<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/cop31e-antalyadan-yapay-resif-projesi-ile-mesaj-82022</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 20:09:00 +03:00</pubDate>
            <title> COP31’e Antalya’dan &#039;Yapay Resif Projesi&#039; ile mesaj</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin, denizleri korumak ve gelecek kuşaklara daha temiz bir çevre sunmak amacıyla "Antalya’da Deniz Hep Temiz" temasıyla gerçekleşen Yapay Resif Projesi kapsamında, ALDAŞ tarafından yapılan 35 adet yapay resif bloğu törenle Düden Şelalesi açıklarında denize bırakıldı.</p>
<p>Törene, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve eşi Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin ile denizcilik sektörü kamu ve özel sektör temsilcileri katıldı.</p>
<p>Belediye iştiraki ALDAŞ’ın 3D yazıcı teknolojisi ve dijital üretim sistemleri kullanılarak üretilen yapay resifler, çevrimiçi su kalitesi ölçümleri ve yapay zekâ destekli takip uygulamaları gibi sahip olduğu yenilikçi yaklaşım sayesinde Türkiye’de ve dünyada fark yaratan örnek bir çevre yatırımı olma niteliği taşıyor.</p>
<p><strong>"Antalya’nın hızlı büyümenin faturasını denizin altı ödedi"</strong></p>
<p>Antalya Valisi Hulusi Şahin, deniziyle güzel olan, deniziyle beslenen, deniziyle büyüyen Antalya’nın deniz altının çöl haline geldiğini söyledi. 40 yıl öncesine kadar Antalya’da çok canlı bir deniz altı yaşamı olduğunun bilindiğine dikkat çeken Vali Şahin, şunları kaydetti.</p>
<p>‘’Antalya 40 yılda nüfus olarak büyüdü, turizm ve tarımda önemli artış yaşandı. Antalya, Birleşmiş Milletler Dünya İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. İklim  zirvesinde söyleyecek sözü olan bir şehir olmak istiyoruz. Antalya Valiliği’nin öncülüğünde özellikle denize odaklanan bir inisiyatif geliştirdik. İsmini de Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatif koyduk. Bu inisiyatifin ana vizyonu denizimizi muhafaza etmek ve denizimize daha temiz hale getirecek faaliyetleri yapmak.’’</p>
<p><strong>"Akdeniz’e değer verme zamanı"</strong></p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir de Antalya’nın, dünyanın en özel kıyı kentlerinden biri olduğunu belirterek, ‘’Antalya’nın en önemli zenginliklerinden biri denizimizdir. Her geçen gün etkilerini arttıran iklim krizi, çevre kirliliği ve insan kaynaklı baskılar deniz ekosistemini daha fazla tehdit eder hale geldi. Akdeniz, iklim değişikliğinin etkilerini en yoğun hisseden bölgelerden biri olarak bu tehditlerle karşı karşıyadır. Bu nedenle denizlerimizi korumak, gelecek nesillere karşı taşıdığımız sorumluluğun da bir gereğidir” dedi.</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi olarak Yapay Resif Projesi’ni hayata geçirdiklerini anlatan Özdemir, şöyle konuştu:</p>
<p>‘’Bu proje ile denizlerin korunmasına, biyolojik çeşitliliğin desteklenmesine ve su altı yaşamının güçlendirilmesine yönelik çok büyük bir adım atıldı. Yıllardır denizden beslenen, denizin sunduğu güzelliklerle büyüyen ve gelişen bir kent olarak, bu kez biz denize bir şey veriyoruz. Denizimizin bize kattıklarına karşılık, ona yaşamı destekleyecek, ekosistemini güçlendirecek kalıcı bir değer bırakıyoruz. Projemiz; Belediyemizin çevre ve iklim politikalarının somut bir göstergesi aynı zamanda Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi'nin ortaya koyduğu vizyonunun da önemli bir parçasıdır.”</p>
<p>Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü ve vali eşi Ebru Şahin ise Antalya’nın denizinin çok değerli bir hazine olduğuna dikkat çekti. Denizlerin tehdit altında olduğunu vurgulayan Ebru Şahin, “Kıyılarımıza vuran çöpler, deniz diplerinde biriken atıklar ve mikro plastikler denizlerimizi yok ediyor. Tüm bunlardan yola çıkarak Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi’ni oluşturduk. Dört ana hedefimiz var. Bunlar, denizlerimizi ve kıyılarımızı temizlemek, önlemek, iyileştirmek ve sahiplenmeyi tüm şehrin yapabilmesi için farkındalık çalışmalarıyla göstermek” dedi.</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy da proje ile ilgili bilgi verdi. Atasoy, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Resifler dörderli gruplar halinde yerleştirildi ve iki uçta uzantıları var. Ortada da bir tane referans noktası olacak. Özellikle izleme ile ilgili çalışmalar için bu bize habitat çeşitliliğini sağlayacak. Ekolojik işlevselliği maksimim düzeye eriştirecek. Aradaki akışları denizle ilgili akışları sağlayacak. Böylelikle balıklar o alanlara çok rahat geçiş yapabilecek ve gen geçişleri olacak.  Bizim temel amacımız buradaki deneyimleri hassasiyetle incelemek ve buradan aldığımız deneyimlerle diğer alanlara geçiş yapmak.”</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/cop31e-antalyadan-yapay-resif-projesi-ile-mesaj-82022</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/2/2/1280x720/cop31e-antalyadan-yapay-resif-projesi-ile-mesaj-1782580265.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Denizlerin korunması, balıkçılığın geliştirilmesi ve kirliliğin önlenmesi amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan yapay resifler denize indirilirken, Birleşmiş Milletler İklim Kongresi COP31’e de mesaj verildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/turkiyede-ilk-kez-ekmek-zirvesi-duzenlendi-82021</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 20:08:00 +03:00</pubDate>
            <title> Türkiye’de ilk kez &#039;Ekmek Zirvesi&#039; düzenlendi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından ‘’Bu Bir Ekmek Meselesi’’ temasıyla Türkiye’de ilk kez Ekmek Zirvesi düzenlendi.</p>
<p>Zirveye, Türkiye ve Antalya’daki un sanayicileri ve üreticileri katıldı. Ekmek Zirvesi'nde, ekmeğin tarım ekonomisinden gıda güvenliğine, insan sağlığından kültürel mirasa kadar uzanan çok boyutlu yapısı ele alındı.</p>
<p>ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, dünyada gıda, su ve enerji güvenliğinin stratejik öneminin her geçen gün arttığını söyledi. Hacısüleyman, ‘’Buğdayımıza sahip çıkmak zorundayız. Ekmeğimize sahip çıkmak zorundayız" dedi.</p>
<p>Ekmeğin Türk kültüründeki özel yerine dikkat çeken Hacısüleyman, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Ekmek sadece bir gıda ürünü değil, emeğin, paylaşmanın, üretmenin ve dayanışmanın sembolüdür. Ekmek, yalnızca sofralarda yer alan bir gıda ürünü değil, aynı zamanda büyük bir ekonomik zincirin ürünüdür. Tohumun toprağa düşmesinden başlayarak çiftçimizin alın teri vardır. Değirmencinin, fırıncının emeği vardır. Soframıza ulaşana kadar yüzlerce insanın katkısını içinde taşır. Bu nedenle ekmek, büyük bir emeğin sonucudur."</p>
<p><strong>"Gıda güvenliği stratejik mesele haline geldi"</strong></p>
<p>Tüketici alışkanlıklarının değiştiğini ve ekmek konusunda yeni hassasiyetlerin ortaya çıktığına dikkat çeken Hacısüleyman, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Dünyada yaşanan gelişmeler buğdayın stratejik önemini yeniden ortaya koydu. Uluslararası gerilimlere baktığımızda geleceğin en önemli üç başlığının gıda, su ve enerji olacağı sıkça dile getiriliyor. Enerjiyle ilgili gelişmeleri yakından takip ediyoruz ancak gıda ve su güvenliği de en az enerji kadar kritik hale gelmiştir. Ukrayna-Rusya savaşı başladığında dünyanın gündeminde buğday vardı. Limanlarda bekleyen milyonlarca ton buğdayın ihtiyaç sahibi ülkelere nasıl ulaştırılacağı konuşuluyordu. Savaşan taraflar bile buğdayın güvenli sevkiyatı konusunda uzlaşmak zorunda kaldı. Bu tablo, buğdayın ve ekmeğin ne kadar stratejik bir değer olduğunu açıkça göstermiştir.’’</p>
<p><strong>"Türkiye 14 yıldır dünya un ihracat şampiyonu"</strong></p>
<p>Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak ise Türkiye'nin 14 yıldır dünya un ihracat lideri olduğunu söyledi. Türkiye’nin ihraç ettiği unun 160'tan fazla ülkenin sofrasında yer aldığını vurgulayan Çakmak, şöyle konuştu:</p>
<p>‘’Türkiye un sanayisinde küresel gücüne sahip. TUSAF bünyesinde 8 bölge derneği ve 300'den fazla üye var. Un sektörü yalnızca Türkiye'nin değil dünyanın gıda arzına katkı sunmaktadır. Türkiye, 14 yıldır aralıksız olarak dünya un ihracat lideri ve şampiyon. Bugün sadece Türkiye'nin sofrasında değil, 160'tan fazla ülkenin sofrasında yer alıyoruz. Bu başarı üreticimizin emeği, sanayicimizin yatırımı ve sektörümüzün yıllara dayanan tecrübesinin sonucudur."</p>
<p><strong>"Sosyal medyada ekmek kötüleniyor"</strong></p>
<p>2026 hasat dönemine girildiğini ve iklim koşullarının yakından takip edildiğini anlatan Çakmak, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Her şeye rağmen üreticimizin emeği, sanayicimizin yatırımı ve sektörümüzün deneyimiyle ülkemizin buğday ve un tedarikinde güçlü yapısını koruyacağına inanıyoruz. Ekmek bir memleket meselesidir. Sosyal medyada yayılan yanlış bilgiler toplumda kafa karışıklığı oluşturuyor. Bugün teknoloji sayesinde bilgiye ulaşmak çok kolay. Ancak sosyal medyayı doğru kullanmak ve alanında uzman kişilerden bilgi almak büyük önem taşıyor. Bizler de TUSAF olarak sosyal mecralarda ekmeğin kötülenmesine ve zararlı gösterilmesine karşı bilinçlendirme çalışmaları başlattık. Çünkü ekmek sadece bir gıda ürünü değildir. Ekmek emektir, berekettir, toplumsal hafızamızın ortak değeridir. Ve ekmek bir memleket meselesidir."</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/turkiyede-ilk-kez-ekmek-zirvesi-duzenlendi-82021</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/2/1/1280x720/turkiyede-ilk-kez-ekmek-zirvesi-duzenlendi-1782580165.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ &quot;Bu Bir Ekmek Meselesi&quot; temasıyla Antalya&#039;da düzenlenen zirvede konuşan Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak, Türkiye’nin 14 yıldır dünya un ihracat şampiyonu olduğunu belirterek, &quot;Bugün sadece Türkiye&#039;nin sofrasında değil, 160&#039;tan fazla ülkenin sofrasında yer alıyoruz. Sosyal medyada ekmeğin kötülenmesine karşı bilgilendirme kampanyası başlattık.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/turkonfedden-kobiler-icin-5-maddelik-finansman-recetesi-82013</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 15:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> TÜRKONFED&#039;den KOBİ&#039;ler için 5 maddelik finansman reçetesi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, 27 Haziran Dünya KOBİ Günü dolayısıyla açıklama yaptı. KOBİ’lerin ekonomideki rolü ve yaşadıkları sorunlara dair değerlendirmelerde bulunab Sönmez çözüm önerilerini de paylaştı.</p>
<p>KOBİ’lerde verimlilik açığı kapatılmadan yüksek istihdamın kalıcı refah artışına dönüşemeyeceğini vurgulayan Sönmez, yeni dönemin önceliğinin ölçek büyütme ve katma değer artışı olması gerektiğini kaydetti.</p>
<p>Türkiye’deki KOBİ ağırlığının dünya ortalamasının üzerinde olduğunu söyleyen Sönmez, “KOBİ’ler dünyadaki işletmelerin yaklaşık %90’ını oluştururken istihdamın da %67’sini karşılıyor. Küresel hasılanın ise ancak yarısını üretebiliyorlar. Türkiye’ye baktığımızda ise %99,6’lık işletme sayısı ve %68,5’lik istihdam ile dünya ortalamasının üzerindeyiz. Buna rağmen konu katma değer üretimine geldiğinde, %41,2 ile küresel ortalamada işaret edilen GSYH’nin yarısı (%50) eşiğinin altında kalıyoruz. Dolayısıyla artık sormamız gereken soru, ‘Yeterince KOBİ var mı’ değil, ‘KOBİ’ler yeterince değer üretebiliyor mu’ olmalı. Bu veriler, ‘çok iş, az değer’ ürettiğimizi gösteriyor. İhracatta da benzer bir tablo var. Toplam ihracatın yalnızca %29,6’sı KOBİ’lerden geliyor. Özellikle son yıllarda yaşanan nakit akışı ve finansman sorunları, üretimi, katma değeri, yerel ekonomiyi ve neticede ülke ekonomisini etkiliyor” dedi.</p>
<p><strong>“Asıl açık verimlilikte”</strong></p>
<p>Kaynakların üretken firmalara yeterince akmamasının verimlilik sorununa yol açtığını belirten Sönmez, “KOBİ sayının yüksek olması Türk ekonomisinin gücüdür ama o çoğunluğun verimli olmaması büyük bir kırılganlık yaratıyor. Küresel zincirlere entegre büyük ihracatçılarımız, ortalama bir yurt içi firmaya kıyasla dört kat fazla istihdam sağlıyor ve çalışan başına iki kat daha üretken. Çalışan başına katma değer mikro ölçekte 175 bin TL iken orta ölçekte 969 bin TL’ye yani 5,5 katına çıkıyor. Bu da dinamik, kurumsallaşmış orta ölçekli firma katmanımızın yeterince kalın olmadığına işaret ediyor ve iktisatta ‘kayıp orta’ olarak tanımlanan sorunu yaşamamıza yol açıyor. Orta katmanın kalınlaşmamasının başlıca nedenlerini kayıt dışılığın sürmesi, finansal okuryazarlığın sınırlı kalması ve şeffaf bilanço hazırlama becerisinin eksikliği olarak sıralayabiliriz. Birçok KOBİ, finansal sistemin gözünde ‘riskli’ kategoride. Kurumsallaşma eksikliği hem banka kredisine hem de sermaye piyasalarına erişimi daraltıyor; bu da ölçeğe geçişi ‘finanse edilemez’ kılıyor. Verimlilik açığını kapatmanın yolu işletmeleri ölçek olarak büyütmekten geçiyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Kredi çekip üretim yapmak matematik olarak mümkün değil”</strong></p>
<p>Kısa vadeli kredilerin yatırımları ve buna bağlı olarak verimliliği baltaladığını söyleyen Sönmez şöyle devam etti; “Politika faizi %37 düzeyinde, ticari kredi faizleri ise %45-55 bandında seyrediyor. Bu maliyetle kredi çekip üretim yapmak matematik olarak mümkün değil. Krediye erişim teknik olarak mümkün olsa da kullanılamıyor. Vadeler ise 36 ayda kalınca yatırım yerine günü kurtarmak için kullanılıyor. Bunun yanında bir de teminat meselesi var. Siparişe, ihracat potansiyeline, düzenli fatura akışına ve taşınır varlıklara dayalı KOBİ’ler, bilançosu büyük şirketler kadar güçlü olmadığı için sistemin dışında kalıyor. Bunun sonucunu konkordato başvuruları ve kapanan şirket sayılarında da görüyoruz. Kapanan her işletmeyle birlikte yılların ürettiği üretim bilgisi, tedarik ağı ve nitelikli iş gücü de kayboluyor.”</p>
<p><strong>“Para tek başına yeterli değil”</strong></p>
<p>KOBİ’lerin %78,8’inin düşük teknoloji sınıfında üretim yaptığını, yüksek teknolojide üretim yapan KOBİ oranının %1 civarında seyrettiğini hatırlatan Sönmez şunları söyledi; “KOBİ’lerin farkındalığı giderek artsa da öncelik nakit akışını yönetmek olunca, dijital ve yeşil dönüşüm yatırımları ‘gerekli ama ertelenebilir’ görülüyor; ertelendikçe de rekabetçilik açığı büyüyor. Yapay zeka çoğu işletmede deneme düzeyinde kalırken en büyük eksiklikler strateji, insan kaynağı, veri altyapısı ve finansman. Yani para tek başına verimlilik makasını kapatmıyor. Paranın kurumsallaşmaya, beceriye ve teknolojiye dönüşebilmesi gerekiyor.”</p>
<p>Benzer durumun ihracat için de geçerli olduğunu belirten Sönmez, “İhracatçı KOBİ sayısını artırmanın yolu, ihracata başlama eşiğini düşürmekten geçiyor. Çünkü bugün birçok işletme kaliteli ürün üretiyor ama pazar bilgisine, alıcı bağlantılarına, sertifikasyona, lojistiğe veya finansmana erişemediği için başlayamıyor. Bu kapsamda önerimiz, Eximbank, KGF ve Nefes Kredisi gibi mekanizmaların KOBİ ölçeğine uygun tasarlanması. Ayrıca siparişe, fatura akışına ve ihracat performansına dayalı finansman modelleri ve fuar desteğinin yanına hedef ülke analizi, alıcı bulma, dijital pazarlama, e-ihracat, sertifikasyon ve regülasyon uyumu desteği de eklenmeli” dedi.</p>
<p><strong>5 maddelik finansman reçetesi</strong></p>
<p>KOSGEB, KGF ve Merkez Bankası tarafında atılan adımların yönünün doğru olduğunu ancak bunların yetersiz kaldığını ifade eden Sönmez, “TÜRKONFED olarak beş başlıktan oluşan somut bir finansman reçetesi öneriyoruz: İlki, kredi mekanizmaları çeşitlendirilmeli ve KGF ile kalkınma bankaları daha aktif rol üstlenmeli. İkincisi, teminat yapısı esnetilerek sipariş, alacak ve ihracat potansiyeli gibi geleceğe dönük varlıklar kabul edilmeli. Üçüncüsü, finansal okuryazarlık ve kurumsallaşma desteği verilmeli. Dördüncüsü makroekonomik öngörülebilirlik. Son olarak, Anadolu ile büyük şehir arasındaki erişim farkını gözeten, sadeleştirilmiş bölgesel programlar uygulanmalı. Bunlara ek olarak üyelerimizden, kredi büyüme sınırlarının sektörel olarak yeniden kalibre edilmesi yönünde kritik bir talep alıyoruz. İhracat yapan, istihdam yaratan firma ile spekülatif kredi kullanımı aynı kefeye konulmamalı” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>“Kriz geçici olabilir, güven kaybı kalıcıdır”</strong></p>
<p>“Önümüzdeki on yılın politika çerçevesini, KOBİ’yi yaşatma ekonomisinden büyütme ekonomisine geçiş belirleyecek.” diyen Sönmez, sözlerini şöyle tamamladı; “TÜRKONFED olarak bunun ön koşulunu; makroekonomik öngörülebilirlik, iş dünyasına acil nefes alanı ve hukuk güvenliğinde görüyoruz. Dünya Bankası’nın da vurguladığı gibi sanayi politikası tek başına makro istikrarın ve kurumsal güvenin yerini tutmaz. Kriz geçici olabilir, güven kaybı kalıcıdır.”</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/turkonfedden-kobiler-icin-5-maddelik-finansman-recetesi-82013</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/1/3/1280x720/suleyman-sonmez-1782568050.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, Dünya KOBİ Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “KOBİ sayısının yüksek olması ekonomimizin gücüdür ama o çoğunluğun verimli olmaması büyük bir kırılganlık yaratıyor. Bu nedenle KOBİ’leri yaşatma ekonomisinden büyütme ekonomisine geçmeliyiz.” dedi. 5 maddelik finansman reçetesi paylaşan Sönmez, KOBİ’lerin kredi büyüme sınırlarının sektörel olarak yeniden kalibre edilmesi yönünde taleplerinin olduğunu da dile getirdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/haftanin-kazandirani-doviz-82009</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:45:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bu hafta borsa ve altın düştü, döviz yükseldi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 3,13 altında 14.274,02 puandan tamamladı.</p>
<p>Endeks, hafta içinde en düşük 14.147,05 puanı, en yüksek 14.871,49 puanı gördü.</p>
<p>Borsa İstanbul'da aynı dönemde mali endeks yüzde 1,50 değer kaybıyla 20.811,92 puana, sanayi endeksi yüzde 1,82 gerilemeyle 17.858,68 puana, hizmetler endeksi yüzde 2,32 düşüşle 12.773,59 puana ve teknoloji endeksi yüzde 6,36 azalışla 47.208,29 puana indi.</p>
<p>Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 32,41 ile Balsu Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ ilk sırada yer aldı.</p>
<p>Balsu Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ'yi yüzde 8,28 ile Destek Finans Faktoring AŞ ve yüzde 7,94 ile Efor Yatırım Sanayi ve Ticaret AŞ izledi.</p>
<p>Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 21,97 ile Ral Yatırım Holding, yüzde 18,03 ile Hektaş ve yüzde 15,26 ile Mia Teknoloji oldu.</p>
<p>Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 648 milyar 440 milyon lirayla ASELSAN, 581 milyar 280 milyon lirayla Garanti BBVA ve 545 milyar 100 milyon lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ oldu.</p>
<p><strong>Altının düşüşü devam ediyor</strong></p>
<p>24 ayar külçe altının gram fiyatı, geçen hafta sonuna göre yüzde 1,63 azalışla 6 bin 97 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 1,62 düşüşle 41 bin 98 liraya geriledi.</p>
<p>Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftadaki kapanışının yüzde 1,63 altında 10 bin 212 liraya indi.</p>
<p>Doların satış fiyatı, yüzde 0,39 artarak 46,6280 liraya, avronun satış fiyatı da yüzde 0,06 artışla 53,3080 liraya yükseldi.</p>
<p>Geçen hafta 61,4490 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 0,46 artışla 61,7330 liraya çıktı.</p>
<p>İsviçre frangı da yüzde 0,49 değer kazanarak 57,8450 liradan alıcı buldu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/haftanin-kazandirani-doviz-82009</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/02/euro-dolar-doviz.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Borsa haftayı yüzde 3,13 değer kaybıyla tamamladı. 24 ayar külçe altının gramı yüzde 1,63, cumhuriyet altını yüzde 1,62, çeyrek altın yüzde 1,63 değer kaybetti. Doların satış fiyatı yüzde 0,39, euronun yüzde 0,06, İngiliz sterlininin de yüzde 0,46 arttı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/yenilenmis-urunlere-14-gunluk-cayma-hakki-82008</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:28:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yenilenmiş ürünlere 14 günlük cayma hakkı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Yenilenmiş ürünler için 14 günlük şartsız cayma hakkı tanındı.</p>
<p>Ticaret Bakanlığının hazırladığı "Yenilenmiş Ürünler Hakkında Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Yönetmelikle, kullanılmış malların yenilenmiş olarak tekrar satışa sunulmasına ilişkin uygulama usul ve esasları düzenlendi.</p>
<p>Bakanlıktan düzenleme hakkında yapılan açıklamada, ikinci el piyasasında alışverişe konu olan teknolojik ürünlerin belirli standartlar çerçevesinde yenilenerek garantili olarak tekrar satışa sunulmasını sağlayan yenilenmiş ürün ekosisteminin etkinliğini artırmak için yeni düzenlemelerin hayata geçirildiği belirtildi.</p>
<p>Açıklamada, düzenlemelerle, cep telefonundan bilgisayara, akıllı saatten oyun konsoluna kadar tüketicilerin yoğun ilgi gösterdiği ikinci el teknolojik ürünlerin garantili şekilde yenilenerek ekonomiye yeniden kazandırılması süreçlerinin daha hızlı, şeffaf ve güvenli hale getirilmesinin amaçlandığı bildirildi.</p>
<p>Hem internetten hem de mağazadan satın alınan ürünler için cayma hakkının getirildiği kaydedilen açıklamada, "Yeni düzenlemeyle yalnızca internet alışverişlerinde değil, fiziki olarak mağazalardan satın alınan yenilenmiş ürünlerde de tüketiciler 14 gün içinde hiçbir gerekçe göstermeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahip olacaktır." ifadeleri kullanıldı.</p>
<p><strong>YÜBİS ile dijital sicil kaydı oluşturulacak</strong></p>
<p>Açıklamada, Yenilenmiş Ürün Bilgi Sistemi (YÜBİS) ile her cihaz için dijital bir sicil kaydı oluşturulacağı, hangi parçaların değiştirildiği ve hangi işlemlerin yapıldığının erişime sunulacağı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:</p>
<p>"Kayıp, kaçak ve çalıntı ürün sorgusu kayıtları, ilgili yenileme merkezi ve bu merkezler adına işlem yapan tüm işletmelerin bilgileri ve YÜBİS üzerinden ulaşılabilir ürün sertifikaları, tüketicilerin erişimine sunulmaktadır. Mevcut düzenlemede cep telefonları, tabletler, akıllı saatler, oyun konsolları ve modemler yenileme kapsamında yer almaktaydı. Yeni yönetmelikle televizyonlar da kapsama dahil edilerek tüketici güvencesi daha geniş bir ürün yelpazesine yayılmaktadır. Yenileme merkezleri için asgari sermaye şartı 30 milyon liradan 100 milyon liraya yükseltilmiştir. Yönetmelik hükümlerine aykırı davranan işletmelere idari yaptırım uygulanacaktır. Tüketicinin sağlığını, güvenliğini veya ekonomik çıkarlarını zedeleyen merkezlerin yetki belgeleri, kurulan komisyon tarafından askıya alınabilecek ya da iptal edilebilecektir. Belgesi iptal edilen yenileme merkezlerine 1 yıl boyunca yeni belge verilmeyecektir."</p>
<p>Açıklamada, yenilenmiş cep telefonları için taksit avantajı getirildiği, yenileme merkezleri ve bunlara bağlı yetkili satıcılarca satılan yenilenmiş cep telefonlarında KDV oranının yüzde 1'e düşürüldüğü anımsatıldı.</p>
<p>Düzenlemeyle bu uygulamalarda yaşanabilecek suistimallerin önüne geçilmesine katkı sağlanacağı bildirilen açıklamada, bu doğrultuda elektronik doğrulama, kayıt ve kontrol mekanizmalarının geliştirildiği ifade edildi.</p>
<p><strong>Bugüne kadar 1,6 milyon ürün yenilendi</strong></p>
<p>Açıklamada, bugüne kadar yaklaşık 1,6 milyon ürünün yenilenerek tekrar piyasaya kazandırıldığının bilgisi verilerek, şunlar kaydedildi:</p>
<p>"Söz konusu sistemin, elektronik atıkların azalması, döngüsel ekonominin güçlendirilmesi, israfın ve çevreye verilen zararın önlenmesi suretiyle ülke ekonomisine katkı sağladığı bilinmektedir. Yapılan yeni düzenlemelerle ekosistemin olumlu etkilerinin artarak devam edeceği değerlendirilmektedir. Bakanlık olarak bu yönetmelikle hem çevre dostu ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarını teşvik etmeyi hem de tüketicilerin ikinci el pazarında mağdur olmasının önüne geçilerek güvenli alışveriş ortamı oluşturulması hedeflenmektedir."</p>
<p>Öte yandan yönetmelik, 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/yenilenmis-urunlere-14-gunluk-cayma-hakki-82008</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/2/7/1280x720/kumanda-televizyon-ekran-1766982836.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ticaret Bakanlığı, yenilenmiş ürün alışverişlerine 14 günlük cayma hakkı getirildiğini, ürün yenileme kapsamına televizyonların da dahil edildiğini duyurdu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/mali-suclarda-turk-uyruklu-olmayan-kisilerin-kimlik-tespiti-uzaktan-yapilabilecek-82007</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:17:00 +03:00</pubDate>
            <title> Mali suçlarda Türk uyruklu olmayan kişilerin kimlik tespiti uzaktan yapılabilecek</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>​​​​​​​Hazine ve Maliye Bakanlığının Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'i Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Yürürlüğe giren tebliğ, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında müşteri kimliğinin doğrulanması amacıyla kullanılacak uzaktan kimlik tespiti yöntemlerine ilişkin usul ve esasları düzenliyor.</p>
<p>Buna göre, yükümlü kuruluşlar, Türk uyruklu olmayan gerçek kişilerin uzaktan kimlik tespitini Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatının (ICAO) standardına uygun, yakın alan iletişimi özelliği olan pasaportla yapabilecek.</p>
<p>Uzaktan kimlik tespiti, pasaportla uzaktan kimlik tespiti konusunda özel olarak eğitim verilmiş personel tarafından görüntülü görüşme yoluyla gerçekleştirilecek.</p>
<p>Müşterinin bilgileri, pasaportun yongasında yer alan kimlik bilgilerinin pasaport üzerinde yer alan bilgilerle eşleştiği yakın alan iletişimi kullanılarak doğrulanacak. Bu doğrulamanın yapılamaması halinde uzaktan kimlik tespiti yoluyla iş ilişkisi tesis edilemeyecek.</p>
<p>Görüntülü görüşme sürecinde kişiyi ve kişi tarafından sunulan pasaport üzerindeki bilgileri gösteren görüntüler alınacak.</p>
<p><strong>Adres teyidi yapılmadan para transferi ve nakit çekim yapılamayacak</strong></p>
<p>Uzaktan kimlik tespiti kapsamında alınan adres bilgisinin, yerleşim yeri belgesi, ilgili adına düzenlenmiş elektrik, su, doğalgaz gibi adres temelli abonelik gerektiren bir hizmete ilişkin olan ve işlem tarihinden önceki üç ay içinde düzenlenmiş fatura, herhangi bir kamu kurumu tarafından verilen belge veya ilgili ülkenin kamuya açık veri tabanları üzerinden risk bazlı yaklaşım çerçevesinde en geç üç ay içerisinde teyit edilmesi zorunlu olacak. Adres teyidi yapılmadan para transferi ve nakit çekim yapılamayacak.</p>
<p>Müşteri kabulü yapacak yükümlüler, risklerin tanımlanması, derecelendirilmesi, izlenmesi ve azaltılmasına yönelik gerekli tedbirleri alacak.</p>
<p>Yükümlüler, riskli olarak belirledikleri ülkelerin vatandaşlarını pasaportla uzaktan kimlik tespiti yöntemiyle müşteri olarak kabul edemeyecek.</p>
<p>Öte yandan, müşteri kabulüne başlanmasından itibaren bir ay içerisinde bu kapsamda alınan tedbirler, oluşturulan prosedür ve rehberler hakkında MASAK tarafına bildirim yapılacak.</p>
<p>Pasaportla kimlik tespiti yapılan kişinin Türk vatandaşlığını kazandığının veya Türkiye Cumhuriyeti kanunları uyarınca kendisine vergi mükellefiyeti tesis edildiğinin anlaşılması halinde kendisine tanımlanan kimlik kartının bir örneği veya vergi kimlik numarası elektronik ortamda alınarak müşteri bilgileriyle ilişkilendirilecek.</p>
<p>Kimlik bilgilerinin doğrulanması amacıyla, müşterinin kimlik bilgileriyle uyumlu yurt içinde veya dışında mukim bir banka hesabından ya da banka veya kredi kartından para transferi yapılması zorunlu olacak.</p>
<p>Müşteri tarafından açılan hesaba, sadece kişinin yurt dışında kendi adına açılmış banka hesaplarından para gönderimi gerçekleştirilirken, açılan bu hesaptan yurt dışına para çıkışı sadece söz konusu kişi adına açılmış banka hesaplarına yapılacak.</p>
<p>Müşteri kabul edilenlere ilişkin istatistiki bilgiler takvim yılı esas alınarak her üç aylık dönemin son ayında MASAK'a gönderilecek.​​​​​​​</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/mali-suclarda-turk-uyruklu-olmayan-kisilerin-kimlik-tespiti-uzaktan-yapilabilecek-82007</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/10/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Resmi Gazete&#039;de yayımlanan değişiklikle, suç gelirleriyle mücadele kapsamında yükümlü kuruluşlar, Türk uyruklu olmayan gerçek kişilerin kimlik tespitini uzaktan gerçekleştirebilecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/s-arabistanla-yapilan-anlasma-resmi-gazetede-82004</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 11:05:00 +03:00</pubDate>
            <title> S. Arabistan&#039;la yapılan anlaşma Resmi Gazete&#039;de</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Suudi Arabistan ile imzalanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanan anlaşma Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Şubat 2026'da Riyad'da imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşma"nın onaylanmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de yer aldı.</p>
<p>Hükümleri Cumhurbaşkanı tarafından yürütülen kanun, bugün yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/s-arabistanla-yapilan-anlasma-resmi-gazetede-82004</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/7/3/4/1280x720/is-yerlerinde-psikolojik-tacizin-onlenmesi-ile-ilgili-genelge-resmi-gazetede-1741267840.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan yenilenebilir enerji santrali projeleriyle ilgili anlaşma Resmi Gazete&#039;de yayımlandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/dunyada-cinsiyet-esitligine-daha-cok-odaklanan-ilk-15e-girdi-isbirligi-cagrisi-yapti-81996</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 09:17:00 +03:00</pubDate>
            <title> Dünyada ‘cinsiyet eşitliğine daha çok odaklanan’ ilk 15’e girdi, işbirliği çağrısı yaptı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>SABANCI </strong>Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı, Sakıp Sabancı Müzesi Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Güler Sabancı, </strong>Vakfın OECD’nin (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) <strong>“Kalkınma İçin Filantropi” </strong>raporuna 3’üncü kez girdiğini öğrenince bir toplantı önerdi:</p>
<p>-          <strong>Gelin OECD Kalkınma İçin Çalışan Vakıflar Ağı (netFWD) ve Sabancı Vakfı, birlikte </strong>“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Finansmanında Filantropinin Stratejik Rolünün Güçlendirilmesi” <strong>başlıklı bir toplantı düzenleyelim, birlikte konuyu değerlendirelim.</strong></p>
<p>Sabancı Center’da gerçekleşen toplantıda <strong>“OECD Kalkınma İçin Filantropi 2026” </strong>raporunun sunumunu OECD Kalkınma Merkezi Politika Analisti <strong>Esme Stout </strong>yaptı:</p>
<ul>
<li><strong>Rapor kapsamında dünya genelinde 506 vakfın 2020-2023 yılları arasındaki bağışları analiz edildi.</strong></li>
<li><strong>Rapora göre, bu dönemde filantropi (hayırseverlik) finansmanı 68.2 milyar dolara ulaşarak resmi kalkınma yardımlarının yüzde 10’una ulaştı.</strong></li>
<li><strong>Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik filantropik fonlama ise 5.2 milyar dolar seviyesine çıktı. Bu miktar kalkınma amaçlı tüm filantropi kaynaklarının yüzde 8’ini oluşturdu.</strong></li>
<li><strong>Kaynaklarının yüzde 70’inden fazlasını toplumsal cinsiyet eşitliğine dönük çalışmalara ayıran Sabancı Vakfı, bu alanda küresel ölçekte ilk 15 vakıf arasına girdi.</strong></li>
</ul>
<p><strong><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a3f6bb266dcd-1782541234.jpg" alt="" width="700" height="461" /></strong><strong>“Gates Foundation”, “AVPN” </strong>ve <strong>“Girls Not Brides” </strong>gibi uluslararası kuruluşların temsilcilerinin katıldığı toplantıda konuşan <strong>Güler Sabancı, </strong>projelerini uluslararası normları ve ölçümleri göz önüne alarak tasarladıklarını belirtti:</p>
<p>-          <strong>OECD’nin son raporunda da bunun sonuçlarını görüyoruz. OECD raporları, yüzlerce hayırsever kuruluşun verilerinden beslenerek filantropinin nerede ve nasıl fark yaratabileceğini daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.</strong></p>
<p>Filantropinin gerçek etkisinin veriye dayalı öğrenme ve güçlü işbirlikleriyle mümkün olduğunu vurguladı:</p>
<p>-          <strong>Bu nedenle veri üretimini son derece kritik görüyoruz. Çünkü, ölçemediğimiz veriyi geliştirmemiz de mümkün değildir.</strong></p>
<p>OECD’nin 2019 yılında yayınladığı <strong>“Cinsiyet Eşitliği İçin Filantropi” </strong>raporuna uzandı:</p>
<p>-          <strong>2019 yılındaki raporda Sabancı Vakfı’nın bu alana odaklanan dünya çapındaki en etkili 7 vakıftan biri olarak gösterilmişti. Bu yılki ile birlikte Sabancı Vakfı, OECD raporunda 3’üncü kez yer alıyor.</strong></p>
<p>Bu durumu şöyle yorumladı:</p>
<p>-          <strong>OECD raporunda 3’üncü kez yer almamız, </strong>“Cinsiyet Eşitliği” <strong>konusuna 20 yıldır odaklanarak kararlılıkla, hedeften de şaşmadan çalışmamızın somut bir göstergesidir.</strong></p>
<p>Babaannesi <strong>Sadıka Sabancı</strong>’nın tüm mal varlığını bağışlayarak Sabancı Vakfı’nın kuruluşu için önemli adım attığının altını çizdi:</p>
<p>-          <strong>Bugün OECD raporlarında 3 yıldır yer alıyorsak bunun arkasında şeffaflık var, kanıtlara dayalı çalışma var. Her zaman toplumsal cinsiyet eşitliği, stratejik önceliklerimizden biri oldu. Çünkü biz bunu kritik bir itici güç olarak görüyoruz.</strong></p>
<p><strong>Güler Sabancı, </strong>hayırseverliğin bugün her zamankinden daha önemli olduğunu kaydetti:</p>
<p>-          <strong>Hayırseverliğin geleceği işbirliğine dayanıyor. Artık hiç kimse tek başına toplumsal, küresel sorunlarla başa çıkamaz. Bu yüzden çok koordinasyon lazım. Bu en çok da toplumsal cinsiyet eşitliği için gerekiyor.</strong></p>
<p>Türkiye’nin çok uzun yıllara dayanan hayırseverlik geleneğine sahip olduğunu anımsattı:</p>
<p>-          <strong>Ülkem OECD raporlarında fakir görünmüyor ama tek başına bu sorunlarla başa çıkmak için de yeterince zengin değil. Bu yüzden uluslararası kapasitenin işbirliği bizim için çok önemli.</strong></p>
<p>Dünyada <strong>“hayırseverlik cirosu”</strong>nun 68.2 milyar dolara çıkması, <strong>“toplumsal cinsiyet eşitliği”</strong>ne 5.2 milyar dolar harcanabilir noktaya gelmesi önemli aşamaya ulaşıldığını gösteriyor…</p>
<p>Sabancı Vakfı’nın da <strong>“toplumsal cinsiyet eşitliği”</strong>ne dönük istikrarlı çalışmalarıyla OECD raporlarına girmesi, yapılan işin dünyada da dikkati çekmesi açısından önem taşıyor…</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Hayırseverler dünyada kalkınma finansmanında önemli rol üstleniyor</span></h2>
<p><strong>OECD </strong>İstanbul Merkezi Direktörü <strong>Achraf Bouali, </strong>Sabancı Vakfı ile ortaklaşa düzenledikleri toplantıda resmi kalkınma yardımlarının giderek kısıtlandığına dikkat çekti:</p>
<p>-          <strong>Böyle bir dönemde filantropi (hayırseverlik) kalkınmanın finansmanında daha önemli bir rol üstleniyor. Çünkü, 2025 yılında resmi kalkınma yardımlarında yüzde 9-17 kesinti öngörülmüştü.</strong></p>
<p><strong>“OECD Filantropi Merkezi” </strong>aracılığıyla fikirleri, veriyi ve ortaklıkları küresel ölçekte bir araya getirerek daha yüksek etkiyi desteklediklerini vurguladı:</p>
<p>-           <strong>OECD’nin ilk bölgeler arası merkezi olan İstanbul Merkezi ise ortak küresel meseleleri ele alıyor ve farklı bölgeler arasında işbirliğini güçlendiriyor. Haziran 2022’den buyana İstanbul’un kendisi gibi Kuzey ile Güney, Doğu ile Batı arasında köprü işlevi görüyor.</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/dunyada-cinsiyet-esitligine-daha-cok-odaklanan-ilk-15e-girdi-isbirligi-cagrisi-yapti-81996</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/9/6/1280x720/67-1782541213.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Dünyada ‘cinsiyet eşitliğine daha çok odaklanan’ ilk 15’e girdi, işbirliği çağrısı yaptı ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yavas-karar-alma-sureci-ekonomik-buyumeye-engel-81991</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 08:48:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yavaş karar alma süreci, ekonomik büyümeye engel</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Uluslararası ticari alacak sigortası ve risk yönetimi şirketi Coface’ın 13 ülkede 1.250 iş lideriyle gerçekleştirdiği araştırmaya göre katılımcıların %68’i yavaş karar alma süreçlerini büyümenin önündeki önemli bir engel olarak görüyor. Belirsizliğin yüksek olduğu bir ortamda şirketler artık yalnızca riskten kaçınmaya çalışmıyor; daha hızlı karar almayı öğrenmek zorunda kalıyor. Riskin giderek karar alma ve büyümenin itici gücüne dönüştüğü bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Uzun yıllar boyunca dış unsurlardan biri olarak görülen risk, artık büyük ölçüde şirket içi bir konu haline gelmiş durumda. Pek çok kuruluşta karar alma süreçleri, satış ekipleri ile risk yönetimi fonksiyonları arasında süren gerilimlerin yanı sıra mevcut verilerin etkin şekilde kullanılamaması nedeniyle yavaşlıyor. Kuruluşların yaklaşık onda altısı (%59), risk ekiplerinden gelen geri bildirimlerin aşırı temkinli ya da piyasa gerçeklerinden uzak olarak algılandığını düşünüyor. Bu durum güvensizliği artırırken karar alma süreçlerini de sekteye uğratıyor. Bu dinamik gerçek bir kısır döngü yaratıyor.</p>
<p>Şirketlerin %52’si pazarlar arasında verilerin parçalı olduğunu bildirirken, bütünleşik veri eksikliği nedeniyle kararlar daha çok kişisel değerlendirmelere dayanıyor. Bu da temkinli yaklaşımı güçlendirerek karar alma süreçlerini daha da yavaşlatıyor. Bu kararsızlığın bir bölümü, riske karşı hâlâ savunmacı bir yaklaşım benimsenmesinden kaynaklanıyor. Yöneticilerin yarısı (%50), fırsatların belirli bir çerçeve içinde değerlendirilebileceği durumlarda bile “evet” oluşturmanın yerine “hayır” demenin daha güvenli olduğuna inanıyor. Ancak beklentiler hızla değişiyor. Bugün karar vericilerin yalnızca %24’ü risk ekiplerini gerçek bir büyüme ortağı olarak görürken, %44’ü önümüzdeki üç ila beş yıl içinde bu rolü üstleneceklerini öngörüyor. Değişimin yönü net: En başarılı şirketler, kontrol odaklı bir anlayışın ötesine geçerek riski karar alma sürecinin en başından itibaren dahil eden ve “güvenli bir evet” yaklaşımını mümkün kılan şirketler olacak.</p>
<h2>Dönüşüme öncülük edenler </h2>
<p>Şirketlerin yalnızca küçük bir bölümü (araştırmaya katılan şirketlerin %12,6’sı) bugün tamamen büyüme odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Araştırmada “Büyüme Avantajı Liderleri” olarak tanımlanan bu şirketler, uyguladıkları somut yöntemlerle öne çıkıyor. Bu sayede belirsizlikleri daha hızlı uygulanabilir kararlara dönüştürebiliyor ve diğer kuruluşların kaçırdığı fırsatları değerlendirebiliyorlar. Bu şirketlerin %70’i risk ekiplerini karar alma sürecinin en erken aşamalarından itibaren sürece dahil ediyor. Araştırma ortalaması ise %58 seviyesinde. Daha yüksek bir oranı riski rekabet avantajı olarak görüyor (%29’a karşı %19). Tartışma ve yapıcı sorgulamayı teşvik eden bir kurum kültürü oluşturuyorlar (%38’e karşı %23).</p>
<h2>Veri ve yapay zekâ belirleyici oluyor </h2>
<p>Bu ortamda veri, performansın temel belirleyicilerinden biri haline geliyor. Ancak şirketlerin yalnızca %20’si farklı pazarlarda tutarlı verilere sahip olduğunu belirtiyor. Bu durum şirketlerin karşılaştırma yapma ve öngörü geliştirme yeteneklerini sınırlandırıyor. Bu kısıtlar karşısında beklentiler hızla değişiyor. Amaç, kontrol mekanizmalarından ödün vermeden belirsizliği azaltmak ve karar alma süreçlerini hızlandırmak. Yöneticilerin %59’u risk ekiplerinin senaryo simülasyonları için öngörüye dayalı analizlerden daha fazla yararlanmasını istiyor. %54’ü yapay zekâ destekli risk analizi çözümlerinin kullanımının hızlandırılmasını talep ediyor.</p>
<h2>Dış iş ortaklarının rolü </h2>
<p>Şirketler artık iş ortaklarından yalnızca risk koruması sağlamalarını beklemiyor. %77’si pazar gelişmelerini öngörebilmek için tahmine dayalı analizlerden yararlanmak istiyor. %71’i ise daha fazla fırsatı değerlendirebilmek için iş ortaklarının kendilerine güven vermesini bekliyor. Daha genel bir çerçevede, karar vericilerin %65’i dış iş ortaklarının koruma, veri ve öngörü yeteneklerini bir araya getirerek daha cesur iş kararlarının alınmasını mümkün kılması gerektiğini düşünüyor. Bu yeni dönemde risk yönetimi profesyonellerinden, belirsizliği daha kolay uygulanabilir kararlara dönüştürebilen gerçek karar alma ortakları olmaları bekleniyor.</p>
<p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Coface CEO’su Xavier Durand şu ifadelere yer veriyor: “Şirketler için asıl zorluk artık riskten kaçınmak değil, belirsizliği bilgiye dayalı kararlara dönüştürmeyi bilmektir. Bunun için de veri gerekir. Bilgiyi toplama, analiz etme ve öngörüye dönüştürme yeteneği; daha erken, daha hızlı ve daha güvenli şekilde ‘evet’ diyebilmenin merkezinde yer alıyor. En başarılı şirketler daha az risk alanlar değil, karar vermek için en güçlü bilgi ve öngörüye sahip olanlardır.”</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">ARAŞTIRMADA ÖNE ÇIKAN SONUÇLAR</span></h2>
<p>- Şirketlerin %68’i yavaş karar alma süreçlerini büyümenin önündeki önemli bir engel olarak görüyor. </p>
<p>- Karar vericilerin %62’si ticari büyüme hedefleri ile risk disiplini arasında hâlâ temel bir çelişki bulunduğuna inanıyor. </p>
<p>- Katılımcıların %44’ü risk ve finans ekiplerinin önümüzdeki 3 ila 5 yıl içinde stratejik büyüme ortaklarına dönüşeceğini düşünüyor. </p>
<p>- %77’si daha proaktif kararlar alabilmek için dış iş ortaklarından öngörüye dayalı analizler bekliyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yavas-karar-alma-sureci-ekonomik-buyumeye-engel-81991</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/12/hesap.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Belirsizlik ortamında işletmelerin büyümesinin önündeki temel engeller artık yalnızca pazar koşulları değil, aynı zamanda şirketlerin karar alma hızı ve kabiliyeti olarak gösteriliyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gida-tehdit-unsuru-olmamali-82019</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> ’Gıda tehdit unsuru olmamalı’</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/BURDUR</strong></p>
<p>Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, Hürmüz Boğazı'nın yeniden gemi trafiğine açılmasıyla değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Gıdanın tehdit unsuru olarak kullanılmadığı uluslararası bir düzene ihtiyaç duyulduğunu belirten Gündüzalp, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Hürmüz Boğazı'nda tansiyonun düşmesi ve yeniden gemi trafiğine açılmasıyla küresel piyasalarda yaşanan rahatlama, petrol ve gübre fiyatlarında ciddi bir düşüş trendi başladı. Tarım stratejik önemine sahip ve savaşların gıda güvenliği üzerindeki etkileri artmaktadır. Kısa vadede olumlu bir tablo oluştu. Gıda güvenliği küresel istikrarın temel unsurlarından biri. Gıdanın bir tehdit veya baskı unsuru olarak kullanılmadığı, üretimin ve ticaretin güvence altında olduğu uluslararası bir düzene ihtiyaç duyulmaktadır.”</p>
<p>İran’ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla küresel ticarette ciddi aksamalara yol açtığını anımsatan Gündüzalp, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Hürmüz Boğazı’nın tekrar gemi trafiğine açılmasıyla piyasalarda olumlu bir hava oluştu. Petrol fiyatlarında görülen hızlı düşüş, gübre piyasasına da yansıdı. Üre gübre fiyatı eski haline geri döndü. Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle yükselen küresel gübre fiyatları, diplomatik görüşmelerin yeniden başlamasıyla düşüşe geçti. Nisan-Mayıs aylarında emtia piyasalarında 800 dolara yaklaşan üre gübre fiyatları, Haziran ayı sonu itibarıyla 400 dolarlara geriledi. Aynı dönemde 120 dolara kadar yükselen Brent ham petrolünün varil fiyatı da 75 dolar seviyelerine düştü.”</p>
<p>Tarımın, küresel lojistik ağlara tamamen bağımlı bırakılabilecek bir sektör olmadığına dikkat çeken Gündüzalp, şöyle konuştu:</p>
<p>‘’Bugün bir çiftçinin kullanacağı gübrenin veya ekeceği tohumun binlerce kilometre uzaktaki bir boğazın güvenliğine bağlı olması, toplumların gıdaya ulaşımı açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Tarımsal girdilere erişimde yaşanan en küçük aksama bile gıda piyasalarını doğrudan etkiliyor. Bu süreçte yalnızca ülkemizde değil, birçok ülkede de tarımsal üretimde ciddi maliyet artışları yaşandı. Gıda, tarımsal ürün veya tarımsal hammadde taşımacılığının savaş dönemlerinde dahi siyasi ve askerî engellerden etkilenmemesi gerekiyor. Gıdanın baskı veya tehdit unsuru olarak görülmediği, siyasi araç olarak kullanılmadığı uluslararası bir düzen oluşturulmalıdır.”</p>
<p><strong>"Savaşın etkisi bir süre daha devam eder"</strong></p>
<p>Petrol fiyatları ve gübre maliyetlerindeki artışın üretimi olumsuz etkilediğine dikkat çeken Ömer Faruk Gündüzalp, ‘’Bu tür engellemelerin yaşandığı dönemlerde artan yüksek maliyetler nedeniyle çiftçi daha az gübre kullanmak zorunda kalıyor. Bu durum verim kayıplarına, dolayısıyla gıda fiyatlarında artışa neden oluyor. Sevkiyatlar yeniden başlamış olsa da yüksek maliyetle alınan stokların eritilmesi zaman alacak. Bu nedenle hem üreticiler hem de tüketiciler, savaşın yarattığı krizin etkilerini bir süre daha hissetmeye devam edecekler” dedi.</p>
<p><strong>"Tarımda milli politika oluşturulmalı"</strong></p>
<p>Tarımda milli politikası olmayan ülkelerin faturayı ağır ödeyeceğini dile getiren Gündüzalp, sözlerini şöyle tamamladı.</p>
<p>‘’Jeopolitik riskler ve savaşın faturaları en başta tarım sektörüne, ardından tüketiciye kesiliyor.  Artan nüfus, ekonomik dönüşümler ve küresel gelişmeler bize tarımın yalnızca ticari bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda stratejik bir millî güvenlik meselesi olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Tarımsal girdilerde dışa bağımlılığı azaltmayan, çiftçisini küresel krizlerin oluşturduğu maliyet baskısından koruyamayan ülkeler faturayı ağır öder.’’</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gida-tehdit-unsuru-olmamali-82019</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/1/9/1280x720/gida-tehdit-unsuru-olmamali-1782579939.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, Hürmüz Boğazı&#039;nın yeniden gemi trafiğine açılmasıyla piyasalarda rahatlama yaşandığını, ancak savaşın etkilerinin bir süre daha devam edeceğini belirterek, ‘’Gıdanın silah olmadığı bir dünyaya ihtiyaç var.’’ dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/uludag-enerji-enerjini-gelecege-tasi-projesiyle-70-bin-ogrenciye-ulasti-82023</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Uludağ Enerji, &#039;Enerjini Geleceğe Taşı&#039; projesiyle 70 bin öğrenciye ulaştı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ERHAN BEDİR/BURSA</strong></p>
<p>Uludağ Enerji'nin hayata geçirdiği “Enerjini Geleceğe Taşı” projesi, enerji kaynaklarının verimli kullanımı konusunda geleceğin yetişkinlerini bilinçlendirmeyi sürdürdüğü belirtildi. Şirket açıklamasına göre, Milli Eğitim Müdürlükleri iş birliğiyle belirlenen okullarda gerçekleştirilen eğitimlerde öğrenciler, sanal gerçeklik (VR) teknolojisiyle desteklenen interaktif bir deneyim yaşıyor.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a40c8c3d3ac5-1782630595.jpeg" alt="" width="607" height="392" /></p>
<h2>“Enerji bilinci sanal gerçeklikle geleceğe taşınıyor”</h2>
<p>Proje kapsamında öğrenciler, enerji kaynaklarının bilinçli kullanıldığı ve kullanılmadığı iki farklı gelecek senaryosunu deneyimleme fırsatı buluyor. Yüz yıl sonrasını konu alan bu interaktif eğitim sayesinde çocuklar, enerji tasarrufu ve verimliliğinin günlük yaşam üzerindeki etkilerini eğlenceli ve akılda kalıcı bir şekilde öğreniyor. Enerjinin doğru kullanımına ilişkin farkındalığın erken yaşlarda kazanılmasının önemine dikkat çeken proje, öğrencilerin edindikleri bilgileri aileleriyle paylaşarak toplumsal ölçekte davranış değişikliği oluşturmayı hedefliyor.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a40c8f79d1c4-1782630647.jpeg" alt="" width="620" height="288" /></p>
<h2>“Enerji bilincini gelecek nesillere aktarmayı önemsiyoruz”</h2>
<p>Uludağ Enerji Grubu CEO’su Sinan Öktem, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Enerjini Geleceğe Taşı projesiyle yalnızca çocuklarımıza enerji tasarrufu ve verimliliğini anlatmıyor, aynı zamanda sürdürülebilir bir gelecek için toplumsal farkındalık oluşturuyoruz. 2018 yılından bu yana 548 okulda 70 bin 185 öğrenciye ulaşmış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Çocuklarımızın enerji kaynaklarının değerini erken yaşlarda öğrenmesi, hem bireysel hem de toplumsal ölçekte önemli kazanımlar sağlıyor. Teknolojiyi eğitimle buluşturan bu projemizle öğrencilerimizin enerjinin geleceğine ilişkin bilinç geliştirmelerine katkı sunmaya devam edeceğiz.”</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/uludag-enerji-enerjini-gelecege-tasi-projesiyle-70-bin-ogrenciye-ulasti-82023</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/2/3/1280x720/uludag-enerji-enerjini-gelecege-tasi-projesiyle-70-bin-ogrenciye-ulasti-1782630559.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Uludağ Enerji’nin enerji verimliliği ve tasarruf bilincini çocuk yaşta kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği “Enerjini Geleceğe Taşı” projesi büyümeye devam ediyor. 2018 yılından bu yana sürdürülen proje kapsamında Güney Marmara Bölgesi&#039;nde yer alan 548 okulda toplam 70 bin 185 öğrenciye ulaşıldığı bildirildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/thy-ykb-seker-2025te-en-cok-doviz-girdisi-saglayan-sirket-olduk-82002</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> THY YKB Murat Şeker: 2025&#039;te en çok döviz girdisi sağlayan şirket olduk</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Murat Şeker, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 33. Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni'nde THY'nin "2025 Yılı Hizmet Sektör Şampiyonu" olmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. </p>
<p>Şeker, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ticaret Bakanlığı himayelerinde, TİM tarafından düzenlenen "İhracatın Şampiyonları" ödül töreninde ödüllerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden aldıklarını belirtti.</p>
<p>Türkiye'nin ihracat başarısına sundukları katkının bir kez daha takdir görmesinin THY ailesi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu kaydeden Şeker, "Türk Hava Yolları olarak yaşanan küresel zorluklara ve öngörülemez ekonomik gelişmelere rağmen 2025 yılında kaydettiğimiz finansal başarıyla, ülkemizin hizmet ihracatındaki lider konumunu koruyarak, Türkiye ekonomisine katma değer üretmeye ve ihracatını geliştirmeye devam ettik. 2025 yılında toplam 24,1 milyar dolar gelir elde ederken, ülkemize en çok döviz girdisi sağlayan şirket olduk." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Şeker, bu anlamlı törende, iştirakleri SunExpress ve AJet'in de hizmet ihracatı kategorisinde Türkiye'nin ilk 10 şampiyonu arasında yer almasının, ülkenin havacılık sektörü adına gurur verici bir başarı olduğunu kaydetti.</p>
<p>İştirakleriyle birlikte elde ettikleri bu başarının, Türkiye'nin hizmet ihracatına sundukları katkının bir göstergesi olduğunu vurgulayan Şeker, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p>
<p>"Türkiye'nin 2028 yılı için belirlediği 375 milyar dolarlık mal ve 200 milyar dolarlık hizmet ihracatı hedeflerine ulaşma yolculuğunda üzerimize düşen sorumluluğun bilinciyle çalışmayı sürdürecek, bayrak taşıyıcı markamızın küresel gücünü ülkemize katkı sağlayacak şekilde değerlendirmeye devam edeceğiz. Başta, ülkemizin ihracat yolculuğuna vizyonuyla yön veren Sayın Cumhurbaşkanı'mız olmak üzere tüm Bakanlarımıza teşekkür ediyor, markamızın ve Türkiye'nin küresel başarı hikayesini yazan tüm çalışma arkadaşlarımı ve ihracatçılarımızı gönülden kutluyorum."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/thy-ykb-seker-2025te-en-cok-doviz-girdisi-saglayan-sirket-olduk-82002</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/2/1280x720/36-1782545266.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ THY&#039;nin &quot;2025 Yılı Hizmet Sektör Şampiyonu&quot; olması hakkında değerlendirme yapan THY Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şeker, &quot;Türk Hava Yolları olarak yaşanan küresel zorluklara ve öngörülemez ekonomik gelişmelere rağmen 2025 yılında kaydettiğimiz finansal başarıyla, ülkemizin hizmet ihracatındaki lider konumunu koruyarak, Türkiye ekonomisine katma değer üretmeye ve ihracatını geliştirmeye devam ettik. 2025 yılında toplam 24,1 milyar dolar gelir elde ederken, ülkemize en çok döviz girdisi sağlayan şirket olduk.&quot; ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/yapi-kredide-cahit-erdogan-gorevinden-ayriliyor-82001</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yapı Kredi&#039;de Cahit Erdoğan görevinden ayrılıyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Yapı Kredi Ticari ve KOBİ Bankacılığı Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cahit Erdoğan görevinden ayrılma kararı aldı. </p>
<p>Banka açıklamasına göre, kendi isteğiyle görevinden ayrılacak olan Erdoğan'ın yerine yapılacak atama, gelecek günlerde kamuoyuna duyurulacak.</p>
<p>Yapı Kredi CEO'su Gökhan Erün, konu hakkında yaptığı açıklamada, "2009 yılında Yapı Kredi ailesine katılan Cahit Erdoğan, farklı alanlarda üstlendiği liderlik görevleriyle bankamızın dijitalleşme yolculuğuna, operasyonel mükemmeliyet kültürünün güçlenmesine ve ticari bankacılığın gelişimine değerli katkılar sundu. Geleceğe yön veren dönüşüm projelerimizde de önemli rol üstlendi. Bugüne kadar gösterdiği örnek liderlik ve değerli yol arkadaşlığı için kendisine içtenlikle teşekkür ediyor, kariyerinin yeni döneminde sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/yapi-kredide-cahit-erdogan-gorevinden-ayriliyor-82001</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/cahit-erdogan-1782544678.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Yapı Kredi Ticari ve KOBİ Bankacılığı Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cahit Erdoğan&#039;ın görevinden ayrılacağı bildirildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/zorlu-grubundan-finansal-yeniden-yapilandirma-basvurusu-81997</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Zorlu&#039;dan &#039;Finansal Yeniden Yapılandırma&#039; başvurusu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Zorlu Grubu, Vestel Grubu ve Tekstil Grubu şirketleri için Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) başvurusunda bulunulduğunu duyurdu. </p>
<p>Açıklamada, "Zorlu Grubu’nun uzun vadeli değer yaratma stratejisi doğrultusunda; Vestel Grubu ve Tekstil Grubu şirketlerinin mevcut kredilerinin geri ödeme planı ve vade yapısının, faaliyetlerden sağlanan nakit akışıyla daha uyumlu hale getirilmesi amacıyla Finansal Yeniden Yapılandırma başvurusunda bulunulmuştur." denildi.</p>
<p>Açıklamaya göre, kredi kuruluşlarıyla mutabık kalınarak bankacılık mevzuatı kapsamında yapılan başvuruyla; işletme sermayesinin kuvvetlenmesi, vadesi yaklaşan kredi borçlarının geri ödeme süresinin uzatılması, kredi maliyetlerinin dengelenmesi ve alınan karlılık artırıcı önlemlerle operasyonel esnekliğin geliştirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Konuyla ilgili önemli gelişmelerin kamuoyu ile paylaşılmaya devam edeceği belirtildi.</p>
<p>Süreçle ilgili değerlendirmede bulunan Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, “Dengeli portföy yapımız, güçlü operasyonel kabiliyetlerimiz ve disiplinli yaklaşımımızla bu dönemi sağlam bir temel üzerinde yönetiyoruz. Küresel ölçekte ekonomik ve jeopolitik dinamiklerin yeniden şekillendiği, makroekonomik ölçekte dalgalanmalar yaşadığımız bir ortamda, operasyonel esneklik ve güçlü bilanço yapısı finansal dayanıklılık için her zamankinden daha belirleyici hale geliyor. Savaşlara bağlı emtia fiyat dalgalanmaları, tedarik zincirindeki aksamalar, ana ihracat pazarımız Avrupa’daki durgunluk ve Çinli firmaların Avrupa pazarındaki güçlü yayılımının belirleyici olduğu makroekonomik konjonktürde attığımız bu adım; finansal yükümlülüklerimizin vade yapısını nakit akışımız ile uyumlu hale getirerek, bilanço yapımızı daha sağlıklı bir zemine taşımayı, verimlilik artışıyla maliyetleri dengelemeyi hedefliyor. Bu süreç daha sağlıklı bir finansal yapı oluşturmak ve operasyonlarımızı daha da kuvvetlendirmek için atılmış planlı bir adımdır. Enerji ve gayrimenkulde güçlü performansımızı sürdürürken, sanayi tarafında verimlilik, maliyet kontrolü ve teknoloji odaklı uygulamalarla operasyonel yapımızı geliştirmeye devam ediyoruz. Grup olarak köklü markalarımız, geniş coğrafyaya yayılan faaliyetlerimiz ve dengeli faaliyet portföyümüz sayesinde, bu süreci kontrollü şekilde yönetecek kapasiteye sahibiz.” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>"İhracatta sağlam bir konumumuz bulunuyor"</strong></p>
<p>Ahmet Zorlu, Grup faaliyetlerine ilişkin değerlendirmesinde ise, “Faaliyetlerimize bütüncül olarak baktığımızda, farklı sektörlere yayılan faaliyet portföyümüzün bu tür dönemlerde önemli bir denge unsuru olduğunu görüyoruz. Enerji tarafında tamamen yenilenebilir kaynaklara dayalı portföyümüzle güçlü bir performans sergiliyoruz. Yeni yatırımlar ve mevcut santrallerdeki verimlilik artışıyla bu alandaki konumumuzu güçlendirmeye devam ediyoruz. Vestel tarafında faaliyetlerimizi sürdürürken, küresel pazardaki rekabet koşullarını yakından takip ediyor, verimlilik ve teknoloji yatırımlarıyla rekabet gücümüzü korumaya odaklanıyoruz. 28 yıl üst üste sektöründe ihracat şampiyonu olarak ülke ekonomimizin temel dayanağı olan ihracatta sağlam bir konumumuz bulunuyor. Gayrimenkul alanında istikrarlı gelir üretmeyi sürdürüyoruz. Tüm bu alanlarda attığımız adımlar, uzun vadeli hedeflerimizi destekleyen disiplinli ve dengeli bir yaklaşımın yansımasıdır. Türkiye’nin lojistik avantajı, mühendislik ve AR-GE gücü sayesinde, şirketlerimiz bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki süreçte de global ölçekte hissedilen bu konjonktürel dalgalanmadan güçlenerek çıkacaktır.” dedi. </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/zorlu-grubundan-finansal-yeniden-yapilandirma-basvurusu-81997</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/9/7/1280x720/ahmet-zorlu-1782542198.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Zorlu Grubu, Vestel Grubu ve Tekstil Grubu şirketlerinin mevcut kredilerinin geri ödeme planı ve vade yapısının, faaliyetlerden sağlanan nakit akışıyla daha uyumlu hale getirilmesi amacıyla Finansal Yeniden Yapılandırma başvurusunda bulunulduğu duyuruldu. Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, &quot;Savaşlara bağlı emtia fiyat dalgalanmaları, tedarik zincirindeki aksamalar, ana ihracat pazarımız Avrupa&#039;daki durgunluk ve Çinli firmaların Avrupa pazarındaki güçlü yayılımının belirleyici olduğu makroekonomik konjonktürde attığımız bu adım, finansal yükümlülüklerimizin vade yapısını nakit akışımızla uyumlu hale getirerek, bilanço yapımızı daha sağlıklı bir zemine taşımayı, verimlilik artışıyla maliyetleri dengelemeyi hedefliyor.&quot; açıklaması yaptı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/mustafa-gultepe-yeniden-tim-baskani-81994</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Mustafa Gültepe yeniden TİM Başkanı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanlığı görevine yeniden Mustafa Gültepe seçildi.</p>
<p>TİM'in seçimli 33. Olağan Genel Kurulu, Haliç Kongre Merkezi'nde gün boyunca gerçekleştirildi. Genel kurul kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve üst düzey katılımla TİM İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni de düzenlendi.</p>
<p>Genel kurul çerçevesinde yapılan seçime tek aday olarak katılan Mustafa Gültepe, geçerli oyların tamamını alarak ikinci kez TİM Başkanı seçildi.</p>
<p>Mustafa Gültepe, sonucun açıklanmasının ardından yaptığı konuşmada güven ve destekleri için TİM delegelerine teşekkür etti.</p>
<p>Zorlu bir süreçten geçerken ihracat ailesinin gösterdiği birlik ve dayanışmanın çok anlamlı olduğunu vurgulayan Gültepe, "Küresel ve ulusal ölçekteki zorluklara rağmen ilk 4 yılın hepsinde hem mal hem de hizmet ihracatını artırmayı başardık. Yine bu dönemde gerçekleştirdiğimiz projelerle yapısal dönüşümün temellerini güçlendirdik. İkinci 4 yıl ise Türkiye'yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefine giden yolculukta hızlanma dönemi olacak." diye konuştu.</p>
<p><strong>"Birlik ve dayanışma anlayışıyla çok verimli bir 4 yıl geçireceğiz"</strong></p>
<p>Mustafa Gültepe, sadece tonaj olarak ihracatı artırarak bu hedefe ulaşamayacaklarının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>"Katma değerli ihracat için yüksek teknolojiyi, AR-GE'yi, inovasyonu, tasarımı, markalaşmayı ve ikiz dönüşümü kaldıraç olarak kullanacağız. İkiz dönüşümü, küresel rekabette ülkemiz için avantaja dönüştüreceğiz. Her yıl düzenleyeceğimiz milli ihracat haftasında ekosistemin tüm paydaşlarını bir araya getirip Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturacağız. Rekabetçiliğimizi geri kazanmak için STK'lerle birlikte çalışıp ekonomi politikalarının belirlenmesine katkı sağlayacağız. TİM'e ve ihracat ailesine yakışır bir kongre merkezi inşa edeceğiz."</p>
<p>Gültepe, ihracat ailesindeki mevcut birlik ve dayanışma anlayışıyla çok verimli bir 4 yıl geçireceklerine inandığını sözlerine ekledi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/mustafa-gultepe-yeniden-tim-baskani-81994</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/9/4/1280x720/mustafa-gultepe-1782540626.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TİM Başkanlığı görevine yeniden seçilen Mustafa Gültepe, &quot;Küresel ve ulusal ölçekteki zorluklara rağmen ilk 4 yılın hepsinde hem mal hem de hizmet ihracatını artırmayı başardık. Yine bu dönemde gerçekleştirdiğimiz projelerle yapısal dönüşümün temellerini güçlendirdik.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/erdogan-reeskont-kredilerinin-gunluk-limitini-5-milyar-liraya-cikariyoruz-81993</guid>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Erdoğan: Reeskont kredilerinin günlük limitini 5 milyar liraya çıkarıyoruz</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen TİM 33. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni'nde konuştu.</p>
<p>İhracat şampiyonları olarak ödül alacak firmaları ve sektör birincisi iş insanlarını tebrik eden Erdoğan, aktaracağı rakamların her kuruşunun nasıl kazanıldığını, hangi zorlu mücadelelerin verildiğini ancak bunun derdiyle dertlenenlerin bilebileceğini belirterek, ticaretten gelen biri olarak bu başarıların öyle kolay elde edilmediğini, azim, sabır, gayret, kabiliyet ve kararlılık gerektirdiğini çok iyi bildiğini dile getirdi.</p>
<p>Erdoğan, özellikle ihracatın artık sadece mal alıp başka bir yere satmanın ötesinde olduğuna işaret ederek, "Sizler, kimi zaman bir ihracatçı kimi zaman bir gönül elçisi kimi zaman da Türkiye'nin önüne çıkarılan engelleri aşmak için mücadele eden birer serdengeçti olarak ülkemizin yükünü omuzluyorsunuz. Bu vesileyle TİM Başkanı'na, yönetim kurulu üyelerine ve bugüne kadar TİM çatısı altında hizmet etmiş tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Yol, dava ve kader arkadaşlarım olarak gördüğüm ihracatçılarımızın daima yanında oldum, bundan sonra da yanınızda olmayı sürdüreceğim." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Türkiye'deki 27 sektörü, 61 ihracatçı birliğini ve 140 bini aşkın ihracatçıyı çatısı altında toplayan Türkiye İhracatçılar Meclisinin amacının dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefine ulaşmak olduğunu dile getiren Erdoğan, dünyanın en ücra köşelerinden en rekabetçi pazarlarına kadar üzerinde Türkiye mührü taşıyan her üründe bu devasa ailenin alın terinin, dinamizminin ve küresel vizyonunun bulunduğunu ifade etti.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yıldan yıla artan başarı grafiğinin ortada olduğunu, karşılaştığı çeşitli güçlüklere rağmen nereden nereye geldiğini dünyayı takip eden, ufku ve gözleri açık herkesin görebildiğini belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p>"Konjonktürel gerilimlerin gölgesinde 2025 yılında yüzde 3,6'lık büyüme ve 2026 yılının ilk çeyreğinde ise yüzde 2,5 oranında büyüme kaydettik ve kesintisiz büyüme performansımızı son 23 çeyreğe taşıdık. Küresel pazarlarda bayrağımızın dalgalanmadığı tek bir gümrük kapısı bırakmama şiarıyla gerçekleştirdiğimiz ihracattaki başarılarımız, artık milli motivasyon kaynağımız haline gelmiş durumda. 2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız, 395,9 milyar dolarla cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız, 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi. Hizmet ihracatımız ise 2002 yılındaki 14 milyar dolardan geçen yıl 122,6 milyar dolara çıktı. Küresel mal ihracatındaki payımız, binde 55'ten yüzde 1,04'e, hizmet ihracatımızdaki payımız da binde 89'dan yüzde 1,28'e ulaştı. İhracatta yakaladığımız ivme, hamdolsun 2026 yılında da kaldığı yerden devam ediyor.</p>
<p>Mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerimizde geçici bir yavaşlama oldu ama 22 Mayıs tarihinde günlük ihracatta 2,4 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek değerine ulaştık."</p>
<p><strong>"Yüksek teknolojili imalat sanayi ürünleri ihracatı 114,4 milyar doları buldu"</strong></p>
<p>Erdoğan Türkiye'nin ihracatındaki artışın sadece nicelik olarak değil nitelik olarak da büyük bir gelişim gösterdiğini söyledi.</p>
<p>Erdoğan, 2002 yılında 10 milyar dolar olan orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatının 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldiğini, yıllıklandırılmış orta yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayi ürünleri ihracatının ise 114,4 milyar doları bulduğunu dile getirdi.</p>
<p>Son verilere göre savunma ve havacılık ihracatının ocak-mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu. Yıllık 248 milyon dolar savunma sanayi ihracatından bugün aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik. Yani bir yılda yaptığımız ihracatı, hamdolsun, artık bir haftada yapıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Erdoğan, bu rakamların Türkiye'nin teknoloji yoğun ürünlere olan yöneliminin bir sonucu olarak gerçekleştiğini ve bu payın daha da artırılmasını hedeflediklerini kaydetti.</p>
<p>Bir diğer gündemlerinin ihracatı ülke sathına yaymak olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunda da hamdolsun önemli ilerlemeler kaydettik. Ocak-Mayıs döneminde 21 ilimiz, 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptı. Daha fazla ilimizi ihracatta pay sahibi kılmak için çalışmalarımız sürüyor. Şunu bir defa herkesin bilmesini temenni ederim. Etrafındaki onca sıkıntıya, çatışmaya, krize rağmen dünyada ülkemizin ihracattaki bu hızlı yükselişiyle mukayese edilebilecek pek az örnek vardır." diye konuştu.</p>
<p>Erdoğan, "Elbette buralarda durmayacağız, mevcutla yetinmeyeceğiz. Yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağımızı daha uzak coğrafyalara doğru genişleterek, ihracatçımızın yeni ihtiyaçlarını karşılayacak yeni imkanlar geliştirerek, artan ihracatımızın hızına ve ihtiyaçlarına uygun finansmanı sağlayacak yeni mekanizmalarla bu başarı hikayesini daha da ileriye taşıyacağız. İnşallah bunu da 23 yıldır olduğu gibi yine sizlerle birlikte başaracağız." sözlerini sarf etti.</p>
<p><strong>"Notlarımda ihracatçılarımızın, yatırımcılarımızın talepleri hep üst sıralardadır"</strong></p>
<p>Limanlardan kalkan gemilerin, sınırlardan çıkan tırların Türkiye'de üretilen ürünleri taşıması, kargo uçaklarının iş insanları için çalışması için üzerlerine düşeni yaptıklarını belirten Erdoğan, "İhracatçımız için yeri geldi kendi bürokrasimizi hızlandırdık, yeri geldi diğer ülkelerle müzakere ederek engelleri kaldırdık. Ne zaman bir devlet ve hükümet başkanıyla bir araya gelsem notlarımda ihracatçılarımızın, yatırımcılarımızın talepleri hep üst sıralardadır." dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuyu mutlaka muhatabıyla masaya yatırdığını ve çözüm iradesinin ticaret yollarına yansıması için de arkadaşlarını görevlendirdiğini anlatarak, "Daha sonra da bu görevlerin takibini çok sıkı bir şekilde yaparım. Diğer ülke liderleri de bizim bu tutumumuzu bildikleri için iş insanlarımıza kapılarını açmış, Türk iş dünyasını bağırlarına basmışlardır. Serbest ticaret anlaşmalarından tercihli ticaret anlaşmalarına, yatırımların karşılıklı teşvikinden çifte vergilendirmenin önlenmesine kadar sizleri teşvik edecek her türlü hukuki altyapıyı kurduk, kuruyoruz." açıklamalarında bulundu.</p>
<p>Özellikle uzak ülkelere ihracatı 2028 yılına kadar 50 milyar dolara ulaştırmayı hedeflediklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ciddi potansiyel barındıran İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine çıkarmak için çalışıyoruz." diye konuştu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, taşımayı kolaylaştırmak için dijitalleşmenin tüm imkanlarını kullanarak gümrük süreçlerini sürekli hızlandırdıklarının altını çizerek, finansman araçlarının çeşitlendirilmesi ve erişilebilirliğinin artırılması için önemli adımlar attıklarını söyledi.</p>
<p><strong>"Eximbank'ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık"</strong></p>
<p>Türk Eximbank, Türk Ticaret Bankası ve İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi eliyle ihracat menzilini genişletecek destekleri kesintisiz sağladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p>
<p>"Eximbank'ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık. Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk 5 ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yıl sonunda bankamız 60 milyar dolarlık destekle rekor kıracak. Öte yandan faaliyetlerine yakın zamanda başlayan Türk Ticaret Bankası 2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar lira finansman desteği verdi. İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi ise 2025 yılı sonu itibariyle ihracatçılarımızın 228 milyar liralık kredisine 200 milyar lira değerinde kefalet sağladı."</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankası'nın kullandırdığı reeskont kredilerinin son bir yılda 1 trilyon 300 milyar lira olduğunu vurgulayarak, başta Avrupa pazarı olmak üzere küresel pazarların içinde bulunduğu olumsuz atmosfer sebebiyle yaşanan zorlukların farkında olduklarını dile getirdi.</p>
<p>Özellikle bu güçlükleri aşmaya yardımcı olmak gayesiyle ihracatçılara döviz dönüşüm desteği sunup, üretim ve rekabet güçlerini desteklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vesileyle sevindirici bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz daha önce 300 milyon lira olan reeskont kredilerinin günlük limitini 4,5 milyar liraya yükseltmiştik. Bu defa ilave 500 milyon lira ile bu rakamı 5 milyar liraya çıkarıyoruz. Bir diğer ifadeyle, 3 yıl önce 300 milyon lira olan reeskont kredileri günlük limitini yaklaşık 17 kat artırarak 5 milyar liraya yükseltmiş oluyoruz. Tüm ihracat ailemize hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>"Türkiye dünün kendi içine kapanık Türkiye'si değildir"</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölgemizdeki her türlü siyasi, ekonomik, sosyal gerilim elbette bizi de etkiliyor, etkileyecektir. Ancak Türkiye dünün kendi içine kapanık Türkiye'si de değildir. Artık her alanda dünya ile bütünleşmiş, göz hizasında ilişkiler kurma kabiliyeti kazanmış, büyük devletlerin saygı duyduğu bir Türkiye vardır." diye konuştu.</p>
<p>Küresel krizlerle her yüzleşmenin siyasi ve ekonomik kazanımlara dönüştürülecek bir yaklaşımla ele alınacağını, ihracatçılarla birlikte yeni fırsatlara ve yeni kıtalara doğru ilerlenen bir döneme girildiğini aktaran Erdoğan, "Devlet, özel sektör el ele vererek inşallah bu yeni dönemde ülkemizin ihracat çatısını çok daha yükseklere çıkaracağız. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu duygularla bir kez daha Türkiye İhracatçılar Meclisimizin genel kurulunun hayırlara vesile olmasını diliyor, ihracatın şampiyonları ödülüne layık görülen firmalarımızı ve iş insanlarımızı tekrar tebrik ediyorum." dedi.</p>
<p><strong>Programdan notlar</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe 2025 yılı ihracat şampiyonalarına ödüllerini verdi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/erdogan-reeskont-kredilerinin-gunluk-limitini-5-milyar-liraya-cikariyoruz-81993</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/9/3/1280x720/574-1782540521.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TİM 33. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni&#039;nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, &quot;Daha önce 300 milyon lira olan reeskont kredilerinin günlük limitini 4,5 milyar liraya yükseltmiştik. Bu defa ilave 500 milyon lira ile bu rakamı 5 milyar liraya çıkarıyoruz. Bir diğer ifadeyle, 3 yıl önce 300 milyon lira olan reeskont kredileri günlük limitini yaklaşık 17 kat artırarak 5 milyar liraya yükseltmiş oluyoruz.&quot; ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/kardemirden-bulgaristana-demir-yolu-tekeri-ihracati-82003</guid>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 23:59:00 +03:00</pubDate>
            <title> KARDEMİR&#039;den Bulgaristan&#039;a demir yolu tekeri ihracatı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları'nın (KARDEMİR) yüksek katma değerli ürün ihracatındaki başarısını Bulgaristan pazarıyla imzaladığı yaklaşık 2,5 milyon dolarlık yeni tip demir yolu tekeri satış sözleşmesiyle bir kez daha ortaya koyduğu bildirildi.</p>
<p>Türkiye'nin ilk entegre demir çelik fabrikası olan KARDEMİR'in, katma değerli üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda uluslararası pazarlardaki etkinliğini güçlendirmeyi sürdürdüğü belirtilen açıklamada, "Bu kapsamda şirketimiz, Bulgaristan'da faaliyet gösteren müşterimiz ile demir yolu tekeri satış sözleşmesi imzaladı. Sözleşme kapsamında üretilecek demir yolu tekerlerinin sevkiyatı yıl içerisinde gerçekleştirilecektir. Söz konusu anlaşma, KARDEMİR'in ihracat pazarlarındaki büyümesini desteklerken, yüksek katma değerli ürün portföyünün uluslararası pazarlarda gördüğü güçlü talebi de bir kez daha teyit etmektedir." denildi. </p>
<p>Uluslararası kalite standartlarına uygun ileri üretim teknolojileriyle geliştirilen demir yolu tekerlerinin, kalite, güvenilirlik ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla yurt dışı pazarlarda tercih edilmeye devam ettiğine işaret edilen açıklamada, "Bu sözleşme, KARDEMİR'in demir yolu sanayisine yönelik stratejik üretim kabiliyetini ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü pekiştiren önemli adımlardan biri olmuştur. Yerli ve milli üretim anlayışıyla geliştirdiğimiz yüksek katma değerli ürünleri dünya pazarlarıyla buluşturmaya devam eden şirketimiz, yıl içerisinde gerçekleştirilecek sevkiyatla ihracat performansına katkı sağlayacaktır." ifadeleri kullanıldı.</p>
<p>Açıklamada, KARDEMİR'in, demir yolu tekeri, teker seti ve demir yolu rayı üretimindeki yetkinlikleriyle ülkenin demir yolu sanayisine güç katmayı, stratejik ürünlerde ihracatını artırmayı ve Türkiye ekonomisi için değer üretmeyi sürdüreceği kaydedildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/kardemirden-bulgaristana-demir-yolu-tekeri-ihracati-82003</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/3/1280x720/kardemir-demir-yolu-tekeri-1782546553.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları&#039;nın, Bulgaristan&#039;a 2,5 milyon dolarlık demir yolu tekeri ihraç edeceği açıklandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/corendon-airlines-hizmet-ihracatinda-ilk-10da-82020</guid>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 23:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Corendon Airlines, hizmet ihracatında ilk 10’da</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Corendon Airlines, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan ‘’Türkiye'nin İlk 1000 İhracatçısı" listesine girerken hizmet ihracatındaki performansıyla da sektöründe ilk 10 şirket arasında yer buldu.</p>
<p>"İşimiz Üretim Gücümüz İhracat" temasıyla İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde, Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer’e plaketini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan verdi.</p>
<p>Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Yıldıray Karaer, törenin ardından yaptığı açıklamada, kurulduğu günden bu yana büyümesini uluslararası pazarlarda istikrarlı şekilde sürdüren Corendon Airlines’ın, genişleyen uçuş ağı ve geliştirdiği yeni rotalarla Türkiye'nin hizmet ihracatına katkısını artırmaya devam ettiğini söyledi.</p>
<p>Tatil hava yolu kimliğini yenilikçi hizmet anlayışıyla güçlendiren Corendon Airlines’ın uluslararası pazarlarda tercih edilen hava yolu markaları arasındaki konumunu her geçen yıl daha da ileri taşıdığını belirten Karaer, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Corendon Airlines olarak, 20 yılı geride bırakmanın gururunu yaşıyoruz. 45 ülkede 170 şehri kapsayan uçuş ağımızla yılda yaklaşık 10 milyon yolcuya hizmet veriyoruz. Bugüne kadar 109 ülkeye ve 542 havalimanına uçtuk. 35 uçaktan oluşan filomuz ve istikrarlı şekilde genişleyen operasyonlarımızla Türkiye'nin hizmet ihracatına, turizmine ve istihdamına katkı sağlamayı sürdürüyoruz. Başarımızın temelinde istikrarlı, planlı ve pazar odaklı büyüme anlayışımız yer alıyor. Sürekli yeni stratejiler geliştiriyor; teknolojiye, AR-GE'ye, inovasyona ve insan kaynağımıza yatırım yapıyoruz. Özellikle Polonya, İngiltere ve Almanya pazarlarında yakaladığımız güçlü ivme, uluslararası büyüme stratejimizin önemli göstergelerinden biri oldu.’’</p>
<p>Türkiye'nin ihracat şampiyonları arasında bir kez daha yer almaktan büyük gurur duyduklarını vurgulayan Karaer, ‘’Bu başarıyı sürdürülebilir büyüme anlayışımızın ve tüm çalışma arkadaşlarımızın özverisinin bir sonucu olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu ligde yerimizi daha da güçlendirmek ve yukarı taşımak için çalışmaya devam edeceğiz’’ dedi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/corendon-airlines-hizmet-ihracatinda-ilk-10da-82020</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/2/0/1280x720/corendon-airlines-hizmet-ihracatinda-ilk-10da-1782580043.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Corendon Airlines, hizmet ihracatı yapan firmalar arasında ilk on sırada yer aldı. Corendan Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer, ‘’Sürekli yeni stratejiler geliştiriyor; teknolojiye, AR-GE&#039;ye, inovasyona ve insan kaynağımıza yatırım yapıyoruz’’ dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/etiyopya-ile-5-yilda-4-milyar-dolarlik-ticaret-hedefi-82012</guid>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 23:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Etiyopya ile 5 yılda 4 milyar dolarlık ticaret hedefi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>TEMEL AKBAŞ/ESKİŞEHİR</strong></p>
<p>Türkiye ile Etiyopya arasındaki dostluk ve ticari ilişkilerin Cumhuriyet öncesi dönemlere kadar uzandığını belirten Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti'nin Eskişehir Fahri Konsolosu Neşet Gürsoy, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliklerini ve gelecek dönem hedeflerini anlattı.</p>
<p>Afrika kıtasında sömürgeye uğramamış tek ülkenin Etiyopya olduğunu anımsatan Gürsoy, Türkiye ile olan ticari ilişkilerin son 25 senedir yükselen bir ivmeyle devam ettiğini kaydetti. İki ülke arasındaki ticaret sıralamasına değinen Gürsoy, 2020 yılına kadar ikinci sırada yer alan dış ticaret hacminin, küresel pandemi sonrasında dördüncü sıraya gerilediğini aktardı.</p>
<p><strong>Yatırımcılar için mazot ve vergi avantajı</strong></p>
<p>Türk yatırımcılarının Afrika kıtasına ve özellikle Etiyopya’ya yönelik ilgisinde belirgin bir artış yaşandığını ifade eden Gürsoy, bölgedeki makroekonomik dinamikleri paylaştı. Ülkenin sunduğu yatırım fırsatlarına dikkat çeken Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti'nin Eskişehir Fahri Konsolosu Neşet Gürsoy, "Çok fazla genç insan iş gücünün olması, asgari ücretin 100 dolar dolaylarında bulunması ve elektrik fiyatlarının çok çok ucuz olması en önemli dinamikler arasındadır. Aynı zamanda yabancı yatırımcıların birçok vergiden muaf olması ve 140 milyon civarında bir nüfusun bulunması bu pazarı cazip kılmaktadır. Önümüzdeki 5 yıl içinde 3-4 milyar dolar ihracat hacmine erişmeyi hedefliyoruz." dedi. Pazarda çok bakir bir ticaret potansiyeli ve toprak bütünlüğü bulunduğunu vurgulayan Gürsoy, 140 milyon nüfuslu bu coğrafyadaki fırsatları değerlendirmek isteyen tüm iş insanlarına kapılarının açık olduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>Eskişehir'in teknolojik know-how'ı transfer edilecek</strong></p>
<p>Eskişehir’in havacılık, savunma sanayii, raylı sistemler ve gelişmiş organize sanayi bölgesi kültürüyle öne çıktığını belirten Gürsoy, kent sanayisinin Etiyopya’daki teknolojik gelişmelere yabancı olmadığını bildirdi. Dönemsel iş birlikleri hakkında kronolojik bilgiler veren Fahri Konsolos Gürsoy, 2016-2019 yılları arasında TUSAŞ ile Etiyopya arasında İHA ve SİHA anlaşmaları yapıldığını aktardı. Bu anlaşmanın referansıyla yeni teknolojik yatırımların teklif aşamasına geldiğini kaydeden Gürsoy, TÜLOMSAŞ ile halen devam eden tren ve tramvay projelerinin geliştirildiğini açıgrafi etti. Makine sanayisinin imkanlarının Etiyopya sanayisine sunulması noktasında çalışmalar yürütüldüğünü söyleyen Gürsoy, ülkede inşaat sektörünün çok hızlı geliştiğini ve bu alanda özellikle çelik konstrüksiyon işlerinde yüksek bir hareketlilik yaşandığını bildirdi.</p>
<p><strong>2026 ve 2027 yıllarında 6 yeni iş forumu</strong></p>
<p>Fahri Konsolosluk görevini üstlendiği günden bu yana Eskişehir iş dünyası ile somut ticari iş birlikleri geliştirmek adına çok sayıda kuruluşla bir araya geldiklerini belirten Gürsoy, Eskişehir Ticaret Odası, ASKON (Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği), Sakarya ASRİAD, ARNİAD (Arnavut İş Adamları Derneği) ve WA Forum TR iş fırsatları grubu gibi topluluklarla sektör seçimlerini ve iş alanlarını değerlendirdiklerini ifade etti. Gelecek dönem projeksiyonuna dair planları paylaşan Gürsoy, 2026 ve 2027 yıllarında ortalama 5-6 defa B2B görüşmeleri veya iş forumları düzenlemeyi planladıklarını açıkladı. Bölgesel istikrarsızlıkların geride kalmasıyla süreçlerin ivme kazanacağını dile getiren Gürsoy, İran - ABD savaşının sona ermesi ile birlikte bu programları daha da hızlandıracaklarını sözlerine ekledi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/etiyopya-ile-5-yilda-4-milyar-dolarlik-ticaret-hedefi-82012</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/1/0/1280x720/etiyopya-ile-ticarette-5-yilda-4-milyar-dolar-hedefi-1782557673.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti&#039;nin Eskişehir Fahri Konsolosu Neşet Gürsoy, gelecek 5 yıl içinde iki ülke arasındaki ticaret hacmini 3 ila 4 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/kutahya-osb-afetlere-hazirligini-genis-kapsamli-tatbikatla-test-etti-82011</guid>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 23:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kütahya OSB, afetlere hazırlığını geniş kapsamlı tatbikatla test etti</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/KÜTAHYA</strong></p>
<p>Kütahya Organize Sanayi Bölgesi (OSB), afet ve acil durumlara karşı AFAD koordinasyonunda tatbikat düzenledi. </p>
<p>Kütahya OSB Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ve tamamı kurum personelinden oluşan KOSB Arama Kurtarma Ekibi ile Öncü Araç ve İtfaiye Birimi, gerçek afet senaryoları üzerinden gerçekleştirilen tatbikatta aktif görev aldı.</p>
<p>Tatbikat kapsamında ekipler; çadırkent kurulumu, arama-kurtarma faaliyetleri, yangına müdahale, medikal destek, haberleşme ve lojistik koordinasyon gibi kritik alanlarda uygulamalar gerçekleştirdi. Çalışmalar sırasında ekiplerin hızlı müdahale kabiliyeti, koordinasyon gücü ve teknik yeterliliği dikkat çekti.</p>
<p>Kütahya OSB'den yapılan açıklamada, tatbikatta ortaya konulan performansın olası afet ve acil durumlarda can ve mal güvenliğinin sağlanmasına yönelik hazırlık seviyesinin yüksekliğini gösterdiği belirtildi.</p>
<p><strong>Sanayide üretim kadar afet yönetimine de yatırım</strong></p>
<p>Açıklamada, AFAD iş birliğiyle sürdürülen eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin, Kütahya OSB'nin yalnızca üretim ve sanayi alanındaki başarısıyla değil, afet farkındalığı, acil durum yönetimi ve toplumsal sorumluluk çalışmalarıyla da öne çıkmasını sağladığı ifade edildi.</p>
<p>Sanayi bölgelerinde üretim sürekliliğinin sağlanması ve işletmelerin olası afetlerden en az etkilenmesi açısından afet yönetimi kapasitesinin stratejik önem taşıdığına işaret edilen açıklamada, eğitim ve hazırlık çalışmalarının önümüzdeki dönemde de sürdürüleceği kaydedildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/kutahya-osb-afetlere-hazirligini-genis-kapsamli-tatbikatla-test-etti-82011</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/1/1/1280x720/kutahya-osb-afetlere-hazirligini-genis-kapsamli-tatbikatla-test-etti-1782558040.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kütahya Organize Sanayi Bölgesi, AFAD koordinasyonunda geniş kapsamlı bir tatbikat düzenledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/kirtasiye-sektoru-ciro-bazli-buyumeye-devam-etti-81984</guid>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 15:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Kırtasiye sektörü ciro bazlı büyümeye devam etti&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD), okul açılış döneminde defter, kalem, boya grupları, okul çantası ve matara gibi temel ihtiyaçlarda güçlü bir talebin meydana geldiğini bildirdi. Makroekonomik dengelerin alışveriş alışkanlıklarını dönüştürdüğü belirtilen açıklamada, tüketicilerin yıl içinde alışverişlerinde daha planlı hareket ettiği ifade edildi.</p>
<p>Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, "Geçtiğimiz yılla kıyaslama yaparsak sektörümüzde ciro bazlı büyüme devam etti ancak bu büyümenin önemli bir kısmı maliyet artışlarından ve raf fiyatlarına yansıyan güncellemelerden kaynaklandı. Adet bazında bakıldığında ise daha dengeli, hatta bazı ürün gruplarında daha seçici bir alışveriş davranışı gördük." ifadesini kullandı.</p>
<p>Keresteci, 2025-2026 döneminde ithalat, üretim, ham madde, enerji, işçilik, kur ve lojistik maliyetlerinin raf fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini belirtti.</p>
<p>Yaz tatiliyle birlikte sektörde talebin yön değiştirdiğini belirten Keresteci, şunları kaydetti:</p>
<p>"Okulların açık olduğu dönem boyunca en güçlü talebin temel kırtasiye ürünlerinde, güvenli ve markalı ürünlerde, lisanslı ürünlerde ve okul destek materyallerinde yaşandığını gördük. Tüketici tarafında en belirgin eğilim fiyat-performans dengesi ve güvenli ürün hassasiyeti oldu. Okulların kapanmasıyla birlikte sektör elbette tamamen durmuyor, sadece talebin yönü değişiyor. Yaz döneminde okul alışverişi, yerini yaz okulları, kurslar, sanat atölyeleri, hobi ürünleri, boyama setleri, oyun ve etkinlik materyalleri ile ofis kırtasiyesi ürünlerine bırakıyor. Özellikle çocukların tatil dönemini üretken geçirmesine katkı sağlayan boyama, el işi, yaratıcı etkinlik ve sanatsal ürün gruplarında hareketlilik devam ediyor."</p>
<p>Gelecek eğitim öğretim yılında ürün gruplarına yönelik sınırlı fiyat düzenlemelerinin olabileceğine işaret eden Keresteci, "Bir okul çantasının dolum maliyeti öğrencinin sınıf düzeyine, ihtiyaç listesine, tercih edilen marka ve ürün kalitesine göre değişiyor. Geçtiğimiz yıla kıyasla daha yüksek bir sepet maliyeti oluşması beklenebilir elbette ancak burada geniş bir fiyat aralığı olduğunu da özellikle belirtmekte fayda var. TÜKİD olarak her dönemde velilerimize tavsiyemiz güvenilir satış noktalarından, markası ve üreticisi belli, üzerinde gerekli uyarı ve etiket bilgileri bulunan ürünleri tercih etmeleridir." ifadesini kullandı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/kirtasiye-sektoru-ciro-bazli-buyumeye-devam-etti-81984</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/08/kirtasiye.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Tüm Kırtasiyeciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, geride kalan 2025-2026 eğitim öğretim yılının kırtasiye sektörü için hareketli olduğu kadar temkinli geçtiğini belirterek, geçen yıla göre sektörün ciro bazlı büyümesini devam ettiğini söyledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
