<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/turkiye-yapay-zeka-eylem-plani-10-milyar-dolarlik-kaynagi-harekete-gecirecegiz-81063</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 16:50:00 +03:00</pubDate>
            <title> Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı: 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beyoğlu'ndaki Rixos Tersane'de düzenlenen Türkiye'nin Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı'nı açıkladığı "Türkiye Yapay Zeka Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, denizcilik tarihinde çok önemli bir yer tutan, Fatih Sultan Mehmet'in temellerini attığı Tersane-i Amire'de zirve dolayısıyla bir arada olduklarını söyledi.</p>
<p>Katılımcıları selamlayarak teşekkürlerini ileten Erdoğan, İstanbul'un 39 ilçesinde, Türkiye'nin 81 ilinde yaşayan tüm vatandaşlara selamlarını, sevgilerini gönderdi.</p>
<p>Erdoğan, zirvenin ülke, millet ve sektörler için hayırlara vesile olmasını dileyerek, zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile programa katkı sunanları tebrik etti.</p>
<p>Zirve kapsamında icra edilen panel ve etkinliklerin, burada yapılacak değerlendirmelerin, herkes için ufuk açıcı olması temennisinde bulunan Erdoğan, "Birazdan 2026-2030 dönemini kapsayan ve bu alanda kritik bir yol haritası olan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'mızı sizlerle ve milletimizle paylaşacağız. Türkiye'yi yapay zeka teknolojilerinde lider ülkeler sınıfına taşıyacak yeni eylem planımızın şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>"Yapay zeka ve yeni dijital teknolojiler olgularla birlikte algıları da dönüştürüyor"</strong></p>
<p>Erdoğan, dünyanın ve insanlığın yeni bir döneme girdiği tarihi günlerden geçtiklerini, bu dönemdeki değişimin, geçmişe nazaran son derece hızlı ve eskilerin deyimiyle "sari" seyrettiğini söyledi.</p>
<p>Diplomasiden ticarete, enerjiden ulaşıma, tarımdan güvenliğe değişimin etkilerinin hemen her alana nüfuz ettiğini belirten Erdoğan, "Yeni bir düzen kurulurken eski nizam ciddi bir sarsıntı yaşıyor. Kimileri bu süreci tarihi bir fırsat olarak görürken, bazıları da bu dönüşümü aşılması gereken bir kriz olarak değerlendiriyor. Öte yandan, yapay zeka ve yeni dijital teknolojilerin 'hakikat ötesi' olarak adlandırılan bu çağda, olgularla birlikte algıları da dönüştürdüğüne, yeni gerçekliğin temel dinamiği haline geldiğine şahit oluyoruz." diye konuştu.</p>
<p>Erdoğan, bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar kolaylaştığının bir gerçek olduğunu ifade ederek, dezenformasyon gibi bilgi düzensizliklerinin de aynı ölçüde yaygınlaştığına dikkati çekti.</p>
<p><strong>"Dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz"</strong></p>
<p>Veriye artık saniyeler içinde ulaşılabildiğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:</p>
<p>"Veri işleme ve veri analizi tarzı süreçleri kolaylıkla yönetebiliyoruz fakat veri emniyeti ve siber güvenlikte oluşacak en küçük zafiyetin hangi ölümcül sonuçlara yol açtığını da çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalarda sık sık görüyoruz. Siyasi, askeri, iktisadi gücün, dijital egemenlikten bağımsız ele alınamayacağını, dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz.</p>
<p>Şunu bugün büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. Türkiye, teknolojideki bu dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biridir. Büyük matematikçimiz, ordinaryüs profesör merhum Cahit Arf, bundan tam 67 yıl önce Erzurum'da verdiği bir konferansta şu soruyu sormuştu: 'Makine düşünebilir mi ve nasıl düşünebilir?' Cahit Arf, aynı konferansta bu sorunun cevabını ararken dinleyicilere şunu söylemişti: 'Hadiseler veya tertiplerin anlaşılması işi bir merdiveni çıkmaya benzetilebilir. Bir basamağa çıkmak kolay bir iştir fakat bin basamağın çıkılması işi bir hayli ter dökmeye bağlıdır.' Bilim ve teknolojiye asırlar boyunca çok önemli katkılar yapmış bir millet olarak o basamakları tek tek çıkmaya bugün de devam ediyoruz."</p>
<p><strong>"AR-GE'den seri imalata tüm aşamaları kendi öz kaynaklarımızla şekillendiriyoruz"</strong></p>
<p>Erdoğan, Türkiye'deki üniversiteler, araştırma merkezleri, bilim ve teknoloji üslerinin, dünyada çığır açan ve ses getiren işlere imza attığını söyledi.</p>
<p>Genç mühendisler, yazılımcılar ve teknisyenlerin yüksek teknoloji gerektiren her alanda yepyeni başarılar elde ettiğini kaydeden Erdoğan, "Önceden dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz. AR-GE'den seri imalata tüm aşamaları kendi öz kaynaklarımızla şekillendiriyoruz." diye konuştu.</p>
<p>Erdoğan, Milli Teknoloji Hamlesi'ni "Türkiye Yüzyılı"nın baş tacı yapacak TEKNOFEST kuşağının, azmiyle, maharetiyle, projeleriyle bugünü ve geleceği nakış nakış işlemeye devam ettiğini belirtti.</p>
<p>Teknolojideki bu başarı hikayesinde payı olan tüm kurumlara, firmalara ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür eden Erdoğan, gençlerin her birine çalışmalarında başarılar diledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:</p>
<p>"Türkiye olarak savunma sanayisindeki birikim ve yeteneklerimizi yapay zeka başta olmak üzere diğer alanlara da yansıtmak için yoğun bir çaba harcıyoruz. Biliyorsunuz, 31 Mart'ta dijital bağımsızlığımızı daha da perçinleyecek yeni nesil mobil iletişim altyapımız 5G'yi hizmete aldık. Siber tehditlere karşı ülkemizin direncini artırmak amacıyla Siber Güvenlik Başkanlığımızı kurduk. 2024'te uzaya fırlattığımız ilk yerli ve milli uydumuz Türksat 6A ile Türkiye'yi dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri yaptık. Son 23 yılda çok az sayıda ülkenin sahip olduğu büyük bir inovasyon altyapısını inşa ettik. TEKNOFEST'lerle, DENEYAP atölyeleriyle, bilim şenlikleri ve bilim fuarlarıyla her yıl milyonlarca gencimizi teknoloji yolculuğuna dahil ettik. Bugün, Türkiye genelindeki 1700'ü aşkın araştırma-geliştirme ve tasarım merkezlerinde araştırmacılarımız, mühendislerimiz ve teknisyenlerimiz geleceğin projelerini geliştiriyor. 114 teknopark, 13 binin üzerinde teknoloji firması, yenilikçi fikirleri ürüne dönüştürüyor."</p>
<p>Teknolojide elde ettikleri kazanımların buz dağının sadece görünen yüzü olduğuna dikkati çeken Erdoğan, yapay zekanın sunduğu fırsatları değerlendirip, "Türkiye Yüzyılı"nda büyük ve güçlü bir Türkiye'yi dijital alanda da inşa etmekte kararlı olduklarını vurguladı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün herkesin "Yapay zeka insana hizmet mi edecek yoksa insanı kontrol mü edecek? Teknoloji şirketleri ellerine geçen bu asimetrik gücü nasıl kullanacak? Hızla büyüyen bu şirketlerin derebeyi hale gelmesinin önü nasıl alınacak? Kişisel veriler üzerinden bireylerin ve toplumların manipülasyonu nasıl engellenecek?" sorularıyla karşı karşıya bulunduğunu, buna verilecek cevapların ise hayati önemde olacağını anlattı.</p>
<p>Türkiye'nin Yapay Zeka Eylem Planı'nın bu hassasiyetlerin ürünü olduğunun altını çizen Erdoğan, "Eylem planımız 'fark et, istifade et, üret ve yönet' olmak üzere 4 temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan 4 eylem üzerine inşa edildi." bilgisini verdi.</p>
<p>Planın birinci ekseni olan "fark et" hedefleri doğrultusunda yapay zekanın ihtiva ettiği fırsat ve riskleri millete aktarıp, toplumun her kesiminde bu konudaki bilinç ve temel etkinlikleri artıracaklarını dile getiren Erdoğan, "Her yaştan insanımızın yapay zekayı doğru anlamasını, güvenli biçimde kullanmasını sağlamak üzere Ulusal Yapay Zeka Okuryazarlığı Programı'nı başlatacağız. 81 ilimizde hayata geçireceğimiz yapay zeka okuryazarlığı atölyeleriyle 2 yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceğiz." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Erdoğan, veriye erişimi kolaylaştırarak, araştırmacıların, girişimcilerin ve kamu kurumlarının veriyi değere dönüştürme sürecini hızlandıracaklarını söyledi.</p>
<p>"Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden milletimizin istifadesine sunacağız." diyen Erdoğan, kullanıcıların haklarını koruyan ve yatırımcılara öngörülebilirlik sağlayan bir düzenleyici çerçeve oluşturacaklarını, orantılı risk yaklaşımına dayalı bu çerçeveyle yeniliğin önünü açarken, vatandaşların mahremiyet ve emniyetini de güvence altına alacaklarını bildirdi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, planın ikinci ekseni olan "istifade et" kapsamında yapay zekayı kamudan sanayiye, eğitimden sağlığa, tarımdan güvenliğe kadar hayatın farklı alanlarında somut faydaya dönüştüreceklerini ifade etti.</p>
<p><strong>"Kamu sektörümüz başarılı ve yerli yapay zeka çözümlerinin ilk alıcısı ve en güçlü referansı olacak"</strong></p>
<p>Veri merkezlerinin uluslararası standartlara uygunluğunu ve enerji verimliliğini teminat altına alacak hukuki düzenlemeyi hayata geçireceklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:</p>
<p>"2030 yılına kadar ülkemizin veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata (GW) çıkaracağız. Elektronik devleti, vatandaşımızın yapay zeka destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimli hale getireceği dönüşüm alanı olarak ele alacağız. Kamu yatırım programlarımızdan yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayıracağız. Kamu sektörümüz başarılı ve yerli yapay zeka çözümlerinin ilk alıcısı ve en güçlü referansı olacak. Sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli alanlarda fikirleri sahada test edilmiş ürünlere dönüştürecek KOBİ'lerimize yapay zeka kuponlarıyla erişilebilir teknoloji sağlayacağız."</p>
<p>Erdoğan, planın üçüncü ekseni olan "üret" hedeflerinde, vatandaşların yapay zeka ile değer üretmesini temin edeceklerini, kendi modellerini geliştireceklerini kaydetti.</p>
<p>Yatırımcılara enerjisi ve altyapısı hazır kampüsler, KOBİ'lere ve araştırmacılara hızlı prototip imkanı sunan yapay zeka büyüme bölgeleri kuracaklarını aktaran Erdoğan, Ulusal Yapay Zeka Araştırma Fonu ile araştırmaların, Yapay Zeka Büyüme Fonu ile girişimlerin gerçekleşmesini ve ölçeklenmesini destekleyeceklerini söyledi.</p>
<p>Erdoğan, Türkçe Büyük Dil Modeli çalışmalarını dijital egemenliği güçlendirmek üzere kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizerek, "Geliştirme çalışmaları devam eden TÜBİTAK'ın yerli dil modeli Bilge, bu yolda katettiğimiz mesafenin önemli bir göstergesidir. Yine T3 Vakfımız ve Baykar iş birliğinde geliştirilen büyük dil modeli ile HAVELSAN'ımızın Main Platformu'ndaki 9 milyar parametreli büyük dil modeli Türkçenin bütün zenginliğini merkeze alan önemli çalışmalardır." diye konuştu.</p>
<p>Turkcell ve diğer mobil iletişim şirketlerinin veri odaklı çalışmalarının Türkiye için kıymetli adımlar olduğunu ifade eden Erdoğan, yapay zekanın imalat sanayisinde ve katma değerli ürünlerde kullanımını yaygınlaştıracak robotik teknoloji kabiliyetlerini derinleştireceklerini dile getirdi.</p>
<p><strong>"Öngörülebilir, hızlı ve koordineli bir yatırım ortamı sağlayacağız"</strong></p>
<p>Erdoğan, planın "yönet" hedefine değinerek, şunları kaydetti:</p>
<p>"'Yönet' hedeflerimiz çerçevesinde ise egemen yapay zeka kapasitemizi güvence altına alacak ve güçlendireceğiz. Bu doğrultuda veri merkezi, bulut ve yapay zeka altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağı harekete geçireceğiz. Uluslararası girişimcilere tek pencereden en çok 30 iş gününde sunacağımız yol haritasıyla öngörülebilir, hızlı ve koordineli bir yatırım ortamı sağlayacağız.</p>
<p>İstanbul'u yapay zeka alanında Türkiye'nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracağız. Terminal İstanbul'u girişimcilerimizin ve küresel yatırımcıların buluşma zemini olarak kullanacağız. OECD, G20, Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda insan merkezli yapay zeka standartlarının belirlenmesinde etkin bir rol üstleneceğiz. Türk Devletleri Teşkilatıyla aşamalı olarak Oğuz, Kıpçak ve Karluk dillerini kapsayan ortak bir Türk dilleri büyük dil modeli geliştireceğiz."</p>
<p>Erdoğan, yenilikçi yapay zeka çözümlerinin kontrollü bir ortamda test edilmesini sağlamak üzere en az 5 öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları kuracaklarını anlatarak, "Planımızın uygulanması, kamu kurumlarımızın, özel sektörümüzün, üniversitelerimiz ve araştırma merkezlerimizin ortak katkısıyla olacaktır. Ulusal Yapay Zeka Kurulu ise bu sürecin yönetişim zeminini teşkil edecektir." dedi.</p>
<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ilgili tüm kurumlarla yakın işbirliği içinde eylemlerin uygulanmasını düzenli olarak takip edeceğini belirten Erdoğan, "Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile harekete geçireceğimiz kaynakların üreteceği katma değerin 1 trilyon lirayı aşmasını bekliyoruz. Türkiye'yi yapay zeka çağının öncü ülkeleri arasına inşallah hep birlikte taşıyacağız. Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda dijital üretimin yüzyılı yapacağız." ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>"Bizim çocukların galibiyetini hep birlikte yaşayacağız"</strong></p>
<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca zirveye ilişkin hazırlanan videonun katılımcılara izletilmesiyle başlayan programda, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da bir konuşma yaptı.</p>
<p>Konuşmaların ardından Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hediye takdim etti.</p>
<p>Hediye takdiminin ardından Erdoğan'a ve katılımcılara, Milli Takım için yapay zeka yardımıyla hazırlanan şarkı dinletildi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın yapıldığı bölgenin eskiden Camialtı Tersanesi olduğunu, ortaöğretimdeyken 7 yıl burada amatör kümede futbol oynadığını belirterek, "Buradan İETT'ye transfer oldum, daha sonra da İETT'de 8 yıl devam ettim. Hayatımızda böyle bir serüven var. İnşallah yarın sabah 07.00'de futbol takımımızın, millilerimizin, bizim çocukların galibiyetini hep birlikte yaşarız, yaşayacağız." ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/turkiye-yapay-zeka-eylem-plani-10-milyar-dolarlik-kaynagi-harekete-gecirecegiz-81063</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/6/3/1280x720/34-1781359024.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı&#039;nı açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, &quot;Eylem planımız &#039;fark et, istifade et, üret ve yönet&#039; olmak üzere 4 temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan 4 eylem üzerine inşa edildi.&quot; dedi. Erdoğan, &quot;81 ilimizde hayata geçireceğimiz yapay zeka okuryazarlığı atölyeleriyle 2 yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceğiz.&quot; ifadelerini kullandı. 2030 yılına kadar Türkiye&#039;nin veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata çıkaracaklarını anlatan Erdoğan, &quot;&#039;Yönet&#039; hedeflerimiz çerçevesinde egemen yapay zeka kapasitemizi güvence altına alacak ve güçlendireceğiz. Bu doğrultuda veri merkezi, bulut ve yapay zeka altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağı harekete geçireceğiz.&quot; açıklaması yaptı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/aciga-satis-yasagi-tekrar-uzatildi-81062</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 16:41:00 +03:00</pubDate>
            <title> Açığa satış yasağı tekrar uzatıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul AŞ pay piyasalarında açığa satış işlemlerinin yasaklanmasına ilişkin tedbir ve uygulamalara devam edilmesini kararlaştırdı.</p>
<p>SPK, duyurusuna göre, açığa satış işlemlerine ilişkin yasağın yanı sıra kredili sermaye piyasası işlemleri süresince öz kaynak oranının esnetilerek uygulanmasına yönelik tedbirlerin 26 Haziran'a kadar devam edeceği bildirildi.</p>
<p>Açığa satış yasağı 12 Haziran'da sona ermişti. </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/aciga-satis-yasagi-tekrar-uzatildi-81062</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/11/borsa-istanbul-bist.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Sermaye Piyasası Kurulu, 12 Haziran&#039;da biten açığa satış yasağını 26 Haziran&#039;a kadar uzattı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/etimesgut-havalimani-yeni-adiyla-aciliyor-81061</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 16:04:00 +03:00</pubDate>
            <title> Etimesgut Havalimanı yeni adıyla açılıyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara Havalimanı'nın açılışı hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Başkentin ev sahipliği yapacağı 7-8 Temmuz'daki NATO Zirvesi'nde de dünya liderlerinin karşılanacağı havalimanını yeni ismiyle duyuran Uraloğlu, "Başkent hazır, Türkiye hazır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımlarıyla Ankara Havalimanı'nı hizmete açıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Uraloğlu, paylaşımda yer verdiği görselde, törenin 15 Haziran Pazartesi günü gerçekleştirileceğini kaydetti.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/etimesgut-havalimani-yeni-adiyla-aciliyor-81061</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/4/7/1280x720/etimesgut-askeri-havaalani-1769575925.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Etimesgut Havalimanı&#039;nın &quot;Ankara Havalimanı&quot; olarak 15 Haziran&#039;da açılacağını duyurdu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/bakan-uraloglu-duyurdu-yerli-manevra-lokomotifi-tanzanyaya-ihrac-edilecek-81060</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 15:59:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bakan Uraloğlu duyurdu: Yerli manevra lokomotifi Tanzanya&#039;ya ihraç edilecek</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi AŞ (TÜRASAŞ) tarafından yerli ve milli imkanlarla üretilen "DE 10000 Manevra Lokomotifi"nin Tanzanya'ya ihraç edileceğini duyurdu. </p>
<p>Yazılı açıklamasında, yerli ve milli demir yolu araçları vizyonu sayesinde Türkiye'nin artık kendi lokomotiflerini üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna ulaştığını belirten Uraloğlu, "Yaptığımız yatırımlarla demir yollarımızda yerli ve milli araçlarımızın kullanımını her geçen gün artırıyoruz. Bununla birlikte yalnızca ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamakla yetinmiyor, geliştirdiğimiz ve ürettiğimiz demir yolu araçlarını uluslararası pazarlara da sunuyoruz. Türk mühendisliği ve işçiliğinin ürünü olan araçlarımızın yurt dışında tercih edilmesi bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Yaptığımız görüşmeler neticesinde TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğünde ürettiğimiz lokomotifimizin Afrika'nın doğusunda yer alan Tanzanya'ya ihraç edileceğini duyurmaktan memnuniyet duyuyorum." ifadesini kullandı.</p>
<p>Uraloğlu, Türkiye'nin ve Orta Doğu'nun en büyük raylı sistem araç üreticilerinden TÜRASAŞ'ın üretimdeki başarısının kıtaları aşarak Afrika'ya ulaştığını vurguladı.</p>
<p>İlk yerli ve milli dizel elektrikli lokomotif "DE 10000"in Tanzanya demir yolu filosunda hizmet vereceğini belirten Uraloğlu, "Bu ihracat, yerli ve milli demir yolu sanayimizin ulaştığı seviyenin ve uluslararası alanda gördüğü güvenin önemli bir göstergesidir." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>"Yerli Özgün Motor kullanıldı"</strong></p>
<p>Uraloğlu, TÜBİTAK KAMAG Projesi kapsamında TÜRASAŞ-TÜBİTAK ortaklığında üretilen 1000 hp üzeri ilk yerli ve milli dizel motor olan "Özgün Motor"un Tanzanya'ya ihraç edilecek lokomotifte kullanıldığını bildirdi.</p>
<p>Yüksek yerlilik oranıyla geliştirilen ve tüm fikri mülkiyet haklarının Türkiye'ye ait olduğu Özgün Motor'un ilk kez yerli bir lokomotif platformunda kullanılarak uluslararası pazarlara ihraç edileceğini belirten Uraloğlu, şunları kaydetti:</p>
<p>"Motor geliştirme sürecinde kazanılan mühendislik, bilgi birikimi ve tasarım kabiliyeti, Türkiye'nin güç sistemleri alanındaki teknolojik yetkinliğini bir üst seviyeye taşıdı. Ticarileşme aşamasına ulaşan motor, demir yolu başta olmak üzere farklı sektörlerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek stratejik bir ürün olarak öne çıkıyor."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/bakan-uraloglu-duyurdu-yerli-manevra-lokomotifi-tanzanyaya-ihrac-edilecek-81060</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/6/0/1280x720/uraloglu-1781355763.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, &quot;Yaptığımız görüşmeler neticesinde TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğünde ürettiğimiz lokomotifimizin Afrika&#039;nın doğusunda yer alan Tanzanya&#039;ya ihraç edileceğini duyurmaktan memnuniyet duyuyorum.&quot; açıklaması yaptı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/tdi-konak-rihtimi-ozellestirilecek-81059</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 15:52:00 +03:00</pubDate>
            <title> TDİ Konak Rıhtımı özelleştirilecek</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığının (ÖİB), Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ'ye (TDİ) ait bazı taşınmazlar ile TDİ Konak Rıhtımı İşletmesinin "işletme hakkının verilmesi"ne ilişkin duyurusu, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, TDİ'ye ait İzmir'in Konak ilçesi Ahmetağa Mahallesi'ndeki bazı taşınmazlar ile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanda faaliyet gösteren TDİ Konak Rıhtımı İşletmesi bir bütün halinde işletme hakkının verilmesi yöntemiyle 36 yıllığına özelleştirilecek.</p>
<p>İhale şartnamesi 150 bin lira ve geçici teminat bedeli 90 milyon lira olarak belirlendi.</p>
<p>İhale, birden fazla teklif sahibinden kapalı zarfla teklif almak ve görüşmeler yapmak suretiyle "pazarlık" usulüyle gerçekleştirilecek. Süreç, pazarlık görüşmelerine devam edilen teklif sahiplerinin katılımıyla yapılacak açık artırmayla sonuçlandırılacak.</p>
<p>İhaleye katılmak isteyenlerin 5 Ağustos'a kadar teklif vermesi gerekiyor.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/tdi-konak-rihtimi-ozellestirilecek-81059</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/10/resmi-gazete-1.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TDİ&#039;ye ait İzmir&#039;in Konak ilçesindeki bazı taşınmazlar ile TDİ Konak Rıhtımı İşletmesi bir bütün halinde işletme hakkının verilmesi yöntemiyle ÖİB tarafından özelleştirilecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/saglik-inovasyon-programi-kapsaminda-kazanan-start-uplar-belli-oldu-81057</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 14:40:00 +03:00</pubDate>
            <title> Sağlık İnovasyon Programı kapsamında kazanan start-up’lar belli oldu </title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>MEHMET KAYA/ANKARA</strong></p>
<p>Novartis Türkiye öncülüğünde Tenity, MEXT ve İsviçre Büyükelçiliği ile Swissnex desteğiyle uygulanan, sağlık alanında yenilikçi start-up projelerinin yarıştığı Sağlık İnovasyon Programı sonuçlandırıldı. Projeye 20 ayrı ülkeden 103 girişimin katıldığı açıklanan programın final nitelikli “İnovasyon Günü”nde 11 girişim sunumunu yaptı ve jüri 3 girişimi seçti. Bu start-up girişimler, çoğunluğu ağlara erişim ve iş geliştirmeye yönelik desteklerden yararlanacak. </p>
<p>Yarışma öncesi düzenlenen basın toplantısında konuşan Novartis Türkiye Ülke Başkanı Serkan Barış, Türkiye’de üretim ve ihracat yaptıklarını hatırlatarak, ayrıca Türkiye’de klinik araştırmalara en fazla destek veren firmalardan biri olduklarını, erken fazlardaki araştırmaları yapmayı da istediklerini vurguladı. Barış, Sağlık İnovasyon Programının sağlık ve finansı birlikte değerlendiren yaklaşımıyla farklılaştığını belirterek, “Çoğunlukla erken tanı ve tarama, tedaviye uyum, hasta yolculuğunun iyileştirilmesi, sağlık hizmetlerinin finansal sürdürülebilirliğinin sağlanması konusunda girişimci firmalarımızdan başlıklar duyacağız” dedi. </p>
<p><strong>Erdem: Türkiye’nin sağlık inovasyonu alanında fırsat penceresi var</strong></p>
<p>MESS tarafından kurulan ve kâr amacı gütmeyen teknoloji merkezi MEXT’in Genel Müdürü Efe Erdem de Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi olarak tescil edildiklerini, yarışma finalistlerine bu ağa erişme imkanı vereceklerini kaydetti. Yapay zeka ile sağlıkta büyük bir potansiyel gördüklerini belirten Erdem, “Ülkemizin çok dinamik ve genç bir girişimci profili var. Finalist 11 girişime baktığımız zaman dünyadaki sağlık trendlerini çok doğru okuduklarını görüyoruz. Ülkemizde diğer ülkelere göre daha olgun bir veri altyapısı var. Yapay zekanın ham maddesinin veri olduğunu düşünecek olursak ciddi bir avantaj sağlama imkanımız olduğunu düşünüyoruz. Sağlık odaklı yeni platformlar ülkemizde hayata geçiriliyor. Biz de hem sağlık bilimleri hem yapay zekaya önem veren bir ülkenin desteklediği girişimcilerin global arenada fırsat yakalayacağını düşünüyoruz. MEXT olarak bu doğrultuda tüm müktesebatımızı hem bu programın paydaşlarına hem ülkemizdeki girişimcilere sunmaya hazırız” diye konuştu. </p>
<p>İsviçre’nin Türkiye Büyükelçisi Guillaume Scheurer de basın toplantısında, İsviçre’nin bilim-teknoloji-inovasyon alanındaki küresel faaliyetlerini yürüten Swissnex platformunun bulunduğunu belirterek, ülkelerde kurdukları işbirliklerini kıymetli bulduklarını söyledi.</p>
<p><strong>Finalistler büyüme aşamasına geçmiş girişimler </strong></p>
<p>Basın toplantısında bir soruyu yanıtlayan start-up yarışma organizasyonu-firma seçimi ile bu tür girişimleri küresel pazara taşıma alanında çalışan Tenity’nin Ülke Müdürü Sabina Babayeva, büyüme aşamasına geçmiş, bazıları yatırım almış girişimlere odaklandıklarını belirterek, “Bu programda firmaların bir iş birliği, partnerlik, bir fırsat varsa bunu yakalamasını istedik. Start-up deyince genç, daha yeni, üniversite öğrencilerinden oluşan takımlar akla gelir. Burada ise (başvuranların) Novartis gibi global şirketlerle birlikte çalışma potansiyeline sahip olmasını istedik. O nedenle katılan şirketlerin bazılarının yatırım almış, satış gerçekleştiren firmalardan olduğunu söyleyebilirim” dedi. Serkan Barış da seçilen girişimlere Novartis, MEXT ve diğer paydaşların ağlara katılma, danışmanlık-yönlendiricilik, global arenada görünürlük sunacağını açıkladı. </p>
<p>Yapılan sunumların ardından inme, onkoloji ve pulmoner görüntüleme alanında yapay zeka destekli görüntüleme ve erken tanı çözümü sunan HEVI AI birinci olurken, yapay zeka destekli kronik hastalık yönetimi çözümü sunan Albert Health ikinci, yapay zeka destekli klinik veri yönetimi çözümü sunan Tenacio üçüncü oldu. <br />Finalist 11 proje içinde kritik hastalık alanlarında (kardiyovasküler, renal ve metabolizma hastalıkları, meme kanseri, SMA, ürtiker) ve alternatif finansman konusunda, sağlık hizmetlerine erişimin artırılması, dijital dönüşümün desteklenmesi ve hasta deneyiminin iyileştirilmesine yönelik çözümler yer aldı.  </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/saglik-inovasyon-programi-kapsaminda-kazanan-start-uplar-belli-oldu-81057</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/5/7/1280x720/3463-1781351142.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Novartis Türkiye öncülüğünde düzenlenen Sağlık İnovasyon Programı sonuçlandırıldı. Türkiye’de üretim ve ihracat yaptıklarını anımsatan Novartis Türkiye Ülke Başkanı Serkan Barış, erken fazlardaki araştırmaları yapmayı da istediklerini söyledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bu-hafta-borsa-kazandirdi-altinda-dusus-devam-etti-81051</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:26:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bu hafta borsa kazandırdı, altında düşüş devam etti</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 1,78 artışla 13.938,48 puandan tamamladı.</p>
<p>Endeks, hafta içinde en düşük 13.567,35 puanı, en yüksek 14.125,84 puanı gördü.</p>
<p>Borsa İstanbul'da aynı dönemde mali endeks yüzde 5,41 değer kazancıyla 19.643,91 puana teknoloji endeksi yüzde 2,22 artışla 47.450,78, sanayi endeksi yüzde 2,26 düşüşle 17.757,54 puana, hizmetler endeksi yüzde 0,26 azalışla 12.717,60 puana geriledi.</p>
<p>Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 16,09 ile Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ ilk sırada yer aldı.</p>
<p>Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ'yi yüzde 13,39 ile Yapı ve Kredi Bankası ve yüzde 12,56 ile Akbank izledi.</p>
<p>Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 33,33 ile Margün Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ, yüzde 16,25 ile Astor Enerji ve yüzde 15,82 ile Fenerbahçe Futbol AŞ oldu.</p>
<p>Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 692 milyar 900 milyon lirayla ASELSAN, 570 milyar 780 milyon lirayla Garanti BBVA ve 558 milyar lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ oldu.</p>
<p><strong>Altın değer kaybetti</strong></p>
<p>24 ayar külçe altının gram fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 3,66 azalışla 6 bin 232 lira, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 3,64 düşüşle 42 bin 6 lira oldu.</p>
<p>Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftadaki kapanışının yüzde 3,66 altında 10 bin 439 liraya geriledi.</p>
<p>Doların satış fiyatı yüzde 0,39 artarak 46,2650 liraya yükselirken, euronun satış fiyatı yüzde 0,39 artışla 53,5740 lira oldu.</p>
<p>Geçen hafta 61,8050 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 0,42 artışla 62,0620 liraya yükseldi.</p>
<p>İsviçre frangı da yüzde 0,08 değer kaybederek 58,0880 liradan alıcı buldu.</p>
<p> </p>
<p>(AA)</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bu-hafta-borsa-kazandirdi-altinda-dusus-devam-etti-81051</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/5/6/1280x720/dolaraltin-gold-1779164059.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Borsa haftayı yüzde 1,78 artışla tamamlarken, 24 ayar külçe altının gramı yüzde 3,66, Cumhuriyet altınının satış fiyatı yüzde 3,64, çeyrek altının satış fiyatı yüzde 3,66 düştü. Dolar ve euro yüzde 0,39 değer kazandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/2-ilde-23-tasinmaz-ozellestirilecek-81049</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:18:00 +03:00</pubDate>
            <title> 2 ilde 23 taşınmaz özelleştirilecek</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Özelleştirme İdaresi Başkanlığının (ÖİB), bazı taşınmazların özelleştirme kapsamına alınması ve plan değişikliklerine yönelik kararlarına onay verildi.</p>
<p>Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı, Muğla'nın Datça ilçesi Emecik Mahallesi'ndeki 19 taşınmaz özelleştirme kapsam ve programına alındı.</p>
<p>Mülkiyeti Ankara Üniversitesi Rektörlüğü adına kayıtlı Ankara'nın Çankaya ilçesi Dikmen Mahallesi'ndeki 4 taşınmazın da özelleştirilmesi kararlaştırıldı.</p>
<p>Özelleştirmelerin, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuk tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak yapılmasına ve 31 Aralık 2028'e kadar tamamlanmasına karar verildi.</p>
<p>Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı, özelleştirme kapsam ve programında bulunan Ankara'nın Yenimahalle ilçesi Yuva Mahallesi'ndeki taşınmaza, "gelişme konut, anaokulu, ilkokul, ortaokul, sağlık tesisi, sosyal tesis alanları ile cami, belediye hizmet alanı, rekreasyon alanı, teknik altyapı alanı, park ve yol" kullanım kararları getirilmesine yönelik nazım imar ve uygulama imar planları onaylandı.</p>
<p>Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı, İstanbul'un Ataşehir ilçesi Kayışdağı Mahallesi'ndeki taşınmazlara, "ticaret-turizm konut, anaokulu, ilkokul, ortaokul, mesleki ve teknik öğretim tesisi, resmi kurum alanları ile özel sosyal tesis, özel sağlık tesisi alanı, cami, park, raylı toplu taşıma istasyon alanı, trafo alanı ve yol" kullanım kararları getirilmesine yönelik nazım imar planı değişikliği ile uygulama imar planının onaylanmasına karar verildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/2-ilde-23-tasinmaz-ozellestirilecek-81049</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/03/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Muğla ve Ankara&#039;da bulunan toplam 23 taşınmaz özelleştirilecek. İstanbul ve Ankara&#039;daki imar plan değişiklikleri de onaylandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/enerji/yer-alti-maden-isletmeleriyle-ilgili-degisiklik-resmi-gazetede-81048</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:11:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yer altı maden işletmeleriyle ilgili değişiklik Resmi Gazete&#039;de</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Yer altı maden işletmelerine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, yer altı kömür işletmeciliğine başlanılarak hazırlık faaliyetinde bulunulan işletmelerde destek katsayısı 0,8 oldu.</p>
<p>Randıman, yer altı taş kömürü işletmeciliği faaliyeti yürütülen işletmelerde yevmiyesi 250 kilogram (kilogram/yevmiye) değerinden küçükse destek katsayısı 0,8 olacak, eşit ve bu değerden büyükse ve 500 kilogram/yevmiye değerinden küçükse 0,9 olarak, 500 kilogram/yevmiye değerine eşit ya da büyükse 1 olarak uygulanacak.</p>
<p>İlgili madde kapsamında 2026-2028 dönemi için yer altında çalışan işçi başına işverene verilecek destek tutarları da belirlendi.</p>
<p>Bu çerçevede, destek ödemesi talep edilen ilgili ay için gerekli şartların sağlanması halinde, destek ödemesine esas tutarın yarısı ödenecek.</p>
<p>Talep edilen ayda ilgili iş yerinde üretilen kömür miktarının, bir önceki yılın aynı ayındaki üretim miktarına kıyasla en az yüzde 10 arttığının tespit edilmesi halinde, destek ödemesine esas tutarın yarısı ilgili bende ilave olarak ödenecek.</p>
<p>Destek ödemesi hesaplanmasında, bir önceki yılın aynı ayında üretim yapılmadığının tespiti halinde, herhangi bir kıyaslama şartı aranmaksızın destek ödemesine esas tutarın yarısı ilgili bende ilave olarak verilecek.</p>
<p>Yer altı kömür işletmeciliğine yeni başlanılarak hazırlık faaliyetlerinde bulunulan işletmelerde, talep edilen ay için destek ödemesine esas tutarın tamamı ödenecek.</p>
<p>Karar, 1 Ocak'tan geçerli olmak üzere bugün yürürlüğe girdi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/enerji/yer-alti-maden-isletmeleriyle-ilgili-degisiklik-resmi-gazetede-81048</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/maden-medencilik.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Yer altı maden işletmelerinde meydana gelen maliyet artışlarının karşılanması amacıyla destek verilmesi hakkındaki kararda yapılan değişiklik Resmi Gazete&#039;de yayımlandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/mevzuat/kazakistan-plakali-araclara-uluslararasi-tasima-yetkisi-81046</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 10:50:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kazakistan plakalı araçlara uluslararası taşıma yetkisi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Kazakistan plakalı taşıtlara uluslararası taşımalar kapsamında yetki verilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca her yıl belirlenecek kota dahilinde Kazakistan plakalı taşıtlara da uluslararası taşıma yetkisi verilecek.</p>
<p>Söz konusu kota, Türkiye'ye demir yolu, deniz yolu veya hava yoluyla gelen ve varış noktasından kara yolu taşıtlarıyla üçüncü ülkelere gidecek yüklerin taşınmasında kullanılacak.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/mevzuat/kazakistan-plakali-araclara-uluslararasi-tasima-yetkisi-81046</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/05/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Resmi Gazete&#039;de yayımlanan karara göre, Kazakistan plakalı taşıtlara uluslararası taşımalar kapsamında yetki verilecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/vergi-borclarinda-teminatsiz-taksitlendirme-siniri-10-milyon-liraya-cikarildi-81045</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 10:46:00 +03:00</pubDate>
            <title> Vergi borçlarında teminatsız taksitlendirme sınırı 10 milyon liraya çıkarıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Vergi borçlarının taksitlendirilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, mükelleflerin borçlarını taksitler halinde ödemesini kolaylaştırmak amacıyla teminat alınmadan tecil edilebilecek tutar 250 bin liradan 10 milyon liraya çıkarıldı.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/vergi-borclarinda-teminatsiz-taksitlendirme-siniri-10-milyon-liraya-cikarildi-81045</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/7/7/2/1280x720/vergi-kdv-tl-1767250698.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Vergi borçlarının taksitlendirilmesinde teminatsız tecil yapılabilecek tutar 250 bin liradan 10 milyon liraya çıkarıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/mevzuat/10-ilde-acele-kamulastirma-kararlari-81042</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:59:00 +03:00</pubDate>
            <title> 10 ilde acele kamulaştırma kararları</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>10 ilde enerji iletim altyapısı projeleri kapsamında bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararları Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla Afyonkarahisar, Aksaray, Aydın, Bilecik, İzmir, Konya, Nevşehir ve Sivas illerinde belirlenen güzergahlara isabet eden taşınmazların elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildi.</p>
<p>Sakarya'nın Geyve ilçesinde 154 kV Pamukova RES-(Geyve RES TM-Paşalar TM) (Girdi-Çıktı) (Kuzey-Güney) Enerji İletim Hattı Projesi kapsamında belirlenen güzergahlara isabet eden bazı taşınmazlar direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) Genel Müdürlüğünce acele kamulaştırılacak.</p>
<p>Ayrıca, 154 kV G24 Kütahya GES TM-Altıntaş TM Enerji İletim Hattı Projesi kapsamında bazı taşınmazların da TEİAŞ tarafından direk yerleri mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarileri ise irtifak hakkı kurmak suretiyle TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/mevzuat/10-ilde-acele-kamulastirma-kararlari-81042</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/resmi-gazete-1.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Enerji iletim altyapısı projeleri nedeniyle Afyonkarahisar, Aksaray, Aydın, Bilecik, İzmir, Konya, Nevşehir, Sivas, Sakarya ve Kütahya&#039;da bazı taşınmazlar acele kamulaştırılacak. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/is-bankasindan-13-milyar-dolarlik-surdurulebilir-sendikasyon-kredisi-81036</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:06:00 +03:00</pubDate>
            <title> İş Bankası&#039;ndan 1,3 milyar dolarlık sürdürülebilir sendikasyon kredisi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye İş Bankası, 658,8 milyon dolar ve 520,3 milyon euro tutarında 367 gün vadeli sürdürülebilir sendikasyon kredisi sağladığını duyurdu.</p>
<p>Yaklaşık 1,3 milyar dolarlık kredi, bankanın sürdürülebilir finansman çerçevesi doğrultusunda çevresel ve/veya sosyal fayda odaklı faaliyetlerinin finansmanında kullanılacağı bildirildi.</p>
<p>Yapılan açıklamaya göre, küresel piyasalarda risk iştahının dalgalı seyrettiği bir ortamda önceki döneme göre daha düşük bir fiyat seviyesinden tamamlanan işleme Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Amerika'daki 18 ülkeden 47 banka katıldı.</p>
<p>Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye'nin sürdürülebilir ekonomik gelişimine sundukları desteğin devamı niteliğindeki bu işlemle, geçen yılın aynı döneminde temin ettikleri sendikasyon kredisini yenileyerek uluslararası piyasalarda hem bankalarına hem de Türkiye ekonomisine duyulan güveni bir kez daha teyit ettiklerini belirtti.</p>
<p>Aran, ilgili kredinin, İş Bankasının sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürüttüğü çok boyutlu çalışmalar için güçlü bir kaynak niteliği taşıdığını kaydetti.</p>
<p>Sağlanan finansmanı etkin bir şekilde kullanarak sürdürülebilir ekonomik büyümeye katkı sunacaklarını vurgulayan Aran, şunları kaydetti:</p>
<p>"Ayrıca net sıfır hedeflerimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz iklim dönüşüm planının uygulanmasını destekleyeceğiz. Finansmanın dönüştürücü gücünden yararlanarak, emisyon yoğun sektörlerde belirlediğimiz azaltım hedeflerine ulaşmak ve sektörel dönüşümü hızlandırmak amacıyla müşterilerimize sunduğumuz yeşil finansman çözümlerini çeşitlendirmeye devam edeceğiz. Gerçekçi, iddialı ve uygulanabilir adımlarla şekillendirdiğimiz iklim stratejimiz ve sektörler bazında oluşturduğumuz somut yol haritalarıyla, reel sektörün düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine ve müşterilerimizin yeşil dönüşüm yolculuğuna öncülük etmeyi sürdüreceğiz."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/is-bankasindan-13-milyar-dolarlik-surdurulebilir-sendikasyon-kredisi-81036</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/7/8/1280x720/hakan-aran-1756134973.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Banka tarafından temin edilen yaklaşık 1,3 milyar dolarlık sürdürülebilir sendikasyon kredisiyle ilgili açıklama yapan İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, &quot;Gerçekçi, iddialı ve uygulanabilir adımlarla şekillendirdiğimiz iklim stratejimiz ve sektörler bazında oluşturduğumuz somut yol haritalarıyla, reel sektörün düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine ve müşterilerimizin yeşil dönüşüm yolculuğuna öncülük etmeyi sürdüreceğiz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/enerji/10-yillik-yekdem-sonrasi-ihtiyac-fazlasi-enerji-fiyati-belli-oldu-81047</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> 10 yıllık YEKDEM sonrası ihtiyaç fazlası enerji fiyatı belli oldu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Lisanssız üretim faaliyetinde bulunan ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) Desteklenme Mekanizmasına tabi olduğu 10 yıllık sürenin bitiminden itibaren lisanssız üretim faaliyetine devam eden elektrik üretim tesislerinde üretilen ihtiyaç fazlası elektrik enerjisine ilişkin Cumhurbaşkanı kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>
<p>Buna göre, Elektrik Piyasası Kanunu'nun ilgili maddesi kapsamında lisanssız üretim faaliyetinde bulunan ve YEK Desteklenme Mekanizmasına tabi olduğu 10 sürenin bitiminden itibaren lisanssız üretim faaliyetine devam eden elektrik üretim tesislerinde üretilen ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi için uygulanacak fiyat ile usul ve esaslar belirlendi.</p>
<p>Bu kapsamda, 10 yıllık lisanssız üretim süresi dolan ve kanunun ilgili maddesi kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı lisanssız üretim faaliyetine devam eden elektrik üretim tesislerinde tüketim tesisi ile aynı ölçüm noktasında olan lisanssız elektrik üretim tesislerinde üretilen elektrik enerjisinin tamamı satışa konu edilebilecek.</p>
<p>Ayrıca, tüketim tesisi ile farklı ölçüm noktasında olan lisanssız elektrik üretim tesislerinde ihtiyacın üzerinde üretilen elektrik enerjisi satışa konu edilebilecek.</p>
<p>Satışa konu edilebilecek ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi miktarı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenecek. İhtiyaç fazlasının üzerinde sisteme verilen elektrik enerjisi YEK Destekleme Mekanizmasına bedelsiz katkı olarak dikkate alınacak.</p>
<p>Lisanssız elektrik üretim tesislerinde ihtiyacın üzerinde üretilen elektrik enerjisinin iletim veya dağıtım sistemine verilmesi halinde, saatlik mahsuplaşma sonrasında sisteme verilen elektrik enerjisi için uygulanacak alım fiyatı, ilgili kanun kapsamında lisanslı üretim tesisleri için tesis tipi bazında uygulanan güncel YEK Destekleme Mekanizması fiyatının yüzde 90'ının virgülden sonra iki hane olacak şekilde yuvarlanmasıyla elde edilen değer olacak.</p>
<p>Bu değer, elektrik piyasasında oluşan saatlik piyasa takas fiyatını geçemeyecek. Lisanssız üretim faaliyeti kapsamında satışa konu edilebilecek elektrik enerjisinin ilgili görevli tedarik şirketi tarafından satın alınması zorunlu olacak.</p>
<p>Bu madde gereğince görevli tedarik şirketleri tarafından satın alınan elektrik enerjisi, ilgili görevli tedarik şirketleri tarafından YEK Destekleme Mekanizması kapsamında üretilmiş ve sisteme verilmiş kabul edilecek.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/enerji/10-yillik-yekdem-sonrasi-ihtiyac-fazlasi-enerji-fiyati-belli-oldu-81047</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Lisanssız üretim faaliyetinde bulunan YEKDEM&#039;e tabi olduğu 10 yıllık sürenin bitiminden itibaren lisanssız üretim faaliyetine devam eden elektrik üretim tesislerinde üretilen ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi için uygulanacak fiyat ile uygulamayla ilgili usul ve esaslar belirlendi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/siirtteki-petrol-arama-ruhsati-uzatildi-81044</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Siirt&#039;teki petrol arama ruhsatı uzatıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, TPAO'nun Siirt'te sahip olduğu AR/TPO/K/L47-c3 pafta no.lu petrol arama ruhsatının süresi, bölgenin hidrokarbon potansiyelinin ortaya çıkarılarak ülke ekonomisine kazandırılması amacıyla 4 Temmuz 2026'dan 4 Temmuz 2028'e uzatıldı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/siirtteki-petrol-arama-ruhsati-uzatildi-81044</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/01/tpao.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TPAO&#039;nun Siirt&#039;te sahip olduğu petrol arama ruhsatının süresi 2 yıl uzatıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/udy-nisanda-11-milyar-dolar-81035</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 08:45:00 +03:00</pubDate>
            <title> UDY nisanda 1,1 milyar dolar</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Uluslararası Yatırımcılar Derneği, Merkez Bankası Ödemeler Dengesi İstatistikleri’nin açıklanmasının ardından, Rakamlarla Uluslararası Doğrudan Yatırımlar (UDY) Bülteni’ni yayımladı.</p>
<p>Güncel resmi verilere göre, yılın ilk 4 ayında Türkiye’ye gelen toplam UDY miktarı, 3,7 milyar dolara ulaştı. Yılın ilk 4 ayında 2025’in aynı dönemine kıyasla yüzde 12’lik bir artış kaydedildi. Yılın ilk 4 ayının toplamı değerlendirildiğinde Türkiye’ye en çok yatırım yapan üç ülke; yüzde 22’lik payı ile Almanya, yüzde 21’lik payı ile ABD ve yüzde 12’lik payı ile Birleşik Krallık (BK) olarak sıralandı. 2003'ten itibaren Türkiye’ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 291 milyar doları aştı.</p>
<p>Geçen nisan ayında gerçekleşen toplam Uluslararası UDY girişi 1,1 milyar dolar olarak hesaplanırken, bu yatırımların 706 milyon doları yatırım sermayesi şeklindeydi. Nisan ayındaki toplam UDY’nin 443 milyon doları borçlanma araçları, 164 milyon doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Aynı ay içerisinde yatırım tasfiyelerinin 226 milyon dolar değerinde aşağı yöndeki etkisiyle, Nisan ayındaki toplam UDY girişi 1,1 milyar dolar oldu. 2026 yılının Nisan ayı içerisinde gerçekleşen 706 milyon dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 145 milyon dolarlık yatırım girişi ile kimyasalların, kimyasal ürünlerin ve temel eczacılık ürünleri ile malzemelerinin imalatı, yüzde 21’lik bir pay aldı. Gıda, içecek ve tütün ürünleri imalatı ve toptan ve perakende ticaret sırasıyla yüzde 19 ve yüzde 12’lik paylarıyla aynı ay içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/udy-nisanda-11-milyar-dolar-81035</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/2/6/7/1280x720/dolar-dollar-1776399941.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Uluslararası Yatırımcılar Derneği verilerine göre, uluslararası doğrudan yatırımlar nisanda 1,1 milyar dolar, ilk 4 ayda da 3,7 milyar dolar oldu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/dezenflasyon-sureci-birkac-ay-gecikmeyle-tekrar-yoluna-girecek-81034</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 08:37:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Dezenflasyon süreci birkaç ay gecikmeyle tekrar yoluna girecek&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ŞEBNEM TURHAN</strong></p>
<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, birkaç aylık gecikmeye rağmen dezenflasyon sürecinin tekrar yoluna gireceğini belirterek, "Fiyat istikrarının sağlanması çok önemli çünkü nihai hedefimiz sürdürülebilir yüksek büyüme” dedi. Şimşek, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada mali disipline ilişkin bir endişe olmadığını vurgulayarak, “Deprem harcamalarına rağmen mali disiplini çok güçlü bir şekilde tesis ettik. Enflasyonun kalıcı şekilde düşük tek haneye indirilmesi için maliye politikası ve reform alanıyla en güçlü desteği vermeye devam edeceğiz. Biraz gecikse de bunu başaracağız; şoklara rağmen önemli olan ilerlemedir” açıklamasını yaptı. Savaşın etkilerini sınırlamak özellikle ham petrolün pompaya yansımasını sınırlamak için attıkları adımlara rağmen bütçe hedeflerini tutturacaklarını söyleyen Şimşek, “Bütçe açığının GSYH'ya oranı için bu sene hedef yüzde 3.5; eşel mobile rağmen büyük ihtimalle bundan daha iyi bir performans ortaya koyacağız” dedi. Şimşek, “Bu yılı yüzde 3 veya altı bir cari açıkla kapatırız. Sermaye çıkışlarına, savaşın etkilerine, altın fiyatlarındaki düşüşe rağmen rezervler kritik eşiklerin üzerinde veya yakınında. Rezervlerde altın fiyatlarındaki gerilemenin olumsuz etkilerini yaşadık. Rezervdeki değişimin neredeyse %40'ına yakını altın fiyatlarındaki değişim kaynaklı" diye konuştu.</p>
<p>Bakan Şimşek savaş döneminde hanehalkının önceki şoklardan farklı davranışını ise şöyle anlattı: “Geçen yıl çoklu şok yaşadık ve o dönem hanehalkı döviz talebi 5.2 milyar dolar oldu. İki yıl önce yerel seçimlere gidilirken endişelerle 9 milyar dolarlık talep vardı. Şu anda rn tarihin en büyük arz şoku var, savaş var ama savaş başımdan bu yana hanehalkının talebi bırakın döviz satışı var. Şubat sonundan bu yana 1.8 milyar dolar satışı var. Altına bir miktar talep oldu ama bu döviz satışı önemli. Hanehalkının finansal programın devamına olan inancını ortaya koyuyor.” Şimşek yurt içinde ve yurt dışında bulunan varlıkların ekonomiye kazandırılmasına ilişkin düzenleme ile yapılan istisnaların FATF kuralları ile tam uyumlu olduğunu bu kararın para aklamaya bir istisna tanımadığını vurguladı.</p>
<h2>"Sıkı duruş kararlılıkla sürüyor"</h2>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın Türkiye Bankalar Birliği Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada temel önceliklerinim fiyat istikrarı olduğunu vurgulayarak sıkı duruşlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirtti. Küresel ve bölgesel gelişmelerin enerji piyasaları üzerinde yarattığı baskıya dikkat çeken Karahan, "Enerji fiyatlarındaki hızlı artış sebebiyle enfl asyonda nisan ayında bir artış gerçekleşti" dedi. Bu durumun fiyatlama davranışları üzerindeki olumsuz etkilerini yakından takip ettiklerini belirten Karahan, dezenflasyon hedeflerinden sapma yaşanmaması için makro ihtiyati tedbirlerin ve likidite yönetiminin etkin bir şekilde kullanılmaya devam edeceğini aktardı. Karahan, “Sıkı para politikası duruşumuz, dengelenen iç talep, sağlıklı cari denge, güçlü rezerv dezenflasyonun devamı açısından önemli güvence oluşturmakta” dedi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Şahap Kavcıoğlu da yeni dönemde bankacılık sektöründe sorumluluğun da fırsatların da artacağını kaydederek “Bankacılık sektörünün üstlenmesi gereken rol sadece fon sağlamak değil doğru proje ve verimli yatırımı önceliklendirmek” diye konuştu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/dezenflasyon-sureci-birkac-ay-gecikmeyle-tekrar-yoluna-girecek-81034</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/3/4/1280x720/simsek-1781329278.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TBB Genel Kurulu&#039;nda konuşan Bakan Şimşek, birkaç aylık gecikmeye rağmen dezenflasyon sürecinin tekrar yoluna gireceğini vurguladı. TCMB Başkanı Karahan da “Sıkı para politikası duruşumuz açısından önemli güvence oluşturuyor&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/tskb-ile-jbicden-350-milyon-dolarlik-yesil-finansman-anlasmasi-81039</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> TSKB ile JBIC&#039;den 350 milyon dolarlık yeşil finansman anlaşması</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ile Japonya Uluslararası İş Birliği Bankası (JBIC) arasında "GREEN 4" kredi anlaşması imzalandı.</p>
<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde sağlanan kaynakla Türkiye genelinde sera gazı emisyonlarının azaltılmasını amaçlayan yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi yatırımları ile diğer yeşil yatırımlara finansman sağlanacağı bildirildi.</p>
<p>Daha önce 2015, 2022 ve 2023'te JBIC ile hayata geçirilen GREEN kredi anlaşmalarının devamı niteliğindeki finansman kapsamında 350 milyon dolar tutarındaki "GREEN 4" kredi anlaşması imzalandı.</p>
<p>Anlaşmaya JBIC'in yanı sıra temsilci banka olarak MUFG Bank Ltd. de destek veriyor.</p>
<p>Bankadan yapılan açıklamaya göre, TSKB, Samuray Bonoları ihracı aracılığıyla Japon sermaye piyasalarında başlattığı faaliyetlerini, 1999 Marmara depreminden etkilenen firmaların desteklenmesi amacıyla 2000'de JBIC ile imzaladığı ilk kredi anlaşmasıyla güçlendirirken, iki kurum arasındaki stratejik ortaklığın da temelleri atıldı. TSKB ve JBIC arasındaki iş birliği ilerleyen yıllarda sürdürülebilir kalkınma odağında derinleşerek devam etti. Bu kapsamda Türkiye'de sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla 2015'te 150 milyon dolar tutarında GREEN 1 kredi anlaşması hayata geçirildi. Bunu, 2022'de imzalanan 220 milyon dolar tutarındaki GREEN 2 kredi anlaşması izledi. Türkiye'de 2023'te meydana gelen deprem felaketinin ardından ise iki kurum arasındaki köklü iş birliğinin ve Türkiye ile Japonya arasındaki dayanışmanın bir göstergesi olarak sağlanan 200 milyon dolar tutarındaki "GREEN 3" kredisiyle depremden etkilenen firmaların yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımları desteklendi.</p>
<p>Yeni anlaşmayla TSKB'nin son 10 yılda JBIC'ten sağladığı toplam finansman tutarı yaklaşık 1,2 milyar dolara ulaştı.</p>
<p><strong>"JBIC'ten temin edilen en yüksek tutarlı kredi"</strong></p>
<p>TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, JBIC ile 2000 yılından itibaren sürdürdükleri stratejik ortaklıklarını 350 milyon dolarlık bu yeni anlaşmayla bir üst seviyeye taşıdıklarını belirtti.</p>
<p>Bu kaynakla yenilenebilir enerjiden su yönetimine kadar geniş bir yelpazedeki yeşil yatırımları destekleyerek Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkılarını büyüteceklerini aktaran Uyar, GREEN 4 kredisinin JBIC'ten temin edilen en yüksek tutarlı kredi olma özelliğini taşıdığını ifade etti.</p>
<p>Uyar, kredinin Türkiye'nin enerji politikaları, 2053 net sıfır emisyon hedefi ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş hedefleriyle uyumlu olduğunu vurgulayarak, "Türkiye, Paris Anlaşması kapsamındaki Ulusal Katkı Beyanı (NDC) çerçevesinde 2030'a kadar sera gazı emisyonlarını mevcut artış senaryosuna göre yüzde 41 azaltmayı hedeflerken, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliği, yeşil sanayi dönüşümünü öncelikli alanlar arasında konumlandırıyor. Bu kaynakla yenilenebilir enerjiden su ve atık yönetimine kadar geniş bir yelpazedeki yeşil yatırımları destekleyerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkımızı daha da büyüteceğiz." değerlendirmelerinde bulundu.</p>
<p>Bu yeni finansman ile Türkiye'nin COP31 Eylem Gündemi'ndeki önceliklerine, özellikle temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme ve iklim eylemi uygulama mekanizması çalışmalarına katkı sunduklarını aktaran Uyar, "Hazine ve Maliye Bakanlığımız garantörlüğü altında değerli iş ortağımız JBIC ile imzaladığımız bu yeni anlaşmayla sürdürülebilir kalkınma rotasında ülkemiz için güçlü bir adım daha attık. Bu kapsamda, GREEN 4 kredimiz için Hazine ve Maliye Bakanlığı'na değerli desteklerinden dolayı en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz." ifadelerini kullandı.</p>
<p>JBIC Genel Direktörü Hiroyuki Suzuki de GREEN 4 kredisinin, JBIC ve TSKB arasında süregelen işbirliği temelinde gelişen uzun soluklu ve yakın ortaklığı yansıttığını belirtti.</p>
<p>TSKB'nin finansman faaliyetleri aracılığıyla Türkiye'de sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesinde önemli rol üstlendiğini kaydeden Suzuki, şunları kaydetti:</p>
<p>"Bu kredinin, Türkiye’de yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve çevresel açıdan sürdürülebilir diğer yatırımların teşvik edilmesine katkı sağlaması, ülkenin enerji güvenliğini güçlendirmesi ve Japon şirketlerinin uzmanlık ve teknolojileriyle iş birliği fırsatları yaratmasını bekliyoruz. Japonya'nın politika odaklı finans kuruluşu olarak JBIC’in Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik çabalarını desteklemek ve Japonya ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkileri daha da güçlendirmek amacıyla TSKB ile yakın iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğini paylaşmak isteriz."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/tskb-ile-jbicden-350-milyon-dolarlik-yesil-finansman-anlasmasi-81039</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/7/2/0/1280x720/ozan-uyar-1770204651.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Japonya Uluslararası İş Birliği Bankası ile yapılan yeşil finansman anlaşması hakkında açıklama yapan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, &quot;Bu kaynakla yenilenebilir enerjiden su ve atık yönetimine kadar geniş bir yelpazedeki yeşil yatırımları destekleyerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkımızı daha da büyüteceğiz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/4-bin-967-hakim-ve-savcinin-gorev-yeri-degisti-81037</guid>
            <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> 4 bin 967 hakim ve savcının görev yeri değişti</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Birinci Dairesi, 4 bin 967 hakim ve savcıyı kapsayan 2026 yılı Adli ve İdari Yargı Ana Kararnamesi'ni tamamladı.</p>
<p>Kararnameye göre, adli yargıda 4 bin 608, idari yargıda ise 359 olmak üzere 4 bin 967 hakim ve savcının görev yerinde değişikliğe gidildi.</p>
<p>Kararnameyle ağır ceza mahkemesi başkanlığına 160, bölge adliye mahkemesi daire başkanlığına 113, bölge adliye mahkemesi üyeliğine 471, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcılığına 80, Yargıtay tetkik hakimliğine 12 ve Yargıtay Cumhuriyet savcılığına 15 atama yapıldı.</p>
<p>Serik, Ortaca, Suşehri ve Sandıklı adliyelerine ilk kez ağır ceza mahkemesi başkanı ataması yapıldı.</p>
<p>Ayrıca, kararnameyle 33 ilin başsavcısı, 27 ilin ise komisyon başkanı değişti.</p>
<p>33 ilde yapılan başsavcı değişiklikleri şu şekilde:</p>
<p>"Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Akbulut Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına, Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcıvekili Ferhat Deniz Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına, Alanya Cumhuriyet Başsavcısı Ali Öztürk Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığına, Çorlu Cumhuriyet Başsavcısı Bilgehan Yücel Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığına, İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili Necati Kayaközü Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcıvekili Savaş Kılıç Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığına, Kütahya Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Uzun Konya Cumhuriyet Başsavcılığına, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcısı Necati Kurçenli Artvin Cumhuriyet Başsavcılığına, Bafra Cumhuriyet Başsavcısı Olcay Aksoy Sinop Cumhuriyet Başsavcılığına, Niğde Cumhuriyet Başsavcısı Ufuk Mustafa Süren Ordu Cumhuriyet Başsavcılığına, Mersin Cumhuriyet Başsavcıvekili Tolga Han Altınay Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığına, Batman Cumhuriyet Başsavcıvekili Barış Arıduru Batman Cumhuriyet Başsavcılığına, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına, Boyabat Cumhuriyet Başsavcısı Uğur Akın Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığına, Erzurum Cumhuriyet Savcısı İbrahim Yusufoğlu Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığına, İskenderun Cumhuriyet Başsavcısı Muhammet Emin Ünalan Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına, Menemen Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kaçar Muş Cumhuriyet Başsavcılığına, Nizip Cumhuriyet Başsavcısı Erhan Birol Tokat Cumhuriyet Başsavcılığına, Tokat Cumhuriyet Başsavcısı Yunus Emre Büyükyurt Yalova Cumhuriyet Başsavcılığına, Bitlis Cumhuriyet Başsavcısı Emre Genç Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığına, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Hakan Hanay Mardin Cumhuriyet Başsavcılığına, Alaşehir Cumhuriyet Başsavcısı Aydın Tuncay Niğde Cumhuriyet Başsavcılığına, Samandağ Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Avcı Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığına, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcıvekili Özgür Celbek Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığına, Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcısı Yusuf Canik Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına, İzmir Cumhuriyet Savcısı Fazıl Kandemir Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığına, Bartın Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Rüfai Şahin Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığına, Artvin Cumhuriyet Başsavcısı Murat Çalış Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına, İnebolu Cumhuriyet Başsavcısı Ufuk Turan Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığına, Ağrı Cumhuriyet Başsavcısı Adem Çalış Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığına ve Hınıs Cumhuriyet Başsavcısı Yusuf Tuğrul Bartın Cumhuriyet Başsavcılığına atandı."</p>
<p>Öte yandan, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Murat Özcan Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına atanırken, bazı ilçe başsavcılıklarında da değişikliğe gidildi.</p>
<p><strong>Ankara'ya yeni başsavcıvekilleri </strong></p>
<p>Aliağa Cumhuriyet Başsavcısı Serkan Başaran, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcıvekili Seyhan Köseoğlu Özbek, Antalya Cumhuriyet Başsavcıvekili Gamze Almalı, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcıvekili Burak Akguş, Adalet Bakanlığı İç Denetçisi Ekrem Karadere, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ahmet Şahin ile Ankara Cumhuriyet Savcıları Alper Türközmen, Arif Naci Sucuoğlu, Esra Gül Can ve Nuri Cavcav Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili oldu.</p>
<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilleri Özgür Kamışlık, Erdoğan Güleç, Şenol Taşkale, Pınar Akdoğan, Mehmet Işık, Tuncay Bozdoğan ve Kasım Tüten Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, Abdurrahim Alan, Önder Kemal Sekücü, Mahmut Akıncı, Fatih Muşmal ve Mustafa Birgün Şenel ise Ankara Batı Cumhuriyet Savcısı olarak görevlendirildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/4-bin-967-hakim-ve-savcinin-gorev-yeri-degisti-81037</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/1/4/1280x720/hsk-hakim-savci-1749887411.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ HSK kararnamesiyle 4 bin 967 hakim ve savcının görev yerinde değişikliğe gidildi. Kararnameyle, Mersin, Eskişehir, Çanakkale, Muğla, Konya, Şanlıurfa ve Mardin&#039;in de aralarında bulunduğu 33 ilin başsavcısının görev yeri değiştirildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/chpli-akaydan-13-sirkete-denetim-kayyumuna-tepki-81024</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 17:20:00 +03:00</pubDate>
            <title> CHP’li Akay’dan 13 şirkete denetim kayyumuna tepki</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/ANKARA</strong></p>
<p>CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, beyaz et sektöründe 13 şirkete denetim kayyumu atanmasına ilişkin açıklama yaptı.</p>
<p>Akay, tüketicinin ucuz ve sağlıklı gıdaya ulaşması, piyasada kartelleşmenin ve fahiş fiyat uygulamalarının önüne geçilmesinin devletin asli görevlerinden biri olduğunu, bu uğurda atılan, hukuka uygun her adımı ilkesel olarak desteklediklerini belirtti.</p>
<p>Akay, “Ancak, piyasayı denetleme mekanizmalarının nasıl işletildiğine baktığımızda, aklımızda ve vicdanlarımızda ciddi soru işaretleri uyanmaktadır. Soruyoruz: Kendi ülkesinde üretim yapan, istihdam sağlayan ve vergisini ödeyen yerli üreticiye 'kayyum' dahil en ağır yaptırımlar reva görülürken; Sırbistan gibi ülkelerde tabela şirketleri kurup, sıfır gümrük ve özel imtiyazlarla memlekete et ithal edenlerin kurduğu bu sömürü düzenine neden kimse dokunmuyor?” dedi.</p>
<p>CHP’li Akay, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>
<p>“Bugün ülkemizin öz sermayesi olan şirketlere yönelik denetimler birer operasyona dönüşürken, ithalat lobileri adeta dokunulmazlık zırhıyla korunmaktadır. Yurt dışında kurulan şaibeli yapılar üzerinden piyasayı dizayn edenlere ve haksız kazanç sağlayanlara karşı; neden ithalat izinlerinin iptali, mal varlıklarının dondurulması veya adli soruşturmalar gibi yasal yaptırımlar gündeme dahi gelmemektedir?</p>
<p>Kuralların kişiye, şirkete veya sektöre göre esnetildiği, yerli üreticinin cezalandırılıp ithalatçının kayırıldığı bir ortama yatırım gelmesini beklemek hayaldir.</p>
<p>Sermaye, her şeyden önce güven, şeffaflık ve hukuki öngörülebilirlik arar. "Yarın benim de fabrikama, benim de sektörume keyfi bir müdahale yapılır mı?" korkusunun olduğu bir ekosistemde; ne yerli sanayici kapasitesini artırır, ne de yabancı yatırımcı bu ülkeye teknoloji ve istihdam getirir.</p>
<p>Kendi öz sermayesini, çiftçisini ve üretenini koruyamayan, kuralları herkes için eşit işletemeyen bir yapının kalıcı yatırım çekmesi mümkün değildir. Taşıma suyla dönen ithalat modelleri ülkeye sadece döviz kaybettirir, istihdam yaratmaz.  Bizler; tarlada alın teri döken üreticimizin, pazardan file dolduran vatandaşımızın ve bu ülkeye güvenip taş üstüne taş koymak isteyen dürüst yatırımcının hakkını savunmaya devam edeceğiz. Adalet herkes için, kurallar herkes için eşit işlemelidir.”</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/chpli-akaydan-13-sirkete-denetim-kayyumuna-tepki-81024</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/2/7/9/1280x720/cevdet-akay-1752677920.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Beyaz et sektöründe 13 şirkete denetim kayyumu atanması hakkında açıklama yapan CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, “Kendi ülkesinde üretim yapan, istihdam sağlayan ve vergisini ödeyen yerli üreticiye &#039;kayyum&#039; dahil en ağır yaptırımlar reva görülürken; Sırbistan gibi ülkelerde tabela şirketleri kurup, sıfır gümrük ve özel imtiyazlarla memlekete et ithal edenlerin kurduğu bu sömürü düzenine neden kimse dokunmuyor?“ tepkisini dile getirdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/zeytinoglu-nisan-ayinda-cari-islemler-hesabi-5-milyar-695-milyon-dolar-acik-verdi-81022</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 16:21:00 +03:00</pubDate>
            <title> Zeytinoğlu: Doğrudan yabancı sermaye girişlerinin artması önemli</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/KOCAELİ</strong></p>
<p>Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) açıkladığı nisan ayı ödemeler dengesi verilerini değerlendirdi.</p>
<p>Nisan ayında cari işlemler hesabı 5 milyar 695 milyon dolar açık verdiğini ifade eden Ayhan Zeytinoğlu, "Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının da 6 milyar 819 milyon dolara gerilediğini görüyoruz. Yıllıklandırılmış cari açığın Eylül 2025'ten bu yana ilk kez gerileyerek 37 milyar dolar seviyesine inmesini olumlu değerlendiriyoruz. Bu gelişme, nisan ayında dış ticaret açığında görülen yüzde 30’luk düşüşün cari dengeye olumlu yansıdığını gösteriyor.” diye konuştu.</p>
<p>Zeytinoğlu, “Merkez Bankası tarafından açıklanan veriler, ülkemize nisan ayında 1 milyar dolarlık ve bu yılın ilk dört ayında 3,6 milyar dolarlık uluslararası doğrudan yatırım girişinin gerçekleştiğini gösteriyor." dedi. Yapılan önemli reformlar sayesinde 2004-2005 yıllarında, AB başta olmak üzere tüm dünyadan yatırım çekildiğini söyleyen Zeytinoğlu, "Hatta 2007 yılında ülkemize gelen net yeni yatırımlar 18 milyar dolar seviyesini aşmıştı. Cari açığın sağlıklı finansmanı açısından doğrudan yabancı sermaye girişlerinin artması büyük önem taşıyor. Hatta Türkiye’nin yıllık 25-30 milyar dolar yatırım çekme potansiyeli bulunduğunu her fırsatta vurguluyoruz.” ifadelerini kullandı.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/zeytinoglu-nisan-ayinda-cari-islemler-hesabi-5-milyar-695-milyon-dolar-acik-verdi-81022</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/2/3/6/1280x720/kocaeli-sanayi-odasi-baskani-ayhan-zeytinoglu-isgucu-verilerini-degerlendirdi-1769696909.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Nisan ayı ödemeler dengesi verileriyle ilgili açıklama yapan Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, yıllıklandırılmış cari açığın Eylül 2025&#039;ten bu yana ilk kez gerileyerek 37 milyar dolar seviyesine inmesini olumlu değerlendirdiklerini söyledi. Zeytinoğlu, &quot;Cari açığın sağlıklı finansmanı açısından doğrudan yabancı sermaye girişlerinin artması büyük önem taşıyor. Hatta Türkiye’nin yıllık 25-30 milyar dolar yatırım çekme potansiyeli bulunduğunu her fırsatta vurguluyoruz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/simsek-ekonomimizin-kuresel-soklara-karsi-dayanikliligini-guclendirdik-81015</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:31:00 +03:00</pubDate>
            <title> Şimşek: Ekonomimizin küresel şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirdik</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) açıkladığı nisan ayı ödemeler dengesi verileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda nisanda yıllıklandırılmış cari açığın 37 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirten Şimşek şunları kaydetti:<br /> <br />"Uyguladığımız program sayesinde cari dengede önemli bir iyileşme sağlayarak ekonomimizin küresel şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirdik. Bu sayede, artan enerji fiyatlarının olumsuz etkisine rağmen cari açığın yıl genelinde yönetilebilir seviyelerde kalmasını bekliyoruz.<br /> <br />Zorlu küresel koşullara rağmen dış finansmana erişimde güçlü görünüm devam ediyor. Reel sektörün ve bankacılık sektörünün yıllıklandırılmış dış borç çevirme oranları sırasıyla yüzde 239 ve yüzde 177 seviyesinde gerçekleşti.<br /> <br />Son dönemde hayata geçirdiğimiz düzenlemelerle ülkemize yönelik uzun vadeli finansman girişlerini artırmayı, yatırım ortamını iyileştirmeyi ve Türkiye’yi yatırım, üretim ve ticaret merkezi yapmayı amaçlıyoruz." </p>
<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Nisanda yıllıklandırılmış cari açık 37 milyar dolar gerçekleşti.<br /><br />Uyguladığımız program sayesinde cari dengede önemli bir iyileşme sağlayarak ekonomimizin küresel şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirdik. Bu sayede, artan enerji fiyatlarının olumsuz etkisine rağmen cari açığın… <a href="https://t.co/dqUoovlmKq">pic.twitter.com/dqUoovlmKq</a></p>
— Mehmet Simsek (@memetsimsek) <a href="https://x.com/memetsimsek/status/2065371577865105728?ref_src=twsrc%5Etfw">June 12, 2026</a></blockquote>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/simsek-ekonomimizin-kuresel-soklara-karsi-dayanikliligini-guclendirdik-81015</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/4/8/1280x720/simsek-1761932462.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Nisan ayı ödemeler dengesi verileriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, &quot;Uyguladığımız program sayesinde cari dengede önemli bir iyileşme sağlayarak ekonomimizin küresel şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirdik. Bu sayede, artan enerji fiyatlarının olumsuz etkisine rağmen cari açığın yıl genelinde yönetilebilir seviyelerde kalmasını bekliyoruz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yilmaz-turkiye-artik-ekonominin-en-ust-liginde-bir-oyuncu-haline-geliyor-81014</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:28:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yılmaz: Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Samsun İl Başkanlığı tarafından Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu'nda düzenlenen "Sivil Toplum Kuruluşları ve İş Dünyası Buluşması" programında yaptığı konuşmada, dünya ekonomisinin çok zorlu bir dönemden geçtiğini söyledi.</p>
<p>Dünya genelinde büyümelerin tarihi ortalamaların altında olduğuna işaret eden Yılmaz, "Dünya ticareti bundan da daha kötü durumda. Geçmişte küresel, liberal, kurallara dayalı ekonomik ortam vardı. O ortamda genelde ticaret, büyümenin çok üstünde gelişirdi. Büyüme yüzde 4 ise ticaret yüzde 6 artardı ama bugün büyüme aşağıya indiği gibi ticaret neredeyse büyümenin de altında gelişim sergiliyor. Korumacılık yükseliyor dünyada. Güç mücadelesi yükseliyor. Pandemi öncesi ve sonrası gelişmelere baktığınız zaman sanayi kapasitesi, imalat sanayi özellikle büyük oranda Asya'ya kaymış durumda. Çin neredeyse dünyadaki imalat sanayi kapasitesinin yüzde 30'unu tek başına temsil ediyor. Batı'da ise sanayisizleşme dediğimiz bir süreç yaşanıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Yeni Amerika yönetimiyle Avrupa Birliği'ndeki yeni tartışmalarda farklı bir mücadelenin başladığının görüldüğünü dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:</p>
<p>"Bazıları bunu kişisel özelliklerle de değerlendirebiliyor. Ben o kanaatte değilim. Tabii ki herkesin, her yöneticinin kendine göre özellikleri var. Renkli kişiliği olan yöneticiler var ama ortada yapısal bir değişim dönüşüm var. Dünya yeniden şekilleniyor adeta kartlar yeniden karılıyor. Güç mücadelesi merkeze gelmiş durumda. Eskiden kurallar, hukuk, uluslararası kurumlar bir yere kadar etkili olabiliyordu ama şu anda güç mücadelesi her şeyin önüne geçmiş durumda. 'Güçlüysem istediğimi yaparım' gibi bir anlayış maalesef dünyada hakim hale gelmiş durumda. Bunu siyasi meselelerde, ekonomik meselelerde de görüyoruz. Dolayısıyla kıran kırana mücadele yaşanan bir dönemdeyiz dünya ölçeğinde. Bu da ekonomide belirsizlikleri artırıyor, riskleri yükseltiyor. Geçmişte sadece maliyet esaslı verilen kararlar artık güvenlik odaklı, dayanıklılık odaklı bazı tercihlere dönüşebiliyor. Dolayısıyla bunun farkında olmamız, buna göre kendimizi iyi konumlandırmamız lazım."</p>
<p>Bir taraftan da dünyada büyük bir teknolojik dönüşüm olduğunu söyleyen Yılmaz, "Yapay zeka başta olmak üzere bir taraftan da yeni teknolojiler, dijitalleşme, yeşil dönüşüm farklı bir gündem oluşturuyor dünyada. Kalkınma stratejilerinin artık merkezine yeşil ve dijital dönüşüm gelmiş durumda. Daha sürdürülebilir, enerjiyi daha verimli kullanan, her alana dijital teknolojileri, yapay zekayı uygulayan yaklaşım dünyada hakim hale gelmiş durumda. Dolayısıyla bu genel gidişatı görerek, ülkemizi, bölgelerimizi, şirketlerimizi konumlandırmamız gerekiyor. Biz de bu anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye ekonomisine kısaca baktığımızda, pandemi öncesi ve sonrası rakam söyleyeceğim. Performansımızı bence gösteren önemli bir rakam, 2025 dönemi. 6 yıllık dönemde dünya ekonomisi kümülatif, birikimli olarak yüzde 18,8 büyümüş, Türkiye ekonomisi aynı dönemde yüzde 34,8'e yükselmiş. Yani bizdeki kümülatif artış 34,8, dünyada 18,8." diye konuştu.</p>
<p><strong>"Dünyanın 11'inci büyük ekonomisiyiz satın alma gücüne göre"</strong></p>
<p>Yılmaz, son 6 yılda dünyanın iki katı büyümüş, kapasitesini geliştirmiş bir Türkiye olduğunu vurgulayarak şöyle dedi:</p>
<p>"Özellikle sanayi alanında Avrupa'da bazı ülkeler hala pandemi öncesi kapasiteye gelebilmiş, üretime ulaşabilmiş değil. Bizdeyse yüzde 30 kapasite ve üretim artışı söz konusu. İşte bunu kalıcı, sürdürülebilir kılmamız ve verimli şekilde geleceğe taşımamız gerekiyor. Yine büyümemiz devam ediyor, ticaretimiz artmaya devam ediyor. Son 23 yılda dünya ortalama yüzde 3,5 büyürken, biz ortalama yıllık 5,3 oranında büyümüşüz. AK Parti'nin, Cumhur İttifakı'nın olmadığı dönem 2002 yılına gittiğimiz zaman, Türkiye dünyanın 21'inci büyük ekonomisiymiş. Nominal dolar bazında bugün 16'ncı büyük ekonomisi konumunda, satın alma gücü paritesi diyoruz. Bu, bizim yaptığımız bir hesap değil. OECD, Dünya Bankası, IMF gibi kurumlar hesapları yapıyorlar. Bu hesaplara göre geçen yıl itibarıyla dünyanın 11'inci büyük ekonomisiyiz satın alma gücüne göre. Geçen sene itibarıyla 1,6 trilyon doları aşmış milli gelir büyüklüğümüz var. Kişi başı gelirimiz 18 bin doları aşmış durumda. Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor."</p>
<p>Türkiye'nin yeni bir hamleye, yeni bir sıçramaya ihtiyacı olduğunu söyleyen Yılmaz, "Son 23 yılda alt orta gelirden üst gelire doğru geldi Türkiye. Belirli bir yere geldi. Altyapı kim ne derse desin, yollarıyla, altyapısıyla, sağlığıyla, eğitimiyle, üniversiteleriyle, AR-GE'siyle, demokrasisini vesayetçi bir sistemden normal demokrasiye dönüştürerek, hukuk kurallarını geliştirerek, çevresel standartlarını, tüketici standartlarını geliştirerek bir yere geldi. Şehirleşmemiz belli bir yere geldi ancak yetmez, yeni bir hamle yapmamız gerekiyor. Çok daha üst lige ülkemizi taşımamız gerekiyor. Tarihimize yakışan da budur. Türkiye Cumhuriyeti sıradan bir devlet değil. Bu ülke sıradan bir ülke değil. Çok farklı tarihten gelen bir ülkeden bahsediyoruz. Çok farklı sorumlulukları olan bir ülkeden bahsediyoruz. Dolayısıyla bize yakışan en üstte olmaktır. Bu da kolay bir iş değil elbette. Hep birlikte büyük emek sarf ederek, çaba sarf ederek bunu başarmak durumundayız." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>"Biz barıştan yana bir ülkeyiz"</strong></p>
<p>Yılmaz, Türkiye'nin etrafında bu yıl çok önemli gelişmeler yaşandığını dile getirerek şunları ifade etti:</p>
<p>"Bölgemizde büyük bir savaş yaşandı ve tahmin edilenin de ötesinde uzun süren bir savaş ortamı oldu. Bu ortam sadece insani maliyetler üretmedi. Ekonomik ve çevresel olarak da büyük maliyetler üretti. Dünya lojistiğini etkileyen, sadece bölgemizi değil, dünyayı etkileyen, küresel ekonomiyi etkileyen boyutlar kazandı. Petrol ve enerji fiyatları, gübre fiyatları, lojistik ve finansal maliyetler üzerinden tüm dünyayı etkileyen savaş ortamından geçiyoruz. İnşallah bu bir an önce sona erer. Türkiye Cumhuriyeti olarak etrafımızdaki bu ateşe bulaşmadığımız gibi bu ateşin sönmesi için diplomasinin tüm imkanlarını kullanıyoruz, kullanmaya devam edeceğiz. Biz barıştan yana bir ülkeyiz ama bir taraftan da elbette savunma sanayimiz başta olmak üzere her türlü riske karşı ülkemizi hazırlıyoruz, güçlü şekilde konumlandırıyoruz. Sadece bölgemizde değil, tüm coğrafyamızda, etrafımızda barıştan yana, diplomasiden yana, bunu önceleyen bir tavır ortaya koyuyoruz. Bunu Kafkaslarda da yapıyoruz, Afrika'da da yapıyoruz, yakın coğrafyamızda da aynısını yapıyoruz."</p>
<p>İstikrarsızlık, kaos üreten, bunun üzerinden siyaset yapan ülkeler olduğunu belirten Yılmaz, "Bunlar kazanamayacak inşallah. Türkiye Cumhuriyeti doğru politika yürütüyor ve Sayın Cumhurbaşkanı'mızın tecrübeli, dirayetli yönetimiyle hem ülkemiz hem bölgemiz hem de küresel barış için çok önemli çabalar sarf ediyor. Savaşın ekonomik maliyetleri de oldu. Burada da iki şey yaptık. Birincisi İran ile ilgili savaş etkilerini sınırlamaya çalıştık. Hemen başından itibaren finansal piyasalarla ilgili bazı tedbirler aldık. Enerji fiyatlarının iç dünyamıza, tüketicilere yansımasını sınırlamak için Eşel Mobil dediğimiz sisteme geçtik. Bütçe olarak gerçekten bu bedeli ödedik ama enflasyonist etkisini sınırlamış olduk savaşın. Büyüme etkisini de sınırlamış olduk bir taraftan. Çünkü hem büyümeyi aşağı çekiyor enerji fiyatlarının yükselmesi, maliyetleri artırıyor hem de enflasyonist etkisi var. Dolayısıyla bu fedakarlığı bütçemiz yapmış oldu." diye konuştu.</p>
<p>Yılmaz, gübrede de benzer tedbirler aldıklarını ifade ederek şunları söyledi:</p>
<p>"İhracatı yasakladık, ithalatı serbestleştirdik, stoklarımızı değerlendirdik. Dünyada bu savaş nedeniyle açlık riskiyle karşı karşıya kalan ülkeler olacağı söyleniyor, özellikle sahra altı Afrika'da sırf gübredeki meselelerden dolayı ama çok şükür Türkiye hem enerjide hem gübrede hem diğer girdilerde arz problemi yaşamadı. Arz sistemimizi son 20 yılda çeşitlendirdiğimiz, farklı kaynaklardan girdi temin eden bir ülke olduğumuz için şanslıyız. Fiyatlardan etkilendik belki ama arz sıkıntısı yaşamadı ülkemiz. En pahalı enerji malum, olmayan enerji. En pahalı gübre, olmayan gübre. Dolayısıyla böyle bir sıkıntı yaşamadı ülkemiz. Fiyatlardan elbette etkileniyoruz. Onu da aşağıya çekmek için gayret ediyoruz, etmeye devam edeceğiz. İnşallah güzel bazı sinyaller var son günlerde. Barışın sağlandığı, bölgemizde istikrarın güçlendiği bir dönem de görürüz. Bunun olumlu yansımalarını hep birlikte yaşarız diye inanıyorum. Diğer taraftan bu savaş şunu gösterdi, karmaşa, çatışma ortamında istikrarını koruyan ülkeler ön plana çıkıyordu. Bu öngörülemezlik ortamında öngörülebilir politikalar izleyen ülkeler ön plana çıkıyordu. Dolayısıyla istikrarımızı ve öngörülebilirliğimizi koruduğumuz sürece bu ortam inşallah Türkiye'ye farklı, olumlu etkiler getirecek. Kısa vadede belki maliyetler var ama orta vadede yeni imkanların, yeni fırsatların oluştuğunu da ifade etmek isterim. Türkiye, sermaye için, nitelikli insan için cazibe merkezi konumunda."</p>
<p><strong>"Huzur ve güven ortamı kalkınmanın da temelidir"</strong></p>
<p>Türkiye'nin son derece önemli bir istikamet aldığını, istikrarla yoluna devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:</p>
<p>"Bunu Allah'ın izniyle hiç kimsenin bozmaya gücü yetmeyecek. Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye Yüzyılı'nda çok daha büyük hedeflere yürüyecek. Bu çerçevede özellikle huzur ve güven ortamımızı pekiştirecek 'Terörsüz Türkiye' sürecinin de altını çizmek isterim. Yıllar yılı büyük bedeller ödedi ülkemiz. Büyük kaynaklar israf edildi. Burada terörün iki maliyeti var. Bir doğrudan maliyet, bir de ekonomik tabirle alternatif maliyet. Yani terör var diye yapılamayan işlerin ortaya çıkardığı maliyet. Bu, en az 2 trilyon dolar. Çeşitli hesaplamalar yapılıyor. Bence bazı şeyleri de hesaplayamıyoruz. En az 2 trilyon dolarlık kayıptan bahsediyoruz. Türkiye, inşallah kalıcı şekilde terör belasından kurtularak kaynaklarını kritik alanlarda değerlendirerek kalkınma sürecini çok daha üst noktalara taşıyacak. Güven ve huzurun olmadığı yerde kalkınma olmaz. Demokrasi de olmaz. Demokrasinin ve kalkınmanın gelişebilmesi için güvenlik ortamı ve huzur ortamı olacak. Kimse riskli ortamda yatırım yapmaz, turizm gelişmez, hayvancılık gelişmez, ticaret gelişmez. Dolayısıyla huzur ve güven ortamı kalkınmanın da temelidir. İnşallah önümüzdeki süreçte kalıcı huzur ortamında kalkınmamızı da kalıcı şekilde sürdüreceğiz."</p>
<p>Yılmaz, daha sonra Mustafa Demir Kütüphanesi inşaatını gezdi, çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi aldı.</p>
<p>Programa, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, AK Parti Samsun milletvekilleri Çiğdem Karaaslan, Yusuf Ziya Yılmaz, Orhan Kırcalı ve Ersan Aksu, MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yilmaz-turkiye-artik-ekonominin-en-ust-liginde-bir-oyuncu-haline-geliyor-81014</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/1/4/1280x720/663-1781263837.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ &quot;Sivil Toplum Kuruluşları ve İş Dünyası Buluşması&quot;nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, &quot;Geçen sene itibarıyla 1,6 trilyon doları aşmış milli gelir büyüklüğümüz var. Kişi başı gelirimiz 18 bin doları aşmış durumda. Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/avdagic-10-yilda-uc-farkli-alanda-sicrama-yapabiliriz-81013</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:23:00 +03:00</pubDate>
            <title> Avdagiç: 10 yılda üç farklı alanda sıçrama yapabiliriz</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, haziran ayı meclis toplantısında dünya ve Türkiye ekonomisindeki son gelişmeleri değerlendirdi.</p>
<p>Türkiye ekonomisinde dezenflasyon programının üçüncü yılının geride kaldığını anımsatan Avdagiç, sürdürülebilir ve nitelikli büyüme için sanayi odaklı, ihracata dayalı ekonomi modelinin güçlendirilmesini temel öncelik olarak gördüklerini belirtti.</p>
<p>Avdagiç, "Maliye politikaları, teşvikler ve finansman imkanları ile desteklenen bir üretim modeli Türkiye'yi dünyada yeniden şekillenen ticaret haritasında güçlü bir konuma taşıyacaktır. Enflasyonla mücadele önceliğimizi tehlikeye atmayacak şekilde finansman ve kur politikalarını revize ederek ihracattaki sıkıntıları aşabileceğimize inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>"Yeni dönemde jeopolitik konumu ile öne çıkan ülkelerin başında Türkiye geliyor"</strong></p>
<p>Küresel jeopolitik gelişmelerin Türkiye için yarattığı fırsatlara değinen İTO Başkanı Avdagiç, Avrupa'nın tedarik güvenliği arayışı, Çin+1 stratejisinin devam etmesi ve deniz taşımacılığındaki aksaklıkların Türkiye'nin lojistik ve üretim merkezi olma potansiyelini güçlendirdiğini kaydetti.</p>
<p>Savunma sanayii, yenilenebilir enerji, lojistik, veri merkezleri ve yüksek teknolojili üretimin önümüzdeki dönemin öne çıkan yatırım alanları olarak görüldüğünü belirten Avdagiç, Körfez-Türkiye-Avrupa kara koridorlarının önem kazanmasının da Türkiye'nin stratejik konumunu daha da güçlendirdiğini ifade etti.</p>
<p>Dünya ekonomisinin son 30 yılın en büyük dönüşümlerinden birini yaşadığını ifade eden Avdagiç, şirketlerin artık yalnızca maliyete değil güvenliğe, siyasi istikrara ve lojistik erişime de önem verdiğini söyledi.</p>
<p>Avdagiç, devam eden savaşlar ve potansiyel çatışma riskleri nedeniyle ülkelerin artık "Nerede daha ucuz üretirim?" yerine "Nerede daha güvenli üretirim?" sorusuna odaklandığını dile getirdi.</p>
<p>Türkiye'nin coğrafi konumu, sanayi altyapısı, savunma sanayi kapasitesi ve çok yönlü diplomatik ilişkileri sayesinde önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Avdagiç, "Bu yeni dönemde jeopolitik konumu ve potansiyeliyle öne çıkan ülkelerin başında Türkiye geliyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Avdagiç, son dönemde öne çıkan Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Körfez-Türkiye-Avrupa bağlantılarının yalnızca ulaştırma projeleri değil aynı zamanda ekonomik güç projeleri olarak görüldüğünü belirterek, şöyle devam etti:</p>
<p>"Şuna inanıyoruz: Eğer bu avantajları doğru kullanabilirsek, önümüzdeki 10 yılda üç farklı alanda sıçrama yapabiliriz. Bu avantajların ilki, üretim ve ihracat merkezi olma potansiyeli, ikincisi lojistik merkez olma potansiyeli, üçüncüsü de enerji ve teknoloji merkezi olma potansiyelidir. Yeni teşvik kararları, bu anlamda büyük bir adımdır. Avrupa şirketleri tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye çalışırken Türkiye yakın üretim merkezi olarak öne çıkıyor. Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı geçişlerinin taşıdığı güvenlik riski, özellikle kara taşımacılığı koridorlarını daha da değerli hale getiriyor."</p>
<p><strong>"Fırsatları kalıcı kazanımlara dönüştürerek başaracağız"</strong></p>
<p>Stratejik konum ile ekonomik refah arasında otomatik bir ilişki bulunmadığını belirten Şekib Avdagiç, "Bugün Türkiye için asıl mesele, stratejik öneminin artıp artmadığı değil, bu önemin ekonomik değere dönüşüp dönüşmeyeceği meselesidir. Bunu da üretken yatırımları artırarak, yüksek katma değerli sektörleri güçlendirerek, makroekonomik istikrarı koruyarak ve fırsatları kalıcı kazanımlara dönüştürerek başaracağız." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Avdagiç, küresel ekonominin "faiz şoku döneminden" çıkıp "enerji ve jeopolitik risk dönemi"ne girdiğini belirterek, Türkiye'nin ekonomik performansını petrol fiyatları, yabancı sermaye akımları ve enflasyon beklentilerinin belirleyeceğini söyledi.</p>
<p>Önümüzdeki yıllarda dünya ekonomisinin daha bölgesel, daha güvenlik odaklı ve daha rekabetçi bir yapıya dönüşeceğini ifade eden Avdagiç, "Böyle bir ortamda Türkiye'nin jeopolitik ağırlığının artmaması için herhangi bir neden bulunmuyor. Türk özel sektörü bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üzerine düşeni yapmaya hazırdır. İnanıyorum ki Türkiye her gelişmeyi lehine çevirerek savaş sonrasının kazananlarından olmayı başaracaktır. Bu fırsatı doğru politikalarla desteklersek, 10 yıl içinde dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yer almak bizim için sürpriz değil, kaçınılmaz gerçek olacaktır." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Reel sektörün karşılaştığı zorluklara da değinen Avdagiç, yüksek faiz ortamının reel sektör üzerindeki baskısını sürdürdüğünü belirterek, özellikle ihracatçı şirketlerin yüksek finansman maliyetleri ve zayıf dış talep nedeniyle karlılık baskısını daha fazla hissettiğini kaydetti.</p>
<p><strong>İTO, 27 Ekim'de seçime gidiyor</strong></p>
<p>İTO Başkanı Avdagiç, İTO seçimlerini 27 Ekim'de Yeşilköy'deki İstanbul Fuar Merkezi'nde (İFM) gerçekleştirmeyi planladıklarını bildirdi.</p>
<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kanunu'na göre oda seçimlerinin dört yılda bir, 1 Ekim-30 Kasım tarihlerinde yapıldığını anımsatan Avdagiç, "İstanbul Ticaret Odası olarak seçimlerimizi bu sene 27 Ekim 2026 Salı günü gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Fatih İlçe Seçim Kurulunun teyidini müteakip resmi duyuruyu yapacağız." açıklamasında bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/avdagic-10-yilda-uc-farkli-alanda-sicrama-yapabiliriz-81013</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/1/9/1280x720/avdagic-1770967025.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Haziran ayı meclis toplantısında konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, &quot;Avantajlarımızı doğru kullanabilirsek, önümüzdeki 10 yılda üç farklı alanda sıçrama yapabiliriz. Bu avantajların ilki, üretim ve ihracat merkezi olma potansiyeli, ikincisi lojistik merkez olma potansiyeli, üçüncüsü de enerji ve teknoloji merkezi olma potansiyelidir. Yeni teşvik kararları, bu anlamda büyük bir adımdır.&quot; dedi. Avdagiç, İTO seçimlerini 27 Ekim&#039;de gerçekleştirmeyi planladıklarını açıkladı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/piyasanin-yil-sonu-enflasyon-beklentisi-artti-81007</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 12:36:00 +03:00</pubDate>
            <title> Piyasanın yıl sonu enflasyon beklentisi arttı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) reel ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 68 katılımcıyla gerçekleştirdiği haziran ayı Piyasa Katılımcıları Anketi'ni paylaştı. </p>
<p>Buna göre, geçen ay yüzde 1,52 olan haziran ayı TÜFE artışı beklentisi, bu anket döneminde yüzde 1,36'ya indi. Cari yıl sonu TÜFE artışı beklentisi ise yüzde 28,94'ten yüzde 29,14'e yükseldi.</p>
<p>TÜFE'de artış beklentisi 12 ay sonrası için yüzde 23,82'den yüzde 23,81’e, 24 ay sonrası için ise yüzde 18,43'ten yüzde 18,29’a geriledi.</p>
<p>Katılımcıların yıl sonu dolar/TL beklentisi 51,5711'den 51,4692'ye gerilerken, 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi ise 54,6923'ten 55,7196'ya çıktı.</p>
<p>Bir önceki anket döneminde 47,8 milyar dolar olan yıl sonu cari işlemler açığı beklentisi, bu dönemde 49,2 milyar dolara, gelecek yıl için de 41,6 milyar dolardan 42,5 milyar dolara yükseldi.</p>
<p><strong>Büyüme beklentisi yüzde 3,2'ye geriledi</strong></p>
<p>Ankette cari yıl için Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) artış beklentisi yüzde 3,3'ten yüzde 3,2'ye gerilerken, gelecek yıl için beklenti yüzde 4,1 seviyesinde sabit kaldı.</p>
<p>Ankette TCMB'nin politika faizine ilişkin ilk toplantı beklentisi yüzde 37, ikinci toplantı beklentisi yüzde 37 ve üçüncü toplantı beklentisi ise yüzde 36,34 oldu.</p>
<p>12 ay sonrası için politika faizi beklentisi ise yüzde 30,14'e geriledi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/piyasanin-yil-sonu-enflasyon-beklentisi-artti-81007</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/9/8/1280x720/market-enflasyon-alisveris-1762496680.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Merkez Bankası&#039;nın anketine göre, piyasanın enflasyonda artış beklentisi yıl sonu için yüzde 29,14&#039;e yükselirken, 12 ay sonrası için yüzde 23,81’e ve 24 ay sonrası için de yüzde 18,29’a geriledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/ihracat-birim-degeri-yuzde-137-ithalat-113-artti-81006</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 12:33:00 +03:00</pubDate>
            <title> İhracat birim değeri yüzde 13,7, ithalat 11,3 arttı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan 2026 dönemine ait dış ticaret endekslerini açıkladı.</p>
<p>Buna göre ihracat birim değer endeksi, nisanda geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 13,7 artış gösterdi.</p>
<p>Endeks, Nisan 2025'e göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 11,5, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 16,1, yakıtlarda yüzde 49,1, imalat sanayisinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 11,1 arttı.</p>
<p>İthalat birim değer endeksi, nisanda yıllık bazda yüzde 11,3 yükseldi.</p>
<p>Endeks geçen yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 3,2 azalırken yakıtlarda yüzde 38,9, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 2,9, imalat sanayisinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 4,3 artış gösterdi.</p>
<p><strong>Miktar endeksleri</strong></p>
<p>İhracat miktar endeksi, nisanda geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 7,6 yükseldi. Endeks bu dönemde gıda, içecek ve tütünde yüzde 9,1, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 18,1, imalat sanayisinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 10,8 artarken yakıtlarda yüzde 33,6 düşüş kaydetti.</p>
<p>İthalat miktar endeksi nisanda yıllık bazda yüzde 7,3 azaldı. Endeks geçen yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 37,5, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 1,2 artarken yakıtlarda yüzde 7,6, imalat sanayisinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 3,3 azalış gösterdi.</p>
<p><strong>Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış veriler</strong></p>
<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat miktar endeksi, martta 132,1 iken nisanda yüzde 9,9 artarak 145,2 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ihracat miktar endeksi, Nisan 2025'te 139,6 iken Nisan 2026'da yüzde 3,4 artışla 144,3 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ithalat miktar endeksi, martta 131,1 iken nisanda yüzde 5,1 azalışla 124,4 olarak kayıtlara geçti. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre endeks, geçen yıl nisanda 139,1 iken bu yılın aynı ayında yüzde 10,1 azalışla 125 oldu.</p>
<p>İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve Nisan 2025'te 88,2 olarak elde edilen dış ticaret haddi, 1,9 puan artışla, Nisan 2026'da 90,1 olarak kayıtlara geçti.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/ihracat-birim-degeri-yuzde-137-ithalat-113-artti-81006</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/01/ihracat-dis-ticaret.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TÜİK&#039;in nisan verilerine göre, ihracat birim değer endeksi yıllık bazda yüzde 13,7, ithalat birim değer endeksi de yüzde 11,3 artış gösterdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/tavuk-eti-uretimi-yuzde-05-azaldi-yumurta-yuzde-189-artti-81004</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 12:10:00 +03:00</pubDate>
            <title> Tavuk eti üretimi yüzde 0,5 azaldı, yumurta yüzde 18,9 arttı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ait kümes hayvancılığı üretimi istatistiklerini açıkladı.</p>
<p>Buna göre, nisanda 236 bin 310 ton tavuk eti üretildi. Üretim, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,5 azalırken, bir önceki aya göre yüzde 1,8 arttı.</p>
<p>Tavuk yumurtası üretimi, nisanda aylık bazda yüzde 3,9 azalırken, yıllık bazda yüzde 18,9 yükseldi. Bu dönemde 1 milyar 844 milyon 973 bin tavuk yumurtası üretildi.</p>
<p>Nisanda kesilen tavuk sayısı, yıllık yüzde 0,2 azalışla 127 milyon 357 bin olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>Ocak-nisan döneminde de geçen yılın aynı dönemine kıyasla tavuk yumurtası üretimi yüzde 17,3, kesilen tavuk sayısı yüzde 3,1, tavuk eti üretimi yüzde 1,6 arttı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/tavuk-eti-uretimi-yuzde-05-azaldi-yumurta-yuzde-189-artti-81004</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/6/3/1280x720/yumurta-tavuk-1750779570.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TÜİK&#039;in nisan verilerine göre ülke genelinde tavuk eti üretimi yıllık bazda yüzde 0,5 azaldı. Bu dönemde tavuk yumurtası üretimi ise yüzde 18,9 arttı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/busiadhatunoglu-karamsarlik-degil-donusum-ve-umut-kazandiracak-81003</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 12:10:00 +03:00</pubDate>
            <title> BUSİAD Başkanı Hatunoğlu: Karamsarlık değil, dönüşüm ve umut kazandıracak</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/BURSA</strong></p>
<p>BUSİAD Evi Bahçesi’nde düzenlenen “Yaza Merhaba” etkinliğinde iş dünyası temsilcileri bir araya geldi.</p>
<p>Etkinlikte konuşan Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Başkanı Mustafa Hatunoğlu, dünya, bölge ve Türkiye’nin alışılmışın ötesinde zorlu bir dönemden geçtiğini belirterek, bu süreçte karamsarlığa kapılmak yerine fırsatlara odaklanılması gerektiğini vurguladı. İnsanlık tarihindeki en büyük sıçramaların çoğu zaman en zor dönemlerin ardından gerçekleştiğini ifade eden Hatunoğlu, BUSİAD olarak ne Bursa ne de Türkiye için umutsuz olmayı tercih etmediklerini söyledi. Gelişim, değişim ve dönüşümün zorluklardan bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Hatunoğlu, “Önemli olan zorlukların içindeki fırsatı görebilmektir. Yapay zekâ bir tehdit olduğu kadar büyük bir fırsat, yeşil dönüşüm bir maliyet olduğu kadar yeni bir rekabet avantajı, dijital dönüşüm ise bir zorunluluk olduğu kadar yeni bir sıçrama alanıdır” dedi.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a2bcdb6f34d4-1781255606.jpg" alt="" width="679" height="382" /></p>
<h2>“Gücümüz insan kaynağımız”</h2>
<p>Toplumun geleceğe dair umutlu olmasının temelinde insan kaynağına duyulan güvenin bulunduğunu dile getiren Hatunoğlu, Bursa’yı sanayi, tarım ve gıda alanlarında güçlü bir merkez haline getiren unsurun insan olduğunu söyledi. Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne kadar elde edilen başarıların arkasında da aynı gücün bulunduğunu vurgulayan Hatunoğlu, “Sanayimizin geldiği noktada, savunma sanayimizin başarısında ve dünyanın önemli şirketlerinde görev alan gençlerimizde bu potansiyeli görüyoruz. İlk üç sanayi devriminde sermaye belirleyiciydi. Bugün ise bilgi, yaratıcılık ve insan kaynağı öne çıkıyor” diye konuştu. Dijital dönüşüm ve yapay zekâ çağında Türkiye’nin önünde önemli bir fırsat penceresi bulunduğunu kaydeden Hatunoğlu, gençlere özgürce üretebilecekleri ve yaşamaktan mutlu olacakları bir ortam sağlanması halinde bu dönüşümün kazananları arasında yer alınabileceğini ifade etti.</p>
<h2>“Dönüşümün merkezinde yine insan olacak”</h2>
<p>BUSİAD’ın çalışmalarını dijital, yeşil ve toplumsal dönüşüm ekseninde sürdürdüğünü belirten Hatunoğlu, verimlilik, sürdürülebilirlik ve yenilikçiliğin artık kaçınılmaz olduğunu söyledi. Ancak tüm bu dönüşüm süreçlerinin merkezinde insanın yer almaya devam edeceğini vurgulayan Hatunoğlu, “Teknoloji gelişecek, yapay zekâ gelişecek, makineler akıllanacak. Ancak insanın merakı, yaratıcılığı, empatisi ve iş birliği yapabilme becerisi her zamankinden daha değerli hale gelecek” dedi. BUSİAD’ın vizyonunun “gerçekçi iyimserlik” anlayışına dayandığını ifade eden Hatunoğlu, sorunları görerek umutlu kalabilmenin, riskleri bilerek yatırım yapabilmenin ve belirsizliklere rağmen geleceğe hazırlanabilmenin iş dünyasının temel refleksi olduğunu söyledi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/busiadhatunoglu-karamsarlik-degil-donusum-ve-umut-kazandiracak-81003</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/3/1280x720/busiad-baskani-hatunoglu-karamsarlik-degil-donusum-ve-umut-kazandiracak-1781255628.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği’nin geleneksel “Yaza Merhaba” buluşmasında konuşan BUSİAD Başkanı Mustafa Hatunoğlu, küresel ve yerel ölçekte yaşanan zorluklara rağmen umudun korunması gerektiğini belirterek, yapay zekâ, dijitalleşme ve yeşil dönüşümün Türkiye ve Bursa için önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/inek-sutu-miktari-yillik-yuzde-13-artti-81001</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 12:03:00 +03:00</pubDate>
            <title> İnek sütü miktarı yıllık yüzde 1,3 arttı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan 2026'ya ait süt ve süt ürünleri üretimi verilerini açıkladı.</p>
<p>Buna göre ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, nisanda yıllık bazda yüzde 1,3 artarak 994 bin 137 tona çıktı. Ocak-nisan döneminde ise 2025'in aynı dönemine kıyasla değişmeyerek 3 milyon 835 bin 266 ton oldu.</p>
<p>Ticari süt işletmelerince yapılan içme sütü üretimi, nisanda yıllık yüzde 7,9 artarak 154 bin 447 tona çıktı. Bu yılın 4 ayında da içme sütü üretimi, yıllık bazda yüzde 6,7 artışla 614 bin 367 tona ulaştı.</p>
<p>Ticari süt işletmeleri tarafından yapılan yoğurt üretimi de nisanda 2025'in aynı ayına kıyasla yüzde 13,4 artarak 125 bin 691 ton, ocak-nisan döneminde de yıllık bazda yüzde 11,1 artışla 470 bin 828 ton olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>İnek peyniri üretimi, nisanda yıllık bazda yüzde 3,4 artarak 72 bin 463 ton, ocak-nisan döneminde yüzde 2,9 yükselişle 285 bin 720 ton oldu.</p>
<p>Nisanda ayran ve kefir üretimi yüzde 11,7 yükselerek 96 bin 27 tona çıkarken tereyağı ve sadeyağ üretimi yüzde 7,7 gerileyerek 10 bin 444 tona düştü. Ocak-nisan döneminde ayran ve kefir üretimi yüzde 11,1 artarak 338 bin 512 tonu bulurken tereyağı ve sadeyağ üretimi ise yüzde 2,4 azalışla 37 bin 533 tona geriledi.</p>
<p>Martta 1 milyon 7 bin 179 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, nisanda yüzde 1,3 azalarak 994 bin 137 ton oldu.</p>
<p>Aynı dönemde 164 bin 354 tonu bulan içme sütü üretimi, nisanda yüzde 6 azalışla 154 bin 447 ton olarak gerçekleşti.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/inek-sutu-miktari-yillik-yuzde-13-artti-81001</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/2/9/1280x720/sut-1759411896.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TÜİK&#039;in nisan verilerine göre, ülke genelinde toplanan inek sütü miktarı, geçen yıla kıyasla yüzde 1,3 artışla 994 bin 137 tona yükseldi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/cari-acik-nisanda-57-milyar-dolar-81000</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:57:00 +03:00</pubDate>
            <title> Cari açık nisanda 5,7 milyar dolar</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ödemeler dengesi verilerini açıkladı.</p>
<p>Buna göre, Nisan 2026'da cari işlemler hesabı 5 milyar 695 milyon dolar açık, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 319 milyon dolar fazla verdi.</p>
<p>Bu dönemde, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 6 milyar 819 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış verilere göre cari açık, Eylül 2025 döneminden itibaren ilk defa düşüş göstererek nisanda yaklaşık 37 milyar dolara geriledi.</p>
<p>Ayrıca, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi de 74,8 milyar dolar açık verdi. Aynı dönemde hizmetler dengesi 62,8 milyar dolar fazla verirken, birincil ve ikincil gelir dengesi sırasıyla 23,8 milyar dolar ve 1,2 milyar dolar açık kaydetti.</p>
<p>Bu dönemde, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 9 milyar 515 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış verilere göre, nisanda cari açık yaklaşık 39,7 milyar dolar olurken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesinde 77,8 milyar dolarlık açık oluştu.</p>
<p>Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler, nisan ayında 3 milyar 670 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu kalem altında taşımacılık hizmetleri ve seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler sırasıyla 1 milyar 685 milyon dolar ve 2 milyar 882 milyon dolar oldu.</p>
<p><strong>Net rezerv azalışı 15,5 milyar dolar</strong></p>
<p>Nisan ayı itibarıyla yıllıklandırılmış cari açığın finansmanına net doğrudan yatırımlar 2,9 milyar dolar, net portföy yatırımları 11,7 milyar dolar, krediler 48,2 milyar dolar ve ticari krediler 700 milyon dolar katkı sağlarken, net efektif ve mevduatlar 12,6 milyar dolar negatif yönlü etki yaptı.</p>
<p>Merkez Bankasının döviz cinsinden net rezerv azalışı ise 15,5 milyar dolar oldu.</p>
<p>Nisan ayında doğrudan yatırımlar kaynaklı net girişler 447 milyon dolar olarak kaydedildi.</p>
<p>Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye'ye yaptıkları doğrudan yatırımlar 1 milyar 87 milyon dolar, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları ise 640 milyon dolar arttı.</p>
<p>Gayrimenkul yatırımları incelendiğinde, yurt içi yerleşiklerin yurt dışında 187 milyon dolarlık gayrimenkul alımı yaptığı, yurt dışı yerleşiklerin ise Türkiye'de 164 milyon dolarlık net gayrimenkul alımı gerçekleştirdiği görüldü.</p>
<p>Nisan ayında portföy yatırımlarından kaynaklı 4 milyar 53 milyon dolarlık net giriş gerçekleşti.</p>
<p>Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi ve yatırım fonu piyasasında 4 milyar 267 milyon dolarlık, DİBS piyasasında ise 382 milyon dolarlık net alış yaptığı görüldü.</p>
<p>Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak yurt dışı yerleşiklerin, bankalar ve Genel Hükümet ihraçlarında sırasıyla 492 milyon dolar ve 2 milyar 91 milyon dolarlık net alış yaptığı, diğer sektör ihraçlarında ise 111 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdiği belirlendi.</p>
<p>Yurt dışından kredi kullanımlarında bankalar 1 milyar 445 milyon dolarlık, Genel Hükümet 172 milyon dolarlık ve diğer sektörler 3 milyar 345 milyon dolarlık net kredi kullanımı gerçekleştirdi.</p>
<p>Diğer yatırımlar kalemi altında, yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları Türk lirası ve yabancı para cinsinden sırasıyla 2 milyar 245 milyon dolar ve 1 milyar 790 milyon dolar artarken, toplam net artış 4 milyar 35 milyon dolar oldu.</p>
<p>Resmi rezervler ise nisan ayında 12 milyar 19 milyon dolarlık net artış kaydetti.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/cari-acik-nisanda-57-milyar-dolar-81000</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/7/5/1280x720/cari-acik-artiyor-ama-endise-edilecek-boyutta-degil-1744697556.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Merkez Bankası&#039;nın verilerine göre, Türkiye&#039;nin cari işlemler hesabı 5 milyar 695 milyon dolar açık verirken, altın ve enerji hariç hesap 319 milyon dolar fazla verdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/zorunlu-trafik-sigortasinda-teminata-deger-kaybi-da-dahil-olacak-80998</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:53:00 +03:00</pubDate>
            <title> Zorunlu trafik sigortasında teminata değer kaybı da dahil olacak</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar" başlıklı tebliği, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Değişiklikle, genel şartlara "kalıcı veri saklayıcısı" tanımı eklendi. Kısa mesaj, elektronik posta, internet, mobil uygulama, disk, CD, DVD, hafıza kartı ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi veya e-Devlet üzerinden kurulacak sistemler bu kapsamda değerlendirilecek.</p>
<p>Tebliğe göre, Maddi Zararlar Teminatı kapsamında kaza yapan araçtaki değer kaybı, SEDDK tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımlar, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark dikkate alınarak tespit edilecek.</p>
<p>Sigorta eksperi, raporunda değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de yer verecek.</p>
<p>Bu teminat kapsamında yapılacak başvurular, araçta meydana gelen hasar bedelini ve değer kaybını kapsayacak. Araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilecek.</p>
<p>Sigortacı, hesaplanan değer kaybı tutarını yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla en geç nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde hak sahibine bildirecek.</p>
<p>Sağlık Giderleri Teminatı, üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içerecek.</p>
<p>Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan giderler ile sürekli bakıcı gideri bu teminat kapsamında olacak.</p>
<p>Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ile sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan ve tıbben gerekli olan sürekli bakıcı giderleri sigorta şirketleri veya güvence hesabı tarafından Sağlık Giderleri Teminatı kapsamında karşılanacak.</p>
<p>Trafik kazası nedeniyle mağdurun geçici iş göremezliği ve sürekli sakatlığı ise Sakatlanma Teminatı kapsamında olacak.</p>
<p>Bu kapsamda tazminat ödemesinde, ilgili kurum ve kuruluşlarca tanzim edilecek trafik kazasına ilişkin belgelerde illiyet bağı ile ilgili tespitin yer alması durumunda bu tespitin aksini ispat sigorta şirketine ait olacak.</p>
<p>Sigortacı, söz konusu rapor konusunda ilgili mevzuat uyarınca itiraz usulüne başvurduğunda mağdurun itiraz üzerine yaptığı belgelenmiş harcamalarını bu teminat kapsamında karşılamakla yükümlü olacak.</p>
<p>Söz konusu tazminat miktarlarının tespitinde sakat kalan kişi esas alınacak.</p>
<p>Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı ise üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere 6098 sayılı kanunun haksız fiillere ilişkin hükümlerine göre belirlenen tazminatları içerecek.</p>
<p>Söz konusu tazminat miktarının tespitinde ölen kişi esas alınacak.</p>
<p>Tebliğ, 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/zorunlu-trafik-sigortasinda-teminata-deger-kaybi-da-dahil-olacak-80998</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/6/1/1280x720/otomotiv-otomobil-arac-1767341158.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ SEDDK&#039;nin Resmi Gazete&#039;de yayımlanan tebliğine göre, kaza yapan araçlar için Maddi Zararlar Teminatı kapsamında yapılacak başvurular, araçta meydana gelen hasar bedelini ve değer kaybını kapsayacak. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/sirketler-insan-avlamayi-birakip-insan-ekosistemi-kurmaya-ne-zaman-baslayacak-80995</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:30:00 +03:00</pubDate>
            <title> Şirketler insan &#039;avlamayı&#039; bırakıp, insan &#039;ekosistemi kurmaya&#039; ne zaman başlayacak?</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>İş dünyası bazen kullandığı kavramların ne anlattığını unutacak kadar onlara alışabiliyor. "Head Hunter" da bunlardan biridir. Bugün dünyanın dört bir yanında milyonlarca dolarlık üst düzey işe alım süreçleri bu unvan altında yürütülüyor. Yönetim kurulu üyeleri, CEO'lar, CFO'lar ve kritik liderlik pozisyonları için uzman danışmanlar görevlendiriliyor. Şirketler en iyi adayları bulmak için ciddi bütçeler ayırıyor.</p>
<p>Bir organizasyonun geleceğini şekillendirecek insanları bulma işini neden hâlâ "avcılık" metaforu üzerinden tanımlıyoruz?  Bu soru ilk bakışta yalnızca dilsel bir tartışma gibi görünebilir. Oysa kelimeler, kurumların düşünme biçimini şekillendirir. Bir kavramın içinde hangi zihniyet varsa, zamanla süreçler de o zihniyet etrafında oluşur. Avcılık; hedef belirlemeyi, takip etmeyi, yakalamayı ve ele geçirmeyi ifade eder. Oysa 21. yüzyılın şirketlerinin ihtiyacı olan şey, insanları ele geçirmek değil; farklı insan potansiyellerini bir araya getirebilmektir. Belki de artık "Head Hunter" döneminin sonuna yaklaşıyoruz; yeni bir kavrama ihtiyacımız var: Talent Collector – Yetenek Toplayıcısı. Bu kavram ilk bakışta basit bir isim değişikliği gibi görünebilir. Ancak aslında şirketlerin insan sermayesine bakışını kökten değiştirebilecek bir paradigma değişimini temsil etmektedir. Çünkü geleceğin şirketleri, yetenekleri bulan şirketler değil; "yetenek ekosistemleri kurabilen şirketler" olacaktır.</p>
<p><strong>Büyük Yanılgı: Yetenek, Bir Birey Değildir!</strong></p>
<p>Geleneksel işe alım anlayışı hâlâ "yıldız çalışan" kavramına odaklanıyor; daha iyi bir CEO, daha iyi bir satış direktörü, daha iyi bir finans lideri gibi. Şirketler çoğu zaman başarının belirli bireyler üzerinden geleceğini düşünüyor. Ancak son yirmi yılda organizasyon teorileri, inovasyon araştırmaları ve kurumsal dönüşüm örnekleri bize başka bir gerçeği çok net olarak gösterdi: Başarı artık bireysel mükemmellikten değil, kolektif zekâdan doğuyor! Bir şirketi ileri taşıyan şey, yalnızca en yetenekli insanların varlığı değildir. O insanların "birbirlerini tamamlayabilmeleridir". Bugün dünyanın en başarılı organizasyonları, en iyi bireyleri toplayan kurumlar değil; farklı yetenekleri uyumlu biçimde bir araya getirebilen kurumlardır. Bu nedenle güncel en kritik sorularından birisi, en iyi insanı nasıl buluruz değil, "Birbirini güçlendiren insanlardan oluşan ekosistemi nasıl kurarız?" sorusudur.</p>
<p><strong>Yönetim Kurulları İçin Yeni Rekabet Alanı</strong></p>
<p>Önümüzdeki on yılın rekabet avantajı (sektörüne bağlı olarak) aslında birçok firma için teknoloji olmayacak. Teknoloji herkes tarafından erişilebilir hale geliyor. Sermaye de olmayacak. Çünkü sermaye zaten küresel ölçekte hareket ediyor. Bilgi de olmayacak; çünkü neredeyse sadece "bilginin demokratikleştiği" bir çağda yaşıyoruz. Asıl rekabet avantajı, <u>farklı yetenekleri aynı amaç etrafında toplayabilme kapasitesi</u> olacak. Bu nedenle insan sermayesi konusu artık yalnızca İK departmanlarının gündemi değildir. Yönetim kurullarının da en önemli stratejik başlıklarından biri haline gelmiştir. Çünkü şirketlerin geleceğini artık fabrikalar, makineler veya binalar değil; doğru insan kombinasyonları belirliyor. Yönetim kurullarının sorumluluğu sadece CEO seçmek değildir. Geleceğin liderlik havuzunu oluşturmak, çeşitliliği artırmak ve organizasyonun insan sermayesi dayanıklılığını güvence altına almak da yönetimsel bir görevdir. Bu noktada Talent Collector yaklaşımı, klasik işe alım anlayışının çok ötesine geçmektedir.</p>
<p><strong>Çeşitlilik Bir Sosyal Sorumluluk Değil, Stratejik Zorunluluktur</strong></p>
<p>Uzun yıllar boyunca çeşitlilik ve kapsayıcılık konuları sadece "sosyal sorumluluk" perspektifinden ele alındı. Oysa bugün mesele çok daha farklıdır. Yapay zekânın yükseldiği, iş modellerinin hızla değiştiği ve kuşaklar arası beklentilerin farklılaştığı bir dünyada homojen ekiplerin sürdürülebilir başarı üretmesi giderek zorlaşmakta. Benzer insanların oluşturduğu ekipler hızlı uzlaşabilirler, ancak farklı insanların oluşturduğu ekipler çok daha iyi kararlar verirler!  Çünkü farklı bakış açıları kurumsal kör noktaları azaltır. İşte Talent Collector yaklaşımının en güçlü taraflarından biri de budur. Amaç yalnızca yetenek toplamak değildir; "farklılıkları değer üreten bir yapıya dönüştürebilmektir". Bu nedenle geleceğin yetenek yöneticileri, CV toplayan kişiler olmayacak; onlar "kurumların sosyal mimarları" olacaktır!</p>
<p><strong>Çalışan Refahı Yeni Dönemin Sermayesidir</strong></p>
<p>Sanayi çağında sermaye makineydi, bilgi çağındaki sermaye veriydi. Yapay zekâ çağında ise sermaye insan enerjisidir. Yüksek performansın sürdürülebilir olması için insanların yalnızca çalışması değil, gelişmesi, anlam bulması ve aidiyet hissetmesi gerekir. Bu nedenle yeni nesil yetenek yönetimi yalnızca işe alımı değil; çalışan deneyimini, kurum kültürünü, liderlik gelişimini, psikolojik güvenliği, öğrenme çevikliğini aynı çatı altında değerlendirmek zorundadır. Talent Collector yaklaşımı tam olarak burada devreye girer. Çünkü yetenek toplayan kişi yalnızca insanları işe alan kişi değildir. Aynı zamanda o insanların kurum içinde kalmasını sağlayan, sistemi kuran kişidir.</p>
<p><strong>Geleceğin En Değerli Mesleği</strong></p>
<p>Yakın gelecekte yapay zekâ birçok işi elbette değiştirecek. Pek çok meslek elbette yeniden tanımlanacak. Ancak bir alanın önemi daha da artacak: İnsanları anlamlı şekilde bir araya getirme becerisi. Gelecekte şirketler, yöneticilerini yalnızca finansal performanslarına göre değerlendirmeyecek. Aynı zamanda ne kadar güçlü yetenek ekosistemleri oluşturabildiklerine de bakacak. Belki de bugün "Head Hunter" olarak tanımlanan meslek, yarının organizasyonlarında bambaşka bir isimle anılacak. Çünkü avcıların görevi hedefi yakalamaktır; toplayıcıların görevi ise geleceği inşa etmektir! Artık iş dünyasının ihtiyacı olan şey daha fazla avcı değil; daha fazla Talent Collector, yani Yetenek Toplayıcısıdır. Şirketler insanları bulmakta değil, insanları bir araya getirmekte ustalaştıkları gün; yalnızca daha iyi ekipler değil, daha güçlü kurumlar, daha sürdürülebilir organizasyonlar ve daha kapsayıcı bir iş dünyası ortaya çıkacaktır.</p>
<p>Sesiniz güzel olmayabilir, keman, piyano veya herhangi bir müzik aletini çalmayı bilmiyor olabilirsiniz. Ama gerçekten çok iyi bir kulağınız varsa, çok iyi bir müzik &amp; ses dinleyicisi iseniz ve eğer tutkuyla arzu ediyorsanız, çok iyi bir orkestra şefi olabilirsiniz!</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/sirketler-insan-avlamayi-birakip-insan-ekosistemi-kurmaya-ne-zaman-baslayacak-80995</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Şirketler insan &quot;avlamayı&quot; bırakıp, insan &quot;ekosistemi kurmaya&quot; ne zaman başlayacak? ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/buikadda-zuhal-asli-saka-donemi-80993</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:28:00 +03:00</pubDate>
            <title> BUİKAD’da Zuhal Aslı Saka dönemi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/BURSA</strong></p>
<p>Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği’nin (BUİKAD) 10. Genel Kurul toplantısında bayrak değişimi yaşandı. Şeyda Şençayır, BUİKAD Başkanlığı görevini Zuhal Aslı Saka’ya devretti.</p>
<p>Podyum Davet’te yapılan Genel Kuruluna Bursa iş dünyasının yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. 2023-2026 dönemi faaliyet raporunun video olarak sunulmasının ardından konuşan eski başkan Şeyda Şençayır, “Bugün içim çok huzurlu. Çünkü biliyorum ki 3 yıl boyunca biz, sadece projeler üretmedik. Gece gündüz verilen emekle, birlikte düşünen, birlikte üreten, birlikte yürüyen bir ekibin ruhuyla, ‘Ben’ yerine ‘Biz’ diyebilen kadınların inancıyla çalıştık. Her zaman aynı şeye inandım: Kadın güçlenirse. Hayat değişir. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, ‘Daha emin ve daha doğru olarak yürüyeceğimiz tek bir yol vardır. O da büyük Türk kadınını çalışmamıza ortak kılmaktır.’ demiştir. Bugün burada bir görevi devrediyorum. Ama kalbimde taşıdığım BUİKAD sevgisini asla bırakmıyorum. Çünkü bazı yolculuklar biter. Ama birlikte bırakılan iz daima yaşar” dedi.</p>
<h2>“Cumhuriyet kadını sorumluluğuyla hareket edeceğiz”</h2>
<p>Yapılan seçimlerin ardından oy birliğiyle göreve getirilen BUİKAD’ın 2026-2029 Hizmet Dönemi Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu: Zuhal Aslı Saka (Başkan), Yönetim Kurulu Üyeleri: Dr. Arzu Erdi, Oya Baykal, Türkan Sedef Taşçı, Gamze Diyaroğlu, Sevgi Saygın, Gülnur Algül, Yasemin Yeşilova Muştucu, Nihayet Kırbaş. Genel Kurul’da ayrıca BUİKAD’ı federasyonlarda temsil edecek üyeler de belirlendi. Çok kıymetli bir mirası devraldıklarını belirterek bir teşekkür konuşması yapan yeni Başkan Zuhal Aslı Saka, Cumhuriyet kadını sorumluluğuyla hareket edeceklerini vurgulayarak yeni dönem hedeflerini şöyle özetledi: “BUİKAD’ı bugünlere taşıyan, büyüten ve güçlendiren tüm önceki dönem başkanlarına ve ekiplerine teşekkürlerimi sunuyorum. Üyelerle olan iletişimimizi daha da güçlü ve yakın bir zemine taşımak amacıyla kapsamlı bir üye anketi gerçekleştirmek istiyoruz. Ayrıca, BUİKAD’ın sahip olduğu mesleki çeşitliliği daha görünür ve daha işlevsel hale getirerek, farklı sektörlerdeki bilgi, deneyim ve üretim gücünü ortak bir platformda buluşturmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Genel kurul, davetlilerin hep birlikte 10. Yıl Marşı’nı söylemesi ve toplu fotoğraf çekimiyle son buldu. </p>
<p>BUİKAD’ın 2026-2029 Hizmet Dönemi Yönetim Kurulu'nda Zuhal Aslı Saka, Dr. Arzu Erdi, Oya Baykal, Türkan Sedef Taşçı, Gamze Diyaroğlu, Sevgi Saygın, Gülnur Algül, Yasemin Yeşilova Muştucu, Nihayet Kırbaş yer aldı. </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/buikadda-zuhal-asli-saka-donemi-80993</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/9/3/1280x720/buikadda-zuhal-asli-saka-donemi-1781253047.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ BUİKAD&#039;ın 10. Genel Kurul toplantısında Başkanlığa Zuhal Aslı Saka seçildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/turkiyenin-solar-cam-uretim-kapasitesi-5-katina-cikti-81012</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Türkiye’nin solar cam üretim kapasitesi 5 katına çıktı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/ANKARA</strong></p>
<p>Düzcam, işlenmiş camlar, cam ambalaj ve cam ev eşyası üretiminde dünya genelinde güçlü konumunu pekiştiren Türk cam sektörünün temsilcileri Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB) ev sahipliğinde TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde bir araya geldi.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a2be90ab487f-1781262602.jpg" alt="" width="700" height="336" />Toplantıda küresel talep daralmasının etkilerine ve haksız ithalat baskısına karşı stratejik seferberlik vurgusu öne çıktı. Enerjide bağımlılığın her zamankinden daha riskli hale geldiğini belirten ÇCSİB Başkan Yardımcısı Tansu Kumru, cam sektörünün de enerjideki dönüşümde önemli bir parçası olduğunun altını çizdi.</p>
<p>Sektörün bu kapsamda solar cam üretimi konusunda büyük atılım yaptığını ifade e den Kumru, “Sektör hayata geçirdiğimiz yatırımlarla, Türkiye’nin solar cam üretim kapasitesini tam 5 katına çıkardı. Bu yüksek sermaye ve emeğin korunması adına, haksız rekabet yaratan ithalatın önlenmesini hayati bir zorunluluk olarak görüyoruz” dedi.</p>
<p>ÇCSİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç’ın da katıldığı toplantıda geçen yıl sektörün 1.5 milyar dolarlık ihracat yaptığını belirten Tansu Kumru, kâr marjlarının sürdürülebilir seviyenin altına düşmüş olmasının bir çok sektör gibi cam üreticilerini de doğrudan etkilediğini bildirdi.</p>
<p><strong>“Küresel ticaret kırılgan ama Türk camı dayanıklı”</strong></p>
<p>Korumacılıktaki artışla birlikte rekabet güçlerinin bu zorluklarla başa çıkabilecek düzeyde olduğunu söyleyen Kumru, </p>
<p>“Yüzde 79 yerli katma değer oranı ile 170 ülkeye cam ihracatı yapan bir sektör olarak, yüksek üretim kapasitemiz, uluslararası standartlardaki ürün kalitemiz ve deneyimli insan kaynağımız ile küresel zorlukları fırsata dönüştürmeye çalışıyoruz. İnşaat, otomotiv, beyaz eşya, güneş enerjisi, gıda, perakende ve turizm gibi pek çok sektöre girdi sağlayarak ülke ekonomisine ve tüm bu iş kollarının ihracatına katkı sağlıyoruz” diye konuştu. Kumru, küresel ticaret sektörü kırılgan olsa da Türk camının dayanıklı olduğunu vurguladı.</p>
<p>Türkiye’nin yıllık 4 milyon tonun üzerindeki üretim ve işleme hacmiyle küresel ölçekte önemli bir cam üretim üssü olduğunu aktaran Kumru, <br />“Küresel ekonomideki soğumadan olumsuz etkilenen bu devasa ekosistemde, üretim maliyetlerinin neredeyse yarısını oluşturan doğalgaz ve elektrik giderleri karşısında sektörümüzün desteklenmesine ve ihracatçının elini güçlendirecek rekabetçi kur seviyelerinin sağlanmasına ihtiyaç duyuyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Çin ürünleri Malezya üzerinden geliyor, önlemler etkisiz kalıyor”</strong></p>
<p>Korumacılık ve yüksek vergilerin iç pazarı tehdit ettiğine değinen Tansu Kumru, </p>
<p>“Maliyet avantajına sahip ülkelerin küresel talep daralmasının da etkisiyle, haksız rekabet yaratan ithal ürünlerini daha fazla Türkiye’ye yönlendirdiklerini görüyoruz. Özellikle Çin menşeli ürünlerin Malezya üzerinden ülkemize yönlendirilerek mevcut ticaret politikası önlemlerinin etkisiz hale getirilmeye çalışılması, haksız rekabet baskısını daha da ağırlaştırıyor” değerlendirmesinde bulundu. Ticaret Bakanlığı’nın bu kapsamda attığı proaktif adımların sektör için can suyu niteliğinde olduğunu belirten Kumru, </p>
<p>“Son bir yılda cam ev eşyasında Çin ve Mısır’a karşı anti-damping soruşturması başlatılması, cam elyafta anti-damping vergisinin devreye alınması, düzcam ve otomotiv camlarına yönelik ilave önlemler yerli üretimi korumak adına çok kritik kazanımlar oldu” diye konuştu.</p>
<p><strong>İhracatın şampiyonları konuştu</strong></p>
<p>Cam Sektör Toplantısı açılış konuşmalarının ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu “Dünya ve Türkiye Ekonomisi 2026 Öngörüleri ile Cam Sektörüne Etkileri” başlıklı bir sunum yaptı. Etkinlikte ayrıca, cam ihracatında öne çıkan firma temsilcilerinin katılımıyla “İhracat Şampiyonları Konuşuyor” Paneli düzenlendi. Şişecam Satış Genel Müdür Yardımcısı Başar Tırpancı’nın moderatörlüğündeki panelin konuşmacıları ise Gürok Grup Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret, Rakle Yönetim Kurulu Başkanı Can Dervişoğlu, Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, Okandan Cam Genel Müdürü Nurettin Okandan ve Yıldız Cam Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Yıldız oldu. Panelde, bugüne kadar hayata geçirilen yenilikçi projelerin cam sanayiinin gücünü geleceğe taşıyacağı mesajını veren sektörün önde gelen isimleri, Türk cam sektörünün tüm dünya için güvenilir ve küresel bir çözüm ortağı olmaya kararlılıkla devam edeceğini vurguladılar.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/turkiyenin-solar-cam-uretim-kapasitesi-5-katina-cikti-81012</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/1/2/1280x720/tansu-kumru-1781262538.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ ÇCSİB Başkan Yardımcısı Tansu Kumru, “Sektör hayata geçirdiğimiz yatırımlarla, Türkiye’nin solar cam üretim kapasitesini tam 5 katına çıkardı. Bu yüksek sermaye ve emeğin korunması adına, haksız rekabet yaratan ithalatın önlenmesini hayati bir zorunluluk olarak görüyoruz.” dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/bursa-buyuksehirde-sosyal-denge-tazminati-tartismasi-80991</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:55:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bursa Büyükşehir’de Sosyal Denge Tazminatı tartışması</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/BURSA</strong></p>
<p>Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Haziran ayı birinci oturumunda, Büyükşehir Belediyesi’nde görevli memur ve sözleşmeli personele ilişkin Tüm-Bel-Sen ile görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey yönetimi arasında imzalanarak 18 Mart tarihinde yürürlüğe giren toplu sözleşme gündeme geldi.</p>
<p>Toplu sözleşmede yer alan "Mali Haklar" başlıklı 6’ncı madde kapsamında ilgili personele Ramazan Bayramı’nda bir sosyal denge tazminatı tutarında ikramiye, Kurban Bayramı’nda iki sosyal denge tazminatı tutarında ikramiye, eylül ayında kırtasiye yardımı ve ayrıca kumanya bedeli ödenmesine ilişkin hükümler yer alıyordu. Sayıştay tarafından Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yapılan incelemeler neticesinde, 2024 yılında da yapılan ödemelerin mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle kamu zararına hükmedildi. Yapılan açıklamaya göre, Mustafa Bozbey hakkında yaklaşık 75 milyon lira kamu zararı çıkarken, Sayıştay tarafından 2025 yılı için yaklaşık 126 milyon lira kamu zararı tespit edildiği bildirildi. Sayıştay, hukuksuz ödemeler gerekçesiyle toplu sözleşmede imzası bulunan Mustafa Bozbey’den ödemlerin yasal faiziyle birlikte şahsen tahsiline karar verdi.</p>
<h2>Biba’dan toplu sözleşme açıklaması</h2>
<p>Konu hakkında açıklamalarda bulunan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, sendika ile anlaşmanın hukuk dışı yapıldığını söyledi. Bununla ilgili de Mustafa Bozbey hakkında zimmet çıktığını hatırlatan Başkan Vekili Şahin Biba, “Konuyu herkes biliyor. Sayıştay 2024 yılı raporunda 70 milyon küsur zimmet var. 2025 yılı için de 125 milyon 600 bin liraya yakın zimmet çıktı. Daha 2026 yılı var. Toplamda 300 milyon liraya yakın bir zimmet var. ‘Kurban Bayramı’nda yapılacak ikramiyeyle birlikte hatta çift ikramiye olduğu için 100 milyonun üzerinde bir zimmet daha çıkacak. ‘Ben buna müsaade edemem’ dedim. Eğer bu para verilseydi zimmet bana değildi. Sözleşmeyi yapan bizatihi Mustafa Bozbey’e çıkacaktı. Ama ben buna müsaade etmiyorum’ diye söyledim” diye konuştu.</p>
<h2>“Hukuk dışı olan bir sözleşme”</h2>
<p>Konuyu CHP Grup Sözcüsü ile de görüştüğünü açıklayan Başkan Vekili Şahin Biba, “Beraber konuştuk. Konunun bu şekilde olması gerektiğine de karar verdik. Mustafa Bozbey zaten ekonomik sorumluluk kabul etmediğini söyledi. Dolayısıyla ben de ‘bunu yapmam’ dedim. Hukuk dışı olan bir sözleşme. Sendikaya da ‘Eğer haklıysanız mahkemeye de verin’ dedim. Dolayısıyla ben buna müsaade etmedim ve vermedim. Bizler kanuna göre hareket etmeye çalışıyoruz. Sendika üyeleriyle bizzat görüştüm. Genel Sekreterimiz, arkadaşlarımız görüştü. Yetmedi eylem de yaptılar” diye konuştu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/bursa-buyuksehirde-sosyal-denge-tazminati-tartismasi-80991</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/9/1/1280x720/bursa-buyuksehirde-sosyal-denge-tazminati-tartismasi-1781251016.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, belediye ile Tüm-Bel-Sen arasında yapılan toplu sözleşme hakkında, “2024, 2025 ve 2026 yıllarını kapsayan toplamda 300 milyon liraya yakın bir zimmet var. Hukuk dışı olan bir sözleşme. Ben buna müsaade etmem.” ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/beyaz-et-sorusturmasinda-13-sirkete-kayyum-81023</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Beyaz et soruşturmasında 13 şirkete kayyum</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Beyaz et sektöründe yaşanan haksız fiyat artışları iddiasına ilişkin soruşturmada, hakkında gözaltı kararı verilen 32 zanlıdan 28'i gözaltına alındı. </p>
<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından son dönemde beyaz et sektöründe yaşanan fiyat artışlarına ilişkin olarak kamuoyuna yansıyan şikayetler, vatandaşlar tarafından yapılan ihbar ve başvurularla piyasa işleyişine yönelik iddiaların dikkate alınarak soruşturma başlatıldığı ifade edildi.</p>
<p>Açıklamada, soruşturma kapsamında, beyaz et sektöründe faaliyet gösteren bazı şirketlerle bu şirketlerin yetkilileri hakkında, haksız fiyat artışı iddiaları, sektör içerisindeki fiyatlama süreçleri ve piyasa düzenine etki eden uygulamalar birlikte ele alınarak kapsamlı değerlendirme yapıldığı bildirildi.</p>
<p>Bazı şirket yetkililerinin beyaz et sektöründeki fiyat oluşum süreçlerine etki edebilecek nitelikte birlikte hareket ettikleri, arz, satış ve fiyatlama politikalarının tüketici aleyhine sonuç doğurabilecek şekilde yönlendirildiği kaydedilen açıklamada, bu suretle serbest piyasa düzeniyle adil rekabet ortamının bozulmasına neden olunduğu yönünde kuvvetli şüpheye ulaşıldığı ifade edildi.</p>
<p>Açıklamada, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "yönetme", "örgüte üye olma" ve "fiyatları etkileme" ve ilgili mevzuat kapsamında "satıştan kaçınma" suçlarından yürütülen soruşturmada İstanbul, Ankara, Balıkesir, Bolu, Bursa, İzmir, Samsun ve Uşak'ta operasyon düzenlendiği bildirildi.</p>
<p>Şirket yöneticileri ve yetkilileri hakkında yakalama, gözaltı, arama ve el koyma işlemleri uygulandığı ifade edilen açıklamada, "Ayrıca, soruşturma konusu eylemlerin niteliği, sektörün temel gıda tedariki bakımından taşıdığı önem ve şirket faaliyetlerinin hukuka uygun şekilde denetlenebilir olarak sürdürülmesi amacıyla, soruşturma kapsamındaki 13 şirket hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133. maddesi uyarınca denetim kayyumluğu tedbiri uygulanmıştır. Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma, serbest piyasa düzeninin, adil rekabet ortamının, tüketici haklarının ve temel gıda ürünlerine erişimde kamu yararının korunması amacıyla, tüm yönleriyle ve titizlikle sürdürülmektedir." denildi.</p>
<p>Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen 32 şüpheliden 28'i gözaltına alındı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/beyaz-et-sorusturmasinda-13-sirkete-kayyum-81023</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/7/2/1280x720/pilic-tavuk-beyaz-et-1758099644.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Beyaz et sektöründe haksız fiyat artışı soruşturması kapsamında 28 kişi gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, &quot;Soruşturma konusu eylemlerin niteliği, sektörün temel gıda tedariki bakımından taşıdığı önem ve şirket faaliyetlerinin hukuka uygun şekilde denetlenebilir olarak sürdürülmesi amacıyla, soruşturma kapsamındaki 13 şirket hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu&#039;nun 133. maddesi uyarınca denetim kayyumluğu tedbiri uygulanmıştır.&quot; denildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/veri-guvenligi-yapay-zeka-donusumunun-merkezine-yerlesiyor-80983</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:55:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Veri güvenliği, yapay zekâ dönüşümünün merkezine yerleşiyor&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ESRA ÖZARFAT/BURSA</strong></p>
<p>Teracity Yazılım Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, yapay zekânın bugün hâlâ yanlış konumlandırıldığını belirterek, asıl dönüşümün uygulamalardan çok altyapıda yaşandığına dikkat çekti. Yapay zekânın internet benzeri bir kırılma yarattığını ifade eden Akın, bu sürecin en kritik başlıklarından birinin veri güvenliği olduğunu vurguladı.</p>
<p>Akın, “Yapay zekâ çoğu zaman bir uygulama gibi algılanıyor. Oysa bu, internet gibi köklü bir altyapı devrimi. İnsan faktörü devam edecek ancak sistemin omurgası değişiyor. Bu noktada verinin güvenliği, bütünlüğü ve doğru yönetimi en kritik unsur haline geliyor” dedi. Altyapı dönüşümünün özellikle ürün geliştiren şirketler üzerinde ciddi maliyet baskısı oluşturduğunu dile getiren Akın, makine, tekstil, otomotiv ve yazılım gibi sektörlerde bu baskının giderek arttığını söyledi. Platform ve ekosistem odaklı yapıların ise süreci daha esnek yönettiğine işaret etti. Teracity olarak bu dönüşümü doğrudan hissettiklerini belirten Akın, “2025’in son çeyreğinde köklü bir dönüşüm başlattık. Bu süreç maliyetli ve zor ama kaçınılmaz” diye konuştu.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a2bae1b4910c-1781247515.jpg" alt="" width="695" height="471" /></p>
<h2>Tüm operasyonlarda güvenli yapay zekâ altyapısı</h2>
<p>Şirketin dönüşüm planının merkezinde, yapay zekânın yalnızca ürünlere entegre edilen bir özellik olmadığını, aynı zamanda tüm operasyonları taşıyan güvenli bir altyapı haline getirilmesinin yer aldığını belirten Akın, yürütülen çalışmaları şöyle özetledi: “Kod üretiminden müşteri taleplerine, destek süreçlerinden iş akışlarına kadar tüm sistemi yapay zekâ ile yönetmeye hazırlanıyoruz. Ancak bunu yaparken veri güvenliği ve regülasyon uyumu en öncelikli başlığımız. Küresel rekabette ayakta kalmanın yolu, güvenli ve sürdürülebilir dijital altyapılardan geçiyor.” Önümüzdeki iki yılı “altyapı inşa dönemi” olarak tanımlayan Akın, bu süreçte agresif büyüme yerine teknolojik dönüşümü tamamlamaya odaklandıklarını belirtti. Teracity’nin 2026 sonu itibarıyla bu dönüşümü tamamlamayı hedeflediğini kaydeden Akın, Türkiye ekonomisinin de aynı dönemde toparlanma sürecine girmesini beklediklerini ifade etti.</p>
<h2>KEP uyumlu insan kaynakları çözümü</h2>
<p>Teracity’nin kamu tarafındaki önemli projelerinden biri, TSE Global’in uçtan uca dijital dönüşümü oldu. Bu projenin stratejik bir referans niteliği taşıdığını belirten Akın, uygunluk denetimi pazarına yönelik yeni bir ürün geliştirdiklerini aktardı. Özel sektörde ise insan kaynakları yönetimine odaklanan yeni bir çözüm geliştirdiklerini ifade eden Akın, 1 Ocak 2026 itibarıyla devreye giren KEP (kayıtlı elektronik posta) düzenlemesiyle uyumlu bu yapının veri güvenliği açısından güçlü bir model sunduğunu vurguladı. Çözümün kamu, özel sektör ve belediyelerde yaygın kullanım potansiyeli taşıdığı belirtildi. Teracity’nin hizmet verdiği projelerin yüzde 75’i kamu, yüzde 25’i özel sektörden oluşuyor. Türkiye genelinde 30’dan fazla belediyeyle çalışan şirket, Bursa’daki belediyelerin yaklaşık yüzde 80’inin yazılım altyapısını yönetiyor. Geliştirilen sistemlerin Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 10’una temas ettiğini belirten Akın, belediyelerde insan kaynakları, maaş, muhasebe, vergi tahsilatı ve saha operasyonları gibi kritik süreçlerin büyük bölümünün Teracity altyapısıyla yürütüldüğünü söyledi. Bu ölçekteki operasyonlarda veri güvenliğinin sadece teknik değil, aynı zamanda stratejik bir gereklilik haline geldiğine dikkat çekildi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/veri-guvenligi-yapay-zeka-donusumunun-merkezine-yerlesiyor-80983</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/8/3/1280x720/veri-guvenligi-yapay-zeka-donusumunun-merkezine-yerlesiyor-1781247545.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Teracity Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, yapay zekânın bir uygulamadan öte altyapı devrimi olduğunu vurgularken, bu dönüşümün odağında veri güvenliği ve bütüncül sistem mimarisinin yer aldığını söyledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/yaniltici-vize-reklamlari-durduruldu-80973</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:23:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yanıltıcı vize reklamları durduruldu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/ANKARA</strong></p>
<p>Ticaret Bakanlığı’nın vize randevu alma sürecine ilişin internet ortamında tüketicileri aldatıcı ve yanıltıcı paylaşımlar yaptığı iddia edilen firmalar hakkında başlattığı inceleme çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p>Bu firmalar hakkında re’sen inceleme başlatan Reklam Kurulu 11 Haziran’da yaptığı toplantıda, tüketicilere yönelik olarak “vize randevu garantisi, vize garantisi, hızlı başvuru, kesintisiz destek, garanti çözüm, yüzde 100 onay garantisi, hızlı sonuç garantisi” gibi taahhütler içeren reklamlar nedeniyle incelemeye alınan altı şirkete ilişkin dosyaları değerlendirdi.</p>
<p>Yapılan değerlendirmede bu reklamlar hakkında 3 aya kadar tedbiren durdurma cezası uygulanmasına karar verildi. Dosyalara ilişkin nihai karar inceleme süresi sonunda verilecek.</p>
<p>Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, her türlü mecrada tüketicileri aldatmaya yönelik ticari reklam ve haksız ticari uygulamalara karşı inceleme ve denetim faaliyetlerinin aralıksız sürdürüleceği kaydedildi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/yaniltici-vize-reklamlari-durduruldu-80973</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/06/schengen-vizesi.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Reklam Kurulu&#039;nun, vize alma sürecine ilişkin yanıltıcı reklamlar için 3 aya kadar tedbiren durdurma cezası uygulanmasına karar verdiği bildirildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/hurmuzden-dunyaya-yayilan-fosil-enflasyon-80966</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:59:00 +03:00</pubDate>
            <title> Hürmüz’den dünyaya yayılan &#039;fosil enflasyon&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla derinleşen enerji krizi, fosil yakıt ithalatına bağımlı sistemlerin kırılganlığını bir kez daha ortaya koydu. Prof. Dr. Etem Karakaya’ya göre bu kriz, enerji güvenliği tartışmasını yalnızca yeni petrol ve gaz tedarikçileri arayışının ötesine taşıyor. Karakaya’ya göre yeni dönemde asıl mesele, “daha fazla tedarikçi” bulmak değil; fosil yakıt ihtiyacını yapısal olarak azaltmak.</strong></p>
<p>Enerji krizleri, çoğu zaman yalnızca fiyat hareketleriyle okunur. Petrol kaç dolara çıktı? Hangi ülke hangi tedarikçiye yöneldi? Oysa Hürmüz krizi fiyatların çok ötesinde bir gerçeği görünür kılıyor. ABD ve İsrail’in İran’a saldırısının ardından Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, küresel enerji sisteminin en hassas damarlarından birini tıkadı. Petrol ve gaz fiyatlarındaki artış kısa sürede ulaşımdan gıdaya, sanayiden hane faturalarına kadar ekonominin tamamına yayıldı.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a2ba15d5099e-1781244253.jpg" alt="" width="700" height="394" />İklim iktisadı, energy dönüşümü, karbon piyasaları ve sanayide karbonsuzlaşma alanlarında çalışan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Etem Karakaya’nın ifadesiyle dünya, yalnızca bir enerji arz şokuyla değil, aynı zamanda yeni bir “fosil enflasyon” dalgasıyla karşı karşıya kaldı.</p>
<p><strong>İthalat kaynaklarını çeşitlendirmek enerji güvenliğini sağlamaya yetmiyor</strong></p>
<p>Karakaya’ya göre Hürmüz krizi, fosil yakıt ithalatına dayalı enerji sistemlerinin ne kadar kırılgan olduğunu gösteren ender jeopolitik anlardan biri. Bu kırılganlık yeni değil. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, LNG piyasalarındaki belirsizlikler, tedarik zinciri şokları ve şimdi Hürmüz’de yaşananlar aynı dersi tekrar ediyor: İthalat kaynaklarını çeşitlendirmek, enerji güvenliğini sağlamaya yetmiyor. Çünkü sorun yalnızca petrolün ya da gazın nereden geldiği değil. Sorun, ekonomilerin büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlı olması. Karakaya’ya göre yeni dönemde asıl mesele, “daha fazla tedarikçi” bulmak değil; fosil yakıt ihtiyacını yapısal olarak azaltmak.</p>
<p><strong>Enerji güvenliği artık temiz enerji politikası</strong></p>
<p>Geçmiş enerji krizlerinde ülkelerin ilk refleksi genellikle aynıydı: Yeni petrol sahaları, yeni gaz anlaşmaları, yeni LNG terminalleri, yeni tedarik rotaları. Kısa vadede bu adımlar anlaşılabilir olsa da, Karakaya’ya göre artık kalıcı çözüm sunmuyor. Jeopolitik risklerin arttığı bir dünyada, fosil yakıt ithalatını farklı ülkelere yaymak riski ortadan kaldırmıyor; yalnızca yerini değiştiriyor.</p>
<p>Bugün 1970’lerden farklı olarak ülkelerin elinde gerçek bir alternatif var. Güneş ve rüzgâr enerjisi, enerji depolama, elektrikli araçlar, ısı pompaları ve enerji verimliliği teknolojileri artık iklim politikalarının araçları değil, aynı zamanda enerji güvenliğinin de temel unsurları.</p>
<p>Karakaya bu nedenle enerji dönüşümünün artık yalnızca karbon emisyonlarını azaltma başlığı altında ele alınamayacağını söylüyor. Temiz enerjiye geçiş, aynı zamanda enerji bağımsızlığı, makroekonomik istikrar ve dış ticaret dengesi meselesi haline geliyor.</p>
<p><strong>Fosil enflasyon ekonominin tamamına yayılıyor</strong></p>
<p>Hürmüz krizi, fosil yakıt fiyatlarındaki artışın ekonomiye nasıl yayıldığını da gösterdi. Petrol ve gaz pahalandığında yalnızca akaryakıt veya elektrik faturaları yükselmiyor. Nakliye maliyetleri artıyor, gıda fiyatları baskılanıyor, sanayi üretimi pahalanıyor, hane bütçeleri daralıyor. Karakaya’nın “fosil enflasyon” olarak tanımladığı bu durum, özellikle ithal enerjiye bağımlı ülkeler için yapısal bir risk yaratıyor. Enerji fiyatlarındaki her jeopolitik şok, enflasyon, cari açık ve büyüme üzerinde baskı oluşturuyor. Dolayısıyla enerji dönüşümünü ertelemek, yalnızca iklim hedeflerini değil, ekonomik dayanıklılığı da zayıflatıyor.</p>
<p>Bu nedenle Hürmüz krizi, enerji güvenliği ile iklim politikası arasında kurulan eski ayrımı da geçersiz kılıyor. Artık aynı soru iki farklı alana yanıt veriyor: Bir ülke fosil yakıt bağımlılığını ne kadar azaltırsa, hem emisyonlarını hem de dış şoklara açıklığını o kadar düşürüyor.</p>
<p>Karakaya’ya göre enerji bağımsızlığı somut teknolojik tercihlerle mümkün hale gelen bir dönüşüm alanı. Güneş paneli, elektrikli araç ya da ısı pompası, enerjinin Hürmüz Boğazı’ndan değil, yerli ve temiz kaynaklardan gelmesini sağlıyor.</p>
<p><strong>Bir sonraki şok mutlaka gelecek</strong></p>
<p>Prof. Dr. Etem Karakaya, “Fosil yakıt bağımlılığını azaltan ülkeler, bir sonraki enerji şokunda daha az bedel ödeyecek. Temiz enerjiye, elektrifikasyona ve verimliliğe yatırım yapan ekonomiler, yalnızca iklim hedeflerine yaklaşmayacak; aynı zamanda daha dirençli, daha bağımsız ve daha öngörülebilir bir enerji sistemine sahip olacak” diyor.</p>
<p>Bir sonraki şokun nerede ve ne zaman başlayacağı belirsiz. Hürmüz krizinden çıkarılacak en önemli ders de tam burada yatıyor: Enerji güvenliği, fosil yakıt ithalatını çeşitlendirmekle değil, fosil yakıt bağımlılığını azaltmakla mümkün.</p>
<p><strong>Türkiye için ders</strong></p>
<p>Türkiye’nin yıllık enerji ithalat faturası 60 milyar doları aşarken, bu faturanın büyük bölümü petrol ve gazdan kaynaklanıyor. Bu tablo, enerji güvenliğini yalnızca dış politika veya tedarik diplomasisi meselesi olmaktan çıkarıyor; sanayi, ulaştırma, konut, finansman ve teknoloji politikalarının ortak gündemi haline getiriyor.</p>
<p>Karakaya’ya göre Türkiye’nin enerji faturasını kalıcı olarak düşürebilecek en güçlü araç, yerli yenilenebilir üretimle birlikte elektrifikasyonun hızlanması. Ulaşımda elektrikli araçların yaygınlaşması, binalarda ısı pompalarının devreye girmesi, sanayide enerji verimliliğinin artması ve yenilenebilir enerji kapasitesinin büyümesi, Türkiye’nin dış şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirebilir.</p>
<p>Bu dönüşüm aynı zamanda cari açık, enflasyon ve rekabetçilik açısından da kritik. Enerji ithalatına daha az bağımlı bir ekonomi, küresel petrol ve gaz fiyatlarındaki dalgalanmalardan daha az etkilenir. Bu da enerji politikasını doğrudan makroekonomik istikrar politikasına dönüştürür.</p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>Isıtma ve sanayide elektrifikasyona geçişi hızlandırmak hayati önem taşıyor</strong></span></p>
<p>Jacques Delors Enstitüsü, Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü (IEEFA) ve SolarPower Europe tarafından yayınlanan yeni veriler, Avrupa’nın savaş başladığından bu yana fosil yakıt bağımlılığını azaltmaya yönelik adımlar attığını ve elektrifikasyona yöneldiğini gösteriyor. IEEFA Kıdemli Enerji Analisti Ana Maria Jaller-Makarewicz, “AB, 2022 yılında aldığı LNG ithalatını artırma kararının sürdürülebilir olmadığını fark etti. Tedarik kısıtlamaları, LNG ithalatında bir azalmaya yol açarken, bloğun enerji güvenliğini tehlikeye atmamak için gaz talebinin daha da azaltılması gerektiğinin aciliyetini ortaya koydu” diyor. Electrification Alliance Direktörü Adrian Hiel ise “Orta Doğu’daki çatışmanın ilk 100 günü, Avrupa için stratejik bir gerçeği ortaya koydu: Enerji güvenliği artık elektrifikasyondan ayrı düşünülemez. İthal yakıtlara olan bağımlılığı azaltmak ve dayanıklılığı güçlendirmek için, ulaşım, ısıtma ve sanayide elektrifikasyona geçişi hızlandırmak hayati önem taşıyor” yorumunu yapıyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/hurmuzden-dunyaya-yayilan-fosil-enflasyon-80966</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/6/6/1280x720/etem-karakaya-1781244279.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Hürmüz’den dünyaya yayılan &#039;fosil enflasyon&#039; ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/bir-zirvenin-ardindan-yesil-kocaeli-80965</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:55:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bir zirvenin ardından: Yeşil Kocaeli</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Kocaeli, Türkiye’nin sanayi üretiminde ve ekonomik gücünde lokomotif şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor ve tam da bu nedenle bu şehri anlamanın en doğru yolu, farklı kesimlerin aynı masada buluştuğu organizasyonlara bakmak oluyor.</p>
<p>Bazen bir şehirle ilgili en önemli gerçeği, uzun toplantılarda ya da kalın raporlarda değil; farklı kesimlerin aynı masada buluştuğu organizasyonlarda görebiliyorsunuz.</p>
<p>EKONOMİ Gazetesi olarak geçtiğimiz günlerde düzenlediğimiz Kocaeli Çevre Teknolojileri Zirvesi ve Sergisi’nin ardından aklımda kalan en temel mesele şu oldu: Kocaeli artık çevreyi yalnızca konuşan değil, çevreyle daha fazla uyum ve yönetişim içerisinde olmak zorunda.</p>
<p>Bunu söylerken, doğrudan ekonomik gerçeklerden ve küresel rekabetin yeni kurallarından bahsediyorum, tabi ki. Çünkü bugün çevre, üretimin dışında bir alan değil; doğrudan üretimin kendisini belirleyen bir faktör haline geldi.</p>
<p>Önümüzdeki dönemin en kritik başlıklarından biri COP31 Küresel İklim Zirvesi olacak. Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı bu büyük organizasyon öncesinde Kocaeli’nin ortaya koyacağı performans, yalnızca kentimizin değil ülkenin de yeşil dönüşüm vitrini açısından belirleyici olacak.</p>
<p>Aslında Kocaeli bu süreci Türkiye’de en iyi yöneten şehirlerden. Yıllardır süren çevre yatırımları, atık yönetimi altyapısı, arıtma tesisleri ve sanayi kaynaklı çevresel iyileştirme çalışmalarıyla güçlü bir zemine sahip.</p>
<p>İzmit Körfezi bunun en somut örneği. Bir dönem “ölü körfez” olarak anılan bu iç deniz, dip çamuru temizliği, biyolojik arıtma yatırımları ve ekosistem koruma projeleriyle yeniden hayat buluyor. Deniz canlılarının geri dönüşü ve su kalitesindeki iyileşme, aslında uzun vadeli çevre politikalarının somut sonucunu gösteriyor. Kocaeli Çevre Teknolojileri Zirvesi ve Sergisi’nde bu konuda yapılan son açıklamaların, dinleyicilerin yüzünde bir tebessüm yarattığının şahitlerindenim. Zirvede ayrıntıları açıklanan Kocaeli’de yapımı hızla süren demir yolu ve metro projesinin de sosyal, ekonomik, çevresel olumlu etkilerini de bir an evvel hissetmek istiyoruz.</p>
<p>Mesele tek başına çevreyi temizlemek değil. Mesele, çevreyi ekonomik sistemin merkezine yerleştirmek ve temiz tutmak. Bu noktada Kocaeli’nin sahip olduğu en kritik avantajlardan biri su yönetimi. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın</p>
<p>KSO’da 32’nci Şahabettin Bilgisu Çevre Ödülleri töreninde paylaştığı veriler aslında meselenin ölçeğini net biçimde ortaya koyuyor. Şehirdeki gri su kapasitesi yaklaşık 49 milyon metreküp seviyesinde. Sanayinin yıllık su tüketimi ise yaklaşık 45 milyon metreküp. Yani doğru planlama ve altyapı ile sanayinin su ihtiyacının çok büyük bir bölümü geri kazanılmış suyla karşılanabilecek durumda.</p>
<p>Öte yandan Kocaeli’de toplam su tüketimi yıllık yaklaşık 200 milyon metreküp seviyesinde. Bu tablonun içinde kayıp-kaçak oranı yaklaşık yüzde 22. Bu oran Türkiye ortalamasına göre iyi olsa da hâlâ önemli bir tasarruf alanı olduğunu gösteriyor. Küçük görünen yüzde 2’lik bir iyileştirme bile milyonlarca metreküp suyun sisteme geri kazandırılması demek.Şu bir aşikarki Kocaeli, sanayide olduğu kadar çevre ve sürdürülebilirlik alanında da öncü olabilecek güce sahip. COP31’e giden süreçte önemli olan, bu potansiyeli doğru projelerle destekleyerek yeşil dönüşümü bir hedef değil, bir yaşam ve üretim kültürü haline getirebilmek. Yeşil Kocaeli, Türkiye’nin yeşil dönüşüm yolculuğunda öncü şehirlerinden biri olabilir; yeter ki ortak hedeflerden vazgeçmeyelim.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/bir-zirvenin-ardindan-yesil-kocaeli-80965</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bir zirvenin ardından: Yeşil Kocaeli ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/plastik-ithalatina-depozito-ve-ayrisma-sistemi-ile-fren-80964</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:49:00 +03:00</pubDate>
            <title> Plastik ithalatına depozito ve ayrışma sistemi ile fren</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>MERVE YİĞİTCAN</strong></p>
<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) 35. Grup Plastik Hammaddeleri ve Plastik Enjeksiyon Mamulleri Sanayii tarafından “Modern Dünyayı Taşıyan Malzeme: Plastiğin Farkında Olmadığımız Gücü” başlıklı bir toplantı düzenlendi. Etkinlikte plastiğin sanayideki ve toplum yaşamındaki kritik önemi masaya yatırılırken, ayrıştırmadaki son teknolojiler tartışıldı. Toplantıda, EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünde, Prof. Dr. Mehmet Atilla Taşdelen, Prof. Dr. Hüseyin Yıldırım, Dr. Mevlüt Çetinkaya ile Selçuk Gülsün’ün katılımıyla gerçekleşen bir panel de yer aldı.</p>
<figure class="image" style="text-align: center;"><img src="/storage/uploads/0/0/0/6a2b9eede8826-1781243629.png" alt="" width="800" height="345" />
<figcaption><strong>(Soldan sağa) Elif Derya Elmas, Oğuzhan Durmaş, Ömer Karadeniz, Arif İzzet İlter, Mustafa Kemal Albayrak</strong></figcaption>
</figure>
<p>Etkinlikte değerlendirmelerde bulunan 35. Grup Meslek Komitesi Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, plastik sektöründe yerel yönetim ile merkezi yönetimin iş birliğinin kritik önemde olduğunu vurguladı. Türkiye’nin plastik ham maddesinde ciddi bir dışa bağımlılık yaşadığına dikkat çeken Karadeniz, döngüsel ekonominin ve geri dönüşümün cari açığı azaltmadaki stratejik rolüne odaklanılması gerektiğini belirtti.</p>
<h2>2000’lerde ürettiğimiz ham madde şimdi yok </h2>
<p>Türkiye plastik sektörünün üretim hacmiyle Avrupa’da ikinci, dünyada ise yedinci sırada yer alarak büyük bir başarıya imza attığını hatırlatan Karadeniz, buna karşın ham madde üretiminde aynı güçlü pozisyonda olunmadığını vurguladı. Tarihsel sürece işaret eden Karadeniz, şunları söyledi: “Türkiye’nin plastik ham madde üretimi, 1980’lerin başında Aliağa’daki tesislerin faaliyete geçmesiyle yurt içi ihtiyacın yaklaşık yüzde 20-22’sini karşılıyordu. Ancak bugün geldiğimiz noktada yerli ham madde üretimi, Türkiye’nin toplam ihtiyacının ancak yüzde 8 ila yüzde 10’u bandına gerilemiş durumda. 2000’li yılların başında ülkemizde üretilebilen bazı mühendislik plastiklerinin üretimi ise bugün tamamen durmuş vaziyette.”</p>
<h2>Sistemli geri dönüşüm şart </h2>
<p>Türkiye’nin ham madde üretemediği bir konjonktürde geri dönüşüm hamlelerinin hayati bir katma değer yarattığını vurgulayan Karadeniz, kamuoyundaki bazı olumsuz algıların aksine, sistemli bir geri dönüşümün doğrudan döviz tasarrufu anlamına geldiğini ifade etti. Döngüsel ekonominin tam kapasiteyle işletilmesi durumunda ithalat faturasının ciddi oranda düşeceğini kaydeden Karadeniz, “Bizim ülkemiz için döngüsel ekonomi 10 defa değer, bunu yapmazsak olmaz. Döngüsel ekonominin şartlarını tam donanımlı bir şekilde döndürebilsek, plastik ham maddesi ithalatının en az üçte birinin önüne geçmiş oluruz. Münferit olumsuz örnekleri bir kenara bırakırsak, geri dönüşüm için yapılan her hamle bu ülkeye kazandırılan bir döviz, bir katma değer ve istihdamdır” ifadelerini kullandı.</p>
<h2>Depozitodan önce kaynağından ayrıştırma </h2>
<p>Sürdürülebilir bir döngüsel ekonomi modelinin kapılarını açacak en büyük anahtarın doğru ayrıştırma sistemleri olduğunu dile getiren Karadeniz, mevzuat ve uygulamalardaki öncelik sıralamasının değişmesi gerektiğini savundu. Türkiye’de Depozito Yönetim Sistemi (DYS) uygulamalarının henüz pilot bölgeler düzeyinde kaldığını ve yüzde 100 oranında uygulanamadığını belirten Karadeniz, asıl çözümün Kaynağında Ayrıştırma Sistemi (KAS) olduğunun altını çizdi. Karadeniz, “Depozito sisteminden önce esas uygulanması gereken, kaynağında ayrıştırma sistemidir. Çünkü geri dönüşümün kapılarını en büyük oranda açacak olan sistem budur. Bu konunun öneminin ve kültürel bir değer haline getirilmesinin bakanlıklar nezdinde spotlarla, farkındalık kampanyalarıyla işlenmesi gerekiyor. PLASFED olarak bu amaçla bakanlıkların kapısını sürekli aşındırıyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/plastik-ithalatina-depozito-ve-ayrisma-sistemi-ile-fren-80964</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/08/plastik.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, ham maddedeki yüzde 90&#039;lık dışa bağımlılığı kırmanın tek yolunun merkezi ve yerel yönetim işbirliği olduğunu söylerken, ithalat faturasını üçte bir oranında düşürmenin yolunun Depozito Yönetim Sistemi’nden (DYS) önce Kaynağında Ayrıştırma Sistemi’ni (KAS) devreye almaktan geçtiğini vurguladı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/neden-macarlara-oncelik-80961</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:44:00 +03:00</pubDate>
            <title> Neden Macarlara öncelik?</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Gümrük Birliği belirsizliği gibi birincil sebeplerle BYD; tarife koruması, entegre Ar-Ge ekosistemiyle siyasi istikrar sunan Macaristan’da Avrupa stratejisini yeniden kurgularken, Manisa projesini duraklattı...</strong></p>
<p>Öncelikle BYD’nin Avrupa’daki üretim stratejisinde Türkiye’deki Manisa projesini askıya alıp Macaristan’a öncelik vermesinin, kesinlikle bir coğrafi tercih olmadığını belirtelim... Bu karar; ticaret politikaları, endüstriyel ekosistem, kurumsal entegrasyon ve küresel satış dinamiklerinin birleşimiyle şekillenmiş, çok katmanlı bir optimizasyonun sonucu. Şimdi, bu stratejik eksen kaymasının teknik ve yapısal gerekçelerini detaylandıralım.</p>
<ol>
<li><strong>Ticaret rejimi ve Gümrük Birliği belirsizliğine karşı AB üyeliği garantisi</strong></li>
</ol>
<p>Türkiye yatırımının en temel teorik avantajı, AB ile olan Gümrük Birliği anlaşmasıydı. Ancak bu mekanizma, Çin menşeli tam elektrikli araçlara yönelik ek gümrük vergileri ve anti-sübvansiyon soruşturmaları karşısında yetersiz kaldı.</p>
<p><strong>Menşe kuralları riski:</strong> Gümrük Birliği, malların serbest dolaşımını sağlasa da üçüncü ülkelerden gelen bileşenlerin oranı yüksek olduğunda "tercihli menşe" statüsü risk altına girdi. BYD için Macaristan, aracın yasal olarak "AB malı" statüsü kazanmasını garanti eden tek kesin çözüm oldu. Bu durum, %10 gümrük vergisine ek olarak gündeme gelebilecek cezai tarifelere karşı tam koruma sağlıyor.</p>
<p><strong>Regülasyon öngörülebilirliği</strong>: Türkiye’deki yatırım teşvik paketi kapsamında sağlanan ithalat muafiyetleri, yerel üretim taahhüdüne bağlıydı. Tesisin inşaatına başlanmaması, bu muafiyetlerin geri alınması ve potansiyel hukuki yaptırım risklerini doğurdu. Buna karşın Macaristan, AB ortak pazarı içinde istikrarlı ve değişmez bir regülasyon çerçevesi sunuyor.</p>
<ol start="2">
<li><strong>Endüstriyel ekosistem ve tedarik zinciri entegrasyonu</strong></li>
</ol>
<p>Macaristan tercihi, sadece montaj hattı kurulumu değil, dikey entegre bir üretim üssü oluşturma hedefine hizmet etti.</p>
<p><strong>Olgun otomotiv havuzu:</strong> Szeged bölgesi; Audi, Mercedes-Benz ve CATL gibi devlerin halihazırda faaliyet gösterdiği, nitelikli iş gücü ve tedarikçi ağının hazır olduğu bir lokasyondu. Türkiye’de sıfırdan kurulması gereken yan sanayi entegrasyonu, Macaristan’da mevcut altyapı üzerinden hızla gerçekleştirilebiliyor.</p>
<p><strong>Lojistik maliyet optimizasyonu:</strong> Orta Avrupa’nın kalbinde yer alan Szeged, hem Batı Avrupa’nın olgun pazarlarına hem de Doğu Avrupa’nın büyüyen pazarlarına eşit mesafede bulunuyor. Denizyolu taşımacılığındaki dar boğazlar (örn. Hürmüz Boğazı krizi) ve konteyner maliyet dalgalanmaları göz önüne alındığında, kara ve demiryolu bağlantılı bu merkezi konum, lojistik giderlerde yapısal tasarruf sağlıyor.</p>
<ol start="3">
<li><strong>Ar-ge, inovasyon ve fikri mülkiyet yerlileştirmesi</strong></li>
</ol>
<p>BYD, Macaristan’ı sadece bir üretim bandı olarak değil, Avrupa’daki teknoloji geliştirme merkezi olarak konumlandırdı. Bu yaklaşım, Türkiye projesinden ayrışan en kritik farktı.</p>
<p><strong>Yüksek katma değerli yatırımlar: </strong>Budapeşte’de kurulan Avrupa Genel Merkezi ve Ar-Ge üssü için yaklaşık 250 milyon Euro bütçe ayrıldı. Yapay zeka tabanlı otonom sürüş sistemleri ve yeni nesil güç aktarma organları üzerine odaklanan bu projeler, HIPA tarihinin en büyük Ar-Ge yatırımları arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>Akademik ve patent entegrasyonu:</strong> En az üç Macar üniversitesiyle stratejik iş birlikleri kuruldu, geliştirilen patentlerin en az %50’sinin Macaristan’da tescil edilmesi taahhüt edildi. Günde ortalama 45 patent başvurusu yapan BYD için bu, fikri mülkiyetin AB sınırları içinde korunması ve yerelleştirilmesi anlamına geliyor.</p>
<p><strong>Test ve doğrulama altyapısı:</strong> Komárom’daki otobüs fabrikasına eklenen 75,7 milyon Euro’luk kamyon üretimi ve test laboratuvarı yatırımı, bölgenin sadece montaj değil, homologasyon ve validasyon süreçleri için de yetkinleştirildiğini gösteriyor.</p>
<ol start="4">
<li><strong>Küresel satış dinamikleri ve kapasite tahsisi</strong></li>
</ol>
<p>BYD’nin Mayıs 2026 verileri, ihracatın artık bir "tampon" değil, yapısal bir büyüme motoru olduğunu kanıtladı.</p>
<p><strong>İhracat odaklı kapasite planlaması:</strong> Mayıs 2026’da yurt dışı teslimatlar 160.000 adedi aşarak toplam satışların önemli bir kısmını oluşturdu. Yurt içi pazardaki %20,5’lik daralma (Ocak-Mayıs 2025/2026 kıyaslaması), Avrupa’daki yerel üretimin hayati önemini artırdı.</p>
<p><strong>Model portföyü uyumu:</strong> Szeged tesisinde üretilecek Dolphin Surf, Atto 2 ve Seal U gibi modeller, Avrupa’nın hacim odaklı uygun fiyatlı tam elektrikli segmentini doğrudan hedefliyor. Bu modellerin tarifesiz ve rekabetçi fiyatlarla pazara sunulabilmesi, Macaristan’daki maliyet yapısının (işçilik, enerji, teşvikler) Almanya veya Fransa’ya göre daha avantajlı olmasına bağlı.</p>
<p><strong>Marka algısı ve güven inşası:</strong> "Made in EU" etiketi, Avrupalı tüketicideki kalite ve servis endişelerini gidermek için kritik bir araç haline geldi. Yerel üretim, yedek parça bulunurluğu ve servis ağı genişletme (1.000’den 2.000 bayiiye çıkış hedefi) stratejilerinin fiziki teminatını oluşturuyor.</p>
<ol start="5">
<li><strong>Politik iklim ve "doğa açılımı" stratejisi</strong></li>
</ol>
<p>Macaristan hükümetinin on yılı aşkın süredir uyguladığı "Doğu Açılımı" (Eastern Opening) politikası, Asyalı yatırımcılar için öngörülebilir ve destekleyici bir ortam yarattı.</p>
<p><strong>Devlet desteklerinin kapsamı:</strong> HIPA aracılığıyla sağlanan teşvikler, sadece fabrika inşaatını değil, Ar-Ge, eğitim ve istihdam paketlerini de kapsıyor. Türkiye’de teşviklerin üretime endeksli olması ve projenin durması nedeniyle risk altına girmesi, Macaristan’daki çok boyutlu destek paketinin cazibesini artırdı.</p>
<p><strong>Stratejik ortaklık anlaşması:</strong> BYD ile Macaristan hükümeti arasında imzalanan Stratejik İş Birliği Anlaşması, yatırıma siyasi düzeyde uzun vadeli güvence sağladı. Bu anlaşma, fabrikanın ötesinde vergilendirme, çalışma izinleri ve altyapı geliştirmelerinde öncelikli muamele garantisi içeriyor.</p>
<p><strong>Neden Macaristan?</strong></p>
<p>BYD’nin tercihi, tek bir faktöre indirgenemeyecek kadar kompleks... Türkiye projesi, gümrük birliği avantajına rağmen regülasyon belirsizliği, henüz oluşmamış tedarik zinciri ve başka jeopolitik stresler nedeniyle "yüksek riskli" kategorisinde kaldı. Macaristan ise; tarife koruması, entegre Ar-Ge ekosistemi, lojistik merkeziyetçilik, akademik iş birlikleri ve siyasi istikrar parametrelerinin aynı anda optimize edildiği, BYD’nin "Avrupa için Avrupa’da üretim" vizyonunu en düşük riskle realize edebileceği tek lokasyon olarak öne çıktı. Bu karara, şirketin Avrupa’daki varlığını geçici bir pazar girişiminden, kalıcı ve köklü bir endüstriyel oyuncuya dönüştürme stratejisinin sonucu olarak bakılmalı...</p>
<p><strong>Neden Türkiye değil?..</strong></p>
<p>Yukarıda ayrı ayrı belirttiğim Macaristan’ın BYD için sağladığı uygun koşullar ve yılların ticari araç üretiminden beri oluşmuş olan güven, Türkiye düzleminin üstüne çıkıyor…</p>
<p>BYD’nin ikinci fabrikası için Avrupa’daki eski otomobil fabrikalarının boş kapasitelerine girme imkanı da, Manisa’nın cazibesini aşağı çekiyor…</p>
<p>Diğer yanda BYD’nin Türkiye üretimi, ne olursa olsun hiçbir zaman tam Avrupalı gibi algılanmayacaktı… Yani yine Avrupa dışından giren bir araçlar grubu olacaktı…</p>
<p>Sonuçta vaktiyle Volkswagen-Skoda yatırımı, neden iptal olduysa, BYD yatırımı da o sebeple başlamıyor olabilir…</p>
<p>Peki o zaman niye ilk başta yatırım yapacaklarını açıkladılar Manisa’daki arazide satın aldılar?..</p>
<p>Onun cevabı da çok basit; gündem değişimi!..</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/neden-macarlara-oncelik-80961</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/BYD_ATTO_3_2.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Neden Macarlara öncelik? ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/tarimda-yeni-risk-haritasi-80959</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:36:00 +03:00</pubDate>
            <title> Tarımda yeni risk haritası!</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><img src="/storage/uploads/0/0/0/6a2b9b1f4cff5-1781242655.png" alt="" width="233" height="110" /></p>
<p>Küresel tahıl piyasaları son yıllarda alışılmış fiyatlama dinamiklerinden uzaklaşarak yeni bir döneme girdi. Daha önce yaşanan gıda krizleri genellikle kuraklık, arz açığı veya enerji fiyatlarındaki ani yükselişlerden kaynaklanırken, bugün piyasa aynı anda birden fazla yapısal baskıyla karşı karşıya bulunuyor. Ukrayna’da tahıl brokeri Dmitri Verlan’a göre buğday ve mısır piyasaları, son on yılların en karmaşık dönemine giriyor. Küresel kalori tüketiminin yüzde 40’tan fazlasını oluşturan iki temel ürün artık yalnızca tarımsal göstergelerle değil, savaşlar, ticaret politikaları, enerji fiyatları ve lojistik hatlardaki değişimlerle de yön buluyor.</p>
<p>Uzmanlar, 2030’a kadar piyasanın sekiz temel faktör tarafından şekillendirileceğini ve bunların birlikte yeni bir fiyatlama modeli oluşturacağını belirtiyor.</p>
<h2>Karadeniz faktörü kalıcı hale geldi</h2>
<p>Rusya-Ukrayna savaşı küresel tahıl ticaretinin en önemli belirleyicilerinden biri olmayı sürdürüyor. Savaş öncesinde dünyanın önde gelen buğday ve mısır ihracatçıları arasında bulunan Ukrayna’nın üretim ve ihracat kapasitesi önemli ölçüde zayıfladı. USDA verilerine göre Ukrayna’nın tahıl ihracatı savaş öncesi ortalamanın yaklaşık yüzde 28 altında seyrediyor. Buna karşılık Rusya, son yıllarda ihracatını artırarak küresel pazardaki etkisini güçlendirdi. Ancak uzmanlar, Karadeniz’deki risklerin artık geçici değil, kalıcı bir fiyat unsuru haline geldiğine dikkat çekiyor.</p>
<h2>Ticaret savaşları yeni dengeler yaratıyor</h2>
<p>ABD ile Çin arasındaki ticaret gerilimi tarım piyasalarında yeni bir dönemi başlattı. Çin’in ABD tarım ürünlerine yönelik ek vergileri, küresel ticaret akışlarının yeniden şekillenmesine neden oldu. Brezilya ve Arjantin’in Çin pazarındaki payını artırması, geleneksel ticaret dengelerini değiştirirken Avrupa Birliği de Ukrayna ürünlerine yönelik kısıtlamalar ve yeni ticaret düzenlemeleriyle denklemin önemli aktörlerinden biri haline geldi. Piyasa uzmanları artık tahıl ticaretinin yalnızca arz-talep dengesiyle değil, Washington, Pekin ve Brüksel’deki siyasi kararlarla yönlendirildiğini vurguluyor.</p>
<h2>Gübre maliyeti üreticiyi zorluyor</h2>
<p>Tarımsal üretimin en kritik girdilerinden biri olan gübrede yükseliş eğilimi sürüyor. Üre fiyatları 2026 yılı içinde yeniden 800 dolar/ton seviyesinin üzerine çıkarak son yılların en yüksek seviyelerini gördü. Dünya Bankası, gübre fiyatlarının yüksek enerji maliyetleri ve Körfez bölgesindeki jeopolitik riskler nedeniyle baskı altında kalmaya devam edeceğini öngörüyor. FAO ise gübre kullanımındaki azalmaların birkaç çeyrek içinde verim kayıplarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.</p>
<h2>Hürmüz Boğazı artık tahıl piyasasının da konusu</h2>
<p>Tahıl fiyatları ile enerji piyasaları arasındaki bağ giderek güçleniyor. Dünyadaki petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek herhangi bir gerilim, navlun ve üretim maliyetlerini doğrudan etkileyebiliyor. Aynı zamanda Körfez ülkeleri küresel gübre üretiminin önemli merkezleri arasında yer alıyor. Bu nedenle bölgedeki her gelişme tahıl piyasalarına zincirleme etki yaratıyor.</p>
<h2>Lojistik yeniden yazılıyor</h2>
<p>Karadeniz’deki riskler nedeniyle son yıllarda yeni ticaret koridorları ortaya çıktı. Tuna Nehri güzergâhı, Romanya ve Polonya üzerinden yapılan sevkiyatlar ile demiryolu taşımacılığı giderek daha fazla kullanılıyor. Ancak yeni rotaların maliyetlerinin yüksek olması, küresel tahıl ticaretinde kalıcı bir maliyet baskısı oluşturuyor.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">8 kritik faktör</span></h2>
<p>● Karadeniz’deki savaş ve jeopolitik riskler<br />● Çin-ABD ticaret savaşları<br />● AB’nin yeni tarım ve ticaret politikaları<br />● Yükselen gübre ve enerji maliyetleri<br />● Küresel faizler ve finansmana erişim sorunu<br />● Lojistik koridorlarının değişmesi<br />● Ukrayna’nın azalan üretim kapasitesi<br />● İklim değişikliği ve kuraklık riski</p>
<p><strong>Rakamlarla yeni dönem</strong></p>
<p>● %40 Küresel kalori tüketiminde buğday ve mısırın payı<br />● %28 Ukrayna’nın tahıl ihracatında savaş öncesine göre düşüş<br />● 51 milyon ton Rusya’nın 2023/24 buğday ihracatı<br />● 826 $/ton Üre fiyatlarının 2026’da gördüğü seviye</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/tarimda-yeni-risk-haritasi-80959</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/5/9/1280x720/tarim-1765167641.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Karadeniz’deki savaş, Çin- ABD rekabeti, yükselen gübre maliyetleri, lojistik darboğazlar ve iklim baskısı küresel tahıl piyasasını yeniden şekillendiriyor. Uzmanlara göre 2030’a kadar buğday ve mısır fiyatlarını artık sadece hasat miktarı değil, jeopolitik ve enerji piyasaları da belirleyecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/18-sirket-borcu-yuzde44te-tuttu-faiz-yukune-karsi-guvence-oldu-80958</guid>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:28:00 +03:00</pubDate>
            <title> 18 şirket borcu yüzde 44’te tuttu, faiz yüküne karşı güvence oldu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Faiz yükünün sorun olduğu bir dönemde 18 sanayi şirketi borç kaynak oranını %44’ün altında tutmayı başardı. Bantaş Ambalaj %11 ile sanayinin en az borçlusu olurken, Kıraç Galvaniz’in faaliyet kârının kısa vadeli borçları 2,7 kat karşılaması bilançosunu koruma gücünü gösteriyor.</strong></p>
<p>Yatırımcılar, borç yükü azaldığında zorlu süreçler karşısında şirketin yenilmez bir güce ulaştığını düşünebilir. Şüphesiz kredi musluklarının kısıldığı şartlarda, Bantaş Ambalaj veya Bahadır Kimya gibi şirketlerin bilançoyu borca boğmadan operasyonlarını sürdürmesi güvenli bir yaklaşım olmakta. Bununla birlikte, düşük borçluluğu her zaman üretim başarısı olarak görmemeli. Borcu en aza indirgemek kimi zaman yeni yatırımları ve büyümeyi durdurmakla eşdeğer olduğunu unutmamalı. Risksiz liman arayışına kapılmak yerine borcun kâr üreterek mi yoksa şirketi atıl bırakma pahasına mı sınırlandırıldığına bakılmalı.</p>
<h2>Faaliyetinde borç ağırlığı az olanlar</h2>
<p>Sınai şirketleri içerisinde %11,06 ile faaliyetlerini en az borçlanmayla gerçekleştiren Bantaş Ambalaj, 1,69 milyar TL özkaynağa sahip. Şirket entegre tesis haline gelmek amacıyla Bandırma’da satın aldığı toplam 38.329 m2’lik araziyle ilgili imar sürecini tamamladı. Projenin oluru ardında inşaat aşamasına geçecek. Hisse fiyatı iki yılı aşkın süredir yatayda.</p>
<p>Bahadır Kimya, %13,25 borç kaynak oranıyla ikinci sırada yer alıyor. 13,9 milyon TL gibi oldukça düşük bir finansal borca sahip olan şirketin kaynak dağılımında özkaynakların belirgin bir ağırlığı söz konusu. Firma yürütmekte olduğu iki ayrı yatırımda teşvik miktarını artırırken toplam yatırım büyüklüğü 661,1 milyon TL’ye yükseldi.</p>
<h2>Borç karşılama oranı güçlü olan</h2>
<p>Kıraç Galvaniz, ürettiği esas faaliyet kârının kısa vadeli borçları 2,66 kat oranında karşılaması operasyonel rahatlığını gösteriyor. Firma, yılın ilk çeyreğinde gelirini %44, dönem sonu kârını %57 artırdı. Önceki döneme göre özkaynak yapısını %7 büyüten şirkete ait hisse, yılbaşından bu yana yükselen ivmesiyle öne çıkıyor.</p>
<h2><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a2b9a0056075-1781242368.png" alt="" width="900" height="479" /><span style="color: #e03e2d;">ZEYNEP’E SOR</span></h2>
<p><strong>TEMETTÜ MÜ BÜYÜME Mİ?</strong></p>
<p><strong>Temettü</strong>; nakit akışı, bileşik getiri, konfor, finansal sağlık, tasarruf disiplini. Vergi yükü, hantal yapı, fırsat maliyeti, sınırlı potansiyel.</p>
<p><strong>Büyüme</strong>; yüksek getiri, yatırımcı cazibesi, vergi avantajı, gelecek vizyonu. Nakit yoksunluğu, beklenti çöküşü, balon riski, finansman zorluğu, stres.</p>
<p><strong>Mali yapısını güçlendirecek. Bedelli sermaye artırımı için SPK’nın olurunu bekliyor</strong></p>
<p>Şekerbank yapacağı bedelliden elde edeceği parayla ne yapacağını öğrenebilir miyim? ● Berk Kurt</p>
<p>Berk, Şekerbank halihazırda 2,5 milyar TL olan sermayesinin tamamını nakit (bedelli) karşılanmak üzere 1 milyar TL artırarak 3,5 milyar TL’ye çıkarıyor. SPK’ya yapılan başvuru henüz onay aşamasında ve Kurulun onayı ardından bedelli sermaye artırımı gerçekleşecek. Banka sermaye artırımından elde edeceği nakitle mevcut sermaye yapısını güçlendirmek ve büyüme stratejilerine ek kapasite yaratmak gayesiyle kullanacağını belirtiyor. Bu itibarla sağlanacak nakdin bankanın operasyonları ve pazar payını genişletmek için kaynak olacağı söylenebilir.</p>
<p><strong>Birikmiş iş hacmi 6 milyar liraya yaklaştı. Büyük kısmı yıl sonu bilançosuna yetişecek</strong></p>
<p>Yeni alınan işler Orge Enerji’nin 2026 cirosunu ne kadar büyütebilir? ● Ümit Altın</p>
<p>Ümit, Orge Enerji yılbaşından bu yana toplam 1,84 milyar TL tutarında yeni iş bağlantısı gerçekleştirdiğini duyurdu. Söz konusu tutar, geçen yıl oluşan cironun %47,80’ine denk geliyor. Öte yandan açıkladığı ilk çeyrek bilançosuna göre satışları %23 artarak 1,25 milyar TL’ye çıkması açıklanmayan ancak gelir tablosuna giren satışların da olduğunu işaret ediyor. Diğer taraftan şirket yöneticisinin martta paylaştığı birikmiş iş hacminin 5,6 milyar TL’ye ulaştığı yönündeki bilgi, yıl sonunda ciro büyümesi yaşanabileceğinin işareti olarak görülebilir.</p>
<p><strong>YATIRIM FONLARI</strong></p>
<p><strong>MPS fonu faizsiz katılım stratejisiyle son bir yılda %54 getiri sağladı</strong></p>
<p>Aktif Portföy’ün yönettiği Katılım Hisse Senedi (TL) Fonu (MPS), uzunca süre yatayda dalgalı seyir izledikten sonra özellikle Haziran 2025’ten sonra daha güçlü bir performans sergiledi. Geçtiğimiz mayısta 25,78 TL’ye kadar çıkarken şimdilerde zirvesinin gerisinde duruyor. Son üç aydır benzer hacme sahip olan MPS, haziranda 2,9 milyon TL gibi cüzi miktarda para girişiyle 177,6 milyon TL büyüklüğünde duruyor. Şimdilerde 2.652 yatırımcısı olan fonda ocaktan bu yana düşük de olsa azalma gözleniyor. Fonun stratejisi, faizsiz finans ilkelerine uygun enstrümanlara yatırım yaparak getiri sağlama üzerine kurulu. Portföyünün %91,07’si hisse senedi, %8,93’ü yatırım fonlarından oluşuyor. Yıllık getirisi %53,95 seviyesinde bulunuyor.</p>
<p><strong>TAHVİL</strong></p>
<p><strong>Bilkom Bilişim, piyasadan TLREF + %0,90 faizle 1 milyar TL borçlandı</strong></p>
<p>Bilkom Bilişim, nitelikli yatırımcılara yönelik 10.06.2026 tarihli finansman bonosu ihracı gerçekleştirdi. Toplam tutarı 1.000.000.000 TL olan bononun yıllık faizi TLREF+%0,90 olarak belirlendi. 176 gün vadeli bono, 3 ayda bir ve toplamda 2 kupon ödemeli olacak. Borçlanma aracının vade tarihi 04.12.2026 olarak açıklandı. 10 Haziran itibarıyla Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı (TLREF) %39,99 seviyesinde bulunuyor. Bilkom’un verdiği %0,90 ek getiri, yatırımcıya değişken faizli kazanç sağlıyor. İhraç, şirketin kısa vadeli finansmanını karşılamasını sağlarken, piyasada TRFBLKMA2617 ISIN kodu ile işlem görecek.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">ŞİRKET PANOSU</span></h2>
<p><strong>Şirket haberlerinde bugün önemli ne var?</strong></p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a2b99d605c17-1781242326.png" alt="" width="984" height="240" /><strong>OTOKAR</strong></p>
<p><strong>Satın almak için beklediği onay gelince payların devir alım işlemini tamamladı</strong></p>
<p>Otokar, Romanya’da savunma sanayisi alanında faaliyet gösteren Automecanica’nın paylarının devralınmasına yönelik ilgili ülke yatırım otoritesinden gerekli onayı aldı ve şirketin %96,77 payının devrini tamamladı. Satın alma işlemi, kapanış sonrası düzeltmelerle birlikte toplam 81,7 milyon euroya gerçekleşti. Mevcut ödemeler sonrası kalan 25 milyon euro nakdi teminat olarak üç yıl içinde taksitler halinde ödeyecek. Otokar, Romanya’daki 4x4 Taktik Tekerlekli Hafif Zırhlı Araç Projesi kapsamındaki faaliyetlerini doğrudan bu yeni bağlı ortaklığı üzerinden yönetecek.</p>
<p><strong>ESENBOĞA ELEKTRİK</strong></p>
<p><strong>Yüzde 2,91 payını kurumsallara sattı. Gelen nakdi Margün Enerji’ye kredi veriyor</strong></p>
<p>Esenboğa Elektrik, bağlı ortaklığı Margün Enerji’nin çıkarılmış sermayesinin yaklaşık %2,91’ine denk gelen payın satışını tamamladı. Hızlandırılmış talep toplama yöntemiyle yurt içi ve yurt dışı kurumsal yatırımcılara yapılan satış, pay başına 53,55 TL bedel üzerinden toplam 4,59 milyar TL karşılığında gerçekleşti. İşlem sonrasında Esenboğa Elektrik’in Margün Enerji’deki pay sahipliği %72,70’e gerilerken, Margün Enerji’nin halka açıklık oranı %27,30’a yükseldi. Elde edilecek tutar özsermaye finansmanı için Margün Enerji’ye hissedar kredisi olarak kullandırılacak.</p>
<p><strong>KALYON GÜNEŞ TEKNOLOJİLERİ</strong></p>
<p><strong>Yurt içindeki müşterisinden 812,5 milyon TL’ye anahtar teslim GES kurulum işi aldı</strong></p>
<p>Kalyon Güneş Teknolojileri, yurt içinde yerleşik bir müşteriyle güneş enerjisi panellerinin anahtar teslim kurulumu ve devreye alınmasına yönelik sözleşme imzaladı. Anlaşmanın toplam bedeli KDV hariç 812,5 milyon TL olarak belirlenirken, projenin yılı sonuna kadar tamamlanıp hasılata yansıması hedefleniyor. Yenilenebilir enerji teknolojilerinde faaliyet gösteren firmalar için üretim gücünü anahtar teslim projelerle desteklemek önemli bir karlılık unsuru olmakta. Sadece panel tedariğine nazaran, bir santrali anahtar teslimi kurabilmek ciroyu daha güçlü destekler.</p>
<p><strong>HİSSEDEKİ FON PAYLARI</strong></p>
<p><strong>IC Enterra hissesinde fonlar ağırlıklı satarken fiyat dalgalı hareket ediyor</strong></p>
<p><strong><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a2b99b49c324-1781242292.png" alt="" width="312" height="247" /></strong>IC Enterra’da fonlar satış ağırlıklı işlemlerde bulunuyor. Portföylerindeki miktar %26,34 ile toplamda 2,06 milyon lot azalarak 5,77 milyona indi. Hisseyi bulunduran fon sayısı 19 ile sabit duruyor. HRZ, 1,9 milyon lot satışla hisseden tamamen çıkarken, KOD 248,95 bin lot ile en çok alımı gerçekleştiren fon oldu. IC Enterra hakkında bugüne kadar 5 aracı kurum öneride bulunurken model portföyüne alan bulunmuyor. En yüksek öneriyi Marbaş Yatırım 18,70 TL ile verdi. En düşük öneri 15,92 TL ile İş Yatırım’dan geldi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/18-sirket-borcu-yuzde44te-tuttu-faiz-yukune-karsi-guvence-oldu-80958</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ 18 şirket borcu yüzde44’te tuttu, faiz yüküne karşı güvence oldu ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
