<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/gelecegin-seralari-89482</guid>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 07:39:00 +03:00</pubDate>
            <title> Geleceğin seraları</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Tarım artık yalnızca doğanın değil; enerjinin, verinin ve küresel sistemlerin belirlediği bir alan. İthal teknoloji ve yüksek maliyetli enerjiyle kurulan sistemler sürdürülebilir olmayabilir. Buna karşılık yerli teknoloji geliştirme, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve yüksek katma değerli ürün stratejisiyle desteklenen bir model, yeni bir rekabet avantajı yaratabilir.</strong></p>
<p>“Geleceğin seraları” üzerine Virginia Tech Üniversitesi’nin yaptığı çalışma, büyük bir dönüşümün habercisi niteliğinde. Tarım, sessiz ama köklü bir değişim geçiriyor: Toprağa, mevsime ve coğrafyaya bağımlı bir faaliyet olmaktan çıkıp; enerjiye, veriye ve mühendisliğe dayalı bir üretim sistemine evriliyor. Bugün “seracılık” dediğimiz yapı, klasik anlamını büyük ölçüde yitirmiş durumda. Güneş enerjisiyle çalışan kapalı sistemler, hidroponik ve aeroponik üretim teknikleri, sensör destekli iklim kontrolü ve hatta genetik ya da besin çözeltisi üzerinden tadı optimize edilen ürünler artık bu alanın parçası. Bu gelişmeler, tarımın doğadan koparak kontrollü, ölçülebilir ve programlanabilir bir sürece dönüştüğünü gösteriyor. Başka bir ifadeyle tarım, giderek bir endüstriyel üretim platformuna dönüşüyor.</p>
<p>Bu dönüşümü tetikleyen koşullar net. Küresel ölçekte tarımsal su kullanımının toplam su tüketiminin yaklaşık %70’ini oluşturması, su kıtlığını kritik bir mesele haline getiriyor. İklim değişikliği, üretim takvimlerini ve verimliliği belirsizleştirirken; küresel tedarik zincirleri giderek daha kırılgan hale geliyor. Bu bağlamda kontrollü tarım yalnızca bir alternatif değil, birçok durumda zorunlu bir çözüm olarak öne çıkıyor. Daha az su kullanımı (bazı hidroponik sistemlerde %80-90’a varan tasarruf), daha düşük arazi ihtiyacı ve yıl boyunca kesintisiz üretim imkânı, özellikle hızlı şehirleşme çağında önemli avantajlar sağlıyor.</p>
<p>Ancak bu modelin kritik eşiği enerji. Geleneksel tarımda belirleyici unsur toprakken, kontrollü sistemlerde bu rolü enerji üstleniyor. Aydınlatma, iklimlendirme ve otomasyon sistemleri ciddi enerji talebi yaratıyor. Eğer enerji ucuz ve temiz kaynaklardan sağlanabiliyorsa, bu model verimli ve sürdürülebilir olabilir. Aksi halde maliyetler yükselir, çevresel kazanımlar sorgulanır. Bu nedenle tarım ve enerji politikaları artık ayrıştırılamaz bir bütün oluşturuyor. Bir ülkenin tarımsal gücü giderek “toprak büyüklüğünden” çok “erişilebilir temiz ve ucuz enerji kapasitesi” ile ölçülüyor.</p>
<p>Bu değişim, küresel ticaretin coğrafyasını da yeniden şekillendiriyor. Bugüne kadar iklim avantajı olan ülkeler, mevsim dışı üretimle önemli ihracat gelirleri elde etti. Ancak üretimin şehir içine taşınabildiği, mevsim bağımlılığının azaldığı ve lojistik maliyetlerin düştüğü bir dünyada bu avantajlar aşınıyor. Özellikle raf ömrü kısa ürünlerde “yakında üret, az taşı” yaklaşımı güç kazandıkça, geleneksel ihracat modelleri yerel üretimle daha yoğun rekabet etmek zorunda kalacak.</p>
<p>Asıl kırılma ise değer zincirinde yaşanıyor. Tarımsal katma değer artık sadece üründe değil; o ürünü mümkün kılan sistemde yoğunlaşıyor. Tohum teknolojilerinden sensörlere, veri analitiğinden otomasyon yazılımlarına uzanan bu yapı, tarımı yüksek teknolojiyle iç içe geçiriyor. Çiftçi giderek bir üreticiden çok sistem operatörüne dönüşürken; katma değer, ekipman ve teknoloji sağlayıcılarına kayıyor. Tarım, fark edilmeden bir “dijital-sanayi kompleksinin” parçası haline geliyor. Bu durum yeni bir rekabet alanı doğuruyor. Önümüzdeki dönemde ülkeler yalnızca tarım ürünüyle değil; tarım teknolojisi geliştirme kapasitesi, enerji verimliliği, su yönetimi ve karbon ayak izi standartları üzerinden rekabet edecek. Yani mesele artık yalnızca “ne ürettiğiniz” değil, “nasıl ürettiğiniz”.</p>
<p>Elbette bu dönüşümün çift yönlü etkisi var. Su ve arazi kısıtı yaşayan ülkeler için önemli bir fırsat sunarken; teknoloji ve sermayeye erişimi sınırlı ülkeler için yeni bağımlılık riskleri yaratıyor. Çünkü bu modelde üretim, fiziksel olduğu kadar teknolojik ve finansal bir süreç. Bu da tarımsal değerin üreticiden çok teknoloji sağlayıcılarında toplanmasına yol açabilir.</p>
<p>Türkiye gibi ülkeler açısından tablo daha da kritik. Güçlü bir seracılık geleneğine rağmen artan enerji maliyetleri ve su stresi önemli bir baskı oluşturuyor. Bu noktada asıl soru kontrollü tarımın yapılıp yapılmayacağı değil, nasıl kurgulanacağı. İthal teknoloji ve yüksek maliyetli enerjiyle kurulan sistemler sürdürülebilir olmayabilir. Buna karşılık yerli teknoloji geliştirme, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve yüksek katma değerli ürün stratejisiyle desteklenen bir model, yeni bir rekabet avantajı yaratabilir.</p>
<p>“Geleceğin seraları”, basit bir tarımsal inovasyondan öte; gıda üretiminin yeniden sanayileşmesi anlamına geliyor. Tarım artık yalnızca doğanın değil; enerjinin, verinin ve küresel sistemlerin belirlediği bir alan. Önümüzdeki dönemde asıl belirleyici soru şu olacak: Güç, daha çok gıda üretenlerde mi, yoksa gıdayı üreten sistemi kontrol edenlerde mi olacak?</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/gelecegin-seralari-89482</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Geleceğin seraları ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/dezenflasyon-surecinde-sanayinin-yukselenleri-ve-dusenleri-89481</guid>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 07:36:00 +03:00</pubDate>
            <title> Dezenflasyon sürecinde sanayinin yükselenleri ve düşenleri</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Türkiye’de sanayi üretimi son üç yılda yalnızca yüzde 2,2 artarken, sektörler arasındaki ayrışma derinleşti. Savunma sanayii ve elektronik üretimi yükselişle öne çıkarken giyim, deri ve makine başta olmak üzere birçok sektörde sert düşüşler yaşandı. Üretimdeki durgunluk, sanayinin geniş bir kesimini etkiliyor.</strong></p>
<p>Kısa dönemli ekonomik göstergeleri aylık bazda değerlendirmek genellikle eksik bir algı oluşmasına neden oluyor. Bu nedenle, bazı verileri uzun dönemli değişimleri ile analiz etmek daha doğru ve bütüncül bir yorum yapmamızı sağlayabilir. Bunlardan biri de sanayi üretim endeksi. Türkiye'de sanayi üretimi, mevsimsel dalgalanmaları göz ardı edersek, son yıllarda yatay bir seyir izliyor. Ancak üretimi bir bütün olarak değil de; sektörler bazında ele aldığımızda, bazılarında ciddi artışlar, bazılarında ise sert düşüşler yaşandığını görüyoruz.</p>
<p>Karşılaştırmamızı 2023-2026 dönemi için yapalım. Dezenflasyon sürecinin başladığı dönem referans noktamız olsun. 2023’ün Mayıs-Haziran-Temmuz ortalaması ile bu yılın aynı aylarının ortalamasını kıyaslayalım. Bir dipnot: Referans noktası olarak dezenflasyon sürecinin başladığı dönemi almak, sonuçları sadece bu politikalara mal etmek anlamına gelmiyor. Evet, faizlerin uzun süre yüksek kalması ve kredi sınırlamaları finansman açısından sanayicileri çok zorladı ancak, TL’de reel değerlenme, ithalattaki artış, çevremizdeki savaşlar, sanayimizin sektörel dağılımındaki bozukluk, hedef pazarlarda gümrük vergilerindeki artışlar, Asya ülkelerinin ihracat atakları gibi faktörler de az sonra göreceğiniz tablo üzerinde etkili olmaya devam ediyor.</p>
<p>Son üç yılda ülkemizde sanayi üretimi yalnızca yüzde 2,2 yükseldi. İmalat sanayi üretimindeki artış ise yüzde 1,3 oldu. “Yerinde saydı” diyebileceğimiz bu tablonun alt satırlarında çarpıcı veriler var.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6acc6438ea600-1791779896.png" alt="" width="324" height="644" /></p>
<p>Önemli bölümünü savunma sanayii ürünlerinin oluşturduğu “diğer ulaşım araçları” sektörünün üretimindeki artış yüzde 32,8, bilgisayar ve elektronik ürünler imalatındaki artış yüzde 19,6 oldu. Makine kurulum ve onarımı, ana metal, kömür-petrol imalatı çift haneli yükseliş kaydeden diğer sektörler. Gıda, fabrikasyon metal ürünleri, metalik olmayan mineral üretiminde daha ılımlı artış oranları var.</p>
<p>Üretiminde gerileme olan sektörler arasında motorlu kara taşıtları, mobilya, plastik, makine, tekstil, giyim, basım ve deri dikkat çekiyor. Giyim ürünleri imalatında üç yılda yaşanan düşüş yüzde 28,5. Makine imalatında yüzde 19,2, deri ürünlerinde yüzde 19,3, daralma yaşanmış.  Plastik, mobilya, motorlu kara taşıtları ve tekstil ürünleri imalatında yüzde 5 ila 8 arasında gerileme var.</p>
<p>Dolayısı ile sektörlerin aşağı yukarı yarısında üretim artışı kaydedilirken, diğer yarısında üretim kaybı ile karşı karşıyayız. Bu verilere bir de, sektörlerdeki oyuncu sayısını ekleyelim. En sert artışın yaşandığı diğer ulaşım araçları imalatında 2265, bilgisayar-elektronik ürün imalatında 2896 girişim faaliyet gösteriyor. Sanayimizdeki girişimlerin sadece yüzde 1’i bu iki sektörde. Üretim düşüşünde başı çeken giyim, deri ve makine sektörlerindeki girişim sayısı 90 binin üzerinde. Sanayimizin yüzde 20’sine yakın bir kitle.</p>
<p>Toplulaştırarak ifade etmek gerekirse, üretiminde artış kaydedilen sektörlerde 228 bin, daralma kaydedilen sektörlerde 251 bin girişimimiz var. Fakat bu üç yıllık süreçte oyuncu sayısının yüksek olduğu sektörlerdeki üretim artışının pek de kuvvetli olmadığını da gözden kaçırmamak gerekiyor.</p>
<p>Sözün özü:</p>
<ul>
<li>Yakın geçmişte sanayi üretimimiz zayıf bir performans gösteriyor.</li>
<li>Sektörlerin performansı birbirinden oldukça sapma gösteriyor.</li>
<li>Üretimde güzel artışlar gördüğümüz sektörlerdeki girişim sayısı son derece düşük.</li>
<li>Firmaların yoğunlaştığı sektörlerin önemli bölümünde üretim kaybı var.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/dezenflasyon-surecinde-sanayinin-yukselenleri-ve-dusenleri-89481</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Dezenflasyon sürecinde sanayinin yükselenleri ve düşenleri ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/nereden-cikti-bu-cop31-simdi-89480</guid>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 07:33:00 +03:00</pubDate>
            <title> Nereden çıktı bu COP31 şimdi?</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde yeşil dönüşümün yalnızca elektrikli araçlara geçişle sınırlı kalamayacak. Elektrikli otomobillerin yanı sıra kamyon filolarının da dönüşmesi, Türkiye’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kaynaklı maliyetlerini azaltabilir. Ancak yeşil dönüşümün başarıya ulaşması için nadir metal madenciliğinin biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerinin gözetilmesi ve kömürden çıkışı da kapsayan somut bir enerji planının hazırlanması gerekiyor.</strong></p>
<p>Şimdi bu iklim değişikliği tartışmaları ve tedbirleri size son günlerin icadı gibi gelebilir, ama değildir. İklim değişikliği gündemli taraflar konferansı, COP 31, bu yıl Antalya’da düzenlenecek. “Nereden çıktı bu COP 31 şimdi?” diye merak ediyorsanız söyleyeyim, 1992 yılında Rio’dan çıktı.</p>
<p><strong>Yine Süleyman Demirel, COP 31’de de Süleyman Demirel imzası</strong></p>
<p>O vakitler, daha Demirel başbakandı. Rahmetli Süleyman Demirel’in son başbakanlık dönemi 1991 seçimleri sonrasındaydı. DYP-SHP koalisyon Hükümeti dönemi…</p>
<p>Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı (UNCED) 1992 yılında Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde toplandı. O günkü adıyla bu Dünya Zirvesi’ne (Earth Summit) Türkiye’den katılan heyete Demirel başkanlık etmişti.</p>
<p>Demirel’in o tarihlerde günün mana ve ehemmiyetine uygun bir biçimde “Kalkınma ile çevre birbirinden ayrılamaz; bu meseleleri birlikte ele almak gerekir” demişliği de var, bakın onu da belirteyim. Zaten Rio’dan çıkan Gündem 21’in (Agenda 21) temel şiarı da buydu. "Küresel Düşün, Yerel Hareket Et" felsefesi o vakitlerden kalma.</p>
<p>İklim değişikliği sürecinin etkileri daha bugünkü kadar somut, gözle görülebilir bir biçimde hissedilmiyordu. Ama sürece müdahale etme amaçlı girişimler ta o zamanlarda başlamıştı. İyi ki. Ben o vakit daha Sermaye Piyasası Kurulu’ndaydım, doğrusu ya, Süleyman Bey’in bu açıklamalarını pek uzaktan dinliyorduk, derdimiz bir başkaydı.</p>
<p>Rio’daki Dünya Zirvesi’nden üç temel sözleşme çıktı aslında, Rio Sözleşmeleri diyelim. Dünya çapında iklim değişikliği meseleleriyle mücadele etmek için üç kritik uluslararası anlaşma.</p>
<p>Birincisi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, UNFCC. İkincisi, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, CBD. Üçüncüsü ise Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi, UNCCD.</p>
<p>Ama bu yıl bu üç kardeş sözleşme için düzenlenen toplantılar hep bizim coğrafyamızda yer alıyor. UNCCD’ye dayalı Çölleşmeyle Mücadele COP 17 Taraflar Konferansı 17-28 Ağustos tarihleri arasında Ulan Bator, Moğolistan’da toplandı.</p>
<p>CBD kaynaklı Biyoçeşitlilik COP 17 Taraflar Konferansı ise önümüzdeki haftalarda, 19-30 Ekim tarihleri arasında Erivan, Ermenistan’da toplanacak. Sonra sıra Antalya’daki COP31’e gelecek. </p>
<p>UNFCC, ilerleyen yıllarda Kyoto Protokolü ile Paris Anlaşması’na zemin hazırladı. Türkiye tüm bu süreçlerde vardı. İşte COP 31, UNFCC çerçevesinde yürütülen temaslar ve müzakereler neticesinde düzenlenen taraflar konferanslarının otuz birincisi olacak. COP 31 toplantısı 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da yapılacak. </p>
<p>Doğrusu ya, toplantıların ve de sözleşmelerin üçünü birden değerlendirmek, insana hem daha daha geniş bir perspektif kazandırıyor hem de daha ne kadar çok işimiz olduğunu görmemizi sağlıyor.</p>
<p><strong>Yeşil dönüşüm daha çok EV ve hatta elektrikli kamyon demektir</strong></p>
<p>COP 31 gündemi dendiğinde benim aklıma hemen elektrifikasyon geliyor. Türk sanayisinin yeşil dönüşümü söz konusu olduğunda da akla ilk elektrifikasyon geliyor. Aynı Sovyet Devrimi sırasında Lenin’in “Sosyalizm elektrifikasyon demektir” şiarı gibi, yeşil dönüşüm söz konusu olduğunda da ilk aklımıza gelen mesele elektrifikasyon.</p>
<p>Şimdilerde üretim sürecinin elektrifikasyonundan birdenbire gündelik yaşamın elektrifikasyonuna geçiverdik. Halbuki üretim sürecinin elektrifikasyonu zaten kocaman bir mesele. Hem üretim sürecinde ısıtma ve soğutmanın elektrifikasyonu hem de iş sürecinin her aşamasında dijitalleşme ve yapay zekâ çözümlerinin gerektireceği elektrifikasyon.</p>
<p>Bu noktada çok işimiz olduğu ortada. Ancak bir de yoğun olarak gündemimize giren gündelik yaşamın elektrifikasyonu meselesi var. Artık ulaştırmada, içten yanmalı motorlara dayalı taşımacılıktan elektrifikasyona dayalı taşımacılığa geçme zamanı. Ne demek? Yollarımızda ağırlık elektrikli vasıtalara (EV) geçecek demek.</p>
<p>Zaten Enerji Bakanı Alpaslan Bayraktar da daha geçenlerde 2035 yılına kadar yollarımızda 8 ila 10 milyon EV bulunmasını hedeflediklerini söyledi geçenlerde. AB zaten 2035’ten itibaren yollara içten yanmalı motora dayalı yeni vasıta çıkartmayacağını açıklamıştı. Gerçi AB şimdi o eski kararını revize etmeyi tartışıyor ama Türkiye’nin bir yanından konuya müdahil olması hoş bir yenilik aslında.</p>
<p>EV’ye dayalı taşımacılık deyince, ülkenin kamyon filosunu da elden geçirmek gerekecek elbette. Türkiye’nin devasa bir kamyon filosu var. Şimdi bir an önce bu filomuzu elektrikli kamyona çevirmek, EV’leştirmek gerekiyor. Neden?</p>
<p>Şimdilerde katlanmaya başladığımız Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamında firmalarımızın katlanacağı maliyetin önemli bir bölümü Türkiye’nin lojistik altyapısının yüzde 85-90’ının karayolu taşımacılığına dayalı olmasından kaynaklanıyor. Firmalarımızın karbon maliyetini azaltmanın ilk elden düşünülmesi gereken tedbirlerinden birinin kamyon filosunun EV’leştirilmesi olduğu ayan beyan ortada.</p>
<p>Yollarda yalnızca otomobillerin değil, kamyonlarında EV’leştirileceği bir sürecin içinde olacağız. Bu çerçevede, memlekette EV üretimi kapasite inşası önem taşıyor. Böyle bakıldığında Türkiye’nin ilk EV’si TOGG ile atılan adım da doğrusu manalı duruyor. Memlekette EV üretimi konusunda bir kapasite inşası bu çerçevede başlamış oldu.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde yalnızca Türkiye’nin değil, tüm ülkelerin kamyon filolarını elden geçirmesi gerektiğini düşünürseniz EV konusunda ön almanın önemini daha iyi görebilmek mümkün aslında.</p>
<p><strong>Elektrifikasyon iyi, peki ya nadir metal madenciliği?</strong></p>
<p>Bu çerçevede bakarsanız elektrifikasyon COP 31 için iyi. Ama COP 31 için iyi olan COP 17’ler için ne kadar iyi, doğrusu tartışılır. Neden?</p>
<p>Sadece AB’nin 2035 hedeflerine uygun olarak, yalnızca elektrikli vasıtaların pilleri için dünyanın çeşitli bölgelerinde dört yüz yeni madenin (97 adet doğal grafit, 74 tane lityum ve 72 tane de nikel madeni) açılması gerekiyor yapılan analizlere göre. Elektrifikasyon lityumdan başlayarak nadir metal madenciliği ihtiyacını büyütüyor. Nadir metal madenciliği ise dünyanın yoksul bölgelerini daha da yoksullaştırıyor.</p>
<p>“Sıfır karbon salımına sahip” SUV’lara binebilelim ve dünyanın geleceği için içimiz rahat dolaşabilelim diye, Türkiye dahil sayıları giderek artan gelişmekte olan ülkelerin nadir toprak elementlerini çıkarma telaşının ekolojik maliyetini üstlenmesi gerekiyor, bir nevi.  </p>
<p>Nedir? İklim değişikliğiyle mücadele için elektrifikasyona ağırlık vermeye başladığımızda, EV’leşme süreci için gereken ek maden ihtiyacını biyoçeşitliliği koruma ve çölleşmeyle mücadele hedeflerine uygun olarak gerçekleştirmek için ek tedbir almamız gerekir.</p>
<p>Bu ne demek? COP 31’i tek başına değil, COP 17’ler ile birlikte değerlendirmekte fayda var. SKDM olmasa bile, Made in Europe müzakerelerinde herhalde bu konunun da gündemde olması yararlı olabilir.</p>
<p>Çin’in nadir metal elementleri işleme konusundaki egemenliği dikkate alındığında, bu konunun Türkiye ile ilgili olarak nasıl müzakere edilebileceğini şimdiden düşünmeye başlamakta gerekiyor.</p>
<p>Gerçi elektrifikasyon söz konusu olduğunda Türkiye’nin öncelikle elektriği nasıl üreteceğine bir daha bakması lazım… Son günlerin en güzel şakası, benim için, ortalıkta dolaşmaya başlayan Adil Geçiş Stratejisi (AGES)  taslağı oldu doğrusu. Türkiye’nin “içinde kömür geçse de kömür bölgeleri sıralansa da kömürden çıkış tarihine ve bunun planlamasına hiç değinmeyen, buna kör kalan” bir AGES dokümanı var. Şaka gibi.</p>
<p>Bir yandan COP 31 çerçevesinde, iklim değişikliğiyle mücadele için, yolları EV ile doldurmaktan bahseden, öte yandan yine iklim değişikliğiyle mücadele için, yatırımcılara yol gösterecek, kömürden çıkış tarihini açıklamayı bir türlü beceremeyen bir enerji bakanımız var. Şaka gibi işte...</p>
<p>İspanya’daki Adil Geçiş Enstitüsü’ndekilerle yıllar önce konuştuğumda, bana ilk sordukları soru şuydu: “Elektriğin ne kadarını kömürü yakarak üretiyorsunuz?”. Ben “yaklaşık yüzde 35’i” deyince, “çokmuş” demişti oradaki yetkililer. “Biz” dediler “geçişe başladığımızda yüzde 12’lerdeydik ve zor oldu.”</p>
<p>Sonra hemen ikinci soruya geçtiler. “Peki, bu iş için ne kadarlık bir bütçeniz var? Malum bu kaybedenleri telafi etmeden, yeni yatırımları da desteklemeden olmuyor. Tabii ben kem küm.</p>
<p>Türkiye garip bir biçimde sorunlarının adını koymaktan ısrarla kaçınıyor. Enerji Bakanlığı’nda gördüğüm de bu. Ortada bir plan yok. Çözüme odaklanmayı reddediyor. Dedikoduyla vakit geçiriyor. Bodrumdaki odunlukta kaybettiğini, öylesi kolayına geldiği için, bahçedeki aydınlıkta boş yere arıyor. Odunlukta kaybettiğinizi ancak odunlukta bulabilirsiniz.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/nereden-cikti-bu-cop31-simdi-89480</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/8/0/1280x720/78867-1791779730.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Nereden çıktı bu COP31 şimdi? ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/firtina-sonrasi-firsatlar-89479</guid>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 07:33:00 +03:00</pubDate>
            <title> Fırtına sonrası fırsatlar</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Tahvil fırtınasının sakinleştiği ve doların yükselişinin durduğu bir ortamda haftaya başlıyoruz. Uzun dönemli Hazine ihalelerine gelen güçlü talep sonrası, 10 ve 30 yıllık ABD tahvilleri ile başlayan hareket Fransa, İngiltere gibi Avrupa’nın sorunlu halkalarına da yayılıyor. Dolar sterlin ve yene karşı kazancının küçük bir kısmını geri verdi. Euro küresel olarak gerilemeye devam ediyor.</p>
<p>Dünya borsaları tahvil fırtınasının sakinleşmesi sayesinde tepki alışları ile haftayı bitirdi. Son dönemin yıldızı yarı iletkenlerden çıkıp gayrimenkul, madencilik, otomotiv, perakende, sağlık, yazılım gibi sektörlere geçiş öne çıkıyor. Yapay zekâ hisselerinde geri çekilmeyi fırsat olarak görürüz.</p>
<p>Başkan Trump’ın ABD seçimleri öncesi İran’ı vurmayacağız açıklamasına rağmen Brent petrol son iki günde %5’e yakın yükselişle 105 doların hemen altında kapattı. Husilerin Suudi Arabistan'ın uluslararası havalimanını vurması, ABD'nin Roosevelt uçak gemisi ve 10 bin askeri bölgeye yönlendirmesi ve İran’ın Ekim başından beri Körfez’de 10 gemiye saldırması, enerji fiyatlarındaki yükselişin arkasındaki temel gerekçeler.</p>
<p>Türkiye varlıkları küresel tahvil fırtınası ve enerji şokuna karşı farklı tepkiler veriyor. Türk lirası, Brezilya Reali ile birlikte fonlama sonrası pozitif getiri yaratabilen az sayıda gelişmekte olan ülke parası arasında yer alıyor. Türk Lirası tahvillerde kısa-orta vade getirileri faiz indirim beklentisi ile gerilerken, uzun vade getirisi küresel fırtına ile yükseliyor. Eurobond verim eğrisi dikleşiyor. Borsa İstanbul Ankara’nın sorunlu fonların tasfiye sürecini sistematik risk yaratmadan çözecek adımları sayesinde sınırlı pozitif ayrışıyor. Jeopolitik riskten yararlanan enerji ve petrokimya hisseleri, faiz indiriminden yararlanacak bankalar pozitif ayrışıyor.</p>
<p>Bu hafta piyasaların yönünü belirlemekte Ortadoğu’daki gelişmeler, Çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyonu ve fon tasfiyesi sürecinde atılacak somut adımlar etkili olacak. Salı günü açıklanacak IMF’nin Dünya Ekonomisinin Görünümü raporu önemli bir piyasa etkisi yaratmaz.</p>
<p>Husilerin Suudi Arabistan'a, İran’ın Hürmüz’de gemilere saldırısı devam ederse enerji, petrokimya varlıkları değer kazanırken havacılık ve banka hisseleri değer kaybeder.</p>
<p>S&amp;P’nin Türkiye’nin kredi notunda bir değişikliğe gitmesini beklemiyoruz. Merkez Bankası’nın Ekim ayında 100 baz puan faiz indirmesini beklemeye devam ediyoruz. Tersini düşünen oyuncuların satışı zaman zaman piyasayı dalgalandırırsa, alım için fırsat olarak görürüz.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/firtina-sonrasi-firsatlar-89479</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Fırtına sonrası fırsatlar ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/isonun-akil-merkezi-ne-vaat-ediyor-89478</guid>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 07:31:00 +03:00</pubDate>
            <title> İSO’nun Akıl Merkezi ne vaat ediyor?</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Ender Yılmaz; seçilmesi halinde İSO’da Akıl Merkezi kuracak ve bu sayede proaktif, veriye dayalı, uzun vadeli düşünen bir yapı oluşturacak. Bu da sanayisizleşme sürecinde İSO’ya can simidi olabilecek.</strong></p>
<p><strong>İstanbul Sanayi Odası</strong> Yönetim Kurulu Başkan Adayı <strong>Ender Yılmaz</strong>’ı dinliyoruz; Yılmaz, odanın 74 yıllık birikimi ile hedeflerinin “<strong>Güçlü Sanayi, Güçlü Türkiye</strong>” olduğuna dikkat çekerek; “<strong>sorunları sadece konuşan değil, çözen ve geleceği inşa eden İSO istiyoruz</strong>” diyor, <strong>İSO AKIL MERKEZİ</strong> çözümü öneriyor.</p>
<p>Akıl Merkezi’nde, <strong>İSO</strong>’nun, <strong>TOBB</strong>’un, <strong>DEİK</strong>’in, <strong>TİM</strong> yanı sıra <strong>STK</strong>’ların da yer alacağını söylüyor <strong>Ender bey</strong>; “<em>bu merkezde, sanayie dair bilgi birikimi olan gençler, kadınlar da olacak</em>.” Bana göre harika bir kurum zira <strong>kadını, gençleri</strong> dışarıda bırakan hiçbir <strong>ekonomik-sosyolojik çözüm</strong>, sürdürülebilir olmaz.</p>
<p><strong>ENDER YILMAZ’DAN İSO’YA STRATEJİK KATKI</strong></p>
<p><strong>Akıl merkezi</strong>; kurum veya işletmenin “<strong>beyni</strong>” gibi çalışan, <strong>stratejik düşünce</strong>, analiz, <strong>öngörü</strong> ve <strong>karar destek</strong> birimidir. <strong>Think tank (</strong>düşünce kuruluşu), <strong>stratejik istihbarat</strong>/analiz merkezi, <strong>ortak akıl</strong> platformu, <strong>strateji ofisi</strong> formatıdır. <strong>Proaktif</strong> (sorun ortaya çıkmadan öngören) yaklaşımı öne çıkarır.</p>
<p><strong>Ender Yılmaz’ın kazanınca kuracağı akıl merkezi</strong>, şu açılardan kritiktir<strong>; Proaktif yönetim</strong> sağlar. Sorunlara tepki vermek yerine <strong>riskleri</strong> ve <strong>fırsatları</strong> önceden görür, hazırlık yapar. Reaktif “<strong>itfaiyecilik</strong>” yerine <strong>planlı</strong>, <strong>öngörülü</strong> hareket eder. <strong>Daha nitelikli kararlar</strong> üretir. <strong>İSO’yu iyi-doğru veri ile yönetir</strong>.</p>
<p><span style="color: #236fa1;"><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / İSO Akıl Merkezi’ne dair…</strong></span></p>
<p><strong><em>İSO’nun kolektif zekâsını tetikler mi?</em></strong></p>
<p>Bilişsel önyargıları azaltır, üyelere rekabet avantajı yaratır, pazar, teknoloji, rakip, regülasyon ve jeopolitik trendleri erken yakalar; uzun vadeli konumlanmayı güçlendirir. Bilgiyi toplar ve paylaşır.</p>
<p><strong><em>Sanayinin dayanıklılığına çare mi?</em></strong></p>
<p>Ender Yılmaz’ın kuracağı İSO Akıl Merkezi, <strong>üyeler arasında hizalanma</strong> ve <strong>koordinasyon</strong> sağlayacak, farklı birimlerin <strong>otak strateji etrafında</strong> <strong>çalışmasını</strong> kolaylaştıracak, <strong>belirsizlikte yol aldırabilecek</strong>.</p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>NOT</strong></span></p>
<p><strong>SANAYİ AKLI, TIPKI DEVLET AKLI GİBİ DERİN, KÖKLÜ SORUNLARA STRATEJİK YAKLAŞACAK</strong></p>
<p><strong>Ender Yılmaz</strong>’ın dile getirdiği “<strong>Proaktif Akıl Merkezi</strong>” fikri; sanayi sorunlarına yönelik çalışmalar, paydaş katılımı (<strong>TİM</strong>, <strong>DEİK</strong> vb.) ve <strong>öngörülebilir</strong> uzun vadeli yol haritası oluşturmayı hedefliyor. <strong>Devlet düzeyinde</strong> benzer yapılar “<strong>devlet aklı</strong>” ve stratejik bilgi merkezleriyle ilişkilidir ve <strong>fayda</strong> sağlar.</p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>AKIL MERKEZİ LÛGATI</strong></span></p>
<p><strong>İSO Akıl Merkezi</strong>: İSO Yönetim Kurulu Başkan Adayı Ender Yılmaz’ın kuracağı stratejik karar birimi</p>
<p><strong>Stratejik akıl</strong>: Mevcut durumu bütüncül biçimde analiz ederek senaryolar öngörmek, çözüm üretmek</p>
<p><strong>Sanayici aklı</strong>: Üretim, verimlilik, sürdürülebilirlik, değer yaratma odaklı düşünme ve yönetim biçimi</p>
<p><strong>DPT</strong>: Devlet Planlama Teşkilatı, ülkemizin akıl merkezi gibi çalışıyordu ama maalesef yok ettiler</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/isonun-akil-merkezi-ne-vaat-ediyor-89478</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İSO’nun Akıl Merkezi ne vaat ediyor? ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/haber/canli-ekonomi-masasi-89475</guid>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 07:30:00 +03:00</pubDate>
            <title> Canlı - Ekonomi Masası</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p> </p>
<p style="text-align: center;"><iframe title="Bu Hafta Piyasada Yönü Ne Belirleyecek? | Ekonomi Masası | 12 Ekim" src="https://www.youtube.com/embed/e1_zbnumVXQ" width="1030" height="579" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/haber/canli-ekonomi-masasi-89475</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/6/9/1280x720/seref-oguz-berfin-cipa-1778218088.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ekonominin gündemi uzman konuklarla Ekonomi Masası&#039;nda... ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/doviz-hesaplari-eylulde-net-59-milyar-dolar-artti-89477</guid>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 07:23:00 +03:00</pubDate>
            <title> Döviz hesapları eylülde net 5,9 milyar dolar arttı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Şeytan ayrıntıda gizlidir sözünde olduğu gibi gerçekler de bazen ayrıntıya girmeden anlaşılamıyor ve görünen verilerle yetinilerek yapılan analizler yanlış yorumlara yol açabiliyor.</p>
<p>Fon vurgunuyla birlikte tasarruflarda adeta bir yalpalanma oldu. Hani çok sert olmayan geniş bir plastik leğene su koyduğunuzda sağa sola eğilir ve dengede tutmakta zorlanırsınız ya, bu vurgundan hemen sonra vatandaş da tasarrufları konusunda böyle bir dengesizlik yaşadı.</p>
<p>Trilyona yakın bir tutar şimdilik malum fonlarda kaldı ama diğer fonlarda yatırımı bulunan tasarruf sahiplerinin aklından da ister istemez <strong>“Benim paramın bulunduğu fona da bir şey olur mu”</strong> düşüncesi, kaygısı geçti. İllegal yollara başvurmayan hiçbir fonda benzeri bir durum yaşanmaz ama vatandaşın bu kaygıyı duyması da şaşırtıcı değil. Vatandaş TEFAS fonlarına bir süre mesafeli yaklaşacaktır, bu normaldir.</p>
<h2>Para nereye gidiyor? </h2>
<p>Türk parası cinsi mevduatın zaman zaman dalgalanmalar olsa da sürekli yükselmesi zaten normal bir durum. Bu enflasyonist ortamda başka ne olabilir ki.</p>
<p>Ama daha önemli hareket döviz tevdiat hesaplarında yaşanıyor. Gerçi toplam döviz tevdiat hesabı açısından bakınca bir artış yok. Ama girişte de belirttiğim gibi toplam tutara bakmakla yetinmek çok yanıltıcı.</p>
<p>Merkez Bankası verilerine göre ağustos sonunda 231,4 milyar dolar olan toplam döviz hesabı eylül sonunda 230,1 milyara inmiş ve 1,2 milyardan fazla azalmış.</p>
<p>Hatta gerçek kişilerin yani vatandaşın hesabında 4,7 milyar dolar azalma olmuş, tüzel kişilerin hesabında ise 3,4 milyar dolarlık artış kaydedilmiş.</p>
<p>Bu verilere bakan ve bardağın yalnızca dolu tarafını görmek isteyen biri <strong>“Fon vurgunu piyasada hiçbir dalgalanma yaratmadı, dövize yönelme gibi bir durum da kesinlikle söz konusu değil, işte veriler ortada, döviz hesapları artmak bir yana azalmış”</strong> dese başı ağrımaz.</p>
<h2>Gerçek durum ne? </h2>
<p>Döviz hesaplarının bakiyesi çoğu kez yanıltıcı olabiliyor. Bu yüzden de parite etkisini dikkate almak gerekiyor. DTH eylül ayında görünürde 1,2 milyar dolar azaldı ama bu azalma parite etkisinden kaynaklandı.</p>
<p>Bir not; burada parite etkisi diye ifade edilen kavram yalnızca doların diğer paralar karşısındaki değer değişiminden ibaret değil. Kıymetli maden depo hesaplarının dolar karşılığı da fiyat değişiminden dolayı çok farklılık gösterebiliyor.</p>
<p>İşte parite etkisi döviz hesaplarının eylül ayında 7,1 milyar dolar daha düşük görünmesine yol açtı. Ekim ayının ilk haftasındaki parite etkisi de yine toplam hesabın 2,5 milyar dolar daha düşük görünmesi sonucunu doğurdu.</p>
<h2>Gerçek artış 5,9 milyar</h2>
<p>Parite etkisi biraz önce belirttiğim gibi DTH’nin eylülde 7,1 milyar düşük görünmesine yol açtı.</p>
<p>Oysa DTH’deki görünür düşüş 1,2 milyar dolar.</p>
<p>Yani DTH eylülde gerçekte düşmedi, tam tersine 5,9 milyar dolar arttı.</p>
<p>Özellikle 18 ve 25 Eylül’de biten haftalarda sırasıyla 3 milyar ve 1,3 milyar artış kaydedildi.</p>
<h2>Artış hızı düşüyor </h2>
<p>Bankalardaki döviz hesapları bir ayda 5,9 milyar dolar arttı ama bir de yastık altına giden döviz var. O tutarı hiç kimse bilmiyor. </p>
<p>Şimdi döviz hesaplarındaki bu artıştan çok fazla kaygı duymak gerekir mi? Sanmıyorum.</p>
<p>Şunu biliyoruz ki, tasarruf sahibi nedeni ne olursa olsun gidişatı belirsiz gördüğünde genellikle dövize yönelir. Bu geçmişte de böyle olmuştur.</p>
<p>Dolayısıyla bir aydaki 5,9 milyarlık artış çok büyük kaygı uyandıracak bir tutar değil. Kaldı ki tutar haftadan haftaya azalma eğiliminde.</p>
<p>Fon vurgununun patlak verdiği hafta 3 milyar dolarla zirveye ulaşan DTH artışı, izleyen iki hafta düzenli olarak geriledi. Bu eğilim sürecek gibi görünüyor.</p>
<h2>Bu yılın rekoru </h2>
<p>Eylüldeki 5,9 milyar dolarlık bu artış, DTH’nin bu yılki en yüksek aylık artışı. </p>
<p>Son dönemde en yüksek aylık artış 8,6 milyar dolarla İBB operasyonunun yapıldığı geçen yılın mart ayında kaydedilmişti. 2025’in şubatında da 5,7 milyar dolarlık bir artış olmuştu.</p>
<h2>Dokuz ayda 17 milyar </h2>
<p>Döviz tevdiat hesabında yılbaşından 2 Ekim’e kadar olan dönemde parite etkisinden arındırılmış hesaplamayla net 17 milyar dolar artış kaydedildi. </p>
<p>Döviz hesaplarının bu dönemdeki görünür artışı ise yalnızca 7 milyar dolar.</p>
<h2>TL mevduattaki eğilim </h2>
<p>Eylül ayında TL mevduatta da artış kaydedildi ama bu düzeyde artışlar daha önce de yaşandı. </p>
<p>TL mevduatta eylüldeki artış 576 milyar lira düzeyinde. </p>
<p>Bu tutarın 201 milyarı gerçek kişilerin, 375 milyarı ise tüzel kişilerin mevduatındaki artıştan oluştu.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6acc62678989d-1791779431.png" alt="" width="488" height="687" /></p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/doviz-hesaplari-eylulde-net-59-milyar-dolar-artti-89477</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/7/3/3/1280x720/dolar-dollar-1768292317.webp" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Döviz hesapları eylülde net 5,9 milyar dolar arttı ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/savasin-enflasyon-faturasi-turkiyede-neden-10-kat-daha-yuksek-89476</guid>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 07:20:00 +03:00</pubDate>
            <title> Savaşın enflasyon faturası Türkiye’de neden 10 kat daha yüksek?</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>TCMB eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara’nın paylaşımı önemli bir soruyu gündeme getiriyor. Kara, Merkez Bankası sunumunda savaşın küresel enflasyona etkisinin 0,7 puan, Türkiye’de ise 7 puan olarak hesaplandığını söylüyor. Bu fark, Türkiye’deki enflasyon baskısının nedenini sorgulatıyor.</p>
<p>Ukrayna yıllardır savaşın içinde; üretim tesisleri, enerji altyapısı ve ulaşım hatları saldırılardan etkileniyor. İran da çatışmalar ve enerji ticaretindeki aksaklıklarla gündemde. Rusya ise savaşın tarafı olmasının yanı sıra dünyanın önde gelen petrol ve doğalgaz üreticilerinden biri. Savaş ve yaptırımlar, Rusya’nın enerji ticaretinin rotalarını değiştiriyor; arz güvenliği kaygılarını ve fiyat dalgalanmalarını artırıyor. Rusya ihracat gelirini sürdürürken enerji ithalatçıları yükselen fiyatların faturasını ödüyor. Türkiye de bu fiyat artışlarından etkileniyor.</p>
<p>Türkiye savaş alanı dışında olsa da enerji fiyatlarındaki yükselişten kaçamıyor. Petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bölümünü dışarıdan karşılayan ülkenin ithalat faturası büyüyor. Akaryakıttan ulaşıma, tarımdan sanayiye kadar maliyetler artıyor. Ancak enflasyon etkisini yalnızca enerji ithalatıyla açıklamak mümkün değil.</p>
<p>Asıl fark, ekonominin kırılganlıklarında aranmalı. Döviz kurunun fiyatlara yansıması, enflasyon beklentilerinin bozulması ve geçmiş zamların yeni artışlara gerekçe yapılması süreci besliyor. Ücretler, kiralar ve hizmet fiyatları da yükseldiğinde maliyet şoku kalıcı hale gelebiliyor.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6acc607a2f4c2-1791778938.png" alt="" width="385" height="327" /><strong>Fiyatların eski seviyesine dönmesi beklenemez</strong></p>
<p>Enerji şoku ithalatçının faturasını büyütüyor; Türkiye’de enflasyonun fiyatlamaya yerleşmesi bu etkiyi artırıyor.</p>
<p>Savaşın yarattığı maliyet baskısı geçici olsa bile fiyatların eski seviyelerine dönmesi beklenemez. Enerji fiyatları gerilese de bir kez yükselen fiyatlar kolay kolay geri gelmiyor. Asıl mesele, geçici bir dış şokun neden kalıcı bir enflasyon sorununa dönüştüğüdür.</p>
<p>Savaşı enflasyonun açıklaması olarak sunmak kolay. Zor olan, aynı savaşın Türkiye’de neden bu kadar büyük bir fiyat baskısına dönüştüğünü anlatmak. Dışarıdaki savaşı bitirmek Türkiye’nin elinde olmayabilir. Ama savaşın içeride neden bu kadar büyük bir enflasyon etkisi yarattığını anlamak ve önlem almak ekonomi yönetiminin sorumluluğundadır.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/savasin-enflasyon-faturasi-turkiyede-neden-10-kat-daha-yuksek-89476</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Savaşın enflasyon faturası Türkiye’de neden 10 kat daha yüksek? ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/super-yatta-dunya-ikincisiyiz-ama-yuzde-296lik-vergi-iceride-filo-yenilemeye-darbe-vuruyor-89474</guid>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 07:13:00 +03:00</pubDate>
            <title> Süper yatta dünya ikincisiyiz ama yüzde 29.6’lık vergi, içeride filo yenilemeye darbe vuruyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>YAT </strong>ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Murat Bekiroğlu, </strong>17-25 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Ataköy Marina’da düzenleyecekleri <strong>“Bosphorus Boat Show” </strong>öncesi sektörü değerlendirirken söze, Türkiye’de oluşan üretim gücünden girdi:</p>
<p>-          <strong>Son yıllarda yat üretiminde önemli bir ivme yakaladık. </strong>“Global Order Book 2026” <strong>verilerine göre 24 metre ve üzeri süper yat üretiminde İtalya’nın ardından dünya ikincisi olduk.</strong></p>
<p><strong><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6acc5f68b8853-1791778664.png" alt="" width="700" height="266" /></strong>Türk yat üretimi sektörünün birkaç yıl öncesine kadar dünyada 3’üncü sırada olduğunu belirtti:</p>
<p>-          <strong>Hollanda ikinci sıradaydı. Halen ülkemizdeki yat-tekne üreticilerinin elindeki 141 projeyle dünyada ikinci sıradaki yerimizi koruyoruz. İtalya, 562 projeyle liderliğini sürdürüyor.</strong></p>
<p>YATED Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Murat Bekiroğlu </strong>ile <strong>“Bosphorus Boat Show”</strong>u ve sektörü konuşmak üzere buluştuk. <strong>Bekiroğlu</strong>’na YATED Genel Sekreteri <strong>Orhun Şentürk, </strong>Genel Müdürü <strong>Kadir Karakaya, </strong>YATED Fuarcılık A.Ş. Genek Müdür Yardımcısı <strong>Seda Zeynep Boyraz, </strong>YATED Kurumsal İletişim ve Pazarlama Sorumlusu <strong>Aysima Soybaş Aydeğer </strong>eşlik etti.</p>
<figure class="image" style="text-align: center;"><img src="/storage/uploads/0/0/0/6acc5f74cbbe5-1791778676.png" alt="" width="500" height="596" />
<figcaption><strong>Murat Bekiroğlu</strong></figcaption>
</figure>
<p><strong>Bekiroğlu, </strong>esnek üretim kabiliyeti, kaliteli işçilik, özel üretim gücü ve Avrupa pazarlarına yakınlığın Türkiye’yi rakiplerinden ayırdığını bildirdi:</p>
<p>-          <strong>Bu konumu koruyup daha da güçlendireceğimize inanıyoruz. Özellikle süper yat üretiminde büyük ölçüde ihracata yönelik çalışılıyor. Sektör, ülkemize doğrudan döviz kazandırıyor. Bundan sonra daha fazla tekne üretmeyi değil, katma değeri yükseltmeyi hedefliyoruz.</strong></p>
<p>Türkiye’nin gemi, yat ve bu alandaki hizmet ihracatının 2025 yılında 2 milyar 340 milyon dolar seviyesinde olduğunu vurguladı:</p>
<p>-          <strong>2026 yılı ihracatının da aynı düzeyde gerçekleşmesini bekliyoruz. İhracat verisinde gemi, yat üretimi, bakım-onarım ve diğer hizmetler birlikte değerlendiriliyor.</strong></p>
<p>Yat-tekne ihracat verisini merak ettik, <strong>Murat Bekiroğlu </strong>tahminini paylaştı:</p>
<p>-          <strong>İhracat verilerinde yat-tekne ayırımı yapılmıyor. Bizim tahminimiz yat-tekne ihracatımız 400-500 milyon dolar düzeyinde bulunuyor. Türkiye’den yat-tekne alan ülkelerin başında ABD geliyor. Avrupa ülkeleri de önde gelen pazarlarımız arasında yer alıyor.</strong></p>
<p>Bu noktada yat-tekne sektörünün iç pazardaki durumu üzerinde durdu:</p>
<p>-          <strong>İç pazarda daralma yüzde 40’ları buldu. Bu daralma özellikle 5-15 metre tekne üretenleri daha çok etkiliyor. Yüksek üretim maliyetleri, döviz kuru ile maliyetler arasındaki uyumsuzluk, vergi yükü ve finansmana erişim sıkıntının nedenlerini oluşturuyor.</strong></p>
<p>2017 yılına uzandı:</p>
<p>-          <strong>2017 yılında sektör temsilcilerinin girişimleriyle hükümet tekne-yat satışlarında ÖTV’yi sıfırlamış, KDV'yi yüzde 1’e indirmişti. Bu adım, iç pazarı canlandırmış, Türk Bayrağına geçişler artmıştı.</strong></p>
<p>2025 yılında tekne satışlarına yeniden yüzde 8 ÖTV konulduğunu, KDV’nin yüzde 20’ye yükseltildiğini anımsattı:</p>
<p>-          <strong>KDV, ÖTV’li fiyattan hesaplandığı için toplam vergi yükü yüzde 29.6’ya ulaşıyor. Bu durum yerli tekne müşterisini yurt dışında satın almaya yöneltiyor.</strong></p>
<p>Şu noktanın altını çizdi:</p>
<p>-          <strong>2017 yılında yapılan vergi indirimi kamu gelirlerini azaltmadı. Aksine ekonomik faaliyetlerin artmasıyla vergi gelirlerinde artış oldu. Tekne satışları artınca bu kurumlar vergisine yansıdı. Türk Bayrağına geçen teknelerde çalışanlar kayda girdi.</strong></p>
<p>2017 yılındaki vergi indirimleri sonrası Türk Bayrağına geçen tekne sayısının 7 bin 500’ü aştığına işaret etti:</p>
<p>-          <strong>Bu tekneler büyük ölçüde Türk Bayrağında kaldı. Ancak, yeni tekne alımları için yurt dışı tercihi arttı. Yeniden yabancı bayrakta da artış başladı. Tekne ve yatların uluslararası hareket kabiliyeti yüksek. Vergi avantajı sağlayan ülkelere kolaylıkla kayılabiliyor.</strong></p>
<p><strong>Bekiroğlu, </strong>vergi düzenlemesinin ticari tekne kiralama sektörünü ciddi şekilde etkilediğini vurguladı:</p>
<p>-          <strong> 20 teknelik bir charter filosu olan şirket, 10 milyon Euro’luk yatırımla filosunu yenilemeye kalksa karşısına 3 milyon Euro’luk vergi yükü çıkıyor. Bu durumda ülkemizdeki charter şirketleri filolarını yenilemekte zorlanıyor.</strong></p>
<p>Charter turizminde rakiplerin Yunanistan, Hırvatistan, İtalya ve Fransa olduğunu irdeledi:</p>
<p>-          <strong>Rakip ülkelerde vergi avantajları, teşvikler ve finansman destekleri sağlanırken ülkemizde yatırım maliyetleri yükseliyor. Charter hizmetlerinde fiyatlar uluslararası rekabet nedeniyle istenildiği kadar da artırılamıyor.</strong></p>
<p><strong>Bekiroğlu, </strong>tekne satışları üzerindeki vergi oranlarının yeniden gözden geçirilmesi çağrısı yaptı:</p>
<p>-          <strong>Vergi gelirlerine yalnızca tekne satışları üzerinden değil, sektörün tetiklediği ekonomik hareketliliğin yarattığı gelirler üzerinden bakılmasında fayda var. Yerli üreticilerin korunmasının sektörün ekosistemi açısından kritik önemi var.</strong></p>
<p>Süper yat üretiminde dünya ikincisi olmak sektörün göğsünü kabartıyor…</p>
<p>Ancak iç pazardaki daralma, tur şirketlerinin filo yenilemesini frenleyen vergi yükü, yat-tekne sektörüne, özellikle 5-24 metre segmentinde üretim yapanlara sıkıntı yaşatıyor…</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Monaco’da gecesi 650, Göcek’te 2 bin Euro, 26 bin olan marina kapasitesi en az ikiye katlanmalı</span></h2>
<p><strong>YAT </strong>ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Murat Bekiroğlu, </strong>sektörün büyümesi konusundaki en önemli başlıklarından birinin marina ve bağlama kapasitesi olduğunu belirtti:</p>
<p>-          <strong>Türkiye’deki marinaların toplam yat-tekne bağlama kapasitesi 26 bin. Ülkemizde bu konuda arz yetersizliği var. Bağlama kapasitesinin en az iki katına yükseltilmesi gerekiyor.</strong></p>
<p>Bağlama kapasitesi yetersizliğinin marinalarda fiyatları yukarı taşıdığını vurguladı:</p>
<p>-          <strong>Marina bağlama ücretleri son 5 yılda 60 Euro’dan 450 Euro’ya yükseldi. Bağlama bedeli teknenin uzunluğu ve genişliğinin çarpımıyla ortaya çıkan büyüklük üzerinden hesaplanıyor. 12-13 metrelik bir teknenin yıllık bağlama ücreti 20 bin Euro’yu buluyor.</strong></p>
<p>150-200 bin Euro’ya alınabilen bir tekneye 20 bin Euro’luk yıllık bağlama bedelinin çok yüksek olduğunu kaydetti:</p>
<p>-          <strong>Bu bedellere elektrik, su ve hizmetler eklenince bağlama maliyeti daha da yükseliyor.</strong></p>
<p>Gecelik bağlama ücreti konusunda şu karşılaştırmayı yaptı:</p>
<p>-          <strong>42 metrelik bir teknenin Monaco Port Hercule’deki yüksek sezondaki gecelik bağlama ücreti 650 Euro. Düşük sezonda bu ücret 350 Euro’ya inebiliyor. Göcek’te ise aynı boyutta teknenin gecelik bağlama ücreti 1800-2 bin Euro’yu bulabiliyor.</strong></p>
<p>Türkiye’de 85 marinanın olduğunu vurguladı:</p>
<p>-          <strong>Türkiye’de irili ufaklı 135 bin tekne var. Marinaların bağlama kapasitesi ise 26-27 bin dolayında. Yani, bağlama kapasitesi talebin çok gerisinde. Fransa’da marina kapasitesi bizdekinin 9-10 katı, İtalya’da 8 katı, İspanya’da ise 6-7 katı düzeyinde.</strong></p>
<p>Türkiye’deki marina fiyatlarının daha uygun hale gelmesi için yeni kapasite eklenmesi gerektiğinin altını çizdi:</p>
<p>-          <strong>Kapasite eksikliğinin hızlı çözümü için balıkçı barınaklarının küçük teknelere açılmasında fayda var.</strong></p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">120 firma, 200 tekne sergilenecek, sektörün buluşma noktası olacak</span></h2>
<p><span style="color: #e03e2d;"><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6acc5f9628071-1791778710.png" alt="" width="473" height="395" /></span><strong>YAT </strong>ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Murat Bekiroğlu, </strong>17-25 Ekim 2026 tarihlerinde Ataköy Marina’da gerçekleşecek <strong>“Bosphorus Boat Show”</strong>a 120 firmanın katılacağını belirtti:</p>
<p>-          <strong>Fuarımızda 200 tekne sergilenecek, 500’ün üzerinde marka bir araya gelecek. Amacımız fuarın sektörümüzün tüm paydaşlarının buluşma noktasına dönüşmesi.</strong></p>
<p>Şu noktanın altını çizdi:</p>
<p>-          <strong>Avrupa’dan sektör temsilcilerini ve potansiyel alıcıları İstanbul’da buluşturarak yeni ticari bağlantıların kurulmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. 9 gün boyunca 40 bin ziyaretçi bekliyoruz.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Fuarda sürdürülebilir denizcilik teknolojilerinin de öne çıkacağını kaydetti:</p>
<p>-          <strong>Güneş panelleri, batarya sistemleri ve hibrit çözümler başta olmak üzere çevreye duyarlı teknolojiler ziyaretçilerle buluşacak.</strong></p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Bir teknenin ekonomiye katkısı 30 yıl sürebiliyor</span></h2>
<p><strong>YAT </strong>ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Murat Bekiroğlu, </strong>yat-tekne işinin sadece üretimden ibaret olmadığını belirtti:</p>
<p>-          <strong>Bir yat üretildiği andan itibaren farklı alanlarda ekonomiye katkıya vesile oluyor. Marina, bakım-onarım, refit, akaryakıt, sigorta, kumanya, ulaşım ve konaklama gibi bir çok sektörü besliyor.</strong></p>
<p>Türkiye’nin yat turizminde önemli potansiyeli olduğuna dikkat çekti:</p>
<p>-          <strong>Bir yatın ekosisteme katkısı 20-30 yıl sürüyor.</strong></p>
<p>Tekne-yat turistinin harcama potansiyeli üzerinde durdu:</p>
<p>-          <strong>Türkiye’ye teknesiyle gelen bir turist, normalin 10 katı düzeyinde harcama yapıyor. Yani, 10 bin dolarlık harcama söz konusu olabiliyor.</strong></p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/super-yatta-dunya-ikincisiyiz-ama-yuzde-296lik-vergi-iceride-filo-yenilemeye-darbe-vuruyor-89474</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/yat-tekne.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Süper yatta dünya ikincisiyiz ama yüzde 29.6’lık vergi, içeride filo yenilemeye darbe vuruyor ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/fon-teklifinin-etki-analizi-cikarildi-89473</guid>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 07:08:00 +03:00</pubDate>
            <title> Fon teklifinin etki analizi çıkarıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>BESTİ KARALAR/ANKARA</strong></p>
<p>Fon teklifinin etki analizine göre SPK ve YTM yaklaşık 1.500 davayı takip ediyor. Para piyasası fonlarında 199 bin kişinin yatırımı 1 milyon liranın altında. Analizde, 8 Eylül itibarıyla 189 kişi hakkında el koyma tedbiri uygulandığı belirtildi.</p>
<p>Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi’nin etki analizi çıkarıldı.</p>
<p>MKK verilerine göre, 17 Eylül itibarıyla tasfiye kapsamındaki fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Tasfiye hâlindeki 131 fon, toplam fon sayısının yüzde 4,6’sını, toplam portföy değerinin ise yüzde 7,7’sini oluşturuyor.</p>
<p>Düzenleme, SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanun yürürlüğe girdiğinde tasfiyesi tamamlanmamış fonlarla sınırlı olacak. Fon pay sahiplerine yapılacak ödemelerde kamu kaynakları ve bütçe imkânları kullanılmayacak.</p>
<p>T.C. Ziraat Bankası AŞ’nin ilettiği bilgilere göre, 8 Eylül 2026 itibarıyla 17 fondaki 43.643 yatırımcının ödeme işlemleri tamamlandı.</p>
<h2>Teklifin etki analizinde tanımlara yer verildi </h2>
<p>“Geri kazanım hesabı”, farklı hukuki kaynaklardan tahsil veya iade edilen değerlerin TMSF nezdinde, TMSF’nin kendi mal varlığından ayrı, fon bazında izlendiği özel hesap olarak tanımlandı. “Fon pay sahibi” tanımı, tek bir kurum kaydına değil, MKK, Takasbank, portföy saklama kuruluşları, dağıtım kuruluşları ve tasfiye ile görevli kuruluşların kayıtlarının mutabakatına dayandırıldı. “Tasfiye mal varlığı” kavramına, mevcut varlıkların yanı sıra kanun uyarınca geri kazanılan değerler ile üçüncü kişilerden olan iade, tazmin ve diğer alacaklar da dâhil edilerek tasfiye sonunda yatırımcıya dağıtılabilecek ekonomik değerlerin bütüncül izlenmesi amaçlanıyor.</p>
<h2>En yüksek ekonomik değerin elde edilmesi amaçlanıyor </h2>
<p>Fon varlıklarının satışında yalnızca hız değil, pay sahiplerinin ortak menfaati gözetilerek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi esas alınacak. Borsa fiyatının gerçek ekonomik değeri yansıtmadığı veya olağan satışın tasfiyeyi gereksiz biçimde geciktirdiği durumlarda geri alım, hâkim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel işlem bildirimi, geçici farklı fiyat marjı ve mevzuattaki diğer yöntemler kullanılabilecek.</p>
<p>Sermaye Piyasası Kanunu’na aykırı hareket ettiği Kurulca tespit edilen kişi ve kurumlar, kanuna özgü tasfiye ve geri kazanım mekanizmasından ödeme alamayacak.</p>
<h2>Nakit yetersizliğinde hangi önlemler alınacak?</h2>
<p>Etki analizinde, fon mal varlığının tüm pay sahiplerine ödeme yapmaya yetecek ölçüde nakde dönüşmemesi hâlinde uygulanacak sistem şöyle açıklandı: </p>
<p>■ Kâğıt üzerindeki veya gerçeğe aykırı geçmiş değer yerine, yatırımcının fona fiilen koyduğu ekonomik değer esas alınacak. </p>
<p>■ Net yatırım tutarı, fon pay sahibinin nakit giriş ve çıkışlarının tasfiye tarihine kadar TÜFE ve Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalamasıyla güncellenmesi ve çıkışların “ilk giren ilk çıkar” yöntemiyle mahsubu sonucu MKK tarafından hesaplanacak. </p>
<p>■ Net yatırım tutarı ile hak ve alacak tutarları aşılmadan kişi başına en fazla 1.000.000 TL ara ödeme yapılabilecek. Nakit yetmezse her yatırımcının ara ödemeye esas tutarının toplam içindeki oranı korunarak dağıtım yapılacak.</p>
<h2>69 kişi hakkında suç duyurusunda bulunuldu </h2>
<p>SPK, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na 7 yazılı başvuru dilekçesiyle 69 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Analizde, Kurul’un belirleyeceği alacakların TMSF aracılığıyla takip ve tahsiliyle tasfiye kaynaklarının artırılması, yatırımcıların karşılanamayan alacaklarının azaltılması ve hukuka aykırı işlemlerin ekonomik sonuçlarının sorumlular üzerinde bırakılmasının amaçlandığı belirtildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/fon-teklifinin-etki-analizi-cikarildi-89473</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/8/3/1280x720/para-tl-1767355285.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Yatırım fonlarının tasfiyesine ilişkin kanun teklifinin etki analizi hazırlandı. Buna göre 455 bin 758 yatırımcının bulunduğu 131 fon, toplam portföy değerinin yüzde 7,7’sini oluşturuyor. Kamu kaynakları kullanılmadan yürütülecek tasfiyede kişi başına 1 milyon liraya kadar ara ödeme olacak. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/50-bin-yatirimci-hisse-portfoyunu-sifirladi-89472</guid>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 07:02:00 +03:00</pubDate>
            <title> 50 bin yatırımcı hisse portföyünü sıfırladı!</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ŞEBNEM TURHAN</strong></p>
<p>Yatırım fonlarında yaşanan kriz hem fon, hem de hisse yatırımcısını olumsuz etkiledi. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre hisse senedinde portföyünü boşaltan yatırımcı sayısı 1 ayda 50 bin kişi arttı, bu sayı yatırım fonlarında ise bin 133 oldu. Portföy büyüklüğü yatırım fonlarda toplamda 1.2 trilyon lira eriyerek 9.26 trilyon liraya indi, hisse senetleri piyasasında ise başta sert düşüşlerin değer kaybı nedeniyle portföy büyüklüğü yüzde 22,83 eridi ve 7.34 trilyon liraya geriledi.</p>
<p>MKK verilerine göre ağustosta 10 trilyon 436 milyar 653 milyon lira olan yatırım fonları portföy büyüklüğü eylül sonunda yüzde 11,23 geriledi ve 9 trilyon 264 milyar 833 milyon lira oldu. Portföy büyüklüklerine göre değişimler incelendiğinde yatırımcı sayısının 0-1 portföy büyüklüğünde arttığı, portföy değeri kaybında ise 10 milyon üstünün öne çıktığı görülüyor. MKK verilerine göre eylülde portföy büyüklüğü 0-1 arasında olan yani hesabı duran ancak portföyünü boşaltmış olan yatırımcı sayısı 1.133 arttı yani yüzde 1,79 büyüdü 64 bin 378’e çıktı. 2-10 bin lira portföy büyüklüğüne sahip olan yatırımcılarda ise artış 13 bin 150 oldu ve portföy büyüklükleri yüzde 1,09 arttı. Yani portföyünü sıfırlamasa da küçülten yatırımcı sayısı büyüdü. Bu gruptaki yatırımcılar toplam yatırımcıların da yüzde 60’ını oluşturdu.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6acc5c9f8e81a-1791777951.png" alt="" width="604" height="576" /></p>
<h2>10 milyon lira üzeri portföyde sert kayıp </h2>
<p>10-50 bin lira arası portföy büyüklüğüne sahip yatırımcı sayısı yüzde 4,66 azalırken portföy büyüklüklerindeki düşüş ise yüzde 5,17 oldu. 50-100 bin lira arası portföyü olan yatırımcıların yüzde 6,54, portföy değerleri ise yüzde 6,66 geriledi, 100-250 bin lira arası portföyü olanlarında sayısı yüzde 7,39 azalırken portföy değerlerindeki kayıp yüzde 7,29 oldu. 250-500 bin liralık portföye sahip yatırımcı sayısındaki düşüş yüzde 6,51, portföy değerlerindeki azalma yüzde 6,70, 500 bin -1 milyon lira portföyü olanlarda azalma yüzde 7,36 portföy değerlerinde gerileme yüzde 7,59 hesaplandı. 1-5 milyon liralık portföye sahip yatırımcılar yüzde 8,48 geriledi, portföy değerleri de yüzde 8,84 düştü, 5-10 milyon lira portföye sahip yatırımcılarda ise yüzde 9,53 azalma ile portföy değerlerinde yüzde 9,72 kayıp gerçekleşti.</p>
<p>Toplam yatırım fonu portföyünün yüzde 79,56’sını oluşturan 10 milyon lira ve üzeri portföy değerine sahip yatırımcıların portföy değerlerinde sert düşü gerçekleşti. MKK verilerine göre ağustosta 10 milyon üzeri portföyü olan yatırımcı sayısı yüzde 9,19 düştü. Portföy değeri ise yüzde 14,39 gerilemeyle 8.84 trilyon liradan 7.56 trilyon liraya indi. Bu portföy değeri kaybı yine yaşanan krizin sermaye piyasası araçlarında yarattığı etkiden kaynaklanırken toplam portföy değeri içindeki payları da ağustos ayına göre 1 puan düştü.</p>
<h2>Hiçbir dönemde böylesi görülmedi </h2>
<p>Hisse senedi piyasası ve yatırımcıları yaşanan krizin etkilerin yoğun hissetti eylülde. MKK verilerine göre toplam hisse senedi portföy değeri eylülde ağustosa göre 2 trilyon 172 milyar 799 milyon lira azaldı ve 7 trilyon 343 milyar 88 milyon liraya indi. Bu kaybın büyük çoğunluğu fon krizi nedeniyle hisse senetlerindeki taban serileri ve sert satışlardan kaynaklandı. Yatırımcı sayısı da krizin etkilerini gösterdi. Hisse senedi piyasasında portföyü 0-1 lira arasında olan yatırımcı sayısı eylülde ağustosa göre 50 bin 234 arttı. Bu rakam portföyünü boşaltan ancak hesabı açık kalan yatırımcıları gösteriyor. Bu durumdaki yatırımcı sayısında denli güçlü artış ne geçen yıl yaşanan siyasi krizde ne de bu yıl şubat sona başlayan savaş döneminde görüldü.</p>
<h2>Yabancının fon portföyü %54 azaldı </h2>
<p>Hem portföy büyüklüğü hem de yatırımcı sayısı çift haneli azalan grup ise 500 bin lira ve üzeri portföye sahip olan yatırımcılarda gerçekleşti hisse senedi piyasasında. MKK verilerine göre 500 bin -1 milyon lira arası portföy büyüklüğüne sahip yatırımcı sayısı yüzde 13,76 azaldı, portföy değerindeki düşüş yüzde 13,95 oldu. 1-5 milyon lira portföyü olan yatırımcılardaki düşüş yüzde 20'yi aşarken portföy değerlerindeki kayıp da yüzde 21,07 gerçekleşti. 5-10 milyon lira arası portföyü olan yatırımcıların sayısı yüzde 24,47 azaldı, portföy değeri yüzde 24,46 düştü. Toplam portföy değerinin yüzde 85,77'sini oluşturan 10 milyon lira üzeri portföye sahip yatırımcıların sayısında yüzde 23,09 azalma gerçekleşti. Bu yatırımcıların portföy büyüklüğü ise yüzde 23,57 azalarak 6.3 trilyon liraya geriledi.</p>
<p>Bu arada yatırım fonlarındaki yabancı yatırımcıların portföy değeri ve sayısı da eylülde azaldı. Ağustosta 532 milyar 588 milyon lira olan portföy değeri eylülde 245 milyar 28 milyon liraya indi. Bu yüzde 54’lük sert kayıpta krizin yanı sıra özellikle para piyasası fonlarına giren carry trade parasına getirilen yüzde 10 stopaj da etkili oldu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/50-bin-yatirimci-hisse-portfoyunu-sifirladi-89472</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/08/Hisse-borsa.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Yatırımcılar eylülde en sert şekilde yaşanan yatırım fonu krizinde kaçışı tercih etti. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre fonlarda hesabını boşaltan yatırımcı sayısı bin 133, hisse senetlerinde ise 50 bin 234 kişi arttı. Özellikle hisse senetlerinde böyle bir azalma eğilimi ne savaşta ne de iç siyasi krizlerde görüldü. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/esbas-ucuncu-kez-avrupada-calisilacak-en-iyi-sirketler-listesinde-yer-aldi-89462</guid>
            <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 02:40:00 +03:00</pubDate>
            <title> ESBAŞ, üçüncü kez Avrupa’da çalışılacak en iyi şirketler listesinde yer aldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/İZMİR</strong></p>
<p>Ege Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi AŞ (ESBAŞ), Great Place To Work ve Fortune Europe iş birliğiyle hazırlanan Fortune 100 Best Companies to Work For in Europe 2026 listesine girerek Avrupa’da çalışılacak en iyi 100 şirket arasında gösterildi. Bu yıl listeye Türkiye’den giren dört şirketten biri olan ESBAŞ, 2022 ve 2023 yıllarında da Avrupa’nın en iyi işverenleri arasında gösterilmişti.</p>
<p>Yapılan açıklamaya göre şirket, bu yıl da listeye girme başarısını göstererek, çalışan odaklı kurum kültürünü uluslararası ölçekte bir kez daha tescillemiş oldu. </p>
<p>Avrupa’da çalışılacak  en iyi şirketleri belirlemek amacıyla, kıta genelinde çalışanların deneyimlerini esas alan araştırma kapsamında, 2,4 milyondan fazla çalışanı temsil eden 1,5 milyondan fazla gizli anket yanıtı değerlendirildi. Listeye girebilmek için şirketlerin en az 500 çalışana sahip olması, Great Place To Work sertifikası alması ve 2025 ya da 2026 yılının ilk döneminde bulundukları ülkelerin ulusal en iyi işverenler listelerinde yer alması gerekiyor.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/esbas-ucuncu-kez-avrupada-calisilacak-en-iyi-sirketler-listesinde-yer-aldi-89462</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/6/2/1280x720/esbas-ucuncu-kez-avrupada-calisilacak-en-iyi-sirketler-listesinde-yer-aldi-1791675693.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ ESBAŞ, çalışan deneyimi ve güven temelli iş yeri kültürünü esas alan uluslararası değerlendirmede Avrupa’da çalışılacak en iyi 100 şirket arasına girdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/izmir-ticaret-borsasinda-baskan-omer-gokhan-tuncer-oldu-89461</guid>
            <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 02:38:00 +03:00</pubDate>
            <title> İzmir Ticaret Borsası’nda yeni Başkan Ömer Gökhan Tuncer</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/İZMİR</strong></p>
<p>İzmir Ticaret Borsası (İTB) Organ Seçimleri tamamlandı. Yönetim Kurulu Başkanlığı için yapılan seçim neticesinde Ömer Gökhan Tuncer 36, Barış Kocagöz 16 oy aldı, 1 oy ise geçersiz sayıldı. İTB'de 2026-2030 tarihleri arasında görev yapacak yönetim kurulu asil listesi şu isimlerden oluştu, Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, Nihat Sağır, Deniz Celep, Ali Koyuncuoğlu, Mustafa Elmas, Erdem Barış Kılıç, Suat Yıldırım, Ezgi Ulusoy Yılmaz, Evren Bayraktar, Onur Uçak, Necati Polat.</p>
<p>Meclis başkanlık divanı seçiminin gerçekleştirildiği 2026-2030 dönemi ilk Meclis toplantısı, en yaşlı üye Mümin Yavuz’un başkanlığında gerçekleştirildi. Meclis Başkanlığı'na Bülent Uçak, Meclis Başkan Yardımcılıklarına Erol Avni Bozkurt ve Murat Şenay, Katip Üyeliğe Erbey Zeki Ergen seçildi.</p>
<p>Meclis Başkanlığı için yapılan seçimde 53 Meclis Üyesinin 52’si oy kullandı. Oylama neticesinde; Bülent Uçak 30 oy, Özhan Şen ise 20 oy alırken, 2 oy ise geçersiz sayıldı.</p>
<p>Disiplin kurulu asil üyeleri, Ahmet Tuğrul Başer, Sonnur Kırmızıoğlu, Müfit Uz, Emrullah Hasdemir, Yasin Çakmak, Hanif Pehlivanoğlu’ndan oluştu. TOBB delegeleri asil üyeler: Erdinç İnan Yılmaz, Engin Nostar, Aydın Arıkök, Abdullah Atar, Satılmış Ömeroğlu, Sebahettin Dumlu, Ali Özcan, Eren Aka, Nuri Kahya oldu.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/izmir-ticaret-borsasinda-baskan-omer-gokhan-tuncer-oldu-89461</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/6/1/1280x720/izmir-ticaret-borsasinda-baskan-omer-gokhan-tuncer-oldu-1791675569.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İTB Yönetim Kurulu Başkanlığı için yapılan seçim neticesinde Ömer Gökhan Tuncer 36, Barış Kocagöz 16 oy aldı, 1 oy ise geçersiz sayıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/lima-logistics-vizyonunu-izmirde-acikladi-lima-360-ile-tam-entegrasyon-89463</guid>
            <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Lima Logistics vizyonunu İzmir’de açıkladı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <h3>DUYGU GÖKSU/İZMİR</h3>
<p>Lima Logistics, 5. Uluslararası Logistech İzmir Fuarı kapsamında gerçekleştirdiği basın buluşmasında, Lima’nın bugününü, gelişim alanlarını ve geleceğe yönelik vizyonunu paylaştı.</p>
<p>Şirket vizyonu, lojistik ve hizmetlerden dijital dönüşüme, uluslararası yapılanmadan sürdürülebilirliğe, spordan kurum kültürüne kadar altı başlıkta açıklandı.</p>
<p>Verilen bilgiye göre, Lima’nın bu yıl hayata geçirdiği LİMA 360 sistemi, müşteri, operasyon ve finans süreçlerini tek bir yapı altında buluşturuyor. Müşteri 360, Operasyon 360 ve Finans 360 yapılarıyla farklı süreçlerin daha görünür ve bağlantılı şekilde yönetilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Lima Logistics Kurucu Ortaklarından Vedat Çelik, hava, kara ve denizyolu taşımacılığının yanı sıra otomotiv, fuar ve etkinlik lojistiği gibi uzmanlık alanlarıyla müşterilerine değer yaratmaya devam ettiklerini belirterek, “Sektörümüzün zorlu koşullarına rağmen odağımızı koruyor, hizmet yapımızı geliştirerek müşterilerimiz için değer yaratmaya devam ediyoruz. LİMA 360 ile farklı süreçlerdeki bilgiyi aynı yapıda buluşturuyor, ekiplerimizin aynı bilgiyle aynı hedefe ilerlemesini sağlıyoruz” dedi.</p>
<h3>“Büyümeyi Türkiye ile sınırlı tutmuyoruz”</h3>
<p>Şirketin Kurucu Ortaklardan Sinan Türel, Lima’nın Türkiye’den dünyaya uzanan yapılanmasını ve Lima Europe ile gelişen uluslararası hizmet ağını aktarırken, global pazarlardaki büyüme vizyonuna dikkat çekti. Lima’nın gelecek vizyonunu anlatan Türel, “Lima’nın gelişimini Türkiye ile sınırlı tutmadan, uluslararası pazarlarda güçlü ve sürdürülebilir bir yapı kurarak ilerliyoruz” dedi.</p>
<p>Lima Spor Kulübü üzerinden şirketin iş dünyasının ötesindeki yaklaşımını paylaşan kurucu ortaklardan Cenker Ural da, “Lima Spor Kulübü, çocukların ve gençlerin sporla buluşmasını, gelişimlerine katkı sağlamayı ve sporun hayatın önemli bir parçası olmasını destekliyor. Bu da Lima’nın yalnızca iş sonuçlarına değil, topluma ve genç nesillere yaptığı katkıya da önem verdiğini ortaya koyuyor. Bir şirketi yalnızca yaptığı iş değil, o işi birlikte yapan insanların kurduğu bağ ve oluşturduğu kültür de şekillendirir.”</p>
<p><strong>Çevresel etkileri azaltmak için çalışmalar sürüyor</strong></p>
<p>Lima Green kapsamında gerçekleştirilen çalışmalarla, taşımacılık faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonların karbon nötr taşımacılık yaklaşımıyla dengelenmesi hedefleniyor. </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/lima-logistics-vizyonunu-izmirde-acikladi-lima-360-ile-tam-entegrasyon-89463</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/6/3/1280x720/lima-logistics-vizyonunu-izmirde-acikladi-lima-360-ile-tam-entegrasyon-1791676927.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Lima Logistics Kurucu Ortağı Vedat Çelik, “Sektörümüzün zorlu koşullarına rağmen odağımızı koruyor, hizmet yapımızı geliştirerek müşterilerimiz için değer yaratmaya devam ediyoruz. LİMA 360 ile farklı süreçlerdeki bilgiyi aynı yapıda buluşturuyor, ekiplerimizin aynı bilgiyle aynı hedefe ilerlemesini sağlıyoruz.” dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/bati-akdeniz-oda-ve-borsalar-degisimden-yana-89459</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 23:06:00 +03:00</pubDate>
            <title> Batı Akdeniz oda ve borsa seçimlerinde yeni dönem</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Antalya Ticaret Borsası’nda (ATB) 2026-2030 çalışma döneminde görev yapacak yönetim kurulu, disiplin kurulu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) delegeleri belirlendi. Ali Çandır, güven tazeleyerek yeniden Yönetim Kurulu Başkanı seçildi.</p>
<p>Seçim sonucunda Antalya Ticaret Borsası yönetim kurulu üyeliklerine de Halil Bülbül, Hüseyin Simav, Cüneyt Doğan ve Ragıp Gök yeniden seçildi.</p>
<p>TOBB Genel Kurul delegeliğine Halil Bülbül, Selçuk Çelebi, Nuri Büyükselçuk seçilirken, ATB Disiplin Kuruluna Burak Gönen, Nurettin Babaoğlu, Sedat Ekici, Mustafa Çetin, Salih Kurubaş ve Halil Karakaş seçildi.</p>
<p>Borsa organ seçimlerinin ikinci aşamasını da tamamladıklarını belirten Başkan Ali Çandır, yönetime duyulan güven için Borsa üyelerine teşekkür etti. Çandır, şöyle konuştu:</p>
<p>‘’Organ seçimlerimizin ikinci etabını da tamamladık. Üyelerimizin seçtiği meclis üyelerimiz, yönetim kurulumuza 4 yıllığına görev verdi. Bize güvenen, destek veren tüm üyelerimize ve meclis üyelerimize teşekkür ediyorum. Yeni dönem daha fazla sorumluluk ve daha fazla çalışma gerektiriyor. ATB olarak üretimin, emeğin ve ticaretin gücünü artıran çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Antalya’mız, tarım sektörümüz ve ülkemiz için fark yaratan çalışmaları daha da ileri taşıyacağız. Üyelerimizin ihtiyaçlarına, kentimizin önceliklerine ve ülkemizin ekonomik hedeflerine odaklanarak çalışmaya devam edeceğiz. İş dünyamızın sesi ve çözüm ortağı olmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki dört yılda da daha çok çalışacak, daha çok üretecek ve Antalya için daha güçlü işler ortaya koyacağız.’’</p>
<p><strong>Burdur Ticaret Borsası’nda yeni dönem</strong></p>
<p>Burdur Ticaret Borsası’nda da seçim süreci tamamlandı. Mehmet Varol öncülüğündeki Burdur Ticaret Borsası’nda yeni meclis üyeleri, yönetim, disiplin kurulu ve TOBB delegeleri ile meclis başkanlığı ile yardımcılarını belirlendi. Buna göre, Burdur Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Mehmet Varol, yönetim kurulu üyeliklerine de Levent Başar, İsmail Aksöz, Mustafa İleri ve Osman Coşkun seçildi.</p>
<p>Meclis Başkanlığına Ahmet Özcan seçilirken, Meclis Başkan Yardımcılıklarına Soner Özdemir ve Halil Ünel, Katip Üyeliğe ise Gürsel Evren getirildi. TOBB Delegeleri ise Mehmet Varol ve Ahmet Özcan’dan oluştu. Yeni dönemde Suat Çetin, Abdullah Çelik, Musa Tuğrul, Ahmet Özalp ve Mehmet Ali Kocak Meclis Üyesi olarak görev yapacak.</p>
<p>Burdur Ticaret Borsası yeni Başkanı Mehmet Varol yaptığı ilk açıklamasında, ‘’Söz verdiğimiz gibi tarlada, ahırda, pazarda emeğimizi ve ticaretimizi güçlendireceğiz. Seçim döneminde ortaya koyduğumuz projeleri hayata geçirmek için vakit kaybetmeden çalışmaya başlayacağız’’ dedi. Varol, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Seçim döneminde söz verdiğimiz projelerimizi hızla hayata geçirmek için vakit kaybetmeden çalışmaya başlıyoruz. Üretenin yanında, Burdur’un hizmetinde; tarlada, ahırda, pazarda emeğimizi ve ticaretimizi güçlendiren olacağız. Üyelerimize, üreticilerimize ve şehrimizin ekonomisine değer katmak için birlik, istişare ve ortak akıl anlayışıyla çalışacağız.’’</p>
<p><strong>Manavgat’ta yeni dönem</strong></p>
<p>Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MATSO) Seydi Tahsin Güngör ve Önem Gök, başkanlık için yarıştı. Seçimlerin ilk aşamasında Önem Gök, 22, Seydi Tahsin Güngör 21, bağımsız gruplarda 6 meclis üyeliği kazandı.</p>
<p>İkinci aşamada MATSO Yönetim Kurulu Başkanlığına Önem Gök, Meclis Başkanlığına ise Anıl Bahar seçildi. MATSO yönetim kurulu da Ahmet Arıcı, Ahmet Ünal, Ali Umut Yılmaz, Hakan Yalçınkaya, Hasan Hüseyin Öztürk, İbrahim Anıl Özden, İbrahim Atalay, İbrahim Özen, Mehmet Tatar ve Mehmet Özdemir’den oluştu.</p>
<p>TOBB genel kurul delegeliğine Mehmet Küçüksoy, Erkan Özkan, Fatih Maslak, Önem Gök, MATSO disiplin kuruluna da Mustafa Uyar, Serdar Arslan, Ali Harman, Kemal Enhoş, Hasan Şahin seçildi.</p>
<p>MATSO Meclis Başkan yardımcılıklarına Erol Demir ve Ahmet Can Avcı, katip üyeliğe Seyit Sezer Aktaş seçildi. Hesapları İnceleme Komisyonuna da Metin Bulut, Mehmet Ay, Hüseyin Yıldırım, Mehmet Sargın ile Fatih Maslak getirildi.</p>
<p>MATSO Başkanı Önem Gök, seçimlerin ardından yaptığı açıklamada, seçim sürecinin demokratik bir olgunluk içerisinde tamamlandığını belirterek kazananın Manavgat iş dünyası olduğunu söyledi. Gök, ‘’Hiç kimseyi ötekileştirmeden tüm üyeleri kucaklayan bir yönetim anlayışıyla hareket edeceğiz ve Manavgat ekonomisini daha ileriye taşımak için ortak akılla çalışacağız’’ dedi.</p>
<p><strong>Isparta Ticaret Borsasında Şahin yeniden başkan</strong></p>
<p>Isparta Ticaret Borsası’nda Hüdai Şahin, güven tazeleyerek ikinci dönem için yeniden başkan oldu.</p>
<p>Isparta Ticaret Borsası'nda 3 Ekim 2026'da yapılan seçim sonucunda Yönetim Kurulu Başkanlığına Hüdai Şahin ve Meclis Başkanı Nevzat Demirel seçildi. Borsa Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılıklarına Abdülkadir Kurucu ve Erhan Göçerli, sayman üyeliğe Mehmet Bayındır ve yönetim kurulu üyeliğine de Sadettin Güneş seçildi.</p>
<p>Isparta Ticaret Borsası Meclis Başkan yardımcılıklarına Mahmut Barış Aydın ve Kadir Köklü Meclis Katip üyeliklerine Mehmet Eski, Ertuğrul Bölükbaşıoğlu, Mustafa Özdemir, Halil İbrahim Doğan, Bayram Özkan ve Osman Aşır seçildi.</p>
<p>Isparta Ticaret Borsası Başkanı Hüdai Şahin, seçimlerin ardından bir teşekkür mesajı yayımladı. Şahin, Isparta’nın tarım, hayvancılık ve ticaret potansiyelini artıracak projelere ve çalışmalara aralıksız devam edeceklerini söyledi. Şahin, şöyle konuştu:</p>
<p>‘’Seçimlerimizi büyük bir olgunluk, şeffaflık ve demokratik coşku içerisinde gerçekleştirdik. Organ seçimlerimizi başarıyla tamamladık. Şahsıma ve yol arkadaşlarıma gösterdiğiniz yüksek güven, destek ve teveccüh için her bir üyemize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Sandığa yansıyan bu güçlü irade; önümüzdeki dönemde Isparta’mızın tarım ve hayvancılık ekonomisini daha ileriye taşıma kararlılığımızın ortak bir göstergesidir.’’</p>
<p>Geçmiş dönemde olduğu gibi yeni hizmet döneminde de vizyoner projeleriyle Isparta’nın ekonomik potansiyelini en üst seviyeye çıkarmaya, üyelerinin hak ve menfaatlerini korumaya kararlılıkla devam edeceklerini belirten Şahin, ‘’Birlik ve beraberlik içerisinde, ortak akılla hareket ederek Borsamızı daha da güçlü kılacağız’’ dedi.</p>
<p><strong>Burdur TSO’ya en genç başkan</strong></p>
<p>Burdur Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BUTSO) yeni yönetim belirlendi. Yönetim Kurulu Başkanlığına, Türkiye’deki TSO ve borsalar arasında en genç başkanı unvanını alan Ömer Semerci seçildi.</p>
<p>BUTSO’da seçim süreci tamamlandı. Yönetim Kurulu Başkanlığı’na 34 yaşındaki Ömer Semerci, Meclis Başkanlığına da Mehmet Anık seçildi.</p>
<p>BUTSO yönetim kurulu üyeliklerine de Mehmet Çakır, Hurşit Çetin, Öner Kunt, Osman Gök, Dündar Baydar, Ali Buğra Baykan, Mehmet Kılınç ve Halil Candan getirildi.</p>
<p>Meclis başkan yardımcıları Kenan Okur ve Elvan Özyurt, Osman Ekinci de Meclis Kâtip Üyesi oldu.</p>
<p><strong>Isparta TSO’da Çelik seçimi farklı kazandı</strong></p>
<p>Isparta Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ITSO) meslek komitelerini farklı alan Başkan Metin Çelik güven tazeledi.</p>
<p>Metin Çelik, Alettin Ünal Turgut ve Yunus Karabulut’un başkanlık için yarıştığı seçimlerde toplam 3 bin 200’e yakın oy kullanıldı. Üyelerden bin 332 oy alan Metin Çelik 16 meslek komitesinden 14’ünü, Başkan adayı Turgut ve Karabulut ise 1’er meslek komitesi seçimini kazandı. Buna göre, ITSO’da üyelerinin güvenini alan Metin Çelik, ikinci dönem için göreve seçilmiş oldu.</p>
<p>ITSO’da yeni yönetim kurulu ve meclis başkanı ve TOBB delege seçimleri önümüzdeki günlerde belirlenecek.</p>
<p><strong>Alanya’da Eray Erdem kaybetti</strong></p>
<p>Alanya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ALTSO) Eray Erdem ve Mustafa Tuna başkanlık için mücadele etti. Seçimlerde, Eray Erdem 10, Mustafa Tuna ise 14 meclis komitesi seçimini kazandı. Buna göre, 61 meclis üyesinden 35’ini kazanan Tuna, ALTSO’nun yeni başkanı oldu. Erdem ise 26 meclis üyeliği elde etti. Eray Erdem’in, 8. meslek komitesinde geçersiz oyların bulunduğu gerekçesiyle itirazda bulunduğu öğrenildi.</p>
<p>ALTSO yönetim, meclis başkanlığı ve diğer organlar ile TOBB Delegeleri önümüzdeki günlerde seçilecek.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/bati-akdeniz-oda-ve-borsalar-degisimden-yana-89459</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/5/9/1280x720/bati-akdeniz-oda-ve-borsalar-degisimden-yana-1791662913.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Batı Akdeniz bölgesinde Burdur TSO, Burdur Ticaret Borsası, Manavgat ve Alanya TSO’larda başkan ve yönetimler değişirken, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Çelik rakiplerine fark attı. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır rakipsiz girdiği seçimi kazanarak güven tazeledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/bosna-hersek-antalya-fahri-konsoloslugu-acildi-89458</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 23:04:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bosna-Hersek Antalya Fahri Konsolosluğu açıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Bosna Hersek Antalya Fahri Konsolosluğu, Alpek Otel’de düzenlenen törenle açıldı.</p>
<p>Törene, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Üyesi Željko Komšić, Ankara Büyükelçisi Mirsada Čolaković, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Temsilcisi Büyükelçi Deha Erpek, Slovenya Antalya Fahri Konsolosu Sedat Peker, Bosna Hersek’in İzmir Fahri Konsolosu Hasan Sehovıc ve Sakarya Fahri Konsolosu İsmet Çalışkan ile Antalya iş dünyası temsilcileri ve turizmciler katıldı.</p>
<p>Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Üyesi Željko Komšić, açılışta yaptığı kısa konuşmasında, dünyada ve Avrupa’da sorunlar yaşandığını, Türkiye ile ilişkilerin daha da geliştiğini belirterek, ‘’Türkiye ile her anlamda partnerlik istiyoruz.  Sadece ekonomik alanda değil politik partnerlik de istiyoruz’’ dedi.</p>
<p>Ülkesinin Antalya Fahri Konsolosluk görevine getirilen FİFA lisanslı spor turizmi yapan Cooltour yönetim kurulu Başkanı Emir Dizdarević’in, Bosna Hersek’i çok iyi temsil edeceğini ifade eden  Komšić, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Ülkemizin Antalya Fahrı Konsolosluk görevini en çok Emir Dizdarević hak ediyor. Bu konuda çok iyi bir seçim yaptığımızı düşünüyor. Antalya’da faaliyetini sürdüren Dizdarević, kısa sürede Türk iş dünyasında da hak ettiği yeri bulmuştur.’’</p>
<p>Bosna Hersek’in Ankara Büyükelçisi Mirsada Čolaković, Antalya Fahri Konsolosu Emir Dizdarević’e görev yetki belgesini teslim etti.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/bosna-hersek-antalya-fahri-konsoloslugu-acildi-89458</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/5/8/1280x720/bosna-hersek-antalya-fahri-konsoloslugu-acildi-1791662731.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bosna-Hersek’in Antalya Fahri Konsolosluğu, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Üyesi Željko Komšić tarafından törenle açıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/nevada-coffee-global-marka-icin-yola-cikti-89457</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 23:02:00 +03:00</pubDate>
            <title> Nevada Coffee&#039;nin 145. şubesi Antalya&#039;da açıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>İstanbul’da 4 yıl önce faaliyete başlayan Nevada Coffee, Türkiye’de frenchise sistemiyle 145 şubeye ulaştı. </p>
<p>Nevada Coffee 145. şubesi Antalya Yalım Park Lara caddesinde düzenlenen törenle hizmete açıldı.</p>
<p>Nevada Coffee Genel Müdürü Taylan Tunçel yaptığı açıklamada, Antalya şubesinin açılmasıyla dört yılda 145 şubeye ulaştıklarını söyledi. 2025 yılına kadar 60 şube, 2025’ten 2026’ya kadar da 119 şubeye ulaştıklarını ifade eden Tunçel, yılsonunda ise 170 şube olacaklarını bildirdi.</p>
<p>Aylık 45 ton kahve işlediklerini, geçen yıla göre mağaza gelirlerinin yüzde 42 arttığını söyleyen Taylan Tunçel, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Yerli bir firma olarak sektörde global 5-6 firma ile rekabet ediyoruz. Global markalar arasında mağaza ve ciro başında oldukça iddialıyız. Global markaların iki katı büyüyoruz. Pastane bölümünde 200 bin adet üretim gerçekleştiriliyor. Kahve kavurma tesisimizde 45 ton üretim yapılıyor. Bayilerimizin yüzde 99’u franchise.’’</p>
<p>Öncelikle Türkiye’de şube bulunmayan illerde bayi ağını genişletmek istediklerini anlatan Tunçel, ‘’Gelecek dönemde Türk markası olarak global markalar arasında ilk sıralarda yer almak istiyoruz. 2027’yi Nevada Coffee için yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyoruz. Türkiye’de yıllar içinde oluşturduğumuz marka deneyimini farklı coğrafyalara taşımak ve global bir marka olma yolunda ilerlemek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.</p>
<p><strong>"Türkiye’de aylık 3 litre kahve tüketiliyor"</strong></p>
<p>Türkiye’nin 76 bin tonu Brezilya olmak üzere yaklaşık 102 bin ton kahve ithal ettiğine dikkat çeken Taylan Tunçel, Türkiye’de aylık kişi başı kahve tüketiminin 3 litreye yaklaştığını bildirdi. Tunçel, ‘’Türkiye, dünya kahve mağaza pazarı büyümesinde Mısır’dan sonra ikinci sırada yer alıyor. Kahve tüketiminde ise İskandinav ülkeleri ilk sırada bulunuyor. Kişi başı kahve tüketiminde Türkiye, 2035 yılına kadar önemli bir yere gelecek’’ diye konuştu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/nevada-coffee-global-marka-icin-yola-cikti-89457</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/5/7/1280x720/nevada-coffee-global-marka-icin-yola-cikti-1791662629.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ 145. şubesini Antalya&#039;da açan Nevada Coffee, global markalar arasında ilk sıralarda yer almayı hedefliyor. Genel Müdür Taylan Tunçel, &quot;Yerli bir firma olarak sektörde global 5-6 firma ile rekabet ediyoruz. Global markalar arasında mağaza ve ciro başında oldukça iddialıyız. Global markaların iki katı büyüyoruz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gtoda-yildirim-guven-tazeledi-meclisin-yeni-baskani-sarica-oldu-89455</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 17:04:00 +03:00</pubDate>
            <title> GTO&#039;da Yıldırım güven tazeledi, meclisin yeni başkanı Sarıca oldu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>NİHAT DÜZGÜN/GAZİANTEP</strong></p>
<p>Gaziantep Ticaret Odası'nın (GTO) 3 Ekim 2026 tarihinde 47 meslek grubunda Meslek Komitesi ve Meclis üyelerinin belirlenmesiyle başlayan seçim süreci, 10 Ekim'de gerçekleştirilen Yönetim Kurulu, Meclis Başkanlık Divanı, Disiplin Kurulu ve TOBB Genel Kurul Delegeleri seçimleriyle tamamlandı. Seçimlerin ardından Tuncay Yıldırım, GTO Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden seçilerek güven tazelerken, önceki dönemde Meclis Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Ali Bayram Sarıca ise Meclis Başkanlığı görevine seçildi.</p>
<p><strong>“Bu görevi yalnızca bir makam olarak görmüyoruz”</strong></p>
<p>Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından açıklamalarda bulunan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, kendisine duyulan güven ve verilen destek için teşekkür ederek yeni dönemin Gaziantep iş dünyasına hayırlı olmasını diledi. Başkan Yıldırım, "Gaziantep Ticaret Odası olarak 41. dönemimize başlıyoruz. Öncelikle bizlere duyduğunuz güven ve verdiğiniz destek için hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Biz bu görevi yalnızca bir makam olarak görmüyoruz. Bu görev, üyelerimize karşı bir sorumluluk, onların sorunlarına çözüm üretme ve işlerini büyütmelerine katkı sunma görevidir. Bu nedenle yeni dönemde de önceliğimiz üyemiz olacak. Üyemizin sorununu dinleyeceğiz. İhtiyacını anlayacağız. İşini kolaylaştırmak, rekabet gücünü artırmak ve önünü açmak için çalışacağız." dedi.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6aca46dfd7940-1791641311.jpeg" alt="" width="700" height="525" /></p>
<p><strong>“Bugün ayrışma değil, birlikte çalışma zamanıdır”</strong></p>
<p>Seçim sürecinin geride kaldığını ve artık Gaziantep iş dünyası için birlikte çalışma zamanı olduğunu vurgulayan Yıldırım, yeni dönemde de ortak akıl ve iş birliği anlayışıyla hareket edeceklerini belirtti. Yıldırım, "Seçimler geride kaldı. Şimdi önümüzde yeni bir dönem, yeni sorumluluklar ve birlikte gerçekleştireceğimiz işler var. Farklı görüşlerimiz, farklı düşüncelerimiz olabilir. Ama hepimizin ortak amacı aynı: Üyelerimize daha iyi hizmet etmek, Gaziantep iş dünyasının gücüne güç katmak… Bugün ayrışma değil, birlikte çalışma zamanıdır. Yeni dönemde de ortak akılla hareket edeceğiz. Birbirimizi dinleyecek, birlikte karar alacak ve sonuç almak için birlikte çalışacağız" ifadelerini kullandı. Bugüne kadar Gaziantep Ticaret Odasına emek veren tüm Meclis üyelerine teşekkür eden Yıldırım, "Ben inanıyorum ki hep birlikte çalışırsak üyelerimiz için daha fazlasını yapabiliriz. Önce üyemiz için çalışacağız. Üyemizi güçlendireceğiz. Üyemize kattığımız değerle Gaziantep'e katkı sağlayacağız. Unutmayalım ki üyeye hizmet, Gaziantep'e hizmettir" şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Ortak akılla, birlik ve beraberlik içinde çalışacağız”</strong></p>
<p>Gaziantep Ticaret Odası Meclis Başkanlığına seçilen Ali Bayram Sarıca ise kendisine duyulan güven ve verilen destek için Meclis üyelerine teşekkür ederek, üstlendiği görevin büyük bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Sarıca, "Gaziantep Ticaret Odası gibi köklü bir kurumun Meclis Başkanlığı görevine layık görülmek benim için büyük bir onur ve aynı zamanda önemli bir sorumluluktur. Bizlere güvenen, destek veren tüm Meclis üyesi arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Gaziantep Ticaret Odası Meclisi, şehrimizin ticari hayatının nabzının tutulduğu, sektörlerimizin sorunlarının ve beklentilerinin dile getirildiği çok önemli bir platformdur. Bizim görevimiz de bu güçlü temsil yapısını en verimli şekilde çalıştırmak, üyelerimizin sesine kulak vermek ve ortak akılla çözüm üretmektir" dedi.</p>
<p>Yeni dönemde Yönetim Kurulu, Meclis ve Meslek Komiteleri arasında güçlü bir iş birliği anlayışıyla çalışacaklarını vurgulayan Sarıca, "Meclisimizde farklı sektörlerden, farklı tecrübelerden gelen çok kıymetli arkadaşlarımız var. Bu çeşitliliği en büyük zenginliğimiz olarak görüyorum. Hepimizin ortak paydası Gaziantep ve üyelerimize hizmet etme sorumluluğudur. Yeni dönemde birlik ve beraberlik içerisinde, karşılıklı anlayış ve istişare kültürüyle çalışacağız. Bugüne kadar Odamıza emek veren tüm başkanlarımıza ve Meclis üyelerimize teşekkür ediyor, 41. Dönemimizin Gaziantep iş dünyasına hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6aca46f60ac66-1791641334.jpeg" alt="" width="700" height="389" /></p>
<p><strong>GTO'nun yeni yönetimi belli oldu</strong></p>
<p>Gerçekleştirilen seçimler sonucunda Tuncay Yıldırım başkanlığındaki GTO Yönetim Kuruluna Taner Özdurak, Kerim Akdoğan, İbrahim Yetkinşekerci, Ahmet Özgözükara, Mustafa Özeren, Mustafa Korkmaz, Mehmet Bülent Evyapan, Ömer Faruk Katırcıoğlugil, Hayri Sinan Köksüzer ve Mehmet Deniz Özatıcı seçildi. Ali Bayram Sarıca başkanlığındaki Meclis Başkanlık Divanında ise Beşir Demircioğlu ve Mesut Akın Meclis Başkan Yardımcısı, Soner Bacaksız ise Kâtip Üye oldu. Disiplin Kurulu üyeliklerine Kemal Delioğlu, Hüseyin Şahin, Hülya Akkaya, Mehmet Özkara, Hamit Savcı ve Ahmet Kavsara seçildi.</p>
<p><strong>GTO TOBB Genel Kurul Delegeliğine ise şu isimler seçildi:</strong></p>
<p>Müslüm Yıldırım, Yusuf Ziya Yıldırım, Hamit Kara, Hasan Erol, Halil Ağca, Bekir Sıtkı Dayıoğlu, Yahya Bozdoğan, Okan Karalar, İbrahim Acıoğlu, Sait Ganidağlı, Mehmet Ali Batır, Ali Yanargöz, Orhan Ceyran, Mehmet Bozkurt, Abidin Ademoğlu, Sinan Bay, Mehmet Özcan, Mustafa Eryoldaş</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gtoda-yildirim-guven-tazeledi-meclisin-yeni-baskani-sarica-oldu-89455</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/5/5/1280x720/gtoda-yildirim-guven-tazeledi-meclisin-yeni-baskani-sarica-oldu-1791641360.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Gaziantep Ticaret Odası&#039;nda yapılan seçimlerde Mehmet Tuncay Yıldırım yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilirken, Meclis Başkanlığına ise Ali Bayram Sarıca seçildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/uraloglu-cerkezkoy-edirne-arasindaki-seyahat-suresi-54-dakikaya-dustu-89454</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 15:52:00 +03:00</pubDate>
            <title> Uraloğlu: Çerkezköy-Edirne arasındaki seyahat süresi 54 dakikaya düştü</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi'nin Çerkezköy-Kapıkule kesiminde başlayan yolcu taşımacılığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Yazılı açıklamasında hattın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla dün hizmete alındığını anımsatan Uraloğlu, ilk yolcu treninin bugün hareket ettiğini, Çerkezköy-Edirne güzergahında hızlı tren seferlerinin başladığını bildirdi.</p>
<p>Uraloğlu, yeni hat üzerinde ilk hızlı trenin Edirne İstasyonu'ndan saat 09.00'da hareket ettiği bilgisini vererek, "Yeni hattımızda günde karşılıklı 6 hızlı tren seferi düzenliyoruz. Çerkezköy-Edirne arasındaki seyahat süresi hızlı trenle 54 dakikaya düştü." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Çerkezköy-Edirne istikametinde trenlerin 10.45, 15.00 ve 19.30 saatlerinde hareket edeceğini ifade eden Uraloğlu, Edirne-Çerkezköy istikametinde ise 09.00, 13.00 ve 17.45 saatlerinde sefer düzenlendiğini belirtti.</p>
<p>Uraloğlu, hızlı trenlerin Büyükkarıştıran, Lüleburgaz ve Babaeski istasyonlarında duracağını bildirerek, "Trenlerimiz, ikisi tekerlekli sandalye kullanıcısı için ayrılmış, toplam 411 koltuk kapasitesiyle vatandaşlarımıza hizmet veriyor." ifadesini kullandı.</p>
<p><strong>Günde toplam 8 tren seferi düzenleniyor</strong></p>
<p>Yeni hattın hizmete girmesiyle bölgedeki tren seferlerinin de yeniden planlandığına işaret eden Uraloğlu, Çerkezköy-Edirne arasında karşılıklı 6 hızlı tren seferinin yanı sıra Halkalı-Uzunköprü arasında mevcut hat üzerinden karşılıklı iki bölgesel tren seferinin düzenlendiğini ifade etti.</p>
<p>Uraloğlu, Halkalı-Uzunköprü arasında bölgesel trenlerle de hizmet vermeye devam ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p>"Halkalı'dan Uzunköprü'ye trenimiz saat 08.25'te, Uzunköprü'den Halkalı'ya ise saat 15.40'ta hareket ediyor. Böylece yeni ve mevcut hatlarımızda günde toplam 8 yolcu treni seferi düzenliyoruz. Halkalı'dan bölgesel trenlerle Çerkezköy'e ulaşan yolcularımız, buradan hızlı trenlere aktarma yaparak Edirne'ye seyahat edebilecek. Edirne'den Halkalı yönüne seyahat edecek yolcularımız da Çerkezköy'de bölgesel trenlere aktarma yaparak yolculuklarını tamamlayabilecek."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/uraloglu-cerkezkoy-edirne-arasindaki-seyahat-suresi-54-dakikaya-dustu-89454</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/5/4/1280x720/cerkezkoy-edirne-yht-hizli-tren-1791637299.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Demiryolu Hattı&#039;nda başlayan seferler hakkında açıklama yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, &quot;Yeni hattımızda günde karşılıklı 6 hızlı tren seferi düzenliyoruz. Çerkezköy-Edirne arasındaki seyahat süresi hızlı trenle 54 dakikaya düştü.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/44-bin-ton-bugday-ihale-ile-satilacak-89452</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 12:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> TİGEM, 4.4 bin ton buğday satacak, 420 dekarlık araziyi de kiraya verecek</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Polatlı Tarım İşletmesi Müdürlüğünün Resmi Gazete'de yayımlanan ilanına göre işletme, 2026 yılı için 1000 ton "Bezostaja-1", 1427 ton "Selamibey" ve 2 bin ton "Tosun-bey" olmak üzere toplam 4 bin 427 ton mahsul buğdayı 21 parti halinde satacak.</p>
<p>İhale, açık artırma usulüyle 22 Ekim'de saat 10.30'da Polatlı Ticaret Borsası'nda yapılacak.</p>
<p><strong>420 dekar kurudaki arazi kiralanacak</strong></p>
<p>Öte yandan, TİGEM Türkgeldi Tarım İşletmesi Müdürlüğüne ait 420 dekar kurudaki arazi, bir yıllığına, kanola, patates, şeker pancarı, kavun-karpuz, ayçiçeği, mısır, çeltik, ryegrass ve sebze mahsulü bitkilerinin üretimi yapılmak üzere iki parti halinde ve sezonluk kiraya verilecek.</p>
<p>İhale, açık artırma usulüyle, 19 Ekim'de, saat 14.00'te işletmede gerçekleştirilecek.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/44-bin-ton-bugday-ihale-ile-satilacak-89452</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/10/BUGDAY-TARLASI.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TİGEM, 4 bin 427 ton mahsul buğdayı ihale ile satacak, 420 dekar araziyi de bir yıllığına, kanola, patates, şeker pancarı, kavun-karpuz, ayçiçeği, mısır, çeltik, ryegrass ve sebze mahsulü bitkilerinin üretimi için kiraya verecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/bu-hafta-altin-ve-euro-kazandirdi-89443</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 11:34:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bu hafta altın ve euro kazandırdı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 0,03 azalışla 12.265,98 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 12.038,79 puanı, en yüksek 12.528,60 puanı gördü.</p>
<p>Borsa İstanbul'da aynı dönemde teknoloji endeksi yüzde 3,45 kayıpla 37.934,21 puana, hizmetler endeksi yüzde 1,27 gerileyerek 10.795,61 puana, mali endeks ise yüzde 1,15 azalışla 14.465,33 puana inerken sanayi endeksi yüzde 0,23 artışla 16.011,48 puana çıktı.</p>
<p>Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksine dahil hisse senetleri arasında bu hafta en çok yükselen yüzde 11,96 ile Pasifik Holding oldu. Onu yüzde 8,12 ile İskenderun Demir ve Çelik ve yüzde 8,09 ile CVK Maden izledi.</p>
<p>Söz konusu hisseler arasında bu hafta en çok değer kaybeden ise yüzde 9,75 ile Bera Holding olurken onu yüzde 7,84’lük gerilemeyle Borusan Yatırım ve yüzde 7,09’luk düşüşle Astor Enerji takip etti.</p>
<p>Borsa İstanbul’da hisseleri işlem gören şirketler arasında piyasa değeri en yüksek şirket, yaklaşık 1 trilyon 601 milyar 700 milyon lirayla ASELSAN oldu. ASELSAN’ı yaklaşık 744 milyar 225 milyon lirayla Tüpraş ve 543 milyar 60 milyon lirayla Garanti BBVA izledi.</p>
<p><strong>Altın yükseldi</strong></p>
<p>24 ayar külçe altının gram fiyatı, geçen hafta sonuna göre yüzde 0,48 artışla 6 bin 645 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 0,14 artışla 43 bin 310 liraya yükseldi.</p>
<p>Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftaki kapanışına göre yüzde 0,21 artarak 10 bin 883 liraya çıktı.</p>
<p>Doların satış fiyatı yüzde 0,63 artarak 49,3430 liraya yükselirken euronun satış fiyatı ise yüzde 0,39 azalışla 55,2490 liraya geriledi.</p>
<p>Geçen hafta 64,9970 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 0,45 artışla 65,2900 liraya çıktı.</p>
<p>İsviçre frangı ise yüzde 0,82 değer kazanarak 59,3720 liradan alıcı buldu.</p>
<p>(AA)</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/bu-hafta-altin-ve-euro-kazandirdi-89443</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/5/1/1280x720/altin-gold-dollar-1786081395.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Borsa, haftayı yüzde 0,03 azalışla 12.265,98 puandan kapattı. 24 ayar külçe altının gramı yüzde 0,48, cumhuriyet altınının satış fiyatı yüzde 0,14, çeyrek altın da yüzde 0,21 arttı. Doların satış fiyatı yüzde 0,63 artarken euro ise yüzde 0,39 geriledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/demir-yolu-ulasiminda-acik-biletlerin-gecerlilik-suresi-90-gune-indirildi-89442</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 11:27:00 +03:00</pubDate>
            <title> Demir yolu ulaşımında açık biletlerin geçerlilik süresi 90 güne indirildi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının hazırladığı "Demiryolu ile Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>
<p>Buna göre, yönetmelikteki bebek arabası, bisiklet ve motorlu bisikletlere dair "araç" tanımına skuter ve elektrikli skuter da dahil edildi.</p>
<p>Yolculara seferin gecikmesi veya iptal edilmesi de dahil belirli durumlar için tanımlanan açık biletlerin geçerlilik süresi 180 günden 90 güne düşürüldü.</p>
<p>Ayrıca yönetmeliğe aykırı hususların tespit edilmesi durumunda her bir kusur için 9 bin 473 lira idari para cezası uygulanabilecek.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/demir-yolu-ulasiminda-acik-biletlerin-gecerlilik-suresi-90-gune-indirildi-89442</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/10/yht.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Resmi Gazete&#039;de demir yolu ulaşımı hakkında yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle, &quot;araç&quot; tanımına skuter da dahil edildi. Yolculara tanımlanan açık biletlerin geçerlilik süresi 180 günden 90 güne düşürüldü. Ayrıca yönetmeliğe aykırı hususlarda en az 9 bin 473 lira idari para cezası uygulanabilecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/4-elektrik-dagitim-sirketin-avans-odemeleri-ertelendi-89441</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 11:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> 4 elektrik dağıtım şirketinin avans ödemeleri ertelendi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) dört elektrik dağıtım şirketiyle ilgili kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre Kurul kararı, Akedaş Elektrik Dağıtım AŞ, Dicle Elektrik Dağıtım AŞ, Fırat Elektrik Dağıtım AŞ, Toroslar Elektrik Dağıtım AŞ ile söz konusu dağıtım bölgelerinde faaliyet gösteren görevli tedarik şirketlerinin Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 140'ıncı maddesi uyarınca, Yönetmeliğin 17'nci maddesinin 2'nci fıkrasının a, b, c ve ç bentleri kapsamında yer alan kategorileri ile organize sanayi bölgelerinin doğrudan veya dolaylı ortağı olduğu tedarik şirketlerinin ilgili organize sanayi bölgesi sınırları kapsamında yapılan elektrik satışları için ödemekle yükümlü bulunulan avanslar için geçerli olacak.</p>
<p>Yönetmeliğin 132/Ç maddesinin birinci fıkrasında belirtilen avans ödeme bildirimlerinde yer alan bedellerin ilgili fatura dönemine ilişkin fatura son ödeme tarihine kadar ertelenmesine, avans ödemelerinin ertelendiği süre boyunca piyasa işletmecisi ve piyasa katılımcısına temerrüt faizinin uygulanmamasına ve kararın 31 Aralık 2027 tarihine kadar geçerli olması hükme bağlandı.</p>
<p>Karar, 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girecek.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/4-elektrik-dagitim-sirketin-avans-odemeleri-ertelendi-89441</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/02/epdk.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ EPDK, Akedaş Elektrik, Dicle Elektrik, Fırat Elektrik ve Toroslar Elektrik ile bu dağıtım bölgelerinde faaliyet gösteren görevli tedarik şirketlerinin avans ödeme bildirimlerinde yer alan bedellerin ertelenmesine karar verdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/borca-batik-sirketlere-saglanan-kolaylik-uzatildi-89440</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 10:56:00 +03:00</pubDate>
            <title> Borca batık şirketlere sağlanan kolaylık uzatıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ticaret Bakanlığının hazırladığı "6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 376'ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>
<p>Tebliğle, sermaye kaybı olan veya borca batık şirketlerin durumuna ilişkin hesaplamalarda düzenlemeye gidildi.</p>
<p>Buna göre, söz konusu şirketlerin henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsinden yükümlülüklerden doğan kur farkı zararlarının tamamı ile 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralamalardan kaynaklanan giderler, amortismanlar ve personel giderlerinin toplamının yarısının, 1 Ocak 2028'ye kadar yapılacak hesaplamalarda dikkate alınmaması imkanı sağlandı.</p>
<p>Söz konusu uygulama, daha önce 1 Ocak 2027'ye kadar yapılacak hesaplamaları kapsıyordu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/borca-batik-sirketlere-saglanan-kolaylik-uzatildi-89440</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/5/9/1280x720/para-tl-1778826657.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Sermaye kaybı yaşayan veya borca batık şirketlerin durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsinden yükümlülüklerden doğan kur farkı zararlarının tamamı ile 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden bazı giderlerinin hesaplamalarda dikkate alınmaması imkânının süresi 1 yıl uzatıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/parakolayin-faaliyet-izni-iptal-edildi-89439</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 10:53:00 +03:00</pubDate>
            <title> Parakolay&#039;ın faaliyet izni iptal edildi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Parakolay Elektronik Para AŞ hakkındaki tebliği Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında 28 Temmuz 2022'de TCMB kararıyla verilen elektronik para kuruluşu olarak faaliyette bulunma izni, Kanun'un 21. maddesinin 8. fıkrası uyarınca iptal edildi.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/parakolayin-faaliyet-izni-iptal-edildi-89439</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/10/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Parakolay Elektronik Para AŞ&#039;nin faaliyet izni Merkez Bankası tarafından iptal edildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/enerji/enerjide-acele-kamulastirma-kararlari-89438</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 10:37:00 +03:00</pubDate>
            <title> Enerjide acele kamulaştırma kararları</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji ve altyapı projeleri için bazı taşınmazlar kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) Genel Müdürlüğüne ait 400/154 kilovolt Rumeli Transformatör Merkezi Sahası Projesi, 400/154 kilovolt Sarıhöyük Havza Transformatör Merkezi Sahası Projesi ve 400/154 kilovolt Gordion Havza Transformatör Merkezi Sahası Projesi kapsamında ilgili haritalarda gösterilen sahalara isabet eden taşınmazların Genel Müdürlük tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildi.</p>
<p>TEİAŞ'a ait 400 kilovolt Konya Kuzey-İGA GES Enerji İletim Hattı Projesi, 154 kilovolt Diyarbakır 3-Diyarbakır 4 Enerji İletim Hattının 38-40 numaralı direkler arası deplasesi projesi, 400 kilovolt Seydişehir-Afyon 2 Yenileme Enerji İletim Hattı Projesi, 400 kilovolt Gölbaşı-Kayseri Kapasitör Kuzey Enerji İletim Hattı Kısmi Yenileme Projesi ve 154 kilovolt (PS-4-Bismil-2) Brş. N.-Midyat Enerji İletim Hattı Projesi kapsamında direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak kurulmak suretiyle genel müdürlük tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildi.</p>
<p>Denizli, Diyarbakır, Edirne, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde, Sakarya, Şanlıurfa ve Trabzon'da ilgili enerji nakil hatlarının yapımı için güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesislerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildi.</p>
<p>Ayrıca Adıyaman, İzmir, Manisa, Malatya ve Mersin'de yapılacak boru hattı projelerinin inşası kapsamında, proje güzergahlarına isabet eden taşınmazlar ile projeler kapsamında inşa edilecek sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazların mülkiyet şeklinde ya da daimi/geçici irtifak hakkı kurulmak suretiyle Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünce kamulaştırılmasına karar verildi.</p>
<p>Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) ait Akdeniz Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında, petrol ve doğal gaz arama ve üretim faaliyetlerini gerçekleştirmek amacıyla ilgili ruhsat alanlarında lokasyon alanı ve yolu, petrol ve doğal gaz boru hattı, enerji nakil hattı, üretim kampları, idari kampüs alanları ve depolama tesislerinin yapımı için ihtiyaç duyulan taşınmazların mülkiyet şeklinde ya da daimi/geçici irtifak hakkı kurulmak suretiyle TPAO tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/enerji/enerjide-acele-kamulastirma-kararlari-89438</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/11/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Çeşitli illerde yapılacak enerji ve altyapı projeleri için bazı taşınmazlar acele kamulaştırılacak. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/afganistana-insani-yardim-malzemelerinin-sevkiyatini-tcdd-yapacak-89437</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 10:25:00 +03:00</pubDate>
            <title> Afganistan&#039;a insani yardım malzemelerinin sevkiyatını TCDD yapacak</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Afganistan'a göndereceği insani yardım malzemelerinin sevkiyatına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>
<p>Buna göre Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) AŞ, yıl sonuna kadar, Türkiye'den Afganistan'a gönderilecek insani yardım malzemelerinin, Türkiye-İran-Türkmenistan-Afganistan veya Türkiye-İran-Afganistan güzergahı boyunca yapılacak sevkiyatında görev alacak.</p>
<p>Kararla sevkiyatın görevlendirme bedeli ve hesaplama yöntemine dair usul ve esaslar da belirlendi.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/afganistana-insani-yardim-malzemelerinin-sevkiyatini-tcdd-yapacak-89437</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/12/demiryolu.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Resmi Gazete&#039;de yayımlanan karara göre, Afganistan&#039;a gönderilecek insani yardım malzemelerinin sevkiyatı için TCDD AŞ görevlendirildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/ekonomi-finansal-oyunlara-terk-edilemez-89432</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 08:51:00 +03:00</pubDate>
            <title> Ekonomi finansal oyunlara terk edilemez</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>İSTANBUL </strong>Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı ve yeni dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı adayı, Yılmaz Redüktör A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ender Yılmaz, </strong>adaylığı konusunda düzenlediği sohbet toplantısında sanayi üretimi üzerinde durdu, şu çarpıcı mesajla söze girdi:</p>
<p>-          <strong>Ekonomi ekranlardaki rakamlara veya finansal oyunlara terk edilemez. Güçlü ekonomi ancak bilgi, teknoloji ve alın teriyle oluşturulabilir.</strong></p>
<p>Türkiye’nin düşük teknoloji yoğunluğundan çıkması için sonuç üreten adımlar atılması gerektiğini belirtti:</p>
<p>-          <strong>Alın terinin ve bilginin yerine adam kayırmacılığın hüküm sürdüğü bir yapı, bir neslin ruhunu ve ülkenin yarınlarını gasp eder. Sanayinin geleceğini plansızlığa ve belirsizliğe bırakmamak gerekir.</strong></p>
<p>70 yıllık bir sanayici ailenin mensubu olduğunu kaydetti:</p>
<p>-          <strong>1976 yılında CNC’yi Türkiye’ye ilk getiren sanayiciler arasındayız. Sonrasında bugün gelinen noktada robotlar devrede.</strong></p>
<p>Bu noktada şu konunun altını çizdi:</p>
<p>-          <strong>Sanayide hızlı geçiş olmaz. Hızlı geçiş olursa dağılırsınız.</strong></p>
<p>Fon kriziyle birlikte ortaya dökülen rantları herkesin gördüğüne işaret etti:</p>
<p>-          <strong>Biz paradan para değil, üretimden para kazanmak zorundayız. Çünkü, üretimi temel almadan hiçbir şekilde kalkınma olmaz.</strong></p>
<p>Bugün ekonomide en büyük belanın enflasyon olduğunu vurguladı:</p>
<p>-          <strong>Çevremizde yaşanan jeopolitik gelişmeleri enflasyonu olumsuz etkiliyor. Maliyetlerimizi artıracak etki yapıyor. Kur politikası ithalat ve ihracatta bizi zora sokuyor. Yüksek faiz de bir başka sorun olarak karşımızda duruyor.</strong></p>
<p>Sanayide maliyet artışlarını şöyle değerlendirdi:</p>
<p>-          <strong>Maliyet hesabı yaparken eskiden en büyük kalemleri sıralarken, </strong>“Enerji maliyetlerimizi çok yükseltiyor, lojistik maliyetlerimizi çok yükseltiyor, hele hammadde, hiç tutamıyoruz” <strong>diyorduk.</strong></p>
<p>İşçiliği bu listede 3’üncü, 4’üncü sıraya koyduklarını anımsattı:</p>
<p>-          <strong>Şu anda en sıkıntılı olduğumuz alan haline geldi.</strong></p>
<p>İşgücü maliyetlerini iki kesimi de zora soktuğuna vurgu yapıp, anlattı:</p>
<ul>
<li><strong>Çalışanlarımız, emekçilerimiz gerçekten çok zor durumda. Hayatın bu gerçeğini görmemiz, konuşmamız gerekiyor. Herkesin bir gelire ihtiyacı var. Aldıkları ücretler yetmiyor artık.</strong></li>
<li><strong>Peki, biz sanayiciler? Rekabet edemiyoruz. İşgücü maliyetlerimiz eskiden toplam içinde yüzde 6’lar civarındaydı. Kendi işimden örnek vereyim. Toplam maliyetin içine işçiliğin payı yüzde 10-11’lerde idi, yüzde 43’lere geldik. Bu sürdürülebilir bir durum değil.</strong></li>
</ul>
<p>Bu noktada şu soruyu kendine sordu:</p>
<p>-          <strong>Şimdi bu durum bizi nereye getiriyor?</strong></p>
<p>Kendi sorusunu şöyle yanıtladı:</p>
<p>-          <strong>Rekabetçi olamadığımızda ihracat pazarlarımızı kaybetmeye başladık. Rekabetçi olmak zorundayız ama fiyatlarımız çok yukarıda kalıyor artık.</strong></p>
<p>Daha çok yurt içi satış ağırlıklı çalışanların durumuna dikkat çekti:</p>
<p>-          <strong>Yurt içi ağırlıklı çalışanların karşısına da patlayan ithalat çıktı. Uygulanan kur politikası bazı alanlarda ithalatı patlattı.</strong></p>
<p>Enflasyonla kur arasındaki korelasyonun bozulduğunu irdeledi:</p>
<p>-          <strong>Biri aşağıda, biri yukarıda kaldı…</strong></p>
<p>Kurun aşırı düzeyde yükselmesini istemediklerini kaydetti:</p>
<p>-          <strong>Biz, öngörülebilir, rekabetçi bir kur düzeyi bekliyoruz. Biz de biliyoruz ülkemizde enflasyonu tetikleyen ana unsurlardan birinin döviz kuru olduğunu.</strong></p>
<p>Bu noktada sanayici olarak kendilerine döndü:</p>
<p>-          <strong>Çuvaldızı biraz da kendimize batırmamız gerekiyor. Daha yüksek verimlilikle, daha yüksek teknoloji ile üretime yönelmeliyiz.</strong></p>
<p>Çuvaldızı kendilerine batırma noktasından yeniden <strong>“sanayisizleşme” </strong>tehlikesine odaklandı:</p>
<p>-          <strong>Konkordato başvurularında artışlar oldu, iflaslarda artış yaşanıyor. Çeklerin dönmeme hızında artışlar yaşanıyor. Unutmayalım, sanayiyi kaybedersek ülkemiz bundan kayba uğrar.</strong></p>
<p>Birebir konuştuklarında bütün sanayicilerin sıkıntılarını dile getirdiklerini aktardı:</p>
<p>-          <strong>Gerçekten sıkıntılı bir süreçteyiz. Bu durumu hükümete, ilgili bakanlara bağırarak çağırarak değil, çözüm önerilerimizle birlikte anlatmamız gerekiyor.</strong></p>
<p><strong>Ender Yılmaz</strong>’ın, <strong>“Ekonomi finansal oyunlara terkedilemez” </strong>uyarısını dikkate almak, <strong>“sanayisizleşme tehlikesi” </strong>üzerinde önemle durmak gerekiyor…</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Odakule’de ‘Akıl Merkezi’ kuracağız</span></h2>
<p><strong>ENDER Yılmaz, </strong>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanlığına adaylık sürecinin başlangıç noktasını paylaştı:</p>
<p>-          <strong>Adaylık kararımı fabrikalarda, üretim hatlarında ve biz sanayicilerin bizzat yaşadığı gerçeklerin içinde olgunlaştırdım.</strong></p>
<p>Şu noktanın altını çizdi:</p>
<p>-          <strong>Türkiye sanayisi ekonomik, yapısal, ahlaki ve kuşaklararası kritik bir sınavdan geçiyor. İSO, 74 yıllık birikimiyle bu ülkenin üretim hafızasıdır. Vizyonumuzun merkezinde tek bir kavram var: </strong>Güçlü Sanayi, Güçlü Türkiye.</p>
<p>Odakule’de bir <strong>“Akıl Merkezi” </strong>kurmayı düşündüğünü bildirdi:</p>
<p>-          “Akıl Merkezi”<strong>nde İSO’nun, TOBB’un yanı sıra TÜSİAD, DEİK gibi iş dünyası STK’larının yer almasını öngörüyoruz. Bu merkezde sanayiye dair bilgi birikimi olan gençler, kadınlar da olacak.</strong></p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/ekonomi-finansal-oyunlara-terk-edilemez-89432</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/3/2/1280x720/ender-yilmaz-1791611578.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ekonomi finansal oyunlara terk edilemez ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/avdagic-enflasyonu-dusururken-uretimi-istihdami-ihracati-korumaliyiz-89431</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 08:40:00 +03:00</pubDate>
            <title> Avdagiç: Enflasyonu düşürürken üretimi istihdamı, ihracatı korumalıyız</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>YENER KARADENİZ</strong></p>
<p>İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) seçim öncesindeki son meclis toplantısında konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye'nin dezenflasyon programının, küresel enerji şokuyla birlikte yeni ve zorlu bir sınavdan geçtiğine dikkat çekti.</p>
<p>Avdagiç, “Bu noktada enflasyonla mücadele; daha uzun süre Türkiye’nin potansiyel büyümesini baskılayacak gibi görünüyor. İç talepteki yavaşlamanın da belirginleştiği bir süreçte ‘seçici kredi mekanizmalarını, ihracat finansmanını, yatırım teşviklerini ve enerji maliyetlerini azaltacak politikaları’, para politikasının tamamlayıcısı yapmak durumundayız. Bu nedenle 2026'nın son çeyreğinde Türkiye ekonomisinin temel sınavı yalnızca enflasyonu düşürmek olmayacak" ifadelerini kullandı. Enflasyonu düşürürken üretim, istihdam ve ihracat kapasitesinin de korunması gerektiğini vurgulayan Avdagiç "Enerji güvenliği, mali disiplin, düşük risk primi, güçlü finansal piyasalar ve yüksek katma değerli ihracat, artık ayrı politika başlıkları değil. Bütün bunlar aynı ekonomik dayanıklılık zincirinin halkalarıdır. Türkiye'nin yazacağı başarı hikayeleri, bu halkaları kopmadan bir arada tutabilmesine ve daha da ötesinde aynı anda güçlendirebilmesine bağlıdır” dedi.</p>
<h2>Fon piyasasında yaşanan gelişmeler </h2>
<p>Eylül ayında fon piyasasında yaşanan krize ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avdagiç, yaşanan sürecin Türkiye’de finansal istikrarın yalnızca bankacılık sisteminden ibaret olmadığını gösterdiğini belirtti. Avdagiç, “Kuşkusuz yatırım fonları, Bireysel Emeklilik Sistemi, sermaye piyasaları ve şirket tahvilleri, tasarrufl arın ekonomiye aktarılmasında artık daha kritik bir rol oynuyor. Dolayısıyla piyasa güveninin korunması, dezenfl asyon programının finansal ayağının da bir parçası haline gelmiş durumda... Fon piyasasında yaşanan gelişmelerin ardından alınan proaktif önlemler etkili sonuçlar doğurdu. Yine bu sayede finans ve sermaye piyasalarında sistemik risk oluşturacak bir tablo ortaya çıkmadı” dedi. Aynı şekilde devletin adalet mekanizmasının da hızlı ve güven verici şekilde işlediğine dikkat çeken Avdagiç, şöyle devam etti: “Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin sürecin bizzat Cumhurbaşkanlığı makamının oluşturduğu kurul eliyle koordine edilmesini, mağduriyetlerin önlenmesi bakımından önemsiyoruz. Alınacak tedbirler ve yapılacak düzenlemelerle benzer bir durumun bir daha yaşanmamasının sağlanması en önemli beklentimizdir. Diğer yanda piyasayı bozan, mağduriyetler oluşturan, devletin ve milletin malına el uzatan kişilerin de Türk adaleti önünde hesap vereceğine, hak ettikleri cezalara çarptırılacağına inanıyoruz.”</p>
<h2>"Yeni bir dönemin kapısını aralayacağız" </h2>
<p>Seçimlerde İTO Başkanlığına yeniden aday olmak için ekibiyle birlikte yola çıktıklarını belirten Şekib Avdagiç, Meclis Üyeleri’ne, “Yaptığımız her icraat sizin eserinizdir, sizin projenizdir. İnşallah, bu projeleri ve daha nicelerini sizinle yapmaya niyetliyiz, azimliyiz. O yüzden buradan bir kez daha ilan ediyorum. 27 Ekim 2026 seçimlerinden sonra sizinle birlikte bu icraatlarımızı sürdürmek, hizmet çıtasını yeni zirvelere taşımak için adayım” şeklinde konuştu. Avdagiç, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a yönelik bir kara propaganda yürütüldüğünü belirterek, “Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat’la ilgili bu dönemde yapılan tezviratı şiddetle kınıyorum” açıklamasını yaptı.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/avdagic-enflasyonu-dusururken-uretimi-istihdami-ihracati-korumaliyiz-89431</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/3/1/1280x720/avdagic-1791611287.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İTO Başkanı Avdagiç, &quot;2026&#039;nın son çeyreğinde Türkiye ekonomisinin temel sınavı yalnızca enflasyonu düşürmek olmayacak. Enflasyonu düşürürken üretim, istihdam ve ihracat kapasitesini korumamız da gerekecek. Küresel ekonomi daha yüksek maliyetli ve jeopolitiğin öneminin daha da arttığı bir döneme giriyor. Bu dönemde Türkiye&#039;nin hareket alanı şokları ortadan kaldırmaktan ziyade şokların ekonomiye geçişini sınırlamaktan geçiyor.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/ihtiyac-kredilerinde-takibe-dusme-orani-yuzde-67-89430</guid>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 08:29:00 +03:00</pubDate>
            <title> İhtiyaç kredilerinde takibe dönüşüm yüzde 6,7&#039;ye çıktı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, ihtiyaç kredilerinde takibe dönüşüm oranı 2 Ekim itibarıyla yüzde 6,75 olarak kaydedildi. Böylece oran, 2016-2017 döneminde görülen yüzde 6,66'lık önceki zirveyi geride bıraktı.</p>
<p>2014-2026 dönemini kapsayan veri setinde en yüksek seviyeye ulaşan takip oranı, ihtiyaç kredilerinde geri ödeme güçlüklerinin yeniden belirginleştiğine işaret etti. İhtiyaç kredilerinde takip oranı, 2016-2017 dönemindeki zirvenin ardından gerilemiş, 2022-2023 döneminde ise daha düşük seviyelere inmişti. Ancak izleyen dönemde yeniden yükselişe geçen oran, eski rekorunu aşarak dikkat çekti. Bireysel kredi kartlarında takibe dönüşüm oranı da 2 Ekim itibarıyla yüzde 5,7'ye yükseldi. Bankacılık sektörünün toplamında ise takip oranı yüzde 3,2 olarak gerçekleşti. Böylece hem ihtiyaç kredilerinde hem de bireysel kredi kartlarında takibe dönüşüm oranları, sektör genelindeki seviyenin üzerinde kaldı. İhtiyaç kredilerindeki yüzde 6,75'lik takip oranı, bankacılık sektörünün yüzde 3,2'lik genel oranının iki katından fazla seviyeye ulaştı. Bireysel kredi kartlarında görülen yüzde 5,7'lik oran da sektör ortalamasını belirgin biçimde aştı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/ihtiyac-kredilerinde-takibe-dusme-orani-yuzde-67-89430</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/6/1/1280x720/lira-para-1776054271.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İhtiyaç kredilerinde takibe dönüşüm oranı 2 Ekim haftasında yüzde 6,75&#039;e çıkarak yaklaşık 10 yıl önceki yüzde 6,66&#039;lık zirveyi aştı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
