<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>EkonomiGazetesi</title>
        <description>Ekonomi Gazetesi rss servisi</description>
        <link>https://www.ekonomigazetesi.com</link>
        <atom:link href="https://www.ekonomigazetesi.com/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/onaylar-grouptan-izmire-620-milyon-dolar-yatirim-hedefi-88414</guid>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 10:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Önaylar Group’tan İzmir’e 620 milyon dolar yatırım hedefi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/İZMİR</strong></p>
<p>Gayrimenkul yatırımlarını İnci Projeleri markası altında büyüten Önaylar Group’un İzmir ve Ege Bölgesi’nde devam eden ve planlanan gayrimenkul yatırımlarının toplam büyüklüğünün 620 milyon dolar seviyesine ulaşması hedefleniyor.</p>
<p>Şirket açıklamasına göre, bu yatırım vizyonunun önemli adımlarından biri olan İnci Mega ile İzmir’in yeni kent merkezinde yeni nesil bir yaşam modeli hayata geçiriliyor. Açıklamada, "İnci Mega, yalnızca yüksekliğiyle değil, farklı yaşam fonksiyonlarını tek bir merkezde buluşturan yaklaşımıyla öne çıkıyor. Zemin + 63 katlı olarak planlanan İnci Mega; konut, ofis, home-ofis, ticari alanlar, alışveriş, gastronomi ve sosyal yaşam alanlarını tek bir merkezde buluşturacak." denildi. Projenin; yaşam, çalışma, sosyalleşme ve şehir deneyimini tek bir çatı altında buluşturarak İzmir’e yeni bir değer kazandırmayı hedeflediği belirtildi. Toplam 130 bin metrekarelik inşaat alanına sahip olan İnci Mega’da, binin üzerinde bağımsız bölüm yer alıyor. Projede teslimlerin Aralık 2029’da başlaması planlanıyor.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab8bf97a1817-1790492567.jpeg" alt="" width="700" /></p>
<p> </p>
<p>İnci Mega’nın Önaylar Group’un yatırım vizyonunda özel bir yere sahip olduğunu belirten Önaylar Group Yönetim Kurulu Başkanı Seyfi Önay, projenin yalnızca fiziksel büyüklüğüyle değil, sunduğu yaşam modeliyle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Seyfi Önay, “Biz İnci Mega’yı insanların yalnızca yaşayacağı bir yapı olarak değil, hayatlarının önemli bir bölümünü geçirebilecekleri yeni nesil bir yaşam merkezi olarak tasarlıyoruz. İnsanların çalışabileceği, sosyalleşebileceği, alışveriş yapabileceği; spordan sağlığa, gastronomiden sosyal yaşama kadar farklı ihtiyaçlarını aynı merkez İçerisinde karşılayabileceği bütüncül bir yaşam alanı oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. İnci Mega’nın farkını yalnızca yüksekliği değil, dikey bir yapı içerisinde farklı şehir fonksiyonlarını bir araya getiren yaşam modeli oluşturduğunu belirten Önay, “İzmir’in yeni kent merkezinin kalbinde konumlanan İnci Mega’yı tasarlarken lokasyondan mimariye, ulaşım imkânlarından sosyal alanlara, güvenlikten enerji verimliliğine kadar birçok kriteri birlikte değerlendiriyoruz. Amacımız, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren değil, geleceğin yaşam biçimine de uyum sağlayan bir proje geliştirmek” diye konuştu.</p>
<h2>“Hedefimiz geleceğe değer katacak yaşam alanları tasarlamak”</h2>
<p>İzmir’in kendileri için yalnızca yatırım yapılan bir şehir olmadığını vurgulayan Seyfi Önay, “İzmir hepimizin yaşamaktan ve İzmirli olmaktan gurur duyduğu bir kent. Bizim için burada yatırım yapmak yalnızca bir proje geliştirmek anlamına gelmiyor. Amacımız İzmir’in yaşam anlayışına ve kent algısına uygun, sosyal konutlar ile güçlü ve geleceğe değer katacak yaşam alanları tasarlamak” olduğunu ifade etti.</p>
<h2>“İzmir’i uluslararası yatırımcılar açısından daha güçlü bir merkez haline getirmek istiyoruz”</h2>
<p>İnci Mega’nın Önaylar Group’un yatırım stratejisindeki önemli adımlardan biri olduğunu belirten Seyfi Önay, İzmir’in ekonomik ve sosyal potansiyelinin uluslararası ölçekte daha görünür hale gelmesini hedeflediklerini söyledi. Önay, “Öncelikli hedefimiz, İzmir’deki yatırımlarımızı büyütmek ve İnci markasının gayrimenkul alanındaki konumunu daha güçlü bir noktaya taşımaktır. İzmir’in uluslararası yatırımcılar açısından daha güçlü bir cazibe merkezi haline gelmesini istiyoruz. Yaptığımız yatırımlarla bu sürece katkı sağladığımıza inanıyoruz.” dedi. Önay, grubun uzun vadeli vizyonunu ise şu sözlerle ifade etti: “Hedefimiz yalnızca büyümek değil, kalıcı değer üretmek. Farklı sektörlerde güçlü markalar ve sürdürülebilir iş modelleri geliştirerek Türkiye’nin önde gelen yatırım gruplarından birisi olmayı hedefliyoruz.”</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/onaylar-grouptan-izmire-620-milyon-dolar-yatirim-hedefi-88414</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/1/4/1280x720/onaylar-grouptan-izmire-620-milyon-dolar-yatirim-hedefi-1790492577.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Önaylar Group, İzmir’de hayata geçireceği yeni projesi İnci Mega’yı duyurdu. Önaylar Group Yönetim Kurulu Başkanı Seyfi Önay, &quot;Öncelikli hedefimiz, İzmir’deki yatırımlarımızı büyütmek ve İnci markasının gayrimenkul alanındaki konumunu daha güçlü bir noktaya taşımaktır. İzmir’in uluslararası yatırımcılar açısından daha güçlü bir cazibe merkezi haline gelmesini istiyoruz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/sarigozoglu-7inci-fabrikasinin-temelini-atti-88413</guid>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 09:59:00 +03:00</pubDate>
            <title> Sarıgözoğlu, 7. fabrikasının temelini attı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <h3>EKONOMİ/İZMİR</h3>
<p>Başta otomotiv olmak üzere farklı sektörlere hizmet veren Sarıgözoğlu’nun Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçireceği yeni fabrikanın temel atma töreni, şirketin dört kuşağını bir araya getirdi. Başta Manisa olmak üzere 4 farklı bölgede fabrikaları olan Sarıgözoğlu 7. fabrikasının temelini attı. Yaklaşık 17 bin 500 metrekarelik arazi üzerinde kurulacak fabrikanın, 2027’de üretime geçmesi hedefleniyor.</p>
<p>1957 yılında İzmir’de İsmail Sarıgözoğlu tarafından kurulan şirketin, yeni yatırımıyla üretim kapasitesini ve istihdam gücünü artırmayı hedeflediğini aktaran Sarıgözoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sarıgözoğlu, 1957’de atılan ilk adımın bugün büyük bir sanayi yolculuğuna dönüştüğünü belirterek, “Geçmişimizin mirasını gelecek nesillere taşıyacak yeni bir temel atıyoruz” dedi.</p>
<h3>Manisa’daki yatırımla büyüme hedefi</h3>
<p>Sarıgözoğlu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Levent Sarıgözoğlu ise yeni tesisin Türkiye’nin üretim gücüne ve istihdamına katkı sağlayacağını söyledi. Sarıgözoğlu, Manisa OSB’de gerçekleştirilecek yatırımın şirketin büyüme hedeflerinde önemli bir adım olduğunu ifade ederek, “Sanayinin geleceğine inanıyor, her yeni yatırımımızı ülkemizin üretim gücüne ve istihdamına sunduğumuz bir katkı olarak görüyoruz” diye konuştu.</p>
<p>1957 yılında İzmir’de kurulan Sarıgözoğlu, bugün dört farklı şehirdeki fabrikalarıyla faaliyet gösteriyor. Şirket; kalıp tasarımı ve üretimi, presli imalat ve montaj alanlarında, başta otomotiv olmak üzere farklı sektörlere hizmet veriyor. Otomotiv sektöründe Ford, Tofaş, Mercedes, Renault, Bosch, BMW, Volkswagen, Audi, Bentley, Jaguar ve Porsche gibi OEM’lere hizmet veren şirket, beyaz eşya sektöründe ise Bosch için kombi üretiminde kullanılan iç ve dış sac aksamlarına yönelik kalıp ve seri üretim çalışmaları gerçekleştiriyor.</p>
<p>Sanayinin nitelikli ara eleman ihtiyacına katkı sağlamak amacıyla Manisa ve Bursa fabrikaları bünyesinde Mesleki Eğitim Merkezleri kuran Sarıgözoğlu, üretimin yanı sıra mesleki eğitime yönelik çalışmalarını da sürdürüyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/sarigozoglu-7inci-fabrikasinin-temelini-atti-88413</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/1/3/1280x720/sarigozoglu-7inci-fabrikasinin-temelini-atti-1790492438.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Otomotiv ve beyaz eşya sektörlerine hizmet veren Sarıgözoğlu, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde 17 bin 500 metrekarelik alanda kurulacak 7’nci fabrikasının temelini attı. 2027’de üretime geçmesi planlanan ve şirketin 4 kuşağını bir araya getiren yeni tesisle birlikte üretim kapasitesi ile istihdamın artırılması hedefleniyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/ege-bolgesinin-ihracati-8-ayda-292-milyar-dolara-ulasti-88412</guid>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 09:57:00 +03:00</pubDate>
            <title> Ege Bölgesi’nin ihracatı 8 ayda 29,2 milyar dolara ulaştı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/İZMİR</strong></p>
<p>Türkiye’nin ihracatına en büyük ikinci katkıyı sağlayan Ege Bölgesi’nin ihracatı ağustos ayında yüzde 3,13 artışla 3 milyar 625 milyon dolara yükseldi. Egeli ihracatçılar, 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ise ihracatlarını yüzde 2’lik artışla 28,6 milyar dolardan 29 milyar 154 milyon dolara taşıdılar.</p>
<p>Denizli, Balıkesir, Muğla ve Uşak ihracat artışlarıyla Ege Bölgesi’nin ihracatına pozitif yönde katkı sağlarken, Manisa ve Afyonkarahisar’ın ihracat düşüşü bölge ihracatının artış hızını aşağı çekti.</p>
<p>İzmir, Ege Bölgesi’nin ihracatını domine etmeyi sürdürdü. İzmir’in Ocak-Ağustos 2026 dönemindeki ihracatı yüzde 2,06 artışla 15 milyar 618 milyon dolara yükseldi. İzmir, Ege Bölgesi’nin ihracatında yüzde 53,6 pay aldı. İzmir’in ağustos ayı ihracatı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,24 gerileyerek 1 milyar 842 milyon dolar oldu. Ege Bölgesi’nde Ocak-Ağustos döneminde ihracatını artıran iller arasında en yüksek oranlı artış yüzde 13,61 ile Muğla’da gerçekleşirken, Muğla’yı yüzde 13,15 ile Uşak, yüzde 12,48 ile Denizli ve yüzde 12,35 ile Balıkesir takip etti.</p>
<h2>Muhammet Öztürk: İhracattaki artışın hızını artırmamız gerekiyor</h2>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab8be72d02f5-1790492274.jpeg" alt="" width="700" height="466" /></p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin ihracatındaki artışın memnuniyet verici olduğunu ancak küresel ticarette rekabetin giderek zorlaştığı bir dönemde artış hızının çift haneli seviyelere taşınması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Türkiye’nin ihracatının üretim gücü, istihdam ve döviz kazandırıcı faaliyetler açısından stratejik önem taşıdığını belirten Öztürk, ihracatçıların maliyet baskısı ve finansmana erişim koşulları nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiğine dikkat çekti.</p>
<p> “Ege Bölgesi olarak 8 aylık dönemde 29,2 milyar dolarlık ihracata ulaştık” diyen Öztürk, “Ağustos ayında da 3,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Özellikle Denizli, Balıkesir, Muğla ve Uşak’ın ihracat artışları bölge açısından olumlu bir tablo ortaya koyuyor. Ancak ihracatımızı daha yüksek bir ivmeyle artırmamız gerekiyor.   İhracatçımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için üretim maliyetleri, finansmana erişim ve enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengenin korunması büyük önem taşıyor. İhracatçının önünü görebildiği, yatırım ve üretim kararlarını daha sağlıklı alabildiği bir ekonomik ortam, ihracat hedeflerimize ulaşmamız açısından kritik. Ege Bölgesi olarak katma değerli, teknoloji yoğun ve markalı ihracatı artırmaya; yeni pazarlara açılmaya ve mevcut pazarlarımızdaki payımızı büyütmeye devam edeceğiz. Hedefimiz yalnızca ihracat rakamını artırmak değil, Türkiye’nin kilogram başına ihracat değerini yükseltecek bir ihracat yapısına katkı sağlamak. Ege Bölgesi olarak ihracatımızı 50 milyar dolara çıkaracak potansiyele sahibiz” ifadelerini kullandı.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/ege-bolgesinin-ihracati-8-ayda-292-milyar-dolara-ulasti-88412</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/1/2/1280x720/ege-bolgesinin-ihracati-8-ayda-292-milyar-dolara-ulasti-1790492328.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ege Bölgesi, 2026’nın 8 aylık döneminde ihracatını yüzde 2 artırarak 29,2 milyar dolarlık hacme ulaştı. Bölge ihracatının yarısından fazlasını tek başına üstlenen İzmir liderliğini korurken; Muğla, Uşak ve Denizli performanslarıyla öne çıkan iller oldu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/isparta-istanbul-antalya-yht-projesinde-yer-almak-istiyor-88410</guid>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 00:47:00 +03:00</pubDate>
            <title> Isparta, İstanbul-Antalya YHT projesinde yer almak istiyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ISPARTA</strong></p>
<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Isparta’ya gelerek bir dizi toplantılara katılarak incelemelerde bulunurken, ulaştırma sektörü temsilcileriyle de bir araya geldi.</p>
<p>Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) Başkanı Metin Çelik, toplantıda, kentin ekonomik gelişimini doğrudan etkileyen ulaşım ve lojistik alanındaki öncelikleri aktararak, iş dünyasının beklentilerini dile getirdi. Çelik, daha sonra Isparta’nın ulaşım altyapısına ilişkin talepleri içeren kapsamlı bir dosyayı Bakan Uraloğlu’na takdim etti.</p>
<p>kentin ekonomik gelişimini doğrudan etkileyen ulaşım ve lojistik başlıklarındaki öncelikleri aktararak, iş dünyasının beklentilerini Bakan Uraloğlu ile paylaştı.</p>
<p>Bakan Uraloğlu’na sunulan dosyada, Isparta Süleyman Demirel Havalimanı’nın daha etkin kullanılması, hava kargo altyapısının aktif hale getirilmesi, hızlı tren bağlantısında Isparta’nın yer alması ve karayolu yatırımlarının hızlandırılması başta olmak üzere beş öncelikli talep yer aldı.</p>
<p>Raporda, hava yolu, demiryolu ve karayolu yatırımları Isparta’nın ticaret, sanayi, tarım, turizm ve eğitim potansiyelini destekleyecek bütüncül bir ulaşım ağı olarak ele alındı.</p>
<p><strong>"İstanbul-Antalya YHT projesine Isparta’da dahil edilsin"</strong></p>
<p>Isparta Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hazırlanan raporda, iş dünyasının beş temel talebi öne çıktı. Isparta iş dünyasının talepleri şöyle:</p>
<p>‘’İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı ile Isparta Süleyman Demirel Havalimanı arasında haftanın yedi günü karşılıklı, düşük maliyetli tarifeli uçuşların başlatılmalı. İstanbul Havalimanı ile Isparta arasındaki mevcut tarifeli uçuşların haftanın yedi güne çıkarılmalı. Isparta Süleyman Demirel Havalimanı’ndaki kargo terminalinin aktif olarak işletilmesi için işletici ve taşıyıcılarla gerekli görüşmeler yapılarak koordinasyon sağlanmalı. İstanbul–Antalya hızlı tren çalışmalarında Isparta bağlantısının değerlendirilmesi ve uygun güzergâh ile proje takvimi netleştirilmeli. Isparta–Konya ve Isparta–Antalya karayollarındaki duble yol çalışmaları yatırım önceliği ve uygulama planı çerçevesinde değerlendirilmeli.’’</p>
<p>Raporda, Isparta Süleyman Demirel Havalimanı’nın bölgesel potansiyeline uygun şekilde değerlendirilmesi, hava kargo altyapısının etkin kullanılması ve demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesinin yanı sıra karayolu yatırımlarının hızlandırılmasının da bölge ekonomisine doğrudan katkı sağlayacağı vurgulandı.</p>
<p>Isparta’nın sanayi ve tarımsal üretim kapasitesi, turizm ve eğitim hareketliliği ile ticari bağlantıları dikkate alınarak hazırlanan raporda, özellikle zaman duyarlı tarımsal ürünlerin daha hızlı ve etkin şekilde pazarlara ulaştırılabilmesi açısından alternatif lojistik imkânların geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi. Ulaşım altyapısının güçlendirilmesinin yalnızca Isparta’nın değil, çevre illerle birlikte bölgenin ticari ve ekonomik hareketliliğine katkı sağlayacağına dikkat çekildi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/isparta-istanbul-antalya-yht-projesinde-yer-almak-istiyor-88410</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/1/0/1280x720/isparta-istanbul-antalya-yht-projesinde-yer-almak-istiyor-1790459327.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Isparta iş dünyası, sanayinin kalbi İstanbul ile Isparta arasında demiryolu ve havayolu ulaşımı altyapı sorunlarının giderilmesini istiyor. Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Çelik, kentin demiryolu, havayolu ve karayolu ulaşımında yaşanan sıkıntıları anlatan dosyayı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadiroğlu’na verdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/atsonun-kurakliga-dayanikli-peyzaj-uygulamasi-ornek-gosterildi-88409</guid>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 00:46:00 +03:00</pubDate>
            <title> ATSO’nun kuraklığa dayanıklı peyzaj uygulaması örnek gösterildi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/ANTALYA</strong></p>
<p>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından yapılan açıklamada, Antalya’nın sıcak ve kurak iklim koşullarına uygun, su tüketimini azaltan ve sürdürülebilir bir peyzaj uygulamasında farkındalık yaratmak amacıyla hizmet binası bahçesinde yeni bir peyzaj düzenlemesini hayata geçirdi.</p>
<p>Antalya Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından yapılan incelemede ATSO peyzaj düzenlemesinin, su kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, sulama ihtiyacının azaltılması ve sürdürülebilir peyzaj yaklaşımının yaygınlaştırılması bakımından iyi uygulama örneği olduğu belirtildi.</p>
<p>ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, su kaynaklarının korunmasının Antalya’nın geleceği açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Hizmet binamızın bahçesinde hayata geçirdiğimiz kurakçıl peyzaj uygulaması, suyun verimli kullanılması konusunda attığımız somut adımlardan biri. Uygulamamızın, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından iyi bir örnek olarak değerlendirilmesinden memnuniyet duyuyoruz” dedi.</p>
<p>Antalya’nın iklim değişikliği ve su kaynakları açısından önemli bir süreçten geçtiğini vurgulayan Hacısüleyman, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Kurumlarında kendi hizmet alanlarında da su verimliliğini gözeten uygulamaları hayata geçirmesi gerekir. Antalya, iklim koşulları nedeniyle su kaynaklarını daha dikkatli ve verimli kullanmak zorunda olduğumuz bir kent. Bu nedenle kendi hizmet binamızın bahçesinde de klasik peyzaj anlayışı yerine, su tüketimini azaltan ve Antalya’nın iklimine uyum sağlayan bir yaklaşımı tercih ettik. Bitki seçiminden çim alanların sınırlandırılmasına, sulama zonlarından suyun kontrollü kullanılmasına kadar bütün süreci bu anlayışla ele aldık.”</p>
<p><strong>"Farkındalık oluşturmak istedik"</strong></p>
<p>Uygulamanın yalnızca ATSO’nun kendi alanındaki bir düzenleme olmadığını anlatan Başkan Hacısüleyman, “Biz burada aynı zamanda bir farkındalık oluşturmayı hedefledik. Su verimliliği konusunda konuşmanın yanında, bunu kendi alanımızda uygulayarak göstermenin daha değerli olduğuna inanıyoruz. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede uygulamamızın kurakçıl peyzaj ilkeleriyle uyumlu ve iyi bir örnek olarak değerlendirilmesi de bu açıdan bizim için önemli” dedi.</p>
<p>Suyun verimli kullanılmasının bireysel ve kurumsal bir sorumluluk olduğunu dile getiren Yusuf Hacısüleyman, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>‘’Suyu korumak bugünün değil, geleceğin meselesi. Antalya’da su kaynaklarımızı korumaya yönelik doğru uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sunmak istiyoruz. ATSO olarak kendi çalışmalarımızda da bu anlayışı sürdürmeye devam edeceğiz. Uygulamada, Antalya’nın sıcak ve kurak yaz koşullarına dayanıklı, düşük ve orta düzeyde su ihtiyacına sahip bitki türleri ağırlıklı olarak tercih edildi. Çim alanlar kullanım ihtiyacına göre sınırlandırılırken, kurakçıl bitkisel alanlar artırıldı.’’</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/atsonun-kurakliga-dayanikli-peyzaj-uygulamasi-ornek-gosterildi-88409</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/9/1280x720/atsonun-kurakliga-dayanikli-peyzaj-uygulamasi-ornek-gosterildi-1790459240.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Antalya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hizmet binası bahçesinde kuraklığa dayanıklı peyzaj uygulaması, Tarım İl Müdürlüğü tarafından örnek gösterildi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/yasam-hastanelerine-altin-akreditasyon-belgesi-88411</guid>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yaşam Hastaneleri’ne Altın Akreditasyon Belgesi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA</strong></p>
<p>Yaşam Hastaneler Grubu’na bağlı Antalya, Alanya ve Vakıf (ASV) Hastanelerine Sağlık Bakanlığına bağlı olan Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü (TÜSKA) tarafından Altın Sertifikasyon Belgesi almaya hak kazanması nedeniyle tören düzenlendi. Törene TÜSKA Başkanı Bayram Demir, Antalya Sağlık İl Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan, Yaşam Hastaneleri Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Cemal Özkan ile 3 hastanenin yöneticileri katıldı.</p>
<p>Yaşam Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Özkan, Antalya’nın ilk özel sağlık kuruluşu olduklarını belirterek, yaklaşık 30 yıllık süreçte bugün 6 hastaneye ulaştıklarını, 220 doktor ve bin 670 çalışan ile Antalya halkına ve yabancı hastalara hizmet verdiklerini söyledi.</p>
<p>Uluslararası standartlarda hizmet verdiklerini ifade eden Özkan, şunları kaydetti:</p>
<p>‘’Uluslararası sağlıkta kalite ödülü almak bizim için büyük gurur kaynağı olmuştur. Şu anda 3 hastanemiz TÜSKA’dan Altın Akreditasyon Belgesi almaya hak kazandı. Aynı zamanda Türkiye’de TÜSKA2Dan Altın Akreditasyon Belgesi alan kurum olduk. Yaşam Hastaneler Grubu olarak bundan sonraki süreçte de hasta güvenliği ve memnuniyetini merkeze alan, bilimsel ve uluslararası standartlarla uyumlu sağlık hizmeti sunma anlayışını sürdürmeye devam edeceğiz.’’</p>
<p>TÜSKA Başkanı Doç. Dr. Bayram Demir de, TÜSKA’nın 2015 yılında kurulduğunu ve kamu adına görev yaptığını, Türkiye’de halen 260’tan fazla hastane ve sağlık merkezinin Uluslararası Akreditasyon Belgesi almak üzere denetim talebinin bulunduğunu bildirdi. Antalya’da da halen 6 hastanenin akredite denetimlerinin devam ettiğini ifade eden Demir, ‘’TÜSKA  kar amacı gütmeyen bir kamu kuruluşuyuz. 4 ülke ile işbirliğimiz var’’ dedi.</p>
<p>Konuşmaların ardından Yaşam Hastaneler Grubu’na bağlı, Antalya, Alanya ve Vakıf (ASV) Yaşam Hastaneleri’ne Altın Akreditasyon Belgeleri, TÜSKA Başkanı Doç. Dr. Bayram Demir tarafından Yaşam Hastaneler Grubu yetkililerine takdim edildi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/yasam-hastanelerine-altin-akreditasyon-belgesi-88411</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/1/1/1280x720/yasam-hastanelerine-altin-akreditasyon-belgesi-1790459413.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Antalya’nın ilk özel sağlık hizmetleri kuruluşu olan Yaşam Hastaneleri, sağlık hizmetlerinde kalite ve hasta güvenliği alanındaki çalışmalarından dolayı Altın Akreditasyon Belgesi almaya hak kazandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/gurlek-46-tuzel-kisi-18-fon-ve-42-gercek-kisinin-mal-varligi-donduruldu-88407</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 18:51:00 +03:00</pubDate>
            <title> Gürlek: 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığı donduruldu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasası işlemleri soruşturmaları hakkında bilgi verdi. </p>
<p>Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Gürlek, "Vatandaşımızın hukukuna sahip çıkıyoruz" başlığıyla yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yakından takip ettiği fon soruşturmasında önceliklerinin vatandaşların haklarını korumak, birikimlerinin istismar edilmesine izin vermemek ve uğradıkları mağduriyetlerin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesini sağlamak olduğunu belirterek şunları kaydetti:</p>
<p>"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma', 'nitelikli dolandırıcılık', “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'sermaye piyasası kanununa muhalefet' suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.</p>
<p>Bu kapsamda bugün yeni bir adım daha atılmış; 1 Temmuz-16 Eylül tarihleri arasındaki fonlardan para çıkışları en yüksek tutardan başlamak üzere incelenerek 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı dondurulmuş; haklarında daha önce herhangi bir tedbir bulunmayan 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.</p>
<p>Bu kapsamda; devir, temlik, satış, bağış, ipotek ve rehin tesisi, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi, EFT/havale ve malvarlığını azaltıcı diğer işlemlerin önlenmesi; sermaye piyasası araçlarının dondurulması ve şüpheli işlemlerin gecikmeksizin adli makamlara bildirilmesi amacıyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlara müzekkereler yazılmıştır.</p>
<p>Amacımız açıktır: Soruşturma konusu malvarlığı değerlerinin kaçırılmasına, el değiştirmesine veya üçüncü kişiler üzerine geçirilmesine imkân vermemek; suçtan elde edildiği tespit edilen değerleri güvence altına almak ve mağdur vatandaşlarımızın haklarına kavuşmasını sağlamaktır.</p>
<p>Para hangi hesaba aktarılmış, malvarlığı hangi şirketin veya kişinin üzerine geçirilmiş olursa olsun; izini sonuna kadar süreceğiz. İyi niyetli vatandaşlarımızın yılların emeğiyle oluşturduğu birikimlerin birtakım kişi ve yapılar tarafından istismar edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. </p>
<p>Hukuka aykırı işlemleri ve bağlantılarını ortaya çıkaracak, kanunun öngördüğü şartlar çerçevesinde mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması için gereken bütün hukuki tedbirleri kararlılıkla uygulayacağız.</p>
<p>Vatandaşımızın hakkını, emeğini ve birikimini korumak için hukukun bize verdiği bütün imkânlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/gurlek-46-tuzel-kisi-18-fon-ve-42-gercek-kisinin-mal-varligi-donduruldu-88407</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/5/5/9/1280x720/akin-gurlek-1789535527.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Adalet Bakanı Gürlek, &quot;1 Temmuz-16 Eylül arasındaki fonlardan para çıkışları en yüksek tutardan başlamak üzere incelenerek 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığı dondurulmuş, haklarında daha önce herhangi bir tedbir bulunmayan 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.&quot; açıklaması yaptı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/marmarabirlikte-yeni-sezon-icin-rekolte-beyan-donemi-basladi-88405</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 18:13:00 +03:00</pubDate>
            <title> Marmarabirlik’te yeni sezon için rekolte beyan dönemi başladı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/BURSA</strong></p>
<p>Marmarabirlik’in 2026/2027 iş yılı ürün alım kampanyası öncesinde rekolte beyan süreci başladı. 21 Eylül’de başlayan rekolte beyanları, 23 Ekim 2026 Cuma günü mesai saati sonunda sona erecek.</p>
<p>Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, üreticilerin bağlı bulundukları kooperatiflere gerçek üretim miktarlarını esas alan beyanda bulunmasının sezon planlaması açısından önem taşıdığını belirtti. Rekolte beyanlarının yalnızca alınacak ürün miktarının değil, sezon boyunca ihtiyaç duyulacak depolama, işleme, lojistik ve finansman kapasitesinin planlanmasına da temel oluşturduğunu belirten Yıldız, üreticilerden doğru ve gerçekçi beyanda bulunmalarını istedi. Yıldız, yeni sezon alım planının yalnızca ortaklardan gelecek rekolte beyanlarına göre belirlenmeyeceğini vurguladı.</p>
<p>Bölgesel ve Türkiye geneli rekolte, ürünün kalite ve dane yapısı, iç ve dış piyasa koşulları ile Marmarabirlik’in kapasitesi birlikte değerlendirilecek. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye genelinde 41 ilde yürütülen rekolte tespit çalışmalarının 28 Temmuz’da başladığını hatırlatan Yıldız, süreç tamamlandığında daha net bir tablonun ortaya çıkacağını söyledi.</p>
<h2>“Ekonomik koşullar da dikkate alınacak”</h2>
<p>Yeni sezon kararlarında üretim maliyetleri, iç ve dış piyasa koşulları, tüketim ve ihracat imkanlarının yanı sıra Marmarabirlik’in mali yapısının da dikkate alınacağını ifade eden Yıldız, üreticinin emeğini korurken Birliğin sürdürülebilirliğini gözeten bir planlama yapılacağını kaydetti. Marmarabirlik’in 2025 yılında yaklaşık 6,8 milyar TL net ciro ve 35 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini belirten Yıldız, yeni sezon hazırlıklarının sürdüğünü söyledi. Yıldız ayrıca, sezon öncesinde gündeme gelen farklı rakam ve yorumlara karşı üreticilerin rekolte ve ürün alım sürecine ilişkin bilgileri Marmarabirlik ve bağlı kooperatiflerin resmi açıklamalarından takip etmeleri çağrısında bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/marmarabirlikte-yeni-sezon-icin-rekolte-beyan-donemi-basladi-88405</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/5/1280x720/marmarabirlikte-yeni-sezon-icin-rekolte-beyan-donemi-basladi-1790435704.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Marmarabirlik’te yeni sezon ürün alım kampanyası öncesinde rekolte süreci başladı. Üreticilerin 23 Ekim’e kadar gerçek üretim miktarlarını esas alarak beyanda bulunması istenirken, alım planında rekoltenin yanı sıra kalite, piyasa koşulları ve Birliğin kapasitesinin de dikkate alınacağı bildirildi. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, üreticilerin bağlı bulundukları kooperatiflere gerçek üretim miktarlarını esas alan beyanda bulunmasının sezon planlaması açısından önem taşıdığını vurguladı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/satin-alma-ve-tedarik-zinciri-rekabetciligin-merkezine-yerlesti-88403</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 18:07:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Satın alma ve tedarik zinciri rekabetçiliğin merkezine yerleşti&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ESRA ÖZARFAT/BURSA</strong></p>
<p>Stratejik Satınalma Derneği (SSD) ve KalDer Bursa Şubesi iş birliğiyle düzenlenen SSD &amp; KalDer Bursa Etkinliği, otomotiv sektöründe satın alma ve tedarik zincirinin değişen rolünü gündeme taşıdı.</p>
<p>Etkinlikte gizli maliyetlerden yeni rekabet dinamiklerine, tedarik zincirinin geleceğinden sektör profesyonellerinin deneyimlerine kadar birçok başlık değerlendirildi. Oturumlarda Karsan Genel Müdür Yardımcısı Ergün Koru, Valeo Türkiye Ülke Başkanı ve Bursa Fabrikaları Genel Müdürü Tuna Arıncı, Renault Group Ülke Satınalma Direktörü Önder Plana ve BPlas Yönetim Kurulu Başkanı Celal Gökçen konuşmacı olarak yer aldı. Programın açılışında konuşan SSD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Demir, satın alma süreçlerinin yalnızca ürün fiyatı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Satın alma fonksiyonunun işletmeye sağladığı toplam değerin dikkate alınması gerektiğini belirten Demir, “Kalitenin bir maliyeti olduğu kadar kalitesizliğin de bir maliyeti var. Kaliteyi ucuza satın alamazsın” dedi. Bursa’nın Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden biri olduğunu ve kentte farklı sektörlerde küçülmeler yaşandığını ifade eden Demir, bu ortamda rekabetçiliğin ve maliyetlerin kontrolünün daha kritik hale geldiğini vurguladı. Özellikle üretim şirketlerinde çok sayıda maliyet kaleminin bulunduğuna işaret eden Demir, satın alma kararlarının projelerin kârlılığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu kaydetti.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab7dff67b415-1790435318.jpeg" alt="" width="702" height="527" /></p>
<h2>Rekabetçilik tanımı genişliyor</h2>
<p>KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ise rekabetçiliğin uzun yıllar kalite, maliyet ve teslimat üçgeninde değerlendirildiğini, ancak günümüzde bu çerçevenin önemli ölçüde genişlediğini ifade etti. Teknolojik dönüşüm, yapay zeka, sürdürülebilirlik, karbon düzenlemeleri, jeopolitik gelişmeler, enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığının şirketlerin aynı anda yönetmesi gereken başlıklar haline geldiğini belirten Ürkmez, işletmelerin performansının artık yalnızca kendi fabrika ve organizasyonlarının sınırları içinde değerlendirilemeyeceğini söyledi.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/satin-alma-ve-tedarik-zinciri-rekabetciligin-merkezine-yerlesti-88403</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/3/1280x720/satin-alma-ve-tedarik-zinciri-rekabetciligin-merkezine-yerlesti-1790435358.JPG" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ SSD ve KalDer Bursa iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte otomotiv sektörünün dönüşen rekabet koşulları ele alındı. Uzmanlar; maliyet kontrolü, kalite, yapay zeka, sürdürülebilirlik ve tedarik zinciri dayanıklılığının şirketlerin rekabet gücünde belirleyici hale geldiğine dikkat çekti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/erdogan-turkiye-ekonomisi-son-24-ceyrek-kesintisiz-buyume-yasadi-88402</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 18:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Erdoğan: Türkiye ekonomisi son 24 çeyrek kesintisiz büyüme yaşadı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen, 21. MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu Kapanış Programı'na katıldı.</p>
<p>Erdoğan burada yaptığı konuşmada, MÜSİAD'ın EXPO fuarlarını geleneksel hale getirdiğini, bu yıl 21'incisini de başarılı şekilde icra ettiğini belirtti.</p>
<p>Erdoğan, MÜSİAD ailesini bunun için yürekten tebrik ederek, "Aynı şekilde fuarın ve forumun tüm sponsorlarına, Ticaret Bakanlığımız başta olmak üzere bu programlarda emeği bulunan kurum, kuruluş ve firmalarımızın tamamına ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.</p>
<p>MÜSİAD'ın kurulduğu günden bu yana kendi içinde bir ve bütün, dünyada söz ve nüfus sahibi, etkin ve saygın, güçlü bir Türkiye için büyük fedakarlıkla çalıştığına dikkati çeken Erdoğan, "MÜSİAD ailemizin tüm mensuplarına bugün bir kez daha canıgönülden teşekkür ediyorum. Bu süre boyunca gerek MÜSİAD'a gerekse ülkemize katkı yapmış fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerime Cenabıallah'tan rahmet niyaz ediyorum." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Erdoğan, Türkiye'nin ekonomi ve ticari potansiyelini dünyayla buluşturan MÜSİAD'ın yurt içinde ve dışında 14 binden fazla üyesiyle 60 bin işletmeyi temsil ettiğini, yaklaşık 3 milyon kişiyi istihdam ettiğini aktararak, şunları kaydetti:</p>
<p>"Ülkemizin yanı sıra dünyanın 84 ülkesindeki 184 şube ve temsilcilikle geniş yelpazedeki faaliyetlerini güçlü bir şekilde sürdürüyor. İş dünyasının görüş, öneri ve beklentilerini samimiyetle aktarmaya devam eden MÜSİAD'ımızı kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum. İki yılda bir düzenlenen MÜSİAD EXPO fuarlarımız ise Türkiye'nin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini küresel iş dünyasıyla bir araya getiren, firmalarımızın yeni pazarlara, yeni coğrafyalara erişimini kolaylaştıran, en önemlisi de Türkiye merkezli yeni ticari işbirliklerinin geliştirilmesine katkı sunan yapısıyla maşallah her seferinde göğsümüzü kabartıyor. Fuara ilgi ve katılımın bu yıl da fazlasıyla yüksek olduğunu memnuniyetle öğrendim. MÜSİAD EXPO'nun bir fuar olmanın ötesine geçerek uluslararası ticaret, yatırım, iş diplomasisi platformu haline dönüşmesinden ülkemiz adına gurur duyuyorum."</p>
<p><strong>"Yapay zekayı geliştirirken insan faktörüne gerekli önem verilmeli"</strong></p>
<p>Erdoğan, insanlık tarihine bakıldığında bir şeyi herkesin çok net gördüğünü söyledi.</p>
<p>Bazı kritik eşiklerin bir defa aşıldığında artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını, son yıllarda yapay zeka başta olmak üzere teknolojide yaşanan devrim niteliğindeki dönüşümün bunlardan biri olduğunu belirten Erdoğan, "Avantajlarını sağlıktan eğitime, bilişimden ulaşıma, tarımdan ekonomiye her alanda hissettiğimiz yapay zeka, hem bireysel hem de iş hayatımızı yeniden şekillendiriyor. Gün geliştikçe gelişen yapay zeka modelleri ve robotik teknolojiler, üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Şurası bir gerçek ki, reel sektör yapay zekanın imkanlarını ne kadar kullanıyorsa girişimci, sanayici, yatırımcı da bu yeniliklerden o kadar istifade ediyor." diye konuştu.</p>
<p>Erdoğan, burada dikkatlerden kaçmaması gereken asıl tehlikenin, yapay zekayı geliştirirken insan faktörüne gerekli önem verilmediğinde arzu edilenin tam tersi neticelerle karşılaşılabileceği olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:</p>
<p>"İnsanı insan yapan değerleri, aileyi, toplumu, milli ve manevi hasletlerimizi korumazsanız, iş ahlakınızı saf dışı bırakıp rekabeti ne pahasına olursa olsun galip gelmeyi merkeze koyarsanız, geliştirdiğiniz yazılım ve algoritmalar, tüm bu teknolojiler fayda değil, tam tersine zarar getirir, Allah muhafaza geniş çaplı bir yıkıma sebebiyet verir. Tam da bu yüzden kamu yönetiminden özel sektöre, akademiden iş dünyası ve sivil topluma, bu konuların derinlikli bir şekilde ele alınması gerekiyor. Hele ki Ahilik gibi köklü bir kültürün mirasçıları olarak bizim böyle bir meseleye duyarsız kalmamız zaten düşünülemez."</p>
<p>Müslümanlar olarak ekonomik ve ticari münasebetleri hayata yön veren temel değerler ışığında sürekli gözden geçirmek durumunda olduklarını vurgulayan Erdoğan, 29. Uluslararası İş Forumu'nun "Yapay Zeka Çağında İnsanın ve İş Dünyasının Dönüşümü" başlığıyla tertiplenmesini bu bakımdan çok kıymetli bulduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>"Küresel sistemin hem meşruiyet hem temsil hem de adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz"</strong></p>
<p>Erdoğan, forum kapsamında düzenlenen oturumlarda fikir, tespit ve önerilerini dile getiren tüm katılımcılara tebriklerini iletti.</p>
<p>Bu platformlarda yapılan ufuk açıcı istişarelerin herkes için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, "Küresel sistemin hem meşruiyet hem temsil hem de adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz. Bilhassa ülkemizin merkezinde yer aldığı coğrafya, tabiri caizse tam bir kriz fırtınası yaşıyor. Ticaretten enerji arzına, gıda güvenliğinden ekonomik yaptırımlara pek çok alanda bu fırtınanın etkilerine hepimiz az ya da çok maruz kalıyoruz. Yakın geçmişte fikir teatileriyle çözülen meseleler, bugün füze ve dron teatileriyle çözülmeye çalışılmaktadır. 'Gücü gücü yetene' düzeni ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurmaktadır." değerlendirmesini yaptı.</p>
<p>Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na hitabında bu soruna özellikle dikkati çektiğini aktaran Erdoğan, Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye, Arakan'dan İran'a, içerisinden özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettiklerini anlattı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>"Gazze'de, Lübnan'da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun biz bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik. Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek, dilimiz döndüğü, gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, mazlum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Daha önce söyledim, bugün bir kez daha söylüyorum. Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar geri adım atmayacağız. Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır. İnşallah o günler de mutlaka gelecektir."</p>
<p>Erdoğan, henüz 6 yaşındayken ailesiyle birlikte 335 kurşunla vahşice şehit edilen Hind Receb'in hesabının hukuk önünde sorulacağına söyledi.</p>
<p>Yemek kuyruklarında, kuvözlerde, camilerde, okullarda, hastanelerde göz göre göre katledilen sivillerin hesabının elbette adalete verileceğini belirten Erdoğan, "Eğer soykırım yapanlar adalete hesap vermezse, eğer bunlardan hukuk önünde, tarih önünde hesap sorulmazsa aynı vahşet tekrar yaşanacak, aynı insani trajediyle biliniz ki çocuklarımız da karşılaşacak. Biz, şahsen son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacağız. Türkiye ve Türk milletinin aynı şekilde bunun mücadelesi içinde olacak." diye konuştu.</p>
<p><strong>"Genel kurul, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir"</strong></p>
<p>Erdoğan, hangi dinden, kültürden, kökenden olursa olsun adalete inananların bu mücadelenin içinde olacağına dikkati çekerek "Filistin halkı yalnız değildir, asla sahipsiz değildir. Gazzeli kardeşlerimiz hak ve adalet arayışlarında tek başına değildir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, bu gerçeği bir kez daha teyit etmiştir. İnsanlık ittifakının temsilcisi olarak genel kurul, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir. Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne adeta bir tokat gibi inmiştir. Şahsımızı ve ülkemizi ahlaksız iddialarla hedef koymalarının sebebi işte budur. Türkiye, vicdanlı, onurlu, ahlaklı ve yürekli duruşuyla hem mazlumlara umut olmuş hem de diğer ülkelere cesaret aşılamıştır."</p>
<p>Genel kurul salonunda ve kürsüsünde insanlığın müşterek vicdanına tercüman olan tüm ülkeleri ve liderleri gönülden tebrik eden Erdoğan, Türkiye olarak ne pahasına olursa olsun zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya devam edeceklerinin bilinmesini istediğini sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>"Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardık"</strong></p>
<p>Erdoğan, bir yandan hem bölgeye hem de insanlığa umut olacak hakkaniyetli çözümleri savunurken, diğer yandan ülkeyi bu risk ve tehdit ortamından uzak tutacak politikaları kararlılıkla hayata geçirdiklerini anlattı.</p>
<p>Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardıklarını vurgulayan Erdoğan, "Ekonomi politikamızın dört sütununu, yani üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayarak her türlü adımı attık. Çevremizi saran istikrarsızlığa rağmen iş dünyamızın geleceğe güvenle bakabileceği bir iklimi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz." diye konuştu.</p>
<p>Erdoğan, geçen yıl Türkiye ekonomisini yüzde 3,7 oranında büyüterek 16 yıllık kesintisiz büyüme performansını sürdürdüklerini aktararak, "Ekonomimiz 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 2,6, ikinci çeyreğinde ise yüzde 2,3 oranında büyüdü. Böylelikle Türkiye ekonomisi son 24 çeyrektir kesintisiz büyüme yaşadı. Şu anda dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın ise 6'ncı en büyük ekonomisiyiz. 2002'de 3 bin 616 dolar olan kişi başına gelirimiz yaklaşık 5 kat artışla 2025'te 18 bin 103 dolara çıktı. Ekonomimizin büyüklüğü ise cari fiyatlarla 1 trilyon 602 milyar dolar oldu." ifadelerini kullandı.</p>
<p>İhracat tarafındaki başarıları da sürdürdüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:</p>
<p>"2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldi. Bu yılın ağustos ayındaki ihracatımız geçtiğimiz senenin aynı dönemine göre yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar doları buldu. Ocak-Ağustos döneminde ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4 artarak 185 milyar dolara erişti. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ihracatımızı 280 milyar doların üzerine taşıdık. Yıllıklandırılmış hizmet ihracatımızın ise ağustos ayı itibarıyla 125 milyar dolar civarına geldiğini tahmin ediyoruz. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatımızın toplamının 405 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz. İhracatçı firmalarımızın sayısına baktığımızda da tablonun bütününe yayılan başarıyı daha net görebiliyoruz. 2002'de ihracat yapan firmalarımızın sayısı yalnızca 33 binken 2025 yılında tam 168 bin firmamız ihracat gerçekleştirdi. Savunma ve havacılık ihracatımız ise Ocak-Ağustos 2026 döneminde geçen yıla kıyasla yüzde 16,2 artarak 6 milyar 300 milyon dolar oldu."</p>
<p><strong>"Türk Eximbank, ülkemiz ihracatına toplam 54,2 milyar dolar destek sağladı"</strong></p>
<p>Erdoğan, içinde bulunulan zorlu dönemde firmaların finansmana erişimini kolaylaştırmak için ellerinden geleni yaptıklarını belirterek, şöyle devam etti:</p>
<p>"Türk Eximbank'ın ödenmiş sermayesini 100 milyar liraya çıkardık. Geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla Türk Eximbank, kredi, sigorta ve garanti olmak üzere ülkemiz ihracatına toplam 54,2 milyar dolar destek sağladı. Bankamızın bu yılki ihracat destekleri Ağustos 2026 sonu itibarıyla 44 milyar dolara yaklaştı. Doğrudan yabancı yatırımlarda da önemli mesafeler katettik. Sadece geçen yıl yatırımlarda 3,3 milyar dolar net giriş elde ettik. Yurt dışındaki Türk yatırımları ise 2025 yıl sonu itibarıyla 70 milyar doları buldu. Burada saymaya vaktimizin elvermeyeceği daha pek çok başarıya, rekora MÜSİAD'ımızla ve sizlerle birlikte ulaştık. 20 gün önce açıkladığımız yeni Orta Vadeli Program'la sürdürülebilir ve dengeli büyüme hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerleyeceğiz."</p>
<p>Forumun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenlere teşekkür ederek sözlerini sonlandırdı.</p>
<p>(AA)</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/erdogan-turkiye-ekonomisi-son-24-ceyrek-kesintisiz-buyume-yasadi-88402</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/2/1280x720/54-1790435039.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ 21. MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu Kapanış Programı&#039;nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, &quot;Türkiye ekonomisi son 24 çeyrektir kesintisiz büyüme yaşadı. Şu anda dünyanın 16&#039;ncı, Avrupa&#039;nın ise 6&#039;ncı en büyük ekonomisiyiz.&quot; dedi. Erdoğan, &quot;2002&#039;de ihracat yapan firmalarımızın sayısı yalnızca 33 binken 2025 yılında tam 168 bin firmamız ihracat gerçekleştirdi. Savunma ve havacılık ihracatımız ise Ocak-Ağustos 2026 döneminde geçen yıla kıyasla yüzde 16,2 artarak 6 milyar 300 milyon dolar oldu.&quot; ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yilmaz-sermaye-piyasalarimizda-kisitli-bir-alanda-ortaya-cikmis-bir-sorunla-karsi-karsiyayiz-88401</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 16:11:00 +03:00</pubDate>
            <title> Yılmaz: Sermaye piyasalarımızda kısıtlı bir alanda ortaya çıkmış bir sorunla karşı karşıyayız</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, il programı kapsamında, bir otelde düzenlenen TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi'ne katıldı.</p>
<p>Burada konuşan Yılmaz, Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını koruduğunu, bu yıl olumsuz koşullar altında dahi yüzde 3,3 büyümesini beklediklerini, kademeli bir şekilde büyümenin artmasını ve 2029'da yüzde 5 seviyelerine ulaşmasını öngördüklerini söyledi.</p>
<p>Geçici olumsuz etkilerin ortadan kalkması ile enflasyonda ana eğilimindeki gerileme trendinin sürmesini beklediklerini dile getiren Yılmaz, "Bölgemizdeki jeopolitik gelişmelerin etkisiyle hedeflediğimiz oranın üzerinde kalmış olsak da eş güdüm içinde yürüttüğümüz para, maliye ve gelirler politikalarıyla daha önce başardığımız gibi orta vadede yine tek haneli rakamlara ulaşacağımıza inanıyoruz ve bu yönde de kararlılıkla devam ediyoruz." diye konuştu.</p>
<p>Yılmaz, makroekonomik temellerin sağlam olduğunu belirterek, "Son 4 yılda depreme 5,4 trilyon Türk lirası para harcadığımız halde, yani bugünkü fiyatlarla 104 milyar dolar ekstra bir harcama yaptığımız halde, bütçe açığımızın milli gelire oranı oldukça makul ve kabul edilebilir seviyelerde. Cari açığın milli gelire oranı son yıllarda yüzde 2'nin altına düştü. Bu yıl az önce bahsettiğim savaş etkisinden dolayı yüzde 2,6'ya çıkmasını bekliyoruz. Bunun 0,7 puanı, savaş etkisi olarak hesaplanıyor. Yani o etkiden arındırdığınız zaman yüzde 2'nin yine altındayız." değerlendirmesini yaptı.</p>
<p>Merkez Bankası rezervlerinin de oldukça iyi bir noktaya geldiğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu:</p>
<p>"Finans piyasalarımız çok daha iyi bir noktada ama sermaye piyasalarımızda belli bir alanda, kısıtlı bir alanda ortaya çıkmış bir sorunla karşı karşıyayız. Bu sorunu aşma yönünde de idari, adli gerekli tedbirler alınıyor, alınmaya da devam edilecek. Bu geçici bir sorun, kısıtlı bir alanda ortaya çıkan bir sorun ve bu sorunu aştığımız zaman sermaye piyasalarımız eskisinden de daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek. Yapısal bir sorunla karşı karşıya değiliz. Sermaye piyasalarımızın da yapısı oldukça sağlıklı. Ama geçici bir sorunumuz var. Bu sorunla ilgili de ilgili tüm kurumlarımız koordinasyon içinde üzerlerine düşeni gerçekleştiriyorlar. İnşallah bu sorunu atlattığımız zaman, çok daha, dediğim gibi, güçlü bir şekilde sermaye piyasalarımız yoluna devam edecek. Ondan da hiç şüpheniz olmasın."</p>
<p><strong>"Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirmeye ve depolama kapasitemizi artırmaya devam edeceğiz"</strong></p>
<p>Buradaki temel önceliklerinin kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltmak, ekonominin stratejik kapasitesini güçlendirmek ve çoklu şoklara karşı dayanıklılığı daha da tahkim etmek olduğunu dile getiren Yılmaz, "Yanlış anlaşılmasın. Bağımlılığı azaltmakla izolasyon farklı şeyler. İzolasyondan bahsetmiyoruz. Ama daha stratejik bir şekilde ilişkilerimizi, dış dünyayla bağlantılarımızı geliştirmekten bahsediyoruz." diye konuştu.</p>
<p>Yılmaz, Orta Vadeli Program'da yer alan ekonomik güvenlik yaklaşımının, Türkiye ekonomisini küresel risklere karşı koruyacak stratejik bir perspektif oluşturduğunu vurgulayarak, "Amacımız stratejik alanlarda, tüm alanlarda değil, stratejik alanlarda kapasite oluştururken küresel ticaret, yatırım ve teknoloji ağları içerisindeki konumumuzu güçlendirmektir. Dayanıklılık ile dışa açıklık, güvenlik ile rekabetçilik arasında doğru dengeyi kurabilen ekonomiler, önümüzdeki dönemin kazananları olacaktır. Bu kapsamda son derece önem verdiğimiz alanlardan biri enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliğidir. Nadir elementler, birtakım ham maddeler başta olmak üzere. Yerli kaynaklarımızın aranması, üretilmesi ve daha yüksek katma değerle ekonomimize kazandırılmasının ötesinde, enerji kaynaklarımızı çeşitlendirmeye ve depolama kapasitemizi artırmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Düşük karbonlu üretim kapasitesi, enerji verimliliği ve temiz teknoloji yatırımlarının, gelecek dönemde ülkelerin küresel değer zincirindeki konumunu belirleyen temel unsurlar arasında yer alacağına dikkati çeken Yılmaz, "Bu yıl COP31'i, Birleşmiş Milletler Taraflar Konferansı'nı Türkiye'de gerçekleştiriyoruz. Bu da çok kıymetli. Ben buradan özel sektörümüze bu sürece aktif katılmaları, katkıları noktasında bir çağrıda da bulunmak istiyorum. Bu mesele sadece devletlerin çözebileceği bir mesele değil, devletler, özel sektör, sivil toplum hep birlikte odaklanmamız gereken bir mesele." diye konuştu.</p>
<p>"Önümüzdeki dönemde kritik minerallerden nükleer ve hidrojen teknolojilerine, enerji ve madencilikte kullanılan kritik girdilerin yerlileştirilmesine kadar stratejik ve öncelikli alanlarda AR-GE kapasitemizi ve yurt içi üretim kapasitemizi geliştirmeye kararlıyız. Bu çerçevede de hazırlıklarımızı sürdürüyoruz." diyen Yılmaz, son bütçede maden aramalarına, sondajlara yüksek oranda artış yapılmasının ana gerekçelerinden birinin de bu olduğunu kaydetti.</p>
<p>Yılmaz, gıda ve tarım sektörünün stratejik bir sektör olduğuna işaret ederek, "Gıda arz güvenliğini önceliklendirecek ve stratejik girdilerde yerli kapasitemizi küresel şoklardan etkilenmeyecek düzeye çıkaracağız." dedi.</p>
<p>Orta Vadeli Program'da özellikle gıda üretimi ve sosyal konut alanlarında arz yönlü tedbirler de geliştirdiklerini hatırlatan Yılmaz, "Ekonomik güvenliğimizin temel unsurlarından biri de kritik teknolojilerde kendi kabiliyetimizi, yerli kabiliyetimizi geliştirmek. Savunma sanayi, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zeka başta olmak üzere stratejik alanlarda AR-GE ve ÜR-GE faaliyetini artırmayı, üretim ve yenilik kabiliyetimizi ülkemizin refahını artırıcı yönde konumlandırmayı planlıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Yılmaz, ekonomik dayanıklılığın bir diğer kritik unsurunun da dış ticaret ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi olduğunu aktararak, "Tek bir pazara, ürüne veya tedarikçiye aşırı bağımlılığın oluşturabileceği riskleri azaltmak, ihracatımızda ürün ve pazar çeşitliliğini artırmak önümüzdeki dönemin temel öncelikleri arasında yer alacaktır. Geleneksel ihracat kalemlerimizi ve mevcut pazarlarımızı korurken yeni ürünlere ve yeni pazarlara yöneleceğiz." şeklinde konuştu.</p>
<p>Ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesinde bölgesel kalkınma perspektifini de çok önemli gördüklerinin altını çizen Yılmaz, şöyle devam etti:</p>
<p>"Bu noktada bölgesel potansiyellerimizi harekete geçirmek, illerimizin, yörelerimizin mukayeseli üstünlüklerini iyi tespit edip, bunlar üzerinden hareket etmek çok önemli. Türkiye, büyük bir ülke, tek bir stratejiyle gidebileceğimiz bir ülke değil. İllerimize, bölgelerimize farklı roller dağıtmamız gerekiyor. Bir taraftan katma değeri yüksek, teknolojik içeriği yüksek, bilgi tabanlı sektörleri geliştirirken, güçlendirirken diğer taraftan istihdam yoğun sektörleri de ihmal etmemeliyiz. Onları da iyi bir şekilde konumlandırmalıyız. Her iki hat üzerinde yürümek durumundayız. Birini diğerine tercih etme lüksümüz yok bizim. Büyük bir ülkeyiz ve sermayeyi kendi içinde, ülke içinde özellikle Anadolu'ya doğru hareketlendirerek hem metropollerimizin potansiyelini daha katma değeri yüksek alanlara odaklamamız hem de Anadolu'nun enerjisini daha fazla harekete geçirmemiz mümkün."</p>
<p><strong>"İnşallah en kısa sürede bu silahları bırakma ve fesih süreçlerinin gerçekleştiğini görürüz"</strong></p>
<p>Yılmaz, Terörsüz Türkiye sürecine değinerek, şu değerlendirmeleri yaptı:</p>
<p>"Meclisimiz bu noktada çok değerli çalışma yaptı. Uzun bir komisyon çalışmasından sonra, aşağı yukarı bütün grupların katıldığı bir çalışma. O rapor doğrultusunda yeni bir kanun kabul etti Meclisimiz. 467 milletvekilimizin evet oyuyla. Bu çok kıymetli bir şey. Burada bir büyük mutabakat olduğunu, bir Türkiye mutabakatı olduğunu gösteriyor. Ciddi bir siyasi irade olduğunu gösteriyor. Bu çok değerli. Bu kanundan sonra çalışmalar başlamış durumda. Kanun kendi içinde iki aşamadan oluşuyor. Birinci aşama, silahların bırakılması ve örgütsel yapıların feshedilmesi. Zaten örgüt kendi içinde öyle bir karar aldı ama bunun gerçekleşmesi, sahada somut olarak gerçekleşmesi. Bu noktada gerekli mekanizmaları kurmuş durumdayız. Benim başkanlığımda bir kurulumuz var yürütmede, burada alt kurullar da oluşturduk. Birinci alt kurulumuz, bu hukuk ve adalet mekanizmasıyla ilgili bir kurul. İkinci alt kurulumuz sosyal uyum ve entegrasyon başlığını taşıyor. Üçüncü alt kurulumuz, sahada tespit, izleme mekanizmalarıyla ilgili. Dördüncü alt kurulumuz da silahsızlanma ve stratejik koordinasyonla ilgili bir alt kurul. Orada kurumlarımız arasında görevlendirmeleri yapmış durumdayız ve sahadaki gelişmeleri çok yakın bir şekilde takip ediyoruz."</p>
<p>Öncelikle sahada silahların bırakıldığı ve yapıların feshedildiğinin tespit edileceğini belirten Yılmaz, "Daha sonra Milli Güvenlik Kurulumuz da bunu teyit etmiş olacak. Milli Güvenlik Kurulunda bu teyit edilirse ikinci aşamaya geçilecek. Yani bu tespit ve teyit süreçleri tamamlanmadan ikinci aşamaya zaten geçilmiyor. Dolayısıyla kendi içinde kademelendirilmiş bir yürürlük, uygulama mekanizmasına... İnşallah en kısa sürede bu silahları bırakma ve fesih süreçlerinin gerçekleştiğini görürüz." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yılmaz, Meclis açıldığında bu konuda bir izleme komisyonu kurulacağını bildirerek, "Bizler de yürütme olarak Meclisimizi belli periyotlarla gelişmeler hakkında bilgilendireceğiz. Yine Meclisimizin gözetiminde, denetiminde bu süreç yürüyecek." dedi.</p>
<p>Terörün gündemden kalktığı bir ortamda tüm Türkiye'nin kazanacağını ama en çok Doğu ve Güneydoğu'da yaşayanların kazanacağını dile getiren Yılmaz, özellikle son 25 yılda kamu yatırımlarını bölgenin güvenlik şartlarına bakılmadan yapıldığını anlattı.</p>
<p>Yılmaz, şunları kaydetti:</p>
<p>"Eksiklerimiz vardır mutlaka, onlar da devam ediyor ama asıl büyük kayıp bölgede özel sektör yatırımları. Sermaye nazlı, güvenliğin olmadığı, huzurun olmadığı yerde durmuyor. Bırakın buradaki sermayenin kendi yöresine yatırım yapmasını, sermayenin bu bölgeden göç ettiğini gördük güvenlik sebebiyle, huzursuzluk sebebiyle, yatırım ortamının bozulması nedeniyle. Dolayısıyla Doğulu, Güneydoğulu birçok iş insanı gitti, Batı'da, Akdeniz'de, Marmara'da, Ege'de yatırımlar yaptı. Yapsınlar yani, yanlış anlaşılmasın. Ama ortada genel bir dinamik varsa bunu da görmemiz lazım. Şimdi yeni bir ortama giriyoruz. Bu ortamda en fazla olumlu etkilenecek alan özel sektör yatırımları, yatırım ortamının iyileşmesi." ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yılmaz, güçlü ekonominin güçlü toplumdan, güçlü toplumun ise sürdürülebilir refah üreten güçlü ekonomiden beslendiğini dile getirerek, "Yüksek katma değerli alanlara yönelik dönüşümlerin sağladığı kazanımların geniş toplumsal kesimlere yansıması, ekonomik refah artışının yanında toplumsal refah ve huzurun güçlenmesi en temel önceliğimizdir." diye konuştu.</p>
<p>"Türkiye bugünün belirsizliklerini aşacak tecrübeye ve önümüzdeki dönemin fırsatlarını değerlendirecek güce ve akla sahiptir. Güçlü, tecrübeli bir liderliğe, tecrübeli kadrolara sahibiz. Hükümet olarak istikrarı koruyacak, üreticimizin de girişimcimizin yanında olacak, ülkemizin rekabet gücünü ve sosyal refahı artıracak adımları kararlılıkla atmayı sürdüreceğiz." ifadesini kullanan Yılmaz, bu hedeflere ulaşırken iş dünyasının sahadaki birikimini ve tecrübesini, önerilerini, politika tekliflerini her ortamda almaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.</p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/yilmaz-sermaye-piyasalarimizda-kisitli-bir-alanda-ortaya-cikmis-bir-sorunla-karsi-karsiyayiz-88401</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/1/1280x720/747-1790434369.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi&#039;nde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, &quot;Finans piyasalarımız çok daha iyi bir noktada ama sermaye piyasalarımızda belli bir alanda, kısıtlı bir alanda ortaya çıkmış bir sorunla karşı karşıyayız. Bu sorunu aşma yönünde de idari, adli gerekli tedbirler alınıyor, alınmaya da devam edilecek. Bu geçici bir sorun, kısıtlı bir alanda ortaya çıkan bir sorun ve bu sorunu aştığımız zaman sermaye piyasalarımız eskisinden de daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/bakan-uraloglu-ilk-yerli-tarama-gemisi-suya-indirildi-88400</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 14:55:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bakan Uraloğlu: İlk yerli tarama gemisi suya indirildi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk tersanelerinde yerli tasarımla ilk kez inşa edilen emici özellikli tarama gemisinin suya indirildiğini duyurdu. </p>
<p>Yazılı açıklamasında, ilk blok kaynağı 10 Nisan 2025'te yapılan yeni tip emici deniz dibi tarama gemisi hakkında Uraloğlu, "UAB MAVİ VATAN 85 metre boya, 20 metre tarama derinliğine ve 2 bin metreküp kapasiteye sahip. Özellikle körfezlerimizdeki tarama ve temizlik çalışmalarını Bakanlığımıza ait kendi milli gemimizle gerçekleştirebileceğiz." ifadelerini kullandı. </p>
<p><video style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" controls="controls" width="700" height="350">
<source src="/storage/uploads/0/0/0/6ab7db14a356b-1790434068.mp4" type="video/mp4" /></video></p>
<p>Bakan Uraloğlu, UAB MAVİ VATAN'ın tam otomasyon özelliği sayesinde seyir halindeyken de tarama yapabileceğini belirterek, "Gemimizi birkaç aylık seyir tecrübesinin ardından hizmete alacağız." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/bakan-uraloglu-ilk-yerli-tarama-gemisi-suya-indirildi-88400</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/0/1280x720/899-1790433915.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türk tersanelerinde yerli tasarımla ilk kez inşa edilen emici özellikli tarama gemisi &quot;UAB MAVİ VATAN&quot;ın suya indirildiğini belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, geminin birkaç aylık seyir tecrübesinden sonra hizmete alınacağını bildirdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/4-maden-arama-kurtarma-yarismasinin-galibi-turk-altin-88404</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 14:22:00 +03:00</pubDate>
            <title> 4. Maden Arama-Kurtarma Yarışması&#039;nın galibi Türk Altın</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>MEHMET KAYA/ANKARA</strong></p>
<p>Türkiye Madenciler Derneği (TMD) tarafından Çayeli Bakır ev sahipliğinde Rize’de 22-25 Eylül tarihleri arasında düzenlenen 4. Maden Arama Kurtarma Yarışması tamamlandı. İki yılda bir yapılan yarışmanın galibi Türk Altın işletmesi oldu.</p>
<p>Yarışma sonucuna ilişkin TMD’den yapılan açıklamada, 13 maden arama-kurtarma ekibinin katıldığı yarışmada genel klasmanda Tüprag Metal Madencilik ve Öksüt Madencilik ikinciliği paylaşırken, Çayeli Bakır İşletmeleri-Eti Krom üçüncülüğü paylaştı. Yeni takım ödülünü ise Zenit Madencilik ile Eti Bakır paylaştı. Yapılan açıklamada, halkın ilgisini artırmak için yangın vb. bazı kategorilerdeki yarışmalar Rize merkezinde yapıldı. Ödüller, 25 Ekim günü yapılan gala gecesinde sahiplerine verildi.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab7e14c65336-1790435660.jpeg" alt="" width="800" height="397" />Ödül töreninde bir konuşma yapan TMD İkinci Başkanı Ramazan Yön, maden kurtarma ekiplerinin sadece madencilik alanında değil, ülkenin yaşadığı her türlü haza ve afette çalışma yürüttüğünü hatırlatarak, “Madencilikte ve kurtarma operasyonlarında en temel unsur iyi bir hazırlık, doğru iletişim ve birbirine koşulsuz güvenmektir. Parkurlarda sergilenen bu ortak refleksler, yarın olası afet ve kazalarda insan hayatını kurtaracak en somut kazanımdır” dedi. </p>
<p>4. Maden Kurtarma Yarışması sonuçları şöyle:  </p>
<p>Genel Klasman</p>
<p>• 1. Yarışma Şampiyonu: Türk Altın İşletmeleri  <br />• 2. Takım: Tüprag Metal Madencilik   – Öksüt Madencilik   <br />• 3. Takım: Çayeli Bakır İşletmeleri  – Eti Krom <br />• Yeni Takım: Zenit Madencilik   – Eti Bakır  </p>
<p><strong>Etkinlik Ödülleri</strong></p>
<p>• Takım Yetkinliği: Esan Eczacıbı Endüstriyel Hammaddeler – Türk Altın İşletmeleri <br />• HAZMAT (Kimyasala Müdahale): Tüprag Metal Madencilik – Türk Altın İşletmeleri <br />• Araç Kazası: Gübret Maden Yatırımları – Tüprag Metal Madencilik  <br />• Endüstriyel Yangın: Öksüt Madencilik – Eti Krom <br />• Yapısal Hasar (Deprem): Çayeli Bakır İşletmeleri – Eti Krom <br />• Yeraltı Göçük: Çayeli Bakır İşletmeleri – Def Madencilik </p>
<p><strong>Kolektif Ödüller</strong></p>
<p>• BA Takımı (Yerüstü): Acacia Maden İşletmeleri <br />• BG4 Takımı (Yeraltı): Def Madencilik <br />•  İlkyardım: Çayeli Bakır İşletmeleri <br />• Takım Güvenliği: TÜMAD Madencilik Sanayi ve Ticaret <br />• Takım Tekniği: Esan Eczacıbaşı Endüstriyel Hammaddeler</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/4-maden-arama-kurtarma-yarismasinin-galibi-turk-altin-88404</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/4/1280x720/78-1790435613.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Türkiye Madenciler Derneğinin düzenlediği 4. Maden Arama Kurtarma Yarışması&#039;nın kazananı Türk Altın işletmesi oldu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/gunes-ve-ruzgarin-elektrikteki-payi-yuzde-342ye-yukseldi-88398</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 14:22:00 +03:00</pubDate>
            <title> Güneş ve rüzgarın elektrikteki payı yüzde 34,2&#039;ye yükseldi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün, ağustos sonu itibarıyla 126 bin 944 megavata ulaşırken, toplam kurulu gücün yüzde 62,9'una karşılık gelen 79 bin 902 megavatlık kısmı yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğunu bildirdi. Aynı dönemde yerli kaynakların toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 72,1 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Ağustos sonu itibarıyla güneş enerjisinin kurulu gücü 27 bin 914 megavata yükselirken, toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 22 oldu. Rüzgar enerjisinde ise kurulu güç 15 bin 434 megavata ulaştı ve toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 12,2 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Böylece güneş ve rüzgar enerjisinin toplam kurulu gücü 43 bin 348 megavata, toplam kurulu güç içerisindeki payı ise yüzde 34,2'ye yükseldi.</p>
<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabındaki paylaşımında, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmeyi sürdürdüklerini belirtti.</p>
<p>Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün ağustos sonu itibarıyla 126 bin 944 megavata eriştiğini kaydeden Bayraktar, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>"Bu gücün yüzde 62,9'u yenilenebilir kaynaklardan oluşurken, güneş ve rüzgarda toplam 43 bin 348 megavat kurulu güce ulaştık. Güneşin, kurulu gücümüz içerisindeki payı yüzde 22'ye çıktı. Temiz, yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızın payını her geçen gün biraz daha büyüteceğiz. Güneş ve rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımlarımızı hızlandırarak hem enerji arz güvenliğimizi güçlendirecek hem de 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimize emin adımlarla ilerleyeceğiz. COP31 sürecinde de Türkiye'nin bu alandaki vizyonunu ve somut hedeflerini güçlü şekilde ortaya koyacağız. Enerjide tam bağımsız Türkiye için çalışmayı sürdüreceğiz."</p>
<p>Ağustos sonu itibarıyla Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün kaynaklara göre dağılımı ise şöyle oldu:</p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td>
<p>KAYNAK</p>
</td>
<td>
<p>KURULU GÜÇ (MW)</p>
</td>
<td>
<p>PAY (%)</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>Hidroelektrik</p>
</td>
<td>
<p>32.331</p>
</td>
<td>
<p>25,5</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>Güneş</p>
</td>
<td>
<p>27.914</p>
</td>
<td>
<p>22,0</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>Doğal Gaz</p>
</td>
<td>
<p>25.012</p>
</td>
<td>
<p>19,7</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>Rüzgar</p>
</td>
<td>
<p>15.434</p>
</td>
<td>
<p>12,2</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>Yerli Kömür</p>
</td>
<td>
<p>11.565</p>
</td>
<td>
<p>9,1</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>İthal Kömür</p>
</td>
<td>
<p>10.466</p>
</td>
<td>
<p>8,2</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>Biyokütle</p>
</td>
<td>
<p>2.424</p>
</td>
<td>
<p>1,9</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>Jeotermal</p>
</td>
<td>
<p>1.798</p>
</td>
<td>
<p>1,4</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p>TOPLAM</p>
</td>
<td>
<p>126.944</p>
</td>
<td>
<p>%100</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/gunes-ve-ruzgarin-elektrikteki-payi-yuzde-342ye-yukseldi-88398</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/7/3/2/1280x720/enerji-res-ges-gunes-1776923639.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ağustos verilerine göre, güneş ve rüzgar enerjisinin toplam kurulu gücü 43 bin 348 megavata, toplam kurulu güç içerisindeki payı ise yüzde 34,2&#039;ye yükseldi. Türkiye&#039;nin elektrik kurulu gücünün bu dönemde 126 bin 944 megavata çıktığını belirten Bakan Bayraktar, &quot;Bu gücün yüzde 62,9&#039;u yenilenebilir kaynaklardan oluşurken, güneş ve rüzgarda toplam 43 bin 348 megavat kurulu güce ulaştık. Güneşin, kurulu gücümüz içerisindeki payı yüzde 22&#039;ye çıktı. Temiz, yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızın payını her geçen gün biraz daha büyüteceğiz.&quot; ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/480-bin-besilik-erkek-sigir-ithalatina-izin-verilmesi-planlaniyor-88397</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 13:22:00 +03:00</pubDate>
            <title> 480 bin besilik erkek sığır ithalatına izin verilecek</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü, 2027 yılında toplam 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatının planlandığını duyurdu. </p>
<p>Kurumun internet sitesinden yapılan açıklamada, kamu kurum ve kuruluşları hariç olmak üzere 2027 yılı yeni tahsisi doğrultusunda toplam 480 bin baş besilik erkek sığırın ithalatına izin verilmesinin planlandığı belirtilerek, besi hayvanı ahırı kapasitesi 200 baş ve üzerinde olan işletmelere 380 bin baş, bu kapasitenin altında olan firmalara 100 bin baş besilik erkek sığır ithalatına izin verileceği ifade edildi.</p>
<p>İthalata ilişkin başvuruların 5-16 Ekim tarihlerinde ilgili talimatta belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda yetiştiriciler tarafından İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri aracılığıyla yapılabileceği aktarılan açıklamada, başvuruda bulunacak işletmelerin 2027 yılı başvurusuna esas işletme kapasitelerinin TÜRKVET sistemi üzerinden kontrol edileceği bildirildi.</p>
<p><strong>TÜRKVET'te kapasite bilgileri bulunmayan işletmeler başvuru yapamayacak</strong></p>
<p>Başvuru yapacak yetiştiricilerin, güncel kapasite tanımına uygun olarak işletme kapasitelerini İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine başvurarak güncellemelerinin önem arz ettiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>
<p>"TÜRKVET sisteminde kapasite bilgileri bulunmayan işletmeler başvuru yapamayacaktır. İthalat işlemleri, belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde Et ve Süt Kurumu (ESK) aracılığıyla gerçekleştirilecektir. Başvuru, değerlendirme, tahsis, ithalat ve hayvanların işletmelere teslimine ilişkin diğer hususlar, ilgili Başvuru ve Değerlendirme Talimatı'nda belirtilen hükümler doğrultusunda yürütülecektir."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/480-bin-besilik-erkek-sigir-ithalatina-izin-verilmesi-planlaniyor-88397</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/10/sigir.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Kamu kurum ve kuruluşları hariç olmak üzere gelecek yıl için toplam 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatının planlandığı bildirildi. İthalat başvurusu ekim ayında yapılabilecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/haftanin-en-cok-kaybettireni-borsa-ve-altin-88390</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 11:20:00 +03:00</pubDate>
            <title> Borsa haftayı yüzde 2,90 kayıpla kapattı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 2,90 azalışla 12.899,35 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 12.840,20 puanı, en yüksek 13.370,03 puanı gördü.</p>
<p>Borsa İstanbul'da aynı dönemde mali endeks yüzde 9,86 azalışla 15.841,82 puana, sanayi endeksi yüzde 4,50 düşüşle 17.318,57 puana, teknoloji endeksi yüzde 2,23 kayıpla 40.488,44 puana, hizmetler endeksi ise yüzde 2,06 gerileyerek 11.312,83 puana indi.</p>
<p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksine dahil hisse senetleri arasında bu hafta en çok yükselen yüzde 24,46 ile Tukaş oldu. Onu yüzde 18,21 ile Balsu Gıda ve yüzde 13,36 ile Tekfen Holding izledi.</p>
<p>Söz konusu hisseler arasında bu hafta en çok değer kaybeden ise yüzde 40,91 ile Ral Yatırım Holding olurken onu yüzde 40,88'lik gerilemeyle​​​​​​​ Katılımevim Tasarruf Finansman ve Pasifik Eurasia Lojistik takip etti.</p>
<p>Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 697 milyar 460 milyon lirayla ASELSAN, 782 milyar 279 milyon 12 bin 788 lirayla Tüpraş ve 549 milyar 21 milyon 927 bin 825 lirayla Koç Holding oldu.</p>
<p><strong>Altın düştü</strong></p>
<p>24 ayar külçe altının gram fiyatı, geçen hafta sonuna göre yüzde 1,61 azalışla 6 bin 716 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 1,33 düşüşle 43 bin 860 liraya geriledi.</p>
<p>Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftaki kapanışının yüzde 1,42 altında 11 bin 15 liraya geriledi.</p>
<p>Doların satış fiyatı, yüzde 0,38 artarak 48,9660 liraya çıkarken, euronun satış fiyatı yüzde 0,18 azalışla 55,8560 liraya geriledi.</p>
<p>Geçen hafta 65,1550 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 0,37 azalışla 64,9170 liraya geriledi.</p>
<p>İsviçre frangı ise yüzde 0,11 değer kaybederek 59,1190 liradan alıcı buldu.</p>
<p>(AA)</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/finans/haftanin-en-cok-kaybettireni-borsa-ve-altin-88390</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2023/01/borsa-istanbul.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 2,90 azalışla kapatırken, 24 ayar külçe altının gramı yüzde 1,61, cumhuriyet altını yüzde 1,33, çeyrek altın da yüzde 1,42 geriledi. Doların satış fiyatı yüzde 0,38 artarken, euro yüzde 0,18 azaldı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/halkbank-bige-projesinde-2-donem-tamamlandi-88391</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 10:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Halkbank BİGE projesinde 2. dönem tamamlandı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Halkbank'ın kız öğrencileri bilim, teknoloji, mühendislik, matematik (STEM) ve girişimcilik alanlarında güçlendirmeyi hedeflediği Bilim Kızlarla Gelecek (BİGE) projesinin ikinci dönemi, "Demo Day" etkinliğiyle sona erdi.</p>
<p>Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen projenin Hızlandırma Programını başarıyla tamamlayan 10 finalist takım, İstanbul'da Halkbank Kuleleri'nde düzenlenen etkinlikte jüri ve yatırımcıların karşısına çıktı.</p>
<p>Proje kapsamında eğitim ve mentörlük desteği alan kız öğrencilerin yapay zeka, eğitim, enerji ve sağlık gibi alanlarda geliştirdiği projeler, inovatif yaklaşım, özgünlük, uygulanabilirlik ve teknik yeterlilik kriterleriyle değerlendirildi.</p>
<p>Final puanlamaları sonucunda, BİGE-Demo Day'de birinciliği görme engelli bireylerin renk temelli sanatlara daha bağımsız biçimde katılabilmesi için geliştirilen "Moonlight" projesi elde etti. Konuşma geriliği veya telaffuz güçlüğü yaşayan çocuklara yönelik yapay zeka tabanlı mobil uygulama "Andremoda" ikinci, akıllı şehirlerde dağıtık enerji üretimini destekleyen mikro ölçekli rüzgar enerjisi sistemi "Indexis" ise üçüncü oldu.</p>
<p>Dereceye giren takımlar, maddi ödüllerin yanı sıra Generation Unlimited ve Entrepreneurship World Cup gibi prestijli uluslararası genç girişimcilik programlarına yönlendirilme imkanı elde edecek.</p>
<p>Birincilik ödülüne layık görülen Moonlight, yapay zeka destekli sesli yönlendirme sistemi, hissedilebilir konturlara sahip kalemler, dokunsal yüzeyli tuvaller ve sinestezi yaklaşımıyla geliştirilen kokulu boyalarla çalışıyor. Bu sayede kullanıcılar çizim sürecini ses, doku ve koku üzerinden deneyimleyebiliyor.</p>
<p>İkincilik ödülünün sahibi Andremoda, çocukları sadece ekrandan izleyerek yapılan pasif uygulamalardan farklı olarak, onlarla sesli diyalog kuruyor ve konuşma pratikleri yapmalarını sağlıyor. Çocukların gelişim aşamalarını ve duygu durumlarını takip eden sistem, elde edilen verileri terapist ve psikologlardan oluşan uzman klinik ekiplerle paylaşılabilecek raporlara dönüştürüyor.</p>
<p>Üçüncü Indexis ise kompakt ve modüler yapıya sahip türbinleriyle enerjinin tüketildiği noktada üretilmesini sağlayarak, şehirlerde yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılmasını ve yüksek elektrik verimi elde edilmesini hedefliyor.</p>
<p><strong>"BİGE mezunları için bir mobil uygulama geliştirdik"</strong></p>
<p>Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, etkinlikte yaptığı konuşmada, BİGE projesini hayata geçirirken temel hedeflerinin gençlerin STEM alanlarındaki becerilerini geliştirmek olduğunu söyledi.</p>
<p>Özdil, bu yolculuğa eşlik etmekten büyük mutluluk duyduklarını dile getirerek, "Geleceğe inancımız tam. Çünkü yarının liderleri olacak siz gençlerin potansiyeline güveniyoruz. Biliyoruz ki güçlü bir gelecek, yalnızca finansal kaynaklarla değil, bilgiyle kuşatılmış bir vizyonla, cesur adımlarla ve fırsat eşitliğiyle inşa edilir." dedi.</p>
<p>Teknoloji varlığının her geçen gün daha çok artmasının, bu alanda yetişen insan kaynağına ihtiyacı da beraberinde getirdiğine dikkati çeken Özdil, bu doğrultuda STEM alanlarında gençlerin hem eğitime hem de istihdama katılımını artırmayı öncelikleri olarak gördüklerini vurguladı.</p>
<p>Özdil, gençlerin teknolojiyi yalnızca kullanan değil, tasarlayan, geliştiren ve yarının dünyasını şekillendiren liderler olmasını arzu ettiklerini aktararak, bu amaçla finansmanın yanı sıra eğitim ve mentörlük desteği sunan yapılar oluşturduklarını ifade etti.</p>
<p>BİGE mezunları için bir mobil uygulama geliştirdiklerini aktaran Özdil, şöyle devam etti:</p>
<p>"Mezunlarımız bu platform üzerinden bilgi ve deneyim paylaşabilecek, mentörlük ve kariyer fırsatlarına erişebilecek. Böylece BİGE'yi dönemsel bir eğitim programı olmaktan çıkarıp, kariyerleri boyunca dahil olabilecekleri bir ekosisteme dönüştürmeyi planlıyoruz. Bir diğer müjdemiz ise BİGE ilham buluşmalarımızla ilgili. 2027'de bu kıymetli buluşmaları faaliyet gösterdiğimiz diğer ülkelerde de düzenleyerek, uluslararası alana taşıyacağız. Gençlerin yolculuğunun yeni başarılarla devam edeceğine inanıyoruz. Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesindeki değerli katkıları için Habitat Derneği'ne, proje boyunca gençlerimize rehberlik eden eğitmen ve mentorlarımıza, jüri üyelerimize ve emeği geçen tüm arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum."</p>
<p><strong>"İki yılda 2 bin 887 genç kıza ulaştık"</strong></p>
<p>Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nesrin Serin Onkardeşler de etkinliğe katılan tüm genç kızların kazandığını vurgulayarak, "Projeye verdikleri destekten ötürü paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Tüm kızlarımızın kazanması için böyle güzel bir projede bizimle olan Halkbank, gerçekten çok değerli bir sonuca imzasını atıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Bugünden sonra ne olacağı sorusunun en önemli gündem maddesi olduğunu, proje kapsamında geride kalan iki yılda 2 bin 887 genç kıza ulaştıklarını ve birçok fikrin hayata geçirilmesine destek olduklarını kaydeden Onkardeşler, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>"Projenin ismi, öylesine bulunmadı. Bugün yaşadığımız teknoloji, yapa zeka konuları ve geleceğimize yaptığımız yatırımlarda kadınlarımızın öncelikli olmasını göstermek, gerçekten beni bir kadın olarak gururlandırıyor. Son iki yılda düzenlenen ilham buluşmalarında 36 ilham veren kadını, genç kızlarla buluşturduk. En büyük hayalimiz, bugün sahnede olan kızların ileride jüri üyesi veya ilham veren konuşmacılar olarak yer alması. BİGE'nin gerçek başarısı, kendi rol modelleriyle yetiştirdiği kızlarımızı günün sonunda ödüller aldığı, uluslararası camiada isim oldukları, Türkiye'de isim yaptıkları noktalara getirmek."</p>
<p>Moonlight proje geliştiricilerinden Cansu Karaoğlu, süreç boyunca aldıkları mentörlüklerin en etkili şey olduğunu vurgulayarak, ödülü değerlendirip projeyi geliştirmeyi ve görme engellilere katkı sağlamayı düşündüklerini aktardı. Ekipten Elifnaz Çiçek de yarı finalde İstanbul'a gelmeleri için Halkbank ve Habitat Derneği'nin destek sunduğunu belirterek, "İlerleyen süreçte uygulamamızı, Halkbank'ın sağladığı destekle şirketlerle işbirliği yapıp, daha sürdürülebilir bir proje haline getirmek istiyoruz." diye konuştu.</p>
<p>Andremoda proje geliştiricilerinden Aynur Yörük, aldıkları 3 aylık mentörlük ve eğitim sürecinin kendileri için çok verimli geçtiğini ve ödülü aldıkları için mutlu olduklarını kaydetti. Havva Sude Yıldız ise projeyi geliştirmeye odaklandıklarını ve Habitat ile Halkbank'ın her zaman yanlarında olduğunu ifade etti.</p>
<p>Indexis proje geliştiricilerinden Rabia Aybüke Akgün, aylar süren emeklerin sonucunda takdir edilmenin büyük bir mutluluk yaşattığını belirterek, mentörlük süreçlerinde yetkililerle devamlı iletişim halinde olduklarını dile getirdi. Asena Şahin de atanan mentorlar sayesinde hem motivasyon olarak hem de prototip geliştirmede yardım aldıklarını vurguladı.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/halkbank-bige-projesinde-2-donem-tamamlandi-88391</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/0/2/1280x720/halk-katilim-bankasi-as-halkbank-1749032373.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bilim Kızlarla Gelecek projesi kapsamında düzenlenen &quot;Demo Day&quot; etkinliğinde konuşan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, &quot;Biliyoruz ki güçlü bir gelecek, yalnızca finansal kaynaklarla değil, bilgiyle kuşatılmış bir vizyonla, cesur adımlarla ve fırsat eşitliğiyle inşa edilir.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/londradaki-kapsul-otel-turkiyede-tutar-mi-88385</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 09:55:00 +03:00</pubDate>
            <title> Londra’daki kapsül otel Türkiye&#039;de tutar mı?</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>MEHMET DOĞAN ERDOĞAN/İNGİLTERE</strong></p>
<p>Londra’nın en yoğun meydanı Piccadilly Circus’ta, Grade II koruma statüsündeki tarihi London Pavilion binasında geçen yıl eylülde açılan Zedwell Capsule Hotel, 1.000’i aşkın uyku kapsülüyle dünyanın en büyük kapsül oteli olarak tanıtılıyor. Bir kapsülün 1×2 metre taban alanı kapladığını haberin başında belirtelim. Meydandaki dev reklam panosunda yer alan “Piccadilly hiç uyumaz, ama bu reklamın arkasında 1.000 kişi uyuyor” mesajı, işletmenin iş modelini de özetliyor.</p>
<p>Beş kata yayılan tesiste kapsüller, 4 kişilikten 100 kişiliğe kadar değişen ortak koğuşlarda yer alıyor. Doğal meşeden üretilen kapsüllerde Hypnos marka yataklar, filtrelenmiş hava ve kişisel aydınlatma bulunuyor; banyo ve duşlar ise her katta ortak kullanımda. Tesiste pencere yok; marka bunu bir eksiklik değil, uyku kalitesini artıran bir tasarım tercihi olarak sunuyor.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab76d6a37c56-1790405994.png" alt="" width="414" height="281" /></p>
<h2>30 sterlin mi, 151 sterlin mi? </h2>
<p><img style="float: right;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab76d7907a24-1790406009.png" alt="" width="322" height="467" />Asıl mesele fiyat. Kapsül otelin ilan edilen başlangıç fiyatı gecelik 30 sterlin. HotelMonitor’ün 803 canlı tarama üzerinden hesapladığı Londra otel ortalaması yıllık bazda gecelik 151 sterlin. PwC’nin 2026 Londra ortalama günlük oda fiyatı tahmini ise 193,5 sterlin.</p>
<p>Bu tabloya göre merkezi konumdaki bir kapsül, ortalama bir Londra otel odasından yaklaşık yüzde 80 daha ucuz. Yani aynı parayla beş gece kalınabiliyor. Aynı markanın klasik otel formatı Zedwell Piccadilly’de ise penceresiz odaların fiyatı 178 sterlinden başlıyor.</p>
<h2>Küresel pazar 307 milyon dolar </h2>
<p>Zedwell markası, milyarder yatırımcı Asif Aziz’in yönettiği ve 9 milyar doların üzerinde varlığa sahip Criterion Capital’e ait. Şirketin iş modeli, atıl kalmış ofis ve mağaza binalarını yıkmadan otele dönüştürmeye dayanıyor. Penceresiz tasarım, bina içindeki her metrekarenin oda olarak kullanılabilmesini sağlayarak dönüşüm esnekliği yaratıyor. Zedwell’in İngiltere genelindeki yatırım hattı 9 bin odayı aştı. Grand View Research verilerine göre küresel kapsül otel pazarı 2024’te 262,9 milyon dolardı. 2026 için 307,5 milyon dolar, 2030 için 432,5 milyon dolar öngörülüyor. Pazarın yüzde 58’i, konseptin doğduğu Asya-Pasifik bölgesinde yoğunlaşıyor.</p>
<h2>Türkiye’de de transit yolcu kullanıyor </h2>
<p>Türkiye’de kapsül konaklama kavramı yeni değil. Ancak Londra’daki gibi şehir merkezi bütçe oteli olarak değil, havalimanı transit hizmeti olarak konumlanmış durumda. Yaklaşık 3,5 metrekarelik uyku kabinlerinde akıllı TV, ergonomik yatak, çalışma masası ve evrensel priz üniteleri bulunuyor. İstanbul’un tarihi yarımada ve Galata çevresinde “kapsül otel” etiketiyle listelenen birkaç küçük işletme de bulunuyor. Bunların gecelik fiyatları 58 dolar civarında.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/londradaki-kapsul-otel-turkiyede-tutar-mi-88385</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/8/5/1280x720/kapsul-1790405982.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Piccadilly Circus’ta 1.000 kapsüllü İngiltere’nin en büyük kapsül oteli, geceliği 30 sterlinden (2 bin TL) konaklama sunuyor. Zedwell’in arkasındaki Criterion Capital’in iş modeli, atıl kalmış ofis ve mağaza binalarını yıkmadan otele dönüştürmeye dayanıyor. Peki kapsül otel Türkiye’de tutar mı? ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/esgiad-fon-yatirimcilari-icin-seffaflik-cagrisi-yapti-88384</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 09:48:00 +03:00</pubDate>
            <title> ESGİAD Başkanı Eldem: Yatırımcının belirsizliği giderilmeli</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>ABDULLAH SÖNMEZ/ESKİŞEHİR</strong></p>
<p class="isSelectedEnd">Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınması, sermaye piyasalarında geniş bir yatırımcı kitlesini etkiledi. SPK’nin açıkladığı verilere göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunurken, Eskişehir Genç İş İnsanları Derneği (ESGİAD) sürece ilişkin değerlendirme ve taleplerini kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p class="isSelectedEnd">ESGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Batuhan Eldem, yatırımcıların aileleri ve sermaye piyasalarında işlem yapan diğer tasarruf sahipleri de dikkate alındığında gelişmelerin etkisinin daha geniş bir kesime yayıldığına dikkat çekti. Sürecin yatırımcı güveni açısından da önem taşıdığını belirten Eldem, tasfiye işlemlerinin şeffaflık ve yatırımcı haklarının korunması ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini söyledi.</p>
<h3>“Yatırımcılar doğru bilgiye ulaşmalı”</h3>
<p class="isSelectedEnd">Para piyasası fonlarının da yaşanan süreçten etkilenmesine dikkat çeken Eldem, bu fonların özellikle birikimlerini kısa vadede değerlendirmek ve ihtiyaç halinde nakde ulaşmak isteyen tasarruf sahipleri tarafından tercih edildiğini ifade etti. Bazı yatırımcıların satış talimatlarının karşılığını alamadığını belirten Eldem, “Yatırımcıların kendi tasarruflarına ne zaman ve hangi tutarda ulaşabileceklerine ilişkin belirsizliğin giderilmesi gerekiyor. Tasfiye kapsamındaki her fonun güncel net varlık değeri, borç ve alacak durumu, likit varlık oranı, portföy bileşimi ve tahmini ödeme takvimi ayrı ayrı açıklanmalı. Yatırımcıların süreç boyunca doğru ve güncel bilgiye ulaşması sağlanmalı” dedi.</p>
<p class="isSelectedEnd">SPK, 18 Eylül’de yaptığı açıklamada 2025 yılının son çeyreğinde bazı serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları üzerinden, fiili dolaşım oranı düşük paylarda şirketlerin ekonomik gerçekliği ve temel finansal göstergeleriyle açıklanamayacak fiyat hareketleri gözlemlendiğini bildirdi. Kurul ayrıca söz konusu gelişmelerin Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi gündemine geldiğini ve daha sonraki dönemde çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini açıkladı.</p>
<h3>Satış talimatları için açıklama istedi</h3>
<p class="isSelectedEnd">Sermaye piyasalarının sağlıklı gelişiminde öngörülebilirlik, etkin denetim ve şeffaflığın önemine işaret eden Eldem, karar öncesinde veya karar tarihinde verilmesine rağmen gerçekleştirilemeyen satış talimatlarına ilişkin esasların da netleştirilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Eldem, “Gerçekleştirilemeyen satış talimatlarının hangi tarih, fiyat ve öncelik sırasına göre ödeneceği tereddüde yer bırakmayacak biçimde açıklanmalı. Tasfiye kapsamında yapılacak varlık satışlarının miktarı, satış fiyatı, masrafları ve fonun kalan varlıkları üzerindeki etkisi de düzenli aralıklarla kamuoyuyla paylaşılmalı. Yönetim ve tasfiye giderlerinin yatırımcıların zararını artırmayacak şekilde sınırlandırılması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.</p>
<p class="isSelectedEnd">SPK, 21 Eylül’de tasfiye sürecine ilişkin ayrıca bir düzenleme yaparak fon tasfiye usul ve esaslarındaki 3 aylık süreyi 6 aya çıkardı. Kurul, değişikliğin fon portföylerinin piyasa koşulları dikkate alınarak mümkün olduğunca uygun şartlarda satılmasına imkân sağlamak amacıyla yapıldığını, bunun tasfiyenin mutlaka 6 ay süreceği anlamına gelmediğini bildirdi.</p>
<h3>Merkezi bilgilendirme mekanizması önerisi</h3>
<p class="isSelectedEnd">Tasfiye sürecinin tamamlanmasının ardından kurumsal sorumlulukların da ortaya konulmasını isteyen ESGİAD, denetim, gözetim, değerleme, saklama ve kamuyu aydınlatma süreçlerinin bütün yönleriyle incelenmesi gerektiğini bildirdi. Dernek ayrıca yatırımcıların güncel bilgiye tek kanaldan ulaşabilmesi amacıyla SPK, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), Takasbank ve tasfiye yetkilisi bankaların katılımıyla merkezi ve düzenli güncellenen bir bilgilendirme mekanizması kurulmasını talep etti.</p>
<p class="isSelectedEnd">Yargılama sonucunda hukuka aykırı işlem yaptığı ve haksız kazanç sağladığı kesin olarak belirlenen kişi ve kuruluşlardan tahsil edilecek tutarların yatırımcı zararlarının giderilmesinde kullanılabilmesine yönelik etkili bir hukuki mekanizma oluşturulması gerektiğini de belirten Eldem, benzer sorunların tekrar yaşanmaması için denetim ve gözetim sistemlerinin gözden geçirilmesini istedi.</p>
<h3>İş dünyası ve STK’lara çağrı</h3>
<p>İş dünyasını temsil eden kuruluşlar başta olmak üzere sivil toplum örgütlerine de çağrıda bulunan Eldem, “Fon yatırımcılarının haklı taleplerine destek verilmesini, yatırımcıların sesinin duyurulmasını ve Türkiye sermaye piyasalarına duyulan güvenin korunması için gerekli uyarıların açık biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını önemsiyoruz. Sürecin yatırımcılar, aileleri ve diğer piyasa aktörleri açısından mümkün olan en az zararla sonuçlanmasını bekliyoruz. Benzer bir durumun yeniden yaşanmaması için gerekli idari, hukuki ve yapısal önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/esgiad-fon-yatirimcilari-icin-seffaflik-cagrisi-yapti-88384</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/0/4/8/1280x720/batuhan-eldem-1790070535.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Sermaye Piyasası Kurulu’nun 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar vermesinin ardından ESGİAD, yatırımcıların haklarının korunması ve tasfiye sürecinin şeffaf yürütülmesi çağrısında bulundu. ESGİAD Başkanı Batuhan Eldem, fonların mali durumları ile ödeme takvimlerinin kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılmasını istedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/fon-sorusturmasinda-hesaplar-2019-yilindan-itibaren-incelenecek-88381</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 08:37:00 +03:00</pubDate>
            <title> Fon soruşturmasında hesaplar 2019 yılından itibaren incelenecek</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Fon soruşturmanın para trafiği ayağında fon yöneticilerinin yanı sıra bağlantılı kişi ve yakınlarının para ve malvarlığı hareketleri mercek altına alındı. Büyük tutarlı para giriş- çıkışları, fonların performansıyla uyumsuz görülen kazançlar ve olağandışı fiyat hareketlerinin yaşandığı hisselerde işlem yapan hesapların 2019'dan itibaren incelenmeye başlandığı öğrenildi. </p>
<p>Tasfiye sürecini yürüten İş Bankası ve Ziraat Bankası bünyesinde kurulan özel ekipler, olağandışı fiyat hareketleriyle bağlantılı hesapları ve yüksek kazançları MASAK'a bildiriyor. MASAK tarafından yapılan incelemelerde Pusula Finans, Tera Yatırım, Hedef Holding ve Bulls Yatırım ile bağlantılı 117 yöneticinin finansal hareketleri değerlendirilerek hazırlanan iki analiz raporu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Fonların TEFAS'ta işlem görmediği ve yatırımcı erişiminin sınırlı olduğu dönemdeki pay sahiplerine ilişkin bilgiler de savcılığa ve ilgili kurumlara iletildi. MASAK yetkilileri, çalışmaların finansal sistemin güvenliğinin korunması, şüpheli malvarlığı hareketlerinin önlenmesi ve olası malvarlığı kaçırma girişimlerinin tespit edilmesi amacıyla sürdürüldüğünü bildirdi. Soruşturmaya ilişkin görüşleri merakla beklenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ziyaretinin son gününde yaptığı açıklamada “Sorumlu olan kim varsa hukuk önünde hesap sorulacaktır” ifadelerini kullandı. Daha önce de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sorunun fon piyasasının yaklaşık yüzde 10'luk bölümünde yoğunlaştığını belirtirken, “Yanlış yapanlar sonuçlarına katlanacak” mesajını vermiş, Adalet Bakanı Akın Gürlek de hukuken sorumluluğu tespit edilen kim olursa olsun hesap vereceğini ve suçtan elde edilen kazancın izinin sonuna kadar sürüleceğini açıklamıştı. Öte yandan fon soruşturmasında 3. dalga operasyon dün gerçekleştirildi. Pusula Holding Kapalı Fon sisteminde hesabı bulunan 7 şüpheliden 6'sı yakalanarak gözaltına alındı. Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 45'e ulaştı</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/gundem/fon-sorusturmasinda-hesaplar-2019-yilindan-itibaren-incelenecek-88381</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2024/10/borsa-istanbul-bist.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Fon soruşturmasında incelemenin kapsamı alanı genişliyor. Edinilen bilgiye göre, fonların kurulduğu 2019&#039;dan itibaren gerçekleşen olağandışı fiyat hareketleriyle bağlantılı hesaplar ve yüksek kazançlar incelenecek. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kurumsal-sermaye-anadolunun-uretimiyle-birbirine-baglanmali-88383</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 08:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Kurumsal sermaye Anadolu&#039;nun üretimiyle birbirine bağlanmalı&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) tarafından düzenlenen 27. İş Dünyası Zirvesi, Fırat Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (FIRATSİFED) ev sahipliğinde Elazığ’da başladı.</p>
<p>"Kalıcı Belirsizlik Çağında Ekonomik Dayanıklılık" temalı zirvenin ilk gününde kamu, yerel yönetimler, iş insanları ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi. Yaklaşık 500 kişiyi buluşturan zirveye TÜSİAD da geniş bir heyetle katılım gösterdi. Heyette TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, yönetim kurulu üyeleri ve geçmiş dönem başkanları yer aldı. Zirvenin onur konuşmacısı ise Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç oldu.</p>
<p>Teknolojinin gelişim hızı, iklim krizi ve jeopolitik risklerin, sermayenin ve üretimin niteliği ile ticaretin matematiğini değiştirdiğini söyleyen TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, “Avrupa’da yaygınlaşan yakından tedarik eğilimi, yakın coğrafyamızdaki yeniden yapılanma süreci ve Türkiye’yi uluslararası bir transit ticaret odağına dönüştürmeyi hedefleyen düzenlemeler; ülkemizin üretim, ticaret ve yatırımın yeni coğrafyasındaki yerini güçlendirme potansiyeli taşıyor. Bu, Türkiye için bir kriz yönetme dönemi değil, krizlere dayanıklı bir ekonomi inşa etme dönemi. Ancak bu süreçte ekonomimiz büyüse de sanayinin büyümeye katkısı arzu edilen seviyeye bir türlü yaklaşamıyor. KOBİ’lerin yeşil-dijital dönüşüm hedeflerindeki aksamalar ise ihracat kapasitesinde aşınma gibi pek çok sonuç doğuruyor. Biz iş dünyası olarak kalıcı istikrarın değerini biliyoruz. Bu nedenle de dezenflasyon sürecinde muazzam bir bedeli taşımaya razı geliyoruz. Ancak reel sektörün sürdürülebilir büyüme ve ekonomik dayanıklılığın taşıyıcı gücü olduğunun unutulmaması gerektiğini her zamankinden daha güçlü şekilde vurgulamak istiyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Refahın ağırlık merkezini değiştirebilecek güce sahibiz”</strong></p>
<p>Türkiye’nin büyük ölçekli kurumsal sermayesi ile Anadolu’ya yayılmış üretim sermayesinin daha sistematik biçimde birbirine bağlanması gerektiğine değinen Sönmez, TÜSİAD-TÜRKONFED iş birliğinin yeni dönemin stratejik ihtiyacı olduğunu kaydetti. İki kurumun yöneticilerinin ve üye iş insanlarının Anadolu’da hayata geçirdiği yatırımlardan örnekler veren Sönmez, “Bugün geldiğimiz noktada biliyoruz ki, bu büyük aile bir arada hareket ettiğinde, Türkiye’de refahın ağırlık merkezini değiştirebilecek bir güce sahip. Gelin, yıllardır il il, bölge bölge büyüttüğümüz bu iradeyle Türkiye’nin ikinci yüzyılındaki başarı hikayesini hep birlikte yazalım” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Bir yanda eşitsizlikler diğer yanda çalışma inadımız ve barış kararlılığımız var”</strong></p>
<p>İş dünyasının üstlenmesi gereken toplumsal ve teknolojik sorumluluklara da dikkat çeken Sönmez konuşmasını şöyle sürdürdü; “Cumhuriyetimizin ilk yüzyılı bizi çağdaş dünyayla buluşturdu. İkinci yüzyılda eşit vatandaşlık, kamu yararı, hukuk ve fırsat eşitliği gibi kurucu değerlerimizi bugünün toplumsal gerçekliği içinde yeniden tanımlamalıyız. Ülkemizin yapay zekâyı geliştiren, veriyi işleyen, temiz enerjiyi üreten, veri merkezlerini ve yeni nesil sanayi altyapısını kuran ülkeler arasında yer almasını sağlamalı; teknolojinin kullanıcısı değil, üreticisi haline gelmeliyiz. Ekonomik sıkışmalarımız, bütçe açıklarımız, fırsat eşitsizliklerimiz ve gelişmişlik farklarımız var. Ancak bitmeyen çalışma inadımız, bir olma gücümüz, değerlerimiz ve burada dile getirmekten ayrıca memnuniyet duyduğum barış kararlılığımız da var. Bugün ve daima yapmamız gereken, Atatürk’ün dediği gibi Türkiye’de Türkiye’den başka bir şey düşünmemektir.”</p>
<p><strong>Yasemin Açık: Sermaye nereye akıyorsa üretim de genç de oraya akıyor</strong></p>
<p>Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun yıllarca korku, acı ve göçle anıldığını, bugün ise bölgenin enerjisini üretime, yatırıma ve istihdama yöneltebileceği yeni bir dönemin başladığını belirten TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, bu değişimin ekonomik karşılık bulması için sermayenin Anadolu’ya yayılması gerektiğini söyledi. Toplam banka kredilerinin yarısından fazlasının yalnızca İstanbul, Ankara ve İzmir’de toplandığına işaret eden Prof. Dr. Açık, “Sermaye nereye akıyorsa üretim de genç de gelecek de oraya akıyor ve akacak. Oysa yeni dünya düzeninde, ekonomik gücünü ülkenin dört bir yanına yayabilen ülkeler öne çıkıyor. Bu nedenle Türkiye’nin bir sonraki büyüme hikâyesi İstanbul’un dışında, Anadolu’da yazılmalıdır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“İş insanlarımızı Yukarı Fırat’ın geleceğine ortak olmaya davet ediyorum”</strong></p>
<p>Bölgenin ihtiyaç duyduğu iki temel unsurun ölçek ve sermaye olduğunu ifade eden Prof. Dr. Açık şöyle devam etti; “Elazığ Malatya, Bingöl ve Tunceli’yi kapsayan Yukarı Fırat Havzası; güçlü yatırım teşvikleri, ham maddeye yakın üretim imkânı, mevcut sanayi birikimi, genç insan kaynağı ve henüz yeterince değerlendirilmemiş yatırım alanlarıyla çok büyük bir potansiyel barındırıyor. Fırat Havzası bu hikâyeyi yazmaya hazır. Bu havzada, kurulmuş bir yay gibi gerilmiş muazzam bir potansiyel birikti. Artık o yayı serbest bırakmanın, yeni bir sayfa açmanın tam zamanıdır. Burada yapılacak her yatırım, gençlerimize doğdukları yerde çalışma, üretme ve gelecek kurma fırsatı sunacak, kadınların ekonomik hayata katılımını artıracak, bölgedeki aile şirketlerinin kurumsallaşmasını sağlayacaktır. Bugün bu salonda ülkemizin sanayi tarihini yazmış isimler var. Sizleri bu bölgeye yatırım yapmaya, Yukarı Fırat’ın geleceğine ortak olmaya davet ediyorum.”</p>
<p><strong>Ömer Koç'tan kalıcı istikrâr için "demokrasi ve hukukun üstünlüğü" vurgusu</strong></p>
<p>Zirvenin onur konuşmacısı Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, dünyada öngörülebilirliğin giderek zorlaştığını, krizlerin istisnâ değil, ‘yeni normal’ hâline geldiğini belirterek, “Krizlerin biri bitmeden diğeri başlıyor; jeopolitik gerilimler, teknolojik dönüşüm, iklim değişikliği kaynaklı hâdiseler ve iktisâdî dalgalanmalar birbirini tetikleyen zincirleme tesîrler yaratıyor. Dolayısıyla dayanıklılık artık sürekli belirsizlik ortamında isâbetli kararlar alabilme, değişen şartlara sürâtle ayak uydurabilme ve her şartta istikrârı koruyabilme becerisidir” diye konuştu.</p>
<p>Şirketlerin uzun vâdeli yatırım kararları alabilmesi ve ekonominin dış şoklara karşı mukavemet kazanması için öngörülebilirliğin elzem olduğuna vurgu yapan Koç, “Kalıcı istikrârın ön koşulu kurum ve kurallarıyla eksiksiz işleyen bir demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün hâkim olduğu bir düzendir” dedi.</p>
<p>Türkiye’nin önündeki fırsat ve beraberinde getirdiği sorumlulukları da değerlendiren Ömer Koç, sahip olunan birikimin yüksek katma değerli üretim ve güçlü insan sermâyesiyle ileri taşınması gerektiğini vurguladı. Koç, “Başarı için; yüksek katma değerli üretime ve bu üretimi mümkün kılacak beşerî sermâyeye yatırım yapmak esâstır. Sâdece üreten değil; teknoloji geliştiren, tasarım yapan ve fikrî mülkiyetin sâhibi olan bir yapı kurmak mecburiyetindeyiz” diye konuştu.</p>
<p>Koç, “Ülkemizin, Cumhûriyetin kuruluşundan itibâren geliştirdiği sanâyi ekosistemi ve farklı sektörlerde sâhip olduğumuz üretim yetkinliği kayda değer bir kıymettir. Bugün bizi misâfir eden Elâzığ da dâhil olmak üzere Anadolu'nun dört bir yanında üretim yapan KOBİ'lerimiz, tarîf ettiğim birikimin güçlü temsîlcileridir” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/kurumsal-sermaye-anadolunun-uretimiyle-birbirine-baglanmali-88383</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/8/3/1280x720/turkonfed-elazig-1790403819.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Elazığ&#039;da düzenlenen TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi&#039;nde konuşan TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, &quot;Türkiye&#039;nin büyük ölçekli kurumsal sermayesi ile Anadolu&#039;ya yayılmış üretim sermayesinin daha sistematik biçimde birbirine bağlanması gerekiyor.&quot; dedi. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, şirketlerin uzun vâdeli yatırım kararları alabilmesi ve ekonominin dış şoklara karşı mukavemet kazanması için öngörülebilirliğin elzem olduğunu belirterek, “Kalıcı istikrârın ön koşulu kurum ve kurallarıyla eksiksiz işleyen bir demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün hâkim olduğu bir düzendir.” dedi.&quot; ifadelerini kullandı. FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık ise iş dünyasını bölgeye yatırım yapmaya davet etti. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bolat-dunyanin-butun-ulkeleriyle-dis-ekonomik-iliskilerimizi-buyuk-bir-gayretle-yurutuyoruz-88382</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bolat: Dünyanın bütün ülkeleriyle dış ekonomik ilişkilerimizi büyük bir gayretle yürütüyoruz</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Merkezi'nde düzenlenen Arktik Panel Programı ve Diplomatik Misyonlar Resepsiyonu'na katıldı.</p>
<p>Bolat burada yaptığı konuşmada, MÜSİAD EXPO 2026 Uluslararası Ticaret Fuarı ve Arktik Panel Programı ve Diplomatik Misyonlar Resepsiyonu'nu düzenlediği için MÜSİAD'a teşekkür etti.</p>
<p>MÜSİAD EXPO'nun dünyanın dört bir yanından uluslararası katılımcıların yoğun iştirakiyle 2 yılda bir yapıldığını söyleyen Bolat, Türkiye ve dünyanın birçok ülkesinden gelen katılımcı ve ziyaretçilerin bu etkinliklerden fayda sağlamasını temenni etti.</p>
<p>Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte kamu ve özel sektörden geniş bir heyetle 3 gün boyunca New York'ta olduklarını belirterek, "Cumhurbaşkanı'mız Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı önemli konuşmada mevcut Birleşmiş Milletler sisteminin eksikliklerinin altını çizdi. Ayrıca İsrail'in 3 yıldır saldırılarını sürdürdüğü Filistin, Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'daki durumu gündeme getirdi." diye konuştu.</p>
<p>Burada tanık oldukları önemli bir gelişmenin çok sayıda dünya liderinin Filistinlilere yönelik dayanışma mesajları vermesi ve İsrail'in saldırılarının durdurulması yönünde görüş bildirmesi olduğunu dile getiren Bolat, "BM oturumunda dikkati çeken üçüncü gelişme ise İsrail Başbakanı konuşmaya başladığında Genel Kurul salonunun boş olmasıydı. Bunlar, bu yılki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun en fazla öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı." ifadesini kullandı.</p>
<p><strong>"New York'ta ticaret ve yatırım konferansları gerçekleştirdik"</strong></p>
<p>Bakan Bolat, New York'ta çeşitli vesilelerle ticaret ve yatırım konferansları da gerçekleştirdiklerini belirterek, "Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun açılış toplantıları için New York'a geldiğimizde bu etkinlikleri her yıl düzenliyoruz. Ayrıca ABD'de oldukça güçlü bir Türk diasporası bulunuyor. Onlarla da bir araya geldik." diye konuştu.</p>
<p>Kuzey Amerika, Orta Amerika ve Güney Amerika ülkeleriyle ekonomik ilişkileri her alanda geliştirmenin Türkiye'nin ticaret politikası stratejilerinden birini oluşturduğunu söyleyen Bolat, "Cumhurbaşkanı'mız Erdoğan'ın yaklaşık 24 yıllık görev süresi boyunca Amerika, Avrupa, Asya, Afrika ve Avustralya dahil dünyanın bütün bölgeleriyle dış ekonomik ilişkilerimizi geliştirdik. Bu doğrultuda çalışmalarımızı büyük bir gayret ve kararlılıkla sürdürüyoruz." dedi.</p>
<p>Bolat, pazartesi sabahı Brüksel'de olacağını ve Avrupa Komisyonu'nun bazı komiserleriyle önemli görüşmeler yapacağını dile getirerek, "Avrupa Birliği, Türkiye'nin dış ekonomik ilişkilerinde son derece özel ve önemli bir yere sahip." ifadesini kullandı.</p>
<p><strong>"Libya'nın başkenti Trablus'ta Afrika Liderler Zirvesi gerçekleştirilecek"</strong></p>
<p>Aralık ayının başında Libya'nın başkenti Trablus'ta Afrika Liderler Zirvesi düzenleneceğini belirten Ömer Bolat, "Türkiye olarak din veya etnik köken ayrımı gözetmeksizin Afrika'nın tamamıyla dış ekonomik ilişkilerimizi geliştirdik. Afrika'daki 55-56 ülke, Türkiye'nin dostluğuna ve kalkınma, ticaret ve yatırım alanlarındaki ortaklık yaklaşımına tanıklık ediyor." diye konuştu.</p>
<p>Bakan Bolat, Afrika ile ticari ilişkilerin 11 kattan fazla arttığına dikkati çekerek şöyle devam etti:</p>
<p>"Türkiye'nin Afrika'ya sunduğu yaklaşım dostluk, kardeşlik, kalkınma, birlikte büyüme ve birlikte zenginleşme anlayışına dayanıyor. Ayrıca Asya ülkeleri ve Uzak Doğu Asya ülkeleriyle de uzun süredir yürüttüğümüz, 'Uzak Ülkeler Stratejisi' olarak adlandırdığımız bir ticaret stratejimiz bulunuyor. Bu kapsamda söz konusu ülkelerle çok yakın ilişkiler sürdürüyoruz. Buna Avustralya ve Yeni Zelanda ile giderek gelişen ilişkilerimizi de ekleyebilirim."</p>
<p>Avrupa Birliği ile 30 yıldır devam eden bir Gümrük Birliği ilişkilerinin bulunduğunu söyleyen Bolat, "Bunun sonucunda AB, en büyük ticaret ortağımız konumunda bulunuyor. Dünyanın farklı bölgelerindeki ülkelerle 24 serbest ticaret anlaşmamız var. Bunun yanında çeşitli ülkelerle 5 tercihli ticaret anlaşmamız bulunuyor." dedi.</p>
<p>Bakan Bolat, hedeflerinin dünyadaki bütün ülkelerle dost ve ortak olmak olduğunu belirterek, "Dostluk ve ortaklık için elimizi uzatıyoruz. Temel felsefemiz, dış ekonomik ilişkilerimizi kazan-kazan ilkesi doğrultusunda yürütmektir. Yaklaşımımız 'biz kazanalım, siz kaybedin' ya da 'biz kaybedelim, siz kazanın' değildir." ifadesini kullandı.</p>
<p>İşbirliğine ve ortak çalışmaya dayalı yaklaşımın büyük bir dostluk ve ortaklık ortamı oluşturduğunu dile getiren Bolat, "MÜSİAD ve Türkiye'deki diğer iş dünyası kuruluşları bu yolda bizim dostlarımız ve ortaklarımızdır. Dünyaya açıldıkları her yerde kendilerine azami desteği sağlıyoruz. Kapılarımız dünyanın bütün ülkeleriyle işbirliği ve ortaklığa açıktır." diye konuştu.</p>
<p>Bolat, dünyanın siyasi, jeostratejik ve ekonomik açıdan, ayrıca ticaret politikaları bakımından son derece sancılı ve ayrıştırıcı sınamalardan geçtiğini belirterek şunları kaydetti:</p>
<p>"Dünya ekonomisinin bu yıl daha düşük bir büyüme oranıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde küresel ticaret de güçlü korumacılık eğilimleri ve ayrıştırıcı ticaret politikalarıyla karşılaşıyor. Bu nedenle ticaretteki korumacılığa ve ticaret savaşlarına karşı tercihli ticaret anlaşmaları oluşturmak ve bölgesel işbirliği blokları kurmak, içinde bulunduğumuz dönemde kritik önem taşıyor. Bu çerçevede Ticaret Bakanlığı olarak dünyanın bütün ülkeleriyle dış ekonomik ilişkilerimizi büyük bir dikkat ve gayretle yürütüyoruz."</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bolat-dunyanin-butun-ulkeleriyle-dis-ekonomik-iliskilerimizi-buyuk-bir-gayretle-yurutuyoruz-88382</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/8/2/1280x720/856-1790402938.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ MÜSİAD&#039;ın Arktik Panel Programı ve Diplomatik Misyonlar Resepsiyonu&#039;nda konuşan Ticaret Bakanı Bolat, &quot;Ticaretteki korumacılığa ve ticaret savaşlarına karşı tercihli ticaret anlaşmaları oluşturmak ve bölgesel iş birliği blokları kurmak kritik önem taşıyor. Ticaret Bakanlığı olarak dünyanın bütün ülkeleriyle dış ekonomik ilişkilerimizi büyük bir dikkat ve gayretle yürütüyoruz.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/darkder-afet-egitimlerini-mahallelere-tasiyor-88408</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> DARKDER afet eğitimlerini mahallelere taşıyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p><strong>EKONOMİ/KOCAELİ</strong></p>
<p>Darıca’da afetlere hazırlık konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Bu kapsamda faaliyetlerini sürdüren Darıca Arama ve Kurtarma Derneği (DARKDER), ilk eğitim programını Fevzi Çakmak Mahallesi’nde düzenledi. Darıca Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü’nün katkılarıyla gerçekleştirilen Afet Farkındalık Eğitimi, Fevzi Çakmak Mahallesi Muhtarı Aysun Kaçaran’ın ev sahipliğinde mahalle sakinlerinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p>
<p>Düzenlenen eğitime; Darıca Kaymakamı Yaşar Dönmez, Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, Darıca Belediyesi Afet İşleri Müdürü Sinan Taşören, Darıca Kent Konseyi Başkanı Orhan Pala, Darıca’daki mahalle muhtarları ile DARKDER yönetimi ve gönüllüleri katıldı.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="https://i.ekonomim.com/storage/files/images/2026/09/26/whatsapp-image-2026-09-26-at-23-4t1m.jpg" alt="" width="700" height="466" /></p>
<p>Eğitimde, afet öncesinde alınması gereken önlemler, afet anında doğru davranış biçimleri ve müdahale süreçlerinde dikkat edilmesi gerekenler ele alındı. Mahalle ölçeğinde afet hazırlığının önemine dikkat çekilen programda, vatandaşların afetlere karşı bilinçlendirilmesi ve gönüllü katılımın artırılmasının gerekliliği vurgulandı.</p>
<p>DARKDER’in önümüzdeki süreçte Darıca’nın farklı mahallelerinde de benzer eğitimler düzenlemesi planlanıyor. Temel afet bilincinin yanı sıra mahalle bazlı afet gönüllülüğü, doğru müdahale yöntemleri ve afet anında kurumlar arası koordinasyon konularının işleneceği eğitimlerle, ilçenin afetlere hazırlık seviyesinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Dernek, eğitim çalışmalarını ilçe geneline yayarak afetlere karşı daha bilinçli ve hazırlıklı bir toplum oluşturulmasına katkı sunmayı amaçlıyor.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="https://i.ekonomim.com/storage/files/images/2026/09/26/whatsapp-image-2026-09-26-at-23-geof.jpg" alt="" width="700" height="466" /></p>
<h2>“Darıca’da afetlere karşı daha hazırlıklı bir toplum oluşturmak istiyoruz”</h2>
<p>İlk eğitim faaliyetini mahalle ölçeğinde başlatmanın önemine dikkat çeken DARKDER Başkanı Abdulhamit Subaşı, “Afetlere hazırlık sadece profesyonel ekiplerin görevi değil. Toplumun her kesiminin bu sürecin içinde olması ve sorumluluk alması gerekiyor. Darıca’da afetlere karşı daha bilinçli, hazırlıklı ve dayanıklı bir toplum oluşturmak istiyoruz. Bunun temel noktalarından biri mahallelerimizdir. İlk eğitimimizi de bu anlayışla gerçekleştirdik. Muhtarlarımızın, kamu kurumlarımızın, yerel yönetimlerimizin ve gönüllülerimizin desteğiyle eğitim faaliyetlerimizi ilçemizin farklı mahallelerine taşıyacağız” İfadelerini kullandı.</p>
<p> <img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="https://i.ekonomim.com/storage/files/images/2026/09/26/whatsapp-image-2026-09-26-at-23-qwpf.jpg" alt="" width="700" height="525" /></p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/darkder-afet-egitimlerini-mahallelere-tasiyor-88408</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/4/0/8/1280x720/darkder-afet-egitimlerini-mahallelere-tasiyor-1790454797.jpeg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Darıca Arama ve Kurtarma Derneği (DARKDER), afetlere hazırlık konusunda toplumsal bilinci artırmak amacıyla ilk Afet Farkındalık Eğitimini Fevzi Çakmak Mahallesi’nde gerçekleştirdi. Eğitimlerin ilçenin farklı mahallelerinde de sürdürülmesi hedefleniyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/camur-baraji-su-tutmaya-basladi-88386</guid>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 00:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Çamur Barajı su tutmaya başladı</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>​​​​​​​Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünce Gümüşhane'nin Kelkit ilçesine bağlı Çamurlu köyünde yapılan 53 metre gövde yüksekliğine, 12,72 hektometreküp depolama kapasitesine sahip barajda, "su tutma" töreni düzenlendi.</p>
<p>Törene katılan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, 56 bin 500 dekar tarım arazisini suyla buluşturması planlanan barajın, Gümüşhane'ye son 25 yılda yapılan yüzlerce hizmetten biri olduğunu belirtti.</p>
<p><img style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" src="/storage/uploads/0/0/0/6ab76f6eca4e7-1790406510.jpg" alt="" width="700" height="467" />Suların boşa akmadığını ifade eden Gizligider, hem berekete dönüştüğünü hem de ekonomiye yıllık 1 milyar lira katkı sağladığını vurguladı.</p>
<p>Millete hizmetin ve eser bırakmanın önemine işaret eden Gizligider, barajın yapımında emeği geçenleri kutladı.</p>
<p>Gizligider, Türkiye'de şu an 18 bini aşkın sulama tesisi olduğunun altını çizerek, "Bunlardan yaklaşık 11 bini son 25 yılda yapıldı. İstikrar olursa, milletin gücü olursa, milletin parası yine millete dönerse işte bu hizmetler oluyor ve olmaya da devam edecek." dedi.</p>
<p>Dörtte üçü sularla kaplı 8 milyar nüfuslu dünyada kullanılabilir su oranının yüzde 1 olduğunu ifade eden Gizligider, "İşte bu yüzde 1'lik suyu kullanırken artık çok daha dikkatli olmamız gerekiyor. Son 50 yılda dünyanın nüfusu ikiye katlandı ama kaynaklar ikiye katlanmadı." diye konuştu.</p>
<p>Gizligider, devletin su kaynaklarını son derece iyi şekilde korumak, kullanmak ve geleceğe aktarabilmek için yatırımlara büyük önem verdiğine dikkati çekti.</p>
<p>Türkiye'de sulanabilir alan miktarının 10,5 milyon hektar olduğunu belirten Gizligider, sulanan alanda 7,3 milyon hektara ulaştıklarını, bundan sonraki ilk hedeflerinin 9 milyon hektar, sonrasında ise 10 milyon hektar olduğunu kaydetti.</p>
<p>Türkiye'nin sulanabilir bütün üretim alanlarını berekete kavuşturmak istediklerini vurgulayan Gizligider, eski tip sulama sistemlerini modernize ettiklerini, son 25 yılda yapılan sulama sistemlerinin tamamının kapalı olduğunu aktardı.</p>
<p>Bakanlık ve DSİ tarafından 66 il ve 85 ilçe merkezinde son 25 yılda 436 tesis inşa edildiğini belirten Gizligider, 5,5 milyar metreküp içme suyu temin edildiğini söyledi.</p>
<p>Gümüşhane'ye 23 yılda 56 milyar liralık 128 su ve sulama tesisi kazandırıldığını ifade eden Gizligider, bunlardan 31'inin baraj ve gölet, 14'ünün ise hidroelektrik santrali olduğunu kaydetti.</p>
<p>Gümüşhane'de 21 sulama tesisiyle 22 bin 65 hektar arazinin suyla buluşturulduğunu vurgulayan Gizligider, "Yaklaşık 5,5 milyon metreküp içme ve kullanma suyu tesisimizi yine Gümüşhane'mize kazandırdık. 61 taşkın kontrol tesisi kazandırarak, 3 bin 87 hektar araziyi zararlardan kurtarmış olduk." dedi.</p>
<p>Gizligider, kentte yapılan ve devam eden diğer çalışmalarla ilgili de bilgi vererek, "Gümüşhane'de 97 çalışma sürüyor. Bugüne kadar bu işler için 9 milyar lira harcandı. Yine önümüzdeki günlerde 11 milyar liralık yatırımı daha şehrimize kazandıracağız. Bu yıl içinde 1 milyar liralık ödeneği harcamış olacağız." değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Çamur Barajı ile bölgeye bereket geleceğini belirten Gizligider, "Sulama tesisleriyle birlikte toplam 5 bin 650 hektar alanın sulanmasından bahsediyoruz." dedi.</p>
<p>Gümüşhane Valisi Cevdet Atay ise vatandaşa hizmetin devam ettiğini belirterek, projeler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti.</p>
<p>Törene, Gümüşhane Belediye Başkanı Vedat Soner Başer, Kelkit Kaymakamı Mahmut Sami Yılmaz, DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, bazı ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.</p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sehirler/camur-baraji-su-tutmaya-basladi-88386</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/8/6/1280x720/camur-1790406498.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Gümüşhane&#039;nin Kelkit ilçesinde yapılan 53 metre gövde yüksekliğine, 12,72 hektometreküp depolama kapasitesine sahip Çamur Barajı&#039;nda &quot;su tutma&quot; töreni düzenlendi. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Türkiye&#039;de sulanabilir alan miktarının 10,5 milyon hektar olduğunu belirterek, sulanan alanda 7,3 milyon hektara ulaştıklarını, bundan sonraki ilk hedeflerinin 9 milyon hektar, sonrasında ise 10 milyon hektar olduğunu bildirdi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/tasarruf-finansmanin-daha-guclu-bir-guven-zemininde-gelisimini-surdurmesini-bekliyoruz-88366</guid>
            <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 15:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Tasarruf finansmanın daha güçlü bir güven zemininde gelişimini sürdürmesini bekliyoruz&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Finansal Kurumlar Birliği (FKB) Emlak Katılım Tasarruf Finansman’ın Katılımevim Tasarruf Finansman ve Birevim Tasarruf Finansman’ı devralması hakkında açıklama yaptı.</p>
<p>Açıklamada, tasarruf finansman sektörünün son yıllarda BDDK gözetim ve denetimi altında kurumsallaşma, sermaye yapısı, risk yönetimi, şeffaflık ve müşteri haklarının korunması alanlarında önemli bir dönüşüm geçirdiğine dikkat çekildi.</p>
<p>Finansal Kurumlar Birliğinin yılın ilk yarı verilerine göre tasarruf finansman sektörünün aktif büyüklüğü geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 188 artarak 501 milyar TL’ye, müşteri sayısı ise 1,5 milyonun üzerine çıktı.</p>
<p>Sektör, konut, taşıt ve iş yeri ediniminde tasarrufa dayalı finansman modeline yönelik artan taleple birlikte finansal sistem içerisindeki ağırlığını artırmayı sürdürürken gelecek dönemde büyümenin niteliği kadar güvenin korunması, kurumsal yapının güçlendirilmesi ve müşteri odaklı standartların yükseltilmesi de sektörün temel gündem başlıkları arasında yer alacak.</p>
<p><strong>"Konut ya da araç edinimine yönelik bir finansman modeli olmanın ötesine geçiyor"</strong></p>
<p>FKB Başkanı Ali Emre Ballı, Emlak Katılım Tasarruf Finansmanın Katılımevim ve Birevim’i bünyesine katmasını, tasarruf finansman sektörünün kurumsal yapısını daha da güçlendirecek önemli bir gelişme olarak değerlendirdiklerini ifade etti.</p>
<p>Tasarruf finansmanının bugün yalnızca konut ya da araç edinimine yönelik bir finansman modeli olmanın ötesine geçtiğini aktaran Ballı, "Genişleyen müşteri tabanı, büyüyen bilanço yapısı ve artan ürün çeşitliliğiyle Türkiye’nin finansman mimarisinde kendine daha güçlü bir yer açıyor. Bundan sonraki dönemde sektör açısından temel mesele yalnızca büyümek değil, bu büyümeyi güven, şeffaflık ve güçlü kurumsal standartlarla birlikte taşımak olacak." değerlendirmesini yaptı.</p>
<p><strong>"Sektörün geleceğini yalnızca işlem hacmi ya da aktif büyüklük üzerinden okumuyoruz"</strong></p>
<p>Sektörün geleceğini yalnızca işlem hacmi ya da aktif büyüklük üzerinden okumadıklarını aktaran Ballı, asıl değerin tasarrufların ekonomiye kazandırılması, finansmana erişimin çeşitlendirilmesi ve bireylerin uzun vadeli planlarını daha öngörülebilir bir yapıyla hayata geçirebilmesinde ortaya çıktığını kaydetti.</p>
<p>Ballı, bu yapının sürdürülebilirliğinin ise güçlü sermaye, etkin denetim, sağlıklı likidite yönetimi ve müşteri güveninin sürekli korunmasıyla mümkün olduğunu vurguladı.</p>
<p>Kamu ve özel sektör oyuncularının birlikte güçlendiği, rekabetin hizmet kalitesini ve kurumsal standartları yukarı taşıdığı bir yapının sektörün güvenilirliğini ve finansal sistem içerisindeki konumunu daha da güçlendireceğine işaret eden Ballı, "Önümüzdeki dönemde tasarruf finansman sektörünün daha sağlam kurumsal yapılar, daha yüksek hizmet standartları ve daha güçlü bir güven zemini üzerinde gelişimini sürdürmesini bekliyoruz." dedi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/tasarruf-finansmanin-daha-guclu-bir-guven-zemininde-gelisimini-surdurmesini-bekliyoruz-88366</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/7/8/4/1280x720/ali-emre-balli-1779366377.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Emlak Katılım Tasarruf Finansman&#039;ın Katılımevim ve Birevim’i bünyesine katmasını, tasarruf sektörün kurumsal yapısını daha da güçlendirecek önemli bir gelişme olarak değerlendirdiklerini belirten Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı, &quot;Önümüzdeki dönemde tasarruf finansman sektörünün daha sağlam kurumsal yapılar, daha yüksek hizmet standartları ve daha güçlü bir güven zemini üzerinde gelişimini sürdürmesini bekliyoruz.&quot; ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bakan-kacir-130-milyar-liralik-fon-hacminin-olusmasini-temin-ettik-88365</guid>
            <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:56:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bakan Kacır: 130 milyar liralık fon hacminin oluşmasını temin ettik</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Teknoloji, girişimcilik ve yatırım ekosisteminin önemli paydaşlarını bir araya getiren "Terminal İstanbul: Ekosistem Buluşması", Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirildi.</p>
<p>Terminal İstanbul'un ev sahipliğinde düzenlenen programda başta Meta, Google, AWS, Samsung, Microsoft, Trendyol, Rasmal Ventures, Techstars Istanbul, ASELSAN, ROKETSAN, Turkish Technology ve Disrupt olmak üzere teknoloji, girişimcilik ve yatırım ekosisteminin önde gelen şirket ve kuruluşlarının temsilcileri de hazır bulundu.</p>
<p>Bakan Kacır, yaptığı konuşmada teknolojide yaşanan paradigma değişimine, başta yapay zeka olmak üzere biyoteknoloji, yarı iletkenler ve kuantum teknolojilerine değindi.</p>
<p>Asırlık şirketlerin dahi iş yapma modellerini yeniden gözden geçirdiklerine dikkati çeken Kacır, şöyle konuştu:</p>
<p>"Teknolojide yaşanan paradigma değişimi, üretimden ticarete, güvenlikten sosyal yaşama kadar hayatın hemen her alanını yeniden şekillendiriyor. Özellikle yapay zeka, biyoteknoloji, yarı iletkenler ve kuantum gibi yenilikçi ve yıkıcı niteliğiyle öne çıkan teknolojiler, geleneksel sektörleri ve iş modellerini köklü biçimde dönüştürürken yeni değer zincirleri, yeni pazarlar ve yeni rekabet alanları oluşturuyor. Asırlık şirketlerin dahi iş yapma modellerini yeniden kurgulamak zorunda kaldığı bu dönemde rekabette söz sahibi olmak isteyen iş dünyası için AR-GE ve inovasyon yatırımları, rekabet gücünü korumanın ve gelecekte var olmanın temel şartıdır."</p>
<p>Kacır, çeviklikleri, yeniliği hızla hayata geçirme ve teknolojiyi ekonomik değere dönüştürme kabiliyetleri sayesinde teknoloji girişimlerinin bu dönüşüme öncülük ettiğini söyledi.</p>
<p>"Bizler de Türkiye'den küresel ölçekte iddia sahibi teknoloji girişimlerinin doğmasını, büyümesini ve dünyaya açılmasını sağlayacak güçlü bir girişimcilik ekosistemi inşa etmeyi, daha müreffeh ve daha güçlü bir Türkiye'nin anahtarı olarak görüyoruz." diyen Kacır, şunları dile getirdi:</p>
<p>"Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde son 23 yılda hayata geçirdiğimiz bütüncül AR-GE ve inovasyon altyapısı, Türkiye'den daha fazla küresel başarı hikayesi çıkarmamızın ve teknolojiye yön veren girişimler yetiştirmemizin güçlü zeminini oluşturuyor. Bugün 115 teknoparkımızda 13 binden fazla teknoloji girişimi, birçok yeni fikri ürüne ve teknolojiye dönüştürüyor. Bin 700'ü aşkın AR-GE ve tasarım merkezimizde binlerce araştırmacımız ve mühendisimiz, sanayimizin inovasyon kabiliyetini ileriye taşıyor."</p>
<p><strong>"Genç nüfus, teknolojiye daha hızlı uyum sağlıyor"</strong></p>
<p>Bakan Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin ortanca yaşı 35 olan nüfusuyla Avrupa'nın birçok ülkesinden 10 ila 15 yıl daha genç nüfusa sahip olduğunu vurgulayarak, teknolojiye hızla uyum sağlayan, öğrenme kabiliyeti yüksek ve güçlü girişimcilik ruhuna sahip insan kaynağına dikkati çekti.</p>
<p>Her yıl bir milyona yakın gencin üniversitelerden mezun olarak yetenek havuzuna katıldığını anlatan Kacır, Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Sektör Kampüste, Milli Teknoloji Uzmanlık Programları ve Milli Teknoloji Atölyeleri gibi projelerle gençleri geleceğin yetkinlikleriyle buluşturduklarını ifade etti.</p>
<p>Kacır, ayrıca 2018'den bu yana düzenlenen TEKNOFEST ile milyonlarca genci teknoloji geliştirme yolculuğuna dahil ettiklerini ve organizasyondaki yarışmalarda filizlenen binlerce yenilikçi fikrin girişime dönüşmesini sağladıklarını dile getirdi.</p>
<p><strong>"5,8 milyar liralık kamu kaynağı girişimlerin büyüme yolculuğuna yönlendirildi"</strong></p>
<p>Bakan Kacır, girişimcilik ekosistemini güçlendiren finansman adımlarına da değinerek, her aşamadaki girişimin ihtiyaçlarına yanıt veren mekanizmalar oluşturduklarını vurguladı.</p>
<p>Fonların fonu ve eş finansman modelleriyle bugüne kadar 5,8 milyar liralık kamu kaynağını girişimlerin büyüme yolculuğuna yönlendirdiklerini anlatan Kacır, şöyle devam etti:</p>
<p>"Kamu kaynaklarımızın oluşturduğu kaldıraç etkisiyle 130 milyar liralık fon hacminin oluşmasını temin ettik. Bu fonların desteğiyle bin 91 teknoloji girişimimiz, toplam 175 milyar lira yatırım aldı. Özgün bir fikri olan, dünyayı daha iyiye dönüştürme idealine sahip her bir ferdimizin hayallerini bu topraklarda gerçeğe dönüştürmesine imkan tanıyan uçtan uca destek mimarimizle Türkiye, teknoloji girişimciliğinde altın çağını yaşıyor."</p>
<p>Kacır, yapay zekadan uzay ve havacılığa, biyoteknolojiden finans teknolojilerine pek çok alanda Türk girişimlerin sayısız başarı hikayesine imza attığını belirterek, "2019'a kadar henüz unicornu olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicornumuz, bizim deyimimizle 8 Turcornumuz bulunuyor." dedi.</p>
<p>Bu başarıların nihai nokta olmadığını vurgulayan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>"Hedefimiz, 2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğması ve Turcornlarımızın toplam değerlemesinin 100 milyar dolara ulaşmasıdır. Bu hedefe ulaşmamızı mümkün kılacak güçlü, dinamik ve küresel ölçekte rekabetçi bir girişimcilik ekosistemini kararlılıkla inşa ediyoruz. Girişimlerimizin küresel pazarlara açılmasında ihtiyaç duydukları destekleri sunan "Turcorn 100 Programı"nı devreye aldık. Türkiye'yi dünyanın dört bir yanındaki nitelikli girişimciler ve teknoloji profesyonelleri için bir çekim merkezi haline getirmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızla birlikte Türkiye TechVisa Programı'nı hayata geçirdik. Ülkemize değer katacak küresel yeteneklerin çalışma izinlerini iki hafta gibi kısa bir sürede almalarını mümkün kılan programımızla 5 bin 500'ü aşkın teknoloji profesyonelini ülkemizin girişimcilik ekosistemine kazandırdık. Kamu kaynaklarının yönlendirici etkisini artırmak ve daha bütüncül bir destek mimarisi oluşturmak hedefiyle kurguladığımız fon yatırımları stratejimizle, 300 milyon dolarlık ilave kamu kaynağını girişim sermayesi fonlarına aktarmak üzere harekete geçtik."</p>
<p><strong>"İstanbul'un sahip olduğu potansiyel daha ileriye taşınacak"</strong></p>
<p>Bakan Kacır, Türkiye'yi teknoloji girişimciliğinde dünyanın önde gelen ülkeleri arasına taşıma hedefinde İstanbul'un önemli rol oynadığına dikkati çekti.</p>
<p>İstanbul'u, tarihi ve kültürel zenginliği, güçlü ulaşım bağlantıları ve farklı kültürleri buluşturan kimliğiyle dünyanın dört bir yanından yetenekleri, girişimcileri ve yatırımcıları kendine çeken cazibe merkezi olarak nitelendiren Kacır, şehre yönelik desteklerle ilgili şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>"Asırlardır iki denizin ve iki kıtanın buluştuğu yerde cihan yüzüğünün pırlantası gibi ışıldayan İstanbul, girişim sermayesi fonları, melek yatırım ağları, hızlandırma programları, GO girişim ofisleri ve ortak çalışma alanlarıyla, 22 TEKMER'iyle, toplam 30 milyon metrekare büyüklüğündeki 19 teknoparkta faaliyet gösteren 4 bin 100'ü aşkın teknoloji girişimiyle teknoloji ve girişimcilikte Türkiye'nin dünyaya açılan en parlak vitrini. 7 Turcornumuzun İstanbul'dan doğmuş olması, şehrimizin bilgi birikimini, sermaye gücünü ve girişimci yeteneklerini aynı ekosistemde buluşturma kabiliyetinin en somut göstergelerinden biri. Hedefimiz, İstanbul'un sahip olduğu bu muazzam potansiyeli çok daha ileriye taşıyarak şehrimizi, dünyanın dört bir yanından teknoloji girişimlerinin, yatırımcıların ve küresel yeteneklerin buluştuğu küresel bir girişimcilik merkezine dönüştürmek."</p>
<p>Bakan Kacır, Terminal İstanbul Projesi'yle Atatürk Havalimanı terminal alanını, girişimlerin büyüyeceği, yenilikçi teknolojilerin hayat bulacağı dünyanın en büyük girişimcilik ve inovasyon merkezine dönüştüreceklerini söyledi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdiriyle Atatürk Havalimanı Terminali'ni "Terminal İstanbul" markasıyla teknoloji ve girişimcilik fabrikasına dönüştürdüklerini belirten Kacır, şunları dile getirdi:</p>
<p>"Yaklaşık 200 bin metrekare kapalı alanda binlerce teknoloji firmasına ev sahipliği yapacak bu merkez, her ölçekteki girişimin ihtiyaç duyduğu tüm imkanları tek çatı altında sunacak. Modern çalışma ofisleri, kuluçka merkezleri, dünyanın önde gelen girişimcilik kuruluşlarının yürüteceği hızlandırma ve mentörlük programları, ortak prototipleme ve üretim merkezleri ile AR-GE laboratuvarlarına ev sahipliği yapacak bu teknoloji üssünde yenilikçi fikirler geliştirilecek, yeni teknolojiler tasarlanacak, prototiplenecek ve test edilecek. Burada filizlenen ve büyüyen fikirler, üniversitelerimizin bilgi birikimi, sanayimizin üretim kabiliyeti ve yatırımcılarımızın sermayesiyle buluşarak dünya pazarlarında karşılık bulan ürünlere, küresel ölçekte rekabet eden teknoloji şirketlerine dönüşecek. Dünyanın önde gelen AR-GE ve teknoloji şirketleri de geleceğin teknolojilerine yön verecek öncü projelerini Terminal İstanbul'da geliştirecek, araştırma ve inovasyon faaliyetlerini girişimlerimizle kuracakları stratejik ortaklıklarla daha ileriye taşıyacak."</p>
<p>İki yıl önce ortaya koydukları vizyon doğrultusunda önemli mesafe katettiklerini anlatan Kacır, ilk aşamada yaklaşık 5 bin metrekarelik alanda girişimciler ile ekosistem paydaşlarının bir araya geleceği yapıyı hayata geçirdiklerini söyledi.</p>
<p>Kacır, Terminal İstanbul'un gelecek yıl tüm fonksiyonlarıyla devreye alınmasının hedeflendiğini vurguladı.</p>
<p>Bugünkü etkinlikle küresel teknoloji şirketleri, sanayi devleri, yatırım fonları, teknoparklar ve STK'lerin de aralarında bulunduğu 60'tan fazla kurum ve kuruluşun aynı mutabakat metninde buluştuğunu belirten Kacır, teknoloji dünyasının "Şampiyonlar Ligi"ni Terminal İstanbul çatısı altında bir araya getirdiklerinin altını çizdi.</p>
<p>Kacır, ortak akıl ve üretim hedefiyle atılan bu tarihi imzaların, yenilikçi fikirleri filizlendirip gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürme yolculuğuna büyük güç katacağını söyledi.</p>
<p>Etkinlik, "Ekosistem İş Birliği İmza Töreni"nin ardından Bakan Kacır ve beraberindeki heyetin Terminal İstanbul alanını gezmesiyle sona erdi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/bakan-kacir-130-milyar-liralik-fon-hacminin-olusmasini-temin-ettik-88365</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/6/5/1280x720/kacir-1790337547.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ &quot;Terminal İstanbul: Ekosistem Buluşması&quot;nda konuşan Bakan Kacır, &quot;Kamu kaynaklarımızın oluşturduğu kaldıraç etkisiyle 130 milyar liralık fon hacminin oluşmasını temin ettik. Bu fonların desteğiyle bin 91 teknoloji girişimimiz toplam 175 milyar lira yatırım aldı.&quot; dedi. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/volkswagen-28-milyon-araci-geri-cagiriyor-88376</guid>
            <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:55:00 +03:00</pubDate>
            <title> Volkswagen 2,8 milyon aracı geri çağırıyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Almanya Federal Motorlu Taşıtlar Dairesi (KBA), ülkede Volkswagen ve yan kuruluşu Audi'ye ait yaklaşık 1 milyon aracı etkileyebilecek, direksiyon sisteminin kilitlenmesine yol açan ciddi üretim hatası saptandığını duyurdu.</p>
<p>Alman haber ajansı DPA'nın haberine göre, söz konusu araçların direksiyon mekanizmasındaki bir vidanın kırılması, sürüş esnasında direksiyon kontrolünün tamamen yitirilmesine neden olabiliyor.</p>
<p>Yaşanabilecek olası kazaların ve riskin ortadan kaldırılması için direksiyon cıvatasının paslanmaya karşı daha dayanıklı yeni bir parça ile değiştirilmesi gerektiği belirtiliyor.</p>
<p><strong>Milyonlarca araç inceleme altında</strong></p>
<p>Almanya Otomobil Kulübü (ADAC) tarafından geri çağırma ve teknik inceleme kapsamına giren marka, model ve üretim tarihlerine ilişkin detaylar da paylaşıldı.</p>
<p>Buna göre, Volkswagen Grubu bünyesinde 24 Eylül 2013 ile 1 Temmuz 2024 tarihleri arasında üretilen VW Tiguan, Touran, Golf Variant, Caddy ve Golf modelleri kronik arıza riski taşıyor.</p>
<p>Söz konusu teknik aksaklığın dünya genelinde yaklaşık 2,8 milyon, Almanya'da ise 900 binin üzerinde aracı etkilemesi bekleniyor.</p>
<p>Benzer bir teknik problemin Audi Grubu'nda da saptandığı bildirildi.</p>
<p>31 Ekim 2017 ile 23 Mayıs 2024 tarihleri arasında banttan indirilen Audi Q3 modellerini kapsayan sözkonusu arıza, dünya genelinde yaklaşık 700 bin, Almanya'da ise 58 bin 555 aracı doğrudan ilgilendiriyor.</p>
<p>Alman makamları ve otomotiv üreticileri, sürücü güvenliğini doğrudan tehlikeye atan bu durum karşısında, listedeki araçlara sahip vatandaşların herhangi bir mağduriyet yaşamamaları adına en kısa sürede resmî yetkili servislere başvurması gerektiğinin altını çiziyor.</p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sirket-haberleri/volkswagen-28-milyon-araci-geri-cagiriyor-88376</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/7/6/1280x720/volkswagen-1790347044.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Volkswagen Grubu 2,8 milyon aracı geri çağıracağını duyurdu. VW Tiguan, Touran, Golf Variant, Caddy ve Golf&#039;te kronik arıza riski tespit edilirken aynı sorunun Audi Q3 modellerinde de bulunduğu duyuruldu ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/bakan-yumakli-turkiye-tarim-gida-sektorunun-istihdam-ve-kirsal-refah-icin-donusum-projesi-basladi-88362</guid>
            <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:20:00 +03:00</pubDate>
            <title> &#039;Türkiye Tarım, Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi başladı&#039;</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Edirne'de bulunan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir restoranda düzenlenen "Türkiye Buluşmaları Kardeşlikle Kenetlenen İstikrarla Güçlenen Türkiye" adlı basın buluşmasında yaptığı konuşmada Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığının çok aşikar olduğunu söyledi.</p>
<p>Türkiye'nin vizyonunu ve hedeflerini sürekli büyütmüş, çıtayı sürekli yükseltmiş bir ülke olduğunu ifade eden Yumaklı, "Bunun en somut ifadelerinden biri, Türkiye Yüzyılı hedefini önümüze koymuş olmamızdır. Bu bizim, yeniden tarih yazan bir aktör olarak ortaya çıkma iddiamızdır. Bu konuda ülkemizin ve milletimizin potansiyeline güveniyoruz." dedi.</p>
<p>Terörsüz Türkiye sürecinde ise önemli bir eşiğin geçilmek üzere olduğuna vurgu yapan Yumaklı, sürecin Türkiye'yi gerçek gücüne daha da yaklaştıracağının altını çizdi.</p>
<p>Sürecin milli birlik, kardeşlik ve demokrasi adına büyük bir kazanım olacağına işaret eden Yumaklı, "Bundan böyle Türkiye’nin büyümesi hızlanacak, yatırım ve hizmet gücü artacaktır. Güvenlik için ayrılan kaynaklar bilim, teknoloji, üretim, altyapı ve sosyal kalkınmaya kanalize edilecektir. Türkiye’nin hem bölgemizde hem de küresel zeminde ağırlığı ve prestiji artacaktır." diye konuştu.</p>
<p><strong>"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyoner siyaseti dünyada hissediliyor"</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyoner siyasetinin, bölge ve dünya üzerinde etkisinin güçlü şekilde hissedildiği bir dönemden geçildiğini ifade eden Yumaklı, bu durumun en sıcak örneğinin son Birleşmiş Milletler Genel Kurulu olduğunu belirtti.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Türkiye'nin güçten değil haktan yana olduğunu bir kez daha, en çarpıcı şekilde ifade ettiğine vurgu yapan Yumaklı, şunları kaydetti:</p>
<p>"Sayın Cumhurbaşkanımız katliamlara, haksızlığa, sömürüye karşı hukukun ve adaletin hakim olduğu bir dünya düzeni için vicdanlara seslenmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımıza buradan minnet ve şükranlarımızı sunuyorum. Biz, haktan ve haklıdan yana olmayı milletimiz için, ülkemiz için 'bir onur meselesi' diye görüyoruz. Bunun için, AK Parti davası, başından beri güçlülerin değil milletin davası oldu. Bu dava, Edirne’den Gazze’ye, Gazze’den Arakan’a gönül köprüleri kuranların, dünyanın neresinde bir mazlum varsa onun gözyaşını silme derdinde olanların davasıdır. Büyük mütefekkir Cemil Meriç'in ifadesiyle 'zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur' anlayışını benimseyen, tarihin doğru tarafında yer alma cesareti olanların davasıdır. Nitekim dünya sussa da biz susmuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızla beraber bu gür sedayı vermeye devam edeceğiz."</p>
<p><strong>"Tarım diplomasisi diplomasinin önemli bir unsuru"</strong></p>
<p>Yumaklı, dünyada güçlenen diplomasi anlayışının önemli unsurlarından birinin de tarım diplomasisi olduğunu belirtti.</p>
<p>Son üç haftada tarım diplomasisi alanında önemli adımlar atıldığına dikkati çeken Yumaklı, "Bu süreçte, Çin, Almanya ve Rusya ile temaslarımızı güçlendirdik. Bu görüşmeleri imzaladığımız karşılıklı anlaşmalarla somut sonuçlara dönüştürdük. Buraya da Rusya’dan ayağımızın tozuyla geldik." dedi.</p>
<p>Yumaklı tüm çalışmaların amacının gıda arz güvenliğini küresel gelişmelere ve yeni koşullara karşı daha dayanıklı hale getirmek olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>Tarımsal hasılada yeni rekor kırıldı</strong></p>
<p>Üreticinin de önünü açarak tarım ve gıda ürünleri ihracatçıya yeni pazarlar kazandırdıklarını ve Türk tarımının dünyadaki gücünü artırdıklarını vurgulayan Bakan Yumaklı, şöyle devam etti:</p>
<p>"Verdiğimiz destekler ve yaptığımız yatırımlar, çiftçimizin de emeği ile birleşti ve 2025 yılında tarımsal hasılada 83,2 milyar dolarla yeni bir rekor kırdık. 24 yıl önce 12. sırada olan konumumuzu, 5 basamak yükselterek 7. sıraya çıkarttık. Bu başarıda emeği geçen üreticilerimize, çiftçilerimize, sanayicimize, ihracatçımıza, tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. 2026 yılı ise tarımsal üretimimiz için bereketli bir yıl olmaya devam ediyor. İklim koşullarının iyi gitmesi ve sektöre kazandırdığımız alt yapı sayesinde, bu yıl 140 milyon tondan fazla bitkisel üretim rekoltesi bekliyoruz. Bu rakamın Cumhuriyet tarihimiz boyunca ulaştığımız en yüksek rakam olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Yeni üretim sezonuna başladığımız bu dönemin, hasat sezonu gibi bereketli geçmesini diliyorum."</p>
<p><strong>"Müjdeyi Edirne'den duyuruyorum"</strong></p>
<p>Yumaklı, yeni bir gelişmeyi duyuracağını ifade ederek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 12 Mayıs'ta çiftçilerle buluşmada açıkladığı "Türkiye Tarım, Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'nin" finansman paketi için imzaların atıldığını, projenin başladığını bildirdi.</p>
<p>Bakan Yumaklı projeyle ilgili şu bilgileri verdi:</p>
<p>"Bu projeyle, gıda ve tarıma yatırım yapmak isteyen girişimcilerimizin finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Bu finansman desteği, tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ve makine ekipman yatırımlarına verilecek. Bu projeyi biz, tarımda planlamanın ikinci safhası olarak görüyoruz. Bu yeni aşamada, artık tarımsal yatırımları da planlıyor olacağız. Bu projeyle inşallah, çiftçilerimizin pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemi hayata geçireceğiz. 10 yıl boyunca planladığımız 5,3 milyar dolarlık bu finansman paketinin, Dünya Bankası tarafından onaylanan ilk 750 milyon dolarını bu yıl içinde girişimlerimizin kullanımına açacağız. Projenin başvuru şartları ve diğer detaylarını önümüzdeki günlerde ayrıca kamuoyuyla paylaşacağız. Projenin sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum."</p>
<p><strong>Edirne'ye yapılan yatırımlar</strong></p>
<p>Yumaklı Edirne'nin tarımdaki önemine de değinerek son 24 yılda Edirne’ye tarım, orman ve su alanlarında yaklaşık 136 milyar liralık destek ve yatırım sağlandığına işaret etti.</p>
<p>Edirne'ye yapılan yatırımlara değinen Bakan Yumaklı, şöyle konuştu:</p>
<p>"Su ve sulama alanında 235 tesisi hizmete aldık. Bu tesislerle 687 bin dekar araziyi sulamaya açtık. Bu araziler, ekonomiye 11,5 milyar lira ek gelir artışı sağladı. Kırsal Kalkınma desteklerimiz ve ORKÖY kapsamında hibe ve kredi sağlayarak yaklaşık 6 bin projeyi destekledik. 24 yılda Edirne’de 37 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Tarımsal üretim alanlarının korunması amacıyla 713 bin dekar alana sahip 7 ovamızı koruma altına aldık. Ayrıca yaklaşık 340 bin dekar alana sahip 5 ovamızı daha koruma altına almak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Böylece Edirne’de 1 milyon dekardan fazla alana sahip 12 ovamızda sadece tarımsal üretim yapacağız. Bakanlık olarak verdiğimiz destekler ve yaptığımız yatırımlarla Edirneli üreticilerimizi modern tarım uygulamalarıyla buluşturduk ve üretimde verimliliği artırdık. Bu sayede, bitkisel üretim miktarımızı yüzde 39, küçükbaş varlığımızı ise yüzde 113 artırdık. Tarımsal hasılamızı 26 milyar liraya yükselttik ama Edirne için daha yapacağımız çok iş var. Özellikle sulama alanında yeni projeleri art arda hayata geçirerek, Edirneli kardeşlerimizle buluşturacağız. "</p>
<p>Yumaklı, bunlara ek olarak 1,3 milyar liraya mal olacak Çömlekköy Barajı'nın 2028 yılında tamamlanacağını duyurdu.</p>
<p>Çömlekköy Barajı Sulaması işinde de sözleşme imzalandığını bildiren Yumaklı, "Edirneli çiftçilerimizin hasretle beklediği, 2,7 milyar lira maliyetli Çömlekköy Barajı Sulaması işinde sözleşmeyi geçen ay imzaladık. Merkez ve Meriç ilçemize hizmet verecek, 2,7 milyar lira maliyetli arazi toplulaştırma ile çeltik sahaları, yol ve eksik imalatların yapımını kapsayan 4 projenin de sözleşmelerini imzaladık. 7,8 milyar lira maliyetli Aşağı İpsala Hamzadere Barajı Sulaması’nı bu yıl sonuna kadar tamamlayacağız. Bu sayede 192 bin dekar alanı daha sulamaya açmış olacağız." bilgilerini verdi.</p>
<p><strong>Çiftçiler için 2 önemli gelişme</strong></p>
<p>Yumaklı, Trakya’da üreticinin tarımsal yatırım yapmasını kolaylaştırmak için çevre düzeni planında değişiklik yaptıklarını, bu sayede tarımsal yapılarda imar planı şartını kaldırıldığını belirtti.</p>
<p>Hayvancılık tesislerinde emsal oranının yüzde 60’a, diğer tarımsal yapılarda yüzde 10 ila yüzde 30’a çıkardıklarını bildiren Yumaklı, "Böylece üreticimizin yatırım maliyetlerini düşürerek, yeni yatırımların önünü açmış olduk. İnşallah bu düzenlemenin, özellikle hayvancılığa yönelik yatırımların artmasına büyük katkı sağlayacağına inanıyorum." dedi.</p>
<p><strong>"Çeltikte elektrik aboneliği sorunu çözüldü"</strong></p>
<p>Diğer önemli gelişmenin ise çeltik üreticilerinin önemli bir sorunu olan elektrik aboneliği meselesinin çözümüne ilişkin olduğunun altını çizen Yumaklı, "Ülkemizde çeltiğin yüzde 40’ını üreten Edirne’de, hasat döneminde kullanılan seyyar çeltik kurutma makineleri için geçici (4 ay) elektrik aboneliği vereceğiz. Bu sayede üreticimizin önemli bir sorununu daha çözüme kavuşturmuş olduk." diye konuştu.</p>
<p>Toplantıda, AK Parti İstabul Milletvekili ve MKYK Üyesi Seyithan İzsiz, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu Üyesi Hüseyin Bürge, Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Ayşe Deniz Çelik, Batı Marmara Bölge Koordinatörü Furkan Topaloğlu, AK Parti İl Başkanı Belgin İba, MHP Edirne İl BaşkanI Ahmet Biçer de yer aldı.</p>
<p>(AA)</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/sektor-haberleri/bakan-yumakli-turkiye-tarim-gida-sektorunun-istihdam-ve-kirsal-refah-icin-donusum-projesi-basladi-88362</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/uploads/3/6/2/1280x720/54-1790335980.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ &quot;Türkiye Tarım, Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi&#039;nin&quot; finansman paketi için imzaların atıldığını, projenin başladığını duyuran Bakan Yumaklı, &quot;Bu projeyle, gıda ve tarıma yatırım yapmak isteyen girişimcilerimizin finansmana erişimini kolaylaştıracağız.&quot; ifadelerini kullandı. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/2025te-22-bin-113-mali-araci-kurulus-faaliyet-gosterdi-88357</guid>
            <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 13:05:00 +03:00</pubDate>
            <title> 2025&#039;te 22 bin 113 mali aracı kuruluş faaliyet gösterdi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait mali aracı kuruluş istatistiklerini paylaştı.</p>
<p>Buna göre, mali aracı kuruluşlar sektöründe 2025 yılında 22 bin 113 girişim faaliyette bulundu. Finansal hizmet faaliyetlerinde 273, sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında 74, finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde ise 21 bin 766 girişim hizmet verdi.</p>
<p>Söz konusu kuruluşların faktör maliyetiyle katma değeri 2 trilyon 993 milyar lira, üretim değeri de 4 trilyon 610 milyar lira oldu.</p>
<p>Mali aracı kuruluşlarda toplam katma değerin yüzde 80'i finansal hizmetler, yüzde 11,1'i sigorta, reasürans ve emeklilik fonları, yüzde 8,9'u da finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerden oluştu.</p>
<p>Üretim değerinin de yüzde 74,9'unu finansal hizmetler, yüzde 17,3'ünü sigorta, reasürans ve emeklilik fonları, yüzde 7,8'ini finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetler oluşturdu.</p>
<p><strong>"Faktör maliyetiyle katma değer arttı"</strong></p>
<p>Bir önceki yıla göre faktör maliyetiyle katma değer yüzde 70,9, üretim değeri yüzde 61,2 artış gösterdi.</p>
<p>Faktör maliyetiyle katma değer 2025'te bir önceki yıla göre finansal hizmet faaliyetlerinde yüzde 69,3, finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde yüzde 64,1, sigorta, reasürans ve emeklilik fonları faaliyetlerinde yüzde 89,7 yükseldi.</p>
<p>Üretim değeri de aynı dönemde finansal hizmet faaliyet​​​​​​​lerinde yüzde 62,7, sigorta, reasürans ve emeklilik fonları faaliyetlerinde yüzde 57,1, finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde yüzde 56,5 artış gösterdi.</p>
<p>Mali aracı kuruluşlarda 2024'te 352 bin 597 olan yıllık ortalama çalışan sayısı, 2025'te 360 bin 745'e çıktı. Toplam istihdamın yüzde 65,9'unu finansal hizmet faaliyetleri, yüzde 7,7'sini sigorta, reasürans ve emeklilik fonları, yüzde 26,4'ünü finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde çalışanlar oluşturdu.</p>
<p>Personel maliyeti, söz konusu yılda 712 milyar 175 milyon lira olarak hesaplandı.</p>
<p>Mali aracı kuruluşların personel maliyetinin yüzde 77'si finansal hizmet faaliyetlerinde, yüzde 9,8'i sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında, yüzde 13,2'si ise finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde gerçekleşti. Mali aracı kuruluşların personel maliyetinin yüzde 84,8'i maaş ve ücretlerden, yüzde 15,2'si sosyal güvenlik masraflarından oluştu.</p>
<p>Mali aracı kuruluşlarda 2025'te ücretli olarak istihdam edilen kadın personel sayısı 174 bin 949 iken, erkek personel sayısı 176 bin 328 olarak kayıtlara geçti. Ücretli kadın çalışan oranı yüzde 49,8, ücretli erkek çalışan oranı ise yüzde 50,2 oldu.</p>
<p>Söz konusu kuruluşlarda sabit sermaye yatırımları toplam satın alış değeri, 157 milyar 495 milyon lira olarak hesaplandı.</p>
<p>Mali aracı kuruluşlarda sabit sermaye yatırımları toplam satın alış değerinde en yüksek pay, yüzde 78,8 ile finansal hizmet faaliyetlerinde gerçekleşti. Sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında bu pay yüzde 7 iken, finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde yüzde 14,2 olarak belirlendi.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.ekonomigazetesi.com/ekonomi/2025te-22-bin-113-mali-araci-kurulus-faaliyet-gosterdi-88357</link>
                            <media:content url="https://www.ekonomigazetesi.com/storage/2025/02/ekonomik-guven-endeksi-kalem-hesap.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ TÜİK&#039;in 2025 verilerine göre, mali aracı kuruluşlar sektöründe faaliyet gösteren girişim sayısı, geçen yıl 22 bin 113 oldu. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ EkonomiGazetesi  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
