<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/12-milyon-sirketin-2025-finansal-analizi-87903</guid>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 07:52:00 +03:00</pubDate>
            <title> 1,2 milyon şirketin 2025 finansal analizi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>2025 yılı şirketler açısından vasat bir yıl oldu. Büyüme reel olarak %2,2 seviyesinde. YP kredi kullanımı çok hızlı arttı, kur riskleri bilançolar üzerinde önemli bir risk ve 2026 yılında da devam ediyor. İhracatın toplam satış içindeki payı %17,2’den %16,4’e düşerken YP krediler %21 artarak 247 milyar dolara ulaştı.</strong></p>
<p>Merkez Bankamız geçen hafta 2025’e ait sektörel bilanço ve gelir tablosunu açıkladı. 1 milyon 150 bin 191 adet firmanın bilanço ve gelir tabloları birleştirilerek 2023, 2024 ve 2025 karşılaştırmalı sayılara ter verdik. Reel sektör açısından çok değerli bilgiler. Önce gelir tablosundan başlayalım.</p>
<p><strong>Gelir tablosu</strong></p>
<p><strong>1- </strong>2024 yılında 79,5 trilyon TL olan satışlar %35,4 artarak 107,7 trilyon TL’ye ulaşmıştır. Reel büyüme %2,2. Deflatör olarak %25’ini ÜFE ortalaması %75 TÜFE ortalaması kullandık hizmet-sanayi dengesi için. 2025 yılında ekonomimiz %3,7 büyümüştü. Şirketler büyüme açısından biraz geride kaldı.</p>
<p><strong>2- </strong>Satılan malın maliyeti ve faaliyet giderleri 75,7 trilyon TL’den 102,2 trilyon TL’ye çıktı artış %35 ve satış artışının 60 baz puan üzerinde kaldığından faaliyet karı düştü.</p>
<p><strong>3- </strong>EBİTDA ise 9,9 trilyon TL’den %8,1 artarak 10,7 trilyon TL’ye ulaştı. Faaliyet kârında performans düştü %12,4’ten %10’a geriledi. TCMB sektörel verilerinde amortisman gideri yok. Yaklaşık bir değer olarak yıl birikmiş amortisman farklarını amortisman gideri olduğunu varsayıyoruz.</p>
<p><strong>4-</strong> Şirketlerin YP kredi pozisyonunun artması ile kambiyo kar ve zararları çok büyüdü sırasıyla %214 ve %215. Kambiyo kârı 2025 yılında 11 trilyon TL zararı ise 12 trilyon TL. Net zarar 1 trilyon TL.</p>
<p><strong>5- </strong>Finansman giderleri ise %35 artarak 4,3 trilyon TL oldu. Finansman giderlerinin satış artışına yakın artmasında YP kredi payının %62’den %64’e çıkması ve TL’nin değer kaybının enflasyonun altında olması önemli bir faktör oldu.</p>
<p><strong>6- </strong>Son olarak da vergi sonrası net kar %2,5’den %2’ye geriledi. Rakamlar 2 ve 2,2 trilyon TL. 1 milyon 150 bin 191 firmanın sadece 643 bin 787 adedi %56’sı kâr açıkladı.</p>
<p><strong>Bilanço</strong></p>
<p><strong>1) </strong>1,2 milyon şirketin aktif büyüklüğü %27 artarak 124 milyon TL’ye ulaştı. Satıştan daha az artarak varlık kullanımının verimliliği arttı. 2024 yılı aktif büyüklüğü 97,5 milyon TL.</p>
<p><strong>2) </strong>Dönen varlıkların aktif içindeki payı artıyor. 2024 yılında %48 olan oran 2025 yılında %52’ye çıkmıştır.</p>
<p><strong>3) </strong>Şirketlerin bankalardaki nakit paraları 7 trilyon TL seviyesine yükselmiştir.</p>
<p><strong>4) </strong>Nakit çevirme süresi C2C 61 günden 63 güne çıktı.</p>
<p><strong>5) </strong>Finansal Borçlar % 45 artarak 14,3 trilyon TL’den 20,7 trilyon TL’na ulaştı. Hem satıştan hem de aktif büyüme hızından daha hızlı olumsuz büyüdü.</p>
<p><strong>6) </strong>İyi olan borçluluk rasyolarında 2025 yılında biraz kötüleşme var.</p>
<p>a) Öz kaynakların aktif içindeki payı %51’den %46’ya geriledi ve faaliyetler için daha fazla yabancı kaynak kullanıyoruz.</p>
<p>b) Faaliyet kârı / Net finansman gideri oranı 2024 yılında 2.1X olan oran 2025 yılında da aynı.</p>
<p>c) Net Finansal Borç/EBİTDA oranı ise 0,91X’den 1,28X’e çıktı 2025 yılında.</p>
<p>Sonuç olarak, 107,7 trilyon TL satış ve 14,4 milyon kişi istihdam eden şirketler açısından 2025 yılı vasat bir yıl olmuştur. Büyüme reel olarak %2,2 seviyesinde. YP kredi kullanımı çok hızlı arttı kur riskleri bilançolar üzerinde önemli bir risk ve 2026 yılında da devam ediyor ve ihracatın toplam satış içindeki payı %17,2’den %16,4’e düşerken YP krediler %21 artarak 247 milyar dolara ulaştı ve göreceli olarak döviz geliri azalırken YP krediler arttı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/12-milyon-sirketin-2025-finansal-analizi-87903</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ 1,2 milyon şirketin 2025 finansal analizi ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/hidrojen-otonomi-ve-made-in-eu-kiskacinda-ticari-arac-87902</guid>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 07:51:00 +03:00</pubDate>
            <title> Hidrojen, otonomi ve ‘Made in EU’ kıskacında ticari araç</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Geçtiğimiz hafta Hannover’de 46 ülkeden 1.600 katılımcıyla küresel ticari aracın nabzını tutan IAA Transportation, “We Deliver” sloganıyla dijital ve iklim nötr mobiliteyi merkeze aldı. VDA Başkanı Hildegard Müller’in “Teknoloji hazır, şimdi araçların yola çıkması gerekiyor” çağrısı, Brüksel’e altyapı ve şebeke bağlantılarında hızlanma mesajıydı.</p>
<p>Şimdi, Hannover’ın ev sahibi Volkswagen Ticari Araçlar ile başlayarak, fuarın yeniliklerine bakalım. Caddy, Multivan ve Transporter güncellemelerinin ötesinde otonomi odaklı bir B2B ekosistemini öne çıkan VW, akıllı yükleme alanı konseptiyle lojistik şirketlerinin insan kaynağı bağımlılığını radikal biçimde düşürmeyi hedefleyen ID. Buzz Cargo AD ile şehir içi son kilometrede sürücüsüz bir “tekerlekli paket dolabı” fikrini gösterdi. Efsanevi Syncro’yu hatırlatan TriStar konsept sergisiyle birlikte VW NFZ, “Connect Pro” platformuyla ise filo yöneticilerine maksimum araç bulunurluğu ve uzaktan teşhis sunarak hafif ticari araçları “veri üreten düğümlere” dönüştürüyor. Almanya’da kendilerinin geliştirdiği Connected Pro, rakip araçlarla da çalışan çok markalı filo yönetimi ve proaktif araç sağlığı izleme sunuyor; bakımı önceden tahmin ederek bekleme sürelerini azaltan yazılım, verimlilik artışıyla kendini finanse ediyor.</p>
<p>Ancak VW üst yönetimi, Brüksel’in “Made in EU” düzenlemesine ilişkin uyarılarda bulunuyordu. Ford Otosan Kocaeli’de üretilen Transporter’ı hatırlatan yöneticiler, düzenlemenin olası ithalat vergileriyle Türkiye’den gelişini olumsuz etkileyeceğini, ancak Ford ve VW’nin verimlilikle maliyet optimizasyonunu sürdüreceğini belirtti. Çin’de ticari araç üretimi veya ortaklık planı bulunmayan VW, yerel üretim tanımının “araca tekerlek takmak”la sınırlı kalmaması gerektiğini, tam döngülü imalatın şart olduğunu savunuyor. Elektrikli dönüşümde 6-10 yıllık geçiş dönemi öngördüklerini; bu süreçte içten yanmalı, mild hibrit, plug-in hibrit ve tam elektrikliye eşzamanlı yatırım yapacaklarını açıklıyorlar. Türkiye’de vergi düzenlemesi değişmezse içten yanmalının cazip kalacağı, bu nedenle Crafter’da güçlü içten yanmalı yelpazesini korumanın kritik olduğu vurgulandı. Aynı fabrikada üretilmesine rağmen 2 yıl garantili VW Transporter’ın Ford’dan %20-25 pahalı olması ve vergi dilimleri nedeniyle pazar payı kaybı yaşanması da gündemlerinde.</p>
<p>Düşük çekici yüksekliğiyle yüksek hacimli römorkları çeken eActros Lowliner prömiyeri yapan Daimler Truck ise, 1000 km üzeri menzilli, cellcentric BZA150 yakıt hücresi, eActros 600’ün E-aks ve ProCabin mimarisiyle sıvı hidrojenli Mercedes-Benz NextGenH2 Truck ile yıl sonunda sahaya ve 100 araçlık küçük seriyle filolara giriyor. Daimler’in, Volvo Group ve Toyota ile 2030’a kadar Avrupa’da hidrojenli kamyon taşımacılığını ticarileştirmek için kurduğu Hidrojen İttifakı’na Scania gibi diğer Avrupalı ağır ticariciler de katılmaya başlıyor.</p>
<p>2030 öncesi seri üretim sinyali verilen hidrojen içten yanmalı FH Aero konseptini sergileyen Volvo, FH Aero Electric’te yeni nesil elektrikli aks mimarisiyle menzili 700 km’ye taşıyor. FH, FH Aero, FM ve FMX’ten oluşan elektrikli seri “2027 Uluslararası Yılın Kamyonu” ödülünü kazandı.</p>
<p>MAN da, eTGX’te yedinci batarya paketiyle 720 km menzile ulaştı. Scania ise, R ve S serileri için “Dynamic” güncellemesiyle 720 km menzil vaat ediyor; aerodinamik iyileştirmelerle tüketim %2 azalıyor. Iveco’nun, Toyota ile hidrojen yakıt hücresi ortaklığı kurması; Toyota’nın 300 kW’lık üçüncü nesil sistemleri tedarik etmesi, ilgi odağıydı.</p>
<p>Türkiye üretimi Ford Trucks, elektrikli F-LINE E’yi sergilerken; ConnecTruck platformunun filo verimliliğini artırdığı vurgulandı.</p>
<p>Sinotruk’ın Avusturya’da Steyr Automotive’de montaj hattı kurarak gümrük bariyerlerini aşması gibi diğer Çinli üreticiler de yerelleşmeyle geliyor… Dongfeng -40°C’de çalışan 400 kW’lık yakıt hücresi platformunu; FAW Jiefang 339 kWh sodyum-iyon bataryayı ağır vasıtada test ettiğini; BYD ETT 44, 600 km menzil ve 1,5 MW şarjını; CATL’in “Tectrans II” platformu 1000 km’ye kadar menzil sunduğunu gösterdi. Amerikalı Tesla Semi’nin de, Avrupa lansmanı da Hannover’de gerçekleşti.</p>
<p>Treylerde Schmitz Cargobull “Ingenios” şasisiyle 900 kg daha fazla zemin kapasitesi ve 100 kg daha az boş ağırlık sunarken; Stellantis’in Pro One birimi otonom BOW konseptini tanıtması da ilginç idi.</p>
<p>Opel’in Tofaş üretimi yeni Vivaro Kamyonet’i ilk kez uluslararası arenada görücüye çıktı; “Made in Türkiye” imzalı araç 1.200 kg taşıma kapasitesi ve gelişmiş güvenlik teknolojileriyle dikkat çekiyor.</p>
<p>Türkiye, fuarda 120 civarı firmayla en güçlü yabancı katılımcı gruplarından biriydi; üyelerinin üretim kapasitesi 100 bini aşan TREDER çatısı altında bile 18 firma yer aldı.</p>
<p>IAA 2026’da satış sonrası kapsayıcılık, otonom lojistik ve sürdürülebilirliğin pazarlık unsuru değil rekabet avantajı olduğunu kanıtladı. Hidrojen sıçraması, son kilometre otonom vizyonlar, otomotiv sanayisinin çok kutuplu teknoloji yelpazesi, “Made in EU” baskısı ve VW’nin vergi uyarıları, Ankara-Brüksel ticaret diplomasisinin kritik stresi, IAA’nın 27 dev salonunda yankılanıyordu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/hidrojen-otonomi-ve-made-in-eu-kiskacinda-ticari-arac-87902</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/0/2/1280x720/ticari-1789966314.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Hidrojen, otonomi ve ‘Made in EU’ kıskacında ticari araç ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/firtina-sonrasi-hasar-kontrolu-87901</guid>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 07:49:00 +03:00</pubDate>
            <title> Fırtına sonrası hasar kontrolü</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>SPK’nın attığı adımlar sonrası spekülatif fonlardan çıkış likidite ihtiyacı ve zorunlu pozisyon ayarlamalarıyla piyasada yüksek aşağı yönlü oynaklığa sebep oldu. </strong></p>
<p>Arz endişelerinin azalması ve İran ile ateşkes görüşmelerinin yeniden gündeme gelmesiyle enerji fiyatları geriliyor. Brent petrol ay ortasında gördüğü 109 dolar seviyesinden 104 doların altına geriledi. </p>
<p>Ancak gerilemenin kalıcı olacağından emin değiliz. İran’ın görüşmelerin yeniden başlaması için ABD’nin ön şartları kabul etmesini şart koşması, hafta sonunda Husilerin Suudi Arabistan’ın başkentine saldırısı ve ABD’nin İran’a saldırı için hazırlandığı iddiası Ortadoğu’da zeminin kaygan olmaya devam edeceğini gösteriyor.  </p>
<p>Piyasaların Ortadoğu’daki gelişmeler karşısında verdiği tepki oynaklığın yüksek olacağını gösteriyor. Şahin Fed sonrası verim eğrisi yataylaşırken, tahvil piyasası enerji fiyatlarındaki gerileme ile oluşan kazançlarının çoğunu geri verdi.  </p>
<p>Hisse senedi piyasasında K tipi formasyon devam ediyor. Yarı iletkenler, muhteşem yedi ve hafıza hisseleri Fed açıklamaları ve Ortadoğu’dan bağımsız kar beklentileriyle yükselişine devam ediyor. Altın madeni, dayanıklı tüketim malları, gayrimenkul, havacılık, otomotiv,  perakende geride kalan sektörler. </p>
<p>Borsa İstanbul yatırım fonlarına yönelik endişelerle son dönemde dünyadan negatif ayrıştı. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) attığı adımlar sonrası spekülatif fonlardan çıkış likidite ihtiyacı ve zorunlu pozisyon ayarlamalarıyla piyasada yüksek aşağı yönlü oynaklığa sebep oldu. </p>
<p>Sektörün varlık toplamının %10’undan fazlasını oluşturan 131 fonun kapatılması ve yetkilileriyle ilgili soruşturma açılması ile Borsa İstanbul kayıplarının bir kısmını geri aldı. BDDK ve Merkez Bankası’nın attığı adımlarla likidite endişesi azaldı. </p>
<p>Büyük hisselerde kayıpların büyük kısmı geri alınırken, kapatılan fonlarda ağırlığı yüksek BİST100-30 ve BİSTTüm-100 hisselerinde satış dalgası devam ediyor. Değerlemesi manipülatif  olarak şişirilmiş bazı kapatılan fonlarda değer kaybının %90’a kadar ulaşabileceğinden endişe ediliyor. </p>
<p>Söz konusu süreçte hasarın ne kadar olacağını bilmiyoruz. Servet etkisi ve likidite etkisi nedeniyle kısa vadede ekonomik faaliyet ve büyümede aşağı yönlü riskler artabilir. Ama düzenleyici kurumların ve adli yetkililerin devreye girmesi ile yatırım fonları ile ilgili endişelerin sistematik  bir riske dönüşmeden çözüleceğine inanıyoruz. </p>
<p>Merkez Bankası’nın önümüzdeki aylarda para politikasını nasıl şekillendireceği konusunda emin değiliz. Normal şartlar altında enflasyon ana eğiliminde gerileme ve ekonomide yavaşlama Merkez Bankası'nın Ekim ve Aralık toplantılarında 100 baz puanlık adımlarla faiz indirimine devam etmesini gerektiriyor. </p>
<p>Fon piyasasında yaşanan kayıpların servet ve likidite etkisi ile faiz indirimi ihtimalini artırdığına inanıyoruz. Faiz indirim döngüsünü geciktirebilecek iki temel risk: Ortadoğu ve Rusya’daki gelişmeler, olumsuz hava koşulları nedeniyle küresel gıda fiyatlarındaki artış.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/firtina-sonrasi-hasar-kontrolu-87901</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Fırtına sonrası hasar kontrolü ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/hazir-giyim-imalatindan-cikis-uc-yilda-8-bini-asti-87900</guid>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 07:46:00 +03:00</pubDate>
            <title> Hazır giyim imalatından çıkış üç yılda 8 bini aştı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Türkiye sanayisinde girişimlerin yüzde 12’sini barındıran hazır giyim sektörü, toplam sanayi cirosundan yalnızca yüzde 4 pay alıyor. Küresel ticaretteki ağırlığı da sınırlı kalan sektörde yaşanan hızlı daralma, Türkiye’nin sanayi yapısındaki yapısal dönüşüm ihtiyacını ve üretimde ölçek büyütmenin önemini yeniden gündeme getiriyor.</strong></p>
<p>Basit bir soruyla başlayalım: “Bugün Türkiye sanayisini sıfırdan yeniden planlayacak kişi siz olsaydınız; hangi sektöre nasıl bir ağırlık verirdiniz?”</p>
<p>Bu soruya mantıklı bir cevap verebilmek için en azından şunları dikkate almanız gerekir:</p>
<p>- Sektörün Türkiye iç talebindeki payı ne?</p>
<p>- Sektörün dünya ticaretindeki payı ne?</p>
<p>- Sektörün yerel ve küreselde büyüme potansiyeli ne?</p>
<p>- Sektördeki küresel rekabette hangi ülkeler, hangi özellikleri ile öne çıkıyor?</p>
<p>Elbette başka kriterler de var ama siz cevabı düşünürken ben TÜİK’e ait birkaç veri paylaşayım.</p>
<p>Bizim sanayimizde girişim sayısı olarak ilk sırada gelen sektör, fabrikasyon metal ürünleri imalatıdır. Bu sektörde metal kazan, radyatör, kapı, pencere, pres, tencere, hırdavat, çatal-bıçak, varil, zincir, muhafaza kapları, silah ve mühimmat imalatı yapan girişimlerimiz var ve sayıları 2025 itibarı ile 69 bin. 480 bin sanayicinin 69 bini bu alanda. Oldukça yüksek bir sayı; değil mi?</p>
<p>İkinci sırada, giyim ürünleri imalatı yapan girişimler var. Bildiğiniz gibi son yıllarda en fazla sorun yaşayan sektörlerin başında giyim imalatı geliyor. 2025 itibarı ile bu alanda 58 bin girişim var.</p>
<p>Grafik 2010’dan bu yana sektördeki girişim sayısının nasıl şekillendiğini gösteriyor. 15 yıl önce 50 bin civarında giyim imalatçısı vardı ve sanayi girişimlerinin yüzde 17’sini oluşturuyorlardı. Sayı, 2022’de 67 bine yaklaştı. İzleyen üç yılda keskin bir düşüşle 58 bine geriledi. Bugün itibarı ile sektörün bütün sanayi girişimleri içindeki payı da yüzde 12,2’ye düştü.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab0b6fb9e4ac-1789966075.png" alt="" width="336" height="283" />Sanayideki işletmelerin yüzde 12’sini barındıran, her 100 çalışanın 12’sini istihdam eden sektör, toplam cironun sadece yüzde 4’üne sahip.</p>
<p>Küresel boyutta ise durum özetle şu. 25 trilyon doları aşan dünya mal ticaretinde hazır giyimin payı yaklaşık yüzde 2,5. Üstelik giyim ticaretindeki büyüme diğer sektörlerin oldukça gerisinde ve gelecekte de böyle olmaya devam edecek.</p>
<p>Yani sanayimizdeki üreticilerin (azalmış hali ile) yüzde 12’si, Türkiye sanayi cirosunun yüzde 4’üne, küresel mal ticaretinin yüzde 2,5’ine hitap eden bir sektörde yoğunlaşmış durumda.</p>
<p>İçerdeki maliyet artışları olmasaydı, kurda değerlenme yaşanmasaydı, Çin, Vietnam vb. ülkelerin artan maliyet baskısı olmasaydı bile; bu sürdürülebilir bir durum değildi. Bugün olmasa, birkaç yıl sonra benzer bir durum yaşanacak; hazır giyim imalatından çıkışlar başlayacaktı. 2023’te tetiklenen süreç, hızlı bir şekilde ilerliyor ve sektördeki üretici sayısı muhtemelen önümüzdeki yıllarda da azalmaya devam edecek.</p>
<p>Sorun sadece giyim sektörü ile sınırlı değil; başka sektörler de onu izleyecek. Sanayimizdeki sektörel yapılanma ve aşırı derecede küçük ölçek bunu kaçınılmaz kılıyor.</p>
<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ilgili otoritelerin sektörlerdeki yapısal dönüşümü harekete geçirmek için uygulamaya aldığı, kapsamlı ve vizyoner projeler var. Ancak ekonomimizdeki mevcut belirsizlik ortamı ve dezenflasyon sürecinde sanayimizin genelindeki zayıf performans bu çalışmaların görünürlüğünü ve etkinliğini sınırlıyor.</p>
<p>Bu alanda daha fazla yoğunlaşmak, sektörlerdeki dönüşümü cesaretlendirmek, çıkış yapanların yeni sektörlere girişini teşvik etmek, her ne olursa olsun ölçek büyütmeyi ön plana almak için daha çok ses getiren bir dönüşüm seferberliğine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/hazir-giyim-imalatindan-cikis-uc-yilda-8-bini-asti-87900</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/8/9/1280x720/hazir-giyim-sektoru-avrupadan-umdugunu-bulamadi-rotayi-amerikaya-ceviriyor-1760010288.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Hazır giyim imalatından çıkış üç yılda 8 bini aştı ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/savas-artik-cephede-degil-hibrit-savasin-haritasi-tum-dunya-87899</guid>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 07:44:00 +03:00</pubDate>
            <title> Savaş artık cephede değil; hibrit savaşın haritası tüm dünya</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Savaşın cephesi artık yalnızca orduların karşı karşıya geldiği alanlarla sınırlı kalmıyor. İHA ve SİHA’lardan siber saldırılara, sabotajlardan enerji hatları ve ticaret yollarına kadar uzanan hibrit savaş, Avrupa’dan Kızıldeniz’e dünyanın farklı bölgelerini aynı güvenlik denkleminde buluşturuyor.</strong></p>
<p>Baltıklar'da hava sahasına giren SİHA'lar, Mekke üzerinde düşürülen bir drone, Kızıldeniz'de ticaret gemilerine yönelik saldırılar, Avrupa'da kritik altyapıya ilişkin sabotaj uyarıları...</p>
<p>Biri Avrupa'nın kuzeyinde, NATO'nun doğu kanadında; diğeri Suudi Arabistan'da, İslam dünyasının en hassas merkezlerinden birinin üzerinde. Aralarında binlerce kilometre var. Farklı aktörler, farklı hedefler ve farklı siyasi denklemler söz konusu.<br />Ancak hepsinin işaret ettiği daha büyük bir gerçek var: Savaşın kendisi değişiyor.</p>
<p>Artık savaş yalnızca orduların karşı karşıya geldiği cephelerde yaşanmıyor. İHA'lar ve SİHA'lar, siber saldırılar, sabotajlar, kritik altyapıya yönelik operasyonlar, ekonomik yaptırımlar, enerji hatları ve ticaret yolları da savaşın araçlarına dönüştü. Bir ülkenin topraklarını işgal etmeden güvenliğini tehdit etmek, hava sahasını zorlamak, kritik altyapısını hedef almak, ticaret yollarını kesintiye uğratmak veya ekonomik sistemini baskı altına almak mümkün hale geldi.<br />Tüm dünya coğrafyası "hibrit savaşın cephesi" haline gelmiş durumda.<br />Üstelik "belirsizlik ve inkâr edilebilirlik" de artık bu hibrit savaşın araçlarından biri. </p>
<p>Geleneksel savaşta cephe çizgisi belliydi. Hangi ordunun nerede bulunduğu, hangi bölgenin kontrol edildiği ve saldırının nereden geldiği büyük ölçüde görülebiliyordu. Hibrit savaşta ise cephe genişledikçe genişliyor.</p>
<p><strong>NATO'nun "kriz senaryosu"; aynı anda hem Avrupa'da, hem uzak Asya'da savaş</strong></p>
<p>Savaşların yapısındaki değişiklik, NATO'nun savaş planlamasında ortaya çıktı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifakın kuvvet planlamasının artık “eşzamanlı çok cepheli çatışma” ihtimalini hesaba katarak yapıldığını söyledi. Bu sözler, NATO'nun aynı anda Avrupa'da Rusya ile yaşanabilecek bir çatışma ve Hint-Pasifik'te Çin kaynaklı bir krizle aynı anda başa çıkabilecek planlamalara geçtiğinin ipuçlarını verdi.<br />Avrupa da, yeni bir Rus saldırısı ihtimaline karşı tam anlamıyla "topyekün seferberlik haline" geçmiş durumda. Finlandiya denizaltı kabloları ve enerji altyapısına yönelik sabotaj ihtimaline karşı gemi durdurma ve arama tatbikatları yapıyor.<br />Polonya ve Finlandiya yetkilileri sürekli, Rusya'nın bir saldırı hazırlığı içinde olduğu konusunda uyarıda bulunuyorlar.<br />Almanya hastanelerini olası bir Rusya çatışması ihtimaline karşı elden geçiriyor.<br />Litvanya, saldırı anındaki tahliye planlarını yeniliyor.<br />Fransa Cumhurbaşkanı Macron önce ülkesinin istihbarat birimlerinden detaylı brifing aldı, ardından ülkedeki siyasi parti liderlerini Elysee'de toplantıya çağırdı. Macron toplantılardan sonra yaptığı açıklamada Avrupa'yı aylar değil, sadece haftalar içinde bekleyen tehlikeleri, "Rusya ile hibrit bir savaşın başlaması" ve "küresel enerji krizinin Avrupa'yı da ağır şekilde vurması" olarak özetledi.<br />İngiltere hükümeti vatandaşlarına evlerinde en az 72 saat yetecek içme suyu ve gıda malzemesi bulundurmalarını tavsiye etti.<br />Avrupa'nın kuzeyinde üst düzeyde NATO keşif ekipmanı hareketliliği de dikkat çekici; Letonya'ya dört Alman Eurofighter uçağı gönderildi. ABD Norveç'e Tomahawk füzeleri konuşlandırdı. Türkiye ve İtalya, NATO görevlendirmesi ile Baltıklar'da devriye uçuşları yapıyor.<br />Avrupa'da en çok konuşulan senaryo, Rusya'nın NATO ile doğrudan bir savaşa girmeden ittifakın tepki eşiğini ve o ünlü "5'inci maddenin" esnekliğini sınama ihtimali.</p>
<p><strong>ABD ve Danimarka, Grönland üzerinde uzlaştı</strong></p>
<p>ABD ve Danimarka'nın Grönland üzerinde uzlaşması da, yine Batı sisteminin Rusya'nın olası bir saldırısına karşı kendi içindeki anlaşmazlıkları hızlıca çözme eğilimini gösterir nitelikte.<br />ABD, Danimarka ve Grönland özerk yönetimi arasında varılan anlaşmaya göre Washington bölgede kalıcı erişim, üs ve hava sahası kullanım hakları elde edecek. Buna karşılık Grönland'ın Danimarka egemenliği ve kendi geleceğini belirleme hakkı da korunacak. Anlaşmanın asıl amacı ise, Çin ve Rusya'nın ada üzerinde askeri üs kurmasını veya hassas yatırımlar yapmasını engellemek olarak özetlemek mümkün.</p>
<p><strong>Bab-ül Mendep ve Türkiye'nin Somali bağlantısı</strong></p>
<p>Hibrit savaş gerçeğinin başka bir versiyonu Kızıldeniz'de yaşanıyor; Husiler, bir yandan Suudi Arabistan'ın petrol altyapısını, diğer yandan Suudiler'in ihracat yollarını teker teker kapatıyorlar.<br />Türkiye açısından Yemen krizinin en kritik tarafı, Yemen’in kendisinden çok Bab-ül Mendep boğazı; Çünkü Türkiye’nin enerji tedarikinde alternatifler var. Rusya’dan Mavi Akım ve TürkAkım, Azerbaycan’dan TANAP ve diğer boru hatları, LNG ve Karadeniz üretimi Türkiye’nin enerji güvenliğinde farklı kanallar oluşturuyor.<br />Enerji tedariği açısından Hürmüz Boğazı ve Bab-ül Mendep’in Türkiye açısından stratejik ağırlığı çok büyük değil. Fakat konu deniz ticaretine geldiğinde durum tamamen değişiyor.<br />Asya ile Avrupa arasındaki deniz ticaretinin önemli bölümü Süveyş-Kızıldeniz-Bab –ül Mendep hattından geçiyor. Bu güzergâhın uzun süreli biçimde kapanması veya yüksek riskli hale gelmesi, gemilerin Afrika’nın güneyinden dolaşmasını gerektirebilir. Bu da daha uzun rota, daha yüksek yakıt ve sigorta maliyeti, daha uzun teslimat süreleri ve küresel tedarik zincirleri üzerinde yeni baskılar anlamına geliyor.<br />Türkiye için mesele bununla da sınırlı değil;<br />Türkiye’nin Somali’de askerî varlığı, güvenlik işbirliği, ekonomik faaliyetleri ve denizcilik çıkarları bulunuyor. Türk sondaj ve sismik faaliyetleri de bu deniz coğrafyasındaki varlığın boyutunu değiştiriyor. Dolayısıyla Bab- ül Mendep’teki istikrarsızlık, Türkiye’nin Somali politikasına doğrudan dokunuyor.</p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>Her savaşın tarafı olmamak gerek...</strong></span></p>
<p>İran savaşının etkisi, artık Türkiye'nin finans sistemine kadar ulaşmış durumda. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, İran'ın Bank Mellat'ın İstanbul şubesinin faaliyet iznini 19 Eylül'de iptal etmesi de, İran menşeli Mahan Air'in Türkiye uçuşlarına 21 Eylül'den itibaren son verilmesi de bunun somut örnekleri. Son olarak da, İran'ın en büyük ve en önemli bankalarının başında gelen Bank Mellat'in Türkiye'deki faaliyet izni BDDK tarafından kaldırıldı. </p>
<p>ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları konusunda Türkiye çok riskli bir sürece doğru savruluyor. Ülkenin enerjiye en çok ihtiyaç duyduğu ve enerji arzında kıtlık yaşanmaya başlanan bir dönemde komşusu İran'la ilişkilerini riske edecek adımlar atıyor. </p>
<p>Türkiye'deki sosyal medya hesaplarında Husi saldırısı altındaki Suudi Arabistan'a destek verilmesi çağrılarının organize şekilde giderek artması da ayrıca endişe verici. Söz konusu Yemen olunca, yakın tarihte yaşananlardan ders almak da elzem; 2015'te Husileri askeri yöntemlerle tasfiye etmeye yönelik büyük çaplı müdahale Yemen'deki savaşı bitiremedi.<br />Bugün aynı coğrafyada daha karmaşık bir bölgesel denklem var. Dolayısıyla, Mekke Paktı üzerinden Türkiye'nin Yemen savaşına müdahil olması son derece tehlikeli olur. <br />Etrafındaki güvenlik ve ekonomik bağlantıların giderek daha fazla kriz alanına dönüştüğü ortamda Türkiye'nin avantajı, aynı anda farklı aktörlerle konuşabilme kapasitesi. Ancak bu kapasitenin askeri angajmana dönüşmemesi gerekiyor.<br />Ankara'nın çıkarı, etrafındaki savaşların tarafı olmakta değil, Bab-ül Mendep'in açık kalmasını sağlayacak siyasi ve diplomatik zeminin oluşmasına katkı vermekte yatıyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/savas-artik-cephede-degil-hibrit-savasin-haritasi-tum-dunya-87899</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/9/9/1280x720/3464-1789965964.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Savaş artık cephede değil; hibrit savaşın haritası tüm dünya ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/terada-bir-haftada-ne-degisti-87898</guid>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 07:43:00 +03:00</pubDate>
            <title> Tera’da bir haftada ne değişti?</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>17 Eylül 2026 Perşembe günü Türkiye sermaye piyasalarında büyük bir tasfiye operasyonu başladı. Bir hafta önce Pusula’yı devralarak büyümeye hazırlanan Tera’nın önündeki tablo, yedi gün içinde fon temerrütleri, tasfiye kararı ve soruşturmayla tamamen değişti.</p>
<p>SPK, yedi portföy yönetim şirketinin toplam 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verdi. Tasfiye kapsamındaki fonların toplam portföy büyüklüğü 984,8 milyar TL (20,5 milyar dolar), etkilenen kişi sayısı ise 732 bin 600. Listenin başında Tera Portföy ve Pusula Portföy geliyor. Tera’nın tasfiye kapsamındaki fon sayısı altı.</p>
<p>Rakamın büyüklüğü kadar önemli olan soru, fonların içinde ne olduğu ve bu varlıkların tasfiye sırasında hangi fiyatlardan nakde çevrileceği. SPK, özellikle fiili dolaşımı düşük bazı hisselerde ekonomik gerçeklikle ve şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketleri yaşandığını açıkladı. Bu nedenle bazı varlıkların satışından gelecek tutarın mevcut portföy değerlerinin altında kalması bekleniyor.</p>
<p>Risk seviyesi düşük fonlarda bile tasfiye kararından önce yatırımcıların geri ödeme taleplerinin karşılanmasında sıkıntılar yaşanıyordu. Bunun çarpıcı örneği Tera Portföy Para Piyasası Fonu (TP2). Risk seviyesi 2 olan bu fonda 16 Eylül’de katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştu. Aynı gün Tera Portföy Hisse Senedi Fonu’nda da temerrüt açıklandı.</p>
<p>Küçük yatırımcının kafasını karıştıran soru burada ortaya çıkıyor: Risk seviyesi 2 olan bir fonda nasıl oluyor da yatırımcı parasını zamanında alamıyor?</p>
<p>Çünkü risk seviyesi ile likidite aynı şey değil. Risk değeri esas olarak fonun geçmişteki fiyat oynaklığına ilişkin bir gösterge. Risk seviyesi 2, “yatırımcı parasını istediği anda mutlaka alır” anlamına gelmiyor. Portföydeki varlıklar yeterince hızlı ve değer kaybetmeden satılamıyorsa düşük riskli bir fonda bile likidite sorunu yaşanabiliyor. Tera olayında tartışmanın düğümlendiği yer de burası.</p>
<p>TP2’nin portföyündeki ters repo işlemleri de bu nedenle dikkat çekiyor. Ters repo, fonun parasını kısa süreliğine karşı tarafa kullandırması ve karşılığında menkul kıymeti teminat olarak alması anlamına geliyor. Vade geldiğinde karşı tarafın parayı faiziyle birlikte geri ödemesi gerekiyor. Ancak Tera’nın KAP açıklamasında ödemelerin doğrudan ters repo işlemleri nedeniyle yapılamadığı belirtilmiyor. Şirket, durumu katılma payı iade ödemelerinde oluşan temerrüt ile likidite yönetimi ve mutabakat süreçleri üzerinden açıkladı.</p>
<p><strong>Fon krizi Tera’ya nasıl uzandı?</strong></p>
<p>Tera’nın Pusula’yı devralma süreci tam da bu dönemde ilerliyordu. 9 Eylül’de başlayan görüşmelerin ardından 11 Eylül’de tarafların işlemin temel ticari ve finansal şartlarında mutabakata vardığı açıklandı. 13 Eylül’de Pusula Finans Holding yönetiminde değişiklik yapıldı ve Emre Tezmen yönetim kurulu başkanı olarak görevlendirildi. Ancak devir henüz hukuken ve fiilen tamamlanmış değildi; gerekli izin ve onay süreçleri devam ediyordu.</p>
<p>15 Eylül’de bazı Pusula fonlarında yatırımcıların geri alım taleplerinin karşılanamadığı, yani temerrüt oluştuğu açıklandı.</p>
<p>Tera, devir işleminin tamamlanmadığını, Pusula şirketlerinin faaliyetlerinin kendi tüzel kişilikleri ve mevcut kurumsal yapıları içinde sürdüğünü vurguladı. KAP açıklamasında payların mülkiyetinin ve bunlara bağlı yönetsel hakların henüz Tera Grubu’na geçmediği belirtildi.</p>
<p>Buradaki dikkat çekici ayrıntı şuydu: Devir tamamlanmamıştı ama Tera’nın kurucularından Emre Tezmen, Pusula Finans Holding’in yönetim kuruluna atanmış ve başkanlık görevine getirilmişti. 18 Eylül itibarıyla bu görev de sona erdi. Tezmen ve Erkan Kilimci, Ticaret Sicili’nde herhangi bir tescil işlemi yapılmadan Pusula Finans Holding yönetim kurulu üyeliklerinden ayrıldılar.</p>
<p>16 Eylül’de bu kez Tera Portföy’ün iki fonunda temerrüt oluştu. Aynı akşam Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, X hesabından kamuoyuna ve yatırımcılara yönelik yaptığı kapsamlı açıklamada “malum şer odaklarının son derece planlı, kasıtlı ve organize bir spekülatif atağına” maruz kaldıklarının belirterek aşananları “geçici bir likidite sıkıntısı” olarak niteledi.</p>
<p>Grubun finansal yapısının ve faaliyetlerinin güçlü olduğunu vurgulayan Tezmen, yaşananların Tera’nın uzun vadeli hedeflerini değiştirmeyeceği mesajını verdi. Ardından 17 Eylül’de üçüncü bir Tera fonunda daha temerrüt oluştu.</p>
<p>Bu noktada Tera’nın hikâyesi önem kazanıyor. Bir hafta öncesine kadar piyasadaki genel beklenti, çeşitli alanlarda yatırımları bulunan Tera’nın Pusula’yı da bünyesine katarak daha büyük bir finansal holding yapısına dönüşeceği yönündeydi. Pusula’nın katılması halinde finans tarafındaki ağırlık daha da artacaktı.</p>
<p>Emre Tezmen, Tera’nın kuruluşundan bu yana grubun başında bulunan isim. 2005’de babası Oğuz Tezmen ve Gül Ayşe Çolak ile birlikte Stok Menkul Değerler’i satın aldı. Şirketin adı aynı yıl Tera Menkul Değerler olarak değiştirildi. Tezmen bugün grubun yönetim kurulu başkanı.</p>
<p>Tera fonlarına yatırım yapanlar açısından Tezmen, yıllar içinde piyasanın fırsatlarını yakalayan ve yüksek getiriler sağlayan bir isim olarak öne çıkmıştı. Bu nedenle 16 Eylül akşamı yaptığı açıklama, yatırımcılar açısından da önemliydi. Fakat açıklamadan yalnızca bir gün sonra SPK’nın tasfiye kararı geldi.</p>
<p><strong>Ankara düğmeye bastı</strong></p>
<p>Finansal İstikrar Komitesi 17 Eylül sabahı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplandı. Resmî açıklamada, sermaye piyasalarındaki hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin bazı fonlarındaki likidite sorunlarından kaynaklandığı, Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının işleyişinde temel veya yapısal bir risk bulunmadığı belirtildi.</p>
<p>Edinilen bilgiye göre Şimşek toplantıda SPK yönetimine konuya neden daha önce müdahale edilmediğini sordu. SPK yönetiminin ise göreve gelir gelmez çalışmaya başladığını anlattığı ifade edildi. Nitekim, SPK daha sonra yaptığı açıklamada bu konuya yeni yönetim göreve gelir gelmez eğilindiğini ifade etti. Katılımevim ve Birevim de toplantının gündemindeydi. BDDK Başkanı’nın önerisi doğrultusunda Türkiye Emlak Katılım Bankası’nın sürece dahil olması kararlaştırıldı. Aynı gün Emlak Katılım’ın bağlı ortaklığı Emlak Katılım Tasarruf Finansman, Katılımevim ve Birevim’i satın almak için görüşmelere başladığını KAP’a bildirdi.</p>
<p>Ancak toplantının hemen ardından yaşananlar, meselenin yalnızca bir likidite problemi olarak görülmediğini gösterdi. Merkez Bankası likiditeyi destekleyecek adımlar atarken SPK tasfiye sürecini başlattı. Ardından soruşturma cephesi açıldı.</p>
<p>Daha önce tutuklanan Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın ardından Tera Portföy yöneticisi İbrahim Bekçi, İnfo Yatırım ve Hedef Holding Yönetim Kurulu Başkanı Namık Kemal Gökalp ile Destek Holding ve Destek Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Altunç Kumova gözaltına alındı. Kumova daha sonra tutuklandı. Emre Tezmen’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi hakkında yurt dışı çıkış yasağı uygulandı.</p>
<p>SPK ayrıca yıl içinde sert yükselişlerin yaşandığı Katılımevim, Gündoğdu Gıda ve Destek Finans Faktoring hisselerindeki işlemler nedeniyle 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu ve iki yıllık işlem yasağı getirdi.</p>
<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre soruşturma kapsamında tutuklamalar ve yurt dışına çıkış yasaklarının yanı sıra şüphelilerin malvarlıklarının kaçırılmasının önüne geçmek için tedbir kararları da alındı.</p>
<p>Soruşturma kapsamında Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in yanı sıra şirket yöneticileri Emre Alkin, Kerem Alkin ve Alper Öztürk gözaltına alındı. Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan da aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasında bulunuyor.</p>
<p>Şimdi soruşturmanın bundan sonraki aşaması önemli. Sermaye Piyasası Kanunu’ndaki etkin pişmanlık hükmü de bu nedenle gündeme gelebilir. Piyasa dolandırıcılığının işlem bazlı hali için geçerli düzenlemeye göre kişi, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katını Hazine’ye öderse soruşturma başlamadan önce ceza almaktan kurtulabiliyor. Soruşturma başladıktan sonra ödeme ise cezanın yarı oranda indirilmesini sağlıyor. Ancak bunun için şüphelilerin soruşturmanın çözülmesine katkı sağlayacak bilgiler vermesi de şart.</p>
<p>Şimdilik kesin olan şu: Bir hafta önce büyüme hikâyesiyle konuşulan Tera, yedi gün içinde fon temerrütleri, tasfiye ve adli soruşturmanın iç içe geçtiği bambaşka bir noktaya geldi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/terada-bir-haftada-ne-degisti-87898</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Tera’da bir haftada ne değişti? ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/kultur-diplomasisi-87897</guid>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 07:42:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kültür diplomasisi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Türk dünyası, spor üzerinden kültür diplomasisi sayesinde küresel arenada kendisine yeni imajlar, imkânlar ve zenginlikler üretebilir. Zira ortak kültürümüz, etkin iletişim ile çok büyük güç sağlar.</strong></p>
<p><strong>Kazakistan Türk Dili Konuşan Gazeteciler Derneği</strong>’nin “<strong>İpek Yolunu Canlandıracak Türk Markası Oluşturmak</strong>” panelindeyiz. Kürsüde; Avrasya Kültür ve Spor İşbirliği Dernek Başkanı <strong>Ahmet Tüzün</strong> var. Türk ülkelerinde etnospor, dünya göçebe oyunları hakkında, <strong>bilgi-yoğun vizyoner</strong> sunum yapıyor.</p>
<p><strong>Kültürel diplomasi</strong> öncelikle Türk ülkeleri arasında işbirliğine yönelik değeri bir alan… Dijitalleşme ve yapay zekânın insan hayatına hâkim olduğu bir dönemde; <strong>aynı köklere</strong> ve <strong>ortak değerlere</strong> sahip toplulukların birbirleriyle yakınlaşmaları ve <strong>işbirliği alanları oluşturmaları</strong>, ihtiyaç haline geldi bile.</p>
<p><strong>DÜNYA ARENASINDA TÜRK SPORLARIYLA ÖN PLANA ÇIKABİLİRİZ</strong></p>
<p><strong>Aynı soydan</strong> gelen, <strong>aynı tarihi</strong> yaşayan, <strong>aynı dil</strong> ailesine sahip olan, <strong>aynı kültürel</strong> değerleri asırlardır yaşatan Türk topluluklarının <strong>birbirlerine daha yakın olmaları</strong>, tanışmaları, kolaylıkla anlaşmaları ve kaynaşmaları, beraberinde <strong>sayısız fayda</strong> üretir. <strong>Ahmet Tüzün</strong>; “<em>kültür diplomasisi bunu sağlar</em>” diyor.</p>
<p>“<strong>Biz; atlarla, kurtlarla, kartallarla konuşan bir milletin çocuklarıyız</strong>. Bugün anlaşma yolunda çeşitli zorluklarımız ve engellerimiz var. Bütün güçlükleri geride bırakarak el ele, <strong>gönül gönüle</strong> olabiliriz. Bunu da öncelikle <strong>kültür, sanat, müzik, basın ve spor</strong> yoluyla hızlandırabilir.” Dikkate değer bir fikir.</p>
<p><span style="color: #236fa1;"><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / Kültür diplomasisine dair…</strong></span></p>
<p><strong><em>Neden spor üzerinden?</em></strong></p>
<p><strong>Türkler</strong> sporda engin bir <strong>tarihe</strong> ve zengin bir <strong>kültüre</strong> sahip… <strong>Güreş</strong>, okçuluk, <strong>Kazak parsı</strong>, kartallı avcılık, <strong>aşık atmak</strong>, göktörü oyunu, <strong>cirit</strong>, çövgen (<strong>polo</strong>), futbolun atası <strong>tepük</strong>, Ahal teke ve niceleri…</p>
<p><strong><em>Dünya Göçebe oyunları?</em></strong></p>
<p><strong>Turan Kurultayı</strong> (Macaristan), <strong>Naadım Festivali</strong> (Moğolistan), <strong>Ahalteke At Bayramı</strong> (Türkmenistan), <strong>Isıah Bayramı</strong> (Yakutistan), <strong>Sabantoy</strong> (Tataristan), <strong>Kırkpınar</strong> ve <strong>Dünya Göçebe Oyunları</strong> da olabilir.</p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>NOT</strong></span></p>
<p><strong>SPOR, EN ÖNEMLİ KÜLTÜR TAŞIYICISI VE TANITIM ALANI. OLİMPİYAT GİBİ…</strong></p>
<p><strong>Muhteşem coğrafyamızı</strong>, güzelliklerimizi birbirimize tanıtmalıyız. <strong>Kazakistan</strong>, Özbekistan, <strong>Kırgızistan</strong>, Türkmenistan, <strong>Azerbaycan</strong>, Türkiye ve <strong>kadim Türk varlığının eşsiz potansiyeline</strong> ve ihtişamına sahip bütün bölgelerimizi yakından <strong>tanımalı</strong>, zenginliklerimizi <strong>kültür diplomasisiyle</strong> dünyaya tanıtmalıyız.</p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>KÜLTÜR DİPLOMASİSİ LÛGATI</strong></span></p>
<p><strong>Kültür diplomasisi</strong>: Bir ülkenin kendi kültürel değerleri, sanatı ve yaşamını tanıtma süreçleri</p>
<p><strong>Göçebe oyunları</strong>: Türkilerde geleneksel sporların tanıtımını sağlayan uluslararası organizasyon</p>
<p><strong>Turan Coğrafyası</strong>: Orta Asya'da Ceyhun nehri ile Çin arasında kalan tarihi ve kültürel bölge</p>
<p><strong>Spor iletişimi</strong>: Spora dair bilgi, olay, haber ve öykülerin hedef kitlelere doğru, hızlı ve etkili aktarımı</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/kultur-diplomasisi-87897</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kültür diplomasisi ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/hirsizi-bildigi-halde-kilidi-gec-degistirenin-hic-mi-sucu-yok-87896</guid>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 07:32:00 +03:00</pubDate>
            <title> Hırsızı bildiği halde kilidi geç değiştirenin hiç mi suçu yok!</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Doğru; bir yatırım fonunun ayda yüzde 15 dolayında getiri sağlamasına bakıp bunun sonsuza kadar süreceğini düşünerek parasını oraya yatıran açgözlülük etmiştir.</p>
<p>Deyim yerindeyse kapı gibi sağlam hisse senetleri az kazandırıyor diye ne idiği belirsiz bir takım senetlerin günlerce tavan tavan gidip on kat, yirmi kat artmasından ve Türkiye’nin sayılı şirketlerinin piyasa değerine erişmesinden hiç endişe duymayıp parasını tümüyle o hisseye bağlayan da açgözlülük etmiştir. O da doğru. Gerçi mevcut durumda bu hisse senetlerini doğrudan alanlar değil, bu hisse senetleri portföye eklenmek suretiyle bir takım fonlarda yapılan manipülasyonlar ön plandadır.</p>
<p>Peki neredeyse bir yıl önce <strong>“Borsa’da manipülasyona kesinlikle izin vermeyeceklerini”</strong> söyleyen Maliye Bakanı Mehmet Şimşek olan bitenin farkında değil miydi, tabii ki farkındaydı. Bunu kendisi dile getirdi:</p>
<p><strong>“Bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz, bu alanda da düzenleme ihtiyacının farkındayız. Manipülasyonla mücadelenin dozunu, kayıt dışı ile mücadelenin dozunun üzerine çıkaracağız. Cezaları çok daha ağır hale getirmemiz gündemimizdeki bir konu.”</strong></p>
<p>Mehmet Şimşek bu durumu kendi araştırmasıyla fark edecek değil ya. Bilgi kaynağı zaten olması gerektiği gibi SPK ve SPK bu durumu geçen yılın son çeyreğinde belirlemiş. SPK’nın 18 Eylül’deki açıklamasında sorunun ortaya çıkışına değinilirken şöyle deniliyor:</p>
<p><strong>“2025’in son çeyreğinde belirli portföy yönetim şirketlerine ait fonların (Borsa'daki) fiili dolaşım oranı düşük olan paylarda ekonomik gerçeklik ve şirket temel finansal büyüklükleri ile açıklanamayacak şekilde fiyat hareketlerine neden olduğu gözlemlenmiştir.“</strong></p>
<p>Peki şimdi sormazlar mı <strong>“Bir yıla yakındır neredeydiniz”</strong> diye? Aradan dokuz ay geçmiş ve yeni adım atılıyor.</p>
<p>Ama yok yok, hak yemeyelim; bu konuda yeni adım atılıyor görüntüsü var ama bu süre “yoğun” bir çalışmayla geçmiş, meğer çalışmalar ancak tamamlanmış.</p>
<h2>Hırsız tabii ki suçlu da… </h2>
<p>Hırsızın tabii ki suçu var, hem de çok büyük suçu var.</p>
<p>Ama hırsız neredeyse bir yıl önce çalıp çırpmaya başlamış, hem de öyle böyle değil, binlerce insanı mağdur edecek bir operasyon var ve yine SPK’nın açıklamasından öğreniyoruz ki bu mağduriyeti giderecek çalışmalar neredeyse dokuz ayda ancak tamamlanmış.</p>
<p>Niye acele edildi ki acaba, birileri biraz daha palazlansaydı!</p>
<p>Sorunun her geçen gün büyüdüğünü görmek bu kadar mı zordu?</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Karınca hızıyla geçen dokuz ay</span></h2>
<p>SPK 18 Eylül’deki açıklamasında sorunun ortaya çıkışından bugünlere nasıl gelindiğini kronolojik bir sırayla anlattı. Bu açıklamaya bakınca yukarıdaki başlık çok uygun düşüyor.</p>
<p>Sorun belirlendiğinde ya bunun çok büyük ve sarsıcı olacağı kavranamamış ya da <strong>“Aceleye ne gerek var”</strong> denilmiş. İkisi de birbirinden kötü!</p>
<p>Bu süreçte neler mi yapılmış, özetleyelim: </p>
<p>■ Sorun, geçen yılın son çeyreğinde, muhtemelen ekim ya da kasımda belirlenmiş. </p>
<p>■ 2 Aralık’taki Finansal İstikrar Komitesi toplantısında önlem almak gerektiği gündeme gelmiş ve SPK tarafından alınabilecek makroihtiyati tedbirler konusunda tavsiye kararı verilmiş. </p>
<p>■ Hemen bir gün sonra 3 Aralık’ta çalışma grubu oluşturulmuş. Güzel, ya sonra? </p>
<p>■ İki hafta geçmiş, 18 Aralık’ta nitelikli yatırımcı olmak için aranan 1 milyon liralık finansal varlık şartı 10 milyona çıkarılmış. </p>
<p>■ Hazırlanacak rehberle ilgili olarak 15 Aralık’ta yazılan yazılarla Borsa ve Takasbank’tan görüş ve değerlendirme istenmiş.</p>
<p>■ Alınan görüşlerden sonra rehber taslağı Maliye Bakanlığı’na ancak 28 Ocak’ta sunulabilmiş. Neredeyse bir buçuk ay sonra. Artık Borsa ve Takasbank mı geç görüş bildirdiği için bir buçuk ay geçti, yoksa bildirilen görüşler derlendi toparlandı ve Maliye’ye biraz gecikmeli mi sunuldu, orası meçhul. </p>
<p>■ Bakanlık, görüşünü 11 Şubat’ta bildirmiş ve bir anlamda onay vermiş. Yani iki hafta da orada geçmiş.</p>
<p>■ Rehber 13 Şubat’ta TSPB’ye gönderilerek tüm sektörün görüşüne açılmış. </p>
<p>■ Rehber için 18 Şubat’ta da MKK’dan görüş talep edilmiş. </p>
<p>■ Bu süreçte bir dizi çalışma daha yapılmış. TSPB ve Takasbank tarafından TEFAS’ın işleyişine ilişkin çeşitli konularda değişiklik yapılması istenmiş. Bu kapsamda TEFAS’ın takas yapısına ilişkin olarak TSPB ile Takasbank tarafından ortak bir çalışma yapılarak SPK’ya sunulmasına karar verilmiş. </p>
<p>■ Adım adım ilerleyen açıklamada geliyoruz şu ifadeye: <strong>“Bu süreçte, Mayıs 2026 tarihinde Kurulumuz Başkanlığında yaşanan değişimden sonra, çalışmaları devam etmekte olan Rehber Taslağının hazırlıkları aralıksız sürmüştür.”</strong> Bu ifade çeşitli yorumlara yol açmadı değil. Bu yorumlar arasında en ağırlıklı olan şu: <strong>“Eski yönetim yavaş davranıyordu, biz hızlandırdık”</strong> mı denilmek istendi? İyi de yeni yönetim de SPK’nın içinden geldi ve bu yönetim de daha önce söz sahibi konumdaydı.</p>
<p>■ TEFAS uygulama esasları 17 Haziran’da SPK tarafından onaylanmış ve bir ayı aşkın süre sonra 20 Temmuz’da Takasbank tarafından uygulamaya alınmış. </p>
<p>■ Yatırım fonu portföylerine dahil edilen ve Borsa’da işlem gören gayrimenkul yatırım fonu ve girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarının, fon portföyünde Borsa fiyatı yerine net aktif değer ile değerlenmesi uygulamasına 31 Temmuz’da geçilmiş. </p>
<p>■ Bütün bu çalışmalarla tamamlanan rehber 28 Ağustos’ta kamuoyuna duyurulmuş.</p>
<p><strong>Gözden kaçmış olmalı! </strong></p>
<p>Dokuz ayı bulan bu <strong>“yoğun koşuşturma”</strong> içinde bu çalışmanın yapılmasına karar verdirten manipülasyonlar konusunda ne olup bittiğine bakmaya belli ki pek vakit bulunamamış.</p>
<p>Yukarıda sıraladığım kronolojik çalışmaların her birinin sonuna şöyle bir ifade eklemek herhalde yanlış olmazdı:</p>
<p><strong>“Bu sırada falanca hisse senedine yine tavan yaptırıldı, bu sayede falanca fonun fiyatı yine tırmandı gitti… Neyse ki bu konuya ilişkin önlem çalışmaları devam ediyor!”</strong></p>
<p>Eğer o kıymetli vakit bulunabilseydi bu çalışmalar yürütülürken ve karşılıklı yazışmalar ve görüşler beklenirken birilerinin çok fena vurgun yaptığı görülür, sorunun giderek derinleştiği ve içinden çıkılması giderek zorlaşan bir boyuta evrildiği anlaşılır ve yapılan işe hız verilirdi.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Sorun neyse ki çok büyük değilmiş!</span></h2>
<p>Şimdi bir de sorunun çok önemli bir olmadığı havası verilmek istenmiyor mu!</p>
<p>Daha büyük sorun nasıl olurdu acaba? 500 binden fazla tasarruf sahibinin 1 trilyonu aşkın parası ne olacak; bu para ne zaman ödenecek, ne kadar eksik ödenecek belli değil; ama neredeyse <strong>“Sorunu abartıyorsunuz”</strong> diyecekler.</p>
<p>Sorun görünürde 500 bin dolayında tasarruf sahibini ilgilendiriyor ama siz bu sayıyı en az iki ile üç ile çarpın, aile olarak düşünün. Mağdur olan kitle çok büyük. <strong>“Ama onların da suçu var”</strong> demek kolay, elbette var da hırsızın ve hırsızın varlığını bile bile kapının kilidini geç değiştirenin hiç mi suçu yok!</p>
<p>Sorun yalnızca 500 bini aşkın ya da aileleriyle birlikte daha fazla tasarruf sahibinin mağdur edilmesiyle de sınırlı değil. Sermaye piyasalarına olan güven bir kere daha yerle yeksan olmadı mı?</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/hirsizi-bildigi-halde-kilidi-gec-degistirenin-hic-mi-sucu-yok-87896</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Hırsızı bildiği halde kilidi geç değiştirenin hiç mi suçu yok! ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi-masasi/canli-ekonomi-masasi-87895</guid>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 07:30:00 +03:00</pubDate>
            <title> Canlı - Ekonomi Masası</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p> </p>
<p style="text-align: center;"><iframe title="Bu Hafta Piyasada Yönü Ne Belirleyecek?  | Ekonomi Masası | 21 Eylül" src="https://www.youtube.com/embed/smEq0cDxnAs" width="800" height="579" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi-masasi/canli-ekonomi-masasi-87895</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/0/4/1280x720/talip-cipa-1784524336.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ekonominin gündemi uzman konuklarla Ekonomi Masası&#039;nda... ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/100-milyar-dolarlik-hedef-yeni-nesil-ekonomik-ortaklik-icin-yol-haritasi-olacak-87894</guid>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 07:22:00 +03:00</pubDate>
            <title> 100 milyar dolarlık hedef, yeni nesil ekonomik ortaklık için yol haritası olacak</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>BAŞKANLIĞINI </strong>FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Murat Özyeğin</strong>’in yürüttüğü Türkiye-ABD İş Konseyi’nin (TAİK) 19’uncusunu gerçekleştireceği <strong>“Ticari Diplomasi Trafiği”</strong>ni izlemek üzere New York’tayız.</p>
<p><strong>Nail Olpak</strong>’ın başkanlığını yürüttüğü Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) çatısı altındaki TAİK’in <strong>“Ticari Diplomasi Trafiği”</strong>nin ilk toplantısı bugün, <strong>Türkiye’nin Ekonomik Görünümü ve Yatırım Fırsatları” </strong>başlığıyla gerçekleşecek. Citi işbirliği ile gerçekleşecek toplantıya Hazine ve Maliye Bakanı <strong>Mehmet Şimşek </strong>ile Merkez Bankası Başkanı <strong>Fatih Karahan </strong>katılacak.</p>
<p>Concordia işbirliği ile gerçekleşecek <strong>“Sanayi ve İleri Teknoloji Yuvarlak Masa Toplantısı”</strong>nda Sanayi ve Teknoloji Bakanı <strong>Mehmet Fatih Kacır </strong>konuşacak.</p>
<p>Gün, Ticaret Bakanı Prof. <strong>Ömer Bolat, Mehmet Şimşek, </strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı <strong>Alparslan Bayraktar, Mehmet Fatih Kacır </strong>ile Türk ve Amerikan iş dünyasının önde gelen 400 temsilcisinin katılacağı <strong>“Türkiye Yatırım Konferansı Resepsiyonu” </strong>ile noktalanacak.</p>
<p>Yarın, American Turkish Business Roundtable (ATBR), Atlantic Concil Türkiye ve Franklin Templeton işbirliği ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı <strong>Alparslan Bayraktar</strong>’ın katıldığı <strong>“Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı” </strong>yapılacak.</p>
<p>Citi ev sahipliğindeki <strong>"19. Türkiye Yatırım Konferansı Ana Oturumu”</strong>nda Ticaret Bakanı Prof. <strong>Ömer Bolat, </strong>Hazine ve Maliye Bakanı <strong>Mehmet Şimşek </strong>ve Merkez Bankası Başkanı <strong>Fatih Karahan, </strong>çok sayıda Amerikalı kurumsal yatırımcı, fon yöneticisi ve finans kuruluşu temsilcisiyle buluşacak.</p>
<p>Konferans dizisinin son günü 23 Eylül’de ABD Ticaret Odası, ABD-Türkiye İş Konseyi (USTBC) işbirliğinde gerçekleşecek <strong>“Başkanlık Yuvarlak Masa Toplantısı”</strong>nda Cumhurbaşkanı <strong>Recep Tayyip Erdoğan, “Fortune 100 şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle” </strong>bir araya gelecek. Toplantıda bakanlar <strong>Ömer Bolat, Alparslan Bayraktar, Mehmet Fatih Kacır, Mehmet Şimşek, Hakan Fidan, </strong>Merkez Bankası Başkanı <strong>Fatih Karahan, </strong>DEİK Başkanı <strong>Nail Olpak, </strong>TAİK Başkanı <strong>Murat Özyeğin </strong>ile ABD Ticaret Odası, ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı <strong>Hamdi Ulukaya </strong>hazır bulunacak.</p>
<figure class="image align-center"><img src="/storage/uploads/0/0/0/6ab0b22d736fc-1789964845.jpg" alt="" width="800" height="272" />
<figcaption><strong>                        Nail Olpak                                         Murat Özyeğin                                  Hamdi Ulukaya</strong></figcaption>
</figure>
<p>Konferansın son etkinliği AmCham Türkiye ve Mastercard işbirliğiyle Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı <strong>Ümit Önal</strong>’ın katılımıyla <strong>“Siber Güvenlik Yuvarlak Masa Toplantısı”</strong> olacak. Türkiye’nin gelişen dijital ekosistemi, siber güvenlik ve dijital yönetişim alanındaki gelişmeler, kamu sektöründeki yapay zeka uygulamaları ile güvenli ve dijital ekosisteme yön veren yeni teknolojiler, işbirliği alanları değerlendirilecek.</p>
<p>DEİK Başkanı <strong>Nail Olpak, </strong>Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde ticaretin yanı sıra karşılıklı yatırımların, stratejik sektörlerde işbirliklerinin artırılmasının önemine vurgu yaptı:</p>
<p>-          <strong>Cumhurbaşkanımı</strong><strong>z</strong><strong> Recep Tayyip Erdoğan i</strong><strong>l</strong><strong>e ABD Başkanı Donald Trump’ın ortaya koyduğu 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini</strong><strong>,</strong><strong> iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığın daha da ileri seviyeye taşınması için önemli bir yol haritası olarak değerlendiriyoruz.</strong></p>
<p>Küresel ticaretin, tedarik zincirlerinin ve yatırım kararlarının yeniden şekillendiği bir dönemden geçildiğini belirtti:</p>
<p>-          <strong>Böyle bir ortamda Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, yetişmiş insan kaynağı, lojistik avantajları ve geniş bir coğrafyaya erişim imkanı, Amerikan şirketleri açısından önemli fırsatlar sunuyor.</strong></p>
<p>Şu soruları irdeledi:</p>
<p>-          <strong>Artık sadece </strong>“Ne kadar ticaret yapıyoruz?” <strong>sorusunu değil, </strong>“Birlikte ne üretebilir, nereye yatırım yapılabilir ve hangi pazarlara birlikte açılabiliriz?” <strong>sorusunu daha fazla konuşmalıyız.</strong></p>
<p>Ardından ekledi:</p>
<p>-          <strong>Enerji, teknoloji, finans, ileri imalat ve dijital dönüşüm gibi stratejik alanlarda karşılıklı yatırımların artırılmasını ve Türk-Amerikan şirketlerinin üçüncü ülkelerde daha fazla ortak projeye imza atmasını önemsiyoruz.</strong></p>
<p>TAİK Başkanı <strong>Murat Özyeğin, </strong>Türkiye ve ABD iş dünyası arasında uzun vadeli ve karşılıklı faydaya dayalı işbirliklerinin gelişmesine katkı sağlamayı hedeflediklerine işaret etti:</p>
<p>-          <strong>New York’ta bu yıl 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimiz doğrultusunda, yalnızca ikili ticareti artırmaya değil, karşılıklı yatırımları ve üçüncü ülkelerde ortaklıkları güçlendirmeye de odaklanıyoruz.</strong></p>
<p>ABD Ticaret Odası ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı <strong>Hamdi Ulukaya, </strong>Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin 100’üncü yılının kutlanacağını anımsattı:</p>
<p>-          <strong>İki ülke yönetiminin ortaya koyduğu 100 milyar dolarlık ikili ticaret vizyonu, Türkiye ve Amerikan iş dünyasının ortak inancı, karşılıklı yatırımları ve sahadaki üretkenliği ile hızla gerçeğe dönüşüyor.</strong></p>
<p>New York’ta gerçekleşecek güçlü buluşmanın, küresel Amerikan şirketleri ile Türk özel sektörünün yenilikçi gücünü aynı vizyonda kenetleyeceğinin altını çizdi:</p>
<p>-          <strong>Küresel tedarik hatlarının ve stratejik yatırımların yeniden yapılandığı günümüz dünyasında, Türkiye dinamik altyapısı, genç yetenek havuzu ve eşsiz üretim kapasitesiyle uluslararası sermaye için en güvenilir ortaklardan biridir.</strong></p>
<p><strong>Ulukaya, </strong>bu yılki konferansla ilgili değerlendirmesini şöyle noktaladı:</p>
<p>-          <strong>İki ülkenin öncü kurumlarıyla sadece ticaret hacmini artırmak değil, enerji, ileri teknoloji ve dijital dönüşüm gibi geleceği belirleyen alanlarda kalıcı ortaklıklar kurmak üzere bir araya geliyoruz. Türkiye ve ABD arasındaki ikinci yüzyılın ekonomik omurgasını inşaya kararlıyız.</strong></p>
<p>New York’taki <strong>“19. Türkiye Yatırım Konferansı”</strong>nın sponsorları da şöyle sıralandı:</p>
<ul>
<li><strong>Borusan Holding, Çalık Holdi</strong><strong>n</strong><strong>g, Chobani, Fiba Holding, Kibar Holding, Koç Holding, Limak Holding, Sabancı Holding, Sahibinden, THY ve Türk Telekom.</strong></li>
</ul>
<p>Türkiye’de fonlarla ilgili operasyon, Financial Times ve Wall Street Journal gibi dünyaca ünlü ekonomi medyasına, <strong>“skandal” </strong>olarak yansıdı…</p>
<p>New York’taki <strong>“19. Yatırımcı Konferansı”</strong>nda özellikle Hazine ve Maliye Bakanı <strong>Mehmet Şimşek</strong>’e yöneltilecek soruların başında <strong>“fon skandalı” </strong>yer alacak gibi görünüyor.</p>
<p>Buna karşın <strong>Nail Olpak, Murat Özyeğin </strong>ve <strong>Hamdi Ulukaya</strong>’nın mesajları, ABD’li şirketlerle işbirliğinin daha da gelişeceğine dönük beklenti çıtasını yükseltiyor…</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">İstanbul, uluslararası sanat dünyasının kalıcı buluşma noktaları arasına girecek</span></h2>
<p><span style="color: #e03e2d;"><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab0b29cca3d7-1789964956.jpg" alt="" width="500" height="611" /></span><strong>CONTEMPORARY </strong>İstanbul (CI) Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ali Güreli, </strong>önce 23-27 Eylül 2026’da Tersane İstanbul’da gerçekleşecek <strong>“Contemporary İstanbul 21. Edisyonu”</strong>na katılımlarla ilgili bilgileri verdi:</p>
<p>-          <strong>2006’dan buyana Akbank’ın ana partnerliğinde gerçekleşen </strong>“Contemporary İstanbul”<strong> bu yıl 16 farklı ülkeden 70 çağdaş sanat galerisini, 736 sanatçıyı ve 1372 eseri bir araya getiriyor.</strong></p>
<p>Şu noktanın altını çizdi:</p>
<p>-          <strong>CI21, köklü galeriler ile yeni oluşumları, Türkiye’den ve dünyadan sanatçıları, koleksiyonerleri ve sanat profesyonellerini aynı çatı altında buluştururken, Focus Asia, Newcomers ve New Grounds bölümleriyle uluslararası altyapısı güçleniyor.</strong></p>
<p><strong>Ali Güreli, “Contemporary İstanbul”</strong>un 21 yıllık yolculuğunu ve İstanbul’un sanat dünyasındaki konumunu şöyle özetledi:</p>
<p>-          <strong> Sanat dünyasının geleceğini yalnızca nerede daha çok eser satıldığı değil, sanatçıların, galerilerin, koleksiyonerlerin ve fikirlerin nerede buluştuğu belirleyecek. İstanbul’un gücü de tam bu noktada öne çıkıyor.</strong></p>
<p>Şu nokta üzerinde durdu:</p>
<p>-          Contemporary İstanbul” <strong>olarak 21 yıldır bu buluşma alanını büyütüyor, Türkiye sanat piyasasını uluslararası sanat dünyasıyla daha güçlü ilişkiler kurmaya açıyoruz. Bu yıl aramıza katılan yeni galeriler ve Focus Asia ile bu ağı yeni coğrafyalara taşıyoruz.</strong></p>
<p>Hedefleriyle ilgili şu mesajı aktardı:</p>
<p>-          <strong>Hedefimiz, İstanbul’un uluslararası sanat dünyasının kalıcı buluşma noktalarından biri olmasına katkıda bulunmak.</strong></p>
<p><strong>Güreli, </strong>son 12 ayda sanat dünyasında nelerin değiştiği konusunu da irdeledi:</p>
<p>-          <strong>Ukrayna ve Ortadoğu’daki savaş ve küresel siyasi gerilim; seyahat, eser taşımacılığı, sigorta ve lojistik maliyetlerini doğrudan etkiledi. Buna rağmen uluslararası sanat piyasası durmadı, daha temkinli ve daha planlı hareket etmeye başladı.</strong></p>
<p>Sanat dünyasının bölgemizdeki ağırlık merkezinin genişlediğini kaydetti:</p>
<p>-          <strong>Doha ve Abu Dhabi’nin artan sanat ve müze yatırımları, İstanbul’un uzun süredir doğal olarak üstlendiği bölgesel sanat merkezi rolünün artık yeni ve güçlü aktörlerle paylaşılan, daha rekabetçi bir coğrafyada sürdürüleceğini gösteriyor.</strong></p>
<p>Bu noktada Suudi Arabistan’a dikkat çekti:</p>
<p>-          <strong>Suudi Arabistan ise tüm ülkeye yayılan bir strateji ile bu yarışta hızla büyüyen bir ivme ile yerini alıyor. </strong>“Art Basel Qatar”, <strong>Doha’da Şubat 2026’da ilk edisyonunu gerçekleştirdi. Kasım 2026’da ise </strong>“Frieze Abu Dhabi” <strong>ilk kez düzenlenecek.</strong></p>
<p><strong>“Contemporary İstanbul”</strong>un 21 yıldır aralıksız ana sponsoru olan Akbank’ın Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Suzan Sabancı, </strong>çağdaş sanatın dünyaya yeni gözlerle bakmanın en güçlü yollarından biri olduğunu vurguladı:</p>
<p>-          <strong>İstanbul da bu yeni bakışların buluştuğu, sanatın geleceğinin konuşulduğu önemli merkez olarak öne çıkıyor. </strong>“Contemporary İstanbul” <strong>21 yıldır dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçılar, galeriler ve koleksiyonerleri buluşturup yaratıcı enerjiyi büyütüyor.</strong></p>
<p>Ardından ekledi:</p>
<p>-          “Contemporary İstanbul”<strong>un 21. Edisyonunun da İstanbul’un çağdaş sanat alanındaki iddiasını güçlendirecek, yeni keşiflere ve yeni hikayelere ilham verecek bir buluşma olacağına inanıyorum.</strong></p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/100-milyar-dolarlik-hedef-yeni-nesil-ekonomik-ortaklik-icin-yol-haritasi-olacak-87894</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/2/7/5/1280x720/nail-olpak-1759921618.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ 100 milyar dolarlık hedef, yeni nesil ekonomik ortaklık için yol haritası olacak ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/amazon-web-geldi-google-hazirlaniyor-87893</guid>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 07:12:00 +03:00</pubDate>
            <title> Amazon Web geldi, Google hazırlanıyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>İMAM GÜNEŞ</strong></p>
<p>İran-İsrail-ABD ekseninde büyüyen savaşın Ortadoğu’da yarattığı güvenlik endişesi, Türkiye açısından yeni bir yatırım fırsatının kapısını araladı. Uzun yıllardır küresel şirketlerin Ortadoğu operasyonlarının önemli merkezlerinden biri olan Dubai’nin güvenlik açısından sorgulanmaya başlamasıyla şirketlerin alternatif adres arayışında İstanbul öne çıktı.</p>
<p>EKONOMİ’nin sektör kaynaklarından edindiği bilgilere göre, özellikle teknoloji, enerji ve veri merkezi alanında faaliyet gösteren küresel şirketler Türkiye’deki yapılanmalarını güçlendirmeye hazırlanıyor. Kaynaklar, yatırım kararlarında maliyet unsurunun önemini korumasına rağmen güvenliğin son dönemde çok daha belirleyici hale geldiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Amazon’un üssü geldi, sıra Google’da Türkiye, küresel teknoloji şirketlerinin yatırımlarında daha görünür bir konuma gelmeye başladı. Amazon Web Services (AWS), mayıs ayında İstanbul’daki AWS Local Zone altyapısını genel kullanıma açtı. Google ise Turkcell iş birliğiyle Türkiye’de yeni bir Cloud Region kurulacağını ve bunun şirketin Türkiye’ye yönelik 10 yıllık 2 milyar dolarlık yatırım planının parçası olduğunu daha önce açıklamıştı.</p>
<p>Sektör kaynaklarının verdiği bilgiye göre ise iki şirketin Türkiye planları açıklanan teknoloji yatırımlarının ötesine uzanıyor. Kaynaklar, Amazon’un Dubai’deki bölgesel yapılanmasının önemli bölümünü Türkiye’ye taşıdığını, Google’ın da benzer yönde hazırlık yaptığını belirtti. İstanbul’un böylece yalnızca yatırım yapılan bir pazar değil, Ortadoğu ve çevre ülkelerdeki faaliyetlerin yönetilebileceği alternatif bir bölgesel merkez olarak değerlendirilmeye başlandığı ifade ediliyor. Söz konusu iddialara ilişkin görüşlerine başvurduğumuz Amazon ve Google ise konu hakkında yorum yapmadı.</p>
<p>Kaynaklara göre bu hareketlilik Amazon ve Google ile sınırlı değil. Dubai’de bölgesel üsleri bulunan bazı Japon, Çinli, Hintli ve ABD’li şirketlerin de İstanbul seçeneğini değerlendirdiği, yönetici ve uzman kadrolarının bir bölümünü Türkiye’ye kaydırmaya başladığı belirtiliyor. İstanbul’un iş ve yaşam merkezlerinde küresel şirketlerin yabancı üst düzey yöneticileri ile uzman çalışanlarının daha görünür hale gelmesi de bu hareketliliğin sahadaki yansımalarından biri olarak gösteriliyor.</p>
<h2>Suudi ve Çinli gruplar Türkiye’de yer bakıyor </h2>
<p>Türkiye’ye yönelik hareketlilik Körfez ve Asya’dan yeni yatırım arayışlarına da yansıyor. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Suudi Arabistan’ın büyük grupları yatırım ekiplerini Türkiye’ye göndererek farklı bölgelerde incelemelerde bulunuyor. Asyalı yatırımcıların da benzer arayışta olduğu belirtilirken, Çinli büyük bir grubun Kırklareli’nde yatırım hazırlığı yaptığı ifade ediliyor. Şirketin adı ve yatırımın büyüklüğüne ilişkin ise henüz kamuoyuna açıklanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>
<p>Yeni yatırım dalgasında öne çıkan alanlardan birini veri merkezleri oluşturuyor. Yapay zekâ ve bulut teknolojileriyle hızla artan kapasite ihtiyacının Türkiye’ye yönelik ilgiyi artırdığı, İstanbul ve çevresinin yanı sıra Trakya’nın da veri merkezi ve teknoloji yatırımları açısından yatırımcıların radarına girdiği belirtiliyor.</p>
<h2>20 yıllık vergi avantajı</h2>
<p>İstanbul’un elini güçlendirdi Küresel şirketlerin Türkiye’ye yönelik ilgisini destekleyen önemli unsurlardan biri de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yeni vergi düzenlemeleri oldu. Küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını teşvik etmeyi amaçlayan düzenlemeye göre, şirketlerin İstanbul Finans Merkezi’nden yönetilen yurt dışı operasyonlarından elde ettikleri kazançların yüzde 100’ü, İFM dışındaki merkezlerden yönetilenlerin ise yüzde 95’i, 20 yıl boyunca kurumlar vergisine esas kurum kazancından indirilebilecek. Bu merkezlerde çalışan nitelikli personele de belirli şartlarla ücret istisnası getirilecek.</p>
<p>Düzenleme, bölgesel yönetim merkezlerinin önemli bölümünün bulunduğu Dubai karşısında İstanbul’un elini güçlendirecek yeni bir unsur olarak görülüyor. Sektör kaynakları, Ortadoğu’da güvenlik risklerinin arttığı bir dönemde bu avantajların da devreye girmesiyle küresel şirketlerin Türkiye planlarını yeniden değerlendirdiğini belirtiyor. Güvenlik, coğrafi konum ve vergi avantajlarının birlikte öne çıkmasıyla Dubai’deki bazı bölgesel fonksiyonların İstanbul’a kaymasının önümüzdeki dönemde hızlanabileceği ifade ediliyor.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Dubai’deki fuar Türkiye’ye yönelişin işaretini verdi</span></h2>
<p>Küresel şirketlerin değişen güvenlik algısının dikkat çekici örneklerinden biri 1-3 Eylül tarihlerinde Dubai World Trade Centre’da gerçekleştirilen elektrik ve enerji fuarında görüldü. Bölgenin en büyük elektrik altyapısı ve enerji buluşmalarından biri olan organizasyonun 50’nci yılı nedeniyle güçlü bir uluslararası ve üst düzey katılım bekleniyordu. Ancak fuara katılan sektör temsilcilerinin aktardığına göre, bazı büyük küresel şirketler organizasyona temsilci gönderirken üst düzey yöneticilerini Dubai’ye göndermedi, bazıları ise katılımını sınırlı tuttu. Kaynaklar, fuardaki bu tablonun şirketlerin Ortadoğu’daki güvenlik risklerine karşı daha temkinli hareket etmeye başladığını gösterdiğini belirtiyor. Aynı güvenlik hassasiyetinin yatırım ve bölgesel merkez tercihlerine de yansıdığına dikkat çeken kaynaklar, Türkiye’nin bu noktada Dubai’ye alternatif olarak öne çıktığını ifade ediyor. </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/amazon-web-geldi-google-hazirlaniyor-87893</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/9/3/1280x720/amazon-1789964467.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Orta Doğu’da savaş nedeniyle oluşan güvenlik endişesi, küresel teknoloji şirketlerini alternatif arayışına itti. Dubai’deki bölgesel yapılanmasını daha güvenli merkezlere taşımaya başlayan Amazon’un kapsamlı bulut bilişim platformu AWS, İstanbul’daki AWS Local Zone altyapısını mayıs ayında genel kullanıma açtı. Kaynaklar, Google’ın da benzer yönde hazırlık yaptığını belirtiyor. Google, Turkcell iş birliğiyle Türkiye’de yeni bir bulut bölgesi kurulacağını daha önce açıklamıştı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/sirketler-yaralarini-sarma-cabasinda-87892</guid>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 07:05:00 +03:00</pubDate>
            <title> Şirketler yaralarını sarma çabasında</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ŞEBNEM TURHAN</strong></p>
<p>Borsa İstanbul’da, yaşanan fon krizinin etkilerini atlatmak için şirketler harekete geçti. Geri alım programları art arda açıklanırken sadece cuma günü şirketlerin ve ortakların yaptığı geri alım 3.8 milyar lirayı geçti. Geçen haftanın tamamında ise yapılan pay geri alımının büyüklüğü 5 milyar liraya yaklaştı. Şirketler geçen hafta açıkladığı geri alım programı da 11 milyar liraya dayandı. Fon krizinin en sert günlerinin yaşandığı geçen hafta borsada işlem gören 613 hissenden 8 hisse her gün taban, olurken 52 hisse yüzde 30 ve üzeri, 161 hisse yüzde 20 ve üzeri 424 hisse de yüzde 10 ve üzeri düştü.</p>
<h2>Her gün taban oldular </h2>
<p>Yatırım fonlarında yaşanan likidite krizi geçen hafta Borsa İstanbul’u salladı. Kamu, dört bir koldan sorunun yayılmasını önlemek için adımlar atarken krizin faturası ağır oldu. Borsa İstanbul BIST 100 endeksi geçen hafta yüzde 8,18, bankacılık endeksi yüzde 3,65, halka arz endeksi ise yüzde 20,84 kayıp yaşadı. BIST 100’ün piyasa değeri 12,8 trilyon liraya geriledi. Teminat tamamlama çağrıları, sert düşüşün yaşandığı 16 Eylül sonrasında 1,76 trilyon liraya çıkarken 18 Eylül itibarıyla 452,6 milyar liraya geriledi. Geçen hafta sadece 19 hisse yükselirken 3 hissenin fiyatında önceki haftaya göre değişim olmadı. 591 hisse kayıp yaşadı. Yani borsada işlem gören şirketlerin yüzde 96,4’ü geçen haftayı kayıpla geçirdi. En dikkat çekici gelişme ise Sermaye Piyasası Kurulu’nun işleme kapattığı veya tasfiye kararı aldığı yatırım fonlarının portföylerinde yer alan şirket hisselerinin her gün taban olmasıydı. Selçuk Ecza, Anel Elektrik, Hedef Holding, Katılımevim, Gündoğdu Gıda, Odine ve Pasifik Eurasia hisseleri geçen hafta yüzde 40,86 düştü, yani her gün taban gördü.</p>
<h2><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab0ae28d4cb6-1789963816.png" alt="" width="652" height="560" /><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab0ae328da69-1789963826.png" alt="" width="186" height="350" />Halka arz endeksinde sert kayıp </h2>
<p>Borsa İstanbul’daki 36 endeksin tümü geçen hafta düşerken en düşük kayıplar yüzde 2,58 ve yüzde 3,65 ile sigorta ve bankacılık endekslerinde gerçekleşti. En sert düşüşler ise yüzde 24,02 ile bilişim, yüzde 20,84 ile halka arz, yüzde 20,77 ile finansal kiralama ve faktoring endekslerinde yaşandı. Borsadaki hisselerin yüzde 96’sından fazlası değer kaybedince şirketlerden de birbiri ardına pay geri alım açıklamaları gelmeye başladı. Geri alım programları devam eden şirketlerin yanı sıra programlarını tamamlayan ya da güncelleyen şirketler de öne çıktı.</p>
<h2>Toplam 91 şirketten geri alım </h2>
<p>Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) verilerinden EKONOMİ’nin yaptığı hesaplamalara göre, 18 Eylül günü 47 şirket kendi paylarında geri alım gerçekleştirdi. Uzmanlara göre, şirketlerinin değerinin olması gerekenin altında olduğunu düşünen, hisse fiyatının şirketin gerçek performansını yansıtmadığına inanan şirketler, hem kendilerini hem de hisselerine yatırım yapan yatırımcıları korumak için geri alıma yöneldi. Bu 47 şirketin kendi paylarında yaptığı tek günlük geri alımların tutarı 3,8 milyar lirayı geçti. Bazı hisselerde geri alım programı dışında yönetim kurulu üyelerinden gelen alım emirleri dikkat çekti. Haftanın son işlem günü hızlansa da pay geri alımları geçen hafta boyunca hareketlenmeye başlamıştı. KAP duyurularından yapılan hesaplamalara göre, 14-17 Eylül’de 44 şirket kendi paylarında geri alım gerçekleştirdi ve bu alımların büyüklüğü de yaklaşık 1 milyar liraya ulaştı. Böylece geçen hafta toplam 91 şirket geri alım gerçekleştirdi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da bankaların pay geri alımlarında esneklik sağlayan kararını geçen hafta açıkladı. Yeni geri alım programları açıklayan şirketler arasında haftanın ilk işlem günü 2,5 milyar liralık programıyla Türk Telekom öne çıktı. Enerya ile Ahlatçı Holding 2 milyar liralık geri alım programını duyururken yeni halka arz şirketlerinden Çitlekçi’nin 1 milyar liralık pay geri alım programı açıklaması dikkat çekti. Metropol 1,2 milyar liralık, Gedik Yatırım ise 700 milyon liralık geri alım programını devreye aldığını duyurdu. Toplam 13 şirket, geçen hafta 11,2 milyar lira büyüklüğünde geri alım programı kararı açıklamış oldu.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Bir haftada fonlardan çıkış 371,4 milyar lira</span></h2>
<p>Kriz, yatırım fonlarında nakit çıkışını hızlandırdı. Bir haftalık toplam net nakit çıkışı 371 milyar 380,5 milyon liraya ulaşırken işleme kapatılan ve tasfiye kararı alınan fonların dışında para piyasası fonlarındaki çıkışlar dikkat çekti. Geride bıraktığımız haftada 439 yatırım fonuna net nakit girişi gerçekleşirken 940 fondan nakit çıkışı yaşandı. Böylece TEFAS’a açık veya kapalı 2 bin 50 fonun yüzde 46’sında nakit çıkışı görüldü. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre, 31 Ağustos itibarıyla 10,97 trilyon lira olan yatırım fonlarının toplam piyasa değeri, 18 Eylül itibarıyla 10,46 trilyon liraya indi. Yaklaşık 510 milyar liralık piyasa değeri kaybı gerçekleşti.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/sirketler-yaralarini-sarma-cabasinda-87892</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/10/borsa-istanbul.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin yüzde 96,4’ünün kayıpla geride bıraktığı geçen haftanın ardından pay geri alımları öne çıktı. Sadece cuma günü 47 şirket geri alım gerçekleştirirken geçen haftanın tamamındaki alımlar 5 milyar lirayı aştı. Her gün taban olan şirketlerde ise kayıplar yüzde 40’ı geçti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/corendon-2027de-surdurulebilir-buyumeye-odaklandi-87877</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 23:09:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme yaklaşımı benimsiyoruz&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Türkiye, Hollanda ve Malta bayraklı olarak üç ülkede hizmet veren Corendon Airlines, Amsterdam’da düzenlediği "Get Together 2026" etkinliğinde  Avrupa’daki iş ortaklarıyla bir araya geldi. Etkinlikte, 2027 yaz sezonuna ilişkin yeni uçuş noktaları ve kapasite planları paylaşıldı.</p>
<p>Açıklamaya göre 2026 yılında küresel ekonomik koşullar, yüksek yakıt maliyetleri, jeopolitik gelişmeler ve değişen tüketici talebi gibi faktörlerin havacılık sektöründeki operasyonel koşulları etkilediği bir dönemin ardından Corendon Airlines, 2027 sezonunda kapasite planlamasında disiplinli bir yaklaşım benimseyerek konsolidasyon, operasyonel verimlilik ve uzun vadeli pazar istikrarına odaklanacak.</p>
<p>Corendon Airlines, farklı Avrupa pazarlarında yeni destinasyonlar sunarken, aynı zamanda yolcu talebinin güçlü olduğu ve operasyonel olarak sürdürülebilir sonuçların elde edildiği hatlara odaklanarak iş ortaklarıyla uzun vadeli iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyor.</p>
<p>Corendon Airlines, 2027 yazında Almanya’dan Bulgaristan ve İstanbul’a yeni uçuşlar başlatacak. Birleşik Krallık ve Polonya pazarlarındaki güçlü destinasyonlarını korumayı planlayan şirketin, Aralık 2026’da başlayacak Curaçao seferleriyle uzun menzilli uçuşlardaki yeni döneminin de kapılarını aralayacağı bildirildi.</p>
<p>2027 yaz sezonunda, Türkiye, Yunanistan, Mısır ve İspanya başta olmak üzere popüler tatil destinasyonlarına yönelik mevcut uçuş ağını sürdürecek olan Corendon Airlines, Bulgaristan’ın Karadeniz kıyılarına ilk kez uçuş başlatacak. Corendon Airlines, 2027 yazında Almanya’dan Bulgaristan’ın Varna ve Burgaz şehirlerine haftada 8 uçuşa kadar sefer düzenlemeyi planlıyor.</p>
<p>Corendon Airlines Ticari İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CCO) Paul Schwaiger, yaptığı değerlendirmede, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’2027 yaz sezonuna hazırlanırken Avrupa’daki iş ortaklarımızla güçlü ve uzun vadeli iş birliklerimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Farklı pazarlardaki yolcu taleplerini yakından takip ederken, operasyonel verimliliğimizi ve finansal dayanıklılığımızı güçlendirmeye odaklanıyoruz. Bulgaristan ve İstanbul gibi yeni destinasyonları uçuş ağımıza dahil ederken, Birleşik Krallık’ta Antalya, Polonya’da ise Antalya ve Heraklion gibi güçlü ve kendini kanıtlamış rotalarımızı sürdürerek dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme yaklaşımı benimsiyoruz.’’</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/corendon-2027de-surdurulebilir-buyumeye-odaklandi-87877</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/7/7/1280x720/corendon-2027de-surdurulebilir-buyumeye-odaklandi-1789848662.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Corendon Airlines, 2027 yılı uçuş programını açıklayarak, sezona uzun menzilli uçuşlarla başlayacağını açıkladı. Corendon Airlines Ticari İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Paul Schwaiger, &quot;Bulgaristan ve İstanbul gibi yeni destinasyonları uçuş ağımıza dahil ederken, Birleşik Krallık’ta Antalya, Polonya’da ise Antalya ve Heraklion gibi güçlü ve kendini kanıtlamış rotalarımızı sürdürerek dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme yaklaşımı benimsiyoruz.&quot; ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/antalya-is-dunyasindan-cop31e-sponsorluk-destekleri-87876</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 23:07:00 +03:00</pubDate>
            <title> Antalya iş dünyasından COP31’e sponsorluk destekleri</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Antalya’da 9-20 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan devlet başkan ve hükümet temsilcileri ile yaklaşık 100 bine yakın katılımcının yer alacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Konferansı (COP31) Antalya’ya destek için bölge iş dünyası da katkı verecek.</p>
<p>Antalya Valisi Hulusi Şahin ile AGT Ağaç Sanayi ve Ticaret A.Ş, İdeali - AVA Tasarım Dekorasyon Tic. Ltd. Şti, GMS Grup Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş ve Yörükoğlu Süt ve Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş, Özyazıcı İnşaat ve CW Enerji A.Ş arasında, BM COP31 Antalya alanında yapılacak değişik işler için sponsorluk anlaşmaları imzalandı.</p>
<p><strong>AGT Ağaç</strong></p>
<p>COP31 ile Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi kapsamında kurulacak olan Antalya Pavilyonunun inşası ve ana sponsorluğu anlaşması Antalya Valisi Hulusi Şahin ile AGT Ağaç Sanayi ve Ticaret AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Semih Söylemez ile İcra Kurulu Başkanı Bülent Komaç tarafından imzalandı. AGT Ağaç Sanayi ve Ticaret A.Ş,  Antalya Pavilyonunun inşa sürecini, iç yapı imalatlarını, malzeme tedarikini, üretim, taşıma ve montaj işlemlerini AGT Ağaç Sanayi ve Ticaret AŞ gerçekleştirecek.</p>
<p><strong>İdeali - AVA Tasarım</strong></p>
<p>Öte yandan, Antalya Valiliği ile İdeali - AVA Tasarım Dekorasyon Tic. Ltd. Şirketi de Antalya Pavilyonunun proje tasarımı ve teknik danışmanlığı için iş birliği yapacak. Protokol Vali Şahin ve eşi Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin ile İdeali - AVA Tasarım Dekorasyon Tic. Ltd. Şti. İcra Kurulu Başkanı Ali Kıvrak  tarafından imzaladı.</p>
<p>İdeali - AVA Tasarım Dekorasyon Tic. Ltd. Şirketi, Antalya Pavilyonunun konsept ve mekânsal tasarımının geliştirilmesi, uygulamaya esas projelerin hazırlanması, sergileme kararlarının oluşturulması ve yapım sürecindeki teknik danışmanlık hizmetlerini yürütecek.</p>
<p><strong>GMS Grup</strong></p>
<p>COP31 Antalya Evi çatı yenileme ve kameriye yapım işi ile deniz çayırlarının rehabilitasyonu çalışmalarına GMS Grup Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş. sponsor oldu. Sponsorluk imza törenine Vali Hulusi Şahin ve eşi Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin ile GMS Grup Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş Genel Müdürü Mehmet Gümüşlü katıldı. Sponsorluk ile deniz çayırlarının rehabilitasyonu, Antalya Evi'nin mevcut çatısının hazırlık ve uygulama çalışmalarının ardından karbon yutan kiremit ile yenilenmesini ve aynı nitelikte bir kamelya yapılmasına yönelik çalışmaları kapsıyor.</p>
<p>Yörükoğlu Süt</p>
<p>Antalya Valiliği ile Yörükoğlu Süt ve Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ arasında da iş birliği protokolü imzalandı. Protokole göre, Yörükoğlu Süt ve Süt Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş, Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi proje, etkinlik ve farkındalık çalışmaları ile COP31'e yönelik hazırlık, organizasyon, iletişim, teknik ve lojistik çalışmalarını gerçekleştirecek.  </p>
<p>Protokol törenine, Yörükoğlu Süt ve Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Bulut ile yönetim kurulu üyeleri Ziya Bulut, Ali Bulut ve Ali Erdinç Yörükoğlu katıldı.</p>
<p><strong>CW Enerji</strong></p>
<p>CW Enerji AŞ'nin de COP 31’de yer alacak Antalya Pavilyonun enerji ve teknik altyapı donanımının sağlanmasına katkı vereceği bildirildi. İş birliği protokolünü ise CW Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İsmail Yüksek imzaladı. CW Enerji A.Ş, COP31 Antalya Evi'nde güneş enerjisi sisteminin kurulmasını ve mevcut elektrik panosunda ihtiyaç duyulan elektrik sisteminin tamamlanmasını üstlendi.</p>
<p><strong>Özyazıcı İnşaat</strong></p>
<p>COP31 Antalya Evi'nin tadilat çalışmaları ve iç donanımın yapımı işini Özyazıcı İnşaat üstlendi. İş birliği protokolünü Özyazıcı İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Özyazıcı imzaladı. Özyazıcı İnşaat, COP31 Antalya Evi'nin kullanım amacına uygun tadilat, yenileme ve uygulama çalışmalarının gerçekleştirilmesi ile ihtiyaç duyulan donanım, malzeme ve tamamlayıcı unsurları gerçekleştirecek.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/antalya-is-dunyasindan-cop31e-sponsorluk-destekleri-87876</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/7/6/1280x720/antalya-is-dunyasindan-cop31e-sponsorluk-destekleri-1789848559.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Antalya iş dünyası, Kasım ayında yapılacak Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Konferansı sürecinde yapılacak işlerle ilgili sponsorluk desteği verecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/bakan-yumakli-yetistiricilerimizden-artik-asi-ve-kimliklendirme-ucreti-almiyoruz-87871</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 16:10:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bakan Yumaklı: Yetiştiricilerimizden artık aşı ve kimliklendirme ücreti almıyoruz</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği'nin Erzurum'daki tesisinin açılışına katıldı.</p>
<p>Yumaklı burada yaptığı konuşmada, hayvancılığın stratejik bir sektör olduğunu söyledi.</p>
<p>Bugünün 19 Eylül Gaziler Günü olduğunu hatırlatan Yumaklı, başta Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan için canını feda eden tüm şehitleri minnetle andı, hayatını kaybeden gazilere Allah'tan rahmet, hayatta olan gazilere sağlıklı ve uzun ömür diledi.</p>
<p>Hayvancılığın bir ailenin geçimi, gençlerin kendi memleketlerinde gelecek kurması ve kadınların emeğinin berekete dönüşmesi anlamına geldiğini ifade eden Yumaklı, "Hepsinden önemlisi de bu ülkenin insanlarının sofrasına gelen lokmanın garantisidir." diye konuştu.</p>
<p>Yumaklı, Türkiye'nin hayvancılığı stratejik bir sektör olarak gördüğünü belirterek, son 24 yılda hayvancılıkla ilgili desteklerin 654 milyar liraya ulaştığını bildirdi.</p>
<p>Bu desteklerin yalnızca hayvan sayısının ve üretimin artırılması için verilmediğini vurgulayan Yumaklı, "Bizim asıl meselemiz daha verimli, daha kaliteli, daha sürdürülebilir bir hayvancılık yapılmasını sağlamak. En önemlisi de daha uygun maliyetle ve daha güçlü bir işletme yöntemiyle emeğinin karşılığını almak." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yumaklı, 2024 yılının şubat ayında Hayvancılık Yol Haritası'nı açıkladıklarını anımsatarak, yol haritasındaki uygulamaların geri dönüşlerini almaya başladıklarını söyledi.</p>
<p>İlk kez 3 yıllık üretim planlaması ve destekleme modelini hayata geçirdiklerini aktaran Yumaklı, "Amacımız şu, yarın ne olacak endişesi olmasın. Üreticilerimiz önlerini görsünler ve karar verecekleri zamanda buna riayet etsinler. Gençlerimiz daha fazla destek alsın. Girişimci kadın kardeşlerim daha fazla destek alsın." dedi.</p>
<p>Aile işletmelerinin ayakta kalmasının ve büyümesinin önemine dikkati çeken Yumaklı, üretim planlamasıyla işletmelerin gelecek nesillere devredilerek devam ettirilmesini hedeflediklerini bunun için de bu üretim planlamasını hayata geçirdiklerini dile getirdi.</p>
<p>Hayvancılığın başarısının yalnızca hayvan sayısıyla ölçülemeyeceğini işaret eden Yumaklı, sağlıklı hayvan olmadan hayvancılığın yapılamayacağını vurguladı.</p>
<p>Bu kapsamda ilk olarak Erzurum'da olmak üzere 5 veteriner yol kontrol noktası oluşturduklarını, bu sayıyı 8'e çıkaracaklarını bildiren Yumaklı, geçen yıl yaşanan şap hastalığıyla mücadelenin 4 ay içinde tamamlandığını söyledi.</p>
<p>Yumaklı, şunları kaydetti:</p>
<p>"Bu yıl hayvan ve sürü sağlığı desteği altında yeni bir destekleme kalemi oluşturduk. Bu destek kapsamında yetiştiricilerimizden artık aşı ve kimliklendirme ücreti almıyoruz. Üreticilerimize hayırlı olsun. Buradan bütün üreticilerimiz bunun için diğer desteklerden herhangi bir kesinti yapılmayacak. Ayrıca veteriner hekimler de herhangi bir şekilde ilave bir ücret talep etmeyecekler. Bütün bu rakam bunların hepsini topladığımızda yaklaşık 6 milyar liralık bir tutarı sadece bu iş için ayırmış olduk. Böylece üreticilerimizin üzerindeki bu iki kalemdeki yükü hafifletmeyi amaçlıyoruz."</p>
<p><strong>Erzurum'a hayvancılıkta pozitif ayrımcılık</strong></p>
<p>Erzurum'un büyükbaş hayvan varlığında Türkiye'de üçüncü sırada bulunduğunu belirten Yumaklı, şehrin yem bitkileri üretiminde de önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.</p>
<p>Erzurum'un geniş meralara sahip olması ve su probleminin bulunmamasının önemli avantajlar olduğunu ifade eden Yumaklı, ama şu anda olması gereken yerde bulunmadığını bildirdi.</p>
<p>Yumaklı, hayvancılıkla ilgili üretim planlamasına dahil 16 il bulunduğunu belirterek, bu illerdeki yetiştiricilere pozitif ayrımcılık yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini bildirdi.</p>
<p>Erzurum'da besi ve süt sığırcılığı yapan yetiştiricilere dört başlıkta ilave destek sağladıklarını aktaran Yumaklı, "Birincisi buzağıya yüzde 50 daha fazla destek veriyoruz. İkincisi Ziraat Bankası'nın vermiş olduğu tarımsal kredilere ek yüzde 20 daha fazla faiz indirimi sağlıyoruz. Üçüncüsü çiğ süte yüzde 40 daha fazla destek veriyoruz. Dördüncüsü de yem bitkilerine yüzde 50 daha fazla destek veriyoruz." diye konuştu.</p>
<p><strong>"Kaliteli damızlık materyal yaygınlaşacak"</strong></p>
<p>Açılışı yapılan tesisin sürüsünü büyütmek isteyen üreticiler için önemli bir merkez olacağını ifade eden Yumaklı, burada kaliteli damızlık materyalin yaygınlaştırılacağını kaydetti.</p>
<p>Tesiste çoğunluğu Angus, diğer bölümü Hereford olmak üzere yaklaşık 1500 hayvan bulunduğunu belirten Yumaklı, bu hayvanların "Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek Projesi" kapsamında hak sahibi olacak yetiştiricilere dağıtılmasının planlandığını bildirdi.</p>
<p>Hayvancılıkta kaliteli ve uygun maliyetli yemin de büyük önem taşıdığını vurgulayan Yumaklı, Erzurum'un bölgenin kaba yem ihtiyacını karşılayabilecek potansiyele sahip olduğunu kaydetti.</p>
<p>Erzurum'daki sulama yatırımlarının da sürdüğünü belirten Yumaklı, Kuzgun-Daphane-Elmalı Tüneli'nin ihalesinin kasım ayında, Kuzgun-Daphane-Orta Bahçe Sulaması'nın aralık ayında, Narman Şehitler Barajı Sulaması ile Çipak Regülatör Sulaması'nın ihalelerinin ise mart ayında yapılacağını açıkladı.</p>
<p>Yumaklı, "Ne zaman söylediysek ihalesini yapacağız, ne zaman bitireceğiz dediysek de bitireceğiz. İnşallah bugüne kadar söz verip yaptığımız gibi." dedi.</p>
<p><strong>TMO arpa satışına başladı</strong></p>
<p>Toprak Mahsulleri Ofisi stoklarındaki arpanın satışına 17 Eylül itibarıyla başladıklarını bildiren Yumaklı, satışların ilk etapta büyükbaş ve küçükbaş besicileri, yetiştiriciler ve yem fabrikalarına yönelik olacağını söyledi.</p>
<p>Yumaklı, 2028 yılına kadar Türkiye'de 2 milyon dekar mera alanını ıslah ederek üreticilerin hizmetine sunacaklarını da anlattı.</p>
<p>Erzurum'un hayvancılık altyapısını geliştirmek amacıyla Aziziye ilçesinde 25 bin büyükbaş kapasiteli besi organize tarım bölgesi kurmak istediklerini belirten Yumaklı, projenin Erzurum'u hayvancılık ve kırmızı et üretiminde bölgesel merkez haline getirmesini hedeflediklerini ifade etti.</p>
<p>Yumaklı, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği tesisinin faaliyete geçmesiyle 9 bin ton kırmızı et üretimi ve 1500 kişilik istihdam sağlanacağını, ülke ekonomisine 3 milyar liralık katkı sunulacağını bildirdi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a desteklerinden dolayı teşekkür eden Yumaklı, tesisin hayvancılık sektörüne hayırlı olmasını diledi.</p>
<p>Konuşmanın ardından Bakan Yumaklı, çiftçilere "Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek Projesi" kapsamında hak sahibi olacak yetiştiricilere damızlı gebe düve teslim etti.</p>
<p>Yumaklı, daha sonra mezat salonundan bir tane dana satın aldı, çiftçilerle görüştü.</p>
<p>(AA)</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/bakan-yumakli-yetistiricilerimizden-artik-asi-ve-kimliklendirme-ucreti-almiyoruz-87871</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/7/1/1280x720/yumakli-1789823605.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bakan Yumaklı, &quot;Bu yıl hayvan ve sürü sağlığı desteği altında yeni bir destekleme kalemi oluşturduk. Bu destek kapsamında yetiştiricilerimizden artık aşı ve kimliklendirme ücreti almıyoruz. Üreticilerimize hayırlı olsun.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/thy-11-kez-avrupanin-en-iyi-havayolu-secildi-87879</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 15:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> THY, 11. kez &#039;Avrupa&#039;nın En İyi Havayolu&#039; seçildi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türk Hava Yolları (THY), 2026 Skytrax Dünya Havayolu Ödülleri'nde aralarında "Avrupa'nın En İyi Havayolu", "Dünyanın En İyi Business Sınıfı İkramı" ve "Güney Avrupa'nın En İyi Havayolu" kategorilerinin de bulunduğu toplam 8 ödüle layık görüldü.</p>
<p>THY İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, dünyada en fazla ülkeye uçan havayolu THY, 2026 Skytrax Dünya Havayolu Ödülleri'nde 11. kez "Avrupa'nın En İyi Havayolu" seçilerek havacılık sektöründeki güçlü konumunu pekiştirdi.</p>
<p>THY ayrıca "Dünyanın En İyi Business Sınıfı İkramı" ödülüne 10, "Güney Avrupa'nın En İyi Havayolu" ödülüne ise 13. kez layık görüldü.</p>
<p>Şirket, ekonomi ve business sınıflarında Avrupa ve Güney Avrupa kategorilerinde elde ettiği 5 farklı ödülle birlikte törenden toplam 8 ödülle ayrıldı. Türk Hava Yolları ayrıca Skytrax'ın "Dünyanın En İyi Havayolları" sıralamasında 5. sıraya yükseldi.</p>
<p>"Havacılığın Oscarları" olarak kabul edilen ödüller, 18 Eylül'de Londra'da düzenlenen törenle sahiplerini buldu.</p>
<p><strong>"Bize güvenen misafirlerimize teşekkür ediyorum"</strong></p>
<p>THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, "Avrupa'nın En İyi Havayolu" ünvanına 11. kez layık görülmelerinin ve diğer iki kategoride de zirvede yer almalarının THY ailesi için büyük gurur kaynağı olduğunu belirtti.</p>
<p>Bu başarının, misafirlere sunulan seyahat deneyiminde hizmet kalitesinden ikram anlayışına uzanan güçlü standartların uluslararası ölçekteki karşılığını bir kez daha ortaya koyduğunu dile getiren Şeker, ödüllerin doğrudan yolcuların değerlendirmeleri sonucunda verilmesinin kendileri için ayrıca büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>
<p>Şeker, dünyanın dört bir yanındaki misafirleri Türk misafirperverliğiyle buluştururken, hizmet kalitesini her noktada daha ileri taşımak için çalıştıklarını belirterek, "Elde ettiğimiz başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve bize güvenen misafirlerimize teşekkür ediyorum. Türk Hava Yolları olarak ülkemizi gökyüzünde en güçlü şekilde temsil etmeye ve küresel havacılığın geleceğine yön veren markalardan biri olmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>"THY misafirlerine kapsamlı ve güçlü bir ürün deneyimi sunmaya devam ediyor"</strong></p>
<p>Skytrax CEO'su Edward Plaisted ise THY'yi 2026 Dünya Havayolu Ödülleri'nde elde ettiği başarılardan dolayı tebrik ederek, şunları kaydetti:</p>
<p>"Avrupa'nın En İyi Havayolu seçilmesi, dünya genelinde 5. sırada yer alması ve Turkish DO&amp;CO işbirliğinin sektörde standartları belirlemeye devam eden başarısını yansıtan 'Dünyanın En İyi Business Class İkramı' ödülüne layık görülmesi son derece değerli başarılardır. Türk Hava Yolları, misafirlerine yüksek hizmet ve misafirperverlik standartlarıyla bütünleşen, kapsamlı ve güçlü bir ürün deneyimi sunmaya devam ediyor."</p>
<p>6 kıtaya yayılan geniş uçuş ağıyla Guinness Dünya Rekoru'na sahip olan THY, Türk misafirperverliğini gökyüzüne taşırken, sürdürülebilirlik, teknoloji ve inovasyon alanlarında da havacılık sektörüne öncülük etmeyi sürdürüyor.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/thy-11-kez-avrupanin-en-iyi-havayolu-secildi-87879</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/7/9/1280x720/sky-1789888469.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ THY, 2026 Skytrax Dünya Havayolu Ödülleri&#039;nde aralarında toplam 8 kategoride ödüle layık görüldü. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şeker, &quot;Avrupa&#039;nın En İyi Havayolu&quot; ünvanına 11. kez layık görülmelerinin ve diğer iki kategoride de zirvede yer almalarının THY ailesi için büyük gurur kaynağı olduğunu söyledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/iett-karsandan-150-arac-satin-alacak-87870</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 13:01:00 +03:00</pubDate>
            <title> İETT&#039;den Karsan ile 150 araç için sözleşme</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Karsan'ın İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü (İETT) ile 150 adet ATAK modeli araç için sözleşme imzaladığı duyuruldu.</p>
<p>Şirket açıklamasına göre, "Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde" olma vizyonuyla toplu ulaşımın dönüşümünde rol üstlenen Karsan, Türkiye pazarındaki konumunu İstanbul'da hayata geçireceği projeyle ileri taşıyor.</p>
<p>İlk teslimatlarının Ocak 2027 sonunda başlaması planlanan 150 araçlık projenin, şirketin farklı şehir ve operasyon koşullarında edindiği toplu ulaşım deneyimini Türkiye'nin büyük toplu ulaşım pazarına taşıyan stratejik bir adım olarak öne çıktığı belirtildi.</p>
<p>Açıklamada, "Uzunluğu 8 metre olan Karsan ATAK, 56 kişiye varan yolcu kapasitesiyle şehir içi toplu taşımada kapasite ile operasyonel çeviklik arasında denge sunuyor. Yolcu yoğunluğunun ve hat ihtiyaçlarının değişkenlik gösterdiği şehir içi operasyonlarda aracın kompakt boyutları, işletmelere ihtiyaca uygun kapasite ve operasyonel verimlilik avantajı sağlıyor. Düşük dönüş yarıçapı ve yüksek manevra kabiliyeti sayesinde dar yollar ve yoğun trafik koşullarında hareket edebilen araç, yüksek tırmanma kabiliyetiyle de İstanbul'un eğimli ve zorlu güzergahlarına uyum sağlıyor. Aracın 137 kilovat güç üreten Euro 6 turbo dizel motoru, performans ile yakıt ekonomisini bir arada sunarken, SCR, DPF ve EGR teknolojileri de düşük emisyon değerlerini destekliyor." denildi. </p>
<p><strong>"Sözleşme önemli bir kilometre taşı"</strong></p>
<p>Karsan Yurt içi Satış ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Arpacıoğlu, İETT ile imzalanan sözleşmenin Karsan açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu belirtti.</p>
<p>Arpacıoğlu, toplu ulaşım alanındaki 60 yıllık üretim tecrübeleri, mühendislik yetkinlikleri ve dünyanın farklı şehirlerinde kazandıkları operasyon deneyimiyle şehirlerin değişen ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirdiklerini aktararak, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>"İstanbul nüfusu, trafik yoğunluğu, yol yapısı, eğimli güzergahları ve farklı hat ihtiyaçlarıyla toplu ulaşım açısından çok yüksek operasyonel gereksinimlere sahip, dünyanın en önemli metropollerinden biri. Bu nedenle İETT ile 150 adet ATAK için imzaladığımız sözleşmeyi yalnızca önemli bir araç teslimatı olarak değil, Karsan'ın şehir içi toplu ulaşımdaki deneyiminin ve ürün yetkinliğinin güçlü bir göstergesi olarak görüyoruz. Türkiye'de 8 metre sınıfının yaratıcısı olan Karsan, bugün bu segmentin en çok tercih edilen markası konumunda. ATAK'ın yıllar içinde pazarda elde ettiği güçlü konum, doğru ürünle doğru ihtiyaca cevap verdiğimizin de en somut göstergelerinden biri."</p>
<p>Karsan'ın global pazarlarda elde ettiği başarıların yanı sıra Türkiye'de de güçlü biçimde büyümeye devam edeceğini aktaran Arpacıoğlu, şunları kaydetti:</p>
<p>"Türkiye bizim ana pazarımız ve burada sahip olduğumuz güçlü konumu daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Tek seferde 150 araçlık böylesine önemli bir ihaleyi kazanmış olmamız, 8 metre segmentindeki liderliğimizi pekiştirirken, Türkiye pazarındaki güçlü konumumuzu da daha ileri bir seviyeye taşıyor. ATAK, kompakt boyutları, yüksek manevra ve tırmanma kabiliyeti, yolcu kapasitesi ve işletme verimliliğiyle İstanbul'un farklı hatlarının ihtiyaçlarına cevap verebilecek çok güçlü bir ürün. 150 araçlık bu önemli projeyle İstanbul'un toplu ulaşım sistemine katkı sağlamaktan ve Karsan markasını her gün milyonlarca İstanbullunun yolculuğunun bir parçası haline getirmekten büyük mutluluk duyuyoruz."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/iett-karsandan-150-arac-satin-alacak-87870</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/7/0/1280x720/muzaffer-arpacioglu-1789823181.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İETT, Karsan ile 150 adet ATAK modeli araç için sözleşme imzaladı. Karsan Yurt içi Satış ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Arpacıoğlu, &quot;Tek seferde 150 araçlık böylesine önemli bir ihaleyi kazanmış olmamız, 8 metre segmentindeki liderliğimizi pekiştirirken, Türkiye pazarındaki güçlü konumumuzu da daha ileri bir seviyeye taşıyor.&quot; açıklamasını yaptı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/borsanin-haftalik-kaybi-yuzde-818-87864</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 11:20:00 +03:00</pubDate>
            <title> Borsanın haftalık değer kaybı yüzde 8,18</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 8,18 azalışla 13,284,42 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 12.817,01 puanı, en yüksek 14.355,46 puanı gördü.</p>
<p>Borsa İstanbul'da aynı dönemde mali endeks yüzde 11,31 azalışla 17.574,88 puana, teknoloji endeksi yüzde 10,08 düşüşle 41.413,86 puana, hizmetler endeksi yüzde 9,71 kayıpla 11.551,32 puana, sanayi endeksi ise yüzde 9,63 gerileyerek 18.133,86 puana indi.</p>
<p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksine dahil hisse senetleri arasında bu hafta en çok yükselen yüzde 12,66 ile Tekfen Holding oldu. Onu yüzde 5,50 ile Enerya Enerji ve yüzde 2,26 ile Anadolu Sigorta izledi.</p>
<p>Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 40,86 ile Katılımevim Tasarruf Finansman, yüzde 40,85 ile Odine Teknoloji ve yüzde 40,82 ile Pasifik Eurasia Lojistik olarak sıralandı.</p>
<p>Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 699 milyar 740 milyon lirayla ASELSAN, 803 milyar 955 milyon 463 bin 265 lirayla Tüpraş ve 545 milyar 580 milyon lirayla Garanti BBVA oldu.</p>
<p><strong>Altın düştü</strong></p>
<p>24 ayar külçe altının gram fiyatı, geçen hafta sonuna göre yüzde 0,06 azalışla 6 bin 826 liraya, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 0,09 düşüşle 44 bin 450 liraya geriledi.</p>
<p>Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftaki kapanışının yüzde 0,14 altında 11 bin 174 liraya geriledi.</p>
<p>Doların satış fiyatı, yüzde 0,36 artarak 48,7810 liraya çıkarken, avronun satış fiyatı yüzde 0,91 azalışla 55,9580 liraya geriledi.</p>
<p>Geçen hafta 65,8100 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 1 azalışla 65,1550 liraya geriledi.</p>
<p>İsviçre frangı ise yüzde 0,85 değer kaybederek 59,1840 liradan alıcı buldu.</p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/borsanin-haftalik-kaybi-yuzde-818-87864</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/10/borsa-istanbul-bist-2.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Borsa haftayı yüzde 8,18 azalışla kapatırken, 24 ayar külçe altının gramı yüzde 0,06, Cumhuriyet altınının satış fiyatı yüzde 0,09, çeyrek altının satış fiyatı 0,14 geriledi. Doların satış fiyatı yüzde 0,36 artarken, euro yüzde 0,91 azaldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/elektrikli-arac-sarj-noktasi-48-bin-649a-ulasti-87863</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 11:07:00 +03:00</pubDate>
            <title> Elektrikli araç şarj noktası 48 bin 649&#039;a ulaştı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), ağustos ayında ülke genelinde faaliyet gösteren şarj ağı işletmecilerinin istasyonlarında toplam 97 bin 469 megavatsaat elektrik tüketiminin olduğunu bildirdi.</p>
<p>Açıklamaya göre geçen ay 3 milyon 527 bin 70 şarj işlemi gerçekleştirilirken, şarj başına ortalama elektrik tüketimi 27,63 kilovatsaat oldu. Ağustosta toplam şarj süresi ise 3 milyon 650 bin 668 saate ulaştı.</p>
<p>Geçen aya ilişkin saatlik veriler incelendiğinde, elektrikli araçların şarj edilmesinde en yüksek tüketim 16.00-17.00 saatlerinde yaşandı. O saatlerde tüketim 6 bin 496 megavatsaat oldu. Saatlik bazda en yüksek tüketimde 17.00-18.00 saatleri 6 bin 487 megavatsaatle ikinci sırada yer alırken, onu 18.00-19.00 saatlerinde 6 bin 435 megavatsaat tüketim izledi.</p>
<p>Böylece 16.00-19.00 saatlerinde toplam 19 bin 419 megavatsaat elektrik tüketildi. Günün en düşük saatlik tüketimi ise 04.00-05.00 arasında 922 megavatsaat olarak gerçekleşti.</p>
<p>Günlük tüketim verilerinde ise hafta sonu öne çıktı. Ağustosta cumartesi günü 17 bin 535 megavatsaat, pazar günü ise 17 bin 280 megavatsaat elektrik tüketildi. Hafta içindeki en yüksek günlük tüketim 14 bin 995 megavatsaatle pazartesi günü, en düşük günlük tüketim ise 11 bin 64 megavatsaatle salı günü gerçekleşti.</p>
<p><strong>Şarj noktalarının sayısı 48 bin 649'a ulaştı</strong></p>
<p>Elektrikli araç şarj altyapısındaki büyüme de devam ediyor. Türkiye genelinde şarj noktası 48 bin 649'a ulaştı. Bu noktaların 21 bin 116'sı DC (hızlı), 27 bin 533'ü ise AC (yavaş) niteliğinde. Özellikle DC şarj noktalarındaki artış, elektrikli araç kullanıcılarının daha kısa sürede şarj hizmetinden yararlanmasını sağlıyor.</p>
<p>Ağustosta gerçekleşen toplam elektrik tüketiminin 60 bin 621 megavatsaatlik kısmı, yüzde 62,20'sine karşılık gelecek şekilde YEK-G belgeli yeşil şarj istasyonlarında gerçekleşti. Söz konusu istasyonlarda tüketilen elektrik enerjisinin tamamı yenilenebilir enerji kaynaklarından üretildi.</p>
<p>Elektrikli araç şarj hizmeti piyasasında tüketim verilerinin saatlik, günlük ve aylık bazda izlenmesiyle şarj altyapısının kullanımına ilişkin daha kapsamlı bir veri seti oluşturulduğu belirtilen açıklamada, EPDK tarafından şarj hizmeti piyasasına ilişkin düzenleme ve denetim faaliyetleri kapsamında, elektrikli araç kullanıcılarının ihtiyaçlarına cevap verecek yeterli ve sürdürülebilir şarj altyapısının oluşturulmasına yönelik çalışmaların devam ettiği aktarıldı.</p>
<p>Türkiye genelindeki şarj istasyonlarının coğrafi konumları, soket sayıları, şarj tipleri ve güçleri, anlık müsaitlik durumları, ödeme yöntemleri ve fiyat bilgileri EPDK tarafından geliştirilen Şarj@TR mobil uygulaması üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/elektrikli-arac-sarj-noktasi-48-bin-649a-ulasti-87863</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/4/7/1280x720/elektrikli-arac-otomotiv-1764572527.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ EPDK&#039;nin ağustos verilerine göre Türkiye genelinde elektrikli araç şarj noktası 48 bin 649&#039;a ulaştı. Bu dönemde elektrikli araçlara 3 milyon 527 binden fazla şarj işlemi gerçekleştirildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/bank-mellatin-istanbul-subesinin-faaliyet-izni-kaldirildi-87857</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 10:17:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bank Mellat&#039;ın İstanbul şubesinin faaliyet izni kaldırıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) Bank Mellat ile ilgili kurul kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Kararda, "Kurulun 18 Eylül 2026 tarihli toplantısında, Bank Mellat Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesinin faaliyet izninin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 71'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde kaldırılmasına karar verilmiştir." ifadeleri kullanıldı.</p>
<p>İran merkezli bankanın İstanbul dışında Ankara ve İzmir'de birer şubesi bulunuyor.  </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/bank-mellatin-istanbul-subesinin-faaliyet-izni-kaldirildi-87857</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/5/7/1280x720/bank-mellat-1789802633.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ BDDK, Bank Mellat&#039;ın İstanbul şubesinin faaliyet izninin kaldırılmasına karar verdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/bakan-kacir-ve-selcuk-bayraktar-sanko-yurutuculugunde-duzenlenen-teknofest-insanlik-yararina-teknolojiler-yarismasini-ziyaret-etti-87891</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 10:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bakan Kacır&#039;dan &#039;TEKNOFEST İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması&#039;na ziyaret</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, SANKO Holding yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması’na katılan finalist öğrencileri ziyaret ederek, projeleri incelediler.</p>
<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, SANKO Holding’in 2020 yılından bu yana TEKNOFEST’in ana paydaşları arasında yer aldığını belirterek, Türkiye’nin geleceğine yön verecek teknolojiler geliştiren gençlerin yanında olan ve Milli Teknoloji Hamlesi’ne katkı sunan SANKO Holding’e teşekkür etti. TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ise öğrencilerin projelerini inceleyerek yarışmacılara başarı dileklerini iletti.</p>
<p>İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Ortaokul Seviyesi kapsamında; “Astronomi ve Uzay Teknolojileri”, “Doğa Bilimleri ve Çevresel Farkındalık”, “Eğitim Teknolojileri” ile “Sağlık ve İyi Yaşam Teknolojileri” olmak üzere dört alt kategoride toplam 189 bin 701 takım başvuru gerçekleştirirken, 101 takım ise finalde yarışma hakkı elde etti.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6aaffecbce4a9-1789918923.JPG" alt="" width="700" /></p>
<p>Ön değerlendirmeler sonucunda finale kalan takımlar geliştirdikleri projelerini Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi’nde jüriye sunuyor. Kazanan takımlar TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında 30 Eylül- 4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenecek törende ödüllerini alacak.</p>
<p>İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması ile öğrencilerin yaratıcı ve yenilikçi fikirler geliştirmeleri, bu fikirleri teknolojiyle buluşturarak insanlık yararına çözümlere dönüştürmeleri hedefleniyor. SANKO Holding, toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı, Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST’in bu yıl yedinci kez ana paydaşları arasında yer alıyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/bakan-kacir-ve-selcuk-bayraktar-sanko-yurutuculugunde-duzenlenen-teknofest-insanlik-yararina-teknolojiler-yarismasini-ziyaret-etti-87891</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/9/1/1280x720/bakan-kacir-ve-selcuk-bayraktar-sanko-yurutuculugunde-duzenlenen-teknofest-insanlik-yararina-teknolojiler-yarismasini-ziyaret-etti-1789919013.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TEKNOFEST İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması’na katılan finalist öğrencileri ziyaret etti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/cukurovada-adam-diksen-yetisir-adana-sanayide-birinci-siraya-yukselebilir-87855</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 09:04:00 +03:00</pubDate>
            <title> Çukurova’da adam diksen  yetişir, Adana sanayide birinci sıraya yükselebilir</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ADANA </strong>Valisi <strong>Mustafa Yavuz, </strong>9-11 Ekim 2026’da 10’uncusu gerçekleşecek <strong>“Lezzet Festivali”</strong>ne hazırlık buluşması için davet etti, bir grup meslektaşımla kentte hızlı tur yaptık.</p>
<p><strong>Mustafa Yavuz</strong>’un ev sahipliğinde valilikte gerçekleşen sohbete Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Zeki Kıvanç, </strong>Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Şahin Bilgiç, </strong>Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı <strong>Niyazi Göger, </strong>MÜSİAD Adana Şube Başkanı <strong>Ömer Tekdemir, </strong>Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri <strong>Ahmet Rifat Duran</strong>’ın katıldı.</p>
<p>Vali <strong>Yavuz, </strong>Adana’yı şöyle tanımladı:</p>
<p>-          <strong>Adana sanayi ve tarım şehridir. Adana, su ürünlerinde de öne çıkıyor. Toroslar’da kar varken, Yumurtalık’ta denize giriliyor. Adana, gastronomide de iddialı olduğu için 10 yıldır </strong>“Lezzet Festivali” <strong>yapıyoruz. Tarihi ve kültürel varlıklarıyla turist de çekiyor.</strong></p>
<p>Kentin tarımdaki gücünü, potansiyelini anlatırken Osmaniye ve Hatay’ın kuzeyini de içine alan Çukurova’ya işaret etti:</p>
<p>-          <strong>Çukurova, büyüklük olarak dünyadaki ovalar arasında ilk 10’da yer alıyor. Çok bereketli topraklar. Yılda 2-3 ürün hasadı yapılabiliyor. Sezonda 4’üncü ürün de rahatlıkla alınabilir.</strong></p>
<p>Çukurova’nın sulama açısından da altyapısının iyi olduğunu kaydetti:</p>
<p>-          <strong>Ayrıca bunaltıcı sıcak ve nem de Çukurova’da bereketin ta kendisidir. Adana’da bir laf vardır, </strong>“Adam diksen adam olur” <strong>derler. </strong></p>
<p>Çukurova Kalkınma Ajansı’nın hazırladığı sunumdan Adana’nın sanayideki gücünü özetledi:</p>
<ul>
<li><strong>Adana, gelişen lojistik imkanlarıyla birlikte Marmara Bölgesi’ne alternatif bir üretim ve cazibe merkezi olma yolunda ilerliyor.</strong></li>
<li><strong>Adana’da 6 Organize Sanayi Bölgesi (OSB), 6 endüstri bölgesi, 1 serbest bölge ve 7 küçük sanayi sitesi bulunuyor.</strong></li>
<li><strong>Türkiye’deki tüm petrol boru hatlarının kesişim noktası olan Ceyhan-Yumurtalık hattında petrokimya ve kimya sanayinde önemli gelişmeler beklenirken, gıda, sera ve su ürünleri sektörlerine yönelik sanayi altyapısı da hız kazanıyor.</strong></li>
<li><strong>Doğu Akdeniz Konteyner Limanı, Çukurova Uluslararası Havalimanı ve hızlı tren hatlarıyla entegre bir lojistik ağ oluşuyor.</strong></li>
</ul>
<p>Sunumdan öne çıkan yatırım bölgelerinin altını çizdi:</p>
<ul>
<li><strong>Adana Hacı Sabancı OSB: </strong>22 bin 700 dekar ile Türkiye’nin alan büyüklüğü bakımından 4’üncü büyük OSB’si. 500’ü aşkın sanayi kuruluşu, 42 binin üzerinde istihdam yaratıyor. Genişleme çalışmaları sürüyor.</li>
<li><strong>Karataş Sera OSB: </strong>3 bin 200 dekarlık alanda altyapı tamamlandı. Tarıma elverişli olmayan atıl arazide topraksız tarım tekniğiyle yılda 100 bin ton domates üretimi planlanıyor. 5 bin kişilik istihdam yaratması bekleniyor.</li>
<li><strong>Karataş Su Ürünleri OSB: </strong>6 bin 448 dekarlık verimsiz ve bataklık mera alanında Türkiye’nin ilk su ürünleri OSB’si kuruluyor. Altyapı ihalesi tamamlandı, yıllık 60 bin ton (deniz, tatlı su balıkları ve karides) üretimi bekleniyor.</li>
<li><strong>Yumurtalık-Ceyhan Yatırım Aksı: </strong>Bu hatta şu anda Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yüzde 8’ini karşılayan toplam 2 bin 680 MW kapasiteli EMBA ve İSKEN termik santralleri var.</li>
</ul>
<p>Toplam 132 milyon ton/yıl kapasiteli BTC, Irak-Türkiye, Ceyhan-Kırıkkale ve Batman-Dörtyol petrol boru hatlarına sahip BOTAŞ ve BIL bulunuyor.</p>
<p>Şimdilik 250 bin TEU kapasiteli SANKO Limanı faaliyette.</p>
<p>5 bin 350 dekarlık Ceyhan OSB ve Türkiye’nin ilk ve tek ağır sanayiye yönelik serbest bölgesi (4 bin 600 dekar) faaliyet gösteriyor.</p>
<ul>
<li><strong>Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi: </strong>Türkiye’nin stratejik petrokimya merkezi. İlk etapta 13 bin 400 dekar olan alan, 11 bin dekarlık Erzin yeşil hidrojen alanı ve 3 bin 100 dekarlık deniz alanı ilavesiyle genişletildi.</li>
</ul>
<p>Bölgedeki en büyük yatırım olan <strong>“Ceyhan Polipropilen Üretim Tesisi”, </strong>2 milyar dolarlık yatırım tutarı ve yıllık 472 bin ton kapasiteyle 2027 sonunda üretime başlayacak. Ayrıca Faz1’de 1 milyon, Faz2’de 2.6 milyon TEU kapasiteli liman inşaatı sürüyor.</p>
<ul>
<li><strong>Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi: </strong>9 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararı ile Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerini kapsayan 29 bin 275 dekarlık alan ilan edildi, tam kapasiteye ulaşıldığında 80 bin kişilik istihdam sağlaması bekleniyor.</li>
<li><strong>SASA Özel Endüstri Bölgesi: </strong>Yumurtalık’ta 11 bin dekar üzerinde 13 milyon ton kapasiteli bir rafineri başta olmak üzere entegre petrokimya kompleksi ve 3 milyon TEU kapasiteli liman yapımı planlanıyor. İlk faz inşaatı 2028-2030 arasında planlanıyor.</li>
<li><strong>Doğu Akdeniz Ana Konteyner Limanı: </strong>Yumurtalık Gölova’da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından ilk aşamada 1 milyon TEU, 2045 yılında ise yıllık 9 milyon TEU konteyner kapasitesine ulaşması planlanıyor.</li>
</ul>
<p>Vali <strong>Mustafa Yavuz, </strong>sunumdaki bu bilgilerin ardından şu mesajı verdi:</p>
<p>-          <strong>Adana, Ceyhan-Yumurtalık’ta hayata geçmesi planlanan projelerle birlikte küresel ölçekte bir yatırım bölgesi olması bekleniyor.</strong></p>
<p>Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Zeki Kıvanç, </strong>araya girdi:</p>
<p>-          <strong>Özellikle petrokimya yatırımlarının devreye girmesi sonrası Adana ülkemiz sanayisinde ilk sıraya yükselebilir.</strong></p>
<p>Adana, Çukurova Kalkınma Ajansı’nın derlediği bilgilere göre <strong>“Sosyoekonomik Gelişmişlik Endeksi”</strong>nde 22’inci sırada bulunuyor. 2024 verilerine göre Adana 875 milyar lira <strong>“Gayri Safi Yurt İçi Hasıla” </strong>liginde 9’uncu sırada yer alıyor.</p>
<p>Vali <strong>Yavuz</strong>’un 311 proje içeren <strong>“Adana Kalkınma Programı” </strong>ve Ceyhan-Yumurtalık hattındaki petrokimya yatırımlarının kenti daha yukarılara doğru taşıyabileceği anlaşılıyor…</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">800 bin kişi geliyor 3.7 milyar liralık ekonomi yaratıyor</span></h2>
<p><strong>ADANA </strong>Valisi <strong>Mustafa Yavuz, </strong>bölgedeki tarımsal gücü Çukurova Kalkınma Ajansı’nın hazırladığı sunumdan ortaya koydu:</p>
<ul>
<li><strong>Toplam tarım arazisi: </strong>4.9 milyon dekar</li>
<li><strong>Sulanan tarım alanı: </strong>Yüzde 62.5’i</li>
<li><strong>Örtü altı tarım alanı:</strong>125 bin 572 dekar</li>
<li><strong>Kayıtlı çiftçi sayısı:</strong>34 bin 238</li>
<li><strong>Restoran ve benzeri işletme:</strong>2 bin 962</li>
<li><strong>Tarım ürünü ihracatı: </strong>328 milyon dolar</li>
<li><strong>Gıda ürünleri ihracatı: </strong>994 milyon dolar</li>
</ul>
<p>Vali <strong>Yavuz, </strong>Adana’nın coğrafi işaretli ürün sayısının 24 olduğunu, 2027 sonuna kadar 50’ye çıkmasını hedeflediklerini belirtti:</p>
<p>-          <strong>Adana aynı zamanda bir festivaller kentidir. Lezzet Festivali’ni bu yıl 10’uncu kez düzenliyoruz. Portakal Çiçeği Karnavalı’nda 14’üncü yıla ulaştık. Altın Koza Film Festivali 33 yıldır yapılıyor.</strong></p>
<p>Lezzet Festivali’nin Adana’nın tanıtımına ve ekonomisine katkı yaptığını kaydetti:</p>
<p>-          <strong>2024 yılında Lezzet Festivali’ne 800 bin kişi geldi. Lezzet Festivali günlerinde yapılan harcama, ilimiz ekonomisine 3.7 milyar liralık katkı sağladı. Festival süresince 500 bin şiş et, 400 bin şişe şalgam tüketildi.</strong></p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/cukurovada-adam-diksen-yetisir-adana-sanayide-birinci-siraya-yukselebilir-87855</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/5/5/1280x720/677-1789797971.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Çukurova’da adam diksen  yetişir, Adana sanayide birinci sıraya yükselebilir ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gaziantepin-asirlik-mirasi-londra-moda-haftasinda-damga-vurdu-87868</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 09:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Şahin: Antep işi nakışımızı dünya podyumlarına taşıdık</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/GAZİANTEP</strong></p>
<p>UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kazandırılan asırlık "Antep işi nakış" Büyükşehir Belediyesi'nin vizyoner adımlarıyla Londra Moda Haftası’nda sergilendi.</p>
<p>Yapılan açıklamaya göre, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in öncülük ettiği ve dünyaca ünlü modacı Bora Aksu ile yürütülen özel iş birliği, St Cyprian's Kilisesi’nde düzenlenen defileyle meyvesini verdi. Antep işi nakışın büyüleyici detaylarıyla işlenen İlkbahar-Yaz 2027 kreasyonunun moda otoritelerinden tam not aldığı belirtildi.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6aae6db245e1d-1789816242.jpg" alt="" width="700" height="466" /></p>
<p><strong>"Annemin el emeğiyle okudum"</strong></p>
<p>Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş’ın eşi Sevcan Ertaş ile birlikte defileyi izleyen Başkan Fatma Şahin, etkinliğin ardından yaptığı açıklamada mirasa sahip çıkmanın önemine vurgu yaptı. Nakışın kendisi için duygusal bir anlam taşıdığını belirten Şahin, şunları söyledi: "Bunlar bize emanet. Rahmetli annem bu nakışları işleyerek beni okuttu. Antep işi nakış hem aile ekonomisine can veriyor hem de kadınlarımızın göz nurunu temsil ediyor. Kutnu kumaşının Dior koleksiyonlarına girmesinin ardından şimdi de Antep işi nakışımızı dünya podyumlarına taşıdık. Hedefimiz bu değeri evrenselleştirmek."</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6aae6dc22e95f-1789816258.jpg" alt="" width="700" height="467" /></p>
<p><strong>Dünyaca ünlü modacıdan övgü</strong></p>
<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin davetiyle kente gelerek nakışları yerinde inceleyen modacı Bora Aksu ise geleneksel ustalığa hayran kaldığını belirtti. Aylar süren "ip çekme" tekniğiyle üretilen nakışları kıyafetlere dönüştürmekten gurur duyduğunu ifade eden Aksu, bu köklü geleneğin podyumlarda hak ettiği değeri bulduğunu vurguladı.</p>
<p>Açıklamada, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin bu küresel atılımının yerel el sanatlarının uluslararası moda devleriyle yarışabileceğini bir kez daha kanıtladığı ifade edildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gaziantepin-asirlik-mirasi-londra-moda-haftasinda-damga-vurdu-87868</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/6/8/1280x720/gaziantepin-asirlik-mirasi-londra-moda-haftasinda-damga-vurdu-1789816277.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kazandırılan &quot;Antep işi nakış&quot;ın Londra Moda Haftası’nda podyuma çıkması hakkında açıklama yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, &quot;Kutnu kumaşının Dior koleksiyonlarına girmesinin ardından şimdi de Antep işi nakışımızı dünya podyumlarına taşıdık. Hedefimiz bu değeri evrenselleştirmek.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/gorgun-siper-projesinde-yaklasik-bin-firma-calisiyor-87862</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 09:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Görgün: SİPER projesinde yaklaşık bin firma çalışıyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Denizli'de katıldığı program kapsamında MMM Mutlu Medikal Mühendislik Ltd. Şti., Er-Bakır Elektrolitik Bakır Mamulleri AŞ ve Aysan Raf Sistemleri AŞ tesislerini ziyaret ederek firmaların üretim kabiliyetleri ve savunma sanayisine sağlayabilecekleri katkılar hakkında bilgi aldı.</p>
<p>Görgün, temasların ardından yaptığı açıklamada, ziyaretin Savunma Sanayii Başkanlığının sanayileşme ve savunma sanayinin Anadolu'ya yaygınlaştırılması çalışmaları kapsamında gerçekleştirildiğini söyledi.</p>
<p>Türkiye'de savunma sanayinin gelişimi, ihtiyaç duyulan alanlar ve Denizli'deki üretim kapasitesinin sektöre sağlayabileceği katkıların ele alındığını belirten Görgün, toplantıların ardından firmalar arası görüşmeler gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>
<p>Görgün, "ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, TUSAŞ gibi büyük firmalarımızın tedarik zincirlerini yöneten arkadaşlarımızla birlikte geldik. Gerçekleştirdiğimiz toplantıların sonrasında B2B görüşmeleriyle günümüzü tamamlıyoruz. Savunma sanayisi ekosistemini güçlendirmek adına bu faaliyetleri gerçekleştiriyoruz." diye konuştu.</p>
<p>Savunma sanayisi ürünlerinin giderek daha karmaşık yapılara dönüştüğüne işaret eden Görgün, şöyle devam etti:</p>
<p>"Savunma sanayisindeki ürünler artık çok komplike, sistemler sistemi. Sadece bir platformun ismini ya da o platformu üreten firmayı biliyoruz belki ama o platformun ve onu üreten firmanın dışında, tedarik zinciri yapılanmasına hizmet eden, destek olan onlarca, yüzlerce firma olabiliyor. Örneğin bir SİPER projesinde yaklaşık bin firma ROKETSAN'la, ASELSAN'la birlikte çalışıyor. KAAN platformumuzda 750 civarında firmamız TUSAŞ'a destek oluyor. Her birinin kendi sorumlulukları var." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Gerçekleştirilen çalışmalarla yeni tedarikçilerin savunma sanayisi ekosistemine dahil edilmesini hedeflediklerini vurgulayan Görgün, "Bu faaliyetlerle sistemler sistemi olan tüm ürünlerimizi ve platformlarımızı yaygınlaştırmak, millileştirmek, teknoloji kazanımlarıyla yeni tedarikçiler oluşturmak bizim için önemli. Bu hem hız açısından hem de rekabet oluşturabilmek açısından önemli." dedi.</p>
<p>Denizli'de ana yüklenicilere alt yüklenici olarak katkı sağlayabilecek çok sayıda firma bulunduğunu değerlendirdiklerini anlatan Görgün, "Burada da özellikle ana yüklenicilerimize ilk başta alt yüklenici olabilecek birçok firmanın olduğunu değerlendiriyoruz. Gün boyu arkadaşlarımız bunlara çalıştı. Sonuçları hep beraber göreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/gorgun-siper-projesinde-yaklasik-bin-firma-calisiyor-87862</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/7/8/1280x720/haluk-gorgun-1759130482.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ &quot;Savunma sanayisindeki ürünler artık çok komplike, sistemler sistemi. Sadece bir platformun ismini ya da o platformu üreten firmayı biliyoruz belki ama o platformun ve onu üreten firmanın dışında, tedarik zinciri yapılanmasına hizmet eden, destek olan onlarca, yüzlerce firma olabiliyor.&quot; diyen Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, &quot;Örneğin bir SİPER projesinde yaklaşık bin firma ROKETSAN&#039;la, ASELSAN&#039;la birlikte çalışıyor. KAAN platformumuzda 750 civarında firmamız TUSAŞ&#039;a destek oluyor.&quot; ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/turk-sirket-londrada-robotaksi-icin-hazirlaniyor-87854</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 08:56:00 +03:00</pubDate>
            <title> Türk şirket Londra&#039;da robotaksi için hazırlanıyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>MEHMET DOĞAN ERDOĞAN</strong></p>
<p>Uber, İngiltere'nin başkenti Londra'da otonom taksi hizmetini devreye aldı. Robotaksi pazarının 2035 yılında yaklaşık 415 milyar dolar büyüklüğe ulaşması ve dünya genelinde yaklaşık 6 milyon robotaksi aracının hizmet vermesi öngörülüyor. Londra Ulaşım Otoritesi (TfL), teknoloji ortağı Wayve'in donanımını taşıyan 15 adet elektrikli Ford Mustang Mach- E'ye özel kiralık araç (PHV) lisansı verdi. UberX, Uber Electric ve Uber Comfort segmentlerinden rezervasyon yapan yolculara ek ücretsiz otonom araç yönlendirilebiliyor; hizmet havalimanları hariç tüm Londra'yı kapsıyor. Uber'e göre 140 binden fazla Londralı, uygulamadaki tercih ayarından hizmete önceden kayıt yaptırdı. Araç içi ekranlar 64 dilde rota bilgisi gösteriyor.</p>
<h2>Londra'da rekabet kızışıyor </h2>
<p>Wayve'in "AI Driver" sistemi, önceden hazırlanmış harita, LiDAR dizisi veya coğrafi sınırlama kullanmadan, tek bir yapay sinir ağıyla sürüş verisinden öğreniyor. Bu, rakibi Waymo'nun haritalı yaklaşımından temel farkı oluşturuyor. İlk aşamada araçlarda güvenlik amaçlı TfL lisanslı bir sürücü bulunuyor. Sürücünün tamamen kaldırılması için Sürücü ve Araç Standartları Ajansı'ndan (DVSA) ulusal onay ile TfL'nin ayrı rızası gerekiyor. Alphabet'e bağlı Waymo halihazırda yaklaşık 100 araçla test sürüşü yaparken, Çinli Baidu'nun Apollo Go robotaksileri de test aşamasında. Baidu, 2027'de halka açık lansman planlıyor.</p>
<p>Uber, 2024'te Wayve'e stratejik yatırım yapmıştı. Ortaklık kapsamında Wayve'in yapay zekası Nvidia Drive Hyperion donanımıyla Nissan Leaf araçlara entegre edilerek bu yıl içinde Tokyo'da da devreye girecek. Taraflar teknolojiyi toplam 12 küresel pazarda yaygınlaştırmayı hedefliyor.</p>
<h2>Türkiye de robotaksi yarışına girdi</h2>
<p>Londra'daki gelişme, Türkiye'de de benzer bir sürecin başladığı bir döneme denk geliyor. Ankara merkezli mobilite şirketi Tripy Mobility, İngiliz mobilite yayını Zag Daily'ye yaptığı açıklamaya göre, Çinli otonom sürüş teknolojisi şirketi Calmcar ve otomotiv devi SAIC ile iş birliği içinde geliştirdiği L4 seviyesi otonom robotaksi filosunu Türkiye yollarında test etmeye hazırlanıyor. Tripy Mobility de Londra'da robotaksi işletmeciliğine ilişkin ön hazırlık ve başvuru süreçlerinin devam ettiğini açıkladı.</p>
<p>Tripy CEO'su Dr. Ali Onuralp Ünal, sürecin ilgili otoritelerden gerekli test izinlerinin tamamlanmasına bağlı olduğunu ve hedefin 2026 sonu ile 2027 arasına yayıldığını belirtti. Şirket, onay alınması halinde robotaksileri güvenlik sürücüsü ve sistemi izleyen bir test mühendisiyle birlikte bir yıllık test sürecine sokacağını, ticari işletmeye geçiş için kesin bir tarih vermediğini açıkladı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/turk-sirket-londrada-robotaksi-icin-hazirlaniyor-87854</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/5/4/1280x720/robotaksi-1789797745.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Uber, İngiltere&#039;nin başkenti Londra&#039;da otonom taksi hizmetini devreye aldı. Ankara merkezli mobilite şirketi Tripy Mobility de Londra&#039;da robotaksi işletmeciliğine ilişkin ön hazırlık ve başvuru süreçlerinin devam ettiğini açıkladı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/findikta-80-liralik-fiyat-makasi-mercek-altinda-87853</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 08:40:00 +03:00</pubDate>
            <title> Fındıkta 80 liralık fiyat makası mercek altında</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>VEYSEL AĞDAR</strong></p>
<p>Fındıkta Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile serbest piyasa arasındaki 70-80 liralık fiyat farkı, Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu’nun saha incelemesiyle mercek altına alındı.</p>
<p>Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, ülkenin önemli tarımsal ürünleri arasında yer alan ve dünya fındık ihracatında önemli bir paya sahip olan fındığın fiyatı ve piyasa uygulamalarının, özellikle hasat dönemlerinde kamuoyunun gündemine geldiği belirtildi.</p>
<p>Ticaret Bakanlığının fındık piyasasında üreticilerin haklarının korunması, üretim maliyetlerinin karşılanması, üretimin sürdürülebilirliğinin desteklenmesi ve tüketicilerin ürüne uygun fiyatlarla erişiminin sağlanması amacıyla piyasa denetimlerini sürdürdüğü ifade edilen açıklamada, "Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı fındık üretimi ve ticaretinin yoğun olarak gerçekleştirildiği Ordu ve Giresun illerinde faaliyet gösteren Ordu, Giresun, Ünye ve Fatsa ticaret borsalarındaki işlemlerin incelenmesi amacıyla müfettiş görevlendirdi." ifadeleri kullanıldı.</p>
<p>Bakanlık müfettişleri tarafından söz konusu ticaret borsalarındaki işlemlere yönelik denetim ve inceleme sürecinin başlatıldığı ve çalışmaların devam ettiği vurgulanan açıklamada şunlar kaydedildi:</p>
<p>"Gerçekleştirilecek inceleme sonucunda piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu veya tüketicilerin ürünlere ulaşmasını engelleyici faaliyetlerin tespit edilmesi halinde, ilgili mevzuat kapsamında gerekli idari yaptırımlar uygulanacak. Ticaret Bakanlığı, üreticilerin ve tüketicilerin haklarının korunması, piyasaların etkin ve sağlıklı şekilde işlemesi ve serbest rekabet ortamının sürdürülmesi amacıyla faaliyetlerini kararlılıkla sürdürecek."</p>
<h2>"Soruşturma ihracat fiyatlarından geriye doğru yürütülmeli"</h2>
<p>Müfettişler Ordu’da tüccarların ticari kayıtları ve stoklarını incelerken, Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, fiyatlarda oluşan makasın nedenlerinin ortaya çıkarılması için soruşturmanın üreticiden ihracatçıya değil, ihracat fiyatlarından geriye doğru yürütülmesi gerektiğini söyledi. Üretici temsilcilerinin ve bölge siyasilerinin çağrılarının ardından başlatılan inceleme kapsamında Ziraat Odası’ndan da rapor istendiğini belirten Akça, hazırladıkları raporu çözüm önerileriyle birlikte müfettişlere ilettiklerini bildirdi.</p>
<p>Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, fındığın yurt dışına hangi fiyatla satıldığının, hangi firma tarafından ihraç edildiğinin ve ürünün kimden alındığının araştırılması gerektiğini vurguladı. İncelemenin yalnızca ticari defterlerle sınırlandırılmaması gerektiğini ifade eden Akça, tüccar, sanayici ve diğer işletmelerin farklı lokasyonlardaki depolarında bulunan fiziki stokların da kontrol edilmesini istedi. Kağıt üzerindeki kayıtların tek başına yeterli olmayacağını belirten Akça, depolardaki fındık miktarıyla kayıtların karşılaştırılması gerektiğini söyledi. İhracat fiyatlarının ihracatçı birlikleri, borsalar ve kamu kayıtları üzerinden takip edilebileceğine dikkat çeken Akça, incelemenin öncelikle yüksek miktarda ihracat yapan firmalardan başlatılmasını önerdi. Ferrero ile Türkiye’nin önde gelen ihracatçıları dahil ilk 100 ve 500’de yer alan firmaların incelenmesinin sorunun kaynağına daha hızlı ulaşılmasını sağlayacağını belirten Akça, 10-12 büyük firmanın detaylı denetiminin önemli sonuçlar ortaya koyabileceğini savundu. TMO’nun Levant kalite fındık için açıkladığı 250 liralık fiyatın taban fiyat niteliğinde olduğunu söyledi. </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/findikta-80-liralik-fiyat-makasi-mercek-altinda-87853</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/8/6/1280x720/findik-1754483950.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Fındıkta TMO ile serbest piyasa arasındaki fiyat farkı incelenmeye başlandı. Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, fındığın yurt dışına hangi fiyatla satıldığının, hangi firma tarafından ihraç edildiğinin ve ürünün kimden alındığının araştırılması gerektiğini belirtti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/aso-vizyon-projelerini-cumhurbaskani-erdogana-sundu-87852</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 08:34:00 +03:00</pubDate>
            <title> ASO, vizyon projelerini Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;a sundu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/ANKARA</strong></p>
<p>Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, kentin üretim, teknoloji ve ihracat kapasitesini artırmayı hedefleyen üç vizyon projesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede ASO Teknoloji Üssü, ASO Serbest Bölgesi ve Türkiye’nin ilk Sığır Atık Organize Sanayi (OSB) projelerini aktaran Ardıç, sağlık sektöründe yıllık yaklaşık 4,3 milyar dolara ulaşan dış ticaret açığının azaltılması ve ürün tedarik güvenliğinin güçlendirilmesi amacıyla doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Sağlık Endüstrileri Başkanlığı kurulmasını önerdi. ATO Başkanı Gürsel Baran ve ATB Başkanı Faik Yavuz’un da katıldığı görüşmeyi değerlendiren Seyit Ardıç, ASO olarak sundukları projelerin Ankara’yı yüksek teknolojili üretimin, nitelikli istihdamın ve katma değerli ihracatın merkezi haline getireceğini söyledi.</p>
<p>Ankara Vali Yakup Canpolat ve Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Duhan Kalkan’ın da katıldığı ziyareti değerlendiren Seyit Ardıç, Türkiye’nin üretim, istihdam, teknoloji kapasitesi ve ihracatına en yüksek katkıyı sağlamak amacıyla yoğun bir tempoyla çalıştıklarını söyledi.</p>
<p>Ardıç, Temelli Sanayi Havzası’nda kurulacak ASO Teknoloji Üssü’nde 800’ü aşkın firmanın faaliyet göstereceğini, 18 bin kişilik nitelikli istihdam ve yıllık 1,5 milyar dolarlık ihracat kapasitesi oluşacağını belirtti. Toplam 40 bin kişilik istihdam sağlaması öngörülen ASO Serbest Bölgesi’nin ise 200’ün üzerinde yerli ve yabancı firmaya ev sahipliği yapacağını aktaran Ardıç, yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık ihracat kapasitesine ulaşmasını öngördüklerini söyledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde hayata geçirilen Sıfır Atık Hareketi’ni sanayinin merkezine taşımayı amaçladıklarını ifade ede Ardıç, Türkiye’nin ilk Sıfır Atık OSB’sini kurmak için harekete geçtiklerini vurguladı. Ardıç, proje kapsamında bir fabrikanın firesi, atık ısısı ve suyunun bir başka fabrikanın üretim girdisine dönüşeceğini kaydetti.</p>
<h2>Sağlıkta dış açığı 4,3 milyar dolar azaltacak proje</h2>
<p>Türkiye’nin sağlık sektöründe yıllık yaklaşık 4,3 milyar dolar dış ticaret açığı verdiğine dikkat çeken Seyit Ardıç, bu alanın ülkenin bağımsızlığı ve güvenliği açısından en az savunma sanayii kadar stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>
<p>Ardıç, savunma sanayiinde edinilen deneyimin sağlık teknolojilerine aktarılmasını önerirken, “Üretim ve tedarik güvenliğimizi güçlendirmek amacıyla doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı bir Sağlık Endüstrileri Başkanlığı kurulması gerektiği düşüncemizi Sayın Cumhurbaşkanımıza ilettik” diye konuştu. 2025 yılında Ankara’da ihracatçı firma sayısının azalması, zarar eden firma sayısının arttığını dile getiren Ardıç, bu gelişmelerin kalıcı bir kapasite kaybına dönüşmemesi için sanayicilerin uygun maliyetli ve uzun vadeli finansmana erişimini kolaylaştıracak tedbirlerin güçlendirilmesine yönelik öneriler de sundukları bilgisini verdi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/aso-vizyon-projelerini-cumhurbaskani-erdogana-sundu-87852</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/5/2/1280x720/ardic-1789796374.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın Cumhurbaşkanı’na sunduğu proje, sağlıkta 4,3 milyar dolarlık açığın azaltılmasını öngörüyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/toksik-fonlar-uc-ay-icinde-tasfiye-edilecek-87851</guid>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 08:25:00 +03:00</pubDate>
            <title> Toksik fonlar üç ay içinde tasfiye edilecek</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), önceki gün tasfiyesine karar verilen 7 portföy yönetim şirketinin 131 fonu için yürütülecek sürecin ayrıntılarını açıkladı. Tasfiye sürecinde işlemleri yürütecek bankaları ve fon varlıklarının nakde dönüştürülmesi ile katılma payı sahiplerine ödeme yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen Kurul, tasfiyenin 3 ay içinde tamamlanmasını öngördü. Kararla, Tera Portföy’e ait 5 fonun tasfiye işlemleri için Türkiye İş Bankası; Bulls, Pusula, Atlas, Hedef, A1 Capital ve Pardus bünyesindeki fonların tasfiye işlemleri için de Ziraat Bankası görevlendirildi. Bankalar, tasfiye sürecinin zorunlu iş ve işlemlerini fon kurucusuna mevzuatla verilen yetkiler çerçevesinde yerine getirecek.</p>
<p>Bankaların portföy saklama kuruluşu olmaktan kaynaklanan görev ve sorumlulukları ise korunacak.</p>
<p>Açıklanan yol hartasına göre, usul ve esasların yürürlüğe girmesini izleyen iki iş günü içinde Merkezi Kayıt Kuruluşu ile bankalar arasında fonların tedavüldeki toplam katılma payı sayısı, yatırımcıların bireysel saklama hesapları, rehin, haciz ve tedbir gibi takyidatlar ile gerçekleşmemiş emirler için mutabakat yapılacak. Fon portföyündeki saklamaya konu finansal varlıklar, bankaların Takasbank nezdindeki hesaplarında tutulacak. Repo, ters repo, borsa para piyasası, mevduat, kredi ve diğer finansal işlemlerden doğan borç ve alacakların mutabakatı da önceki saklama kuruluşu, banka ve Takasbank arasında gerçekleştirilecek. Fon giderleri için yapılacak mutabakatlarla birlikte bu işlemlerin Kurul kararını izleyen 10 iş günü içinde tamamlanması planlanıyor.</p>
<p>Fon varlıkları yatırımcı menfaati, piyasa derinliği ve likidite koşulları gözetilerek satılacak. Bankalar, varlıkların türüne göre doğrudan veya yatırım kuruluşları aracılığıyla satış talimatı verebilecek. Vadesi bulunan para piyasası araçları ve işlemlerinden vade sonunda elde edilen nakit ile diğer varlıkların satış gelirleri, ödeme planı doğrultusunda yeniden para piyasası araçlarında değerlendirilebilecek. Oluşan nakit, bankaların belirleyeceği dönemlerde yatırımcıların mutabakatı yapılmış bireysel saklama hesaplarına sahiplik oranlarına göre aktarılacak. </p>
<p>Tasfiye kapsamındaki fonlarda 17 Eylül 2026 saat 13.30’dan sonra iletilen ihbarlı fon iade talimatları ile para piyasası fonlarında izahnamede belirtilen gün sonu valör atlama saatinden sonra verilen talimatlar da kapsama alındı. TEFAS üzerinden verilip gerçekleşmeyen satış emirlerinden doğan tutarlar fon hesabına borç kaydedilecek ve öncelikli olarak tasfiye kapsamında elde edilen nakitle ödenecek.</p>
<h2>Tasfiye süresi 3 ay </h2>
<p>SPK, tasfiye usul ve esaslarının MKK tarafından fonların Kamuyu Aydınlatma Platformu sayfalarında yayımlanmasını, ilgili mevzuat kapsamında duyuru yapılması hükmünde kabul etti. Fon malvarlıklarının tasfiyesi, duyuru tarihinden itibaren en fazla üç aylık sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde sona erecek. Kurulun uygun görmesi halinde süre uzatılabilecek. Tasfiyenin tamamlanmasının ardından fon izahnamesinin yayımlandığı hususu ticaret sicilinden terkin ettirilecek.</p>
<p>Öte yandan 17 Eylül 2026 tarihli Kurul kararı doğrultusunda TEFAS’ta alım ve satıma kapatılan fonlar için TEFAS dışındaki kanallardan da katılma payı iade talimatı gerçekleştirilmeyecek. Tasfiye kararı verilen fonlarda aynı tarihten itibaren TEFAS dışı dağıtım kanallarından alım ve iade talimatı kabul edilmeyecek. 17 Eylül ve öncesinde fon portföyüne ilişkin verilmiş ancak takası tamamlanmamış varlık ve işlem talimatları ise olağan süreçte gerçekleştirilecek. Usul ve esaslarda hüküm bulunmayan konularda yatırım fonlarına ilişkin ilgili düzenlemeler uygulanacak.</p>
<h2>Şimşek: Tedbirler yeterli, fazlasına gerek kalmadı</h2>
<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yatırım fonları ve borsada yaşanan likidite krizine yönelik olarak “Riskin piyasanın tamamına yayılmaması için çok güçlü tedbirler devreye alındığını ve sürecin sağlıklı bir şekilde işleyeceğini” söyledi.</p>
<p>Önceki gün için düşündükleri tedbirlerin çoğuna ihtiyaç kalmadığını bildiren Şimşek, “Alınan tedbirler şu aşamada yeterli” diye konuştu. Biri televizyon programına gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Şimşek, piyasalarda yaşananların, sınırlı sayıda fonlardaki kredi ve likidite sorunu olduğunu kaydetti. Genele yayılmış bir sistemik riskin söz konusu olmadığını anlatan Şimşek, “Borsada ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok. “Sorunlu alanı karantinaya aldık. Tasfiye sürecini açıkladık. Piyasada güven devam ediyor. Piyasanın yüzde 90'ında zaten sorun yoktu” ifadelerini kullandı.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Bakan Gürlek'ten "ponzi" vurgusu</span></h2>
<p>Sermaye piyasalarındaki manipülatif işlemlerle ilgili soruşturmaya ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten de açıklama geldi. Gürlek, yürütülen soruşturmada fon yönetim kurulu başkan ve üyelerinin de aralarında bulunduğu 4 şüphelinin tutuklandığını, 51 zanlı hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandığını bildirdi. Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Ponzi benzeri yöntemlerle vatandaşlarımızın birikimlerini hedef alan, yanıltıcı yönlendirmelerle haksız kazanç sağlayan kötü niyetli kişi ve yapılara karşı adli işlemler yapılmaktadır. Vatandaşımızın alın terini, emeğini ve geleceğini kendi çıkarı için istismar etmeye çalışan hiç kimseye göz yumulmayacaktır” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/toksik-fonlar-uc-ay-icinde-tasfiye-edilecek-87851</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/spk.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ tasfiyesine karar verilen 7 portföy yönetim şirketinin 131 fonun tasfiyesini İş Bankası ve Ziraat Bankası yürütecek. Takasbank’ta saklanacak varlıklar, yetkili iki banka tarafından uygun şartlarda nakde dönüştürülecek ve yatırımcı hesaplarına aktarılacak. Tasfiye sürecinin 3 ay içinde tamamlanması hedefleniyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
