<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/girisimcilik/turkiye-dogal-bir-yatirim-merkezi-olarak-konumlaniyor-80068</guid>
            <pubDate>Wed, 27 May 2026 09:54:00 +03:00</pubDate>
            <title> “Türkiye, doğal bir yatırım merkezi olarak konumlanıyor”</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Girişim sermayesi ekosisteminin önemli paydaşlarını bir araya getiren, Türkiye’nin en büyük yatırımcı etkinliği CVC Bosphorus Summit’26, Girişimci Kurumlar Platformu (GKP) tarafından, Fibabanka ana sponsorluğunda ve Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle dördüncü kez düzenlendi.</p>
<p>Kurumsal girişim sermayesinin geleceği, bölgesel yatırım fırsatları, jeopolitik dönüşümün sermaye piyasalarına etkisi ve girişim ekosisteminin yeni büyüme dinamiklerinin ele alındığı zirve; Türkiye’den ve dünyadan kurumsal yatırımcıları, VC fonlarını, aile ofislerini, kalkınma finans kuruluşlarını ve ekosistem liderlerini İstanbul’da buluşturdu. CVC Bosphorus Summit’26, bu yıl gördüğü yoğun ilgiyle yeni bir rekora imza attı. 485 şirketten 700’ü aşkın katılımcı başvurusu alan konferans, bölgesel yatırım ekosisteminin en önemli buluşma noktalarından biri olarak konumunu güçlendirdi.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a1695c58ee9f-1779865029.jfif" alt="" width="720" height="480" /></p>
<p><strong>“Türkiye bölgesel yatırım merkezi olma yolunda ilerliyor”</strong></p>
<p>Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan, üniversitelerin girişimcilik ve inovasyon ekosistemindeki rolüne dikkat çekerken Özyeğin Üniversitesi Girişimcilik Rektör Danışmanı ve Finberg Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Elgin ise açılış konuşmasında girişim sermayesi ekosistemindeki dönüşümün yeni bir dönemi işaret ettiğini belirtti.</p>
<p>Elgin konuşmasında şunları söyledi: “Dünya ekonomik ve jeopolitik açıdan oldukça çalkantılı bir dönemden geçiyor. Ancak Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada aynı zamanda çok önemli fırsatlar da oluşuyor. Özellikle Körfez bölgesi, Orta Avrupa, Doğu Avrupa ve Orta Asya hattında sermaye hareketliliğinin yeniden şekillendiğini görüyoruz. Bugün uluslararası yatırımcıların ve fonların bu bölgeye ilgisi artıyor.  </p>
<p>Türkiye yalnızca büyük bir iç pazar olduğu için değil; girişimcilik kapasitesi, yetenek havuzu, teknoloji üretim kabiliyeti ve bölgesel bağlantıları sayesinde doğal bir yatırım merkezi olarak konumlanıyor. Önümüzdeki dönemde sermaye akışını doğru değerlendirmeli, bölgesel iş birliklerini artırmalı ve Türkiye’yi girişim sermayesi açısından bölgenin lider platformlarından biri haline getirmeliyiz. Bu konuda yatırımcılarımıza büyük rol düşüyor.”</p>
<p>Ayrıca bu yıl girişim sermayesi dünyasının önemli kaynaklarından biri olan “Power Law” kitabının Türkçe baskısının lansmanı yapıldı.</p>
<p><strong>İki kuşak aynı sahnede: yatırımcılığın dönüşümü konuşuldu</strong></p>
<p>Konferansın dikkat çeken oturumlarından biri olan “İki Kuşağın Yatırımcılığa Bakışı” panelinde ESAS Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı ile ESAS Ventures ve Formus Capital Kurucusu Fethi Sabancı Kamışlı bir araya geldi. Moderatörlüğünü İhsan Elgin’in yaptığı oturumda yatırımcılık anlayışının dönüşümü, yeni nesil yatırım tezleri ve girişimcilik ekosisteminin geleceği konuşuldu. Private Equity ve Venture Capital dünyaları arasındaki farkın gün geçtikçe azaldığına işaret eden Ali Sabancı, global ekonominin çok değişken olduğunu ve bu nedenle hangi alana yatırım yapılırsa yapılsın disiplin gerektiğini söyledi.  </p>
<p><strong>Jeopolitik dönüşüm ve sermaye akışları gündemdeydi</strong></p>
<p>Konferansın keynote konuşmacılarından RBC BlueBay Asset Management Kıdemli Gelişen Piyasalar Stratejisti ve Chatham House Rusya &amp; Avrasya Programı Associate Fellow’u Timothy Ash, küresel jeopolitik gelişmelerin yatırım dünyasına etkilerini değerlendirdi. Değişen küresel dengeler ve ekonomik kırılmalar ışığında Türkiye’nin bölgesel avantajlarına değinen Ash, Türkiye’nin yatırım yapmak için en iyi ülkelerden biri olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>Uluslararası yatırımcılar Türkiye perspektifini değerlendirdi</strong></p>
<p>Türkiye Kalkınma Fonu, Yıldız Ventures, EBRD, Underline Ventures, L-Stone Capital, Singapur Enterprise ve VCPEA gibi Türkiye ve bölgeden yatırım temsilcilerinin yer aldığı panellerde de Türkiye’nin yatırım dünyasında geldiği nokta konuşuldu. </p>
<p>Kapanış konuşmasını yapan EIF Yönetim Kurulu Üyesi ve HDBI Başkanı Dr. Haris Lambropoulos ise politik gerilimler nedeniyle bölgedeki yapının dünyanın geri kalanından farklı işlediğine değinirken, yoğun enerji gündemine ilişkin de enerji konusunun da artık bir maliyet olmadığını, stratejik bir varlık haline geldiğini de belirtti.  </p>
<p><strong>Finans dünyasının liderleri girişim sermayesinin geleceğini konuştu</strong></p>
<p>Azimut Türkiye Başkanı ve Genel Müdürü Murat Salar ile Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert’in katıldığı fireside chat oturumunda, yatırım ekosisteminin yeniden büyüme süreci, fon dünyasının yeni dinamikleri ve finansal kurumların girişimcilik ekosistemindeki rolü değerlendirildi.</p>
<p><strong>CVC ekosistemine katkı sağlayan kurumlar ödüllendirildi</strong></p>
<p>CVC Bosphorus Summit’26 kapsamında düzenlenen ödül töreninde, kurumsal girişim sermayesi ekosistemine katkı sağlayan kurumlar ve liderler ödüllendirildi.</p>
<p>“Yılın En Fazla Yatırım Yapan CVC’si” kategorisinde TIBAS Ventures, Inveo Ventures ve Eksim Ventures ödül alırken “CVC Ekosistemine Hoş Geldiniz” kategorisinde ise D-Venture ve THY adına BT Hizmet Yönetimi Başkanı İbrahim Uğur ödüle layık görüldü.</p>
<p><strong>CVC Bosphorus Summit bölgesel etki alanını büyütüyor</strong></p>
<p>İlk kez 2023 yılında düzenlenen ve Türkiye’nin ilk kurumsal girişim sermayesi konferansı olan CVC Bosphorus Summit, kurumsal yatırımcılar ile girişimcilik ekosistemi arasında sürdürülebilir iş birlikleri geliştirmeyi hedefleyen önemli bir platform olarak öne çıkıyor. Dört yıl içinde binlerce profesyoneli, yüzlerce kurumu ve dünyanın farklı bölgelerinden yatırım liderlerini bir araya getiren konferans; Türkiye’nin bölgesel girişim sermayesi merkezi olma vizyonuna katkı sunmayı sürdürüyor.</p>
<p>Özyeğin Üniversitesi iş birliği ve Fiba Grubu ana sponsorluğunda gerçekleştirilen etkinlik, küresel yatırım trendlerini Türkiye’nin girişimcilik dinamizmiyle buluşturarak ekosistemde kalıcı etki yaratmayı amaçlıyor. </p>
<p>2018 yılında kurulan Girişimci Kurumlar Platformu, girişimcilik ve inovasyon alanında kurumlardaki kültürü yaygınlaştırmayı, kurumlar arası öğrenmeyi ve kurumlarla girişimler arasındaki etkileşimi artırmayı amaçlıyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/girisimcilik/turkiye-dogal-bir-yatirim-merkezi-olarak-konumlaniyor-80068</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/6/8/1280x720/turkiye-dogal-bir-yatirim-merkezi-olarak-konumlaniyor-1779865367.webp" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Girişim sermayesi ekosistemini İstanbul’da buluşturan CVC Bosphorus Summit’26’da konuşan Özyeğin Üniversitesi Girişimcilik Rektör Danışmanı ve Finberg Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Elgin Türkiye’nin doğal bir yatırım merkezi olarak konumlandığını belirterek “Önümüzdeki dönemde sermaye akışını doğru değerlendirmeli, bölgesel iş birliklerini artırmalıyız” dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/alpedodan-200-milyon-liralik-yatirim-80061</guid>
            <pubDate>Tue, 26 May 2026 14:21:00 +03:00</pubDate>
            <title> Alpedo’dan 200 milyon liralık yatırım</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Ali ESKALEN/KAHRAMANMARAŞ</strong></p>
<p>1963 yılında Kahramanmaraş’ta 80 metrekarelik bir dükkanda temelleri atılan Alpedo, geride bıraktığı 63 yılda yaptığı yatırımlarla büyümeye devam ediyor. Alpedo Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Pekel, hem dondurmanın kalitesini hem de üretim kapasitesini artırma adına son olarak bu yatırımları hayata geçirdiklerini söyledi.</p>
<p><strong>“Dondurma üretim Kapasitemiz 80 ton”</strong></p>
<p>Soğutma kapasitesini artırma ve yenileme yatırımının yanı sıra, 3 dolum ünitesi ve yenileme hattını hayata geçirdiklerini kaydeden Pekel, kaliteyi daha üst seviyelere taşımak için tam otomatik CIP ünitesini, tüm ürün imalat bölümünü kapsayacak şekilde yenilediklerini belirtti. Pekel, “Çiğ süt alımı için çok yönlü bir tesis kurduk. Bu tesisin amacı, çiğ sütü alıp, pastörizasyon ve standardizasyon işlemlerini yaptıktan sonra, üretim bölümüne vermek. Ayrıca tam otomatik pişirme sistemleri ile de saatlik 20 bin litre süt pişirme kapasitesine ulaştı. Üretim altyapımızı AB standartlarına uygun şekilde yenileyerek, kalite noktasında piyasadaki rekabet gücümüzü artırdık. Şu an itibariyle günlük 80 ton dondurma üretim kapasitesine sahibiz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Gerçek meyvelerle üretilen dondurma çeşitlerini artıracağız”</strong></p>
<p>Şu anda üretimlerinin yüzde 80’nini iç piyasaya sunarken yüzde 20’lik kısmını da ihraç ettiklerini belirten Yaşar Pekel, yeni yatırımlarla birlikte 4 ay tam kapasite ile çalışırken, hedefleri doğrultusunda, ihracatı artırarak 8 ay tam kapasite ile çalışmak istediklerini söyledi. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde ihracatı yüzde 50’ye çıkarmayı hedeflediklerini ifade eden Pekel, “Bir taraftan ihracatı artırmak için çalışma yaparken, diğer taraftan da üretim geliştirme (ÜRGE) bölümümüz, ülkelerin kendine has damak tatlarına göre en uygun dondurmayı reçetelendirmek için çalışıyor. Geleneksel dondurmaların yanı sıra gerçek meyvelerle ürettiğimiz ürünlerin çeşitliliğini artırarak, coğrafi işaretli meyveleri de kullanarak, yeni tatlar elde ederek tüketicinin damak tadına hitap etmek istiyoruz” dedi.</p>
<p><strong> </strong><strong>Alpedo’dan Üretimde Çeşitlilik ve Kalite Vurgusu</strong></p>
<p>Kahramanmaraş’ın önde gelen dondurma üreticilerinden Alpedo, gerçek meyvelerle hazırladığı ürün yelpazesiyle dikkat çekiyor. Firma, 22 farklı çeşit dondurmayı doğal içeriklerle üretirken, klasik dondurma çeşitlerinin yanı sıra sütlü meyveli alternatiflere de ağırlık veriyor.</p>
<p>Alpedo Yönetim Kurulu Üyesi Yaşar Pekel, dondurma üretiminde kalite ve çeşitliliği ön planda tuttuklarını belirterek, “Klasik dondurma çeşitlerinin yanı sıra sadece sorbe değil, sütlü meyveli dondurma üretimi de gerçekleştiriyoruz” dedi.</p>
<p>Firma, Alpedo’nun yanı sıra “Stone” ve “Dondurmam Gaymak” markalarıyla da üretim yapıyor. Bu markalar altında toplamda 120 çeşit dondurma üretimi gerçekleştiren şirket, geniş ürün gamıyla hem yurt içinde hem de yurt dışında büyümesini sürdürüyor.</p>
<p>Alpedo’nun doğal içeriklere dayalı üretim anlayışı ve artan ürün çeşitliliği, markayı sektörde öne çıkaran unsurlar arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>“Yeni yatırımla enerjinin Yüzde 100’ünü kendi tesislerimizden karşılayacağız”</strong></p>
<p>Alpedo’nun Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Bursa Gaziantep, Adana, Kayseri, Diyarbakır gibi 20 ilde bölge müdürlükleri bulunduğunu, 25 bin olan satış noktasını bu yıl 34 bine çıkardıklarını ve 2027’de bu rakamı 42 bine çıkarmayı hedeflediklerini belirten Yaşar Pekel, son olarak şunları söyledi:</p>
<p>“Yaptığımız makine yatırımlarının yaklaşık yüzde 80’lik kısmını, kendi bünyemizde oluşturduğumuz teknik ekiplerle kendi atölyelerimizde üretiyoruz. Hedefimiz önümüzdeki yıllarda üretim yaptığımız makinaların tamamını kendi tesisimizde tasarlayıp üreterek dışa olan bağımlılığımızı tamamen ortadan kaldırmak. Ayrıca fabrikamızın çatısında 1.3 MW’lık Güneş Enerji Santrali (GES) bulunuyor ve tükettiğimiz enerjinin yüzde 20’sini buradan karşılıyoruz. Bunun yanında Batman’da 5.2 MW’lık GES kuracağız. Bu GES tamamlandığında da tükettiğimiz enerjinin yüzde 100’ünü kendi tesislerimizden karşılamayı hedefliyoruz.”  Yapılan bu yatırımlarla Alpedo hem üretim gücünü artırmayı, hem de global pazarda daha güçlü bir oyuncu olmayı hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/alpedodan-200-milyon-liralik-yatirim-80061</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/6/1/1280x720/alpedodan-200-milyon-liralik-yatirim-1779794776.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kahramanmaraş’ın coğrafi işaretli dünyaca ünlü Maraş Dondurması’nın üreticilerinden olan Alpedo, 200 milyon liralık öz sermayesi ile yaptığı yatırımla yeni dolum ünitelerini hayata geçirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Pekel, yeni yatırımla birlikte hem üretim kapasitesini hem de kaliteyi artırdıklarını söyledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/depozito-sistemiyle-25-milyar-ambalaj-ekonomiye-kazandirilacak-80050</guid>
            <pubDate>Tue, 26 May 2026 10:08:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Depozito sistemiyle 25 milyar ambalaj ekonomiye kazandırılacak&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ESRA ÖZARFAT/BURSA</strong></p>
<p>Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) Başkanı Nurullah Öztürk, depozito yönetim sisteminin yalnızca bir çevre uygulaması değil; aynı zamanda sanayi, teknoloji ve ihracat hamlesi olduğunu söyledi.</p>
<p>Türkiye’de yılda 25 milyardan fazla cam, plastik ve alüminyum içecek ambalajının tüketildiğini belirten Öztürk, bu ambalajların ekonomik değeri yüksek stratejik bir hammadde niteliği taşıdığını vurguladı. Öztürk, “DOA” (Depozitosu Olan Ambalajlar) markasıyla yürütülen sistemin 1 Temmuz 2026 itibarıyla ulusal entegrasyon dönemine geçeceğini açıkladı. Bu tarihten itibaren vatandaşlar iade ettikleri her uygun ambalaj için 1 TL teşvik bedeli alacak. Sistemin tam ölçekli entegrasyon sürecinin iki yıl süreceğini ifade eden Öztürk, 1 Temmuz 2028’de Türkiye’nin dünyanın en gelişmiş dijital depozito altyapılarından birine sahip olacağını söyledi.</p>
<h2><strong>"Tamamen yerli ve milli teknoloji"</strong></h2>
<p>Depozito Yönetim Sistemi’nin uçtan uca yerli yazılım ve yerli sanayiyle geliştirildiğini belirten Öztürk, yazılım altyapısından iade makinelerine, sayma-doğrulama merkezlerinden etiketleme teknolojilerine kadar tüm bileşenlerin Türk mühendisleri tarafından tasarlandığını kaydetti. Türkiye’de 6 farklı yerli üreticinin depozito iade makineleri ürettiğini, bazı firmaların ise Avrupa’ya ihracata başladığını belirten Öztürk, “Bu sistem sayesinde Türkiye sadece depozito uygulayan bir ülke olmayacak; aynı zamanda bu teknolojiyi dünyaya ihraç eden bir merkez haline gelecek” dedi.</p>
<h2><strong>Yıl sonunda 4 bin 500 iade makinesi sahada olacak</strong></h2>
<p>Halihazırda Türkiye’nin yedi bölgesinde 1.500’den fazla depozito iade makinesinin kurulduğunu açıklayan Öztürk, bu sayının mayıs ayı sonunda 2.500’e, yıl sonunda ise 4.500’ün üzerine çıkmasının hedeflendiğini söyledi. 2027 sonunda ise ülke genelinde 10 bin depozito iade makinesi ile 40 binden fazla el terminalinin devreye alınması planlanıyor. Marketler, bakkallar ve büfelerin sistem kapsamında yasal iade noktaları olacağını belirten Öztürk, otel, restoran ve kafelerin (HORECA) de toplu ambalaj iade sürecine dahil edileceğini kaydetti. Sistemin çevresel faydalarının yanı sıra ekonomik etkilerinin de büyük olacağını ifade eden Öztürk, içecek ambalajı üretiminde kullanılan hammaddelerin ithalatında yüzde 40’a varan düşüş beklediklerini söyledi. Depozito sistemiyle; 25 milyar adet ambalaj geri kazanılacak, 37 bin ton sera gazı emisyonu önlenecek, 1,3 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlanacak ve 3,6 milyon varil petrol kullanımının önüne geçilecek. Öztürk, bu kazanımların enerji tasarrufu ve ithalatın azalması yoluyla cari açığa doğrudan olumlu katkı sağlayacağını vurguladı. Depozito sisteminin önümüzdeki 20 yılda makine üretimi, yazılım, lojistik, geri dönüşüm ve operasyon alanlarında yaklaşık 20 bin kişilik yeni istihdam oluşturmasının öngörüldüğünü belirten Öztürk, sistemin Türkiye ekonomisine toplamda yaklaşık 30 milyar TL katkı sağlayacağını söyledi. </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/depozito-sistemiyle-25-milyar-ambalaj-ekonomiye-kazandirilacak-80050</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/5/0/1280x720/depozito-sistemiyle-25-milyar-ambalaj-ekonomiye-kazandirilacak-1779779434.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TÜÇA Başkanı Nurullah Öztürk, Türkiye’de 1 Temmuz 2026’da başlayacak ulusal entegrasyon süreciyle depozito yönetim sisteminin ülke genelinde yaygınlaştırılacağını açıkladı. Tamamen yerli yazılım ve mühendislikle geliştirilen sistemle içecek ambalajı ithalatının yüzde 40 azaltılması, 20 bin kişilik istihdam yaratılması ve ekonomiye yaklaşık 30 milyar TL katkı sağlanması hedefleniyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/gencler-daha-egitimli-ama-daha-guvencesiz-80040</guid>
            <pubDate>Tue, 26 May 2026 08:08:00 +03:00</pubDate>
            <title> Gençler daha eğitimli ama daha güvencesiz</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FERZAN ÇAKIR</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İSPER, İstanbul Planlama Ajansı (İPA) ve Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) hazırladığı “İstanbul Genç İşgücü Piyasası” raporu, İstanbul’daki gençlerin Türkiye ortalamasına göre daha eğitimli ve işgücüne daha yüksek katılım gösterdiğini ortaya koydu. Ancak yüksek eğitim seviyesi, gençlerin istihdama daha kolay erişmesini sağlamıyor. Rapora göre İstanbul’da 18-29 yaş grubunda işgücüne katılım oranı yüzde 69,1’e ulaştı. Özellikle genç kadınların işgücüne katılımı Türkiye ortalamasının 10,4 puan üzerine çıktı. Buna karşın genç işsizliği yüksek seyrini sürdürüyor. İstanbul’da 15-24 yaş grubunda genç işsizlik oranı yüzde 16,3 olurken kadınlarda bu oran yüzde 20,7’ye yükseldi.</p>
<p>Raporda öne çıkan başlıklardan biri de beceri uyumsuzluğu oldu. İstanbul’daki genç çalışanların yalnızca yüzde 59,5’i eğitim aldığı alanla uyumlu işlerde çalışıyor. Yaklaşık her 5 gençten biri ise tamamen alan dışı işlerde istihdam ediliyor. Özellikle sosyal bilimler, işletme ve tasarım gibi alanlarda mezunların işgücü piyasasında daha fazla zorlandığı belirtilirken, işverenlerin deneyim beklentisi ile gençlerin deneyim kazanabileceği başlangıç pozisyonlarının sınırlı olması dikkat çekiyor. Üniversite mezunu kadınlarda ise tablo daha çarpıcı. Erkek mezunların yüzde 85,7’si istihdamda yer alırken kadın mezunlarda bu oran yüzde 65,9’da kalıyor.</p>
<h2>Gençler inşaattan uzaklaşıyor</h2>
<p>Rapor, İstanbul’da gençlerin sektör tercihlerinin son 10 yılda ciddi biçimde değiştiğini de ortaya koydu. Özellikle inşaat sektöründe çalışan genç erkeklerin toplam erkek çalışanlar içindeki payı yüzde 25,3’ten yüzde 15,9’a geriledi.</p>
<p>Kadın emeğinin yoğun olduğu hazır giyim ve tekstil gibi alanlardaki küçülme de genç kadın istihdamını etkiledi. İstanbul sanayisinde çalışan genç kadınların payı son 10 yılda yüzde 36,3’ten yüzde 23,2’ye düştü. Raporda, genç kadınların yükseköğrenime yönelmesinin yanı sıra hazır giyim gibi sektörlerde yaşanan daralmanın da bu gerilemede etkili olduğu ifade edildi.</p>
<p>Rapora göre İstanbul’daki yüksek yaşam maliyetleri gençlerin iş tercihlerini doğrudan etkiliyor. 18-29 yaş grubundaki gençlerin yüzde 58,2’si ailesiyle yaşamaya devam ediyor. Ulaşım süreleri de önemli bir sorun alanı olarak öne çıkıyor. Her altı çalışandan biri günde iki saatten fazla zamanını yolda geçiriyor.</p>
<p>Rapor, özellikle kadınların işgücünden çekilmesinde bakım yükünün belirleyici rol oynadığını ortaya koydu. Çalışmak istemeyen genç kadınların yüzde 64’ünün evli olduğu belirtilirken, çocuk bakımını gerekçe gösteren kadınların yüzde 96’sının evli olduğu kaydedildi. Çalışmak istediği halde iş arayamayan kadınların da yoğun bakım yükü nedeniyle işgücü piyasasının dışında kaldığı belirtilirken, çocuk bakım hizmetleri ve esnek çalışma modellerinin önemine dikkat çekildi.</p>
<p>Rapordaki veriler, İstanbul’da gençlerin daha eğitimli hale geldiğini ancak işgücü piyasasının bu dönüşümü aynı hızda karşılayamadığını ortaya koyuyor. Eğitim seviyesi yükselse de uygun işe erişim, yaşam maliyetleri ve sektör dönüşümü gençler açısından temel sorun alanları olmaya devam ediyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/gencler-daha-egitimli-ama-daha-guvencesiz-80040</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/11/nufus-kalabalik.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ BETAM, İPA ve İSPER’in hazırladığı “İstanbul Genç İşgücü Piyasası” raporu, genç işsizliği, beceri uyumsuzluğu, kadınların iş gücüne katılımı ve çalışma koşullarına ilişkin bulgular ortaya koydu. Rapora göre İstanbul’da gençlerin eğitim seviyesi yükselirken, iş gücü piyasası bu dönüşümü aynı hızda karşılayamıyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
