<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/talas-belediyesi-kentsel-donusum-icin-vatandaslarla-bir-araya-geldi-82034</guid>
            <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 15:38:00 +03:00</pubDate>
            <title> Talas Belediyesi kentsel dönüşüm için vatandaşlarla bir araya geldi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>HİLAL SÖNMEZ/KAYSERİ</strong></p>
<p>Talas Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda bölge sakinlerine hitap eden Yalçın, uzun yıllardır çözüme kavuşması beklenen kentsel dönüşüm sürecinin önündeki en önemli engellerden birinin emsal sorunu olduğunu belirtti. Bölgedeki vatandaşların hak kaybı yaşamadan dönüşüm yapabilmeleri için yoğun çaba gösterdiklerini ifade eden Başkan Yalçın, Talas Belediyesi ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi meclislerinde alınan kararlarla emsal değerinin 2,45’ten 3’e yükseltildiğini söyledi.</p>
<p>Yapılan düzenlemenin arsa değerlerinde yaklaşık yüzde 20’lik artış anlamına geldiğine dikkat çeken Başkan Yalçın, “Değerli komşularımızı bu önemli gelişmeyi paylaşmak için davet ettik. Uzun süredir kentsel dönüşüm için gerekli olan arsa payları, Kayseri’de uygulanan eve-ev dönüşüm modeline uygun seviyede değildi. Bu nedenle özel bir gayret gösterdik. Belediyemiz ve Büyükşehir Belediyemizin meclislerinde aldığımız kararlarla emsal değerini 3’e çıkardık. Böylelikle müteahhitlerle yapacağınız görüşmelerde evinize karşılık ev talep edebilecek noktaya geldiniz” dedi.</p>
<p>Söz konusu bölgenin Talas’ın vitrini konumunda bulunduğunu kaydeden Başkan Yalçın, yıllar içinde yıpranan yapıların artık yenilenmesinin kaçınılmaz hale geldiğini belirterek şunları söyledi: “Talas’ın girişinde bulunan ve bir dönem ilçemizin en modern yapıları arasında yer alan bu sitelerimizdeki binalar, 40-50 yılın ardından doğal olarak yıprandı. Demirleri ortaya çıkan ve deprem dayanıklılığı konusunda endişe oluşturan yapıların yenilenmesi gerekiyordu. Biz de belediyenizin hemen yanı başındaki komşularınız olarak bu süreci yakından takip ettik. Bize düşen görev, sizlere rehberlik etmek ve karşılaştığınız prosedürlerin aşılmasına yardımcı olmaktı. İlk kez Talas’ta emsal teşkil edecek böyle bir ayrıcalık sağlandı. Bunun yapılması da gerekiyordu. Çünkü burası Talas’ın girişinde, ilçemiz açısından çok özel bir bölge.”</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/talas-belediyesi-kentsel-donusum-icin-vatandaslarla-bir-araya-geldi-82034</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/3/4/1280x720/talas-belediyesi-kentsel-donusum-icin-vatandaslarla-bir-araya-geldi-1782650423.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, ilçenin girişinde yer alan Marmaris ve Beyaz Saray siteleri ile Çanakkale ve Şenevler apartmanlarında yaşayan vatandaşlarla bir araya gelerek kentsel dönüşüm süreci hakkında bilgiler verdi. Bölgede Marmaris Sitesi’nde 58, Beyaz Saray Sitesi’nde 58, Şenevler Apartmanı’nda 24 ve Çanakkale Apartmanı’nda 30 daire bulunuyor. Toplam 6 bloktan oluşan alanda 170 daire ve 2 dükkân yer alıyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/kocasinan-belediyesinden-ges-yatirimi-82033</guid>
            <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 15:18:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kocasinan Belediyesi’nden GES yatırımı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>HİLAL SÖNMEZ/KAYSERİ</strong></p>
<p>Cırgalan Mahallesi’ndeki çalışmaların son aşamaya geldiğini belirten Çolakbayrakdar, “6,4 megavatlık projemizin artık sonlarına yaklaştık. Panellerin imalatı son aşamada. Bundan sonraki süreçte kablolama ve diğer çalışmalarımızı tamamlayarak Temmuz ayının sonlarına doğru burada enerji üretimine başlamış olacağız. Burada elde edeceğimiz enerjiyle Kocasinan Belediyesi’nin ihtiyaç duyduğu tüm alanlardaki enerji ihtiyacını karşılayacağız. Burada üretilecek 6,4 megavatlık enerjinin tamamı Kocasinan Belediyesi’nin sosyal tesislerinde, Fen İşleri Atölyesi’nde, kırsal atölyelerde, Park ve Bahçeler Atölyesi’nde, agrega tesisinde ve bitüm tesisinde kullanılacak. Kısacası ihtiyaç duyduğumuz enerjinin tamamını bu GES alanından karşılamış olacağız” diye konuştu.</p>
<p><img src="/storage/uploads/0/0/0/6a41114e55f78-1782649166.JPG" alt="" width="326" height="183" /></p>
<p>“Kocasinan artık yalnızca hizmet üreten değil, enerjisini de üreten bir şehir modeli ortaya koyuyor” diyen Başkan Çolakbayrakdar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bundan sonraki hedefimiz, araç filomuzu da temiz enerjiyle çalışan bir yapıya dönüştürmek. Yakıtını güneşten alan, çevresine duyarlı, tasarruf odaklı ve kendi kendine yeten bir belediye anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz. Bu yatırımın sağlayacağı her tasarruf yeniden vatandaşımıza hizmet olarak dönecek.”</p>
<p>GES yatırımından elde edilecek her tasarrufun yeniden vatandaşlara hizmet olarak döneceğini belirten Çolakbayrakdar, “Burada elde edeceğimiz ekonomik kazanım doğrudan Kayseri’ye ve hemşehrilerimize hizmet olarak yansıyacak. Daha güçlü Kocasinan, daha sürdürülebilir bir gelecek için çalışmayı sürdüreceğiz” dedi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/kocasinan-belediyesinden-ges-yatirimi-82033</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/3/3/1280x720/kocasinan-belediyesinden-ges-yatirimi-1782649224.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Kocasinan Belediyesi’nin tüm tesisleri, işletmeleri ve elektrikli araçlarının enerji ihtiyacını karşılayacak 104 bin metrekare alanda kurulan ve 6,4 megavat enerji üretecek Güneş Enerjisi Santrali’ndeki (GES) çalışmaları yerinde inceledi. İnceleme sonrası açıklama yapan Çolakbayrakdar, tesisin Temmuz ayı sonuna kadar aktif olacağını söyledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/guneydogudan-67-firma-ilk-1000-ihracatci-arasina-girdi-gaziantep-listeye-en-cok-firma-ile-yer-alan-3-sehir-oldu-82032</guid>
            <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 15:17:00 +03:00</pubDate>
            <title> Güneydoğu’dan 67 firma ilk 1000 ihracatçı arasında</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/GAZİANTEP</strong></p>
<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından her yıl geleneksel olarak hazırlanan “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı 2025” araştırmasının sonuçları yayımlandı.</p>
<p>Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birliklerinden (GAİB) yapılan açıklamaya göre, küresel ticarette yaşanan durgunluk ve pazar daralmalarına rağmen Güneydoğu Anadolu Bölgesi, 2025 yılında toplam 12 milyar dolarlık bir ihracat hacmine imza atarak Türkiye’nin dış ticaret gücüne stratejik bir katkı sundu. Esnek üretim yapısı ve küresel pazarlardaki etkin saha çalışmalarıyla dünya genelinde 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren bölge firmaları, zorlu makroekonomik koşullarda dahi bu başarı grafiğini sürdürdü.</p>
<p><strong>“Firmalarımız zorlu koşullarda rüştünü ispatladı”</strong></p>
<p>Araştırma sonuçlarını değerlendiren GAİB Koordinatör Başkanı Mete Akcan, elde edilen sonucun bölgenin üretim hafızasını ve lojistik gücünü bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Akcan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “2025 yılı dünya genelinde tedarik zincirlerindeki değişimlerin ve küresel pazarlardaki rekabetin en üst düzeye ulaştığı bir dönem oldu. Tüm bu zorlu pazar koşullarına rağmen, bölgemizden 12 milyar dolarlık bir ihracat değerinin üretilmesi ve bu başarıyı taçlandıran 67 firmamızın Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı listesine girmesi büyük bir gurur vesilesidir. Gaziantep’in Türkiye genelinde listeye en fazla firma gönderen 3. şehir olması ve onu takip eden Kahramanmaraş ve Mardin illerimizdeki bu kararlılık, ülkemizin ekonomik kalkınma hedeflerinin en büyük teminatlarından biridir.”</p>
<p><strong>“Sanayicilerimizin Destekçisi Olmaya Devam Edeceğiz”</strong></p>
<p>Açıklanan listede yer alan firmaların sadece birer ticari işletme değil, aynı zamanda bölgedeki istihdamın ve katma değerli üretimin de lokomotifi olduğunu vurgulayan Akcan, mesajını şöyle tamamladı: “Bu prestijli listede yer alarak göğsümüzü kabartan tüm firmalarımızın yönetim kurullarını, uluslararası pazarlarda mekik dokuyan ihracat ekiplerini ve üretim bandındaki emekçilerimizi yürekten tebrik ediyorum. GAİB olarak, dünya pazarlarındaki rekabet gücümüzü artırmak, firmalarımızın yeni pazarlara açılmasını sağlamak ve ülkemize sağlanan net döviz girdisini yukarı taşımak adına sanayicilerimizin destekçisi olmayı sürdüreceğiz. Bölgemize ve ülkemize değer katan tüm ihracatçılarımıza teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim.”</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/guneydogudan-67-firma-ilk-1000-ihracatci-arasina-girdi-gaziantep-listeye-en-cok-firma-ile-yer-alan-3-sehir-oldu-82032</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/3/2/1280x720/guneydogudan-67-firma-ilk-1000-ihracatci-arasina-girdi-gaziantep-listeye-en-cok-firma-ile-yer-alan-3-sehir-oldu-1782649132.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden toplam 67 firma Türkiye’nin en büyük ihracatçıları arasında yer alma başarısı gösterdi. Bölge genelindeki illerden Gaziantep’ten 60, Kahramanmaraş’tan 6 ve Mardin’den 1 firma devler ligindeki yerini aldı. Gaziantep, bu performansıyla Türkiye genelinde listeye en fazla firma gönderen 3. şehir ünvanının sahibi oldu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/baskan-sahinden-venezuela-halki-icin-yardim-cagrisi-bir-aylik-maasini-bagisladi-82031</guid>
            <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 15:11:00 +03:00</pubDate>
            <title> Başkan Şahin’den Venezuela halkı için yardım çağrısı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>NİHAT DÜZGÜN/GAZİANTEP</strong></p>
<p>Venezuela’da 24 Haziran’da, 39 saniye arayla Yaracuy Eyaleti’ne bağlı Yumare kentinin 23 kilometre güneydoğusunda 7,5, aynı eyalette bulunan San Felipe kentinin 24 kilometre kuzeydoğusunda ise 7,2 büyüklüğünde meydana gelen ardışık depremler ülke genelinde büyük yıkıma neden olurken, Gaziantep afet bölgesine destek için harekete geçti.</p>
<p><strong>Gaziantep Büyükşehir, bölgeye insani yardım gönderecek</strong></p>
<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, başta çocuk maması ve çocuk bezi olmak üzere temel ihtiyaç malzemelerinden oluşan insani yardım desteğini bölgeye ulaştırmak amacıyla çalışmalarını başlattı. Başkan Fatma Şahin ise sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, kardeş şehir La Guaira’dan acı haberler aldıklarını, daha önce Gaziantep’te ağırladıkları heyette yer alan bazı kişilerin hayatını kaybettiğini derin bir üzüntüyle öğrendiğini ifade etti.</p>
<p><strong>“Haydi Gaziantep, Kardeş Venezuela halkının yaralarını birlikte saralım”</strong></p>
<p>Başkan Fatma Şahin, yaptığı açıklamada, açılan yardım kampanyasına destek çağrısında bulunurken bir aylık maaşını kampanyaya bağışladığını da kamuoyuyla paylaştı. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yaptığı açıklamada Venezuela’da yaşanan afeti üzüntüyle takip ettiğini belirterek şunları söyledi: “Kardeş belediyemiz La Guaira’dan da acı haberler aldık. Daha önce protokol imzalarken bir araya geldiğimiz, şehrimizde misafir ettiğimiz dostlarımızdan hayatını kaybedenlerin olduğunu derin bir üzüntüyle öğrendik. Acılarını yürekten paylaşıyoruz. Biz Gaziantep olarak depremin ne demek olduğunu, bir gecede hayatın nasıl değiştiğini, kaybetmenin ve yeniden ayağa kalkmanın ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu yüzden Venezuela halkının acısını kendi acımız olarak görüyoruz. Ben, Fatma Şahin olarak, bir aylık maaşımı Venezuela Büyükelçiliği’nin başlattığı yardım kampanyasına bağışlıyorum. Tüm Gaziantepli hemşehrilerimizi de aşağıda bilgilerini paylaştığımız bu yardım kampanyasına destek olmaya davet ediyorum. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak da başta çocuk bezi ve çocuk maması olmak üzere, ihtiyaç malzemelerinden oluşan bir yardım tırını bu hafta bölgeye ulaştırmak üzere yola çıkarıyoruz. Dayanışma en zor günlerde anlam kazanır. Haydi Gaziantep, gelin kardeş Venezuela halkının yaralarını birlikte saralım.”</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/baskan-sahinden-venezuela-halki-icin-yardim-cagrisi-bir-aylik-maasini-bagisladi-82031</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/3/1/1280x720/baskan-sahinden-venezuela-halki-icin-yardim-cagrisi-bir-aylik-maasini-bagisladi-1782648712.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Venezuela’da yaşanan yıkıcı depremlerin ardından Venezuela’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından başlatılan yardım kampanyasına bir aylık maaşını bağışlayarak dayanışma ve yardımlaşma çağrısında bulundu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/tarim/kayseri-sekerden-ciftciye-488-milyon-659-bin-tl-capa-avansi-82030</guid>
            <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 15:06:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kayseri Şeker’den çiftçiye 488,7 milyon TL çapa avansı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>HİLAL SÖNMEZ/KAYSERİ</strong></p>
<p>Kayseri Şeker, Kayseri, Boğazlıyan ve Turhal fabrikalarına bağlı 21 bölgede üretim yapan çiftçiye 488 milyon 659 bin TL tutarında çapa avansı ödedi.</p>
<p>Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, çapa avansı ödemelerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Çiftçilerimizin alın teri ve emeği, ülkemizin tarımsal üretiminin temel taşıdır. Biz Kayseri Şeker olarak üreticilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Hesaplara aktardığımız 488 milyon 659 bin TL tutarındaki çapa avansının çiftçilerimize nefes olacağına inanıyoruz. Üretimin sürdürülebilirliği için her zaman desteklerimizi sürdüreceğiz Toprağa emek veren, ülkemizin gıda güvencesi için çalışan tüm üreticilerimize teşekkür ediyor, çapa avansının hayırlı ve bereketli olmasını temenni ediyorum” dedi.</p>
<p><img src="/storage/uploads/0/0/0/6a410e685b3e8-1782648424.jpg" alt="" width="282" height="353" /></p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/tarim/kayseri-sekerden-ciftciye-488-milyon-659-bin-tl-capa-avansi-82030</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/6/6/1/1280x720/kayseri-sekerin-kredi-notu-yatirim-yapilabilir-seviyede-onaylandi-1762238036.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kayseri Şeker, sözleşmeli pancar üretimi yapan çiftçilere, 2026 yılı üretim sezonu kapsamında; 488 milyon 659 bin TL tutarında çapa avansı yatırdı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/cop31e-antalyadan-yapay-resif-projesi-ile-mesaj-82022</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 20:09:00 +03:00</pubDate>
            <title> COP31’e Antalya’dan &#039;Yapay Resif Projesi&#039; ile mesaj</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin, denizleri korumak ve gelecek kuşaklara daha temiz bir çevre sunmak amacıyla "Antalya’da Deniz Hep Temiz" temasıyla gerçekleşen Yapay Resif Projesi kapsamında, ALDAŞ tarafından yapılan 35 adet yapay resif bloğu törenle Düden Şelalesi açıklarında denize bırakıldı.</p>
<p>Törene, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve eşi Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin ile denizcilik sektörü kamu ve özel sektör temsilcileri katıldı.</p>
<p>Belediye iştiraki ALDAŞ’ın 3D yazıcı teknolojisi ve dijital üretim sistemleri kullanılarak üretilen yapay resifler, çevrimiçi su kalitesi ölçümleri ve yapay zekâ destekli takip uygulamaları gibi sahip olduğu yenilikçi yaklaşım sayesinde Türkiye’de ve dünyada fark yaratan örnek bir çevre yatırımı olma niteliği taşıyor.</p>
<p><strong>"Antalya’nın hızlı büyümenin faturasını denizin altı ödedi"</strong></p>
<p>Antalya Valisi Hulusi Şahin, deniziyle güzel olan, deniziyle beslenen, deniziyle büyüyen Antalya’nın deniz altının çöl haline geldiğini söyledi. 40 yıl öncesine kadar Antalya’da çok canlı bir deniz altı yaşamı olduğunun bilindiğine dikkat çeken Vali Şahin, şunları kaydetti.</p>
<p>‘’Antalya 40 yılda nüfus olarak büyüdü, turizm ve tarımda önemli artış yaşandı. Antalya, Birleşmiş Milletler Dünya İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. İklim  zirvesinde söyleyecek sözü olan bir şehir olmak istiyoruz. Antalya Valiliği’nin öncülüğünde özellikle denize odaklanan bir inisiyatif geliştirdik. İsmini de Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatif koyduk. Bu inisiyatifin ana vizyonu denizimizi muhafaza etmek ve denizimize daha temiz hale getirecek faaliyetleri yapmak.’’</p>
<p><strong>"Akdeniz’e değer verme zamanı"</strong></p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir de Antalya’nın, dünyanın en özel kıyı kentlerinden biri olduğunu belirterek, ‘’Antalya’nın en önemli zenginliklerinden biri denizimizdir. Her geçen gün etkilerini arttıran iklim krizi, çevre kirliliği ve insan kaynaklı baskılar deniz ekosistemini daha fazla tehdit eder hale geldi. Akdeniz, iklim değişikliğinin etkilerini en yoğun hisseden bölgelerden biri olarak bu tehditlerle karşı karşıyadır. Bu nedenle denizlerimizi korumak, gelecek nesillere karşı taşıdığımız sorumluluğun da bir gereğidir” dedi.</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi olarak Yapay Resif Projesi’ni hayata geçirdiklerini anlatan Özdemir, şöyle konuştu:</p>
<p>‘’Bu proje ile denizlerin korunmasına, biyolojik çeşitliliğin desteklenmesine ve su altı yaşamının güçlendirilmesine yönelik çok büyük bir adım atıldı. Yıllardır denizden beslenen, denizin sunduğu güzelliklerle büyüyen ve gelişen bir kent olarak, bu kez biz denize bir şey veriyoruz. Denizimizin bize kattıklarına karşılık, ona yaşamı destekleyecek, ekosistemini güçlendirecek kalıcı bir değer bırakıyoruz. Projemiz; Belediyemizin çevre ve iklim politikalarının somut bir göstergesi aynı zamanda Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi'nin ortaya koyduğu vizyonunun da önemli bir parçasıdır.”</p>
<p>Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü ve vali eşi Ebru Şahin ise Antalya’nın denizinin çok değerli bir hazine olduğuna dikkat çekti. Denizlerin tehdit altında olduğunu vurgulayan Ebru Şahin, “Kıyılarımıza vuran çöpler, deniz diplerinde biriken atıklar ve mikro plastikler denizlerimizi yok ediyor. Tüm bunlardan yola çıkarak Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi’ni oluşturduk. Dört ana hedefimiz var. Bunlar, denizlerimizi ve kıyılarımızı temizlemek, önlemek, iyileştirmek ve sahiplenmeyi tüm şehrin yapabilmesi için farkındalık çalışmalarıyla göstermek” dedi.</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy da proje ile ilgili bilgi verdi. Atasoy, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Resifler dörderli gruplar halinde yerleştirildi ve iki uçta uzantıları var. Ortada da bir tane referans noktası olacak. Özellikle izleme ile ilgili çalışmalar için bu bize habitat çeşitliliğini sağlayacak. Ekolojik işlevselliği maksimim düzeye eriştirecek. Aradaki akışları denizle ilgili akışları sağlayacak. Böylelikle balıklar o alanlara çok rahat geçiş yapabilecek ve gen geçişleri olacak.  Bizim temel amacımız buradaki deneyimleri hassasiyetle incelemek ve buradan aldığımız deneyimlerle diğer alanlara geçiş yapmak.”</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/cop31e-antalyadan-yapay-resif-projesi-ile-mesaj-82022</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/2/2/1280x720/cop31e-antalyadan-yapay-resif-projesi-ile-mesaj-1782580265.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Denizlerin korunması, balıkçılığın geliştirilmesi ve kirliliğin önlenmesi amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan yapay resifler denize indirilirken, Birleşmiş Milletler İklim Kongresi COP31’e de mesaj verildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/turkiyede-ilk-kez-ekmek-zirvesi-duzenlendi-82021</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 20:08:00 +03:00</pubDate>
            <title> Türkiye’de ilk kez &#039;Ekmek Zirvesi&#039; düzenlendi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından ‘’Bu Bir Ekmek Meselesi’’ temasıyla Türkiye’de ilk kez Ekmek Zirvesi düzenlendi.</p>
<p>Zirveye, Türkiye ve Antalya’daki un sanayicileri ve üreticileri katıldı. Ekmek Zirvesi'nde, ekmeğin tarım ekonomisinden gıda güvenliğine, insan sağlığından kültürel mirasa kadar uzanan çok boyutlu yapısı ele alındı.</p>
<p>ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, dünyada gıda, su ve enerji güvenliğinin stratejik öneminin her geçen gün arttığını söyledi. Hacısüleyman, ‘’Buğdayımıza sahip çıkmak zorundayız. Ekmeğimize sahip çıkmak zorundayız" dedi.</p>
<p>Ekmeğin Türk kültüründeki özel yerine dikkat çeken Hacısüleyman, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Ekmek sadece bir gıda ürünü değil, emeğin, paylaşmanın, üretmenin ve dayanışmanın sembolüdür. Ekmek, yalnızca sofralarda yer alan bir gıda ürünü değil, aynı zamanda büyük bir ekonomik zincirin ürünüdür. Tohumun toprağa düşmesinden başlayarak çiftçimizin alın teri vardır. Değirmencinin, fırıncının emeği vardır. Soframıza ulaşana kadar yüzlerce insanın katkısını içinde taşır. Bu nedenle ekmek, büyük bir emeğin sonucudur."</p>
<p><strong>"Gıda güvenliği stratejik mesele haline geldi"</strong></p>
<p>Tüketici alışkanlıklarının değiştiğini ve ekmek konusunda yeni hassasiyetlerin ortaya çıktığına dikkat çeken Hacısüleyman, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Dünyada yaşanan gelişmeler buğdayın stratejik önemini yeniden ortaya koydu. Uluslararası gerilimlere baktığımızda geleceğin en önemli üç başlığının gıda, su ve enerji olacağı sıkça dile getiriliyor. Enerjiyle ilgili gelişmeleri yakından takip ediyoruz ancak gıda ve su güvenliği de en az enerji kadar kritik hale gelmiştir. Ukrayna-Rusya savaşı başladığında dünyanın gündeminde buğday vardı. Limanlarda bekleyen milyonlarca ton buğdayın ihtiyaç sahibi ülkelere nasıl ulaştırılacağı konuşuluyordu. Savaşan taraflar bile buğdayın güvenli sevkiyatı konusunda uzlaşmak zorunda kaldı. Bu tablo, buğdayın ve ekmeğin ne kadar stratejik bir değer olduğunu açıkça göstermiştir.’’</p>
<p><strong>"Türkiye 14 yıldır dünya un ihracat şampiyonu"</strong></p>
<p>Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak ise Türkiye'nin 14 yıldır dünya un ihracat lideri olduğunu söyledi. Türkiye’nin ihraç ettiği unun 160'tan fazla ülkenin sofrasında yer aldığını vurgulayan Çakmak, şöyle konuştu:</p>
<p>‘’Türkiye un sanayisinde küresel gücüne sahip. TUSAF bünyesinde 8 bölge derneği ve 300'den fazla üye var. Un sektörü yalnızca Türkiye'nin değil dünyanın gıda arzına katkı sunmaktadır. Türkiye, 14 yıldır aralıksız olarak dünya un ihracat lideri ve şampiyon. Bugün sadece Türkiye'nin sofrasında değil, 160'tan fazla ülkenin sofrasında yer alıyoruz. Bu başarı üreticimizin emeği, sanayicimizin yatırımı ve sektörümüzün yıllara dayanan tecrübesinin sonucudur."</p>
<p><strong>"Sosyal medyada ekmek kötüleniyor"</strong></p>
<p>2026 hasat dönemine girildiğini ve iklim koşullarının yakından takip edildiğini anlatan Çakmak, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Her şeye rağmen üreticimizin emeği, sanayicimizin yatırımı ve sektörümüzün deneyimiyle ülkemizin buğday ve un tedarikinde güçlü yapısını koruyacağına inanıyoruz. Ekmek bir memleket meselesidir. Sosyal medyada yayılan yanlış bilgiler toplumda kafa karışıklığı oluşturuyor. Bugün teknoloji sayesinde bilgiye ulaşmak çok kolay. Ancak sosyal medyayı doğru kullanmak ve alanında uzman kişilerden bilgi almak büyük önem taşıyor. Bizler de TUSAF olarak sosyal mecralarda ekmeğin kötülenmesine ve zararlı gösterilmesine karşı bilinçlendirme çalışmaları başlattık. Çünkü ekmek sadece bir gıda ürünü değildir. Ekmek emektir, berekettir, toplumsal hafızamızın ortak değeridir. Ve ekmek bir memleket meselesidir."</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/turkiyede-ilk-kez-ekmek-zirvesi-duzenlendi-82021</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/2/1/1280x720/turkiyede-ilk-kez-ekmek-zirvesi-duzenlendi-1782580165.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ &quot;Bu Bir Ekmek Meselesi&quot; temasıyla Antalya&#039;da düzenlenen zirvede konuşan Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak, Türkiye’nin 14 yıldır dünya un ihracat şampiyonu olduğunu belirterek, &quot;Bugün sadece Türkiye&#039;nin sofrasında değil, 160&#039;tan fazla ülkenin sofrasında yer alıyoruz. Sosyal medyada ekmeğin kötülenmesine karşı bilgilendirme kampanyası başlattık.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/turkonfedden-kobiler-icin-5-maddelik-finansman-recetesi-82013</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 15:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> TÜRKONFED&#039;den KOBİ&#039;ler için 5 maddelik finansman reçetesi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, 27 Haziran Dünya KOBİ Günü dolayısıyla açıklama yaptı. KOBİ’lerin ekonomideki rolü ve yaşadıkları sorunlara dair değerlendirmelerde bulunab Sönmez çözüm önerilerini de paylaştı.</p>
<p>KOBİ’lerde verimlilik açığı kapatılmadan yüksek istihdamın kalıcı refah artışına dönüşemeyeceğini vurgulayan Sönmez, yeni dönemin önceliğinin ölçek büyütme ve katma değer artışı olması gerektiğini kaydetti.</p>
<p>Türkiye’deki KOBİ ağırlığının dünya ortalamasının üzerinde olduğunu söyleyen Sönmez, “KOBİ’ler dünyadaki işletmelerin yaklaşık %90’ını oluştururken istihdamın da %67’sini karşılıyor. Küresel hasılanın ise ancak yarısını üretebiliyorlar. Türkiye’ye baktığımızda ise %99,6’lık işletme sayısı ve %68,5’lik istihdam ile dünya ortalamasının üzerindeyiz. Buna rağmen konu katma değer üretimine geldiğinde, %41,2 ile küresel ortalamada işaret edilen GSYH’nin yarısı (%50) eşiğinin altında kalıyoruz. Dolayısıyla artık sormamız gereken soru, ‘Yeterince KOBİ var mı’ değil, ‘KOBİ’ler yeterince değer üretebiliyor mu’ olmalı. Bu veriler, ‘çok iş, az değer’ ürettiğimizi gösteriyor. İhracatta da benzer bir tablo var. Toplam ihracatın yalnızca %29,6’sı KOBİ’lerden geliyor. Özellikle son yıllarda yaşanan nakit akışı ve finansman sorunları, üretimi, katma değeri, yerel ekonomiyi ve neticede ülke ekonomisini etkiliyor” dedi.</p>
<p><strong>“Asıl açık verimlilikte”</strong></p>
<p>Kaynakların üretken firmalara yeterince akmamasının verimlilik sorununa yol açtığını belirten Sönmez, “KOBİ sayının yüksek olması Türk ekonomisinin gücüdür ama o çoğunluğun verimli olmaması büyük bir kırılganlık yaratıyor. Küresel zincirlere entegre büyük ihracatçılarımız, ortalama bir yurt içi firmaya kıyasla dört kat fazla istihdam sağlıyor ve çalışan başına iki kat daha üretken. Çalışan başına katma değer mikro ölçekte 175 bin TL iken orta ölçekte 969 bin TL’ye yani 5,5 katına çıkıyor. Bu da dinamik, kurumsallaşmış orta ölçekli firma katmanımızın yeterince kalın olmadığına işaret ediyor ve iktisatta ‘kayıp orta’ olarak tanımlanan sorunu yaşamamıza yol açıyor. Orta katmanın kalınlaşmamasının başlıca nedenlerini kayıt dışılığın sürmesi, finansal okuryazarlığın sınırlı kalması ve şeffaf bilanço hazırlama becerisinin eksikliği olarak sıralayabiliriz. Birçok KOBİ, finansal sistemin gözünde ‘riskli’ kategoride. Kurumsallaşma eksikliği hem banka kredisine hem de sermaye piyasalarına erişimi daraltıyor; bu da ölçeğe geçişi ‘finanse edilemez’ kılıyor. Verimlilik açığını kapatmanın yolu işletmeleri ölçek olarak büyütmekten geçiyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Kredi çekip üretim yapmak matematik olarak mümkün değil”</strong></p>
<p>Kısa vadeli kredilerin yatırımları ve buna bağlı olarak verimliliği baltaladığını söyleyen Sönmez şöyle devam etti; “Politika faizi %37 düzeyinde, ticari kredi faizleri ise %45-55 bandında seyrediyor. Bu maliyetle kredi çekip üretim yapmak matematik olarak mümkün değil. Krediye erişim teknik olarak mümkün olsa da kullanılamıyor. Vadeler ise 36 ayda kalınca yatırım yerine günü kurtarmak için kullanılıyor. Bunun yanında bir de teminat meselesi var. Siparişe, ihracat potansiyeline, düzenli fatura akışına ve taşınır varlıklara dayalı KOBİ’ler, bilançosu büyük şirketler kadar güçlü olmadığı için sistemin dışında kalıyor. Bunun sonucunu konkordato başvuruları ve kapanan şirket sayılarında da görüyoruz. Kapanan her işletmeyle birlikte yılların ürettiği üretim bilgisi, tedarik ağı ve nitelikli iş gücü de kayboluyor.”</p>
<p><strong>“Para tek başına yeterli değil”</strong></p>
<p>KOBİ’lerin %78,8’inin düşük teknoloji sınıfında üretim yaptığını, yüksek teknolojide üretim yapan KOBİ oranının %1 civarında seyrettiğini hatırlatan Sönmez şunları söyledi; “KOBİ’lerin farkındalığı giderek artsa da öncelik nakit akışını yönetmek olunca, dijital ve yeşil dönüşüm yatırımları ‘gerekli ama ertelenebilir’ görülüyor; ertelendikçe de rekabetçilik açığı büyüyor. Yapay zeka çoğu işletmede deneme düzeyinde kalırken en büyük eksiklikler strateji, insan kaynağı, veri altyapısı ve finansman. Yani para tek başına verimlilik makasını kapatmıyor. Paranın kurumsallaşmaya, beceriye ve teknolojiye dönüşebilmesi gerekiyor.”</p>
<p>Benzer durumun ihracat için de geçerli olduğunu belirten Sönmez, “İhracatçı KOBİ sayısını artırmanın yolu, ihracata başlama eşiğini düşürmekten geçiyor. Çünkü bugün birçok işletme kaliteli ürün üretiyor ama pazar bilgisine, alıcı bağlantılarına, sertifikasyona, lojistiğe veya finansmana erişemediği için başlayamıyor. Bu kapsamda önerimiz, Eximbank, KGF ve Nefes Kredisi gibi mekanizmaların KOBİ ölçeğine uygun tasarlanması. Ayrıca siparişe, fatura akışına ve ihracat performansına dayalı finansman modelleri ve fuar desteğinin yanına hedef ülke analizi, alıcı bulma, dijital pazarlama, e-ihracat, sertifikasyon ve regülasyon uyumu desteği de eklenmeli” dedi.</p>
<p><strong>5 maddelik finansman reçetesi</strong></p>
<p>KOSGEB, KGF ve Merkez Bankası tarafında atılan adımların yönünün doğru olduğunu ancak bunların yetersiz kaldığını ifade eden Sönmez, “TÜRKONFED olarak beş başlıktan oluşan somut bir finansman reçetesi öneriyoruz: İlki, kredi mekanizmaları çeşitlendirilmeli ve KGF ile kalkınma bankaları daha aktif rol üstlenmeli. İkincisi, teminat yapısı esnetilerek sipariş, alacak ve ihracat potansiyeli gibi geleceğe dönük varlıklar kabul edilmeli. Üçüncüsü, finansal okuryazarlık ve kurumsallaşma desteği verilmeli. Dördüncüsü makroekonomik öngörülebilirlik. Son olarak, Anadolu ile büyük şehir arasındaki erişim farkını gözeten, sadeleştirilmiş bölgesel programlar uygulanmalı. Bunlara ek olarak üyelerimizden, kredi büyüme sınırlarının sektörel olarak yeniden kalibre edilmesi yönünde kritik bir talep alıyoruz. İhracat yapan, istihdam yaratan firma ile spekülatif kredi kullanımı aynı kefeye konulmamalı” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>“Kriz geçici olabilir, güven kaybı kalıcıdır”</strong></p>
<p>“Önümüzdeki on yılın politika çerçevesini, KOBİ’yi yaşatma ekonomisinden büyütme ekonomisine geçiş belirleyecek.” diyen Sönmez, sözlerini şöyle tamamladı; “TÜRKONFED olarak bunun ön koşulunu; makroekonomik öngörülebilirlik, iş dünyasına acil nefes alanı ve hukuk güvenliğinde görüyoruz. Dünya Bankası’nın da vurguladığı gibi sanayi politikası tek başına makro istikrarın ve kurumsal güvenin yerini tutmaz. Kriz geçici olabilir, güven kaybı kalıcıdır.”</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/turkonfedden-kobiler-icin-5-maddelik-finansman-recetesi-82013</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/1/3/1280x720/suleyman-sonmez-1782568050.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, Dünya KOBİ Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “KOBİ sayısının yüksek olması ekonomimizin gücüdür ama o çoğunluğun verimli olmaması büyük bir kırılganlık yaratıyor. Bu nedenle KOBİ’leri yaşatma ekonomisinden büyütme ekonomisine geçmeliyiz.” dedi. 5 maddelik finansman reçetesi paylaşan Sönmez, KOBİ’lerin kredi büyüme sınırlarının sektörel olarak yeniden kalibre edilmesi yönünde taleplerinin olduğunu da dile getirdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/haftanin-kazandirani-doviz-82009</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:45:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bu hafta borsa ve altın düştü, döviz yükseldi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 3,13 altında 14.274,02 puandan tamamladı.</p>
<p>Endeks, hafta içinde en düşük 14.147,05 puanı, en yüksek 14.871,49 puanı gördü.</p>
<p>Borsa İstanbul'da aynı dönemde mali endeks yüzde 1,50 değer kaybıyla 20.811,92 puana, sanayi endeksi yüzde 1,82 gerilemeyle 17.858,68 puana, hizmetler endeksi yüzde 2,32 düşüşle 12.773,59 puana ve teknoloji endeksi yüzde 6,36 azalışla 47.208,29 puana indi.</p>
<p>Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 32,41 ile Balsu Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ ilk sırada yer aldı.</p>
<p>Balsu Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ'yi yüzde 8,28 ile Destek Finans Faktoring AŞ ve yüzde 7,94 ile Efor Yatırım Sanayi ve Ticaret AŞ izledi.</p>
<p>Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 21,97 ile Ral Yatırım Holding, yüzde 18,03 ile Hektaş ve yüzde 15,26 ile Mia Teknoloji oldu.</p>
<p>Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 648 milyar 440 milyon lirayla ASELSAN, 581 milyar 280 milyon lirayla Garanti BBVA ve 545 milyar 100 milyon lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ oldu.</p>
<p><strong>Altının düşüşü devam ediyor</strong></p>
<p>24 ayar külçe altının gram fiyatı, geçen hafta sonuna göre yüzde 1,63 azalışla 6 bin 97 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 1,62 düşüşle 41 bin 98 liraya geriledi.</p>
<p>Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftadaki kapanışının yüzde 1,63 altında 10 bin 212 liraya indi.</p>
<p>Doların satış fiyatı, yüzde 0,39 artarak 46,6280 liraya, avronun satış fiyatı da yüzde 0,06 artışla 53,3080 liraya yükseldi.</p>
<p>Geçen hafta 61,4490 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 0,46 artışla 61,7330 liraya çıktı.</p>
<p>İsviçre frangı da yüzde 0,49 değer kazanarak 57,8450 liradan alıcı buldu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/haftanin-kazandirani-doviz-82009</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/02/euro-dolar-doviz.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Borsa haftayı yüzde 3,13 değer kaybıyla tamamladı. 24 ayar külçe altının gramı yüzde 1,63, cumhuriyet altını yüzde 1,62, çeyrek altın yüzde 1,63 değer kaybetti. Doların satış fiyatı yüzde 0,39, euronun yüzde 0,06, İngiliz sterlininin de yüzde 0,46 arttı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/yenilenmis-urunlere-14-gunluk-cayma-hakki-82008</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:28:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yenilenmiş ürünlere 14 günlük cayma hakkı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Yenilenmiş ürünler için 14 günlük şartsız cayma hakkı tanındı.</p>
<p>Ticaret Bakanlığının hazırladığı "Yenilenmiş Ürünler Hakkında Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Yönetmelikle, kullanılmış malların yenilenmiş olarak tekrar satışa sunulmasına ilişkin uygulama usul ve esasları düzenlendi.</p>
<p>Bakanlıktan düzenleme hakkında yapılan açıklamada, ikinci el piyasasında alışverişe konu olan teknolojik ürünlerin belirli standartlar çerçevesinde yenilenerek garantili olarak tekrar satışa sunulmasını sağlayan yenilenmiş ürün ekosisteminin etkinliğini artırmak için yeni düzenlemelerin hayata geçirildiği belirtildi.</p>
<p>Açıklamada, düzenlemelerle, cep telefonundan bilgisayara, akıllı saatten oyun konsoluna kadar tüketicilerin yoğun ilgi gösterdiği ikinci el teknolojik ürünlerin garantili şekilde yenilenerek ekonomiye yeniden kazandırılması süreçlerinin daha hızlı, şeffaf ve güvenli hale getirilmesinin amaçlandığı bildirildi.</p>
<p>Hem internetten hem de mağazadan satın alınan ürünler için cayma hakkının getirildiği kaydedilen açıklamada, "Yeni düzenlemeyle yalnızca internet alışverişlerinde değil, fiziki olarak mağazalardan satın alınan yenilenmiş ürünlerde de tüketiciler 14 gün içinde hiçbir gerekçe göstermeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahip olacaktır." ifadeleri kullanıldı.</p>
<p><strong>YÜBİS ile dijital sicil kaydı oluşturulacak</strong></p>
<p>Açıklamada, Yenilenmiş Ürün Bilgi Sistemi (YÜBİS) ile her cihaz için dijital bir sicil kaydı oluşturulacağı, hangi parçaların değiştirildiği ve hangi işlemlerin yapıldığının erişime sunulacağı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:</p>
<p>"Kayıp, kaçak ve çalıntı ürün sorgusu kayıtları, ilgili yenileme merkezi ve bu merkezler adına işlem yapan tüm işletmelerin bilgileri ve YÜBİS üzerinden ulaşılabilir ürün sertifikaları, tüketicilerin erişimine sunulmaktadır. Mevcut düzenlemede cep telefonları, tabletler, akıllı saatler, oyun konsolları ve modemler yenileme kapsamında yer almaktaydı. Yeni yönetmelikle televizyonlar da kapsama dahil edilerek tüketici güvencesi daha geniş bir ürün yelpazesine yayılmaktadır. Yenileme merkezleri için asgari sermaye şartı 30 milyon liradan 100 milyon liraya yükseltilmiştir. Yönetmelik hükümlerine aykırı davranan işletmelere idari yaptırım uygulanacaktır. Tüketicinin sağlığını, güvenliğini veya ekonomik çıkarlarını zedeleyen merkezlerin yetki belgeleri, kurulan komisyon tarafından askıya alınabilecek ya da iptal edilebilecektir. Belgesi iptal edilen yenileme merkezlerine 1 yıl boyunca yeni belge verilmeyecektir."</p>
<p>Açıklamada, yenilenmiş cep telefonları için taksit avantajı getirildiği, yenileme merkezleri ve bunlara bağlı yetkili satıcılarca satılan yenilenmiş cep telefonlarında KDV oranının yüzde 1'e düşürüldüğü anımsatıldı.</p>
<p>Düzenlemeyle bu uygulamalarda yaşanabilecek suistimallerin önüne geçilmesine katkı sağlanacağı bildirilen açıklamada, bu doğrultuda elektronik doğrulama, kayıt ve kontrol mekanizmalarının geliştirildiği ifade edildi.</p>
<p><strong>Bugüne kadar 1,6 milyon ürün yenilendi</strong></p>
<p>Açıklamada, bugüne kadar yaklaşık 1,6 milyon ürünün yenilenerek tekrar piyasaya kazandırıldığının bilgisi verilerek, şunlar kaydedildi:</p>
<p>"Söz konusu sistemin, elektronik atıkların azalması, döngüsel ekonominin güçlendirilmesi, israfın ve çevreye verilen zararın önlenmesi suretiyle ülke ekonomisine katkı sağladığı bilinmektedir. Yapılan yeni düzenlemelerle ekosistemin olumlu etkilerinin artarak devam edeceği değerlendirilmektedir. Bakanlık olarak bu yönetmelikle hem çevre dostu ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarını teşvik etmeyi hem de tüketicilerin ikinci el pazarında mağdur olmasının önüne geçilerek güvenli alışveriş ortamı oluşturulması hedeflenmektedir."</p>
<p>Öte yandan yönetmelik, 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/yenilenmis-urunlere-14-gunluk-cayma-hakki-82008</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/2/7/1280x720/kumanda-televizyon-ekran-1766982836.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ticaret Bakanlığı, yenilenmiş ürün alışverişlerine 14 günlük cayma hakkı getirildiğini, ürün yenileme kapsamına televizyonların da dahil edildiğini duyurdu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/mali-suclarda-turk-uyruklu-olmayan-kisilerin-kimlik-tespiti-uzaktan-yapilabilecek-82007</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:17:00 +03:00</pubDate>
            <title> Mali suçlarda Türk uyruklu olmayan kişilerin kimlik tespiti uzaktan yapılabilecek</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>​​​​​​​Hazine ve Maliye Bakanlığının Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'i Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Yürürlüğe giren tebliğ, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında müşteri kimliğinin doğrulanması amacıyla kullanılacak uzaktan kimlik tespiti yöntemlerine ilişkin usul ve esasları düzenliyor.</p>
<p>Buna göre, yükümlü kuruluşlar, Türk uyruklu olmayan gerçek kişilerin uzaktan kimlik tespitini Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatının (ICAO) standardına uygun, yakın alan iletişimi özelliği olan pasaportla yapabilecek.</p>
<p>Uzaktan kimlik tespiti, pasaportla uzaktan kimlik tespiti konusunda özel olarak eğitim verilmiş personel tarafından görüntülü görüşme yoluyla gerçekleştirilecek.</p>
<p>Müşterinin bilgileri, pasaportun yongasında yer alan kimlik bilgilerinin pasaport üzerinde yer alan bilgilerle eşleştiği yakın alan iletişimi kullanılarak doğrulanacak. Bu doğrulamanın yapılamaması halinde uzaktan kimlik tespiti yoluyla iş ilişkisi tesis edilemeyecek.</p>
<p>Görüntülü görüşme sürecinde kişiyi ve kişi tarafından sunulan pasaport üzerindeki bilgileri gösteren görüntüler alınacak.</p>
<p><strong>Adres teyidi yapılmadan para transferi ve nakit çekim yapılamayacak</strong></p>
<p>Uzaktan kimlik tespiti kapsamında alınan adres bilgisinin, yerleşim yeri belgesi, ilgili adına düzenlenmiş elektrik, su, doğalgaz gibi adres temelli abonelik gerektiren bir hizmete ilişkin olan ve işlem tarihinden önceki üç ay içinde düzenlenmiş fatura, herhangi bir kamu kurumu tarafından verilen belge veya ilgili ülkenin kamuya açık veri tabanları üzerinden risk bazlı yaklaşım çerçevesinde en geç üç ay içerisinde teyit edilmesi zorunlu olacak. Adres teyidi yapılmadan para transferi ve nakit çekim yapılamayacak.</p>
<p>Müşteri kabulü yapacak yükümlüler, risklerin tanımlanması, derecelendirilmesi, izlenmesi ve azaltılmasına yönelik gerekli tedbirleri alacak.</p>
<p>Yükümlüler, riskli olarak belirledikleri ülkelerin vatandaşlarını pasaportla uzaktan kimlik tespiti yöntemiyle müşteri olarak kabul edemeyecek.</p>
<p>Öte yandan, müşteri kabulüne başlanmasından itibaren bir ay içerisinde bu kapsamda alınan tedbirler, oluşturulan prosedür ve rehberler hakkında MASAK tarafına bildirim yapılacak.</p>
<p>Pasaportla kimlik tespiti yapılan kişinin Türk vatandaşlığını kazandığının veya Türkiye Cumhuriyeti kanunları uyarınca kendisine vergi mükellefiyeti tesis edildiğinin anlaşılması halinde kendisine tanımlanan kimlik kartının bir örneği veya vergi kimlik numarası elektronik ortamda alınarak müşteri bilgileriyle ilişkilendirilecek.</p>
<p>Kimlik bilgilerinin doğrulanması amacıyla, müşterinin kimlik bilgileriyle uyumlu yurt içinde veya dışında mukim bir banka hesabından ya da banka veya kredi kartından para transferi yapılması zorunlu olacak.</p>
<p>Müşteri tarafından açılan hesaba, sadece kişinin yurt dışında kendi adına açılmış banka hesaplarından para gönderimi gerçekleştirilirken, açılan bu hesaptan yurt dışına para çıkışı sadece söz konusu kişi adına açılmış banka hesaplarına yapılacak.</p>
<p>Müşteri kabul edilenlere ilişkin istatistiki bilgiler takvim yılı esas alınarak her üç aylık dönemin son ayında MASAK'a gönderilecek.​​​​​​​</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/mali-suclarda-turk-uyruklu-olmayan-kisilerin-kimlik-tespiti-uzaktan-yapilabilecek-82007</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/10/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Resmi Gazete&#039;de yayımlanan değişiklikle, suç gelirleriyle mücadele kapsamında yükümlü kuruluşlar, Türk uyruklu olmayan gerçek kişilerin kimlik tespitini uzaktan gerçekleştirebilecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/s-arabistanla-yapilan-anlasma-resmi-gazetede-82004</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 11:05:00 +03:00</pubDate>
            <title> S. Arabistan&#039;la yapılan anlaşma Resmi Gazete&#039;de</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Suudi Arabistan ile imzalanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanan anlaşma Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Şubat 2026'da Riyad'da imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşma"nın onaylanmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de yer aldı.</p>
<p>Hükümleri Cumhurbaşkanı tarafından yürütülen kanun, bugün yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/s-arabistanla-yapilan-anlasma-resmi-gazetede-82004</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/7/3/4/1280x720/is-yerlerinde-psikolojik-tacizin-onlenmesi-ile-ilgili-genelge-resmi-gazetede-1741267840.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan yenilenebilir enerji santrali projeleriyle ilgili anlaşma Resmi Gazete&#039;de yayımlandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/dunyada-cinsiyet-esitligine-daha-cok-odaklanan-ilk-15e-girdi-isbirligi-cagrisi-yapti-81996</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 09:17:00 +03:00</pubDate>
            <title> Dünyada ‘cinsiyet eşitliğine daha çok odaklanan’ ilk 15’e girdi, işbirliği çağrısı yaptı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>SABANCI </strong>Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı, Sakıp Sabancı Müzesi Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Güler Sabancı, </strong>Vakfın OECD’nin (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) <strong>“Kalkınma İçin Filantropi” </strong>raporuna 3’üncü kez girdiğini öğrenince bir toplantı önerdi:</p>
<p>-          <strong>Gelin OECD Kalkınma İçin Çalışan Vakıflar Ağı (netFWD) ve Sabancı Vakfı, birlikte </strong>“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Finansmanında Filantropinin Stratejik Rolünün Güçlendirilmesi” <strong>başlıklı bir toplantı düzenleyelim, birlikte konuyu değerlendirelim.</strong></p>
<p>Sabancı Center’da gerçekleşen toplantıda <strong>“OECD Kalkınma İçin Filantropi 2026” </strong>raporunun sunumunu OECD Kalkınma Merkezi Politika Analisti <strong>Esme Stout </strong>yaptı:</p>
<ul>
<li><strong>Rapor kapsamında dünya genelinde 506 vakfın 2020-2023 yılları arasındaki bağışları analiz edildi.</strong></li>
<li><strong>Rapora göre, bu dönemde filantropi (hayırseverlik) finansmanı 68.2 milyar dolara ulaşarak resmi kalkınma yardımlarının yüzde 10’una ulaştı.</strong></li>
<li><strong>Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik filantropik fonlama ise 5.2 milyar dolar seviyesine çıktı. Bu miktar kalkınma amaçlı tüm filantropi kaynaklarının yüzde 8’ini oluşturdu.</strong></li>
<li><strong>Kaynaklarının yüzde 70’inden fazlasını toplumsal cinsiyet eşitliğine dönük çalışmalara ayıran Sabancı Vakfı, bu alanda küresel ölçekte ilk 15 vakıf arasına girdi.</strong></li>
</ul>
<p><strong><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a3f6bb266dcd-1782541234.jpg" alt="" width="700" height="461" /></strong><strong>“Gates Foundation”, “AVPN” </strong>ve <strong>“Girls Not Brides” </strong>gibi uluslararası kuruluşların temsilcilerinin katıldığı toplantıda konuşan <strong>Güler Sabancı, </strong>projelerini uluslararası normları ve ölçümleri göz önüne alarak tasarladıklarını belirtti:</p>
<p>-          <strong>OECD’nin son raporunda da bunun sonuçlarını görüyoruz. OECD raporları, yüzlerce hayırsever kuruluşun verilerinden beslenerek filantropinin nerede ve nasıl fark yaratabileceğini daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.</strong></p>
<p>Filantropinin gerçek etkisinin veriye dayalı öğrenme ve güçlü işbirlikleriyle mümkün olduğunu vurguladı:</p>
<p>-          <strong>Bu nedenle veri üretimini son derece kritik görüyoruz. Çünkü, ölçemediğimiz veriyi geliştirmemiz de mümkün değildir.</strong></p>
<p>OECD’nin 2019 yılında yayınladığı <strong>“Cinsiyet Eşitliği İçin Filantropi” </strong>raporuna uzandı:</p>
<p>-          <strong>2019 yılındaki raporda Sabancı Vakfı’nın bu alana odaklanan dünya çapındaki en etkili 7 vakıftan biri olarak gösterilmişti. Bu yılki ile birlikte Sabancı Vakfı, OECD raporunda 3’üncü kez yer alıyor.</strong></p>
<p>Bu durumu şöyle yorumladı:</p>
<p>-          <strong>OECD raporunda 3’üncü kez yer almamız, </strong>“Cinsiyet Eşitliği” <strong>konusuna 20 yıldır odaklanarak kararlılıkla, hedeften de şaşmadan çalışmamızın somut bir göstergesidir.</strong></p>
<p>Babaannesi <strong>Sadıka Sabancı</strong>’nın tüm mal varlığını bağışlayarak Sabancı Vakfı’nın kuruluşu için önemli adım attığının altını çizdi:</p>
<p>-          <strong>Bugün OECD raporlarında 3 yıldır yer alıyorsak bunun arkasında şeffaflık var, kanıtlara dayalı çalışma var. Her zaman toplumsal cinsiyet eşitliği, stratejik önceliklerimizden biri oldu. Çünkü biz bunu kritik bir itici güç olarak görüyoruz.</strong></p>
<p><strong>Güler Sabancı, </strong>hayırseverliğin bugün her zamankinden daha önemli olduğunu kaydetti:</p>
<p>-          <strong>Hayırseverliğin geleceği işbirliğine dayanıyor. Artık hiç kimse tek başına toplumsal, küresel sorunlarla başa çıkamaz. Bu yüzden çok koordinasyon lazım. Bu en çok da toplumsal cinsiyet eşitliği için gerekiyor.</strong></p>
<p>Türkiye’nin çok uzun yıllara dayanan hayırseverlik geleneğine sahip olduğunu anımsattı:</p>
<p>-          <strong>Ülkem OECD raporlarında fakir görünmüyor ama tek başına bu sorunlarla başa çıkmak için de yeterince zengin değil. Bu yüzden uluslararası kapasitenin işbirliği bizim için çok önemli.</strong></p>
<p>Dünyada <strong>“hayırseverlik cirosu”</strong>nun 68.2 milyar dolara çıkması, <strong>“toplumsal cinsiyet eşitliği”</strong>ne 5.2 milyar dolar harcanabilir noktaya gelmesi önemli aşamaya ulaşıldığını gösteriyor…</p>
<p>Sabancı Vakfı’nın da <strong>“toplumsal cinsiyet eşitliği”</strong>ne dönük istikrarlı çalışmalarıyla OECD raporlarına girmesi, yapılan işin dünyada da dikkati çekmesi açısından önem taşıyor…</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Hayırseverler dünyada kalkınma finansmanında önemli rol üstleniyor</span></h2>
<p><strong>OECD </strong>İstanbul Merkezi Direktörü <strong>Achraf Bouali, </strong>Sabancı Vakfı ile ortaklaşa düzenledikleri toplantıda resmi kalkınma yardımlarının giderek kısıtlandığına dikkat çekti:</p>
<p>-          <strong>Böyle bir dönemde filantropi (hayırseverlik) kalkınmanın finansmanında daha önemli bir rol üstleniyor. Çünkü, 2025 yılında resmi kalkınma yardımlarında yüzde 9-17 kesinti öngörülmüştü.</strong></p>
<p><strong>“OECD Filantropi Merkezi” </strong>aracılığıyla fikirleri, veriyi ve ortaklıkları küresel ölçekte bir araya getirerek daha yüksek etkiyi desteklediklerini vurguladı:</p>
<p>-           <strong>OECD’nin ilk bölgeler arası merkezi olan İstanbul Merkezi ise ortak küresel meseleleri ele alıyor ve farklı bölgeler arasında işbirliğini güçlendiriyor. Haziran 2022’den buyana İstanbul’un kendisi gibi Kuzey ile Güney, Doğu ile Batı arasında köprü işlevi görüyor.</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/dunyada-cinsiyet-esitligine-daha-cok-odaklanan-ilk-15e-girdi-isbirligi-cagrisi-yapti-81996</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/9/6/1280x720/67-1782541213.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Dünyada ‘cinsiyet eşitliğine daha çok odaklanan’ ilk 15’e girdi, işbirliği çağrısı yaptı ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yavas-karar-alma-sureci-ekonomik-buyumeye-engel-81991</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 08:48:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yavaş karar alma süreci, ekonomik büyümeye engel</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Uluslararası ticari alacak sigortası ve risk yönetimi şirketi Coface’ın 13 ülkede 1.250 iş lideriyle gerçekleştirdiği araştırmaya göre katılımcıların %68’i yavaş karar alma süreçlerini büyümenin önündeki önemli bir engel olarak görüyor. Belirsizliğin yüksek olduğu bir ortamda şirketler artık yalnızca riskten kaçınmaya çalışmıyor; daha hızlı karar almayı öğrenmek zorunda kalıyor. Riskin giderek karar alma ve büyümenin itici gücüne dönüştüğü bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Uzun yıllar boyunca dış unsurlardan biri olarak görülen risk, artık büyük ölçüde şirket içi bir konu haline gelmiş durumda. Pek çok kuruluşta karar alma süreçleri, satış ekipleri ile risk yönetimi fonksiyonları arasında süren gerilimlerin yanı sıra mevcut verilerin etkin şekilde kullanılamaması nedeniyle yavaşlıyor. Kuruluşların yaklaşık onda altısı (%59), risk ekiplerinden gelen geri bildirimlerin aşırı temkinli ya da piyasa gerçeklerinden uzak olarak algılandığını düşünüyor. Bu durum güvensizliği artırırken karar alma süreçlerini de sekteye uğratıyor. Bu dinamik gerçek bir kısır döngü yaratıyor.</p>
<p>Şirketlerin %52’si pazarlar arasında verilerin parçalı olduğunu bildirirken, bütünleşik veri eksikliği nedeniyle kararlar daha çok kişisel değerlendirmelere dayanıyor. Bu da temkinli yaklaşımı güçlendirerek karar alma süreçlerini daha da yavaşlatıyor. Bu kararsızlığın bir bölümü, riske karşı hâlâ savunmacı bir yaklaşım benimsenmesinden kaynaklanıyor. Yöneticilerin yarısı (%50), fırsatların belirli bir çerçeve içinde değerlendirilebileceği durumlarda bile “evet” oluşturmanın yerine “hayır” demenin daha güvenli olduğuna inanıyor. Ancak beklentiler hızla değişiyor. Bugün karar vericilerin yalnızca %24’ü risk ekiplerini gerçek bir büyüme ortağı olarak görürken, %44’ü önümüzdeki üç ila beş yıl içinde bu rolü üstleneceklerini öngörüyor. Değişimin yönü net: En başarılı şirketler, kontrol odaklı bir anlayışın ötesine geçerek riski karar alma sürecinin en başından itibaren dahil eden ve “güvenli bir evet” yaklaşımını mümkün kılan şirketler olacak.</p>
<h2>Dönüşüme öncülük edenler </h2>
<p>Şirketlerin yalnızca küçük bir bölümü (araştırmaya katılan şirketlerin %12,6’sı) bugün tamamen büyüme odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Araştırmada “Büyüme Avantajı Liderleri” olarak tanımlanan bu şirketler, uyguladıkları somut yöntemlerle öne çıkıyor. Bu sayede belirsizlikleri daha hızlı uygulanabilir kararlara dönüştürebiliyor ve diğer kuruluşların kaçırdığı fırsatları değerlendirebiliyorlar. Bu şirketlerin %70’i risk ekiplerini karar alma sürecinin en erken aşamalarından itibaren sürece dahil ediyor. Araştırma ortalaması ise %58 seviyesinde. Daha yüksek bir oranı riski rekabet avantajı olarak görüyor (%29’a karşı %19). Tartışma ve yapıcı sorgulamayı teşvik eden bir kurum kültürü oluşturuyorlar (%38’e karşı %23).</p>
<h2>Veri ve yapay zekâ belirleyici oluyor </h2>
<p>Bu ortamda veri, performansın temel belirleyicilerinden biri haline geliyor. Ancak şirketlerin yalnızca %20’si farklı pazarlarda tutarlı verilere sahip olduğunu belirtiyor. Bu durum şirketlerin karşılaştırma yapma ve öngörü geliştirme yeteneklerini sınırlandırıyor. Bu kısıtlar karşısında beklentiler hızla değişiyor. Amaç, kontrol mekanizmalarından ödün vermeden belirsizliği azaltmak ve karar alma süreçlerini hızlandırmak. Yöneticilerin %59’u risk ekiplerinin senaryo simülasyonları için öngörüye dayalı analizlerden daha fazla yararlanmasını istiyor. %54’ü yapay zekâ destekli risk analizi çözümlerinin kullanımının hızlandırılmasını talep ediyor.</p>
<h2>Dış iş ortaklarının rolü </h2>
<p>Şirketler artık iş ortaklarından yalnızca risk koruması sağlamalarını beklemiyor. %77’si pazar gelişmelerini öngörebilmek için tahmine dayalı analizlerden yararlanmak istiyor. %71’i ise daha fazla fırsatı değerlendirebilmek için iş ortaklarının kendilerine güven vermesini bekliyor. Daha genel bir çerçevede, karar vericilerin %65’i dış iş ortaklarının koruma, veri ve öngörü yeteneklerini bir araya getirerek daha cesur iş kararlarının alınmasını mümkün kılması gerektiğini düşünüyor. Bu yeni dönemde risk yönetimi profesyonellerinden, belirsizliği daha kolay uygulanabilir kararlara dönüştürebilen gerçek karar alma ortakları olmaları bekleniyor.</p>
<p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Coface CEO’su Xavier Durand şu ifadelere yer veriyor: “Şirketler için asıl zorluk artık riskten kaçınmak değil, belirsizliği bilgiye dayalı kararlara dönüştürmeyi bilmektir. Bunun için de veri gerekir. Bilgiyi toplama, analiz etme ve öngörüye dönüştürme yeteneği; daha erken, daha hızlı ve daha güvenli şekilde ‘evet’ diyebilmenin merkezinde yer alıyor. En başarılı şirketler daha az risk alanlar değil, karar vermek için en güçlü bilgi ve öngörüye sahip olanlardır.”</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">ARAŞTIRMADA ÖNE ÇIKAN SONUÇLAR</span></h2>
<p>- Şirketlerin %68’i yavaş karar alma süreçlerini büyümenin önündeki önemli bir engel olarak görüyor. </p>
<p>- Karar vericilerin %62’si ticari büyüme hedefleri ile risk disiplini arasında hâlâ temel bir çelişki bulunduğuna inanıyor. </p>
<p>- Katılımcıların %44’ü risk ve finans ekiplerinin önümüzdeki 3 ila 5 yıl içinde stratejik büyüme ortaklarına dönüşeceğini düşünüyor. </p>
<p>- %77’si daha proaktif kararlar alabilmek için dış iş ortaklarından öngörüye dayalı analizler bekliyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yavas-karar-alma-sureci-ekonomik-buyumeye-engel-81991</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/12/hesap.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Belirsizlik ortamında işletmelerin büyümesinin önündeki temel engeller artık yalnızca pazar koşulları değil, aynı zamanda şirketlerin karar alma hızı ve kabiliyeti olarak gösteriliyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gida-tehdit-unsuru-olmamali-82019</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> ’Gıda tehdit unsuru olmamalı’</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/BURDUR</strong></p>
<p>Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, Hürmüz Boğazı'nın yeniden gemi trafiğine açılmasıyla değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Gıdanın tehdit unsuru olarak kullanılmadığı uluslararası bir düzene ihtiyaç duyulduğunu belirten Gündüzalp, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Hürmüz Boğazı'nda tansiyonun düşmesi ve yeniden gemi trafiğine açılmasıyla küresel piyasalarda yaşanan rahatlama, petrol ve gübre fiyatlarında ciddi bir düşüş trendi başladı. Tarım stratejik önemine sahip ve savaşların gıda güvenliği üzerindeki etkileri artmaktadır. Kısa vadede olumlu bir tablo oluştu. Gıda güvenliği küresel istikrarın temel unsurlarından biri. Gıdanın bir tehdit veya baskı unsuru olarak kullanılmadığı, üretimin ve ticaretin güvence altında olduğu uluslararası bir düzene ihtiyaç duyulmaktadır.”</p>
<p>İran’ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla küresel ticarette ciddi aksamalara yol açtığını anımsatan Gündüzalp, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Hürmüz Boğazı’nın tekrar gemi trafiğine açılmasıyla piyasalarda olumlu bir hava oluştu. Petrol fiyatlarında görülen hızlı düşüş, gübre piyasasına da yansıdı. Üre gübre fiyatı eski haline geri döndü. Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle yükselen küresel gübre fiyatları, diplomatik görüşmelerin yeniden başlamasıyla düşüşe geçti. Nisan-Mayıs aylarında emtia piyasalarında 800 dolara yaklaşan üre gübre fiyatları, Haziran ayı sonu itibarıyla 400 dolarlara geriledi. Aynı dönemde 120 dolara kadar yükselen Brent ham petrolünün varil fiyatı da 75 dolar seviyelerine düştü.”</p>
<p>Tarımın, küresel lojistik ağlara tamamen bağımlı bırakılabilecek bir sektör olmadığına dikkat çeken Gündüzalp, şöyle konuştu:</p>
<p>‘’Bugün bir çiftçinin kullanacağı gübrenin veya ekeceği tohumun binlerce kilometre uzaktaki bir boğazın güvenliğine bağlı olması, toplumların gıdaya ulaşımı açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Tarımsal girdilere erişimde yaşanan en küçük aksama bile gıda piyasalarını doğrudan etkiliyor. Bu süreçte yalnızca ülkemizde değil, birçok ülkede de tarımsal üretimde ciddi maliyet artışları yaşandı. Gıda, tarımsal ürün veya tarımsal hammadde taşımacılığının savaş dönemlerinde dahi siyasi ve askerî engellerden etkilenmemesi gerekiyor. Gıdanın baskı veya tehdit unsuru olarak görülmediği, siyasi araç olarak kullanılmadığı uluslararası bir düzen oluşturulmalıdır.”</p>
<p><strong>"Savaşın etkisi bir süre daha devam eder"</strong></p>
<p>Petrol fiyatları ve gübre maliyetlerindeki artışın üretimi olumsuz etkilediğine dikkat çeken Ömer Faruk Gündüzalp, ‘’Bu tür engellemelerin yaşandığı dönemlerde artan yüksek maliyetler nedeniyle çiftçi daha az gübre kullanmak zorunda kalıyor. Bu durum verim kayıplarına, dolayısıyla gıda fiyatlarında artışa neden oluyor. Sevkiyatlar yeniden başlamış olsa da yüksek maliyetle alınan stokların eritilmesi zaman alacak. Bu nedenle hem üreticiler hem de tüketiciler, savaşın yarattığı krizin etkilerini bir süre daha hissetmeye devam edecekler” dedi.</p>
<p><strong>"Tarımda milli politika oluşturulmalı"</strong></p>
<p>Tarımda milli politikası olmayan ülkelerin faturayı ağır ödeyeceğini dile getiren Gündüzalp, sözlerini şöyle tamamladı.</p>
<p>‘’Jeopolitik riskler ve savaşın faturaları en başta tarım sektörüne, ardından tüketiciye kesiliyor.  Artan nüfus, ekonomik dönüşümler ve küresel gelişmeler bize tarımın yalnızca ticari bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda stratejik bir millî güvenlik meselesi olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Tarımsal girdilerde dışa bağımlılığı azaltmayan, çiftçisini küresel krizlerin oluşturduğu maliyet baskısından koruyamayan ülkeler faturayı ağır öder.’’</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gida-tehdit-unsuru-olmamali-82019</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/1/9/1280x720/gida-tehdit-unsuru-olmamali-1782579939.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, Hürmüz Boğazı&#039;nın yeniden gemi trafiğine açılmasıyla piyasalarda rahatlama yaşandığını, ancak savaşın etkilerinin bir süre daha devam edeceğini belirterek, ‘’Gıdanın silah olmadığı bir dünyaya ihtiyaç var.’’ dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
