<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kiralik-sosyal-konut-uygulamamizi-istanbulda-baslatiyoruz-77896</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 16:13:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Kiralık Sosyal Konut uygulamamızı İstanbul&#039;da başlatıyoruz&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde gerçekleştirilen "Ev Sahibi Türkiye" İstanbul kura çekim töreninde konuştu.</p>
<p>Bugün yine milletle aynı safta, aynı duyguda ve aynı kararlılıkta olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün bir çağın kapanıp diğerinin açıldığı, fethini Peygamber Efendimiz'in muştuladığı güzel İstanbul'dayız. Bakınız burası şehirlerden bir şehir değildir, burası altı asrın birikimi, ataların hazinesi, milletimizin en güzel eseridir. Burası merhum Nihad Sami Banarlı hocamızın ifadesiyle, 'En az İstanbul Türkçesi kadar güzel, bütün asırlardan ve uzak yakın bütün vatanlardan derlenmiş zengin bir terkip, eşsiz bir neticedir.' Burası dünyanın en uzun ömürlü, Fatih milletinin üç kıtada kurduğu imparatorluk topraklarında güzel, yüce ve iyi ne kadar kıymet varsa hepsini topladığı yerdir." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un ulvi, manevi, muteber ve müstesna bir şehir olduğunu belirterek, "İstanbul bizim dünyaya açılan kapımız, İstanbul bizim vizyon şehrimiz, İstanbul bizim gözbebeğimiz. Deniziyle toprağı visale erdiği bu muhteşem şehirde sizlerin karşısına yeni eserlerle, hizmetlerle, projelerle çıkmanın bahtiyarlığı içerisindeyim. Sizlerin bu teveccühüne mazhar olmayı, verdiğimiz sözleri tutmayı bizlere nasip eden Allah'a sonsuz şükürler olsun diyorum." diye konuştu.</p>
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına gerçekleşen tören için teşekkür eden Erdoğan, "500 bin sosyal konut projemiz kapsamında kuralarını çekeceğimiz 100 bin konutun hak sahiplerimiz başta olmak üzere İstanbul'umuz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu hanelerde oturacak vatandaşlarımın her birine aileleriyle birlikte şimdiden sağlıklı, huzurlu ve bereketli ömürler temenni ediyorum." dedi.</p>
<p>Şehirlerin milletlerin kimlik belgesi, medeniyetlerin de tapu senedi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:</p>
<p>"Tarihten kültüre, mimariden estetiğe, edebiyattan sanata bir milletin kökleri şehirlerde gizlidir. Bu yönüyle şehirler yalnızca binalardan, yapılardan, sokak, cadde ve meydanlardan müteşekkil değildir. Onlarda tarih yatar, onlarda bugünün kalbi atar, onlarda geleceğin ufku doğar. Bunun için şehre sahip çıkmak, mazi ile atiyi aynı hizada buluşturmaktır. Milletle birlikte kültür ve medeniyeti geleceğe taşımaktır. Ecdada saygılı olmak, emanete sarılmak, insana yatırım yapmak insanlığın ortak mirasına katkı sunmaktır."</p>
<p><strong>"TOKİ eliyle 1 milyon 762 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk"</strong></p>
<p>Erdoğan, AK Parti olarak 23,5 yıldır şehirleri abat etmenin, millete hakkıyla hizmet etmenin gayretinde olduklarını söyledi.</p>
<p>İstanbul başta olmak üzere tüm şehirleri merhum Turgut Cansever'in ifadesiyle "Allah'ın cemal sıfatının tecelli ettiği yerler" olarak gördüklerini dile getiren Erdoğan, şehirlerin altyapısını iyileştirmenin, depreme daha dirençli hale getirmenin samimi çabası içinde olduklarını belirtti.</p>
<p>Erdoğan, sosyal konut ve kentsel dönüşüm hamlelerinin bu gayretlerinin en somut tezahürleri olduğunu aktararak, "Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim. TOKİ eliyle bugüne kadar tam 1 milyon 762 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk." diye konuştu.</p>
<p>Bu konutlarla 6 milyondan fazla vatandaşı camileriyle, parklarıyla, yürüyüş yolları ve diğer sosyal donatılarıyla modern yaşam alanlarına kavuşturduklarına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:</p>
<p>"Meseleyi sadece yeni konut üretimi olarak görmedik. Şehirlerimizin emniyetini sağlamak, riskli yapı stokunu azaltmak için kolları sıvadık. Bugüne kadar İstanbul'da 986 bin, Türkiye genelinde ise 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başardık. İstanbul'da 232 bin 533 bağımsız bölümün inşa süreci, 125 binin proje süreci kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında devam ediyor. 81 ilimizde toplam 264 bin bağımsız bölümün yapımı da yine kentsel dönüşüm faaliyetleri çerçevesinde sürüyor. İstanbul'un dönüşüm sürecini daha da hızlandırmak için 'Yarısı Bizden' kampanyasını hayata geçirdik. Bugün itibarıyla 316 bin bağımsız bölümü 'Yarısı Bizden' kampanyasına dahil ettik. Kampanya kapsamında 83 bin bağımsız bölümde dönüşüm tamamlandı, 233 bin bağımsız bölümün ise proje ve inşa çalışmaları devam ediyor. Şu gerçeğin altını bugün bir kez daha çizmek durumundayım. İstanbul'un güvenliği için yegane çözüm kentsel dönüşümdür. İstanbul'un bundan daha acil, daha öncelikli bir gündemi yoktur. İstanbul, afetlere ne kadar hazır ve dirençli olursa İstanbul o derece güçlü olur. Onun için buradan tüm vatandaşlarımıza şu çağrıyı yapmak istiyorum: Gelin bu kampanyaları, bu fırsatları değerlendirin. Binanızı dönüştürmek için geç olmadan harekete geçin. Tüm vatandaşlarımızdan bu konuda ayrı bir hassasiyet beklediğimi bugün bir kez daha ifade ediyorum."</p>
<p>Erdoğan, kentsel dönüşüm alanında bunları yaparken deprem bölgesinde de tam bir seferberlik ruhuyla çalıştıklarını anlattı.</p>
<p>53 binden fazla canı yitirdikleri 6 Şubat 2023'de meydana gelen depremlerden hemen sonra deprem konutlarının temelini 15 gün içinde attıklarını dile getiren Erdoğan, "İlk anahtarları 45 günde teslim ettik. 174 ayrı proje alanında, 3 bin 500 şantiyede 200 bini aşkın personelle çok kısa bir süre içinde deprem bölgemizi yeniden imar ve ihya ettik. 11 ilimizi parklarıyla, bahçeleriyle, altyapısıyla, çarşıları, tarihi yapıları, sokak, meydan ve caddeleriyle yeniden ayağa kaldırdık. Acıdan rant devşirmek isteyen deprem turistlerine aldırmadan canımızı dişimize taktık. 'Hükümet bu enkazın altında kalır.' umuduyla başarısız olmamızı bekleyenlere en güzel cevabı tarihi bir başarıya imza atarak verdik. İşte sizler de gördünüz. Geçtiğimiz 27 Aralık'ta, yani depremin üzerinden 3 sene bile geçmeden tam 455 bini aşkın ev ve iş yerini afetzedelerimize teslim ettik. Hamdolsun, şimdi bu kardeşlerimiz yeni yuvalarında huzuru kalple aileleriyle, sevdikleriyle rahatça oturuyorlar." ifadelerini kulandı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremden etkilenen şehirlerde üretim, ticaret, eğitim ve sosyal hayatın eski ritmiyle canlılığına yeniden kavuştuğunu söyledi.</p>
<p>"Rabbim bizleri böylesine çetin imtihanlarla bir daha sınamasın" diyen Erdoğan, "Asrın Felaketi"nde yitirdikleri canları bir kez daha rahmetle andı.</p>
<p>Erdoğan, "Yine bu vesileyle yaşadıkları onca acıya rağmen en başından itibaren devletine inanan depremzedelerimize şükranlarımı sunuyorum. Sahada fedakarca ter döken işçi, memur ve mühendislerimize, TOKİ'mize, yüklenici firmalarımıza, şehirlerimizin küllerinden doğmasında emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum." diye konuştu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p>
<p>"Bizim ulaştığımız bu seviyelere ana muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor. Yapılanı karalamanın, hizmet edene, iş ve ticaret üretene çamur atmanın ötesine hiçbir zaman geçemiyorlar. Gece ile gündüz, siyah ile beyaz ne kadar farklıysa ana muhalefetle bizim aramızda da işte böyle derin bir zihniyet farkı var. Biz iş yapmanın, eser ortaya koymanın, şehirlerimizin sorunlarına çözüm üretmenin derdindeyiz. Onlar ise belediyeleri hortumlamanın, zenginliklerine zenginlik katmanın peşindeler. Bizim gündemimizde İstanbul'la birlikte tüm şehirlerimiz için taş üstüne taş koymak var. Onların gündeminde para kuleleri var, içi avro dolu baklava kutuları var. Milyon dolarlık rüşvet pazarlıkları var."</p>
<p>Kendilerinin Mahalli İdareler Seçimi ve Genel Seçimler'de sandıktan çıkan iradeye milletin emaneti olarak baktıklarını vurgulayan Erdoğan, "Onlar ise belediyeleri adeta yağmalanacak bir ganimet olarak görüyor. Yönettikleri şehirlerde vatandaş sıkıntı çekiyormuş, trafik artık katlanılamaz hale gelmiş, en temel hizmetlerde aksamalar oluyormuş. Meydanlarda verilen sözler tutulmuyormuş. Bunların hiçbiri ana muhalefet partisinin umurunda dahi değil." dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefetin, sadece milletin gündeminden değil, aynı zamanda tarihinden de kopuk olduğunu savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>"Kahraman ecdadımızın asırlardır cenk meydanlarını coşturduğu mehter marşımızı protesto edecek kadar tarih şuurundan yoksun durumdalar. Koca koca adamlar işi gücü bırakmışlar, Çocuk Bayramı'nda çocuklardan oluşan mehteran takımına sırtlarını dönüyorlar. Sultanlık diyerek, padişahlık diyerek mehter marşımızdan bile Cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar. Komik desen komik değil, mantıklı desen mantıklı değil. Rahmetli Ahmet Kaya'nın o meşhur şarkısındaki gibi 'Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça?' Ana muhalefetin sapır sapır dökülen bu hallerini gördükçe 'Allah bunlara akıl fikir versin.' demekten başka inanın elimizden bir şey gelmiyor."</p>
<p><strong>"İlk adımda 15 bin kiralık sosyal konut"</strong></p>
<p>Erdoğan, 24 Ekim 2025'te Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olan "Yüzyılın Konut Projesi"ni devreye aldıklarını, 500 bin sosyal konut seferberliğini başlattıklarını anımsattı.</p>
<p>Geçen yıl 29 Aralık'ta start verdikleri kura çekimlerini 80 ilde nihayete erdirdiklerini, bugün de proje kapsamında 100 bin konut ayırdıkları İstanbul'da hak sahiplerini belirleyeceklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:</p>
<p>"Konutlarımızı devlet güvencesiyle yüzde 10 peşinat ve 240 aya varan vade imkanıyla satışa sunacağız. Taksitler 7 bin 313 lira, 11 bin lira arasında olacak. Bu ödeme modeliyle vatandaşlarımız uzun vadeli, düşük taksitli ve güvenli bir şekilde ev sahibi olacak. Kura çekiminin ardından temelleri atacak, evlerimizi en kısa süre içinde vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Bunlara ilaveten Kiralık Sosyal Konut uygulamamızı Türkiye'de ilk kez İstanbul'da başlatıyor, TOKİ eliyle kiralama sistemini kuruyoruz. Projenin ilk adımını 15 bin kiralık sosyal konutla atacağız. İstanbul'umuz ve ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun diyorum."</p>
<p>"Yüzyılın Konut Projesi"nin sadece konut üretimiyle sınırlı bir atılım değil, aynı zamanda insan odaklı ve tam teşekküllü yaşam alanlarının inşası olduğuna işaret eden Erdoğan, "Mahalle konaklarımızla bu projeye yepyeni bir boyut kazandırıyoruz. TOKİ'mizin koordinasyonunda inşa edilecek 500 mahalle konağında, 500 cami, 500 aile sağlığı merkezi, 500 gündüz bakım evi, 500 el sanatları üretim merkezi, 500 spor salonu ve 500 misafirhane yer alacak. Mahalle konaklarımızla hem mahalle kültürümüzü yaşatacak hem değerlerimizi koruyacak hem de şehirlerimiz için çok önemli işlevler görecek yapıları da şehirlerimize ve milletimize kazandıracağız. Bunlar da hayırlı uğurlu olsun diyorum." şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kiralik-sosyal-konut-uygulamamizi-istanbulda-baslatiyoruz-77896</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/9/6/1280x720/0-1777123282.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İstanbul&#039;da düzenlenen kura çekiminde konuşan Erdoğan, Konutlarımızı devlet güvencesiyle yüzde 10 peşinat ve 240 aya varan vade imkanıyla satışa sunacağız. Taksitler 7 bin 313 lira, 11 bin lira arasında olacak. Bu ödeme modeliyle vatandaşlarımız uzun vadeli, düşük taksitli ve güvenli bir şekilde ev sahibi olacak. Kura çekiminin ardından temelleri atacak, evlerimizi en kısa süre içinde vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Bunlara ilaveten Kiralık Sosyal Konut uygulamamızı Türkiye&#039;de ilk kez İstanbul&#039;da başlatıyor, TOKİ eliyle kiralama sistemini kuruyoruz. Projenin ilk adımını 15 bin kiralık sosyal konutla atacağız.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/81-ilde-okul-ve-cevresindeki-guvenlik-tedbirleriyle-ilgili-genelge-77895</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 16:03:00 +03:00</pubDate>
            <title> 81 ilde okul ve çevresindeki güvenlik tedbirleriyle ilgili genelge</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>İçişleri Bakanlığı tarafından Bakan Mustafa Çiftçi'nin imzasıyla 81 il valiliği, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüne okul ve çevresi güvenlik tedbirlerine ilişkin genelge gönderildi.</p>
<p>Genelgede, son dönemlerde meydana gelen olayların faili, meydana geliş şekli, süreci ve karakteristiği incelendiğinde eğitim ortamlarının güvenliğine yönelik sürecin gözden geçirilmesini ve ilave önlemler alınmasını zaruri kıldığına yönelik ifadelere yer verildi.</p>
<p>Okul ve çevresinde güvenlik tedbirlerinin planlanmasında, risk analizi temelli yaklaşımın esas alınarak koruyucu ve önleyici güvenlik tedbirleri ile erken uyarı mekanizmalarının etkin koordinasyonun temel ilke olarak uygulanacağı aktarılan genelgede, "Okul yönetimi, kolluk kuvvetleri, yerel idareler, sağlık ve sosyal hizmet birimleri arasında sürekli ve hızlı bilgi paylaşımına dayalı koordinasyon sağlanacaktır. Güvenlik planlaması yalnızca fiziki önlemlerle sınırlı olmayıp fiziki güvenlik, insan faktörü (öğrenci/personel/veli), dijital ortam (sosyal medya ve siber alan) ve kurumsal süreçleri kapsayan çok katmanlı bir yapı üzerine inşa edilecektir. Olası risklerin gerçekleşmeden önce tespit edilmesi amacıyla süreç modellemesi esas alınacak olup, okul idareleriyle işbirliği içerisinde şiddet içeren davranış değişimleri ve sosyal uyum problemleri, sosyal medya tehdit içeriklerinin oluşturabileceği riskler erken uyarı göstergesi olarak değerlendirilecektir. Öğrencilerin yalnızca fiziksel değil psikolojik güvenliğinin de korunması, akran zorbalığı, dışlanma, şiddet eğilimi ve travmatik durumlara karşı rehberlik ve psikolojik destek sistemlerinin aktifliği de güvenli okul yaklaşımı içinde olacaktır." ifadeleri kullanıldı.</p>
<p><strong>İki temel sorumluluk sahası çerçevesi olacak</strong></p>
<p>Genelgede, sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden oluşabilecek tehditler, radikalleşme eğilimleri ve taklitçi davranışların düzenli izlenmesi ve değerlendirilmesinin güvenlik yaklaşımının içerisinde yer alacağına dikkati çekildi.</p>
<p>Güvenlik planlamaları ve risk sınıflandırmalarının dinamik yapıda olacak şekilde yeni tehdit türleri, olay analizleri ve saha verileri doğrultusunda periyodik olarak güncelleneceği vurgulanan genelgede, "Okul güvenliği, okula ait fiziki mekanlar ve çevresinin güvenliği ile meydana gelen olayların analizine dayalı güvenlik riskleri ve farklı tehdit türlerinin (radikalleşme, dışlanma, psikiyatrik rahatsızlıklar vb.) eğilimleri dinamik yapısı dikkate alınarak planlanacaktır. Okul mekanları ve çevresinin fiziki güvenliği, uygulanacak fiziksel tedbirler esas alınarak 'okul içi alanlar' ve 'okul dışı çevre alanları' olmak üzere iki temel sorumluluk sahası çerçevesinde sınıflandırılacak ve bu alanlara özgü güvenlik önlemleri ayrı ayrı planlanarak hayata geçirilecektir. Veliler, öğretmenler ve öğrencilerin güvenlik sisteminin aktif paydaşı olarak sürece dahil edilmesi için tedbirler geliştirilecektir." bilgisi verildi.</p>
<p>Genelgede yer alan "Risk Analizi ve Planlama Bölümü"nde, kolluk tarafından kullanılan "Okul ve Çevresi Güvenlik Ölçeği" olarak yenisinin kullanılacağı, güvenlik riskleriyle farklı tehdit türlerinin dinamik yapısı dikkate alınarak okul bazlı risk analizlerinin buna göre ivedilikle güncelleneceği aktarıldı.</p>
<p>Genelgede, "Okul ve Çevresi Güvenlik Ölçeği" için kullanılacak okul kayıtlarına yansımış verilerin öznel bilgi içermeden olay bazlı olarak okul idaresi tarafından Güvenli Eğitim Koordinasyon görevlisine veya okul kolluk görevlisine verileceği aktarıldı.</p>
<p>Okullar için "Okul ve Çevresi Güvenlik Ölçeği" verilerinin toplanması ve değerlendirilmesi sorumluluk bölgesine göre emniyet müdür yardımcıları ve il jandarma komutan yardımcılarının başkanlığında, asayiş, siber, çocuk, istihbarat, narkotik ve trafik birimlerinden temsilcileri ve her okul için görevlendirilen eğitim koordinasyon görevlisi veya okul kolluk görevlisinin katılımıyla oluşturulacak komisyon marifetiyle gerçekleştirileceğinin altı çizilen genelgede, oluşturulan komisyonların ihtiyaç duyacağı her okul bölgesi için "işsizlik oranı, hane gelir düzeyi, sosyal yardım bağımlılığı, göç yoğunluğu" gibi verilerin temin edilmesi için ilgili kurumlarca veri setleri hazırlanacağı, bu konuya ilişkin uzmanların irtibatlandırılacağına işaret edildi.</p>
<p>Genelgede, "Risk tehdit değerlendirmeleri eğitim öğretim dönemlerinin başlangıçlarında ve koordinasyon görevlisi veya okul kolluk görevlisinin talebi üzerine gecikmeksizin yapılacaktır. Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan analizler doğrultusunda risk düzeyinin yüksek olduğu tespit edilen okullar önceliklendirilecek ve ilave tedbirler aksatılmadan alınacaktır. Okul Güvenliği İl/İlçe Yürütme Kurulları tarafından il bazlı kısa, orta ve uzun vadeli uygulama planları hazırlanarak; sorumlu birimler, görevler, takvim ve izleme esaslarının açık şekilde belirlenecektir." değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p>Kahvehane, kıraathane, bar, elektronik oyun merkezleri gibi umuma açık yerler ile açık alkollü içki satılan yerlerin, okul binalarından kapıdan kapıya en az 100 metre uzaklıkta bulunması zorunluluğuna yönelik denetimlerin artırılacağı kaydedilen genelgede şunlar belirtildi:</p>
<p>"Okul çevrelerinde bulunan park ve rekreasyon alanlarına yönelik devriye faaliyetleri artırılacak, özellikle uyuşturucu madde kullanımı ve farklı suç türleri açısından riskli olanlara kolluk birimlerinin koordinasyonunda ve yerel yönetimlerle işbirliği içerisinde güvenlik kamera ve aydınlatma sistemlerinin kurulması sağlanacaktır. Okul çevrelerinde bulunan ve eğitim-öğretim ortamı açısından risk oluşturan metruk bina ve yapıların belediyeler-İl Özel İdareleri tarafından ivedilikle yıkılması sağlanacaktır. Okul önlerinde ve çevrelerinde seyyar satıcıların satışına izin verilmeyecek ve okul çevresinde bulunan işletmelerin faaliyetleri yakından izlenerek çocuklara bağımlılık yapıcı maddelerin satışının engellenmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınması ve denetimlerin artırılması sağlanacaktır. Okul önleri ve çevresinde okulla ilgisi olmayan, eğitim-öğretim ile öğrencilerin güvenliği bakımından tehlike teşkil ettiği değerlendirilen kişilerin beklemesi ve toplanması engellenerek haklarında gerekli işlemler yapılacaktır."</p>
<p><strong>Devriye ve denetimler sıklaştırılacak</strong></p>
<p>Servis araçlarının bekleme yapacağı yerleri bulunmayan okullarda, bu alanların okul idaresi ve kolluk birimleri tarafından ortak belirleneceği, özel araçların okul bahçesine girmelerine müsaade edilmeyeceği aktarılan genelgede, okul önlerinde ve çevrelerindeki trafik düzenlemelerinin trafik birimlerince incelenerek ilave tedbirlerin planlanacağı, bu alanlarda tespit edilen eksikliklerin ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde tamamlanacağı belirtildi.</p>
<p>Genelgede, "Okul Güvenlik Kontrol Listesi' çerçevesinde tüm okulların fiziki güvenlik tedbirlerinin (okul yerleşke çevre duvarı, giriş-çıkış müracaat noktası, kamera sistemi, eşya kontrolü, kontrollü geçiş) ile iş sağlığı ve güvenliğine yönelik diğer tedbirlerin (yangın, alarm, kaçak akım rölesi) Milli Eğitim müdürlükleriyle eş güdüm içinde gözden geçirileceği ve eksikliklerin ivedilikle giderileceği kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi:</p>
<p>"Okullarda okul içi ve çevresini görecek şekilde kamera sistemleri kurulacak ve mevcut güvenlik kamera sistemlerinin faal halde bulundurulması sağlanacaktır. Okulların çevresinde bulunan fiziki engeller (duvar, tel-çit vb.) kontrol edilerek eksiklikler giderilecek, öğrenciler ve ziyaretçilerin giriş-çıkışları için zorunlu olmayan ilave kapılar kapatılarak giriş-çıkışların tek bir kapıdan kontrollü şekilde yapılması sağlanacaktır. Ülke genelindeki okulların risk faktörleri dikkate alınarak güncellenen öncelik derecelerine göre öncelik derecesi yüksek olan okullarda sabit olarak görev yapmak üzere 'Okul Kolluk Görevlisi' diğer okullarda ise okul yönetimiyle sürekli iletişim halinde olacak 'Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi' görevlendirilmesine hassasiyetle devam edilecektir. Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak, okulların güvenlik önceliklerine göre ihtiyaç duyulması halinde okul bahçe kapısının dışında, okul yönetimiyle sürekli irtibatlı, müdahale etme kabiliyetine haiz bir noktada motorize ekip veya yaya devriye görevlendirilecektir. Okul çevresindeki kör alanlar, metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergahlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacaktır. Siber birimlerimizin kapasitesinin güçlendirilerek siber devriye faaliyetlerine ağırlık verilecek, internetteki tehlikeler ile sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar titizlikle takip edilerek suç teşkil edenler hakkında gerekli işlemler yapılacaktır. Çocukların ve gençlerin ateşli silahlara veya benzeri tehlikeli araçlara erişiminin önlenmesi amacıyla okul yönetimleriyle ortak çalışmalar saha denetimleri, istihbari çalışmalar ve risk odaklı uygulamalar artırılacak; taşıma veya bulundurma ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılarak ruhsatsız silahla mücadele tavizsiz şekilde sürdürülecektir."</p>
<p>Şiddet eğilimi, tehdit dili, kontrol sorunları, saldırgan davranış örüntülerinin fiziksel veya sözlü olarak gösterilmesi ve dijital mecralarda ortaya çıkan risk işaretleri dikkatle izleneceği ve erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının etkin bir şekilde işletileceğine dikkati çekilen genelgede, risk grubunda yer aldığı düşünülen öğrencilere yönelik müdahale ve sevk çalışmaları gerçekleştirileceği, veli işbirliği ile kurumlar arası koordinasyonun sağlanacağı, gerekli izleme, değerlendirme ve takip mekanizmalarının kurulacağı vurgulandı.</p>
<p><strong>Dijital esenlik çalışmaları yaygınlaştırılacak</strong></p>
<p>Genelgede, öğrencilerin gelişimlerini desteklemek ve onları olumsuz yönde etkileyebilecek risk faktörlerini azaltmak amacıyla öncelikli olarak gelişimsel ve önleyici rehberlik çalışmalarının etkili bir biçimde yürütülmesinin sağlanacağının, çocukların gelişiminde ailelerin güçlendirilmesine ilişkin çalışmaların artırılacağının, dijital risklere karşı öğrenci, öğretmen ve velilerin becerilerini artırmaya yönelik dijital esenlik çalışmalarının yaygınlaştırılacağının altı çizildi.</p>
<p>Şiddet olayları neticesinde okul güvenliğinin ivedilikle sağlanarak sağlıklı bir eğitim ortamı oluşturulacağı, olaydan etkilenen öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik psikososyal destek hizmetleri sürdürüleceği aktarılan genelgede, internet ortamında okul, öğrenci ve personeli hedef alan tehdit içeriklerinin düzenli olarak gerçekleşen şikayetler yönünden okul idareleri tarafından ve siber tespitler açısından kolluk birimleri tarafından izleneceği belirtildi.</p>
<p>Genelgede, sosyal medya üzerinden hedef gösterme, siber zorbalık ve şiddet içerikleri tespit edildiğinde ilgili birimlerin tamamına gecikmeksizin bildirim yapılacağı, açık kaynak istihbarat kapsamında riskli dijital eğilimlerin analiz edileceği ifade edildi.</p>
<p>Öğrenci ve öğretmenlere yönelik siber güvenlik farkındalık eğitimlerinin düzenleneceğine işaret edilen genelgede, siber zorbalık ve dijital etik, güvenli internet kullanımı, kişisel veri güvenliği, şüpheli içerik ve dolandırıcılık konularının siber bilinçlendirme eğitimi kapsamına alınacağı anlatıldı.</p>
<p>Okullarda siber olay müdahale prosedürünün oluşturulacağı, şüpheli durumlarda kullanılmak üzere hızlı bildirim mekanizması (okul yönetimi-kolluk) kurulacağı, okul idaresi tarafından bildirim, şikayete konu olan veya açık kaynaklardan tespit edilmesi mümkün olan siber olayların kayıt altına alınarak olay veri tabanı oluşturulacağı, okulların siber güvenlik konusunda kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumlarıyla koordineli çalışacağı, siber güvenlik tedbirlerinin periyodik olarak denetleneceği ve güncelleneceği bildirilen genelgede "Risk analizleri doğrultusunda okul bazlı siber güvenlik planı hazırlanacaktır. Dijital ortamda ortaya çıkan şiddet eğilimleri ve radikalleşme göstergeleri erken uyarı kapsamında değerlendirilecektir. Elde edilen veriler, okul güvenliği risk analiz sistemine entegre edilecektir." değerlendirilmesi yapıldı.</p>
<p><strong>"İl/İlçe Yürütme Kurulları" her ayın ilk haftası düzenli toplanacak</strong></p>
<p>Genelgede, protokol çerçevesinde eylül ve şubat olmak üzere yılda iki kez toplanan "İl/İlçe Yürütme Kurulları"nın bizzat valilerin ve kaymakamların başkanlığında her ayın ilk haftası düzenli toplanacağı, söz konusu toplantılarda okul güvenliğine ilişkin alınan tedbirlerin ilgili kurumlarla eş güdüm içerisinde kararlılıkla uygulanmasının sağlanacağı ifade edildi.</p>
<p>Okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kurumlar arasında hızlı bildirim ve yakın koordinasyon esasına dayalı bir işleyiş tesis edileceği, risk teşkil ettiği değerlendirilen hususların titizlikle takip edilip, ihtiyaç halinde yeni çalışma modellerinin geliştirileceği aktarılan genelgede, "Protokol kapsamında okul müdürü başkanlığında oluşturulan 'Okul Güvenliği Yönetim Ekibi' tarafından, başta riskli öğrencilerin değerlendirilmesi olmak üzere okul ve çevresinin güvenliğine yönelik koruyucu ve önleyici tedbirlerin planlanması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenecek periyotlarda değerlendirme toplantısı yapılacaktır. Söz konusu toplantılara, ihtiyaç duyulması halinde sürekli, her halükarda ise ayda en az bir kez okul kolluk görevlisi veya güvenli eğitim koordinasyon görevlisi katılacaktır. 'Okul Güvenliği Yönetim Ekibi'nin ihtiyaç duyması durumunda olası risklere karşı siber devriye faaliyeti talep edilecektir. Bu toplantılarda, risk analizleri, erken uyarı göstergeleri, dijital tehditler ve mevcut güvenlik tedbirlerinin etkinliği değerlendirilerek gerekli güncellemeler yapılacaktır." bilgisi verildi.</p>
<p>Valilikler, kaymakamlıklar, kolluk birimleri, milli eğitim müdürlükleri, sağlık teşkilatı ve ilgili kurumların olası olaylarda müdahale sırası ve koordinasyon usulleri gözden geçirilerek ilk müdahale kapasitesinin güçlendirileceğine dikkati çekilen genelgede, Milli Eğitim Bakanlığının "2021/13 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Genelgesi" doğrultusunda yangın, doğal afet, güvenlik tehditleri ve benzeri olağanüstü durumlara karşı korunma, kurtarma ve tahliye prosedürlerini de içeren "Acil Durum Planları"nın hazırlanacağı ve uygulanmasına hassasiyet gösterileceği vurgulandı.</p>
<p>Genelgede, ailelerin çocuklardaki davranış değişikliklerini, risk işaretlerini ve dijital mecralardaki olumsuz yönelimlerini erken fark edebilmelerine yönelik bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarının artırılacağı, güvenli internet kullanımı, sosyal medya, sanal zorbalık, tehdit, suçun ve suçlunun özendirilmesi, silah ve saldırganlık temalı paylaşımlar ile dijital mecralarda oluşan olumsuz rol modellere karşı önleyici ve bilinçlendirici çalışmaların ilgili tüm paydaşlarla birlikte yürütüleceği aktarıldı.</p>
<p><strong>Silah kullanımının özendirilmesine karşı medya okuryazarlığı farkındalık çalışması</strong></p>
<p>Dizi, film, dijital yayınlar ve popüler kültür unsurları üzerinden şiddetin sıradanlaştırılması, suçun cazip gösterilmesi ve silah kullanımının özendirilmesine karşı medya okuryazarlığı ve aile rehberliği odaklı farkındalık çalışmalarının planlı şekilde sürdürüleceğinin altı çizilen genelgede, eğitim sendikaları başta olmak üzere ilgili sivil toplum kuruluşu, kurum ve kuruluşlarla gerekli temas kurularak, kamuoyunda oluşabilecek yanlış algıların önüne geçileceği ve güven duygusunun güçlendirilmesi amacıyla uygun bilgilendirme ve istişare süreçlerinin yürütüleceği kaydedildi.</p>
<p>Genelgede, olaylara ilişkin kamuoyu bilgilendirmelerinin yalnızca teyitli bilgiye dayalı, zamanında ve sorumlu bir dille yapılacağı, provokatif paylaşımlar, suçu ve suçluyu öven içerikler ile dezenformasyon girişimlerine karşı gerekli işlemlerin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.</p>
<p>Alınan tedbirlerin uygulamada karşılaşılan hususlar, ihtiyaç alanları ve önerileri içeren raporların valiliklerce okulların açık olduğu dönemlerde aylık olarak Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığına gönderileceğine işaret edilen genelgede, "Yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde bizzat Valiler ve Kaymakamların koordinasyonunda sorumlu ve ilgili paydaş kurum/kuruluşlarla işbirliği içerisinde her türlü tedbirin alınması ve uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi ve mahallin şartları da göz önünde bulundurularak ilave tedbirlerin alınması hususunda, bilgilerini ve gereğini önemle arz ve rica ederim." ifadeleri kullanıldı.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/81-ilde-okul-ve-cevresindeki-guvenlik-tedbirleriyle-ilgili-genelge-77895</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/02/okul-sinif.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İçişleri Bakanlığı tarafından 81 ile gönderilen genelgede, &quot;Okullarda okul içi ve çevresini görecek şekilde kamera sistemleri kurulacak ve mevcut güvenlik kamera sistemlerinin faal halde bulundurulması sağlanacaktır. Okulların çevresinde bulunan fiziki engeller kontrol edilerek eksiklikler giderilecek, öğrenciler ve ziyaretçilerin giriş-çıkışları için zorunlu olmayan ilave kapılar kapatılarak giriş-çıkışların tek bir kapıdan kontrollü şekilde yapılması sağlanacaktır.&quot; denildi. Genelgede, &quot;Ülke genelindeki okulların risk faktörleri dikkate alınarak güncellenen öncelik derecelerine göre öncelik derecesi yüksek olan okullarda sabit olarak görev yapmak üzere &#039;Okul Kolluk Görevlisi&#039; diğer okullarda ise okul yönetimiyle sürekli iletişim halinde olacak &#039;Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi&#039; görevlendirilmesine hassasiyetle devam edilecektir. Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak, okulların güvenlik önceliklerine göre ihtiyaç duyulması halinde okul bahçe kapısının dışında, okul yönetimiyle sürekli irtibatlı, müdahale etme kabiliyetine haiz bir noktada motorize ekip veya yaya devriye görevlendirilecektir.&quot; ifadeleri kullanıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bu-haftanin-kazandirani-dolar-77889</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 11:10:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bu haftanın kazandıranı dolar</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 1,23 azalışla 14.409,07 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 14.212,29 puanı, en yüksek 14.616,14 puanı gördü.</p>
<p>Borsa İstanbul'da aynı dönemde sanayi endeksi yüzde 0,71 artışla 17.935,00 puana yükselirken, teknoloji endeksi yüzde 3,77 azalışla 46.457,70 puana, mali endeks yüzde 1,96 düşüşle 19.927,89 puana ve hizmetler endeksi yüzde 1,63 değer kaybıyla 13.139,93 puana geriledi.</p>
<p>Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 42,63 ile Efor Çay Sanayi ilk sırada yer aldı.</p>
<p>Efor Çay Sanayi'yi yüzde 23,53 ile Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ ve yüzde 15,66 ile Destek Finans Faktoring AŞ izledi.</p>
<p>Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 22,09 ile Gülermak Ağır Sanayi, yüzde 19,74 ile Kontrolmatik Teknoloji Enerji ve Mühendislik AŞ ve yüzde 12,46 ile Fenerbahçe Futbol AŞ oldu.</p>
<p>Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 787 milyar 520 milyon lirayla ASELSAN, 639 milyar lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ ve 579 milyar 600 milyon lirayla Garanti BBVA oldu.</p>
<p><strong>Altın geriledi, dolar değer kazandı</strong></p>
<p>24 ayar külçe altının gram fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 2,40 azalışla 6 bin 859 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 2,39 düşüşle 46 bin 205,30 liraya geriledi.</p>
<p>Çeyrek altının satış fiyatı da yüzde 2,41 değer kaybederek 11 bin 488,83 lira oldu.</p>
<p>Doların satış fiyatı yüzde 0,38 artarak 45,0240 liraya yükselirken, euronun satış fiyatı yüzde 0,61 azalışla 52,7850 liraya indi.</p>
<p>Geçen hafta 60,9410 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 0,15 azalışla 60,8520 liraya geriledi.</p>
<p>İsviçre frangı da yüzde 0,55 düşüşle 57,3340 liradan alıcı buldu.</p>
<p>(AA)</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bu-haftanin-kazandirani-dolar-77889</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/02/doviz.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bu hafta yatırım araçlarından BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 1,23 azalışla kapattı. 24 ayar külçe altının gramı yüzde 2,40, cumhuriyet altınının fiyatı yüzde 2,39, çeyrek altının fiyatı da yüzde 2,41 değer kaybetti. Dolar yüzde 0,38 artışla 45,0240 liraya yükselirken, euro yüzde 0,61 azalışla 52,7850 liraya indi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/mevzuat/3-ildeki-imar-planlarina-onay-77888</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 11:05:00 +03:00</pubDate>
            <title> 3 ildeki imar planları hakkında karar</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Özelleştirme İdaresi Başkanlığının (ÖİB), İstanbul, Antalya ve Bursa'daki imar planına ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı özelleştirme kapsam ve programındaki İstanbul'un Beyoğlu ilçesi Hacımimi Mahallesi'ndeki taşınmaza, "turizm-hizmet-ticaret alanı ve yaya yolu" kullanım kararları getirilmesine yönelik hazırlanan koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planı değişiklikleri onaylandı.</p>
<p>Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı özelleştirme kapsam ve programında bulunan İstanbul'un Fatih ilçesi Sofular Mahallesi'ndeki taşınmaza, "konut ve ticaret alanı" kullanım kararı getirilmesine yönelik hazırlanan nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin onaylanmasına karar verildi.</p>
<p>Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı özelleştirme kapsam ve programındaki İstanbul'un Fatih ilçesi Süleymaniye ve Şeyhmehmet Geylani mahallelerindeki taşınmazlara, "2. derece ticaret alanı" kullanım kararı getirilmesine yönelik hazırlanan nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin onaylanması kararlaştırıldı.</p>
<p>Mülkiyeti Karayolları Genel Müdürlüğü adına kayıtlı özelleştirme kapsam ve programındaki Antalya'nın Kaş ilçesi Kalkan/Menteşe Mahallesi'ndeki bazı taşınmazlara yönelik hazırlanan ve onaylanan imar planı değişikliğine yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda itirazlar reddedildi.</p>
<p>Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı özelleştirme kapsam ve programındaki Bursa'nın Nilüfer ilçesi Özlüce Mahallesi'ndeki bazı taşınmazlara ilişkin onaylanan plan değişikliklerine yönelik itirazların reddedilmesi kararlaştırıldı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/mevzuat/3-ildeki-imar-planlarina-onay-77888</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/hazine-ve-maliye-bakanligi-oib.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İstanbul&#039;un Beyoğlu, Fatih, Antalya&#039;nın Kaş ile Bursa&#039;nın Nilüfer ilçesindeki imar planlarına ilişkin kararlar Resmi Gazete&#039;de yayımlandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/gubre-urunlerinde-gumruk-vergisi-sifirlandi-77886</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:46:00 +03:00</pubDate>
            <title> Gübre ürünlerinde gümrük vergisi sıfırlandı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Gübre ürün grubundaki katı amonyum nitrat ve monoamonyum fosfatın gümrük vergilerinin sıfırlanması kararlaştırıldı.</p>
<p>Konuyla ilgili Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Ticaret Bakanlığından karara ilişkin yapılan açıklamada, Bakanlığın, gıda ve tarım sektörünün ham maddelerinde arz güvenliğinin sağlanması ve spekülatif fiyat hareketlerinin önlenmesi ile üretici-tüketici refahının dengeli şekilde korunabilmesi amacıyla gerekli tedbirleri dinamik olarak aldığına işaret edildi.</p>
<p>Bu bağlamda, daha önce bölgede yaşanan mevcut küresel gerilimden kaynaklı tarımsal girdilerde fiyat artışı gözlemlenmesi üzerine, gübre arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve gübre sektörünün bölgede yaşanan olumsuz faaliyetlerden doğabilecek olası maliyet artışlarına karşı korunması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığıyla koordineli üre ile muhtelif azotlu ve kompoze gübrelerin gümrük vergilerinin sıfırlandığı belirtildi.</p>
<p>Açıklamada, "Bölgedeki gelişmelerin yakın takibi, tedarik süreçlerine yönelik etkileri, fiyat hareketlerinin anlık izlenmesi ve yaşanabilecek olası spekülatif fiyat hareketliliklerinin önceden önlenmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli olarak aynı ürün grubunda yer alan katı amonyum nitrat ve monoamonyum fosfatın gümrük vergisi de sıfırlanmıştır." ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Ticaret Bakanlığının, tarım sektörünün mevsimsel değişimlere hazırlığını da göz önünde bulundurduğuna dikkati çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>
<p>"Bakanlığımız bölgede yaşanan tüm gelişmeleri anlık olarak takip etmekte, fiyat hareketliliklerini izlemekte, iç ve dış piyasalarda oluşabilen spekülatif hareketlere karşı ülkemizdeki üreticilerin ve tüketicilerin refahını dengeli bir şekilde koruyacak gerekli tüm tedbirleri almaya devam etmektedir."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/gubre-urunlerinde-gumruk-vergisi-sifirlandi-77886</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/2/1/1280x720/tarifeler-gubre-sektorunu-sarsiyor-1754496095.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Gübre ürün grubundaki katı amonyum nitrat ve monoamonyum fosfatın gümrük vergisinin sıfırlandığı bildirildi. Ticaret Bakanlığından konu hakkında yapılan açıklamada, &quot;Bakanlığımız bölgede yaşanan tüm gelişmeleri anlık olarak takip etmekte, fiyat hareketliliklerini izlemekte, iç ve dış piyasalarda oluşabilen spekülatif hareketlere karşı ülkemizdeki üreticilerin ve tüketicilerin refahını dengeli bir şekilde koruyacak gerekli tüm tedbirleri almaya devam etmektedir.&quot; denildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/tele-1-satisa-cikarildi-77885</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:44:00 +03:00</pubDate>
            <title> TELE 1 satışa çıkarıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) ABC Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık AŞ ile TELE1 Prodüksiyon Medya ve Reklam Hizmetleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'ye ait mal, hak ve varlıklar ile sözleşmelerden Fon Kurulu Kararıyla oluşturulan TELE1 TV Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün satışına ilişkin ilanı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Muhammen bedelinin 28 milyon lira olarak belirlendiği ihalede, kapalı zarf ve açık artırma usulleri birlikte uygulanacak.</p>
<p>İhaleye katılabilmek için 2 milyon 800 bin lira teminat ücreti yatırılması ve 16 Haziran saat 16.00'ya kadar kapalı ve üzeri imzalı zarf içinde teklif verilmesi gerekiyor. Söz konusu ihaleye ilişkin açık artırma ise 17 Haziran saat 11.00'de TMSF'nin İstanbul Esentepe'deki binasında gerçekleştirilecek.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/tele-1-satisa-cikarildi-77885</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/03/tmsf.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TELE1 TV Ticari ve İktisadi Bütünlüğü Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından satışa çıkarıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/erzincandaki-jeotermal-arama-sahalari-icin-ihale-77884</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:41:00 +03:00</pubDate>
            <title> Erzincan&#039;daki jeotermal arama sahaları için ihale</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Erzincan İl Özel İdaresi İl Encümeni Başkanlığının ihale ilanı Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, Erzincan'ın Merkez ve Üzümlü ilçelerinde bulunan jeotermal arama ruhsat sahaları, açık teklif usulüyle 3 yıllığına kiralanmak üzere ihaleye açıldı.</p>
<p>Büyüklükleri 3.530,21 hektar ile 4.064,34 hektar arasında değişen sahalar için muhammen bedeller 1 milyon 145 bin 200 lira 13 kuruş ile 1 milyon 318 bin 471 lira 90 kuruş, geçici teminat tutarları ise 34 bin 356 lira ile 39 bin 554 lira 16 kuruş olarak belirlendi.</p>
<p>Söz konusu sahalara ilişkin ihaleler 14 Mayıs'ta gerçekleştirilecek.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/erzincandaki-jeotermal-arama-sahalari-icin-ihale-77884</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/12/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Erzincan&#039;da jeotermal kaynak, doğal mineralli su ve jeotermal kökenli gaz arama ruhsat sahaları için ihaleye çıkılacak. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/madencilik-izin-yonetmeligi-yururlukten-kaldirildi-77882</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:39:00 +03:00</pubDate>
            <title> Madencilik izin yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>"Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği" ile ilgili karar, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>
<p>Buna göre, 24 Mayıs 2005'te yürürlüğe giren "Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği", Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla kaldırıldı.</p>
<p>Yeni dönemde, madencilik faaliyetlerine ilişkin izin süreçlerinin Maden Kanunu ve Maden Yönetmeliği hükümleri kapsamında yürütülmesi öngörülüyor.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/madencilik-izin-yonetmeligi-yururlukten-kaldirildi-77882</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/7/7/3/1280x720/ermaden-1762326621.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Madencilik faaliyetlerinde izin süreçlerini düzenleyen &quot;Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği&quot; yürürlükten kaldırıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/teias-genel-muduru-orhan-kaldirim-gorevden-alindi-77881</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:35:00 +03:00</pubDate>
            <title> TEİAŞ Genel Müdürü Orhan Kaldırım görevden alındı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Elektrik İletim AŞ'ye (TEİAŞ) ilişkin kararlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, TEİAŞ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Kaldırım ile Genel Müdür Yardımcısı Deniz Coşkun görevden alınırken, Genel Müdür Yardımcılığına Serhat Metin atandı.</p>
<p>Yönetim kurulu üyeliklerine ise Ahmet Özkaya, Mustafa Pustu ve Süleyman Önel getirildi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/teias-genel-muduru-orhan-kaldirim-gorevden-alindi-77881</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/8/1/1280x720/orhan-kaldirim-1777103593.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TEİAŞ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Kaldırım ile Genel Müdür Yardımcısı Deniz Coşkun görevden alındı. TEİAŞ Genel Müdür Yardımcılığına Serhat Metin atandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/caykura-sozlesmeli-personel-atamalarinda-yas-sarti-kaldirildi-77880</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:31:00 +03:00</pubDate>
            <title> ÇAYKUR&#039;a sözleşmeli personel atamalarında yaş şartı kaldırıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) ile ilgili  Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>
<p>Buna göre, ÇAYKUR'un işçi kadrolarında en az 5 yıl veya geçici iş pozisyonlarında son 5 yıl içerisinde en az 25 ay süreyle istihdam edilen ve Genel Müdürlükteki kadro veya pozisyonlarıyla ilişikleri devam edenlere ilişkin düzenleme yapıldı.</p>
<p>Bu kapsamda, 3 Nisan tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan karardaki "ocak ayının birinci günü itibarıyla 40 yaşını doldurmamış bulunmaları kaydıyla" ibaresi kaldırıldı.</p>
<p>Sözleşmeli personel pozisyonları için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla geçerliliği devam eden Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) puan sıralamaları esas alınarak belirlenenler, durumlarına uygun sözleşmeli personel pozisyonlarına atanabilecek.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/caykura-sozlesmeli-personel-atamalarinda-yas-sarti-kaldirildi-77880</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/8/0/1280x720/caykur-1777102448.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ ÇAYKUR&#039;da çalışan sözleşmeli personel atamalarında &quot;40 yaşını doldurmamış olmak&quot; şartı aranmayacak. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/konyada-ozel-endustri-bolgesi-ilani-77879</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:28:00 +03:00</pubDate>
            <title> Konya&#039;da &#039;özel endüstri bölgesi&#039; ilanı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>"ETİ Alüminyum Anonim Şirketi Seydişehir Özel Endüstri Bölgesi" ilanıyla ilgili Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, Konya'nın Seydişehir ilçesindeki yaklaşık 264,98 hektarlık alanın, "ETİ Alüminyum Anonim Şirketi Seydişehir Özel Endüstri Bölgesi" olması uygun bulundu.</p>
<p>Karar ekinde, bölgeye ilişkin harita ve koordinatlar da yer aldı.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/konyada-ozel-endustri-bolgesi-ilani-77879</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Konya&#039;nın Seydişehir ilçesindeki alan, &quot;ETİ Alüminyum Anonim Şirketi Seydişehir Özel Endüstri Bölgesi&quot; ilan edildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/ttkye-isci-aliminda-yas-siniri-getirildi-77878</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:22:00 +03:00</pubDate>
            <title> TTK&#039;ye işçi alımında yaş sınırı getirildi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Taşkömürü Kurumunun (TTK) ana statüsünde yapılan değişiklikle ilgili Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>
<p>Buna göre, TTK ve bağlı ortaklıklarında yer altı ve yer üstü madencilik faaliyetlerinde işe alınacak işçiler için ilan tarihi itibarıyla 32 yaşını aşmamış olma şartı aranacak.</p>
<p>Kararda, görevlerin niteliği ve risk düzeyi dikkate alınarak, sağlığa ilişkin şartlar ile diğer kriterlerin Yönetim Kurulu tarafından belirlenebileceği de ifade edildi.</p>
<p>Karar hükümlerinin uygulanmasından TTK Genel Müdürlüğü sorumlu olacak.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/ttkye-isci-aliminda-yas-siniri-getirildi-77878</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/7/8/1280x720/ttk-komur-maden-1777102062.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türkiye Taşkömürü Kurumu ile bağlı ortaklıklarında işe alınacak işçiler için 32 yaşını aşmamış olma şartı aranacak. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/bazi-bakanliklarda-atama-ve-gorevden-alma-kararlari-77877</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:05:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bazı bakanlıklar için atama ve görevden alma kararları</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan kararlara göre Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında açık bulunan Personel Genel Müdür Yardımcılığına Tarık Tanguroğlu atandı.</p>
<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığına Fatih Enes Bot, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi Başkanlığına Ömer Faruk Öztürk, Türkiye İş Kurumu Genel Müdür Yardımcılığına ise İbrahim Oğuzhan Yıldırım getirildi.</p>
<p>Kararla, Milli Eğitim Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz görevinden alınırken yerine Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Cihad Demirli getirildi.</p>
<p>Öte yandan, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına Cem Gençoğlu, Talim ve Terbiye Kurulu Üyeliğine Hatice Çelik ve Ortaöğretim Genel Müdürü Halil İbrahim Topçu, Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne ise Emre Topoğlu'nun ataması yapıldı.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/bazi-bakanliklarda-atama-ve-gorevden-alma-kararlari-77877</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/10/resmi-gazete-1.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bazı bakanlıklarla ilgili atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete&#039;de yayımlandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/cakar-tdbbk-onemli-bir-platform-haline-geldi-77875</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 09:43:00 +03:00</pubDate>
            <title> Çakar: TDBBK önemli bir platform haline geldi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar başkanlığında Kazakistan'ın Türkistan şehrinde toplanan Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyi (TDBBK), 6'ıncı zirvesini gerçekleştirdi.</p>
<p>TBB açıklamasına göre, konsey, Türk coğrafyasında finansal entegrasyonu derinleştirecek dijital dönüşüm stratejilerini, ortak ödeme sistemlerini ve fintek iş birliklerini masaya yatırdı.</p>
<p>Türkiye Bankalar Birliğinin sekretaryasını yürüttüğü TDBBK toplantısı, Alpaslan Çakar’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Azerbaycan, Kazakistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkiye banka birliklerinin temsilcileri toplantıya katılım sağladı.</p>
<p>Konsey toplantısında, yıl içinde yürütülen faaliyetler ile gelecek döneme ilişkin planlamalar değerlendirildi. Üye ülke banka birlikleri temsilcileri, kendi ülkelerindeki bankacılık ve finans sektörlerine ilişkin güncel gelişmeleri paylaşarak, gelecek dönemdeki ortak çalışma alanlarına yönelik görüş alışverişinde bulundu.</p>
<p>Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyi, Türk dünyasında faaliyet gösteren banka birliklerini bir araya getirerek bölgesel finansal iş birliğini güçlendirmeyi, bilgi ve deneyim paylaşımını kurumsallaştırmayı ve ekonomik kalkınmayı desteklemeyi amaçlıyor.</p>
<p>Açıklamada zirve ile eş zamanlı olarak düzenlenen 2. Orta Asya Finans ve Bankacılık Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmasına yer verilen Alpaslan Çakar, Türk Devletleri'nin sahip oldukları ekonomik potansiyel, coğrafi yakınlık ve birbirini tamamlayan yapılarıyla güçlü bir finansal entegrasyon zemini sunmakta olduğunu ifade etti.</p>
<p>Çakar, konseyin bankacılık sektörleri arasında bilgi paylaşımını artıran, ortak projeleri teşvik eden ve finansal iş birliğini kurumsallaştıran önemli bir platform haline geldiğine işaret ederek, dijital dönüşümün ve yeni nesil finansal altyapıların bölgesel entegrasyon açısından kritik bir rol oynadığını belirtti.</p>
<p>Ödeme sistemleri ve finansal teknolojilerdeki gelişmelerin iş birliği imkanlarının daha da arttığını ifade eden Çakar, açık bankacılık uygulamaları ve fintek iş birliklerinin finansal hizmetleri daha erişilebilir, kapsayıcı ve verimli hale getirdiğini vurguladı.</p>
<p>Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyinin 7'inci zirvesi, TBB ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenecek.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/cakar-tdbbk-onemli-bir-platform-haline-geldi-77875</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/7/5/1280x720/tdbbk-1777099564.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyinin 6. toplantısında konuşan Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar, &quot;Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyi, bankacılık sektörleri arasında bilgi paylaşımını artıran, ortak projeleri teşvik eden ve finansal iş birliğini kurumsallaştıran önemli bir platform haline geldi.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yurt-disindaki-varliklari-ekonomiye-kazandiracak-duzenlemeleri-hayata-geciriyoruz-77874</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 09:29:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Şirket kuruluş ve yönetim süreçlerini hızlı ve esnek hale getiriyoruz&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde düzenlenen Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'nda konuştu.</p>
<p>Toplantının ve burada alınacak kararların Türkiye ekonomisi için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.</p>
<p>Bölgenin ve dünya ekonomisinin son dönemin en sarsıntılı ve en belirsiz günlerini yaşadığına işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:</p>
<p>"İş ve ekonomi çevrelerimiz başta olmak üzere hemen herkes, bir taraftan günaşırı değişen atmosferi takip ederken diğer taraftan yoğun sis bulutu arasında yolunu ve yönünü bulmaya çalışıyor. Çatışmaların olumsuz etkisi, enerjinin yanı sıra üretim, ticaret, turizm ve ulaşım gibi pek çok sektörde derinden hissediliyor. Haftada birkaç defa değişen akaryakıt fiyatlarından koronavirüs günlerini andıran kısıtlamalara kadar geniş bir yelpazede bunu görüyoruz. Her ne kadar ateşin harı sönmüş olmakla birlikte, ne bölgemiz ne de dünya gerilimin geleceğine dair yüzde 100 emin olamıyor. İsrail gibi savaşın fitilini tekrar ateşlemeye çalışan odaklara rağmen ihtiyatlı bir iyimserlikle hep beraber süreçleri takip ediyoruz. Sadece bununla kalmıyor, ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve adil barışa giden yolun açılması için elimizden geleni yapıyoruz."</p>
<p>Kendisi ile Kabine üyelerinin bu konuda görüşmelerini sürdürdüğünü vurgulayan Erdoğan, netice alana kadar dost ve kardeş ülkelerle işbirliği içinde çabalamaya devam edeceklerinin altını çizdi.</p>
<p><strong>"Türkiye, istikrar adası olduğunu bir kere daha teyit ve tescil etmiştir"</strong></p>
<p>"Artık ne bölgemiz ne de dünya eskiye dönebilir. Böylesine büyük bir sarsıntının sebep olduğu kırılmaların yansımaları zaman geçtikçe daha net görülecektir." değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>"Türkiye, son yılların en büyük güvenlik krizini başarıyla yöneterek bölgesinin istikrar adası olduğunu bir kere daha teyit ve tescil etmiştir. Global ekonomik düzeni ve değer zincirlerini yeniden şekillendiren bu savaş, ülkemizi küresel ekonomik istikrarın kilit taşı haline getirmiştir. Yıllardır Türkiye'yi doğu-batı ve kuzey-güney arasında bir köprü olarak tarif eden tanımların yetersizliği yine bu süreçte görülmüştür. Ortaya çıktı ki ülkemiz salt bir köprü veya enerji koridoru değil bölgedeki enerji ve ticaret koridorlarının vazgeçilmez üssüdür. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim bir gerçeğin altını tekrar çiziyorum. Türkiye, kabuk değiştiren ve çok kutupluluğa doğru evrilen dünyanın yeni kutup başlarından biri olmaya en güçlü namzettir. Bunu hem biz görüyoruz hem de dost, komşu ve rakiplerimiz görüyor. Ülkemizi yeni döneme hazırlayacak stratejileri şimdiden planlıyor, altyapısını kuruyor, en küçük bir boşluk bırakmıyoruz."</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu minvalde rekabet gücünü artıracak, sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayacak, yatırım ortamını güçlendirmek suretiyle uluslararası doğrudan yatırımları destekleyecek hukuki, idari, mali ve kurumsal adımları attıklarını sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>"İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösteren kurumlara sağlanan vergi avantajını genişletiyoruz"</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakında Meclis'e sunacakları kapsamlı düzenlemeyle Türkiye'nin çekim gücünü çok daha ileri taşıyacaklarını söyledi.</p>
<p>İstanbul Finans Merkezi'nin çalışmalarına 2009 yılında başladıklarını, burada küresel piyasalarla uyumlu ve uluslararası alanda hizmet ihraç edebilen bir finans sektörünün oluşmasını hedeflediklerini belirten Erdoğan, "Geldiğimiz noktada İstanbul Finans Merkezi 17 sene önce öngördüğümüz hedeflere doğru emin adımlarla ilerliyor. Şimdi bu konuda yeni bir adım atıyoruz. Yapacağımız düzenlemelerle İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösteren kurumlara sağlanan vergi avantajını genişletiyoruz. Transit ticaret veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda mevcut yüzde 50'lik indirim oranını yüzde 100'e çıkarıyoruz. Böylece bahse konu faaliyetlerden elde edilen kazançtan kurumlar vergisi almayacağız." diye konuştu.</p>
<p>Bu teşviki ilk defa İstanbul Finans Merkezi dışına da yaydıklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:</p>
<p>"İstanbul Finans Merkezi dışında da transit ticaret faaliyetlerinde bulunanların bu kazançlarının yüzde 95'ini vergi dışı bırakıyoruz. Bir diğer önceliğimiz küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşımalarını teşvik etmektir. Bu şirketlerin yurt dışı operasyonlarını Türkiye'den yürüterek elde ettikleri kazançlara güçlü bir vergi avantajı sağlıyoruz. Böylece önümüzdeki 20 sene boyunca İstanbul Finans Merkezi içinde elde edilen kazançların yüzde 100'ü, bunun dışında elde edilenin ise yüzde 95'i kurum kazancından indirilebilecek. Keza buralarda çalışan nitelikli çalışanlara belli şartlarla ücret istisnası getiriyoruz."</p>
<p><strong>"Yatırım süreçlerinin sadeleştirildiği hızlı ve dijital destekli yatırımcı dostu bir yapı kuruyoruz"</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir başka önemli adımın da büyük ölçekli ve nitelikli uluslararası doğrudan yatırım süreçlerinin tek merkezden yürütülmesi olduğuna işaret ederek, "Tek Durak Büro. Bu uygulamayla yatırım süreçlerinin sadeleştirildiği hızlı ve dijital destekli yatırımcı dostu bir yapı kuruyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşlarımızdan yetkililer Tek Durak Büro'da görev yapacak. Bu yapı sayesinde şirket kuruluşundan çalışma ve ikamet izinlerine, vergi ve SGK işlemlerinden İŞKUR süreçlerine, arazi, teşvik ve ÇED izinlerine kadar tüm işlemler tek bir merkezden kolayca takip edilebilecek." ifadelerini kullandı.</p>
<p>İhracat verdikleri önemi vurgulayan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>"Hükümetlerimiz döneminde yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı desteklemek amacıyla sayısız düzenlemeler yaptık. İhracatı ülkemizin tümüne güçlü bir şekilde yaymak temel hedefimizdir. Ayrıca, yüksek katma değerli ve rekabetçi ihracat parolasıyla pazarlarımızı ve ürünlerimizi çeşitlendiriyoruz. Bu amaçla yüzde 25 olan genel kurumlar vergisi oranımızı ihracatçılara 5 puan, imalatçılara ilave 1 puan indirimli uygulamaktaydık. Şimdi daha radikal bir adım atarak özellikle imalatçı ihracatçılarımızda bu vergiyi yüzde 9'a indiriyoruz. Diğer ihracatçı kurumlarımız için de yüzde 14'e çekiyoruz."</p>
<p>Erdoğan, ihracat kadar kritik olan bir diğer konunun da ülkeye döviz kazandırıcı teşvikler olduğunu kaydederek, "Bu noktada vergi kanunlarımızda çok sayıda düzenleme var. Şimdi bunlara inşallah yenilerini ekleyeceğiz. Yurt dışında yaşayan ve son 3 yılda ülkemizde vergi mükellefi olmayan kişilerin ülkemize gelmeleri halinde 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelir ve kazançları için Türkiye'de vergi almayacağız. Yalnızca varsa ülke için gelirlerini vergilendireceğiz. Türkiye'de bu kişiler için veraset yoluyla intikal vergisini yüzde 1 olarak uygulayacağız." açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>"Terminal İstanbul Projesi'nin ilk aşamasını devreye alarak güçlü bir girişimcilik altyapısı oluşturuyoruz"</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin yurt dışında bulunan varlıklarını ekonomimize kazandıracak düzenlemeleri de hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda yurt dışında bulunan para, altın ve menkul kıymetlerin belirli bir süre içinde düşük bir vergiyle Türkiye'ye getirilmesine imkan sağlıyoruz. Bunların şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum." dedi.</p>
<p>İstikbalin teminatı olan gençlerin önünü her alanda açmaya, onları yarının dünyasına en nitelikli şekilde hazırlamaya çalıştıklarını belirten Erdoğan, "Dünya, yapay zekanın ve ileri teknolojilerin lokomotifliğini üstlendiği yeni bir üretim modeline doğru hızla yol alıyor. Gençlerimizin mimarlık, mühendislik ve yazılım gibi yeni dönemin yükselen sektörlerinde elde ettikleri başarılarla gurur duyuyoruz. Bu alanlarda çalışan ve yurt dışındaki müşterilere hizmet veren girişimci mükelleflerimizin yurt dışı kazançlarının yüzde 80'inden vergi almıyorduk. Şimdi de bu kazançların tamamının gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilmesine imkan sağlıyoruz. Böylelikle yurt dışında şirket kurmuş veya kurulmuş bir şirkete ortak olmuş müteşebbislerimizin kazandıklarını ülkemize getirmelerini teşvik ediyoruz." diye konuştu.</p>
<p>Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:</p>
<p>"Atacağımız bir diğer stratejik adım, Türkiye'yi startup ve girişim sermayesi ekosisteminde bölgesel bir çekim merkezine dönüştürmektir. Dijital şirket uygulamasıyla şirket kuruluş ve yönetim süreçlerini hızlı ve esnek hale getiriyoruz. Çalışanlar için hisse opsiyonu teşviklerini daha etkin ve cazip bir yapıya kavuşturuyoruz. Hisseye dönüştürülebilir borçlanma mekanizmalarını sadeleştirmek suretiyle finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. Ayrıca, Terminal İstanbul Projesi'nin ilk aşamasını devreye alarak güçlü bir girişimcilik altyapısı oluşturuyoruz. Son olarak ülkemiz için stratejik önem taşıyan büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlar için öngörülebilirliği pekiştirecek adımları hayata geçiriyoruz. Yatırım kararlarından sonraki dönemlerde yapılan vergi düzenlemelerinin etkisini en aza indirmek ve makul geçiş süreçleri tanımlamak üzere proje bazında güvence sağlayacağız. Bunlar da hayırlı uğurlu olsun diyorum."</p>
<p>Genel çerçevesini çizdikleri hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemelerin detaylarını ekonomi yönetiminin iş dünyası ve yatırımcılarla paylaşacağını, ardından süratle Meclis boyutundaki çalışmaların başlayacağını belirten Erdoğan, "Şunu burada sizlerin ve tüm vatandaşlarımızın çok iyi bilmesini isterim. Allah'ın izniyle Türkiye'nin önü de ufku da yolu da açıktır. Dönemsel sıkıntılar, dış şartlardan kaynaklı dalgalanmalar elbette olabilir. Küresel ekonomiyi etkileyen fırtınaların, esintilerin bize de gelmesini gayet doğal karşılamak gerekir. Fakat öncekilerle karşılaştırıldığında Türkiye ekonomisi daha büyük şokları absorbe edecek güce, kapasiteye ve mukavemete hamdolsun kavuşmuştur." dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 23 yılda küresel ve bölgesel krizlerden alınlarının akıyla çıktıklarını, darbe girişimleri dahil nice badirenin üstesinden başarıyla geldiklerini ve tüm karamsar senaryolara, karalama kampanyalarına rağmen 238 milyar dolarlık ekonomiden bugün 1,6 trilyon dolarlık ekonomiye ulaştıklarını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>"Şunu küresel ekonomiyi ve siyaseti takip eden herkes çok net görüyor. Dünya nasıl aynı dünya, bölgemiz nasıl aynı bölge değilse, Türkiye de artık eski Türkiye değil. Ekonomisiyle savunma sanayisiyle askeri kapasitesiyle ulaştırma, enerji, sağlık altyapısıyla beşeri sermayesi ve diplomatik imkanlarıyla bugün çok farklı, çok güçlü bir Türkiye var. Bugün, sözünü çekinmeden söyleyen, kimseden icazet almadan kendi milli politikalarını uygulayan itibarlı, kudretli, kuvvetli bir Türkiye var. Bugün bölgesinde ve dünyada yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği var. İnşallah her alanda çok daha iyi olacağız, daha iyi yerlere geleceğiz. 23 yıllık emeğimizin, 23 yıllık mücadelemizin meyvelerini bundan sonra daha fazla toplayacağız."</p>
<p>Erdoğan, aldıkları kararların ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını dileyerek, emeği geçenleri tebrik etti.</p>
<p>Programda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti genel başkanvekilleri Efkan Ala ve Mustafa Elitaş, AK Parti genel başkan yardımcıları Hayati Yazıcı, Nihat Zeybekci, Ömer İleri ve Faruk Acar, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Borsa İstanbul AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erişah Arıcan ile yurt içi ve yurt dışından kurum ile kuruluş temsilcileri yer aldı.</p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yurt-disindaki-varliklari-ekonomiye-kazandiracak-duzenlemeleri-hayata-geciriyoruz-77874</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/7/4/1280x720/34663-1777099129.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ &quot;Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı&quot;nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, &quot;Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin yurt dışında bulunan varlıklarını ekonomimize kazandıracak düzenlemeleri de hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda yurt dışında bulunan para, altın ve menkul kıymetlerin belirli bir süre içinde düşük bir vergiyle Türkiye&#039;ye getirilmesine imkan sağlıyoruz.&quot; ifadelerini kullandı. Erdoğan ayrıca, &quot;Dijital şirket uygulamasıyla şirket kuruluş ve yönetim süreçlerini hızlı ve esnek hale getiriyoruz. Çalışanlar için hisse opsiyonu teşviklerini daha etkin ve cazip bir yapıya kavuşturuyoruz. Hisseye dönüştürülebilir borçlanma mekanizmalarını sadeleştirmek suretiyle finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz.&quot; açıklaması yaptı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/genclerin-yenilikci-fikirleri-sakaryanin-gelecegine-katki-sunacak-77899</guid>
            <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 08:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Gençlerin yenilikçi fikirleri Sakarya’nın geleceğine katkı sunacak&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>HASAN COŞKUN/SAKARYA</strong></p>
<p>Sakarya Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı tarafından hayata geçirilen “Genç Katılımlı Proje Atölyesi 2025–2026 Fikir Yarışması"nın oy verme süreci başladı</p>
<p>Gençlerin yenilikçi fikirleriyle Sakarya’nın geleceğine katkı sunmalarını amaçlayan yarışmanın oy verme işlemi www.sakarya.bel.tr adresi üzerinden 3 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edecek.<img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/69ecd48540abc-1777128581.jfif" alt="" width="700" height="393" /></p>
<p>Şeffaf ve katılımcı belediyecilik anlayışıyla yürütüldüğü belirtilen yarışmada, vatandaşların oylamasına sunulan projeler arasından en fazla oyu alan proje Sakarya Şehircilik Ödülü’nün sahibi olacak. İlk 10’a giren diğer projelerin her birine ise Katılım Teşvik Ödülü verilecek.</p>
<p>Genç Katılımlı Proje Atölyesi kapsamında; gıda, çevre ve su yönetimi, mimari ve kentsel tasarım, ulaşım ve kent içi hareketlilik, gençlik, spor ve kültür, sosyal hizmetler ve dijitalleşme gibi pek çok alanda dikkat çeken projeler yarışıyor. Gençlerin ortaya koyduğu yaratıcı fikirler, Sakarya’nın sürdürülebilir ve akıllı şehir vizyonuna katkı sunmayı hedefliyor.<img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/69ecd4af4cbc8-1777128623.jfif" alt="" width="700" height="396" /></p>
<p><strong>İlk 10’da yer alan projeler</strong></p>
<p>Yarışmada finale kalan ve vatandaşların oylamasına sunulan ilk 10 proje ise şöyle sıralandı:</p>
<ul>
<li>AFEDAR (Afet Müdahale ve İletişim Sistemi Geliştirme Projesi) – İlkay Kula</li>
<li>Doğal Bitkilerle Dere Suyu Arıtımı – Zeynep Hağur</li>
<li>Güneşle Dönüşen Adapazarı Liseleri – İnci Candan</li>
<li>Aktif Sakarya: Hareket Et Keşfet (Sürdürülebilir Ulaşım ve Aktif Yaşam Teşvik Projesi) – Kaan Okan</li>
<li>EkoSave: Otonom Zemin Onarım ve Altyapı Stabilizasyon Sistemi – Onurcan Özkan</li>
<li>BuzSiz İzleme ve Önleme Sistemi – Kaya Songür</li>
<li>SakaryaGo (Yapay Zekâ Destekli Akıllı Şehir Rehberi ve Mobil Platform Projesi) – Feyzanur Uygun</li>
<li>EcoRide Sakarya (Akıllı Ulaşım ve Sürdürülebilir Mikro-Mobilite Projesi) – Ayşe Sare Onat</li>
<li>SAKUS-AI: Yapay Sinir Ağları ile Metrobüs Güvenliği ve API – Abdullah Kaan Akdağ</li>
<li>GeriVizyon: Yapay Zekâ Destekli Akıllı Atık Ayrıştırma ve Vatandaş Teşvik Sistemi – Emirhan Cebiroğlu</li>
</ul> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/genclerin-yenilikci-fikirleri-sakaryanin-gelecegine-katki-sunacak-77899</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/9/9/1280x720/genclerin-yenilikci-fikirleri-sakaryanin-gelecegine-katki-sunacak-1777128651.jfif" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Gençlerin yenilikçi fikirleriyle Sakarya’nın geleceğine katkı sunmalarını amaçlayan “Genç Katılımlı Proje Atölyesi 2025–2026 Fikir Yarışması&quot;nın oy verme işlemi 3 Mayıs tarihine kadar devam edecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gaibte-koordinator-baskan-mete-akcan-oldu-77862</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 19:11:00 +03:00</pubDate>
            <title> GAİB’de Koordinatör Başkanı Mete Akcan oldu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>NİHAT DÜZGÜN/GAZİANTEP</strong></p>
<p>Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Koordinatör Başkanlığına Mete Akcan seçildi.</p>
<p>Bölgenin ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akcan, mevcut tabloyu tüm yönleriyle ele aldıklarını belirterek, “İhracatçılarımızın karşı karşıya kaldığı zorlukların farkındayız. Önümüzdeki süreçte atacağımız adımlarla ihracatçılarımızın yanında olacak, süreci daha verimli hale getirerek, ortak akıl ve güçlü iş birliğiyle ihracat rakamlarımızın artması için kararlılıkla çalışacağız” dedi.</p>
<p><strong>“En büyük gücümüz birlik ve beraberliğimiz”</strong></p>
<p>Görevi devraldığı önceki dönem Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci’ye de teşekkür eden Akcan, “Sayın Ahmet Fikret Kileci’ye bugüne kadar birliklerimize ve bölge ihracatına sunduğu değerli katkılar için teşekkür ediyorum. Kendisinin ortaya koyduğu birikim ve tecrübeyi, birlik ve dayanışma içinde daha ileriye taşıyarak çalışmalarımıza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Küresel ticarette yaşanan dönüşüme de dikkat çeken Akcan, ihracatçıların değişen pazar koşullarına hızlı uyum sağlamasının önemine işaret etti. Bu doğrultuda, ihracatçıların ihtiyaçlarına yönelik çözüm odaklı çalışmaların, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonla yürütüleceğini; yeni pazar fırsatlarının değerlendirilmesi ve mevcut pazarlardaki etkinliğin artırılması için ortak hareket edileceğini dile getirdi.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/69eb9664d9937-1777047140.jpeg" alt="" width="700" height="466" /></p>
<p>Yeni dönemde katılımcı, şeffaf ve iş birliğine dayalı bir yönetim anlayışı benimseyeceklerini vurgulayan Akcan, sivil toplum kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları başta olmak üzere tüm paydaşlarla güçlü ve sürekli bir iletişim ağı kuracaklarını ifade etti. Sektör temsilcileriyle düzenli istişare toplantıları gerçekleştirileceğini belirten Akcan, ortak akılla geliştirilecek projelerin ihracata önemli katkılar sağlayacağını söyledi.</p>
<p>Akcan, “İhracatçılarımızın karşılaştığı sorunları yakından takip eden, hızlı çözüm üreten ve sahayla güçlü bağ kuran bir anlayışla hareket edeceğiz. En büyük gücümüzün birlik ve beraberliğimiz olduğunun bilinciyle, sivil toplum kuruluşlarımız, kamu kurum ve kuruluşlarımız ve tüm paydaşlarımızla yakın iş birliği içerisinde çalışacağız. Birlik başkanlarımızla tam bir uyum içinde hareket ederek her bir birliğimizin güçlü yönlerini ön plana çıkaracak, karşılıklı koordinasyonu daha da artıracağız. Ortak hedefler doğrultusunda kenetlendiğimiz bu güçlü yapıyı daha ileri taşıyarak, bölgemizin ihracatını hep birlikte artıracağız” ifadelerini kullandı.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/gaibte-koordinator-baskan-mete-akcan-oldu-77862</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/6/2/1280x720/gaibte-koordinator-baskan-mete-akcan-oldu-1777047183.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığına seçilen Mete Akcan, görevi devralmasının ardından yaptığı ilk açıklamada, bölge ihracatını daha güçlü, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya taşırken birlik ve beraberlik anlayışını tüm çalışmaların merkezine koyacaklarını ifade etti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/erdogandan-f1-aciklamasi-istanbul-park-yarislara-ev-sahipligi-yapacak-77855</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 17:34:00 +03:00</pubDate>
            <title> Erdoğan&#039;dan F1 açıklaması: İstanbul Park yarışlara 5 dönem ev sahipliği yapacak</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Çalışma Ofisi bahçesinde düzenlenen Formula 1 Türkiye Grand Prix (GP) Tanıtım Programı'na katıldı.</p>
<p>Formula 1'in seyir zevki, genç takipçileri ve otomobil teknolojilerinde dünyanın en büyük spor organizasyonları arasında yer aldığını kaydeden Erdoğan, Türkiye'de de Formula 1'in başta gençler olmak üzere her yaştan ciddi sayıda takipçisinin hatta tutkunlarının bulunduğunu söyledi.</p>
<p>Erdoğan, yarışların ülkede 19 milyon civarında kişiye ulaştığını, sosyal medyada yaklaşık 7,5 milyon takipçi tarafından yakından izlendiğini ifade ederek, "2005-2011 yılları arasında 7 yarış, COVID döneminde 2020 ve 2021'de 2 yarış olmak üzere toplam 9 kez Formula 1'e ev sahipliği yaptık. 2005 yılındaki ilk yarış sadece tribünlerdeki 110 binden fazla seyirciyle Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştı. Efsanevi yarışlar, unutulmaz olaylar, kırılması güç rekorlar, İstanbul Park'ı, Formula 1'in en gözde pistlerinden biri olarak hafızalara kazıdı." dedi.</p>
<p>Özellikle dünyanın salgınla mücadele ettiği, insanların evlere kapandığı, spor etkinliklerinin ardı ardına iptal edildiği bir dönemde Formula 1'e kapıları açarak bu spor dalına verdikleri önemi gösterdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Salgın dönemindeki yarışların sporseverler açısından bir başka anlamı da dönemin Mercedes pilotu Hamilton'un, Michael Schumacher'in 7 F1 şampiyonluğu rekorunu egale etmesiydi. Sonraki yıl aynı coşkuyu bu kez seyircili şekilde yaşamış, çok çekişmeli bir yarışa tanıklık etmiştik." diye konuştu.</p>
<p>Türkiye'nin başarılarla dolu bu geçmişine bakıldığında, 2027 yılından itibaren Formula 1'e yeniden dönmenin şampiyonaya çok büyük değer katacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:</p>
<p>"Bilhassa 8'inci virajıyla yarışseverlerin gözdesi olan İstanbul Park, inşallah 2027-2031 yılları arasında tam 5 dönem boyunca göz dolduran, heyecanlı, seyir zevki yüksek yarışlara ev sahipliği yapacaktır. Türkiye'nin Formula 1 takvimine tekrar dahil edilmesini ülkemizin güçlü organizasyon kabiliyetine, modern spor ve sağlık altyapısına, son yıllarda bölgesinin 'istikrar adası' rolünü perçinlemesine ve elbette Türk milletinin misafirperverliğine duyulan büyük güvenin yeni bir işareti olarak görüyorum. Türkiye olarak bu güveni daha önce olduğu gibi yine boşa çıkarmayacak, her açıdan kusursuz bir organizasyonla yarışlara ev sahipliği yapacağız."</p>
<p>Erdoğan, "Formula 1'in ülkemize ve İstanbul'umuza kazandırılmasında emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik ediyorum. Bir motor sporları ülkesi olan Türkiye'nin Formula 1 ile ortaklığının önümüzdeki yıllarda güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum." diyerek sözlerini sonlandırdı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/erdogandan-f1-aciklamasi-istanbul-park-yarislara-ev-sahipligi-yapacak-77855</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/5/5/1280x720/346436-1777042294.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ &quot;Formula 1 Türkiye GP Tanıtım Programı&quot;na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, &quot;İstanbul Park, inşallah 2027-2031 yılları arasında tam 5 dönem boyunca göz dolduran, heyecanlı, seyir zevki yüksek yarışlara ev sahipliği yapacaktır.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bankacilik-mevduati-30-trilyon-lirayi-asti-77850</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 15:41:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bankacılık mevduatı 30 trilyon lirayı aştı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı.</p>
<p>Buna göre, bankacılık sektörünün toplam mevduatı, 17 Nisan ile biten haftada yüzde 3,5 ve 1 trilyon 37 milyar 51 milyon 541 bin lira artışla 29 trilyon 576 milyar 453 milyon 766 bin liradan 30 trilyon 613 milyar 505 milyon 308 bin liraya çıktı.</p>
<p>Aynı dönemde bankalardaki Türk lirası cinsi mevduat yüzde 5 artarak 16 trilyon 271 milyar 193 milyon 540 bin lira, yabancı para (YP) cinsinden mevduat yüzde 1,6 yükselişle 10 trilyon 574 milyar 570 milyon 869 bin lira oldu.</p>
<p>Bankalarda bulunan toplam YP mevduatı geçen hafta 275 milyar 794 milyon dolar düzeyinde gerçekleşirken, bu tutarın 237 milyar 95 milyon doları yurt içinde yerleşik kişilerin hesaplarında toplandı.</p>
<p>Yurt içi yerleşiklerin toplam YP mevduatında parite etkisinden arındırılmış veriler dikkate alındığında, 17 Nisan itibarıyla 1 milyar 423 milyon dolarlık artış görüldü.</p>
<p><strong>Yurt içi yerleşiklerin tüketici kredileri azaldı</strong></p>
<p>Bankacılık sektöründe yurt içi yerleşiklerin tüketici kredileri, geçen hafta yüzde 1,1 azalışla 6 trilyon 132 milyar 311 milyon 349 bin liraya indi.</p>
<p>Söz konusu kredilerin 757 milyar 277 milyon 608 bin lirası konut, 44 milyar 896 milyon 896 bin lirası taşıt, 2 trilyon 344 milyar 360 milyon 152 bin lirası ihtiyaç kredileri, 2 trilyon 985 milyar 776 milyon 693 bin lirası ise bireysel kredi kartlarından oluştu.</p>
<p>Bankacılık sektörünün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dahil toplam kredi hacmi de 17 Nisan ile biten haftada 66 milyar 678 milyon 951 bin lira artarak 24 trilyon 512 milyar 656 milyon 277 bin liraya yükseldi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bankacilik-mevduati-30-trilyon-lirayi-asti-77850</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/6/8/8/1280x720/lira-para-1768278911.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TCMB&#039;nin 17 Nisan verilerine göre, bankacılık sektörünün toplam mevduatı, 1,04 trilyon lira artarak 30,6 trilyon liraya yükseldi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yabancidan-822-milyon-dolarlik-alim-77848</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 15:36:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yabancıdan 822 milyon dolarlık alım</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), "Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri"ni paylaştı.</p>
<p>Buna göre, yurt dışında yerleşik kişiler, 17 Nisan haftasında 579,4 milyon dolarlık hisse senedi, 243 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) alırken, 6,8 milyon dolarlık Genel Yönetim Dışındaki Sektör İhraçları (ÖST) sattı.</p>
<p>Yurt dışında yerleşiklerin 10 Nisan haftasında 42 milyar 421,7 milyon dolar olan hisse senedi stoku, 17 Nisan haftasında 44 milyar 138,4 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde DİBS stoku 15 milyar 208,7 milyon dolardan 15 milyar 278,1 milyon dolara çıkarken, ÖST stoku 1 milyar 945,9 milyon dolardan 1 milyar 931,8 milyon dolara geriledi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yabancidan-822-milyon-dolarlik-alim-77848</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/4/7/1280x720/dolar-dollar-1766051989.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Merkez Bankası&#039;nın 17 Nisan verilerine göre, yurt dışında yerleşik kişiler, geçen hafta 579,4 milyon dolarlık hisse senedi, 243 milyon dolarlık DİBS alırken, 6,8 milyon dolarlık ÖST sattı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/merkezin-rezervleri-gecen-hafta-35-milyar-dolar-artti-77847</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 15:28:00 +03:00</pubDate>
            <title> Merkez&#039;in rezervleri geçen hafta 3,5 milyar dolar arttı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı.</p>
<p>Buna göre, 17 Nisan itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri 2 milyar 246 milyon dolar azalışla 61 milyar 821 milyon dolara geriledi. Brüt döviz rezervleri, 10 Nisan'da 64 milyar 67 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.</p>
<p>Bu dönemde altın rezervleri de 5 milyar 800 milyon dolar artışla 106 milyar 847 milyon dolardan 112 milyar 647 milyon dolara yükseldi.</p>
<p>Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri 17 Nisan haftasında bir önceki haftaya göre 3 milyar 552 milyon dolar artışla 170 milyar 915 milyon dolardan 174 milyar 467 milyon dolara çıktı.</p>
<p>TCMB rezervleri Ocak 2024'ten bu yana şöyle (milyon dolar):</p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td>Tarih</td>
<td>Altın Rezervleri</td>
<td>Brüt Döviz Rezervleri</td>
<td>Toplam Rezervler</td>
</tr>
<tr>
<td>26.01.2024</td>
<td>48.007</td>
<td>89.154</td>
<td>137.161</td>
</tr>
<tr>
<td>23.02.2024</td>
<td>49.271</td>
<td>82.479</td>
<td>131.750</td>
</tr>
<tr>
<td>29.03.2024</td>
<td>54.378</td>
<td>68.748</td>
<td>123.126</td>
</tr>
<tr>
<td>26.04.2024</td>
<td>59.113</td>
<td>64.967</td>
<td>124.080</td>
</tr>
<tr>
<td>31.05.2024</td>
<td>59.740</td>
<td>83.909</td>
<td>143.648</td>
</tr>
<tr>
<td>28.06.2024</td>
<td>58.077</td>
<td>84.833</td>
<td>142.910</td>
</tr>
<tr>
<td>19.07.2024</td>
<td>59.214</td>
<td>94.695</td>
<td>153.910</td>
</tr>
<tr>
<td>29.08.2024</td>
<td>60.043</td>
<td>89.329</td>
<td>149.373</td>
</tr>
<tr>
<td>27.09.2024</td>
<td>63.566</td>
<td>93.824</td>
<td>157.390</td>
</tr>
<tr>
<td>25.10.2024</td>
<td>65.894</td>
<td>93.504</td>
<td>159.398</td>
</tr>
<tr>
<td>1.11.2024</td>
<td>66.614</td>
<td>93.005</td>
<td>159.619</td>
</tr>
<tr>
<td>13.12.2024</td>
<td>65.307</td>
<td>98.175</td>
<td>163.482</td>
</tr>
<tr>
<td>24.01.2025</td>
<td>68.232</td>
<td>99.328</td>
<td>167.560</td>
</tr>
<tr>
<td>14.02.2025</td>
<td>72.475</td>
<td>100.677</td>
<td>173.152</td>
</tr>
<tr>
<td>21.03.2025</td>
<td>74.785</td>
<td>88.328</td>
<td>163.114</td>
</tr>
<tr>
<td>04.04.2025</td>
<td>76.422</td>
<td>77.838</td>
<td>154.261</td>
</tr>
<tr>
<td>30.05.2025</td>
<td>83.164</td>
<td>70.026</td>
<td>153.190</td>
</tr>
<tr>
<td>13.06.2025</td>
<td>86.543</td>
<td>72.744</td>
<td>159.289</td>
</tr>
<tr>
<td>25.07.2025</td>
<td>85.223</td>
<td>86.625</td>
<td>171.848</td>
</tr>
<tr>
<td>29.08.2025</td>
<td>87.326</td>
<td>91.031</td>
<td>178.357</td>
</tr>
<tr>
<td>05.09.2025</td>
<td>90.931</td>
<td>89.176</td>
<td>180.107</td>
</tr>
<tr>
<td>17.10.2025</td>
<td>111.169</td>
<td>87.273</td>
<td>198.442</td>
</tr>
<tr>
<td>14.11.2025</td>
<td>107.389</td>
<td>80.043</td>
<td>187.432</td>
</tr>
<tr>
<td>26.12.2025</td>
<td>116.894</td>
<td>76.978</td>
<td>193.872</td>
</tr>
<tr>
<td>30.01.2026</td>
<td>133.753</td>
<td>84.405</td>
<td>218.158</td>
</tr>
<tr>
<td>13.02.2026</td>
<td>132.199</td>
<td>79.586</td>
<td>211.784</td>
</tr>
<tr>
<td>06.03.2026</td>
<td>134.707</td>
<td>62.770</td>
<td>197.478</td>
</tr>
<tr>
<td>19.03.2026</td>
<td>116.166</td>
<td>61.292</td>
<td>177.458</td>
</tr>
<tr>
<td>27.03.2026</td>
<td>100.049</td>
<td>55.290</td>
<td>155.339</td>
</tr>
<tr>
<td>03.04.2026</td>
<td>103.229</td>
<td>58.417</td>
<td>161.645</td>
</tr>
<tr>
<td>10.04.2026</td>
<td>106.847</td>
<td>64.067</td>
<td>170.915</td>
</tr>
<tr>
<td>17.04.2026</td>
<td>112.647</td>
<td>61.821</td>
<td>174.467</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/merkezin-rezervleri-gecen-hafta-35-milyar-dolar-artti-77847</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/1/7/1280x720/merkez-bankasi-rezervleri-gecen-hafta-1711-milyar-dolara-yukseldi-1742473095.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Merkez Bankası&#039;nın toplam rezervleri, geçen hafta 3,5 milyar dolar artışla yaklaşık 174,5 milyar dolara çıktı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/tuketici-kredileri-189-milyar-lira-azaldi-77846</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 15:14:00 +03:00</pubDate>
            <title> Tüketici kredileri 18,9 milyar lira azaldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) haftalık bültenini yayımladı.</p>
<p>Buna göre, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi 17 Nisan itibarıyla 75 milyar 771 milyon lira artarak 25 trilyon 124 milyar 222 milyon liradan 25 trilyon 199 milyar 992 milyon liraya çıktı.</p>
<p>Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil geçen hafta 1 trilyon 21 milyar 420 milyon lira artarak 28 trilyon 291 milyar 55 milyon liradan 29 trilyon 312 milyar 475 milyon liraya yükseldi.</p>
<p>Tüketici kredilerinin tutarı bu dönemde 18 milyar 934 milyon lira azalarak 3 trilyon 153 milyar 78 milyon liraya geriledi. Söz konusu tutarın 758 milyar 9 milyon lirası konut, 45 milyar 5 milyon lirası taşıt ve 2 trilyon 350 milyar 64 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.</p>
<p>Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 31 milyar 713 milyon lira artarak 3 trilyon 918 milyar 236 milyon lira oldu. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 1,5 azalışla 2 trilyon 985 milyar 930 milyon lira düzeyinde gerçekleşti.</p>
<p>Bireysel kredi kartı alacaklarının 1 trilyon 155 milyar 837 milyon lirasını taksitli, 1 trilyon 830 milyar 92 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.</p>
<p><strong>Yasal öz kaynaklar arttı</strong></p>
<p>Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 17 Nisan itibarıyla önceki haftaya göre 4 milyar 532 milyon lira artışla 693 milyar 164 milyon liraya çıktı. Takipteki alacakların 525 milyar 232 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.</p>
<p>Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları, 5 milyar 837 milyon lira artarak 5 trilyon 550 milyar 119 milyon liraya yükseldi.</p>
<p>Kur korumalı Türk lirası mevduat ve katılma hesapları (KKM) bakiyesi ise geçen hafta 29 milyon lira azalarak 1 milyar 473 milyon liraya düştü. Böylece KKM büyüklüğü, toplam mevduatın yüzde 0,01'ini oluşturdu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/tuketici-kredileri-189-milyar-lira-azaldi-77846</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/9/5/9/1280x720/para-lira-tl-1765458549.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ BDDK&#039;nin geçen haftaya ait verilerine göre, bankacılık sektöründe toplam mevduat 1,02 trilyon lira artışla 29,3 trilyon liraya yükseldi. Tüketici kredilerinin tutarı ise yaklaşık 18,9 milyar lira azalarak 3,15 trilyon liraya indi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/bugunlerde-destek-aciklanirsa-ureticinin-pamuga-donme-sansi-olur-77843</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:54:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Bugünlerde destek açıklanırsa, üreticinin pamuğa dönme şansı olur&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>DUYGU GÖKSU/İZMİR</strong></p>
<p>İzmir Ticaret Odası’nda (İTB), "Türk Pamuğunda Kritik Eşik" temasıyla 8. Ulusal Pamuk Zirvesi yapıldı.</p>
<p>Zirve kapsamında düzenlenen “Yerli pamuk üretimindeki sorunlar ve çözüm önerileri” başlıklı oturumda konuşan İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Şeref İyiuyarlar, 2025 sezonunun üretici açısından büyük hayal kırıklığı yarattığını belirterek, acilen destekleme modelinin değiştirilerek, kilo bazında desteklemeye geçilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>
<p>Desteklemeler yetersiz olunca üreticinin başka ürünlere kaydığını aktaran İyiuyarlar, “Ürün deseni değişti. Kilo bazlı desteklemeye geçilmesi tek çözüm. Destekleme modeli değiştirilmeli. Üreticinin biraz olsun pamuğa dönme şansı olsun. Bu açıklama bugünlerde yapılırsa çok daha faydalı olur. Yerli üretimin artmasına katkı sağlar. Menemen’de 120 bin dönüme kadar pamuk ekiliyordu. Şu an 30 binlerde” diye konuştu.</p>
<h2>Fevzi Çondur: Fiyat mekanizmaları güçlendirilmeli</h2>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/69eb5a2f7c807-1777031727.jpeg" alt="" width="700" height="466" /></p>
<p>Tarımsal üretim maliyetlerinin küresel belirsizlikler ve iklim kriziyle birlikte katlandığını belirten Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, en büyük sorunun fiyat baskısı olduğunu belirterek, işçilik ve girdi maliyetleri artarken pamuk fiyatlarının aynı oranda yükselmediğini vurguladı.</p>
<p>Üreticinin çoğu zaman maliyetinin altında satış yapmak zorunda kaldığını dile getiren Çondur, “Bu durum kârı düşürmekle kalmıyor, zararı kronik hale getiriyor. Ekonomik gerçekler nedeniyle pamuk ekim alanlarında ciddi daralmalar yaşanıyor. Bu olumsuz şartlara rağmen özveriyle üretime devam eden çiftçimiz, Türkiye’yi küresel üretimde önemli bir noktada tutuyor ancak bu sürdürülebilir değil. Üretim maliyetlerini düşürecek desteklerin artırılması ve fiyat mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor. Üreticiyi garanti altına alan politikalar hayata geçirilmeli. Sulama yatırımlarının tamamlanması ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi verimlilik için hayati önem taşıyor. Ayrıca 'GMO Free Turkish Cotton' markamızın güçlendirilmesi ve doğal elyaf kullanımının teşvik edilmesi, küresel pazardaki rekabet gücümüzü artırır” diye konuştu.</p>
<h2>İhsan Emiralioğlu: 2026 destekleme rakamları artırıldı</h2>
<p>2025 yılında dekar başına bin 98 lira olarak uygulanan destekleme fiyatının, 2026 yılında bin 395 liraya çıkarıldığını söyleyen Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu, “Verimi ve kaliteyi artırmak için fark ödemesi ve benzeri destek kalemlerimiz de devam edecek. Artık rekabet sadece fiyatla değil; karbon ayak izi, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik üzerinden şekilleniyor. GDO’suz pamuk ve sürdürülebilir üretim politikalarıyla Türkiye, küresel pazarda daha güçlü bir konuma gelecek” dedi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/bugunlerde-destek-aciklanirsa-ureticinin-pamuga-donme-sansi-olur-77843</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/4/3/1280x720/itb-yonetim-kurulu-uyesi-seref-iyiuyarlar-bugunlerde-destek-aciklanirsa-ureticinin-pamuga-donme-sansi-olur-1777031792.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Şeref İyiuyarlar, 2025 sezonunun üretici açısından büyük hayal kırıklığı yarattığını vurgulayarak, bugünlerde pamuk için desteklemelerin açıklanmasıyla üreticiye pamuğa dönme şansı verilebileceğini aktardı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/bayraktar-3-yilda-fatura-desteklerimiz-185-trilyon-liraya-ulasti-77838</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 13:50:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bakan Bayraktar: 3 yılda fatura desteklerimiz 1,85 trilyon liraya ulaştı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Rekabet Kurumu tarafından organize edilen Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi'ndeki konuşmasında, dünya tarihinin büyük enerji krizlerinden birinin yaşandığını ve bu durumun küresel ekonomiyi etkileyecek belirsizlikleri beraberinde getirdiğini söyledi.</p>
<p>Elektrik ve doğal gazda az tüketenin destekten istifade ettiği, çok tüketenin ise destek kapsamı dışına çıkarıldığı bir yapıya geçildiğini ifade eden Bayraktar, "COVID-19 pandemisiyle birlikte vatandaşlarımıza enerjide çok önemli destekler veriyoruz. Son 3 yılda, doğal gaz ve elektrikte sağlanan fatura desteklerimiz güncel fiyatlarla yaklaşık 1,85 trilyon liraya ulaştı. Elektrikte ve doğal gazda az tüketenin destekten istifade ettiği, çok tüketenin ise destek kapsamı dışına çıkarıldığı bir yapıya geçtik." diye konuştu.</p>
<p>Bakan Bayraktar, tüketim bazlı destek mekanizmaları sayesinde sosyal devlet anlayışına uygun bir dönüşümü gerçekleştirmeye gayret ettiklerini vurgulayarak, "Bundan sonra da elektrik ve doğal gaz faturalarına olan desteklerimiz, belirlediğimiz kriterlere uygun olarak devam edecek." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>"Enerji alanında adeta büyük buhran ile karşı karşıyayız"</strong></p>
<p>Bayraktar, küresel petrol ve doğal gaz piyasalarının adeta şah damarı olan Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve sonrasında yaşanan gelgitlerin, tüm ülkeleri diken üstünde tuttuğunu anlattı.</p>
<p>Kaotik durumun bir an önce sona ermesi ve piyasaların dengeye kavuşması temennisinde bulunan Bakan Bayraktar, "Enerji alanında adeta büyük buhran ile karşı karşıyayız. Küresel enerji piyasaları hızlı bir dönüşümden geçiyor. Enerji, ulusal güvenliğin, rekabetin, teknolojik ilerleme ve sürdürülebilir kalkınmanın merkezinde daha yoğun bir şekilde yer alan stratejik bir alan." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Bayraktar, Türkiye'nin enerjide önemli bir dönüşüm süreci içinde olduğunu ancak bu durumun Türkiye için bir ilk olmadığının altını çizdi.</p>
<p>2002'de AK Parti İktidarı ile başlayan enerjide piyasa serbestleşmesiyle sektörde çok köklü bir dönüşüm yaşandığını anımsatan Bayraktar, şöyle devam etti:</p>
<p>"Elektrikte 90 bin megavattan fazla yeni kurulu gücü devreye aldık. Milli Enerji ve Maden Politikamız ile enerji piyasalarımız ikinci dönüşüm sürecine girdi. Politikamızın 10. yılında, petrol ve doğal gaz aramacılığında dünyanın en büyük dördüncü filosuna sahip ülkesiyiz. Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han, Yıldırım ve Çağrı Bey ile sadece Mavi Vatan'da değil Hint Okyanusu'nda, Somali açıklarında arama yapabilen bir ülke haline geldik. Milli Enerji ve Maden Politikamız çerçevesinde sadece denizlerle sınırlı kalmadık. Karalarda daha önce hiç gidilmedik yerlere gittik. Girilemez denen yerlerde sondaj yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Sakarya Gaz sahasında yaptığımız tarihi keşifle bugün günlük 9,5 milyon metreküp gaz üretiyor, Gabar'da günlük 81 bin varil üretim ile ülkemizin en kaliteli petrolünü çıkarıyoruz."</p>
<p><strong>Yeni bir enerji mimarisi ihtiyacı</strong></p>
<p>Bakan Bayraktar, bu yıl Türkiye'nin uzun dönemli enerji planlamalarında, 5 yılda bir yapılan revizyon yılı olduğunu anımsatarak, "Üzerinde çalıştığımız bu yeni planda yeni bir enerji mimarisi inşa etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki aylarda kamuoyumuzla paylaşacağımız bu yeni programda daha dirençli, daha esnek ve elektrikleşme ve dijitalleşmenin merkezde olduğu enerji piyasaları hedefliyoruz." diye konuştu.</p>
<p>Son yıllarda yaşanan pandemi, tedarik zinciri kırılmaları, yüksek enerji ve emtia fiyatları, Rusya-Ukrayna savaşı, 6 Şubat depremleri ve bölgede yaşanan savaşa rağmen Türkiye'nin krizleri yönetebildiğine dikkati çeken Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>"Hamdolsun Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güçlü enerji altyapımız ve uyguladığımız politikalar sayesinde çok başarılı bir şekilde bu krizleri yönetebildik. Petrol tarafında ihtiyacımızın yalnızca yüzde 10'unu bu bölgeden ithal ediyoruz. Doğal gazda ise herhangi bir LNG tedarikimiz yok. Arz güvenliğimiz açısından şu an için bir risk bulunmuyor. Eşel Mobil Sistemi'ni devreye aldık. Motorinde ÖTV'yi sıfıra indirdik. Böylece yıl sonuna kadar oluşabilecek 600 milyar liralık ekonomik yükü vatandaşlarımızın üzerinden ortadan kaldırmış olduk."</p>
<p><strong>Enerjide yeni iş birlikleri</strong></p>
<p>Bakan Bayraktar, yaşanan bu enerji krizinin yeni işbirlikleri ve yeni enerji rotalarla Türkiye'yi bir merkez ülke haline getirebileceğini anlattı.</p>
<p>Türkiye'nin kazan-kazana dayanan, bölgesel istikrar, barış ve arz güvenliğine katkı sağlayacak yeni projeler için birçok alternatif sunduğunu belirten Bayraktar, şöyle konuştu:</p>
<p>"Türkmen doğal gazını Hazar üzerinden Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya götürecek bir boru hattını hayata geçirmek. Bunun mutlaka olması gerektiğini düşünüyoruz. Bir başka proje yine yıllardır ifade ettiğimiz Irak-Türkiye ham petrol boru hattının Basra'ya kadar uzatılması. Bunun sadece Türkiye ve Irak için değil, küresel petrol piyasaları için de ne kadar önemli olduğunu son kriz bize net bir şekilde gösterdi. Katar'dan Türkiye'ye gelebilecek bir doğal gaz boru hattı. Yine son dönemde küresel piyasaların yaşadığı arz ve fiyat yönlü kriz için fevkalade önemli bir proje." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Bakan Bayraktar, sadece petrol ve doğal gazda değil, enerjinin tüm alanlarında küresel işbirlikleri ile alternatifler sunulduğunu aktardı.</p>
<p>Kıtaları aşan elektrik enterkonnekte hatlarının da hayata geçirilmesi konusunda çaba gösterdiklerine işaret eden Bayraktar, "Bakü'de imzaladığımız Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye-Bulgaristan Yeşil Elektrik İletimi ve Ticareti anlaşması ile Azerbaycan’da üretilen yenilenebilir enerjinin Avrupa’ya ulaştırılmasını sağlayacağız. Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye kadar uzanan, bölge ülkeleriyle entegre bir elektrik iletim hattı üzerinde çalışıyoruz. Bunun, hem ülkemiz için hem de Avrupa için alternatif bir enerji koridoru olacağına inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Bayraktar, dünyada özellikle Kuzey Amerika kaynaklı LNG arzının artacağını öngörerek, bu alana ciddi yatırımlar yaptıklarını belirterek, şöyle devam etti:</p>
<p>"2016'da 30 milyon metreküp olan günlük gazlaştırma kapasitemizi 161 milyon metreküpe çıkarttık. Sıvı haldeki LNG'yi gazlaştırarak sisteme dahil ettik ve alternatif kaynak giriş noktalarımızın sayısını arttırdık. Kuzey Amerika çıkışlı ve daha rekabetçi fiyatlı LNG'yi portföyümüze ekledik. Mevcuttaki 5 gazlaştırma tesisimize 2 yeni FSRU ekleyerek kapasitemizi 200 milyon metreküp seviyelerine yükseltmeyi planlıyoruz. Silivri Doğal Gaz Depolama Tesisimiz, 4,6 milyar metreküp depolama kapasitesiyle hizmet veriyor. 2028'de bunu 6 milyar metreküpe çıkaracağız. Tuz Gölü Doğal Gaz Depolama Tesisimiz ise günlük 1,7 milyar metreküpe ulaşmış durumda. Tuz Gölü'ndeki bu kapasiteyi 2032 yılında 5 katına çıkarmayı hedefliyoruz. Bugün itibarıyla ortalama yüzde 75 doluluk oranına sahiptir."</p>
<p>Bayraktar, Türkiye'nin 2028'de tükettiği doğal gazın en az yüzde 20'sini depolayabilecek bir ülke olacağını işaret ederek, "Son dönemde şebekemize iki yeni çıkış noktası ekledik. Iğdır-Nahçıvan ve Kilis-Suriye bağlantılarını tesis ettik ve buralara gaz ihracına başladık. Elektrik talebi son 23 yılda 3 kat büyüdü, en muhafazakar tahminle önümüzdeki 30 yılda da benzer şekilde 3 kat artacak. Bu devasa talebi karşılamak için elektrik üretim altyapısı ve özellikle yenilenebilir enerjiye ciddi yatırımlar yaptık."</p>
<p><strong>"Enerji, arz güvenliği, tedarik ve depolanması noktasında bir sorunumuz yok"</strong></p>
<p>TBMM Sanayi, Ticaret, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank da ülkelerin büyümesi için üretmeye, üretmek için de enerjiye ihtiyacı olduğunu belirtti.</p>
<p>Varank, enerjinin artık yalnızca ekonominin, kalkınmanın, üretimin temel girdilerinden biri olmadığını, ekonomi politikalarının, teknolojik dönüşümün, sürdürülebilir kalkınmanın, siyasi ve milli güvenliğin merkezinde yer aldığına dikkati çekerek, kurumların bu önemli stratejik alanda öngörülebilir yatırım ortamının oluşturulması, yatırımcı güveninin güçlendirilmesi, arz güvenliğinin sağlanması, tüketici haklarının korunması ve serbest piyasa yapısının derinleştirilmesi için kritik roller üstlendiğini kaydetti.</p>
<p>Türkiye'nin uyguladığı çok boyutlu enerji, tedarik ve kaynak çeşitlendirmesi stratejileri sayesinde güven veren, öngörü sunan ve sistemini ayakta tutabilen bir ülke olarak ayrıştığına işaret eden Varank, şunları kaydetti:</p>
<p>"Avrupa ülkeleri salgın döneminde olduğu gibi akaryakıtta kota getirme, kamu hizmetlerini kısıtlama ve okulları tatil etme gibi olağanüstü tedbirleri gündemlerine alırken, Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde enerjide tam bağımsızlık hedefine kararlı bir şekilde sabırla ve azimle ilerlemeye devam ediyor. Enerji, arz güvenliği, tedarik ve depolanması noktasında bir sorunumuz yok. Muhalefetin yıllardır bizi eleştirdiği enerjide kaynak çeşitlendirme politikalarımızın değeri işte bugün çok daha iyi bir şekilde anlaşılabiliyor. Bölgemizde krizler, çatışmalar, savaşlar ve büyük çalkantılar yaşanırken bizim temel önceliğimiz ülkemizi o ateş çemberinin dışarısında tutabilmek ve milletimizin refahını korumaktır. O ateş çemberinin tam ortasında Türkiye'nin adeta bir istikrar adası ve enerji merkezi olarak bölgesinde yükselmesi asla tesadüf değildir."</p>
<p><strong>Birol Küle: Enerji sektörü çok katmanlı bir yeniden yapılandırma sürecinde</strong></p>
<p>Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, zirvenin enerji piyasalarının dönüşüm sürecinde rekabet hukuku ve regülasyon perspektifinin derinleştirilmesine, politika yapıcılar ile uygulayıcılar arasındaki etkileşimin güçlendirilmesine ve sektöre ilişkin tartışmaların zenginleşmesine önemli katkılar sunacağını söyledi.</p>
<p>Enerji piyasalarının tarihsel olarak en kapsamlı dönüşüm süreçlerinin birinden geçtiğini belirten Küle, küresel ölçekteki jeopolitik gelişmelerin, arz zincirlerindeki kırılganlıkların, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve iklim değişikliği ile mücadele politikalarının enerji sektörünü çok katmanlı bir yeniden yapılandırma sürecine soktuğunu kaydetti.</p>
<p>Son dönemde yaşanan küresel enerji krizlerinin enerji arz güvenliğinin yalnızca ekonomik bir mesele olmadığını gösterdiğini ifade eden Küle, "Küresel enerji krizleri enerji arz güvenliğinin aynı zamanda ulusal güvenlik, dış politika ve makroekonomik istikrar ile doğrudan bağlantılı olduğunu açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bu durum, birçok ülkede enerji politikalarının yeniden gözden geçirilmesine ve daha müdahaleci politika araçlarının devreye alınmasına yol açmıştır." dedi.</p>
<p><strong>"Türkiye'nin enerji politikaları 3 temel eksen etrafında şekilleniyor"</strong></p>
<p>Bu dönüşümün de yalnızca arz ve talep dengesiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda piyasa tasarımlarını, düzenleyici çerçeveleri ve rekabet dinamiklerinin de doğrudan etkilediğine dikkati çeken Küle, şöyle konuştu:</p>
<p>"Özellikle enerji arz güvenliği ile piyasa serbestleşmesi arasındaki denge, pek çok ülke bakımından yeniden düzenlenmektedir. Türkiye'nin enerji politikalarının son yirmi yılda arz güvenliğinin sağlanması, kaynak çeşitliliğinin artırılması ve dışa bağımlılığın azaltılması, serbestleşme ve rekabetçi piyasa yapısının güçlendirilmesi olmak üzere 3 temel eksen etrafında şekilleniyor. Bu politikaların küresel eğilimlerle uyumlu ancak ülkemizin kendine özgü yapısal ihtiyaçlarını da gözeten bir çerçevede yapılandırıldığı görülmektedir."</p>
<p>Enerji sektörünün doğası gereği yüksek sabit maliyetler, şebeke altyapısına bağımlılık ve doğal tekel özellikleri ihtiva eden bir sektör olduğuna işaret eden Küle, elektrik, doğal gaz ve akaryakıt gibi alanlarda faaliyet gösteren teşebbüslerin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal refah açısından da kritik roller üstlendiğini dile getirdi.</p>
<p>Küle, enerji piyasalarında gerçekleştirilen serbestleşme reformlarının özel sektör yatırımlarının önünü açtığını, organize piyasa mekanizmalarının kurulmasıyla birlikte fiyatın daha şeffaf ve rekabetçi bir zeminde oluşması sağladığını ifade etti.</p>
<p>Enerji piyasalarının doğaları gereği tamamen serbest piyasa koşullarına bırakılabilecek bir alan olmadığını aktaran Küle, şöyle devam etti:</p>
<p>"Bu piyasalar, yüksek altyapı bağımlılığı ve doğal tekel unsurları nedeniyle düzenleme ile rekabetin birlikte var olduğu hibrit bir yapı sergilemektedir. Bu hibrit yapının sağlıklı işlemesi, rekabet hukuku ile sektörel düzenlemeler arasındaki hassas dengenin korunmasına bağlıdır. Rekabet hukuku, yalnızca piyasa ihlallerine müdahale eden bir araç olmanın ötesinde piyasaların etkin, şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasında temel politika araçlarından biri haline gelmiştir. Rekabet hukukunun bu rolü, özellikle enerji gibi stratejik sektörlerde daha da belirginleşmektedir."</p>
<p>Rekabet kurumu olarak amaçlarının etkin rekabeti koruyan, yatırım ortamını destekleyen ve tüketici refahını artıran bir piyasa yapısına katkı sunmak olduğuna değinen Küle, bu çerçevede rekabet hukukunun, yalnızca ihlalleri cezalandıran bir araç yerine aynı zamanda piyasa tasarımını destekleyen, yatırım ortamını iyileştiren ve uzun vadeli refahı artıran bir politika enstrümanı olduğunu kaydetti.</p>
<p>Küle, bu kapsamda Türkiye'nin bölgesel enerji merkezi olma hedefinin enerji piyasalarının hem düzenleyici hem de rekabetçi boyutunun birlikte ele alınmasını zorunlu kıldığını söyledi.</p>
<p>Düzenleyici otoriteler ile rekabet otoriteleri arasındaki işbirliğinin bu noktada büyük önem taşıdığına işaret eden Küle, "Bu zirve süresince ele alacağımız başlıklar, Türkiye'nin enerji politikalarının yalnızca bugününü değil, aynı zamanda geleceğini de şekillendirecek niteliktedir. Yapılacak tartışmaların hem teoriğe hem de uygulamaya yönelik olarak son derece değerli çıktılar üreteceğine inanıyorum." ifadelerini kullandı.</p>
<p>(AA)</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/bayraktar-3-yilda-fatura-desteklerimiz-185-trilyon-liraya-ulasti-77838</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/3/8/1280x720/578-1777028218.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ COVID-19 salgınından bu yana vatandaşlara enerjide önemli destekler verildiğini söyleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, &quot;Son 3 yılda, doğal gaz ve elektrikte sağlanan fatura desteklerimiz güncel fiyatlarla yaklaşık 1,85 trilyon liraya ulaştı.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/akbanka-orta-ve-dogu-avrupada-en-iyi-banka-odulu-77837</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 13:39:00 +03:00</pubDate>
            <title> Akbank&#039;a Orta ve Doğu Avrupa&#039;da &quot;En İyi Banka&quot; ödülü</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Akbank'ın, Global Finance Sürdürülebilir Finansman Ödülleri 2026'da, pozitif etki odaklı, tabana yaygın ve terzi usulü sürdürülebilir finansman çözümleri, şeffaflık ve hesap verebilirlik çalışmalarıyla sürdürülebilir dış borçlanma çalışmaları kapsamında "Etki Odaklı Yatırım Çözümünde", "Sürdürülebilirlik Şeffaflığında" ve "Sosyal Bonolarda" kategorilerinde Orta ve Doğu Avrupa'nın En İyi Bankası ödüllerine layık görüldüğü bildirildi.</p>
<p>Sürdürülebilir finansmanı gelecek vizyonunun merkezine alan yaklaşımıyla ödüle layık görülen bankanın, sürdürülebilir finansmandaki bölgesel konumunu güçlendirirken, uzun vadeli değer yaratma vizyonunu uluslararası platformda bir kez daha ortaya koyduğu vurgulandı.</p>
<p>Bankanın pozitif etki odaklı sürdürülebilir finansman çözümleriyle finansal getiri üretmeyi hedefleyen bir yaklaşımın ötesine geçerek çevresel ve sosyal fayda üretmeyi amaçladığı belirtilen açıklamada, "Söz konusu faydayı ölçen, raporlayan ve sürekli geliştiren bütüncül finansman modeliyle yatırımcıları ve müşterileri için uzun vadeli değer yaratan Akbank, etki odaklı yatırım çözümlerindeki yaklaşımıyla sürdürülebilirliği stratejik bir yönetişim anlayışıyla ele aldığını ortaya koydu." denildi.</p>
<p>Açıklamanın devamında, "Banka, tabana yaygın ve terzi usulü çözümlerini güçlü raporlama altyapısı ve hesap verebilirlik ilkeleriyle destekliyor. Sürdürülebilirlik Şeffaflığında Orta ve Doğu Avrupa'nın en iyileri arasında yer alan banka, sürdürülebilir dış borçlanma çalışmaları kapsamında gerçekleştirdiği sosyal bono ihraçlarıyla da sosyal etki odaklı çalışmalarını sürdürüyor." denildi.</p>
<p>Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, sürdürülebilir finansmanın kendileri için geçici bir gündem maddesi olmasından öte, iş modellerinin ve değer üretme anlayışlarının temeli olduğunu ifade etti.</p>
<p>Gür, finansal performansla çevresel ve sosyal etkiyi aynı denklemde ele aldıklarını ve geleceğin ekonomisini bugünden inşa ettiklerini vurgulayarak şunları kaydetti: "Orta ve Doğu Avrupa'da üç ayrı kategoride 'En İyi Banka' seçilmek, doğru yönde ilerlediğimizi gösteren güçlü bir teyit. Önümüzdeki dönemde de şeffaflıkta referans noktası olmayı, sosyal etkiyi büyütmeyi ve finansmanı pozitif dönüşüm için harekete geçirmeyi sürdüreceğiz." ı. ​​​​​​​</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/akbanka-orta-ve-dogu-avrupada-en-iyi-banka-odulu-77837</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/8/2/1280x720/kaan-gur-1770102254.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Orta ve Doğu Avrupa&#039;da üç ayrı kategoride &quot;En İyi Banka&quot; seçilmenin doğru yönde ilerlediklerinin güçlü bir teyidi olduğunu belirten Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, &quot;Önümüzdeki dönemde de şeffaflıkta referans noktası olmayı, sosyal etkiyi büyütmeyi ve finansmanı pozitif dönüşüm için harekete geçirmeyi sürdüreceğiz.&quot; ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/guven-hizmet-ve-perakendede-azaldi-insaatta-artti-77833</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 12:52:00 +03:00</pubDate>
            <title> Güven, hizmet ve perakendede azaldı, inşaatta arttı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ait hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endekslerini açıkladı.</p>
<p>Buna göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi, nisanda aylık bazda hizmet sektöründe yüzde 3,1 azalarak 109,7, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,8 gerileyerek 111,6 ve inşaat sektöründe yüzde 3,6 artarak 83,6 değerini aldı.</p>
<p>Hizmet sektöründe, nisanda bir önceki aya oranla son 3 aylık dönemde iş durumu yüzde 4,7, son 3 aylık dönemde hizmetlere olan talep yüzde 2,5 ve gelecek 3 aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi yüzde 2 azaldı.</p>
<p>Perakende ticaret sektöründe, son 3 aylık dönemde iş hacmi-satışlar yüzde 2,5, mevcut mal stok seviyesi yüzde 1,1, gelecek 3 aylık dönemde iş hacmi-satışlar beklentisi yüzde 1,6 geriledi.</p>
<p>İnşaat sektöründe de alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi yüzde 2,9, gelecek 3 aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi yüzde 4,3 yükseldi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/guven-hizmet-ve-perakendede-azaldi-insaatta-artti-77833</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/1/9/3/1280x720/endeks-1765786192.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TÜİK&#039;in nisan verilerine göre güven endeksi aylık bazda hizmet sektöründe yüzde 3,1, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,8 azaldı. İnşaat sektöründe ise yüzde 3,6 artış görüldü. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/savasin-sona-ermesiyle-durum-turkiye-lehine-donecek-77830</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 11:59:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yalıtım ve dekorasyon ürünleri yüzde 50 zamlandı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>ANKAR Yalıtım Dekorasyon ve Yapı Malzemeleri Sanayi Ticaret AŞ’nin de aralarında olduğu ANDEVA Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hidayet Atay, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattıkları savaş sonrası yalıtım ve dekorasyon sektöründeki gelişmeler hakkında bilgi verdi.</p>
<p>‘ANKAR Değer Katar’ teması ile ulusal ve uluslararası müşterilerine hizmet verdiklerini belirten Atay, savaşla birlikte sektördeki fiyatların döviz bazlı yüzde 50 artış gösterdiğini, ürün fiyatlarının bin 450 dolardan 2 bin 200 dolara çıktığını söyledi.</p>
<p><strong>"Piyasada ‘bekle-gör’ başladı"</strong></p>
<p>Savaş öncesi fiyatların her aybaşında belirlendiğini, savaşla birlikte ise haftalık olarak tespit edildiğini anlatan Atay, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Sektörde hammadde sıkıntısı olduğu yönünde duyumlar geliyor. Ancak, şu anda sektörü etkileyecek bir durum yok. Piyasada ‘Bekle-Gör’ anlayışı başladı. Müşteriler (zamdan etkilenmeyelim) diye düşünüyor. Savaş uzadıkça belirsizlik ve tedirginlik artıyor. Müşteriler, (Projeye başlayalım öyle ürün alalım) derken, şimdi inşaat projelerini de ötelemeye çalışıyor. Türkiye’deki vadeli satış uygulamaları başka ülkede yok. Vadeli satışlar da sıkıntı yaratıyor.’’</p>
<p><strong>"Savaşın etkisini mayıstan sonra göreceğiz"</strong></p>
<p>Sektörde savaşın etkisi ve tepkisini Mayıs ayından sonra ortaya çıkacağını vurgulayan Hidayet Atay, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Savaşın etkisini Mayıs’tan sonra göreceğiz. Sektörde ilk tepkiyi İstanbul verir. Anadolu daha sonra tepki gösterir. Çünkü İstanbul, uluslararası piyasalara entegre olmuştur. Şirket olarak yılın ilk üç ayı iyi geçmişti. Mayıs ayından sonra pazardan geri bildirim almaya başlarız. Lojistik maliyetleri ve fiyatları bir hayli arttı.  İç pazarda 30 bin TL’ye gelen TIR 60 bin lira oldu. Bazı sektörlerde tedarik önemlidir, fiyat artışı önemli olmuyor. Önemli olan ürün tedariki. Bazı tedarik firmaları dünyadaki gelişmeleri iyi okuyamadığı için üretimden vazgeçiyor. Bu da sektörü daha da büyük sıkıntıya sokuyor.’’</p>
<p>Döviz kurlarındaki baskının ihracatta rekabeti zorladığını, maliyetlerin döviz kuru üzerinde arttığını, kira fiyatlarının da yüzde 300 civarında artış gösterdiğini, faizlerin çok yüksek olması nedeniyle yatırımcının yatırım yapamadığını söyleyen Atay, ‘’Savaşın sona ermesiyle başta inşaat sektörü olmak üzere birçok sektörde olumlu gelişmeler yaşanacak. Savaşın sona ermesi orta vadede Türkiye lehine olacak. Grup olarak ambalaj sektöründe de varız. Önümüzdeki dönemde ambalaj sektörü de daha da gelişecek. Grup olarak yatay değil, dikey büyümek istiyoruz’’ dedi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/savasin-sona-ermesiyle-durum-turkiye-lehine-donecek-77830</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/3/0/1280x720/4-1777023101.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Andeva Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hidayet Atay, savaş nedeniyle yalıtım ve dekorasyon sektöründe ürünlerde döviz bazlı yüzde 50 artış olduğunu belirterek, savaş sonrası uluslararası konjoktörün yansımasının orta vadede Türkiye lehine döneceğini belirtti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yillik-enflasyon-beklentisinde-artis-77828</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 10:57:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yıllık enflasyon beklentilerinde artış</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Nisan 2026'ya ait "Sektörel Enflasyon Beklentileri" verilerini yayımladı.</p>
<p>Buna göre, nisanda 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri geçen aya göre, piyasa katılımcıları için 1,22 puan artarak yüzde 23,39 seviyesine, reel sektör için 0,8 puan artarak yüzde 33,70 seviyesine, hane halkı için 1,67 puan artarak yüzde 51,56 seviyesine çıktı.</p>
<p>Gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyen hane halkı oranı geçen aya göre 0,57 puan azalarak yüzde 14,57 seviyesinde gerçekleşti.</p>
<p><strong>En çok gıda ve enerjide zam bekleniyor</strong></p>
<p>TCMB'nin 3 bin 103 hane halkı tarafından yanıtlanan nisan ayı verilerine göre, hane halkının son bir yıl içinde fiyatlarının en çok arttığını değerlendirdiği ve gelecek 12 ay için fiyatlarının en çok artmasını beklediği ürün/hizmet grupları "gıda" ile "yakıt ve enerji" oldu.</p>
<p>Gıdayı, fiyatı en çok artan ürün grupları arasında değerlendiren katılımcıların payı bir önceki aya göre 0,2 puan artarak yüzde 40,7'ye çıktı.</p>
<p>Gelecek 12 ay sonunda konut fiyatlarındaki artış beklentisi bir önceki aya göre 0,18 puan artarak yüzde 35,23'e yükseldi. Gelecek 12 ay sonunda dolar kuru beklentisi geçen aya göre 0,03 lira azalarak 52,12 liraya gerildi.</p>
<p>Katılımcıların yatırım tercihleri değerlendirildiğinde, ilk sırada yer alan "altın alırım" diyen katılımcıların oranı, geçen aya göre 6,4 puan azalarak yüzde 48,8 oldu. İkinci sırada yer alan "ev/dükkan/arsa vb. alırım" diyen katılımcıların oranı da geçen aya göre 4,9 puan artarak yüzde 33,4'e çıktı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yillik-enflasyon-beklentisinde-artis-77828</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/1/1/1280x720/boykotlarin-enflasyonla-mucadeleye-katkisi-1743693549.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Merkez Bankası&#039;nın anketine göre, 12 ay sonrası enflasyon beklentileri, piyasa katılımcıları için yüzde 23,39&#039;a, reel sektör için yüzde 33,70&#039;e, hane halkı için de yüzde 51,56&#039;ya yükseldi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/32-ilde-ozellestirme-karari-77826</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 10:47:00 +03:00</pubDate>
            <title> 32 ilde özelleştirme kararları</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Özelleştirme İdaresi Başkanlığının (ÖİB), 32 ildeki taşınmazların özelleştirme kapsamına alınması ile Ankara'daki bir taşınmazın imar planı değişikliğine ilişkin kararları onaylandı.</p>
<p>Konu hakkındaki Cumhurbaşkanı kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Ağrı, Artvin, Amasya, Çanakkale, Edirne, Isparta, Kahramanmaraş, Karabük, Kars, Kastamonu, Mersin, Muğla, Sakarya, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Tunceli'de birer, Çankırı, Kırklareli, Konya, Manisa, Mardin ve Trabzon'da ikişer, Adana, Afyonkarahisar, Elazığ ve Eskişehir'de üçer, Bursa'da 4, Balıkesir'de 5, Samsun'da 6, İstanbul'da 7 ve Ankara'da 8 taşınmaz özelleştirme kapsam ve programına alındı.</p>
<p>Ayrıca, Ankara'nın Çankaya ilçesi Karakusunlar Mahallesi'ndeki bazı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınması kararlaştırıldı. Bu taşınmazlar, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni haklarının tesisi veya işletme haklarının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanmasıyla özelleştirilecek. Özelleştirme işlemleri 31 Aralık 2028'e kadar tamamlanacak.</p>
<p>Öte yandan, mülkiyeti Karayolları Genel Müdürlüğü adına kayıtlı özelleştirme kapsam ve programındaki Ankara'nın Pursaklar ilçesindeki, Pursaklarköyü Mahallesi'ndeki taşınmaza yönelik hazırlanan nazım imar planı ve uygulama imar planı değişiklikleri onaylandı.</p>
<p><strong>Polatlı'da arazi toplulaştırma çalışmaları yapılacak</strong></p>
<p>Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı'na göre, Ankara'nın Polatlı ilçesi Hacıtuğrul Mahallesi'nde, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünce arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri yürütülecek.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/32-ilde-ozellestirme-karari-77826</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ 32 ildeki bazı taşınmazların özelleştirme kapsamına alınması kararlaştırıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/nisan-toplantilari-77825</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 10:39:00 +03:00</pubDate>
            <title> Nisan toplantıları</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>İran konusunda diplomatik çözüm beklentileri, geri çekilen petrol fiyatları ve bilançolara yönelik iyimser beklentilerin desteğiyle yeni rekor seviyeleri test eden piyasalarda, jeopolitik risklerin yeniden güçlenmesi ile birlikte yeni haftada kar satışları etkili oldu. Küresel risk barometresi olarak da izlenen S&amp;P 500 endeksi rekor seviyelerden geri çekilerek dengelenirken, büyük resimde petrol fiyatlarının 90 dolar seviyesinin altına inip inmeyeceği önemini koruyor. ABD ile İran arasında imzalanan ateşkesin akıbeti hakkında belirsizliklerin öne çıktığını görüyoruz. Enerji darboğazına yönelik net bir çözüm olmaması ve ateşkesin kırılgan olarak görülmesi piyasada soru işaretlerini canlı tutuyor.  </p>
<p>Fiyatlamaların haber akışına bağlı olduğunu ve hızlı bir şekilde değişebileceğini hatırlatalım. Önümüzdeki dönemde dolar endeksi ve petrolde gördüğümüz geri çekilmenin ardından hareketlerin ne yöne evrileceği konusu önemli. Savaş öncesi dönemde 65 dolar civarında seyreden petrol fiyatlarının, 90 dolar seviyesinin altına gerileyip gerilemeyeceği önemli olmaya devam ediyor. Makro verilerde güçlü bir bozulma görmesek de yüksek seviyelerini koruyan petrol fiyatları ile birlikte enflasyon beklentilerinin canlı kaldığını görüyoruz. Dolayısıyla görüşmelerde başarısız olunması durumunda riskli varlıkların olumsuz etkileneceğini, enflasyon beklentilerindeki bozulmanın ve faiz artırımı tartışmalarının devam edebileceğini; dolayısıyla da dolar endeksinde yeniden yukarı yönlü baskıya neden olabileceğini düşünüyoruz.</p>
<p>Makro tarafta yüksek petrol fiyatları eşliğinde enflasyonda yukarı, büyümede aşağı yönlü riskleri izliyoruz. ABD’de istihdamda zayıf, fiyatlarda güçlü sinyaller üreten ISM Hizmet endeksi, yüksek seviyelerini koruyan PCE ve TÜFE verileri, bu görünüme destek olmuştu. Bu görünüm ise FED’in gevşeme alanını daraltıyor, uzun bir süre bekle gör duruşunu koruyacağı yönündeki beklentilere destek oluyor. İran konusundaki anlaşma umutlarıyla birlikte faiz beklentilerinde bir yumuşama görsek de yüksek seviyelerini koruyan petrol fiyatları ve enflasyon beklentilerindeki bozulma nedeniyle piyasada bu yıl için faiz indirim fiyatlamalarının oldukça düşük seviyelere gerilediğini not edelim.</p>
<p>Piyasada enerji fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan enflasyonist baskı ile birlikte merkez bankalarının sıkılaşma yanlısı tepkiler verme olasılığı gündemde yer almaya devam ediyor. Ancak jeopolitik haber akışı çok hızlı değişiyor ve merkez bankalarının bir sonraki hamlelerini tahmin edebilmek oldukça zor.  Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek Nisan ayı toplantılarında hem FED hem de ECB’den gelecek mesajların önemli olacağını düşünüyoruz.</p>
<p>Hatırlanacağı üzere Mart ayındaki toplantılarda başta FED olmak üzere merkez bankalarından daha şahin mesajlar ön plandaydı ve faiz artırımı beklentilerinin öne çıktığını takip etmiştik. FED, her ne kadar 2026 yılı için faiz indirimi beklentisini korusa da FED Başkanı Jerome Powell’ın faiz indirimlerine yeniden başlanabilmesi için enflasyonun düşürülmesinde ilerleme görülmesi gerektiği ve temel senaryo olmasa da faiz artırımlarının tartışıldığına dair ifadeleri önemliydi. İran operasyonu öncesinde bu yıl için 60 baz puan civarı indirim bekleyen piyasada son durumda faiz indirimlerinden ziyade FED’in faiz artırımına gitmesi veya uzun süre faizleri sabit bırakması olasılığı daha güçlü gözüküyor. FED kararları 29 Nisan’da açıklanacak ve beklentiler faizlerin sabit bırakılması yönünde şekilleniyor. Ancak önümüzdeki döneme yönelik yeni mesajların ne derece şahince olup olmayacağı riskli varlıklar açısından önemli olabilir.</p>
<p>Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın ise Ortadoğu'daki çatışmaların enflasyonu bir süreliğine yukarı çekmesi halinde, politikada bazı ölçülü ayarlamalar gerekebileceğine işaret ederek Euro Bölgesi’nde faizleri artırmaya kapı araladığını gördük. Lagarde; Pazartesi günü Berlin’de yaptığı açıklamada, İran savaşının çifte belirsizlik yarattığını, para politikası adımları atmadan önce daha fazla veri görülmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca enerji arzında kesintinin süresi ve enerji fiyatlarının genel enflasyona yayılma potansiyelinin ECB’nin işini zorlaştırdığına işaret etti. Artan enerji maliyetleri ve jeopolitik belirsizliğin etkilerini değerlendirmeye devam eden ECB’nin, 30 Nisan’daki toplantıda faiz oranlarını sabit bırakması bekleniyor. Ancak enflasyon beklentilerini kontrol altına almak için yılın ilerleyen dönemlerinde -örneğin, Haziran ayında- faiz artırımına gitme olasılığı güçlü gözüküyor.  </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/nisan-toplantilari-77825</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Nisan toplantıları ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/rising-city-yapi-ve-yasam-fuari-kapilarini-acti-77819</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 10:05:00 +03:00</pubDate>
            <title> Rising City &amp; Yapı ve Yaşam Fuarı kapılarını açtı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/BURSA</strong></p>
<p>İnşaat ve gayrimenkul sektörünü buluşturan Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı, Bursa Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. 26 Nisan 2026 tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak fuarın açılış töreni, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Salih Altun, İMSİAD Başkanı Şeref Demir, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, BTSO Yönetim Kurulu, meclis ve komite üyeleri, ilçe oda ve borsaların başkanları ile sektör temsilcileri katıldı.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/69eb16d15d047-1777014481.JPG" alt="" width="584" height="389" /></p>
<p>BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı’nın Bursa’nın fuarcılık vizyonunu güçlendiren önemli organizasyonlardan biri olduğunu söyledi. Fuarın her geçen sene katılımcı ve metrekare olarak kapasitesini artırdığını dile getiren Başkan Burkay, “Uzun bir aradan sonra geçtiğimiz yıl güzel bir fuara imza atmıştık. Bu sene de geçen yıla göre metrekare ve katılımcı ilgisi arttı. Sektörümüz fuara büyük önem veriyor. Bu bizim için çok değerli” dedi.</p>
<h2><strong>18 ülkeden 200’ü aşkın alıcı Bursa’da</strong></h2>
<p>Kalkınmış ve medeni toplumların en önemli göstergesinin inşa ettiği şehirler olduğunu belirten Başkan Burkay, dünyada yaşanan koşullara rağmen sektörün ciddi potansiyele sahip olduğunu ifade etti. BTSO olarak sektörün potansiyelini artırmak adına önemli organizasyonlar gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Burkay, fuarda 18 ülkeden 200’ü aşkın nitelikli yabancı alıcıları firmalarla buluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin farklı şehirlerinden de ziyaretçileri Bursa’da ağırladıklarını vurgulayan Başkan Burkay, “Sektörümüz 200’ün üzerinde farklı alanı doğrudan etkileyen bir yapıya sahip. Bu sektörde paydaşlarımızın desteğini önemsiyorum. Bizim de Bursa’da akademik odalarla ve sektörel derneklerimizle birlikte yaptığımız çalışmalar şehrimizin önümüzdeki süreçte sadece kalkınma değil, gelişmesinin sağlayacak adımların atılmasını kapsamaktadır” ifadelerini kullandı. Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı ile aynı zamanda Bursa Fuar Merkezi’nde Karavan Show Bursa Fuarı’nın da düzenlendiğini belirten Başkan Burkay, her iki fuarın kent için hayırlı olmasını diledi.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/69eb170af22e3-1777014538.jpeg" alt="" width="665" height="374" /></p>
<h2><strong>Yerli ve yabancı yatırımcıların buluşma noktası</strong></h2>
<p>Yerli ve yabancı yatırımcıları, sektör profesyonellerini ve nitelikli alıcıları bir araya getiren Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı; konut projelerinden yapı teknolojilerine, mimari çözümlerden inşaat malzemelerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve hizmetlerin sergilendiği önemli bir platform olma özelliği taşıyor. Bursa Fuar Merkezi’nde İMSİAD ile Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin de iş birliğiyle düzenlenen fuar aynı zamanda yeni iş birliklerinin kurulmasına ve sektörün uluslararası bağlantılarının güçlenmesine katkı sağlıyor.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/rising-city-yapi-ve-yasam-fuari-kapilarini-acti-77819</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/1/9/1280x720/rising-city-yapi-ve-yasam-fuari-kapilarini-acti-1777014578.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen Rising City &amp; Yapı ve Yaşam Fuarı, sektör temsilcilerini Bursa Fuar Merkezi’nde bir araya getirirken, fuar kapsamında 18 ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı da işbirliği için Bursalı firmalarla iş birliği masasında buluştu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/sanayinin-kalbinde-yeni-donem-osblerde-ikiz-donusum-kacinilmaz-77812</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 09:01:00 +03:00</pubDate>
            <title> Sanayinin kalbinde yeni dönem: OSB’lerde ikiz dönüşüm kaçınılmaz</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Geçtiğimiz günlerde Kocaeli Üniversitesi ev sahipliğinde; Kocaeli Valiliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birçok kurumun iş birliğiyle düzenlenen “Kocaeli Organize Sanayi Bölgeleri Dönüşümü Çalıştayı”na katıldım. Akademi, kamu ve özel sektörün aynı masa etrafında buluştuğu bu tür organizasyonlar, sadece fikir alışverişi değil, aynı zamanda geleceğin inşası açısından da önemli bir zemin oluşturuyor.</p>
<p>İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaygınlaşan Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), özellikle 2000’li yıllarla birlikte gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasında kritik rol oynayan kurumsal yapılara dönüştü. Bugün OSB’ler; firmalara altyapıdan sosyal tesislere, teknoparklardan lojistik imkânlara kadar geniş bir hizmet yelpazesi sunarken, çalışanlara daha iyi çalışma koşulları sağlıyor ve bölgesel kalkınmanın taşıyıcı kolonları haline geliyor.</p>
<p>OSB’ler, yalnızca ekonomik büyümenin değil, aynı zamanda sosyal dönüşümün de merkezinde yer alıyor. Bu noktada Kocaeli’nin ayrı bir parantez açmayı hak ettiğini düşünüyorum. Türkiye sanayisinin kalbi olarak nitelendirilen bu şehir, artık sadece üretim hacmiyle değil, dönüşüm kapasitesiyle de ön plana çıkıyor.</p>
<p>Bugün dünyanın gündeminde iki temel dönüşüm ekseni var: yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm. Artık bu iki başlığı birbirinden ayrı düşünmek mümkün değil. Sanayinin yeni yol haritası, bu iki sürecin birlikte ilerlediği “ikiz dönüşüm” anlayışıyla şekilleniyor. İklim krizi, karbon düzenlemeleri, dijitalleşme baskısı ve kırılgan tedarik zincirleri; OSB’leri köklü bir yeniden yapılanmaya zorluyor.</p>
<h2><strong>Dönüşemeyen OSB’ler, geleceğin dışında kalacak</strong></h2>
<p>Şu bir aşikârdır ki; artık mesele daha fazla üretmek değil, daha akıllı, daha temiz ve daha katma değerli üretmek. Küresel rekabetin kuralları değişti. Düşük maliyetli üretim modeli yerini; inovasyon, sürdürülebilirlik ve teknoloji odaklı bir rekabet anlayışına bırakıyor. Bu değişime ayak uyduramayan OSB’lerin rekabet dışı kalması kaçınılmaz görünüyor.</p>
<p>Özellikle Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat süreci, ihracatçı firmalar açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Artık yalnızca üretmek değil, nasıl üretildiği de belirleyici hale geliyor. Bu dönüşümde çalıştayda en çok dikkatimi çeken başlıklardan biri ise üniversite–sanayi–kamu iş birliğinin güçlendirilmesi oldu. Üniversitelerin bilgi ürettiği, sanayinin bunu uyguladığı ve kamunun süreci yönlendirdiği bir model öne çıkıyor. Bu çerçevede OSB’lerin geleceği artık “OSB 2.0’dan OSB 5.0’a geçiş” olarak okumak gerekiyor; dijital altyapının güçlendirilmesi, enerji bağımsızlığı, yeşil üretim standartları ve üniversitelerle entegre iş birlikleri bu sürecin temel yapı taşlarını oluşturuyor.</p>
<p>Sonuç olarak şunu net biçimde söyleyebiliriz: Dönüşemeyen OSB’ler, geleceğin dışında kalacak. Ancak doğru strateji ve güçlü iş birlikleriyle bu dönüşüm, sadece sanayimizin değil, şehirlerimizin yaşam kalitesini ve ülkemizin refahını da yukarı taşıyacak bir fırsata dönüşebilir. Kocaeli’de atılan bu adım, Türkiye’nin sanayi geleceği adına umut verici bir başlangıç. Önemli olan, bu vizyonu sahaya ne kadar hızlı ve etkin şekilde yansıtabildiğimiz. Çünkü zaman, sadece üretme zamanı değil; doğru üretme zamanı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/sanayinin-kalbinde-yeni-donem-osblerde-ikiz-donusum-kacinilmaz-77812</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Sanayinin kalbinde yeni dönem: OSB’lerde ikiz dönüşüm kaçınılmaz ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/findikta-fiyatlar-tmonun-altina-dustu-denge-bozuldu-77810</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 08:45:00 +03:00</pubDate>
            <title> Fındıkta fiyatlar TMO’nun altına düştü, denge bozuldu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>VEYSEL AĞDAR</strong></p>
<p>Geçen yıl yaşanan zirai don nedeniyle tarihinin en düşük rekoltesini gören fındıkta, bu sezon beklentilerin aksine fiyatlar gerilemeye başladı. Serbest piyasada fiyatların, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) Levant kalite için 195 TL, Sivri kalite için ise 190 TL olarak açıkladığı alım fiyatlarının da altına inmesi dikkat çekti. Sezon başında 370 TL seviyelerine kadar yükselen fındık fiyatları, serbest piyasada Levant kalite için 180–200 TL bandına, Giresun kalite için ise 230–245 TL seviyelerine kadar geriledi. Fiyatlardaki bu düşüş hem üreticiyi hem de aracıları tedirgin ederken, piyasadaki gerileme üretici davranışlarında da değişime yol açtı. Sektör temsilcileri, bazı üreticilerin cüzi miktarlarda da olsa bu dönemde satış yaptığını, elde edilen gelirin ise fiyatı düşen alternatif yatırım aracı altına yönlendirilerek değerlendirildiğini ve bu yolla gelir kaybının telafi edilmeye çalışıldığını belirtiyor.</p>
<h2>Alternatif tedarikçi ve yüksek stok devri riski </h2>
<p>Sektör temsilcilerine göre fiyat düşüşünde etkili olan bir diğer unsur ise emanete bırakılan fındık uygulaması olarak öne çıkıyor. Fındık piyasasındaki dalgalanma sadece üretici ve aracıları değil, sanayiciyi de etkiliyor. Ürünün piyasaya sınırlı gelmesi nedeniyle tedarikte zorlanan sanayici, stoklarında bulunan yüksek fiyattan aldığı fındığı işleyerek piyasaya sürüyor.</p>
<p>Fiyatların yüksek seyri nedeniyle iç piyasadan alım yapmayan bazı büyük alıcıların, tedarikte alternatif ülkelere yöneldiği, ancak buna rağmen fiyatlarda kalıcı bir toparlanma sinyali oluşmadığı belirtiliyor. Fındık üreticisi için bir diğer negatif gelişme ise Türkiye’nin gelecek sezona yüksek stokla girmesi. Avrupalı alıcı önceliği Türkiye dışında ki tedarikçi ülkelere yönlendirdiği için Türkiye’nin elinde yeni sezona 150-200 bin ton kabuklu devir etmesi bekleniyor.</p>
<h2>Üreticiler zararını ‘altın’a yatırımla telafi etmeye çalıştı </h2>
<p>Geçtiğimiz hafta yaşanan fiyat düşüşünün özellikle Avrupa’daki alıcıların yeniden piyasaya girmesine neden olduğunu, piyasada kısa süreli bir canlılık oluştuğunu kaydeden fındık üreticisi ve brokeri Osman Çakmak, piyasanın şu an tam anlamıyla “korku ile fırsat” arasında sıkışmış durumda olduğunu söyledi. Mevcut tablonun net bir yön oluşmadığını gösterdiğini vurgulayan Çakmak, “Üretici tarafında tablo ikiye ayrılmış durumda. Beklediği fiyat seviyelerine ulaşamayan bazı üreticiler, düşüşü fırsat bilerek satışa yöneldi ve alternatif yatırım aracı olarak altına geçti. Buna karşın, fiyatların yükseleceği beklentisini koruyan ve ürününü elinde tutan önemli bir kesim de bulunuyor. Önümüzdeki süreçte, özellikle Mayıs ayı itibarıyla mevcut hareketliliğin fiyatlara yukarı yönlü yansıması bekleniyor. Mevcut koşullar altında kabuklu fındık fiyatlarının 280–300 TL/kg bandına yönelmesi olası görülüyor” dedi.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Fındık bekledikçe hem kilo hem değer kaybı oluşuyor</span></h2>
<p>Hem üretici hem de esnaf tarafında ciddi bir kriz yaşandığını belirten, sektörde "fındık manavı" olarak adlandırılanı üretici tüccarlardan Yusuf Okumuş mevcut fiyat seviyelerinin sürdürülebilir olmadığını söyledi. Sezon başında fındık fiyatlarının 250–350 TL bandında başladığını, bazı dönemlerde 370 TL’ye kadar çıktığını hatırlatan ve borcu olan üreticilerin bu seviyelerden satış yaptığını ifade eden Okumuş, fiyatların 180–200 TL bandına kadar gerilemesiyle birlikte üreticinin büyük bölümünün zarara uğradığını belirtti. Okumuş, Ordu kenti genelinde üreticilerin yaklaşık yüzde 40–50’sinin fındığını hâlâ elinde tuttuğunu belirterek, “Şu anda piyasada ciddi bir stok var. Üretici satamıyor, bekletiyor. Ancak bekledikçe hem kilo kaybı hem de değer kaybı yaşanıyor” dedi. Bazı üreticilerin alternatif yatırım aracı olarak altına yöneldiğine dair bilgilerin geldiğini kaydeden Okumuş, “Altına yönelen kesim var ama çok cüzi bir oran. Genel tabloyu etkileyecek bir durum değil” dedi. Sadece üreticinin değil, manav ve alım yapan esnafın da ciddi zarar ettiğini belirten Okumuş, yüksek fiyatlardan alınan fındığın elde kaldığını söyledi. Banka kredileriyle alım yapan birçok esnafın stoklarını eritemediğini ifade eden Okumuş, sektörün finansal baskı altında olduğunu vurguladı. Fındık üreticisi ve aynı zamanda tüccarı olan Yüksel Göl ise fındıkta fiyat düşüşünün en büyük etkeninin emanet sistemi olduğunu söyledi. Göl, “Fındık 350 liraya çıktığında daha da yükselecek beklentisi ile emanete bırakılan fındık her hangi bir şekilde piyasaya sürülüyor. Piyasaya üretici arzı olmamasına rağmen fiyat düşüşünün en büyük nedeni bu, çünkü emanet fındık bir şekilde sisteme giriyor. Üretici emanete bıraktığı ürünü satmıyorum deyip geri talep etse o fındığı fiziki olarak bulma imkânı yok” diye konuştu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/findikta-fiyatlar-tmonun-altina-dustu-denge-bozuldu-77810</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/06/findik.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Düşük rekolteye rağmen fındıkta fiyatların gerilemesi piyasayı şaşırttı. Serbest piyasada fiyatlar TMO alım fiyatlarının da altına indi. Fiyat düşüşü bazı üreticiyi satışa, bazılarını beklemeye yöneltti. Piyasada yön belirsizliği sürerken gözler Mayıs ayına çevrildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/net-sifir-iletisimi-degisiyor-daha-az-slogan-daha-cok-dayaniklilik-77807</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 08:37:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Net sıfır&#039; iletişimi değişiyor: Daha az slogan, daha çok dayanıklılık</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Küresel boyutta yaşanan siyasi gelişmeler iklim gündemini savunmayı kolaylaştırmıyor. Hatta, “net sıfır” ifadesi bazı ülkelerde sert politik tartışmalara yol açıyor. Birleşik Krallık’ın ulusal standart kurumu olarak faaliyet gösteren British Standards Institution (BSI)’nin G7 ülkelerinde 7 bini aşkın iş lideriyle yaptığı araştırma ise, hükümetlere rağmen iş dünyasının iklim krizi ile mücadeleden vazgeçmediğini ortaya koyuyor. Ama değişen bir şey var… O da, anlatım biçimi.</p>
<p>Siyasette ve medyada iklim şüpheciliğinin yükseldiği bir dönemde şirketler frene basmak yerine söylemi değiştiriyor.</p>
<p>BSI’ın “G7 Net Zero Temperature Check” araştırmasına göre, net sıfır artık yalnızca çevre başlığı olarak değil; operasyonel dayanıklılık, tedarik zinciri güvenliği ve uzun vadeli iş sürekliliği meselesi olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>G7 ülkelerindeki şirketlerin büyük bölümü iklim adımlarını sürdürmekte kararlı. Katılımcıların yüzde 83’ü, ülkelerinin net sıfır hedefiyle uyumlu kalmaya bağlı olduğunu söylerken; yüzde 78’i, siyasi belirsizlik sürse bile net sıfır yolculuğuna devam edeceğini çünkü bunun iş açısından doğru olduğunu belirtiyor. Yüzde 76’lık bir kesim ise müşteri ve paydaş beklentilerinin bu yönde baskı oluşturduğunu ifade ediyor.</p>
<p><strong>Şirketler yalnızca pozisyon korumuyor, tempo da artırıyor</strong></p>
<p>Daha dikkat çekici olan ise şu: Şirketler yalnızca pozisyon korumuyor, çoğu tempo da artırıyor. Araştırmaya göre işletmelerin yüzde 69’u son 12 ayda net sıfır eylemlerini artırdığını söylerken, azaltanların oranı yalnızca yüzde 4’te kalıyor. Önümüzdeki 12 ayda bu alandaki yatırımlarını artıracağını söyleyenlerin oranı yüzde 38; azaltmayı bekleyenler ise yüzde 25.</p>
<p>Bu tablo, iklim eyleminin artık yalnızca “iyi niyet” başlığı olmadığını gösteriyor. Şirketlerin yüzde 75’i net sıfırın gelecekteki iş dayanıklılığı için kritik olduğunu düşünüyor. Yüzde 74’ü ise net sıfıra geçmemenin riskini, geçmenin riskinden daha büyük görüyor. Neredeyse her dört şirketten üçü, rakipleri geri adım atarsa kendi net sıfır çabasının rekabet avantajı yaratacağını düşünüyor. Dört şirketten dördüne yakını ise net sıfırın önümüzdeki on yılda yeniden güçlü bir siyasi öncelik haline geleceğine inanıyor.</p>
<p><strong>Mesele; bilanço, operasyon ve tedarik zinciri</strong></p>
<p>Ancak işin kırılgan tarafı da var. Şirketlerin yüzde 61’i, medyada ve siyasette artan iklim şüpheciliği nedeniyle net sıfır iletişimini değiştirdiğini söylüyor. Çevresel fayda vurgusu geri çekilirken; onun yerine dayanıklılık, risk azaltımı ve uzun vadeli hazırlık dili öne çıkıyor. Başka bir deyişle, şirketler iklimi artık sadece “gezegen” için değil, bilanço, operasyon ve tedarik zinciri için de konuşuyor.</p>
<p>Yine de belirsizlik maliyet yaratıyor. Katılımcıların yüzde 76’sı, net sıfır etrafındaki politika belirsizliğinin güvenle yatırım yapmayı zorlaştırdığını belirtiyor. Yüzde 32’si planlarını revize ettiğini, yüzde 33’ü hedefl erini yeniden değerlendirdiğini söylüyor.</p>
<p>İlerlemenin önündeki temel engel sadece politika değil. Maliyet yüzde 26 ile ilk sırada gelirken, yeşil teknoloji finansmanına erişim yüzde 25, şirket içi yetkinlik ve bilgi eksikliği ise yüzde 23 ile öne çıkıyor.</p>
<p>BSI CEO’su Susan Taylor Martin’in vurgusu durumu net bir şekilde özetliyor: “Jeopolitik gelişmeler enerji güvenliğinin ve düşük karbonlu kaynakların stratejik önemini daha görünür hale getiriyor. İklim meselesi artık sadece emisyon değil, hazırlık kapasitesi meselesi. İş dünyası da tam bu nedenle net sıfırı yeni bir çerçeveye oturtuyor: "Daha az slogan, daha çok dayanıklılık. Çünkü görünen o ki şirketler için asıl risk, iklim hedefi koymak değil; o hedefe yatırım yapmamak.”</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/net-sifir-iletisimi-degisiyor-daha-az-slogan-daha-cok-dayaniklilik-77807</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ &#039;Net sıfır&#039; iletişimi değişiyor: Daha az slogan, daha çok dayanıklılık ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/aglar-afrika-sularina-atildi-ihracat-rotasi-asyaya-dondu-77806</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 08:31:00 +03:00</pubDate>
            <title> Ağlar Afrika sularına atıldı, ihracat rotası Asya&#039;ya döndü</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>İMAM GÜNEŞ/BARSELONA</strong></p>
<p>Dünyanın 154 ülkesinden deniz ürünleri alıcıları ve profesyonellerini ağırlayan en büyük su ürünleri fuarı olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörü güçlü bir katılımla yer aldı. İstanbul İhracatçı Birlikleri organizasyonunda 20’nci kez milli katılım sağlanan fuarda 16 firma milli katılım kapsamında yer alırken, 8 Türk firması da bireysel katılım gösterdi. Makine sektöründen katılan firmalarla beraber toplamda yaklaşık 40 Türk firmasının katıldığı fuar, sektörün küresel vitrine çıkmasında önemli rol oynadı.</p>
<p> Fuarın sektör açısından yılın en önemli buluşması olduğunu belirten İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB) Başkan Yardımcısı Oğulcan Kemal Sagun, sektörün küresel takvimdeki yerini şu sözlerle anlattı: “Bu fuar balıkçılık camiasında yılın en büyük organizasyonu. Tüm sektör burayı bekliyor. Burada kurulan temaslar aslında yılın ihracat rotasını belirliyor. Ardından ABD ve Çin’deki büyük fuarlar geliyor ama burada kurulan ilişkiler çok daha belirleyici oluyor”</p>
<h2>Türkiye, ihracatta Avrupa ikincisi </h2>
<p>Türkiye’nin küresel konumuna dikkat çeken Sagun, ihracatta Türk su ürünleri sektörünün bugün Avrupa’da Norveç’ten sonra ikinci sırada geldiğinin altını çizdi. Norveç’in 12 milyar dolarlık ihracat ile ilk sırada olduğu bilgisini veren Sagun, “Biz dünyada da ilk 10 ülke arasında yer alıyoruz. Bu kısa sayılabilecek bir sürede gerçekleşen çok önemli bir sıçrama. Özellikle son 10 yılda üretimde ciddi bir artış yaşandı, bunun da yaklaşık yüzde 70-75’i ihracata gidiyor. Geçen yıl yüzde 11 büyüyerek 2,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. İhracatın çok büyük kısmı belli türlerden oluşuyor. Çipura, levrek, alabalık ve orkinos toplam ihracatın yaklaşık yüzde 85’ini oluşturuyor. Özellikle levrek ve çipura hem üretim hem ihracat tarafında ana omurgayı oluşturuyor” ifadelerini kullandı.</p>
<h2>Çin açılımı ile beklenti arttı </h2>
<p>İhracat pazarlarını da değerlendiren Sagun, şunları söyledi: “Rusya, İtalya, Hollanda, Yunanistan, Birleşik Krallık, Japonya ve Birleşik Devletler en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler. Rusya’ya yüzde 7 oranında artışla 466 milyon dolar ihracat yaptık. Diğer yandan Japonya’ya 113 milyon dolar ihracat sağladık. Bu pazarda da son yıllarda yaptığımız çalışmaların meyvelerini topluyoruz. Biz bu pazarda artık daha görünür durumdayız. Çin de bizim için stratejik bir pazar. Uzun süre taze ürün kabul edilmediği için sınırlı kaldı ama somon ve orkinosla birlikte yeni bir kapı açıldı. Çin, dünyanın en büyük ithalatçılarından biri. Eğer bu pazarda tam erişim sağlanırsa, ihracatımızı çok kısa sürede iki katına çıkarabilecek potansiyele sahibiz. Bu yıl Çin fuarına milli katılımımız da bu stratejinin bir parçası olacak.”</p>
<p>Bugün Türk balıkçılık sektörünün 4 bin 500’ün üzerinde lisanslı avcı gemisi olduğunu dile getiren Sagun, “Bu filo Afrika’nın 7 ülkesinde aktif olarak faaliyet gösteriyor. Gine Bissau’dan Sierra Leone’ye kadar geniş bir coğrafyada Türk balıkçıları var. Moritanya’da ciddi bir varlık oluşturduk, hatta bazı bölgelerde Avrupa rekabetinin önüne geçmiş durumdayız. Yeni odak noktamız ise Somali” dedi. Niş ürünlerin artan önemine dikkat çeken Sagun, ürün çeşitliliğinin genişlediğini belirtti: Artık sadece klasik balık türlerinin değil, farklı ürünlerin de ihracat kalemleri arasına girdiğini vurgulayan Sagun, “Salyangoz Kore’ye gidiyor, kum midyesi İtalya’ya, kurbağa Fransa’ya ihraç ediliyor” diye konuştu.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">TÜKETİMDE RAKİPLERLE MAKAS AÇILDI</span></h2>
<p>Türkiye’de kişi başı tüketimin 7,5-8 kilogram seviyesinde kaldığını hatırlatan İSHİB Başkan Yardımcısı Oğulcan Kemal Sagun, iç pazarın sınırlı yapısının ihracatı nasıl şekillendirdiğini ise şöyle anlattı: “Türkiye’de tüketim düşük seviyede kalınca sektör doğal olarak dış pazara yöneldi. Yunanistan’da 20 kilogram, İspanya’da 30 kilogram, Japonya’da ise 60 kilograma kadar çıkan bir tüketim var. Bizdeki fark, ihracatı zorunlu bir büyüme modeline dönüştürdü. 2000’li yılların başında 50 milyon dolar olan ihracat bugün 2,2 milyar dolara ulaştı. Bu aslında sektörün tamamen yeniden yapılanması demek.”</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">DÜNYA 300 KİLOLUK ORKİNOS İÇİN TÜRK STANDINA AKTI</span></h2>
<p><span style="color: #e03e2d;"><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/69eb010cbc6d6-1777008908.jpg" alt="" width="700" height="525" /></span>Dünyanın 154 ülkesinden deniz ürünleri alıcıları ve profesyonellerini ağırlayan Seafood Expo Global’de bu yıl öne çıkan detaylardan biri, Türk standında sergilenen dev orkinos oldu. Group Sagun bünyesindeki Kemal Balıkçılık tarafından daha önce Brüksel’de düzenlenen fuarda da benzer şekilde sergilenen balık, bu yıl yeniden ziyaretçilerin karşısına çıkarıldı. Toplam 5 holde 2 bine yakın firmanın yer aldığı organizasyonda, 300 kilogram ağırlığındaki orkinosun bulunduğu Türk standı fuar boyunca yoğun ilgi gördü. Fuardaki genel ziyaretçi akışı içinde bu standın önünde belirgin bir hareketlilik dikkat çekti. Özellikle Asyalı ziyaretçilerin yoğunlukta olduğu gözlenirken, birçok katılımcı dev orkinosun önünde fotoğraf çekti. </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/aglar-afrika-sularina-atildi-ihracat-rotasi-asyaya-dondu-77806</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/1/0/1280x720/sagun-bafra-osbye-ileri-balik-isleme-tesisi-kuracak-1741793086.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Filosunda 4 bin 500’ü aşkın avcı gemisi bulunan Türk su ürünleri sektörü, Afrika kıyılarında 7 ülkede aktif avcılık faaliyetleri yürütürken, ihracatta stratejik yönünü Asya’ya çevirdi. Son yıllarda kaydedilen ivmeyle Japonya, Türkiye’nin su ürünleri ihracatında ilk beşi zorlarken, Kasım ayında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Çin ile yaptığı anlaşmanın ardından sektörün yeni odak noktası da Çin oldu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/ali-kibar-para-avini-avlar-dogru-zamani-bekleyin-77804</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 08:27:00 +03:00</pubDate>
            <title> Ali Kibar: Para avını avlar, doğru zamanı bekleyin!</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Bölgesel sıcak savaşlar ve küresel tarife savaşları üretimi ve ticareti her gün sarsarken Türkiye için riskler ve fırsatlar da tartışılıyor. ‘3,2 milyar doları ihracattan, yaklaşık 8 milyar dolarlık cirosu ve 7 bin 200 kişilik istihdamı ile ülkemizin en büyük sanayi gruplarından’ Kibar Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, ABD ile İsrail’in, İran’a saldırmasıyla başlayan savaşın Körfez ülkelerinde ortaya çıkardığı güvenlik riskleri nedeniyle İstanbul için tarihi fırsat doğduğunu düşünüyor. Kibar, “Dubai, mevcut durumdayken ülkemiz için çok büyük bir fırsat var ama bunu çok hızlı değerlendirmek lazım. İstanbul’a 3 milyar dolarlık finans merkezi yapmışız. Çok fazla şeye gerek yok, adımları atalım, şu anda doğal olarak cazibe merkezi olabileceğimiz konjonktür oluşmuş, savaş ortamı bunu oluşturmuş” dedi. Ali Kibar bu sözleri, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün davetiyle ‘konuşmacı olarak’ katıldığı İstanbul’daki ‘siyaset dışı sohbet toplantısında’ söyledi. Aynı zamanda eski sanayi ve teknoloji bakanı da olan Faruk Özlü, Divan Otel’deki toplantıyı açarken, “Burada siyaset konuşmuyoruz. İş insanlarımızın farklı siyasi görüşlerde olduğunu biliyoruz. Ayda bir toplanıyoruz ve başarılı bir iş insanımızı dinliyoruz” diyerek sözü Ali Kibar’a verdi.</p>
<p>İstanbul Finans Merkezi aktife edilmek isteniyorsa… Eğitim, iş ve girişimcilik kariyerini özetledikten sonra iş insanlarının güncel gelişmelerle ilgili sorularını yanıtlayan Ali Kibar, şöyle konuştu: “İstanbul Finans Merkezi, aktive edilmek isteniyorsa üçüncü ülke ticaretinin Türkiye üzerinden geçirilebilmesi icap eder. Bu konunun, Türkiye’nin önemli bir eksiği olduğunu hep söylüyoruz. Ancak Maliye, KDV, Merkez Bankası, izinler vs. konuşuluyor. İsviçre, Hollanda, Lüksemburg, Jersey’deki (İngiltere) bu ticaretlere bir bakın. Nasıl oluyor? Neden Singapur’da, Dubai’de bu ticaretler oluyor da bizde olamıyor? Ülke içine girip çıkmayan malzemelerin ticareti yapıldığında neden farklı şeylere konu olsun ve neden bu paralar bu ticaret ülkemize gelmesin? Bu ticaretler tamamen ayrı düşünülmeli, büyükelçiliklerin müdahale edilemeyen alanları vardır ya işte onlar gibi, bu bölgedeki (finans merkezi) o şirketlerin kuruluşları, yapıları, faaliyetleri ve teşvikleri farklı ele alınmalı. Bizim yurt içinde büyük bölümü sanayicilikten 8 milyar dolar ciromuz var, 3,2 milyar doları ihracattan. Ancak tamamen üçüncü ülke ticaretlerimiz de var ve biz onları İsviçre üzerinden yapıyoruz.”</p>
<p><strong>"Ah vah etmeyiz, yarına bakarız"</strong></p>
<p>Ali Kibar’ın ‘kaçan fırsatlarla ilgili’ bir soruya yanıt verirken söyledikleri de bu görüşlerinin tamamlayıcısı gibiydi. Kibar şunları söyledi: “Kibar Holding olarak biz, geçmişte elimizden gelip de girmediğimiz alanlara işlere ‘ah vah’ demeyiz. O zamanlar birken bugün yedi olmuş işleri görmüyor muyuz? Görüyoruz ama geçmişe ‘ah şu vah bu’ demeden, ‘çok şükür, hamdolsun’ diyoruz. Babam (Asım Kibar) ‘oğlum para avını avlarmış’ derdi. Onun için siz olabildiğince kaynaklarınızı çarçur etmeden, doğru zamanda, doğru ortam için hazır tutarsanız esas fırsatı yakalarsanız.”</p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>‘Özal ile Kore’ye gittim, Hyundai ile ortak olduk’</strong></span></p>
<p>Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, grubun hikayesini şöyle özetledi: “Babam (merhum Asım Kibar) Kayseri’deki işlerini bırakarak 1969’da İstanbul’a göç kararı aldı. Orada Orta Anadolu Mensucat’ın (Karamancı Ailesi’ne ait) yönetim kurulu başkanıydı. Onun bu kararında annemin (Semiha Hanım) çocuklarını İstanbul’da okutma ısrarı etkili oldu. Fransız Lisesi Saint Michael’de okudum, üniversite yıllarımızda ülkemizde anarşi vardı. İngiltere’ye giderek İngilizce öğrenmek istedim. Sonra Almanya’ya geçip hem Almanca öğrendim hem de Almanya’nın en büyük demir çelik şirketlerinden birinde çalıştım. Babam da demir çelik ticareti şirketi kurmuştu. Rahmetli Turgut Özal’ın kambiyo rejiminin değişimi, başka açılımları sayesinde büyük yatırımların önü açıldı. Biz de 1985’te dış ticaret şirketimizi kurduk ve ilk yılda 100 milyon dolarlık sipariş realize edince Maliye bile şaşırmıştı. Turgut Özal’ın bir yurt dışı seyahatine katılıp ben de Kore’ye gitmiştim. Bu sayede Hyundai ile ortaklığımızı kurduk. O tarihe kadar hiç araç ticaretimiz yoktu ama Hyundai’yi ikna ettik ve bizim için sıfırdan bir sektöre girdik. Koreli ortaklarımıza 1994’te yüzde 50/50 ortak üretim yatırımı önerdik. Teşvik belgesi de almıştık ve yatırım için el sıkıştık. Bugün, Hyundai olarak yıllık 245 bin adet otomobil üretim kapasitemiz var ve çok büyük ihracatlar yapıyoruz. Otomotivde yan sanayi yatırımları da yaptık. Hyundai, Mercedes, Ford, TOGG gibi değişik markalar için çok farklı parçalar üretip veriyoruz.”</p>
<p><strong><span style="color: #e03e2d;">■ ‘Salça ve uçak koltuğundan’ neden çıktım?</span></strong></p>
<p>Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, bazı işler ve sektörlerden zamanında çıkmanın da gerekli olduğunu söyledi. Kibar, şöyle konuştu: “1996’da lojistik şirketi kurmuştuk, baktık ki bizi çok meşgul ediyor, sattık, çıktık. Bazı sektörlerden çıkmasını bilmek, doğru zamanda doğru ortamda masadan kalkmak önemli. 1997’de de Irak ve Libya’dan çok fazla salça siparişi almıştım ve bizim üreticiler taahhütlerinde durmuyordu. Babamı ikna edip Susurluk’ta salça fabrikası kurdum ve 20 yıl çalıştırdım hatta soslar da ürettik. Rakibimiz Kraft Heinz ortak olmak isteyince ben de ‘ya size satayım ya da rekabete devam’ dedim. Aldılar ve sattım, çıktım. Uçak koltuğu işinden ise aslında çıkmak istemiyordum ama öyle gerekti. Aslında benim arzum dünya çapında bu işi büyütmekti.”</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/ali-kibar-para-avini-avlar-dogru-zamani-bekleyin-77804</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/6/6/8/1280x720/ali-kibar-1763138254.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ali Kibar: Para avını avlar, doğru zamanı bekleyin! ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/kadin-iscilerin-dogum-sonrasi-kismi-sureli-calisma-hakki-77798</guid>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 08:20:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kadın işçilerin doğum sonrası kısmi süreli çalışma hakkı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>Doğum sonrası kısmi süreli çalışma talebinde bulunulabilmesi için eşlerin her ikisinin de çalışıyor olması gerekmektedir. Dolayısıyla, ebeveynlerden birinin çalışmaması hâlinde, çalışan eş, kısmi süreli çalışma talebinde bulunamamaktadır.</strong></p>
<p>Doğum sonrası iş hayatına dönüş, çalışan anneler için oldukça karmaşık ve zor bir süreçtir. Bir yandan anne olmanın getirdiği sorumluluklarla başa çıkmaya çalışırken, diğer yandan kariyerlerine devam etmek isteyen kadınlar için bu süreç daha da zorlayıcı olabilmektedir. Bu noktada, kısmi süreli çalışma modeli, annelere önemli bir çözüm sunmaktadır.</p>
<p><strong>Doğum sonrası kısmi süreli çalışma </strong></p>
<p>Kısmi süreli çalışma, işveren ile çalışan arasında yapılan bir anlaşma çerçevesinde, çalışanın tam zamanlı yerine haftalık çalışma süresinin daha az olduğu bir modeli ifade etmektedir. Genellikle tam zamanlı işlerde haftalık çalışma saati 45 saat iken, kısmi süreli çalışmada bu süre genellikle yarıya düşmektedir. Ülkemizdeki iş mevzuatına göre, kısmi süreli çalışma, tam süreli çalışmanın üçte ikisi oranında ya da daha az süreyi ifade etmektedir.</p>
<p>Doğum sonrası kısmi süreli çalışma, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında düzenlenmiş olup, annelere iş-yaşam dengesini daha rahat bir şekilde kurabilmelerine imkan tanımaktadır.</p>
<p><strong>Kısmi süreli çalışma talebi</strong></p>
<p>İşçi; analık izninin, çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izin hakkının veya altı aya kadar ücretsiz izin hakkının bitiminden itibaren <strong>çocuğun mecburi ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden ay başına kadar herhangi bir zamanda</strong> kısmi süreli çalışma talebinde bulunabilmektedir.</p>
<p>Bu talepte bulunabilmek için altı aya kadar ücretsiz izin hakkının tamamen kullanılmış olması şartı aranmamakta olup, ücretsiz izin süresi kesilerek de talepte bulunulabilmektedir.</p>
<p>Kısmi süreli çalışma talebinin, bu haktan faydalanmaya başlamadan <strong>en az bir ay önce işçi tarafından yazılı olarak işverene bildirilmesi</strong> gerekmektedir.</p>
<p><strong>Kısmi süreli çalışma talebinin şartları</strong></p>
<p>Doğum sonrası kısmi süreli çalışma talebinde bulunulabilmesi için <strong>eşlerin her ikisinin de çalışıyor olması</strong> gerekmektedir. Dolayısıyla, ebeveynlerden birinin çalışmaması hâlinde, çalışan eş, kısmi süreli çalışma talebinde bulunamamaktadır.</p>
<p> Ancak, ebeveynlerden birinin çalışma şartı;</p>
<p>-Ebeveynlerden birinin sürekli bakım ve tedavisini gerektiren bir hastalığının olması ve bu hastalığın tam teşekküllü hastane ya da üniversite hastanesinden alınacak doktor raporuyla belgelendirilmesi,</p>
<p>-Velayetin mahkemece eşlerden birine verilmesi hâlinde çocuğun velayetine sahip ebeveynin talepte bulunması, </p>
<p>-Üç yaşını doldurmamış bir çocuğun münferiden evlat edinilmesi hâllerinde aranmamaktadır.</p>
<p>Yukarıda belirtilen kısmi süreli çalışma talebi şartları, sadece başvuru sırasında aranmakta olup, bu şartların kısmi süreli çalışma sırasında kaybedilmesi durumunda söz konusu hak devam etmektedir.</p>
<p><strong>Kısmi süreli çalışma yapılabilecek işler </strong></p>
<p>Kısmi süreli çalışma;</p>
<p>- Özel sağlık kuruluşlarında ilgili mevzuat uyarınca mesul müdür, sorumlu hekim, laboratuvar sorumlusu ve sağlık hizmetinden sayılan işlerde tam zamanlı çalışması öngörülenler tarafından yerine getirilen işlerde (tabipler ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, hemşire, ebe ve optisyenler ile 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun ek-13 üncü maddesinde tanımlanan diğer meslek mensupları tarafından yerine getirilen işler)</p>
<p>- Nitelikleri dolayısıyla sürekli çalıştıkları için durmaksızın birbiri ardına postalar (vardiyalı çalışma) hâlinde işçi çalıştırılarak yürütülen sanayiden sayılan işlerde,</p>
<p>- Nitelikleri dolayısıyla bir yıldan az süren mevsimlik, kampanya veya taahhüt işlerinde,</p>
<p>- İş süresinin haftanın çalışma günlerine bölünmesi suretiyle yürütülmesine nitelikleri bakımından uygun olmayan işlerde <strong>işverenin uygun bulması hâlinde</strong> yapılabilmektedir.</p>
<p>Yukarıda sayılmayan işlerde ise, <strong>işverenin uygun bulma şartı aranmaksızın</strong> kısmi süreli çalışma talebinin karşılanması zorunludur.</p>
<p><strong>Kısmi süreli çalışma talebinde </strong><strong>bulunması gereken bilgiler </strong></p>
<p>İşçinin kısmi süreli çalışma talebinde, kısmi süreli çalışmaya başlayacağı tarih ile tüm iş günlerinde çalışılacak olması hâlinde çalışmanın başlama ve bitiş saatleri, haftanın belirli günlerinde çalışılacak olması hâlinde ise tercih edilen iş günlerinin belirtilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Yine, işçi, eşinin çalıştığına dair belgeyi de kısmi süreli çalışma talebine eklemek zorundadır.</p>
<p><strong>İşverence alınacak aksiyonlar</strong></p>
<p>İşçinin kısmi süreli çalışma talep dilekçesinin, işveren tarafından işçinin <strong>özlük dosyasında saklanması </strong>gerekmektedir.</p>
<p>Usulüne uygun olarak yapılan kısmi süreli çalışma talebi, bildirim tarihinden itibaren <strong>en geç bir ay içinde</strong> <strong>işveren tarafından karşılanması</strong> zorunludur.</p>
<p>Kısmi süreli çalışmanın belirlenen günlük ve haftalık çalışma süresi içerisinde yapılacağı zaman aralığı, o yerin gelenekleri, işçinin yapmakta olduğu işin niteliği ve işçinin talebi de dikkate alınarak işveren tarafından belirlenecektir.</p>
<p>İşveren tarafından; işçiye, talebin karşılandığının <strong>yazılı olarak bildirilmesi</strong> gerekmektedir.</p>
<p>İşveren tarafından süresi içinde işçinin talep dilekçesine cevap verilmemesi hâlinde, talep işçinin dilekçesinde belirtilen tarihte veya bu tarihi takip eden ilk iş gününde geçerlilik kazanmaktadır.</p>
<p>İşçinin belirtilen tarihte iş edimini sunmaya başlaması kaydıyla kısmi süreli çalışma talebi işveren açısından geçerli fesih nedeni sayılmamaktadır.</p>
<p>Kısmi süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatlerinin işveren tarafından <strong>çalıştığı süreye orantılı olarak</strong> <strong>ödenmesi</strong> gerekmektedir.</p>
<p><strong>İşçinin tam zamanlı çalışmaya dönüşü</strong></p>
<p>Kısmi süreli çalışmaya başlayan işçi, <strong>aynı çocuk için bir daha bu haktan faydalanmamak üzere</strong> tam süreli çalışmaya her zaman dönebilmektedir.</p>
<p>Bu çerçevede, tam süreli çalışmaya geri dönmek isteyen işçinin, <strong>işverene en az bir ay önce yazılı olarak talebini bildirmesi</strong> gerekmektedir.</p>
<p>Kısmi süreli çalışmaya geçen işçinin tam süreli çalışmaya başlaması hâlinde işverence yerine işçi alınmış olması halinde, bu işçinin iş sözleşmesi kendiliğinden sona erecektir.</p>
<p>Buna karşın, kısmi süreli çalışmaya geçen işçinin iş sözleşmesini feshetmesi hâlinde, yerine işçi alınmış ise bu işçinin iş sözleşmesi yazılı onayı olması koşuluyla fesih tarihinden itibaren belirsiz ve tam süreli sözleşmeye dönüşmektedir.</p>
<p><strong>Sonuç olarak</strong>; doğum sonrası kısmi süreli çalışma hem çalışan anneler hem de işverenler açısından önemli fırsatlar sunan bir çalışma modelidir. Annelere, doğum sonrası dönemde bebeklerine daha fazla zaman ayırma ve iş hayatını daha esnek bir şekilde sürdürme imkanı tanırken, işverenlere de deneyimli çalışanlarını kaybetmeden, maliyetleri kontrol altında tutma fırsatı vermektedir. Dolayısıyla, doğum sonrası kısmi süreli çalışma, iyi planlandığında her iki taraf için de kazançlı bir çözüm olabilmektedir.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/kadin-iscilerin-dogum-sonrasi-kismi-sureli-calisma-hakki-77798</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kadın işçilerin doğum sonrası kısmi süreli çalışma hakkı ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
