Enerji sektörü için ‘tek elden yönetim’ önerisi

TBMM’ye sunulan, “İklim Değişikliğinde Enerji Sektörü” raporunda, iklim değişikliğine karşı “savunmasız” olan enerji sektörünün korunması için “tek elden” yönetim önerildi.

Enerji sektörü için ‘tek elden yönetim’ önerisi

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Levent Aydın’ın hazırlayıp TBMM İklim Araştırma Komisyonu’na sunduğu raporda, fosil yakıtlar başta olmak üzere enerji stoklarına dikkat edilmesi uyarısı yapıldı. Ekosistem, çevre, toprak ve insana zarar verebileceği için stok alanlarının iklim değişikliğine karşı çok iyi korunması gerektiği ifade edildi.

Yerele inme

Raporda, boru hatları başta olmak üzere enerji tesislerinde, “sert mühendislik” tedbirleri alınarak inşaat, yalıtım ve konumlandırma olmak üzere iklim değişikliğine karşı adım atılabileceği kaydedildi. Önlem ve uyum çalışmalarının sadece yasa ve mevzuat düzenlemeleriyle değil, yerel seviyeye inmesi gerektiğinin altı çizilen raporda, “iklim riskini değerlendirmek ve sektördeki iklime dayanaklı yatırımlar için proje düzeyinde ve yerel bir planlama yaklaşımı sağlanmalı” denildi. Raporda, yasal mevzuatın da iklim değişikliğini kapsayacak şekilde yeniden uyumlaştırılması gerektiği belirtildi.

İl il risk haritası

Raporda, hangi enerji santrali veya altyapısının, hangi iklim tehlikesinden etkilendiği, “sınırlı, orta ve şiddetli” risk oranlarının il il, bölge bölge belirlenmesine ihtiyaç olduğu ifade edildi. Enerji endüstrisinde en fazla iklim riskine maruz kalacak bölgelerin başta Marmara olmak üzere, Ege, Akdeniz ve Karadeniz kıyıları olduğuna dikkat çekilerek, afetle ilgili kurumların iklim değişikliği, uyum ve enerji altyapısı konusunda uzmanlaşması gerektiği dile getirildi.

Etkili yönetişim

Sera gazının azaltımı ve iklim değişikliğine uyum konusunda; hane halkı, çiftçi, özel firmalar, devlet teşekkülleri gibi bir zincir halinde, “etkili yönetişimin” planlaması yapılması istenilen raporda, devlet teşekkülleri arasında, “tek elden” yönetimin önemli olduğuna dikkat çekildi. Raporda, “enerji eylemlerinde etkili koordinasyon gerektiği kabul edilerek bakanlıklar arasında etkili işbirliği yapılmalı” denildi.

Bağışla finansman

Raporda, kışın ısıtma, yazın soğutma gereksinimleri pik yaptığı için mevcut üretim ve tesislerin iklim kaynaklı risklerle karşı karşıya kalmaması için yapılması gerekenler anlatılırken, “İklim değişikliğinin genellikle 30-70 yıl gibi uzun ömürlü altyapı üzerindeki olası etkilerini değerlendirme, olası uyum seçeneklerinin etkilerini tanımlama ve bu seçeneklerden bazılarının teknik ve ekonomik uygulanabilirliğini değerlendirme ihtiyacı bulunmaktadır. Bunun için finansmana ihtiyaç vardır. Uyum finansmanının çoğu artık bağışçılar tarafından proje bazında tahsis edilmekte ve bu da uyum faaliyetlerini ana akım kalkınma çalışmalarından ayırmaktadır” denildi. Raporda, tüm enerji tesisleri ve altyapılarının iklim değişikliği gözetilerek elden geçirilmesi gerektiği ifade edildi.

YORUM EKLE

banner69