<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi-masasi/canli-ekonomi-masasi-87369</guid>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 07:30:00 +03:00</pubDate>
            <title> Canlı - Ekonomi Masası</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p> </p>
<p style="text-align: center;"><iframe title="Bu Hafta Piyasada Yönü Ne Belirleyecek?  | Ekonomi Masası | 14 Eylül" src="https://www.youtube.com/embed/XisqCJLRmW4" width="750" height="579" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi-masasi/canli-ekonomi-masasi-87369</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/0/4/1280x720/talip-cipa-1784524336.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ekonominin gündemi uzman konuklarla Ekonomi Masası&#039;nda... ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/piyasalar-orta-doguda-savas-ve-sahin-fed-ikilisine-ragmen-tutunmaya-calisiyor-87371</guid>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 07:29:00 +03:00</pubDate>
            <title> Piyasalar Orta Doğu&#039;da savaş ve şahin Fed ikilisine rağmen tutunmaya çalışıyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Borsa İstanbul şahin Fed’den bağımsız toparlanmaya çalışıyor. Fonlarla ilgili düzenlemelerin ardından küçük hisselerden büyüklere yönelmeyle endeks 14.500 direncinin hemen altında kapattı. En likit 10 hisse sert yükselirken BIST 100-30 hisselerinde satışlar yavaşlayarak devam ediyor.</strong></p>
<p>Beklentilerin üzerinde gelen çekirdek enflasyon verisi sonrası piyasalar Fed’in önümüzdeki beş toplantıda toplam 75 baz puan faiz artıracağını fiyatlıyor. Verinin ardından tahvil piyasasında 10 yıla kadar vadelerde sınırlı satış görülüyor. Hisse senedi piyasası ise şahin Fed’den bağımsız kendi dinamikleriyle toparlanmaya çalışıyor.</p>
<p><strong>Sahadaki tablo piyasadan farklı</strong></p>
<p>Hisse senedi piyasasındaki iyimserlikte, sert yükseliş sonrası petrol fiyatlarında yüzde 3’e yakın gerileme hiç şüphesiz etkili. İran’ın bölge ülkeleriyle bir toplantı organize etmek istemesi Hürmüz’ün yeniden açılabileceği ümidini canlandırarak geri çekilmeyi tetikledi.</p>
<p>Sahadan gelen bilgi akışı ise tam tersine savaşın hızlandığını gösteriyor. Husiler Kızıldeniz’in güney ucunun kontrolünü ele geçirdiler. Suudi Arabistan, Irak’tan gerçekleştirilen insansız hava aracı saldırısının ardından Doğu-Batı boru hattını kapatmak zorunda kaldı.</p>
<p>Hürmüz’ün kapalı olduğu bir dönemde günde 5-6 milyon varille dünyanın imdadına yetişen Kızıldeniz ticareti durma noktasına geldi. Ama vadeli piyasalar önümüzdeki altı ayda petrol fiyatlarının 15 dolar gerileyeceğini fiyatlamaya devam ediyor.</p>
<p><strong>Tahvil piyasası </strong><strong>iyimserliğe katılmıyor </strong></p>
<p>Borsa İstanbul şahin Fed’den bağımsız toparlanmaya çalışıyor. Fonlarla ilgili düzenlemelerin ardından küçük hisselerden büyüklere yönelmeyle endeks 14.500 direncinin hemen altında kapattı. En likit 10 hisse sert yükselirken BIST 100-30 hisselerinde satışlar yavaşlayarak devam ediyor. Cam, otomotiv, petrokimya, rafineri ve telekomünikasyon sektörleri haftalık bazda en çok değer kazanan sektörler.</p>
<p>Tahvil piyasası hisse senedi piyasasındaki iyimser havaya katılamıyor. Enerji fiyatlarında sert artış ve Merkez Bankası’nın eylül toplantısını pas geçmesi üzerine verim eğrisinin kısa-orta kısmında satış baskısı arttı. Özel bankalar Para Politikası Kurulu kararının ardından piyasanın gerisinde kalıyor. Kamu bankaları özel bankalara göre daha güçlü.</p>
<p>Önümüzdeki hafta gözler çarşamba günkü FOMC kararında olacak. Enerji fiyatlarında artış ve çekirdek enflasyondaki yükseliş sonrası piyasalar eylül toplantısında yüzde 90’a yakın olasılıkla 25 baz puan artış bekliyor. Gelişmiş ülkelerin hemen hepsi faiz artış döngüsüne girmiş durumda. Faiz artışının olmaması piyasalar için pozitif sürpriz olur.</p>
<p>Türkiye cephesinde piyasalar ekim ve aralık toplantılarında toplam 200 baz puan indirim bekliyor. Ama son sözü enerji piyasası söyleyecek. Hürmüz ve Kızıldeniz’i açan bir anlaşma sağlanamazsa Brent petrol fiyatının 100-120 dolar bandında kalması, faiz indirimlerinin bir süre rafa kalkmasına yol açar. Orta Doğu’da savaş ve faiz indiriminin ötelenmesi durumunda bankalar ile havacılık hisseleri piyasadan negatif ayrışır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/piyasalar-orta-doguda-savas-ve-sahin-fed-ikilisine-ragmen-tutunmaya-calisiyor-87371</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Piyasalar Orta Doğu&#039;da savaş ve şahin Fed ikilisine rağmen tutunmaya çalışıyor ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/kulfet-adaleti-87370</guid>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 07:28:00 +03:00</pubDate>
            <title> Külfet adaleti</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>"Şalvarı şaltak Osmanlı / Eğeri kaltak Osmanlı / Eken de yok biçen de yok / Hasada ortak Osmanlı." 16’ncı YY’dan anonim bir şiir. Bugün Osmanlı yerine kimleri koyardın?</strong></p>
<p>Gelir dağılımındaki adalet kadar önemli bir kavram. Kriz zamanlarında “<strong>gayet iyi</strong>” yönetilmesi gereken süreci de tanımlar. Nimetin adil dağılmadığı ortamın yarattığı krizlerde ise “<strong>olmazsa olmaz</strong>”dır. Ortaya çıkan sıkıntının, <strong>herkese, her kesime, adil ve akıllıca dağıtılması</strong> olgusunu anlatır.</p>
<p>Eğer ekonomideki zor şartlardan çıkılacaksa, şu anda bölük pörçük alınan kararların bir araya getirilip ulusal bir “<strong>uzlaşma programı</strong>” oluşturulması kaçınılmaz görünüyor. Adına ister “<strong>Krizden Kurtuluş Paketi</strong>” ister “<strong>Ulusal Uzlaşma Programı</strong>” diyelim, başarı için Türkiye’ye lazım olan, <strong>külfet adaletidir</strong>.</p>
<p><strong>YÜKSEK KAZANÇ, YÜKSEK RİSK BARINDIRIR</strong></p>
<p>Bizdeki zenginler, hele ki zenginliğini ana işinden değil, para pazarlayarak kazananlar, “<strong>külfetin başkalarına yüklenmesi</strong>” için gayret ederler. Oysa “külfeti” <strong>KOBİ’lere, esnafa</strong> ve vatandaşa yıkan ve nimeti de bunlara sunan çözümler pek işe yaramaz. Uzlaşma, külfeti adil dağıtmaktan geçebilir ancak.</p>
<p><strong>Testiyi kıran</strong> ile <strong>suyu getireni </strong>karıştıran eski uygulamalar gösterdi ki oluşturulacak olan kaynakların, zaten bu krizi yaratan “<strong>çoktan ölmüş ama öldüğünden habersiz</strong>” büyük şirketlere aktarılması, çare olamıyor. <strong>Verimsiz hantal</strong>, kâr iştahı yüksek firmalara verilecek kaynaklar, <strong>milli gelir kaybı</strong> oluveriyor.</p>
<p><span style="color: #236fa1;"><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / Külfet adaletine dair…</strong></span></p>
<p><strong><em>En berbat söylem?</em></strong></p>
<p><strong>“Krizin külfetini benim dışımda herkes paylaşsın.</strong>” Mağaza siftah yapmıyor ama dükkân sahibi “kiramı aynen isterim” der. <strong>Ben hiçbir şey almam ama herkes benim malımı alsın</strong>” akılsızlığı da…</p>
<p><strong><em>Külfeti kim dağıtmalı?</em></strong></p>
<p>Enflasyon külfetini <strong>sabit gelirliye</strong>, çiftçi, <strong>esnaf</strong>, emekçiye yükleyip <strong>kendi konforunu sürdürme gayreti</strong> içinde olan kamu, asla külfeti adil dağıtmayacaktır. <strong>Yandaş candaş</strong> bir yana, gerisi ise <strong>saldım çayıra</strong>…</p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>NOT</strong></span></p>
<p><strong>HER KRİZİ FIRSAT KADAR, YAĞMACI DA BARINDIRIR</strong></p>
<p>Misal <strong>enflasyon</strong>… Hem yüksek hem de düşürülemiyor. Bu da bir yandan <strong>enflasyonzade</strong> üretiyor diğer yandan <strong>enflasyonzede</strong>… Fırsatlar enflasyon yüzünden <strong>heba</strong> olurken <strong>yağmacılar</strong>, bu ortamda gelir transferiyle, <strong>siyasetçiye yakınlıkları</strong> ve <strong>ekonomik değerlere çökerek</strong> külfet adaletini daha da bozar.</p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>KÜLFET LÛGATI</strong></span></p>
<p><strong>Ekonomik külfet</strong>: Omuzumuza binen <strong>büyük maddi yük, masraf, mali zorluk veya sıkıntı</strong></p>
<p><strong>Külfet adaleti</strong><strong>: Ortaya çıkan zorluk ve maliyetin toplumdaki bireyler arasında adil dağıtılması</strong></p>
<p><strong>Külfet kurnazlığı</strong><strong>: Fedakârlık bekleyenin, FEDA’nın topluma ama KÂR’ın kendisine kalması</strong></p>
<p><strong>Toplumsal barış</strong><strong>: Nimetin de külfetin de eşit dağıtıldığı ortamda krizler barış içinde çözülür</strong></p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/kulfet-adaleti-87370</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Külfet adaleti ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/sonunda-oldu-dogrudan-yatirim-negatif-87368</guid>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 07:16:00 +03:00</pubDate>
            <title> Sonunda oldu, doğrudan yatırım negatif</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Tarih 17 Nisan 2026… Doğrudan yatırımları ele aldığım yazımda yabancıların Türkiye’deki yatırımlarındaki azalmaya, buna karşılık Türklerin dışarıdaki yatırımlarındaki artışa dikkat çekerken <strong>“Gelen gideni aşacak gibi”</strong> ara başlığı altında özetle şunları yazmıştım:</p>
<p><strong>“Yabancıların Türkiye’deki yatırımları AB’ye tam üyelik müzakerelerinin başladığı yıllarda, 2006 ile birlikte rekor kırmış ve yıllık tutar 20 milyar dolarları bulmuştu. Sonrasında genel eğilim yönünü aşağı çevirdi.</strong></p>
<p><strong>Türklerin yurt dışı yatırımları ise son dönemde yıllık bazda 10 milyar dolara dayandı.”</strong></p>
<p>Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Yazımı şöyle bitirmiştim:</p>
<p><strong>“Böyle giderse bir süre sonra net doğrudan yatırım girişi sıfıra inecek ve negatife dönecek.”</strong></p>
<h2>Döndü!</h2>
<p>Tahmin edilen oldu ve yabancıların Türkiye’de yaptıkları yatırım ile yurt içi yerleşiklerin yurt dışı yatırımları arasındaki fark temmuz ayı itibarıyla yıllık bazda ilk kez, evet ilk kez negatife döndü.</p>
<p>Son bir yılda yabancıların Türkiye’deki yatırımları 10 milyar 21 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>
<p>Buna karşılık Türklerin yurt dışı yatırımları 10 milyar 346 milyon doları buldu.</p>
<p>Böylece temmuz itibarıyla net doğrudan yatırım eksi 325 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>
<h2>Gayrimenkul hariç 508 milyon dolar</h2>
<p>Ödemeler dengesi istatistiklerinde her ne kadar doğrudan yatırım başlığı altında yer alıyorsa da gerçek anlamda yatırım olmayan ve zaman zaman önemli bir tutar oluşturan bir kalem var; gayrimenkul.</p>
<p>Yabancıların Türkiye’deki yatırımlarından burada aldıkları gayrimenkulleri ve Türklerin yurt dışı yatırımlarından dışarıda edindikleri gayrimenkulleri düşünce daha farklı bir tablo görüyoruz.</p>
<p>Yabancılar son bir yılda Türkiye’de 2,7 milyar dolarlık gayrimenkul aldı. Türklerin dışarıdaki gayrimenkul alımlarının tutarı ise 2,5 milyar dolar.</p>
<p>Temmuz itibarıyla bu tutarlar düşüldüğünde gelen yatırım 7,3 milyar, giden yatırım 7,8 milyar dolar. Buna göre gayrimenkul hariç net yatırım eksi 508 milyon dolar.</p>
<h2>Gayrimenkul verileri 2017’den beri var </h2>
<p>Toplam giriş ve çıkışı gösteren veriler 1991’den bu yana olan dönemi kapsarken gayrimenkul hariç verilerin neden son on yılla sınırlı olduğu merak edilebilir.</p>
<p>Merkez Bankası yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’deki gayrimenkul alımlarını 2003 yılından bu yana ayrı bir kalem olarak gösteriyor. Türklerin yurt dışındaki gayrimenkul alımlarına ilişkin veriler ise ödemeler dengesinde 2017’den itibaren gösterilmeye başlandı. Dolayısıyla gayrimenkulde iki verinin birden ancak 2017’den itibaren yer alması yüzünden gayrimenkulün hariç olduğu net doğrudan yatırım girişini 2017’den itibaren oluşturmak mümkün oldu.</p>
<p>Yurt içinde yerleşikler dışarıda elbette 2017’den önce de gayrimenkul alıyordu ama bu ödemeler dengesinde görülemiyordu.</p>
<h2>Gerçek doğrudan yatırım hiç bilinmiyor</h2>
<p>Doğrudan yatırım deniliyor ama bu tanım da biraz soyut. Genellikle ortada yeni bir yatırım yok; yapılan ağırlıklı olarak kurulu bir tesisin satın alınmasından ibaret. Yani sermaye getiriliyor ve zaten çalışmakta ve üretim yapmakta olan bir tesis el değiştiriyor, o kadar.</p>
<p>Yeni bir üretim yok, yeni bir istihdam yok, yeni bir vergi oluşumu yok.</p>
<p>Oysa doğrudan yatırım, sıfırdan üretim yapılması demek. Bu durum iktisat diliyle <strong>“yeşil alan yatırımı”</strong> ya da <strong>“greenfield yatırım”</strong> olarak tanımlanıyor.</p>
<h2>Mevcut şirkete sermaye…</h2>
<p>Bu arada doğrudan yatırım için gelmiş görünen dövizin bir bölümü de Türkiye’deki şirket için getirilen sermaye. Yani zaten ister sıfırdan kurulmuş olsun, ister hisse devri yoluyla olsun, yatırım yapılmış ve o yatırıma yeni sermaye getiriliyor. Bu da Türkiye’ye döviz girişi dışında pek bir anlam taşımıyor.</p>
<p>Aynı durum tabii ki Türk şirketlerinin yurt dışındaki yatırımları için de geçerli.</p>
<h2>Yerli yatırımcının gönlü var mı ki?</h2>
<p>Yabancı yatırımcı gelmiyor. Gerekçeyi tartışmaya bile gerek yok. Yalnızca <strong>“Niye gelsin ki”</strong> demek bile yeter. İyi de yabancı gelmiyor da sanki yerli yatırımcı yatırım yapmaya çok mu niyetli ki?</p>
<p>Yabancı gelmiyor, yerli gönülsüz; peki o zaman nasıl olacak da büyüme hızlanacak, nasıl olacak da istihdam yaratılacak ve işsizlik azalacak, nasıl olacak da daha çok vergi toplanabilecek ve vatandaşın refahı yukarı çekilebilecek?</p>
<p>Yabancı gelmezken yatırım yapabilen yerli yatırımcı da yurt dışını tercih ediyorsa, biraz durup düşünmek <strong>“Galiba bir yerlerde yanlış yapıyoruz”</strong> demek gerekiyor da, bunu kim diyecek?</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6aa777555891f-1789359957.png" alt="" width="801" height="342" /><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6aa7775fbb0ab-1789359967.png" alt="" width="647" height="397" /></p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/sonunda-oldu-dogrudan-yatirim-negatif-87368</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Sonunda oldu, doğrudan yatırım negatif ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/tekstilin-durumu-ortada-belirsizlikler-bitince-ata-topragina-bir-sey-dusunuruz-87367</guid>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 07:09:00 +03:00</pubDate>
            <title> Tekstilin durumu ortada, belirsizlikler bitince ata toprağına bir şey düşünürüz</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>İŞ </strong>dünyasının önde gelen isimlerinin bir dönem ilk sıralarına girmek için yarıştığı İstanbul Gelir Vergisi rekortmenleri listesine 2003 yılında o günler için sürpriz sayılacak bir isim 9’uncu sıradan girmişti:</p>
<ul>
<li><strong>Mehmet Fatih Karamancı…</strong></li>
</ul>
<p>Hürriyet’ten arkadaşlarımız Orta Anadolu Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı <strong>M. Fatih Karamancı</strong>’yla buluşup, öyküsünü kaleme aldı. <strong>Fatih Karamancı, </strong>önce vergi rekortmenleri listesi konusuna girdi:</p>
<p>-          <strong>Ben yıllardır İstanbul’da en yüksek gelir vergisi ödeyenler listesinde iyi noktalarda varım. Ancak, ismimi hep gizli tuttum. Bu yıl gizli tutmamaya karar verdim. Hepsi bu. Ayrıca ilk 50’de bizim gruptan 4 kişi var.</strong></p>
<figure class="image" style="text-align: center;"><img src="/storage/uploads/0/0/0/6aa77459b1ee7-1789359193.jpg" alt="" width="450" height="428" />
<figcaption><strong>Fatih Karamancı</strong></figcaption>
</figure>
<p><strong>Fatih Karamancı, </strong>18 Ağustos 2003 tarihli Hürriyet’te yayınlanan röportajda Orta Anadolu’nun öyküsünü anlattı:</p>
<ul>
<li><strong>Orta Anadolu 1953’te kurulmuş. O tarihte bizim aile yüzde 25 hisseye sahipmiş. O zaman Türkiye’nin her tarafında devlet şirketleri kurulurken Kayseri’de kurulan iki özel şirketten biri Orta Anadolu, diğeri de Birlik Mensucat.</strong></li>
<li><strong>Her ikisi de Kayseri’nin ileri gelen tüccarlarının kurduğu fabrikalar. Tabi, çok ortaklı olmanın faydaları yanında zorlukları da var. Sonuçta gün gelmiş, şirket atıl kalmış.</strong></li>
<li><strong>1981 yılında şirketin sermayeye ihtiyacı oldu. Biz o tarihe kadar çok değişik bir sektördeydik. Süperlit adlı boru şirketimiz vardı. Zaten içinde olduğumuz Orta Doğu’nun tamamını satın aldık.</strong></li>
<li><strong>Biraz şansın, biraz da ikna kabiliyetimizin yardımıyla Levi’s Grubuyla 1983’lerde çalışmaya başladık. Aile şirketlerinin çabuk karar verebilme, gerektiğinde daha fazla risk alabilme rahatlığı, bazı grupların önüne geçmemizi sağladı.</strong></li>
</ul>
<p>Yönetim Kurulu Başkanlığını <strong>Fatih Karamancı</strong>’nın yürüttüğü Karamancı Holding’e bağlı Orta Anadolu, 11 Eylül 2026 günü müşterilerine ve iş ortaklarına duyuru yayınladı:</p>
<ul>
<li><strong>Kayseri üretim tesislerinin kapanması…</strong></li>
<li><strong>1953 yılında kurulan Orta Anadolu Ticaret ve Sanayi İşletmesi T.A.Ş, endüstriyel üretimde öncü bir rol oynamış ve 1986 yılından bu yana dünyanın en ikonik küresel markalarına yüksek kaliteli denim tedarik etmektedir.</strong></li>
<li><strong>Son yıllarda küresel tekstil sektörü, küresel talebin zayıflaması, işletme ve finansman maliyetlerinin artması, tedarik zinciri dalgalanmaları ve değişen ticaret dinamikleri de dahil olmak üzere ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldı.</strong></li>
<li><strong>Maliyet düşürme girişimleri, operasyonel verimlilik önlemleri ve yeniden yapılandırma değerlendirmeleri gibi kapsamlı çabalarımıza rağmen, maalesef işletme modelinin bu ekonomik koşullar altında artık sürdürülebilir olmadığı sonucuna varılmıştır.</strong></li>
<li><strong>Yönetim Kurulumuz Kayseri tesislerimizdeki faaliyetleri durdurma yönünde son derece zor bir karar almıştır. Üretim faaliyetlerimiz 11 Eylül 2026’dan itibaren askıya alınmış olup, tüm üretim tesislerimiz, 12 Ekim 2026 tarihinden itibaren kapatılacaktır.</strong></li>
<li><strong>Bu süreç boyunca, mevcut ticari yükümlülüklerimizi sorumlu, şeffaf ve kurumsal değerlerimizle uyumlu bir şekilde yerine getirmek için tüm paydaşlarımızla yakın işbirliği içinde çalışacağımızı özellikle vurgulamak isteriz.</strong></li>
</ul>
<p>Orta Anadolu’nun bu duyurusu üzerine bir taraftan arşive girip Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan haberleri taradım, diğer taraftan <strong>Fatih Karamancı</strong>’ya mesaj yazdım:</p>
<p>-          <strong>Fatih Bey, denim kumaşında bir dönem Türkiye’de ilk sıralardaydınız. Şimdi tekstilden tümüyle çıkıyorsunuz anlaşılan?</strong></p>
<p>Şu kısa yanıtı verdi:</p>
<p>-          <strong>Aynen… Tekstilin durumunu en iyi bilenlerdensin…</strong></p>
<p>Konuyu biraz daha açmaya çalıştım:</p>
<p>-          <strong>Kayseri’deki fabrikayı ne yapacaksınız? Başka sektöre mi gireceksiniz? Boru işi nasıl gidiyor?</strong></p>
<p>Yanıt yine kısa geldi:</p>
<p>-          <strong>Daha erken bir soru ama belirsizlikler bitince düşüneceğiz. Sonuçta ata toprağı.</strong></p>
<p>Bu kez Kayseri’deki üretim bantlarını merak ettim:</p>
<p>-          <strong>Üretim bantları ne olacak? Satacak mısınız?</strong></p>
<p>Bu soruyu da erken buldu:</p>
<p>-          <strong>Bu soru için de erken ama denim üretmeyeceğiz artık…</strong></p>
<p><strong>Fatih Karamancı </strong>ile kısa yazışma sonrası Hürriyet’te 18 Ağustos 2003’te yayınlanan röportaja yeniden döndüm. Başlığı şöyleydi:</p>
<ul>
<li><strong>Çıraklığını yapmadığın işin ağalığını süremezsin…</strong></li>
</ul>
<p>Röportajın giriş cümlesinde Orta Anadolu’nun o günlerdeki konumu şöyle anlatılmıştı:</p>
<ul>
<li><strong>Türkiye’nin denim devi Orta Anadolu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Karamancı, üç kuşak önce iplikle başlayan üretimi dünya devlerine </strong>“anahtar teslim jean” <strong>aşamasına taşıdı. Çorlu’da Levi’s, GAP, Calvin Klein, Lee, Wrangler ve Diesel’e denim konfeksiyon üretiyor.</strong></li>
</ul>
<p>Röportajda Karamancı Holding’in işlerinin bulunduğu nokta şöyle özetlenmişti:</p>
<ul>
<li><strong>400 milyon dolar cirolu ve 4 bin kişinin çalıştığı Karamancı Holding, inşaat, tekstil-konfeksiyon, boru ve enerji sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Holdingin başında Demir Karamancı var. Oğulları M. Fatih ve Murat Karamancı da yardımcıları. Süperlit Boru ve Orta Anadolu’nun Yönetim Kurulu Başkanlığını Mehmet Fatih Karamancı yürütüyor.</strong></li>
</ul>
<figure class="image" style="text-align: center;"><img src="/storage/uploads/0/0/0/6aa774eb0df9c-1789359339.jpg" alt="" width="700" height="396" />
<figcaption><strong>Demir Karamancı</strong></figcaption>
</figure>
<p>Türkiye’nin denim devlerinden, dünyada da önemli yere sahip Orta Anadolu’nun üretimi durdurma noktasına gelmesi, ülkemizde bu dönemin sanayideki büyük kayıpları arasında yerini alıyor…</p>
<p>Orta Anadolu’nun sektörden çekilmesinden ekonomi yönetimi dahil tüm tarafların ders çıkarması gerekiyor…</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Bizde de kapasite 3’te 1’e düştü, bu sonuç iyi olmadı</span></h2>
<p><strong>ORTA </strong>Anadolu’nun üretimi durdurma kararını Türkiye’nin yine önde gelen denim üreticilerinde Sanko Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Adil Sani Konukoğlu</strong>’na sordum:</p>
<p>-          <strong>Başkan, Orta Anadolu, üretimi tümüyle durdurma kararı aldı. Sizde durum nasıl?</strong></p>
<p>Gaziantep Sanayi Odası Meclis Başkanı, TOBB’da da Türkiye Tekstil Sanayi Meclis Başkanlığı görevini yürüten <strong>Adil Konukoğlu, </strong>şu yanıtı verdi:</p>
<p>-          <strong>Tekstil sektöründe çok firma kapasite küçültüyor, konfeksiyon firmaları bir bir kapanıyor. Bu da otomatik olarak bizlere de yansıyor.</strong></p>
<p>Sanko’nun da denimde kapasite kullanım oranının 3’te 1’e düştüğünü belirtti:</p>
<p>-          <strong>Şimdilik böyle devam ediyoruz. Hayırlısı olsun bakalım.</strong></p>
<p>Orta Anadolu’nun üretimi durdurmasının üzücü olduğunu vurguladı:</p>
<p>-          <strong>Yılların firması… Sektöründe önde gelen bir firma… Böyle sonuçlanması iyi olmadı…</strong></p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Denim sanayisinin itibarlı kuruluşlarından biridir, sektöre katkısı büyüktür</span></h2>
<p><strong>ORTA </strong>Anadolu’nun üretimi durdurmasını yine Türkiye’nin önde gelen denim üreticilerinden Çalık Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ahmet Çalık</strong>’a da sordum. <strong>Çalık, </strong>şu değerlendirmeyi yaptı:</p>
<p>-          <strong>Orta Anadolu, Türk tekstil ve denim sanayisinin köklü ve itibarlı kuruluşlarından biridir. Uzun yıllar boyunca sektörümüze sağladığı katkılar, oluşturduğu üretim kültürü ve bıraktığı değerli miras her zaman saygıyla anılacaktır.</strong></p>
<p><strong>Çalık</strong>’a Çalık Denim’in üretim temposunu da sordum, denimin Çalık Grubu’nun doğduğu ve sanayide ilk adımlarını attığı temel iş kollarından biri olduğunu belirtti:</p>
<p>-          <strong>Çalık Denim olarak Malatya’daki güçlü üretim altyapımız, teknolojimiz, ürün geliştirme kabiliyetimiz ve kalite anlayışımızla premium denim kumaş üretimindeki faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.</strong></p>
<p>Denim üretimini yalnızca kumaş üretimi olarak görmediklerini vurguladı:</p>
<p>-          <strong>Pamuktan ipliğe, dokumadan terbiye ve ürün geliştirmeye kadar uzanan değer zincirinin tamamında katma değer yaratmayı, müşterilerimize yenilikçi, kaliteli ve rekabetçi ürünler sunmayı temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz.</strong></p>
<p>Küresel tekstil sektörünün önemli bir dönüşümden geçtiğinin ve rekabet koşullarının giderek zorlaştığının farkında olduklarını bildirdi:</p>
<p>-          <strong>Ancak, Türkiye’nin tekstil ve denim alanındaki bilgi birikimine, üretim kabiliyetine ve geleceğine güveniyoruz.</strong></p>
<p>Önümüzdeki dönemi uzun vadeli ve stratejik bir bakış açısıyla değerlendirdiklerini kaydetti:</p>
<p>-          <strong>Müşterilerimize, çalışanlarımıza ve tüm paydaşlarımıza karşı sorumluluklarımızı gözeterek; Çalık Denim’in premium denim alanındaki güçlü konumunu daha ileri taşımaya, üretmeye ve ülkemiz için değer oluşturmaya devam edeceğiz.</strong></p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">O Vali olmasaydı Malatya’ya yatırım yapmaktan vazgeçerdim</span></h2>
<p><strong>ORTA </strong>Anadolu’nun Kayseri’de üretimi durdurma kararı üzerine arşivde tarama yaparken, Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Fatih Karamancı </strong>ile 2021 yılı Kasım ayının ilk günlerinde New York’ta yaptığımız sohbeti içeren yazıma baktım.</p>
<p>Akbank Yönetim Kurulu Başkanı, The American Turkish Society (ATS) Eş Başkanı <strong>Suzan Sabancı</strong>’nın davetiyle gittiğim New York’ta <strong>Fatih Karamancı </strong>ve Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı <strong>İzzet Garih</strong>’le buluşmuştum. <strong>Karamancı, </strong>cep telefonundan Malatya’daki Süperlit Boru Fabrikasının canlı görüntüsünü göstermişti:</p>
<p>-          <strong>Memleketindeki fabrikamızın maşallahı var. Tam kapasite çalışıyor. Nükleer santrale de boru veriyoruz. İhracat pazarlarımız arasına Avustralya ve ABD’yi de ekledik. 60’tan fazla ülkeye boru ihraç ediyoruz.</strong></p>
<p>İşlerin durgun olduğu günleri anımsatınca şu bilgiyi vermişti:</p>
<p>-          <strong>Malatya’daki fabrikamız bir ara toplam 2 yıl kapalı kaldı.</strong></p>
<p>Sonra da Malatya’daki fabrikayı yaptırdıkları 2011 yılına dönmüştü:</p>
<p>-          <strong>O dönemde Malatya’da Vali Ulvi Saran’dı. Eğer Ulvi Bey olmasaydı, Malatya’ya boru fabrikası yatırımı yapmazdık. Ulvi Bey, OSB’de bir yatırımcının devrettiği 60 bin metrekarelik en büyük alanı almamızın önünü açmıştı.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/tekstilin-durumu-ortada-belirsizlikler-bitince-ata-topragina-bir-sey-dusunuruz-87367</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/6/7/1280x720/fatih-karamanci-1789359376.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Tekstilin durumu ortada, belirsizlikler bitince ata toprağına bir şey düşünürüz ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/akaryakit-istasyonlarinda-3-hane-telasi-87366</guid>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 07:06:00 +03:00</pubDate>
            <title> Akaryakıt istasyonlarında 3 hane telaşı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>MERVE YİĞİTCAN</strong></p>
<p>Petrol piyasasında yaşanan jeopolitik hareketlilik iç piyasada pompa fiyatlarını yukarı yönlü baskılamaya devam ederken, akaryakıt fiyatlarının litrelik bazda 99,99 TL’yi aşarak üç haneli rakamlara ulaşma ihtimali, Türkiye genelindeki binlerce akaryakıt istasyonunu telaşa sürükledi. Sektör temsilcileri, mevcut pompa sayaç altyapısının önemli bir kısmının iki haneli birim fiyat gösterimine uygun olarak tasarlandığını, 100 TL ve üzerindeki fiyatlamaların saha operasyonlarında ve otomasyon sistemlerinde kilitlenmeye yol açabileceğini belirtiyor. Sektör temsilcilerinden edinilen bilgiye göre, Türkiye genelinde lisanslı olarak faaliyet gösteren yaklaşık 14 bin akaryakıt istasyonu bulunuyor. Bu istasyonlarda aktif olarak kullanılan toplam pompa sayısı ise 75 bin ila 80 bin adet civarında. Mevcut saha envanteri incelendiğinde, tablonun ciddiyeti daha da netleşiyor. Buna göre, Türkiye'deki pompaların yaklaşık üçte biri eski tip mekanik/manuel sayaçlardan oluşuyor. Bu pompaların 3 haneli birim fiyatı gösterme yeteneği bulunmuyor ve tamamen yenilenmesi gerekiyor. Pompaların diğer üçte birlik kısmı da dijital ekrana sahip olmasına karşın yazılım ve anakart mimarisi gereği yalnızca iki tam basamağı (99,99 TL) destekliyor. Bu gruptaki cihazların kart ve yazılım dönüşümünden geçmesi şart. Son yıllarda kurulan ya da altyapısı güncellenen kalan üçte birlik bölüm ise 3 haneli fiyat gösterimine hazır durumda bulunuyor.</p>
<h2>Dönüşümünün maliyeti yüksek </h2>
<p>Sektör temsilcileri, pompa altyapısının kısa sürede dönüştürülecek olmasının, halihazırda marj darlığı çeken akaryakıt bayileri ve dağıtım şirketleri üzerinde ağır bir finansal yük oluşturacağına işaret ediyor. Yapılan hesaplamalara göre; eski tip manuel bir pompanın güncel standartlarda yenisiyle değiştirilmesi pompa başına 7 bin dolar seviyesinde bir yatırım gerektiriyor. İki haneli dijital pompaların 3 haneli gösterime uyumlu hale getirilmesi için gereken kart ve otomasyon revizyonunun birim maliyeti ise 1500 dolar olarak ifade ediliyor. Yapılan kabaca hesaplamalara göre de dönüşümün maliyeti yaklaşık olarak 212,5 milyon doları bulacak.</p>
<h2>EPDK ile görüşmeler sürüyor </h2>
<p>Akaryakıt fiyatlarının kısa süre içerisinde 100 TL sınırını aşabileceği öngörülürken, sektör temsilcileri muhtemel bir otomasyon ve sayaç kilitlenmesinin önüne geçebilmek için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ile yoğun bir görüşme trafiği yürütüyor. Görüşmelerde, saha dönüşümlerinin tamamlanması için sektöre makul bir takvim tanınması, geçici dönemsel çözümler ve mevzuat uyumlaştırılması başlıkları masaya yatırılıyor. Dağıtım şirketleri ve sayaç otomasyon firmaları bir yandan saha ekipleriyle güncelleme çalışmalarını sürdürürken, diğer yandan fiyatların üç haneye ulaşması halinde istasyonlarda satışların durmaması adına mevzuat desteği bekliyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/akaryakit-istasyonlarinda-3-hane-telasi-87366</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/08/akaryakit.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Küresel petrol fiyatlarındaki tırmanışla birlikte akaryakıt fiyatlarının litrede 100 TL eşiğine yaklaşması, akaryakıt dağıtım sektöründe paniğe yol açtı. Türkiye genelindeki 14 bin istasyonda kullanılan pompaların üçte ikisinde sayaçların 3 haneli rakamları gösterecek donanıma sahip olmaması nedeniyle, sektör yaklaşık 212,5 milyon dolarlık bir maliyetle karşı karşıya. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/harcama-hedefleri-enflasyonu-asiyor-87365</guid>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Harcama hedefleri enflasyonu aşıyor!</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>HÜSEYİN GÖKÇE/ANKARA</strong></p>
<p>Son dönemlerde sıkı para politikasının çok sınırlı da olsa gevşemesine yol açacak tedbir ve politika metinleri daha sık kamuoyuna duyurulurken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yaklaşan seçimden başarıyla çıkılacağını temenni etmesi, ekonomi ve siyaset çevrelerinde erken seçim tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Geçtiğimiz hafta açıklanan Orta Vadeli Program’da (OVP) 2027 yılında yapılması neredeyse kesin olan seçime hazırlıkların başlayacağına yönelik önemli işaretler yer alıyor. Nitekim bir çok ekonomist de OVP’de yer alan makroekonomik büyüklükleri seçimin habercisi olarak nitelendirdiler.</p>
<h2>Özel sektör yatırımlarına transfer </h2>
<p>Merkezi yönetim bütçesinin, kişi veya kurumlara; bina vb inşaat işi, ulaşım aracı, makine-demirbaş gibi sermaye niteliğindeki harcamalarını karşılamak için yapılan kaynak aktarımı olarak tanımlanan sermaye transferi kaleminde yüzde 130 artış öngörülüyor. 2025 yılı bütçesinde 360 milyar lira olan bu kalemin 2026’yı 325 milyar lira ile tamamlaması öngörülüyor. Ancak önümüzdeki yıl sermaye transferi kaleminin yüzde 130’luk artışla 750 milyar liraya çıkması, takip eden yıl ise tekrar 408 milyar liraya düşmesi planlanıyor.</p>
<h2>Cari transferde yüzde 45.3 artış </h2>
<p>Devletin herhangi bir mal veya hizmet karşılığı olmaksızın, gelir dağılımını düzenlemek, sosyal refahı sağlamak veya kurumları desteklemek amacıyla yaptığı karşılıksız (hibe niteliğinde) ödemeleri gösteren cari transfer kalemi yüzde 45.3 oranında artacak. 2026 yılında yüzde 30.2 artan cari transfer kaleminin, gelecek yıl yüzde 45.3’lük artışla 10 trilyon 240 milyar liraya çıkacak. Takip eden 2028’de ise artış oranı yüzde 19.1’e gerileyecek. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sağlık harcamalarında yüzde 43, sosyal konut harcamalarında da yüzde 150 artış öngörüldüğünü bildirdi.</p>
<h2>Devletin kendi yatırımında %3.8 artış </h2>
<p>Devletin doğrudan kendisi tarafından yürütülen, gayrimenkul, altyapı, makine-teçhizat gibi sabit sermaye varlıklarını artırmaya yönelik olan sermaye giderleri kaleminde ise artış oranı ise sadece yüzde 3.8 olacak. Buna karşılık bütçenin mal ve hizmet alımı kaleminde ise yüzde 44.4 oranında bir artış öngörülüyor ve bu kalemin büyüklüğü 2 trilyon 184 milyar liraya çıkacak. </p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6aa77249449f4-1789358665.png" alt="" width="323" height="214" />Merkezi yönetim bütçe kanununda yer alan ödeneklerin yetersiz kalması veya öngörülmeyen harcamalarda kullanılmak üzere bütçeye konulan yedek ödenek miktarı da 113 milyar lira artırılıyor. Geçen yıl yayımlanan OVP’de 2027 yılı için 382 milyar liralık yedek ödenek öngörülürken, yeni OVP’de 2027’nin yedek ödeneği 541.6 milyar lira olarak yer aldı. Yedek ödeneğin 2028’de 638 milyar liraya, 2029’da ise 725 milyar liraya çıkması öngörülüyor. Buna göre 2027 yılı bütçesinde faiz dışı harcamaların yüzde 38.3 artarak 16 trilyon 835 milyar liradan, 23 trilyon 298 milyar liraya çıkması öngörülüyor. Bütçedeki faiz harcamalarının ise yüzde 40.7’lik artışla 2 trilyon 824 milyar liradan, 3 trilyon 975 milyar liraya çıkması planlanıyor.</p>
<h2>Tarımsal destek ve emekli aylığı </h2>
<p>Geçtiğimiz hafta Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 2025-2027 yılı tarımsal desteklerine ilişkin kararda yer alan destekler güncellendi. Buna göre bitkisel üretimde 2026 yılı için daha önce dekara 310 lira olarak belirlenen katsayı değeri 367 liraya çıkarıldı ve destek 2025’e göre yüzde 50.4 artırılmış oldu. Küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık destekleri ise yüzde 43 oranında artırıldı.</p>
<p>Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti MKYK’da yaptığı sunumda en düşük emekli aylıklarıyla ilgili bir çalışma başlatıldığı bilgisini verdi. Bu konuda en düşük aylığın yükseltilmesinden ziyade, aile gelir sigortası gibi belirli bir gelirin garanti edilmesi esasına dayalı bir çalışma yapılıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/harcama-hedefleri-enflasyonu-asiyor-87365</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/8/3/1280x720/para-tl-1767355285.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Orta Vadeli Program’da (OVP) yer alan harcama kalemlerinde öngörülen yüksek artışlar ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın memleketi Rize&#039;de yaptığı açıklamada &quot;Yaklaşan seçimden başarıyla çıkacağız&quot; sözleri erken seçimin 2027&#039;de yapılacağı savlarını güçlendirdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/turk-kuru-inciri-28-eylulde-ihracat-yolculuguna-cikiyor-87356</guid>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 11:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kuru incir ihracatı 28 Eylül’de başlayacak</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <h3>EKONOMİ/İZMİR</h3>
<p>Kuru incirin 2026 ürünü yeni mahsul ihracat yolculuğu için ilk yükleme/ihraç tarihi 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlendi.</p>
<p>Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, yeni sezon öncesinde kuru incirde kalite ve gıda güvenliği arttırmak amacıyla yoğun bir mesai verdiklerini dile getirdi.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6aa658ec55c9f-1789286636.jpg" alt="" width="700" height="467" /></p>
<p>Üreticilere örnek olması ve sergi yerlerinden aflatoksinli kuru incirlerin seçilerek ayıklanabilmesi amaçlı üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları Aydın ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda dağıttıklarını aktaran Gabay, “Sağlıklı hasat ve kurutma sağlanabilmesi için yine Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonun kurutma kerevetleri ve üretici bilgilendirme broşürleri dağıttık. Türkiye’nin en prestijli ürünlerinden kuru incirde güzel bir sezon geçirmek adına yoğun mesai veriyoruz” dedi.</p>
<p>Türkiye’nin 2025/26 sezonununda 15 Ekim 2025-08 Eylül 2026 tarihleri arasında 2025 ürünü 55 bin ton kuru incir ihraç ederek 343 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Gabay, “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz” dedi.</p>
<h3>Uzakdoğu’nun payı yüzde 16’ya yükseldi</h3>
<p>Türkiye’nin kuru incir ihraç ettiği pazarlarla ilgili bilgi veren Başkan Gabay, Avrupa Birliği’nin 17 bin 775 ton kuru incir talebiyle yüzde 32 pay aldığını ve liderliğini sürdürdüğüne işaret etti. Gabay, “Amerika kıtasına yaklaşık 16 bin ton kuru incir ihraç ettik. Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 29’luk artışla 7 bin tondan 8 bin 795 tona yükseldi. Uzakdoğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıktı. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde yaptığımız tanıtım çalışmalarının meyvelerini aldığımızı görüyoruz. Uzak Doğu pazarında hedefimiz ihracatımızın yüzde 25’ini bu ülkelere yapabilir konuma gelmek” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kuru incir ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, ikinci sırada 44,5 milyon dolarla Almanya ve üçüncü sırada 44 milyon dolarla Fransa yer aldı. Türkiye’den kuru incir talebini yüzde 249’luk artışla 5 milyon dolardan 17,7 milyon dolara çıkaran Çin, Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya tırmandı. Kanada 13,5 milyon dolarlık kuru incir ihracatıyla beşinci oldu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/turk-kuru-inciri-28-eylulde-ihracat-yolculuguna-cikiyor-87356</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/5/6/1280x720/turk-kuru-inciri-28-eylulde-ihracat-yolculuguna-cikiyor-1789286614.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz” dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/puis-baskani-imren-okumus-otomasyon-bedelleri-akaryakit-bayilerine-yansitilmasin-87350</guid>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 00:13:00 +03:00</pubDate>
            <title> PÜİS Başkanı Okumuş: Otomasyon bedelleri akaryakıt bayilerine yansıtılmasın</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) 14. Meslek Komitesi Kırmızı Liste tarafından Büyükşehir Belediyesi AKM’de ‘Akaryakıt ve Gaz Ürünleri Sektör Toplantısı’ düzenlendi. Toplantıya Petrol Ürünleri İşverenleri Sendikası (PÜİS) Genel Başkanı İmren Okumuş ve ATSO Başkan Adayı Davut Çetin ile akaryakıt bayileri temsilcileri katıldı.</p>
<p>Akaryakıt sektöründe sıkıntıların giderek arttığını, sektörde bayilerin para kazanamaz hale geldiğini belirten İmren Okumuş, Salı günü mazot fiyatlarına 7 lira zam yapılacağını söyledi. Akaryakıt bayi sayaçlarının yapılacak zamla birlikte 99-100 TL olacağını ifade eden Okumuş, ‘’Sayaçlarda son zamlarla üçlü rakamlara ulaşılacak. Sayaçların otomasyonu ve yeniden düzenlenmesi için bayilerden 3 bin dolar talep ediliyor. Bayi para ödemeyecek. Bayinin cebinden para çıkmayan her şeye evet diyoruz. Ne demek 3 bin dolar. Otomasyon bedellerini bayilere yansıtmayın’’ dedi.</p>
<p><strong>"Bayiler POS cihazı maliyetinden kurtarılmalı"</strong></p>
<p>Akaryakıt sektörünün dört ana sorunu olduğunu, Ulusal Taşıt Tanıma Sisteminin (UTTS) kayıtdışı akaryakıt ve maliyet altı satış sorununu çözmediğini anlatan Okumuş, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Akaryakıtta kaçakçılığı bitirmenin tek yolu, akaryakıtı geldiği,  kullanıldığı son uca kadar takibi için elektronik takip UTTS olmasıdır. Sektörde kar marjı yılda 4 kez enflasyona göre artırılmalı. Toptancı ile dağıtıcının kar marjı aynı değildir. Bıçak kemiğe dayandı. Biz para kazanamıyoruz. Düzgün, dürüst esnaf batıyor. Kredi faizleri yüzde 50’nin üstünde. Gelirlerimiz azalıyor. Kredi kartı komisyonları bayiler üzerindeki finansman yükünü artırıyor. Akaryakıt sektörüne özel POS komisyon oranları düşürülmeli veya bu yükü bayilerin üzerinden kaldıracak bir düzenleme yapılmalı. Bayilerimiz POS cihazları kağıdını bile karşılamıyor, yangın tüplerinin kontrollerinin bedelini bile karşılayamaz durumda. Verilen hizmeti kıymetsiz kılan anlayışlara hakkımı helal etmiyorum. Bayilerimizi POS komisyon yükünden kurtarmalıyız. Nakliye ücretleriyle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Sektörün kanayan yarası KDV-ÖTV.’’</p>
<p>Sektörü kirletenlerin olduğunu, maliyetin altında satış yapanlara karşı mücadelenin yoğunlaştırılmasını isteyen İmren Okumuş, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Sektörde lider olma kavgası akaryakıt bayilerini bitiriyor. Bizi bekleyen esas bela başka. Cumhuriyet tarihinde ilk defa akaryakıt istasyonlarının lisanları çok değerli oldu. Finansal aracılık ve distribütör uygulaması getirilmek isteniyor.  Böyle bir lisans var mı? Yok. Üç, beş yıl önce 2 bayisi olanların bugün 50-60 istasyonu var. Bu nasıl olmuş.  Bunlar araştırılmalı. Distribütörler, bayinin portalını kapatabilecek. Bu sektörü, finansal aracılık bitirecek. Hiç kimse bayinin portalını kapatamaz, buna izin vermeyiz. Kar marjı içinde rekabet olur ama maliyet altı satışta rekabet olamaz. Maliyet rafineriden çıkan fiyat değildir.’’</p>
<p>Dağıtım şirketlerinin akaryakıt bayilerini kiralamak istediğini vurgulayan PUİS Genel Başkanı Okumuş, ‘’PUİS’i oyuna getirdiler.  Bayimin bir yanına ucuzcuyu, diğer yanına başka satıcıyı koydular.  Şimdide istasyonlarımızı kiralamak istiyorlar. Önce yüzde 15’i yüzde 30’a çıkarmak istiyorlar.  Yüzde 30’u da 2027’de yüzde 50’ye çıkaracaklar. Yüzde 10 bayiye, yüzde 10 acenteye... Böyle bir lisans yok. Şimdi de bayilerin sözleşme süreleriyle oynamak istiyorlar. Benden kurtulmaları için beni öldürmeleri lazım diyorum. Yaşadığım sürece bunları yaptırmam’’ diye konuştu.</p>
<p><strong>"Kayıt dışılıkla mücadelede daha etkin sistem kurulmalı"</strong></p>
<p>Sektördeki 13 bin akaryakıt bayisini ayrıştırmadan, haklarını arayabilmelerini sağlamak ve sektörün geleceğini ışık tutmak için çalıştıklarını anlatan Okumuş, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>‘’Kaçakçılık ve kayıt dışılıkla mücadelede daha etkin bir sistem kurulması amacıyla akaryakıtta KDV’nin ÖTV’ye dahil edilmesi ve ürünün millileşmesinden tüketiciye ulaşmasına kadar tüm sürecin uçtan uca takip edilmesini sağlayacak düzenlemeler hayata geçirilmeli. Bugün araç sayısı 32 milyona ulaşmasına rağmen, 2013 yılına göre araç sayısı neredeyse 2 kat artmışken, akaryakıt satış oranlarının neden artmadığını irdelemeliyiz. Kayıt dışı, kaçakçılık, maliyet altı satış bizim kırmızı çizgimizdir.”</p>
<p>Okumuş, sektörde ortaya çıkan Gri Alan uygulamasının şeffaf hale getirilmesi ve akaryakıt istasyonlarında çalışma sürelerinin 12 saate çıkarılması için çalışmaları  devam ettirdiklerini bildirdi.</p>
<p><strong>"Akaryakıtta kriz yaşamadık"</strong></p>
<p>ABD-İsrail ile İran arasındaki savaştan dolayı Türkiye’de akaryakıt krizi yaşanmadığına dikkat çeken İmren Okumuş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>‘’Küresel ekonomik akaryakıt krizi bize çok şeyler kazandırdı.  Kar marjlarımız düştü ama bize şunu öğretti.  Dünyada akaryakıt krizi yaşanırken Türkiye’de bir kriz yaşanmadı. Benzi, gaz kuyruklarının yaşandığı 1970-1980’lerde olsaydık ne olurdu acaba… Hem Hükümeti, hem de TÜPRAŞ’ı kutlamak lazım. Bu ülkeyi akaryakıtsız bırakmadılar. Teşekkür etmeliyiz.’’</p>
<p>ATSO 14. Grup Tüp Gaz Temsilcisi İbrahim Kaya ve TOBB Akaryakıt Sektör Meclis Başkan Yardımcısı ve PÜİS Yüksek İstişare Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Yılmaz da sektörde yaşanan sorunları anlattılar.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/puis-baskani-imren-okumus-otomasyon-bedelleri-akaryakit-bayilerine-yansitilmasin-87350</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/5/0/1280x720/puis-baskani-imren-okumus-otomasyon-bedelleri-akaryakit-bayilerine-yansitilmasin-1789247686.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Petrol Ürünleri İşverenleri Sendikası Genel Başkanı İmren Okumuş, sürekli zamlarla üç rakamlara ulaşan akaryakıt sayaçlarının otomasyonu için 3 bin dolar istendiğini belirterek, ‘’Otomasyon bedelleri bayilere yansıtılmamalı. Ne demek 3 bin dolar… Bayinin cebinden para çıkmayan her şeye evet diyoruz. Sektörde uygulanmak istenen distribütörlük sistemine karşıyız’’ dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gecen-yildan-kalan-stoklar-eritilmedi-portakal-ve-limon-dalinda-kaldi-87349</guid>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 00:11:00 +03:00</pubDate>
            <title> Geçen yıldan kalan stoklar eritilmedi, portakal ve limon dalında kaldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Sonbahar ve kış döneminin önemli tüketim ürünü olan limonda geçen yıldan kalan stoklar iç piyasada tüketilmeyince, tüccar yeni hasat sezonunda üreticiden limon ve portakal alımına başlamadı.</p>
<p>Tat ve lezzeti ile dünyaca ünlü coğrafi işaretli Finike portakalı ve limon dalında kaldı. Finike Ziraat Odası Başkanı Halil Sarıçobanoğlu, ilçede 30 bin dönüm alanda portakal ve limon üretimi yapıldığını söyledi. Bu yıl da ilçede 200 bin ton Finike portakalı rekoltesi beklendiğini belirten Sarıçobanoğlu, hasat sezonu başlamasına rağmen tüccarın şimdilik limon almak istemediğini kaydetti.</p>
<p>Üreticiyi arayıp soranın olmadığını vurgulayan Sarıçobanoğlu, limona dalında 3-4 TL fiyat verildiğini, bunun da maliyetleri hiç karşılamadığına ifade ederek, ‘’Çiftçi ve üretici yok oluyor, ölüyor. Şu ana kadar ne limon ne de portakal satıldı.’ dedi.</p>
<p>Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökçe de portakal ve limonun dalında kaldığına dikkat çekti.</p>
<p>Bir dönem nar üretimine yönelen çiftçinin nar bahçelerini söktüğünü ve yerine zeytin diktiğini anımsatan Kökçe, şöyle konuştu:</p>
<p>‘’Kumluca ilçesinde 13 bin dönüm alanda portakal ve limon üretimi yapılıyor. Ancak portakal ve limon dalında kaldı. Portakal ve limon alımı için arayan soran yok. Portakala dalında 5-10 TL fiyat veriyorlar. Bu fiyat, gübre, elektrik, ilaç ve budama maliyetlerini karşılamıyor. Nar para etmeyince üretici nar bahçelerini söktü, zeytin dikti. 25 bin dönüm olan nar bahçesi 2-3 bin dönüme düştü.  Zeytinlik alanlarda 2-3 bin dönümden 15 bin dönüme çıktı. Bu yıl zeytin bol olacak. Ancak, geçen yıldan kalan zeytinyağı stokları da var. Öte yandan Tunus’tan zeytinyağı ithal edildi.’’</p>
<p>Üreticiler, geçen yıl iç piyasada limon stoklarının tüketilmediği gerekçesiyle  tüccarın alım yapmadığına dikkat çekiyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gecen-yildan-kalan-stoklar-eritilmedi-portakal-ve-limon-dalinda-kaldi-87349</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/4/9/1280x720/gecen-yildan-kalan-stoklar-eritilmedi-portakal-ve-limon-dalinda-kaldi-1789247559.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Finike portakalı ve limonun hasat sezonu başlarken geçen yıldan kalan stoklar eritilmeyince tüccardan ilgi görmedi. Portakal ve limon şimdilik dalında kaldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/interfresh-eurasia-fuarinda-350-milyon-dolarlik-anlasma-yapildi-87348</guid>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 00:09:00 +03:00</pubDate>
            <title> Interfresh Eurasia Fuarı&#039;nda 350 milyon dolarlık anlaşma yapıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Türkiye’nin ihracat projesi olarak ilk Antalya’da başlayan İnterfresh Eurasia Fuarı, 8-10 Eylül tarihleri arasında İzmir Fuar Merkezinde gerçekleştirildi. Türkiye’den 280’in üzerinde firma ve markanın katıldığı fuara, 81 ülkeden 612 alıcı katıldı.</p>
<p>Avrupa, Rusya, Balkanlar ile Ortadoğu ile Hindistan olmak üzere dünyaca tanınmış, Rewe , Little, Aldi gibi büyük zincirler yer alırken Azerbeycan‘ın en büyük zincir marketlerinden Bravo, Ertago gibi zincir market temsilcileri de ilk kez Türkiye’ye geldi. Rusya’dan X5, Lenta, TD Real, Fresh Mania, Fruit Land. Romanya’dan Veselo Selo ve Select Frui olmak üzere 100’den fazla zincir market temsilcisi Türkiye’de yetişen yaş meyve sebze ürünlerini görme fırsatı buldu.</p>
<p>KKTC’nin partner ülke, Denizli’nin de partner il olarak katıldığı fuarda, yaklaşık 350 milyon dolarlık anlaşma yapıldığı belirtildi. InterfreshEurasia Fuarı’nı düzenleyen Antexpo A.Ş Genel Müdürü Murat Özer şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Türkiye’nin yaş meyve sebze sektörünün ihracat projesi olan ve 2018 yılından bu yana düzenlenen Interfresh Eurasia Fuarı artık sektörde bir marka haline geldi. Dünyanın ve Avrupa’nın en büyük cirolara sahip tanınmış zincir marketleri Türkiye’ye yöneldi. Fuarda yaklaşık 350 milyon dolarlık yaş meyve sebze alım anlaşması yapıldı. 2027 ve daha sonraki yıllar için yer arayışlarımız devam ediyor.’’</p>
<p>Özer, Antalya’da kasım ayında düzenlenecek BM İklim Konferansı COP 31, sonrası bu alanda fuar yapmak için girişimlerde bulunacaklarını söyledi.</p>
<p>Interfresh Eurasia Fuarı’na partner ülke olarak katılan KKTC’nin narenciye ürünlerinin de dünya pazarlarına açılmasını katkı sağladı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/interfresh-eurasia-fuarinda-350-milyon-dolarlik-anlasma-yapildi-87348</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/4/8/1280x720/interfresh-eurasia-fuarinda-350-milyon-dolarlik-anlasma-yapildi-1789247442.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Avrupa, Rusya ve Orta Doğu bölgelerinin en büyük zincir marketlerinin de katıldığı Interfresh Eurasia Fuarı&#039;nda 350 milyon dolarlık yaş meyve sebze alım anlaşması yapıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/bati-akdenizde-tso-ve-borsalarda-secim-heyecani-87351</guid>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Batı Akdeniz’de TSO ve borsalarda seçim heyecanı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Batı Akdeniz bölgesinde Antalya, Burdur ve Isparta il ve ilçelerinde oda ve borsa seçim takvimi netlik kazandı. Oda ve borsa seçimleri 1 Ekim 2026 tarihinde Antalya Ticaret Borsası ile başlıyor. Antalya Ticaret Borsası’nda 19 meclis üyesi ve 7 Meslek Komitesi seçimi yapılacak. 2009 yılından bu yana Başkanlık görevini sürdüren ve aynı zamanda TOBB yönetim kurulu üyesi olan Ali Çandır’ın karşısında şu ana kadar aday çıkmadı. Çandır, şimdilik rakipsiz yeniden başkan adayı.</p>
<p><strong>ATSO’da 4 aday</strong></p>
<p>Üye açısından Türkiye’nin en büyük TSO’ları arasında yer alan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ATSO) seçimler 18 Ekim’de gerçekleştirilecek. 49 meslek komitesi ve 127 meclis üyesinin seçiminin yapılacağı ATSO’da 4 aday başkanlık için kıyasıya mücadele diyor. 69 bin 733 üyesi bulunan ATSO’da başkan adayları projelerini anlatarak üyeleri ikna etmeye çalışıyor.</p>
<p>ATSO’da önceki dönem başkanlığı Yüksek Seçim Kurulu kararı ile alınan Davut Çetin yeniden aday oldu. Merhum ATSO Başkanı Ali Bahar’ın kardeşi Berkay Bahar başkanlık için yarışırken, ATSO yönetim kurulu üyesi Hatice Öz de ikinci kez aday oldu. Öz, ATSO’ya ilk kadın başkan adayı olarak biliniyor. ATSO’da başkanlık için Reşat Güney de ikinci kez aday oldu.</p>
<p>ATSO’da başkan adayları seçim ofisleri açarak projelerini iş dünyasına anlatmaya çalışırken bazı başkan adayları da billboard ve reklam panolarında afişlerle tanınırlıklarını pekiştiriyor.  </p>
<p><strong>Burdur’da en genç aday</strong></p>
<p>Burdur Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BUTSO) seçimler 3 Ekim’de gerçekleştirilecek. 3 binden fazla üyesi bulunan BUTSO’da  bin 800’e yakın üyenin oy kullanması bekleniyor. BUTSO’da 2005 yılında başkanlık görevine seçilen Yusuf Keyik’in karşısında, otomotiv ve müteahhitlik sektöründe faaliyette bulunan ve en genç başkan adayı olarak gösterilen 34 yaşındaki Ömer Semerci ile Osman Kurt başkanlık için mücadele edecek.</p>
<p>Burdur Ticaret Borsası’nda da seçimler 3 Ekim’de yapılacak. 14 meclis üyesi seçimi için 500’e yakın üye sandık başına gidecek. </p>
<p>Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp’in karşısında Mehmet Varol başkan adayı oldu.</p>
<p><strong>ITSO’da 3 aday</strong></p>
<p>Tarım ve tarım makineleri sanayi ile öğrenci kenti Isparta iş dünyasında da seçim heyecanı yaşanıyor. Isparta Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ITSO) 45 meclis üyesi seçimleri 10 Ekim’de yapılacak. 4 bin 200 üyenin oy kullanacağı seçimlerde başkanlık için 3 aday yarışıyor.</p>
<p>Geçen dönem göreve gelen Metin Çelik, kısa sürede yaptığı çalışmalarla Isparta ekonomisi, sanayiciler ile kentin sorunlarını ülke gündemine getirerek dikkatleri üzerine çekti. İkinci kez aday olan Çelik, yeni dönemde de yapacağı projeleri üyelerine anlatıyor.</p>
<p>Birçok projenin gerçekleşmesini sağlayan ITSO Başkanı Metin Çelik’in karşısında iki aday var. Yunus Karabulut, sanayici ve eğitimci kimliği ile ITSO’ya başkan adayı oldu. Karabulut, seçim sürecinde sanayicileri ve ITSO üyelerini işyerlerinde ziyaret ederken, projelerini de toplantılarla Isparta iş dünyasına anlatıyor. Diğer aday ise Isparta Ticaret Borsası başkanı Hüdai Şahin’in iş ortağı Alettin Ünal Turgut.</p>
<p><strong>Isparta Ticaret Borsası’nda seçim 3 Ekim de</strong></p>
<p>Isparta Ticaret Borsası’nda 14 meclis üyesi seçimi3 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek. Özellikle elma ihracatında yaşanan sorunların çözümü ve Mısır’a ihracat yapılması konusunda girişimlerde bulunan Isparta Ticaret Borsası Başkanı Hüdai Şahin’in karşısına, Hasan Hüseyin Özdemir aday olarak çıktı.</p>
<p>Antalya, Burdur ve Isparta’nın bazı ilçelerinde faaliyette bulunan TSO ve Ticaret Borsası seçim takvimi ve adayların isimleri ise şöyle:</p>
<p>Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO): Seydi Tahsin Güngör ve Önem Gök. Seçimler 4 Ekim 2026</p>
<p>Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO): Eray Erdem ve Mustafa Tuna (10 Ekim 2026).</p>
<p>Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Fahri Özen, Turgut Acar (7 Kasım)</p>
<p>Kumluca Ticaret Borsası: Fatih Durdaş (3 Ekim 2026)</p>
<p>Bucak Ticaret ve Sanayi Odası: Hasan Meçikoğlu  (Kasım ayı içinde yapmayı düşünüyor)</p>
<p>Yalvaç Ticaret ve Sanayi Odası (YALTSO): Yalçın Kurucu ve Sabri Parpar (4 Ekim 2026)</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/bati-akdenizde-tso-ve-borsalarda-secim-heyecani-87351</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/01/secim-sandik-oda-borsa-.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Batı Akdeniz bölgesinde TOBB’a bağlı oda ve borsalarda meslek komiteleri ve meclis üyesi seçimleri ekim ayı başında başlıyor. Hareketli geçen oda ve borsaların seçim sürecinde Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır rakipsiz kaldı. Antalya TSO’da 4, Isparta ve Burdur TSO’da da 3’er aday başkanlık için mücadele edecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/eskisehir/avrupanin-yeni-sanayi-duzeni-eskisehirin-ihracat-rotasini-degistirecek-87344</guid>
            <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 14:40:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Avrupa’nın yeni sanayi düzeni Eskişehir’in ihracat rotasını değiştirecek&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>TEMEL AKBAŞ/ESKİŞEHİR </strong><br /><br />Avrupa Birliği’nin (AB) üretimde yerellik ve düşük karbon kriterlerini öne çıkaran yeni sanayi politikaları, ihracatının yaklaşık yarısını AB ülkelerine gerçekleştiren Eskişehir sanayisinin gündemine girdi.</p>
<p>Eskişehir Sanayi Odasında (ESO), MÜSİAD Eskişehir ve Genç MÜSİAD Eskişehir iş birliğiyle “MADE IN EU: Avrupa’nın Yeni Sanayi Düzeninde Eskişehir Sanayisi Nasıl Konumlanacak?” programı gerçekleştirildi.</p>
<p>Programda Avrupa’nın değişen sanayi politikaları, ticaret ve yatırım imkanları, düşük karbonlu üretim, finansmana erişim ve yeni düzenlemelerin Türk sanayisi üzerindeki olası etkileri ele alındı.</p>
<p>ESO Başkanı Kesikbaş, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Eskişehir’de 1600’ü aşkın üretici firmanın faaliyet gösterdiğini, sanayinin yıllık cirosunun 10 milyar doların üzerine çıktığını ve ihracatın 4,8 milyar dolara ulaştığını bildirdi.</p>
<p>İhracatın neredeyse yarısının AB ülkelerine yapıldığını belirten Kesikbaş, kentteki ihracatçıların yüzde 70’inin en az bir AB ülkesine ürün sattığını söyledi.</p>
<p><strong>SANAYİNİN ŞEHİR EKONOMİSİNDEKİ PAYI YÜZDE 44’E ÇIKTI</strong></p>
<p>Kesikbaş, 1990 yılında Eskişehir ekonomisinin yüzde 28’ini oluşturan sanayinin payının bugün yüzde 44’e yükseldiğini ifade ederek, Türkiye imalat sanayi üretiminin yaklaşık yüzde 2’sinin kentte gerçekleştirildiğini kaydetti.</p>
<p>Fabrikalarda 100 bini aşkın kişinin istihdam edildiğini belirten Kesikbaş, Eskişehir’de yaklaşık her üç aileden birinin geçiminin sanayiyle bağlantılı olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Eskişehir ihracatının yüzde 30’unun orta-yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerinden oluştuğuna işaret eden Kesikbaş, kilogram başına ihracat değerinin 1,95 dolar, kişi başına ihracatın ise 4 bin 900 dolar seviyesinde bulunduğunu söyledi.</p>
<p>Kentin uçak, helikopter, insansız hava aracı, lokomotif, kamyon ve gemi motoru üretebilen önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Kesikbaş, şehirde 24 AR-GE ve tasarım merkezi ile Teknoloji Geliştirme Bölgesinde yaklaşık 150 işletme ve bini aşkın araştırmacının bulunduğunu aktardı.</p>
<p><strong>“M</strong><strong>ade ın EU bizim için bir duvar da olabilir, yeni bir kapı da”</strong></p>
<p>Avrupa’nın yeni sanayi politikasının Eskişehir açısından kritik önem taşıdığına dikkati çeken Kesikbaş, AB pazarında rekabet koşullarının yalnızca fiyat ve kalite üzerinden şekillenmeyeceğini söyledi.</p>
<p>Kesikbaş, “Avrupa artık bir ürünün fiyatı ve kalitesini değil; nerede, nasıl, hangi enerjiyle ve ne kadar karbon salınarak üretildiğini sorguluyor”dedi.</p>
<p>Yeni yaklaşımın özellikle çelik, alüminyum, çimento, otomotiv, batarya, temiz teknolojiler ve kimya sektörlerindeki rekabet koşullarını değiştireceğini ifade eden Kesikbaş, Eskişehir’in makine, raylı sistemler, havacılık, otomotiv yan sanayi, seramik, cam, madencilik ve beyaz eşya sektörlerinin de dönüşümün dışında kalamayacağını dile getirdi.</p>
<p>Kesikbaş, “Made in EU bizim için bir duvar da olabilir, Avrupa’nın üretim zincirlerine açılan yeni bir kapı da. Sonucu bugünden atacağımız adımlar belirleyecek” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Karbon maliyeti rekabet gücünü belirleyecek</strong></p>
<p>Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının etki analizine değinen Kesikbaş, sınırda karbon maliyetinin bazı Türk ürünlerinde önemli ilave yükler oluşturabileceğini söyledi.</p>
<p>Kesikbaş’ın paylaştığı verilere göre söz konusu maliyetin ürün fiyatına etkisi çimentoda yüzde 50’ye, alüminyumda yüzde 18’e ve çelikte yüzde 11’e kadar çıkabilecek.</p>
<p>Bu nedenle karbon ayak izinin ölçülmesinin artık yalnızca çevresel bir konu olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Kesikbaş, firmaların enerji ve kaynak verimliliği, yenilenebilir enerji, döngüsel üretim, dijital izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik raporlamasına hazırlanması gerektiğini kaydetti.</p>
<p>ESO’nun Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Dönüşümü ve Model Fabrika çalışmalarıyla 100’ü aşkın firmaya ulaştığını bildiren Kesikbaş, yürütülen projelerde ortalama yüzde 75 verimlilik artışı ve yüzde 35 emisyon azaltımı sağlandığını söyledi.</p>
<p>Kesikbaş ayrıca dijital fabrika ve dönüşüm çalışmalarında kullanılmak üzere yaklaşık 22 milyon liralık yeni fon sağlandığını, AB’den de 400 bin avroya yakın yeni kaynak temin edildiğini açıkladı.</p>
<p><strong>Karataş: sadece tedarikçi değil, ortak üretici olmalıyız</strong></p>
<p>DEİK Başekonomisti Hakkı Karataş da Euro Bölgesi ekonomisinin potansiyelinin altında büyümeyi sürdürmesine karşın imalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi (PMI) ile yeni siparişlerde dipten dönüş sinyalleri görüldüğünü söyledi.</p>
<p>Euro Bölgesi'nde büyümenin yüzde 0,8-0,9 seviyelerinde bulunduğunu aktaran Karataş, enerji maliyetleri ve enflasyonist baskıların Avrupa Merkez Bankasının faiz indirim alanını sınırlandırdığını, yüksek faizlerin de tüketim ve özel sektör yatırımları üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini belirtti.</p>
<p>Almanya’da büyüme modelinin de değiştiğine işaret eden Karataş, otomotiv ve makinenin yanında kamu yatırımları, savunma sanayisi, yeşil enerji ve dijital altyapının giderek daha fazla öne çıktığını ifade etti.</p>
<p>Bu dönüşümün Türk şirketlerine ara malı, makine, elektronik ve savunma sanayisi alanlarında yeni fırsatlar sunabileceğini belirten Karataş, firmaların PMI, fabrika siparişleri ve kapasite kullanım oranlarını sektör bazında yakından izlemesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Karataş, Türkiye açısından hedefin yalnızca Avrupa’ya yakın üretim merkezi olmakla sınırlı tutulmaması gerektiğini vurgulayarak, “Nearshoring yerine co-production. Sadece tedarikçi değil, ortak üretici olmalıyız❞ değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Türk sanayisinin Alman teknolojisi ile Türkiye’nin üretim kapasitesini birleştiren stratejik ortak üretim modeline yönelmesi gerektiğini belirten Karataş, Almanya’nın savunma, altyapı, enerji ve dijitalleşme yatırımlarına entegrasyonun önem taşıdığını kaydetti.</p>
<p><strong>AB’nin “Made ın EU” planına karşı gümrük birliği vurgusu</strong></p>
<p>Türkiye'nin AB Nezdinde Daimi Temsilcilik Yardımcısı Güçlü ise AB’nin imalat sanayisinin GSYİH içindeki payını yüzde 14,3’ten yüzde 20’ye çıkarmayı hedeflediğini belirterek, “Made in EU” yaklaşımı ile Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı kapsamında gündeme gelen düzenlemelerin Türkiye açısından yakından takip edildiğini söyledi.</p>
<p>AB’nin kamu alımları ve destek programlarında “Birlik menşei” ve “düşük karbon” kriterlerini öne çıkarmayı, 100 milyon avronun üzerindeki yabancı yatırımlara ise ilave yükümlülükler getirmeyi planladığını aktaran Güçlü, bu yaklaşımın Gümrük Birliği ve mevcut tedarik zincirleri açısından risk taşıdığını kaydetti.</p>
<p>Türkiye’nin Avrupa ekonomisiyle yüksek düzeyde entegre olduğunu vurgulayan Güçlü, ülkeye gelen 295 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırımın yüzde 70’inin Avrupa kaynaklı olduğunu bildirdi.</p>
<p>Türkiye’deki 1,45 milyon adetlik araç üretiminin yüzde 71’inin AB ortaklı yatırımlar tarafından gerçekleştirildiğini, otomotiv ihracatının da yüzde 71’inin AB’ye yapıldığını aktaran Güçlü, “Bu entegrasyonun zarar görmemesi için ‘Birlik ile eşdeğer menşe’ tanımına Gümrük Birliği ortaklarının tam olarak dahil edilmesi gerektiğini muhataplarımıza aktarıyoruz” dedi.</p>
<p>Güçlü, Türkiye’nin 31 Temmuz 2026’da Kamu İhale Kanunu’nda değişikliğe giderek mütekabiliyet temelinde AB’ye ulusal muamele sağlanmasına yönelik hukuki zemini oluşturduğunu ve karşılıklı pazar açılımına ilişkin teknik istişarelerin başladığını söyledi.</p>
<p><strong>İGE’den ihracatçıya 290 milyar liralık kefalet hedefi</strong></p>
<p>İhracatı Geliştirme AŞ (İGE) Finans ve İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Hafize Çiler Tarım da ihracatçıların finansmana erişiminde teminat sorununu azaltmaya yönelik kefalet sistemine ilişkin bilgi verdi.</p>
<p>İGE üzerinden bugüne kadar 27 bin 975 işlemde toplam 256,9 milyar liralık krediye kefalet sağlandığını aktaran Tarım, 2026 sonu itibarıyla kümülatif kefalet sağlanan ihracat kredisi hacminin 290 milyar liraya çıkarılmasının hedeflendiğini bildirdi.</p>
<p>Tarım, bankalar üzerinden İGE sistemine 489,1 milyar lira tutarında 45 binin üzerinde başvuru yapıldığını ve bunların yüzde 87’sinin kabul edildiğini belirtti.</p>
<p>KOBİ’ler için firma başına öz kaynak paketlerinde 60 milyon liraya, Hazine kaynaklı paketlerde ise 150 milyon liraya kadar kefalet üst limiti bulunduğunu aktaran Tarım, İGE kefaletli yabancı para ve reeskont kredilerinin ihracatçı açısından finansmana erişim ve maliyet avantajı sağladığını ifade etti.</p>
<p>Programda Ticaret Bakanlığı, Türkiye'nin AB Nezdinde Daimi Temsilciliği, DEİK, İGE, DEİK Almanya İş Konseyi/Ford Otosan ve MEXT Teknoloji Merkezi temsilcileri de Avrupa’nın yeni sanayi yapılanmasının Türk üreticileri üzerindeki olası etkileri ile ticaret, yatırım, finansman ve iş birliği imkanlarını değerlendirdi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/eskisehir/avrupanin-yeni-sanayi-duzeni-eskisehirin-ihracat-rotasini-degistirecek-87344</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/4/4/1280x720/avrupanin-yeni-sanayi-duzeni-eskisehirin-ihracat-rotasini-degistirecek-1789213340.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Kesikbaş, kentin 4,8 milyar dolara ulaşan ihracatının yaklaşık yarısının AB ülkelerine yapıldığına dikkati çekerek, Avrupa’nın “Made in EU” yaklaşımının Eskişehir sanayisi için hem pazar kaybı riski hem de üretim zincirlerinde daha güçlü konumlanma fırsatı taşıdığını söyledi. DEİK Başekonomisti Karataş ise Türk sanayisinin Avrupa’da yalnızca tedarikçi değil, “ortak üretici” konumuna geçmesi gerektiğini vurguladı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/haftanin-en-cok-kazandirani-borsa-87341</guid>
            <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:18:00 +03:00</pubDate>
            <title> Haftanın en çok kazandıranı borsa</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 3,25 artışla 14.467,25 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 14.000,94 puanı, en yüksek 14.673,07 puanı gördü.</p>
<p>Borsa İstanbul'da aynı dönemde teknoloji endeksi yüzde 2,80 azalışla 46.057,38 puana gerilerken, sanayi endeksi yüzde 4,35 artışla 20.065,47 puana, mali endeks yüzde 2,81 kazançla 19.815,90 puana, hizmetler endeksi ise yüzde 2,41 yükselerek 12.793,68 puana çıktı.</p>
<p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksine dahil hisse senetleri arasında bu hafta en çok yükselen yüzde 31,49 ile Pasifik Teknoloji oldu. Onu yüzde 23,14'le Sasa Polyester, yüzde 23,03'le Petkim izledi.</p>
<p>Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 40,89'la Odine Teknoloji, yüzde 40,85'le Pasifik Eurasia Lojistik, yüzde 13,09 ile Batıçim Batı Anadolu Çimento olarak sıralandı.</p>
<p>Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 795 milyar 500 milyon lirayla ASELSAN, 796 milyar 730 milyon lirayla Tüpraş ve 571 milyar 845 milyon lirayla Koç Holding oldu.</p>
<p><strong>Altın düştü</strong></p>
<p>24 ayar külçe altının gram fiyatı, geçen hafta sonuna göre yüzde 0,87 azalışla 6 bin 830 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 1,03 düşüşle 44 bin 490 liraya geriledi.</p>
<p>Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftaki kapanışının yüzde 0,83 altında 11 bin 190 liraya geriledi.</p>
<p>Doların satış fiyatı, yüzde 0,34 artarak 48,6050 liraya, euronun satış fiyatı da yüzde 0,38 yükselişle 56,4710 liraya çıktı.</p>
<p>Geçen hafta 65,4550 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 0,54 artışla 65,8100 liraya yükseldi.</p>
<p>İsviçre frangı ise yüzde 0,14 değer kaybederek 59,6930 liradan alıcı buldu.</p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/haftanin-en-cok-kazandirani-borsa-87341</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/02/bist-borsa-istanbul.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Borsa, haftayı yüzde 3,25 artışla 14.467,25 puandan tamamladı. 24 ayar külçe altının gramı yüzde 0,87, cumhuriyet altınının fiyatı yüzde 1,03, çeyrek altının fiyatı da yüzde 0,83 geriledi. Doların satış fiyatı yüzde 0,34, euronun satış fiyatı da yüzde 0,38 yükseldi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/butce-cagrisi-resmi-gazetede-ekonomik-ve-sosyal-fayda-uretecek-yatirimlar-onceliklendirilecek-87337</guid>
            <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 10:04:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bütçe çağrısı Resmi Gazete&#039;de: Ekonomik ve sosyal fayda üretecek yatırımlar önceliklendirilecek</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>2027-2029 Dönemi Bütçe Çağrısı Tebliği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Tebliğde, Merkezi Yönetim Bütçesi'nin hazırlık çalışmalarını yönlendirmek üzere 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ın (OVP) yayımlandığı ve OVP'de ekonomi ile maliye politikalarının temel amaçlarının belirlendiği bildirildi.</p>
<p>Bu kapsamda 2027-2029 döneminde, On İkinci Kalkınma Planı (2024-2028) hedefleri doğrultusunda makroekonomik ve finansal istikrarın güçlendirilmesi, mali disiplinin sürdürülmesi ve adil gelir dağılımına katkı sağlayacak şekilde fiyat istikrarının tesis edilmesinin temel amaç olduğu belirtildi.</p>
<p>Ayrıca verimlilik artışının desteklenmesi, AR-GE ve yenilikçilik kapasitesi ile beşeri sermayenin geliştirilmesi, yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, iş gücü piyasasının etkinliğinin artırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve kayıt dışılığın azaltılması yoluyla sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümenin güçlendirilmesinin hedeflendiği kaydedildi.</p>
<p>Tebliğde, aynı dönemde maliye politikasının temel amaçları ise mali disiplinin korunması ve kamu maliyesinin sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi, maliye politikaları ile para politikasının eş güdüm içinde uygulanarak makroekonomik dengelenme sürecinin desteklenmesi, harcamalarda etkinliğin artırılması, vergilemede adalet ve etkinliğin güçlendirilmesi ile kayıt dışılıkla mücadele ve denetimlerde etkinliğin artırılması olarak sıralandı.</p>
<p><strong>"Verimsiz harcama alanları tasfiye edilecek"</strong></p>
<p>Kamu idarelerinin, OVP'de belirlenen politika, tedbir ve öncelikler doğrultusunda hareket ederek kendilerine tahsis edilen ödenekleri aşmadan kaynaklarını etkili, ekonomik ve verimli şekilde kullanacakları vurgulanan tebliğde, şu ifadelere yer verildi:</p>
<p>"Kaynak kullanımında etkinliğin artırılması amacıyla harcamaların sistematik olarak gözden geçirilmesi sürdürülecek, verimsiz harcama alanları tasfiye edilecektir. Kamu harcamalarında etkinliği artıracak tasarruf tedbirlerine ilişkin denetim ve izleme faaliyetlerine devam edilecektir. Kamu yatırım programında rasyonelleştirme çalışmaları sürdürülerek ekonomik ve sosyal fayda üretecek yatırımlar önceliklendirilecektir. Kamu taşıtlarının kullanımı ihtiyaç analizleri ve tasarruf anlayışı çerçevesinde sistematik olarak gözden geçirilecek, ihtiyaç fazlası olan veya ekonomik ömrünü tamamlamış taşıtlar tasfiye edilecek ve zorunlu hallerle sınırlı yeni taşıt edinimlerinde ekonomiklik gözetilerek yerli üretim ile çevreci araçlara öncelik verilmeye devam edilecektir. Süreklilik arz etmeyen ve konjonktüre dayalı gelirlerin oluşturduğu geçici kaynaklara karşılık olarak kalıcı mahiyette harcama oluşturulmayacaktır."</p>
<p>Tebliğde, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, OVP, Bütçe Çağrısı ve eki Bütçe Hazırlama Rehberi ile Yatırım Genelgesi ve eki Yatırım Programı Hazırlama Rehberi'nde yer alan makro politikalar, hedef ve gösterge niteliğindeki temel ekonomik büyüklükler, ödenek teklif tavanları, genel ilkeler ve standartlar ile çok yıllı bütçeleme anlayışını esas alarak 2027, 2028 ve 2029 yıllarına ilişkin bütçe tekliflerini sunacakları bildirildi.</p>
<p>Tebliğ ekinde, 2027-2029 Dönemi Bütçe Hazırlama Rehberi'ne de yer verildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/butce-cagrisi-resmi-gazetede-ekonomik-ve-sosyal-fayda-uretecek-yatirimlar-onceliklendirilecek-87337</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/12/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;ın imzasıyla Resmi Gazete&#039;de yayımlanan 2027-2029 Dönemi Bütçe Çağrısı Tebliğinde, &quot;Kamu yatırım programında rasyonelleştirme çalışmaları sürdürülerek ekonomik ve sosyal fayda üretecek yatırımlar önceliklendirilecektir.&quot; denildi. Tebliğde ayrıca, &quot;Kamu taşıtlarının kullanımı ihtiyaç analizleri ve tasarruf anlayışı çerçevesinde sistematik olarak gözden geçirilecek, ihtiyaç fazlası olan veya ekonomik ömrünü tamamlamış taşıtlar tasfiye edilecektir.&quot; ifadeleri kullanıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yatirim-programi-genelgesinde-tasarruf-tedbiri-vurgusu-87339</guid>
            <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 10:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yatırım programı genelgesinde &#039;tasarruf tedbiri&#039; vurgusu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>2027-2029 Dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlıkları Genelgesi, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan genelgede, vatandaşların refah ve mutluluğunu daha üst seviyelere çıkarma amacı doğrultusunda makroekonomik istikrarı korumak, üretimi artırmak ve toplumun refah düzeyini yükseltmek için 2024-2028 döneminde On İkinci Kalkınma Planı'nın uygulandığı belirtildi.</p>
<p>Bu dönemde temel hedef olan sürdürülebilir büyümeyi gerçekleştirmek amacıyla kamu harcamalarında tasarruf sağlanması, enflasyonun düşürülerek fiyat istikrarının korunması, yurt içi tasarrufların artırılması, cari işlemler açığının azaltılması, kamu mali dengelerinin ve mali disiplinin daha da güçlendirilmesinin öncelikler arasında yer alacağı vurgulanan genelgede; böylelikle makroekonomik ve finansal istikrarın korunmasının hedeflendiği aktarıldı.</p>
<p>Genelgede, bu hedef ve öncelikler çerçevesinde kamu hizmetlerinin hız ve kalitesinin artırılması için kamu yatırımlarına ayrılan kaynakların, gelecek dönem için hedeflenen politikalara azami oranda katkı sağlayacak şekilde tahsisi ve verimli kullanımının temel ilke olacağı bildirildi.</p>
<p>Kamu yatırım harcamalarında azami düzeyde tasarruf edilirken kalkınma potansiyelini destekleyici mahiyetteki iktisadi ve sosyal altyapı yatırımlarına öncelik verilmeye devam edileceğine dikkati çekilen genelgede, şu ifadelere yer verildi:</p>
<p>"Kamu kesimi yatırımları bütüncül bir yaklaşımla özel kesim yatırımlarını tamamlayacak şekilde tasarlanacak ve hayata geçirilecektir. Kamu yatırım öncelikleri özel sektörün yenilikçi ve üretken yatırımları ile ticareti destekleyecek mahiyette belirlenecek, iş, üretim, yatırım ve yaşam ortamını iyileştirecek nitelikli altyapı yatırımlarına öncelik verilecektir. Kamu yatırımlarına ayrılan kaynaklar bir taraftan öncelikli sosyal ihtiyaçları giderecek ve üretken faaliyetleri destekleyecek nitelikteki altyapı alanlarına yönlendirilirken, yatırımların maliyet etkin, verimli ve zamanında gerçekleştirilmesine, mevcut sermaye stokunun daha etkin kullanılmasına ve yatırım harcamalarının en kısa sürede ekonomik ve sosyal faydaya dönüştürülmesine azami özen gösterilecektir."</p>
<p><strong>Tasarruf tedbirleri</strong></p>
<p>2027 Yılı Kamu Yatırım Programı hazırlıklarında, On İkinci Kalkınma Planı ve bu doğrultuda hazırlanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program'da (OVP) yer alan amaç, politikalar, öncelikler ve mali çerçevenin esas alınacağına işaret edilen genelgede, ayrıca OVP ile uyumlu olmak kaydıyla kamu idarelerinin stratejik planlarının da dikkate alınacağı kaydedildi.</p>
<p>Genelgede, proje bazında ödenek teklif ve tahsislerinde, devam eden öncelikli projelerden en kısa sürede tamamlanabilecek olanlara öncelik verileceğinin altı çizilerek, şunlar belirtildi:</p>
<p>"Tasarruf tedbirleri kapsamında zorunlu haller dışında 2027 Yılı Kamu Yatırım Programı'na yeni proje alınmayacaktır. Mevcut kamu sabit sermaye stokundan azami kapasitede yararlanılması için gerekli bakım ve onarımlara önem verilecek, vatandaşlarımızın acil ihtiyaçlarına ve ekonomide katma değer artışına doğrudan hizmet etmeyen projeler teklif edilmeyecektir."</p>
<p>Genelgede, bütün kuruluşların 2027 Yılı Kamu Yatırım Programı hazırlıkları ile ilgili olarak bundan sonraki süreçte, belirtilen hususlar ile "2027-2029 Dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlama Rehberi"nde yer alan öncelikleri, esasları ve yatırım tavanlarını dikkate almaları, tavan içinde kalmak kaydıyla Strateji ve Bütçe Başkanlığının 17 Haziran 2026 tarihli Yatırım Talepleri Duyurusuna istinaden gönderdikleri yatırım tekliflerinde varsa proje bazındaki değişiklik önerilerini ivedilikle "kaya.sbb.gov.tr" adresinde yer alan Kamu Yatırımları Bilgi Sistemi (KaYa) aracılığıyla Strateji ve Bütçe Başkanlığına göndermeleri gerektiği bildirildi.</p>
<p>Genelge ekinde, "2027-2029 Dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlama Rehberi" ile yatırım tavanlarına ilişkin tablolara yer verildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yatirim-programi-genelgesinde-tasarruf-tedbiri-vurgusu-87339</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/10/resmi-gazete-1.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;ın imzasıyla Resmi Gazete&#039;de yayımlanan 2027-2029 Dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlıkları Genelgesi&#039;nde, &quot;Kamu yatırım öncelikleri özel sektörün yenilikçi ve üretken yatırımları ile ticareti destekleyecek mahiyette belirlenecek, iş, üretim, yatırım ve yaşam ortamını iyileştirecek nitelikli altyapı yatırımlarına öncelik verilecektir.&quot; denildi. Genelgede, &quot;Tasarruf tedbirleri kapsamında zorunlu haller dışında 2027 Yılı Kamu Yatırım Programı&#039;na yeni proje alınmayacaktır.&quot; ifadeleri kullanıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/veriler-ve-oncu-gostergeler-enflasyonun-ana-egiliminin-yavasladigina-isaret-ediyor-87338</guid>
            <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Veriler ve öncü göstergeler, enflasyonun ana eğiliminin yavaşladığına işaret ediyor&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, İstanbul'da gerçekleştirilen Citibank Türkiye Yatırımcı Günü'nde "Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm" başlıklı bir sunum yaptı.</p>
<p>Yıllık enflasyonun ağustos ayında yüzde 31,5 seviyesine gerilediğini belirten Karahan, arz şoklarının manşet enflasyonu yukarı çektiğini ifade etti.</p>
<p>Karahan, ulaştırma ve haberleşme hizmetlerinin de dezenflasyon sürecini yavaşlattığını kaydetti.</p>
<p>Öncü göstergelerin kiralarda dezenflasyon yönünde ilave bir alan bulunduğuna işaret ettiğini söyleyen Karahan, temel mal enflasyonunun da önemli zorluklara rağmen ılımlı seyrini koruduğunu vurguladı.</p>
<p>TCMB Başkanı Karahan, iktisadi faaliyetteki yavaşlamaya karşın çeyreklik büyümenin ikinci çeyrekte hız kazandığına dikkati çekti.</p>
<p>Bu artışın sürükleyicisi olan dış talebin sanayi üretimini desteklediğini belirten Karahan, dezenflasyon sürecinde verimlilik artışının hız kazandığını aktardı.</p>
<p>Karahan, kapasite kullanımının tarihsel ortalamaların altında seyrettiğini kaydetti.</p>
<p>Yüksek frekanslı göstergelerin üçüncü çeyrekte yavaşlamanın süreceğine işaret ettiğini ifade eden Karahan, kredi büyümesinin tüm kredi türlerinde yavaşladığını söyledi.</p>
<p>Karahan, enflasyon beklentilerinin bir miktar ihtiyatlı davranılması gerektiğini gösterdiğini de belirtti.</p>
<p><strong>"Dış ticaret dengesi üçüncü çeyrekte daha fazla iyileşme gösterdi"</strong></p>
<p>Dış ticaret dengesinin üçüncü çeyrekte daha fazla iyileşme gösterdiğini vurgulayan Fatih Karahan, turizm gelirlerinin güçlü seyrini sürdürdüğünü söyledi.</p>
<p>Karahan, cari işlemler açığının da olumsuz dış faktörlere rağmen yatay seyrettiğini vurguladı.</p>
<p>Yurt içi yerleşiklerin Türk lirası talebinin güçlü kalmaya devam ettiğini kaydeden Karahan, döviz rezervlerinin güçlü seyrini sürdürdüğünü dile getirdi.</p>
<p>"Aylık dalgalanmalara rağmen, son enflasyon verileri ve öncü göstergeler, enflasyonun ana eğiliminin yavaşladığına işaret ediyor" değerlendirmesinde bulunan Karahan, iktisadi faaliyete ilişkin veriler ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalmasının iç talepteki zayıf seyri teyit ettiğini belirtti.</p>
<p>Karahan, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yükselen enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü bir risk oluşturduğunu dile getirerek, "Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir." ifadesini kullandı.</p>
<p>TCMB Para Politikası Kurulunun politika faizine ilişkin atılacak adımları, enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyeceğini vurgulayan Karahan, para politikası kararlarının enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alındığını belirtti.</p>
<p>Karahan, enflasyon görünümünün ara hedeflerden önemli ölçüde sapması durumunda para politikası duruşunun sıkılaştırılacağını sözlerine ekledi.</p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/veriler-ve-oncu-gostergeler-enflasyonun-ana-egiliminin-yavasladigina-isaret-ediyor-87338</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/3/8/1280x720/karahan-1778914668.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Yatırımcılara &quot;Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm&quot; başlıklı sunum yapan Merkez Bankası Başkanı Karahan, &quot;Aylık dalgalanmalara rağmen, son enflasyon verileri ve öncü göstergeler, enflasyonun ana eğiliminin yavaşladığına işaret ediyor.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/slovak-ayakkabi-markasi-novesta-turkiye-pazarina-girdi-87332</guid>
            <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 08:45:00 +03:00</pubDate>
            <title> Slovak ayakkabı markası Novesta Türkiye pazarına girdi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>YENER KARADENİZ</strong></p>
<p>Türkiye ayakkabı pazarına yeni bir global marka daha girdi. Geçmişi 1939 yılına dayanan Slovak ayakkabı markası Novesta, Ontay Tekstil ile yaptığı distribütörlük anlaşmasıyla Türkiye pazarına adım attı. Novesta, anlaşmayı Türkiye’deki yeni münhasır distribütörünün Ontay Tekstil olduğunu açıklayarak duyurdu. Markanın resmi uluslararası satış ağına ilişkin sayfasına da Türkiye temsilcisi olarak Ontay Tekstil ve Onur Adnan Yaran gösterildi. Şirketlerin Linkedin hesaplarında Ontay Tekstil Novesta’nın Türkiye distribütörlüğünü üstlendiğini doğrularken, şirketin internet sitesinde marka “Türkiye resmi temsilcisi” ifadesiyle portföye dahil edildi. Şirket, Novesta’nın Türkiye’deki yeni sezon koleksiyonları ve toptan satış iş birliklerini yürütecek.</p>
<h2>2027 koleksiyonu için sipariş almaya başladı</h2>
<p>Türkiye operasyonunda ilk adımlar da atılmaya başlandı. Ontay Tekstil, Novesta’nın 2027 ilkbahar- yaz koleksiyonunun hazır olduğunu ve perakendeciler için katalog, fiyatlandırma ve sipariş süreçlerinin başladığını duyurdu. Böylece marka Türkiye pazarına doğrudan mağaza yatırımı yerine distribütörlük ve çok markalı perakende kanalı üzerinden giriş yapmış oldu. Ontay’ın mevcut dağıtım ağı da Novesta’nın Türkiye'deki büyümesinde kullanılabilecek bir altyapı sunuyor. Şirket, ayakkabı bakım markası Crep Protect’in de Türkiye distribütörlüğünü yürütüyor. Ontay’ın açıklamasına göre Crep Protect tarafındaki perakende ağı 2025-2026 döneminde 70’in üzerinde mağazaya ulaştı. Şirket ayrıca Eren Perakende ve Boyner gibi oyuncularla iş birlikleri gerçekleştirdi.</p>
<h2>Üretim hala Slovakya'daki tarihi fabrikada </h2>
<p>Novesta’nın geçmişi, 1939’da ayakkabı üreticisi Baťa’nın Slovakya’nın Partizanske kentinde fabrika kurmasına dayanıyor. Marka, bugün de üretimini aynı yerleşkede geleneksel yöntemler ve önemli ölçüde el işçiliği kullanarak sürdürdüğünü belirtiyor. Novesta’nın özellikle doğal kauçuk taban ve pamuk kanvas kullanılan modelleri markanın temel ürün grubunu oluşturuyor. 2027 ilkbahar-yaz koleksiyonu yeni dönemin ilk önemli satış sezonu olacak. </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/slovak-ayakkabi-markasi-novesta-turkiye-pazarina-girdi-87332</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/3/2/1280x720/slovak-ayakkabi-novesta-1789192304.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Geçmişi 1939’a uzanan Slovak ayakkabı markası Novesta, Türkiye pazarına adım attı. Avrupa’dan ABD ve Asya’ya uzanan satış ağı bulunan markanın Türkiye’deki münhasır distribütörlüğünü Ontay Tekstil üstlendi. Türkiye’de toptan satış yapılanmasını oluşturan şirket, Novesta’nın 2027 ilkbahar-yaz koleksiyonu için de sipariş sürecini başlattı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kredinin-miktari-degil-nereye-yoneldigi-onemli-87331</guid>
            <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 08:36:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Kredinin miktarı değil, nereye yöneldiği önemli&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>MERVE YİĞİTCAN</strong></p>
<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, uygulanan dezeneflasyonist politika setiyle birlikte son dönemde ekonomide üretim kapasitesini korumanın da “değerli bir politika hedefi” olarak şekillenmeye başladığını söyledi. Odanın aylık Meclis toplantısında konuşan Şekib Avdagiç, son dönemde ekonomi politikasında yeni önceliğin “sıkı para + seçici kredi + üretim desteği” ekseninde şekillendiğine işaret etti. Bu dönemde uygun finansman koşullarında işlevselliğin gözetilmesi gerektiğine dikkat çeken Avdagiç, “Kredi politikası, kim kredi istiyor sorusundan çok hangi yatırım finanse edilirse Türkiye'nin üretim kapasitesi ve rekabet gücü artar sorusuna cevap verebilmelidir” dedi. Kredi politikasında etkinliğin büyük önem taşıdığını vurgulayan Avdagiç, teşviklerin şirketlere “koltuk değneği” olarak görülmemesi gerektiğini kaydetti. Şekib Avdagiç, güncel ekonomik görünüme ilişkin önemli açıklamalarda da bulundu. Enflasyon yavaşlamakla birlikte enerji fiyatlarındaki yükselişe işaret edene Şekib Avdagiç, küresel maliyet baskılarının dezenflasyon sürecini önemli sınamalarla karşı karşıya bıraktığını kaydetti. Avdagiç, yüksek seyreden enerji fiyatlarının Türkiye ekonomisi üzerindeki çok yönlü baskısına dikkat çekerek, “Özellikle petrolün 90-100 dolar bandına yerleşmesi Türkiye açısından aynı anda hem enflasyon hem cari açık hem de para politikası alanı üzerinde baskı oluşturuyor” diye konuştu.</p>
<p>İTO Başkanı Avdagiç, “Petrol fiyatındaki kalıcı yükseliş akaryakıt ve ulaştırma maliyetlerini artırırken, üretimin enerji faturasını da büyütüyor. Bu maliyetler belirgin geçişkenlikle mal ve hizmet fiyatlarına yansıyor. Enerji ithalatının artması kaçınılmaz olarak cari dengeyi bozuyor. Böylece petrol fiyatı yalnızca bir emtia fiyatı olmaktan çıkıp Türkiye'nin enflasyon, cari açık ve faiz politikasını aynı anda etkileyen stratejik bir değişkene dönüşüyor" ifadelerini kullandı. </p>
<p>Para politikasındaki duruşa değinen Avdagiç, şunları söyledi: "Dezenflasyonist para politikası tarafında TCMB'nin yüzde 37'lik politika faizi ve kredi büyümesine yönelik makroihtiyati sınırları, finansal koşulları sıkı tutmaya devam ediyor. Ancak ekonomi yönetimi artık sadece talebi soğutmaya değil, son dönemde üretim kapasitesini korumaya da odaklanıyor. Bu nedenle yeni dönemin yaklaşımı, giderek ‘sıkı para + seçici kredi + üretim desteği’ üçgeninde şekilleniyor. Burada asıl olarak desteklerin tek tek büyüklüğünden öte, ekonomi yönetiminin son dönemde şekillendirmeye başladığı mesajın çok önemli olduğu kanaatindeyiz. Ekonominin üretim kapasitesinin korunmasının da artık dezenflasyon kadar değerli bir politika hedefi olarak görülmeye başlanması önemlidir.”</p>
<h2>"Teşvik, şirketin koltuk değneği olmamalı" </h2>
<p>Ekonomi yönetiminin attığı somut adımları değerlendiren Avdagiç, "Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) kaynak limitinin 750 milyar liraya çıkarılmasını, KOSGEB'in istihdam koruma desteğinin imalat sektörünün tamamına genişletilmesini, işletmelere daha uzun vadeli ve avantajlı finansman sağlanmasını ve Eximbank'ın ihracat finansman hedefinin 59 milyar dolara yükseltmesini önemli adımlar olarak değerlendiriyoruz" dedi. “Asıl mesele kredinin miktarından ziyade, hangi sektörlere yöneldiğidir” diyen Avdagiç, “Kredi politikası da, ‘kim kredi istiyor’ sorusundan, ‘hangi yatırım finanse edilirse Türkiye'nin üretim kapasitesi ve rekabet gücü artar’ sorusuna cevap verebilmelidir. Burada hiç kuşkusuz, politika desteğinin niteliği belirleyici olacaktır. Teşvik, şirketin koltuk değneği değil, rekabet gücüne geçiş rampası olmalıdır. Enerji maliyetlerine sürekli sübvansiyon vermek yerine enerji verimliliği yatırımları finanse edilmeli; yatırım, teknoloji, ihracat, Ar-Ge ve istihdamı artıran şirketler önceliklendirilmelidir. İhracatta da yalnızca daha fazla miktar değil, daha yüksek katma değer hedefine odaklanmanın ağırlığı ve boyutu artırılmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>
<h2>"Yurtiçi maliyetler küreselden hızlı artıyor" </h2>
<p>Türkiye'nin özellikle Avrupa pazarında Çin ve diğer Asya üreticileriyle rekabet edebilmesi için kur, finansman, enerji, işgücü ve lojistik maliyetlerinin birlikte ele alındığı öngörülebilir bir üretim ortamına ihtiyacı olduğunu belirten Avdagiç, “İhracatçı açısından bir diğer sorun, sıklıkla dile getirdiğimiz gibi yurtiçi maliyetlerin küresel fiyatlardan daha hızlı yükselmesidir. Bir yandan maliyet baskısı diğer yandan küresel pazarlardaki belirsizlik ihracatçıyı savunmasız bırakırken, rekabet gücünü de hızla törpülemektedir. Üreticinin ve ihracatçının önünü görebilmesi için para, maliye ve kredi politikalarının aynı yöne bakması gerekiyor” değerlendirmelerinde bulundu. </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kredinin-miktari-degil-nereye-yoneldigi-onemli-87331</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/3/1/1280x720/avdagic-1789191714.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İTO Başkanı Avdagiç, kredi desteklerinde üretim kapasitesini koruyacak işlevselliğin önemine dikkat çekti. Avdagiç, teşviklerin şirketler için kalıcı bir destek değil; yatırım, teknoloji, ihracat ve rekabet gücünü artıracak “geçiş rampası” olması gerektiğini söyledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/kayra-export-igexx-2026da-e-ihracat-basari-odulunu-ticaret-bakani-omer-bolattan-aldi-87359</guid>
            <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 08:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kayra Export, IGEXX 2026’da E-İhracat Başarı Ödülü’nü Bakan Bolat’tan aldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/</strong><strong>KAYSERİ</strong></p>
<p>Global e-ticaret ve e-ihracat dünyasının önemli temsilcilerini İstanbul’da buluşturan IGEXX 2026'nın, Kayra Export ve Elonky açısından hem yeni bağlantıların kurulduğu hem de Türkiye’nin e-ihracat potansiyelinin konuşulduğu verimli bir buluşma olduğu bildirildi.</p>
<p>Şirket açıklamasına göre Elonky, zirve boyunca 13 numaralı standında ziyaretçilerini ağırlayarak e-ihracat alanındaki deneyimini ve Kayra Export bünyesinde geliştirilen yerli global e-ihracat pazaryeri Elonky’nin vizyonunu sektör profesyonelleriyle paylaştı. </p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/0/6aa679b217d53-1789295026.jpg" alt="" width="700" height="435" /></p>
<p>Fuar süresince gerçekleştirilen görüşmelerde yeni nesil e-ihracat modelleri, Türk üreticilerinin global pazarlara erişimi, uluslararası satış fırsatları ve potansiyel iş birlikleri ele alındı. Kayra Export için IGEXX 2026'nın; yeni bağlantıların kurulduğu, mevcut ilişkilerin güçlendirildiği ve Elonky’nin global pazardaki gelecek hedeflerinin daha geniş bir ekosisteme anlatıldığı önemli bir organizasyon olduğu ifade edildi.</p>
<p>Farklı sektörlerden katılımcılarla gerçekleştirilen görüşmeler, Türkiye’nin üretim gücünü dünya pazarlarıyla buluşturma hedefinin gördüğü ilgiyi bir kez daha ortaya koyarken; Kayra Export’un yıllardır edindiği e-ihracat tecrübesinin Elonky ile yeni bir yapıya dönüştürülmesinin fuarın öne çıkan başlıklarından biri olduğu vurgulandı.</p>
<p><img src="/storage/uploads/0/0/0/6aa6a972015e5-1789307250.jpeg" alt="" width="499" height="327" /></p>
<p><strong>Kayra Export’a e-ihracat başarı ödülü</strong></p>
<p>Verilen bilgiye göre IGEXX 2026 kapsamında düzenlenen E-İhracat Başarı Ödülleri töreninde Kayra Export, e-ihracat alanında ortaya koyduğu çalışmalar ve başarılarıyla ödüle layık görüldü. Ödüller; Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu ve ETİD Başkanı Hakan Çevikoğlu tarafından takdim edildi. Kayra Export’un da ödül alan şirketler arasında yer almasının, şirketin yıllardır sürdürdüğü e-ihracat çalışmalarının önemli bir göstergesi olduğu belirtildi.</p>
<p><strong>Elonky’nin vizyonu IGEXX sahnesinde anlatıldı</strong></p>
<p>Kayra Export Yönetim Kurulu Başkanı ve Elonky Kurucusu Oktay Başpınar, IGEXX 2026 kapsamında düzenlenen “From Local to Global: E-Export Success Stories” panelinde konuşmacı olarak yer aldı. Başpınar, panelde Kayra Export’un 170’ten fazla ülkeye ulaşan e-ihracat deneyiminden hareketle Türkiye’deki üreticilerin, girişimcilerin ve markaların global pazarlara açılma potansiyelini değerlendirdi. Aynı zamanda Kayra Export çatısı altında geliştirilen Elonky’nin kuruluş amacı, yeni nesil e-ihracat modeli ve global vizyonu katılımcılarla paylaşıldı.</p>
<p>Türkiye’de üreten işletmelerin dünya pazarlarına daha erişilebilir bir yapıyla açılmasını hedefleyen Elonky ile Kayra Export’un yaklaşık çeyrek asırlık ticaret ve e-ihracat deneyiminin, yeni nesil bir global pazaryeri modeline taşındığı ifade edilen açıklamada, "Kayra Export, IGEXX 2026’yı yeni bağlantılar, potansiyel iş birlikleri, güçlü sektör görüşmeleri ve E-İhracat Başarı Ödülü ile tamamlarken; Elonky ile Türkiye’nin üretim gücünü global pazarlara taşıma hedefinde yeni bir adım daha attı." denildi.</p>
<p><strong>Kayseri’den 170’ten fazla ülkeye e-ihracat</strong></p>
<p>Açıklamada şirket hakkında şu bilgilere yer verildi: "Yaklaşık çeyrek asırlık ticari deneyimini teknoloji, e-ticaret ve e-ihracat yatırımlarıyla geliştiren Kayra Export, bugün Türkiye’den dünyanın 170’ten fazla ülkesine yüz binlerce ürünün e-ihracatını gerçekleştiriyor. Kayseri’de bulunan e-ticaret ve operasyon merkezinden yürüttüğü faaliyetlerle global pazarlarda büyümeye devam eden şirket; depo, sipariş, stok ve müşteri yönetimi gibi süreçlerde geliştirdiği teknolojik altyapıyla da e-ihracat operasyonlarını bütüncül bir yapı üzerinden yönetiyor." </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/kayra-export-igexx-2026da-e-ihracat-basari-odulunu-ticaret-bakani-omer-bolattan-aldi-87359</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/5/9/1280x720/00-1789294906.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kayra Export, 4–5 Eylül tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen IGEXX 2026 İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde E-İhracat Başarı Ödülü’ne layık görüldü. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
