<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/arz-bollugu-tavan-serisini-kirdi-83503</guid>
            <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 07:17:00 +03:00</pubDate>
            <title> Arz bolluğu tavan serisini kırdı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ŞEBNEM TURHAN</strong></p>
<p>Borsa İstanbul’da Temmuz 2026 tarihte en fazla şirketin işlem gördüğü ay olarak tarihe geçti. Bu rekor Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) çoklu halka arz onaylarıyla gerçekleşti. Tek bültende 4-5 onay çıkması, aynı hafta bu 4-5 şirketin talep toplamasıyla yatırımcının seçeneği çoğaldı ve önceki dönemlerdeki gibi halka arz sonrası tavan serileri de artık daha az görülür oldu. Temmuzda işlem görmeye başlayan 8 şirkettin 3’si taban açıldı, 2'si 7-10 tavan yaptı, kalan 3’ü 1-3 tavan serisiyle sınırlı kaldı.</p>
<h2>Şimdilik 49.3 milyar lira toplandı </h2>
<p>Halka arzlar yıla başlasa da şubat sonu başlayan savaş ve etkileri halka arzlara ara verilmesine neden oldu. Sermaye Piyasası Kurulu’nda onay bekleyen halka arz sayısı 150’ye yaklaşırken haziran ortasında yeni göreve gelen SPK başkanıyla birlikte halka arz onayları hiç olmadığı kadar hızlandı. SPK tek bültende 4-5 halka arz onayı verdi, böylece sadece temmuzda 8 tane şirket halka arzını tamamlayıp borsada işlem görmeye başladı. Bu hafta da 4 yeni şirket halka arzı için talep toplayacak gelecek hafta borsada işlem görmeye başlamalarıyla birlikte temmuzda 12 yeni şirket borsaya girmiş olacak. SPK’nın yeni döneminde böylesi çok sayıda halka arza onay vermesi piyasa uzmanları tarafından olumlu karşılandı. Bu yıl başından bu yana gerçekleştirilen 24 halka arzda sermaye artışı ve patron satışlarıyla 49.3 milyar lira toplandı piyasadan.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a5da24806d5d-1784521288.png" alt="" width="298" height="599" /></p>
<h2>Ayda 5 şirketten haftada 5’e geçildi </h2>
<p>Yılık ilk ayında 5 şirket halka arzını tamamlayıp işlem görmeye başladı bu şirketlerden AARF Bio Yenilenebilir Enerji 7 tavan, Meysu Gıda 4 tavan, Formül Plastik 4 tavan, Z GYO 2 tavan, Üçay Mühendislik 8 tavan gördü. Ocakta halka arz edilen 5 şirketin cuma kapanış itibariyle hepsi halka arz fiyatının üzerinde işlem görüyor. Şubatta yine 5 şirketin borsa macerası başladı. Netcad Yazılık 8, Akhan Un 4, Best Brands Grup Enerji 10, Ata Turizm 5, Empa Elektronik 6 tavan serisi gerçekleştirdi. Bu şirketlerin de cuma kapanış fiyatları halka arz fiyatının üzerinde seyrediyor. Yılın ilk iki ayı 5'er halka arzla kapatıldı martta 4 şirket işleme başladı bu şirketlerden Gentaş Kimya 5, Savur GYO 11, Luxera GYO8, Metropal 4 tavan yapmayı başardı. Bu şirketlerin de cuma kapanış fiyatı halka arz fiyatından yüksek. Nisanda tek şirket işleme başladı 2 tavan yapan Ağaoğlu Avrasya GYO'nun cuma kapanış fiyatı 21 lira olan halka arz fiyatının yüzde 29,29 altında 14.85 lira seviyesinde. Mayısta da Ekinciler Demir Çelik işleme başladı, 4 tavan gören şirket halka arz fiyatının üzerinde işlem görüyor.</p>
<h2>Tavan serisi bitti taban başladı </h2>
<p>Temmuzda 8 şirket işlem görmeye başladı. Bu şirketlerden Beta Enerji 10 tavan, Golda Gıda 7 tavan yapmayı başardı. Orzax 2 tavan, Isvea Seramik 3 tavan gördü. Ekim Turizm, Soho Giyim ile Saat ve Saat'in borsadaki ilk işlem günleri taban ile başladı. Cuma kapanış itibariyle Soha Giyim yüzde 13,87, Ekim Turizm yüzde 21,73, Saat ve Saat ise yüzde 19 halka arz fiyatının altında işlem görüyor.</p>
<p>SPK tek bir bülteninde yılın başında aylık olarak halka arz sayısında onay vermeye başlayınca hem yatırımcı için seçenekler arttı, hem de halka arzdan alamayıp ilk işlem günlerinde şirket hissesi almaya çalışan yatırımcı sayısını da azalttı. Yatırımcı talep edeceği şirketi seçip inceleme şansına sahip olduğu bazı talep toplamalarda ek satıştan vazgeçildi. Bu hafta 4 halka arzla şirketler 13.8 milyar lira finansman toplamayı hedefliyor.</p>
<h2>Yabancı talebi bekleniyor </h2>
<p>Bu hafta da 4 şirket halka arz için talep toplayacak. Metgün Enerji 20- 21-22 Temmuz’da talep toplayacak, şirketin halka arzına İnfo Yatırım aracılık edecek. Halka arz edilecek payların 90 milyon 579 bin TL nominal değerlisi sermaye artırımından, 45 milyon TL nominal değerlisi ortak satışından gelecek.</p>
<p>Halka arz büyüklüğü ise yaklaşık 2 milyar 711 milyon 580 bin TL olacak. Halka arz sonrası halka açıklık oranının ise yüzde 21,35 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Halka arz edilecek payların yüzde 60’ının yurt içi bireysel yatırımcılara, yüzde 3’ünün grup çalışanlarına, yüzde 30’unun yurt içi kurumsal yatırımcılara ve yüzde 7’sinin yurt dışı kurumsal yatırımcılara tahsis edilmesi planlanıyor. Metgün Enerji Genel Müdürü Uğur Işık halka arzdan elde edilecek gelirin yüzde 80 ila 90’ını yatırımlarda, %10 ila 20’sini ise işletme sermayesinin güçlendirilmesinde değerlendireceklerini belirtti.</p>
<h2>Yatırım finansmanına kullanılacak </h2>
<p>Masfen Enerji ise 22-23-24 Temmuz’da talep toplayacak. Deniz Yatırım liderliğindeki halka arzda 55 milyon TL nominal değerli paylar sermaye artışı, 30 milyon TL nominal değerli paylar ise ortak satışı olmak üzere toplam 85 milyon TL nominal değerli paylar satışa sunulacak. Halka arz fiyatı 45.68 TL olarak belirlenirken, halka arz büyüklüğü yaklaşık 3 milyar 883 milyon TL olacak.</p>
<p>Halka açıklık oranının yüzde 15,32 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Masfen Enerji Kurucu Ortağı Kemal Onur Karakuş, elde edilecek kaynağın ağırlıklı bölümünün güneş ve rüzgâr santralleri ile müstakil elektrik depolama tesisleri başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanında kullanılacağını söyledi.</p>
<h2>Kardemir Çelik ve Albayrak Hazır Beton da geliyor</h2>
<p>Kardemir Çelik 22-23-24 Temmuz’da talep toplayacak. Pay başına 35.0 TL sabit fiyatla gerçekleşecek halka arzın büyüklüğünün 4 milyar 480 milyon TL olması bekleniyor. Halka arz sonrası halka açıklık oranının ise yüzde 15,42 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Toplam 110 milyon nominal değerli pay sermaye artırımından 18 milyon TL nominal değerli pay ortak satışından olmak üzere 128 milyon TL nominal değerli payların pay başına 35,0 TL sabit fiyatla satışa sunulduğu halka arzın büyüklüğünün yaklaşık 4 milyar 480 milyon TL olması hedefleniyor. Halka arz sonrası halka açıklık oranının ise yüzde 15,42 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, “Halka arzdan elde edeceğimiz kaynakla üretimimizi destekleyerek işletme sermayemizi güçlendirirken, modernizasyon, kapasite artışı ve yenilenebilir enerji yatırımlarımızı da hızlandıracağız” dedi. Albayrak Hazır Beton da 22-23 Temmuz’da iki gün talep toplayacak. Tacirler Yatırım’ın aracılık ettiği halka arzda 49 milyon TL’lik kısmı sermaye artırımı, 21 milyon TL’lik kısmı ortak satışı olmak üzere toplam 70 milyon TL nominal değerli paylar Borsa İstanbul’da satışa sunulacak. Halka arz sonrası şirket sermayesi, 201 milyon TL’den 250 milyon TL’ye çıkarılmış olacak. Halka arzda pay başına satış fiyatı 38,60 TL olarak belirlendi. Halka açıklık oranının yüzde 28 olarak gerçekleşmesi öngörülürken, halka arz büyüklüğünün ise yaklaşık 2 milyar 702 milyon TL olması hedefleniyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/arz-bollugu-tavan-serisini-kirdi-83503</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/3/3/1280x720/borsa-istanbul-bist-halka-arz-1765361012.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bu yılın başında aylık 5 halka arz gerçekleştirilirken haziran ortasından bu yana SPK tek bültende 4-5 halka arz onayı vermeye başladı. Temmuzda 8 şirket halka arzını tamamlayıp borsa yolculuğuna başlarken bu şirketlerden 3’ü ilk işlemlerde taban oldu, 7 ve üstü tavan serisine 2 şirket imza atabildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/sanayide-karlilik-alarm-veriyor-83502</guid>
            <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 06:59:00 +03:00</pubDate>
            <title> Sanayide kârlılık alarm veriyor!</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>MERVE YİĞİTCAN</strong></p>
<p>İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) açıkladığı İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu çalışması, sanayideki karsızlık sorununu net bir şekilde ortaya koyarken, imalattaki kan kaybını da gözler önüne serdi. Devlerin satış karlılığı 10 yılda yüzde 6,8’den yüzde 3,4’e düşerek yarı yarıya eridi. Varlıkların kara dönüşme gücünü ölçen aktif karlılığı da bu daralmadan payını aldı; İSO 500'de aktif karlılığı 10 yılda yüzde 53,2 gerileyerek yüzde 6,2'den yüzde 2,9'a düştü. Yeni yatırım iştahını belirleyen özkaynak karlılığı tarafında da durum farklı değil… İSO 500 genelinde söz konusu rasyo 10 yılda yüzde 63'lük kayıpla yüzde 16,2'den yüzde 6'ya inerken, yüksek finansman maliyetleri altında ezilen sanayicinin artık ürettiği değerle özsermayesini koruyamadığını net bir biçimde gösterdi.</p>
<h2>Satış kârlılığı yarıya indi </h2>
<p>Sanayicinin ürettiği ürünü karla satabilme kapasitesini gösteren satış karlılığı, 10 yıllık süreçte adeta eridi. 2016-2020 yıllarını kapsayan ilk dönemde görece dengeli bir seyir izleyen rasyo, pandemi sonrası küresel tedarik zincirlerinin Türkiye'ye yönelmesi ve kur artışının getirdiği geçici rüzgarla 2021 yılında yüzde 9,5, 2022'de ise yüzde 9,3 ile tarihsel zirvesini gördü. Ancak maliyetlerin kuru yakalaması ve değerli TL’nin etkisiyle başlayan daralma süreci, karlılığı 2024 yılında yüzde 2,6 ile son 10 yılın en dip seviyesine kadar indirdi. 2025 yılı itibarıyla yüzde 3,4 seviyesine sıkışan satış karlılığı, sanayicinin 10 yıl önce 100 TL'lik bir satıştan 6,8 TL kar elde edebilirken, bugün ancak 3,4 TL kar yazabildiğini, yani karlılık gücünün yarısını kaybettiğini gösteriyor.</p>
<p>Aktif kârlılıkta 2022 sonrası sert fren Sanayicinin elindeki makine parkını, tesisleri, hammadde stoklarını ve toplam varlıklarını ne kadar etkin yönettiğinin en temel ölçüsü olan aktif karlılığının 10 yıllık seyri de üretim gücünün operasyonel olarak nasıl aşındığını ortaya koyuyor. 2016 yılında yüzde 6,2 olan İSO 500 aktif karlılığı, 2022 yılında yüzde 12,4 ile son 10 yılın rekorunu kırsa da bu zirve çok kısa sürdü. Sıkılaşma politikaları ve talep daralmasının sanayi çarklarını yavaşlatmasıyla aktif karlılığı 2024'te yüzde 2,2'ye çakılarak dip yaptı. 2025'te ise ancak yüzde 2,9 seviyesine yerleşebildi.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a5d9e889067d-1784520328.png" alt="" width="986" height="653" /></p>
<h2>Özkaynak kârlılığında irtifa kaybı</h2>
<p>Kârlılık rasyolarında en kritik alarm ise firmaların kendi özkaynaklarını ne ölçüde kara dönüştürebildiğini ölçen ve yeni yatırım iştahını belirleyen özkaynak karlılığı cephesinde çaldı. 2016 yılında yüzde 16,2 olan İSO 500 toplam özkaynak karlılığı, 2021 ve 2022 yıllarında yaşanan olağan dışı fiktif karlar ve kur rüzgârıyla yüzde 35'lerin üzerine çıksa da, finansmana erişimin maliyetinin arttığı son dönemde adeta çakılarak 2025 yılı sonunda yüzde 6'ya kadar indi. 10 yıl önce yatırdığı her 100 TL'lik özsermayeye karşılık 16,2 TL kar elde eden sanayicinin bu getirisinin bugün yüzde 6,0'ya inmesi, yüksek faiz ve enflasyon ortamında sanayicinin artık yeni yatırım yapmak bir yana, elindeki mevcut sermayeyi bile koruyamadığını acı bir matematiksel gerçeklikle tescilledi.</p>
<h2><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a5d9eb8766e1-1784520376.png" alt="" width="255" height="277" /> <img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a5d9ecdd320f-1784520397.png" alt="" width="255" height="145" />İkinci yarıda performans düştü </h2>
<p>İSO 500'ün son 10 yılına 5'er yıllık iki dönem halinde bakıldığında, kağıt üzerindeki yüksek karların enflasyon muhasebesi filtresi ile aslında ne şekilde eridiği görülüyor. 2026-2020 döneminde satış karlılığı yüzde 6,56'dan 2021-2025 döneminde yüzde 6,68'e çıkarken, aktif karlılığı ise yüzde 6,80'den yüzde 7,00'ye gelerek neredeyse yerinde saydı. Ancak asıl dikkat çeken değişim özkaynak karlılığında yaşandı. 2016-2020 döneminde yüzde 19,92 olan ortalama özkaynak karlılığı, enflasyon düzeltmeli ikinci 5 yılda yüzde 18,72’ye geriledi. Bu net düşüş sanayicinin yapısal olarak sermaye tükettiğini açıkça ortaya koydu.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Sermaye kârlılığında büyük aşınma</span></h2>
<p>Sektörlerin ezici çoğunluğunda sermaye adeta eridi, 17 sektörde 10 yıl öncesine göre özkaynak karlılığı düştü. Bu süreçte özkaynak karlılığı en çok düşen alan diğer ulaşım araçlarının imalatı oldu; sektörün 2016'da yüzde 23,2 olan sermaye karlılığı 40,8 puan eriyerek yüzde -17,6'ya indi. Kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ürünleri 31 puanlık düşüşle yüzde 34,9'dan yüzde 3,9'a gerilerken; kimya sanayii de 29,9 puanlık kayıpla yüzde 24,1'den yüzde -5,8'e gerileyerek sermaye tüketti. Sanayinin hem ihracat hem de istihdamda en büyük kalelerinden olan kauçuk-plastikte özkaynak karlılığı 26,7 puan düşüşle yüzde -7,6'ya; tekstilde de 21,9 puan düşüşle yüzde -11,0'e indi, bu sektörlerde faaliyet gösteren sanayici 10 yılın sonunda kendi koyduğu sermayeyi koruyamaz hale geldi. Bu ağır tabloda özkaynak karlılığını anlamlı ölçüde artıran sektörler; 12,9 puanlık artışla yüzde 22,5'e ulaşan mobilya imalatı ile yüzde -15,6 ile düşük baz etkisinden yüzde 2,8’e yükselen mücevherat/bijuteri oldu.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Lokomotif sektörlerde alarm</span></h2>
<p>İSO 500’ün karlılık performansına sektörel bazda bakıldığında ise, Türkiye’nin önemli ihracatçı sektörlerinde 10 yılda yaşanan kar erozyonu daha net biçimde ortaya konuyor. Buna göre, 2016’dan 2025’e 11 sektör satış karlılığını artırmayı başarırken, 14 sektörde karlılıklar geriledi. 2016’da satış karlılığı negatif bölgede olan 4 sektör varken, 2025’te bu sayı 7 sektöre ulaştı. 10 yılda karını en çok artıran sektör içeceklerin imalatı olurken, bu sektörün 2016’da yüzde -1,5 olan satış karlılığı 2025’te yüzde 15,4 oldu. İçeceklerin imalatı sektöründe satış karlılığında artış 10 yılda 16,9 puan olurken, tütün ürünleri imalatında 3,9 puan artışla yüzde 25, mobilya imalatında artış da 2,9 puan artışla yüzde 9 oldu. 10 yılda söz konusu karlılık rasyosunu artıran diğer 8 sektörde ise artış 2 puanı geçmedi.</p>
<p>2016’dan 2025’e satış karlılığı en çok gerileyen sektör 28,9 puan ile madencilik ve taşocakçılığı oldu. Bu sektörün satış karlılığı 2016 yılında yüzde 56,1 iken 2025’te yüzde 27,2’ye indi. Satış karlığı en fazla geriye giden ikinci sektör 25 puan ile diğer ulaşım araçlarının imalatı olurken, bu sektörün satış karlılığı 10 yılda yüzde 16’dan yüzde -9’a düştü. Satış karlılığı 10 yılda 16,4 puan gerilerek yüzde -3,1’e inen kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı sektörü en fazla kayıp yaşayan üçüncü sektör olurken; Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden tekstil ürünlerinin imalatı da kayıplar sıralamasında 4’üncülük koltuğuna oturdu. Tekstilde 2016’da yüzde 5,6 olan satış karlılığı yüzde -10,6 olarak hesaplandı.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">16 sektörde varlıklar verimliliğini kaybetti</span></h2>
<p>Sanayicinin elindeki kaynakları ve makine parkını ne kadar verimli yönettiğini gösteren aktif karlılığında, 10 yıllık süreçte stratejik sektörlerin bazılarında çok sert düşüşler yaşandı. 2016’dan 2025’e 25 sektörün 16’sında aktif karlılığı gerilerken, en keskin düşüşlerden biri kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı sektöründe görüldü. Sektörün 2016'da yüzde 10,1 olan aktif karlılığı 10 yılda 12,4 yüzde puan gerileyerek yüzde -2,3'e indi. Benzer şekilde, kauçuk ve plastik ürünlerin imalatı da 9 puanlık kayıpla yüzde 6,2'den yüzde -2,8'e düştü. Diğer ulaşım araçlarının imalatı sektörü 10,6 puanlık kayıpla yüzde 6,5'ten yüzde -4,1'e gerilerken; tekstil ürünleri imalatı 8 puanlık düşüşle yüzde 3,6'dan yüzde -4,4'e indi. Ana metal sanayii ise 6,5 puanlık gerilemeyle yüzde 6,7'den yüzde 0,2'ye inerek neredeyse sıfır verimlilik sınırına yaklaştı. 10 yılda varlık karlılığını artırmayı başaran nadir sektörlerden tütün ürünleri imalatı 7,2 puanlık artışla yüzde 20,8'e, mobilya imalatı ise 6,4 puanlık artışla yüzde 12,6'ya ulaştı.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/sanayide-karlilik-alarm-veriyor-83502</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/2/9/1280x720/isci-calisan-fabrika-1782452964.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Düşük finansman kalitesi, kur-maliyet makası ve zayıf işletme sermayesi sanayi devlerinin karlılık rasyolarını 10 yılda adeta eritti. Pandemi sonrası geçici rüzgarlarla tarihi zirveleri gören karlılık oranlarında, 2024 itibarıyla başlayan sert düşüş dizginlenemedi; satış karlılığı yüzde 3,4&#039;e, aktif karlılığı yüzde 2,9&#039;a ve özkaynak karlılığı yüzde 6’ya kadar geriledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/egeplasder-baskani-sener-gencer-egeli-sanayiciler-ihracat-kayitlarini-kendi-bolgelerinde-gormek-istiyor-83489</guid>
            <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 10:59:00 +03:00</pubDate>
            <title> Şener Gençer: Egeli sanayiciler, ihracat kayıtlarını kendi bölgelerinde görmek istiyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/İZMİR</strong></p>
<p>Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk’ü ziyaret etti. Ziyarette, uzun yıllardır EİB bünyesinde sürdürülen Ege Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği kurulması çalışmalarına plastik sanayicilerinin destek mesajı iletildi.</p>
<p>EGEPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer, otomotivden sonra Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü olan kimyevi maddeler ve mamulleri sektöründe İzmir ve Ege Bölgesi’nin en önemli üretim merkezleri arasında yer aldığını vurguladı.</p>
<p>Kimya sektörünün plastik, boru, boya, ambalaj, esnek ambalaj, gübre, kauçuk gibi pek çok alt sektöründe ciddi bir üretim gücüne sahip olan Ege Bölgesi’nde bir ihracatçı birliği bulunmasının önemli bir eksiklik olduğunu söyleyen Gençer, “Ege Bölgesi’nde Kimya sektöründe irili ufaklı ihracat yapan 3 binin üstünde firmamız bulunuyor. Bu firmaların 200’den fazlası 1 milyon dolar ve üzerinde ihracat gerçekleştiriyor. Tüm bu veriler, Ege Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin kurulması için 2009 yılında değiştirilen yasadaki tüm şartların fazlasıyla sağlandığını gösteriyor. Son 15 yıldır sektörümüzün sürekli olarak gündeminde olan bu haklı talebe Egeli plastik sanayicileri olarak tam destek veriyoruz” dedi.</p>
<p>Kimyevi maddeler ve mamulleri sektörünün, Haziran ayı itibarıyla 21,8 milyar dolar olan Türkiye ihracatından 3,29 milyar dolar seviyesinde pay aldığına dikkat çeken Gençer, plastikler ve mamulleri sektörünün ise aylık 1,03 milyar dolar ihracat hacmiyle, kimya sektörü içerisinde en yüksek ihracat gerçekleştiren ikinci alt sektör konumunda olduğunu ve ülke ihracatının %4,7’sini tek başına karşıladığını hatırlattı.</p>
<p>Gençer, “Kimya, yenilenebilir enerji, elektrik-elektronik, otomotiv, iklimlendirme, makine, toprak çimento ve seramik sektörleri başta olmak üzere her sektörün devlet destekleri ve diğer konulardaki tüm hizmetlerini Ege İhracatçı Birlikleri veriyor. Sözgelimi rüzgâr enerjisi sektöründeki üretim ekosisteminin yüzde 85’i İzmir’de yer alırken, ihracat kayıtları farklı birlikler üzerinden gerçekleştirildiği için Ege Bölgesi’nin ihracatına yansımıyor. Hizmetin yüzde yüzünü Ege İhracatçı Birliklerimiz verirken, gelirin yüzde 80’ini kendi elimizle İstanbul, Ankara ve Bursa’ya gönderiyoruz. Bu adaletsizliğin giderilmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/egeplasder-baskani-sener-gencer-egeli-sanayiciler-ihracat-kayitlarini-kendi-bolgelerinde-gormek-istiyor-83489</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/8/9/1280x720/egeplasder-baskani-sener-gencer-egeli-sanayiciler-ihracat-kayitlarini-kendi-bolgelerinde-gormek-istiyor-1784448053.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ EGEPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı Başkan Yardımcısı Şener Gençer, &quot;Hizmetin yüzde yüzünü Ege İhracatçı Birliklerimiz verirken, gelirin yüzde 80’ini kendi elimizle İstanbul, Ankara ve Bursa’ya gönderiyoruz. Bu adaletsizliğin giderilmesini bekliyoruz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/tarimda-vadelerin-18-aya-cikmasi-sektoru-zorluyor-83480</guid>
            <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 22:28:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Tarımda vadelerin 18 aya çıkması sektörü zorluyor&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkan Yardımcısı, gübre üretici ve ihracatçısı Makro Gübre AŞ Genel Müdürü Harun Öztürk, tarımda asıl krizin üretim değil, finansman olduğunu belirtti.</p>
<p>Uzun yıllar tarım sektörünün içinde olduğunu anlatan Öztürk, Türkiye’de bugün fide, tohum, gübre, zirai ilaç, sulama sistemleri ve diğer tarımsal girdilerin 8, 10, 12, hatta 15-18 ay vadelerle satıldığını, bu durumun sektörü çok zor durumda bıraktığını açıkladı. Öztürk, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Bunun adı ticaret değildir. Bunun adı, tarımın finansmanını özel sektörün üstlenmesidir. Uzun vadeler, sermayeyi eritiyor,  yatırımı yavaşlatıyor. Maliyetleri artırıyor, riski büyütüyor, Sonunda da çiftçiye yük oluyor. Bugün tarım tedarik zincirindeki binlerce firma, üretici olmaktan çok banka gibi çalışmak zorunda bırakılıyor. Sermayesini üretime, teknolojiye, Ar-Ge’ye ve ihracata ayırması gereken firmalar, tahsilat bekleyen finans kuruluşlarına dönüşüyor. Bu sürdürülebilir değildir.’’</p>
<p>Tarımın geleceğini sadece destekleri, fiyatları ve rekolteyi değil, tarımın finansman modelinin de masaya yatırılmasının zorunlu hale geldiğini ifade eden Öztürk, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Çünkü güçlü bir finansman altyapısı kurulmadan üretim artmaz, yatırım hızlanmaz, ihracat büyümez, çiftçi de kazanamaz. Türkiye’nin tarımsal üretim gücünü korumak istiyorsak, tarımın finansman yükünü artık özel sektörün omuzlarından almalıyız. Bu, yalnızca sektörün değil, ülkemizin gıda arz güvenliği, rekabet gücü ve ihracat geleceği açısından da stratejik bir zorunluluktur. Tarımın geleceği toprağın bereketi kadar, finansmanın sürdürülebilirliğine de bağlıdır.’’</p>
<p>Artık bu gerçeğin görülme zamanının geldiğini vurgulayan Harun Öztürk, ‘’Ortada bir mağduriyet var ve mağduriyet hızlı bir şekilde ortadan kaldırılmalıdır. Tarımın finansman yükü özel sektörün omuzlarından alınmalı. Güçlü bir tarım finansman sistemi kurulmalı. Uygun maliyetli kredi mekanizmaları güçlendirilmeli. Alacak sigortası yaygınlaştırılmalı. Riski paylaşan finansal araçlar geliştirilmeli’’ dedi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/tarimda-vadelerin-18-aya-cikmasi-sektoru-zorluyor-83480</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/8/0/1280x720/tarimda-vadelerin-18-aya-cikmasi-sektoru-zorluyor-1784402964.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkan Yardımcısı Harun Öztürk, tarımda vadelerin 18 aya kadar çıktığını, bu durumun sektörü çok zorladığını bıraktığını belirterek, tarımın finansman modelinin masaya yatırılması gerektiğini söyledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/aksekiye-kucuk-sanayi-sitesi-83478</guid>
            <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 22:24:00 +03:00</pubDate>
            <title> Akseki’ye küçük sanayi sitesi kurulacak</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/ANTALYA</strong></p>
<p>Nüfusu 10 bine ulaşan ve ekonomisi tarım ve hayvancılık olan Antalya’nın önemli ilçelerinden Akseki’nin ticari altyapısını güçlendirmek amacıyla Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Akseki Belediyesi arasında ATSO Ali Bahar Küçük Sanayi Sitesi Projesi için iş birliği protokolü imzalandı.</p>
<p>ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman ve Akseki Belediye Başkanı İlkay Akça ile ATSO Genel Sekreteri Aslı Şahin Tekin tarafından imzalanan protokolde, Akseki'de inşa edilecek Küçük Sanayi Sitesi, ATSO tarafından sosyal sorumluluk projesi olarak tamamlanarak Akseki Belediyesi'ne teslim edilecek.</p>
<p>ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, projenin ilçenin ekonomik gelişimine önemli katkılar sağlayacağını belirterek, "Akseki'ye kazandırılacak ATSO Ali Bahar Küçük Sanayi Sitesi ile ilçemizin esnaf ve sanatkârlarına daha modern ve düzenli bir çalışma ortamı sunmayı hedefliyoruz. Bu projenin Akseki'nin ekonomik ve ticari gelişimine önemli katkılar sağlayacağına inanıyor, ilçemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.</p>
<p><strong>"Akseki'nin ticari hayatına yeni bir ivme kazandıracak"</strong></p>
<p>Akseki Belediye Başkanı İlkay Akça da, ilçenin uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu önemli bir yatırımın hayata geçirilmesi adına önemli bir adım atıldığını söyledi. Akça, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Akseki'mizin gelişimine katkı sağlayacak bu anlamlı projeye verdikleri destekten dolayı ATSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Yusuf Hacısüleyman'a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Modern bir Küçük Sanayi Sitesi, hem esnafımızın çalışma koşullarını iyileştirecek hem de ilçemizin ticari hayatına yeni bir ivme kazandıracaktır. Bu iş birliğinin Akseki'mize hayırlı olmasını diliyorum."</p>
<p>Protokol kapsamında ayrıca, Küçük Sanayi Sitesi içerisinde oluşturulacak bağımsız bir bölüm süresiz olarak ATSO Akseki Temsilciliği hizmetlerinde kullanılacak.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/aksekiye-kucuk-sanayi-sitesi-83478</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/7/8/1280x720/aksekiye-kucuk-sanayi-sitesi-1784402724.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Antalya Ticaret ve Sanayi Odası ile Akseki Belediyesi arasında ilçede küçük sanayi sitesi kurulması amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/milli-elektrikli-tren-setleri-uzunkopru-halkali-uzunkopru-parkurunda-kullanilmaya-baslanacak-83468</guid>
            <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 14:04:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Milli Elektrikli Tren setleri Uzunköprü-Halkalı parkurunda kullanılmaya başlanacak&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaklaşık 20 yıldır Uzunköprü-Halkalı-Uzunköprü güzergahında elektrikli lokomotif ve 5 vagondan oluşan trenlerle hizmet verildiğini belirtti.</p>
<p>Yazılı açıklamasında, Milli Elektrikli Tren setlerinin 322 oturma yeri ve 2 tekerlekli sandalye alanı olmak üzere toplam 324 yolcu kapasitesine sahip olduğu bilgisini veren Uraloğlu, saatte 160 kilometre işletme hızına ulaşabilen trenlerle yolculara daha modern, güvenli ve konforlu seyahat deneyimi sunduklarını vurguladı.</p>
<p>Milli Elektrikli Tren setlerinin önemine dikkati çeken Uraloğlu, "Yerli ve milli imkanlarla TÜRASAŞ tarafından üretilen Milli Elektrikli Tren setlerimiz, 22 Temmuz'dan itibaren Uzunköprü-Halkalı-Uzunköprü parkurunda kullanılmaya başlanacak. Bu setlerimiz, böylece ilk kez Adapazarı-Gebze Bölgesel Treni dışında bir hatta yolculara hizmet verecek. 2023 yılında hizmet vermeye başlayan Milli Elektrikli Tren setlerimiz bugüne kadar 11 bin 551 sefer gerçekleştirdi, toplam 1 milyon 122 bin kilometreden fazla yol katederek 2 milyon 634 bin 363 yolcumuzu taşıdı." ifadelerini kullandı. </p>
<p>Uraloğlu, yeni trenlerle Uzunköprü ve çevresinde yaşayan vatandaşların İstanbul'a ulaşım imkanlarının güçleneceğini ve bölgesel yolcu taşımacılığında hizmet kalitesinin daha da yükseleceğini ifade etti.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/milli-elektrikli-tren-setleri-uzunkopru-halkali-uzunkopru-parkurunda-kullanilmaya-baslanacak-83468</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/6/8/1280x720/tren-tcdd-1784374311.webp" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, &quot;Yerli ve milli imkanlarla TÜRASAŞ tarafından üretilen Milli Elektrikli Tren setlerimiz, 22 Temmuz&#039;dan itibaren Uzunköprü-Halkalı-Uzunköprü parkurunda kullanılmaya başlanacak.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bolatin-bruksel-temasi-turkiyeye-made-in-euro-kisitlamasi-olmamali-83467</guid>
            <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 13:49:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bolat&#039;tan Brüksel teması: Türkiye&#039;ye &#039;Made in EU&#039; kısıtlaması olmamalı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ticaret Bakanlığı, Bakan Ömer Bolat'ın 16-17 Temmuz'da Brüksel'e gerçekleştirdiği çalışma ziyareti hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.</p>
<p>Buna göre Bolat'ın temaslarının odak noktasını Avrupa Birliği'nin (AB) son dönem "Made in EU" politikasının genel çerçevesini ortaya koyan Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı'na ilişkin görüşmeler oluşturdu. Bakan Bolat, taslağa ilişkin Türkiye'nin görüş ve değerlendirmelerini muhataplarına aktardı.</p>
<p>Bu kapsamda Avrupa Parlamentosu Uluslararası Ticaret Komitesi (INTA) Başkan Yardımcısı Iuliu Winkler ve Sanayi Hızlandırma Yasası Gölge Raportörü Dirk Gotink ile bir araya gelen Bolat, görüşmelerde, "Made in EU" politikasının AB ile ticari entegrasyonun stratejik niteliğini yansıtan kapsayıcı bir yaklaşım temelinde ele alınması gereği ifade etti.</p>
<p>Bolat, Avrupa Parlamentosunun 30 yıllık Gümrük Birliği ortaklığı ve köklü ortaklık hukukunu gözeten bir perspektifi ortaya koyması ve mevcut taslağın ana metninde yer aldığı şekliyle Türkiye'nin AB ile eş değer konumunun korunması yönündeki beklentiyi paylaştı.</p>
<p>Bakan Bolat'ın, Avrupa Komisyonunun Ticaret ve Ekonomik Güvenlikten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic ile görüşmesinde, son dönemde çelik önlemleri ve e-ticaret alanlarında kaydedilen ilerlemeler değerlendirildi.</p>
<p>Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu kapsamında ekimde yapılacak görüşmeler öncesinde ikili ticaret gündemindeki öncelikli başlıklar üzerinde somut adımlarla ilerlenmesi hususunda mutabık kalındı. Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu ile çizilen yol haritası çerçevesinde, kamu alımları ve dijital ticaret gibi alanlarda işbirliğini derinleştirecek adımlar masaya yatırıldı.</p>
<p>Görüşmede, "Made in EU" yaklaşımının, başta otomotiv sektörü olmak üzere köklü sınai entegrasyonu ve mevcut taslağın ana metnindeki Gümrük Birliği ortaklığını destekleyecek vizyonla kurgulanması gerektiği belirtildi.</p>
<p>Otomotiv sektörüne ilişkin bazı politika araçlarıyla ilgili olarak, Türkiye'nin "Avrupa'da üretilmiştir" prensibinin dışına çıkarılmasıyla ilgili yaklaşımların bertaraf edilmesi için ortak anlayış doğrultusunda çalışılmasının önemi vurgulandı.</p>
<p><strong>Türkiye-AB ticari ve ekonomik ilişkileri değerlendirildi</strong></p>
<p>Bakan Bolat'ın Komisyonun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis ile görüşmesinde ise küresel sınamalar karşısında güvenli tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve ekonomik bağların öncelikli alanlarda aşamalı bir yaklaşım çerçevesinde derinleştirilmesi kararlılığı teyit edildi.</p>
<p>"Made in EU" başta olmak üzere, AB'nin yeni ekonomik vizyonu doğrultusunda şekillendireceği yatırım, sanayi ve ticaret politikalarının, Türkiye ile AB arasındaki derin ve köklü ticari entegrasyonu ve ortaklık hukukunu yansıtacak şekilde tasarlanması yönündeki beklentiler ifade edildi.</p>
<p>Komisyonun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile yapılan görüşmede de Türkiye ile AB arasındaki ticari ve ekonomik entegrasyonun daha da güçlendirilmesine yönelik ortak vizyon ele alındı. Bu kapsamda, bağlantısallığın artırılması, Gümrük Birliği'nin etkin işleyişinin geliştirilmesi ve ekonomik ilişkilerin yeni işbirliği alanlarıyla derinleştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.</p>
<p><strong>​Avrupa otomotiv sanayisi ile buluşma</strong></p>
<p>Bolat, ziyaret kapsamında Sanayi Hızlandırma Yasası'nın temel odağını oluşturan otomotiv sektörünün Avrupa'daki en büyük çatı kuruluşu olan Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) ve AB'nin önde gelen küresel otomotiv üreticilerinin üst düzey yöneticileriyle de bir araya geldi.</p>
<p>Bakan Bolat'ın ACEA Genel Direktörü Sigrid de Vries ile yaptığı görüşmede, "Made in EU" politikasının Türkiye-AB otomotiv ekosistemine etkilerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Bolat ayrıca, ACEA üyesi küresel otomotiv firmalarının üst düzey temsilcileriyle yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirdi.</p>
<p>Bu çerçevede, Türkiye'nin "Made in EU" politikasına tam ve koşulsuz olarak katılması gerektiği konusundaki görüş birliği teyit edildi.</p>
<p>Bolat, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) ile AB üyesi ülkelerin daimi temsilcilerinin katılımıyla yuvarlak masa toplantısı da düzenledi. Toplantıda, Türkiye'nin Avrupa otomotiv ekosisteminin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı.</p>
<p><strong>Avrupa iş dünyasıyla istişareler gerçekleştirildi</strong></p>
<p>Bolat'ın, Avrupa İş Dünyası Konfederasyonu (BusinessEurope) Genel Direktörü Markus Beyrer ile görüşmesinde ise Türkiye-AB ticari ilişkilerinin geleceği değerlendirildi.</p>
<p>Gümrük Birliği ile kurulan güçlü değer zincirlerinin korunmasının önemi konusunda mutabık kalınırken kamu alımlarıyla dijital ticaret alanlarında atılacak yeni adımların Türkiye-AB ticari ve ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesine yapacağı katkı ele alındı.</p>
<p>Bolat ziyaret kapsamında ayrıca, Türkiye İhracatçılar Meclisi, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği, Türk İş Dünyası Konfederasyonu ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneğinin Brüksel'de yerleşik temsilcileri ve medya mensuplarıyla bir araya geldi.</p>
<p>Görüşmelerde Türkiye'nin Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında herhangi bir kısıt olmadan yer alması gerektiği yönünde ortak bir değerlendirme oluştuğu ifade edilerek, bu çerçevede taslağa dair yasama süreci tamamlanıncaya kadar girişim ve temasların hız kesmeden devam edeceğinin altı çizildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bolatin-bruksel-temasi-turkiyeye-made-in-euro-kisitlamasi-olmamali-83467</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/2/1/7/1280x720/omer-bolat-1769688939.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ticaret Bakanı Bolat&#039;ın Brüksel temaslarında, Türkiye&#039;nin AB&#039;nin Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında herhangi bir kısıt olmadan yer alması gerektiği yönünde ortak bir değerlendirme oluştuğu bildirildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/savunma-harcamalarindaki-artis-hedefi-makinecileri-umutlandirdi-83469</guid>
            <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 13:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Savunma harcamalarındaki artış hedefi makinecileri umutlandırdı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>HÜSEYİN GÖKÇE/ANKARA</strong></p>
<p>Gerek savaşın etkisiyle bölgedeki talep, gerekse durgunluk sebebiyle en önemli pazarlardan Avrupa’daki talep daralmasına rağmen Türkiye’nin makine ihracatı yılın ilk yarısında yüzde 1.7 artarak 13.8 milyar dolara yükseldi.</p>
<p>Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, savunma ve güvenlik harcamalarındaki artış hedefleriyle şekillenen küresel harcama paradigmalarının imalat sanayi için devasa bir sipariş ve yatırım dalgası potansiyelini barındırdığını bildirdi.</p>
<p>Makine ihracatının yılın ilk yarısındaki performansını değerlendiren MAİB Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, ihracattaki yüzde 1.7’lik artışa karşın birim fiyatın yüzde 11 yükselerek kg başına 8.7 dolara çıktığını söyledi.</p>
<p>En fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya yönelik ihracat yüzde 8.7 artarak 1.7 milyar dolara çıkarken, ABD pazarına olan ihracat yüzde 33.9’luk artışla 1.2 milyar dolara çıktı. Bu dönemde oransal olarak en yüksek artış yüzde 25.6 ile türbin, turbojet ve hidrolik ürün grubunda gerçekleşirken, deri ileme makineleri ihracatı ise yüzde 35.6 ile en fazla miktar azalması yaşanan ürün grubu oldu.</p>
<p>Dünya genelinde şokların artık kalıcı hale gelmeye başladığını dile getiren Yılmaz, “ABD ile İran arasındaki diplomatik ilişkilerin sürekli değişen bir sarkaçta seyretmesi ve uzlaşı zeminine yaklaşıldığı düşünülen her dönemeçte gerilimin yeni bir boyutta tırmanması, jeopolitik krizlerin artık geçici 'şok' olmaktan çıkıp küresel ticaretin kalıcı bir gerçeğine dönüştüğünü gösteriyor” dedi. Söz konusu belirsizlik sürecinde sanayi dönüşümünü gerçekleştirmeye çalışan Avrupa ekonomisinde stresin arttığını bildiren Yılmaz,</p>
<p>“Özellikle sanayinin kalbi konumundaki Almanya’da üreticilerin mücadele ettiği yapısal sorunları daha da derinleştiriyor. Alman Makine ve Tesis İmalatçıları Birliği’nin (VDMA) de işaret ettiği üzere; yüksek vergiler, esnek olmayan iş gücü piyasası ve aşırı bürokratik engeller gibi iç dinamikler, kıtanın küresel rekabet gücünü halihazırda kemirirken, jeopolitik dalgalanmalar yeni sipariş hacmi üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Türk makine sektörü için tarihi fırsat”</strong></p>
<p>Yılmaz, NATO zirvesinde 10 milyarlarca dolarlık çok uluslu tedarik anlaşmalarının küresel ekonominin artık 'güvenlik odaklı yeni bir endüstriyel tahkimat' dönemine girdiğini tescillediğini belirtti.</p>
<p>Savunma-güvenlik harcamalarının 2035 yılında kadar milli gelirin yüzde 5’ine çıkarılması hedefinin devasa bir sipariş ve yatırım dalgası potansiyeli barındırdığına dikkat çeken Sevda Kayhan Yılmaz, “Yeniden yapılanma bütçeleri; siber güvenlikten dijitalleşmeye, kritik altyapı yatırımlarından savunma sanayisinin geliştirilmesine kadar çok geniş bir alana kaynak aktarılmasını sağlarken, uzun süredir durgunluk ve sanayisizleşme baskısıyla boğuşan Avrupa endüstrisi için de yeni bir büyüme stratejisi işlevi görüyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yılmaz bunun, Türk makine sektörünün küresel askeri-sanayi hiyerarşisinde çok daha üst düzey, yüksek katma değerli bir konuma yükselmesi için tarihi bir fırsat penceresi sunduğuna vurgu yaptı.</p>
<p>Savunma sanayine yönelik yüksek standartların sivil üretim hatlarının da kalitesini yükselteceğinin altını çizen Yılmaz, “Bunun yanında bilgi güvenliği ve yönetim sistemleri standartları da üreticilerimizin siber güvenlik kaslarını güçlendirerek onları küresel tehditlere karşı koruyacak unsurlar olacaktır. Kısacası, KOBİ'lerimiz için başlangıçta zahmetli görünen sertifikasyon ve akreditasyon süreçleri, makine imalat sanayimizin teknolojik standartlarını kalıcı olarak yükseltecek ve bizi küresel pazarda ikame edilemez kılacak bir teknolojik aşı olabilir” dedi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/savunma-harcamalarindaki-artis-hedefi-makinecileri-umutlandirdi-83469</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/6/9/1280x720/sevda-kayhan-yilmaz-1784374880.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ MAİB Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, savunma ve güvenlik harcamalarındaki artış hedefleriyle şekillenen küresel harcama paradigmalarının imalat sanayi için devasa bir sipariş ve yatırım dalgası potansiyelini barındırdığını belirtti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/haftanin-kaybedenleri-borsa-ve-altin-83464</guid>
            <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:48:00 +03:00</pubDate>
            <title> Haftanın kaybedenleri borsa ve altın</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 2,38 azalışla 13.981,05 puandan tamamladı.</p>
<p>Endeks, hafta içinde en düşük 13.941,98 puanı, en yüksek 14.265,51 puanı gördü.</p>
<p>Borsa İstanbul'da aynı dönemde sanayi endeksi yüzde 2,28 artışla 18.761,95 puana ve hizmetler endeksi yüzde 1,38 yükselişle 12.820,06 puana çıkarken, mali endeks yüzde 4,97 azalışla 19.512,42 puana, teknoloji endeksi ise yüzde 2,37 kayıpla 46.944,88 puana geriledi.</p>
<p>Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 30,99 ile Balsu Gıda ilk sırada yer aldı.</p>
<p>Balsu Gıda'yı yüzde 23,60 ile Efor Yatırım Sanayi Ticaret AŞ ve yüzde 19,20 ile Margün Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ izledi.</p>
<p>Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 34,31 ile Destek Finans Faktoring AŞ, yüzde 12,05 ile Astor Enerji ve yüzde 7,37 ile Türk Altın İşletmeleri oldu.</p>
<p>Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 602 milyar 840 milyon lirayla ASELSAN, 557 milyar 325 milyon 627 bin lirayla Tüpraş ve 544 milyar 200 milyon lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ oldu.</p>
<p><strong>Altın değer kaybetti, döviz yatay seyretti</strong></p>
<p>24 ayar külçe altının gram fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 2,45 azalışla 6 bin 53 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 1,90 düşüşle 39 bin 819 liraya geriledi.</p>
<p>Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftaki kapanışının yüzde 1,84 altında 9 bin 993 liraya geriledi.</p>
<p>Doların satış fiyatı değişmeyerek 46,9870 lira, euronun satış fiyatı da yatay seyirle 53,6950 lira oldu.</p>
<p>Geçen hafta 63,0260 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta 63,0360 liraya yükseldi.</p>
<p>İsviçre frangı da önceki haftadaki değerinin hemen üzerinde 58,1980 liradan alıcı buldu.</p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/haftanin-kaybedenleri-borsa-ve-altin-83464</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/6/4/1280x720/finans-borsa-hisse-senedi-piyasa-1784364957.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Borsa haftayı yüzde 2,38 kayıpla 13.981 puandan tamamladı. 24 ayar külçe altının gramı yüzde 2,45, cumhuriyet altını yüzde 1,90, çeyrek altın yüzde 1,84 değer kaybetti. Doların satış fiyatı 46,9870 lirada, euronun satış fiyatı da 53,6950 lirada kalarak yatay seyretti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/kilyosun-kesin-korunacak-hassas-alan-sinirlarinda-degisiklik-83461</guid>
            <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 10:42:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kilyos&#039;un kesin korunacak hassas alan sınırlarında değişiklik</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Kilyos Caddesi ve Yakın Çevresi Doğal Sit Alanı Kesin Korunacak Hassas Alanı'nın sınırlarının değiştirilmesiyle ilgili Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre İstanbul'un Sarıyer ilçesi sınırları içinde ilan edilen Kilyos Caddesi ve Yakın Çevresi Doğal Sit Alanı Kesin Korunacak Hassas Alanı sınırlarının, kroki ve koordinat listesinde belirtilen şekilde değiştirilmesine Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereğince karar verildi.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/kilyosun-kesin-korunacak-hassas-alan-sinirlarinda-degisiklik-83461</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Resmi Gazete&#039;de yayımlanan karara göre, Kilyos Caddesi ve Yakın Çevresi Doğal Sit Alanı Kesin Korunacak Hassas Alanı&#039;nın sınırları değiştirildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/botasin-ihale-alimlariyla-ilgili-usul-ve-esaslar-yururlukte-83460</guid>
            <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:44:00 +03:00</pubDate>
            <title> BOTAŞ&#039;ın ihale alımlarıyla ilgili usul ve esaslar yürürlükte</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) tarafından Kamu İhale Kanunu'nun ilgili maddesi kapsamında yapılacak alımlara ilişkin usul ve esaslara dair Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, BOTAŞ tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 3. maddesinin (m) bendi kapsamında yapılacak alımlara ilişkin usul ve esaslar yürürlüğe girdi.</p>
<p>Karar, BOTAŞ tarafından ilgili kanun kapsamında ulusal ve uluslararası piyasalardan yapılacak her türlü doğal gaz alımları ile bu alımlara yönelik satın alma yöntemleri dahil alım sürecinin yürütülmesi ve sonuçlandırılmasına ilişkin gerçekleştirilecek iş ve işlemleri kapsıyor.</p>
<p>Doğal gaz alımlarında, idare personeli tarafından daha önce yapılan alımlar için gelen teklifler, uluslararası piyasalarda alımları etkileyen değişimler, piyasadaki şirketlerin güncel faaliyetleri gibi unsurlara ilişkin başta uluslararası doğal gaz piyasası yayımları kanalıyla olmak üzere her türlü araştırma ve değerlendirme yapılacak.</p>
<p>Ayrıca idare ile gerçekleştirdiği önceki işlemlerde bir sözleşme ihlali bulunan şirket, idarenin değerlendirmesi sonucunda yeterlilik listesinden çıkarılabilecek.</p>
<p>Yeterlik listesine, piyasa koşulları, piyasadaki yeni şirketler ve idarenin alım stratejileri göz önüne alınarak BOTAŞ Yönetim Kurulu onayı ile şirketler eklenebilecek. Yeterlik listesine yapılacak ekleme ve çıkarmalar, idarenin belirlediği tarafsız değerlendirme kriterlerine göre yapılacak.</p>
<p>Usul ve esaslarda ayrıca doğrudan alım usulü, ilansız pazarlık alım usulü ile yasak fiil ve davranışlar ile cezai hükümlere de yer verildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/botasin-ihale-alimlariyla-ilgili-usul-ve-esaslar-yururlukte-83460</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/05/botas.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ BOTAŞ tarafından Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılacak alımlarla ilgili usul ve esaslar Resmi Gazete&#039;de yayımlandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/atama-ve-gorevden-alma-kararlari-resmi-gazetede-83458</guid>
            <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:37:00 +03:00</pubDate>
            <title> Atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete&#039;de</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan atama kararlarına göre Orman Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanı Ahmet Ceylan görevden alındı. Başkanlık görevine Fuat Şanal getirildi.</p>
<p>Ticaret Bakanlığı Destek Hizmetleri, Tasfiye İşleri ve Döner Sermaye Genel Müdürü Oğuzhan Şatıroğlu görevden alınırken, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü yönetim kurulu üyeliğine Hakan Nalbantoğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii AŞ Genel Müdürlüğü yönetim kurulu üyeliklerine de Murat Durkan, Aysel Kandemir, Murat Baştor ve Aziz Yıldırım'ın ataması yapıldı.</p>
<p>Göç İdaresi Başkanlığı Uyum ve İletişim Genel Müdürü Yaşar Aksanyar, Sınır Yönetimi Genel Müdürü Ozan Gazel, Uluslararası Koruma Genel Müdürü Bayram Yalınsu ve Yabancılar Genel Müdürü Fatih Ayna görevden alındı.</p>
<p>Başkanlığın, Uyum ve İletişim Genel Müdürlüğüne Ahmet Dalkıran, Sınır Yönetimi Genel Müdürlüğüne İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Yüzer, Uluslararası Koruma Genel Müdürlüğüne Mustafa Güney ve Yabancılar Genel Müdürlüğüne Özge Kaplan'ın ataması yapıldı.</p>
<p>Öte yandan, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Birinci İhtisas Kurulu Genel Cerrahi Üyeliğine Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kocataş, Adli Tıp Yedinci İhtisas Kurulu Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Üyeliğine ise İstanbul Kent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Çetinkale görevlendirildi.</p>
<p><strong>Ardahan Valiliğine Ömer Hilmi Yamlı atandı</strong></p>
<p>Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2, 3 ve 4'üncü maddeleri gereğince Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli görevden alındı.</p>
<p>Yerine, Gaziantep Şehitkamil Kaymakamı Ömer Hilmi Yamlı'nın ataması yapıldı.</p>
<p><strong>Büyükelçi atamaları</strong></p>
<p>Avrupa Konseyi nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliğine Dış Politika Plan ve Eşgüdüm Genel Müdürü Raziye Bilge Koçyiğit, Türkmenistan nezdinde Türkiye Büyükelçiliğine ise Orta Asya Ülkelerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Şener Cebeci atandı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/atama-ve-gorevden-alma-kararlari-resmi-gazetede-83458</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/10/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bazı bakanlık ve kamu kurumlarına yapılan atama ve görevden almalar Resmi Gazete&#039;de yayımlandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/fitch-turkiyenin-kredi-notunu-teyit-etti-83473</guid>
            <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Fitch, Türkiye&#039;nin notunu teyit etti</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye ekonomisiyle ilgili değerlendirmesini açıkladı.</p>
<p>Kredi derecelendirme kuruluşundan yapılan açıklamada, Türkiye'nin uzun vadeli kredi notunun "BB-" olarak teyit edildiği, not görünümünün ise "durağan" olduğu bildirildi.</p>
<p>Açıklamada, Türkiye'nin düşük kamu borcu, büyük ve çeşitlendirilmiş ekonomisi, "BB" not grubundaki ülkelerin medyanına kıyasla yüksek kişi başına düşen geliri, stres dönemlerinde dış finansmana erişimini sürdürme geçmişi ve dayanıklı bankacılık sektörünün kredi notunu destekleyen unsurlar arasında yer aldığı belirtildi.</p>
<p>Türkiye'nin potansiyel büyüme oranının yüzde 4'e yakın olduğunun değerlendirildiği aktarılan açıklamada, büyüme oranının bu yıl yüzde 2,8 ve gelecek yıl yüzde 4,4 olmasının beklendiği kaydedildi.</p>
<p>Açıklamada, Türkiye'de enflasyonun haziran ayındaki yüzde 32 seviyesinden 2026 sonunda yüzde 29,5'e gerilemesinin beklendiği aktarıldı.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) fonlama maliyetini 300 baz puan artırması ve kredi limitlerini sıkılaştırıcı son adımlarının, ABD-İran çatışmasının ilk döneminde lirayı istikrara kavuşturmak amacıyla gerçekleştirilen döviz müdahalelerinin ardından uluslararası rezervlerde kısmi toparlanmayı desteklediği belirtilen açıklamada, brüt döviz rezervlerinin 2026 sonunda 167 milyar dolara ulaşmasının beklendiği kaydedildi.</p>
<p>Açıklamada, özellikle dış finansman ihtiyacındaki sürdürülebilir azalmayla birlikte ülkenin dış tamponlarının kayda değer şekilde güçlenmesi ve enflasyondaki düşüşü destekleyen sıkı politika duruşunun korunacağına yönelik güvenin artmasının, kredi notunda yükselişe yol açabileceğine işaret edildi.</p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/fitch-turkiyenin-kredi-notunu-teyit-etti-83473</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/11/fitch-ratings.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Fitch Ratings, Türkiye&#039;nin kredi notunu &quot;BB-&quot; olarak teyit ederken, kredi notu görünümünü &quot;durağan&quot; olarak korudu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kuresel-piyasalari-jeopolitik-risk-ve-cip-korkusu-sardi-83453</guid>
            <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 08:32:00 +03:00</pubDate>
            <title> Küresel piyasaları jeopolitik risk ve çip korkusu sardı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Küresel piyasalar, çip üreten şirketlerin hisselerinde görülen derin satış baskısı ve Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimle negatif seyrediyor.</p>
<p>Yapay zeka alanındaki devasa yatırımların karşılık bulup bulmayacağına dair endişelerle çip üreticisi şirketlerin hisseleri üzerinde devam eden satış baskısı ve artan jeopolitik riskler küresel piyasalarda risk algısının devam etmesine neden oluyor. Trilyonlarca dolarlık harcamaların ne zaman kar sağlayacağı hala belirsizliğini korurken, teknoloji hisselerinin aşırı değerlenip değerlenmediği de piyasalarda tartışma konusu olmaya devam ediyor. ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması ve İran'ın misilleme olarak bölgedeki diğer ülkelere saldırılarına devam etmesi küresel piyasalarda risk iştahını olumsuz etkiliyor. Bölgede gerilimin yeniden tırmanmasıyla petrol fiyatlarının yükselmesi ve Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin geçişlerinin sınırlı kalmaya devam etmesi halinde enflasyonist endişelerin tekrar artabileceği tahmin ediliyor.</p>
<p><strong>PETROL YÜKSELİYOR, ALTIN YATAY SEYİRDE</strong></p>
<p>ABD-İran gerilimiyle birlikte petrolün yeniden yükselişe geçmesi ve enflasyonun Fed’in kısıtlayıcı bir politika izleyeceği endişelerini güçlendirmesi; altın üzerinde baskı oluşturmayı sürdürüyor. Analistler, jeopolitik riskler arttıkça likidite ihtiyacının süreceğini ve dolara olan talebin artacağını belirterek, altındaki düşüşün devam edebileceği görüşünde. Altının onsu dün 3 bin 980 dolar civarında fiyatlanırken brent petrol, son üç ayın en hızlı yükselişiyle 90 dolara yaklaştı.</p>
<p>ABD'de açıklanan enflasyon verilerinin temel fiyat baskılarının hafiflediğine işaret etmesine karşın yatırımcılar enerji fiyatlarındaki son artışın enflasyondaki yavaşlama trendini tersine çevirebileceği endişesiyle bu geçmişe dönük verilere temkinli yaklaşıyor. Analistler, ABD ve İran'ın uzlaşma yolundan giderek uzaklaştığını belirtti.</p>
<p><strong>Fed açıklamalarına yakın takip </strong></p>
<p>"ekonomim.com"da yer alan değerlendirmeye göre bu gelişmelerin yanı sıra ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Dallas Fed Başkanı Lorie Logan enflasyonun yüzde 2 seviyesine doğru gerilememesi halinde söz konusu veriyi bu seviyeye taşımaya yardımcı olmak için bir miktar politika sıkılaşmasına ihtiyaç olduğunu ifade etti. Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid de temel endişesinin enflasyon olduğunu, enflasyonun hala çok yüksek ve uzun süredir hedefin üzerinde seyrettiğini kaydetti. Makroekonomik veri tarafında ABD'de perakende satışlar haziranda aylık bazda yüzde 0,2 ile beklentilere paralel arttı.</p>
<p><strong>ABD ekonomisi gücünü koruyor </strong></p>
<p>Ülkede ilk kez işsizlik maaşına başvuranların sayısı ise 11 Temmuz ile biten haftada 208 bine gerileyerek piyasa beklentilerinin altında kaldı. Söz konusu veriler, ABD ekonomisinin gücünü koruduğunu gösteriyor. ABD'nin Brezilya'ya yüzde 25 oranında yeni gümrük tarifesi uygulama kararı da ticaret gerilimleri yeniden gündeme geldi. Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yatay seyirle yüzde 4,55'te bulunurken, dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 100,8 seviyesinde seyrediyor. Brent petrolün varil fiyatı, yüzde 0,1 artışla 84,1 dolara yükseldi. Orta Doğu'daki gerilimlerin yeniden tırmanmasıyla Brent petrol, haftayı son üç ayın en hızlı haftalık yükselişiyle tamamlamaya hazırlanıyor.</p>
<p><strong>Altının onsu 3 bin 980 civarında… </strong></p>
<p>ABD-İran geriliminin petrol fiyatlarını yüksek seviyelerde tutması ve enflasyonun Fed’in kısıtlayıcı bir politika izleyeceği endişelerini güçlendirmesi altın fiyatları üzerinde baskı oluşturarak onsu 4 bin doların altında tutuyor. Analistler, Orta Doğu'da gerilim devam ettiği sürece likidite ihtiyacının süreceğini ve dolara olan talebin artacağını belirterek, altın fiyatlarındaki düşüş eğiliminin devam edebileceğini söyledi. Yüksek petrol fiyatları, ekonomilerde enflasyonun hedef seviyelerin üzerinde kalma olasılığını artırarak Fed'in politikalarına dair belirsizliği artırıyor. Bu durum, faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalmasına, doların desteklemesine ve altın gibi varlıkların cazibesinin azaltmasına yol açıyor.</p>
<p><strong>Çip hisseleri üzerinde satış baskısı </strong></p>
<p>New York borsası, çip hisselerindeki satış baskısının etkisiyle günü düşüşle tamamladı. Büyük bankaların güçlü bilançolarının ardından şirketlerin açıkladığı finansal sonuçlar da yatırımcıların odağında yer aldı. Yarı iletken üreticisi TSMC'nin ikinci çeyrek karının yüzde 77,4 artarak piyasa beklentilerini aşmasına rağmen sermaye harcamalarına yönelik tahminini artırmasının etkisiyle şirketin hisseleri yüzde 2,3 geriledi. Diğer çip üreticilerinin hisselerinde de düşüş görülürken, Intel'in hisseleri yüzde 5,8, Micron Technology'nin hisseleri yüzde 5,7, Arm Holdings'in hisseleri yüzde 5,4, Advanced Micro Devices'ın (AMD) hisseleri yüzde 5,3 ve Broadcom'un hisseleri yüzde 5 değer kaybetti.</p>
<p>ABD'li teknoloji şirketlerinden Alphabet'in hisseleri de şirketin en güçlü yapay zeka modeli Gemini 3.5 Pro'nun piyasaya sürülmesini ertelediğine dair haberler üzerine yüzde 4,4 düştü. Perşembe kapanışta Dow Jones endeksi yüzde 0,20, S&amp;P 500 endeksi yüzde 0,51 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,47 değer kaybetti.</p>
<p><strong>Asya borsaları negatif seyrediyor </strong></p>
<p>Asya borsalarında dün negatif bir seyir izlenirken, Japonya borsasındaki sert düşüş öne çıkıyor. Bu hafta yatırımcılar, büyük bankaların açıkladığı güçlü bilançoların ardından yarı iletken sektöründen bankacılık gibi diğer sektörlere yöneldi. Bu durum, çip sektörüne daha fazla bağımlı olan Asya piyasalarını satış baskısına karşı savunmasız bıraktı. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 6,4, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,6, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 2 geriledi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kuresel-piyasalari-jeopolitik-risk-ve-cip-korkusu-sardi-83453</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/01/finans-piyasalar-borsa.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Yüksek petrol fiyatları ve enflasyonun hedef seviyelerin üzerinde kalma olasılığı, Fed&#039;in politikalarına dair belirsizliği daha da derinleştiriyor. Bu gelişme faizlerin yüksek kalmasına, doların güçlenmesine ve altın yatırımının azalmasına yol açıyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/londrada-turk-mutfak-kebapcisindan-fine-dininge-83454</guid>
            <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 08:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Londra’da Türk mutfak kebapçısından &#039;fine dining’e</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>MEHMET DOĞAN ERDOĞAN/İNGİLTERE</strong></p>
<p>Londra’da Türkiye’nin Birleşik Krallık Büyükelçiliği rezidansında, “Bir Sofrada Miras” temasıyla düzenlenen etkinlikte konuşan mutfak uzmanı ve yazar Özlem Warren, İngiltere’de Türk restoranlarının sayısının giderek arttığını ve aralarında nitelikli örneklerin bulunduğunu vurguladı.</p>
<p>Türk mutfağının İngiltere’deki yükselişinin en görünür yüzü, Londra’nın en pahalı semtlerinde açılan üst segment restoranlar oluyor. Harrods ve Hyde Park’ın yakınındaki Knightsbridge’de geçtiğimiz aylarda “Yaprak London” adıyla yeni bir Türk restoranı hizmete girdi. Mekan geleneksel Türk mutfağını yaratıcı kokteyllerle birleştiren bir lüks dining deneyimi sunuyor.</p>
<p>Aynı semtte, Nusret Gökçe’nin 2021’de açtığı Nusr-Et Steakhouse, altın kaplı bifteğiyle gündem olmuştu. Mayfair’de ise Hüseyin Özer’in 1981’de kurduğu Sofra, Türk mutfağını Londra’nın merkezine taşıyan öncülerden biri olarak yoluna devam ediyor.</p>
<p><strong>Geleneksel mutfaktan gastronomi sahnesine </strong></p>
<p>Bu yükseliş yalnızca lüks otel restoranlarıyla sınırlı değil. 2024 sonunda Farringdon’da, şef Selin Kazım imzasıyla açılan Leydi, İstanbul sokak lezzetlerinden esinlenen menüsüyle yılın en iyi açılışlarından biri olarak gösterildi. Dalston’daki Mangal 2 ise, 1994’te Ali Dirik tarafından kurulduktan sonra oğlu Ferhat Dirik’in yönetiminde ulusal restoran ödüllerinin “ilk 50” listesine girerek Türk mutfağının modern yüzünü temsil ediyor. Leicester Square ve Cockfosters’taki Skewd Kitchen da British Kebab Awards’ta 2023 ve 2024’te üst üste “En İyi Fine Dining Restoranı” ödülünü kazanarak Anadolu mutfağını modern bir yorumla sunuyor.</p>
<p>Soho’da faaliyet gösteren Yeni, İstanbul’daki Yeni Lokanta’nın kurucusu Şef Civan Er’in liderliğinde Anadolu mutfağını çağdaş gastronomi anlayışıyla buluşturuyor. Michelin Rehberi’nin tavsiye ettiği restoranlar arasında yer alan Yeni, Türk mutfağının Londra’daki üst segment temsilcilerinden biri olarak gösteriliyor. Yine Soho’da bulunan Zahter ise Şef Esra Muslu’nun yorumuyla İstanbul mutfağını modern bir bakış açısıyla sunuyor ve son dönemde Londra gastronomi çevrelerinde adından sıkça söz ettiriyor.</p>
<p>Covent Garden’daki Kebab Queen, geleneksel Türk lezzetlerini deneyim odaklı bir konseptle sunarak fine dining dünyasında kendine özgü bir yer edinirken, Canary Wharf’ta hizmet veren Nora da Anadolu mutfağını modern sunumlarla buluşturan yeni kuşak Türk restoranları arasında gösteriliyor.</p>
<p>Türk mutfağının İngiltere’deki başarısının yalnızca lüks restoranlarla sınırlı olmadığı da görülüyor. Kuzey Londra’nın Enfield bölgesindeki Neco Tantuni, Mersin’e özgü tantuniyi İngiliz gastronomi gündemine taşıyarak dikkat çekti. Kuzey Londra’daki Green Lanes hattı ise Gökyüzü başta olmak üzere onlarca Türk restoranıyla uzun yıllardır Türk mutfağının kalbi olmayı sürdürüyor.</p>
<p><strong>Londra’nın banliyölerine de yayılıyor </strong></p>
<p>Türk restoranları artık Londra’nın banliyölerine de yayılıyor. East Sheen’de, “Efuli” adıyla yeni bir Türk restoranı açılışa hazırlanıyor. Ev yapımı Türk lezzetleriyle sosyal medyada takipçi kitlesi oluşturan markanın fiziksel bir restorana dönüşmesi, trendin merkezdeki lüks adreslerden semt aralarına kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını gösteriyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/londrada-turk-mutfak-kebapcisindan-fine-dininge-83454</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/5/4/1280x720/fine-dining-1784354687.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türk mutfağı İngiltere’de hem yaygınlaşıyor hem de sınıf atlıyor. Uzun yıllar özdeşleştiği sıradan kebapçı imajını geride bırakarak Londra’nın en lüks semtlerindeki gurme (fine dining) restoran masalarına uzanıyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
