>Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı bir önceki döneme göre 1,7 puan azalarak yüzde 19,1'e geriledi.</p>
<p>Sektörlerde gerçekleşen net finansal işlemler incelendiğinde, bir önceki çeyrekte GSYH'nin yüzde 1'i ile net borç veren konumunda olan toplam ekonomi, bu çeyrekte GSYH'nin yüzde 3,4'ü net borç alan konumunda bulundu.</p>
<p>Yurt içi ekonominin sektörel finansal bilançoları incelendiğinde, toplam ekonominin finansal borçlu pozisyonunda olduğu, hanehalkı ve dünyanın geri kalanının yurt içi diğer sektörlerden alacaklı, finansal olmayan kuruluşlar ve genel yönetimin ise diğer sektörlere borçlu pozisyonda olduğu gözlendi.</p>
<p>Hanehalkı finansal varlıkları arasında para ve mevduat kalemi yaklaşık yüzde 54’lük pay ile öne çıkarken yükümlülüklerin tamamına yakını kredilerden oluştu.</p>
<p>Rapora göre, finansal olmayan kuruluşların finansal varlıkları ve yükümlülükleri içinde sırasıyla yüzde 51 ve yüzde 48’lik pay ile hisse senedi ve öz kaynaklar kalemleri belirleyici oldu.</p>
<p>Tüm sektörlerin borçluluk oranları diğer ülkeler ile karşılaştırıldığında Türkiye’de yerleşik sektörlerin toplam borcunun düşük seviyede gerçekleştiği görüldü.</p>
<p>Kredi ve borçlanma senetleri niteliğindeki toplam borcun GSYH’ye oranı, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde yüzde 93 gerçekleşerek önceki çeyreğe göre sınırlı azaldı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/net-finansal-acik-yuzde-191e-geriledi-78948</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/4/8/1280x720/para-lira-tl-1778253433.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Merkez Bankası&#039;nın 2025&#039;in son çeyreğine ait verilerine göre, yurt içi yerleşik sektörlerin toplam finansal varlıkları 220 trilyon lira, yükümlülükleri ise 232 trilyon lira oldu. Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığının GSYH&#039;ye oranı bir önceki döneme göre 1,7 puan azalarak yüzde 19,1&#039;e geriledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bolat-23-yilda-turkiyeye-290-milyar-dolar-yabanci-yatirim-geldi-78946</guid>
            <pubDate>Fri, 08 May 2026 18:04:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bolat: 23 yılda Türkiye&#039;ye 290 milyar dolar yabancı yatırım geldi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın katılımıyla, Bakanlığın iş birliği ve Albayrak Medya'nın ev sahipliğinde düzenlenen "Ticarette Türkiye Yüzyılı Zirvesi", sektör paydaşlarını bir araya getirdi.</p>
<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, burada yaptığı konuşmada, küresel ekonominin son yıllarda yaşanan ekonomik krizleri, salgın, savaşlar, enerji ve gıda arzı sorunlarıyla, ticaret savaşlarının etkisiyle dünyanın çalkantılı bir süreçten geçtiğini belirtti.</p>
<p>Uzmanların ve kanaat önderlerinin ortak görüşünün Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının dünya ekonomisinde önceki krizlerden daha yıkıcı sonuçlar doğurduğu yönünde olduğunu aktaran Bolat, "Dünyadaki petrolün yüzde 25'i, doğal gazın yüzde 20'si, gübre arzının, petrokimya ürünlerinin yaklaşık üçte bire yakın kısmı Hürmüz Boğazı'ndan geçerek dünya piyasalarına satılıyordu. Hürmüz Boğazı'nda gemilere saldırılar başlayıp Boğaz'ı İran kendi direnişi için bir koz olarak kullanmaya başlayınca piyasalarda aniden arz krizi endişesi ve fiyatlarda yukarı doğru hızlı tırmanış başladı." diye konuştu.</p>
<p>Bolat, petrol, doğal gaz ve gübre fiyatlarındaki artışın enflasyon artışına yönelik etkisi olduğuna değindi.</p>
<p>İlk aşamada gerilimlerin kısa süreceğinin düşünüldüğünü söyleyen Bolat, şunları kaydetti:</p>
<p>"Türkiye bu dönemde, Cumhurbaşkanı'mız ve Dışişleri Bakanımız ve ekipleriyle beraber barışı, ateşkesi sağlamak için büyük uğraş verdi. Hala da vermeye devam ediyor, Türkiye, Pakistan, Mısır gibi dost ve kardeş ülkeler de. Şu anda gelinen noktada müzakereler devam ediyor. Hürmüz Boğazı'nın bu müzakerelerde temel koz olması ve İran'ın nükleer kartı müzakerelerin zorlu geçmesini sağlıyor. Bize olan etkilerine baktığımızda şunu söyleyebiliriz: Geçen yıl dünyada mal ticareti yüzde 4,6 büyüdü. Hizmet ticareti yüzde 5,1 büyüdü. Mal ve hizmet ticareti toplamı 35 trilyon dolara geldi. Bu yıl için şu andaki baz temel tahmin dünyada büyüme oranının yüzde 1,9'a gerileyebileceği şeklinde. Dünya Ticaret Örgütünün mart tahminine göre, kötümser senaryo ise dünya ticaretinde artış oranı yüzde 1,4'e düşebilir. Bu tahminler ikişer aylık periyotlarla yenileniyor."</p>
<p><strong>"Herkesin rol model almaya çalıştığı bir ülke konumundayız"</strong></p>
<p>Ticaret Bakanı Bolat, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının Türkiye'ye etkilerine değinerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>
<p>"Biz bu ülkelere komşuyuz ve öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki kuzeyinde Rusya-Ukrayna Savaşı, batıda yıllarca sürmüş Balkan Savaşları, doğuda Azerbaycan'la Ermenistan arasında Azerbaycan'ın Karabağ toprağını kurtarmak için 32 yıllık işgal ve sonrasında kurtarılması, güneyimizde Suriye, Irak'ta yakın geçmişte yaşananlar, İsrail'in Filistin'deki, Gazze'deki, Batı Şeria'daki soykırımı, Suriye'ye, Yemen'e, Lübnan'a saldırıları, Katar'a gidip orada bombalama yapması gibi böyle bir coğrafyada bir ülke yıldız gibi parlıyor. Cumhurbaşkanı'mızın güçlü liderliği ve dirayetli yönetimiyle 23 senede 40 yıllık terörü yok etmiş ve Türkiye topraklarında vatandaşlarımızın tırnağına zarar gelmeden, bu savaşlardan Türkiye'yi ve halkımızı ayrı tutmuş, korumuş, terörü yok etmiş, huzur ve asayişi sağlamış ve yılda da ortalama yüzde 5,4 büyüme sağlamış bir ülke ve milli gelirini 238 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara, altı kat çıkarmış. Kişi başı milli gelirini 3 bin 600 dolardan 18 bin 40 dolara çıkarmış, beş katından fazla, ihracatını da mal ve hizmet toplamı olarak 2002'deki 50 milyar dolardan, geçen yıl 396 milyar dolara taşımış bir ülke. Dış politikasıyla, savunma sanayisiyle, güçlü ordusuyla herkesin kendisini ortak, müttefik görmek istediği istikrarına gıptayla baktığı ve rol model almaya çalıştığı bir ülke konumundayız."</p>
<p>Körfez'de savaşın başlamasıyla birlikte pek çok ülkede yakıt kuyrukları, elektrik kesintileri gibi uygulamalara gidildiğinden bahseden Bolat, "Hükümetimizin dirayetli, güven verici politikaları ve arz tedarikinde önceden yaptığı tedarikler nedeniyle mazotta, benzinde, uçak yakıtında, elektrikte, doğal gazda, gübrede, petrokimya ürünlerinde kimse bir arz sorunu yaşamadı. Fiyat artışları bu saydığımız ürünlerde dünyadaki fiyatların artışlarından dolayı yaşanan bir durum." ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>"Herkes bir an önce savaşın bitmesini ve normal hayata dönmeyi bekliyor"</strong></p>
<p>Bakan Bolat, gübrede yaşanan sorunlar nedeniyle tedbirler alındığına değinerek, "Tedbirlerle gübrede, petrokimya ürünlerinde, akaryakıtta, uçak benzininde hiçbir sıkıntı olmadı. Birçok havayolu uçak benzin maliyetlerinden dolayı seferlerini azaltıyor ve kimi kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalırken bizim hava yollarımız çalışmaya devam ediyor." diye konuştu.</p>
<p>Körfez ülkelerine ticaretin yaşanan gelişmeler nedeniyle mart ayında azaldığını söyleyen Bolat, "İhracatta yüzde 35 azalma yaşadık, Körfez ülkelerine yaptığımız ihracat 1,5 milyar dolara geriledi. Ama Körfez ülkelerinin ihtiyaçları arttığı için ve birçok başka ülkelerden de Hürmüz Boğazı'nı geçip tedarik edemedikleri için Türkiye'den siparişler arttı. Avrupa'dakiler Uzak Doğu'dan ya da Körfez'den alamadıkları ürünler olunca oradan da siparişler artmaya başladı." değerlendirmesini yaptı.</p>
<p>Bolat, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemi sayısının ilk başta 15 olduğunu, 3 geminin kurtarıldığını, 12 geminin hala durduğunu söyledi.</p>
<p>Türk tır şoförlerinin Suudi Arabistan üzerinden Körfez ülkelerine geçişini sağlayan 10 yıllık transit vize sorununun çözüldüğünü anımsatan Bolat, 15 Nisan'dan beri gerek Ürdün, Suudi Arabistan üzerinden gerekse Türkiye, Irak, Suudi Arabistan üzerinden transit rota çalıştığını dile getirdi.</p>
<p>Bolat, Kalkınma Yolu Projesi'nin de son yaşanan gelişmelerden dolayı hızlanacağını belirterek, "Son 70 günde yaşadıklarımızdan sonra Körfez ve Hürmüz eskisi gibi olmayacak belli. Ülkeler stratejik tedarikleri, hayati öneme sahip enerji ve diğer tedarikleri için alternatif güzergahları daima düşünecekler ve aksiyona geçmeye çalışacaklar." diye konuştu.</p>
<p>Bolat, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından dolayı lojistik maliyetlerinin çok yükseldiğine dikkati çekerek, "27 Şubat günü çok ucuzdu, Türkiye ile Uzak Doğu arasındaki konteyner taşıma bedelleri. Herkes bir an önce savaşın bitmesini ve normal hayata dönmeyi bekliyor. Bu da talebi artıracaktır bu anlamda. Çünkü hasar alan ülkeler, yıkım yaşayan ülkeler bize doğru eğilim gösterecekler." diye konuştu.</p>
<p><strong>AB ile 233 milyar dolarlık ticaret hacmi</strong></p>
<p>Bakan Bolat, "Made in EU" kararının önemine dikkati çekerek, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle 233 milyar dolarlık ticaret hacminin bulunduğunu, bunun 117 milyar dolarının ihracat, 116 milyar dolarının ithalattan kaynaklandığını belirtti.</p>
<p>Bolat, "Kafa kafaya olan dengeli ticaretimiz var bu anlamda otomotiv sektöründe de AB'nin en büyük 4'üncü pazarı Türkiye. Bunu da dikkate almaları gerekir." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Avrupa ülkelerinin yüzde 43'lük payla Türkiye'nin önemli bir ihracat ortağı olduğuna işaret eden Bolat, Türkiye'nin de AB'nin dış ticarette 5'inci ortağı olduğunu ve onlar için çok önemli bir ülke konumunda bulunduğunu söyledi.</p>
<p>Bolat, AB'nin serbest ticaret anlaşmaları yaptığı ülkeler arasında Türkiye'nin 3'üncü sırada olduğunu anlatarak, "O nedenle AB, Türkiye için ne kadar önemliyse, Türkiye de AB için o kadar önemli." şeklinde konuştu.</p>
<p>"2017-2023 arasında AB ile siyasi ilişkiler neredeyse durmuştu ama ticaret devam ediyordu." diyen Bakan Bolat, "2023 Mayıs'ında Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakı'nın seçimi kazanmasından sonra AB'de Türkiye'ye karşı yapıcı, olumlu bir eğilim başladı. Biz de ona karşılık verdik, hem liderler düzeyinde hem bakanlar düzeyinde ilişkiler hızlanmaya başladı." ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>"Dış ticareti artırmada en önemli faktörün dış talebi artırmak"</strong></p>
<p>Bakan Bolat, dış ticareti artırmada en önemli faktörün dış talebi artırmak ve katma değeri yüksek kaliteli ürün satabilmek olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p>"Geçen yıl avro yüzde 38 arttı TL'ye karşı. Dolar ise yüzde 21 arttı geçen yıl. TÜFE yüzde 30,5 civarındaydı. ÜFE de yüzde 28 civarındaydı. Geçen yıl kur noktasında bir sıkıntı yoktu. Biz ham madde ve enerjiyi dolarla alıp daha çok avro ile sattığımız için ürünlerimizi, Trump yönetimi geldikten sonra 1 avro eşittir 1,02 dolarken, 1 avro eşittir 1,17 dolar oldu. Bu da bize parite anlamında fayda sağladı. Biz avro ile sattığımız için daha yüksek TL karşılığını elde edebildik. Bu anlamda bir rahatlama oldu."</p>
<p>Kovid-19 salgınının dünyaya verdiği en büyük zararın yüksek enflasyon olduğunu vurgulayan Bolat, "Resmi rakamlarla dünyada yaklaşık 6 buçuk milyon, gayriresmi rakamlara göre 20 milyon insan hayatını kaybetti. Ama başta gıda, temizlik, sağlık ürünleri olmak üzere bütün alanlarda kontrolsüz bir enflasyon dalgası gelişmiş, en zengin ülkelerde dahil ortalığı tarumar etti ve buna karşı bütün gelişmiş ülkelerde sıkı para politikası, yüksek faiz politikası gibi araçlara sarıldılar. 2022'nin ortalarından itibaren, bizde de 2023'ün ortalarından itibaren böyle bir program uygulanıyor." diye konuştu.</p>
<p><strong>"Bu yılın ilk üç ayında 785 milyon liralık idari para cezası uygulandı"</strong></p>
<p>Bolat, bakanlık olarak ürün ve sektör bazında düzenlemeler yaparak enflasyonla mücadeleye katkı vermeye gayret ettiklerini belirterek, "Bu anlamda görevli olduğumuz süre içinde 50'den fazla önemli yönetmelikler çıkardık. Emlak piyasasında, Elektronik İlan Doğrulama Sistemi ve Güvenli Ödeme Sistemlerini getirdik. Elden ödeme olayını bitirmiş olduk. Taşıt, oto piyasasında 6 ay 6 bin kilometre uygulaması, noterlerin bireysellere yılda 3'ten fazla satışı yaptırmamızı uygulamasını yürürlüğe soktuk." dedi.</p>
<p>Geçen yıl 578 bin firmanın, 41,3 milyon ürünün denetlendiğini, 2 milyar 658 milyon liralık para cezası uygulandığını söyleyen Bolat, bu yılın ilk üç ayında 130 bin firmanın, 15,1 milyon ürünün denetlendiğini, 785 milyon liralık idari para cezası uygulandığı bildirdi.</p>
<p>Bolat, Körfez'de yaşanan gerilimler nedeniyle yatırımların Türkiye'ye yönelebileceğine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:</p>
<p>"Ülkemize istihdam kazandıracak, döviz getirecek ve Türkiye'nin ihracat yeteneğini, üretim kabiliyetini artıracak, finans kanallarını besleyecek, sermaye ve yatırım girişlerine sıcak bakıyoruz. 23 yılda toplamda Türkiye'ye gelen yabancı yatırım miktarı 290 milyar dolar ve 89 bin şirket. Türkiye istikrar, gelişme ve büyüme ülkesi, başarılı bir dış ticaret ve ihracat ülkesi, lojistik ve tedarik ülkesi en önemlisi güvenli liman. Bunu her seferinde ortaya koydu ve dünyaya barış yaymaya çalışan ve barış kuran bir ülke konumunda. Başta Cumhurbaşkanımızın dünya çapındaki itibarı ve saygınlığıyla ve dış işlerinde dengeli, başarılı politika bize bu yetenekleri kazandırdı. Türkiye dünyada oyun kurucu, rol belirleyen bir ülke konumunda."</p>
<p><strong>Özdemir: Türkiye, yalnızca bölgesel bir pazar değil stratejik bir merkezdir</strong></p>
<p>Zirvenin açılışında konuşan Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, Türkiye Yüzyılı'nın yalnızca büyüme rakamlarından, ihracat verilerinden ya da yatırım tablolarından ibaret olmadığını belirterek, "Bize göre Türkiye Yüzyılı, yeniden ayağa kalkmış, üretim gücünü yeniden keşfetmiş, öz güvenini yeniden kazanmış bir milletin hikayesidir." dedi.</p>
<p>Dünyanın kritik bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyleyen Özdemir, güç dengelerinin yer değiştirdiğini, uluslararası ticari ilişkilerin yeniden şekillendiğini ve neredeyse tüm coğrafyalarda safların yeniden belirlendiğini dile getirdi.</p>
<p>Özdemir, Türkiye Yüzyılı vizyonunun, ülkenin sadece var olan coğrafi sınırlarından, nüfusundan veya ekonomik verilerinden ibaret olmadığını belirterek, Türkiye'nin Türkiye'den daha büyük olduğunu anlatan güçlü vizyona sahip bulunduğunu vurguladı.</p>
<p>Özdemir, şunları ifade etti:</p>
<p>"Ülkemiz, tüm bölgeyi geçmişte defalarca tekrarlanan ithal çözümlere mecbur bırakmayacak, çözümü üretebilecek tarihi bir fırsat penceresini yakalamış durumdadır. Önümüzde beliren tarihi fırsat penceresini değerlendirebilecek jeopolitik konuma, sanayi altyapısına, genç ve dinamik insan gücüne fazlasıyla sahip olduğumuzu düşünüyoruz. Bugün Türkiye, yalnızca bölgesel bir pazar değil Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu arasında üretim, lojistik, enerji, teknoloji ve güvenlik eksenlerini birbirine bağlayan stratejik bir merkezdir. Bunun yanında ülkemizin organize sanayi altyapısı, tersaneleri, limanları, enerji yatırımları, ulaştırma koridorları gibi kabiliyetleri küresel ekonomide yaşanan yeni kırılmalar karşısında önemli avantajlar sunmaktadır."</p>
<p>Atıl kaynak dönüşümü ve erken sanayisizleşmenin önüne geçecek insan kaynağı dönüşümüne yönelik çalışmalara ihtiyaç duyulduğuna işaret eden Özdemir, "Bu iki dönüşümü hızlı ve proaktif biçimde ve özellikle devlet eliyle gerçekleştirmezsek önümüzdeki yıllarda tekrar orta gelir tuzağına düşmemiz olasıdır." diye konuştu.</p>
<p><strong>Özdil: Sektörümüz, üretim ve ticaretin devamı için kritik bir rol üstlendi</strong></p>
<p>Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil de küresel ekonominin, jeopolitik gerilimlerin küresel tedarik zinciri üzerinde meydana getirdiği aksaklıklara bağlı olarak çok zorlu bir sınavdan geçtiğini söyledi.</p>
<p>Özdil, çok kutuplu yeni dünya düzeni ve güç mücadelelerinin küresel ticarette korumacı eğilimlerin artmasına ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesine neden olduğunu ifade etti.</p>
<p>Küresel ticaret dinamiklerindeki değişimin, ticaretin geleceğine yönelik belirsizlikleri artırarak küresel ekonomide aşağı yönlü riskleri açığa çıkardığını belirten Özdil, "Ayrıca önemli bir enerji geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı etrafında düğümlenen politik çıkmazlar, enflasyon görünümünü bozarak küresel finansal piyasalara olumsuz yansıyor." diye konuştu.</p>
<p>Özdil, ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde uygulanan başarılı ekonomi programı sayesinde risklere karşı korunaklı yapısını muhafaza ettiğini dile getirerek, "Alınan proaktif tedbirlerle piyasalarımızın düzenli işleyişini sürdürmesi sağlanarak enflasyonist baskılar sınırlandırılmaya çalışılıyor. Bu dönemde Merkez Bankamızın rezervleri, finansal istikrarı korumada önemli bir tampon görevi görerek dış şokları yönetebilme kabiliyetimizi artırıyor. Dezenflasyon süreciyle eş güdüm içerisinde reel sektörün finansmana erişimi için de gerekli tedbirler alınıyor." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Nisan ayı başında Hazine ve Maliye Bakanlığının turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik devreye aldığı 120 milyar lira tutarındaki ilave kredi paketinin de jeopolitik gelişimlerin etkisini azaltmak için önemli bir adım olduğunu vurgulayan Özdil, şunları kaydetti:</p>
<p>"Son açıklanan ihracat verilerindeki olumlu görünüm de bu yaklaşımı destekler niteliktedir. Ayrıca yatırımcı dostu politikalarla ülkemizin küresel cazibe merkezi olma hedefi de güçlenmektedir. Bu doğrultuda Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı İstanbul Finans Merkezi odaklı düzenlemeler, transit ticaret ve finansal hizmetler alanında rekabet gücümüzü en üst seviyeye taşıyacaktır. Ekonomi yönetimimizin inşa ettiği bu istikrarlı zeminde sektörümüz, etkin aktif pasif yönetimi, sağlam sermaye yapısı, yüksek likidite yeterliliğiyle, teknolojik altyapısıyla her türlü riske karşı hazırlıklı olduğumuzu kanıtladı."</p>
<p>Özdil, 2025'te ortaya konulan bu performansın yılın ilk çeyreğinde de sürdürüldüğünü vurgulayarak, "İçinde bulunduğumuz zorlu küresel ortamda sektörümüz, üretim ve ticaretin devamı için kritik bir rol üstlendi. Uygulanan selektif kredi politikalarıyla kaynaklar verimli alanlara yönlendirilerek ticaretin sürdürülebilirliğine güçlü bir katkı sağlanmaktadır." şeklinde konuştu.</p>
<p>Ticaretin rotasının yeniden çizildiği bu süreçte Halkbank olarak üretimi, yatırımı ve ihracatı desteklemeye devam ettiklerini vurgulayan Özdil, kamu bankası misyonlarıyla ticaretin gelişimi için güvenli ve güçlü finansal zemin oluşturduklarını söyledi.</p>
<p><strong>"KOBİ kredi hacmimiz 960 milyar liraya ulaştı"</strong></p>
<p>Özdil, "İhracatçılarımızdan, esnaf ve KOBİ'lerimize kadar geniş bir yelpazede ticaretin sürdürülebilirliği için finansman desteği sağladık. KOBİ kredi hacmimiz 960 milyar liraya ulaşırken nakdi kredilerimiz içinde KOBİ kredilerinin payı yüzde 48 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde esnaf kredi bakiyemiz 320 milyar liraya, kredili esnaf sayımız ise 774 bine yükselmiş durumdadır." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Girişimcilik ekosistemine katkı sağlamayı öncelikleri arasında gördüklerini vurgulayan Özdil, "Bu amaçla son 4 yılda 210 bin girişimci müşterimize toplam 44 milyar lira kredi kullandırdık. 2021'den bu yana ise 271 bin kadın girişimciye 129 milyar lira, 35 yaş altı yaklaşık 100 bin genç girişimcimize 21 milyar lira kaynak aktardık. Bu desteklerimizi 2026 yılında daha da artırmayı hedefliyoruz." dedi.</p>
<p>Albayrak Medya Genel Müdürü Abdullah Hanönü, bugün dünyanın konuştuğu en önemli başlıklardan birisinin ticaret olduğuna işaret ederek, "Dünya, ülkeler sarsılıyor, Hürmüz'den yükselen gerilim küresel ekonomiyi yakın tarihinin en derin şoklarından biriyle yüzleştiriyor. Ticaret, ekonomi, sanayi, tarım ve teknoloji, hiçbir sektör bu sarsıntıdan azade değil. Türkiye, bu tablonun ortasında bir istikrar adası olarak yükselişine devam ediyor." diye konuştu.</p>
<p>Her zorlukla beraber bir kolaylığın olduğuna inandıklarını belirten Hanönü, "Hem dünyamız hem de ülkemiz bugün bu zor dönemden de geçecek ve istikrarlı bir şekilde yoluna devam edecektir. Karar vericilerimizin yıllarca icra ettiği stratejik aklın meyvelerini topluyoruz." ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bolat-23-yilda-turkiyeye-290-milyar-dolar-yabanci-yatirim-geldi-78946</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/4/6/1280x720/67-1778253073.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ &quot;Ticarette Türkiye Yüzyılı Zirvesi&quot;nde konuşan Ticaret Bakanı Bolat, &quot;23 yılda toplamda Türkiye&#039;ye gelen yabancı yatırım miktarı 290 milyar dolar ve 89 bin şirket. Türkiye istikrar, gelişme ve büyüme ülkesi, başarılı bir dış ticaret ve ihracat ülkesi, lojistik ve tedarik ülkesi en önemlisi güvenli liman.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/bakan-kacir-kobiler-icin-kredi-tutarini-30-milyon-liraya-cikaracagiz-78944</guid>
            <pubDate>Fri, 08 May 2026 17:44:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bakan Kacır: KOBİ&#039;ler için kredi tutarını 30 milyon liraya çıkaracağız</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>SAHA İstanbul'un organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde "SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı" gerçekleştiriliyor.</p>
<p>Fuarda Savunma, Uzay ve Havacılık Sanayiinde KOBİ'ler için Finansman Desteği İmza Töreni, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla yapıldı.</p>
<p>Uraloğlu, yaptığı konuşmada girişimcileri desteklemenin çok kıymetli olduğuna işaret ederek, "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın ve Sayın Bakanımız Kacır'ın başlatmış olduğu, uygun kredilerle sektörü destekleme girişimi noktasında, ben de kendilerini tebrik ediyorum. Bu kapsamda savunma sanayisi, havacılık ve hızlı tren projeleri, birbirini besleyen ve tetikleyen sektörler." ifadelerini kullandı.</p>
<p>TÜRKSAT'ın 6A'yı yerli ve milli üreterek uzaya gönderdiğini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla geçen yıl devreye aldıklarını anımsatan Uraloğlu, şunları kaydetti:</p>
<p>"Bu destekle, TÜRKSAT'ın uzay ve havacılıkla ilgili sektörlerinde belirlenen firmalara uygun şartlarda kredi verilecek. Bu, bizim için kıymetli. Alt sektörleri beslediğiniz ölçüde çok daha yukarıya, uzaya doğru gitme imkanınız olur. Onun için çokça kıymetli buluyorum ve burada sağlanan desteklerin en iyi şekilde kullanılması ve sonucunun alınmasının da hep beraber takipçisi olacağız."</p>
<p><strong>Kacır: ASELSAN Türkiye'nin en değerli şirketi</strong></p>
<p>Bakan Kacır da yaptığı konuşmada, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının ortaya koyduğu güçlü irade sayesinde Türkiye'nin, Türksat 6A ile dünyada kendi haberleşme uydusunu geliştirebilen ve üretebilen 11 ülkeden biri olduğuna dikkati çekti.</p>
<p>Türksat 7A Projesi'nde de yine milli teknolojili müesseselerle el ve güç birliği yaparak bu yerli ve milli kabiliyeti daha ileri seviyelere taşıyacaklarına inandığını belirten Kacır, şöyle konuştu:</p>
<p>"SAHA Expo alanını ziyaret eden herkes şu hakikati müşahede etmektedir. Türk savunma sanayisinin alametifarikası, büyük bir ekosistem inşa etmiş olmasıdır. Şimdi dünya çapında, küresel ölçekte savunma sanayisi devi olarak tarif edebileceğimiz müesseselerimiz var. Bugün, ASELSAN Türkiye'nin en değerli şirketi. 40 milyar dolara yakın bir şirket değeri var ASELSAN'ın. Savunma sanayisinde dünya ölçeğinde TUSAŞ, ROKETSAN, Baykar ve MKE gibi dev müesseselerimiz var ama savunma sanayisi sadece bu büyük müesseselerden ibaret değil. Bunların etrafında kümelenmiş 4 bine yakın KOBİ'den, teknoloji girişiminden, üniversitelerden, araştırma merkezlerinden, enstitülerden velhasıl adeta bir dağıtık sinir ağında ortak inovasyon ve üretim zekasına sahip kocaman bir ekosistemden bahsediyoruz."</p>
<p>Bu ekosistemi güçlendirmenin Türkiye'ye dünya çapında platformlar ve sistemler kazandırdığını dile getiren Kacır, atılan imzaların ve hayata geçirilecek projelerin Türkiye'yi çok daha ileri hedeflerine taşıyacağını söyledi.</p>
<p><strong>Kredi tutarı 30 milyon liraya çıkarılacak</strong></p>
<p>Kacır, bugün atılan imzalarla KOSGEB'in kapasite geliştirme programının savunma, havacılık ve uzay sektörüne yönelik gelecek dönemde daha güçlü destekler sunacağını bildirdi.</p>
<p>Kapasite geliştirme hedefli projeler yürüten KOBİ'lere kullandıkları kredilerde 20 milyon liraya kadar, 6 ayı geri ödemesiz, 36 ay vadeli, 20 puan finansman desteği verdiklerinin altını çizen Kacır, şunları kaydetti:</p>
<p>"Bu programı savunma, havacılık ve uzay odağında bir özel pencereyle güçlendirmiş olacağız. Bu programda, paydaş kurumlarımız, HAB, Saha İstanbul, Turkish Technic, TÜRKSAT, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfımız, Türkiye Uzay Ajansı ve Savunma Sanayii Başkanlığımızın ekosistemindeki KOBİ'lere özgü bir pencere açacağız. Özellikle bu ana müesseselerin projelerini yürüten veya tedarikçisi olan KOBİ'lere öncelik vereceğiz ve bu program kapsamında destekleyeceğimiz KOBİ'lerimiz için kredi tutarını 20 milyon liradan 30 milyon liraya çıkaracağız."</p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/bakan-kacir-kobiler-icin-kredi-tutarini-30-milyon-liraya-cikaracagiz-78944</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/4/4/1280x720/5-1778251830.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Savunma, Uzay ve Havacılık Alanında Tedarikçileri Geliştirmeye Yönelik İş Birliği İmza Töreni&#039;nde konuşan Bakan Kacır, &quot;Bu programda paydaş kurumlarımız, HAB, Saha İstanbul, Turkish Technic, TÜRKSAT, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfımız, Türkiye Uzay Ajansı ve Savunma Sanayii Başkanlığımızın ekosistemindeki KOBİ&#039;lere özgü bir pencere açacağız. &quot;Özellikle bu ana müesseselerin projelerini yürüten veya tedarikçisi olan KOBİ&#039;lere öncelik vereceğiz ve bu program kapsamında destekleyeceğimiz KOBİ&#039;lerimiz için kredi tutarını 20 milyon liradan 30 milyon liraya çıkaracağız.&quot; dedi. Bakan Uraloğlu da, &quot;TÜRKSAT&#039;ın uzay ve havacılıkla ilgili sektörlerinde belirlenen firmalara uygun şartlarda kredi verilecek.&quot; açıklaması yaptı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/oyak-cimentodan-ilk-ceyrekte-107-milyar-lira-net-satis-geliri-78942</guid>
            <pubDate>Fri, 08 May 2026 17:38:00 +03:00</pubDate>
            <title> OYAK Çimento&#039;dan ilk çeyrekte 10,7 milyar lira net satış geliri</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>OYAK Çimento, 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını paylaştı.</p>
<p>Yılın ilk aylarında etkili olan olumsuz hava koşulları, deprem bölgesi başta olmak üzere iç pazardaki yavaşlama, mevsimsellik etkisi ve sektör genelinde artan maliyet baskılarına rağmen OYAK Çimento, faaliyetlerine kesintisiz devam etti.</p>
<p>Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) açıklanan verilere göre şirket, 2026'nın ilk çeyreğinde 10,7 milyar lira net satış gelirine ulaştı. Sektörel görünüme paralel hacim daralmasına ve komşu coğrafyalarda yaşanan askeri ve siyasi gelişmelerin enerji maliyetleri üzerinde yarattığı baskıya rağmen şirket, 2,6 milyar lira faiz, amortisman ve vergi öncesi kar (FAVÖK) ve yüzde 24 FAVÖK marjı kaydetti.</p>
<p>Sektör genelinde talep tarafında temkinli bir görünüm öne çıkarken, şirket yaygın tesis ağı ve etkin lojistik kabiliyeti sayesinde faaliyetlerini dengeli şekilde sürdürdü ve değişen piyasa dinamiklerine uyum sağlayabilen yönetim modeli ve gider yönetimiyle operasyonel karlılığını korudu.</p>
<p>Özellikle enerji verimliliği, alternatif yakıt kullanımı, dijitalleşme ve üretim optimizasyonuna ilişkin adımlar atan şirket, bir sanayi üreticisi tarafından tek bir lokasyonda ve öz tüketim amacıyla hayata geçirilen yenilenebilir enerji projelerinden Ankara Beypazarı Güneş Enerjisi Santralini nisan ayında devreye aldı ve bu yatırımıyla toplam yenilenebilir enerji kullanım oranını yüzde 25'e çıkardı.</p>
<p><strong>"Uzun vadeli büyüme ve sürdürülebilirlik hedeflerimize odaklandık"</strong></p>
<p>Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan OYAK Çimento Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CIMPOR Global Mali İşler Direktörü (CFO) Eralp Tunçsoy, 2026'nın ilk çeyreğinde mevsim normallerine kıyasla yüzde 33, bir önceki seneye kıyasla da yüzde 100 artan bir yağış gördüklerini belirtti.</p>
<p>Tunçsoy, bu durumun deprem bölgesinde azalmaya başlayan talep ve bölgede yaşanan jeopolitik gelişmeler kaynaklı artan enerji maliyetleriyle birleşerek, sektör genelinde karlılıkları olumsuz etkilediğini aktardı.</p>
<p>Bu dönemde yüzde 24 marjla operasyonlarını sürdüren OYAK Çimento'nun, disiplinli maliyet yönetimi sayesinde sektördeki en yüksek marjları elde etmeye devam ettiğini belirten Tunçsoy, şunları kaydetti:</p>
<p>"Bir yandan mevcut operasyonlarımızdaki verimliliği artırmaya devam ederken, diğer yandan uzun vadeli büyüme ve sürdürülebilirlik hedeflerimize odaklanmaya devam ediyoruz. Nisan ayında tam kapasite devreye aldığımız 115 MW büyüklüğündeki Beypazarı Güneş Enerjisi Santrali yatırımımız, yalnızca enerji maliyetlerimizi optimize eden bir proje değil, aynı zamanda karbon nötr yolculuğumuz açısından da stratejik bir eşik niteliği taşıyor. Öz tüketim amacıyla hayata geçirilen en büyük yenilenebilir enerji projesi olma özelliği taşıyan bu santral, tesislerimizin toplam enerji kullanımında yenilenebilir enerji payını yüzde 25'e yükseltecek. Alternatif yakıt kullanımındaki güçlü seviyemiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarımız, bizi operasyonel anlamda sektörde ayrıştıran en önemli başlıklar arasında yer almaya devam edecek. TCC ve OYAK'ın bütünleşik sinerjisi ile CIMPOR'un küresel ölçekteki bilgi birikimi, OYAK Çimento'ya hem finansal güç hem de stratejik hareket alanı kazandırdı ve kazandırmaya da devam edecek. Önümüzdeki dönemde de ilk çeyrekte yaşanılan olumsuzlukları telafi ederek, yılın başında belirlediğimiz sene sonu hedeflerimizi gerçekleştirebilmek için tüm gayreti göstereceğiz."</p>
<p><strong>"Faaliyetlerimizi kesintisiz şekilde sürdürdük"</strong></p>
<p>OYAK Çimento Ülke CEO'su Murat Sela da 2026'nın ilk çeyreğinde sektör genelinde daha temkinli bir talep ortamı öne çıkmasına rağmen, operasyonel güçlerini ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımlarını korumayı başardıklarını ifade etti.</p>
<p>Türkiye'nin 7 bölgesine yayılan entegre tesis ağları, güçlü saha organizasyonları ve üretim kabiliyetleri sayesinde değişen piyasa koşullarına hızlı uyum sağlayarak faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürdüklerine dikkati çeken Sela, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>"Geldiğimiz noktada OYAK Çimento'nun en önemli fark yaratan alanlarından biri verimlilik, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve operasyonel optimizasyon başlıklarını aynı anda yönetebilen bütüncül iş modeli. Özellikle enerji verimliliği ve alternatif yakıt kullanımına yönelik çalışmalarımız maliyet yönetimimizi desteklerken, çevresel hedeflerimiz açısından da önemli katkı sağlıyor. İlk çeyrekte ihracat hacmimizde yakaladığımız artış da operasyonel esnekliğimizin ve geniş coğrafyalara erişim kabiliyetimizin önemli göstergelerinden biri oldu. Önümüzdeki dönemde de Türkiye ekonomisine, üretime ve sürdürülebilir büyümeye duyduğumuz güvenle yatırımlarımıza ve dönüşüm projelerimize kararlılıkla devam edeceğiz."</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/oyak-cimentodan-ilk-ceyrekte-107-milyar-lira-net-satis-geliri-78942</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/9/5/1280x720/oyak-cimento-1777382104.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ OYAK Çimento&#039;nun yılın ilk çeyreğinde 10,7 milyar liralık net satış geliri elde ettiği bildirildi. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CIMPOR Global CFO&#039;su Eralp Tunçsoy, &quot;Alternatif yakıt kullanımındaki güçlü seviyemiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarımız, bizi operasyonel anlamda sektörde ayrıştıran en önemli başlıklar arasında yer almaya devam edecek.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
