<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/hurmuzden-natoya-turkiyenin-cok-cepheli-jeopolitik-denklemi-81584</guid>
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 07:25:00 +03:00</pubDate>
            <title> Hürmüz’den NATO’ya: Türkiye’nin çok cepheli jeopolitik denklemi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>G-7 zirvesinde temel hedeflerden biri Çin’e alternatif üretim merkezleri oluşturmak ve yeni yatırım ağları kurmak olarak öne çıktı. Körfez ülkeleri, Hindistan ve Mısır gibi ülkelerin bu süreçte önemli roller üstlenmesi dikkat çekti. Türkiye’nin bu fotoğrafın dışında kalması ise Ankara açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir gelişme.</strong></p>
<p>Ortadoğu’da yaklaşık üç buçuk ay süren İran-ABD-İsrail savaşını sona erdiren mutabakat muhtırası bölgesel güç dengelerinde köklü değişimlerin de habercisi;</p>
<p>ABD ile İran’ın uzlaşması sonrasında ortaya çıkan yeni tabloda dikkat çeken nokta, savaşın görünürdeki galiplerinin dahi ciddi maliyetlerle karşı karşıya kalmış olması.</p>
<p>Yaklaşık 15 hafta süren çatışmalarda İran tarafında 3 bin 500, İsrail’de 26, Lübnan’da 3 bin 700 kişi ve 13 Amerikan askeri hayatını kaybetti.</p>
<p>Savaşın Washington’a ekonomik maliyetinin ise 132 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor. Ancak ABD’de İran’a savaş açan Trump yönetiminin asıl kaybı çok daha büyük. Kritik mühimmat stoklarının azalması, enerji fiyatlarının yükselmesi ve Çin’in küresel rekabette göreceli olarak avantaj kazanması, Washington’un uzun vadeli stratejik pozisyonunu tartışmalı hale getirdi.</p>
<p>Birçok Batılı analizde dikkat çekilen ortak nokta şu: ABD askeri olarak savaş alanında üstünlük kursa bile siyasi ve ekonomik anlamda beklediği kazanımları elde edemedi.</p>
<p>İsrail açısından tablo daha da karmaşık. Başbakan Netanyahu kısa vadede güvenlik söylemini güçlendirse de savaşın sonunda İran’ın tamamen devre dışı bırakılması hedefi gerçekleşmedi. Tam tersine, Tahran yeniden uluslararası müzakere masasına döndü ve yaptırımların gevşetilmesine yönelik süreç başlatıldı.</p>
<p><strong>Lübnan ateşkesi ve Trump’ın Netanyahu sınavı</strong></p>
<p>ABD ve Katar’ın arabuluculuğuyla İsrail ile Hizbullah arasında ilan edilen ateşkes, savaş sonrası dönemin en kritik gelişmelerinden biri olarak görülüyor.</p>
<p>Anlaşmanın dikkat çeken yönü, yalnızca İran ile ABD arasındaki çatışmanın sona ermesini değil, “tüm cephelerde askeri operasyonların durdurulmasını” öngörmesi. Bu ifade doğrudan Lübnan cephesini de kapsıyor. Ancak burada kritik soru şu:</p>
<p>İsrail Gazze ve Lübnan’daki operasyonlarını sürdürmek isterse ne olacak?</p>
<p>Bu durumda İran’ın önünde iki seçenek bulunuyor. Ya müzakerelerden çekilecek ya da anlaşmayı bozduğunu düşündüğü İsrail’e karşı yeniden askeri baskı kuracak.</p>
<p>Birçok gözlemci, İran’ın mevcut ekonomik kazanımları riske atmamak için müzakere masasını terk etmeyeceğini düşünüyor. Nitekim İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’in ABD ile imzalanan mutabakat zaptı konusunda “içine sinmeyen unsurlar olsa da, barışa bir şans vermeyi tercih ettiği” mesajını vermesi, Tahran’ın müzakere masasına -şimdilik- bağlılığının teyidi gibi. Buna karşılık İsrail’in Lübnan veya İran hedeflerine yönelik yeni operasyonlara yönelmesi halinde Tahran’ın doğrudan veya dolaylı yanıt verme ihtimali masada kalmaya devam ediyor.</p>
<p>İsrail’in yeniden saldırdığı senaryoda gözlerin yeniden Donald Trump’a çevrileceği de açık; İsrail’in İran’a yönelik geniş çaplı operasyonlarının önemli bölümü Amerikan lojistik desteğine dayanıyor. Yakıt ikmal uçakları, istihbarat ağları ve uydu sistemleri olmadan İsrail’in uzun süreli operasyon yürütmesi oldukça zor.  Dolayısıyla önümüzdeki dönemin en kritik sorusu şu olacak: Trump, imzaladığı anlaşmanın arkasında durabilecek mi?</p>
<p><strong>İran’a açılan ekonomik kapı</strong></p>
<p>Savaş sonrası dönemin en dikkat çekici gelişmelerinden biri de İran’ın dondurulmuş mal varlıklarının kademeli olarak serbest bırakılması için yürütülen çalışmalar.</p>
<p>İlk aşamada Katar’da bulunan 6 milyar dolarlık İran fonunun insani amaçlarla kullanılmasına izin verilmesi planlanıyor. Daha sonra bu mekanizmanın başka ülkelerdeki İran varlıkları için de model oluşturması hedefleniyor.</p>
<p>Tahran’ın talep ettiği ilk büyük paketin yaklaşık 24 milyar dolar olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Ayrıca Washington’un İran petrol satışlarına yönelik bazı yaptırım muafiyetlerini değerlendirmeye başlaması da dikkat çekici; Bu durum savaşın hemen ardından enerji piyasalarının normalleşmesini hızlandıran temel gelişmelerden biri olarak görülüyor.</p>
<p>Savaşın son günlerinde yaşanan gelişmeler enerji krizinin boyutunu da ortaya koydu. Hürmüz Boğazı’ndaki risk küresel petrol akışını tehdit ederken, ABD’nin İran petrolünün yeniden piyasaya dönmesine yönelik istekliliği enerji güvenliği kaygılarının ne kadar büyüdüğünü gösterdi.</p>
<p><strong>G-7 fotoğrafı ve Türkiye’nin eksik kalan yeri</strong></p>
<p>Fransa’daki G-7 zirvesi, savaş sonrası dönemde oluşan yeni ekonomik bloklaşmanın da işaretlerini verdi.</p>
<p>Zirvede temel hedeflerden biri Çin’e alternatif üretim merkezleri oluşturmak ve yeni yatırım ağları kurmak olarak öne çıktı. Körfez ülkeleri, Hindistan ve Mısır gibi ülkelerin bu süreçte önemli roller üstlenmesi dikkat çekti.</p>
<p>Türkiye’nin bu fotoğrafın dışında kalması ise Ankara açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir gelişme. Çünkü küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde yatırım, üretim ve lojistik ağlarının dışında kalmak uzun vadeli ekonomik maliyetler yaratabilir.</p>
<p>Öte yandan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de Çin ile ilişkileri koruma amacıyla Batı’nın tüm girişimlerine tam destek vermemesinin de yeni dönemin çok kutuplu karakterinin bir göstergesi gibi.</p>
<p><strong>Türkiye için asıl tehdit </strong><strong>İran değil, Ukrayna savaşı</strong></p>
<p>Türkiye açısından son aylarda yaşanan İran krizi önemliydi. Tahran ile Washington arasındaki mutabakat Ankara’yı büyük ölçüde rahatlattı. Ancak verilere bakıldığında, İran savaşının ekonomik etkileri bakımından Ukrayna-Rusya savaşının yarattığı tahribatla kıyaslanabilecek seviyede olmadığı da ortada.</p>
<p>Ukrayna savaşıyla birlikte 2022 yılında enerji fiyatlarının patlamasıyla Türkiye’nin enerji ithalat faturası 96-97 milyar dolar seviyelerine kadar yükseldi. Aynı dönemde buğday ve ayçiçeği gibi temel ürünlerde yaşanan arz krizi, gıda enflasyonunu tarihi seviyelere taşıdı.</p>
<p>İran savaşı ise daha çok petrol fiyatları üzerinden etkili oldu. Hürmüz Boğazı’nın kapanma riski nedeniyle akaryakıt fiyatları yükseldi, taşımacılık maliyetleri arttı ve enflasyon üzerinde baskı oluştu. Ancak çatışmanın kısa sürmesi ve boğazın yeniden açılması nedeniyle bu etkinin önemli bölümü geçici kaldı.</p>
<p>Bu nedenle Ankara açısından stratejik öncelik hâlâ Ukrayna-Rusya savaşının sona ermesi olarak görülüyor.</p>
<p><strong>Hakan Fidan’ın Moskova ziyaretinin anlamı</strong></p>
<p>Tam da bu nedenle Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Moskova ziyaretinin zamanlaması manidar.</p>
<p>G-7 liderleri Trump’ı Rusya üzerinde daha fazla baskı kurmaya çağırırken Ankara farklı bir yol izleyeceğini ortaya koydu. Türkiye bir yandan NATO üyesi kimliğini korurken, diğer yandan Moskova ile doğrudan iletişim kanallarını açık tutacağının sinyalini verdi Fidan’ın Moskova ziyareti ile.</p>
<p>Bu yaklaşımın Ankara’ya önemli avantajlar sağlayacağı da açık.</p>
<p>Türkiye, Rusya ile Batı arasındaki doğrudan temasların azaldığı bir dönemde arabulucu ve mesaj taşıyıcı rolünü güçlendiriyor. Bu da yaklaşan NATO zirvesi öncesinde Ankara’nın diplomatik değerini artırıyor.</p>
<p><strong>Yeni düzende Türkiye’nin fırsatı</strong></p>
<p>Ortadoğu’da savaş sona ermiş gibi görünse de, ortaya çıkan yeni jeopolitik tablonun kalıcı olacağını söylemek mümkün değil. İran ile ABD arasındaki müzakerelerin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı, Netanyahu’nun siyasi geleceği, Trump’ın anlaşmaya bağlı kalıp kalmayacağı ve Ukrayna savaşının nasıl sonuçlanacağı önümüzdeki dönemin belirleyici başlıkları olacak.</p>
<p>Türkiye’nin bu süreçte kendisini giderek daha fazla “köprü ülke” rolünde konumlandırması doğru hamle. Ancak yeni dönemde yalnızca diplomatik denge politikası yeterli olmayabilir. Küresel üretim ağlarının yeniden şekillendiği, enerji koridorlarının değiştiği ve yeni ekonomik blokların ortaya çıktığı bir ortamda Ankara’nın yatırım, teknoloji ve ticaret eksenlerinde de güçlü hamleler yapması gerek.</p>
<p>Savaş sonrası kurulan yeni düzende asıl mücadele artık cephelerde değil, enerji hatlarında, ticaret koridorlarında ve diplomasi masalarında yaşanacak gibi görünüyor.</p>
<p>Dolayısıyla Türkiye’nin önündeki temel soru da tam olarak şu; Yeni düzenin seyircisi mi olacak, yoksa kurucu aktörlerinden biri mi?</p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>Türkiye şimdiden “seçim atmosferine” girmiş gibi</strong></span></p>
<p>Türkiye’de seçimlerin resmi tarihi 2028 olsa da, ülke şimdiden seçim atmosferine girmiş gibi. Ankara’nın NATO zirvesine ev sahipliği yapması, Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından hem Türkiye’nin diplomasideki yerini hem de kendi liderliğini vurgulamak bakımından önemli. Zirveyi seçim hesaplarından ayırmak mümkün değil. AK Parti içinde Erdoğan sonrasında liderliğin kime geçeceği tartışılıyor. Bilal Erdoğan ve Berat Albayrak’ın isimleri telaffuz edilirken, bir dönem öne çıkan Hakan Fidan’ın adının giderek silinmesi dikkat çekiyor. CHP’de “mutlak butlan” çerçevesinde atanan yönetimin kurultayı geciktirmesi kaygı yaratıyor. Özgür Özel ve çevresi, partinin olası erken seçime girememesinden endişeli.</p>
<p>D-8 toplantısında Deva, Gelecek, Yeniden Refah ve Saadet Partisi liderlerinin Abdullah Gül ile verdiği fotoğraf, yeni bir muhafazakâr ittifakın habercisi olabilir. Kasım’daki ABD seçimleri ve Trump’ın “topal ördek” durumuna düşme ihtimali de Türkiye’deki hesapları etkileyebilir. Hem dünya hem Türkiye siyaseti çok karışık.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/hurmuzden-natoya-turkiyenin-cok-cepheli-jeopolitik-denklemi-81584</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/8/4/1280x720/346-1782102411.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Hürmüz’den NATO’ya: Türkiye’nin çok cepheli jeopolitik denklemi ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/mevcut-yapini-iyilestiremiyorsan-yeniden-tasarla-81583</guid>
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 07:24:00 +03:00</pubDate>
            <title> Mevcut yapını iyileştiremiyorsan yeniden tasarla</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>İçinden geçtiğimiz olağanüstü küresel, yerel şartlar, sistemlerimizi gözden geçirmek, yenilemek veya terk etmek için bize altın fırsatlar sunar. Kimi mevcudu güncelleştiriyor kimi de yenisini tasarlıyor.</strong></p>
<p><strong>1- SORUN: Koronanın</strong> çekip gittiği günlere vardığımızda, geriye dönüp bakınca <strong>2 tür yorum</strong> belirgin olmuştu: 1- <strong>Eski anormale takılıp kalırım</strong>, 2-<strong>Yeni normale geçiş için fırsat buldum</strong>… Birinci tür yorumu yapanlar, büyük <strong>zararda</strong> oldular. Ancak ölümcül virüsü, krizi,  uyaran kabul edip <strong>dönüşenler</strong> <strong>kazandı</strong>.</p>
<p><strong>2- ETKİSİ</strong>: Biliyoruz ki korona, ekonomileri kapatmakla kalmadı mevcut yapıları da <strong>yeniden düşünmeyi</strong> sağladı. Neremiz <strong>çürük</strong>, hangi alanlar <strong>iyi</strong> ve neyi <strong>güncellemeliyizi</strong> neyi de <strong>yeniden tasarlamalıyız</strong>? Bilgisayarı olanlar bilir. Zamanla kullandığınız yazılımınız güncelleme (<strong>update</strong>) gerektirir, yaparsınız.</p>
<p><strong>UPDATE ZAMANI İLE UPGRADE ZAMANI FARKLIDIR</strong></p>
<p><strong>3- ÇÖZÜM</strong>: Ancak bilgisayarınız yazılımı kaldırmadığı zaman, donanımınızı yükseltmeniz (<strong>upgrade</strong>) gerekecektir.  Salgında <strong>pek çok güncelleme ihtiyacı</strong> doğdu. İsteklerle ihtiyaçları gözden geçirmemizi sağladı. Hatırlayın; gördük ki <strong>bazı isteklerimiz abartı</strong>, <strong>bazı ihtiyaçlar ise sandığımızdan önemliymiş</strong>.</p>
<p><strong>4- YÖNTEM</strong>: Günlük hayata dokunan kavramlar içinde işletmelerin varlıklarını sürdürmeleri için <strong>dört dörtlük strateji </strong>şudur: <strong>1</strong>- korunasılar <strong>2</strong>- güncellenesiler <strong>3</strong>- yeniden tasarlanasılar ve <strong>4</strong>-  terkedilesiler. Peki, mevcut veriler içinde hangisi, nereye giriyor? Buna, <strong>aklın</strong> ve <strong>yüreğin</strong>; birlikte karar verecektir.</p>
<p><span style="color: #236fa1;"><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / İyileştirmeye dair…</strong></span></p>
<p><strong><em>Sistemi iyileştirmenin faydaları?</em></strong></p>
<p><strong>Sistem zaten kuruludur</strong>. Size düşen; <strong>aksayan</strong>, <strong>eskiyen</strong>, <strong>verimsizleşen</strong> ve yeni teknolojilerin sunduğu <strong>verimlilik alanlarını</strong> kullanarak, sisteme <strong>bakım</strong> yapmak, <strong>optimize</strong> etmek, <strong>kaynakları</strong> verimli kılmaktır.</p>
<p><strong><em>Yeniden tasarlamanın faydaları?</em></strong></p>
<p>Buna <strong>ölü at sendromu</strong> da diyebiliriz. Eğer sistem artık <strong>eski yöntemler</strong>, <strong>terkedilesi süreçlerle</strong> dolu ise <strong>o at ölmüş</strong> demektir, ona <strong>fazladan yem</strong> vermek, ahır yenilemek gerekmez. <strong>Sistem yeniden kurulmalı</strong>.</p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>NOT</strong></span></p>
<p><strong>SENİ HAYATTA TUTAN SİSTEMİN GÜNCEL Mİ?</strong></p>
<p>Mevcut yapı, gün gelir <strong>işlemez</strong> olur. Çünkü <strong>güncelleme</strong> ile yapılacaklar bitmiştir. O halde sistemi <strong>yükseltmek</strong> gerekecektir. Salgın, bu fırsatı sundu bile... Şimdi savaş iklimi, Trump faktörü, ekonomik kriz ve toplumsa çürüme var. Bu durumda bizi hayatta tutan sistemin tüm unsurları güncellenmeli.</p>
<p><span style="color: #e03e2d;"><strong>GÜNCELLEME LÛGATI</strong></span></p>
<p><strong>Güçlü yanlar</strong>: Bunları belirle ve koru, güncellemeye çalışma, işe yarıyorsa kurcalama, bırak sürsün</p>
<p><strong>Zayıf yanlar</strong>: Bunları güçlendirmeye bak. Teknoloji ekle, stratejini yenile, eksiklerini gör ve tamamla</p>
<p><strong>İcat edilesiler</strong>: Yeni yolda eski ayakkabıyla yürümek anlamsız. Yeni ayakkabı sende yoksa, onu edin</p>
<p><strong>Terkedilesiler</strong>: Hükmünü icra etmiş ama artık değer üretmeyen iş, ilişki, iletişim ve bilgileri unutun</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/mevcut-yapini-iyilestiremiyorsan-yeniden-tasarla-81583</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/1/1280x720/ekonomigazetesi-no-image.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Mevcut yapını iyileştiremiyorsan yeniden tasarla ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/kisa-vadeli-dis-borc-cok-endise-verici-boyutta-mi-81582</guid>
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 07:21:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kısa vadeli dış borç çok endişe verici boyutta mı?</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Merkez Bankası her ay kısa vadeli dış borç verilerini ve orijinal vadesine bakılmaksızın gelecek bir yılda ne kadar borç ödenmesi gerektiğini açıkladığında hep bir kaygı rüzgarı eser:</p>
<p><strong>“Hem kısa vadeli borç tırmandı gidiyor, daha beteri önümüzdeki bir yılda bu kadar borç nasıl ödenecek?”</strong></p>
<p>Merkez Bankası’nın açıkladığı son tutarlar hangi düzeyde, aktarayım…</p>
<p>■ Kısa vadeli dış borç stoku nisan ayı itibarıyla 171,6 milyar dolar.<br />■ Orijinal vadesi daha uzun olsa bile vadesi bir yıl içinde dolacak, yani Mayıs 2026-Nisan 2027 döneminde ödemesi yapılacak dış borç ise 242 milyar dolar.</p>
<p>Gerek kısa vadeli stok, gerekse bir yıl içinde ödenmesi gereken borç çok büyük kaygı duyulmasını gerektirecek, deyim yerindeyse karalar bağlatacak düzeyde mi? Hayır, değil…</p>
<p>Bu iki veride asıl bakılması gereken kısa vadeli borç stokundan çok gelecek bir yılda ödenmesi gereken tut. Zaten kısa vadeli stok, bir yılda ödenecek toplam tutar içinde yer alıyor. Dolayısıyla kısa vadeli stok ne kadar artarsa bir yılda ödenmesi gereken tutar da çok doğal olarak aynı doğrultuda hareket ediyor.</p>
<h2>Ödemeyi kimler yapacak?</h2>
<p>Önce gelecek bir yılda ödenmesi gereken borcun detayına bakalım…</p>
<p>Toplam 242 milyar dolarlık ödeme borçlular bazında üç grubun yükümlülüğünde. Bu ödemenin 64,6 milyarını kamu yapacak.</p>
<p>Bu tutarın da 48,8 milyarını kamu bankaları ödeyecek. Merkezi yönetimin ödeyeceği tutar 11 milyar dolar. Yerel yönetimlerin ödemesi gereken tutar ise yalnızca 592 milyon.</p>
<p>İkinci borçlu Merkez Bankası. Merkez’in yapması gereken ödeme 23,7 milyar.</p>
<p>En yüklü ödeme yükümlülüğü ise özel sektörün. Özel sektör 153,7 milyar dolar ödeyecek. Bu tutarın 70,6 milyarı finansal kuruluşların yükümlülüğü. 70,6 milyarın da 64,9 milyarı da bankaların. Özel sektör şirketlerinin ödeyeceği borç ise 83,1 milyar dolar.</p>
<h2>Ödemenin bir kısmı hesaben</h2>
<p>Bir yılda ödenmesi gereken tutar yerine <strong>“vadesi bir yıl içinde dolacak yükümlülük”</strong> demek belki daha doğru. Elbette bu ödeme yapılıyor ama kimi ödemeler yeni borç alınarak, kimi ödemeler ise hesaben gerçekleştiriliyor. Yani o para sistemden çıkmıyor…</p>
<p>Bu konuyu daha iyi izah edebilmek için şu örnek verilebilir:</p>
<p>BDDK verilerine göre bankalarda bir aya kadar vadeli toplam 4,2 trilyon lira, bir-üç ay arası vadeli 8,1 trilyon lira mevduat bulunuyor. Bu tutarlara bakarak bankaların bir ay içinde 4,2 trilyon lira ödemek zorunda oldukları söylenebilir mi? Hem evet, hem hayır! Bu tutar bankaların yükümlülüğü, doğru. Ama hiçbir zaman bir ay içinde bankalardan bu miktarda bir para çekilmez. Zaten çekilemez. Bankacılık sistemi böyle bir durumda kapısına kilit vuracak duruma gelir. Vadesi dolan o paranın çok büyük bir bölümü yine sistemde kalır.</p>
<p>İşte aynı durum belli çerçevede bir yıl içinde ödenecek dış borç tutarında da geçerli.</p>
<p>Bir yılda ödenmesi gereken 242 milyar doların 90 milyar doları TL ya da döviz mevduatından oluşuyor. Yani bu tutar da Türkiye’den pek çıkmıyor ki, ödeme hesaben yapılıyor, o kadar.</p>
<h2>Tutar bu düzeylere ilk kez yükselmedi</h2>
<p>Ayrıca şöyle bir gerçek var; gelecek bir yıllık dönemde ödenmesi gereken dış borç 200 milyar düzeylerine ilk kez çıkmıyor.</p>
<p>Söz konusu tutar 2024’ün ortasında da 235-236 milyar dolar düzeyindeydi. Yani Türkiye 2024’ün ortasından 2025’in ortasına kadar olan dönemde bu borcu bir sorun yaşanmadan ödedi, döndürdü.</p>
<p>Zaten son iki yılın tüm ayları itibarıyla bir yılda ödenecek borç ortalaması da 230 milyar dolar.</p>
<p>Dolayısıyla bir yılda ödenecek tutara bakarak karalar bağlamanın alemi yok! Karalar bağlanacak bunca konu varken…</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a38b8813780e-1782102145.png" alt="" width="649" height="437" /></p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/kisa-vadeli-dis-borc-cok-endise-verici-boyutta-mi-81582</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/5/3/1280x720/dolar-dollar-1770612910.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kısa vadeli dış borç çok endişe verici boyutta mı? ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/boyle-kaybetmek-icimizi-acitiyor-ama-bu-cocuklara-sahip-cikmamiz-lazim-81581</guid>
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 07:14:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Böyle kaybetmek içimizi acıtıyor ama bu çocuklara sahip çıkmamız lazım&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>THE </strong>Coca-Cola Company Türkiye’ye dışarıdan danışmanlık hizmeti veren <strong>Mustafa Kaya </strong>daveti kurum adına yaptı:</p>
<p>-          <strong>Milli Takımımızın Dünya Kupası’ndaki ikinci maçını, Paraguay ile karşılaşmamızı birlikte izlemek isteriz.</strong></p>
<p>Coca-Cola Avrasya &amp; Ortadoğu Bölgesi Kamu İlişkileri, Sürdürülebilirlik ve İletişimden Sorumlu Başkan Yardımcısı <strong>Hakan Ergen </strong>ile Coca-Cola Türkiye Kurumsal İlişkiler, Sürdürülebilirlik ve İletişim Direktörü <strong>Zeynel Çağlar</strong>’ın ev sahipliğinde geçen Cuma sabahı 07.20 THY uçağı ile San Francisco’ya doğru yola çıktık.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a38b75580131-1782101845.jpg" alt="" width="532" height="429" />İstanbul Havalimanı’nda check-in işlemlerimiz yapılırken 8-10 yaşlarındaki sıkı Fenerbahçe taraftarı bir çocuk ve annesiyle sohbet ettik. Anne oğlunu işaret etti:</p>
<p>-          <strong>Çok istedi, Türkiye-Paraguay karşılaşmasını birlikte stadyumda izlemek üzere San Francisco’ya gidiyoruz.</strong></p>
<p>Uçağa binerken dikkat ettim neredeyse yolcuların tamamı San Francisco’ya Milli Takımımıza stadyumda destek vermek için gidiyordu. Kulak misafiri olduğumuz sohbetlerden San Francisco yolcularının önemli bir bölümünün Amerika-Türkiye karşılaşmasını izlemek için Los Angeles’e geçme planı vardı.</p>
<p>Yolcular arasında Galatasaray’ın eski yöneticilerinden <strong>Abdurrahim Albayrak </strong>da vardı. Uçakta önceki Gençlik ve Spor Bakanı <strong>Mehmet Kasapoğlu</strong>’yla karşılaştık, sordu:</p>
<p>-          <strong>Los Angeles’a da geçecek misiniz?</strong></p>
<p>Belli ki <strong>Kasapoğlu </strong>da San Francisco sonrasında Amerika-Türkiye karşılaşması için Los Angeles’a geçme planı yapmıştı.</p>
<p>Yolculuk sırasında yazışma gruplarında paylaşılan bir fotoğraf dikkatimi çekti. Fuzul Grubu’nun patronları <strong>Mahmut Akbal </strong>ve <strong>Eyüp Akbal, </strong>formalarını giymiş, erken saatlerden itibaren Milli Takımıza destek için hazırlanmıştı. Fuzul Grubu, Milli Takımızın sponsorları arasında yer alıyordu.</p>
<p>Stadyumda seyirci çoğunluğu avantajı bizdeydi. <strong>“Türkiye” </strong>sesi güçlü şekilde yükseliyordu. Maç başlar başlamaz golü yememiz, tezahürata mola verdirse de Milli Takımımıza seyirci desteği hep sürdü.</p>
<p>Ancak, Avustralya maçında olduğu gibi topla oynama üstünlüğüne rağmen Milli Takımımız Paraguay’a gol atamadı ve yenildi. <strong>Arda Güler </strong>ve <strong>Kenan Yıldız </strong>başta olmak üzere dünya çapında yıldız futbolcuların yer aldığı Milli Takımımız Dünya Kupası’na erken veda noktasına geldi.</p>
<p>Stadyumdan ayrılırken aramızda iç geçirip durduk:</p>
<p>-          <strong>Dünya Kupası’na erken veda size hiç yakışmadı çocuklar…</strong></p>
<p>Cumartesi sabahı dertleşmek üzere <strong>Eyüp Akbal</strong>’a mesaj yazdım:</p>
<p>-          <strong>Kupaya erken veda ile kahrolduk. Amerika maçı için Los Angeles’e geçecek misiniz?</strong></p>
<p><strong>Eyüp Akbal </strong>yanıtladı:</p>
<p>-          <strong>Planımız Los Angeles’e de gitmekti. Ancak, bilet bulabilirsem İstanbul’a dönerim artık. İşimiz gücümüz var. Bu durumda Los Angeles’e gitmek istemem.</strong></p>
<p>Konakladığımız otelde karşılaştığım oğlu <strong>Furkan Akbal, </strong>kapıda duran büyük 4 X 4 aracı gösterdi:</p>
<p>-          <strong>Stadyuma bunun gibi bir araçla gitmiştik. Dönerken üzüntümden kendimi bagaja kapattırdım. O şekilde otele döndük. Ancak, yine de Los Angeles’e geçip Amerika ile maçımızı da izleyeceğim.</strong></p>
<p>Arkasından Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı <strong>İbrahim Hacıosmanoğlu</strong>’na mesajla sordum:</p>
<p>-          <strong>Dünya Kupası’na erken veda aklınızdan geçiyor muydu?</strong></p>
<p>Şu yanıtı verdi:</p>
<p>-          <strong>Böyle kaybetmek insanın içini acıtıyor ama bu çocuklara sahip çıkmamız lazım.</strong></p>
<p>Bunun üzerine bir soru daha yazdım:</p>
<p>-          <strong>Avustralya maçının benzerini yaşadık. Yani, Hocamız Vincenzo Montella strateji hatası yaptı gibi görünüyor.</strong></p>
<p><strong>Hacıosmanoğlu, </strong>bu sorumu yanıtlamak yerine sessiz kalmayı seçti…</p>
<p>Gerçekten de Dünya Kupası’na erken veda, başlangıçta iddialı ekipler arasında görülen Milli Takımımıza hiç yakışmadı…</p>
<h2><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a38b729c557f-1782101801.jpg" alt="" width="700" height="562" /><span style="color: #e03e2d;">Strateji yoksunluğu ve takım olamamanın acısını çekmiş olduk</span></h2>
<p><strong>CUMARTESİ </strong>sabahı dertleşmek üzere mesaj yazdığım iş insanlarından biri de bisiklet üretimiyle öne çıkan Özaktaç A.Ş.’nin patronu <strong>Ahmet Özaktaç </strong>oldu. <strong>Özaktaç, </strong>Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Murat Ülker</strong> ve birkaç arkadaşıyla birlikte gelmişti.</p>
<p><strong>Murat Ülker</strong>’le birlikte Amerika-Türkiye karşılaşması için Los Angeles’e de geçme planı yapmışlardı, sordum:</p>
<p>-          “Maçı alırız” <strong>diye geldik ama kahrolduk. Planınız değişti mi?</strong></p>
<p><strong>Ahmet Özaktaç, </strong>şu yanıtı verdi:</p>
<p>-          <strong>Programdan sapmıyoruz. Hayatta bunlar da var. Her şeye rağmen tadını çıkarmak lazım. Çarşamba günü Los Angeles’a geçeceğiz.</strong></p>
<p><strong>Murat Ülker</strong>’in yorumunu da merak ettim, sosyal medyada paylaştığını belirtti. <strong>Ülker</strong>’in yorumu şöyle:</p>
<ul>
<li><strong>Futbol artık tüm dünyada iyi oynanan global bir oyun, muazzam bir eğlence ve iletişim aracı, ciddi bir ekonomik aktivite…</strong></li>
<li><strong>Ancak çok iyi oynayanlar yer alabiliyor zirvede.</strong></li>
<li><strong>Biz, yıldızlarımızın strateji yoksunluğunun ve takım olamamanın acısını çektik.</strong></li>
<li><strong>Orta sahadan saldırılar ve çekilen şutlar, hep beyhude, yıldızlarımızın parlamaması da gözümüzün önünde acı vericiydi.</strong></li>
</ul>
<p><strong>Murat Ülker, </strong>Pladis US’in yönetiminde görev alan <strong>Jeremy Fa</strong>’nın yorumunu da aktardı:</p>
<p>-          <strong>Cuma gecesi zor bir sonuçtu. Takım her şeyini verdi ve daha fazlasını hak etti. Ancak futbol bazen sinir bozucu, yürek burkan bir oyun olabiliyor.</strong></p>
<p><strong>Murat Ülker, Jeremy Fa’</strong>ya yanıtını da ortaya koydu:</p>
<p>-          <strong>Yıldız futbolcuların sahada hiçbir parıltısı yoktu. Hiç öne çıkmadılar. Bu durum tamamen bir taktik eksikliğinden kaynaklanıyor. Kısacası sahada hiç akıllıca oynamadılar. Zeki hamleler yapmadılar.</strong></p>
<p><strong>Murat Ülker, </strong>yorumunu sosyal medyada açıklıkla paylaşmanın ardından San Francisco’da işe koyuldu. Silikon Vadisi’nde bazı görüşmeler yaptı, ABD’deki Godiva ekibiyle çalıştı…</p>
<p>Başta Godiva olmak üzere ürünlerinin raflarında yer aldığı mağazaları geçerek nabız yokladı…</p>
<p>ABD’deki Godiva ekibine hayalindeki hedefi bir kez daha yineledi:</p>
<p>-          <strong>ABD’deki ciromuz 500 milyon dolardan 1 milyar dolara çıkmalı…</strong></p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Golü atamayınca söylenecek bir şey kalmıyor</span></h2>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a38b70983018-1782101769.jpg" alt="" width="600" height="440" /><strong>FUZUL </strong>Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Türkiye-Bahreyn İş Konseyi Başkanı <strong>Yunus Furkan Akbal</strong>’ın Gençlik ve Spor Bakanı <strong>Osman Aşkın Bak </strong>ile çektiği selfie’yi görünce sordum:</p>
<p>-          <strong>Sayın Bakan, Türkiye-Paraguay maçının sonucuna ne diyor?</strong></p>
<p><strong>Yunus Furkan Akbal, </strong>Bakan <strong>Osman Aşkın Bak</strong>’ın çok üzgün olduğunu belirtip, sözlerini şöyle aktardı:</p>
<p>-          <strong>Baskılı oynadık ama çözemedik. Futbol sonuç oyunu. Golü atamayınca söylenecek bir şey kalmıyor.</strong></p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Binlerce Türk konvoy oluşturup San Francisco’da bayrağımızı dalgalandırdı</span></h2>
<p><span style="color: #e03e2d;"><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6a38b6e64ca54-1782101734.jpg" alt="" width="500" height="563" /></span><strong>GEÇEN </strong>Cuma günü San Francisco’da binlerce Türk’ün konvoy oluşturup bayrağımızı dalgalandırması hepimizi duygulandırdı.</p>
<p>Oluşturulan konvoyla ilgili sosyal medyadaki paylaşımları tararken Milli Futbol Takımlarımızın X’teki resmi adresindeki çağrıyı gördüm:</p>
<ul>
<li><strong>Türkiye, Bizim Çocuklar…</strong></li>
</ul>
<p>X’ten yapılan çağrı etkisini göstermiş, San Francisco caddelerinde düzenli konvoy oluşturulmuştu. Konvoyu izlerken ABD’nin farklı eyaletlerinden, Avrupa ülkelerindeki Türkler’den ve Türkiye’den San Francisco’ya akın edenlerin konvoyun oluşmasına katkısı olduğunu düşündüm.</p>
<p>Cumartesi sabahı San Franscisco’da yaşayan Intel’in eski Başkan Yardımcısı, Silikon Vadisi’ndeki önde gelen temsilcimiz, teknoloji lideri <strong>Ayşegül İldeniz</strong>’e de mesajla sordum:</p>
<p>-          <strong>Maçı stadyumda mı izlediniz?</strong></p>
<p><strong>İldeniz, </strong>yorum yapmadan düz yanıt verdi:</p>
<p>-          <strong>Evet, maçı stadyumda izledim…</strong></p>
<p>Ardından Silikon Vadisi’nde milyar dolarlık iki şirket kuran (Udemy ve Carbon Health) <strong>Eren Bali</strong>’yi de merak edip mesaj yazdım, yanıt geldi:</p>
<p>-          <strong>Elbette stadyumda maçı izledim ama gece eve döndüm. Hafta içi iş için San Francisco’da oluyorum.</strong></p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/kose-yazisi/boyle-kaybetmek-icimizi-acitiyor-ama-bu-cocuklara-sahip-cikmamiz-lazim-81581</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/8/1/1280x720/ibrahim-haciosmanoglu-1782101959.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Böyle kaybetmek içimizi  acıtıyor ama bu çocuklara sahip çıkmamız lazım ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/emtiada-super-el-nino-alarmi-81580</guid>
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 07:06:00 +03:00</pubDate>
            <title> Emtiada ‘Süper El Nino’ alarmı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><img src="/storage/uploads/0/0/0/6a38b50aa1aa7-1782101258.png" alt="" width="233" height="110" /></p>
<p>Jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları ve yüksek faiz döneminin ardından küresel emtia piyasaları şimdi de doğanın en güçlü iklim olaylarından biriyle karşı karşıya. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin (NOAA) Pasifik Okyanusu’nda El Nino’nun yeniden oluştuğunu açıklaması ve bunun 2027’ye kadar “Süper El Nino”ya dönüşme olasılığını yüzde 63 olarak duyurması, tarımdan madenciliğe kadar uzanan geniş bir emtia zincirinde yeni fiyat risklerini gündeme taşıdı.</p>
<h2>Tarımsal üretim haritasını değiştiriyor</h2>
<p>El Nino, iki ila yedi yılda bir ortaya çıkan ve Pasifik Okyanusu’nun doğusunda deniz yüzeyi sıcaklıklarının yükselmesiyle başlayan doğal bir iklim olayı. Ancak etkileri yalnızca okyanuslarla sınırlı kalmıyor. Güneydoğu Asya ve Avustralya’da kuraklık, Güney Amerika’nın bazı bölgelerinde ise aşırı yağışlara yol açan bu sistem, dünyanın tarımsal üretim haritasını adeta yeniden şekillendiriyor. Bir bölgede kuraklık nedeniyle arz daralırken başka bir ülkede yağışların artması üretimi destekleyebiliyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde kazananlar ve kaybedenler aynı anda ortaya çıkacak.</p>
<h2>Emtia yatırımcısı yağmurları takip edecek</h2>
<p>Hava koşulları emtiada yeniden fiyatlamanın merkezine oturuyor. Yatırımcılar için soru artık yalnızca “hangi ülke ne kadar üretim yapacak” değil; hangi bölgede yağmur yağacak, hangi bölgede kuraklık yaşanacak sorusu haline geliyor. Geçmiş güçlü El Niño dönemlerinde özellikle tropikal tarım ürünlerinde görülen sert fiyat hareketleri, piyasalara önemli ipuçları veriyor. 2023-2024 El Nino’sunun ardından kakao fiyatlarının ton başına 12 bin doların üzerine çıkarak tarihi rekor kırması, iklim kaynaklı arz şoklarının emtia piyasalarında ne kadar büyük dalgalanmalar yaratabileceğini gösterdi. Benzer riskler bugün kahveden şekere, palm yağından pirince kadar birçok ürün için yeniden masada bulunuyor.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Hangi tarım ürünleri El Nino’ya hazırlanıyor?</span></h2>
<p><strong>■ KAKAO: En kırılgan piyasa yine Batı Afrika</strong></p>
<p>Geçmiş 55 yıldaki tüm güçlü El Niño dönemlerinde kakao üretimi olumsuz etkilendi. Dünya üretiminin yaklaşık yarısını gerçekleştiren Fildişi Sahili ve Gana'da önce aşırı yağışların mantar hastalıklarını artırması, ardından gelen sıcak ve kuru Harmattan rüzgârlarının çiçek dökümüne yol açması verim üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Son El Nino döneminde yaşanan üretim kaybı kakao fiyatlarını tarihi zirvelere taşımıştı. Yeni bir “Süper El Nino” senaryosu çikolata sanayisi için yeniden maliyet baskısı anlamına geliyor.</p>
<p><strong>■ KAHVE: Vietnam ve Endonezya risk altında</strong></p>
<p>En büyük risk robusta kahvesinde görülüyor. Dünya robusta üretiminin yaklaşık yarısını gerçekleştiren Vietnam ile Endonezya’da yılın ikinci yarısında beklenen kuraklık ve yüksek sıcaklıklar meyve gelişimini olumsuz etkileyebilir. Analistler özellikle 2027 hasadı açısından arz daralması bekliyor. Arabica tarafında ise Brezilya kısa vadede don riskinin azalmasından fayda sağlayabilse de uzun süren sıcaklıklar gelecek sezon üretimini baskılayabilir.</p>
<p><strong>■ ŞEKER: Hindistan ve Tayland kuraklıkla karşı karşıya</strong></p>
<p>El Nino, dünyanın ikinci büyük üreticisi Hindistan ile önemli ihracatçı Tayland’da muson yağışlarını zayıflatıyor. Hindistan’da son 11 yılın en düşük muson yağışlarından biri beklenirken, üretimde yaklaşık 1 milyon tonluk düşüş ihtimali konuşuluyor. Buna karşın dünyanın en büyük ihracatçısı Brezilya’da görülebilecek yağış artışı orta vadede üretimi destekleyebilir.</p>
<p><strong>■ PİRİNÇ: Muson yağmurları belirleyici olacak</strong></p>
<p>Asya’daki pirinç üretimi büyük ölçüde muson yağışlarına bağlı. El Nino’nun Hindistan, Tayland, Vietnam ve Filipinler’de yağışları azaltması halinde sulama sorunları ve verim kayıpları gündeme gelebilir. Bu durum küresel pirinç ticaretinde yeni fiyat dalgalanmalarına neden olabilir.</p>
<p><strong>■ PALM YAĞI: Kuraklık üretimi azaltabilir</strong></p>
<p>Malezya ve Endonezya’daki palm yağı plantasyonları uzun süreli kuraklığa karşı oldukça hassas. Yağışların azalması meyve verimini düşürürken küresel bitkisel yağ piyasasında arzı daraltabilir.</p>
<p><strong>■ SOYA, MISIR VE BUĞDAY: Kazanan Arjantin olabilir</strong></p>
<p>Her tarım ürünü El Nino’dan olumsuz etkilenmiyor. Artan yağışlar Arjantin’de soya fasulyesi, mısır ve buğday üretimini destekleyebilir. Güney Amerika’nın bazı bölgelerindeki üretim artışı, tropikal ürünlerde yaşanabilecek arz kayıplarını kısmen dengeleme potansiyeli taşıyor.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Metallerde de alarm zilleri çalıyor</span></h2>
<p>■ Genel görünüm: Elektrifikasyon nedeniyle zaten düşük stoklarla çalışan metal piyasalarında hava kaynaklı üretim aksamaları fiyat oynaklığını artırabilir.<br />■ Bakır: Şili’de aşırı yağış, sel ve heyelanlar maden üretimi ile ihracat lojistiğini aksatabilir. Zambiya’da ise hidroelektrik üretiminin düşmesi elektrik kesintileri yoluyla bakır arzını sınırlayabilir.<br />■ Alüminyum ve çinko: Çin’in Yunnan bölgesindeki hidroelektrik santrallerine bağımlı izabe tesisleri kuraklık nedeniyle üretim kısıntısı riskiyle karşı karşıya bulunuyor.<br />■ Lityum: Güney Amerika’daki tuz göllerinde yoğun yağışlar üretim süreçlerini yavaşlatabilir.<br />■ Demir cevheri: Brezilya’nın güneyinde aşırı yağışların liman ve demiryolu taşımacılığını aksatma riski bulunurken, Avustralya’da hava koşullarının daha elverişli seyretmesi üretimi destekleyebilir.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">Enerjide yeni risk: elektrik talebi artabilir</span></h2>
<p>El Nino yalnızca tarımı değil enerji piyasalarını da etkiliyor. Asya’da yükselen sıcaklıklar klima kullanımını artırarak elektrik talebini yukarı çekebilir. Aynı dönemde kuraklık nedeniyle hidroelektrik üretiminin azalması, ülkeleri doğal gaz ve termik kömür santrallerine daha fazla yöneltebilir. Bu tablo, özellikle Avrupa’nın kış öncesi depolarını doldurmaya çalıştığı bir dönemde LNG piyasasında rekabeti artırabilir. Asya’nın artan talebi ile Avrupa’nın stok ihtiyacının aynı döneme denk gelmesi, doğal gaz fiyatlarında yukarı yönlü baskıyı güçlendirebilir.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/emtiada-super-el-nino-alarmi-81580</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/8/0/1280x720/el-nino-1782101483.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bugüne kadarki en sert EL Nino’nun kapıda olduğu uyarısı emtia piyasalarında yeni bir risk dönemini başlattı. Kahve, kakao, şeker ve pirinç başta olmak üzere tropikal tarım ürünlerinde üretim kayıpları beklenirken, bakırdan alüminyuma kadar birçok metal ile enerji piyasasında da arz sorunları ve fiyat oynaklığı endişesi büyüyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/iso-500de-tekstil-ve-hazir-giyim-eriyor-81579</guid>
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> İSO 500&#039;de tekstil ve hazır giyim eriyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>YENER KARADENİZ</strong></p>
<p>Son iki yılda yüksek finansman maliyetleri, işçilik giderlerindeki sert artış, kurun enflasyon karşısında geride kalması ve başta Avrupa olmak üzere ihracat pazarlarında talebin zayıflaması nedeniyle zor bir dönemden geçen tekstil ve hazır giyim sektörü, en büyük sanayi kuruluşları arasındaki ağırlığını da kaybetmeye başladı.</p>
<p>Ekonomik faaliyet kodu 13 ile temsil edilen tekstil sektörü ile kodu 14 olan hazır giyim sektörü, 2024 yılında İSO 500 listesinde toplam 32 şirketle yer alırken, 2025 yılında bu sayı 29’a geriledi. Böylece iki sektörün İSO 500 içindeki payı yüzde 6,4’ten yüzde 5,8’e indi. Gerileme her iki sektörde de yaşandı. Tekstil şirketlerinin sayısı 24’ten 22’ye düşerken, hazır giyim tarafında sayı 8’den 7’ye geriledi.</p>
<p><img src="/storage/uploads/0/0/0/6a38b4370b3d3-1782101047.png" alt="" width="323" height="279" /> <img src="/storage/uploads/0/0/0/6a38b43e6dc26-1782101054.png" alt="" width="325" height="202" /></p>
<h2>Satışlardaki payında da gerileme yaşandı </h2>
<p>Şirket sayısındaki düşüş, ciro performansına da yansıdı. Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin İSO 500’de yer alan şirketlerinin toplam net satışları 2024 yılında 246 milyar TL seviyesinde bulunurken, 2025 yılında yüzde 10,2 artışla 271 milyar TL’ye yükseldi. Buna karşılık İSO 500 şirketlerinin toplam net satışları aynı dönemde yüzde 27 artarak 10,2 trilyon TL’den 13 trilyon TL’ye çıktı. Böylece iki sektörün toplam net satışlardan aldığı pay yüzde 2,4’ten yüzde 2,1’e geriledi. Veriler, tekstil ve hazır giyim sektörünün sanayi genelinden daha yavaş büyüdüğünü ortaya koyarken, son dönemde sıkça gündeme gelen sipariş kayıpları, kapasite düşüşleri, üretimin Mısır başta olmak üzere alternatif ülkelere kayması ve yüksek finansman maliyetlerinin İSO 500 performansına da yansıdığını gösterdi. İki sektör ayrı ayrı incelendiğinde, gerilemenin daha çok tekstil tarafında yaşandığı görülüyor. İSO 500’de yer alan tekstil şirketlerinin sayısı 24’ten 22’ye gerilerken, sektörün toplam net satışları yaklaşık 187 milyar TL’den 204,5 milyar TL’ye yükseldi. Artış oranı yüzde 9,2’de kaldı. Hazır giyim tarafında ise şirket sayısı 8’den 7’ye inse de net satışlar 58,9 milyar TL’den 66,7 milyar TL’ye yükseldi. Yaklaşık yüzde 13’lük artış tekstil sektörünün üzerinde gerçekleşse de yine İSO 500 genelindeki yüzde 27’lik büyümenin oldukça altında kaldı.</p>
<h2>İlk sırada Merinos Halı var </h2>
<p>Böylece 2025 yılında tekstil sektörü, iki sektörün toplam net satışlarının yaklaşık yüzde 75’ini oluştururken, hazır giyimin payı yüzde 25 seviyesinde gerçekleşti. Tekstil sektöründe net satışlar açısından ilk sırada Gaziantep merkezli Merinos Halı yer aldı. Şirketin net satışları 18 milyar TL’den 18,7 milyar TL’ye yükselirken, İSO 500 genel sıralamasındaki yeri 106’ncılıktan 141’inciliğe geriledi. İkinci sırada yine Gaziantep merkezli Gülsan Sentetik Dokuma yer aldı. Şirket, 17,3 milyar TL net satış gerçekleştirirken, genel sıralamadaki yeri 140’tan 158’e düştü. Kahramanmaraş merkezli Kipaş Mensucat ise 16,2 milyar TL’lik net satışla üçüncü sırada yer aldı. Teknik tekstil alanında faaliyet gösteren Kordsa Teknik Tekstil 12,6 milyar TL net satışla beşinci sırada yer alırken, Sanko Tekstil 13,7 milyar TL ile ilk altı şirket arasında yer aldı. İlk 10 tekstil şirketinin altısının Gaziantep merkezli oldu.</p>
<p>İSO 500’de yer alan 29 tekstil ve hazır giyim şirketinin 11’i Gaziantep merkezli şirketlerden oluştu. Gaziantep’i Kahramanmaraş, İstanbul, Adana ve Ege Bölgesi takip etti. Özellikle iplik, dokuma ve ev tekstili alanlarında faaliyet gösteren Gaziantepli şirketler, sektörün İSO 500’deki ana omurgasını oluşturmayı sürdürdü.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/iso-500de-tekstil-ve-hazir-giyim-eriyor-81579</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/0/3/1280x720/tekstil-giyim-konfeksiyon-1767592630.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ İSO 500&#039;de 2024 yılında 32 şirketle temsil edilen tekstil ve hazır giyim sektöründeki şirket sayısı 2025’te 29’a geriledi, net satışlar sadece yüzde 10 civarı artış gösterdi. Aynı dönemde İSO 500’ün toplam net satışları yüzde 27 büyüdü. İki sektörün toplam net satışlardan aldığı pay yüzde 2,4’ten 2025&#039;te yüzde 2,1’e geriledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/eib-koordinator-baskani-muhammet-ozturk-finansman-ve-kur-sorunlari-cozulurse-ihracat-10-artar-81571</guid>
            <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Öztürk: Finansman ve kur sorunları çözülürse ihracat yüzde 10 artar</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/İZMİR</strong></p>
<p>Sanayi sektörünün devler ligini oluşturan İstanbul Sanayi Odası İlk 500 Sanayi Kuruluşu Listesi’nde Ege Bölgesi 142 firmayla yerini aldı. İSO 500 listesinde kanuni merkezlere göre Ege Bölgesi’nden 82 firma yer alırken, Ege Bölgesi’nde üretim tesisi olan sanayi kuruluşları da dahil edildiğinde Ege Bölgesi 142 firmayla temsil edilir hale geldi.</p>
<p>Ege Bölgesi’nin gerek İSO 500 Listesinde, gerekse TİM ilk 1000 ihracatçı listesinde uzun yıllardır güçlü bir şekilde yer aldığına dikkati çeken Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Muhammet Öztürk, Türkiye’nin üretim ve ihracatına önümüzdeki yıllarda da katkı vermek için üretmeye ve ihracat yapmaya devam edeceklerinin mesajını verdi. Ege Bölgesi’nin yıllık 43 milyar dolarlık ihracat hacmiyle ihracata en çok katkı sağlayan ikinci bölge olduğunun altını çizen Öztürk, “İhracatçılar ve sanayiciler olarak günümüzde yaşadığımız en büyük sorunlar finansman maliyetleri ve düşük döviz kuru. Bu iki başlıkta Türk ihracatçısının önünü açacak kararlar alındığı takdirde her yıl minimum yüzde 10 ihracat artışı sağlayacak güçteyiz” şeklinde konuştu.</p>
<h2>Sanayi devlerinin 142’si Ege Bölgesi’nden</h2>
<p>Ege Bölgesi Sanayi Odası üyesi 76 firma İSO 500 listesinde yer alırken, Manisa 35 firmayla İSO 500’de güçlü temsilini sürdürdü. İzmir’de üretim tesisleri bulunan Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. 699 milyar TL’ye ulaşan üretimden satış rakamıyla Türkiye birinciliğini sürdürdü. Başka bir İzmirli Star Rafineri A.Ş. 328 milyar TL’ye ulaşan üretimden satış rakamıyla listede üçüncü sıradaki yerini korudu.</p>
<p>Küçükbay Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş., Saint Gobain Weber Yapı Kimyasalları San. Tic. A.Ş., Bak Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve T.T.L. Tütün San. ve Dış Tic. A.Ş. 2025 yılında İSO 500 Listesine girmeyi başaran İzmirli sanayi firmaları oldular. Manisa firmaları arasında listede 140. sırada yer alan Maxion İnci Jant Sanayi A.Ş. 18 milyar 260 milyon TL’lik üretimden satış rakamına ulaşarak Manisa firmaları arasında birinci sırada yer aldı. Denizli’den 13 firma İSO 500 Listesine girme başarısı gösterirken, Denizli sanayisinin lideri Er-Bakır Elektrolitik Bakır Mamulleri A.Ş. firması Türkiye genelinde de 8 sıra birden yükselerek 40. sıradan 32. sıraya ilerledi.</p>
<p>Balıkesirli 7 firma İSO 500 Listesinde yer alma mutluluğu yaşadı. Balıkesirli sanayi kuruluşları arasında Banvit Bandırma Vitaminli Yem Sanayi A.Ş. İSO 500 listesinde 70. sıranın sahibi oldu. İSO 500 Listesinde; Aydın, Kütahya ve Muğla 3’er firmayla temsil edilirken, Uşak’tan 2 firma listeye girme başarısı gösterdi. Muğla’dan Gümüşdoğa Su Ürünleri Üretim İhracat ve İthalat A.Ş. listede 15 basamak ilerledi ve 65. Sıranın yeni sahibi oldu. Zorlu Doğal Enerji Üretimi A.Ş., Aydın sanayisinin gururu olmayı başarırken, Kütahya’dan listeye en üst sıradan giren Çelikler Seyitömer Elektrik Üretim A.Ş. oldu. Uşaklı Gedik Tavukçuluk ve Tarım Ürünleri A.Ş. 115 sırada yer alarak listedeki güçlü konumunu korudu.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/eib-koordinator-baskani-muhammet-ozturk-finansman-ve-kur-sorunlari-cozulurse-ihracat-10-artar-81571</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/7/1/1280x720/eib-koordinator-baskani-muhammet-ozturk-finansman-ve-kur-sorunlari-cozulurse-ihracat-10-artar-1782025298.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin gerek İSO 500 Listesinde, gerekse TİM ilk 1000 ihracatçı listesinde uzun yıllardır güçlü bir şekilde yer aldığına dikkat çekti. Öztürk, “İhracatçılar ve sanayiciler olarak günümüzde yaşadığımız en büyük sorunlar finansman maliyetleri ve düşük döviz kuru. Bu iki başlıkta Türk ihracatçısının önünü açacak kararlar alındığı takdirde her yıl minimum yüzde 10 ihracat artışı sağlayacak güçteyiz.” dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/dunya-bankasindan-tkdkye-2-milyar-dolarlik-kaynak-81567</guid>
            <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 00:04:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;TKDK destekleriyle 107 bin kişilik istihdam yaratıldı&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ISPARTA</strong></p>
<p>Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Dr. Ahmet Antalyalı, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ITSO) kırsal kalkınma destekleri, yeni finansman kaynakları ve tarımın geleceğine yönelik bilgi verdi.</p>
<p>Antalyalı, TKDK tarafından Türkiye genelinde 27 bin projeye destek verildiğini, yaklaşık 2 milyar euro hibe sağlandığını ve bu yatırımlar sayesinde 107 bin kişilik istihdam yaratıldığını söyledi. Bu desteklerde gençler ve kadınların öncelikli olduğunu belirten Antalyalı, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Bu desteklerden gençlerin yüzde 67, kadınların ise yüzde 30’u yararlandı. TKDK, 17 farklı sektörde 5 bin euro ile 3 milyon euro  arasında değişen yatırımlara hibe desteği veriyor. Destekler KDV, ÖTV, MTV ve gümrük vergilerinden muaf oluyor. Ayrıca alınan hibe gelir ve kurumlar vergisi hesabına dahil edilmiyor.’’</p>
<p><strong>Dünya Bankası’ndan 2 milyar dolar kaynak</strong></p>
<p>Tarımsal sanayi yatırımlarını büyütmek amacıyla Dünya Bankası ile yaklaşık 2 milyar dolarlık kredi anlaşması yapıldığını vurgulayan  Antalyalı, gelecek 10 yılda tarım ve tarıma dayalı sanayiye yönelik 5,3 milyar dolarlık finansman sağlanacağını kaydetti. Ayrıca üreticilere yönelik ilave 1,5 milyar dolarlık kredi desteğinin de planlandığını anlatan Antalyalı, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Türkiye tarımsal üretimde güçlü olmasına rağmen işlenmiş ürün ihracatında istenilen seviyede değil. Üreticiler, sadece ham ürün satmak yerine işleme, paketleme, markalaşma ve ihracata yönelmesi gerekiyor. Isparta, gül, elma, kiraz ve tıbbi aromatik bitkilerde önemli bir potansiyele sahip. Bir kilogram gül yağı değerli ,ancak bunu parfüme, kozmetik ürününe veya yüksek katma değerli bir ürüne dönüştürdüğünüzde kazanç katlanıyor. Geleceğin kazananları üretime teknoloji, marka ve hikâye katanlar olacak”</p>
<p>Tarım ve hayvancılıkta teknolojik dönüşümün önemine dikkat çeken Ahmet Antalyalı, robotik sağım sistemleri, yapay zekâ destekli sürü yönetimi ve otomasyon teknolojilerinin verimliliği önemli ölçüde artırdığını söyledi. Antalyalı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>‘’Gençlerin tarım sektörüne ilgisi bu modern yatırımlarla yeniden artacak. Artık tarımda başarı, veriyi ölçen, teknolojiyi kullanan ve verimliliği artıran işletmelerin olacak. TKDK, bugüne kadar Isparta’da yaklaşık 6,8 milyar liralık yatırımın hayata geçirilmesine katkı sağladı. Soğuk hava depoları, meyve işleme tesisleri, kırsal turizm işletmeleri, yenilenebilir enerji yatırımları ve süt toplama merkezlerinin önemli bölümünün TKDK destekleriyle kuruldu. Önümüzdeki dönemde belediyelerin içme suyu, atık yönetimi, yol ve altyapı projelerine yönelik 156 milyon euro’luk yeni bir destek programı hayata geçirilecek. Kırsal yaşam kalitesini artıracak yatırımlara öncelik verilecek. Genç girişimciler ve kadınlar yeni destek programlarından yararlanmalı.’’</p>
<p>ITSO Başkanı Metin Çelik de, TKDK tarafından sağlanan desteklerin kırsal kalkınma, tarımsal üretim ve sanayi yatırımları açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Isparta’nın tarım, gıda sanayi, tıbbi aromatik bitkiler ve kırsal turizm alanlarında önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Çelik, üreticilerin ve girişimcilerin bu desteklerden en etkin şekilde yararlanmasının bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını söyledi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/dunya-bankasindan-tkdkye-2-milyar-dolarlik-kaynak-81567</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/6/7/1280x720/dunya-bankasindan-tkdkye-2-milyar-dolarlik-kaynak-1781989516.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Çelik&#039;i ziyaret eden TKDK Başkanı Ahmet Antalyalı, TKDK tarafından Türkiye genelinde 27 bin projeye destek verildiğini, yaklaşık 2 milyar euro hibe sağlandığını ve bu yatırımlar sayesinde 107 bin kişilik istihdam yaratıldığını söyledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/tarim-girdi-fiyatlari-10-yillik-ortalamanin-ustunde-artti-81566</guid>
            <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 00:02:00 +03:00</pubDate>
            <title> Tarım girdi fiyatları 10 yıllık ortalamanın üstünde arttı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Ali Çandır, TÜİK’in açıkladığı Nisan 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi.</p>
<p>Tarım-GFE’nin Nisan ayında aylık yüzde 5,61 arttığını belirten Çandır, “Bu rakam, endeksin ölçülmeye başlandığı 2015 yılından itibaren Nisan ayları ortalamasının (2,19) yüzde 156 üzerinde ilan edilmiştir. Yüzde 5,61’lik bu yükseliş, son 10 yılın en yüksek ikinci Nisan yükselişi olmuştur” dedi.</p>
<p>Tarım-GFE’nin Nisan ayında yıllık yüzde 38,97 arttığını kaydeden Çandır, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Bu yıllık rakam, son 10 yılın Nisan ayları ortalamasının (32,88) yüzde 19 üzerine çıkmıştır. Yüzde 38,97’lik bu yükseliş, son 10 yılın en yüksek ikinci yükselişi olmuştur. Nisan ayı için açıklanan tarımsal girdi fiyatları enflasyonu bir önceki aya göre aylıkta ve yıllıkta ciddi yükseliş gösterdi. 10 yıllık Nisan ayı ortalamalarına göre bakıldığında aylıkta ve yıllıkta ortalama üstü ciddi artış göstermiştir.’’</p>
<p><strong>"Gübre ve enerji fiyatları artıyor"</strong></p>
<p>Nisan ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerinde yer alan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylıkta yüzde 6,19 ve yıllıkta ise yüzde 41,21 artış ilan edildiğine dikkat çeken Çandır, şöyle devam etti:</p>
<p>‘’Tohumda aylık yüzde 1,71, enerjide yüzde 12,54, gübrede yüzde 11,51, ilaçta yüzde 2,14, veteriner hizmetlerinde yüzde 1,08, yemde yüzde 4,52 ve diğer kalemlerde ise yüzde 1,62’lik artış oldu. Nisan ayında yıllık tohumda yüzde 35,85, enerjide yüzde 48,44, gübrede yüzde 62,77, ilaçta yüzde 21,64, veteriner hizmetlerinde yüzde 36,09, yemde yüzde 37,07 ve diğer kalemlerde ise yüzde 35,23 artış yaşandı. Tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında ise aylık yüzde 1,95 ve yıllık yüzde 25,80’lik artış ilan edilmiştir.’’</p>
<p>"Üretici fiyatlarında son 15 yılın ortalamasının üstünde artış"</p>
<p>TÜİK Nisan ayı Tarımsal Üretici Fiyat Endeksinin (Tarım-ÜFE) de aylık yüzde 4,26 ilan edildiğini anımsatan Çandır, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>‘’Geçmiş 15 yıllık Nisan ayları ortalaması olan yüzde 1,88 ile karşılaştırıldığında ortalama üstü bir artış söz konusu oluyor. Ama tarımsal girdi maliyetlerinin aynı dönemdeki yüzde 2,19’luk ortalama artışla karşılaştırıldığında üretici kesimin uzun yıllar ortalaması itibariyle aylık göstergelerde ne kadar zararda olduğu kolaylıkla görülebilir. Tarım-ÜFE yıllık yüzde 42,53 açıklandı. Geçmiş 15 yıllık Nisan ayları ortalaması olan yüzde 25,38 ile karşılaştırıldığında ortalama üstü bir artış söz konusu oluyor. Ama tarımsal girdi maliyetleri aynı dönemdeki yüzde 32,88’lik ortalama artışıyla karşılaştırıldığında tarımsal faaliyetlerde bulunanların yıllık kayıpları açıkça ortaya çıkmaktadır.”</p>
<p>Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonlarının da tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini vurgulayan ATB Başkanı Ali Çandır, küresel etkinin de fiyatlara yansıdığını bildirdi. Ali Çandır, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>‘’Tüketici taraftaki gıda enflasyonu Nisan ayında aylık yüzde 3,70 ve yıllık yüzde 34,55 arttı. İşlenmemiş gıda enflasyonun Nisan’da aylık yüzde 4,22 ve yıllık yüzde 36,21 ilan edildi. Yaş meyve sebze enflasyonu aylık yüzde 5,93 ve yıllık yüzde 47,17 arttı. Mart ayından bu yana yaşanan küresel olaylar dikkate alındığında, özellikle enerji ve gübre kalemleri başta olma üzere, tarımsal girdi kalemlerinde ciddi artışların yaşanma riski gerçekleşmeye başlamıştır. Ancak burada önemli olan küresel ortalama düzeyin neresinde kalabileceğimiz konusudur.’’</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/tarim-girdi-fiyatlari-10-yillik-ortalamanin-ustunde-artti-81566</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/6/6/1280x720/tarim-girdi-fiyatlari-10-yillik-ortalamanin-ustunde-artti-1781989413.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, tarımsal girdi fiyatlarının son 10 yıllık ortalamanın çok üzerinde arttığını belirtti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/erdogan-turkiye-tarihinde-ilk-kez-bir-nato-ve-ab-uyesi-ulkeye-savas-gemisi-ihrac-etti-81564</guid>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 17:30:00 +03:00</pubDate>
            <title> Erdoğan: Türkiye, tarihinde ilk kez bir NATO ve AB üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etti</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığında "Açık Deniz Karakol Gemisi CAm. Roman'ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni"ne katıldı.</p>
<p>Erdoğan burada yaptığı konuşmada, savunma sanayi ve gemicilik sektörünün temsilcilerini ve misafirleri selamladı.</p>
<p>Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ile Romanya heyetini Türkiye'de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu, dünyanın göz bebeği olarak nitelendirdiği İstanbul'da denizcilik, mühendislik ve Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir nişanesine tanıklık etmek üzere bir araya geldiklerini belirten Erdoğan, "Sayın Cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törenimizle, tarihten süzülüp gelen Türkiye-Romanya dostluğunu bir adım daha öteye taşıyoruz. CAm. Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimizi envantere katmanın gururunu taşıyoruz. Aynı tezgahtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum." diye konuştu.</p>
<p>Her iki platformun iki ülkeye, Karadeniz'in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgenin huzuruna büyük katkılar yapacağına inandığını dile getiren Erdoğan, "Konuşmamın hemen başında bir hususun altını önemle çizmek istiyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız Soğuk Savaş'tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Alışılagelmiş kalıplar yıkılırken bizim 'Zor oyunu bozar.' dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılaşılan her krizin ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu bir kez daha hatırlattığını kaydederek, şöyle devam etti:</p>
<p>"Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. 'Büyük ve güçlü Türkiye' vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayimiz oluşturuyor. Savunma sanayisinde 'tam bağımsız Türkiye' hedefiyle çıktığımız yolda hamdolsun 23 yılda çok ciddi mesafe aldık. Engellerle, kısıtlamalarla, gizli açık ambargolarla karşılaşmamıza rağmen hedefimize ulaşmak için sabırla yürüdük. Kendimize inandık, savunma sektörümüze güvendik. Neticede 23 yıl önce hayal dahi edilemeyecek seviyelere ulaştık."</p>
<p><strong>"Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz"</strong></p>
<p>Türkiye'nin savunma ihracatında dünyanın 11'inci büyük ülkesi konumunda olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek tarihi bir başarıya imza attık. 23 sene evvel yılda 248 milyon dolar ihracatımız varken, bugün bu rakamı sadece bir hafta içinde gerçekleştiriyoruz. Askeri gemi inşa sanayimiz 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor. Bugüne kadar farklı coğrafyalara 140'ı aşkın deniz platformu ihraç ettik. En küçük bottan SİHA gemimiz TCG Anadolu'ya, muhriplerden denizaltılara, milli uçak gemimiz MUGEM'e, bütün su üstü ve su altı platformlarımızı milli imkan ve kabiliyetlerimizle inşa edebiliyoruz. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz." şeklinde konuştu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin halihazırda 15'ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50'nin üzerinde savaş gemisini imal ettiğini söyledi.</p>
<p>"Milli uçak gemisinden hava savunma muhribine, fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformları yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla üretiyoruz." diyen Erdoğan, aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren insansız deniz araçlarının araştırma, tasarım ve üretim faaliyetlerini sürdürdüklerini, yürüttükleri projelerin toplam bedelinin 25 milyar avro seviyesine ulaştığını bildirdi.</p>
<p><strong>"Kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke"</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, TCG Anadolu'dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan Türk donanmasının, artık küresel güç aktarım yeteneğine kavuştuğunu, bunun ülke açısından gurur verici olduğunu ifade etti.</p>
<p>Bu kabiliyeti şimdi daha da perçinlediklerini dile getiren Erdoğan, MUGEM Projesi'yle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke konumuna yükseldiklerini söyledi.</p>
<p>Tüm bu platformların kritik alt sistemlerinin, radarlarının, sonarlarının, savaş yönetim sistemlerinin ve yazılımlarının Türk mühendisleri tarafından hayata geçirildiğinin altını çizen Erdoğan, "Gemilerimiz, muadillerinden daha üstün niteliklerde milli mühimmatlarımız ve silah sistemlerimizle donatılıyor. Hamdolsun, her alanda kendimizle yarışıyor, kendi belirlediğimiz eşikleri aşmaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın içinde bulunduğu sancılı güvenlik ortamı, dost ve müttefiklerin işbirliklerini artırmalarını elzem kılmaktadır. Bu anlayışla savunma sanayisinde sahip olduğumuz imkan ve kabiliyetleri dost ülkelerimizle paylaşmayı kendimiz için görev biliyoruz." dedi.</p>
<p>Romanya'nın kendileri için özel öneminin olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:</p>
<p>"Türkiye ile Romanya'nın müttefiklik ruhuyla olgunlaştırdığı köklü ilişkiler, tarihi zirvesini yaşamaktadır. Biliyorsunuz, münasebetlerimizi 2011 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükselttik. 2024 senesinde tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile ilişkilerimize kurumsal bir boyut kazandırdık. Bugün burada icra ettiğimiz tören, işte bu stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş halidir. CAm. Roman korveti, iki müttefik ülkenin Karadeniz ve bölgemizin güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesidir."</p>
<p>Karadeniz'in güvenliğinin, aynı zamanda Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkati çeken Erdoğan, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan arasında deniz mayınlarıyla mücadele başta olmak üzere pek çok alanda gelişen işbirliğini bu bakımdan kıymetli bulduklarını dile getirdi ve gelecek dönemde bu işbirliğinin daha da artmasını temenni etti.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün teslim ettikleri ve envantere kattıkları gemilerde kullanılan savaş yönetim sisteminin, arama ve atış kontrol radarlarının, sonar sistemlerinin ve yakın savunma silahlarının tamamen yerli ve milli şirketlere ait olduğunu belirterek, "ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, Makine Kimya ve TÜBİTAK öncülüğünde kurulan güçlü savunma altyapımız, bu sistemlerin üretim ve teslimatlarının kısa sürede gerçekleşmesini sağlamıştır. Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye, tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir. Geminin test, eğitim ve harekat hazırlık süreçlerinde sergilediği başarı, Türk deniz platformlarının kalitesini bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır." diye konuştu.</p>
<p><strong>"Hiç kimsenin egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına müsaade etmeyiz"</strong></p>
<p>Kahraman deniz kuvvetlerinin gücüne güç katacak TCG Koçhisar'ı da bugün hizmete aldıklarını kaydeden Erdoğan, "Açık Deniz Karakol Gemisi Projemiz kapsamında inşa ettiğimiz bu platform, istihbarat, gözetleme ve keşiften arama kurtarmaya, deniz haydutluğuyla mücadeleden deniz denetim ve savaş dışı harekatlara kadar pek çok görevi inşallah başarıyla yerine getirecektir." dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>
<p>"Türkiye'nin gayesi, bölgemizde gerilim üretmek değil barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir. Biz, kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz, aksine karşılıklı saygıya dayalı, güçlü bir işbirliğinden yanayız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bununla birlikte hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına, menfaatlerine zarar vermesine müsaade etmeyiz. İlkemiz çok net, biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz. Dost ve müttefiklerimizin güvenlik ihtiyaçlarına kendi milli kabiliyetlerimizle katkı sunmayı da bu anlayışın tabii bir gereği olarak görüyoruz. Bugün bu rıhtımda denize uğurladığımız her iki gemi de dile getirdiğim bu vizyonun, bu inancın, bu kararlılığın tecessüm etmiş halidir."</p>
<p>Milli Savunma Bakanlığını, Savunma Sanayii Başkanlığını, Deniz Kuvvetleri Komutanlığını, İstanbul Tersanesi Komutanlığını, ASFAT'ı ve projede görev alan tüm firmaları, mühendisleri, teknisyenleri ve işçileri tebrik eden Erdoğan, CAm. Roman korvetinin Romanya'ya hayırlı olmasını diledi.</p>
<p>Erdoğan, TCG Koçhisar'ın da "mavi vatan"da şanlı bayrağı gururla dalgalandıracağına yürekten inandığını ifade ederek, "Rabb'im denizcilerimizin pruvasını neta, bahtını açık eylesin." dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/erdogan-turkiye-tarihinde-ilk-kez-bir-nato-ve-ab-uyesi-ulkeye-savas-gemisi-ihrac-etti-81564</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/6/4/1280x720/54-1781966157.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Açık Deniz Karakol Gemisi&#039;nin Romanya&#039;ya Teslimi ve Deniz Platformlarının Hizmete Giriş Töreni&#039;nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, &quot;Askeri gemi inşa sanayimiz 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor. Bugüne kadar farklı coğrafyalara 140&#039;ı aşkın deniz platformu ihraç ettik.&quot; dedi. Erdoğan, &quot;Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye, tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir.&quot; ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/simsek-enerjide-donusumu-hizlandirarak-dayanikliligimizi-guclendiriyoruz-81555</guid>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 15:41:00 +03:00</pubDate>
            <title> Şimşek: Enerjide dönüşümü hızlandırarak dayanıklılığımızı güçlendiriyoruz</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Dünya Bankası'nın Türkiye'nin rüzgar ve depolama yatırımları için ilave finansmanı hakkında değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Yeşil dönüşümün Türkiye için bir zorunluluk olduğunu belirten Şimşek, "Son 23 yılda, toplam enerji ithalatımız 1,1 trilyon dolara ulaştı. Enerjide yerli ve yenilenebilir kaynakların payını artırarak dışa bağımlılığı azaltıyor, kaynaklarımızı katma değer zincirinde daha yukarı çıkmamızı sağlayacak alanlara yönlendiriyoruz. Dünya Bankasından sağlanan 400 milyon avro tutarında uzun vadeli ve uygun koşullu finansmanla, yenilenebilir enerji yatırımlarını destekliyor, enerjide dönüşümü hızlandırarak dayanıklılığımızı güçlendiriyoruz." ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/simsek-enerjide-donusumu-hizlandirarak-dayanikliligimizi-guclendiriyoruz-81555</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/8/2/1280x720/simsek-1776501507.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bakan Şimşek, &quot;Dünya Bankasından sağlanan 400 milyon avro tutarında uzun vadeli ve uygun koşullu finansmanla, yenilenebilir enerji yatırımlarını destekliyor, enerjide dönüşümü hızlandırarak dayanıklılığımızı güçlendiriyoruz.&quot; ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/thynin-2050-hedefi-karbon-notr-hava-yolu-81563</guid>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 15:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> THY&#039;nin 2050 hedefi &#039;karbon nötr hava yolu&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde ASFAAG tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen "Net Sıfır Atık Çağında Yeşil Finansman ve Muhasebenin Geleceğini Şekillendirmek" temalı konferansa katıldı.</p>
<p>Şirketin sürdürülebilirlik vizyonu ile finansman alanındaki çalışmalarını katılımcılarla paylaşan Şeker, şunları kaydetti: </p>
<p>"THY olarak sürdürülebilirliği 2033 stratejimizin merkezinde konumlandırıyoruz. 2050 yılındaki 'karbon nötr hava yolu' hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, sektörümüze yön veren yenilikçi finansal çözümler ve sürdürülebilirlik bağlantılı finansman gibi stratejik adımlarla küresel havacılığın dönüşümüne katkı sunmaya devam edeceğiz."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/thynin-2050-hedefi-karbon-notr-hava-yolu-81563</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/8/2/5/1280x720/murat-seker-1781106545.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ THY) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, &quot;THY olarak sürdürülebilirliği 2033 stratejimizin merkezinde konumlandırıyoruz. 2050 yılındaki &#039;karbon nötr hava yolu&#039; hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, sektörümüze yön veren yenilikçi finansal çözümler ve sürdürülebilirlik bağlantılı finansman gibi stratejik adımlarla küresel havacılığın dönüşümüne katkı sunmaya devam edeceğiz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/sektorumuzu-kuresel-vizyonumuzla-uyumlu-surdurulebilir-ve-daha-dinamik-bir-yapiya-kavusturuyoruz-81554</guid>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 13:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Sektörümüzü sürdürülebilir ve daha dinamik bir yapıya kavuşturuyoruz&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TBMM'de kabul edilerek yasalaşan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. </p>
<p>Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kanunun Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini belirten Yumaklı, şunları kaydetti:</p>
<p>"Kanunlarda yapılan değişikliklerle tarım sektörümüzün yapısal dinamiklerini daha da güçlendiriyor; doğayı merkeze alan yeniliklerle, ülkemizin yarınlarına kalıcı bir miras bırakıyoruz. 'Türkiye Yüzyılı' hedeflerimiz doğrultusunda, tarımsal potansiyelimizi en üst seviyeye taşıyacak stratejik adımlarımızı hukuki bir güvenceyle taçlandırırken, sektörümüzü küresel vizyonumuzla uyumlu, sürdürülebilir ve çok daha dinamik bir yapıya kavuşturuyoruz. Bu tarihi adımlar, sadece bugünün değil, geleceğin büyük ve güçlü Türkiye'sinin tarım politikalarına atılmış sarsılmaz bir imzadır. Bu süreçte Gazi Meclisimizin çatısı altında titizlikle ve yoğun bir mesai harcayan değerli milletvekillerimize ve mesai arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. 🇹🇷 Ülkemize, sektörümüze ve milletimize hayırlı olsun."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/sektorumuzu-kuresel-vizyonumuzla-uyumlu-surdurulebilir-ve-daha-dinamik-bir-yapiya-kavusturuyoruz-81554</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/3/0/1280x720/yumakli-1765096499.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hakkında, &quot;Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda, tarımsal potansiyelimizi en üst seviyeye taşıyacak stratejik adımlarımızı hukuki bir güvenceyle taçlandırırken, sektörümüzü küresel vizyonumuzla uyumlu, sürdürülebilir ve çok daha dinamik bir yapıya kavuşturuyoruz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/borsa-haftayi-yuzde-57-kazancla-kapatti-81546</guid>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:16:00 +03:00</pubDate>
            <title> Borsa haftayı yüzde 5,7 kazançla kapattı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 5,71 üzerinde 14.734,50 puandan tamamladı.</p>
<p>Endeks, hafta içinde en düşük 14.251,51 puanı, en yüksek 14.876,07 puanı gördü.</p>
<p>Borsa İstanbul'da aynı dönemde mali endeks yüzde 7,56 değer kazancıyla 21.128,99 puana, teknoloji endeksi yüzde 6,25 artışla 50.417,30 puana, hizmetler endeksi yüzde 2,83 artışla 13.076,93 puana ve sanayi endeksi yüzde 2,44 yükselişle 18.190,19 puana yükseldi.</p>
<p>Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 26,55 ile Odaş Elektrik ilk sırada yer aldı.</p>
<p>Odaş Elektrik'i yüzde 23,08 ile Pasifik Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ve yüzde 22,49 ile Destek Finans Faktoring AŞ izledi.</p>
<p>Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 10,55 ile Girişim Elektrik Sanayi, yüzde 8,17 ile Reeder Teknoloji ve yüzde 7,10 ile Europower Enerji oldu.</p>
<p>Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 835 milyar 400 milyon lirayla ASELSAN, 603 milyar 540 milyon lirayla Garanti BBVA ve 566 milyar 400 milyon lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ oldu.</p>
<p><strong>Altın değer kaybetti</strong></p>
<p>24 ayar külçe altının gram fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 0,55 azalışla 6 bin 198 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 0,55 düşüşle 41 bin 777 liraya geriledi.</p>
<p>Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftadaki kapanışının yüzde 0,55 altında 10 bin 382 liraya geriledi.</p>
<p>Doların satış fiyatı yüzde 0,39 artarak 46,4450 liraya yükselirken, euronun satış fiyatı yüzde 0,55 azalışla 53,2770 liraya geriledi.</p>
<p>Geçen hafta 62,0620 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 0,99 düşüşle 61,4490 liraya geriledi.</p>
<p>İsviçre frangı da yüzde 0,90 değer kaybederek 57,5650 liradan alıcı buldu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/borsa-haftayi-yuzde-57-kazancla-kapatti-81546</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/11/borsa-istanbul-bist-2.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bu hafta BIST 100 endeksi yüzde 5,71 değer kazanırken, 24 ayar külçe altının gramı ile cumhuriyet altını ve çeyrek altının satış fiyatı yüzde 0,55 oranında değer kaybetti. Dolar yüzde 0,39 artarken, euro yüzde 0,55 geriledi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/etil-asetat-ithalatinda-kontenjan-belli-oldu-81553</guid>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Etil asetat ithalatında kontenjan belli oldu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ticaret Bakanlığının hazırladığı, "İthalatta Kota ve Tarife Kontenjanı İdaresine İlişkin Tebliğ", Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Tebliğle ithalatta uygulanan korunma önleminden muafiyet sağlanması amacıyla açılan tarife kontenjanının, kullanım usul ve esasları düzenlendi.</p>
<p>Buna göre, etil asetat ithalatında, ek mali yükümlülükten muafiyet sağlamak üzere, ülke ayrımı yapılmaksızın ek mali yükümlülüğün uygulanacağı her bir dönem için belirlenen tarife kontenjanı, 10 bin ton olacak.</p>
<p>Kontenjandan faydalanabilmek için ek mali yükümlülüğün uygulanacağı ikinci dönemde 22 Ağustos'a kadar, üçüncü dönemde 22 Haziran-22 Ağustos 2027 tarihleri arasında Ticaret Bakanlığı internet sitesindeki "İthalat Belge İşlemleri" uygulamasından elektronik imza ile başvuru yapılabilecek.</p>
<p>Belirlenen tarife kontenjanının dağıtımı, talep toplama yöntemiyle yapılacak. Tarife kontenjanı kalması durumundaysa, kalan miktar başvuru sırasına göre ilk gelen ilk alır yöntemiyle dağıtılacak. Talep toplama döneminde, bir başvuru sahibi en fazla 3 farklı ülke veya gümrük bölgesi menşeli eşya için başvuru yapabilecek.</p>
<p>Tebliğ, 22 Haziran'da yürürlüğe girecek.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/etil-asetat-ithalatinda-kontenjan-belli-oldu-81553</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/resmi-gazete-1.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Etil asetat ithalatında, ek mali yükümlülüğün uygulanacağı her bir dönem için belirlenen tarife kontenjanı 10 bin ton olacak. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/devlet-tahvillerinde-stopaj-suresi-uzatildi-81544</guid>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 11:16:00 +03:00</pubDate>
            <title> Devlet tahvillerinde stopaj süresi uzatıldı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>"193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67'nci Maddesinde Yer Alan Tevkifat Oranları Hakkında Cumhurbaşkanı Kararı", Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Yürürlüğe giren karara göre, 30 Haziran'da sona erecek devlet tahvilleri, hazine bonoları ve kamu varlık kiralama şirketlerince ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen gelirler için uygulanan mevcut stopaj oranlarının süresinin, 31 Aralık 2026'ya kadar uzatılmasına karar verildi.</p>
<p>Bu karar, 1 Temmuz'dan sonraki söz konusu menkul kıymetlerin gelir ve kazançları için uygulanacak.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/devlet-tahvillerinde-stopaj-suresi-uzatildi-81544</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/05/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Devlet tahvili, hazine bonosu ve kamu kira sertifikalarında stopaj süresi yıl sonuna kadar uzatıldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/seker-pancari-fiyatlari-alkollu-icki-satisi-ile-celtik-ekimini-iceren-kanun-resmi-gazetede-81543</guid>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 10:27:00 +03:00</pubDate>
            <title> Alkollü içki satışıyla ilgili değişiklikleri de içeren kanun Resmi Gazete&#039;de</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>"Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Yürürlüğe giren kanuna göre, çeltik tarlaları, il ve ilçe merkezlerine imar sınırından itibaren 500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre uzaklıkta bulunabilecek. Uzaklıklar, köy ve mahallelerde, en kenar evin dış çevresi ile çeltik ekilen yerlerin en yakın noktasının arası ölçülerek belirlenecek.</p>
<p>Alkollü içkilerin veya alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayan firmaların isim, marka, logo, amblemleriyle arz ambalajlarında​​​​​​​ yer alan ifadeler, şekil, isim, işaret ve görseller, iş yerlerinin içinde, dışında, vitrinlerinde, satış ünitelerinde ve hiçbir etkinlik alanında bulundurulamayacak. Fermente alkollü içki markası, distile alkollü içki markası olarak, distile alkollü içki markası fermente alkollü içki markası olarak kullanılamayacak.</p>
<p>Hidroelektrik enerji üretim tesisinin, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından belirlenen işletme talimat ve programına uymaması veya eksiklikleri gidermemesi halinde, şirkete toplam ceza tutarı 250 bin liradan az, 5 milyon liradan çok olmamak üzere, tesisin hidrolik kurulu gücüne bağlı olarak megavat başına 50 bin lira ile 100 bin lira arasında idari para cezası uygulanacak.</p>
<p><strong>Karbon yutak ormanları kurulacak</strong></p>
<p>İl özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, köy tüzel kişilikleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, su yapılarından kaynaklanabilecek kaza ve kayıpların önlenmesi için kendi görev ve sorumlulukları dahilinde gereken koruyucu güvenlik tedbirlerini alacak ve bu konuda DSİ'yi bilgilendirecek.</p>
<p>Mülkiyeti DSİ'ye ait su yapıları ile servis yolları ve diğer unsurları, amacı dışında kullanılamayacak. Bunların zorunlu nedenlerle amaç dışı kullanımı halinde, koruyucu güvenlik tedbirleri, kullanan kişi veya kamu kurum ve kuruluşlarınca alınacak. Amaç dışı kullanımdan kaynaklanan zararlardan, amacı dışında kullanan kişi veya kamu kurum ve kuruluşları sorumlu olacak.</p>
<p>Orman Genel Müdürlüğünce, küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak ve ormanların sera gazı tutum kapasitesini artırmak için karbon yutak ormanları (atmosferdeki karbonu tutarak ve depolayarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yardımcı olan ekosistem) kurulacak.</p>
<p>Lisans almaksızın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yapılan veya yaptırılmakta olan ikili işbirliği anlaşmaları kapsamında yer alan projeler ve önceki yıllar yatırım programlarındaki projeler için belirlenen süre, 31 Aralık 2025'ten 31 Aralık 2040'a uzatılacak.</p>
<p>Orman Kanunu'nun 2/B hükmüne göre uygulamaların gerçekleştirildiği yerlerde, Orman Genel Müdürlüğünce yürütülecek inceleme sonucunda, bu uygulamaların hükmen iptal edildiği yerler ile 2/B uygulamalarına ait orman kadastrosu tutanaklarında, bu uygulamaların tamamlandığı veya başkaca uygulama yapılacak sahanın bulunmadığının yazılı olup olmadığına bakılmaksızın, 2/B hükmünün şartlarını taşımadığı açıkça belirtilen yerler dışında kaldığı tespit edilen alanlarda 2/B uygulamaları yapılabilecek.</p>
<p><strong>Şeker pancarı fiyatları mutabakata göre belirlenecek</strong></p>
<p>Şeker pancarı fiyatları, her yıl şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler ile üreticiler veya temsilcileri arasında varılan mutabakata göre tespit edilecek.</p>
<p>İzin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise, ilgili idareler, kurum ve kuruluşlar tarafından elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve abonelikleri tesis edilmeyecek. Bu hükme aykırı davranan idare, kurum ve kuruluşlara her abone başına, 100 bin lira idari para cezası verilecek.</p>
<p>Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevklerinde, Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen belgeleri bulundurmayan canlı hayvan ve hayvansal ürün sahiplerine sığır cinsi hayvanlar için hayvan başına 7 bin 863 lira, koyun ve keçi türü hayvanlar için hayvan başına 1204 lira idari para cezası kesilecek.</p>
<p>Tütün, tütün mamulü, makaron, sigara filtresi, yaprak sigara kağıdı, alkol ve alkollü içkiler sektöründe kanunda belirtilen kişiler dışında faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler tarafından uyulmadığının tespiti halinde, 15 günden az olmamak üzere eksikliğin giderilmesi için uygun süre verilerek veya aykırılığın tekrarlanmaması için yazılı olarak uyarılacak.</p>
<p>Verilen süre içinde eksikliğin giderilmemesi veya aykırı fiilin ilk fiilin işlenmesinden sonraki 5 yıl içinde ikinci kez işlenmesi halinde, 100 Türk lirasından 1 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilecek, aykırı fiilin aynı süre içinde üçüncü kez işlenmesi halinde faaliyet türüne ilişkin belgeler iptal edilecek.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/seker-pancari-fiyatlari-alkollu-icki-satisi-ile-celtik-ekimini-iceren-kanun-resmi-gazetede-81543</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/10/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Resmi Gazete&#039;de yayımlanan değişikliğe göre, şeker pancarı fiyatları, her yıl şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler ile üreticiler veya temsilcileri arasında varılan mutabakata göre belirlenecek. Küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak ve ormanların sera gazı tutum kapasitesini artırmak için karbon yutak ormanları kurulacak. Alkollü içkilerin veya alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayan firmaların isim, marka, logo, amblemleriyle arz ambalajlarında​​​​​​​ yer alan ifadeler, şekil, isim, işaret ve görseller, iş yerlerinin içinde, dışında, vitrinlerinde, satış ünitelerinde ve hiçbir etkinlik alanında bulundurulamayacak. Çeltik tarlaları, il ve ilçe merkezlerine imar sınırından itibaren 500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre uzaklıkta bulunabilecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/lisanssiz-elektrik-uretim-tesislerine-duzenleme-81541</guid>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 10:15:00 +03:00</pubDate>
            <title> Lisanssız elektrik üretim tesislerine düzenleme</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) kurul kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, 10 yıllık lisanssız üretim süresi dolan ve tüketim tesisi ile farklı ölçüm noktasında bulunan lisanssız elektrik üretim tesislerinde bu yıl için üretilen ihtiyaç fazlası elektrik enerjisinin tamamı satışa konu edilebilecek.</p>
<p>Öte yandan, 12 Haziran tarihli Cumhurbaşkanı Kararı kapsamındaki yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı lisanssız üretim faaliyetine devam eden elektrik üretim tesislerine söz konusu kararın yürürlük tarihinden itibaren veriş yönlü dağıtım bedeli olarak "Lisanssız Üretici-2" tarifesi uygulanacak.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/lisanssiz-elektrik-uretim-tesislerine-duzenleme-81541</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/12/resmi-gazete.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Resmi Gazete&#039;de yayımlanan karara göre, 10 yıllık lisanssız üretim süresi dolan ve tüketim tesisi ile farklı ölçüm noktasında bulunan lisanssız elektrik üretim tesislerinde bu yıl için üretilen ihtiyaç fazlası elektrik enerjisinin tamamı satışa konu edilebilecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/5-ildeki-tasinmazlarin-satisina-onay-81545</guid>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 10:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> 5 ildeki taşınmazların satışına onay</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Özelleştirme İdaresi Başkanlığının (ÖİB) taşınmaz satışına ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Antalya'nın Muratpaşa ilçesi Kırcami Mahallesi'ndeki taşınmazın, 175 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Binbay Ltd. Şti.-Topdemir Nalburiye Ltd. Şti. Ortak Girişim Grubu'na satışı uygun bulundu.</p>
<p>Maliye Hazinesi adına kayıtlı söz konusu mahalledeki bir taşınmazın, 108 milyon 500 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Akfen Tasarım İnşaat Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne satışı onaylandı.</p>
<p>Yine aynı mahalledeki, Maliye Hazinesi adına kayıtlı bir taşınmazın, 123 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Abdülkadir Yüksel'e satılmasına onay verildi.</p>
<p>Maliye Hazinesi adına kayıtlı, Eskişehir'in Tepebaşı ilçesi Yukarısöğütönü Mahallesi'ndeki bazı taşınmazların, 370 milyon lira ve 232 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Özgün Matbaacılık Sanayi ve Ticaret AŞ'ye satışı uygun bulundu.</p>
<p>Mülkiyeti özelleştirme kapsamında bulunan Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Kırklareli'nin Babaeski ilçesi, Alpullu köyündeki bazı taşınmazların, 63 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Aegean Gıda Ticaret AŞ'ye satılması kararlaştırıldı.</p>
<p>Maliye Hazinesi adına kayıtlı Kocaeli'nin Kandıra ilçesi, Kurtyeri Mahallesi'ndeki bir taşınmazın ve üzerinde yer alan yapıların bir bütün halinde, 310 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Mürsel Öztürk'e satılmasına karar verildi.</p>
<p>Sümer Holding AŞ adına kayıtlı Manisa'nın Akhisar ilçesi Atatürk Mahallesi'ndeki bir taşınmazın, 213 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Argeus Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi AŞ Üçüncü Gayrimenkul Yatırım Fonu'na satılması uygun bulundu.</p>
<p>Aynı mahalledeki başka bir taşınmazın, 238 milyon 600 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Maslak Yatırım Ortak Girişim Grubu'na satışı onaylandı.</p>
<p>Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) adına kayıtlı Manisa'nın Soma ilçesi, İstasyon Mahallesi'ndeki bazı taşınmazlar ve üzerindeki EÜAŞ'a ait yapıların (Soma A Termik Santrali) bir bütün halinde, 436 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren CAE Danışmanlık Ticaret AŞ ile DC Kömür ve Enerji Limited Şirketi Ortak Girişim Grubu'na özelleştirilmesi uygun bulundu.</p>
<p>Öte yandan, mülkiyeti Karayolları Genel Müdürlüğü adına kayıtlı İzmir'in Bayındır ilçesi, Zeytinova Mahallesi'ndeki taşınmazın, "lojistik tesis alanı ve yol" kullanım kararına ilişkin nazım imar planı değişikliğine yönelik itirazlar reddedildi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/5-ildeki-tasinmazlarin-satisina-onay-81545</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/3/7/1280x720/resmi-gazete-1746862710.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Özelleştirme İdaresi Başkanlı, Antalya, Eskişehir, Kırklareli, Kocaeli ve Manisa&#039;da bulunan taşınmazların satışına onay verdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/mardindeki-petrol-sahasi-icin-kamulastirma-karari-81542</guid>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 09:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Mardin&#039;deki petrol sahası için kamulaştırma kararı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün (MAPEG) istimlaka müteallik kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>
<p>Buna göre, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) Mardin'de sahip olduğu AR/TPO/K/N45-c pafta numaralı petrol arama ruhsatında açılan Karademir-1 kuyusunun lokasyon sahası için gerekli olan ve kamulaştırılmasında kamu yararı bulunan, rayiç bedelin üzerinde talep edilmesi nedeniyle anlaşma yoluyla satın alınması mümkün olmayan ve hakkında acele el koyma kararı bulunan Mardin'in Artuklu ilçesindeki bir parselin kamulaştırılmasına karar verildi.</p>
<p>Karar kapsamında, Artuklu ilçesi Yaylı Mahallesi'nde bulunan 107 ada 8 numaralı parselin 2 bin 228,30 metrekarelik mülkiyet kısmı kamulaştırılacak.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/mardindeki-petrol-sahasi-icin-kamulastirma-karari-81542</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/01/tpao.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TPAO&#039;nun Mardin&#039;de bulunan bir sahası için kamulaştırma kararı alındı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/konut-yatiriminda-amortisman-suresi-ortalama-13-yil-oldu-81538</guid>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 08:46:00 +03:00</pubDate>
            <title> Konut yatırımında amortisman süresi ortalama 13 yıl oldu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Emlakjet-Endeksa iş birliği ile hazırlanan Mayıs 2026 Konut Değer Raporu’na göre Türkiye genelinde ortalama konut metrekare satış fiyatı 40.486 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 5.020.264 TL oldu. Konut metrekare fiyatları Türkiye genelinde son bir yılda nominal olarak %23,8 arttı. Buna karşılık enflasyondan arındırılmış yıllık fiyat değişimi -%6,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, konut fiyatlarının TL bazında yükselmeye devam ettiğini ancak reel olarak satın alma gücü karşısında gerilediğini gösterdi.</p>
<p>TÜİK Mayıs 2026 verilerine göre Türkiye genelinde konut satışları, geçen yılın aynı ayına göre %31,2 azalarak 93.333 adet oldu. İlk el konut satışları %27,9 düşüşle 30.196 adet, ikinci el konut satışları ise %32,7 düşüşle 63.137 adet olarak gerçekleşti. Böylece toplam satışlar içinde ilk el konutların payı %32,4, ikinci el konutların payı ise %67,6 oldu. İpotekli konut satışları aynı dönemde %2,8 azalarak 19.754 adet seviyesinde gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %21,2 olarak hesaplandı. Endeksa verilerine göre Mayıs ayında en fazla konut satışı yapılan 30 il içerisinde yıllık nominal metrekare fiyat artışında Denizli %32,4 ile ilk sırada yer aldı. Denizli’yi Ankara %30,7, Elazığ %29,1, Kocaeli %28,8 ve Antalya %28,8 izledi. Yıllık reel değişimde Denizli -%0,05 ile yataya yakın seyrederken, Ankara’da -%1,4, Elazığ’da -%2,5, Kocaeli ve Antalya’da yaklaşık -%2,8’lik gerileme görüldü. Türkiye genelinde yıllık reel değişim -%6,5 oldu.</p>
<h2>En uzun geri dönüş Muğla'da</h2>
<p>Konut yatırımında önemli göstergelerden biri olan amortisman, yani geri dönüş süresi, Türkiye genelinde 13 yıl olarak hesaplandı. Bu veri, konut fiyatları ile kira getirisi arasındaki ilişkiyi göstermesi açısından yatırımcılar için öne çıkan başlıklardan biri oldu. Mayıs ayında en fazla konut satışı gerçekleşen 30 il arasında en uzun geri dönüş süresi 19 yıl ile Muğla’da görüldü. Muğla’yı 18 yıl ile Elazığ, 17 yıl ile Antalya ve Aydın takip etti. İstanbul’da geri dönüş süresi 13 yıl, Ankara’da ise 12 yıl oldu. Yüksek fiyat seviyelerine sahip sahil kentlerinde geri dönüş sürelerinin daha uzun olması, konut değerlerinin kira gelirlerine kıyasla daha yüksek seviyelerde seyrettiğini gösterdi. Bu durum özellikle yatırım amaçlı konut alımlarında fiyat artışı kadar kira getirisi ve amortisman süresinin de dikkate alınması gerektiğini ortaya koydu.</p>
<h2>Nüfusu en yüksek 5 ilde durum </h2>
<p>Türkiye’nin nüfusa göre en büyük beş ili olan İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya içinde yıllık nominal metrekare fiyat artışında %30,7 ile Ankara ilk sırada yer aldı. Ankara’yı %28,8 ile Antalya, %27,6 ile İstanbul, %23,0 ile Bursa ve %20,5 ile İzmir takip etti. Enflasyondan arındırılmış yıllık değişime bakıldığında Ankara’da reel fiyat değişimi -%1,4, Antalya’da -%2,8, İstanbul’da -%3,7, Bursa’da -%7,1, İzmir’de ise -%9,1 seviyesinde gerçekleşti. Böylece beş büyük ilin tamamında nominal fiyat artışı sürerken, reel fiyatların gerilediği görüldü. Mayıs 2026 itibarıyla metrekare fiyatı İstanbul’da 63.184 TL, Antalya’da 54.541 TL, İzmir’de 51.917 TL, Ankara’da 37.611 TL, Bursa’da ise 35.183 TL olarak hesaplandı. Ortalama konut satış fiyatlarında ise İstanbul 6.950.240 TL ile beş büyük il arasında ilk sırada yer aldı. İstanbul’u İzmir 6.281.957 TL, Antalya 5.999.510 TL, Ankara 4.814.208 TL ve Bursa 4.468.241 TL takip etti. Veriler, Ankara’nın beş büyük il içinde yıllık nominal artışta en güçlü performansı gösterdiğini; ancak beş büyük ilin tamamında reel fiyat değişiminin negatif bölgede kaldığını ortaya koydu.</p>
<h2>Metrekare fiyatında Muğla ilk sırada </h2>
<p>Metrekare bazında en yüksek konut fiyatı 83.029 TL ile Muğla’da kaydedildi. Muğla’yı 63.184 TL ile İstanbul, 54.541 TL ile Antalya, 52.041 TL ile Çanakkale ve 51.917 TL ile İzmir izledi. Ortalama konut satış fiyatında da Muğla ilk sırada yer aldı. Muğla’da ortalama konut fiyatı 10.710.741 TL olarak hesaplanırken, İstanbul’da 6.950.240 TL, Aydın’da 6.578.060 TL, İzmir’de 6.281.957 TL, Çanakkale’de ise 6.140.838 TL seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, özellikle sahil bölgeleri ve büyükşehirlerde konut edinme maliyetlerinin Türkiye ortalamasının belirgin şekilde üzerinde seyrettiğini gösterdi.</p>
<h2><span style="color: #e03e2d;">“Verileri dönemsel etkilerle birlikte okumak gerekiyor”</span></h2>
<p>Verileri değerlendiren Emlakjet ve Endeksa CEO’su Görkem Öğüt, şunları söyledi: “Mayıs ayında konut satış adetlerinde daha sınırlı bir işlem hacmi oluştu. Bu tabloda geçen yılın güçlü baz etkisinin yanı sıra, ay içindeki uzun tatil döneminin işlem hacmi üzerindeki kısa vadeli etkisini de dikkate almak gerekiyor. Bu nedenle Mayıs verisini tek başına talepte kalıcı bir yavaşlama olarak değil, dönemsel etkilerle birlikte okumak daha doğru olur. Fiyat tarafında ise nominal artışın sürdüğünü, ancak enflasyondan arındırılmış verilere bakıldığında reel fi yatların gerilediğini görüyoruz. İpotekli satışların hâlâ düşük seviyelerde seyretmesi ve geçen yılın aynı dönemine göre %2,8 gerilemesi, konut talebinin ve fi yat hareketlerinin finansman koşullarına duyarlılığını ortaya koyuyor. Krediye erişimin kolaylaşması ve finansman koşullarının destekleyici hale gelmesiyle birlikte, konut fi yatlarında reel olarak yeniden yukarı yönlü bir hareket alanı oluşabileceğini düşünüyoruz. Konut piyasasında fi yatların değişkenlik gösterdiği dönemlerde, alım-satım kararlarını yalnızca güncel ilan fi yatlarına bakarak vermemek gerekiyor. Biz Emlakjet’te kullanıcıların nominal değişim, reel değişim, geri dönüş süresi ve bölgesel piyasa dinamiklerini birlikte görebileceği bir karar platformu sunuyoruz. Konut almayı, satmayı ya da yatırım yapmayı düşünen herkesin bu verileri karşılaştırarak hareket etmesini öneriyoruz; çünkü doğru veriye bakmak, daha sağlıklı kararların temelini oluşturuyor.”</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/konut-yatiriminda-amortisman-suresi-ortalama-13-yil-oldu-81538</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/01/konut-1.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türkiye genelinde ortalama konut fiyatı 5 milyon TL’yi aşarken, konut metrekare fiyatları yıllık bazda nominal olarak yüzde 23,8 arttı. Enflasyondan arındırılmış verilere göre ise reel fiyatlar yüzde 6,5 geriledi. Konut yatırımının ortalama geri dönüş süresi 13 yıl oldu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
