<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/haftanin-en-cok-kazandirani-borsa-85497</guid>
            <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 11:13:00 +03:00</pubDate>
            <title> Haftanın en çok kazandıranı borsa</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 2,85 artışla 14.172,26 puandan tamamladı.</p>
<p>Endeks, hafta içinde en düşük 13.562,45 puanı, en yüksek 14.249,99 puanı gördü.</p>
<p>Borsa İstanbul'da aynı dönemde teknoloji endeksi yüzde 10,14 artışla 54.196,56 puana, sanayi endeksi yüzde 2,09 yükselişle 19.414,49 puana, mali endeks yüzde 1,99 kazançla 19.228,55 puana çıkarken, hizmetler endeksi yüzde 1,31 azalışla 12.410,09 puana geriledi.</p>
<p>Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 26,20 ile Katılımevim Tasarruf Finansman ilk sırada yer aldı.</p>
<p>Katılımevim Tasarruf Finansman'ı yüzde 18,44 ile Odine Teknoloji ve yüzde 15,91 ile Borusan Boru izledi.</p>
<p>Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 18,91 ile Balsu Gıda, yüzde 15,20 ile Migros ve yüzde 12,32 ile CW Enerji oldu.</p>
<p>Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 767 milyar lirayla ASELSAN, 697 milyar 18 milyon 307 bin 575 lirayla Tüpraş ve 550 milyar 200 milyon lirayla Garanti BBVA oldu.</p>
<p><strong>Altın ve döviz yükseldi</strong></p>
<p>24 ayar külçe altının gram fiyatı, geçen hafta sonuna göre yüzde 1,40 artışla 6 bin 757 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 1,27 yükselişle 44 bin 87 liraya çıktı.</p>
<p>Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftaki kapanışının yüzde 1,22 üzerinde 11 bin 69 liraya yükseldi.</p>
<p>Doların satış fiyatı, yüzde 0,37 artarak 47,8810 liraya, avronun satış fiyatı da yüzde 0,57 yükselişle 55,4880 liraya çıktı.</p>
<p>Geçen hafta 64,3940 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 0,86 artışla 64,9480 liraya yükseldi.</p>
<p>İsviçre frangı ise yüzde 0,03 değer kazanarak 59,0840 liradan alıcı buldu.</p>
<p>(AA)</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/haftanin-en-cok-kazandirani-borsa-85497</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/10/borsa-istanbul-bist-1.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Borsa İstanbul, haftayı yüzde 2,85 artışla tamamladı. 24 ayar külçe altının gramı yüzde 1,40, cumhuriyet altınının satış fiyatı yüzde 1,27, çeyrek altın yüzde 1,22 oranında arttı. Dolar yüzde 0,37, euro da haftayı yüzde 0,57 yükselişle kapattı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bayraktar-17-milyon-hanenin-dogal-gaz-ihtiyacini-2028de-karadenizden-karsilayacagiz-85496</guid>
            <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 11:06:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bayraktar: 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını 2028&#039;de Karadeniz&#039;den karşılayacağız</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı'na katıldı.</p>
<p>Bayraktar, program öncesi televizyon kanallarına değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Bayraktar, yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin geçen 25 yılda enerji ve madencilik alanında attığı adımlara ve sonrası için ortaya koyduğu hedeflere ilişkin şunları kaydetti:</p>
<p>"Türkiye, çeyrek asırda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde neredeyse bir asırlık iş yaptı. Rakamlar bize bunu söylüyor, Türkiye elektrikte kurulu gücünü 4 kat artırmış, 32 bin megavattan 126 bin megavata gelmiş durumda. Elektrikte 24 yılda yaklaşık 95 bin megavat yeni kurulu gücü hayata geçirdik. Bu, İtalya büyüklüğünde bir kurulu güce tekabül ediyor ve Fransa ile Almanya'dan sonra Avrupa'nın üçüncü büyük kurulu güce, tüketimine ve üretimine sahip elektrikte ülkesi konumuna geldik. Türkiye'de petrol üretimimiz 3 katına, doğal gaz üretimimiz 9 katına, maden ihracatımız 10 katına çıkmış durumda."</p>
<p>Alparslan Bayraktar, önlerinde yeni bir hedefin, ufkun ve vizyonun olduğunu belirterek "O da Türkiye Yüzyılı vizyonu. Yeni yüzyıla Türkiye'yi hazırlıyoruz. Türkiye'yi ekonominin bütün alanlarında, ulaştırmadan tarıma, sanayiye, binalarımıza kadar kökten değiştirecek adımlar atacağız. Temel bir hedefimiz var: Türkiye Yüzyılı'nda Türkiye'yi enerjide bağımsız kılmak. Bu, bizim adeta Kızılelma'mız." diye konuştu.</p>
<p>Türkiye'de doğal gaz altyapısının gelişimine değinen Bayraktar, 2002'de 5 ilde olan doğal gazın bugün 81 ile ulaştığını, bu yıl içinde de Türkiye'deki bininci yerleşim yerine doğal gazı vereceklerini söyledi.</p>
<p>Bayraktar, Karadeniz'deki yerli doğal gaz üretimini de bu yıl iki katına çıkaracaklarını, 2028'de ise 4 katına çıkaracaklarını anlatarak "17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını 2028'de kendi gazımızla Karadeniz'den karşılayacağız." ifadesini kullandı.</p>
<p>Terörsüz Türkiye hedefiyle ilgili düzenlemenin Meclis'ten geçtiğini de hatırlatan Bakan Bayraktar, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>
<p>"Gabar, Terörsüz Türkiye'nin adeta küçük bir kesiti, küçük bir fragmanını gördüğümüz bir proje. Milyonlarca yıldır toprak altında olan petrol, bölgenin terörden temizlenmesiyle beraber çok büyük bir ekonomik aktiviteye, istihdama, kalkınmaya ve ülkemizin enerji ithalatının düşmesine çok önemli bir katkı sağlıyor. Bugün günde 83 bin varil üretimi geçmiş durumdayız. Her gün Gabar'dan yeni rekor geliyor. Bugün o dağlarda 3 bin 500'ün üzerinde insan çalışıyor. Çoğunluğu o bölgenin çocukları, gençleri... İnanıyorum ki terörsüz bölgeyle ve Terörsüz Türkiye'yle beraber ülkemizin önündeki çok büyük ekonomik potansiyel açılmış olacak ve inşallah 86 milyon ve tüm bölgemiz bundan istifade edecek."</p>
<p><strong>Suudi Arabistan ile 3 bin megavatlık bir anlaşma daha</strong></p>
<p>Alparslan Bayraktar, Suudi Arabistan'ın Türkiye'de yapacağı yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ilgili 2 bin megavatlık projeye ilişkin anlaşmanın daha önce imzalandığını anımsatarak "Antalya'daki Birleşmiş Milletler İklim Konferansı marjında bir 3 bin megavatlık anlaşma ile bunu 5 bin megavata çıkaracağız." dedi.</p>
<p>Hürmüz krizindeki belirsizliğin devam ettiğine de vurgu yapan Bakan Bayraktar, "Bu kriz, aslında bütün bölge ve dünya için önemli bir fırsatı da barındırıyor. Türkiye'nin yıllardır söylediği enerji yollarında çeşitliliğe gitme, bunlarda değişiklik yapmayla alakalı projelere belki bu dönemde hayatiyet kazandırma şansımız olabilir." diye konuştu.</p>
<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Irak Başbakanı Ali Falih Zeydi'nin Türkiye ziyaretinde Irak petrolünün önemli kısmının Türkiye ve Ceyhan üzerinden dünya piyasalarına ulaştırılmasının ele alındığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>"Aslında çok uzun zamandır konuştuğumuz bir proje, ama artık herkes için bu bir zaruret haline gelmiş durumda. Önümüzdeki süreçte Katar gazının belki Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye üzerinden Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya veya Irak üzerinden yine Kalkınma Yolu'nun devamında Türkiye'ye gelmesi, Kuveyt petrolünün Türkiye'ye gelmesi, bütün bunlar şu anda daha net bir şekilde masada. Ben inanıyorum ki bu kriz böyle fırsatlara kapı aralayabilir. Hem Türkiye için hem de bütün bölge için, dünya piyasaları için de daha dengeli ve önümüzde oluşacak krizlere karşı daha hazır bir hale gelmiş oluruz."</p>
<p>Diyarbakır'da ankonvansiyonel üretim yöntemiyle petrol aradıklarını anlatan Bakan Bayraktar, "Eğer başarılı olursak Gabar'dan daha büyük bir üretim gelebilir burada. Geleneksel olmayan yöntemle üretimde başarılı olursak Diyarbakır'da yüzlerce kuyu açacağız. Dolayısıyla burada bu konuda teknik anlamda iyi olan şirketlerle ortaklık kurduk. Yaklaşık 600 kilometrekarelik alanda bu çalışmayı dört sahada yürütüyoruz, ama bölgedeki potansiyel 7 bin 200 kilometrekarelik alan. Belki Gabar'ı 2-3'e katlayabilecek potansiyeli var." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Türkiye'nin Pakistan'da hem kara hem de deniz sahalarında petrol ve doğal gaz aradığı bilgisini de paylaşan Bakan Bayraktar, "Eylül ya da ekim ayında Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimiz Pakistan'a gidiyor. Ben önümüzdeki birkaç hafta içerisinde Pakistan'da maden projeleriyle ortaklık için oraya gideceğim." dedi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bayraktar-17-milyon-hanenin-dogal-gaz-ihtiyacini-2028de-karadenizden-karsilayacagiz-85496</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/9/6/1280x720/554-1786781392.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Karadeniz&#039;deki yerli doğal gaz üretimini de bu yıl iki katına, 2028&#039;de ise 4 katına çıkaracaklarını açıklayan Bakan Bayraktar, &quot;17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını 2028&#039;de kendi gazımızla Karadeniz&#039;den karşılayacağız.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/evde-bakim-yardimi-hesaplara-yatirildi-85495</guid>
            <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 11:02:00 +03:00</pubDate>
            <title> Evde Bakım Yardımı hesaplara yatırıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bakanlık tarafından sunulan en önemli aile odaklı bakım hizmet modellerinden biri olan Evde Bakım Yardımı'nın 2006'da engelli bireylerin öncelikle aile yanında desteklenmeleri düşüncesiyle başlatıldığını bildirdi.</p>
<p>Bu yardım ile engellilerin yaşadığı ortamdan ayrılmadan, ailesi veya yakınlarıyla birlikte yaşayarak aile birliğinin korunmasına ve güçlenmesine destek olduklarını belirten Göktaş, "Bu çerçevede 2026 yılı içinde bugüne kadar toplam 48,6 milyar liralık destek sağladık." bilgisini paylaştı.</p>
<p>Göktaş, evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve ailelerine ekonomik destek sağlamak amacıyla yapılan Evde Bakım Yardımı aylık ödemelerinin temmuz ayı memur maaş katsayısına göre yapılan artışla birlikte 13 bin 878 liradan 15 bin 775 liraya çıkarıldığını ve her ayın 15'inde hak sahiplerinin hesaplarına yatırıldığını hatırlatarak, şunları kaydetti:</p>
<p>"Yeni düzenlemeyle Evde Bakım Yardımı ödemelerini bu ay hak sahiplerinin hesaplarına artışlı şekilde yatırmaya başladık. Bu kapsamda toplam 7,5 milyar lira ödeme yapıyoruz. Ödemelerin tüm engelli vatandaşlarımıza hayırlı olmasını dilerim."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/evde-bakim-yardimi-hesaplara-yatirildi-85495</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/0/1280x720/para-lira-tl-1766551550.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, &quot;Evde Bakım Yardımı ödemelerini bu ay hak sahiplerinin hesaplarına artışlı şekilde yatırmaya başladık. Bu kapsamda toplam 7,5 milyar lira ödeme yapıyoruz.&quot; açıklaması yaptı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/arac-kiralamada-yetki-belgesi-zorunlu-oldu-85494</guid>
            <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 10:42:00 +03:00</pubDate>
            <title> Araç kiralamada yeni dönem: Yetki belgesi zorunlu oldu, yıpranma bedeli alınamayacak</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ticaret Bakanlığının hazırladığı "Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik", Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, otomotiv sektöründe adil, rekabetçi ve istikrarlı piyasa yapısının tesis edilmesi ve tüketici memnuniyetinin artırılması amacıyla çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğü belirtilerek, yönetmelikle motorlu kara taşıtı kiralama faaliyetlerinin kurumsal yapıya kavuşturulduğu, işletmeler ile kiralamaya konu taşıtlara ilişkin önemli standart ve kuralların getirildiği bildirildi.</p>
<p>Yönetmeliğin, tüketiciler tarafından gerçekleştirilen kiralamaları düzenlediği kaydedilen açıklamada, tüketici dışındaki kiracılara yönelik kısa ve uzun süreli kiralamalar ile kamp taşıtı kiralamalarının kapsam dışında tutulduğu ifade edildi.</p>
<p>Açıklamada, ticari faaliyet kapsamında motorlu kara taşıtı kiralayan işletmelerin yetki belgesi almasının zorunlu hale getirildiği belirtildi.</p>
<p>Yetki belgesi için işletmelerin meslek odasına kayıtlı olmaları, vergi mükellefiyetinin bulunması, iş yerinin ikamet veya yönetmelikte belirtilenler dışındaki mesleki ya da ticari faaliyetler amacıyla kullanılmaması gerektiğine işaret edilen açıklamada, "İşletme sorumlularının en az ilköğretim mezunu olması, belirli suçlardan hüküm giymemiş bulunması ve Mesleki Yeterlilik Kurumu onaylı 'Seviye 4' mesleki yeterlilik belgesine sahip olması şartı getiriliyor." ifadesi kullanıldı.</p>
<p>Açıklamada, motorlu kara taşıtı kiralama faaliyetleri ile kiralamaya konu taşıtların takip ve kontrolü amacıyla 1 Ocak 2027'ye kadar Motorlu Kara Taşıtı Kiralama Bilgi Sistemi'nin kurulacağı, yetki belgesi başvuruları ve belgeye ilişkin diğer işlemlerin bu sistem üzerinden gerçekleştirileceği kaydedildi.</p>
<p><strong>6 yaşından büyük araçlar kiraya verilemeyecek</strong></p>
<p>Tüketici güvenliğinin ve hizmet kalitesinin artırılması amacıyla kiralamaya konu taşıtların niteliklerinin de belirlendiğine işaret edilen açıklamada, "Buna göre klasik taşıtlar hariç olmak üzere 6 yaşından büyük araçlar kiraya verilemeyecek. 180 bin kilometrenin üzerinde olan taşıtlar ile 300 bin kilometrenin üzerinde olan elektrikli araçlar kiralanamayacak. Periyodik bakımı zamanında yaptırılmayan veya ağır hasar kaydı bulunan taşıtların kiraya verilmesi yasaklanacak." bilgisine yer verildi.</p>
<p>Açıklamada, büyükşehir belediyesi olan illerin nüfusu 30 bini geçen ilçelerinde faaliyet gösteren işletmelerin en az 5'i işletme adına tescilli olmak üzere en az 10 taşıta sahip olması gerektiği bildirildi.</p>
<p>Nüfusu 30 bini geçmeyen ilçeler ile büyükşehir belediyesi olmayan illerde faaliyet gösteren işletmelerin ise en az 2'sinin işletme adına tescilli olmak üzere en az 5 araca sahip olması gerektiği belirtilen açıklamada, ayrıca bu ilçelerde faaliyet gösteren işletmelerin filolarında birinin Türkiye'de üretilmesi koşuluyla en az 2 hibrit veya yalnızca elektrik motorlu taşıt bulundurmasının zorunlu olduğu ifade edildi.</p>
<p>Açıklamada, düzenlemeyle çevre dostu ulaşımın teşvik edilmesinin ve yerli üretimin desteklenmesinin hedeflendiği vurgulandı.</p>
<p><strong>Yönetmelikle depozito tutarına sınır getiriliyor</strong></p>
<p>Yönetmelikle tüketicilerin kiralama süreçlerinde karşılaşabileceği mağduriyetlerin önlenmesine yönelik düzenlemelerin de yapıldığının altı çizilen açıklamada şunlar kaydedildi:</p>
<p>"Depozito tutarına sınır getiriliyor. Buna göre alınabilecek depozito 1 ila 6 günlük kiralamalarda en fazla 3 günlük kira bedeli, 7 ila 29 günlük veya haftalık kiralamalarda ise en fazla 7 günlük kira bedeli​​​​​​​ ile sınırlandırılıyor. Taşıtın tüketici tarafından iade edilmesini takip eden 7 gün içerisinde depozitonun iade edilmesi zorunlu hale getiriliyor. Ön ödemeli rezervasyonlarda ise taşıtın teslimine 24 saatten az süre kalması kaydıyla tüketiciye rezervasyon tarihinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve kesinti yapılmaksızın rezervasyonda değişiklik yapma veya rezervasyonu iptal etme hakkı tanınıyor."</p>
<p>Açıklamada, olağan kullanımdan kaynaklanan aşınma ve yıpranmalar için tüketiciden herhangi bir bedel talep edilemeyeceği, bu gerekçelerle depozitodan kesinti yapılamayacağı bildirildi.</p>
<p>İşletmeler tarafından mevsim şartları ile trafik ve kiracı güvenliğinin gerekli kıldığı hallerde kış lastiği sağlanmasının zorunlu olacağı belirtilen açıklamada, sigorta güvencelerinin kiralama bedeline dahil edileceği, kiracının sigortadan yararlanma hakkının ek bir ücret veya şarta bağlanmasının yasaklanacağı kaydedildi.</p>
<p>Açıklamada, işletme ve kiracının anlaşmaya vardığı durumlar hariç olmak üzere, sigorta tahkim kararı veya ilam niteliğinde başka bir karar bulunmaksızın değer kaybı nedeniyle kiracıdan herhangi bir bedelin talep edilemeyeceğinin altı çizildi.</p>
<p><strong>Tüketiciler, internet ortamındaki işlemlerde de korunacak</strong></p>
<p>Kiralama işletmelerine hasar ve arıza durumlarında kiracıların her an ulaşabilmesini sağlayacak sürekli ve erişilebilir iletişim altyapısı oluşturma yükümlülüğünün getirildiği belirtilen açıklamada, aracı ve ilan platformlarının da düzenleme kapsamına alındığı ifade edildi.</p>
<p>Açıklamada, söz konusu platformların haksız ticari uygulamalarda bulunmalarının yasaklandığı bildirilerek, "Kiralama ilanı veren işletmelerin yetki belgesine sahip olup olmadıklarını kontrol etmeleri zorunlu hale getiriliyor. Yetki belgesi bulunmayan işletmelerin bu platformlara üye olması ve ilan vermesi engellenerek tüketicilerin internet ortamındaki kiralama işlemlerinden de korunması sağlanıyor." bilgisi verildi.</p>
<p>Sektörün yeni düzenlemeye uyum sağlayabilmesi ve gerekli sistem altyapısının oluşturulabilmesi amacıyla yönetmeliğin 1 Ocak 2027'de yürürlüğe gireceğine işaret edilen açıklamada, mevcut işletmelere yetki belgesi almaları için 1 Temmuz 2027'ye, asgari taşıt sayısı ve taşıt niteliklerine ilişkin şartları sağlamaları için ise 1 Ocak 2028'e kadar süre tanındığı belirtildi.</p>
<p><strong>Düzenlemeyle tüketici haklarının güçlendirilmesi hedefleniyor</strong></p>
<p>Açıklamada, aracı ve ilan platformları için de uyum sürecinin öngörüldüğü, bu platformlar ile kiralama işletmeleri arasında yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış sözleşmelerin 1 Temmuz 2027'ye kadar düzenlemeye uygun hale getirilmesi gerektiği ifade edildi.</p>
<p>Yönetmelikle kiralama süreçlerinde şeffaflık ve hesap verebilirliğin artırılmasının amaçlandığı vurgulanan açıklamada, şunlar bildirildi:</p>
<p>"Sözleşme koşullarının netleştirilmesi, tüketici haklarının güçlendirilmesi ve kiralanan taşıtların teknik yeterlilik standartlarının yükseltilmesi hedefleniyor. Düzenleme, aynı zamanda kayıt dışı faaliyetlerin ve haksız rekabetin önüne geçerek sektörde adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamının tesis edilmesine katkı sağlayacak. Bakanlık olarak sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlarken vatandaşlarımızın haklarını en üst seviyede korumaya ve piyasanın sağlıklı işleyişini temin etmeye yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/arac-kiralamada-yetki-belgesi-zorunlu-oldu-85494</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/7/9/9/1280x720/arac-kiralamada-buyume-finansmana-takildi-1742225219.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 1 Ocak&#039;ta yürürlüğe girecek yönetmeliğe göre, araç kiralama şirketlerine yetki belgesi zorunluluğu getirildi. Kiralama işlemlerinde tüketiciden olağan kullanımdan kaynaklanan aşınma ve yıpranmalar için herhangi bir bedel talep edilemeyecek ve bu gerekçeyle depozitodan kesinti yapılamayacak. Klasik taşıtlar hariç olmak üzere 6 yaşından büyük araçlar kiraya verilemeyecek, 180 bin kilometrenin üzerindeki taşıtlar ile 300 bin kilometrenin üzerinde olan elektrikli araçlar kiralanamayacak. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/tigemden-reforme-kucukbas-satisi-85493</guid>
            <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 09:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> TİGEM&#039;den reforme küçükbaş satışı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Karacabey Tarım İşletmesi Müdürlüğünün Resmi Gazete'de yayımlanan ilanına göre işletme, yetiştirdiği 3 bin 615 baş reforme küçükbaşı 20 parti halinde canlı ağırlıkları üzerinden açık artırma usulüyle satacak.</p>
<p>İhale, 27 Ağustos Perşembe günü saat 11.00'de işletmede yapılacak.</p>
<p>İhalede toplam muhammen tutar 49 milyon 252 bin 800 lira, geçici teminat tutarı da 2 milyon 462 bin 640 lira olarak belirlendi.</p>
<p>İhaleye ait şartname, TİGEM'in "https://www.tigem.gov.tr" adresinde veya işletmede görülebilecek.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/tigemden-reforme-kucukbas-satisi-85493</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/hayvancilik-kucukbas.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TİGEM Karacabey Tarım İşletmesi Müdürlüğü, 3 bin 615 reforme küçükbaş satışı için ihale açtı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/metalde-guclu-toparlanma-egilimi-suruyor-85486</guid>
            <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 08:53:00 +03:00</pubDate>
            <title> Metalde güçlü toparlanma eğilimi sürüyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/İSTANBUL</strong></p>
<p>İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan "TR-METALENDEKS" verileri, haziranda başlayan toparlanmanın temmuz ayında sürdüğüne işaret etti.</p>
<p>Miktar endeksi temmuzda bir önceki aya göre yüzde 5,5, geçen yılın aynı dönemine göre de yüzde 4,2 artarak 143,70’e çıktı. Miktar artışı, ihracat değer endeksini de güçlü şekilde yukarı taşıdı. Miktar endeksi temmuzda bir önceki aya göre yüzde 3,2 artarak 207,74 seviyesine ulaştı ve Nisan 2022'den bu yana en yüksek seviyesine yükseldi. Endeks yıllık bazda ise yüzde 18 oranında bir büyüme gösterdi. Toplam ihracat tutarı da Temmuz ayında 1 milyar 425,7 milyon dolara ulaştı.</p>
<h2>Birim değer yüksek seyrini koruyor </h2>
<p>Haziranda 5,53 dolarla 2019'dan bu yana en yüksek seviyesini gören ortalama ihracat birim fiyatı da temmuz ayında yüzde 2,2'lik sınırlı bir geri çekilmeyle 5,41 dolar/kg olarak gerçekleşti. Aylık bazdaki bu küçük düşüşe rağmen birim fiyat, geçen yılı aynı dönemindeki 4,77 dolar/kg seviyesinin yüzde 13,3 üzerinde kaldı.</p>
<p>Alt sektörlerden İskele ve Kalıp’ta değer endeksinde yüzde 40 artış dikkat çekerken, birim fiyatlar 1,84 dolardan 1,94 dolara yükseldi. Mutfak Eşyaları miktar endeksi yüzde 9,6 artışla güçlü bir sıçrama yaptı. Birim fiyatlar da artış trendini koruyarak 4,75 dolardan 4,79 dolara yükseldi. Döküm sektörü miktar endeksi yüzde 6,8; değer endeksi ise yüzde, 2,95 artış kaydetti.</p>
<p>Hırdavat alt sektörü değer endeksi yüzde 4,8 artarken, miktar endeksin ise yüzde 6,5 daraldı. Bu düşüşe rağmen, birim fiyatın 2,66 dolardan 2,98 dolara belirgin bir şekilde artması sektörün gelirlerini yukarı çekti. Alüminyum miktar endeksindeki yatay seyrederken değer endeksinde sınırlı artış yaşandı. Bakırda ise miktar ve fiyat endekslerinde azalış kaydedildi.</p>
<h2>“Değer yaratma kapasitemiz güçlü” </h2>
<p>Endeks sonuçlarını değerlendiren TİM Başkan Vekili ve İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, TR-METALENDEKS verilerinin metal sanayi ihracatındaki toparlanmanın güçlendiğini gösterdiğini belirterek, ihracat birim fiyatlarının da yüksek seviyesini korumasının sektör açısından önemli bir gösterge olduğunu söyledi. Tecdelioğlu, “Bu tablo, yalnızca miktar bazında değil, ihracatımızın değer yaratma kapasitesi açısından da güçlü bir performansa işaret ediyor. Alt sektörlerimizdeki genel büyüme eğilimi de bu olumlu tabloyu destekliyor. 2026 Temmuz ayı, Haziran ayında başlayan toparlanmanın güçlenerek devam ettiği, ihracat miktarının yılın en yüksek seviyesine ulaştığı ve değer endeksinin son iki yılın rekorunu kırdığı son derece olumlu bir dönem olarak kayıtlara geçmiştir” dedi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/metalde-guclu-toparlanma-egilimi-suruyor-85486</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/cetin-tecdelioglu.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TR-METALENDEKS verilerinin metal sanayi ihracatındaki toparlanmanın güçlendiğini gösterdiğini belirten İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, ihracat birim fiyatlarının da yüksek seviyesini korumasının sektör açısından önemli bir gösterge olduğunu vurguladı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/tuketici-nihai-kararinda-yapay-zekaya-mesafeli-85485</guid>
            <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 08:48:00 +03:00</pubDate>
            <title> Tüketici, nihai kararında yapay zekaya mesafeli</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Dünyada esen yapay zeka fırtınası, satın alma davranışlarını ve tüketici beklentilerini de önemli ölçüde yeniden şekillendiriyor.</p>
<p>Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi Eernet&amp;Young (EY) tarafından yayımlanan Geleceğin Tüketicisi Endeksi 2026, küresel pazarlarda tüketicinin değişen beklentilerini ve markalara duydukları güvenin dinamiklerini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, satın alma kararlarında yapay zekâ yükselişe geçse de son kararı tüketici veriyor. Yapay zekâ destekli deneyimlerin ve dijitalleşmenin tüketicilere hız kazandırırken aynı zamanda onları daha seçici ve temkinli hale getirdiğini gösteriyor. Araştırma sonuçları, tüketicilerin markalarla kurduğu ilişkinin yeni kurallarını da ortaya koyuyor. Buna göre, tüketiciler artık markalarla iletişim kurma, verilerini paylaşma ve kendi adlarına hareket etme konusunda koşulsuz davranmıyor; somut değer ve şeffaflık sunan markalara güvene dayalı ve geri alınabilir yetki veriyor. EY’ın “tüketici izni ekonomisi (permisson economy)” olarak tanımladığı bu yeni dönemde, şirketlerin tüketici güvenini her temas noktasında yeniden kazanması gerekiyor.</p>
<p>Tüketiciler rutin ve düşük riskli işlemleri yapay zekâya devretmeye daha istekli davranırken, kişisel alanlarda kontrolü ellerinde tutmayı tercih ediyor. Bulgular, şirketlerin artık tek tip değer önerileri yerine tüketicilerin farklı ihtiyaç durumlarını anlayan, şeffaf ve güven odaklı stratejiler geliştirmesi gerektiğine işaret ediyor.</p>
<h2>Yeni ikilemler ortaya çıktı </h2>
<p>Araştırmaya göre, tüketicilerin kararlarını ve markalarla kuracakları ilişkinin sınırlarını üç temel ikilem şekillendiriyor. İlk ikilem, dijital aşırı yüklenme ile bağlantı ihtiyacı arasında yaşanıyor. Araştırmaya göre, tüketicilerin %65'i dijital yoğunluk nedeniyle bunalmış hissederken, aynı zamanda iyi olma hallerini destekleyecek yapay zekâ çözümlerine daha fazla ilgi gösteriyor. Özellikle genç tüketiciler ekran süresini azaltmak isterken, markalardan aidiyet hissini güçlendirecek topluluk deneyimleri bekliyor.</p>
<p>İkinci ikilem, kontrollü harcama ile kendini ödüllendirme isteği arasında şekilleniyor. Ekonomik belirsizlikler nedeniyle tüketiciler harcamalarını daha dikkatli planlarken, küçük ödüllerle motivasyonlarını korumaya çalışıyor. Araştırmaya göre, finansal açıdan zorlanan tüketicilerin %59'u kendilerini ödüllendirmek için daha uygun fiyatlı alternatiflere yönelirken, katılımcıların %45'i günlük hayatını kolaylaştıran çözümler için ek ödeme yapmaya sıcak bakıyor.</p>
<p>Üçüncü ikilem ise yetki devri ve güven arasında yaşanıyor. Tüketiciler rutin işlemlerde markalara ve yapay zekâya daha fazla sorumluluk vermeye istekli olsa da kişisel konularda kontrolü elden bırakmak istemiyor. Araştırmaya göre, tüketicilerin %92'si şeffaf uygulamalar sunan markaları tercih ederken, %95'i satın alma öncesinde somut değer kanıtı görmek istiyor. Ayrıca, %93'ü karar vermeden önce bilgileri farklı kaynaklardan doğruluyor, %89'u ise marka reklamlarından çok diğer tüketicilerin deneyimlerine ve yorumlarına güveniyor.</p>
<h2>Yapay zekâ ile yeni güven dengesi: Koşullu yetki devri </h2>
<p>Araştırma, tüketicilerin yapay zekâyı koşulsuz kabul etmek ya da tamamen reddetmek yerine, kullanım alanına göre bilinçli tercihler yaptığını ortaya koyuyor. Küresel ölçekte tüketicilerin yüzde 36’sı, ödeme sırasında indirimlerin yapay zekâ tarafından otomatik olarak uygulanmasını isterken; konu rutin satın alma kararlarının tamamen yapay zekâya bırakılmasına geldiğinde tüketicilerin büyük çoğunluğu bu fikre sıcak bakmıyor. Buna karşılık, yapay zekânın daha yaygın benimsendiği pazarlarda kullanım oranı yüzde 94’e ulaşırken, her dört tüketiciden biri (yüzde 25) kendi adına karar alabilen otonom yapay zekâ araçlarını deneyimlediğini belirtiyor. Bulgular, tüketicilerin yapay zekâya duyduğu güvenin, teknolojiyle kurdukları deneyim arttıkça güçlendiğine işaret ediyor.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Artık “koşulsuz güven” yok</span></h2>
<p>EY Eurasia Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektör Lideri Yusuf Bulut, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Tüketicilerin markalarla kurduğu ilişkinin kuralları yeniden şekilleniyor. Tüketiciler artık markalara koşulsuz güvenmek yerine, verilerini kullanma ve kendi adlarına hareket etme yetkisini koşullu olarak veriyor. Dijital aşırı yüklenme ve artan şüphecilik, markaların yalnızca görünür olmasını değil; şeff afl ık, somut değer ve güven sağlamasını zorunlu kılıyor. Bugünün tüketicisi satın alma kararını vermeden önce bilgiyi farklı kaynaklardan doğruluyor ve markalardan iddialarını kanıtlamasını bekliyor. Bu nedenle şirketlerin yalnızca yapay zekâ yatırımlarına değil, müşterinin ihtiyaçlarını doğru anlayan, güven oluşturan ve gerektiğinde insan etkileşimini devreye alan deneyimlere odaklanması gerekiyor. Önümüzdeki dönemde fark yaratmak isteyen markalar; teknolojiyi yalnızca verimlilik için değil, şeffaflık, hesap verebilirlik ve insan deneyimiyle birleştirerek tüketicinin güvenini sürdürülebilir biçimde kazanmak için kullanmalı.”</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/tuketici-nihai-kararinda-yapay-zekaya-mesafeli-85485</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/01/e-ticaret.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ EY’nin Geleceğin Tüketicisi Endeksi 2026 araştırması, yapay zekâ ve dijitalleşmenin tüketici davranışlarını hızla dönüştürdüğünü, ancak güven ve kontrol ihtiyacının önemini koruduğunu ortaya koydu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/tusas-heyeti-kahramanmarasta-sanayicilerle-bulustu-85498</guid>
            <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> TUSAŞ heyeti Kahramanmaraş’ta sanayicilerle buluştu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Ali ESKALEN/KAHRAMANMARAŞ</strong></p>
<p>Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) heyeti, kentteki temasları kapsamında Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Buluntu ile görüştü.</p>
<p>KMTSO'da gerçekleşen toplantıda, TUSAŞ Tedarik ve Sanayileşme Başkanı Serdar Özpolat, TUSAŞ İç Denetim Başkanı Dr. Muhammet Fatih Dağlı ve TUSAŞ Tesisler Mühendislik, Planlama ve Yatırımlar Müdürü Mehmet Ağar’ın yer aldığı heyete, MÜSİAD Kahramanmaraş Şube Başkanı Şerafettin Özcan ve yönetim kurulu üyeleri de eşlik etti.</p>
<p>Yapılan açıklamaya göre heyet, KMTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Buluntu ile bir araya gelerek kent sanayisinin savunma sanayisi alanındaki potansiyelini değerlendirdi.</p>
<p><strong>TUSAŞ yatırımları masaya yatırıldı</strong></p>
<p>Gerçekleştirilen görüşmede, TUSAŞ’ın Kahramanmaraş’ta hayata geçirdiği yatırımlar ve bu yatırımların kent sanayisine sağlayacağı katkılar ele alındı.</p>
<p>Toplantının önemli gündem başlıklarından birini ise tedarik ve sanayileşme süreçleri oluşturdu. Kahramanmaraş’ta faaliyet gösteren yerel firmaların savunma sanayisi ekosistemine daha güçlü şekilde dahil edilebilmesi için atılabilecek adımlar üzerinde değerlendirmelerde bulunuldu.</p>
<p><strong>Yerel firmalar için iş birliği fırsatları değerlendirildi</strong></p>
<p>Görüşmede, kentteki sanayi kuruluşlarının TUSAŞ’ın tedarik zincirinde daha fazla rol üstlenebilmesine yönelik imkanlar da gündeme geldi.</p>
<p>Taraflar, savunma sanayisi alanında Kahramanmaraş’ın üretim kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve yerel firmalarla kurulabilecek yeni iş birlikleri konusunda fikir alışverişinde bulundu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/tusas-heyeti-kahramanmarasta-sanayicilerle-bulustu-85498</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/9/8/1280x720/tusas-heyeti-kahramanmarasta-sanayicilerle-bulustu-1786782893.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TUSAŞ Tedarik ve Sanayileşme Başkanı Serdar Özpolat başkanlığındaki heyet, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Buluntu ile bir araya geldi. Görüşmede, Kahramanmaraş’taki TUSAŞ yatırımları ve kentteki firmaların savunma sanayisi ekosistemine dahil edilmesine yönelik iş birliği imkanları değerlendirildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/turkcellin-ikinci-ceyrek-net-kari-52-milyar-lira-85487</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 23:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Turkcell&#039;in 2. çeyrek net kârı 5,2 milyar lira</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Turkcell, 2026'nın ikinci çeyreğine ait finansal sonuçlarını paylaştı. </p>
<p>Buna göre, şirketin konsolide gelirleri yıllık bazda yüzde 2,5 artışla 71,8 milyar liraya yükseldi, net kârı ise 5,2 milyar lira olarak gerçekleşti.</p>
<p>Konsolide faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı (FAVÖK) 30 milyar liraya ulaşan Turkcell'in, FAVÖK marjı ise yüzde 41,8 oldu.</p>
<p>5G'nin devreye alındığı bu faaliyet döneminde, toplam mobil abone sayısı da şirket tarihinde ilk kez 40 milyonu aştı.</p>
<p>Superbox'ın ise net 64 bin abone kazanımıyla 2020'nin ikinci çeyreğinden bu yana en güçlü çeyrek performansını kaydettiği belirtildi.</p>
<p>Turkcell fiber abonelerinin toplam sabit genişbant abone bazındaki payı, geçen yılın aynı dönemine göre 3,4 puan artarak yüzde 80'e çıktı.</p>
<p>Açıklamaya göre Turkcell, ikinci çeyrekte uçtan uca fiber altyapısını 194 bin yeni haneye daha ulaştırdı. Bireysel fiber aboneleri içinde bin Mbps ve üzeri hızları tercih edenlerin oranı da yüzde 8'den yüzde 29'a yükseldi.</p>
<p>HBO Max, Apple TV, NBCUniversal ve Paramount gibi küresel platformlar ve stüdyolarla gerçekleştirilen işbirlikleri sayesinde dünya çapında ilgi gören yapımların yanı sıra S Sport, tabii spor ve Eurosport'un öne çıkan spor içerikleri de TV+ aboneleriyle buluştu.</p>
<p><strong>Dijital İş Servisleri'nin gelirleri yüzde 33 arttı</strong></p>
<p>TV+, zenginleşen içerik portföyü ve "TV+ Sana Yeter" yaklaşımıyla ikinci çeyrekte net 123 bin yeni abone kazanarak toplam abone sayısını 2,7 milyonun üzerine taşıdı.</p>
<p>Dijital İş Servisleri, ikinci çeyrekte gelirlerini yıllık bazda yüzde 33 artırdı. Büyük ölçekli projelerin desteğiyle yönetilen hizmet ve donanım gelirleri büyümeye en yüksek katkıyı sağladı. Veri merkezi ve bulut gelirleri de aynı dönemde yüzde 10 yükseldi.</p>
<p>Turkcell, söz konusu dönemde Ankara veri merkezinde hayata geçirilen beşinci modülle aktif veri merkezi kapasitesini 54 megavata çıkardı. Şirket, Google Cloud iş birliği kapsamında kurulacak üç yeni nesil veri merkezinin inşa çalışmalarını da başlattı.</p>
<p>Konsolide gelirlerde yüzde 6 paya sahip olan techfin iş kolunun gelirleri ikinci çeyrekte yüzde 7 arttı. Paycell gelirleri de yıllık bazda yüzde 22 yükseldi. Esnek dijital entegrasyon olanakları ve yüksek müşteri memnuniyetiyle POS çözümlerinin büyümenin ana kaynağı olduğu vurgulandı.</p>
<p><strong>Mobil abone sayısı 40 milyonu aştı</strong></p>
<p>Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, "Turkcell gücünde 5G" ile yeni bir döneme adım attıkları ikinci çeyrekte, stratejik hedefleri doğrultusunda güçlü finansal ve operasyonel sonuçlar elde ettiklerini belirtti.</p>
<p>Koç, makroekonomik koşullardaki değişime rağmen çeşitlendirilmiş iş modelleri ve disiplinli ticari yaklaşımları sayesinde reel büyüme performanslarını sürdürdüklerini vurgulayarak, "Yıl sonu enflasyon beklentimizi yüzde 28'e revize ederken, yüzde 5-7 reel gelir büyümesi ve yüzde 40-42 FAVÖK marjı öngörümüzü koruyoruz. Gelirlerimize oranla yatırım harcamasının ise yaklaşık yüzde 25 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz." ifadesini kullandı.</p>
<p>Turkcell'in ikinci çeyrekte 243 bin net mobil abone kazandığını kaydeden Koç, rekabetin değer odaklı seyrettiği bu dönemde abone kazanımındaki başarılarını sürdürerek toplam mobil abone sayılarını ilk kez 40 milyonun üzerine taşıdıklarını belirtti.</p>
<p>Koç, faturalı abone bazlarının 284 bin arttığına dikkati çekerek, "5G lansmanının ardından çekim gücü, internet hızı, bağlantı sürekliliği gibi temel müşteri deneyimi alanlarındaki Net Tavsiye Skorlarımız yükseldi. Bu sonuçlar, şebeke yatırımlarımızın müşteri deneyimine doğrudan yansıdığının kanıtıdır." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Superbox'ın ikinci çeyrekteki yüksek performansına da vurgu yapan Koç, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu verilerine göre Superbox'ın Sabit Kablosuz Erişim alanında yüzde 74'lük pazar payıyla lider olduğunu kaydetti.</p>
<p>Koç, Superbox'ı 5G ile birlikte yalnızca fiberin alternatifi olarak değil, yüksek hızlı sabit kablosuz erişimin güçlü bir bileşeni olarak konumlandırdıklarını belirterek, son dört çeyrekteki toplam net Superbox abone kazanımlarının 163 bini aştığına işaret etti.</p>
<p>Dünya GSM Birliği (GSMA) Teknoloji Grubu Başkanlığına seçilen Koç, yeni görevine ilişkin de şunları kaydetti:</p>
<p>"Dünya genelinde 1000'den fazla operatör ve şirketi bir araya getiren GSMA bünyesinde bu önemli sorumluluğu üstlenmekten büyük gurur duyuyorum. Bu görevi, Türkiye'nin teknoloji ve telekomünikasyon vizyonunu küresel platformlarda temsil etmenin yanı sıra Turkcell'in 32 yıllık teknoloji birikimine ve ülkemizin dijital dönüşüm yetkinliğine duyulan uluslararası güvenin güçlü bir göstergesi olarak görüyorum. Ülkemizin dijital geleceğine yatırım yapmayı, yeni nesil teknolojileri daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve müşterilerimiz için sürdürülebilir değer üretmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/turkcellin-ikinci-ceyrek-net-kari-52-milyar-lira-85487</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/8/7/1280x720/ali-taha-koc-1786774308.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Turkcell&#039;in yılın 2. çeyreğinde konsolide gelirlerinin yıllık bazda yüzde 2,5 arttığı, net kârının da 5,2 milyar lira olduğu bildirildi. Genel Müdür Ali Taha Koç, &quot;Yıl sonu enflasyon beklentimizi yüzde 28&#039;e revize ederken, yüzde 5-7 reel gelir büyümesi ve yüzde 40-42 FAVÖK marjı öngörümüzü koruyoruz. Gelirlerimize oranla yatırım harcamasının ise yaklaşık yüzde 25 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/tat-gida-icerik-bilgilerimizi-ambalajin-on-yuzunde-gorunur-hale-getirdik-85477</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 15:22:00 +03:00</pubDate>
            <title> Tat Gıda: İçerik bilgilerimizi ambalajın ön yüzünde görünür hale getirdik</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Tat Gıda, Tat Premium serisindeki ketçap ve mayonez ürünlerinin temel içerik bilgilerini ambalajın ön yüzünde görünür hale getirdiğini duyurdu.</p>
<p>Şirket açıklamasına göre, tüketicilerin satın alma kararlarında ürün içeriğine ilişkin bilgilerin daha görünür ve anlaşılır olmasına yönelik beklentilerin artması, gıda sektöründe ürün reçeteleri ve ambalaj tasarımlarında yeni yaklaşımları beraberinde getiriyor.</p>
<p>Tat Gıda da bu kapsamda "temiz içerik" ve "ön yüzde şeffaf bilgilendirme" yaklaşımlarını Tat Premium ketçap ve mayonez ürünlerinde uyguladı.</p>
<p>Temiz içerik yaklaşımı, ürünlerin daha yalın içeriklerle sunulmasını esas alırken, ön yüzde şeffaf bilgilendirme uygulamasıyla tüketicilerin öne çıkan içerik bilgilerine ambalajı çevirmeden ulaşabilmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Şirketten verilen bilgiye göre, yeni ürün ailesinde yer alan Tat Premium Ketçap, mevsiminde hasat edilen yaz domateslerinden üretiliyor. Ürünün reçetesi 6 içerikten oluşurken, koruyucu ve katkı maddesine yer verilmediği belirtildi.</p>
<p>Tat Premium Mayonez'in ise 8 içerikten oluştuğu, üründe, yumurta ve yağ oranı artırılırken, koruyucu ve katkı maddesi kullanılmadığı ifade edildi.</p>
<p><strong>"İyi içerik gizlenmez, hak ettiği yerde, ön yüzde durur"</strong></p>
<p>Tat Gıda Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Seçkin Yıldız, tüketici beklentilerindeki değişimin ürün geliştirme süreçlerinde daha fazla dikkate alındığını belirtti.</p>
<p>Tat Gıda'nın yaklaşık 60 yıllık üretim deneyimiyle tarladan sofraya uzanan bir anlayışla faaliyet gösterdiğini aktaran Yıldız, "Uluslararası pazarlarda öne çıkan 'clean label' ve 'front label' uygulamalarını Türkiye'de ketçap ve mayonez kategorilerine taşıdık. Tat Premium ile öne çıkan içerik bilgilerimizi ambalajın ön yüzünde görünür hale getirdik. Böylece tüketicilerin ürün hakkında bilgiye daha kolay ve doğrudan ulaşmasını sağladık." değerlendirmelerinde bulundu.</p>
<p>Tat Premium ürünlerinin içerik yapısını da yeniden ele aldıklarını vurgulayan Yıldız, "Tat Premium Ketçap'ta domates oranını artırarak gerçek domates lezzetini öne çıkardık. Tat Premium Mayonez'de ise yumurta ve yağ oranını artırarak koruyucu ve katkı maddesi kullanmadan zengin ve kremsi yapıda gerçek mayonez lezzetine ulaştık. Premium deneyimi lezzetin yanı sıra şeffaflık, doğallık ve güvenle birlikte tanımladık. Çünkü bize göre iyi içerik gizlenmez, hak ettiği yerde, ön yüzde durur." ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/tat-gida-icerik-bilgilerimizi-ambalajin-on-yuzunde-gorunur-hale-getirdik-85477</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/7/7/1280x720/tat-1786712466.webp" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Tat Gıda Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Seçkin Yıldız, &quot;Tat Premium ile öne çıkan içerik bilgilerimizi ambalajın ön yüzünde görünür hale getirdik. Böylece tüketicilerin ürün hakkında bilgiye daha kolay ve doğrudan ulaşmasını sağladık.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/dogal-gaz-ithalati-yillik-yuzde-619-geriledi-85469</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:17:00 +03:00</pubDate>
            <title> Doğal gaz ithalatı yıllık yüzde 6,19 geriledi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu haziran ayına ait "Doğal Gaz Piyasası Sektör Raporu"nu paylaştı.</p>
<p>Buna göre, ithalatın 2 milyar 777 milyon metreküpü boru hatlarıyla 282 milyon metreküpü de sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tesisleri aracılığıyla yapıldı.</p>
<p>Toplam doğal gaz ithalatı, söz konusu dönemde yıllık bazda yüzde 6,19 azalışla yaklaşık 3 milyar 60 milyon metreküp olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>Bu dönemde en fazla boru gazı ithalatı 1 milyar 12 milyon metreküple Azerbaycan'dan yapıldı. Bunu 883 milyon metreküple İran ve 882 milyon metreküple Rusya takip etti.</p>
<p>Bu dönemde LNG ithalatının tamamı Cezayir'den yapılırken, ülkeden 282 milyon metreküp doğal gaz ithal edildi.</p>
<p><strong>Konutlarda gaz tüketimi 710 milyon metreküpe ulaştı</strong></p>
<p>Ülkede toplam doğal gaz tüketimi, haziranda yıllık bazda yüzde 4,59 artarak yaklaşık 2 milyar 830 milyon metreküp oldu.</p>
<p>Sanayi sektörünün doğal gaz tüketimi 1 milyar 88 milyon metreküp olarak kayıtlara geçti. Elektrik üretimini de kapsayan dönüşüm/çevrim sektöründe doğal gaz tüketimi ise 594 milyon metreküp oldu.</p>
<p>Konutlarda doğal gaz tüketimi bu dönemde 710 milyon metreküpe ulaştı.</p>
<p>Türkiye'de doğal gaz stok miktarı haziran sonunda 5 milyar 266 milyon metreküp olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>Doğal gaz stokunun 4 milyar 970 milyon metreküpü yer altı depolama tesislerinde, 296 milyon metreküpü ise LNG terminallerinde depolandı.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/dogal-gaz-ithalati-yillik-yuzde-619-geriledi-85469</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/11/dogal-gaz-ocak.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ EPDK&#039;nin haziran verilerine göre doğal gaz ithalatı, yıllık bazda yüzde 6,19 azaldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/lpg-ithalati-haziranda-yuzde-84-azaldi-85467</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:02:00 +03:00</pubDate>
            <title> LPG ithalatı haziranda yüzde 8,4 azaldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) haziran ayına ait "Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Sektör Raporu"nu açıkladı.</p>
<p>Rapora göre, rafinerici ve dağıtıcı lisansı sahiplerince en fazla LPG ithalatı yapılan ülkeler, sırasıyla ABD, Cezayir, Rusya, Kazakistan ve Yunanistan olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>LPG ithalatı, haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,4 azalarak 265 bin 447 ton olarak gerçekleşti.</p>
<p>Rafinerici ve dağıtıcı lisansı sahiplerince bu dönemde gerçekleştirilen LPG ihracatı ise yüzde 8,5 azalarak 40 bin 895 ton oldu.</p>
<p>Türkiye, söz konusu dönemde Birleşik Arap Emirlikleri, Ukrayna, Romanya, İngiltere, Bulgaristan, KKTC, İsviçre, Türkiye Serbest Bölge ve Lübnan olmak üzere 9 farklı ülke ve bölgeye LPG ihraç etti.</p>
<p><strong>Satışlarda otogaz ilk sırada</strong></p>
<p>LPG üretimi ise yüzde 7,56 artarak 94 bin 305 ton olarak gerçekleşti.</p>
<p>Dağıtıcı lisansı sahiplerince haziranda geçen yılın aynı ayına göre yapılan toplam LPG satışı 327 bin 493 ton olarak hesaplandı.</p>
<p>Satışlarda yüzde 82,58 pazar payıyla otogaz birinci sırada yer aldı. Bunu yüzde 14,31 ile tüplü LPG ve yüzde 3,11 ile dökme LPG satışları izledi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/lpg-ithalati-haziranda-yuzde-84-azaldi-85467</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/1/4/4/1280x720/aygaz-lpg-gemi-1776263109.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ EPDK&#039;nin haziran verilerine göre LPG ithalatı, yıllık bazda yüzde 8,4 azalışla 265 bin 447 tona indi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/dereici-hes-icin-en-yuksek-teklif-bulsa-enerjiden-85475</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:01:00 +03:00</pubDate>
            <title> Dereiçi HES için en yüksek teklif Bülsa Enerji&#039;den</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), Elektrik Üretim Anonim Şirketine (EÜAŞ) ait Dereiçi Hidroelektrik Santrali'nin özelleştirme ihalesinin yapıldığını duyurdu. </p>
<p>Nihai pazarlık görüşmeleri hakkında yapılan açıklamaya göre, Kars'ta bulunan Dereiçi Hidroelektrik Santrali ve santral tarafından kullanılan taşınmazların bir bütün halinde "işletme hakkının verilmesi" yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin ihalenin nihai pazarlık görüşmesinde en yüksek teklifi, 10 milyon 500 bin lirayla Bülsa Enerji İnşaat Taahhüt Plastik Hayvancılık ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi verdi.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/dereici-hes-icin-en-yuksek-teklif-bulsa-enerjiden-85475</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/7/5/1280x720/dereici-hes-1786711862.webp" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ EÜAŞ&#039;a ait Dereiçi Hidroelektrik Santrali için düzenlenen özelleştirme ihalesinde en yüksek teklifi 10,5 milyon lirayla Bülsa Enerji&#039;nin verdiği duyuruldu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/nakdi-krediler-yillik-28-trilyon-lirayi-asti-85473</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Nakdi krediler 28 trilyon lirayı aştı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi haziran ayına ait aylık bültenini yayımladı.</p>
<p>Buna göre, TBB Risk Merkezi üyesi kuruluşlar tarafından kullandırılan nakdi krediler haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 37 artarak 28 trilyon 136 milyar lira oldu.</p>
<p>Nakdi kredilerin 26 trilyon 987 milyar lirası bankalar, 460 milyar lirası finansal kiralama şirketleri, 365 milyar lirası faktoring şirketleri ve 324 milyar lirası finansman şirketleri tarafından kullandırıldı.</p>
<p>Tasfiye olunacak alacaklar ise haziran itibarıyla 961 milyar lira oldu. Bu alacakların 925 milyar lirasının bankalara, 14 milyar lirasının finansal kiralama şirketlerine, 14 milyar lirasının faktoring şirketlerine ve 8 milyar lirasının finansman şirketlerine ait olduğu görüldü. Tasfiye olunacak alacakların toplam kredilere oranı ise söz konusu dönemde geçen yıla göre 0,7 puan artarak yüzde 3,3 oldu.</p>
<p><strong>Ticari krediler 21,2 trilyon lira oldu</strong></p>
<p>Söz konusu dönemde ticari krediler yüzde 35 artarak 21,2 trilyon lira olurken, bu kredilerin toplam içindeki payı yüzde 75 düzeyinde gerçekleşti.</p>
<p>Nakdi krediler içinde TL krediler önceki yıla göre yüzde 41 artarak 11 trilyon 220 milyar lira olurken, YP krediler ise yüzde 28 artarak 9 trilyon 989 milyar lira oldu. YP kredilerin nakdi krediler içindeki payı yüzde 47 seviyesinde gerçekleşti.</p>
<p>Toplam gayri nakdi krediler geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 43 artarak 10 trilyon 754 milyar lira oldu. Ticari krediler içinde imalat sanayi yüzde 31 ile en yüksek paya sahip sektör olurken, payı yüzde 19 ve üzerinde olan diğer ana sektör ise toptan ve perakende ticaret sektörü oldu.</p>
<p>Haziran itibarıyla tasfiye olunacak alacak oranı en yüksek olan sektör yüzde 4,2 ile "inşaat" ve "toptan ve perakende ticaret" oldu. Yabancı para nakdi kredilerin toplam nakdi krediler içindeki payı en yüksek olan sektör ise yüzde 83 ile enerji olarak kayıtlara geçti.</p>
<p><strong>Bireysel krediler 6,9 trilyon lira oldu</strong></p>
<p>Bankalar ve banka dışı finansal kuruluşlar tarafından kullandırılan bireysel krediler, yüzde 46 artarak 6 trilyon 927 milyar liraya ulaştı.</p>
<p>Bireysel kredilerin yüzde 99’u bankalar tarafından kullandırılırken, finansman şirketleri tarafından kullandırılan 33 milyar liralık bireysel kredinin 19,2 milyar lirası taşıt kredilerinden oluştu.</p>
<p>Bireysel kredilerin yaklaşık yüzde 50’sini kredi kartları, yüzde 24’ünü ihtiyaç kredileri, yüzde 12’sini konut kredileri, yüzde 1’ini taşıt kredileri ve yüzde 14’ünü kredili mevduat hesabı oluşturdu. Bireysel kredilerde tasfiye olunacak alacak oranı yüzde 4,6 seviyesinde gerçekleşti.</p>
<p><strong>Kredi kullanan müşterilerin sayısı 44,5 milyon kişiye yükseldi</strong></p>
<p>Bireysel kredi kullanan kişi sayısı ise (takipteki krediler hariç) haziranda yıllık bazda yaklaşık 2,1 milyon kişi artarak 44,5 milyon kişi olurken, bu dönemde ortalama kredi bakiyesi de 156 bin lira düzeyinde gerçekleşti.</p>
<p>Söz konusu dönemde 210 bin kişi ilk defa kredili mevduat hesabı, 199 bin kişi ilk defa kredi kartı, 125 bin kişi ilk defa tüketici kredisi kullanırken, ilk defa konut kredisi kullanan kişi sayısı 13 bin oldu. 9 bin kişi ise ilk defa taşıt kredisi kullandı.</p>
<p>Bireysel kredi kartlarında 0-100 bin lira limit aralığındaki kişi sayısının oranı yüzde 38 oldu.</p>
<p><strong>Bireysel kredide en yüksek pay İstanbul'un</strong></p>
<p>Verilere göre, haziran itibarıyla İstanbul'un yüzde 27, Ankara'nın yüzde 10 ve İzmir'in yüzde 7’lik bireysel kredi payına sahip olduğu görüldü.</p>
<p>Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay son 12 ayda bireysel kredi bakiyesi en çok artan iller oldu. Kişi başına ortalama bireysel kredi (kredi kartı dahil) bakiyesi en yüksek iller ise sırasıyla, Ankara, İstanbul ve İzmir olarak sıralandı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/nakdi-krediler-yillik-28-trilyon-lirayi-asti-85473</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/6/1/1280x720/lira-para-1776054271.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TBB Risk Merkezi üyesi kuruluşlar tarafından kullandırılan nakdi krediler, haziranda yıllık bazda yüzde 37 artışla 28 trilyon lirayı geçti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/petrol-ithalati-yillik-yuzde-129-geriledi-85466</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Petrol ithalatı yıllık yüzde 12,9 geriledi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) "Haziran 2026 Petrol Piyasası Sektör Raporu"nu paylaştı.</p>
<p>Buna göre, Türkiye'nin toplam petrol ithalatı içinde en büyük kalemi oluşturan ham petrol ithalatı yüzde 9,1 azalarak 2 milyon 657 bin 324 ton olarak gerçekleşti.</p>
<p>Bu dönemde motorin türlerinin ithalatı ise yüzde 24,3 azalarak 913 bin 254 ton oldu. İthalatın kalan kısmını havacılık ve denizcilik yakıtları ile diğer ürünler oluşturdu.</p>
<p>Böylece toplam ithalat, haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,9 azalarak 4 milyon 17 bin 943 ton olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>En fazla ham petrol ve petrol ürünleri ithalatı, 1 milyon 519 bin 116 tonla Rusya'dan yapılırken, bu ülkeyi 570 bin 676 tonla ABD ve 464 bin 22 tonla Kazakistan izledi.</p>
<p>Yurt içi benzin satışları haziranda geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 9,33 artarak 574 bin 792 ton oldu. Toplam petrol ürünü satışları yüzde 9,14 artarak 3 milyon 289 bin 578 ton, motorin satışları ise yüzde 9,69 artarak 2 milyon 573 bin 462 ton olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Petrol piyasasında ihracat yüzde 17,2 azaldı</strong></p>
<p>Aynı dönemde petrol piyasasında toplam ihracat yüzde 17,2 azalarak 1 milyon 209 bin 526 ton oldu.</p>
<p>Türkiye'nin denizcilik yakıtları ihracatı yüzde 34,83 azalarak 120 bin 693 ton olarak belirlenirken, motorin türleri ihracatı yüzde 18,76 azalarak 236 bin 336 ton olarak kaydedildi.</p>
<p>Havacılık yakıtları ihracatı yüzde 3,15 artarak 594 bin 749 ton, benzin türleri ihracatı ise yüzde 52,55 azalarak 5 bin 916 ton oldu.</p>
<p>Aynı dönemde toplam rafineri petrol ürünleri üretimi yüzde 1,52 azalışla 3 milyon 405 bin 560 ton olarak gerçekleşti.</p>
<p>Havacılık yakıtları üretimi haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,74 azalarak 583 bin 385 ton, benzin türleri üretimi yüzde 20,04 artarak 521 bin 961 ton oldu. Motorin türlerinin üretimi ise yüzde 4,89 artarak 1 milyon 472 bin 566 ton olarak kaydedildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/petrol-ithalati-yillik-yuzde-129-geriledi-85466</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/02/petrol-1.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ EPDK&#039;nin haziran verilerine göre toplam petrol ve petrol ürünleri ithalatı, yıllık bazda yüzde 12,9 azaldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/hurmuz-bogazindaki-kriz-hali-ihracatcisini-karayoluna-itti-85464</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:56:00 +03:00</pubDate>
            <title> Hürmüz Boğazı&#039;ndaki kriz halı ihracatçısını karayoluna itti, tır karaborsaya düştü</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>NİHAT DÜZGÜN/GAZİANTEP</strong></p>
<p>Küresel tedarik zincirindeki kırılmalar ve lojistik darboğazlar, Türkiye’nin ihracattaki lokomotif kollarından halı sektörünü yeniden test ediyor. Kızıldeniz’de başlayıp Süveyş Kanalı geçişlerini kilitleyen kriz, küresel navlun fiyatlarını tırmandırıp gemileri Ümit Burnu’na püskürtmüştü. Şimdi ise aynı kabus Hürmüz Boğazı üzerinden Körfez bölgesini vuruyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, lojistik maliyetlerindeki patlamayı ve bölgedeki risk haritasını çarpıcı detaylarla özetledi. Deniz yolu sevkiyatlarının durma noktasına geldiğine dikkat çeken Kaplan, tabloyu şu sözlerle aktardı: "Hürmüz Boğazı’nın tıkanması nedeniyle Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn ve Umman’a denizden ulaşamıyoruz. Konteyner fiyatları 3-4 katına çıkmasına rağmen, risk nedeniyle hatlar seferleri tamamen askıya aldı. Herkes Suudi Arabistan’ın Cidde Limanı’na yüklenince liman bu yoğunluğu kaldıramadı, sistem kilitlendi. Gemiler şu an açıkta çaresizce bekliyor."</p>
<p><strong>Karayolunda "tır" karaborsa, navlun 9 bin dolara tırmandı</strong></p>
<p>Denizdeki dev kilitlenme ihracatçıyı mecburen karayoluna sevk etti, ancak orada da arz-talep dengesinin altüst olmasıyla yeni bir kriz patlak verdi. Alternatif olarak tır sevkiyatlarına dönüldü fakat navlun bedelleri 8 bin ila 9 bin dolar seviyelerine dayandı. İhracatçı bu rekor navlun bedellerini ödemeye razı olsa dahi, piyasada sevkiyatı üstlenecek boş tır bulmakta büyük güçlük çekiyor.</p>
<p><strong>"Bu fırtınadan Ar-Ge ve inovasyonla çıkılabilir"</strong></p>
<p>İskender Kaplan, yaşanan tüm lojistik çalkantılara rağmen kalıcı başarının şifresini vererek, "Halı sektöründe kim Ar-Ge ve inovasyonu odağına alır, ülkelerin kültürüne, pazarların dokusuna göre renk, desen ve tasarım geliştirirse fırtınadan her zaman güçlenerek çıkar. Asıl farkı yaratacak olan finansal büyüklük kadar, müşteri odaklı yenilikçiliktir" dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/hurmuz-bogazindaki-kriz-hali-ihracatcisini-karayoluna-itti-85464</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/6/4/1280x720/hurmuz-bogazindaki-kriz-hali-ihracatcisini-karayoluna-itti-tir-karaborsaya-dustu-1786705123.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Körfez’de tırmanan lojistik krizi ve kontrolden çıkan navlun fiyatları, Türk halı sektörünü radikal önlemler almaya zorluyor. Deniz hatlarının servisleri askıya almasıyla rotayı karayoluna kıran ihracatçı, bu kez de tır karaborsasıyla karşı karşıya kaldı. TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, &quot;Hürmüz Boğazı’nın tıkanması nedeniyle Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn ve Umman’a denizden ulaşamıyoruz. Konteyner fiyatları 3-4 katına çıkmasına rağmen, risk nedeniyle hatlar seferleri tamamen askıya aldı. Herkes Suudi Arabistan’ın Cidde Limanı’na yüklenince liman bu yoğunluğu kaldıramadı, sistem kilitlendi. Gemiler şu an açıkta çaresizce bekliyor&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/elektrik-uretimi-yillik-yuzde-65-artti-85461</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:24:00 +03:00</pubDate>
            <title> Elektrik üretimi yıllık yüzde 6,5 arttı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) haziran ayına ait "Elektrik Piyasası Sektör Raporu"nu paylaştı.</p>
<p>Buna göre, lisanslı elektrik üretiminin yüzde 40,12'si hidrolik, yüzde 12,95'i rüzgar, yüzde 12,55'i ithal kömür, yüzde 11,45'i linyit, yüzde 10,91'i doğal gaz ve yüzde 3,99'u güneş enerjisi santrallerinden yapıldı. Bu kaynakları sırasıyla jeotermal, biyokütle, taş kömürü, asfaltit ve fuel-oil izledi.</p>
<p>Türkiye'nin lisanslı elektrik üretimi haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,51 artışla 26 milyon 260 bin 670 megavatsaat olarak gerçekleşti.</p>
<p>Faturalanan elektrik tüketim miktarı ise aynı dönemde yüzde 7,09 artarak 24 milyon 107 bin 49 megavatsaat oldu.</p>
<p>Tüketimin yüzde 40,17'si sanayi, yüzde 25,62'si mesken ve yüzde 27,81'i kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer aboneler tarafından yapıldı. Tüketimde aydınlatmanın payı yüzde 1,61, tarımsal faaliyetlerin payı ise yüzde 4,79 olarak kayıtlara geçti.</p>
<p><strong>Tüketici sayısı ve kurulu güç arttı</strong></p>
<p>Elektrikte tüketici sayısı, haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,56 artarak 52 milyon 511 bin 920'ye ulaştı.</p>
<p>Bu dönemde, sanayi tüketicilerinin sayısında yüzde 0,11, mesken tüketicilerinin sayısında yüzde 2,57, aydınlatma tüketicilerinin sayısında yüzde 2,61, kamu ve özel hizmetler sektörü ve diğer tüketicilerin sayısında yüzde 2,65 ve tarımsal faaliyet tüketicileri sayısında yüzde 1,28 artış görüldü.</p>
<p>Türkiye'nin lisanslı elektrik kurulu gücü de bu dönemde yüzde 3,15 artarak 100 bin 874 megavat oldu.</p>
<p>Kurulu gücün yaklaşık yüzde 24,39'unu doğal gaz, yüzde 23,66'sını barajlı hidrolik, yüzde 14,90'ını rüzgar, yüzde 10,37'sini ithal kömür ve yüzde 10,14'ünü linyit santralleri, kalan bölümünü ise diğer enerji kaynaklarından elektrik üreten tesisler oluşturdu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/elektrik-uretimi-yillik-yuzde-65-artti-85461</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/4/4/1280x720/adm-elektrik-1779774227.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ EPDK&#039;nin haziran verilerine göre lisanslı elektrik üretimi, yıllık bazda yüzde 6,51 artışla 26 milyon 260 bin megavatsaati aştı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/piyasanin-yil-sonu-enflasyon-beklentisi-artti-85457</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:13:00 +03:00</pubDate>
            <title> Piyasanın yıl sonu enflasyon beklentisi arttı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ağustos ayı Piyasa Katılımcıları Anketi'ni paylaştı.</p>
<p>Buna göre Tüketici Fiyat Endeksi'nde (TÜFE) yıl sonu artış beklentisi yüzde 29,21'den yüzde 29,43'e yükseldi.</p>
<p>TCMB, reel ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 68 katılımcıyla gerçekleştirdiği ağustos ayı Piyasa Katılımcıları Anketi'ni yayımladı.</p>
<p>Buna göre, geçen ay yüzde 1,44 olan ağustos ayı TÜFE artışı beklentisi, bu anket döneminde yüzde 1,67'ye çıktı. TÜFE'de artış beklentisi yıl sonu için yüzde 29,21'den yüzde 29,43'e, 24 ay sonrası için ise yüzde 17,83'ten yüzde 18,03'e yükselirken, 12 ay sonrası için yüzde 23,95'ten yüzde 23,69'a indi.</p>
<p>Katılımcıların yıl sonu dolar/TL beklentisi 51,5537'den 51,6567'ye, 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi de 56,6920'den 57,4278'ye çıktı.</p>
<p>Bir önceki anket döneminde 49,3 milyar dolar olan yıl sonu cari işlemler açığı beklentisi 50,2 milyar dolara yükselirken, gelecek yıl için de 43,3 milyar dolardan 44,4 milyar dolara çıktı.</p>
<p><strong>Cari yıl için büyüme beklentisi değişmedi</strong></p>
<p>Ankette cari yıl için Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) artış beklentisi yüzde 3,1 olarak sabit kalırken, gelecek yıl için yüzde 4,1'den yüzde 4'e indi.</p>
<p>Ankette TCMB'nin politika faizine ilişkin ilk toplantı beklentisi yüzde 37 olurken, ikinci toplantı beklentisi yüzde 36,13'e, üçüncü toplantı beklentisi yüzde 35,25'e gerilerken 12 ay sonrası için politika faizi beklentisi ise yüzde 29,59'a yükseldi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/piyasanin-yil-sonu-enflasyon-beklentisi-artti-85457</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/alisveris-market-sepet.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Merkez Bankası&#039;nın ağustos anketine göre piyasanın enflasyonda artış beklentisi, yıl sonu için yüzde 29,43&#039;e, 24 ay sonrası için yüzde 18,03&#039;e yükselirken, 12 ay sonrası için yüzde 23,69&#039;e geriledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/insaat-uretiminde-yillik-yuzde-6lik-azalma-85456</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:10:00 +03:00</pubDate>
            <title> İnşaat üretiminde yıllık yüzde 6&#039;lık azalma</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ait inşaat üretim endeksi verilerini açıkladı.</p>
<p>Buna göre endeks, haziranda yıllık bazda yüzde 6 azaldı.</p>
<p>İnşaatın alt sektörleri incelendiğinde, söz konusu ayda geçen yılın aynı ayına kıyasla bina inşaatı sektörü endeksi yüzde 7,5, özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 7,6 azalırken, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi yüzde 4,5 arttı.</p>
<p>İnşaat üretim endeksi, haziranda aylık bazda da yüzde 0,5 azalış gösterdi.</p>
<p>Bina inşaatı sektörü endeksi aylık yüzde 0,4, özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 1 azalırken, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi yüzde 0,1 yükseldi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/insaat-uretiminde-yillik-yuzde-6lik-azalma-85456</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/12/insaat-1.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TÜİK&#039;in haziran verilerine göre, inşaat üretimi endeksi yıllık bazda yüzde 6 geriledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/yurt-disindan-gecici-getirilen-araclara-duzenleme-85474</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yurt dışından geçici getirilen araçlara düzenleme</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ticaret Bakanlığının "Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ"i Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>
<p>Tebliğin mevcut hükümlerine göre, Türkiye Gümrük Bölgesi dışında yerleşik kişilerden, malulen emekli olanlar ile ön emeklilik hakkı kazananlar dahil yurt dışından emekli olanların, emeklilik belgesini ibraz etmeleri halinde, taşıtlarına 730 gün süre veriliyor.</p>
<p>Tebliğ değişikliği ile ibraz edilmesi gereken emeklilik belgesinin tanımı yeniden belirlendi.</p>
<p>Buna göre, yurt dışından emekli olduğunu gösterecek kişilerce, çalışmaya bağlı olarak hak edilen ilgili ülkenin sosyal güvenlik mevzuatı gereğince düzenlenen belge ile bu belgenin elçilik, konsolosluk veya noterlerce onaylanmış Türkçe tercümesi emeklilik belgesi olarak kabul edilecek.</p>
<p>Tebliğle, hak sahibi dışında aracı kullanacak kişilere ilişkin esaslar da yeniden belirlendi. Buna göre, turistik kolaylıklardan faydalanılarak geçici olarak ithal edilen araçlar, izin hak sahibinin ikamet yeri Türkiye dışında bulunan eşi veya akrabası olan kişilerce kullanılabilecek. İzin hak sahibinin araçta bulunması kaydıyla ikamet yeri Türkiye dışında bulunan kişilerce de söz konusu araçların kullanılması mümkün olacak.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/yurt-disindan-gecici-getirilen-araclara-duzenleme-85474</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/5/4/1280x720/elektrikli-arac-otomotiv-1756984869.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Yurt dışında yaşayan kişilerin geçici olarak Türkiye&#039;ye getirdikleri araçlarla ilgili esaslar yeniden belirlendi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/uraloglu-dogrudan-hizli-trenle-baglanan-il-sayimizi-27ye-yukseltmeyi-hedefliyoruz-85470</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:44:00 +03:00</pubDate>
            <title> Uraloğlu: Doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayımızı 27&#039;ye yükseltmeyi hedefliyoruz</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti'nin iktidara geldiği 2002'den itibaren demir yollarında yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Yazılı açıklamada, Türkiye'nin hızlı tren işletmeciliğinde Avrupa'nın 6'ncı, dünyanın 8'inci ülkesi konumunda olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, "Hızlı trenlerimizle bugüne kadar 114 milyon yolcu taşıdık. Demir yollarımızı Türkiye'nin ulaşım sisteminin yeniden güçlü bir parçası haline getirdik. Demir yolu ağımızı 10 bin 948 kilometreden 13 bin 919 kilometreye ulaştırdık. Sıfırdan 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Uraloğlu, yalnızca yeni demir yolu hatları inşa etmekle kalmadıklarını, mevcut altyapının da kapsamlı dönüşümden geçtiğini aktardı.</p>
<p>Bütün demir yolu ağını yenilediklerini ve modernize ettiklerini bildiren Uraloğlu, "Hatlarımızın yüzde 61'ini sinyalli, yarısından fazlasını elektrikli hale getirerek mevcut altyapımızı dünya standartlarında bir demir yolu ağına dönüştürdük." ifadesini kullandı.</p>
<p>Uraloğlu, yeni hızlı tren ve demir yolu yatırımlarının Türkiye genelinde devam ettiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:</p>
<p>"Ankara-İzmir, Halkalı-Kapıkule, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum ve Karaman-Ulukışla gibi hatlarımızın yapımlarını sürdürüyoruz. Hızlı tren ağını genişletmeye devam edeceğiz. 2028'e kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayımızı 11'den 27'ye yükseltmeyi hedefliyoruz."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/uraloglu-dogrudan-hizli-trenle-baglanan-il-sayimizi-27ye-yukseltmeyi-hedefliyoruz-85470</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/6/0/1280x720/uraloglu-1781355763.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bakan Uraloğlu, son 24 yılda yürütülen çalışmalarla demir yolu ağının 13 bin 919 kilometreye yükseltildiğini ve sıfırdan 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa edildiğini belirtti. Uraloğlu, &quot;Hızlı tren ağını genişletmeye devam edeceğiz. 2028&#039;e kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayımızı 11&#039;den 27&#039;ye yükseltmeyi hedefliyoruz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/aksa-enerjiden-ilk-yarida-73-milyar-lira-faiz-oncesi-kar-85468</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:11:00 +03:00</pubDate>
            <title> Aksa Enerji&#039;den ilk yarıda 7,3 milyar lira faiz öncesi kâr</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Aksa Enerji, yılın ilk yarısına ait konsolide finansal sonuçlarını açıkladı.</p>
<p>8 ülkedeki 15 santral operasyonu ve 3 bin 500 megavat üzeri kurulu gücüyle global bir enerji şirketi konumuna ulaşan şirketin faiz, amortisman ve vergi öncesi kârının (FAVÖK) 7,3 milyar lira ve net dönem kârının 1,2 milyar lira olarak gerçekleştiği, FAVÖK marjının yüzde 36 seviyesinde oluştuğu bildirildi.</p>
<p>Açıklamaya göre, son yıllarda hızlandırdığı yatırımlarıyla kapasite, coğrafya ve kaynak çeşitliliği odağında büyümesini sürdüren şirket, bu dönemde Kazakistan'daki 264 megavatlık Kızılorda Santrali'ni tam kapasiteyle ticari işletmeye alırken, Gana'daki 350 megavatlık Kumasi yatırımının 179 megavat kurulu güce sahip ilk fazının kombine çevrim dönüşümünü tamamladı.</p>
<p>Türkiye'deki depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarında da ilk projelerini devreye aldı. Aksa Enerji, süregelen yatırımların devreye girmesiyle operasyonel kapasitesini artırdı.</p>
<p>Kazakistan'daki 264 megavatlık Kızılorda Santrali'nin tam kapasiteyle ticari işletmeye alınması şirketin Orta Asya'daki varlığını güçlendirirken, depolamalı yenilenebilir enerji yatırımları da kaynak çeşitliliğini artırarak Türkiye'nin enerji dönüşümüne katkı sağladığı vurgulandı.</p>
<p>Açıklamanın devamında şu bilgilere yer verildi: "Gana'da iki faz halinde hayata geçirilen ve toplamda 350 megavat kurulu güce ulaşması planlanan Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali'nin 179 megavatlık ilk fazının kombine çevrim dönüşümünün tamamlanması şirketin Afrika'daki uzun vadeli büyüme stratejisindeki önemli adımlardan biri oldu. Kazakistan'daki ilk yatırımını hayata geçiren şirket, Özbekistan'daki 1220 megavatlık kurulu gücüyle birlikte Orta Asya’daki toplam kurulu gücünü 1484 megavata ulaştırdı. Gaziantep'te hayata geçirilen Pamuk Depolamalı Güneş Enerjisi Santrali ticari üretime başlarken, Şanlıurfa'daki RASA Müstakil Elektrik Depolama Tesisi ise tedarik lisansı kapsamında işletmeye alınan Türkiye'nin ilk müstakil elektrik depolama tesisi oldu. Aynı dönemde, Manisa'da hayata geçirilmesi planlanan 82,16 megavat kurulu güçteki Depolamalı Rüzgar Enerji Santrali projesinin ve Kayseri'de planlanan 10 megavat kurulu güce sahip olacak Fatih Depolamalı Güneş Enerjisi Santrali projesinin elektrik üretim lisansı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından onaylandı. Aksa Enerji, Türkiye genelinde 11 ilde toplam 941 megavat kurulu güce ulaşması planlanan depolamalı yenilenebilir enerji yatırım portföyünü hayata geçirmek üzere çalışmalarını sürdürüyor." </p>
<p>Şirket, farklı coğrafyalarda hayata geçirdiği enerji yatırımları ve bu yatırımları destekleyen finansman yapılarıyla "En İyi Güneş Enerjisi Finansmanı Anlaşması" ve "Afrika'daki En İyi Enerji Finansmanı Anlaşması" ödüllerini aldı.</p>
<p><strong>"Uzun vadeli değer yaratmaya devam edeceğiz"</strong></p>
<p>Aksa Enerji Üst Yöneticisi (CEO) ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal, yılın ilk yarısının, devam eden yatırım programının sonuçlarının çok daha görünür hale geldiği bir dönem olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p>"Finansal disiplinimizi ve operasyonel odağımızı korurken yeni yatırımlarımızla kapasitemizi ve coğrafi çeşitliliğimizi güçlendirdik. Kazakistan’daki Kızılorda Santralimizin tam kapasiteyle devreye girmesiyle Orta Asya'daki varlığımızı büyütürken, Türkiye'de depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarımızın ilk projelerini üretime aldık. Afrika'daki operasyonlarımızın amiral gemisi konumundaki Gana’da ise Kumasi Santral yatırımımızın 179 megavatlık ilk fazının kombine çevrim dönüşümünü tamamladık ve ülkedeki toplam kurulu gücümüzü 549 megavata yükselttik."</p>
<p>Ağbal, önümüzdeki dönemde de 941 megavatlık depolamalı yenilenebilir enerji yatırım portföyünün adım adım hayata geçirileceğini ifade etti.</p>
<p>Büyümenin yalnızca kurulu güç artışı olarak görülmediğinin altını çizen Ağbal, "Doğru projeyi doğru sözleşme ve finansman modeliyle hayata geçirmek, kaynak ve coğrafya çeşitliliğimizi artırmak ve büyüyen global operasyonlarımızı güçlü bir kurumsal altyapıyla desteklemek sürdürülebilir yüksek büyüme stratejimizin temelini oluşturuyor. Uluslararası alanda ödüllendirilen finansman modellerimiz ve dijital dönüşüm yatırımlarımız bu stratejiyi destekleyen önemli adımlar oldu. Finansal disiplinimizi koruyarak, Türkiye'de ve faaliyet gösterdiğimiz coğrafyalarda uzun vadeli değer yaratmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/aksa-enerjiden-ilk-yarida-73-milyar-lira-faiz-oncesi-kar-85468</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/02/naci-agbal.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Aksa Enerji&#039;nın yılın ilk yarısında 7,3 milyar lira faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı elde ettiği bildirildi. Aksa Enerji CEO&#039;su Naci Ağbal, &quot;Finansal disiplinimizi ve operasyonel odağımızı korurken yeni yatırımlarımızla kapasitemizi ve coğrafi çeşitliliğimizi güçlendirdik.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/kuveyt-turkten-2-ceyrekte-30-milyar-lira-konsolide-net-kar-85465</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kuveyt Türk&#039;ten 2. çeyrekte 30 milyar lira konsolide net kâr</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Kuveyt Türk, 2026 yılının ikinci çeyreğine ait konsolide finansal sonuçlarını paylaştı.</p>
<p>Buna göre, kullandırdığı fon büyüklüğü geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 38 artışla 799 milyar liraya ulaşan bankanın konsolide aktif büyüklüğü 1,6 trilyon liraya yükseldi.</p>
<p>İkinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34 artışla 30 milyar lira net kâr elde eden bankanın öz kaynakları ise 160 milyar liraya ulaştı. Söz konusu dönemde, Kuveyt Türk'ün toplam fonlama tabanı 1,24 trilyon lira seviyesine çıkarken, cari hesabın toplanan fonlar içindeki payı yüzde 61 oldu.</p>
<p>Bankanın donuk alacaklar oranı yüzde 2,94, yıllıklandırılmış ortalama öz kaynak kârlılığı ise yüzde 40 seviyesinde gerçekleşti. Yasal limiti yüzde 12 olan sermaye yeterlilik oranı da yüzde 17,86 olarak kaydedildi.</p>
<p><strong>"İstikrarlı büyümemizi sürdürdük"</strong></p>
<p>Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, 2026 yılının ikinci çeyreğinde, küresel ekonomideki belirsizlikler ve dalgalanmalara rağmen katılım finans sektörünün dinamik yapısı sayesinde istikrarlı büyümelerini sürdürdüklerini belirtti.</p>
<p>Uyan, sıkılaşma politikalarının ve dezenflasyon sürecinin şekillendirdiği bu dönemde, risk yönetimi disiplininden ödün vermeden reel sektörü, üretimi ve ihracatı desteklemeye öncelik verdiklerini ifade etti.</p>
<p>Yılın ikinci çeyreğinde 1,60 trilyon lira konsolide büyüklüğe ulaştıklarını belirten Uyan, şunları kaydetti:</p>
<p>"İlk yarıyıl finansal sonuçlarımız, katılım finans ilkelerine bağlı kalarak sunduğumuz yenilikçi çözümlerin ve sürdürülebilir büyüme stratejimizin somut bir karşılığını oluşturuyor. Yılın ikinci yarısında da müşterilerimize ve paydaşlarımıza değer sunmaya, dijitalleşme yatırımlarımızla kesintisiz hizmet vermeye, katılım finans sektöründe öncü rolümüzü pekiştirerek, müşterilerimiz için güvenilir ve çözüm odaklı bir iş ortağı olmaya devam edeceğiz."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/kuveyt-turkten-2-ceyrekte-30-milyar-lira-konsolide-net-kar-85465</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/9/8/1280x720/ufuk-uyan-1782732173.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kuveyt Türk&#039;ün yılın ikinci çeyreğinde 30 milyar lira konsolide net kâr elde ettiği bildirildi. Genel Müdür Ufuk Uyan, &quot;İlk yarıyıl finansal sonuçlarımız, katılım finans ilkelerine bağlı kalarak sunduğumuz yenilikçi çözümlerin ve sürdürülebilir büyüme stratejimizin somut bir karşılığını oluşturuyor.&quot; açıklaması yaptı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/hizmet-uretimi-haziranda-yuzde-06-artti-85455</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Hizmet üretimi haziranda yüzde 0,6 arttı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ait hizmet üretim endeksi verilerini açıkladı.</p>
<p>Buna göre endeks, haziranda geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 1,3 arttı.</p>
<p>Alt sektörler incelendiğinde, yıllık bazda ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 1,3, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 1,5, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 9,4, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 1,7 artarken, gayrimenkul hizmetleri yüzde 8,8, idari ve destek hizmetleri ise yüzde 3,8 azaldı.</p>
<p><strong>Aylık veriler</strong></p>
<p>Hizmet üretim endeksi, haziranda bir önceki aya göre yüzde 0,6 yükseldi.</p>
<p>Alt sektörler incelendiğinde, aylık bazda ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 1,9, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 8,7 artarken, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 1,1, gayrimenkul hizmetleri yüzde 1,9, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 2,7, idari ve destek hizmetleri yüzde 3,5 azalış kaydetti.​​​​​​​</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/hizmet-uretimi-haziranda-yuzde-06-artti-85455</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/7/9/1/1280x720/otel-rezervasyon-1764315521.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TÜİK&#039;in haziran verilerine göre hizmet üretim endeksi, yıllık bazda yüzde 1,3, aylık bazda yüzde 0,6 arttı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/turkiye-finans-katilim-bankasindan-ilk-yarida-46-milyar-lira-net-kar-85459</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:33:00 +03:00</pubDate>
            <title> Türkiye Finans Katılım Bankası&#039;ndan ilk yarıda 4,6 milyar lira net kâr</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Finans Katılım Bankası, 2026 yılının ilk yarısına ait mali sonuçlarını paylaştı. </p>
<p>Kamuyu Aydınlatma Platformuna da bildirilen sonuçlara göre, haziran sonu itibarıyla Bankanın toplam aktifleri 436 milyar liraya ulaşırken, topladığı fonlar yüzde 20 artışla 283 milyar lira seviyesine yükseldi.</p>
<p>Topladığı kaynakların önemli bölümünü üretim ve ticaretin finansmanına yönlendiren bankanın, kullandırdığı fonları yüzde 13 oranında artırarak 256 milyar liraya çıkardığı belirtildi. Sonuçlara göre, 59 milyar lira tutarındaki gayrinakdi finansmanla ekonomiye sağlanan toplam destek 315 milyar lira olarak gerçekleşti.</p>
<p>Banka, net kârını geçen yılın ilk 6 aylık dönemine göre yüzde 230 artırarak 4,6 milyar liraya yükseltti. Yasal öz kaynaklarını 45 milyar lira seviyesine çıkaran bankanın, yüzde 16,2 seviyesindeki sermaye yeterlilik oranıyla sermaye yapısını koruduğu bildirildi.</p>
<p>Açıklamaya göre, yılın ikinci çeyreğinde Türkiye Finans Katılım Bankasının yenilikçi yaklaşımı, ulusal ve uluslararası platformlarda aldığı ödüllerle tescillendi. Banka, World Economic Magazine Awards 2026 kapsamında "Türkiye'nin En Yenilikçi Katılım Bankası" seçilirken, Global Business &amp; Finance Magazine Awards tarafından "Katılım Bankacılığında Mükemmellik" ödülüne layık görüldü. Dijital bankacılık alanındaki ARI AI Assistant ve MİM Asistan projeleri de ulusal ve uluslararası platformlarda ödüller kazandı.</p>
<p>Banka, Business Life Global 100 Türk Markası araştırmasında yer alan tek katılım bankası olurken, Forbes Türkiye'nin "En İyi İşverenler 2026" araştırmasında da bankacılık ve finans kategorisinde öne çıkan kurumlar arasında yer aldı.</p>
<p><strong>"Katılma hesaplarımızda yüzde 37'lik büyüme yakaladık"</strong></p>
<p>Türkiye Finans Katılım Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Vekili Müge Öner, ikinci çeyrekte küresel ekonomide belirsizliklerin etkisini sürdürdüğü, jeopolitik gelişmelerin, ticaret politikalarındaki değişimlerin ve sıkı finansal koşulların ekonomik görünümü şekillendirmeye devam ettiği bir dönem yaşandığını belirtti.</p>
<p>Öner, değişen ekonomik koşullara çevik organizasyon yapıları, disiplinli risk yönetimi anlayışları ve güçlü finansal yapılarıyla uyum sağlarken, müşterilerini ve reel ekonomiyi kesintisiz desteklemeyi sürdürdüklerini ifade etti.</p>
<p>İkinci çeyrek boyunca dijital yetkinliklerini geliştirmeye, müşteri deneyimini güçlendirmeye ve katılım finans ilkeleri doğrultusunda üretime, yatırıma ve ticarete katkı sağlayan çözümler sunmaya odaklandıklarını belirten Öner, şunları kaydetti:</p>
<p>"Yılın ikinci yarısına girerken de değişen koşullara uyum sağlamayı, müşterilerimizin yanında olmayı ve reel ekonomiyi desteklemeyi sürdüreceğiz. Katılım finans ilkelerine dayalı iş modelimiz sayesinde bu dönemde hem müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarına güçlü çözümler sunduk hem de tasarruf sahiplerinin birikimlerine sürdürülebilir değer kazandırdık. Müşterilerimizin bankamıza duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biri de ilk 6 ayda katılma hesaplarımızda yakaladığımız yüzde 37'lik büyüme oldu. Bankamızın fonlama gücü, üretim ekonomisini yönlendirmeyi sürdürdü. Katılım fonlarımızı ekonomiye kazandırmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de güçlü sermaye yapımızı koruyarak, hacimsel büyümenin ötesinde katma değer üreten, sürdürülebilir ve nitelikli büyümeye odaklanmaya devam edeceğiz."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/turkiye-finans-katilim-bankasindan-ilk-yarida-46-milyar-lira-net-kar-85459</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/5/9/1280x720/turkiye-finans-katilim-1786702977.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türkiye Finans Katılım Bankası&#039;nın yılın ilk yarısında 4,6 milyar lira net kâr elde ettiği bildirildi. Genel Müdür Vekili Müge Öner, &quot;Katılım finans ilkelerine dayalı iş modelimiz sayesinde bu dönemde hem müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarına güçlü çözümler sunduk hem de tasarruf sahiplerinin birikimlerine sürdürülebilir değer kazandırdık.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/lisansli-depo-tebliginde-degisiklik-85441</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:21:00 +03:00</pubDate>
            <title> Lisanslı depo tebliğinde değişiklik</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan "Hububat, Baklagiller ve Yağlı Tohumlar Lisanslı Depo Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ" Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Tebliğde yapılan düzenlemeye göre, hububat, baklagiller ve yağlı tohumlar için kullanılan lisanslı depo işletmelerinin merkezinde ve şubelerinde bulunan depoların her birinin kapasitesi 35 bin tondan az olmayacak.</p>
<p>İşletmelerin sahip olması gereken asgari ödenmiş sermaye şartları da düzenlendi. Buna göre, 35 bin tona kadar kapasitesi bulunan işletmenin 20 milyon lira, 35 bin 1 ton ile 70 bin ton arasında kapasitesi bulunan işletmenin 30 milyon lira, 70 bin 1 ton ile 110 bin ton arasında kapasitesi bulunan işletmenin 40 milyon lira ödenmiş sermayesi bulunacak. Ayrıca, 110 bin tonu aşan her 30 bin ton için 5 milyon lira ilave asgari ödenmiş sermaye gerekecek.</p>
<p>Asgari sermaye tutarının altında kalan işletmeler, sermayelerini 31 Aralık 2028 tarihine kadar yükseltecek.</p>
<p>Tebliğden önce Bakanlıktan belirli bir kapasite için kuruluş, şube açılış veya kapasite artış izni alan işletmelere, 31 Aralık 2028'e kadar süre tanınacak.</p>
<p>Düzenlemeden önce Bakanlıktan lisans alarak faaliyet gösteren işletmeler tarafından kapasite artışı talep edilmesi halinde, 11 Mart 2026 tarihli "Lisanslı Depo İşletmelerine Kuruluş İzni Verilmesi Hakkında Tebliğ" hükümleri çerçevesinde izin alınacak.</p>
<p><strong>Tesis sahasına 10 çelik silo şartı</strong></p>
<p>Öte yandan Bakanlığın "Lisanslı Depo İşletmelerine Kuruluş İzni Verilmesi Hakkında Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ"i de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>
<p>Tebliğe göre, işletmelerin kuruluş izni başvurularında ticari ve mali itibar ile güvenirlik esasları dikkate alınarak olumlu görülmeyen başvurular reddedilecek.</p>
<p>Lisanslı Depoculuk Tazmin Fonu'na işletmeler tarafından yapılan ödemeler, kuruluş izni kapasitesini aşan işletmelerin izin başvurularının ve sıralamasının değerlendirmesinde öncelik sağlamayacak.</p>
<p>Çeltik hariç hububat ürün grubunda faaliyet gösterecek işletmeler, depolarını yatay şekilde inşa edemeyecek. Hububat, baklagiller ve yağlı tohumlar için faaliyet gösterecek işletmelerin tesis sahasında 10'dan az silo bulunmayacak.</p>
<p>İşletmeler, depo kapasitelerini 35 bin tona artırmak için düzenlemenin yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde İç Ticaret Genel Müdürlüğüne başvurabilecek. İşletmeler, artırım izninden itibaren iki yıl içinde faaliyet izni almak zorunda olacak.</p>
<p>Kuruluş izni kapasitesinin üzerinde depo ve tesisi bulunan ve lisans almış işletmelere, aşılan kapasitelerinin üzerinde olmamak kaydıyla bir defaya mahsus 10 bin tona kadar kapasite artış izni verilebilecek.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/lisansli-depo-tebliginde-degisiklik-85441</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/7/7/1/1280x720/denizli-ticaret-borsasi-baskani-ibrahim-tefenlili-tum-ureticilerimizi-lisansli-depoculuk-sistemine-bekliyoruz-1784792311.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Resmi Gazete&#039;de yayımlanan değişiklikle hububat, baklagiller ve yağlı tohumlar için kullanılan lisanslı depoların kapasitesinin en az 35 bin ton olması kararlaştırıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/ucretli-calisan-sayisinda-yillik-yuzde-25lik-artis-85451</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Ücretli çalışan sayısında yıllık yüzde 2,5&#039;lik artış</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ait ücretli çalışan istatistiklerini yayımladı.</p>
<p>Buna göre, Haziran 2025'te 15 milyon 932 bin 665 kişi olan sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, haziranda yüzde 2,5 artışla 16 milyon 334 bin 751 kişiye yükseldi.</p>
<p>Söz konusu ayda ücretli çalışan sayısı, sanayi sektöründe yıllık bazda yüzde 1,1 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 7,1 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 3,5 arttı.</p>
<p>- Aylık değişim</p>
<p>Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, haziranda mayısa göre yüzde 1 artış gösterdi.</p>
<p>Bu dönemde ücretli çalışan sayısı, sanayi sektöründe yüzde 0,9, inşaat sektöründe yüzde 2, ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,8 yükseldi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/ucretli-calisan-sayisinda-yillik-yuzde-25lik-artis-85451</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/2/9/1280x720/isci-calisan-fabrika-1782452964.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TÜİK&#039;in haziran verilerine göre sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, yıllık bazda yüzde 2,5 artışla 16 milyon 334 bini aştı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/penta-teknolojiden-ilk-yarida-13-milyar-lira-brut-kar-85448</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 10:11:00 +03:00</pubDate>
            <title> Penta Teknoloji&#039;den ilk yarıda 1,3 milyar lira brüt kâr</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Penta Teknoloji, 2026'nın ilk yarısına ait finansal sonuçlarını paylaştı.</p>
<p>Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) da bildirilen sonuçlara göre, 2026 yılının ilk yarısında Penta Teknoloji'nin konsolide cirosu, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 23 artarak 17,3 milyar liraya yükseldi.</p>
<p>Yılın ilk 6 ayında brüt kârı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artışla 1,3 milyar lira olarak gerçekleşen şirket, 155,1 milyon lira vergi öncesi kâr elde ederken, faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) yüzde 24 artışla 616,5 milyon lira seviyesine ulaştı. Bu dönemde FAVÖK marjı ise yüzde 3,6 olarak kaydedildi.</p>
<p>Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, 35 yılı aşan deneyimleri, güven ve yenilik odaklı ekosistemleriyle dünyanın önde gelen teknoloji üreticilerinin ürün ve çözümlerini Türkiye pazarına sunduklarını, işletmelerin ve tüketicilerin dijital dönüşüm yolculuğuna ve sektörün büyümesine katkı sağladıklarını belirtti.</p>
<p>Bu yılın ilk yarısında elde ettikleri sonuçların, sürdürülebilir büyüme stratejilerinin ve satıştan tedarik zincirine uzanan iş yapış süreçlerine yönelik yatırımlarının önemini ortaya koyduğuna aktaran Erünsal, şunları kaydetti:</p>
<p>"Güçlü iş ortaklıklarımız, geniş ürün portföyümüz ve dijitalleşmeyi merkeze alan iş modelimiz sayesinde değişen pazar dinamiklerine hızla uyum sağlayarak, büyüme performansımızı devam ettirdik. Yılın ikinci yarısında da yapay zeka, veri yönetimi ve bulut teknolojileri başta olmak üzere, odaklandığımız alanlarda büyüme istikrarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz. Verimliliğimizi artıran dijital yatırımlarımız, operasyonel mükemmellik anlayışımız ve insan odaklı kurum kültürümüzle büyüme hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz. Önümüzdeki dönem, iş ortaklarımızın dijital dönüşüm yolculuğunu desteklemeye ve teknoloji ekosistemine uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/penta-teknolojiden-ilk-yarida-13-milyar-lira-brut-kar-85448</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/4/8/1280x720/fatih-erunsal-1786700489.webp" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Penta Teknoloji yılın ilk yarısında 1,3 milyar lira brüt kâr elde ettiği bildirildi. Genel Müdür Fatih Erünsal, &quot;Verimliliğimizi artıran dijital yatırımlarımız, operasyonel mükemmellik anlayışımız ve insan odaklı kurum kültürümüzle büyüme hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/blg-varlikin-faaliyet-izni-iptal-edildi-85453</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 10:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> BLG Varlık&#039;ın faaliyet izni iptal edildi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (BDDK), BLG Varlık Yönetim AŞ'nin faaliyet izninin iptaline ilişkin kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Kurul kararına göre, 6 Ağustos'ta yapılan toplantıda, BLG Varlık Yönetim AŞ'nin faaliyet izninin Varlık Yönetim Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları ile Devralınacak Alacaklara İlişkin İşlemler Hakkında Yönetmeliğin 17'nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca iptal edilmesi kararlaştırıldı.</p>
<p><strong>Şirketten açıklama</strong></p>
<p>BLG Varlık, konu hakkında kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla açıklama yaptı.</p>
<p>Açıklamada, orta ve uzun vadeli stratejik planlamaları doğrultusunda varlık yönetimi faaliyetlerine son verme kararı alındığı ve bu kapsamda faaliyet izninin iptali için BDDK nezdinde başvuruda bulunulduğu belirtildi.</p>
<p>BLG Varlık Yönetim AŞ Yönetim Kurulu'nun 9 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirdiği toplantıda, varlık yönetimi faaliyetlerine son verilmesi amacıyla faaliyet izninin iptali için BDDK’ye başvuruda bulunulmasına oy birliğiyle karar verildiği ifade edildi.</p>
<p>Şirket tarafından yapılan başvuru ve devam eden resmi süreç sonucunda, BDDK tarafından kendi yetki ve değerlendirmesi çerçevesinde faaliyet izninin iptaline karar verildiği bildirildi.</p>
<p>Faaliyet izninin BDDK tarafından iptal edilmesinin ardından BLG Varlık Yönetim AŞ’nin esas sözleşme tadil sürecini başlatacağı kaydedildi. Bu kapsamda şirket ünvanında yer alan "Varlık Yönetim" ibaresinin çıkarılması ve faaliyet konusunun şirketin yeni stratejik hedefleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesinin planlandığı belirtildi.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/blg-varlikin-faaliyet-izni-iptal-edildi-85453</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/01/bddk.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ BDDK, BLG Varlık Yönetim AŞ&#039;nin faaliyet iznini iptal etti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/suresi-bitecek-antidamping-uygulamalari-icin-teblig-85440</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 10:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Süresi bitecek antidamping uygulamaları için tebliğ</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/ANKARA</strong></p>
<p>Ticaret Bakanlığı’nın Resmi Gazete’nin 14 Ağustos günlü sayısında yayımlanan Tebliğ ile (Tebliğ No: 2026/28) ile yönetmelik ve tebliğlerle uygulamaya çeşitli tarihlerde girmiş dampinge ve sübvansiyona karşı önlemlerden bazılarının 2027’nin ilk yarısında süresinin biteceği hatırlatıldı.</p>
<p>Genel mevzuat kapsamında 5 yılda bu önlemlerin bittiği hatırlatılan Tebliğde, Türkiye’deki firmaların “nihai gözden geçirme başvurusu” yapabileceği hatırlatıldı. Süresi bitecek önlemlere konu mallar arasında çeşitli elektrik motorları, pompalar, bisiklet-motosiklet parçaları, bazı camlar, iklimlendirme-soğutma tesis ve ekipmanları bulunuyor. Tam liste ilgili tebliğde yayınlandı. </p>
<p>Tebliğde, her bir GTİP numarasıyla uygulanmış damping-sübvansiyon önlemine konu ürünlerin süre bitiminden önce, yeterli delillerle nihai gözden geçirme soruşturması (NGSS) istenebileceği vurgulandı. Başvurular süre bitmesinden en geç üç ay önce yapılması gerekiyor. NGSS isteyecek şirketlerin Bakanlığın İthalat Genel Müdürlüğü Damping ve Sübvansiyon Dairesi’nden bilgi alabileceği, başvuru formuna ise Bakanlığın https://www.ticaret.gov.tr/ithalat uzantılı sitesinde “Ticaret Politikası Savunma Araçları”, “Damping ve Sübvansiyon”, “Başvuru ve Soru Formları” sekmeleri izlenerek ulaşılabileceği kaydedildi. </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/suresi-bitecek-antidamping-uygulamalari-icin-teblig-85440</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/7/2/5/1280x720/ticaret-bakanligi-1752063094.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ticaret Bakanlığı, gelecek yılının ilk yarısında yürürlük süresi dolacak bazı eşyalara yönelik mevcut dampinge ve sübvansiyona karşı önlemleri duyurdu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/btso-baskan-adayi-ozer-matli-60-bin-uyenin-tamaminin-yonetimi-olacagiz-85426</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 09:53:00 +03:00</pubDate>
            <title> BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: 60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ESRA ÖZARFAT/BURSA</strong></p>
<p>Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı’nın ev sahipliğinde, oda üyelerine yönelik çalışmaların yürütüleceği Birlikte Çalışma Merkezi hizmete açıldı. Matlı Plaza’da gerçekleştirilen açılış programında konuşan Matlı, BTSO’nun Bursa iş dünyasının tamamını kucaklayan, üyelerinin sorunlarına çözüm üreten ve değişen ekonomik koşullara göre kendini yenileyen bir yapıya kavuşması gerektiğini söyledi. BTSO’nun geçmişten bugüne taşıdığı birikime sahip çıkmanın, kurumu geleceğin ihtiyaçlarına hazırlamakla mümkün olduğunu ifade eden Matlı, “Güçlenmek, sorumluluk almak ve iş dünyasını geleceğe hazırlamak için yola çıktık” dedi.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a7ebb826a191-1786690434.JPG" alt="" width="382" height="455" /></p>
<p>Bursa Ticaret Borsası’ndaki görev süresinde kurumun kurumsal gücünü ve etkinliğini artıran projelere imza attıklarını belirten Matlı, bu deneyimi BTSO’ya taşımaya hazır olduklarını söyledi. Matlı, “Biz hedef koymayı da hedefe ulaşmayı da biliyoruz. Kaynak üretmeyi de kaynakları doğru kullanmayı da biliyoruz. Bir kurumu büyütmenin çok konuşmakla değil; doğru kadroyla, disiplinle, emekle ve sonuç almakla mümkün olduğunu biliyoruz. Şimdi bu birikimi Bursa’nın 60 bin üyesi için kullanmaya hazırız” ifadelerini kullandı.</p>
<h2><strong>“Sahaya çıktık, üyelerimizi dinledik”</strong></h2>
<p>BTSO Başkan adaylığı sürecinde masa başında hazırlanan söylemlerle değil, doğrudan sahaya çıkarak çalışmalar yürüttüklerini anlatan Matlı, farklı sektörlerden iş insanları ve meslek kuruluşlarıyla bir araya geldiklerini söyledi. Kapalıçarşı’da esnafla, Beşevler’de ustalarla, organize sanayi bölgelerinde sanayiciler ve üreticilerle buluştuklarını belirten Matlı, meslek kuruluşları, dernekler ve sektör temsilcilerinin görüşlerini dinlediklerini kaydetti. Matlı, “KOBİ’lerimizin, küçük işletmelerimizin, esnafımızın, tüccarımızın sesini yükselttik. Üyenin odadaki yerini, komitelerin gücünü, adaleti ve şeffaflığı yeniden oluşturduk” dedi. </p>
<h2><strong>“Adaylık irademiz bile üyelerin gündemini değiştirdi”</strong></h2>
<p>Adaylık sürecinin dahi BTSO üyelerinin sorunlarını daha fazla gündeme taşıdığını savunan Matlı, göreve gelmeleri halinde oda yönetiminin merkezine üyeleri koyacaklarını söyledi. Matlı, “Daha adaylık irademiz bile 60 bin üyemizin gündemini merkezine taşıdı. Göreve geldiğimizde 60 bin üyemiz merkeze taşınacak. Bugün gündeme taşıdığımız KOBİ’lerimizi, küçük işletmelerimizi ve bütün sektörlerimizi yarın bütün gücümüzle birlikte ileriye taşıyacağız” ifadelerini kullandı.</p>
<h2><strong>“Kimse tercihi nedeniyle tedirgin olmasın”</strong></h2>
<p>BTSO üyelerine tercihleri nedeniyle herhangi bir baskı veya tedirginlik yaşamamaları çağrısında bulunan Matlı, seçim sürecinin oda üyeleri arasındaki birlikteliğe zarar vermemesi gerektiğini söyledi. “Bize destek veren, henüz vermeyen ve başka düşünen her üye bu odanın ayrılmaz bir parçasıdır” diyen Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Kimse kendini yalnız hissetmesin. Tercihi ya da desteği nedeniyle tedirgin olmasın. Hangi şartta olursa olsun biz 60 bin üyemizin sorunlarının çözümlerini konuşmaya devam edeceğiz. Bizim yürüyüşümüz Bursa iş dünyasını birleştirme, büyütme ve taşıma yürüyüşüdür. Göreve geldiğimizde yalnızca bize oy verenlerin değil, 60 bin üyenin tamamının yönetimi olmaya söz veriyorum.”</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/btso-baskan-adayi-ozer-matli-60-bin-uyenin-tamaminin-yonetimi-olacagiz-85426</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/2/6/1280x720/btso-baskan-adayi-ozer-matli-60-bin-uyenin-tamaminin-yonetimi-olacagiz-1786690495.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ BTSO Başkan Adayı Özer Matlı’nın ev sahipliğinde, Bursa iş dünyasına yönelik çalışmaların yürütüleceği Birlikte Çalışma Merkezi, Matlı Plaza’da düzenlenen törenle açıldı. Matlı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın mevcut yapısının zamanın ihtiyaçlarına göre yenilenmesi gerektiğini belirterek, “Göreve geldiğimizde yalnızca bize oy verenlerin değil, 60 bin üyenin tamamının yönetimi olmaya söz veriyorum” dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/akenerjiden-ilk-yarida-6666-milyon-lira-net-kar-85447</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 09:11:00 +03:00</pubDate>
            <title> Akenerji&#039;den ilk yarıda 666,6 milyon lira net kâr</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Akenerji, 2026'nın ilk yarısına ait finansal sonuçlarını açıkladı. </p>
<p>Buna göre şirket 7,2 milyar lira satış geliri, 642,2 milyon lira faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr (FAVÖK) ve 666,6 milyon lira net kâr elde etti.</p>
<p>Akenerji'nin bu dönemde, sulak yılın etkisiyle gerileyen piyasa fiyatları ve Erzin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali'nin planlı büyük bakım nedeniyle sınırlı çalışmasına karşın çeşitlendirilmiş üretim portföyü ve finansman yönetimiyle faaliyetlerini sürdürdüğü bildirildi.</p>
<p>Akkök Holding ile Çek enerji şirketi ČEZ'in eşit katılımlı stratejik ortaklığı olan şirket, bu dönemde Erzin'deki 7,79 megavat gücündeki güneş enerjisi yardımcı kaynak santralini (Erzin GES) devreye alarak üretime başladı.</p>
<p>Akenerji ayrıca Adıyaman'daki Burç Bendi Hidroelektrik Santrali (HES) için 10,5 megavat ilave kapasiteli yüzer güneş enerjisi santrali başvurusunda bulundu.</p>
<p>Şirket, 180 milyon dolarlık kredisinin vadesini Mart 2027'ye erteledi.</p>
<p>Akenerji Genel Müdürü Hakan Yıldırım, 2026'nın ikinci çeyreğinde geçen yıl yaşanan kuraklığın aksine son 10 yılın en sulak dönemlerinden birinin yaşandığını belirtti.</p>
<p>Havzalardaki yüksek su seviyeleri ve buna bağlı artan hidroelektrik üretiminin serbest piyasa elektrik fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğunu aktaran Yıldırım, gerileyen piyasa fiyatlarının Erzin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali'nin planlanan büyük bakım çalışması öncesinde sınırlı kapasitede çalışmasına neden olduğunu ifade etti.</p>
<p>Yıldırım, bu dönemde üretim portföyünü güçlendirmeye yönelik adımlar attıklarını belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p>"Erzin'deki güneş enerjisi yardımcı kaynak santralimizi devreye aldık ve Burç Bendi HES'imize ilave 10,5 megavatlık yüzer güneş kapasitesi için başvurumuzu gerçekleştirdik. Çeşitlendirilmiş üretim yapımız, hidroelektrik, doğal gaz, rüzgar ve artık güneş, kısa vadeli dalgalanmalara karşı bizi korurken, uzun vadeli hedeflerimizden taviz vermeden ilerlememizi sağlıyor."</p>
<p>Akenerji Finans Direktörü (CFO) Özge Özen Aksoy da sulak yılın piyasa fiyatları üzerindeki etkisi ve Erzin'deki planlı bakım çalışması nedeniyle ikinci çeyrekte FAVÖK'ün sınırlı kaldığını bildirdi.</p>
<p>Şirketin hidroelektrik üretiminin yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla üç kattan fazla arttığını vurgulayan Aksoy, bunun gerileyen piyasa fiyatlarının oluşturduğu baskıyı dengelediğini kaydetti.</p>
<p>Aksoy, 180 milyon dolarlık kredinin vadesinin Mart 2027'ye taşınmasıyla finansal esnekliği koruduklarını belirterek, "Yılın ikinci yarısında üretim çeşitliliğimizin ve ticari operasyonlarımızın katkısıyla performansımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz." ifadesini kullandı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/akenerjiden-ilk-yarida-6666-milyon-lira-net-kar-85447</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/4/7/1280x720/hakan-yildirim-1786700250.webp" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Akenerji&#039;nin yılın ilk yarısında 666,6 milyon lira net kâr elde ettiği bildirildi. Genel Müdür Hakan Yıldırım, &quot;Çeşitlendirilmiş üretim yapımız, hidroelektrik, doğal gaz, rüzgar ve artık güneş, kısa vadeli dalgalanmalara karşı bizi korurken, uzun vadeli hedeflerimizden taviz vermeden ilerlememizi sağlıyor.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/komurde-talep-dusuyor-ama-yatirim-buyuyor-85414</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 09:06:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kömürde talep düşüyor, ama yatırım büyüyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Küresel kömür talebinin 2030’a doğru yatay seyretmesi beklenirken, planlanan kömür madeni kapasitesi bir yılda yüzde 11 arttı. Global Energy Monitor, yeni madenlerin devreye giriş hızının gerilediği bir dönemde büyüyen proje stokunun piyasa eğilimleriyle ters düştüğüne dikkat çekiyor. Türkiye’de ise dört yılda 31 ilde 123 kömür madeni projesinin izin sürecine girmesi, COP31’e giderken kömürden çıkış tartışmasını yeniden gündeme taşıyor. </strong></p>
<p>Global Energy Monitor’ın yeni raporu, küresel kömür talebindeki durgunluğa ve yeni maden sahası açılışlarının son 10 yılın en düşük seviyesine gerilemesine rağmen, planlanan kömür madenciliği kapasitesinin geçtiğimiz sene içinde yüzde 11 artarak 2,521 milyon ton/yıl’a (mtpa) ulaştığını gösteriyor.</p>
<p>Ortaya çıkan tablo, kömür sektöründe yatırım planları ile piyasanın gittiği yön arasındaki farkın giderek açıldığına işaret ediyor.</p>
<p>Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel kömür talebinin 2030’a kadar yatay bir seyir izlemesini bekliyor. Elektrik üretimindeki gelişmeler de bu beklentiyi destekliyor. Ember verilerine göre 2025’te kömürden elektrik üretimi gerilerken, rüzgâr ve güneş ilk kez küresel elektrik üretiminde kömürün önüne geçti. Buna rağmen yeni maden projeleri gündemden düşmüş değil.</p>
<p>Global Coal Mine Tracker verilerine göre planlanan kapasitedeki artışın neredeyse tamamı Hindistan’dan geliyor. Ülkede geliştirme aşamasındaki kömür madeni kapasitesi bir yılda 329 milyon tondan 638 milyon tona yükseldi. Özellikle Jharkhand ve Odisha eyaletlerinde yeni proje planları iki katına çıktı.</p>
<p>Hindistan’ın kömür yatırımlarındaki artışın arkasında yükselen elektrik talebi kadar enerji güvenliği kaygıları da bulunuyor. Sıcak hava dalgaları ve ekonomik büyümenin elektrik tüketimini artırdığı ülkede hükümet, 2025-2026 mali yılında kömür üretimini yaklaşık 1,15 milyar tona çıkarmayı hedefliyor.</p>
<p><strong>Yeni madenler yavaşlıyor</strong></p>
<p>Planlanan kapasite büyürken, fiilen üretime geçen yeni madenlerde ise tersine bir hareket yaşanıyor. 2025 yılında 113 milyon ton/yıl yeni kömür madeni kapasitesi devreye alındı. Bu rakam 2024’teki 185 milyon ton/yıllık kapasitenin yaklaşık yüzde 40 altında. Üstelik 2024 seviyesi de son 10 yılın en düşük yıllık rakamıydı.</p>
<p>Gerilemede Çin ve Avustralya belirleyici oldu. Yeni kapasite devreye alımları Çin’de yüzde 44, Avustralya’da ise yüzde 96 azaldı. Çin’de rüzgâr ve güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payının hızla yükselmesinin yanı sıra, maden güvenliği denetimlerinin sıkılaştırılması ve yeni kapasite onaylarının zorlaştırılması kömür üretimindeki büyümeyi yavaşlatıyor.</p>
<p>Avustralya’da ise sorun daha çok ihracat pazarlarından geliyor. Ülkenin termal kömür ihraç ettiği önemli pazarlardan Japonya, Güney Kore ve Tayvan’da talebin gerilemesi yeni projelerin geleceğini etkiliyor. Avustralya kömür üretiminin yaklaşık yüzde 44’ünü gerçekleştiren Yeni Güney Galler’in yeni kömür madenlerine yönelik aldığı kısıtlama kararı da önümüzdeki dönemde kapasite artışlarının daha sınırlı kalabileceğine işaret ediyor.</p>
<p><strong>Beş ülke projelerin yüzde 92’sini oluşturuyor</strong></p>
<p>GEM’e göre rakamlar, kömür sektöründeki yatırım planlarının piyasa sinyallerinden uzaklaştığını gösteriyor. Talep artışı yavaşlarken ve daha az yeni maden faaliyete geçerken, proje portföyü birkaç ülkede büyümeye devam ediyor. Çin, Hindistan, Avustralya, Rusya ve Güney Afrika, dünyada planlanan kömür madeni kapasitesinin yaklaşık %92’sini oluşturuyor. Ancak bu projelerin önemli bir bölümünün hayata geçeceği kesin değil. Planlanan kapasitenin 1,297 milyon ton/ yıllık bölümü henüz izin öncesi aşamada. 443 milyon ton/yıllık kapasite ise onay almasına rağmen inşaata başlamış değil. Böylece küresel proje portföyünün %70’i henüz inşaat öncesi aşamada bulunuyor. Bu durum önümüzdeki birkaç yılı kömür yatırımları açısından kritik hale getiriyor.</p>
<p><strong>Atıl varlık riski artıyor</strong></p>
<p>Global Coal Mine Tracker Proje Yöneticisi Dorothy Mei, mevcut piyasa koşullarında yeni kömür kapasitesinin geliştirilmesinin uzun vadede ekonomik değerini kaybedebilecek varlıklar yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Mei’ye göre aşırı üretim kapasitesi, hükümetler ve şirketlerin yanı sıra yatırımcılar açısından da atıl varlık, zayıfl ayan proje ekonomisi ve daha yüksek piyasa oynaklığı riskini beraberinde getiriyor. Raporun ortak yazarı Tiff any Means ise düşük maliyetli temiz enerji kaynaklarının kömürün yerini almaya devam etmesiyle yeni kömür madenlerinin ekonomik gerekçesinin giderek zayıfl adığına dikkat çekiyor.</p>
<p>Avrupa İklim Eylem Ağı Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz’ün Türkiye açısından yorumları ise şöyle: “Yeni kömürlü termik santral yatırımlarının büyük ölçüde yavaşladığı bir dönemde mevcut maden sahalarının genişletilmesi ve yeni kömür sahalarının açılması, mevcut santrallerin ömrünü uzatacak koşulları yaratıyor ve Türkiye’nin kömürden çıkışını geciktirme riski taşıyor. Nitekim Ağustos 2021 - Ekim 2025 arasındaki sadece 4 yıllık sürede bile Türkiye’nin 31 ilinde toplam 123 kömür madeni projesinin izin sürecine başlamış olması, kömür madenciliğinin hâlâ ne kadar geniş bir coğrafyada gündemde olduğunu gösteriyor. Maden genişlemeleri ormanları ve tarım alanları yok ediyor. Ayrıca, kömür üretimini sürdürmeye ve yeni alanlara genişletmeye yönelik politikalar, COP31 başkanlığını üstlenen Türkiye’nin uzun vadeli iklim hedefleriyle çelişiyor.”</p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>Kömürde küresel tablo</strong></span></p>
<p>-Planlanan kapasite artışının arkasındaki en önemli aktör Hindistan. Ülkenin planlanan kömür madenciliği kapasitesi önceki yıla kıyasla neredeyse iki kat arttı</p>
<p>-Kömür madeni geliştirme planlarının yaklaşık yüzde 92’sinin yalnızca beş ülkede yoğunlaştığı görülüyor: Hindistan, Çin, Avustralya, Rusya ve Güney Afrika.</p>
<p>-Geliştirme aşamasındaki kapasitesi 1,321 mtpa’ya ulaşan Çin, diğer tüm ülkelerin toplamını geride bırakıyor.</p>
<p>-Çin’de planlanan kapasitenin %15’i, kömürden kimyasal üretimi projeleriyle bağlantılı. Hindistan ise 3,9 milyar dolarlık bir kömür gazlaştırma projesini destekliyor.</p>
<p>-Küresel kömür madenciliği kapasitesindeki artış ise yavaşlamaya devam ediyor: 2025’te, 113 mtpa kapasite devreye girdi. Bu, 2024’teki artıştan yüzde 40 daha düşük.</p>
<p>-2025’te Norveç, son aktif kömür madenini kapatarak yerli kömürden çıkış sürecini tamamladı. Bunu Norveç’ten önce başaran son ülke, İspanya olmuştu.</p>
<p>-Mevcut operasyonel kömür kapasitesinin yüzde 12’sinin (1,145 mtpa), 2035’e kadar emekli edileceği öngörülüyor</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/komurde-talep-dusuyor-ama-yatirim-buyuyor-85414</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/1/4/1280x720/komur-1786687735.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kömürde talep düşüyor, ama yatırım büyüyor ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/spkden-yuzde-50-indirim-karari-85439</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 09:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> SPK&#039;den yüzde 50 indirim kararı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yeşil, sürdürülebilir ve sosyal sermaye piyasası araçları rehberi ve sürdürülebilirlik bağlantılı sermaye piyasası araçları rehberi hakkında duyuru yaptı.</p>
<p>Açıklamada, Türkiye'de sürdürülebilir, sosyal yönü güçlü ve sosyal faydalar yaratan projelerin finansmanını desteklemek amacıyla veya bunlarla sınırlı olmamak üzere, belirli bir kitle için olumlu sosyal sonuçlara ulaşmayı hedefleyen projelerin de yeşil borçlanma aracı, sürdürülebilir borçlanma aracı, yeşil kira sertifikası, sürdürülebilir kira sertifikası rehberine dahil edilmesi suretiyle hazırlanan "Yeşil, Sürdürülebilir ve Sosyal Sermaye Piyasası Araçları Rehberi"nin Kurul Karar Organı'nın i-SPK 128.29 sayılı ilke kararı ile kabul edildiği ifade edildi.</p>
<p>Açıklamada, yeşil, sürdürülebilir ve sosyal sermaye piyasası araçları rehberinin yeşil, sürdürülebilir ve sosyal tahvil alanında finansal piyasalarda en yaygın kabul gören ve küresel standart haline gelen Uluslararası Sermaye Piyasaları Derneği'nin yeşil tahvil ilkeleri, sürdürülebilir tahvil ilkeleri ile sosyal tahvil ilkeleri esas alınarak hazırlandığı aktarıldı.</p>
<p>Bu rehberle yeşil, sürdürülebilir ve sosyal sermaye piyasası araçları, yeşil ve sosyal projeler, yeşil, sürdürülebilir ve sosyal sermaye piyasası aracı çerçeve belgesi, raporlamalar ve dış değerlendirme hizmetleri konularında düzenlemelerin yapılmakta olduğuna işaret edildi.</p>
<p><strong>Uluslararası sürdürülebilirlik bağlantılı tahvil ilkeleri esas alınarak hazırlandı</strong></p>
<p>Açıklamada, sürdürülebilirlik temalı ihraçların çeşitlendirilmesi amacıyla uluslararası sürdürülebilirlik bağlantılı tahvil ilkeleri esas alınarak hazırlanan "Sürdürülebilirlik Bağlantılı Sermaye Piyasası Araçları Rehberi" Kurul Karar Organı'nın i-SPK 128.29 sayılı ilke kararı ile kabul edildiği anımsatıldı.</p>
<p>Sosyal projelerin de rehbere dahil edilmesiyle sosyal temalı sermaye piyasası araçlarının ihracının mümkün hale geldiği belirtilen açıklamada, "Yeni bir araç olarak sürdürülebilirlik bağlantılı sermaye piyasası araçlarına yönelik düzenleme yapılmıştır. Önceki rehberden farklı olarak dış değerlendirme hizmetleri yalnızca ikinci taraf görüşü ve doğrulama hizmeti olarak belirlenmiştir. Kurula başvuru süreci, özel durum açıklamalarına ilişkin yükümlülükler ve raporlamalara ilişkin esaslar yeniden gözden geçirilerek daha açık, anlaşılır hale getirilmiş ve ilgili süreler belirlenmiştir." ifadelerine yer verildi.</p>
<p><strong>Ücretlerde yüzde 50 indirim</strong></p>
<p>Açıklamada, yeşil, sürdürülebilir ve sosyal sermaye piyasası aracı ile sürdürülebilirlik bağlantılı sermaye piyasası aracı çerçeve belgelerinde bulunması gereken asgari unsurların belirlendiği ifade edildi.</p>
<p>Sürdürülebilirlik bağlantılı sermaye piyasası araçlarının ihracına ilişkin olarak temel performans göstergelerinin seçimi, sürdürülebilirlik performans hedeflerinin belirlenmesi, sermaye piyasası araçlarının özellikleri, raporlama ve doğrulama olmak üzere 5 temel bileşenin öngörüldüğü kaydedildi.</p>
<p>Sürdürülebilirlik bağlantılı sermaye piyasası araçlarında, bir hedef ve bu hedef doğrultusunda stratejilerin belirlenerek ihraç gerçekleştirilmesinin düzenlendiği bildirilen açıklamada, "İhraççılar, önceden tanımlanmış, ölçülebilir ve olabildiğince kıyaslanabilir, belirli zaman çizelgesi ile takip edilen sürdürülebilirlik hedefleri ve temel performans göstergeleri belirlenmesi ve bunların performansının dış değerlendirme ile doğrulanması konusunda teşvik edilmektedir. Ayrıca belirtilen hedeflerin gerçekleşip gerçekleşmemesine bağlı olarak sermaye piyasası araçlarının kupon ödemelerinde veya diğer finansal veya yapısal özelliklerinde değişiklik yapılabilmesi öngörülmüştür." ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Açıklamada ayrıca, Kurul Karar Organı'nın i-SPK 128.29 sayılı ilke kararı ile çevreye, sürdürülebilirliğe, topluma olumlu etki edecek yatırımların sermaye piyasası yoluyla finansmanının teşvik edilmesi için, rehberler kapsamındaki sermaye piyasası araçlarının ihracında sermaye piyasası mevzuatının ilgili hükümleri uyarınca alınacak Kurul ücretlerinde yüzde 50 oranında indirime gidilmesine karar verildiği belirtildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/spkden-yuzde-50-indirim-karari-85439</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/6/4/4/1280x720/spk-1766126143.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ SPK, çevreye, sürdürülebilirliğe, topluma olumlu etki edecek yatırımların sermaye piyasası yoluyla finansmanının teşvik edilmesi için, rehberler kapsamındaki sermaye piyasası araçlarının ihracında sermaye piyasası mevzuatının ilgili hükümleri uyarınca alınacak ücretlerde yüzde 50 oranında indirim yapılmasına karar verdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kuresel-ekonomi/yapay-zeka-caginin-yeni-emtiasi-compute-85408</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 08:42:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yapay zekâ çağının yeni emtiası ‘compute&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><img src="/storage/uploads/0/0/0/6a7eab0521d46-1786686213.png" alt="" width="233" height="110" /></p>
<p>Yapay zekâ emtiaya rakip olabilecek bir büyüklüğe ulaşması beklenen yeni bir varlık sınıfı yaratıyor. Yapay zeka modellerini eğitmek ve çalıştırmak için gereken işlem hesaplama gücü, yani “compute”, finansal piyasalarda alınıp satılabilen ve fiyatı üzerinden riskten korunulabilen yeni bir varlık sınıfına dönüşmeye hazırlanıyor. Bu dönüşümün en somut adımı ise dünyanın en büyük türev piyasası işletmecilerinden CME Group’tan geldi.</p>
<p>CME Group, temel işlemcilerden biri olan GPU pazarına ilişkin veri ve endeksler sağlayan Silicon Data ile birlikte, düzenleyici onaya bağlı olarak 5 Ekim’de iki ayrı işlem gücü vadeli işlem sözleşmesini piyasaya sürmeyi planlıyor. Sözleşmeler, yapay zekâ altyapısının temel bileşenlerinden Nvidia’nın H100 ve daha yeni Blackwell B200 GPU’larının kiralama maliyetlerini takip eden endekslere dayanacak. Her sözleşme bir aylık GPU kira bedelini temsil edecek.</p>
<p>Böylece şirketler, gelecekte ihtiyaç duyacakları işlem gücünün maliyetini bugünden hedge edebilecek. Yatırımcılar ise doğrudan veri merkezi, GPU ya da Nvidia gibi şirketlerin hisselerine yatırım yapmak yerine, yapay zekâ ekonomisinin temel girdilerinden birinin fiyatına pozisyon alabilecek.</p>
<h2>'Compute’ emtiaya rakip olacak </h2>
<p>Petrol, elektrik veya tarım ürünlerinde vadeli işlem piyasalarının temel işlevi, gelecekteki fiyat belirsizliğini yönetmek. Örneğin bir havayolu şirketi petrol fiyatındaki yükselişe karşı vadeli kontrat satın alabilir; bir çiftçi ise ürününün fiyatındaki düşüşe karşı pozisyon alabilir. Compute piyasasının kurulmasıyla benzer bir mekanizmanın yapay zekâ altyapısına uygulanması hedefleniyor.</p>
<p>Bu özellikle GPU kiralama piyasası açısından önemli. Aynı donanım kapasitesini satın alan ya da kiralayan iki şirket, bugüne kadar farklı fiyatlar ödeyebiliyor ve piyasadaki “doğru” fiyatı karşılaştırabilecekleri standart bir referanstan yoksun kalabiliyordu. Vadeli işlem piyasası, GPU saatlik kira fiyatlarını finansal bir göstergeye dönüştürerek daha şeffaf bir fiyat keşfi mekanizması yaratabilir.</p>
<h2>OneChronos da piyasa kurmak istiyor </h2>
<p>New York merkezli OneChronos da işlem gücü için bir vadeli işlem piyasası kurmaya çalışıyor ve federal düzenleyicilerin onayını bekliyor. Şirketin CEO’su Kelly Littlepage, piyasanın bu yıl faaliyete geçmesinin beklendiğini belirtiyor. BlackRock CEO’su Larry Fink de daha önce işlem gücünün yeni bir yatırım yapılabilir varlık sınıfına dönüşebileceğini söylemişti.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">İŞLEM GÜCÜ PİYASASI NEDEN ÖNEMLİ?</span></h2>
<p>■ Yapay zekâ modellerinin eğitimi ve çalıştırılması için gereken temel kaynak. <br />■ GPU kapasitesi genellikle saatlik kira bedeli üzerinden fiyatlanıyor. <br />■ H100 ve B200 gibi GPU’ların kira fiyatları arz-talep dengesine göre değişiyor. <br />■ Vadeli işlem piyasası, şirketlerin gelecekteki compute maliyetlerini hedge etmesine olanak sağlayabilir. <br />■ Yatırımcılara doğrudan şirket hissesi yerine işlem gücünün fiyatına yatırım yapma imkânı sunabilir.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">10 TRİLYON DOLARLIK BÜYÜKLÜK SENARYOSU</span></h2>
<p>‘Compute’un petrol veya elektrik gibi geleneksel emtialara rakip olup olmayacağı ise yalnızca talebin büyüklüğüne bağlı değil. Bir emtianın finansallaşması için standardizasyon, likidite ve güvenilir fiyat keşfi gerekiyor. CME’nin devreye girmesi bu açıdan kritik. Borsa, farklı şirketlerin farklı şartlarla kiraladığı GPU kapasitesini ortak bir endeks ve standart sözleşme üzerinden finansal ürüne dönüştürmeye çalışıyor. </p>
<p>Kalshi CEO’su Tarek Mansour’a göre compute ekonomisi 2030’da 10 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşabilir. Emtia türev piyasalarının temel piyasaya kıyasla 10-15 kat büyüyebildiği varsayımıyla, teorik olarak 100-150 trilyon dolarlık bir compute vadeli işlem piyasası ortaya çıkabilir. Bu rakam mevcut piyasa büyüklüğünü değil, sektörün finansallaşması halinde oluşabilecek uzun vadeli bir senaryoyu ifade ediyor. </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kuresel-ekonomi/yapay-zeka-caginin-yeni-emtiasi-compute-85408</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/2/0/1/1280x720/yapay-zeka-1778650248.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Yapay zeka modellerini eğitmek ve çalıştırmak için gereken işlem gücü için gerekli olan yapay zekâ hesaplama gücü için, yatırımcıların petrol veya tahıl gibi emtiaları alıp satmasına benzer bir vadeli işlem piyasası oluşturma çalışmaları sürüyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/iskur-aktif-isgucu-programlarindan-yararlananlarin-sayisi-artti-85403</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 08:29:00 +03:00</pubDate>
            <title> İŞKUR aktif işgücü programlarından yararlananların sayısı arttı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>MEHMET KAYA/ANKARA</strong></p>
<p>İŞKUR aktif işgücü programlarından yararlananların sayısı, Ocak-Temmuz 2026 döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 7 bin 293 kişi arttı. Bir önceki yıl aynı dönemde uygulanmayan Kadın İstihdamı İçin Pozitif Ayrımcılık Projesi kapsamında bu yıl 1500 kadın desteklendi. Toplum yararına çalışma ve işgücü uyum programlarında ise yüksek artışlar oldu. Toplum yararına çalışanlar ocak-temmuz döneminde bir önceki yıl aynı döneme göre 67,3 bin kişi artarak 123 bin 745 kişiye; işgücü uyum programına katılanlar 46,7 bin kişi artarak 157 bin 845 kişi oldu. Gençlik programına katılanlar ise 94,3 bin kişi azalarak 10 bin 61 kişi oldu.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a7ea918d310e-1786685720.png" alt="" width="730" height="305" />Toplum yararına çalışma ile işgücü uyum programları, aktif işgücü programları içinde yer almasa da fiili çalışma ile hem işveren tarafı, hem de çalışan tarafında sıklıkla kullanılıyor. Bu kapsamda, genişletilmiş şekilde bakıldığında, ocak-temmuz döneminde tüm aktif programlardan yararlanıcı sayısı 347 bin 831 kişiye ulaştı. Bu programların hemen hemen tamamında, asgari ücretin günlük tutarı kadar cep harçlığı veriliyor. Çalışma süreleri ise 6 ile 10 ay arasında değişiyor.</p>
<p>Toplam faydalanıcı, katılımcıların sayısında bir önceki yıla göre 47,1 bin kişilik artış oldu. Toplum yararına çalışma, işgücü uyum programlarında tüm giderler, diğer programlarda da büyük kısmı İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanıyor. Her iki programda 2026’da ciddi artış görüldü. Toplum yararına çalışmada, belirli sürelerle okullar vb. kamu kurum ve kuruluşlarında hizmet işlerinde bireyler çalışabiliyor. İşgücü uyum programında ise evde bakım, çocuk bakımı, tarım işleri, kamusal alanlardaki temizlik, yeşillendirme vb. işlerde bireyler çalıştırılabiliyor. Her ikisinde de 2026’da dönemsel olarak çalışan kişi sayısında yüksek artış oldu. Uzun süredir bu programlar içinde ana ağırlığı oluşturan işbaşı eğitim programında da yüksek sayı devam etti. İşbaşı eğitim programında, bireyler belirli süreyle özel işyerlerinde ücretleri fon kaynaklı olarak ödenmek kaydıyla çalışabiliyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/iskur-aktif-isgucu-programlarindan-yararlananlarin-sayisi-artti-85403</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/11/is-yeri-calisan-sirket.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İŞKUR aktif işgücü programlarından yararlananların sayısı yılın 7 ayında önceki yıla göre 47,1 bin kişi arttı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/turkiyenin-ukraynaya-silah-sevkiyati-neden-simdi-tartisiliyor-85401</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 08:16:00 +03:00</pubDate>
            <title> Türkiye’nin Ukrayna’ya silah sevkiyatı neden şimdi tartışılıyor?</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ukrayna-Rusya savaşının geldiği aşamada Karadeniz’deki sivil ticari deniz trafiğinin tartışmalı olduğu, hatta hububat krizi tehditlerinin başladığı ortamda, Türkiye’nin Ukrayna’ya envanterindeki bazı ABD silah ve sistemlerini sevk için prosedür gereği ortaya çıkan bilgi geniş çevrelerce gündeme taşındı.</p>
<p>Bunda Türkiye’nin Rusya-Ukrayna arasındaki denge politikasını yitirme endişeleri öne çıktı. Özelikle, Türkiye’de yapılan NATO toplantısının en önemli çıktılarından biri Ukrayna’ya silah desteğinin genişletilmesiydi.</p>
<p>Türkiye, savaş öncesi ve savaşın başlamasından sonra Rusya ve Ukrayna’nın kabul edilir bulduğu bir zeminde dengeli bir yol izledi. Ukrayna’ya Türkiye’nin aralarında SİHA’ların da bulunduğu savunma sanayii ürünleri verdiği biliniyor, gizli gerçekleşmedi. Aynı zamanda her iki ülkeyle de ticaretini sürdürdü. Tahıl ticareti anlaşması ise tüm dünyanın kabul ettiği bir başarı oldu.</p>
<p>Oysa uzunca bir zamandır aralarında Türk şirketlerinin de işlettiği çeşitli yük gemileri vuruluyor. Yakın zamanda can kaybı da taşındı. Rusya ile ticaretten öteye Akkuyu Nükleer Santrali’nin deneme üretimine başlaması için her gün yeni bir aşamaya geçiliyor. Gecikti, ertelendi ama devam ediyor. Rusya’nın tahıl ihracatını kısıtlama kararı, motorin ihracatını yasaklaması yeni gelişmeler.</p>
<p>Soru elbette hala ortada. NATO kararı sonrası Türkiye’nin bu “her iki tarafın kabul ettiği denge siyaseti” nasıl şekillenecek. Bu soru ortamında ABD Kongresine gönderilen ABD Dışişleri Bakanlığı tezkeresi içeriğinden daha büyük yankı uyandırdı.</p>
<p>Akla gelen soru: Neden şimdi, neden bu bilgi birden yaygınlaştı.</p>
<p>Öncelikle bu ABD sisteminde rutin bir işlem. ABD’nin ister ilk sevkiyat, ister başka ülkeye verilmiş savunma sanayii ürünlerinin eğer devletten devlete satış yapılmışsa ve/veya üzerinde şerh varsa ABD Kongresi’ne bilgi veriliyor. Eğer ABD Kongresi 30 gün içinde aleyhte bir karar almazsa, değişiklik yapmazsa izin verilmiş sayılıyor.</p>
<p>Türkiye’nin ABD Dışişleri Bakanlığına (ABD’deki adı Devlet Sekreterliği ! ) bildirimi sonrası Kongre’ye gönderilen yazı bu işlemin yerine getirilmesi.</p>
<p>Gönderilecek sevkiyat Ukrayna- Rusya savaşı düşünüldüğünde büyük bir kapsam değil. Zaten Ukrayna’nın elinde var olan sistemler. ABD Dışişleri Bakanlığı da bunu önemle vurguluyor.</p>
<p>Gönderilecek mühimmat ve sistemler şöyle:</p>
<p>(12) M270 Çok Namlulu Roketatar Sistemi (MLRS) lançeri.</p>
<p>(2.524) M26 güdümsüz Çift Amaçlı Geliştirilmiş Konvansiyonel Mühimmat (DPICM) roketi.</p>
<p>(47.000) M509AI 203 mm DPICM obüs mühimmatı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/turkiyenin-ukraynaya-silah-sevkiyati-neden-simdi-tartisiliyor-85401</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/01/rusya-ukrayna-savas.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türkiye’nin Ukrayna’ya silah sevkiyatı neden şimdi tartışılıyor? ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/ortulu-sermaye-duzeltmesinde-son-durum-85400</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 08:03:00 +03:00</pubDate>
            <title> Örtülü sermaye düzeltmesinde son durum</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Konuyla ilgili son makaleyi 8 Ekim 2025 tarihinde yazmıştım. Gelişmeler çerçevesinde konuyu yeniden özetlemek isterim.</p>
<p>Önce konuyu hatırlatayım, sonra son durumu özetleyeyim.</p>
<p>Örtülü sermaye düzeltmesinde ödeme koşulu</p>
<p>Yasal düzenleme gereği, örtülü sermaye üzerinden hesaplanan veya ödenen faiz ve benzerleri, hesap döneminin son günü itibariyle dağıtılmış kâr payı sayılıyor, daha önce yapılan vergilendirme işlemlerinin buna göre düzeltilmesi gerekiyor.</p>
<p>Düzeltmenin yapılması, yine yasal düzenleme gereği, örtülü sermaye kullanan kurum adına tarh edilen verginin kesinleşmiş ve ödenmiş olması koşuluna bağlı.</p>
<p>Borç alan kurumun örneğin zararlı olduğu, dolayısıyla bu kurum nezdinde tarh edilen ve ödenen bir vergi olmadığı durumda, borç veren kurumda düzeltme yapılıp yapılmayacağı, bir başka ifadeyle elde edilen faizin, kâr payı olarak iştirak kazançları istisnasına konu edilip edilemeyeceği, yirmi yıldan beri tartışılıyor.</p>
<p><strong>Gelir İdaresi’nin görüşü</strong></p>
<p>Gelir İdaresinin görüşü farklı şekillerde anlamaya müsait. Ancak uygulaması açık denebilir. Borç verilen şirkette matrah oluşmaması nedeniyle yapılan bir tarhiyat ile kesinleşen ve ödenen bir vergi yoksa borç veren şirket tarafından da düzeltme yapılarak iştirak kazançları istisnasından yararlanılmasın kabul etmiyor.</p>
<p><strong>Yargı kararları</strong></p>
<p>Konuyla ilgili bugüne kadar çok sayıda yargı kararı çıktı. Daha önce yazdığım makalelerde kararları zaman zaman özetledim, üzerine yorumlar yaptım. Kısaca yeniden özetleyeyim.</p>
<p>Yargı kararları, uzun süre istikrar kazanmadı. 2023 ve 2024 yıllarında çıkan dört Danıştay Veri Dava Daireleri Kurul (Danıştay VDDK) Kararı, beyanname süresi içinde yapılan düzeltmelerde, ödeme koşulunun aranmayacağı yönünde oldu. Bu kararlar sonrasında ben de artık İdarenin konuyu bu çerçevede netleştirmesinde ve uygulamayı bu kararlar doğrultusunda yönlendirmesinde yarar olduğunu yazdım.</p>
<p>İdare görüşünü kararlar doğrultusunda değiştirmedi ancak Danıştay içtihadı değişti. Danıştay VDDK, örtülü sermaye düzeltmesinde, örtülü sermaye kullanan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şartının, hesap dönemi kapanmadan önce yapılacak düzeltme işlemleri bakımından da gerçekleşmesi gerektiği sonucuna ulaştı ve bu yönden içtihat değişikliğine karar verdi. (Danıştay VDDK’nın 05.02.2025 tarih; E:2023/398 K:2025/1 ve E:2024/774 K:2025/2 sayılı kararları.)</p>
<p>Bu kararlar sonrasında yazdığım makalede ben de, içtihat değişikliği kararının İçtihadı Birleştirme Kararı olmadığını, hukuken bağlayıcılığının bulunmadığını, ancak pratikte artık farklı bir karar çıkacağını zannetmediğimi, dolayısıyla düzeltme için borç alanın matrah beyan etmesini ve vergi ödemesini bekleyip geriye doğru düzeltme talebinde bulunmaktan başka yol olmadığını yazmıştım.</p>
<p><strong>Son Danıştay kararları</strong></p>
<p>Nihayet geçtiğimiz günlerde, borç alan kurumda vergiye tabi kazanç ortaya çıktığı ve tarh edilen verginin kesinleşerek ödendiği dönemde, borç verenin ilgili dönem beyannamesinin düzeltilip ödenen verginin iade edilmesi gerektiği yönünde, Danıştay Üçüncü Daireye ait 16 Aralık 2025 tarihli ondan fazla karar Danıştay’ın internet sitesine kondu (K:2025/5555, K:2025/5556, K:2025/5557, K:2025/5558, K:2025/5559, K:2025/5560, K:2025/5574 K:2025/5576, K:2025/5577, K:2025/5580 ve K:2025/5603 sayılı kararlar).</p>
<p>Kararların tam metnine Danıştay’ın sitesinden ulaşmak ve incelemek mümkün. Ben kararların gerekçelerinin kısa bir özetini yapmakla yetineyim.</p>
<p>- Örtülü sermaye düzenlemesi, öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizlere benzer etkilerin giderilmesine yönelik, bir vergi güvenlik müessesesidir. Bu husus gözetilerek yasal düzenlemenin; Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinde çerçevesi çizilen yorum sistematiği içerisinde, öz sermayeye ilişkin faiz kısıtlamaları ve değerleme müessesesine ilişkin hükümlerle birlikte ve hükmün konuluşundaki maksadı kavrayacak biçimde yorumlanması gerekmektedir.</p>
<p>- Örtülü sermaye düzenlemesiyle, borç veren kurumlar için bazı koşullarda sağlanan düzeltme hakkıyla, hem mükerrer vergilendirme önlenmekte, hem de cezalandırma ile karşılaşılmadan işlemlerin düzeltilmesine olanak sağlanmaktadır.</p>
<p>- Örtülü sermaye niteliğindeki borcu kullanan şirketin ilgili yılda faiz giderini kanunen kabul edilmeyen gider olarak kaydetmesi, sonradan kâra geçerek kurumlar vergisi ödemesi durumunda bu gideri kendi bünyesinde vergilendirdiği anlamına geleceğinden, faiz gelirini daha önce kurumlar vergisi matrahına dahil etmiş olan borç veren nezdinde iade hakkı doğuracaktır.</p>
<p>- Aksi yorum, borcu kullanan şirketin ilgili yıldan sonraki yıllara aktarabileceği zararının azalması ve borç veren şirketin de matrahına dahil olması nedeniyle, aynı faiz gelirinin her iki şirket bünyesinde de vergilendirilerek mükerrer vergilendirmeye yol açacak ve yasal düzenlemenin amacına aykırı olacaktır.</p>
<p>Danıştay Üçüncü Dairesi, özetlediğim gerekçelerle, örtülü sermaye niteliğindeki borcu kullanan şirketin daha sonra kâra geçerek, tahakkuk eden kurumlar vergisini ödediği durumda, koşulların sağlanmasıyla birlikte kâr payı sayılacak faiz geliri için önceden ödenen kurumlar vergisinin iadesi isteminin reddi işleminde hukuka uygunluk görmemiş, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararlarını bozmuş.</p>
<p><strong>Sonuç olarak;</strong></p>
<p>Bir vergi güvenlik önlemi olan örtülü sermaye uygulamasında mükerrer vergilemenin önlenmesi için borç verende düzeltme işlemi, ya borç alanın vergi ödeyip ödemediğine bakılmaksızın, beyanname verme süresi içinde yapacağı düzenlemeye bağlı olarak aynı dönemde yapılabilir ya da borç alan kurumun vergi ödediği dönemde borç veren kurumun ilgili dönem beyannamesi düzeltilerek yapılabilir.</p>
<p>Birinci seçenek, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 2025 yılında verdiği içtihadı değiştirme kararları ile fiilen olanaksız hale geldi. Böylece borç verende sonradan düzeltme dışında mükerrer vergiyi önleme olanağı fiilen kalmadı. Geldiğimiz noktada, yukarıda bahsettiğim kararlarla, sonradan geriye dönük düzeltme yolunun hukuken açık olduğu görülüyor.</p>
<p>Yukarıda belirttiğim Danıştay Üçüncü Daire kararları, kesinleşmiş kararlar değil. Kararların tamamı bozma kararları. Şimdi bu kararların akıbetini ve Danıştay Dokuzuncu Daire kararlarını beklerken, bir taraftan da Mali İdarenin düzeltme başvuruları konusundaki tutumunu beklememiz gerekecek. </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/ortulu-sermaye-duzeltmesinde-son-durum-85400</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Örtülü sermaye düzeltmesinde son durum ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/zeytinoglu-kur-yapisi-ihracatcinin-rekabet-gucunu-zorluyor-85443</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 08:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Zeytinoğlu: Kur yapısı ihracatçının rekabet gücünü zorluyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Kocaeli Sanayi Odası (KSO) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan haziran ayı ödemeler dengesi verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Zeytinoğlu, “Cari denge haziran ayında 4 milyar 194 milyon dolar açık verdi. Geçen yılın aynı ayında cari açık 2 milyar 270 milyon dolar seviyesindeydi. Yıllıklandırılmış cari açık ise 38,9 milyar dolara yükseldi. Haziran ayında hem ihracatta hem de ithalatta güçlü artışlar yaşanırken, ithalatın ihracattan daha hızlı artması dış ticaret açığını genişletti. Enerji açığındaki artışın da etkisiyle cari denge üzerindeki baskının haziran ayında güçlendiğini görüyoruz” dedi.</p>
<h2>“Haziran ayında hizmetler dengesi 6,9 milyar dolar fazla verdi”</h2>
<p>Zeytinoğlu, “Mevcut kur yapısı ithalatı kolaylaştırırken ihracatçımızın rekabet gücünü zorluyor. Cari açıktaki kalıcı iyileşmenin, üretim ve ihracatımızın rekabet gücünü artıracak politikalarla desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Haziran ayında hizmetler dengesi 6,9 milyar dolar fazla vererek cari açığı sınırladı. Bununla birlikte, net seyahat gelirlerinin geçen yılın aynı ayına göre gerilemesi, baskılanan kurun etkilerinin dış ticaretin yanı sıra turizmde de hissedildiğine işaret ediyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yılın ilk yarısına ilişkin değerlendirmede bulunan Zeytinoğlu, “Cari açık, yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemindeki 26 milyar dolardan 34,5 milyar dolara yükseldi. Küresel jeopolitik gelişmelere bağlı olarak enerji fiyatlarında yaşanabilecek oynaklığın da önümüzdeki dönemde cari açık açısından risk oluşturabileceğini değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p>Doğrudan yatırımlara da değinen Zeytinoğlu, “Türkiye’ye yönelik doğrudan yatırım girişleri, yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31,5 azalarak 4,2 milyar dolara geriledi. Haziran ayındaki doğrudan yatırım girişi ise 210 milyon dolar ile sınırlı kaldı. Ancak hükümetimizin vize serbestisi için kalan altı kriterin tamamlanmasına yönelik yeni bir çalışma başlatmasını önemli buluyoruz. Bu süreçte sağlanacak ilerlemenin iş insanlarının hareketliliğini kolaylaştıracağına, Türkiye-AB ekonomik ilişkilerini güçlendireceğine ve ülkemize yönelik yabancı sermaye girişlerini destekleyeceğine inanıyoruz” diye konuştu.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/zeytinoglu-kur-yapisi-ihracatcinin-rekabet-gucunu-zorluyor-85443</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/4/3/1280x720/zeytinoglu-kur-yapisi-ihracatcinin-rekabet-gucunu-zorluyor-1786696557.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, haziran ayında 4,2 milyar dolar olarak gerçekleşen cari açığın yıllıklandırılmış bazda 38,9 milyar dolara yükseldiğini belirterek, enerji fiyatlarındaki oynaklığın ve ithalatın ihracattan hızlı artmasının cari denge üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/fiyatlarin-takvimi-ve-agustosta-enflasyon-hamlesi-85411</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 08:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Fiyatların takvimi ve ağustosta enflasyon hamlesi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enflasyon rakamlarına bakarken çoğu zaman yıllık orana odaklanıyoruz. Oysa aylık enflasyonun da kendine özgü bir takvimi var. Son yirmi yılın verilerinde ağustosun genellikle daha sakin geçtiğini görüyoruz. Tarımsal ürünlerin bollaşması ve yaz indirimleri fiyatları frenliyor. Asıl hareket ise eylülden itibaren başlıyor. Okulların açılması, kira yenilemeleri ve hizmet fiyatlarıyla birlikte enflasyon sonbaharda yeniden başını kaldırıyor.</p>
<p>Bu nedenle ağustos enflasyonu bu yıl sıradan bir veri olmayacak. Son hamlelere bakınca hükümetin ağustosta düşük bir enflasyon rakamı istediği anlaşılıyor.</p>
<p>Motorinde yapılan son ÖTV düzenlemesi bunun en açık örneği. Motorinden alınan ÖTV 13 Ağustos’tan ağustos sonuna kadar sıfırlandı. KDV etkisiyle birlikte litre fiyatında yaklaşık 9,29 liralık indirim oluştu ve bu indirim pompaya yansıdı.</p>
<figure class="image" style="text-align: center;"><img src="/storage/uploads/0/0/0/6a7eae398fdac-1786687033.jpg" alt="" width="198" height="112" />
<figcaption><strong>ÖTV’nin ağustos ortasında sıfırlanması, pompada KDV dahil 9,29 liralık devasa bir indirim imkânı doğurdu.</strong></figcaption>
</figure>
<p>Düzenlemenin zamanlaması dikkat çekici. Ağustos, sonbaharda enfl asyonun başını kaldırmasından önce fiyatların görece sakin olduğu aylardan biri. Şimdi buna motorindeki 9,29 liralık düşüş ekleniyor. Hükümet, ağustos enflasyonunun düşük çıkabilmesi için pompada indirimi yüksek tuttu.</p>
<p>Fakat bunun bir başka tarafı daha var. Devlet, bu indirimi daha uzun süre devam ettirip enflasyon üzerindeki olumlu etkiyi kalıcılaştırmak yerine, ağustos sonunda ÖTV’yi yeniden devreye sokuyor. Böylece ağustosta güçlü bir düşüş sağlanırken, sonraki aylarda bütçeye yeniden gelir sağlanıyor.</p>
<p>Burada ekonomi yönetiminin önceliği açıkça görülüyor: Ağustos rakamını mümkün olduğunca aşağı çekmek. Üstelik bu, enfl asyonun zaten sakin olduğu bir dönemde yapılıyor. Ancak eylül geldiğinde tablo değişebilir. Okulların açılması, kira yenilemeleri ve hizmet fiyatlarıyla enflasyonun hızlanması bekleniyor. Akaryakıttaki vergi avantajı da aynı dönemde geri alınacak.</p>
<p>Ağustos enflasyonunun düşük çıkması elbette iyi haber. Ama asıl mesele bunun kalıcı olup olmayacağı. Eğer ağustosta fiyatları aşağı çeken etkiler eylülde tersine dönerse, enflasyonu düşürmekten çok fiyat artışlarının zamanlamasını değiştirmiş oluruz.</p>
<p>Kısacası hükümet enflasyonun takvimini iyi okuyor ve ağustosu mümkün olduğunca sakin geçirmek istiyor. Akaryakıttaki düşüşün nakliye maliyetleri üzerinden marketten hizmetlere yayılması da ağustos rakamını destekleyebilir. Asıl sınav ise eylül ve sonrasında başlayacak.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/fiyatlarin-takvimi-ve-agustosta-enflasyon-hamlesi-85411</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Fiyatların takvimi ve ağustosta enflasyon hamlesi ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/519-milyarlik-ihracat-gerceklestirdi-uc-yillik-o-yatay-hareketi-degismedi-85407</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 08:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> 519 milyarlık ihracat gerçekleştirdi, üç yıllık o yatay hareketi değişmedi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Altı aylık verilere göre yurt dışı gelirlerinde 25 milyar TL barajını aşan 10 firma bulunuyor. Türk Hava Yolları 519 milyar TL dış satışıyla zirvede yer alırken, Dof Robotik gelirinin %97’sini ihracattan elde etti. Peki döviz girdisi her zaman güçlü bir bilançonun garantisi mi?</strong></p>
<p>Sermaye piyasalarında döviz geliri üretme gücü yüksek şirketlerin, makroekonomik dalgalanmalara karşı güçlü bir kalkan oluşturduğu kabul edilir. Şirketlerin altı aylık finansal tabloları incelendiğinde Türk Hava Yolları 519,8 milyar TL tutarındaki dış satışıyla dikkat çekiyor. Ford Otosan ise hayli geriden 358,8 milyar TL ile ikinci sırada duruyor. Koç Holding bünyesindeki Arçelik ve Tüpraş öne çıkan diğer iki şirket. Ancak yüksek ihracat rakamları ilgi çekici olsa da borsada işlem yaparken sadece dış satışlara odaklanarak hareket edilmemeli. Firmaların finansal borçları ile nakit akışları da yakından izlenmeli.</p>
<h2>Zirvedekiler ne yapıyor?</h2>
<p>THY, altı aylık bilançoda 585,07 milyar TL toplam gelir elde ederken bunun %88,84’ünü dış gelirler oluşturuyor. Temmuzda yolcu sayısı %4,6 artarak 9,5 milyona ulaşırken doluluk %86,5 seviyesinde. İlk yarıda filosuna 41 uçak ekleyen firma, 552 uçağa ulaşarak küreselde genişlemeyi ve döviz girdisini artırmayı sürdürüyor. Fiyatı üç yıldır yatayda dalgalı hareket ediyor. Ford Otosan, 358,8 milyar TL tutarındaki yurt dışı geliriyle listede ikinci sırada duruyor. Şirketin Koç Finansman devri tamamlanırken bu adımın 2027 yılından itibaren kamyon segmentine katkı sağlaması bekleniyor. İçerde fiyat baskısına rağmen, ihracat kanalıyla duruşunu koruyor. Fiyatı ise şubattan bu yana düşüyor.</p>
<h2>Oran liderleri ne durumda?</h2>
<p>Dof Robotik yüzde 97 ihracat oranı ile öne çıkıyor. Altı aylık dönemde gelirini yüzde 69,4 ve kârını yüzde 420 artırdı. Ancak ikinci sırada yer alan Hatsan Gemi’nin altı aylık toplam geliri %38 düşerek 1,37 milyar TL’ye inmesine karşın %94,47 ihracat oranıyla öne çıkıyor. Gelirlerinin neredeyse tamamını ihracat olarak gerçekleştiren firma, altı aylık dönemde 370,8 milyon TL zarar yazdı.</p>
<h2><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a7eaa745361b-1786686068.png" alt="" width="999" height="527" /><span style="color: #e03e2d;">ZEYNEP'E SOR</span></h2>
<p><strong>KISA POZİSYON MU, UZUN POZİSYON MU?</strong></p>
<p><strong>Kısa pozisyon</strong>; düşüşten kazanç, hızlı hareket, portföy koruması, esnek strateji, fırsat. Yüksek zarar ve maliyet, temettü yükümlülüğü, sıkışma riski.</p>
<p><strong>Uzun pozisyon</strong>; yüksek getiri, sınırlı risk, temettü, trend desteği, konfor. Düşen piyasa riski, fırsat maliyeti, zaman sorunu, enflasyon baskısı, stres.</p>
<p><strong>Ocak için geçici faaliyet belgesini alınırken, işletme için en kritik eşik geride kaldı</strong></p>
<p>Vişne Madencilik Kahramanmaraş’taki ocağı ne zaman işletmeye alacak? ● Gürsel Çimen</p>
<p>Gürsel; Vişne Madencilik’in Kahramanmaraş Türkoğlu’da planladığı dolomit ocağı ile ilgili yasal süreç halihazırda ilerliyor. Ocağa ilişkin Çevre İl Müdürlüğünden geçici faaliyet belgesinin alındığı belirtildi. Mevzuat uyarınca belgenin temin edilmesiyle izin sürecindeki en önemli yasal aşamasının da tamamlandığından bahsedilebilir. Sahadaki son operasyonel hazırlıkların bitmesiyle birlikte ocağın faaliyete geçirilmesi beklenmeli. Ancak mevcut durumda, ocağın kesin olarak hangi tarihte işletmeye alınacağına dair net bir takvim bulunmuyor.</p>
<p><strong>Süt sektöründe faaliyet yürüten yabancı firmayla iş birliğine gitmek için görüşüyor</strong></p>
<p>Altınkılıç görüştüğü yabancı şirketle anlaşırsa nasıl bir fayda sağlayacak? ● Enis Güner</p>
<p>Enis; Altınkılıç haziranda yaptığı açıklamada ünvanını paylaşmadığı süt sektöründeki uluslararası bir firmayla görüşmelerde bulunduğunu açıkladı. Anlaşmanın sağlanması halinde Türkiye pazarındaki konumunu ve rekabet gücünü önemli ölçüde artıracağını ifade ediyor. İş birliği başlığı doğrultusunda; yabancı ortağın küresel bilgi birikimiyle yenilikçi ürün geliştirme becerilerinin artması bekleniyor. Üretim süreçlerindeki ortaklıkla kapasite kullanım verimliliğini yükselterek maliyet avantajı sağlamayı ve pazarını büyütmeyi amaçlıyor.</p>
<p><strong>YATIRIM FONLARI</strong></p>
<p><strong>DDA bankacılık sektörüne ağırlık veren yapısı ile bir yılda %11 kaybettirdi</strong></p>
<p>Deniz Portföy’ün yönettiği Bankacılık Sektörü Hisse Senedi Serbest Fon (DDA), Mayıs 2024’ten bu yana dalgalı bir seyirle hareket ediyor. Yukarıya çıkmada zorlanan fon, zayıf bir performansa sahip bulunuyor. Büyüklüğü dalgalı bir seyir izlerken, şimdilerde 208,3 milyon TL seviyesinde bulunuyor. Mayıstan bu yana fona bir ay para girişi yaşanırken ertesi ay çıkış gözlendi. Ağustosta gelen miktar 10,8 milyon TL. Yatırımcı sayısı kademeli olarak geriliyor. Şimdilerde sayı 1.046 kişiye indi. Temel stratejisi, fon varlıklarını bankacılık sektöründeki şirket paylarında ve sermaye piyasası araçlarında değerlendirmek üzerine kurulu. Portföyün %97,4’ü hisse senedi ve %1,3’ü para piyasası araçlarından oluşuyor. Son bir yılda %10,8 kayıp yaşatan portföy, aynı sürede %27,8 yükselen endeksin gerisinde kaldı.</p>
<p><strong>TAHVİL</strong></p>
<p>Eker Süt, Piyasadan TLREF + %2,75 faizle 350 milyon TL borçlandı</p>
<p>Eker Süt, nitelikli yatırımcılara yönelik olarak 12.08.2026 vade başlangıç tarihli tahvil ihracı gerçekleştirdi. Toplam tutarı 350.000.000 TL olan tahvilin yıllık faizi TLREF+% 2,75 olarak belirlendi. 372 gün vadeli tahvil, 3 ayda bir kupon ödemeli olacak ve toplamda 4 kupon ödemesi yapılacak. Tahvilin vade tarihi 19.08.2027 olarak açıklandı. 12 Ağustos itibarıyla Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı (TLREF) %39,89 seviyesinde bulunuyor. Eker’in verdiği %2,75 ek getiri, yatırımcıya değişken faizli kazanç sağlıyor. Piyasa koşullarıyla karşılaştırıldığında yatırımcı için makul bir seçenek olarak değerlendirilebilir. İhraç, firmanın uzun vadeli finansmanını karşılamasını sağlarken, TRSEKER82715 ISIN kodu ile işlem görecek.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">ŞİRKET PANOSU</span></h2>
<p><strong>Şirket haberlerinde bugün önemli ne var?</strong></p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a7eaa3fe7678-1786686015.png" alt="" width="972" height="240" /><strong>ARD BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ</strong></p>
<p><strong>Yurt içi ve yurt dışında olmak üzere iki ayrı projeden iş bağlantısı gerçekleştirdi</strong></p>
<p>ARD Bilişim, kamu güvenliği ve uluslararası savunma sanayisine yönelik iki ayrı sözleşmeyi paylaştı. Şirket, bir kamu kurumu ile eğitim kurumlarının güvenliğinde kullanılacak ürünlerin tedariki için KDV hariç 163,5 milyon liralık anlaşma imzaladı. Bunun yanı sıra, son kullanıcısı Umman Deniz Kuvvetleri olan bir proje kapsamında Dell sunucu çözümleri ve Nvidia grafik işlem teknolojilerinin tedariki için KDV dahil 780 bin dolarlık sipariş aldı. Bedel yaklaşık 37 milyon TL’ye denk geliyor. Firma, hem kamu altyapısında hem de savunma bilişiminde iş bağlantılarına imza atıyor.</p>
<p><strong>ÇİMENTAŞ</strong></p>
<p><strong>Rekabet Kurulunun verdiği para cezasına karşı itiraz yoluna gitmesi beklenmeli</strong></p>
<p>Çimentaş, Rekabet Kurulu’nun Didim’de hazır beton alanında müşteri paylaşımı anlaşmasına aracılık edildiği gerekçesiyle verdiği 37,37 milyon TL tutarlı idari para cezasının gerekçeli kararını tebliğ aldığını duyurdu. Şirket, karara karşı itiraz yolunun açık olduğunu belirtmekle yetindi. Bu tür durumlarda erken ödeme indiriminden yararlanmak amacıyla ödeme yaparken bilahare dava yoluna gidilmekte. Çimentaş detay vermemekle birlikte benzer bir yolu denemesi şaşırtıcı olmayacaktır. Firma altı aylık bilançosunda ise gelirini %22 düşürürken dönem sonunda zarar yazdı.</p>
<p><strong>ÖZYAŞAR TEL</strong></p>
<p><strong>İştiraki Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsüne geçerken faaliyetleri kolaylaştı</strong></p>
<p>Özyaşar Tel, Adana’daki %51 bağlı ortaklığı Çokyaşar Tel’in Ticaret Bakanlığınca verilen Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası (YYS) almaya hak kazandığını duyurdu. Belge sayesinde iştirakin dış ticaret, lojistik ve gümrük süreçlerinde kolaylaştırılmış uygulamalardan yararlanacağı belirtildi. Bu yolla, uluslararası tedarik zincirindeki operasyonel hızını resmi bir sertifikayla destekleme olanağı elde etmiş oldu. Firmaların YYS statüsü edinerek doğrudan ve hızlı gümrükleme yapması lojistik maliyetlerini ve teslimat sürelerini iyileştirmesi açısından önemli.</p>
<p><strong>HİSSEDEKİ FON PAYLARI</strong></p>
<p><strong>Ereğli Demir Çelik temmuzun son haftası yönünü aşağı çevirirken fiyat geriledi</strong></p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a7eaa1aa5a5f-1786685978.png" alt="" width="297" height="236" />Ereğli Demir Çelik’te fonlar satış ağırlıklı işlemlerde bulunuyor. Portföylerindeki miktar %8,44 ile toplamda 11,7 milyon lot azalarak 127,06 milyona indi. Hisseyi bulunduran fon sayısı 159’dan 152’ye geriledi. GSPfonu 5 milyon lot ile en fazla satışı yaparken, ZPX30.Ffonu 3,36 milyon lot ile en çok alımı gerçekleştirdi. Ereğli hakkında bugüne kadar 22 aracı kurum öneride bulunurken ikisi model portföyüne aldı. En yüksek hedefi Gedik Yatırım 59,21 TL ile verirken; Tera Yatırım 31,90 TL önerisinde bulundu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/519-milyarlik-ihracat-gerceklestirdi-uc-yillik-o-yatay-hareketi-degismedi-85407</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ 519 milyarlık ihracat gerçekleştirdi, üç yıllık o yatay hareketi değişmedi ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/italyan-imalat-sanayii-ne-yapti-2-baskasinin-merdiveninde-yukselmek-85396</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 07:49:00 +03:00</pubDate>
            <title> İtalyan imalat sanayii ne yaptı? (2) Başkasının merdiveninde yükselmek</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>İtalyan deri sektörünün küresel rekabette ayakta kalma hikâyesi, üretim kadar ölçeğin, markanın ve değer zincirinin kontrolünün de önemini gösteriyor. LVMH’nin İtalyan şirketlerini bünyesine katması, Türk sanayisi için de “küçük olsun, benim olsun” anlayışını sorgulatan önemli dersler barındırıyor.</strong></p>
<p>Geçtiğimiz hafta İtalyan gözlük devi Essilor-Luxottica’nın kurucusu Sinyor Del Vecchio’nun hikâyesini anlatmıştım. Del Vecchio, İtalyan imalat sanayisinin Çin şoku ve avroya geçişin sonucu değerli kurla mücadelesinde gözlük fabrikasını inşa ettiği değer zinciri merdiveninde önemli bir basamak hâline getirmeyi başarmıştı. Tabii iş dünyasında kendi merdiveninizi kurabileceğiniz gibi başkasının merdivenine de tırmanabilirsiniz. Bu da hiç fena bir yol değil. Bunun için gelin, Fransız merdivenini tırmanan İtalyan şirketlerini birlikte inceleyelim.</p>
<p>İtalya’nın Pisa şehri, eğik kulesi ve tabakhaneleriyle meşhur. Tabakhaneler, mezbahalarda kesilen hayvanların postlarının çantalarda, ayakkabılarda, mobilyalarda kullanılabilecek deriye dönüştürüldüğü atölyeler. Buralarda deri kalitesi çok önemli bir ustalık işi… Her tabakhanenin ürünü aynı olmadığı için İtalyan zanaatkârların elinden çıktığında derinin kıymeti daha da artıyor. İtalyanlar bu derilerden yapılan lüks ürünleri yıllarca kendi aile işletmelerinde üretip sattılar. Taaki Çin bu piyasaya girene dek. Bugün dünyadaki deri üretiminin dörtte birini Çin gerçekleştiriyor. İtalya ise bu pazarın yalnızca %6’sına sahip… Ancak İtalyanların ürettiği derilerin değeri, dünyadaki deri ticaretinin %25’i. Peki, bu nasıl oluyor?</p>
<p>Fransız <em>Le Monde </em>gazetesi, geçen hafta dünyanın en zengin insanı Fransız Bernard Arnault ile ilgili zehir zemberek bir yazı dizisi yayımladı. Arnault, sahibi olduğu dünyanın en büyük lüks ürün şirketi LVMH’de kendisine sadece “Mösyö” denmesine izin veriyormuş. Hatayla Hermès kravatla gelen bir ziyaretçisi olursa Mösyö’nün kavasları ziyaretçiye asansördeyken başka bir kravat veriyormuş. Hermès, Arnault’un -birazdan anlatacağım- satın almalarla LVMH imparatorluğuna katamadığı tek marka. Deri, parfüm, saat, şarap, perakende ve konaklama gibi pek çok sektörde faaliyet gösteren LVMH, 80 milyar Euro ciro ve 17 milyar Euro kârla dünyanın en kârlı şirketlerinden biri. Bu kârın 13 milyar Euro’su deri grubundan geliyor. Yani LVMH esasen çanta satarak para kazanıyor. Louis Vuitton, Dior ve Fendi gibi markalar hep LVMH’nin.</p>
<p>Arnault, lüks işine 1984’te Christian Dior markasına sahip şirketi satın alarak girmiş. Sosyalist Mitterrand yönetimi, birkaç yıl önce batan şirketi çalışanları işsiz kalmasın diye kamulaştırmıştı. Christian Dior’u satın alan Mösyö Arnault, başta “çalışanları muhafaza edeceğim” dese de sonradan herkesi işten çıkarmış, sadece Dior markasını muhafaza etmişti. Mösyö, Dior’un ardından lüks hayata yönelik başka markaları da çeşitli fırsatlarla satın alarak imparatorluğunu kurdu. Bu nedenle kendisine “terminatör” de deniyor.</p>
<p>İmparatorluk kurmak olmak neden önemli? 1980’lerden itibaren küreselleşmeyle birlikte sahte ürünlerle mücadelede, medya satın almalarında, dağıtım ve satış kanallarında ölçeğin önemi giderek arttı. Bir de bunun üzerine, son yıllarda Avrupa Birliği’nin çıkardığı filanca ülkedeki tedarikçinizdeki insan hakkı ihlallerinden, falanca ülkedeki geri dönüşüm denetimlerine kadar her şeyden sizi sorumlu tutan küçük işletmelerin uyum maliyetlerini tahammül edilmez seviyeye çıkardı. Hayatta kalmak için birçok markaya ve dağıtımdan üretimin değişik halkalarına kadar değer zincirinin birçok aşamasına hâkim olmanız lazım.</p>
<p>LVMH’nin esas ürünü çanta olduğu için değer zincirinde tabakhane satın almasına özellikle önem verilmiş. Zira değer, genellikle hammadde ve tüketiciye ulaşan marka/satış noktasında teşekkül ediyor. Tabakhane işin hammadde kısmı. Ancak tabakhaneler sizin olduğunda, sözgelimi, rakibiniz Prada’ya karşı kendinize öncelik tanıyabiliyorsunuz. Arnault’un taktiği ise genelde bir şirkete önce büyük bir sipariş verip orayı tanımak, sonra azınlık hissesini satın almak. Sahibi ölüp varisler kavga edince ya da şirket finansman sıkıntısına düşünce de şirketi ucuza kapatmak. LVMH birçok İtalyan aile işletmesini bu şekilde bünyesine katmış.</p>
<p>Bu İtalyan şirketleri KOBİ olarak kalsalar kendilerini küresel lüks pazarında konumlandıramayacak, maliyet açısından da asla Çin’le rekabet edemeyeceklerdi. Bugün LVMH içindeki Bulgari, Fendi ve Loro Piana gibi İtalyan markaları belki de kaybolup gidecekti. En azından İtalya’daki geçmişle bağlantıları kesilecekti. LVMH’nin İtalyan ekonomisi için büyüklüğünü şöyle açıklayalım: Şirketin bünyesinde sadece İtalya’da 20 bine yakın çalışanı var. Bu sayı Fransa’daki çalışan sayısının yarısı. Ancak LVMH, beş bin tedarikçisi de dahil, İtalya’da 200 bin kişiye istihdam sağlıyor. Bu sayı Fransa ile aynı. Yani, İtalyan deri sektörü Fransız LVMH sayesinde ayakta kalmış.</p>
<p>Şimdi diyeceksiniz ki “Zanaatkârlar İtalyan ama parayı Fransızlar kazanıyor!” Haksız değilsiniz. Kapitalizmin kuralı bu. Üretim değer oluşturabilir ama bu değerin nerede birikeceğini organizasyonel başarı belirler. Marifet organizasyonel yapıyı doğru kurabilmek. Nitekim, danışmanlık şirketi Deloitte’nin dünyanın en büyük 100 lüks şirketine dair raporunda da sonuçlar değerin nasıl zanaata değil de organizasyonel yapıya dayandığına işaret ediyor: Listede çok sayıda İtalyan şirket var. 23 şirketin dünyadaki toplam lüks satışlarındaki payı yalnızca %7,8. Fransa’nın ise listede sadece 7 şirketi var, ama dünyadaki toplam satışların üçte birini gerçekleştiriyor. Demek ki “küçük olsun, benim olsun” mantığıyla küresel rekabette basamakları çıkmak mümkün değil. OECD’nin son İtalya raporu ölçek probleminin İtalyan ekonomisini nasıl esir aldığına dikkat çekiyor: Büyük ölçekli İtalyan şirketleri Avrupa ortalamasından daha verimli Mikro ölçekli İtalyan şirketleri ise Avrupa’daki benzer ölçekli şirketlerden %25 daha verimsiz. Ancak ekonomideki payları Avrupa ortalamasından %250 daha fazla.</p>
<p>Dünya Çin’le rekabet edebilmek için optimal modelleri tartışıyor. Görünen o ki LVMH’nin portföy modeli bu iş sahasında Çin ile rekabet edebilmek için İtalya’nın KOBİ modelinden daha başarılı. Tabii Fransa ekonomisi İtalya’ya benzer büyüklükte olduğu halde sermaye piyasalarının üç kat daha büyük olduğunu ve LVMH’nin de böylece daha kolay fonlanabildiğini unutmayalım.</p>
<p>Peki, Türk sanayisi için ne gibi çıkarımlar yapabiliriz? “Küçük olsun, benim olsun” yerine “denize düşen yılana sarılır” deyip bazı şirketlerimizi onları ayakta tutacak bir yabancı holdinge satmak, sanayimizi ayakta tutmanın bir yoludur. Tabii, şirketi satabilmek için önce profesyonel bir yönetim veya güçlü bir marka inşa etmek gerekiyor. Demek ki neymiş, sanayide rekabetçilik tartışmalarını sadece kur konusuna sıkıştırmak yerine şirketlerin mülkiyeti, değer zinciri ve sanayi politikasını da içeren daha geniş bir kurumsal çerçeveyi tartışmak gerekiyormuş.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/italyan-imalat-sanayii-ne-yapti-2-baskasinin-merdiveninde-yukselmek-85396</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İtalyan imalat sanayii ne yaptı? (2) Başkasının merdiveninde yükselmek ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/enflasyon-raporunu-beklerken-temmuz-enflasyon-verilerinin-gor-dedikleri-85395</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 07:45:00 +03:00</pubDate>
            <title> Enflasyon raporunu beklerken, temmuz enflasyon verilerinin gör dedikleri</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Temmuz enflasyonu yüzde 31,75’e gerilese de hizmet fiyatlarındaki yükseliş ve çekirdek göstergelerdeki bozulma, dezenflasyon sürecinin kırılganlığını ortaya koyuyor. 2027 hedefi ise ekonomi için çok daha zorlu bir sınava işaret ediyor.</strong></p>
<p>Bu hafta perşembe günü 2026 yılının 3. <strong>‘Enflasyon Raporu’</strong> açıklandı. Bu sütunları okuyanlar bilirler, ben kendi adıma enflasyon raporlarına çok önem veririm. <strong>Merkez Bankası ekonomistlerinin büyük bir emekle hazırladıkları raporların içeriği çok yol gösterici ve hatta bazen öğretici de olabilir.</strong> <strong>Raporu, sadece Merkez Bankası’nın enflasyona ilişkin yılsonu ve gelecek yıllara ait ara hedef ve beklentilerine indirgemek de doğru olmaz. </strong>Detaylı incelemek gerekir.</p>
<p>Benim yazı günümün cuma günü olması ve haftalık yazımı perşembe sabahı göndermem nedeniyle bu hafta, enflasyon raporunun içeriğine ilişkin bir yazı yazamadım. <strong>Fakat yine de enflasyon gerçeğinden ayrılmamak adına, geçtiğimiz hafta 03 Ağustos 2026 tarihinde açıklanan enflasyon verilerine detaylı bir şekilde bakmak istedim. </strong></p>
<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Temmuz ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerini 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü açıkladı. </strong>Buna göre aylık TÜFE artışı yüzde 1,78, yıllık TÜFE ise yüzde 31,75 olarak gerçekleşti. <strong>Yıllık enflasyon, Haziran ayındaki yüzde 32,11 seviyesinden 0,36 puan gerileyerek, hâlâ küçük bir umutla da olsa, dezenflasyon sürecinin ikinci ayında da devam ettiğini gösteriyor. </strong>Toplumun büyük kesimini ilgilendiren kira artışlarında esas alınan 12 aylık ortalama TÜFE oranının ise yüzde 31,90 olarak gerçekleştiğini gördük.</p>
<p>Piyasa beklentisi (AA Finans anketine katılan 17 ekonomistin ortalaması) aylık TÜFE için yüzde 1,82 yönündeyken, gelen yüzde 1,78 enflasyon için beklentilerin altında bir gerçekleşme diyebiliriz.</p>
<p>TCMB'nin Temmuz ayı Piyasa Katılımcıları Anketi'nde ise aylık TÜFE beklentisi yüzde 1,68 olarak yer almıştı. <strong>Piyasa katılımcılarının her şeye rağmen aşırı iyimserliği beni benden alıyor.</strong></p>
<p><strong>Merkez Bankası 30. Temmuz 2026 tarihli Para Politikası Toplantı özetinde; </strong><em>‘Öncü veriler ana eğilimin temmuz ayında geçici olarak yükseleceğini ima etmektedir. Mevsimsellikten arındırıldığında, aylık hizmet enflasyonunda yükseliş gözlenmekte, bu gelişmede sağlık hizmetleri fiyatlarının etkisi öne çıkmaktadır. SGK Sağlık Uygulamaları Tebliği'nde yapılan muayene katılım payı düzenlemesinin temmuz ayında aylık tüketici enflasyonunu 0,22 puan artıracağı öngörülmektedir. Buna ek olarak ayrıca, temmuz ayında sağlık hizmetleri fiyatları üzerinde Türk Tabipler Birliği tarife artışlarının yansımaları da gözlenecektir.’ </em>Diyerek bizi uyarmıştı. Enflasyonla mücadelede en temel sorunlardan birinin yönetilen ve yönlendirilen fiyat artışları, yani kamunun mal ve hizmetlere yaptığı zamlar olduğunu uzun zamandır söylüyoruz. <strong>Program sanayiyi neredeyse yok etmek pahasına sürerken, fedakârlığın büyük kısmı düşük ve orta-düşük gelire sahip kesimden beklenirken, kamunun enflasyonla mücadeleye hiç uygun olmayacak şekilde yaptığı zamlar, enflasyonla mücadelede ne kadar samimi olunduğu konusunda kafalarda soru işareti yaratıyor.</strong> Hal böyle olunca da İran savaşı nedeniyle eşel-mobil sistemine bağlanmış olan akaryakıt fiyatlarını, özellikle dizelde, kontrol etmek amacıyla motorinden alınan ÖTV’de indirime gidilmek zorunda kalınıyor. <strong>Hesapsızca yapılan işlerin faturası bu kez kamu maliyesine yük getiriyor.</strong></p>
<p>Bu arada <strong>‘Enflasyon Verilerinin’</strong>, <strong>‘İşsizlik Verilerine’</strong> benzer bir hal almaya başladığını da söylemeden geçmeyelim.</p>
<p>Nasıl ki işsizlik verilerinde <strong>‘manşet işsizlik oranı’</strong> hep düşük gelirken, <strong>‘mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı’</strong> neredeyse rekorlar kırıyorsa, TÜFE verilerinde de <strong>‘manşet TÜFE’</strong> çoklukla beklentilerden ya da diğer referans enflasyon oranlarından düşük gelirken, <strong>‘mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış enflasyon’</strong> 2025 yılının tamamında ve hatta 2026 yılının 7. ayına geldiğimizde ortalamada yüzde 2,33 ile devam ediyor. <strong>Burada bir iyileşme maalesef yok. </strong>Bu veri serisini grafik 1’de görebilirsiniz.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a7e9db2e5244-1786682802.png" alt="" width="648" height="464" />Öte yandan Merkez Bankası’nın dikkatlice baktığı çekirdek enflasyon göstergelerinden <strong>‘Mevsimsellikten Arındırılmış İşlenmemiş Gıda Ürünleri, Enerji, Alkollü İçkiler ve Tütün ile Altın Hariç TÜFE’</strong> yani <strong>‘MEA B’</strong> endeksinde durum görece iyi. <strong>Mevsimsellikten arındırılmış B endeksi 2025 (12 ay) ile 2026 (7 ay) ortalaması 2,30 iken, Temmuz 2026 verisinin ortalamanın epey altında yüzde 1,97 gelmesi sevindirici. </strong>Bu veri serisini aşağıdaki grafik 2’de görebilirsiniz.</p>
<p>Fakat aynı şeyi <strong>‘Mevsimsellikten Arındırılmış Enerji, Gıda ve Alkolsüz İçecekler, Alkollü İçkiler ile Tütün Ürünleri ve Altın Hariç TÜFE’</strong> yani <strong>‘MEA C’</strong> için söylemiyoruz. Mevsimsellikten arındırılmış C endeksi 2025 (12 ay) ile 2026 (7 ay) ortalaması 2,25 iken, Temmuz 2026’da ortalamaya yaklaşan, yani artış gösteren (Haziran 2026: 2,07 - Temmuz 2026:2,18) bir veri ile karşı karşıya kaldık. <strong>Burada işler pekiyi gözükmüyor.</strong> Bu veri serisini grafik 3’de görebilirsiniz.</p>
<p>Temmuz 2026 TÜFE verisinde bence en olumlu gelişmelerden biri<strong>, ‘Endekste kapsanan 174 alt sınıftan 50 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşip, 7 alt sınıfın endeksinde değişim olmazken, 117 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşmesi’</strong> oldu. Bir önceki ay, yani Haziran 2026’da, fiyat yükselişi 138 alt sınıf endeksinde gerçekleşmişti.</p>
<p><strong>Yayılımı göstermesi açısından önemli olduğunu düşündüğüm bu gelişmelerin Ocak-Temmuz 2026 arasındaki grafiksel göstergesi Grafik 4’teki gibidir.</strong></p>
<p><strong>Burada da temkinli olmakta fayda var. 2026 yılsonu enflasyon hedeflerinden en çok saptığımız Ocak ve Şubat aylarındaki seyir Temmuz 2026’dakine benzer bir görünüm sergilemişti.</strong> Elbette sonraki aylardaki gelişme İran savaşı ile çok yakından ilgili; ancak önümüzdeki dönemde risklerin neler olabileceğini kestiremiyor olmamız, bu veriye de temkinli yaklaşmamızı gerektirir diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>Tüm bunlarla birlikte, Temmuz ayında hizmet enflasyonunda bozulma net bir şekilde görülüyor.</strong> TCMB'nin <strong>‘Temmuz ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu’</strong>nda da hizmet grubu fiyatlarının aylık yüzde 3,18 yükseldiği, yıllık hizmet enflasyonunun yüzde 39,70 ile Temel Mallar grubundaki yüzde 16,82'nin oldukça üzerinde kaldığı görülüyor. <strong>Hizmet enflasyonu yükselirken, Merkez Bankası’nın sıkça atıf yaptığı ‘Altın Kaynaklı Servet Etkisi’nin neredeyse hiç kalmadığına dikkat çekelim. </strong></p>
<p><strong>Artık 2026 yılsonunu yüzde 30 civarı bir enflasyonla kapayacağımız genel kabul görmüş bir hal aldı.</strong></p>
<p>Esas sorular şunlar bence;</p>
<p><strong>2027 yılında aynı para politikası dinamiklerini kullanarak enflasyonu yüzde 15’li seviyelere nasıl düşüreceğiz?</strong></p>
<p><strong>Neler farklı olacak ki biz bunu sanayimizi yok etme pahasına başaracağız?</strong> Üstelik 2027 yılının herhangi bir noktasında ‘Seçim’ olma riski varken.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/enflasyon-raporunu-beklerken-temmuz-enflasyon-verilerinin-gor-dedikleri-85395</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/9/5/1280x720/57-1786682920.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Enflasyon raporunu beklerken, temmuz enflasyon verilerinin gör dedikleri ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/merkez-bankasi-yeni-donem-faiz-politikasi-85394</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 07:43:00 +03:00</pubDate>
            <title> Merkez Bankası: Yeni dönem faiz politikası</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Merkez Bankası 2026 yılsonu enflasyon tahminini yüzde 28’e yükseltirken, efektif fonlama faizini yüzde 40’tan politika faizi olan yüzde 37’ye çekebileceğinin sinyalini verdi. Piyasalar faiz indirimi beklentisine girerken, kalıcı bir gevşemenin yolu hâlâ enflasyonun düşürülmesinden geçiyor.</strong></p>
<p>Merkez Bankası bu hafta yılın üçüncü Enflasyon Raporunu açıkladı. Rapor kadar, Başkan Fatih Karahan’ın sonrasında yaptığı basın toplantısı da önemliydi. Çünkü verilen mesajlar, sadece enflasyon görünümüne değil, önümüzdeki dönemde uygulanacak faiz politikasına ilişkin de önemli ipuçları içeriyordu.</p>
<p>Peki, yılın üçüncü Enflasyon Raporundan enflasyon ve faiz politikasına ilişkin neler öğrendik? Öncelikle enflasyonla başlayalım.</p>
<p><strong>Enflasyon tahmini bir kez daha yükseldi</strong></p>
<p>Merkez Bankası 2026 yılsonu enflasyon tahminini yüzde 26’dan yüzde 28’e yükseltti. 2027 ve 2028 enflasyon tahminlerinde ise herhangi bir değişikliğe gitmedi. Ancak Başkan Karahan’ın soru-cevap bölümünde yaptığı açıklamalar önemli bir ayrıntıyı ortaya çıkardı. Enflasyon Raporu’nda, 2027 ve 2028 yılları için açıklanan tahminlerin aslında Merkez Bankası’nın güncel değerlendirmesini yansıtmadığını ve bankanın bu yıllara ilişkin tahminlerini güncellemek için Orta Vadeli Programı beklediğini öğrendik.</p>
<p>Bunun isabetli bir karar olmadığını düşünüyorum. Merkez Bankası’nın kayıtlara geçen 2027 ve 2028 enflasyon tahminleri kendi güncel duruşunu yansıtmamalıydı. Özellikle 2027 enflasyon tahmini, uygulanacak para politikasının duruşuna ilişkin önemli bir mesaj veriyor. Şimdilik bu mesajdan mahrumuz. Ayrıca, hükümet ile ana hedefler konusunda henüz uzlaşılmamış olmasını da önemli bir eksiklik olarak değerlendiriyorum.</p>
<p><strong>Merkez Bankasının ana mesajı: Faiz oranı düşecek</strong></p>
<p>Merkez Bankası, yılsonu enflasyon tahminini artırmasına rağmen para politikasında gevşeme sinyali verdi. Başkan Karahan’ın açıklamalarından, bankanın efektif fonlama faizini üst bant olan yüzde 40 seviyesinden politika faizi olan yüzde 37’ye doğru çekmek istediğini anladık. Birçok ekonomist için kafa karıştırıcı olan konu da bu oldu.</p>
<p>Merkez Bankası Başkanı yılsonu enflasyon tahminini yukarı çekerken faiz indiriminin şu gerekçelere dayandırdı:</p>
<p><strong>- Gerekçe 1: En kötüsü geride kaldı</strong></p>
<p>Merkez Bankası Başkanı faiz indirimine ilişkin açıklamalarında küresel risk ortamındaki gerilimlerin azaldığını ve en kötünün geride kaldığını ifade etti. Mevcut durumda küresel risk algısının ve emtia fiyatlarının ikinci çeyrek verilerine göre iyileştiğini görüyoruz.</p>
<p>Ancak finansal piyasalardaki dalgalanmanın azalmasına karşın petrol fiyatlarında kalıcı bir düşüşü de göremedik. Benzer şekilde, Enflasyon Raporu’ndaki petrol fiyatı varsayımlarına baktığımızda da önceki rapora göre çok büyük bir değişiklik görmüyoruz. Banka petrol fiyatlarının bu yıl ortalama 90 dolar, gelecek yıl ise 75 dolar civarında seyretmesini bekliyor.</p>
<p>Bunların yanı sıra, küresel çerçevede, enflasyon ve faize ilişkin beklentilerin de hızla bozulduğu bir dönemden geçiyoruz. Küresel ölçekte enflasyon beklentileri yükseldi; birçok gelişmiş ülke merkez bankası faiz artırımlarına başladı. Bu durum, finansal, ticari ve reel kanallarla Türkiye ekonomisine de etki edecektir. Enflasyon Raporu sunumunda ele alınmayan en önemli kalemin bu olduğunu düşünüyorum.</p>
<p><strong>- Gerekçe 2: Enflasyon dinamikleri ve beklentiler iyileşiyor</strong></p>
<p>Merkez Bankası Başkanı, Enflasyon Raporu sunumunda, bir önceki rapora göre yurt içinde enflasyon dinamikleri ve beklentilerinde önemli bir iyileşme sağlandığına vurgu yaptı.</p>
<p>Ancak, yılın ikinci ve üçüncü Enflasyon Raporları’nın açıklandığı dönemlerdeki göstergeleri karşılaştırdığımızda, Merkez Bankasının işaret ettiği ölçüde güçlü bir iyileşme görmek kolay değil. Her iki rapor döneminde de yıllık enflasyon yüzde 32; aylık enflasyon ise yüzde 2 civarında seyretti.</p>
<p>Enflasyon beklentileri tarafında da tablo farklı değil. Her iki rapor döneminde, 12 ay sonrası için beklenen enflasyon, piyasa katılımcıları için yüzde 24; reel sektör için yüzde 33 seviyesinde kaldı. İyileşme gördüğümüz tek oyuncu hane halkı oldu. Ancak buna rağmen, hane halkının 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi yüzde 44,9 ile çok yüksek bir oranda gerçekleşti.</p>
<p><strong>- Gerekçe 3: iç talepteki soğuma artıyor </strong></p>
<p>Merkez Bankası, iç talepteki soğumanın belirginleşmesinin enflasyonu aşağı çekme yönünde etkili olacağını iletti. Kapasite kullanımındaki zayıf seyir, iç talepteki yavaşlama ile kredi artış oranları talep koşullarının zayıflamaya devam ettiğini gösteriyor.</p>
<p>İç talebin zayıflaması, Merkez Bankası’nın faiz politikasıyla hedeflediği bir göstergedir. Ancak sürecin bu kadar uzaması, arz ve maliyet kaynaklı istenilmeyen etkilere de sebep olabilir.</p>
<p><strong>Netice: Piyasa faiz indirimi beklentisine girdi</strong></p>
<p>Efektif fonlama faizinin ne zaman indirileceğine ilişkin henüz net bir takvim verilmedi. Ancak Başkanın açıklamalarının ardından piyasada, fonlama faizinin politika faizi olan yüzde 37 seviyesine çok kısa süre içerisinde çekilebileceğine ilişkin beklentiler oluşmaya başladı. Dolayısıyla Merkez Bankası henüz fiilen bir faiz indirimi yapmadan, sözlü yönlendirmeyle yeni dönemin kapısını açmış oldu. <strong>Ancak mesele yalnızca üç puanlık faiz indirimi değil.</strong></p>
<p>Türkiye’de enflasyon hâlâ yüzde 32 civarında. Üstelik uygulanan makro finansal program üçüncü yılını tamamlıyor. Bu süreçte yüksek faizlerin üretim, yatırım ve hane halkı refahı üzerindeki olumsuz etkileri giderek daha fazla hissediliyor. Dolayısıyla faizlerin çok daha uzun süre bu seviyelerde tutulması pek de mümkün değil.</p>
<p>Ancak faizlerin kalıcı biçimde düşürülebilmesinin yolu yalnızca Merkez Bankası’nın faiz indirmesinden geçmiyor. Öncelikle enflasyonun kalıcı biçimde aşağı çekilmesi gerekiyor. Bunun için de Merkez Bankası’na duyulan güvenin güçlendirilmesi ve uygulanan programın mutlaka yapısal unsurlarla desteklenmesi gerekiyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/merkez-bankasi-yeni-donem-faiz-politikasi-85394</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/10/tcmb-1.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Merkez Bankası: Yeni dönem faiz politikası ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/cerceve-yasa-sadece-gundelik-siyasetin-araci-midir-2-85393</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 07:42:00 +03:00</pubDate>
            <title> Çerçeve Yasa sadece gündelik siyasetin aracı mıdır? (2)</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Türkiye, İran’dan Mekke Paktı’na, “Terörsüz Türkiye” sürecinden Kürt meselesine kadar bölgesel dengelerin yeniden kurulduğu kritik bir dönemeçten geçiyor. Asıl soru ise Ankara’nın kendi bölgesel oyununu mu kurduğu, yoksa başkalarının şekillendirdiği bir denklemin içine mi sürüklendiği.</strong></p>
<p>Önceki yazıyı, “Kuşkusuz meseleye dış politika ve çevremizdeki gelişmeler açısından bakınca da ortaya birçok tartışma başlığı çıkabilir. Bir sonraki yazıya onları da ele alırız.” cümlesi ile bitirmiştim. Kaldığımız yerden (iç siyasetteki tartışmalara geri dönmek üzere) devam edelim.</p>
<p>Malum, Türkiye açısından ideal durum; zayıf ve parçalanmış bir İran değil, öngörülebilir ve bölgesel sisteme entegre edilmiş bir İran olarak tasvir edilir.</p>
<p>O halde, başta Mekke Paktı gibi anlaşmalar ve giderek tartışmasız bir hale bürünen Türkiye-ABD ilişkileri, Kasımdaki ABD seçimlerine kadar süreceğini artık herkesin kabul ettiği ABD’nin saldırıları gibi etmenleri üst üste koyduğumuzda; İran’ın çözülmesi, Türkiye’nin doğu sınırında güvenlik boşluğu, büyük göç hareketleri, Irak’ta yeni çatışmalar, Kafkasya’ya kadar uzanan bir istikrarsızlık coğrafyası yaratmayacak mı?..</p>
<p>Türkiye evet, ABD ile de Rusya ile de; İran ile de Suudi Arabistan ile de; Suriye ile de Bağdat ile diyalog kurabiliyor, diyalog geliştirebiliyor. Bu durumda soru ise şu:</p>
<p>Türkiye bu ilişkilerinin de yardımı ile bölgede kendi oyununu mu kuruyor yoksa biraz kendiliğinden, biraz çeşitli büyükelçilerin fantazilerine dayanan, biraz da İsrail saldırganlığının zorunlu kıldığı yeni bölgesel şekillenmelerin içine çok da enine boyuna düşünmeden adeta balıklama dalıyor mu?</p>
<p>Kuşkusuz “Terörsüz Türkiye” tarihî bir süreç...</p>
<p>Eğer herkes bu konuda hem fikirse çerçeve yasa yangından mal kaçırır gibi neden aceleye getirildi? Türkiye Cumhuriyeti ahalisinin bundan sonraki adımların neler olacağını ve o adımların nasıl atılacağını bilmesi zaruri değil mi?</p>
<p>Misal; Türkiye kendi sınırları içinde çözmeye çalıştığı bir sorunu, sınırının hemen ötesinde başka bir projenin parçası olarak kullanacak mı?</p>
<p>Yok, iç siyaset açısından sormadım bu soruyu, Türkiye eğer bölgesel bir oyunun aktörü olacaksa ahalisinin de bunu bilmeye hakkı ve karşı çıkmaya ya da desteklemeye karar verirken de o bilgiye dayanmaya ihtiyacı var.</p>
<p>Aynı soru Mekke Paktı için de sorulmalı. Ama tabii çerçeve yasaya hem “evet” hem “hayır” demeyi başaran “muhalefet” partilerimizin konuya ilgisi neredeyse sıfır.</p>
<p>Neden böyle diyorum; çünkü iç siyasetin meclis koridorlarındaki ayak oyunlarına kendini kaptırmış partilerimiz farkında değil ama Türkiye’yi Pakistan ve Suudi Arabistan’la “birimize saldırı hepimize saldırıdır” ilkesi üzerinden bağlayan bir düzenleme, hem de Ortadoğu’nun yeniden dizayn edildiğinin ısrarla dile getirildiği bir dönemde, son derece (hayati mi demeli) önemlidir.</p>
<p>Misal;</p>
<p>İsrail-İran savaşı Körfez’e yayılırsa kolektif savunma maddesi nasıl işleyecek?</p>
<p>Suudi Arabistan-İran çatışması yaşanırsa ne yapacağız?</p>
<p>Pakistan-Hindistan arasında yeniden savaş çıkarsa Türkiye’nin yükümlülüğü ne olacak?</p>
<p>Pakistan’ın nükleer caydırıcılığı bu yapının neresinde?</p>
<p>NATO yükümlülükleriyle yeni pakt arasında çelişki doğarsa hangisi öncelikli olacak?</p>
<p>Türkiye bütün bu taahhütlerin karşılığında ne elde ediyor da böyle bir anlaşmaya imza koyuyor?</p>
<p>Bu kadar önemli bir anlaşmanın TBMM’de her platformda ayrı ayrı ve enine boyuna konuşulması gerekmez miydi?</p>
<p>Bölgenin yeniden dizaynın ipuçları açısından “bu pakt ne kadar önemliyse Terörsüz Türkiye ve bölgesel olarak Kürt meselesinin alacağı biçim de o kadar önemli” deniyor.</p>
<p>Gerçekten böyleyse;</p>
<p>SDG’nin Suriye devletine entegrasyonu hangi şartlarda gerçekleşecek?</p>
<p>Irak’taki Kürt dengeleri nasıl etkilenecek?</p>
<p>İranlı Kürt silahlı grupların İran içindeki olası bir mücadelede kullanılması gündeme gelirse Ankara nerede duracak?</p>
<p>Daha önce açıkça ifade edildiği gibi bu durum Türkiye için halâ bir “savaş sebebi” midir?</p>
<p>Toparlarsak…</p>
<p>Terörsüz Türkiye sürecinin, hiçbir başka ülkenin (ABD, İsrail, İran vs.) bölgesel stratejisinin alt başlığına dönüşmemesi nasıl sağlanacak?</p>
<p>Mekke Paktı mezhepçi bir İran karşıtı cepheye dönüşmeyecek mi?</p>
<p>Türkiye’nin çıkarı İran’la savaşacak bir blok değil; gerektiğinde İran’ı dengeleyen ve caydıran, ama Tahran’la konuşabilen bir güvenlik düzeni değil midir?</p>
<p>Türkiye, Kürt coğrafyasında vekil savaşçı değil, ekonomik ve siyasi nüfuz üretmeyi başarabilecek mi?</p>
<p>Kendi Kürt vatandaşlarıyla barışık, Irak Kürdistanı’yla ekonomik olarak bütünleşmiş, Suriye Kürtleriyle güvenlik sorunlarını çözmüş bir Türkiye çok daha büyük stratejik derinlik kazanmaz mı?</p>
<p>Eğer son soruya yanıtınız “evet” ise böyle bir Türkiye, İsrail ile “mecburen” çatışma noktasına gelmez mi?</p>
<p>Bunlar ve benzeri sorular kuşkusuz artırılabilir ama bir kez daha hatırlatmak gerekir ki bu soruların yanıtlarının peşine düşmek öncelikle muhalefet partilerinin işidir! Ne ki onlar oy avcılığı için ince hesap peşindeler.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/cerceve-yasa-sadece-gundelik-siyasetin-araci-midir-2-85393</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Çerçeve Yasa sadece gündelik siyasetin aracı mıdır? (2) ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/bireysel-krediler-bireyler-ve-krediler-85392</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 07:40:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bireysel krediler: Bireyler ve krediler</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Bireysel kredilerde takipteki kredi oranları son iki yıldır hızlı bir şekilde artıyor. Bireysel kredilerin önemli bir bölümünü kredi kartı borçları ve ihtiyaç kredileri oluşturuyor. Bu iki kredi türüne biraz yakından bakmakta fayda var çünkü bunlar kısa vadelidir. Ev veya araba kredisinin aksine özel bir amaçla alınmaz, alınması ve kullanılması çok kolaydır. Mali durumunuz kötü bile olsa bu kredilerden bir noktaya kadar faydalanabilirsiniz. Yani bu krediler mali açıdan zorda olanlar için bir “son kaçış noktası” olmaya uygundur. Bu nedenle bu iki kredi türünde, özellikle ihtiyaç kredilerinde takipteki krediler artıyorsa, pek çok kişi için kaçacak yer kalmamış demektir.</p>
<p>Bu noktayı akılda tutarak grafiği incelemeye başlayalım o halde. Grafikte ihtiyaç kredileri ve kredi kartları için takipteki kredilerin yıllık büyüme hızını görüyorsunuz. Kesikli çizgi ise yıllık enflasyonu gösteriyor. Enflasyon bizim referansımız. Yani takipteki krediler aşağı yukarı enflasyon kadar artsaydı, buna normal diyebilirdik ama gördüğünüz gibi her iki kredi türü için de takipteki krediler enflasyonun çok üzerinde artıyor. Son bir yılda büyüme hızları biraz gerilemiş görünüyor ama bu sizi yanıltmasın. O gerilemiş oranlar bile hala enflasyonun iki katından daha yüksek. Yani burada ciddi bir sıkıntı var ve bu sıkıntı devam edecek gibi görünüyor.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a7e9c9c2e443-1786682524.png" alt="" width="325" height="230" />Kredilere, yani paraya baktık ama biraz da insanlara bakalım. Sanayi tarafında takipteki krediler artıyorsa ekonomik bir sorundan bahsediyoruz demektir ama bireysel tarafta takipteki krediler artıyorsa ekonomik olmanın ötesinde, insani bir sorundan bahsediyoruz demektir.</p>
<p><strong>İlk kez kredi alanlarla borcunu ödeyemeyenler neredeyse eşit</strong></p>
<p>TÜİK’e göre Türkiye’de 67 milyon yetişkin var ve bunların sadece 33 milyonu çalışıyor. Kredi kartı kullanan kişi sayısı ise 41 milyon. Yani çalışan sayısından daha fazla kredi kartı sahibi kişi var. 2024 yılında 1,4 milyon kişi, 2025 yılında ise 1,6 milyon kişi kredi kartını ödeyememiş.</p>
<p>2026 yılının ilk beş ayında 760 bin kişi daha maalesef kredi kartını ödeyemeyenlere katılmış. Aynı dönemde ilk kez kredi kartı alanlar ise 860 bin kişi. Neredeyse sisteme yeni giren sayısı kadar insan kredi kartı borcunu ödeyemeyecek duruma düşmüş.</p>
<p>İhtiyaç kredisi kullananlar ise 10 milyondan fazla. 2026’nın ilk beş ayında 585 bin kişi yeni ihtiyaç kredisi kullanırken, büyük çoğunluğunu ihtiyaç kredilerinin oluşturduğu diğer bireysel krediler kaleminde ise 600 bin kişi borcunu ödeyememiş. Burada da sisteme girenlerin ve ödeyemeyenlerin yaklaşık aynı sayıda olduğu anlaşılıyor. Bankacılık sistemine ait bu rakamların yanı sıra varlık yönetim şirketlerinde 3,7 milyon bireysel müşteri olduğunu da hatırlayalım. Bu oldukça kötü bir manzara.</p>
<p>O halde şunu soralım. Türkiye’de milli gelir incelenen dönemde reel olarak artarken ve işsizlik oranı dipteyken neden milyonlarca insan ihtiyaç kredisi ve kredi kartı gibi en kolay ödenebilecek cinsten kredi borçlarını ödeyemiyor? Neden bu alanda takipteki krediler enflasyondan çok daha hızlı bir şekilde büyüyor?</p>
<p>Yanıtı bilmiyorsak da “olağan şüpheliler” belli. Gelir dağılımının bozuk olması, değerli TL’nin yarattığı hayat pahalılığı, işgücüne dahil olmayanların sayısının çok yüksek olması, yüksek ve düşmeyen enflasyon. Bu saydığım “olağan şüpheliler” sadece takipteki kredilerin artışından değil, ekonomik problemlerimizin çoğundan sorumlu.</p>
<p>Bu sorunların bir kısmını yapısal reformlarla, kalanlarını ise doğru politikalarla çözmemiz lazım. Henüz enflasyonu çözememişken bu kadar yüklü bir gündeme el atmak doğru mu, bunları yarın mı çözsek diye düşünülebilir ama milyonlarca insan en basit bireysel borçlarını ödeyemiyorsa, bu boyutta bir insani sorunumuz varsa, bunu yarınlara erteleme lüksümüz yok.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/bireysel-krediler-bireyler-ve-krediler-85392</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bireysel krediler: Bireyler ve krediler ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/bunu-konusmamiz-gerek-85391</guid>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 07:36:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bunu konuşmamız gerek</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Dünya da yaşlanıyor, Türkiye de; buraya kadar bilinen mevzu. Sağlıklı yaş alma (Longevity) konusunun bu kadar popüler olması da kısmen artan bu farkındalığın bir yansıması. Türkiye’nin sağlık ve sağlık harcamaları meselesi “Ben geliyorum!” diye bağırıyor. Bu, sadece bize özgü bir şey de değil üstelik. Nüfusu yaşlanan, potansiyel büyümesi gerileyen ve borcu yükselen dünyada, bütçenizin sağlık harcamalarını karşılayacak kuvvette olması önemli.</strong></p>
<p>“Altın tekrar yükselir mi?” ya da “TCMB faiz indirir mi?” gibi başlıkların okunurluğumu artıracağının farkındayım. Ama size anlatmak istediklerim var ve o nedenle bugün biraz sıkıcı olma riskini alacağım. Yine de söz, konuyu piyasalara bağlayacağım.</p>
<p>Yazıya nüfus istatistikleriyle başlayacağım ama konum şu pek meşhur “Yaşlanıyoruz, fırsat penceresi kapanıyor!” meselesi değil. Fırsat penceresi konusunda genelden ayrı düşünüyorum, bir ara onu da yazarım.</p>
<p>Malumunuz TÜİK her yıl olduğu gibi bu sene de İstatistiklerle Çocuk bültenini yayımladı. Çocuk nüfusun toplam içerisindeki payı 1935’teki %45’ten 2025 itibarıyla %24,8’e gerilemiş. Bu oran Avrupa Birliği (AB) üye ülkeleri içindeki en yüksek seviye... Bizden sonra gelen İrlanda’daki seviye %22,7, AB-27 ortalaması ise %17,6.</p>
<p>TÜİK’in nüfus projeksiyonları, çocuk nüfusun toplam içerisindeki payının azalmaya devam edeceğini gösteriyor. Baz senaryoya göre 2100’de bu oran 10 yüzde puan gerileyerek %14,5 olacak. TÜİK’in iyimser ve karamsar senaryosu 2100 için %18,6 ile %9,9 arasında değişiyor (Grafik- 1).</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a7e9be58d21a-1786682341.png" alt="" width="415" height="341" />Dünya da yaşlanıyor, Türkiye de; buraya kadar bilinen mevzu. Sağlıklı yaş alma (Longevity) konusunun bu kadar popüler olması da kısmen artan bu farkındalığın bir yansıması. Spor, beslenme, stressiz yaşam… Herkes gerekeni yapmaya hazır. Lakin işin özünü mü kaçırıyoruz acaba? Her yer sağlıklı yaşamla ilgili sloganlarla dolmuşken gördüğüm bir istatistik beni çok şaşırttı: Türkiye’de çocuk aşılama oranları düşüyor (Grafik-2). Burada benim anlamadığım teknik bir gerekçe olabilir ama son yıllardaki düşüş normalize edildiğinde bile, aşılama oranlarının 10 yıllık medyan seviyenin altında kaldığı görülüyor.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a7e9bfaf1fdd-1786682362.png" alt="" width="400" height="300" />Oysa bize sağlık lazım, hem de her yaşta! Gelin bizi nasıl bir gelecek bekliyormuş ona da bakalım. TÜİK’in projeksiyonlarına göre çalışma çağındaki 100 kişiye düşen çocuk sayısı ile hesaplanan çocuk bağımlılık oranı 2025’teki %29,7 seviyesinden 2100’de %21,5’e gerileyecek, yani yaklaşık 8 puan düşecek. Aynı dönemde yaşlı bağımlılık oranı 45 puan artarak %16,2’den %61,6’ya yükselecek (Grafik- 3).</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a7e9c088b07c-1786682376.png" alt="" width="426" height="295" />Sayılı gün çabuk geçer muhteremler; bahsettiğimiz yıl 2100 olsa bile! Grafik-3’te yükselen turuncu çizgideki yaşlı ben değilim. Her ne kadar sağlıklı beslenip sporumu yapsam da bir 75 yıl daha buralarda olacağımı zannetmiyorum. 2100’de 65 yaş ve üzeri olacak olanların bir kısmı henüz doğmadı bile. Yani bizim şu an hem akşamları koltukta uzanırken “longevity” videoları izleyen kitleyi düşünmemiz gerek, hem de yarının yaşlılarını. Çünkü bu sistem, sadece birbirimizin kaldıracı olabilirsek sorunsuz işler. Düşen aşılama oranlarına bir de bu gözle bakmanızı rica edeceğim.</p>
<p>Türkiye’nin sağlık ve sağlık harcamaları meselesi “Ben geliyorum!” diye bağırıyor. Bu, sadece bize özgü bir şey de değil üstelik. Nüfusu yaşlanan, potansiyel büyümesi gerileyen ve borcu yükselen dünyada, bütçenizin sağlık harcamalarını karşılayacak kuvvette olması önemli. Bu kuvveti sağlayacak şeylerden biri bugünden sağlıklı nesiller yetiştirmek (Aşıya ve beslenmeye dikkat!). Bir diğeri de katkı payı aritmetiğini adil kurguladığınız, kapsayıcı bir emeklilik sistemi oluşturmak. Nüfusu az olsa da yaşlanma yükü ağır olan Danimarka, bu anlamda çok güzel bir örnek.</p>
<p>Tam bu noktada yıllardır Fransa’nın emeklilik sistemi kurgusu hakkında yazan Piketty’nin bir sözü geliyor aklıma: <em>Büyük şoklarla mücadele eden gençlerin pek çoğu, emeklilik için hangi hakları biriktirdiklerini bilmiyor.</em> Bizde de durum farklı değil bence. Annenize-babanıza sorun. Onlar emeklilik planlarını da haklarını da biliyorlardır. Ya siz, sizin çocuğunuz? Emekliliğiniz hakkında bir fikriniz var mı? Muhtemelen “evet” yanıtı verenlerin sayısı azdır. Korkunuz yaşlanmak mı yoksa yaşlandığınızda hem sağlığınızı hem ekonomik gücünüzü kaybetmek mi? Birinin çaresi spor ve sağlıklı beslenme, diğerinin çaresi emeklilik sistemi ve sosyal ağ. Kamu yararı gözeterek bunu kurgulayacak olan da içinde iktisatçıların, istatistikçilerin, aktüerlerin olduğu bir grup teknisyen. Doktora tezi için konu arayan gençler haydi! Tereddüt etmeyin.</p>
<p>Peki, bu konunun piyasalarla ilgisi ne? Sağlıksız yaşlanan toplumlarda, bütçenin sağlık harcamaları üzerinden yükü çok artacak. Kamu borcunun yükseldiğini göreceğiz. Bu sırada öz bakım ve yaşlı bakım konusunda sistemi eksik olanlarda, iş gücü katılımı da düşecek. Verimlilik sorunlarına borç eşlik ettiğinde karşımıza çıkan şey yüksek faizdir. Sağlık teknolojisi hisselerine ve yaşlanan nüfusuna emeklilik sistemi ile destek veremeyen ülkelerin sabit getirili menkul kıymetlerine bir de bu gözle bakın!</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/bunu-konusmamiz-gerek-85391</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bunu konuşmamız gerek ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
